Brisin

15 Temmuz Darbe Girişimi 3


Nihat Doğan: Sokakta tankların üzerindeydik
Bir grup askerin darbe girişimine kalkıştığı cuma gecesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokağa çıkanlar arasında ünlü şarkıcı Nihat Doğan da yer aldı.

Nihat Doğan: Sokakta tankların üzerindeydik
 
Nihat Doğan, darbe girişimi yaşandığı gece Mahmutbey sokaklarında çektiği videoyu sosyal medya hesabından yayımladı.
"Darbeci alçaklara karşı herkes sokağa" notunu düşen ünlü şarkıcı, "Gazi Meclis’i bombalayacak kadar alçaklaşmış bu hainlere karşı bütün halkımı sokaklara davet ediyorum. Demokrasiye sahip çıkın" ifadelerini kullandı.
Mahmutbey gişelerinde 2 tankı rehin aldıklarını belirten Doğan, darbeye sevinen ve kendisine yorum yapan takipçisine tarihi cevap verdi: "Dün sokaklara tankların önüne çıkın çağrıma 'kendin çık' diyen  alçaklar biz zaten sokakta tankların üzerindeydik"
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 18.07.2016 11.01 Son Güncellenme 25.07.2016


İl Jandarma Komutanı planı tersine çevirdi
Ankara İl Jandarma Komutanı Albay Ferdi Korkmaz, kendisini rehin alan darbeci subayların elinden sabaha karşı kurtulmayı başardı.

İl Jandarma Komutanı planı tersine çevirdi
 
Albay Korkmaz, kendisini kurtarmaya gelen destek kuvvetler ile birlikte darbe girişiminde bulunan yaklaşık 200 yüz askeri gözaltına aldı. Edinilen bilgiye göre, darbe girişiminde bulunan FETÖ mensubu subaylar  uygulamaya çalıştıkları plan kapsamında İl Jandarma Komutanlığını da ele geçirmek  istedi.
TATBİKAT OLDUĞUNU SÖYLEDİLER
Akşam saatlerinde alay nizamiyesinden makamına girişi yapan İl  Jandarma Komutanı Albay Korkmaz, makamına uzun namlulu otomatik silahlar ile  baskın yapan subaylara karşı koydu. Kısa süreli arbededen sonra aralarında genç  teğmenlerin bulunduğu subaylara, yaptıklarının çok büyük bir hata olduğunu bunun  hesabını veremeyeceklerini söyleyen Korkmaz, kendisini rehin alanlar arasındaki  teğmenlerin “Komutanım bu bir tatbikat” cevabıyla karşılaştı.
SİZİNLE ÖLMEYE HAZIRIZ
Teğmenleri gece 01.00 sularında, bunun bir tatbikat olmadığına ikna  etmeyi başaran Albay Korkmaz'a, rehin alındığı andan itibaren yanında bulunan  korumaları  “Komutanım biz sizinle ölmeye hazırız.” diyerek destek verdi. Albay Korkmaz, 04.00 sıralarında darbecilerin elinden kurtulmayı başardı. İl Jandarma Komutanı Korkmaz ve beraberindekilerin, gelen takviye  kuvvetler ile harekete geçerek yaklaşık 200 darbeci askeri gözaltına almayı  başardığı öğrenildi.
Kaynak: AA 18.07.2016 11.18 Son Güncellenme 25.07.2016



İçişleri'nde operasyon: 30 vali görevden alındı
İçişleri Bakanlığında büyük operasyon başlatıldı. 30 vali görevden alındı.

İçişleri'nde operasyon: 30 vali görevden alındı
 
İçişleri Bakanlığınca, merkez ve taşra teşkilatlarında görevli 246 mülki idare amiri, 7 bin 899 emniyet, 614 jandarma ve aralarında sahil güvenlik komutanının da bulunduğu 18 sahil güvenlik personeli olmak üzere toplam 8 bin 777 personel görevden uzaklaştırıldı.
İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında görevli toplam 8 bin 777 personelin görevden uzaklaştırıldığı belirtildi.
30 VALİ 47 KAYMAKAM
Görevden uzaklaştırılanlar arasında, 1'i il valisi, 29'u merkez valisi olmak üzere 30 vali, 52 mülkiye müfettişi, 16 hukuk müşaviri, 1 genel müdür yardımcısı ve 2 daire başkanı, 3 şube müdürü, 2 hukuk işleri müdürü, 92 vali yardımcısı, 47 kaymakam ve bir kaymakam adayı olmak üzere 246 mülki idare amiri ile 3 bin 21'i rütbeli 4 bin 774 polis memuru, 92'si sivil memur, 12'si bekçi olmak üzere toplam 7 bin 899 emniyet personelinin olduğu bildirildi.
Açıklamada ayrıca, 2 tümgeneral, 9 tuğgeneral, 61 albay, 44 yarbay, 55 binbaşı, 93 yüzbaşı, 92 üsteğmen, 42 teğmen, 171 astsubay, 44 uzman çavuş ve bir sivil memur olmak üzere 614 jandarma personeli ile bir tümamiral (Sahil Güvenlik Komutanı), 3 albay, 9 binbaşı, 2 yüzbaşı, 3 astsubay olmak üzere 18 sahil güvenlik personelinin görevden uzaklaştırıldığı kaydedildi.
Kaynak Haber.7com 18.07.2016 12.03 Son Güncellenme 25.07.2016


Tuğgeneral Van, ABD'den sığınma talebinde bulundu iddiası

Tuğgeneral Van, ABD'den sığınma talebinde bulundu iddiası


FETÖ'nün darbe girişimi nedeniyle tutuklanan İncirlik Üssü'nün Türk komutanı Tuğgeneral Van'ın, tutuklanmadan önce ABD'den sığınma talebinde bulunduğu iddia edildi.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türkiye'deki darbe girişimi nedeniyle tutuklanan İncirlik Üssü'nün Türk komutanı Tuğgeneral Bekir Ercan Van, darbe girişimi başarısız olunca ABD'den sığınma talebinde bulundu. Amerikan New York Times gazetesi, İncirlik Üssü'nün Türk komutanı Tuğgeneral Van'ın, darbe girişiminin başarısız olmasıyla birlikte ABD'den sığınma talebinde bulunduğunu yazdı.
ABD'DEN OLUMSUZ CEVAP GELİNCE TUTUKLANDI
Amerikalı yetkililerin sığınma talebine olumsuz karşılık vermesiyle ABD'ye gitme umudunu kaybeden Tuğgeneral Van, dün tutuklandı.  Darbe girişiminde düzenleyici ve birinci derecede yardımcı oldukları iddiası ile gözaltına alınan Van, emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Nöbetçi mahkeme, darbe girişimcilerinin emri ile Ankara ve İstanbul'daki F-16'ların uzun süre havada kalabilmesi için tanker uçakların havalandığı İncirlik 10'uncu Tanker Üs Komutanı Tuğgeneral Bekir Ercan Van'ın tutuklanmasını kararlaştırdı.
Kaynak: AA 18.07.2016 10.06  Son Güncellenme 25.07.2016


Darbeci asker eski hakem çıktı
Darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Marmaris'te kaldığı otele yönelik yapılan operasyonda Skorsky helikopteri kullanan Kara Pilot Albay Murat Dağlı, eski hakem çıktı. Rütbesi sökülerek gözaltına alınan Dağlı, adliyeye sevk edildi.

Darbeci asker eski hakem çıktı
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele operasyon düzenleyen darbeci askerlerden 7'si, yakalanmalarının ardından İzmir'e getirilmişti. İzmir Çiğli'deki 2. Ana Jet Üs Komutanlığı'na götürülerek sağlık kontrolünden geçirilen askerlerden 14'ü Terörle Mücadele Şubesi'ne götürülmesinin ardından Muğla Adliyesi'ne sevk edildi. Gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen askerler arasında Skorsky helikopteri kullanan Kara Pilot Albay Murat Dağlı da vardı.
DARBECİ ASKER ESKİ HAKEM ÇIKTI
Darbeci askerler arasında yer alan Murat Dağlı bir dönem yeşil sahalarda hakemlik yapıyordu. Dağlı çıktığı maçların bir çoğunda eski hakem Serdar Tatlı'nın yardımcılığını üstleniyordu.
Kaynak: milliyet 18.07.2016 10.34 Son Güncellenme 25.07.2016



8 bin 777 personel görevden uzaklaştırıldı
İçişleri Bakanlığı, merkez ve taşra teşkilatlarında görevli toplam 8 bin 777 personelin görevinden uzaklaştırıldığını bildirdi.

8 bin 777 personel görevden uzaklaştırıldı
 
İçişleri Bakanlığınca, merkez ve taşra teşkilatlarında görevli 246 mülki idare amiri, 7 bin 899 emniyet, 614 jandarma ve aralarında sahil güvenlik komutanının da bulunduğu 18 sahil güvenlik personeli olmak üzere toplam 8 bin 777 personel görevden uzaklaştırıldı.
İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında görevli toplam 8 bin 777 personelin görevden uzaklaştırıldığı belirtildi.
Görevden uzaklaştırılanlar arasında, 1'i il valisi, 29'u merkez valisi olmak üzere 30 vali, 52 mülkiye müfettişi, 16 hukuk müşaviri, 1 genel müdür yardımcısı ve 2 daire başkanı, 3 şube müdürü, 2 hukuk işleri müdürü, 92 vali yardımcısı, 47 kaymakam ve bir kaymakam adayı olmak üzere 246 mülki idare amiri ile 3 bin 21'i rütbeli 4 bin 774 polis memuru, 92'si sivil memur, 12'si bekçi olmak üzere toplam 7 bin 899 emniyet personelinin olduğu bildirildi.Açıklamada ayrıca, 2 tümgeneral, 9 tuğgeneral, 61 albay, 44 yarbay, 55 binbaşı, 93 yüzbaşı, 92 üsteğmen, 42 teğmen, 171 astsubay, 44 uzman çavuş ve bir sivil memur olmak üzere 614 jandarma personeli ile bir tümamiral (Sahil Güvenlik Komutanı), 3 albay, 9 binbaşı, 2 yüzbaşı, 3 astsubay olmak üzere 18 sahil güvenlik personelinin görevden uzaklaştırıldığı kaydedildi.
Kaynak tgrthaber.com 18.07.2016 12.11 Son Güncellenme 25.07.2016


7 bin 850 polis açığa alındı
Darbe girişiminin bastırılmasından sonra bir çok kurumda başlatılan operasyonlar Emniyet'e de sıçradı.

7 bin 850 polis açığa alındı
 
Emniyet Genel Müdürlüğü de dün gece harekete geçti. Türkiye genelinde rütbelilerin de içinde bulunduğu 7 bin 850 emniyet personelinin açığa alınması talimatını verdi.
Hangi ilde hangi personelin alınacağının listesini de illere gönderdi.
SİLAHLARINA EL KONDU
Gece boyunca Emniyet'e çağrılan polislerin silahlarına el konulup kimlikleri alındı. Bu personel hakkında daha sonra adli işlem yapılacağı kaydedildi.
Kaynak Haber7.com 10.16 Son Güncellenme 25.07.2016



4 aşamalı ihanet!
Milli iradeyi gaspa kalkışan FETÖ’cü subayların Mısır’daki darbeyi örnek alarak 4 aşamalı bir plan yaptığı ortaya çıktı.

4 aşamalı ihanet!
 
FETÖ’cü cuntanın darbe girişiminde Mısır’ı örnek alarak 4 aşamalı bir plan hazırladıkları ortaya çıktı. Bu yüzden kendi geleceğine ve demokrasisine sahip çıkan halkın meydanları boş bırakmamasının önemli olduğu vurgulandı. 15 Temmuz darbesinin detaylar açığa çıkmaya başladı. İstihbarat kaynakları, darbecilerin tek basamaklı bir eylem yapmadığının altını çiziyor. FETÖ’cü cuntanın 4 aşamalı bir plan yaptığını belirten kaynaklar, darbenin ilk aşamasının ‘Kaos’ olduğu tespitinde bulundu.
KORKU VE KAOS
İlk aşamada milli iradenin tecelli ettiği adeta demokrasilerin mabedi olarak da kabul edilen TBMM, Genelkurmay Başkanlığı, Emniyet, kuvvet komutanlıkları, MİT gibi stratejik kurumlara bombalar atılarak kaos ortamının derinleşmesinin hedeflendiğine dikkat çekildi.  Kaos ortamında sokakların da terörize edilmeye çalışıldığı, savaş uçaklarının alçaktan uçarak korku ve tedirginlik duygusunun güçlenmesini amaçladığı tespit edildi. Darbecilerin bu aşamada, Genelkurmay Başkanlığı’nı olaylara müdahale etmeye zorlamayı planladığı belirlendi.
TSK İÇİNE NİFAK
İkinci aşamanın TSK içindeki bazı yapılar arasında nifak oluşturmak olduğu belirlendi. TSK’da belirsizlik ortamı oluşturarak, iç gerilimin artırılması hedeflendi. TSK içinde farklı dinamikleri harekete geçirerek oluşturulacak gerilimle, askerlerin çeşitli eylemlere kanalize edilmesi amaçlandı.
İNTİHAR EYLEMLERİ
Üçüncü aşama “varsa ve fırsat bulunursa” elindeki özel askeri aracı olanlardan birinin intihar saldırısı yapması planlandı.
SUİKASTLER
Dördüncü ve son aşama ise ilerleyen haftalarda en son seçenek olarak kişiye özel suikastlar düzenlenmesi Özellikle siyasetçiler, sanatçılar, sevilen STK temsilcileri, kanaat önderleri, gazeteciler ilk hedef olacak gruplar arasında yer alıyordu.
“BOŞ BIRAKMAYIN” ÇAĞRISI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, hükümet yetkilileri de ısrarla sokakların boş bırakılmaması çağrısı yaparak, darbe tehdidinin henüz bertaraf edilmediğine dikkati çekti. Halkın sokaklardan çekilmesi halinde darbecilerin emellerine ulaşmasının mümkün olacağı endişesi yaşanıyor. Yakın zamanda benzer durum Mısır’da da yaşanmıştı. Halkın sokakları terk etmesi sonrasında darbeciler amaçlarına ulaşmıştı.
KAYNAK STAR 18.07.2016 11.30 Son Güncellenme 25.07.2016



İbrahim Okur araçla kaçarken yakalandı

İbrahim Okur araçla kaçarken yakalandı
 
Darbe teşebbüsüne iştirak ettikleri gerekçesiyle hakkında gözaltı kararı bulunan eski HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur kaçarken yakalandı.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından, Cemaatçilerin darbe girişimiyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, darbe teşebbüsüne iştirak ettikleri gerekçesiyle hakkında gözaltı kararı bulunan eski HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur kaçtı. Polis tarafından takip edilen Okur, kovalamaca sonucuKocaeli girişinde yakalandı.
Sabah’tan Gülcan Demirci’nin haberine göre; Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ''silahlı terör örgütüne üye olma'' ve ''cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme'' suçlarından hakkında gözaltı karı bulunan İbrahim Okur, polisin evine geleceği bilgisini alınca kaçtı.
 
KOVALAMACA SONUCU YAKALANDI
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri ve bir savcı, sabahsaatlerinde haklarında gözaltı kararı bulunanlardan biri olan eski HSYK 1. Daire Başkanı, şimdiki İş Mahkemesi hakimi İbrahim Okur'un Kartal Dap Dragos Royal Towers'daki lüks dairesine baskın düzenledi. Polis ekiplerinin siteye girdiği bilgisini alan Okur, başkasına ait 34 BNZ 34 plakalı bir araçla kaçtı. Okur'un kaçtığı aracı takibe alan polis, bir süre devam eden kovalamacanın ardından Okur'u, Kocaeli il sınırında yakalayarak gözaltına aldı.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 18.07.2016 10.23 Son Güncellenme 25.07.2016



 
Bombaları bitince sonik patlamayla korkuttular
Darbe girişiminin ana üssü Akıncı 4. Ana Jet Üssü’nde yaşananların detaylarına ulaştı. 27 savaş uçağı hazırlandı. İki grup savaş uçağı, ağır bir grup ise havadan havaya füzelerle yüklendi. Darbe ortaya çıkınca 7 uçak görevi reddetti. Mühimmat alamayan uçaklar sonik patlamalarla bombardıman etkisi meydana getirdi.

Bombaları bitince sonik patlamayla korkuttular
 
Kendilerine Yurtta Sulh Komitesi adını vererek darbe girişiminde bulunan askerlerin üst olarak kullandıkları Ankara’daki Akıncı 4. Ana Jet Üst Komutanlığı’nda yaşananların detaylarına ulaştı. Askeri kaynaklardan edinilen bilgilere göre komutanlıkta hareketlilik sabah saatlerinde başladı.
DAEŞ DİYE HAVALANDILAR
Üstte konuşlandırılan 27 savaş uçağı üç grup halinde hazırlandı. Uçuş personeline harekatın detaylarının daha sonra verileceği belirtildi. Ancak, ‘Koalisyon güçleri ile birlikte Suriye’de DAEŞ mevzilerinin bombalanacağı’ görevi olduğu yönünde hazırlıklar yapıldı. İki grup uçak havadan yere görev tanımı ile bombalarla yüklendi. Uçaklar hangarlara çekildi. Son grup uçaklar ise havadan havaya görev tanımı ile devriye ve kol uçuşu yapacakları görev tanımı ile füzelerle yüklendi.
YEDİSİ REDDETTİ
Operasyon saati olarak 03.00 olarak bilinirken uçakların havalanması için ve ikmal için de yer personeli hazır bekletildi. Ancak darbe girişiminin erken saate çekilmesi ile birlikte ilk etapta havadan havaya görev tanımlı uçaklara kalk talimatı verildi. Havalanan pilotlara uçuşa kısa bir süre kala darbe yapıldığı ile bilgi verildi. 7 uçak pilotu görevi reddetti. Ve uçakların Ankara ve İstanbulüzerindeki uçuşlara katılmayarak üstlerinde kaldıkları öğrenildi.
MÜHİMMAT ALAMADILAR
Havadan havaya yapılan uçuşlarda Ankara ve İstanbul’da uçan f-16 ların alçak uçuş görevlerinin ardından ve Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Gölbaşı’ndaki saldırıya katıldıkları belirtiliyor. Uçakların füzelerini buralara bıraktıktan sonra Akıncı üssüne döndükleri ancak darbe girişimini anlayan personelin uçaklara mühimmat vermedikleri ileri sürüldü. Mühimmatların olduğu bölümlerin darbeye direnen subay ve askerler tarafından işgal edilmesi üzerine piste inen uçakların mühimmat almadan havalandıkları belirtiliyor. Uçakların Ankara ve İstanbul’da sonik patlamalar ile bomba etkisi yapmalarının nedeni olarak da bu gelişmelerin olduğu öğrenildi.
DÜN AKINCI ÜSSÜ BOMBALANDI
141. Av Önleme Filosu (“Kurt”), 142. Av-Bombardıman Filosu (“Ceylan”) ve 143. F-16 Eğitim Filosu (“Öncel”) burada üslenmiştir. 141. Filo, esasen savunma amaçlıdır fakat saldırı gücüne de sahiptir. TUSAŞ-TAİ tarafından üretilen yeni uçaklar, daha gelişkin silahlara sahip oldukları için, önce 141. Filo’nun emrine verilir. Daha eski uçaklar ise 142. Filo’ya kaydırılır.[2] 141. Filo, 1954-1960 arasıEskişehir’de, sonra Akıncı’da üslenmiştir. 141. 142. ve 143. filoların envanterlerinde halen aktif durumda, sırasıyla, 22[5], 12[6] ve 26[7] F-16 vardır. 142 ve 143. filolar, daha eski olan “blok 30” (1987-89 yapımı) F-16’lara sahiptir, 141. filo ise daha modern “blok 40” (1990-95 yapımı) F-16C/D uçaklarını kullanmaktadır. Akıncı Üssü dün sabah darbecilerin bir kez daha kullanmaması için bombalanarak kullanılmaz hale getirildi.
Kaynak Vatan 18.07.2016 12.25  Son Güncellenme 25.07.2016


İstanbul’da 465 emniyet mensubu açığa alındı
Darbe girişimi sonrası başlayan FETÖ-PDY operasyonları kapsamında İstanbul'da görevli 140'ı rütbeli olmak üzere 465 polis görevden uzaklaştırıldı.

İstanbul’da 465 emniyet mensubu açığa alındı
 
Sabah saatlerinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gelen polislerin tamamı kimlik bilgileri kontrol edilerek içeriye alındı. Haklarında idari soruşturma açılan polislerin silahlarına ve kimliklerine el konularak açığa alındıkları bildirildi. Görevden uzaklaştırılan polisler hakkında ilerleyen günlerde adli soruşturma başlatılması bekleniyor.  
Ayrıca İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde, toplam 161 savcı ve hakimin gözaltında bulunduğu da öğrenildi. 
Kaynak: İHA 18.07.2016 15.25  Son Güncellenme 25.07.2016

İstanbul Emniyet'inden kritik karar!
Emniyette yapılan kritik toplantıda İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, tanımlanmayan tüm helikopterleri düşürme talimatı verdi.

İstanbul Emniyet'inden kritik karar!
 
Darbe girişimi sonrasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde, İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan yönetiminde kriz masası oluşturuldu. Emniyet kaynaklarından edinilen bilgiye göre, kriz masasında bu akşam saatlerinde İstanbul Emniyet Müdür Yardımcıları ve Şube Müdürlerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda olağanüstü güvenlik tedbirleri alındı. Güvenlik tedbirlerinin ikinci bir emre kadar daha da arttırılacağı öğrenildi.
Toplantıda alınan kararların en başında son 2 gecedir sürekli olarak İstanbul havasahasında tanınmayan bazı helikopterlerin görüldüğü iddiası üzerine, Emniyet Müdürü Çalışkan'ın talimatıyla güvenliği tehlikeye sokacak herhangi bir tanınmayan helikoptergörülmesi durumunda uyarısız olarak düşürülmesi yönünde talimat verdiği belirtildi.
Kaynak Haber7.com 18.07.2016 11.07 Son Güncellenme 25.07.2016


Askeri koşuya çıkarıp Tugay'ı boşalttı

Askeri koşuya çıkarıp Tugay'ı boşalttı

Darbe girişiminin püskürtülmesinde, cuntaya katılmayı reddeden kahraman subay ve askerlerin de büyük payı var. Onlar zekâları ve canlarıyla direndiler.
Bastırılan  darbe girişiminin organize biçimde 3 ay sonra yapılacağı ancak MİT’in 10 Temmuz’da Genelkurmay’a gönderdiği TSK’daki ‘Paralel yapı’ mensuplarının isim listesinin sızması nedeniyle öne çekildiği öğrenildi. Ağustos’taki YAŞ toplantısında tasfiye edileceklerini öğrenen FETÖ/PDY mensupları, darbe planını 15 Temmuz’da hayata geçirmeye karar verdi. İşte darbe girişiminin perde arkasında yaşananlar...
YAŞ’TA TASFİYE EDİLECEKLERDİ
10 Temmuz’da MİT, TSK içindeki ‘Paralel yapı’ mensuplarının isimlerinin bulunduğu listeyi Genelkurmay’a iletti. PDY mensupları hakkında işlem yapılabilmesi için Genelkurmay, ağustostaki YAŞ toplantısını gerekçe gösterip, halihazırda yürütülen disiplin soruşturmaları olduğunu ve tasfiyelerin YAŞ’ta yapılmasının daha doğru olacağını bildirdi.
Genelkurmay Karargâhı’ndaki ‘Paralel yapı’ mensupları bu liste ve YAŞ’taki tasfiye hazırlığından haberdar oldu. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın özel kaleminden bu listenin sızdığı belirtiliyor. YAŞ’ta tasfiyeler ve görev değişiklikleri olacağını öğrenen darbeciler, darbe planını öne çekip düğmeye bastı. Darbe planının 3 ay sonra daha organize şekilde gerçekleştirilmesi planlanıyordu.
FİDAN: SON MERMİYE KADAR
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, TBMM, polis karargâhları ile birlikte darbecilerin en çok hedef aldığı yer, MİT’in Ankara Yenimahalle’deki yerleşkesi oldu. Darbeciler helikopter ve ağır silahlarla saldırdı. MİT Karargâhı’nda bulunan Müsteşar Hakan Fidan tüm personeline, “Ölmek var dönmek yok. Son mermiye kadar çatışacaksınız” talimatını verdi. Çatışmalar sabaha kadar sürdü. Darbeciler helikopterden A-100 denilen ağır silahlarla karargâh binasını taradı ve duvarlarda futbol topu büyüklüğünde delikler açıldı.MAMAK GECE KOŞUSU
Darbecilere direnen askerler sayesinde isyan ve kalkışma planı, ülke genelinde askeri birliklere yayılmadı. Darbeci komutanlarla çatışmaya giren askerler de oldu. Ankara Mamak’taki 28. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’nda kalkışma planını önceden haber alan bir albay, bölük komutanlarını toplayarak tüm personeli eğitim amaçlı gece koşusuna çıkarmalarını istedi. Askerler birlik içindeki arazide gece koşusuna çıkarıldı. İlerleyen saatlerde birliğe gelen darbe destekçisi komutan, “Askerleri toplayın” emri verdi. Albay, askerleri gece koşusuna çıkardığını söyleyince komutan, “Ne kadar asker toplayabilirsen hemen topla” dedi. Gece koşusunda olan askerleri hemen toplamak mümkün olmadı. Albayın kurnazlığı ve gece koşusu hamlesi sayesinde Mamak zırhlıları ve personeli yoğun şekilde sokağa inemedi. Sokağa çıkanlar birkaç tankla sınırlı kaldı.
Malatya 2. Ordu Komutanlığı’nda darbecilere direnen askerler çatıştı. Van Jandarma Asayiş Komutanlığı darbeye katılmayı reddetti. Aynı şekilde Hakkâri Jandarma Komando Tugayı da komutanların emirlerine rağmen direndi. Şırnak Akçay 6. Motorlu Piyade Tugayı ile 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı’ndan da çatışma ve silah sesleri yükseldi. Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugayı’nda da uzman çavuşlar darbecilere direnince çatışma çıktı.
HAVADA KAPIŞMA VE ESKİŞEHİR KAHRAMANLARI
Darbeciler, bombardıman yapan F-16’ların havada kalabilmeleri için 2 tanker uçağını havada tuttu. Hava saldırılarını yönetmek ve hava trafiğini kontrol edebilmek için Malatya’da konuşlu bir Awacs erken uyarı uçağı havalandı. Darbecilerin hava saldırılarını bertaraf edebilmek için Başbakan’ın talimatıyla Eskişehir 1. Ana Jet Üs Komutanlığı’na bağlı 111. Filo’dan F-4E uçakları kaldırıldı. Bu filo, darbecilerin ana karargâhı Akıncı Üssü’nün pistini vurarak yeni uçakların kalkmasını önledi. Havadaki uçak ve helikopterlere, ikmal uçaklarına bu F-4’ler müdahale etti. Ayrıca farklı üslerden F-16’lar da isyancılara müdahale ve hava sahası güvenliği için havalandı. “Vur” emriyle havalanan uçaklar önce Awacs’ı, sonra ikmal uçaklarını inişe zorlayıp hava üstünlüğünü aldı. Yere inen uçakların pilotları helikopterle Yunanistan’a kaçtı.
EN KRİTİK HAMLE
Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları rehin alınmışken, darbenin başarıya ulaşmasını önleyen en kritik hamle 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar’ın Genelkurmay Başkanlığı’na atanması oldu. Başbakan Binali Yıldırım’ın imzasıyla vekil olarak atanan Dündar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’ten ayrılarak İstanbul’a gelmesi, güvenliğinin sağlanması ve sonraki askeri komuta sürecinde çok önemli rol oynadı. Habertürk
Askeri koşuya çıkarıp Tugay'ı boşalttı
Kaynak Habertürk 18.07.2016 Son Güncellenme 25.07.2016

Tümgeneralin oyunu!
Tümgeneral Mehmet Dişli'nin darbe karşıtı görünerek, Genelkurmay Başkanı Akar'ı bildiriyi imzalamaya ikna etmeye çalıştığı ortaya çıktı.

Tümgeneralin oyunu!
 
Darbeyi yöneten ve organize eden isimlerin başında geldiği belirtilen Tümgeneral Mehmet Dişli'nin, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'a 'oyun' oynadığı ortaya çıktı. 
Habertürk Ankara Temsilcisi Alican Türkoğlu'nun haberine göre, tutuklanan Mehmet Dişli'nin, 15 Temmuz günü boyunca karargahta olduğu, kendisini tutuklanmış gibi gösterdiğini, ellerinin kelepçeli olduğu belirlendi.
O esnada darbe karşıtı olarak gibi görünen Dişli'nin, Akar'a, "Komutan direnmeyelim, ne olur imzalayın" diyerek ikna etmeye çalıştığı da ifade edildi.
Kaynak Habertürk 18.07.2016 13.24 Son Güncellenme 25.07.2016

İncirlik Üssü'ne operasyon: 7 asker gözaltına alındı
Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığı'nda başlatılan arama ve inceleme çalışmasında 7 asker gözaltına alındı.

İncirlik Üssü'ne operasyon: 7 asker gözaltına alındı
 
Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca görevlendirilen 2 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ve 5 Cumhuriyet Savcısı, polis ekipleri eşliğinde İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığı'nda arama ve inceleme çalışması başlattı.
Alınan bilgiye göre, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca görevlendirilen 2 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ve 5 Cumhuriyet Savcısı, polis ekipleri eşliğinde İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığında arama ve inceleme yapıyor.
Darbe girişimi sırasında Ankara'da bombalama eylemlerine katılan uçaklara yakıt ikmali yaptığı belirlenen tanker uçakların kalkış yaptığı hava üssünün kule ve radar kayıtları, tanker uçaklarının radar takibi, darbe girişimi için havalanan F-16 savaş uçaklarına yakıt ikmali yapmalarını sağlayan askeri mürettebatla ilgili incelemeler sürüyor.
7 asker gözaltına alındı
Bu arada, yürütülen soruşturma kapsamında üste görevli 2 üsteğmen, 2 teğmen, 2 başcavuş ve 1 uzman çavuş olmak üzere toplam 7 asker gözaltına alındı.
Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Adana Adli Tıp Biriminde sağlık kontrolünden geçirilen askerler, Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 18.07.2016 17.05  Son Güncellenme 25.07.2016


Marmaris'te kaçan hainlerin silahları ele geçirildi
Marmaris'te darbe girişimi sonrası Cumhurbaşkanı'nın açıklama yaptığı otele baskın düzenlenen ve daha sonra ormanlık alana kaçan darbeci askerlere ait silah ve mühimmat ele geçirildi.

 
Muğla’nın Marmaris ilçesinde darbe girişimi sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklama yaptığı otele baskın düzenlenen ve daha sonra ormanlık alana kaçan darbeci askerlere ait silah ve mühimmat ele geçirildi.
15 Temmuz 2016 günü Ülke genelinde meydana gelen darbe girişimi kapsamında, Marmaris Grand Yazıcı Otele yapılan saldırı sonucu 2 polisin şehit edilmesi, 7 polisin yaralanması olayına karışan şüpheli şahısların yakalanması maksadıyla, 16 Temmuz 2016 günü ormanlık alanlarda operasyon başlatılmıştı. 
Muğla İl Jandarma Komutanlığınca icra edilen operasyon kapsamında, ihbar üzerine 16 Temmuz 2016 günü saat 21.30 sıralarında Marmaris İlçesi, İçmeler Mahallesi, orman işletme müdürlüğüne ait boşaltılmış lojmanlar bölgesinde, Çiğli 2’nci Ana Jet Üs K.lığında görev yapan 2 Astsubay üzerlerinde bulunan 2 adet Baretta marka 9 mm çapında tabanca ile tabancalara ait 6 adet şarjör ve 90 adet 9 mm çapında fişek ile sağ olarak yakalanmış ve Muğla İl Emniyet Müdürlüğüne teslim edildi.
Bölgede görevlendirilen Jandarma Komando birliklerince 17 Temmuz 2016 günü saat 13.15 sıralarında devam eden operasyon kapsamında, Marmaris İlçesi Sakızlı Tepe ve tepenin kuzeyinde yapılan arazi arama ve tarama faaliyeti esnasında, 1 Adet HK 416 Piyade Tüfeği, 1 Adet Glock Tabanca, 1 Adet Bomba Atar, 44 Adet Bomba Atar Mühimmatı, 8 Adet El Bombası, 23 Adet Kompozit Başlık, 5 Adet Silah Üstü Gece Görüş Dürbünü, 34 Adet M16 Şarjörü, 14 Adet Tabanca Şarjörü, 12 Adet El Telsizi, 736 Adet M16 Fişeği ve muhtelif Askeri Malzemeler ile Sıhhıye malzemeleri ele geçirilerek muhafaza altına alındı.
Kaynak: İHA 18.07.2016 10.41  Son Güncellenme 25.07.2016


Akın Öztürk'le ilgili karar verildi!
Akın Öztürk'le ilgili karar verildi!
FETÖ'nün darbe girişiminin ardından gözaltına alınan ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının tutuklamasını talep ettiği eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk'ün de arasında bulunduğu 26 şüpheli, sulh ceza hakimliklerindeki sorguları sonucunda tutuklandı.
Darbe kalkışmasının '1 numarası' olduğu iddia edilen Akın Öztürk'ün de aralarında bulunduğu 26 şüpheli tutuklandı.
Kaynak Anadolu Ajansı 18.07.2016 21.02 Son Güncellenme 26.07.2016


Erdoğan'ın oteline baskında çarpıcı detaylar
Darbe girişiminin olduğu gece Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele yapılan saldırıyla ilgili önemli ayrıntı ortaya çıktı.

Erdoğan'ın oteline baskında çarpıcı detaylar
 
Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki bir grup askerin geçen cuma gecesi yaptıkları darbe girişiminin en dikkat çeken noktalarından birisi Marmaris olmuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilçede tatilini geçirdiği önceden belirleyen darbeci askerler, helikopterlerle ilçeye gelmişti. Çevreye ateş edip bomba atan darbeci askerlerle polis arasında çatışma çıktı.
KARADAN ROKETATAR
Helikopter, Cumhurbaşkanı'nın orada kaldığını düşünerek Casa de Maris Oteli'nin önüne gelip, uzun süre yere ateş etti. İçmeler ana yolu ile sahil arasındaki Turban Kavşağı'ndan helikoptere roketatar atıldı, ancak isabet etmedi.
Çatışmada, biri Cumhurbaşkanlığı koruması, diğeri Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli 2 polis memuru şehit oldu. Bölgeden uzaklaşan helikopterlerden 2'si Marmaris'te, 1'i de İzmir'de bulundu. Saldırıya katılan askerlerin yakalanması için de operasyonlar başlatıldı.
Kaynak Haber7.com 18.07.2016 18.15 Son Güncellenme 26.07.2016

2 helikopter ve 25 asker kayıp!
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ısrarla, "Tehlike henüz geçmedi, meydanları terk etmeyin" diye çağrı yapmasının nedeni anlaşıldı.

2 helikopter ve 25 asker kayıp!
 
Temmuz Pazar gününü 18 Temmuz Pazartesi’ye bağlayan gece iki helikopter havalandı. Marmaris’te ormanlık alana doğru uçan iki helikopterin nereden kalktığı tespit edilemedi. Ama ne maksatla uçtuğu anlaşıldı. Helikopterler kısa bir süre sonra yeri belirlenemeyen bir noktaya inerek kendini kaybetti. 
İki helikopterin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a baskın için giden ama başarılı olamayınca ormanlık alana kaçan 25 kişilik özel birliği kurtarmak için havalandığı tespit edildi. Henüz bu iki helikopter ve ormanda saklanan 25 kişi ele geçirilemedi. 
Kaynak Haber7.com 19.07.2016  08.54 Son Güncellenme 26.07.2016

Yunanistan'a kaçan hainler bakın kim çıktı?
Suikast girişiminde bulunmak için 4 helikopterle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaldığı Marmaris’teki oteli bombalayan 8 hain Yunan’a sığınırken, diğer teröristler mühimmatlarını bırakıp dağa kaçtı.

Yunanistan'a kaçan hainler bakın kim çıktı?
 
FETÖ’cülerin 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Muğla’nın Marmaris ilçesinde kaldığı otele yaptığı saldırıyla ilgili ayrıntılar ortaya çıktı. Baskından bir süre önce darbecilerin kendi aralarında yaptığı telsiz görüşmesinde geçen, “İnlerimize gireceklerini söylüyorlardı. Şimdi biz onların inlerine gireceğiz” ifadesi MİT’in dinlemesine takıldı. Hemen harekete geçen MİT Müsteşarı Hakan Fidan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı uyardı. Erdoğan’ın bu uyarı üzerine Marmaris’te kaldığı otelden ayrıldı.
4 HELİKOPTER
Daha sonra MAK’ta görevli Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmez Ateş ile  Muhabere Destek Komutanı (MAK) Okul  komutanı Binbaşı Taner Açıkgöz önderliğinde 2 SAT komandosu, 14 Özel Kuvvetler mensubu ve 15 MAK ekibinden oluşan teröristler, 6 helikopter ile Marmaris’e gitti. 4 helikopterler saldırı düzenlerken, 2 helikopter ise otel önüne özel kuvvetler mensubunu indirdi. Bu sırada otelde kalan Cumhurbaşkanlığı korumaları helikopter ve aşağıya indirilen teröristlerle çatışmaya girdi.
20 DAKİKA SÜRDÜ
Yaklaşık 20 dakika süren çatışma sırasında, Muğla’dan özel harekat ve diğer polislerde oluşan destek gurubu gelerek darbecilerle çatışmaya başladı. Suikastçiler püskürtülünce, bazıları helikoptere binerek bazıları farklı yönlere kaçtı.
DAĞA KAÇMIŞLAR
FETÖ darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ayrılmasının ardından Marmaris’te konakladığı otele saldırı düzenleyen askerlerin yakalanması amacıyla yürütülen çalışmalarda, ormanlık alanda piyade tüfeği, çok sayıda tabanca, bomba atar, bomba atar mermisi, el bombası, gece görüş dürbünü, telsiz, M16 şarjörü ve fişeği ile askeri ve sıhhi malzemeler ele geçirildi.
‘TALİMATI ABİLERDEN ALDIK’
Saldırıyı MAK’ta görevli Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş ile MAK Okul Komutanı Binbaşı Taner Açıkgöz’ün yönettiği öğrenildi. Saldırıya karışan helikopterlerden 1’i içerisindeki 8 kişiyle birlikte Yunanistan’ın Dedeağaç havalimanına kaçarak sığınma talebinde bulunurken, diğer 2 helikopter ise İzmir Çiğli 2. Ana Jet üssüne gelerek yakıt ve mühimmat ikmali yapmak istedi. Ana Jet üssündeki görevliler bu talebi yerine getirmeyince helikopterlerden inerek kaçtılar. Bu sırada saldırı sırasında yaralanan Deniz Yüzbaşı Haldun Gülmez, hastaneye götürülmek isterken polisin yaptığı operasyonda yakalandı. Gülmez’in üzerinden Gülen’in bedduası çıktı. Gözaltına alınan örgüt üyeleri ifadesinde ise saldırı ekibinin her ne kadar başka illerden oluşmuş olmasının önemin olmadığını ifade ederek ‘’Hepimizin ortak noktası okuldan beri Fetullahçı terör örgütü üyesi olmamız ve talimatı abilerden aldık’’ dedikleri öğrenildi.
Kaynak: Star 19.07.2016 08.19 Son Güncellenme 26.07.2016

Muhtarı şehit eden hain yüzbaşı öldürüldü
İstanbul Acıbadem’de darbecilere direnen Muhtar Mete Sertbaş’ı vuran darbeci yüzbaşı, Özel Harekât polisleri tarafından ölü ele geçirildi.
 
Askeri darbe planının kurbanlarından biri de İstanbul'da Acıbadem Mahalle Muhtarı Mete Sertbaş oldu. 2 çocuk babası Sertbaş, darbe girişiminin yaşandığı gece tankların yürüdüğü Acıbadem'de demokrasiye sahip çıkmak için karşısına dikildiği YüzbaşıMehmet Karabekir (38) tarafından şehit edildi. Türkiye'nin stratejik kurumlarından Türk Telekom'u ele geçirmek isteyen cuntacı yüzbaşı ve askerleri, özel harekât polisleri tarafından etkisiz hale getirildi.
KAN KAYBINDAN ŞEHİT OLDU
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine darbecilere karşı demokrasiyi savunmak için meydanlara koşanlardan biri de Üsküdar Acıbadem Mahalle Muhtarı Mete Sertbaş'tı. Sertbaş, Türk Telekom binasını ele geçirmek isteyen cuntacı yüzbaşı Mehmet Karabekir ve yanındaki askerlerin karşısına dikildi. Özel harekât polislerinin Türk Telekom binasının önüne geldiğini gören vatandaşlar, polise destek için caddenin her 2 tarafını da trafiğe kapattı. Tam bu sırada muhtar Sertbaş, FETÖ'cü hain yüzbaşı tarafından vurularak şehit edildi. Muhtarın vurulduğunu gören sokaklardaki demokrasi sevdalıları Türk Telekom binasının önüne akın etti. Mahalle halkı yaralı muhtarı hastaneye götürmek için girişimde bulundu. Ancak hain yüzbaşı izin vermedi. Hastaneye götürülemeyen Mete Sertbaş kan kaybından yaşamını yitirdi. Muhtarın şehit edildiği o sıralarda, Kadıköy Emniyet Müdür Yardımcısı Ahmet Başeğmez, Acıbadem Caddesi üzerindeki Türk Telekom'a yönelen darbeci askerlerin başında bulunan hain yüzbaşı Mehmet Karabekir'in yolunu kesti. Yüzbaşı ve yanındakilerin açtığı ateş sonucu Karabekir kolundan, şoförü ise ayağından yaralandı. İlçe Emniyet Müdürü Kenan Kurt'un da olay yerine gelmesiyle birlikte kısa süreli bir çatışma yaşandı.
'HALKA SIKIN' EMRİ VERDİ
Darbecilerin Whatsapp görüşmelerinde 'Mehmet abi' dedikleri hain yüzbaşı, komuta ettiği tankları Türk Telekom'a doğru yönlendirdi. Hain yüzbaşı tankın içine geçti. Burada uzun süre çatışma yaşandı. Kadıköy İlçe Emniyet Müdürü Kenan Kurt'un darbecilerle uzun süren müzakeresi sonuç vermedi. Cuntacı yüzbaşı Karabekir, emrindeki askerler teslim olmak isteyince, "Teslim olursanız kafanıza sıkarım" diyerek tehdit etti. Emniyet Müdürü Kurt da askerlere, "Yatırın kafasına sıkın" diyerek yüzbaşıdan kurtulmaları tavsiyesini verdi. Uzun süre yaşanan çatışmanın ardından yüzbaşının tehdidine aldırmayan bir uzman çavuş ile 6 asker duvardan atlayarak polislere teslim oldu. Ardından çatışma devam etti. Whatsapp'tan sürekli olarak diğer darbeci komutanlara, "Halka sıkın, geri durmayın' talimatları veren hain yüzbaşı, çatışmada yaralandı. Ardından tankla kaçmaya çalışırken Özel Harekât polisleri tarafından öldürülerek ele geçirildi.
HAYALİ KÜLTÜR MERKEZİYDİ
Türk Telekom binasına girerek erişimin engellenmesi için girişimde bulunan darbecilere tepki gösteren muhtar Mete Sertbaş Erzincan'lıydı. İki dönemdir Acıbadem Mahalle Muhtarlığı yapan Sertbaş'ın en büyük hayali, Acıbadem'e park ve bir kültür merkezi yaptırmaktı. Birinci döneminde yolların parke va asfaltlanması ile sağlık merkezi yapılması vaadini gerçekleştiren Sertbaş, ikinci dönemdeki hayalini Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen'e iletmişti.
Kaynak haber7.com 19.07.2016 08.19 Son Güncellenme 26.07.2016
 

Erdoğan'a operasyon düzenleyenlerden korkunç itiraflar
Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) militanları mensubu bir grup darbeci tarafından gerçekleştirilen ancak halk ve güvenlik güçlerinin desteğiyle engellenen darbe girişiminin ardından, ilginç detaylar ortaya çıkmaya başladı.

Erdoğan'a operasyon düzenleyenlerden korkunç itiraflar
 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe planının en önemli ayaklarından biri olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele düzenlenen operasyona katılan askerlere "Önemli bir terörist yöneticisine operasyon yapacağız" denildiği, yaklaşık 40 bordo berelinin 50 bin mermi ve çeşitli mühimmatlarla donatılmış helikopterlerle Marmaris'e gittiği belirlendi.
Operasyon sonrasında yakalanan askerlerin sorguları, FETÖ'nün Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı yapısı ile operasyona ilişkin detayları gün yüzüne çıkardı.
FETÖ'nün 1981'den bu yana 2. Ana Jet Üs Komutanlığını önemli bir komuta merkezi olarak kullandığı, "üssün imamı"nın şu anda firari olan Astsubay Başçavuş Zekeriya Kuzu olduğu belirlendi.
 Başçavuş Kuzu'nun FETÖ üyesi generallere dahi talimat verdiği, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik düzenlenen operasyonu da daha önce birlikte görev yaptığı Tümgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş ile Çiğli 2. Ana Jet Üssü Komutanlığında planlandığı ortaya çıktı.
- "Terörist yöneticisine operasyon yapacağız" dediler
FETÖ mensubu askerlerin bordo berelilerden oluşan yaklaşık 40 kişiyi, "Önemli bir terörist yöneticisine operasyon yapacağız" diyerek İzmir'e getirdikleri, Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay Ramazan Elmas'ın Ege Ordusu Komutanlığından gelen "darbecilere destek verilmemesi" yönündeki talimata rağmen üste bulunan 50 bin mermiyi ve diğer mühimmatı helikopterlere yükletip operasyon için havalanmasına izin verdiği öğrenildi.
Bordo berelileri taşıyan iki helikopterin Marmaris semalarına varması üzerine operasyona katılan askerlere ordunun yönetime el koyduğunun ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı yakalamak için geldiklerinin söylendiği, Tümgeneral Sönmezateş'in de başka bir helikopterden operasyonu yönettiği tespit edildi.
Çatışmada püskürtülen FETÖ üyesi Kuzu ve beraberindeki askerler, Marmaris'teki ormanlık alana kaçtı.
- FETÖ üyesi olduklarını kabul ettiler
Marmaris'teki operasyona katılan Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığındaki astsubaylardan bir kısmı itirafçı oldu.
FETÖ mensubu olduklarını kabul eden askerler, sivil bir öğretmenden talimat aldıklarını, örgütün faaliyetlerine katıldıklarını, maaşlarının yüzde 20'sini örgüte gönderdiklerini kabul etti. Darbe girişiminde kullanıldıklarını ve aldatıldıklarını savunan askerlerin pişman olduklarını belirttikleri öğrenildi.
Kaynak: AA 19.07.2016 12.35 Son Güncellenme 27.07.2016
 

TSK'dan darbe açıklaması
Türk Silahlı Kuvvetleri, FETÖ'nün darbe girişimi ile ilgili flaş açıklamalarda bulundu.

TSK'dan darbe açıklaması
 
Genelkurmay darbe girişimi için 'FETÖ' ifadesini kullandı, 'Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde yuvalanan illegal çete ifadeleri yer aldı.
15 Temmuz 2016 akşam saatlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde yuvalanan illegal çete mensubu terörist hainlerin (FETÖ) girişimleri 17 Temmuz 2016 günü saat 16:00 itibariyle bütün yurt genelinde tam anlamıyla bastırılmış ve Türk Silahlı Kuvvetleri birlik ve kurumlarının tamamında mutlak kontrol sağlanmıştır.
Her ne kadar bu darbe girişimi Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde başlatılmış olsa da, bunu yapmaya kalkışan hainlerin, halkımızın Peygamber ocağı olarak adlandırdığı Türk Silahlı Kuvvetlerinin, vatanını, milletini, bayrağını seven ezici çoğunluktaki mensuplarıyla kesinlikle hiçbir alakası yoktur.
Bu kapsamda: 15 Temmuz 2016 Cuma günü saat 16:00 sularında Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından verilen bilgi, Genelkurmay Karargahında; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi AKAR, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki ÇOLAK ve Gnkur. II’nci Başkanı Orgeneral Yaşar GÜLER’in katılımıyla değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeye bağlı olarak; 
Genelkurmay Başkanı tarafından; 
 
(1)          Silahlı Kuvvetler Komuta Harekat Merkezi Amiri Tuğgeneral İlhan KIRTIL aranarak, Türk hava sahasında ikinci bir emre kadar hiçbir askeri hava aracının (uçak, helikopter vs.) havalanmaması, havada bulunanaların derhal üslerine dönmesi, 
 
(2)          Kara Havacılık Komutanlığına gidilerek orada bulunan personel konuları ve hava araçlarının uçmaması dahil gereken her türlü tedbirin alınması, 
 
(3)          Etimesgut’taki Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığına gidilerek tank ve zırhlı araçlar başta olmak üzere tüm araçların hareketlerinin durdurulması ve hiçbir şekilde dışarı çıkmamaları yönünde gereken tedbirlerin alınması emirlerini vermiştir.
 
Gnkur.II’nci Başkanı tarafından da; Gnkur.Bşk.nın emriyle Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi aranmış ve Türk Hava Kuvvetlerine ait tüm hava araçlarının uçuşlarının durdurulması talimatı verilmiştir.
Böylece, alınan bilgi doğrultusunda bu alçak ve sefil girişime karşı ilgili/sorumlu makamlara gerekli ikaz ve emirler anında ve en geniş şekliyle iletilmiştir.
Bünyemizde ur haline gelen, kendilerine emanet edilen ve düşmana karşı kullanılması gereken silahları devletimize, silah arkadaşlarına ve halkımıza karşı kullanmakta tereddüt dahi etmeyen illegal çete mensubu terörist hainler (FETÖ) tarafından ihanet belgesi olan sözde (2 numaralı) bildirinin Genelkurmay Başkanınca imzalanması ve televizyonda okunması yönünde kendisine tehdit ve zorlamada bulunulmuştur. Hainlerin bu talepleri Genelkurmay Başkanı tarafından hakaret içeren ifadelerle, hiddetle ve kesinlikle reddedilmiştir.
Bu kapsamda; yüksek siyasi liderlik, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerçek evlatlarının ve kahraman emniyet mensuplarımızın anında verdiği tepki ve asil milletimizin engin bir anlayış ve kahramanca karşı koymasıyla içimizde urlaşan cunta heveslisi illegal çete mensubu terörist hainler (FETÖ) ile kahramanca mücadele edilerek, bağrımızda beslediğimiz yılanlara alanda layık oldukları cevap verilmiştir.
Bu zilleti ve rezaleti, Türkiye Cumhuriyeti Devletine, mazisi şan ve şerefle dolu Türk Silahlı Kuvvetlerine ve asil milletimize yaşatan alçaklar en ağır şekilde cezalandırılacaklardır.
Bu nedenle Yüce Milletimizin asker elbisesi içerisine girmiş eli kanlı canilerden oluşan illegal çete mensubu bu terörist hainler (FETÖ) ile görevinin başında olan, ülkemizin bekası için, aynı zamanda BTÖ ile de canla başla mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetlerinin kahraman ve fedakar mensuplarını çok iyi ayırt edecek şekilde davranışta bulunacağına inanıyoruz. Bunun da ülkemizin ve asil Milletimizin birlik, bütünlük ve güvenliği bakımından hayati önemi haiz olduğunun bilincindeyiz.
Bir kez daha, bu darbe girişimi esnasında demokrasi ve hukuk düzenine sahip çıkma adına şehit olan kahraman silah arkadaşlarımıza, kahraman emniyet mensuplarımıza ve içerisinde çok sayıda gencimizin de bulunduğu kadirşinas milletimizin kahraman evlatlarına Yüce Allah’tan rahmet, değerli aile fertleri ve yakınlarına başsağlığı ve sabır, bütün yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.
Türk Silahlı Kuvvetleri en genç erinden en yüksek rütbeli general/amiraline kadar tüm personeliyle demokratik hukuk sistemi içerisinde Devletimizin ve yüce Milletimizin emrinde, görevinin başındadır.
Zafer, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, asil milletimizin yüksek değer ve hedeflerine inananlarındır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Kaynak Haber7.com 19.07.2016 13.21 Son Güncellenme 27.07.2016


Başbakanlık ek binasında hareketli saatler
Çankaya’da bulunan Başbakanlık ek binasında hareketli anlar yaşandı. Binanın çevresini saran polis ekipleri çok sayıda çalışanın kimliklerine el koydu.

Başbakanlık ek binasında hareketli saatler
 
15 Temmuz darbe girişiminin ardından gözaltılar devam ediyor. Bu kapsamda, Willy Brandt Sokak’ta bulunan Başbakanlık ek hizmet binasında polis ekiplerinin çalışması devam ediyor. Binada görevli çok sayıda çalışanın Başbakanlık kartlarına el konularak, görevden uzaklaştırıldıkları bilgisi edinildi.
Diğer yandan çok sayıda belge ve dokümana el konulduğu ve incelemelerde bulunmak üzere emniyete götürüldüğü belirtildi.
Kaynak: İHA 19.07.2016 12.39 Son Güncellenme 27.07.2016

 
Facebook'ta bu mesajı paylaşmayın
Facebook'ta kullanıcıların virgülüne dokunmadan paylaştığı "Durum çok ciddi." diye başlayan mesaj hesapları güven altına almıyor. Mesajı paylaşanlar bir deneyin parçası oluyor.
Sosyal medya devi Facebook'ta kullanıcılar virgülüne noktasına dokunmadan şu metni paylaşıyor:
İŞTE O MESAJ
"Durum çok ciddi. Yapmadığımız bir paylaşım yüzünden ceza almamak için, Jandarma Genel Komutanlığı Bilişim Suçları Sosyal Ağ Bildirgesi çerçevesinde, Facebook'un güvenlik açığından ötürü hesabım üzerinde bulunan tüm verilerimin (IP, fotoğraflarım, paylaşımlarım vs.) çarpıtma yolu ve yasa dışı bir şekilde sahte kişilerce kullanılmasından ve doğabilecek tüm zararlardan ilgili Türk Ceza Kanunu maddeleri gereğince Facebook sorumludur. Bu hesabımdan başka bir hesabım olmadığını bildirir ve gereğinin buna göre yapılmasını tarafınıza arz ederim."
HİÇ BİR İŞE YARAMIYOR
Bu paylaşımın ardından kullanıcılar Facebook hesaplarını güven altına aldığını düşünüyor. Ancak gerçekte böyle bir şey elbette söz konusu değil. Facebook'un dahi haberinin olmadığı bu mesajların hiçbir bağlayıcılığı bulunmuyor. Yani siz bu mesajı paylaşsanız da paylaşmasanız da değişen bir şey yok.
GEÇERLİ DEĞİL
Kullanıcıların yaptıkları paylaşımlardan Facebook değil kullanıcının bizzat kendisi sorumlu ve bu tip paylaşımların bir geçerliliği bulunmuyor.
YA TORLLEME YA DA SOSYAL DENEY
Uzmanlara göre bu tip mesajların iki sebebi bir var. Birincisi kullanıcıları trolleyip eğlenenler tarafından hazırlanıyor. İkincisi ise, istihbarat servisleri için çalışan araştırma ünitelerinin hazırladığı sosyal deneylerin parçası olabiliyor.
Kaynak: Hürriyet 19.07.2016 - 09:05 Son Güncellenme 02.08.2016


Tek silah sıkmadan İstanbul’u kurtardık
Kaç mermi sıyırdı beni sayamadım. Ancak korku ne kelime, geri gitmek bir yana, kalabalık iyiden iyiye öne doğru akmaya başladı”

15 Temmuz yakın dönem siyasi tarihimizin kırılma noktalarından biri.
Adnan Menderes’i, Turgut Özal’ı darbecilere, karanlık güçlere kurban veren, 28 Şubat sürecinde zulümlere uğrayıp sinesine çeken millet, geçtiğimiz cuma gecesi “Yeter!” dedi. Devletine ve Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıktı. Halkıyla, polisiyle ve vatansever askerleriyle İstanbul Boğaziçi Köprüsü’nde, Atatürk Havalimanı’nda, Vatan Caddesi’nde, Haliç’te; Ankara Kızılay’da, Beştepe’de, Genelkurmay’da, Kazan’da satılmış cuntacılara karşı tarifi imkânsız bir mücadele verdi. Mazlumlar, bu hayasızca akına göğsünü siper ederek bir destan yazdı.
Bu kalleş girişim, üzerinden yıllar geçse de nesilden nesile anlatılacak. 
Biz de tarihe not düşmek adına olayların şahitlerini dinledik... Eminiz okurken tüyleriniz diken diken olacak, milletimizle gurur duyacaksınız. Allah tekrarını yaşatmasın...

Tek silah sıkmadan İstanbul’u kurtardık
Darbe girişimi gecesi Boğaziçi Köprüsü’nde direnen finansçı Muhammed Ali Nebioğulları  anlatıyor:
“TRT’de darbe bildirisi okunduğunu görünce artık sınav kağıdının önümüze konduğunu hissettim. Bu sınavın bir hakkı vardı ve o kalemi elime almam gerektiğini biliyordum. Abdest alıp, iki rekat namaz kılıp Allah’ım bugün ya onlar beni öldürsün ya da bu iş başarıya ulaşmasın diye dua ettim. Üsküdar’dan yola çıktım. Bugün benim hayallerim yok vatan var, istikbalimiz var ve ben hayallerimden, hayatımdan vazgeçiyordum. Ancak çocuklarımın hayallerinden, vatanımın sulhundan vazgeçemem. Benden sonra çocuklarım ‘darbe olduğunda sen ne yaptın’ dediğinde onlara bir şeref bırakmamış olmayayım istedim. Bağlarbaşı’na geldiğimde ümidim o kadar yeşermişti ki ezelden beri hür yaşamış bu millete zincir vurulamacayacağını tekrar hatırlatmıştı bana aziz şairimiz Mehmet Akif. 
Gruplardan bir kısmı “Kısıklı’ya bir kısmı ise ablukanın devam ettiği Boğaz Köprüsüne doğru harekete geçelim” dedi. Bu arada Altunizade’ye varmıştık. Boğaz Köprüsüne doğru hareket eden bir kalabalık vardı. Bazı insanlar onlara gitmeyin ateş ediyorlar yaralanırsınız diyorlardı. Sesi en gür çıkan, “Bugün ölmeyeceksek ne zaman öleceğiz” dedikten sonra kalabalığa, “Bugün izzetli bir duruş sergileyeceğiz ölürsek de şehidiz... Ben gidiyorum” dedim. Bundan sonra arkamdan gelen birçok kişi oldu ve birlikte köprüye doğru yürümeye başladık.
“Bir ara büyük bir atak gerçekleşti. İşte en fazla yaralanma o zaman oldu. Bu insanlar gözlerini kırpmadan merminin önüne geçiyorlardı.”

PANZERE HÜCUM!
Barikatlara yaklaşmakta iken askeri mavi renkli bir otobüsün hızla kalabalığı yararak barikatlara geldiğini gördüm. Engellenmeye çalışılıyordu ancak başarılı olamadık, camlarını kırmışlardı. İleride tekerleklerini de patlattılar ancak hızla ilerlemeye devam etti. O sırada bir panzer köprünün metrobüslerin kullanımına tahsis ettiği emniyet yolundan üzerimize ateş ederek ilerlemeye çalışıyordu. Bir abimiz “Sık” diyerek panzere hücum etti. Bu ne büyük iman! Allah ondan razı olsun ki bize şevk verdi. Ön saflara doğru ilerlemeye başladık. Ancak asker barikatlardan durmadan ateş ediyor ve yaralanan kardeşlerimiz oluyordu.
 
AMBULANSA BİLE ATEŞ
Kaç mermi sıyırdı beni sayamadım. Ancak korku ne kelime, geri gitmek bir yana, kalabalık iyiden iyiye öne doğru akmaya başladı. Bir ara büyük bir atak gerçekleşti. İşte en fazla yaralanma o zaman oldu. Yaralıları taşımaya güç yetmiyordu. Ambulanslara dahi ateş ediliyordu. Yaralıları ambulanslara taşıyan motosikletli kardeşlerimizden biri gidip biri geliyordu. Kaç kişi taşıdık bilmiyorum. Ancak bir abimizin gözlerinin döndüğünü ve sekerata girdiğini biliyorum. Elim, yüzüm, elbiselerim her yanım mübareğin kanıydı. Bu insanlar gözlerini kırpmadan merminin önüne geçiyorlardı. Bir süre üzerimden geçen mermilere aldırış etmeden oturdum. Allah’ım bu geceyi beklediğimiz için bize bir gündüz, bir güneş ve bir zafer nasip et diye Nasr süresini okuyordum.
 
KURŞUNLAR ALTINDA NAMAZ
Bu sırada birçok yerin kontrol altına alındığı yalnızca Boğaz Köprüsünü şarjı kalan kardeşlerimizin telefonlarından takip ederken cumhurbaşkanımızın ve devlet büyüklerimizin açıklamalarını dinliyor ve dua ediyorduk. Sonrasında bir aracı siper alıp orada beklemeye başladık. Bu arada polis araçlarından burayı terk etmeyin bize güç veriyorsunuz anonsları yükseliyordu. Durum o kadar netti ki imkanları olsa orada herkesi öldüreceklerdi. Durmadan ateş ediyorlardı. Üzerimizden helikopter ve uçaklar geçiyordu. O sırada büyük bir gürültü koptu. Biz tankın vurulduğunu düşünüp sevinçle baktık. Ancak hainler silah atışlarından tatmin olmamış olacaklar ki tank ile top atmışlardı ne yana gittiğini bilmiyorum. Bu arada yoğunluk silah sesleri arasında tek tek ve isabetli atışlar artmaya başladı. Birkaç keskin nişancı olduğu bilgisi kulaktan kuşağa yayılmaya başladı. Artık saat, namaz vaktine yakındı sala sesleri yerini ezanı Muhammediye bırakmaya başlamıştı. Kardeşlerimiz araçları siper alıp namaza durmaya başladı. Toplu namaza durmak intihar etmek demekti. Zira bu hainlerin gözü dönmüştü kesinlikle büyük bir katliam yaparlardı. Namazlar kılınmaya başladıkça ön mevziler boşalıyordu. Ancak yılgınlığa düştüğümüz her vakit arkadan yeni bir grup tekbirlerle ve sloganlarla sayımızı azaltmayıp o hainleri sevindirmiyordu.
 
KURŞUN VE TEKBİR SESLERİ
Bu onların öfkesini artırmış olacak ki bir tank topu daha ateşlediler. Bu sanki uyku arayan insanları kendine getirdi. Tekrar tekbir sesleri yükseldi göğe ve silah sesleri. Saat 6’ya doğru yeni gruplar gelmişti bu arada ara ara gelen özel harekât polisleri ve diğer polis kardeşlerimiz mevzilerine sağ salim gidiyorlardı. 3 adet TOMA da hâlihazırda gitmişti ön sipere doğru. Bu sefer daha öncekilere benzemeyen bir gürültü duyduk öyle ki yer titredi. Ben tankları vurmak için füze atıldığını ve köprünün yıkıldığını düşündüm. Dumanın yükseldiği yer polisimizin iyice güç kazandığı köprü gişelerinin orada TOMA’ların siper ettiği çok sayıda vatandaşımızın ve bir akrep aracının olduğu yerdi. Tank atışı yapılmıştı. Hainlerin iyice gözü dönmüştü bu olay ile birlikte siren sesleri tekbir sesleri dumanlar ve silah sesleri iyice artmıştı. Ambulans yetmiyordu yaralıları almak için. Ambulanslara da ateş edildiğinden bazı ambulanslar geri dönüp gittiler. Halk onları geri getirmeye çalışıyordu ancak silah sesleri çok fazla hareket alanı bırakmıyordu. Bir anda bir zafer tekbiri yükseldi askerlerin teslim oldukları duyulmaya başlandı.
 
ZAFER GELMİŞTİ
Tekbirlerle köprüye doğru koşmaya başladık. Zafer gelmişti. Köprüye girmiştik. Ancak psikolojileri gecenin yükünü kaldırmayanlar, askerlere saldırmaya başladı. Engel olmak mümkün değildi. Polis havaya ateş ediyordu. Erlere saldırı kısa sürdü ancak sonra elim bir linç girişimi oldu. Keskin nişancı olduğu söylenen bir asker köprü yaya yolunda sıkıştırılmış ve linç edilmeye başlanmıştı. Halk oraya yöneldi önde polis ve bazı abilerimiz askerin etrafında çember olmuş askerin öldüğünü bundan sonra vurmanın haram olduğunu haykırıyorlardı. Birçok kişi hamdolsun vazgeçti ancak kalabalık artıyordu. Sonrasında bir özel harekât polisi geçince halkın ilgisi o yöne kaydı. Allah razı olsun daha sonra abilerimiz yaralıyı hastaneye götürdü. Köprünün ortasındaydım. Elhamdulillah diyerek bir süre orada kaldım. Sonrasında köprüden ayrıldım.
 
ÇANAKKALE RUHU
Tüm şehrin, tüm inananların, tüm darbe karşıtlarının tek vücûd olduğu bir yerdi Boğaz Köprüsü. Hep sakallı, cüppeli abilerin varlığından bahsedildi ve olaya bir başka boyut getirmeye çalıştılar ya.. Bir anekdot anlatayım. Bir ara yanımda bir amca vardı kesif bir koku geliyor, siper aldığımız aracın yanından taşıyor, bilinçsizce direniyordu. Belli ki sarhoştu. Bir kardeşim vardı Bağdat Caddesinde tankları alkışlayanların olduğu yerden geldim belki de burada bir tek ben varım diyordu. Milliyetçisi, Kürt’ü, Lazı, açığı, kapalısı herkes oradaydı. İnsanlar darbeye hayır diyordu. İslam dünyasındaki en sağlam kale olan Türkiye’yi üç beş çapulcu haine bırakmayacağız diye haykırıyordu. 15 Temmuz 2016’da Çanakkale ruhu olduğuna inanıyorum. Silahımız, topumuz, tüfeğimiz yoktu İstanbul’u tekbirlerle fethettik. Tek bir silah sıkmadan tekbirlerle İstanbul’u hain ve iş birlikçilerinden kurtardık. Bu hainlerin kim olduğu çok açık. Etrafımızda cevşen okuyan ablalarımız yoktu. Kameraya doğru düşünen abilerimiz de yoktu. Canını ortaya koyan vatanını milletini ve hakkını koruyan bir çoğunluk vardı. Eli maşalı ablalarımız, vurulduğunda koyacağımız araba bulamadığımız abilerimiz vardı.
Sınav ne mi oldu? Elimde bir tane fotoğrafım yok:) Ancak İlahi kamera kayıtlarına aldı beni. Üzeri şehit veya gazi akibetini bilmediğim bir dava yoldaşımın kanı ile sulanmış tişörtüm var. Bir de tam olarak iman etmiş kalbim...”

2 TANKIN ÖNÜNE YATAN KAHRAMAN SABRİ ÜNAL: Tankı görünce elimdeki 3 taşla karşılık verdim
Üsküdar Kısıklı’da 2 tankın önüne yatan 34 yaşındaki Bilgisayar Mühendisi Sabri Ünal anlatıyor: “Üsküdar’a geldiğimde o arada yoldan üç tane taş aldım. Küçük taş, ne yapabilir ki? O arada Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nden biraz daha yukarıdaydım. Oradayken ‘Tanklar ateş ederek geliyor’ diye birinin ‘yere yat’ dediğini duydum. Lakin ben tankı gördüğümde elimdeki üç taşla karşılık verdim. Sonra tankın üzerime yürüyeceğini zannetmedim. Taşı attıktan sonra dur işareti yaptım. Ancak tank durmadı, baktım üzerime geliyor yapabileceğim en akıllıca çözüm ya kaçmaya çalışmak ya da yere yatmaktı. Tankın ortası biraz yüksek olur diye düşündüm. Yattım ve Allah’a şükür ilk tanktan hiç yara almadan çıktım. Ayağa kalkar kalmaz ikinci bir tankın üzerime geldiğini gördüm. Ondan da sağa mı sola mı kaçayım derken ortasına yatmayı tercih ettim. Ancak ikinci tank kolumun üzerinden geçti. Beni kötü şekilde yaraladı. Vatandaşlar hemen yardımıma koştu. İlk gittiğimiz hastanenin aciline kabul edilmedik. Hatta oraya götüren şoförü silahla tehdit ederek geri çevirdiler. Ben evden çıkarken şehadetimi getirdim. ‘Bismillah’ dedim. ‘Hayırlısı neyse hakkımızda’ diyerek yola çıktım.”
DARBECİLERİN YARALADIĞI HAMİT HAKAN YILMAZTÜRK: Yüzümdeki iz şeref madalyası
Boğaz Köprüsü’nde darbeci askerlere karşı verdiği mücadele esnasında yanağından ve burnundan yaralanan Hamit Hakan Yılmaztürk anlatıyor: “Yuşa Tepesi’ndeyken arkadaşım aradı ‘büyük bir olay var, asker müdahale ediyor’ dedi. Kısıklı’dan köprüye doğru yürüyüşe geçtik. Türk askeri bize doğru ateş açıyordu ve yaşlı bir amcanın vurulduğunu görünce şok yaşadık. Askerin bu yaptığına anlam veremedik. Arkadaşlarımı, ‘Bu akşam ölmeyeceğiz de ne zaman öleceğiz’ diye motive ettim. Çok defa kurşun sağımdan ve solumdan geçti. Ama takdiri ilahi en sonunda kurşun yüzüme sert bir şekilde geldi ve gördüğünüz gibi beni bu hâle getirdi. Biz orada ölümü göze alarak hareket ettik. ‘Tek tek öleceğimize toplu ölelim en azından arkamızdakiler bu işi durdurur’ dedik. Ama maalesef polisler bizi her defasında ‘bekleyin operasyon var’ diye durdurdu. Yüzümde bir iz kalacaksa ne mutlu bana... En azından o günün şeref madalyası olarak taşırım...” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun akrabası Erdoğan’ı korurken şehit oldu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı Marmaris’te suikast girişiminde şehit olan polislerden Nedip Cengiz Eker’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun akrabası olduğu ortaya çıktı. CHP Tunceli Milletvekili Gürsel Erol, yaptığı başsağlığı açıklamasında, “15 Temmuz’da alçakça gerçekleştirilen darbe girişiminde Marmaris’te Sayın Cumhurbaşkanına karşı suikast girişimde şehit olan polis memuru Tunceli Nazmiye ilçesinden ve Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun akrabası olan Nedip Cengiz Eker’i rahmetle anıyorum” dedi.

Siz de darbe girişimi gecesinde yaşadıklarınızı bizimle paylaşabilirsiniz...
e-mail: turkiye.gazetesi@tg.com.tr
 
Bugün 97 ziyaretçi (129 klik) kişi burdaydı!
Copyright © 2010 - 2016 Brisin
Tüm Hakları Saklıdır | Bedava-Sitem
Tema: Tasarimkurdu


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=