Brisin

15 Temmuz Darbe Girişimi 4



İhanet üssü Mürted!
FETÖ üyesi darbecilerin, karargah yaptığı Akıncı 4’üncü Ana Jet Üssü, Osmanlı döneminde de ihanet üssü olarak kullanıldı.

 
Eski adı Mürted olan Akıncı Üssü, 1402 yılındaki Ankara Savaşı’nda da ihanet merkezi oldu.
Akıncı Üssü, darbe girişiminde hainler tarafından karargah olarak kullandı. Aralarında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in de olduğu komutanlar, rehin alınarak buraya getirildi. Darbe girişimi sırasında, buradan kalkan uçaklar kullanıldı.
ESKİ ADI MÜRTED'Dİ
Eski adı Mürted olan üssün, FETÖ üyelerini çok iyi tanımlayan bir geçmişi var. FETÖ üyesi subayların ihanet üssü yaptığı Akıncı 4'üncü Ana Jet Üssü, 1402 yılındaki Ankara Savaşı sırasında da bir ihanete sahne oldu. Osmanlı padişahlarından Yıldırım Beyazıt ile Timur arasında yaşanan Ankara Savaşı'nın bazı aşamaları geçmişte “Mürted Üssü" olarak bilinen topraklara kadar uzandı. Savaş sırasında Yıldırım Beyazıt'ın yanında yer alan bazı komutanlar saf değiştirerek Timur'un yanına geçti. Bunun sonucunda da Osmanlı Devleti savaştan yenik ayrıldı ve Fetret Devri'ne girildi.
NÜKLEER BOMBALARIN EV SAHİBİ OLDU
Üs, 1950'de ABD'ye tahsis edilirken, Mühimmat Destek Filosu buraya yerleşti. O dönem, bombalara dayanıklı sığınakların da yapıldığı üs, yarım asra yakın çeşitli faaliyetlerde ABD tarafından kullanıldı. Yıllarca üssün, nükleer bombalara da ev sahipliği yaptığı öne sürüldü. Mürted Üssü, 1996 yılında ABD tarafından Türk Hava Kuvvetleri'ne devredildi.
KELİME ANLAMI FETÖ'CÜLERE UYGUN!
Mürted Üssü'nün adı, üzerinde yapılan spekülasyonlar dolayısıyla ilerleyen süreçte değiştirildi. Üsse verilen “Mürted" isminin, darbeci FETÖ'cüleri çok iyi tanımlayan bir anlamı var. “Mürtet", Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde “Müslümanlığı bırakıp başka dine geçmiş kimse" olarak ifade ediliyor. Üssün ismi günümüzde “Akıncı" olarak biliniyor. Akıncının anlamı ise “Düşman ülkesine akın yapan savaşçı" olarak tabir ediliyor.
KAYNAK YeniŞafak 19.07 08.40 Son Güncellenme 27.07.2016


250 kişilik komando birliği de onlara katıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı otele saldıran ve 2 polisi şehit ettikten sonra ormanlık alana kaçan FETÖ'cü ''karma tim''in arama çalışmalarına 250 komando daha katıldı.

250 kişilik komando birliği de onlara katıldı
 
Marmaris'e Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a saldırı düzenlemek için gelen, ancak Erdoğan'ın otelden ayrılması üzerine başarısız olan, buna rağmen çatışmaya girdikleri polislerden 2'sini şehit eden darbeci askerlerin yakalanması için ilçede başlatılan arama çalışmaları sürüyor. Saldırı sonrası ormanlık ve dağlık alana kaçan bordo bereli, SAT komandosu ve hava indirme gücü ekiplerinden oluştuğu belirtilen karma timin yakalanması amacıyla aramalar ilçe genelinde gerçekleştiriliyor. 
Şimdiye kadar saldırıya karışan 10 darbeci asker yakalanıp tutuklanırken, aramaları; jandarma komando, özel harekat polisi ve İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler birlikte yürütüyor. Ekiplerin son olarak Asparan Mevkii, Yeşil Belde ve Hisarönü taraflarında ormanlık alan içerisine dağılarak arama çalışmalarına devam ettiği öğrenildi. 
Daha önceden 2 kobra aracı ve 200 kadar komandonun özel harekat ekipleriyle birlikte yürüttüğü çalışmalara son olarak dün İzmir Jandarma Komando Tugay Komutanlığı'na bağlı 1 kobra tipi araç ile yaklaşık 250 komando daha katıldı. Ayrıca çevre illerden gelen polis ekipleri de destek verdi. Aramaların, 'kaçak askerler' bulununcaya kadar gece gündüz demeden aralıksız süreceği kaydedildi.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 19.07.2016 14.04 Son Güncellenme 27.07.2016



EDOK Komutanı Korgeneral İyidil gözaltına alındı
 
FETÖ üyelerince gerçekleştirilen darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Kara Kuvvetleri EDOK Muhabere ve Muhabere Destek Eğitim Komutanı Korgeneral Metin İyidil gözaltına alındı.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 19.07.2016 13.18  Son Güncellenme 27.07.2016



Yrd. Doç. Dr. Adil Öksüz gözaltına alındı
Gözaltına alınan Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Adil Öksüz’ün odasında Fethullah Gülen’in kitabı çıktı.

Yrd. Doç. Dr. Adil Öksüz gözaltına alındı
 
Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Temel İslam Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Adil Öksüz, Ankara'da 15 Temmuz gecesi kalkışılan darbe girişiminin yönetildiği Akıncı Hava Üssü'nü basan emniyet güçleri tarafından burada yakalandı. Yrd. Doç. Dr. Öksüz gözaltına alınarak Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.
ODASINDA FETÖ'NÜN KİTABI BULUNDU
Öksüz’ün görevli olduğu İlahiyat Fakültesi’nde kendisine ait odada polis tarafından arama yapıldı. Öksüz’e ait masada yapılan aramalarda yazarı Fetullah Gülen olan ‘Kalbin Zümrüt Tepeleri’ isimli kitap bulundu.
Kaynak İHA 19.07.2016 14.59  Son Güncellenme 27.07.2016


Şaban Dişli, Cumhurbaşkanımızın emrindeyim
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, "Ben bu ülkenin, bayrağının, devletinin yanındayım. Cumhurbaşkanımızın emrindeyim. Görevime devam edeceğim" dedi.

Şaban Dişli, Cumhurbaşkanımızın emrindeyim
 
Dişli, AK Parti Grup Toplantısından sonra gazetecilere açıklama yaptı. Dişli, "Ben bu ülkenin, devletin, bayrağının yanındayım. Cumhurbaşkanımızın emrindeyim. Görevime devam edeceğim" diye konuştu.
Kaynak : İHA 19.07.2016 15.32 Son Güncellenme 27.07.2016


Tüyler ürperten liste
Adana'da darbe girişimi soruşturması kapsamında 34 hakim ve savcı tutuklanıp 18 hakim ve savcı aranırken, yapılan aramalarda darbe sonrasında 'tutuklanacaklar listesi'nin yanı sıra, 'infaz edilecek' kişilerle ilgili bir liste de ele geçirildi.

Tüyler ürperten liste
 
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürüten darbe girişiminin hemen ardından başlatılan soruşturma kapsamında 70 hakim ve savcı hakkında gözaltı kararı verildi. Bugüne kadar 52 hakim ve savcı gözaltına alındı. İfadelerinin alınmasının ardından Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen şüpheli hakim ve savcılardan 34'ü tutuklanırken, 8 hakim - savcı adli kontrol koşuluyla serbest bırakıldı. 10 şüpheli hakim ve savcının ise halen gözaltında olduğu, işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. Hakkında gözaltı kararı bulunan 18 hakim savcının ise arandığı bildirildi.
LİSTELER TÜYLER ÜRPERTİCİ
HSYK'nın açığa alma kararından sonra haklarında soruşturma açılan adli ve idari yargı hakimleri ile savcıların soruşturulması sırasında, son haftalarda kendi aralarında toplantılar yaptığı ortaya çıktı. Şüpheli hakim ve savcıların darbe hazırlığı ile ilgili olarak bir araya geldikleri, paralel yapı ile ilgili oldukları belirtildi.
Daha önceden bazıları bilinen bu isimlerin ev ve çalışma odaları aranınca, iddiaya göre 'tüyler ürpertici' olarak nitelenen belgeler ortaya çıktı. Bu belgeler arasında öncelikle tutuklanacak kişilerin yanı sıra 'infaz edilecekler' başlıklı bir liste daha bulunduğu belirtildi.
Kimlerin bulunduğu en azından hangi kesimlerdeki kişilerin yer aldığına ilişkin bilgi verilmeyen bu 'infaz listesinin' bulunmasından sonra hem soruşturma, hem de Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğü'nün görevlendirmelerinde 'acele değişiklik' yapıldı. 
Kaynak tgrthaber 19.07.2016 14.06 Son Güncellenme 27.07.2016


RTÜK'ten flaş karar
RTÜK, FETÖ/PDY örgütü ile iltisaklı, ilişkili ve destek içinde olduğu tespit edilen tüm medya hizmet sağlayıcı kuruluşların RTÜK nezdindeki bütün yayın hak ve lisanslarını oybirliğiyle iptal etti.
 
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, FETÖ/PDY örgütü ile iltisaklı, ilişkili ve destek içinde olduğu tespit edilen tüm medya hizmet  sağlayıcı kuruluşların lisanslarını iptal etti.   RTÜK'ten yapılan açıklamada şu bilgiler verildi: "19.07.2016 tarihinde yaptığı olağanüstü toplantıda darbe teşebbüsünde bulunan FETÖ/PDY örgütü ile iltisaklı, ilişkili ve destek içinde olduğu tespit edilen tüm medya hizmet sağlayıcı kuruluşların (radyo ve televizyon kuruluşları) RTÜK nezdindeki bütün yayın hak ve lisanslarını oybirliğiyle iptal etmiştir."
Yayın hak ve lisansları iptal edilen televizyon ve radyoların listesi şöyle:
"STV, Samanyolu Haber, Samanyolu Haber Radyo, Can Erzincan TV, Kanal 124, Yumurcak TV, Hira TV, MC TV, Dünya TV, Kanal Türk, Bugün TV, Mehtap TV, Berfin FM, Kanal Türk Radyo, Burç FM, Samanyolu Haber Radyosu, Radyo Mehtap, Haber Radyo Ege, Dünya Radyo, Radyo Küre, Merkür TV, Esra Radyo, Tuna Shoping TV, Samanyolu Haber Radyo Anadolu."
Kaynak: AA 19.07.2016 15.40 Son Güncellenme 27.07.2016
 

Darbeci Yüzbaşı'nın cenazesini ailesi kabul etmedi
İstanbul Acıbadem’de darbecilere direnen Muhtar Mete Sertbaş’ı vuran ve hastaneye kaldırılmasına mani olan darbeci Trabzonlu Yüzbaşı Mehmet Karabekir özel harekât polisleri tarafından ölü ele geçirildi. Hain Yüzbaşı Karabekir'in ailesi "Biz aile olarak bunu asla desteklemiyoruz" diyerek cenazesini kabul etmedi.

Darbeci Yüzbaşı'nın cenazesini ailesi kabul etmedi
 
15 Temmuz darbe girişimi gecesi Türkiye'nin stratejik kurumlarından Türk Telekom'u ele geçirmek isteyen cuntacı yüzbaşı ve askerleri, özel harekât polisleri tarafından etkisiz hale getirildi. Sertbaş, Türk Telekom binasını ele geçirmek isteyen cuntacı Yüzbaşı Mehmet Karabekir ve yanındaki askerlerin karşısına dikildi. Özel harekât polislerinin Türk Telekom binasının önüne geldiğini gören vatandaşlar, polise destek için caddenin her 2 tarafını da trafiğe kapattı. Tam bu sırada Muhtar Sertbaş, Fetö'cü Yüzbaşı tarafından vurularak şehit edildi. Yüzbaşının engellemesi nedeniyle hastaneye götürülemeyen Mete Sertbaş, kan kaybından yaşamını yitirdi. Darbenin ardından darbecilerin ''Whatsapp'' konuşmalarında Karabekir'in diğer darbecilere ''Sakın tereddüt etmeyin çakın.'' Yazdığı ifade edilmişti.
Cenazesini istemiyoruz
Darbeci Yüzbaşı Mehmet Karabekir'in kardeşi Murat Karabekir ailelerinden böyle biri çıktığı için büyük üzüntü içinde olduklarını söyledi. Mehmet Karabekir'in cenazesini dahi istemediklerini belirten Murat Karabekir ''Bu yapılan malûm saldırılara bizim de ailemizden katılan bir şerefsiz olmuştur. Bunu değiştirme şansımız ne yazık ki yok. Biz aile olarak bunu asla desteklemiyoruz. Sonuna kadar reddediyoruz. Varsa cenazesini de istemiyoruz. Bütün insanlar gibi biz de bu durumdan üzgünüz'' dedi.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 20.07.2016 12.10 Son Güncellenme 27.07.2016
 


Batman İl Jandarma Komutanı, 12 saatlik esareti anlattı: En çok güvendiğim adam başıma silah dayadı
Batman İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Hüseyin Topuz, 15 Temmuz'da darbe girişimi sırasında, kendisine geçmiş olsun ziyaretine gelen köy muhtarlarına Bölge Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Kurmay Binbaşı Adnan Ergün, Jandarma İstihbarat Şube Başkanı Jandarma Binbaşı Cihanhan Efe, Jandarma Asayiş Komutanı Kurmay Binbaşı Hasan Ali Gider, Jandarma Bölge İstihbarat Şube Başkanı Kurmay Binbaşı Necip Nefesoğlu ve Jandarma Terörle Mücadele Kısım Amiri Üsteğmen Alpaslan Tuna tarafından 12 saat rehin alındığını anlattı.

batman2.jpg
 
"EN ÇOK GÜVENDİĞİM ADAM KAFAMA SİLAH DAYADI"
Başına silah dayayan Terörle Mücadele Kısım Amiri Üsteğmen Alpaslan Tuna'nın en çok güvendiği ve ödüllendirmek istediği kişi olduğunu belirten Albay Topuz, darbe girişimi sırasında rehin kaldığı anları detaylı olarak anlattı. Albay Topuz, öncelikle kışlada olayın sonlanmasından duyduğu sevinci paylaşarak, "Yokluğumda bunun büyük olaylara dönüşmesine engel olan personelime teşekkür ediyorum. Bunlar devletin kendilerine verdiği silahı, milletine karşı kullanmayacağını bilen insanlar, bunun idrakinde olan insanlar. Bu ihanet şebekesinin bizim için ne kadar tehlikeli olduğunu bilen insanlar, bunların milletin meclisini bombalayacak kadar vicdanlarını satmış, beyinlerini satmış olduklarını bildiğimiz için bunların hiçbirinin sözüne itibar etmedik. Çok şükür Batman'da herhangi bir kalkışmanın olmasına müsaade etmeden, en azından kardeş kanı dökülmeden olayların burada, kışla içerisinde sonlanmasına vesile oldular. Ama şundan çok emin olun; Burada olaylar biraz daha ileri götürülseydi, kışla içerisinde çatışma olurdu. Buradan kimse çıkmazdı. Personelimiz o hainlerle kışla içerisinde ya çatışırlardı, ya şehit olurlardı, ya da kışla içinden asker çıkarılmazdı. Ben personelime ondan çok güveniyorum" diye konuştu.
"HERKES RAHATLADI"
Darbe girişimi akşamında kışlada saat 19.00'dan sonra rehin alınan ve sabah saat 07.00 sıralarında serbest kalan Albay Topuz, rehin alınmanın sonrasında, emir komutanın tekrar kendisine geçmesiyle, herkesin rahatladığını anlatarak, "O anda artık insan kendini değil de, milletini düşünüyor. Bana ne olacaksa olsun diyorsunuz. Ama kardeş kanı akması, daha kötüleri çevremizde yaşandığı için, bunun çok çok kanlı olacağını düşünüyorsunuz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı ile yetiştirilmiş adamın kendisine verilmiş silahı milletine doğrultacağı, bunun çok ağır sonuçlanacağını düşünüyorsunuz. Kendiniz değil, daha çok milleti düşünüyorsunuz" dedi.
"BENİ REHİN ALANLARDAN BİRİ 5 ÇOCUĞU VE EŞİNİ BIRAKIP KAÇARKEN YAKALANDI"
15 Temmuz akşamı Başbakan Binali Yıldırım'ın açıklamasıyla olayın renginin değiştiğini ifade eden Albay Topuz, kendisini rehin alanlardan birinin, eşi ve 5 çocuğunu bırakıp kaçmaya çalışırken yakalandığını belirterek, "Başbakan'ın, 'Silahlı kuvvetler içerisindeki ihanet şebekesinin, bir örgütün kalkışmasıdır. Bunlara taviz verilmeyecek ve en ağır şekilde cezalandırılacaktır' şeklindeki açıklamasından sonra beni rehin alan 5 kişinin nefes alışverişleri değişti. Bunlar hep şeyi düşündüler; planlı darbenin mutlaka Başbakan, Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanlarımızın entegre edilmiş olacağını ve o işin bittiğini kabul edip, rahatlık içinde iken, Başbakanımız'ın o açıklaması ile olayın rengi değişti. O anlamda milletimizin Başbakan ve Cumhurbaşkanımızın çağrısına karşılık verip sokaklara dökülünce, bunun başarısız olduğunu kendileri de anladılar. Bundan sonra kaçıp kurtulmanın hesabını yaptılar. Burada kaçanlardan biri 5 çocuğu ve eşini bırakıp kaçarken yakalandı" dedi.
"ÇOK ACİL DİYE EVE GELİP REHİN ALDILAR
Akşam saatlerinde darbeci subayların evine geldiğini ve "çok acil" dedikleri için kapıyı araladığını dile getiren Kurmay Albay Topuz, biran Batman Valisi Ahmet Deniz'in esir alınmış olabileceği ya da bombalı aracın bir yerde patlatılmış olabileceğini ya da herhangi önemli bir terör hadisesinin yaşanmış olabileceğini düşündüğünü ifade ederek, "Evimin kapısı çalındı. Batman'da havalar çok sıcak olması nedeniyle malum kıyafetim uygun olmadığı için kapıyı araladım. Kurmay Başkanı'na vekalet eden binbaşıyı gördüm. Tabi burası terör bölgesi. Bana 'Komutanım, çok önemli, çok acil' deyince ben de terörle ilgili bir şey zannediyordum. Hele üzerimi giyineyim dedim, 'hayır, yok komutanım çok acil' dedi. Baktım arkasında dört tane adam. Hepsi de Kurmay Binbaşı rütbesinde. 'Tamam' dedim. Kapıyı kapattılar. 'Silahlı kuvvetler yönetime el koydu. Sizi gözaltına alıp tutukluyoruz' dediler. Bir baktım silahlar ellerinde. Onlara emriniz nerede, mesaj nerede? 'Birazdan getireceğiz' dediler öyle rehin alındım" dedi.
KAÇARKEN YOLDA YAKALANDILAR
Jandarma Bölge Komutanı'nın izin için İstanbul'a gittiğini hatırlatan Albay Topuz, kendisini rehin alan 3 kişinin, başarısız olduklarını anlayınca kaçmaya çalıştıklarını ancak yolda yakalandığını anlattı. Albay Topuz gelişmeleri şöyle anlattı:
"Bölge Komutanımız İstanbul'da izinde. Olaylardan haberdar oluyor. Burayı arıyor, ona da 'Kolordu'ya, Diyarbakır'a gitti' diyorlar. Bölge komutanımız, kolorduyu arayarak, 'Alay Komutanını çağırmışsınız' diye soruyor. Kendisine de öyle bir şey yok deniyor. İşte o zaman anlıyor ve 'Ya aldılar, bir yerde tutuyorlar, ya da öldürdüler veya elini kolunu bağlayıp talimatla Ankara'ya götürüyorlar' diye düşünüyor. Sonra bölge komutanı sürekli emirler yağdırıyor buraya. Hiç kimse normal komuta silsilesi dışında hareket etmeyecek. Mesaj gelmiş diyorlar. Mesajın altında kimin imzası var? deniyor 'Fatih' isminde birinin ismi var deniliyor. O da, 'kesinlikle bu paralel bir kalkışmadır' diyor. Arkadaşları ikna ediyor. Burda da arkadaşlar verilen hiçbir talimatı yerine getirmiyorlar. Dolayısıyla bunlar belli bir süreden sonra başarısız olacaklarını anlayınca kaçıyorlar. Bunlardan 3 kişi kaçıyor. Arkadaşlarımız kamera kayıtlarından bakıyorlar. Diyarbakır istikametine kaçtıkları düşünülerek emniyet ve jandarma devreye girerek yolda yakalanıyorlar."
TUĞGENERAL KÖROĞLU FOTOĞRAFININ YERİNE 'DARBECİ' YAZISI
Bu arada Batman İl Jandarma Komutanlığı'nda daha önce İl ve Alay Komutanı olarak görev yapan görevlilerin fotoğraflarının yer aldığı fotoğraf albümünde, 2010 yılına kadar Kurmay Albay olarak Batman Jandarma Alay Komutanı görevini yaptıktan sonra Jandarma Okullar Komutanlığı'na getirilen Tuğgeneral Sadık Köroğlu'nun fotoğrafı kaldırılarak, yerine fotoğraf çerçevesine içine 'Darbeci' yazılı bir yazı konulduğu görüldü. Tuğgeneral Sadık Köroğlu da 15 Temmuz günü darbe girişiminde bulunan generaller arasında olduğu için gözaltına alınmıştı.
Kaynak DHA 19.07.2016 Son Güncellenme 27.07.2016



FETÖ'nün isyan planı
FETÖ üyesi oldukları için görevden alınan polislerin emniyet birimlerine gidip "Bir kaç güne geri dönüyoruz " dedikleri ortaya çıktı.


FETÖ'nün isyan planı
 
Başarısız darbenin FETÖ tarafından yapıldığını ispatklayan bir örnek daha ortaya çıktı. Darbe girişiminden 3 gün önce  bazı polisler FETÖ üyesi olduğu için açığa alınmıştı. Bu polislerin emniyet birimlerini dolaşarak emniyet birimlerine gittikleri öğrenildi. Polisler burada 'bir kaç güne geri dönüyoruz" dediği öğrenildi. 
ÖNCEDEN PLANLANMIŞ
Bu konuşmanın darbe girişimini planlayan FETÖ'nün cunta sürecinde emniyet yapılanmasını da önceden planladığı ortaya çıktı. Yapılan planlamanın dışında da bir çok paralel üyenin bu konudan haberdar olduğu belirlendi. Diğer yandan paralel yapı üyelerinin cüretkarlıkları da dikkatten kaçmadı. 
SİLİVRİ'DEN KAÇIRACAKLARDI
FETÖ’nün darbe girişimi gecesi paralel polisler de cezaevinde planın bir parçasını uygulamaya koydu. Paralel yapı ile ilgili davalardan yargılanan polislerin bulunduğu Silivri 7 Nolucu Cezaevi’nde isyan girişimi yaşandı. Darbe girişiminde paralel yapının tutuklu bulunan emniyet mensuplarını da isyanla cezaevinden dışarıya çıkarmayı planladığı ortaya çıktı. Aralarında paralel müdürler Ali Fuat Yılmazer, Yakup Saygılı, Ömer Köse gibi isimlerin bulunduğu cezaevindeki isyan girişimi uzun süren uğraşlar sonucunda bastırıldı. Anadolu Yakası'ndaki başka bir cezaevinde daha isyan engellendi. 
KAYNAK Akşam 19.07.2016 10.37 Son Güncellenme 27.07.2016



 
Köprüdeki 22 asker hakkında karar verildi
Fetullahçı Terör Örgütü mensubu askerlerin düzenlediği darbe girişimi sırasında Boğaziçi Köprüsü'ne ''tatbikat var'' diye çıkarıldıklarını ifade eden erler, mahkemeye çıkarıldı.

Köprüdeki 22 asker hakkında karar verildi
 
15 Temmuz darbe  girişimi gecesi Boğaziçi Köprüsü'nde bulunan ve olaylar sırasında tanklara gizlendiği belirlenen çoğu Yeşilköy'deki Hava Harp Okulu öğrencisi ve Kuleli Askeri Lisesi'nden öğrencilerin de bulunduğu 22 asker dün çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakıldı. Askerlerin ifadelerinde, polis ve vatandaşlarla çıkan çatışma sırasında 4-5 saat boyunca tankların içinde saklandıklarını söyledikleri belirtildi. 
Darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltına alınarak tutuklanmaları talep edilen çoğu askeri öğrenci 22 er, dün İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği'nde sorgulandı. Şüphelilerin sesli ve görüntülü sistem aracılığıyla alınan ifadelerinde, 15 Temmuz gecesi Boğaziçi Köprüsü'ne tatbikat için çıkarıldıklarını, ancak vatandaşlar ve polislerle çıkan çatışma sonrasında tanklara gizlendiklerini söyledikleri öğrenildi. Komutanları tarafından vatandaşa silah sıkmaları için zorlandıklarını anlatan şüphelilerin, 4-5 saat boyunca tankta gizlendikleri sırada bazılarının sıcaktan bayıldığını, bu sırada bir polis memurunun kendilerine "Size bir şey olursa ben de kafama sıkarım" demesi üzerine teslim olduklarını söyledikleri belirtildi. Mahkeme, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, şüphelilerin emir komuta zinciri içerisindeki görev ve konumlarını dikkate alarak serbest bırakılmalarına karar verdi. Şüpheliler hakkında yurtdışına çıkış yasağı konuldu. Öte yandan emniyetten belediye otobüsleriyle getirilen askerler, savcılık ifadeleri alınıncaya kadar otobüslerde bekletiliyor. Otobüslerin güvenliğini çevik kuvvet ve özel harekat polisi sağlıyor.
Kaynak: DHA 20.07.2016 13.12 Son Güncellenme 27.07.2016


GATA'da 2 rütbeli asker firar etti!
Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA) tedavi gören iki rütbeli asker firar etti.
Piyade Kurmay Yüzbaşı Sadık K. ve Jandarma Üsteğmen İsmail D.’nin tedavi gördükleri GATA’dan firar ettikleri öğrenildi. Polis, firari askerlerin yakalanması için çalışma başlattı. 
Kaynak tgrthaber 20.07.2016 - 12:31 Son Güncellenme 27.07.2016


Başbakanlık ek binada operasyon! Gözaltılar var...
Milliyet gazetesinden Tolga Şardan, 'Dün gece Başbakanlık Ek binada operasyon düzenlendi. 10 mühendis gözaltına alındı' dedi.
Kaynak Milliyet  20.07.2016 13.19  Son Güncellenme 27.07.2016



Erdoğan'a suikaste girişen darbeci konuştu!
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaldığı otele saldıran FETÖ'cü askerlerden Çankaya'nın ifadeleri ortaya çıktı.

Erdoğan'a suikaste girişen darbeci konuştu!
 
TSK içindeki FETÖ'cü bir grubun 15 Temmuz gecesi darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaldığı Marmaris’teki otele yapılan saldırıya katılan MAK timinde görevli Hava Astsubay Selman Çankaya’nın ifadesi ortaya çıktı. Kendilerine gün içinde terör operasyonuna gidecekleri söylenip hazırlık yaptırıldığı anlatan Astsubay Çankaya, "Ancak Tümgeneral Sönmezateş, gelip darbe olduğunu söyleyince bir devlet büyüğünü almaya gittiğimizi anlamıştık" dedi. Çankaya’nın başarısız olan baskın sonrasında ormanlık alana kaçtığı, ardından yolcu otobüsüyle, İzmir’e döndüğü öğrenildi.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından birçok ilde olduğu gibi İzmir’de de askere yönelik gözaltılar oldu. Toplam 89 kişinin gözaltına alındığı kentte önceki günlerde adliye gönderilen askerlerden Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen, NATO Kara Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Salih Sevil, Bornova 57’nci Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmed Nuri Başol, Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral Halil İbrahim Yıldız ve Foça Batı Görev Grup Komutanı Tuğamiral Yaşar Çamur’un da aralarında bulunduğu 13 kişi tutuklandı.
Bugün de aralarında Menteş Kampı’ndan 500 Harbiye öğrencisiyle destek amaçlı çıkan Kurmay Albay Enver Polat ile Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanı Albay Murat Yılmazaslan’ın aralarında bulunduğu 42 asker, adliyeye gönderildi. Askerlerin sevki sırasında bomba uzmanı polisler de özel eğitimli köpeklerle bina çevresinde arama yaptı.
MARMARİS SALDIRISINA KATILAN ASKERİN İFADESİ DA ORTAYA ÇIKTI
Adliyeye gönderilen 42 askerden en dikkat çeken isim ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele baskına katılan Astsubay Selman Çankaya oldu. Çiğli 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığı’nda Muharebe Arama Kurtarma (MAK) timinde görev alan Selman Çankaya’nın polise verdiği ifade de ortaya çıktı. MAK timi olarak kendilerine darbe günü, terör örgütü yöneticilerinden birisine operasyon düzenleneceği ve hazırlık yapılması talimatı verildiğini anlattı. Selman Çankaya, "Biz de tim arkadaşlarımla birlikte bize verilen emir doğrultusunda, silahlarımızı, patlayıcıları, mermileri, sıhhi araç gereçleri hazırlayıp, iki helikopterde beklemeye başladık" dedi.
"DARBE OLDUĞU SÖYLENİNCE ANLADIK"
Hava üssünde bekledikleri sırada başka bir helikopterle Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli Tümgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’in yanlarına geldiğini de ifade eden Astsubay Selman Çankaya, "Bize ’askeri darbe oldu. Artık yönetim bizde’ şeklinde konuştuktan sonra ve Özel Kuvvetlerden de timler gelince bir devlet büyüğünü almaya gittiğimizi anladık. Çünkü darbe ortamında terör operasyonu yapılmayacağını düşündük. Ardından da Marmaris’e gittik" dedi.
"HELİKOPTERLER YOĞUN ATEŞTEN ALÇALAMADI"
Marmaris’te yaşanan çatışmaları da anlatan Astsubay Selman Çankaya, "Helikopterler bizi timler halinde yere indirdi. Yoğun ateş altında kalmıştık. Çatışma sürdüğü sırada telsizden operasyon düzenlediğimiz kişinin ayrıldığı bilgisini edinince geri çekilmeye karar verdik. Bu sırada çatışmayı da sürdürüyorduk. Helikopterler yerden açılan yoğun ateşten dolayı alçalamadı. Bunun üzerine üçer kişilik timler halinde farklı noktalara kaçmaya karar verdik. Ben ormanlık alana kaçtım" dedi.
Ormanlık alanda saklandığı sırada darbeye yönelik bilgiler de edindiğini belirten Astsubay Selman Çankaya’nın daha sonra askeri kamuflajlarını çıkartıp sivil kıyafetler giydiği, yolcu otobüsüyle de geldiği İzmir’de gözaltına alındığı öğrenildi.
Astsubay Selman Çankaya’nın saldırıya katılan diğer askerlerini Muğla’da adliyeye sevk edilmesinden dolayı vakit kaybı yaşanmaması içini İzmir’de adliyeye gönderildiği belirtildi.
Kaynak tgrthaber 20.07.2016 - 09:17  Son Güncellenme 27.07.2016



Otele saldıran darbeci markette görüntülendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Marmaris'te konakladığı otele saldırdıktan sonra kaçan darbeci askerlerden biri, markette yakalandı.

 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Marmaris'te konakladığı otele saldırdıktan sonra kaçan darbeci askerlerden biri, şort ve havluyla ilçedeki bir marketten alışveriş yaparken güvenlik kameralarınca kaydedildi.
TATİLCİ GİBİ DAVRANDI, BİSKÜVİ ALDI
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele saldırıdan sonra İçmeler Mahallesi'nde ormanlık alanda askerlerin yakalanması için geniş çaplı aramaçalışmaları sürüyor. Marmaris ilçe merkezi ve diğer ilçelerde de genişletilen arama çalışmaları kapsamında bölgedeki bütün güvenlik kameralarının görüntüleri incelemeye alındı.
Marmaris'in Armutalan Mahallesi'nde bir marketler zincirinin güvenlik kamerasına yansıyan bir görüntüde aranan askerlerden olduğu belirtilen İsmail Yiğit'in, tatilci gibi davranarak üzerinde havlu ve şortla terlik ve bisküvi aldığı ve daha sonra marketten ayrıldığı görülüyor.
Kaynak haber7.com 20.07.2016 11.21 Son Güncellenme 27.07.2016


MEB'de binlerce personel görevden alındı
Milli Eğitim Bakanlığı'nda 6 bin 538 personel görevden alındı.
ayrıntılar geliyor...
Kaynak:tgrthaber 20.07.2016 - 18:36  Son Güncellenme 27.07.2016



Fuat Avni'nin haber kaynağı mı?
Darbe girişiminin ardından gözaltına alınan Başbakanlık çalışanları arasından dikkat çekici bir isim çıktı. Akif Mustafa Koçyiğit isimli Başbakanlık uzmanının, Twitter'daki "Fuat Avni" hesabına bilgi aktaran ekibin içinde olduğu iddia edildi.

mustafa-koçyiğit.jpg
 
Gözaltına alınan Başbakanlık görevlilerinden birinin, 'Fuat Avni' hesabına bilgi aktaran ekipten olduğu iddia edildi.
Emniyet kuvvetleri, önceki gece Başbakanlık ek binasına operasyon düzenledi.
Twitter'daki 'Fuat Avni' hesabını yöneten kişilere yönelik olduğu belirtilen operasyonda10 kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınanlardan 9'unun, bilgisayar sistemleri üzerine çalışan mühendis olduğu bildirildi.
Diğer isminin ise Fuat Avni'ye bilgi aktaran ekibin başındaki kişi olduğu ve Başbakanlık'ta veri işlemleriyle ilgili bir görevli olduğu belirtildi.
Anadolu Ajansı, bu görevlinin, daha önce örgüt üyeliği şüphesiyle pasif göreve alınan Başbakanlık Uzmanı Akif Mustafa Koçyiğit, olduğunu duyurdu.
Koçyiğit'in Fethullahcı terör örgütüne bilgi sızdırdığı gerekçesiyle gözaltına alındığı belirtildi.
Fuat Avni hesabı, 17 Aralık süreci ve sonrasında Twitter'de paylaştığı mesajlarla gündeme gelmiş ve kim olduğuna yönelik spekülatif haberlerle tartışılmıştı.
Kaynak ntvhaber 20.07.2016 Son Güncellenme 27.07.2016



Ege'de şüpheli bot alarmı
Ege Denizi'nde şüpheli bot alarmı yaşandı. İçişleri Bakanlığı bir sahil güvenlik botunun kaçırıldığı iddialarını yalanladı.

f-16taciz-08-10-15.jpg
 
Ege Denizi'nde akşam saatlerinde şüpheli bot alarmı yaşandı.
İhbar üzerine önce Deniz Kuvvetleri alarma geçti. Bölgeye sevk edilen F-16'lar da marmaris'te aranan darbeci askerlerin botta olma ihtimaline karşı keşif yaptı.
Yunanistan karasularına geçmeye çalıştığı belirtilen botlarla ilgili herhangi bir tespit yapılamadığı öğrenildi.
Darbe girişimi sonrasında tüm Türkiye'de olduğu gibi Ege Denizi'nde de alarm durumu devam ediyor.
"KAÇIRILAN BOT YOK"
Konuyla ilgili İçişleri Bakanlığı'ndan bir açıklama geldi. Açıklamada, Muğla'da iki Türk sahil güvenlik botunun kaçırıldığına ilişkin haberler yalanlanarak "Tüm sahil güvenlik botları Sahil Güvenlik Komutanlığı harekat kontrolünde görevlerine devam etmekte olup kaçırılma iddiaları gerçek dışıdır" denildi.
Kaynak DHA 20.07.2016 Son Güncellenme 27.07.2016



Genelkurmay’ı çöp konteynerleriyle korudular
Polis memuru Aladdin Korkmaz, darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi Genelkurmay'ı nasıl koruduklarını anlattı.

Genelkurmay’ı çöp konteynerleriyle korudular
 
Polis memuru Aladdin Korkmaz, darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını Habertürk’e anlattı. Korkmaz, Genelkurmay Başkanlığı’na girmek isteyen 12 tankın önüne çöp konteynerlerini dizdiklerini belirterek, şunları anlattı: “Olay günü bir anons geldi ve Çankaya İlçe Emniyet ekibi olarak Gençlik Caddesi’nde konuşlandık. 12 tank Genelkurmay’a girmek için hareket etti, biz de polis araçlarını kaldırımlara park ettik. Çöp konteynerini yollara dizdik, vatandaşlar da bize yardım etti. En sonda bulunan 12. tanktan ateş açtılar, mermi bacağıma isabet etti, kendimi yerde buldum. Polis arkadaşlarımdan yardım istedim ama ortalık çok karışıktı. Kemal Müdürüm bana seslendi, ‘Alaaddin sabret, gelip kurtaracağız seni’ dedi. Gözümü açtığımda hastanedeydim. Mermi kasığımı yırtmış, önce kanamamı durdurdular, 15 gün sonrada ameliyat olacağım, ayağıma platin takacaklar.”
Kaynak Haber7.com 21.07.2016 07.21  Son Güncellenme 27.07.2016

Yunanistan'daki hainler için karar!
FETÖ darbe girişiminin ardından Yunanistan'a kaçan 8 darbeci askerin Dedeağaç adliyesindeki duruşması sona erdi.

Yunanistan'daki hainler için karar!
 
Dedeağaç Savcısı Nikitopulu, 8 darbeci askerin 'ülkeye yasadışı yollardan girmek' suçundan cezalandırılmasını istedi. Savcı ayrıca kaçak darbecilerin yasadışı suçlardan da cezalandırılmalarını ancak hafifletici sebeplerin gözönünde bulundurulmasını talep etti. Mahkeme karar için yargılamaya 10 dakika ara verdi.
Dedeağaç Suçüstü Mahkemesi 8 darbeci askere, 'ülkeye yasadışı girmek' suçundan 2'şer ay hapis cezası verdi.
Kaynak AA 21.07.2016 16.07 Son Güncellenme 27.07.2016
 

Bursa'da gizemli helikopter paniği!
Bursa’nın Karacabey ilçesinde bir helikopter polisi alarma geçirdi.
Karacabey üzerinden geçen ve kime ait olduğu belirlenemeyen helikopter için polis ekiplerine önce uyarı ateşi açmaları ve helikopterin durmaması halinde vurularak düşürülmesi talimatı verilirken, helikopter Bursa istikametine doğru gözden kayboldu.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün (SGHM) İstanbul'u da kapsayan Marmara bölgesinin bütün sivil hava araçlarının uçuşlarına kapatılması süresini 22 Temmuz'a kadar uzattığı öğrenildi. Yasak sadece İstanbul'u değil Tekirdağ, Yalova ve Bursa'yı kapsıyor. Bu yasak yolcu uçakları ile ambulans, yangın söndürme ve polis gibi devlet hava araçlarını kapsamıyor.
Kaynak İHA 21.07.2016  Son Güncellenme 28.07.2016


Almanya'ya kaçmak isterken böyle yakalandı
Eski Polis Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cerrah, Almanya'ya kaçmaya çalışırken gözaltına alındı.

Almanya'ya kaçmak isterken böyle yakalandı
 
Eski Polis Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Cerrah, Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ) yönelik soruşturma kapsamında Almanya'ya kaçmak isterken yakalandı.
Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ'nün darbe girişimi sonrasında hakkında yakalama kararı çıkarılan Cerrah'ı İzmir Adnan Menderes Havalimanı'nda Almanya'ya kaçmaya çalışırken gözaltına aldı.
Polis Akademisi içindeki FETÖ yapılanmasında büyük rolü olduğu iddia edilen Cerrah, 17 Aralık 2013'ten sonra emekliye sevk edilmişti.
Kaynak: Milliyet 21.07.2016 - 13:52 SonGüncellenme 28.07.2016


15 Temmuz gecesi FETÖ'cülere bu mesaj atılmış
Gözaltına alınan eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Gürsel Aktepe'nin ifadesi ortaya çıktı.

 
 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde  bulunduğu gece, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığının giriş  kapısı yakınlarında gözaltına alınan eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Gürsel  Aktepe, "15 Temmuz akşamı yapılmak istenen darbenin bu örgütün en tepesindeki kişinin yani Fetullah Gülen'in bilgisi ve talimatı olmadan gerçekleşmesi mümkün değildir" dedi. 
FETÖ'CÜLERE ATILAN MESAJ
FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat  Daire Başkanlığının giriş kapısı yakınlarında polislerce gözaltına alınan Aktepe  ifadesinde, görevde olduğu dönemlerde genellikle istihbarat biriminde çalıştığını  anlattı.  Aktepe, darbe girişiminin olduğu gece "Darbe oldu herkes destek için çıksın daha önce çalıştığı yerin yakınına geçsin, General Mehmet ile irtibata geçsin" diye atılan bir mesajın ardından harekete geçtiğini belirtti.
Kendisi gibi meslekten ihraç edilen ve hakkında yakalama kararı bulunan eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Lokman Kırcılı ile Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı yakınlarına gittiğini ifade eden Aktepe, yanlarında tabanca olduğunu da söyledi.
İlahiyat Fakültesi mezunu olduğunu, üniversite döneminde sohbet  toplantılarına katıldığını dile getiren Aktepe, Fetullah Gülen'e sempatisinin olduğunu aktardı.
Kaynak Haber7.com 21.07.2016 16:22 SonGüncellenme 28.07.2016
 

Tümgeneral: Darbeciyim, isterse idam etsinler
Fetullahçı Terör Örgütü militanları tarafından 15 Temmuz'da gerçekleştirilen darbe girişiminde özel timlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaldığı otele düzenlediği baskını yöneten Tümgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, "Darbeciyim, isterlerse idam etsinler ama FETÖ’cü değilim" ifadelerini kullandığı öne sürüldü.

Tümgeneral: Darbeciyim, isterse idam etsinler
 
Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki FETÖ üyesi askerlerin 15 Temmuz cuma gecesi kalkıştıkları darbe girişiminde, Marmaris’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilçede tatilini geçirdiği otele de özel timler saldırdı. Helikopterle gelip saldırıyı gerçekleştiren darbeci askerler, 2 polisi şehit etti. Ardından ormanlık alana kaçan Özel Kuvvetlere ve MAK timlerine bağlı askerleri yakalamak için operasyon yapıldı. 
OPERASYONU YÖNETEN TÜMGENERAL’DEN İTİRAF
Marmaris’teki saldırıyı yönettikten sonra gittiği Ankara’da yakalanan, gönderildiği Muğla’da da tutuklanan Tümgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, ifadesinde tüm suçlamaları kabul etmesinin yanı sıra, önemli bilgiler de verdiği öğrenildi. Darbe girişimini kabul eden darbeci Tümgeneral Sönmezateş, Fethullah Gülen hareketiyle de ilgisinin bulunmadığını ileri sürdü. Tümgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, "Evet ben darbeciyim. İsterlerse beni idam etsinler. İdam cezamı versinler ama ben FETÖ’cü değilim" dedi. Kendisinin kandırıldığını ve kullanıldığını da öne süren Tümgeneral Sönmezateş, darbe öncesine dair önemli bilgiler verdi. 
Marmaris’te saldırıyı planlayanlardan birisi olan Binbaşı Şükrü Söymen’le, darbeden bir hafta önce İstanbul’da buluştuklarını da ifade eden Tümgeneral Sönmezateş, kendisine, "Hazır ol, bu hafta şenlik var" sözleriyle darbeyi ima ettiğini de söyledi. Bu görüşmeden sonra Ankara’da Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yapan Tümgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’in, darbe girişiminden iki gün önce İzmir’e geldiği ortaya çıktı.
EŞİNE ’BENDEN BOŞAN’ DEDİ
Tümgeneral Sönmezateş’in ifadesinde ayrıca eşine de mesaj gönderdiği ve darbeci olduğu için kendisinden boşanmasını istediği de ifade edildi. 
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 21.07.2016 17.54 SonGüncellenme 28.07.2016
 


En tehlikeli firari darbeci! Lakabı 'Paşa'
Kuzu’nun en tehlikeli firari olduğu ve çatışmaya girebileceği ifade edildi.
En tehlikeli firari darbeci! Lakabı 'Paşa'
Marmaris’te, Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan’ın kaldığı otelden ayrılmasından kısa süre sonra saldırıp 2 polisi şehit eden özel timin firari üyelerinin yakalanması dağlık alandaki operasyonlar sürüyor. Saldırıdaki en önemli isimlerden biri Hava Astsubay Zekeriya Kuzu oldu. Aranan askerler arasında fotoğrafı bulunmayan Kuzu’nun fotoğrafı ekiplere gönderildi. Kuzu’nun en tehlikeli firari olduğu ve çatışmaya girebileceği ifade edildi.
EN TEHLİKELİ FİRARİ, ÜS İMAMI ZEKERİYA KUZU 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik saldırıdaki en önemli isimlerden biri Hava Astsubay Zekeriya Kuzu oldu. Polisin araştırmalarından ve gözaltındaki MAK timi askerlerinin verdiği ifadelerden, saldırıyı Tümgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’le birlikte, cemaatin Çiğli 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığı’ndaki ’imamı’ olan MAK timi komutanı Astsubay Zekeriya Kuzu’nun organize ettiği belirlendi. Saldırıya katılan özel eğitimli MAK timlerini bizzat Astsubay Kuzu’nun seçtiği öğrenildi. 
FOTOĞRAFI ARAMA YAPANLARA GÖNDERİLDİ
Polisin elindeki firari askerlere ait fotoğraflar arasında da görüntüsü bulunmayan Astsubay Zekeriya Kuzu’nun fotoğrafı da, Çiğli 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığı’nda arama yapan ekiplere verildi.
Bu fotoğraf, yine operasyonun yönetildiği kriz merkezine ulaştırıldı. Ekipler de en önemli firari asker durumunda olan Zekeriya Kuzu için özellikle uyarıldı. En tehlikeli firari olarak çatışmaya girebileceği ifade edildi. 
ANA JET ÜSSÜNÜN PAŞASI
Hava Astsubay Zekeriya Kuzu’yla ilgili çarpıcı bilgilerde ortaya çıkmaya devam etti. Rütbesi düşük olmasına rağmen Astsubay Zekeriya Kuzu’nun, Çiğli 2’nci ana jet üssünde cemaat üyesi tüm askerlerin rütbesi ne olursa olsun başında olduğu anlaşıldı. Astsubay Zekeriya Kuzu’nun üsteki lakabının da ’paşa’ olduğu öğrenildi. Üsteki en önemli birimlerden Muharebe Arama Kurtarma (MAK)  timi komutanı olan Zekeriya Kuzu’nun, ayrıca diğer birimlerden de sorumlu olduğu, personele dair kararlarda etkili olduğu ifade edildi.
Kaynak Haber.7com 21.07.2016 14.39 SonGüncellenme 28.07.2016
 
 
Beştepe'deki kritik görüşme sona erdi
Darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la görüştü.

Beştepe'deki kritik görüşme sona erdi
 
15 Temmuz darbe girişiminin ardından kritik bir görüşme yapıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın haftalık olağan görüşme kapsamında MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı kabul etti. Görüşme yaklaşık 2 saat sürdü.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 22.07.2016 - 17:52 SonGüncellenme 28.07.2016

 
İstanbul Adliyesi’nde görevli 37 hakim ve savcı firar etti
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ yapılanmasına mensup oldukları iddiasıyla haklarında gözaltı kararı verilen İstanbul Adliyesi’ndeki görevli 135 hakim ve savcının sorgu işlemleri tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen işlemler sonucu 59 hakim ve savcı tutuklanarak cezaevine gönderilirken 36’sı adli kontrol kararıyla serbest kaldı. 37 hakim ve savcının ise firar ettiği belirtildi.

İstanbul Adliyesi’nde görevli 37 hakim ve savcı firar etti
 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanmasına mensup olduğu gerekçesiyle haklarında gözaltı kararı verdiği İstanbul adliyesinde görevli 135 hakim ve savcı, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından önce açığa alınmış ardından yurtdışı yasağı konmuştu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri Önder Yaman, Mehmet Akif Ekinci ve Levent Çağıl tarafından İstanbul Adliyesi'nde görevli bu şüpheli hakim savcılara yönelik işlemler tamamlandı. 37 hakim savcı firar ederken diğer şüphelilerin sorgu işlemleri bitti. İfadeler sonrası 59 hakim ve savcının tutuklanmasına karar verildi. 36 hakim ve savcı adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. 37 hakim ve savcının ise firar ettiği belirtildi.
İLHAN KARAGÖZ TALİMATLA İFADE VERECEK
Geçtiğimiz hafta FETÖ'yü öven ve Cumhurbaşkanı ise yeren 572 sayfalık kararı ile gündeme gelen İstanbul eski 18. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi İlhan Karagöz'ün tedavi gördüğü klinikte ifadesinin alınması için talimat yazıldı. Firar ettiği tespit edilen 37 hakim ve savcı arasnda,Ergenekon davasına bakan hakimlerden Sedat Sami Haşıloğlu, Hadi Çağdır, Nurullah Çınar gibi isimler bulunuyor.
Cezaevine konan 57 hakim ve savcının isimleri şöyle: Hakan Atasoy, Mehmet Emin Akdoğan,Rıdvan Yüksel, İsmail Sarı, İsmail Işık,Hakan Sakmak, Ali Görel, Mustafa Köylü, Yılmaz Kıstı, Mehmet Ali Şelli, Ali Yalçın, Orhan Irmak, Şükrü Durmuş, Ümit Özkan, Mehmet Bahadır, Mehmet Akçakoca, İsmail Sezgin,Hakan Dede, Yavuz Arıcan, Mehmet Erkan Pınar, Erdinç Çivi, Muharrem Endes, Savaş Çelik, Mehmet Sarı, Mahmut Köse, Mehmet Hamza Çebi, Muzaffer İren, Yasin Gürbüz, Hakan Bilgin, Onur Büyükhatipoğlu, Mehmet Hakkı Gürpınar, Burak Keloğlu, Ahmet Ata Uzuner, Salih Yıldırım, Taner Atalay, Bahattin yurt, Ümit Ocak, Mehmet Edoğan,Ahmet Demiryürek, Erhan Ünlü, Osman Çalışkan, Savaş Kırbaş, Özgür Beyazıt, Arzu Beyazıt, Sedat Ünal, Vedat Örer, Ümit Arslan, Haluk edikli, Mammet Ali Kaşıkçı, Ferhat Bursal, Akın Dombaycı, Mustafa Sabit, Mustafa Çal, Reşat Esmer, Enin Şimşek, YıldıRay Giden, Ramazan Alptekin"
Kaynak Sabah / Nazif Karaman 21.07.2016 - 17:43 SonGüncellenme 28.07.2016
 
 
 Burhan Kuzu'dan o erler için flaş açıklama
AK Parti Milletvekili Burhan Kuzu, darbe girişiminde yer alan er ve erbaşlarla ilgili, "Bu işe karışan herkes yargılanır. O tankı süren de, tankın içinde ateş atan da" ifadelerini kullandı.
 
AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, darbe girişiminin ardından tekrar tartışılmaya başlanan idam cezasına ilişkin, “Vatandaş sokakta ‘idam isteriz’ diye malum bağırıyor. Vatandaşın bu sesini görmemezlikten gelemeyiz. Vatandaş bu işe hazır. Şimdi bunun yanına darbeye teşebbüs, çocukların ırzına geçme suçunu, ikisini kapsayacak bir anayasa değişikliği yapmamız lazım” dedi. 
AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Darbelerle büyümüş bir nesil olduklarını belirten Kuzu, yaşadığı darbeleri anlatarak, "Biz eski darbeciler yargılansın diye 2010 yılında bir anayasa değişikliği yaptık. Vatandaşımızın da ciddi bir oyuyla kabul gördü ve yargılamalar başladı. Şuan devam eden var, biten var. Biz bu iş bitti derken en kötüsünü gördük. Ağzına yüzüne bulaştırdı derler ya böylesine saçmalayan bir darbe hedefi ne, İslami desen hiç değil, insani desen hiç değil. Atatürk falan gibi eski darbelerin daha çok kullandığı bir takım şeyler, o da değil. Bunlar Atatürk'ü günahı kadar sevmezler ama o bildiriye baktığınız zaman hep oraya vurgu var. Hatta 'Yurtta Sulh Konseyi' o yönetecek. Yurtta sulh cihanda sulhtan almışlar, yurtta halk konseyi devreye girdi kafalarını ezdi bunların" diye konuştu. 
"27 Mayıs’ı taklit etmişler darbe olarak” 
Darbecilerin ciddi bir hazırlık yaptığını kaydeden Kuzu, "Ama iki şeyi hesap edemediler. Bunlardan birisi bugünkü medya gücünü ve iletişim çağını, ikincisi de halkın sokağa inme ihtimalini hiç düşünmediler. Düşünülseydi bunlar caydırıcı unsur olurdu. 27 Mayıs’ı taklit etmişler darbe olarak. Niye o? Orada da emir komuta zinciri içerisinde olmayan bir grup subay, 38 kişilik bir grup subay, yarbay var, albay var. Genelkurmay Başkanını açığa aldılar, içeri tıktılar. İzmir'den Gürsel Paşa'yı alıp getirdiler, pijamasıyla uçağa bindirdiler. Burada bir takım elbise giydirip, getirip başlarına oturtturdular. O dönemdeki darbe emir komuta zinciri dışında olan, bugün burada da aynısını görüyoruz. O gün bir tek TRT Radyo bazında. Sosyal medyanın patlama yaptığı bir dönemde yaşıyoruz. Öksürsen dünyanın öbür tarafı duyuyor. Öyle olunca da bir TRT'yi ele geçirmek o gün yaptığı gibi işi çözmüyor. Bu yapılan hesaplar yanlış oldu. Olayın vahim tarafı ihanet meselesi. Bu kadar darbe yaşandı, bu Meclis bombalanmadı. Bu Cumhurbaşkanı bombalanmadı. Kan ve gözyaşı içerisinde insanları perişan ettiler. Birçok insanımızı tanklarla ezdiler. İnsanlar direndi ama yine üzerlerine sürdüler. Şu güzelim binaları yerle bir ettiler. Ne Kurtuluş Savaşı'nda biz bunu gördük ne öteki darbelerde biz bunu gördük. Darbe elbette her biri kötüdür. Ama kendi içinde bir nizami olanı var, bir de böyle deli saçması olanı var. Nereden geliyor bu? Amerika'daki zat bunlara diyor ki, 'bu darbe yapılacak, bu iş bitirilecek, bunlar kesilecek.' Artık bitmiştir onun için, haşa bu Hazreti Peygamberin, Allah'ın emridir. Onu tartışmaz, onu yapacak. Dolayısıyla bununla hareket ettiği için bugün bu tablo var Türkiye'de. Yoksa kendi iradesiyle bu memleket kötü yönetiliyor, biz bunu alalım, sivil yönetimden bunlar yasal olmasa bile onların cenahından bakıyorum, böyle bir hesap kitap içinde olsalar bu rezilliği zaten yapamazlar. Bu devirde aklını kiralamış, tasması başka yerde olan bu köpekler, memleketin böylesine en güzide kurumlarını da perişan ettiler. Şehidimiz oldu, binlerce yaralılarımız var, gazimiz var" ifadelerini kullandı. 
"Anayasa değişikliği gündeme geldiği zaman muhalefetin daha aklıselim davranacağını düşünüyorum” 
Avrupa'nın Türkiye'ye gıptayla baktığına değinen Kuzu, "Ama bir taraftan bakıyorum 'amalarla fakatlarla bitiriyor' cümleyi sanki keşke başarsaydı havasını veren bir takım laflar var. O da Tayyip Bey düşmanlığından kaynaklanıyor. Bize olan düşmanlıktan kaynaklanıyor. Halkın lider etrafında kenetlenmesinden rahatsızlıklar. Çünkü böyle bir lider ve böyle bir halk varken buraya nüfus edemiyorlar. İşin aslı bu. Bu zaman içerisinde çıkacak. Kimler var bunun arkasında, hangi devletlerle beraber bu işi birlikte yaptılar bu çıkarılacak. Biz bundan önceki dönemlerde hükümet olarak, başbakan olarak, yetkililer olarak, bakanlıklar olarak televizyonlarda ve çok yerde dedik ki '17-25 Aralık bir darbedir.' Şimdi ne kadar buna inanıyorsun, o zaman 'bu da nereden çıkıyor' gibi laflar demeye başlamışlardı. 'Gelin şu anayasayı değiştirilelim, şu yasaları değiştirelim, topyekun neyse elimizdeki yasa çerçevesinde işlerini bitirelim' dedik. Muhalefete bu çağrıyı çok yaptık. Ama AK Parti'ye sıkıntı çıkardığı için, hükümeti sıkıntıya soktuğu için bunlar karşı çıktılar. Şimdi düşünün şu darbe işi bitmeyip de gerçekleşmiş olsaydı ne hukuk, ne halk, ne basın, ne muhalefet ne iktidar ‘bana yar olmayan sana da yar olmasın’ gibi mantık vardı karşı cenahtan. Bu iş gerçekten onların tahmin ettiğinin çok ötesinde vahim bir tablo. Her kesim bugün bunu Türkiye'de gördü. Böyle olunca da bir anayasa değişikliği gündeme geldiği zaman muhalefetin daha aklıselim davranacağını düşünüyorum. Yoksa bunun yeniden bir tekerrür durumu bugün olmaz, yıllar sonra olur onu bilemem ben. Olur ya da olmaz, o bizim gayretimize bağlı. Bunların köküne kezzap suyu dökmemize bağlı. Bunları eğer yapmazsak bu zehirli ot tekrar yeşerir, tekrar büyür bu ülkenin çocuklarına zarar verebilir" değerlendirmesinde bulundu. 
“Böylesine gözü dönmüş, iradesi bir tarafta, tasması başkalarının elindeki bu köpekler her şeyi yaparlar” 
Kuzu, konuşmasına şöyle devam etti: 
"Yeni nesil bu darbeyi görsün istemedik. Biz öyle büyüdük ama gençlerde maalesef o acıyı gördüler, tattılar. Çok vahim bir tablo. Bundan sonra ne olacak diye baktığın zaman şuanda ciddi bir ayıklama var. Her kesimde eğitimde, sağlıkta, askerde, üniversite, yargıda, valilik gibi değişik yerlerde, kaymakamlıklarda her alanda ciddi manada temizlik başladı. Bundan şu çıkıyor; bunlar bir günde bu liste hazırlanmaz. Demek ki bunlar zaten biliniyor ama biz bunu nasıl ayıklayacağız. Gelin yasa çıkaralım, muhalefet yok. Şu olay her şerde bir hayır vardır gibi. Bu şer tablosundan böyle bir hayır tablosu da çıkartmaya çalışmak lazım, bunu zorlamak lazım. Kimseyi mağdur etmeden ve bir cadı avı gibi bir şeye başlamadan böyle bir niyet zaten yapılmaz. Ama acımadan, insaf kesinlikle yapmadan devletin geleceğini düşünerek. Çünkü bunlarda zerre kadar insaf yok. Herkesi keserler, tıkır tıkır doğrarlar. Emir yukarıdan geldi, haşa peygamber saydığı bir adamdan geldi. Dolayısıyla mehdidir o. Bu yapılacaktır, meseleye böyle bakılıyor. Böylesine gözü dönmüş, iradesi bir tarafta, tasması başkalarının elindeki bu köpekler her şeyi yaparlar. O yüzden de halkın uyanık olup bundan sonra bu temizlik hareketinde ne oluyor arkadaş gibi bir feverana kapılmadan, bunların rakamları çok büyük. Şimdi bu olayda muhalefet bunun boyutunu gördü. Başarılı olsaydı bu darbe, bugün darbenin yanında olmayanlar, karşısında olanlar o gün nerede olurdu onu bilmiyorum. Biz olayın iyi tarafına bakalım. Basın da sınıfı geçti. Halk zaten yüz bin kez geçti. Polisi, askerin katılmayan kısmı geçti. Muhalefet partilerimiz sınıfı geçti. Herkes bu darbenin karşısında yer aldılar. Eski dönemlere baktığın zaman 'yar bana bir darbe' diye dua edenleri, köşe yazısı yazanları hepimiz biliyoruz." 
"Ceza kanunlarında mevcut yasalar neyi emrediyorsa bu gibi durumlarda o cezalar verilecek” 
Darbe girişiminde bulunanlara verilecek cezalarla ilgili ise Burhan Kuzu, "Ceza kanunlarında mevcut yasalar neyi emrediyorsa bu gibi durumlarda o cezalar verilecek. Ebetteki hepsi aynı cezayı alacak diye bir şey yok, katkı oranına göre, bu işi planlayan vardır, vatandaşa bomba atan vardır, tankı süren vardır, erler vardır, tatbikata geldiğini zanneden vardır. Yasanın suç saydığı bir hareketi ast er yapamaz. 'Yazılı bir emir ver' demesi lazım. O zaman kurtarır kendisini. Kaldı ki yazılı emir verse bile suç ise yine yapamaz. Şüphe varsa yazılı emir alır. Emre rağmen öldüremez. Askerler içerisinde de vatandaşa tank falan sürenler onun hesabını verecek. Üst kesim zaten neyse verecek. Şuan bizim yasamızda ağırlaştırılmış müebbet en ağır ceza, onun üzerinden gidiliyor" açıklamasında bulundu. 
 “Darbeye teşebbüs, çocukların ırzına geçme suçunu ikisini kapsayacak bir anayasa değişikliği yapmamız lazım” 
Kuzu, şunları kaydetti: 
"Anayasada bir hüküm var bizim 38. maddede. 2004'te biz onu değiştirdik. Bunu değiştirme sebebimiz de, malum o yıllarda bizim AB müzakere sürecimiz vardı. 2001 yılında bizden önceki hükümet döneminde ölüm cezası zaten yasadan kaldırılmıştı. Biz gelince olağanüstü hallerde, sıkıntı yönetim hallerinde ise ölüm cezası uygulanabilir hükmü var idi anayasada. AB 'Kopenhag Kriterleri içerisinde bunu kaldırmazsan biz müzakerelere başlayamayız, hiçbirimizde böyle bir ceza yok' dedi. Türkiye'de bir normalleşmeye gittiği için 'bu ceza kalksın' dendi. Oraya da 'ölüm cezası hükmü verilemez' yazıldı. Şimdi o hüküm oradan kalkmadan böyle bir yola gidilemez. Bunun için muhalefetin desteği olmadan sayımız bizim zaten yetmiyor. Vatandaş sokakta ‘idam isteriz’ diye malum bağırıyor. Vatandaşın bu sesini görmemezlikten gelemeyiz. Vatandaş genel bir şey istiyor senden, idam cezası gelsin. Daha önceki yıllarda kimi illerde çocuklara tecavüz suçları vardı. Ben o ara bunu söylemiştim, idam cezası bunlar bakımından lazım diye. Kıyamet koptu, lehe anlamında kıyamet koptu. Binlerce faks aldım. Vatandaş bu işe hazır. Şimdi bunun yanına darbeye teşebbüs, çocukların ırzına geçme suçunu ikisini kapsayacak bir anayasa değişikliği yapmamız lazım. Bu konu için tek madde. Anayasa'nın 38. maddesinde bir değişiklik gerekebilir. Bizim buna sayımız yetmez. MHP 'hazırım' dedi. Yine sayımız yetmiyor. Çünkü bu sefer referanduma gitmek gerekecek. CHP'nin de burada desteği belli oranda gerekiyor. Dokunulmazlıklarda da o desteği verince kurtardık. Referanduma giderse halk bunu yüzde 60-70-80 ile kabul eder ama bir sandıktır, Türkiye'de bir masrafa gitmeden işi burada çözmekte yarar var.” 
“O tankı süren de, tankın içinde ateş atan da suçun içinde bulunuş derecesine göre cezasını alacak” 
Darbe girişiminde yer alan er ve erbaşların nasıl yargılanacağıyla ilgili ise Kuzu, "Bu işe karışan herkes yargılanır. O tankı süren de, tankın içinde ateş atan da. Suçun içinde bulunuş derecesine göre cezasını alacak. Belki ere tatbikat diye götürmüş, onun cezası o çerçevede olacak. Bir taraftan da o er tankı vatandaşın üzerine sürüyor. Böyle bir yetkin yok. Tatbikata gelmiş bir asker savaş dönemi değil ki kendi vatandaşına silah doğrultuyorsun. Yasanın suç saydığı bir işlemi işliyorsun. O da elbette ki o subay gibi cezasını alacaktır. Dolayısıyla şahıs bazında bunlara bakmak gerekir. Dosyayı görmek gerekir. Bu tarihi fırsattır bu temizliği, bu süpürmeyi bu millet mutlaka yapması lazım. Bugünkü yetkililer bütün kademedeki herkes iktidar, muhalefet, basın herkes bu işin yanında yer almalı. Hükümetin mutlak olarak yanında yer almalı. Hükümete destek vermeli. Aksi halde bu ot ileride tekrar yeşerir büyürse bugün olmaz 20 sene sonra başka bir pislik yaparlar. Bunların niyeti devleti ele geçirmek. Konuya bakışı çok iyi irdelemek lazım. Yoksa aklı başında bir adam Hava Kuvveti Komutanlığı yapmış bir adam bu işe girer mi? Bu millet seni oraya kadar getirmiş. Damadın gelmiş bir şeyin başına geçmiş ne istiyorsunuz? İnsanın hafızası duruyor. Aklın durduğu, tuzun koktuğu bir nokta. Aklı olan bir adam bunu yapmaz ki hocada dese hacı da dese kim derse desin bir düşünür. Git onu ikna et. Böyle bir şey olabilir mi? Aklın kiralandığı bir yerde artık zaten her şey bitmiştir" şeklinde konuştu. 
Kaynak: İHA 20.07.2016 - 12:49  Son Güncellenme 02.08.2016
 
 Hanefi Avcı'dan 15 Temmuz darbe girişim yorumu
Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı FETÖ yapılanmasına ilişkin açıklamalar yaptı.
 
Avcı, "Cemaatin kendi içine kapalı bir yapısı var. Fethullah Gülen’i üstün kişilikli bir insan olarak biliyorlar" dedi.
Cemaatin kendi mensuplarını dahi dinleme izleme alışkanlığı var. O tip bilgiler cemaati güçlü hale getiriyor.
Cemaatin tüm görevlileri elde ettikleri bilgileri önce cemaate gönderiyorlar. Her alandan inanılmaz bilgi akışı vardır. Her alandan bilgi akışı olur cemaate.
“İLETİŞİM KONUSUNDA YETENEKLİLER”
Biz iki üç yıl önce bu askerleri ekarte etseydik yargı mensuplarını kamu görelilerini uzaklaştırsaydık bu kadar ağır yaşamazdık bu durumu.Cemaat mensupları iletişim konusunda oldukça birikimliler. Buna karşı tedbir üretmekte de yetenekliler.
Cemaat devlet kadrolarını ele geçirip devlete karşı kullandığı için güçlüydü.
“17 ARALIKTAN SONRA GÜÇSÜZLEŞTİLER”
17 aralıktan sonra yavaş yavaş devlet kadrolarından uzaklaştırıldıkları için güçsüzleştiler.
Her ne kadar eleştirmiş olsak da, eğer onlar yapılmamış olsa altından kalkmak zor olurdu.Yolsuzluk olsa da 17 Aralık’ı bunlar yaptı.
“İKTİDARA ALTERNATİF OLDUKLARINI DÜŞÜNDÜLER”
Cemaat öyle bir hale geldi ki mevcut iktidara alternatif olduklarını düşündü. Cemaat üstünlüğü kendi almak istedi. Hükümetle karşı karşıya gelince de hükümeti bertaraf etmek istedi.17-25 Aralık’ı planladı. O gün istediği gibi uygulasaydı bugün bu hükümet olmazdı.
O gün paniklediler ve operasyonu öne aldılar ve birçok şey birbirine karıştı. İlk operasyonla birlikte devlet tedbir aldı ve cemaati püskürttü.Şimdi anlaşılıyor ki darbe de daha ileride bir tarihte yapılması planlanmış. Hatta 15 Temmuz’da da gece üç yerine daha erken bir saate çekilmiş.
“DARBE İLE İLGİLİ ÜÇ ÖNEMLİ NOKTA”
Bu operasyonda da paniklediler. Üç önemli şey var. Bir tanesi İzmir’de casusluk soruşturmasına karşı yürüyen bir soruşturma var. O genişleyecekti bazı askerlere karşı.
İkincisi yasa çıktı eğer cumhurbaşkanı onaylarsa tüm Yargıtay ve Danıştay’daki cemaat mensupları uzaklaştırılacaktı. Eğer darbe başarılı olsaydı çıkmış kanunu kendileri uygulayacaktı.Üçüncü sebep YAŞ yaklaşıyor. Bunların bir kısmı uzaklaştırılacaktı.
Son olarak ise darbe bilgisi sızdıktan sonra gece üçten erkene alıyorlar operasyonu.
“TÜM ASKERİ YARGIYI ELE GEÇİRMİŞLERDİ”
Tüm askeri yargıyı ele geçirmişlerdi. Öyle bir hale geldi ki askeri yargı cemaatin denetiminde. Askeri yargının cemaat denetiminde olduğu bilindiği için rütbeliler harekete geçemiyordu. Bunlar nasıl ayıklanacaktı. Askeri savcı da hakim de cemaattendi. Nasıl ayıklayacaksınız.Yüzlerce askeri savcı ve hakimi oralara monte ettiler.
ÜST AKIL KİM?
Bu tamamıyla cemaat tarafından yürütüldü. En üst liderinin haberi olmadan kimse kıpırdayamaz. Başka yerlerden medet umuyor insanlar ama bunlar bu işi öyle becerdiler ki bun darbenin oluş biçimiyle ilgili dünya istihbaratları bilgi alıp öğrenmeye çalışacaklardır.
“CEMMAT KENDİLERİ DIŞINDA YAPILACAK BİR DARBEYE İZİN VERMEZDİ”
Bu adamları basite almamak lazım. Doğru yorumlarsa cemaati pasifize edebiliriz. Yanlış yorumlar şu yaptı bu yaptı dersek yanlış yaparız.
Ben bir darbe harekatı olduğunu anladığım an dedim ki cemaattir. Başka kimse yapamaz.
Zaten beklenti de vardı. Cemaat bu kadar güçlüyken ordunun genel yapısında buna müsaade etmez. Farz edelim ki komuta kademesi bunu yapmak istedi cemaat buna müsaade etmezdi. Cemaat 17 Aralık’ta kaybettiği devleti yeniden geri almak istiyordu.
Kaynak haber7.com 21.07.2016 SonGüncellenme 02.08.2016
 
Darbe girişimi gecesi 155 hattına duygulandıran mesajlar
FETÖ'nün darbe girişimi üzerine "155 Polis İmdat" hattını arayan yüzlerce kişi, devlete bağlılık ve darbeye direnme kararlarını iletti.

Darbe girişimi gecesi 155 hattına duygulandıran mesajlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, FETÖ'nün darbe girişiminin başladığı saatlerde bir televizyon kanalında yaptığı konuşma üzerine, yurt genelinde vatandaşlar tepki göstermek için meydanlara indi.
Türk bayraklarını ellerine alan genci yaşlısı tüm Türkiye, darbeye karşı dik duruş sergiledi. Adeta dünyaya demokrasi dersi veren vatandaşlar, bugüne kadar meydanlardan çekilmedi.
Konya'da da vatandaşlar, tüm Türkiye'de olduğu gibi ilk günden itibaren Başkomutan Erdoğan'ın yanında yer aldı.
Konyalı vatandaşlar, ellerinde Türk bayraklarıyla Mevlana Meydanı'na akın etti. Kadın-erkek, genç-yaşlı on binlerce vatandaş, 15 Temmuz Cuma gününden bu yana akşam saatlerinden itibaren meydanlara inerek darbe girişimini protesto etti.
Nöbet tutan güvenlik güçlerine çay, çorba, yemek götüren, vatan ve millet için sürekli dua eden vatandaşlar, darbe ihtimaline karşı kepçe ve kamyonlarını da askeri birliklerin giriş ve çıkışlarına yakın alanlarda bekletiyor.
Kimseden talimat almadan iznini yarıda bırakarak görev yaptığı Konya'ya dönen bir polis memurunun telsizden, "Merkez, şu saat itibarıyla vatanımız, bayrağımız için yıllık iznimi yarıda kesip görevimin başına geldim. Emirlerinizi bekliyorum. Ne mutlu Türküm diyene." anonsu ise adeta silah arkadaşlarına güç verdi.
"Abdestimizi alıp, meydanlara çıktık"Konya Emniyet Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, "155 Polis İmdat" hattını arayan yüzlerce kişi de devlete bağlılıklarını, darbeye direneceklerini bildirdi.
Darbeye tepki ve polise destek için 155 hattı ile İl Emniyet Müdürü Mevlüt Demir'i arayanlar, "Onların tanklarını yumruğumuzla durdururuz", "İman dolu göğsümüzle karşılarına çıkarız", "Her türlü göreve hazırız", "Bize de silah verin, vatan hainlerinin karşısına çıkalım", "Tüm mahalleli hazırız, emir bekliyoruz", "Nokta verin, kazma, küreklerle hainlerin karşısına çıkalım", "Vatan için canımı vermeye hazırım", "Ne mutlu Türküm diyene", "Bir eksiğiniz varsa getirelim", "Reis'in yanındayız", "Abdestimizi alıp, meydanlara çıktık. Nereye gidelim?" ifadelerini kullandı.
Kaynak trthaber.com 22.07.2016 Son Güncellenme 02.08.2016
 
 

 

 
 
 
 
 
 
 
Bugün 99 ziyaretçi (198 klik) kişi burdaydı!
Copyright © 2010 - 2016 Brisin
Tüm Hakları Saklıdır | Bedava-Sitem
Tema: Tasarimkurdu


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=