Brisin

15 Temmuz Darbe Girişimi 5



 
Darbenin ipucunu dişçisine vermiş
Darbecilerin başını çeken Akın Öztürk'ün bir ay önce dişçisine darbenin sinyalini verdiği ortaya çıktı.

Darbenin ipucunu dişçisine vermiş
 
Yeni Asır, darbe girişiminin planlayıcıları ndan olan YAŞ üyesi Akın Öztürk'ün tüm dişlerini yaptırttığı dişçisine "acele et 1 ay sonra kameraların karşısına çok çıkacağım" dediğini yazdı.
Yeni Asır gazetesinde Şebnem Bursalı'nın yazısındaki o bölüm:
Albaylıktan emekli olmuş çok eski bir dostumla da buluştuk kısa Ankara ziyaretimde. Çok ama çok ilginç bir detayı paylaştı benimle. Alçak darbe girişiminin başı olarak kabul edilen ve darbe başarılı olsa idi Genel Kurmay Başkanı olacağı beklenen YAŞ Üyesi Akın Öztürk'ün darbe planladıklarının işaretini "diş"ten verdiği ortaya çıktı. Şöyle ki; Öztürk 1 buçuk ay önce Genel Kurmay'ın dişçisine gider ve 13 dişi yapılacaktır. Hem kaplama hem implant epey işi vardır.
Subay olan askeri diş hekimi kendisine: "Efendim hayli yorucu bir süreç olacak epey iş var o yüzden çok fazla sıkıştırmayalım birkaç aya yayalım" der. Çünkü 1 ay sonra yani Ağustos'taki şurada emekli olacaktır Öztürk, ama nasıl olsa general olduğu için ha görevde ha emekli fark etmez ona aynı kalitede sunulacaktır hizmet.
Çünkü bu devlet, kendi içinden yetiştirdiği ve general rütbesine kadar getirdiği kişiye, ölene kadar tüm ailesiyle birlikte en üst düzeyde hizmet vermeye devam eder. Diş hekiminin bu uyarısına karşın Öztürk der ki;
"Hayır hepsini birden 1 ay içinde bitir. 1 ay sonra kameralar karşısına daha çok çıkacağım. Düzgün çıkayım" der!!!
Tabii, bu sözünü ne sorgulayabilir astı konumundaki diş hekimi ne de soru sorabilir.
Ama kafasına takılır.
 Her ne kadar korkak fareler gibi savcılığa verdiği ifadede, ben bir şey yapmadım deyip herşeyi inkar etse de; bu tek anekdot bile bu rütbeli alçağın, milli iradeye karşı neler planladıklarını ortaya koymaya yetiyor...
Kaynak Haber7.com,Yeni Asır 21.07.2016 14.30 Son Güncellenem 28.07.2016


15 Temmuz gecesi kanalizasyonlar neden tıkandı?
15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişiminin en ilginç ayrıntısına ulaşıldı. İşte polisin ortaya çıkardığı kanalizasyon ayrıntısı.

15 Temmuz gecesi kanalizasyonlar neden tıkandı?
 
Ankara’da FETÖ soruşturması kapsamında yargı mensupları ile ilgili yakalama kararı çıkmasının ardından polis ekipleri hâkim ve savcı lojmanlarına gitti.
Hürriyet'ten Toygun Atilla'nın haberine göre, lojmanda kanalizasyonların tıkandığı tespit edildi. Tıkanan kanalizasyonlardan imha edilmek üzere yırtılıp tuvaletlere atılmış belgeler çıktı. Operasyonlarda aralarında yüksek yargı mensuplarının da bulunduğu bazı hâkim ve savcıların kaçtığı anlaşıldı. Yargıtay üyesi Bilal Köseoğlu’nun da adresinde bulunamadığı açıklandı.
Kaynak Haber7.com,Hürriyet 21.07.2016  Son Güncellenem 28.07.2016


Erdoğan'ın oteline baskın yapan darbeci her şeyi itiraf etti
Darbe girişimi sırasında, CumhurbaşkanıErdoğan'ın konakladığı otele düzenlenen saldırıda helikopterden operasyonu yönettiği tespit edilen Tümgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş tutuklandı. Sönmezateş'in ifadesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı almaya gittiğini itiraf ettiği öğrenildi. Sönmezateş'in 'Ancak cemaatçilerin oyununa geldim' dediği ileri sürüldü. Sönmezateş'in savcılıkta 'Eşime haber verin bana boşanma davası açsın. Çünkü ben büyük bir suç işledim. Çocuklarım soyisimlerini değiştirsin' dediği belirtildi.

Erdoğan'ın oteline baskın yapan darbeci her şeyi itiraf etti
 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi  sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ayrılmasının ardından,  Marmaris'te konakladığı otele düzenlenen saldırıda helikopterden operasyonu  yönettiği tespit edilen Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığında görevli Tümgeneral  Gökhan Şahin Sönmezateş, tutuklandı. Yoğun güvenlik önlemi altında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim  ve Araştırma Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen Sönmezateş, daha sonra  İzmir'deki cezaevine götürüldü.
HER ŞEYİ İTİRAF ETTİ 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaldığı oteldeki saldırıyı koordine eden Tuğgeneral Gökhan Sönmezateş her şeyi itiraf etti. Darbe girişimin yaşandığı 15 Temmuz Cuma gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı otele yönelik yapılan saldırıyı koordine ettiği belirtilen Tuğgeneral Gökhan Sönmezateş'in ifadesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı almaya gittiğini itiraf ettiği öğrenildi. O gece darbe yapmaya çalıştıklarını da kabul eden Sönmezateş'in "Ancak cemaatçilerin oynuna geldim" dediği ileri sürüldü.
Darbe girişiminin yaşandığı gece Marmaris'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ayrılmasının ardından kaldığı otele yönelik yapılan ve 2 polisin şehit olduğu baskının kilit ismi Tuğgeneral Gökhan Sönmezateş'in verdiği ifadenin ayrıntıları ortaya çıktı. Marmaris baskınıyla ilgili itiraflarda bulunan Sönmezateş "Darbe yapmak isteyen ekibin içinde bulundum. Marmaris'e Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı almaya gittik. Bunun suçunun da idam olduğunu biliyorum. Ancak kesinlikle cemaatçi değilim. Cemaatçiler tarafından kandırıldım" dedi.
'EŞİME HABER VERİN BANA BOŞANMA DAVASI AÇSIN'
Hayatı boyunca cemaatçilerin içinde bulunmadığını ileri süren Tuğgeneral Gökhan Sönmezateş'in savcılık yetkililerinden özel bir isteği de olduğu öğrenildi. Sönmezateş'in "Eşime haber verin bana boşanma davası açsın. Çünkü ben büyük bir suç işledim. Çocuklarım soyisimlerini değiştirsin" dediği belirtildi.
'SAĞ YA DA ÖLÜ ANKARA'YA GETİRİN' TALİMATINI VERMİŞTİ
Tuğgeneral Gökhan Sönmezateş, Marmaris'te Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın kaldığı otele baskına giden, 14'ü özel kuvvetler, 13'ü Arama Kurtarma Timi ve 2'si SAT komandosundan oluşan ekibe komuta etmişti. Sönmezateş'in Çiğli 2. Anajet Üssü'nde yaptığı konuşmada, "Ülkede şuanda bir darbe meydana geldi. Biz Genelkurmay'a bağlıyız. Orgeneral Hulusi Akar'ın emir ve talimatları doğrutusunda görev yapıyoruz. Marmaris'e bir otelde kalmakta olan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı mümkünse sağ, son çare ölü olarak Ankara'ya getirin. Gerekirse ölün ama Cumhurbaşkanı'nı kesinlikle Ankara'ya götürün" dediği belirtilmişti.  
Kaynak AA/HABERTÜRK  21.07.2016 - 14:42 Son Güncellenem 28.07.2016


TSK: Hv.K. Komutanı, Org. Akın Öztürk'ü arayarak darbecileri ikna etmesini istedi

tsk.jpg
 
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin resmi internet sitesinde bir basın açıklaması yayınlandı. Açıklamada, darbe sonrası gözaltına alınan Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk için "Hv.K.Komutanı (Abidin Ünal) Ankara’da AKINCI Üssü lojmanları bölgesinde bulunan Orgeneral Akın ÖZTÜRK’ü arayarak kendisine 4’üncü Ana Jet Üssü AKINCI’dan kalkan uçakların yasa dışı olduğunu, ivedilikle AKINCI’ya giderek oradaki kalkışmada bulunanları ikna etmesini istemiştir" ifadelerine yer verildi.
"1-Daha önce açıklandığı üzere; 15 Temmuz 2016 Cuma günü saat 16:00 sularında Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından verilen bilgi, Genelkurmay Karargâhında; Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı ve Gnkur. II’nci Başkanı’nın katılımıyla değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeye bağlı olarak;
a. Genelkurmay Başkanı tarafından;
(1) Silahlı Kuvvetler Komuta Harekât Merkezi telefonla aranarak, Türk hava sahasında ikinci bir emre kadar hiçbir askeri hava aracının (uçak, helikopter vb.) havalanmaması, havada bulunanların derhal üslerine dönmesi,
(2) Kara Havacılık Komutanlığına gidilerek orada bulunan personel konuları ve hava araçlarının uçmaması dahil gereken her türlü tedbirin alınması,
(3) Etimesgut’taki Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğt.Tüm. Komutanlığına gidilerek tank ve zırhlı araçlar başta olmak üzere tüm araçların hareketlerinin durdurulması ve hiçbir şekilde dışarı çıkmamaları yönünde gereken tedbirlerin alınması emirleri ilgili personele verilmiştir.
b. Gnkur.II’nci Başkanı tarafından da; Gnkur.Bşk.nın emriyle Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi aranmış ve Türk Hava Kuvvetlerine ait tüm hava araçlarının uçuşlarının durdurulması talimatı verilmiştir.
2. Bu kapsamda;
a. Türk Silahlı Kuvvetlerinin ayrılmaz bir parçası olan ve milleti için var olan Hava Kuvvetlerine sızmış olan illegal çete mensubu terörist hainlerin (FETÖ) girişimlerine yönelik olarak Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi AKAR’ın talimatları doğrultusunda büyük çoğunluktaki mensupları ile mücadele edilmiş ve durum kontrol altına alınmıştır.
b.Genelkurmay Başkanlığının, uçuşların durdurulması ve havadaki görevli uçakların indirilmesine ilişkin talimatı Hava Kuvvetleri Harekat Merkezine iletilmiş, bu direktif Eskişehir’deki Hava Harekât Merkezi tarafından tüm birliklere tebliğ edilmiş, uçuşların durdurulmasına ilişkin işlemler saat 19:26 itibariyle tamamlanmıştır. Direktif, 19:56 ve 20:31 itibariyle tüm birliklere teyyiden tekrar iletilmiştir.
3. Hava Kuvvetleri Harekât Merkezi ve Eskişehir’deki Hava Harekât Merkezinde görevli ekiplerce direktifin gereği yakından takip edilmiştir. Tüm bu ikaz ve uyarılara rağmen 21:45’ten itibaren bir kısım meydanlardan değişik tanıtıcı kodlar ve çağrı isimleri kullanılarak kalkış yapıldığı tespit edilmiştir. 
4. İllegal çete mensubu hain teröristlerce (FETÖ) öncelikle Hava Kuvvetleri Harekât Merkezinin kontrol altına alınmasının istenmesi üzerine İstanbul’da bulunan Hv.K.Komutanı Org.Abidin ÜNAL tarafından Ankara’da Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı Vekiline Hava Kuvvetleri Harekat Merkezinin teröristlerden temizlenmesi ve tüm bağlantıların kesilmesi talimatı verilmiştir. Talimatın gereği yapılarak Hava Kuvvetleri Harekât Merkezi işlevsiz hale getirilmiştir. Aynı anda tüm yetkilerin Eskişehir’deki Hava Harekât Merkezinde olduğu, Hava Kuvvetleri Harekât Merkezinin hiçbir talimatının yerine getirilmemesi, Hv.K.Komutanı talimatı olmadan hiçbir uçuşa izin verilmemesine ilişkin direktif, mesaj ile tüm birliklere yayımlanmıştır. 
5. Ayrıca Hv.K.Komutanı Ankara’da AKINCI Üssü lojmanları bölgesinde bulunan Orgeneral Akın ÖZTÜRK’ü arayarak kendisine 4’üncü Ana Jet Üssü AKINCI’dan kalkan uçakların yasa dışı olduğunu, ivedilikle AKINCI’ya giderek oradaki kalkışmada bulunanları ikna etmesini istemiştir.
6. Üs Komutanlarına verilen doğrudan direktifler sonucu, kalkışmanın 3 meydan ile sınırlı olduğu belirlenmiştir. Eskişehir Hava Harekât Merkezinde bulunan personeli takviye amacıyla üst rütbeli generaller görevlendirilmiştir. Bu işlemlerden sonra İstanbul’da Karargah dışında bulunan Hv.K.Komutanı Org. Abidin ÜNAL ve beraberindeki Muh.Hv.Kv.Komutanı Korg. Mehmet ŞANVER illegal çete mensubu terörist hainler (FETÖ) tarafından gözaltına alınmıştır. 
7. Bilahare Sn.Başbakan ve Milli Savunma Bakanı’nın bilgisi ve direktifleri doğrultusunda planlamalar yapılmış, öncelikle illegal kalkışlara reaksiyon olarak, değişik meydanlardan F-16 alarm reaksiyon uçakları kaldırılarak havadaki uçaklar inişe zorlanmış; talimatlara uymamaları durumunda vurulacağı bildirilmiştir. 
8. Müteakiben uçakların kalkış yapmalarını engellemek amacıyla meydan üzerinde baskı kurulmuş, AKINCI meydanındaki uçuş pistleri F-4 uçakları ile bombalanarak kapatılmıştır. Ayrıca aynı meydandan kalkış yapmak isteyen helikopterler taciz ateşiyle engellenerek, AKINCI meydanı kontrol altına alınmıştır. Tüm bunlara ilave olarak illegal çete mensubu terörist hainlerin (FETÖ) teslim olmalarını sağlamak maksadıyla, üs içindeki bazı noktalar bomba ile vurularak baskı devam ettirilmiş ve eylemin kırılması sağlanmıştır.
9. Bu zilleti ve rezaleti, Türkiye Cumhuriyeti Devletine, mazisi şan ve şerefle dolu Türk Silahlı Kuvvetlerine ve asil milletimize yaşatan alçaklar en ağır şekilde cezalandırılacaklardır.
10. Türk Silahlı Kuvvetleri en genç erinden en yüksek rütbeli general/amiraline kadar tüm personeliyle demokratik hukuk sistemi içerisinde Devletimizin ve yüce Milletimizin emrinde, görevinin başındadır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur."
Kaynak NtvHaber 21.07.2016  Son Güncellenem 28.07.2016

Kumpas mağdurlarına ‘Acil görev’ emri
Balyoz, Askeri Casusluk gibi davalar nedeniyle 3-4 yıl cezaevinde yatan kurmay subaylar, başarısız darbe girişiminin ardından kritik ve önemli konumlara yerleştirildi. 'Acil' koduyla göreve çağırılan kurmaylar göreve başladı.

Kumpas mağdurlarına ‘Acil görev’ emri
 
15 Temmuz gecesi yaşanan askeri darbe girişimi sonrasında Kara, Hava ve Deniz kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı’nda çok sayıda general, amiral ve subay tutuklanırken, boş kalan önemli görevlere, “kumpas davaları” olarak bilinen “Balyoz”, “Askeri Casusluk” gibi çeşitli davalardan yargılanan ve beraat eden subaylar getirilmeye başlandı.
Deniz Kuvvetleri’nde hepsi de kurmay olan ve davalardan önce amiralliklerine kesin gözüyle bakılan albaylar, kritik ve önemli konumlara yerleştirildi. Bülent Olcay Sahil Güvenlik Komutanı, Önder Çelebi Amfibi Görev Kuvvet Komutanı, Aykar Tekin Güney Görev Grup Komutanı oldu. Kurmay albaylardan Cem Okyay ve Yankı Bağcıoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanlığı emrinde kritik görevlere atandı. “Acil” koduyla göreve çağırılan kurmay albaylar, göreve başladı.
Sahiller ona emanet Emekli Hava Korgeneral Erol Olcay’ın da oğlu olan Kurmay Albay Bülent Olcay, Balyoz davası öncesine kadar geleceği en parlak subaylardan biri olarak gösteriliyordu. Balyoz kapsamında tutuklanarak Maltepe Cezaevi’ne konulan Olcay, 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olcay, 4 yıl cezaevinde kaldıktan sonra Anayasa Mahkemesi’nin (AYM)  “hak ihlali” kararının ardından 18 Haziran 2014’te tahliye oldu. Yeniden yapılan yargılamada beraat eden Olcay, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda atıl bir görevdeydi. Tümamiral Hakan Üstem’in askeri darbe girişimi nedeniyle görevden alınmasının ardından Sahil Güvenlik Komutanı oldu. Olcay, daha önce savaş filosu olan Muhrip Filotilla Komutanlığı da yapmıştı.
Komando komutanı Deniz Kurmay Albay Önder Çelebi de Balyoz davası kapsamında 3 yıl cezaevinde yattı, 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. AYM’nin “hak ihlali” kararının ardından tahliye olan ve yeniden yargılama sonucu beraat eden Çelebi, Foça’da bulunan Amfibi Görev Grup Komutanlığı’na atandı. Darbeciler tarafından rehin alınan Tuğamiral Aydın Şirin’in yerine atanan Kurmay Albay Çelebi, denizden karaya çıkartma yapabilen eğitimli komandolardan sorumlu olacak. 
Aksaz’a atandı Deniz Kurmay Albay Aykar Tekin, Balyoz’da 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 3.5 yıl hapis yatan, tahliye olduktan sonra beraat eden Tekin, Haziran 2014’te Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda göreve döndü. Atıl bir görevde bulunan Tekin, Aksaz’daki deniz üssünde Güney Görev Grup Komutanı olarak görevlendirildi. Tekin, Akdeniz ve Ege’de devriye gezen, tatbikatlara ve uluslararası görevlere katılacak firkateyn, hücumbot, korvet ve denizaltılardan sorumlu olacak.   
Görevi planlama Donanma’nın en büyük savaş gemilerinden olan TCG Gaziantep’in komutanlığını yaptıktan sonra Harekat Plan Şube Müdürü iken Balyoz soruşturması kapsamında tutuklanan Kurmay Albay Cem Okyay, Maltepe Askeri Cezaevi’nde 3 yıl yattı. 16 yıl ceza alan Okyay, AYM’nin “hak ihlali” kararının ardından tahliye oldu. Yeniden yargılamada beraat etti ve Harp Akademileri’nde göreve başladı. Okyay, darbe girişiminin ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın en önemli savaşa hazırlık birimi olan Harekât Başkanlığı Plan ve Teşkilat Daire Başkanlığı’nın başına getirildi. Okyay, deniz harekatlarının planlanması ve gemilerin seçilmesinde önemli söz sahibi olacak.  
Harekat başkanı oldu Deniz Kurmay Albay Yankı Bağcıoğlu, İstanbul Askeri Casusluk davası kapsamında 3 yıl hapis yattıktan sonra tahliye oldu ve beraat etti. Stratejist ve planlama uzmanı olan Bağcıoğlu, darbe girişiminin ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda Harekat Başkanlığı’na atandı. Harekat ve savaşa hazırlık, gemilerin seçimi ve koordinesi, personelin yönlendirilmesi gibi önemli bir görevi üstlenen Bağcıoğlu görevine başladı.
Kaynak (MİLLİYET) 22.07.2016 09.09  Son Güncellenme  28.07.2016


Kendisini hücumbota kilitleyen binbaşı ikna edildi
Donanma Komutanlığı’nda bir binbaşının kendisini hücumbotta kilitlemesi üzerine hareketli anlar yaşanırken, ikna edilen binbaşı Gölcük Asker Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

Kendisini hücumbota kilitleyen binbaşı ikna edildi
 
Dün gece, Kocaeli’nin Gölcük İlçesi’nde bulunan Donanma Komutanlığı’nda adı açıklanmayan bir binbaşının yaşadığı sorunlar nedeniyle kendisini hücumbotta bir yere kilitlemesi, hareketli anların yaşanmasına neden oldu. Donanma Komutanlığı’nda alarm verilirken, darbe gecesinde olduğu gibi Donanma Komutanlığı’nın kapılarının önüne iş makineleri, kamyon ve otobüsler çekildi. Polisler, Donanma’nın önünden geçen yolu ulaşıma kapattı. Polis, Donanma Komutanlığı’na giriş ve çıkışları yasakladı.
Gezmek için aileriyle birlikte dışarı çıkan askerlerin lojmanlarına gitmek istemesi üzerine polis içeriye girişin yasak olduğunu belirterek, gece geç saatlere kadar girişlere izin vermedi.
Binbaşının ikna edilmesi için eşi olay yerine çağrıldı. Binbaşı ile eşi de görüştü. Sabah saatlerine kadar süren görüşmelerin ardından binbaşı ikna edilerek hücumbotta kendisini kilitlediği yerden çıktı. Donanma Komutanlığı’nin içerisinde bulunan Gölcük Asker Hastanesi’ne kaldırılan binbaşıya sakinleştirici verildiği, tedavi altına alındığı bildirildi.
Yaşanan olayın ardından Donanma Komutanlığı’nın kapısının önündeki iş makineleri, otobüs ve kamyonlar çekildi.
Kaynak Türkiyegaztesi.com.tr 22.07.2016 - 08:33 Son Güncellenme 28.07.2016
 
Haluk Şahar'dan ikinci darbe emri
3’üncü Ana Jet Üs ve Konya Garnizon Komutanı Tümgeneral Haluk Şahar’ın 16 Temmuz’da ikinci darbe girişimi için harekete geçtiği ortaya çıktı.

Haluk Şahar'dan ikinci darbe emri
 
16 Temmuz sabahı 'Konya'da askeri hareketlilik' olduğunu duyurması üzerine yetkililer harekete geçip Konya 3’üncü Ana Jet Üssüne operasyon düzenlenip çok sayıda isim gözaltına alınmıştı. 
Darbe girişiminin ardından İstanbul'da tutuklanan 3'üncü Ana Jet Üs ve Konya Garnizon Komutanı Tümgeneral Haluk Şahar'ın, gözaltına alınmadan önce iddiaya göre, Üssün Hava Harekat Komutanı Kurmay Albay Mustafa Ertürk'e, 4 adet F16 uçağı hazırlayıp, ikinci darbe girişimine hazır olması için emir verdiği ileri sürüldü.
Gözaltına alınan aralarında Kurmay Albay Ertürk, Konya Hava Savunma Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanı Tuğgeneral Orhan Gündüz ile birlikte 21 asker adliyeye sevk edildi.
İSTANBUL'DAN TALİMAT
Darbe girişimi planı içinde rehin alındığı ileri sürülen 3'üncü Ana Jet Üs Komutanı ve Konya Garnizon Komutanı Tümgeneral Haluk Şahar'ın, İstanbul'da polis tarafından gözaltına alınmadan önce üsse Hava Harekat Komutanı Kurmay Albay Mustafa Ertürk'ü, arayıp, 4 adet F-16 uçağını ikinci darbe girişimi için hazırda bekletmesi talimatını verdiği öne sürüldü.
HABERİ YOKMUŞ!
Darbe karşıtı diğer askerlerin ise üsse her bir uçağın iniş ve kalkış yapmaması için hangar ve pistleri otobüslerle kapattığı öğrenildi. Darbe girişiminin ardından Tümgeneral Haluk Şahar hakkında yakalama kararının çıkması polis, Şahar'ı gözaltına almak için 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'na gitti.
İddiaya göre polisi karşılaşan Kurmay Albay Ertürk, iddiaya göre “Üniformamızın şerefini kirlettiler” diyerek hiç bir girişimden haberi olmadığı yönünde polisi kandırmaya çalıştığı ileri sürüldü.
Ertürk'ün, sorgusunda ise suçlamaları kabul etmedi ve darbe girişimiyle her hangi bir ilgisinin olmadığını söylediği öğrenildi. 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'ndaki darbe girişiminde bulunan askerlerden bazılarının ise İzmir ve Ankara'da yakalandığı öğrenildi.
Kaynak Haber10.com 22.07.2016 Son Güncellenme 28.07.2016


Darbenin Komuta Merkezi İncirlik! ABD'lilerle 12 görüşme
Darbe girişiminin Ankara Akıncılar Üssü'nden değil Adana İncirlik'ten komuta edildiği belirlendi. 39. Mekanize Tugayı Komutanı Hasan Polat, İncirlik'te ABD'lilerle 12 kez buluşmuş.

Darbenin Komuta Merkezi İncirlik! ABD'lilerle 12 görüşme
 
O BOMBALAR TSK'DA YOK
Darbeye teşebbüs gecesi Malatya Havalimanına iniş yapan 8 kargo uçağında bulunan silah ve bombaların TSK envanterinde kaydı olmadığı ve İncirlik'ten darbecilere destek amacı ile teşebbüsten bir kaç gün önce sevk edildiği iddia ediliyor. Malatya'da bulunan 2. Ordu komutanlığı İncirlik toplantılarında doğu ve güneydoğuya yönelik 16 Aralık'ta başlayacak kalkışma için ana üs seçildi. Malatya 2. Ordu karargahı olması sebebiyle bölgede özel öneme sahip. 2.Ordu Komutanı Adem Huduti ise darbeci cuntanın kilit isimleri arasında yer alıyor ve darbeye giden süreçte PKK ve cunta işbirliği ile devlet kurumları ve hükümeti itibarsızlaştırma amaçlı tüm faaliyetlerde etkin rol alan isim olarak biliniyor.
ABD'Lİ YETKİLERLE 12 GÖRÜŞME
Darbenin kurmay isimlerinden 39. Mekanize Tugayı Komutanı Hasan Polat, İncirlik'te ABD'li yetkililerle 12 buluşma gerçekleştirdi. Ayrıca Hatay Harbiye'de Washington'dan gelen farklı heyetlerle de son dönemde birçok görüşme yapan Hasan Polat'a darbenin başarıya ulaşamaması halinde Erbil üzerinden kaçış hattı açılacağı ve sonrasında ABD ve Kanada'ya geçiş hakkı verileceği garantisi verildi.
PKK MİLİSLERİ SİLAHLANDIRILACAK
ABD'nin İncirlik görüşmelerinde cuntacı subaylara Doğu ve Güneydoğu'da sivil direnişin şiddetlenmesi halinde tüm PKK-PYD militanlarının ABD tarafından silahlandırılarak darbeye destek vermeyi kararlaştırıldığı duyuruldu. Gülten Kışanak'a bu konuda başta Diyarbakır olmak üzere tüm bölgede militan ve örgüt sempatizanlarının hazır olması bilgisi verildi.
TANKER UÇAKLARI KALKAMADI
İncirlik Hava Üssü'nde konuşlu bulunan 10. Tanker Üs Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Bekir Ercan Van'ın darbe girişimine adı karışması, İncirlik'ten kalkan uçakların Ankara'da cuntacılar tarafından bombalama eylemine katılması ve darbe girişiminde kullanılan F-16'lara havada yakıt ikmali iddiaları üzerine geçici olarak kapatılmıştı. Elektriklerin tamamen kesilmeyle tanker uçakların havalanamamış ve yakıt ikmali yapamayan jetler Akıncı Üssü'ne geri dönmek zorunda kalmıştı. Darbe girişiminin bastırılmasının ardından Tuğgeneral Van ile birlikte 10 asker tutuklanmıştı. Tuğgeneral Van'ın ABD'de iltica talebinde bulunduğu belirtilmişti.
(Kaynak: Yeni Şafak) 22.07.2016 - 11:08  Son Güncellenme 28.07.2016
 

Darbe gecesi yaralanan tek milletvekili
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi gecesi yaralanan tek milletvekili olan AK Parti Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu, kendisinin durumunun iyi olduğunu belirterek, 'Dört kurşun isabet alan eşim iki ameliyat oldu, üçüncü ameliyatı 10 gün içinde olacak. Kızım taburcu edildi, başından yaralandığı için arada baş dönmeleri oluyor' dedi.

Darbe gecesi yaralanan tek milletvekili
 
Darbe girişimi gecesi Meclis'e isabet eden bomba nedeniyle eşi ve  çocuğu ile birlikte yaralanan Türkoğlu, o gece yaşadıklarını AA muhabirine  anlattı.
Türkoğlu, darbe girişiminden sonra TBMM Başkanı İsmail Kahraman ile AK  Parti Grubu'nun yaptığı, "Meclisi açık tutacağız, milletvekilleri Meclis'e  gelsin" şeklindeki duyurunun ardından, "milli iradenin temsilcileri olarak  Meclis'te olmalıyız" diye düşünerek TBMM'ye gelmek üzere eşi Betül ve kızı Cennet  Bala Türkoğlu ile yola çıktığını söyledi.
Dikmen Kapı'dan Meclis'e giriş yaptıklarını belirten Türkoğlu, şöyle  konuştu:
"Dikmen Kapı'ya aracı park ettim, 50-60 metre ilerledikten sonra, ana  binaya 5-10 metre yaklaşınca, uçaktan bahçeye atılan bomba ve helikopterin  taraması nedeniyle yaralandık. Ben bileğimden, kızım başından şarapnel parçası  ile yaralandı. Eşimin ise sağ koluna iki kurşun ve şarapnel parçası, sol omuzuna  iki kurşun ve sol gözünün yanına şarapnel parçası isabet etti. Bombanın tazyiki  ile hepimiz yere düştük. Ben eşimi ve çocuğumu yerden kaldırdım, Dikmen Kapı'ya  kadar götürdüm. Helikopterle çatışan polisler bizi farkedince yola çıkardılar ve  oradan 29 Mayıs Hastanesine gittik."
15 Temmuz darbe girişiminin demokrasiye, halka ve milli iradeye  yapıldığını vurgulayan Türkoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan  Binali Yıldırım'ın dik duruşu, siyasi parti genel başkanlarının demokrasiye sahip  çıkmaya yönelik mesajlarının, darbenin püskürtülmesinde etkili olduğunu ifade  etti.
Türkoğlu, halkın da sokaklara çıkarak, FETÖ terör örgütüne mensup  üniforma giymiş silahlı teröristlerin başkaldırısına dur dediğinin altını çizdi.
"Meclis'e atılan 10 bombanın hiçbir izahı yok"
"Milletvekillerimiz o gün Meclis'i açık tutma gayretindeyken, peş peşe  buraya atılan 10 bombanın hiçbir şekilde bir izahı yok; bunu Yunan bile yapmadı."  diyen Türkoğlu, darbe girişimini kınadı.
Bileğinden yaralandığını ancak durumunun iyi olduğunu anlatan  Türkoğlu, "Eşimin tedavisi hastanede devam ediyor; kolunda parçalı kırık var. İki  ameliyat oldu, üçüncü ameliyatı 10 gün içinde olacak. Hafif yaralı olan kızım  taburcu edildi, başından yaralandığı için arada baş dönmeleri oluyor." dedi.
Hacı Bayram Türkoğlu, darbe girişimi gecesinde hayatını kaybedenlere  rahmet, yaralılara da acil şifalar dileyerek, "Ülkede yaşayan 79 milyon  vatandaşımız, ülke dışındaki milyonlarca Türk ve Müslüman ile bizi seven  dostlarımız bizi desteklemektedir. Bunların dua ve destekleri üzerimizde olduğu  sürece, Meclis'imiz sağlıklı bir şekilde çalışmalarına devam edecektir. Ülkemiz  emin adımlarla yürüyüşüne devam edecek, Türkiye Cumhuriyeti de hep yaşayacaktır."  değerlendirmesini yaptı.
 Halkın şölen havasındaki desteklerinin devam ettiğini vurgulayan  Türkoğlu, "Milletimiz, olası ikinci bir kalkışma ya da başkaldırıya, dün olduğu  gibi bugün de gerekli dersi vermek için kararlıdır." ifadesini kullandı.
Kaynak AA 22.07.2016 13.26  Son Güncellenme 28.07.2016


Polise 'vur' talimatı verildi, sırrı çözülemedi
Bursa'da sabaha kadar polisi peşinden koşturan havadaki yabancı cisimlerin sırrı hala daha çözülemedi. Emniyet Müdürü Selami Yıldız da havadaki yabancı cisimlerin kamu binalarına inmesi durumunda vurulması talimatını verdi.
Yetkililer, şehir üzerinde uçurulan hava araçlarının drone olduğunu, halkı tedirgin etmek isteyenlerin bunu uçurmuş olabileceğini söylediler. Emniyet Müdürü Selami Yıldız da havadaki yabancı cisimlerin kamu binalarına inmesi durumunda vurulması talimatını verdi. İHA muhabirinin görüştüğü Bursa Valiliği yetkilileri, Bursa'nın hava savunma ve radar sisteminin net olarak izlendiğini belirterek, "Burada uçan tüm uçaklar ayrı, helikopterler ayrı takip edilmektedir. Dün akşam sabaha kadar çok yoğun uçak trafiği oldu. Hava radar merkezi teknik olarak açıklama yaptı. Yoğunluktan dolayı uçakları 2000 metreye kadar indirip sıraya koydular. Gemlik üzerinde üç tane arka arkaya uçaklar vardı" dediler.
Yetkililer, Bursa'da uçan yolcu uçakları haricinde helikopter olmadığını kaydederken, "Onun dışında bazı noktalarda drone uçuşları oldu. Darbe girişimi sonrası halkı tedirgin etmek isteyen bazı gruplar drone uçurarak panik meydana getirmek istiyor olabilir" dediler. Öte yandan, Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri de sabaha kadar havada uçan cisimleri takip etti. Yabancı cisimler Mudanya ve Gürsu ilçeleri ile Ovaakça'daki çevrim santrali, Muradiye, Teleferik, Çekirge, Yunuseli, Demirtaş semtleri üzerinde görüldü. Polis telsizlerinden havada uçan cisimler, "kanat" koduyla anons edilirken, Emniyet Müdür Yardımcıları ve bazı şube müdürleri de yabancı cisimleri takip edebilmek için bir çok noktada araştırma yaptı. Havada panik yaşatan cisimlerle ilgili anonslar sabah 05.00 sıralarında kesilirken bu cisimler Yalova istikametine gözden kayboldu. 
Kaynak Tgrthaber.com 22.07.2016 14.16 Son Güncellenme 28.07.2016
 
Hainlerin cebinden çıkan '1 dolar' ne anlama geliyor?
15 Temmuz darbe girişiminin ardından yakalanan hainlerin hepsinin cebinden çıkan '1 dolar'ı Gülen'in okuyup üflediği ortaya çıktı.

Hainlerin cebinden çıkan '1 dolar' ne anlama geliyor?
 
Darbeci askerlerin cebinden çıkan ve ne anlama geldiği merak edilen '1 dolar'ları FETÖ elebaşısının okuyup üflediği ve paralelci askerlerin arasında bir şifre olduğu ortaya çıktı.
Ayrıca NTV’den Gökhan Gerçek’in haberine göre,  darbe girişiminin bertaraf edilmesinin ardından Genelkurmay karargahında yüklü miktarda döviz ele geçirildi. Darbeci subayların, darbenin ardından dövizin artacağını ön görerek tüm  hesaplarını boşaltıp dövize çevirdiği iddia ediliyor
Kaynak Türkiyegazetesi.cm.tr,Ntv 22.07.2016 15.15 Son Güncellenme 28.07.2016
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan Meclis'i ziyaret edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, saat 18.00'de TBMM'ye gelecek. Erdoğan, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde, Meclisin bombalanan bölümlerinde incelemelerde bulunacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Meclis'i ziyaret edecek
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, saat 18.00'de TBMM'ye gelecek. Erdoğan, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde, Meclisin bombalanan bölümlerinde incelemelerde bulunacak ve TBMM Tören Salonu'nda konuşma yapacak.  
Kaynak : AA  22.07.2016 - 14:24  Son Güncellenme 28.07.2016

Darbeye direnen komutanlara suikast girişimi!
Eskişehir'deki Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi'nin önünde yoğun hareketlilik gözleniyor.

Darbeye direnen komutanlara suikast girişimi!
 
Darbe girişimi esnasında darbecilere karşı operasyonların yönetildiği Eskişehir'deki Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi'nin önünde yoğun hareketlilik gözleniyor. Bir yüzbaşının suikast girişimi şüphesiyle gözaltına alındığı öğrenildi.
Hala albay rütbesinde FETÖ'cü subayların bulunması nedeniyle merkezde bulunan ve darbecilerle mücadele eden üst rütbeli komutanların can güvenliğinden endişe ediliyor.
Kaynak YeniŞafak 22.07.2016 14.25 SonGüncellenme 28.07.2016

 
Aynı sofraya oturduğu arkadaşı tarafından şehit edildi
15 Temmuz darbe girişimine karşı mukavemet gösterdiği için şehit edilen Topçu Astsubay Kıdemli Başçavuş Bülent Aydın'ı öğle yemeğini birlikte yediği arkadaşı şehit etmiş.

Aynı sofraya oturduğu arkadaşı tarafından şehit edildi
 
Başarısız darbe girişiminde bulunanlara karşı mukavemet gösterdiği için şehit edilen Kara Kuvvetleri Komutanı'nın koruması Topçu Astsubay Kıdemli Başçavuş Bülent Aydın için taziye çadırı kuruldu. Taziye ziyaretine giden Vali Ahmet Turgay Alpman'a şehidin ağabeyisi Abbas Aydın "Kardeşim Bülent öğle yemeğini birlikte yediği arkadaşı tarafından şehit edildi" dedi.
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak'ın koruması Topçu Astsubay Kıdemli Başçavuş Bülent Aydın, 15 Temmuz gecesi Genelkurmay Başkanlığında FETÖ/ PDY'cilere mukavemet gösterdiği gerekçesiyle şehit edildi. Bülent Aydın'ın cenazesi, 17 Temmuz günü Ankara Kocatepe Camii'nde kılınan cenaze namazı sonrası Ankara'da Cebeci Şehitliği'nde toprağa verilirken, babasının oturduğu Iğdır'ın Karakoyunlu ilçesine bağlı Taşburun Köyü'nde taziye çadırı kuruldu.
"ÖĞLE YEMEĞİNİ BİRLİKTE YEDİĞİ ARKADAŞI ŞEHİT ETTİ"
Vali Ahmet Turgay Alpman beraberinde İl Emniyet Müdürü Yüksel Babal, İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Kahraman Dikmen, Karakoyunlu Kaymakamı Nursan Vural Zorlu olduğu halde Taşburun Köyü&ne giderek şehidin yakınlarına taziye ziyaretinde bulundu. Şehit Bülent Aydın'ın ağabeyisi Abbas Aydın, "Kardeşim Bülent, öğle yemeğini birlikte yediği arkadaşı tarafından şehit edildi" dedi. Taziye çadırında konuşma yapan Vali Ahmet Turgay Alpman, şöyle devam etti:
"İNSANIN İÇİNDEN VURULMASI ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY"
"Milli iradeye karşı 15 Temmuz gecesi akılalmaz bir olay yaşandı. Kara Kuvvetleri Komutanımızın koruması olan Bülent kardeşimiz görevini yaparken şehit düştü. Bunun acısını burada yaşıyoruz. Ateş düştüğü yeri yakıyor. İnsanın içinden vurulması çok kötü bir şey. Seçilmiş insanların yönettiği bir lidere karşı, Cumhurbaşkanımıza karşı böyle bir harekete girişildi. Vergilerimizle aldığımız silah, uçak, helikopterlerle vatandaşların üzerine bombalar, kurşunlar yağdırıldı. Bunu yapanlar Türk Silahlı Kuvvetleri'nin çok az bir kısmıdır. Siahlı Kuvvetler mensubu arkadaşlarımız burada yanımızdadır. Bu vatan ordusuyla güçlüdür. Biz vatanı ordusu, milletiyle bir bütünüz. Bu bütünlük zedelenemez."
Kaynak tgrthaber.com 22.07.2016 15.30   SonGüncellenme 28.07.2016


Marmaris'te komando sevkiyatı!
400'e yakın komando dağlara götürülüyor. 3 asker dolusu helikopterler peş peşe Marmaris stadyumundan kalktı.

Marmaris'te komando sevkiyatı!
 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün  (FETÖ) darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın  ayrılmasının ardından, Muğla'nın Marmaris ilçesinde konakladığı otele saldırı  düzenleyen askerleri yakalamak için sık ormanlık alanlardaki arama çalışmalarında  askeri teknolojinin son imkanları kullanılıyor.
Darbe girişiminin olduğu gece Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konakladığı  Marmaris İçmeler yolundaki Grand Yazıcı Otele saldırı düzenleyen askerleri  yakalamak için, asker ve polis müşterek çalışmalarını sürdürüyor.
Aramaların yoğunlaştırıldığı bölgede Bornova 2. Jandarma Tugay  Komutanlığına bağlı özel eğitimli, tamamı rütbelilerden oluşan askerlerin sık  ormanlık alandaki arama çalışmaları, AA muhabirlerince görüntülendi.
Arama çalışmalarında timler, askeri teknolojinin son imkanlarını  kullanıyor. Yer yer sarp arazinin üzerinde dronlar uçuruluyor. Gruplara ayrılarak  ormanlık alanda saklandıkları düşünülen FETÖ üyesi askerleri arama çalışmalarında  "kobra" tipi araçlardan aktif şekilde yararlanılıyor. Gündüz ve gece termal görüş  sisteminin yanı sıra uzun mesafelere nokta atışı yapabilme imkanına sahip  kobralar, askerlerin arama çalışmalarında işini kolaylaştırıyor.
24 saat araziyi boş bırakmayan askerler, yemek molalarıyla zaman  kaybetmemek için kumanyalarındaki fazla yer kaplamayan kurutulmuş etleri yiyerek  tarama faaliyetlerini sürdürüyor. 35 dereceyi bulan hava sıcaklığına rağmen  askerler, sık ormanların içinden ilerleyerek kaçak askerleri bulmaya çalışıyor.
Arama çalışmaları, özellikle darbeci askerlerin ihtiyaçları için  gelebilecekleri düşünülen dere yataklarında yoğunlaştırılıyor.
Teröristlerin kaçtığı düşünülen ormanlık alanlardan kara yollarına  inen noktalar, askerler ve polis tarafından tutuldu. Bornova 2. Jandarma Tugay  Komutanlığından arama çalışmalarına katılmak üzere takviye birliklerin de yola  çıktığı öğrenildi.
Kaynak Ajanslar 22.07.2016 17.33   SonGüncellenme 28.07.2016
 


Erdoğan meydan okudu! Bütün etaplarınızla gelin!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TBMM'de yaptığı konuşmada FETÖ'ye meydan okudu, 'kaç etabınız varsa hepsiyle gelin' dedi.
Darbe girişimi gecesi cuntacılar tarafından bombalanan TBMM'yi ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada bir konuşma yaptı.
Meclis'in bombardıman sonucu yıkılan bölümlerinin fotoğraflarını Batılı muhataplara gönderileceğini ifade eden Erdoğan, "Meclisimizin bu halini görünce gerçekten büyük bir hüsran yaşadım" dedi.
Başarısız olan darbe girişiminin ardından, "ikinci etap gelecek, üçüncü etap gelecek" şeklindeki söylentilere de değinerek "tüm etaplarınızla birlikte gelin" ifadesini kullandı.
Erdoğan şöyle konuştu:Meclis'imizin bu halini görünce gerçekten büyük bir hüsran yaşadım.
Bunu yapanların Türkiye Cumhuriyeti'nin askeri olması mümkün değil. Bunlar çok açık net teröristlerdir.
Bunların Pensilvanya'daki yöneticisi oradan meydan okuyor kendine göre. Bir taraftan da Türkiye'den kaçıp oradaki çiftliklerinde buluştukları kişilerle beraber burayı izlemeye kalktılar. Hamdolsun. Rabbim'in lütfu, bekledikleri neticeyi alamadılar.
İKİNCİ BİR TALİMATA KADAR SAKIN MEYDANLARI BIRAKMAYIN
Ben milletime şu çağrıda bulunuyorum: İkinci bir talimata kadar sakın bu meydanları bırakmayın. 
Nihai kararı milletimizle beraber vereceğiz. Bu öyle bir virüs ki metastaz yapmış. Hiç ummadığınız bir yerden tekrar üreyebilir. Ama biz bunu minimize etmek durumundayız.
Bunlar takiyyeyi çok başarılı yapıyorlar. Kendilerini çok iyi gizliyorlar. Bunlar, bukalemuna saygısızlık olur. Ondan öteler. 
BATI PARANTEZ İÇİNDE KINAMALAR YAPMASIN
Meclis'imizi gezerken gördüğüm hal şu anda dünyaya bir örnektir. Eğer Batı gerçekten demokrasiye inandığını söylüyorsa, bize sağdan soldan ikircikli tavırlarla, parantez içinde kınamalar yapmasınlar. 
Biz Dışişleri'miz vasıtasıyla tüm dünyaya bu fotoğrafları göndereceğiz. Halkın oylarıyla seçilmiş iktidara çıkıp da bundan sonra kolay kolay diktatör demezler.
BENİM MİLLETİM BU OLAYDA DÜNYAYA ÖRNEK OLDU
Ben milletimi çok çok iyi tanıdığımı zannediyorum. Benim milletim şu olayda dünyaya bir örnektir. 
Benim milletim elhamdüllillah tankların karşısında dimdik durmuş, çocuğuyla kadınıyla erkeğiyle şehadete yürümüşlerdir. Bu çok önemliydi.
NE KADAR ETABINIZ VARSA HEPSİYLE GELİN
Birçok virüsler dolaşıyor, 'ikinci etabı, üçüncü etabı gelecek' diyorlar. Ne kadar etabınız varsa hepsiyle beraber gelin. O gece zaten milletim size gerekli olan cevabı verdi.
Bazıları diyor ki "bu kadar çok kişiyi içeri almak doğru mu?" İşte şimdi adalet çalışıyor. Çünkü gecikmiş adalet, adalet değildir.
OHAL ÇIKINCA MİLLET MARKETLERE DEĞİL MEYDANLARA KOŞTU
OHAL çıktı. Çıktı da, millet marketlere mi koştu? Yoksa millet evinden çıkıp meydanlara mı koştu? Eskiden OHAL çıktığı zaman millet marketleri bakkalları boşaltıp evine stok yapardı. Ama şimdi tam tersi oldu.
EVELALLAH HAZIRLIKLARIMIZ VAR
Bazıları diyorlar ki, 'böyle dönemlerde finans sıkıntısı çekilir.' Evelallah Türkiye böyle bir finans sıkıntısını çekmeyecek. Bizim hazırlıklarımız var bu noktada.
Tüm yatırımcılarımız, sakın yatırımlarınızı askıya almayın, aynı kararlılıkla yolunuza devam edin. Devlet olarak biz de devletin altyapı, üstyapı yatırımlarında asla ara vermeyeceğiz.
Kaynak Haber7.com 22.07.2016 21.35 Son Güncellenme 29.07.2016
 

Erdoğan'dan helikopter pilotuna: Mertçe söyleyin kimden yanasınız?
Darbe girişimi sürerken Erdoğan kendisini götürmeye gelen helikopter pilotlarına "Bana mertçe söyleyin, kimden yanasınız?" diye sordu. Pilotların cevabı ise "Sizden yanayız. Öleceksek de birlikte öleceğiz." oldu.

Erdoğan'dan helikopter pilotuna: Mertçe söyleyin kimden yanasınız?
 
Posta gazetesi 15 Temmuz darbe gecesi Marmaris'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile pilotlar arasında geçen diyaloglara yer verdi.
İşte 15 Temmuz gecesi Marmaris'te yaşanlar:
Cumhurbaşkanı Erdoğan darbe girişimi haberini ailesi ile 4 gündür tatilde olduğu Marmaris Grand Yazıcı Mares Otel'de aldı. 6 saatlik gergin bekleyiş sonrası helikopter ile otelden ayrılmaya karar verildi. Cumhurbaşkanlığına ait helikopter otelin karartılmış pistine ışıkları söndürmüş olarak indi.
YANINDA AİLESİ VARDI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, kızı Esra Albayrak, damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak, torunları; 11 yaşındaki Mahinur, ve 7 aylık Sadık ile helikoptere geldiler. Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ile Koruma Başmüdürü Muhsin Köse de yanındaydı.
MERTÇE SÖYLEYİN KİMDEN YANASINIZ?
Tayyip Erdoğan kokpitteki iki pilotun yanına gitti ve çok kararlı bir sesle şöyle dedi: "Bana mertçe söyleyin, kimden yanasınız?"
ÖLECEKSEK DE BİRLİKTE ÖLECEĞİZ
Pilotlar da aynı kararlılıkla Erdoğan'a şu yanıtı verdi: "Sizden yanayız. Hem de sonuna kadar. Sizi ve ailenizi gideceğiniz yere ulaştırmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Öleceksek de birlikte öleceğiz." Bunun üzerine Erdoğan 'sağolun' dedi.
ALÇAK UÇUŞ
Dalaman Havaalanı'na giden helikopter tüm ışıklarını söndürmüş olarak alçaktan riskli bir uçuş yaptı. Askeri radarlara yakalanmamak için böyle olması gerekiyordu.
15 DAKİKA SONRA DARBECİLER BASTI
Helikopter kalktıktan sadece 15 dakika sonra da darbeci askerlerden oluşan suikast timleri otele geldi. İçeride olduklarını düşünüp Erdoğan ile ailesinin kaldığı evleri çok yoğun ateş altına aldılar.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 23.07.2016 10.04 Son Güncellenme 29.07.2016


'Sur'da bile üzerimize bu kadar ateş edilmedi'
Bizim elimizde sadece tabanca vardı. Onların helikopteri, tankı, hatta F-16 jetleri vardı. Sur’da nereden ne geleceğini az çok biliyorduk ama burada iş çok daha farklıydı.

'Sur'da bile üzerimize bu kadar ateş edilmedi'
 
Darbe girişiminin olduğu 15 Temmuz gecesinde yaşananları darbecilerin silahlarıyla ve bombalarıyla yaralanan siviller ve polisler anlattı. “Memleket meselesinin davetiyesi yok” diyen Levent Ülgen, o gece yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Jetlerin havada o saatte alçak uçuş yaptığını görünce bir şeylerin ters gittiğini hissettim. Vatan millet konusunda biraz duyarlıyımdır. Köprüyü asker kapatmış diye televizyondan görünce 11, 13 ve 15 yaşlarındaki çocuklarımı evde bırakıp, Demetevler’deki evimden arabama atlayıp Cumhurbaşkanlığı Külliyesine gittim. Henüz olaylar yeni başlamıştı. Tanklar sonradan geldi. Külliyenin önünde 10 kişiydik. Zaman geçtikçe akın akın çoğaldık. Askerlerin bize silah doğrultmasına rağmen kesinlikle onlara şiddet uygulamadık. Taa ki önümüzdeki bir arkadaşım asker kurşunuyla vuruluncaya kadar. ‘Asker bizden’ düşüncesiyle hep hareket ettik. Asker aşağıda sıkışınca bir F-16 polislerin üzerine bomba bıraktı. Hepsi şehit oldu. ‘Gidip de gelemeyebilir’ düşüncesi hep vardı. Ama birilerinin cesaretli olması gerekiyordu. Bu yüzden en önde olmam lazımdı. Kalabalık psikolojisiyle birileri kaçarsa herkes kaçabilir, birileri dik durursa herkes dik durabilirdi. Ben de bu tür konularda ölüme gidebilecek cesarette olduğum için en önde yer aldım. F-16’ların attığı bombadan yaralandım. Bile bile çatışmanın içine gittik. Vurulduğumuzda kelime-i şehadet getirdim. Polis özel harekât aldı bizi. Can pazarıydı. Ambulansı nerede buluyorsunuz. Yolda bir ambulansla karşılaştık ve bizi ona naklettiler. Çocuklarımızı vatan millet sevgisiyle büyüttüğümüz için onlar da müsterihler. Sülalemden bu olaylarda 1 şehit, 3 tane yaralı var. Bu durumla gurur duyuyoruz. Darbeye karşı durmasaydık annem bizi evlatlıktan reddederdi. Konuşmaz bizimle, ‘nasıl evlatsınız nasıl erkeksiniz’ derdi. Yaralandım ama darbeyi önlediğimiz için çok gururlu ve mutluyum...”
Ülgen’in annesi: “Üç çocuğum da o gün sokaklara çıkıp darbecilere vatanı teslim etmedi. ‘İyi ki yaptınız’ dedim. Yine gitseler, ‘niye gidiyorsunuz’ demem. Direnmeye gitmeselerdi ben ‘çıkın sokaklara direnin’ derdim. Vatandaşa kurşun sıkan darbecilerde de Müslüman kanı var diyemem. Vatan her şeyden önce gelir...”
BENİ BU DEVLET BÜYÜTTÜ
Polis memuru Serkan Erdinç, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “İzinliydim. Bize anons geldi ve bütün polisleri göreve çağırdılar. Ankara Emniyeti’nin önüne gittiğimizde askerlerin tanklarını gördük. Biz önce karşımızda askerler olduğu için silah çekmedik ancak onlar tanktan ateş etmeye başladı. Yukarıdan da helikopter tarıyordu. Çok fazla şehit düşen ve yaralanan arkadaşım oldu. Merminin biri midemi delmiş, ayağıma da bombanın şarapneli saplanmıştı. Ben öksüz büyüdüm. Beni bu devlet büyüttü, yetiştirdi. Diyarbakır Sur’da da görev yaptık. Sur’da teröristlerle çatıştım ama bu kadar ateş edilmedi üzerimize. Sur’da nereden ne geleceğini az çok biliyorduk ama burada iş çok daha farklıydı. Canımızı verir, Emniyeti vermezdik.”
"KARDEŞİZ" DEDİK DİNLEMEDİLER
Polis memuru Ahmet Erdem ise ihanet gecesini şöyle anlatıyor: “Helikopter MİT’i tarıyordu. Tankların içindeki askerlere, ‘Hepimiz kardeşiz. Bu yanlıştan dönün’ diye bağırdık. Ama bizi dinlemeyip tankın içinden ateş açtılar. Şah damarım parçalandı. Vatandaşlar bize destek verince çatışmaya başladık. Bizim elimizde sadece tabanca vardı. Onların helikopteri, tankı, hatta F-16 jetleri vardı. Beni en çok etkileyen durum vatandaşların tekbir getirerek bize destek olmasıydı. Hastanede uyandığımda ilk sorum, ‘Darbe başarılı oldu mu?’ sorusu oldu. Çünkü darbe başarılı olsaydı yaşamanın anlamı yoktu.”
ÇOCUKLARIM GURUR DUYUYOR
Altındağ Belediyesi Meclis üyesi Kazım Çakır da yaşadıklarını şu şekilde aktarıyor: “Genelkurmay’ın önündeydik. Bir astsubayın ateş emri verdiğini duyduk. Çatıdan keskin nişancılar ateş açmaya başladı. Celalettin İbiş arkadaşımız şehit düştü. Ben ve arkadaşlarım da yaralandık. Benim iki ayağıma da mermi isabet etti. Ayaklarımı kemerle bağlayarak tampon yaptılar. Vatandaşlar beni Güvenpark’a kadar sırtında taşıdı. Orada ambulansa aldılar. Altındağ Belediye-si’nden 10 arkadaşımız yaralandı. ‘Memleket için öleceksek bugün öleceğiz’ dedik. Çocuklarım beni aradı ikna etmeye çalıştı ama geri dönmedim. Biz gitmeseydik bu darbe girişimi başarılı olabilirdi. Şimdi çocuklarım ‘İyi ki gitmişsin baba, seninle gurur duyuyoruz’ diyor.”
"İçim rahattı çünkü ya gazi ya da şehit olacaktım"
Sokağa çıkarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) önünde, koluna girip sırtından çıkan kurşunla yaralanan 14 yaşındaki Adviyye Gül İsmailoğlu anlatıyor: “Bu olayı TV’de gördüğümde şok oldum, ülkemi asla yem edemezdim. Annem, babam ve ablamla çıktık. Saraçhane’de asker, 1-2 el havaya ateş açtıktan sonra ön taraftakilerin ayaklarına sıkmaya başladı. Buna rağmen halk artınca hepimizi taramaya başladılar. Onlar bizim askerimizdir bizi vuramazlar diye düşünüyorduk ama vursalar da şehit olmak, gazi olmak istiyorduk. O açtıkları ateş sırasında vuruldum. Vurulduğum an şok oldum inanamadım, kurşunun kolumdan girip sırtımdan çıkması beni çok etkiledi ama içim rahattı çünkü gazi ya da şehit olacaktım, ilk, plastik mermi olduğunu düşündüm ama değilmiş. Bundan sonra da elimden geldiğince vatanım için dinim için savaşacağım...”
"Meclis’e bomba atmayı Yunan bile yapmadı"
FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi gecesi yaralanan tek milletvekili olan AK Parti Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu anlatıyor: “Darbe girişiminden sonra TBMM Başkanı İsmail Kahraman ile AK Parti Grubu’nun yaptığı, ‘Meclisi açık tutacağız, milletvekilleri Meclis’e gelsin’ şeklindeki duyurunun ardından, ‘milli iradenin temsilcileri olarak Meclis’te olmalıyız’ diye düşünerek TBMM’ye gelmek üzere eşim Betül ve kızım Cennet Bala ile yola çıktık. Dikmen Kapı’dan Meclis’e giriş yaptık. 50-60 metre ilerledikten sonra ana binaya 5-10 metre yaklaşınca, uçaktan bahçeye atılan bomba ve helikopterin taraması sebebiyle yaralandık. Ben bileğimden, kızım başından şarapnel parçası ile yaralandı. Eşimin ise sağ koluna iki kurşun ve şarapnel parçası, sol omuzuna iki kurşun ve sol gözünün yanına şarapnel parçası isabet etti. Helikopterle çatışan polisler bizi fark edince yola çıkardılar ve oradan hastaneye gittik. Benim durumum iyi. Eşimin kolunda parçalı kırık var. İki ameliyat oldu, üçüncü ameliyatı 10 gün içinde olacak. Kızım başından yaralandığı için arada baş dönmeleri oluyor. Milletvekillerimiz o gün Meclis’i açık tutma gayretindeyken, peş peşe buraya atılan 10 bombanın hiçbir şekilde bir izahı yok; bunu Yunan bile yapmadı. Milletimiz, muhtemel ikinci bir kalkışma ya da başkaldırıya, dün olduğu gibi bugün de gerekli dersi vermek için kararlıdır...”
Vurulan oğlunu bırakıp direnişe devam etti
Genelkurmay Başkanlığı önünde oğlu Eren Topal’ın vurulmasına rağmen darbecilere karşı mücadelesini sürdüren 48 yaşındaki anne Aysun Topal anlatıyor: “Kız kardeşim ve çocuklarıyla da toplanıp Meclis’e gittik. Genelkurmay Başkanlığı’nın önüne vardığımızda askerin ateş açacağı aklıma gelmedi. Oradan diyorlar ‘Annem geri çekil’... Ben diyorum ‘Niye geri çekilelim, bizi öldürecekler mi sanki?’ O gençlerin vurulup, döküldüğünü gördükçe ‘Bunlar bize resmen öldürmek için ateş ediyorlar’ dedim. O arada çocuğum vurulmuş, vurulduktan sonra kız kardeşim bağırdı ‘Eren vuruldu, Eren vuruldu’... Oğlum hiç aklıma bile gelmedi, ben onlara bağırıyorum, ‘Oğlum vurulursa vurulsun, dert değil, eceli geldiyse gider, gelmezse zaten hastaneler var, götürün siz’ dedim. ‘Sen de gel’ dediler. Ben niye geldim buraya? ‘Oğlum, kızım, bacım vuruldu’ diye peşine düşmek için gelmedim. Askere bağırıyorum ‘Senin adın Mehmet, Hüseyin, Ahmet değil miydi? Sen Hazreti Muhammed aleyhisselamın, Muhammed isminin küçüğü Mehmetçik değil miydin? Sen nasıl bir süt emdin de bu vaziyete geldin. Size neler verdi de Fetoş, siz Türk halkına, bu Müslüman halka bunu yapıyorsunuz?.. Orada gerçekten solcusu da sağcısı da vardı. MHP’lisi de vardı, vatan sevgisiyle gelen CHP’lisi de vardı, hepsi vardı, bunlara şahit oldum. Rabbim bizi vatansız bırakmasın. Tek utandığım şey, insanların gece vakti marketleri doldurup, evlere erzak almalarıydı. Senin vatanın elden gidiyor, hiçbir şey yeme...”
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 23.07.2016 06.35 Son Güncellenme 29.07.2016
 

Darbe girişimi başarısız olunca saf değiştirip darbeci askerlere operasyon yaptı
Darbe girişiminden sonra gözaltına alınan Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı Korgeneral Demirarslan'ın kendini darbe karşıtıymış gibi gösterdiği oraya çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik saldırıyı Korgeneral Demirarslan, Çiğli'deki üsten bizzat yönetti. Ancak girişim başarısız olmaya başlayınca saf değiştirip darbeci askerlere operasyon yaptı.

Korgeneral-Hasan-Hüseyin-Demirarsla.jpg
 
Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı Korgeneral Hasan Hüseyin Demirarslan’ın darbe karşıtı olduğu sanılıyordu.
Darbe girişimine katılan askerlere karşı yürütülen operasyonun emrini veren isimdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik saldırıyı bizzat komuta ettiği ortaya çıktı.
Gözaltına alınan Demirarslan, darbe girişimi başarısız olunca kendini darbe karşıtıymış gibi gösterdi.
Darbe girişimi haberini aldıktan sonra Çiğli 2. Ana Jet Üssü Komutanlığı’na gitti. O sırada komutanlık, darbe yanlısı askerler tarafından yönetiliyordu.
İddiaya göre, askerler planladıkları gibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı rehin alsaydı Korgeneral Hüseyin Demirarslan'ın yanına getirecekti.
Bu yüzden de Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı, İzmir Çiğli Askeri Üssü’nde gece 03:30'a kadar bekledi ve darbe girişimini komuta etti.
Ancak durum tersine döndü, darbenin başarısızlığı netleşince saf değiştirip gece Eskişehir'e döndü, komutayı ele aldı. Bu kez darbe yanlısı askerlere karşı operasyon yönetti.
Askerlerin elindeki F-16’lar ve süper kobra helikopterleri takibe aldı. Pistleri bombalama talimatı verdi.
Bu talimat üzerine Eskişehir'den havalanan jetler Akıncı Üssü'nün pistini bombalarla delik deşik etti. Darbe yanlısı askerlerin F-16'larının kalkış yapması da önlendi.
Korgeneral Demirarslan, seri katil Atalay Filiz'in öldürdüğü Göktuğ Demiraslan'ın babası.
Kaynak ntvhaber 23.07.2016  Son Güncellenme 29.07.2016


Çiğli'de derslikler arandı, silahlara el konuldu
Marmaris'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaldığı otel baskınıyla ilgili Çiğli 2. Ana Jet Üssü Komutanlığı'ndaki derslikler didik didik edildi.

Çiğli'de derslikler arandı, silahlara el konuldu
 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) kanlı darbe girişiminde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı Marmaris'teki otele  gerçekleşen baskın araştırılıyor.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, gözaltına alınan bazı askerlerin ifadeleri sonucu Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda konuşlu MAK timlerinin eğitim gördüğü dersliklerde arama yapılmasını istedi. Polisin MAK dersliklerindeki araması savcı nezaretinde gerçekleşti.
Dersliklerde bulunan 10 ağır makineli silah ve mühimmatına, tabancalara, miğferlere, hücum yeleklerine, sırt çanlarına ve askeri malzemelere el konuldu.Aramada saldırıda yaralanan, İzmir'deki hastanede tedavisi süren Deniz Kurmay Yüzbaşı Haldun Gülmez'e ait olduğu tahmin edilen, üzerinde kan lekesi olduğu belirlenen sırt çantası ve silah da ele geçirildi.
El konulan malzemelerin otele düzenlenen saldırıda kullanılıp kullanılmadığı, kriminal inceleme sonucu ortaya çıkacak.Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast düzenlemek için gelen darbeci askerlerin, suikast girişimini miğferlerinin üzerine taktıkları aksiyon kamerasıyla kaydettikleri ortaya çıktı.
Kaynak Haber7.com 23.07.2016 15.22   Son Güncellenme 29.07.2016


Fethullah Gülen'in yeğeni gözaltına alındı
Fethullah Gülen'in yeğeni Muhammet Sait Gülen, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında Erzurum'da gözaltına alındı.

muhammet gülen.jpg
 
FETÖ'nün darbe girişiminin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında gözaltılar sürüyor.
Bu kapsamda, daha önce Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Yücel Erkman'ın başlattığı 2010 KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin soruşturmada da şüpheli bulunan Gülen'in yeğeni Muhammet Sait Gülen hakkında gözaltı kararı verildi.
Alınan bilgiye göre, Erzurum'da gözaltına alınan yeğen Gülen, Ankara'ya getirilecek.
Muhammet Sait Gülen, terör örgütü üyeliğinin yanı sıra 2010 KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin soruşturmada da sorgulanacak.
Kaynak ntv.com.tr 23.07.2016 Son Güncellenme 29.07.2016

 
Darbeci komutan kendini astı
Darbe girişiminde bulunduğu gerekçesi ile tutuklanarak Silivri Cezaevine konulan üst rütbeli bir subay cezaevinde intihar etti.

Darbeci komutan kendini astı
 
Darbe girişiminin ardından tutuklanan ve üst düzey rütbeli olduğu öğrenilen İsmail Çakmak tutuklu bulunduğu Silivrivri Cezaevine bugün intihar etti.
İntihar'a ilişkin tutulan tutanakta B Blok 25 nolu odada tutulan Eyüp Cenger Güler'in acil çağır butonuna basılması üzerine görevlilerin odaya gittiği aktarıldı.
Odaya gidildiğinde Güler'in oda arkadaşı Çakmak'ın kendini merdiven boşluna çarşafla astığını söylediği aktarıldı. Boğazındaki çarşafından kurtarılan Çakmak'ın yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiği tutanakta yer aldı.
İntihara ilişkin detaylı inceleme başlatan savcılık soruşturma başlattı.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 23.07.2016 19.42 Son Güncellenme 29.07.2016


O kadın F-16 savaş pilotu tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, şu ana kadar bin 908 şüpheli tutuklandı. Tutuklananlar arasında 15 Temmuz gecesi İstanbul Üzerinde F-16'yla uçuş yaptığı tespit edilen kadın savaş pilotu Kerime Kumaş da var.

O kadın F-16 savaş pilotu tutuklandı
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunun  yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve savcılık işlemleri de  tamamlanan çoğu asker şüphelilerden gruplar halinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet  Sarayına sevk edilenlerin işlemleri tamamlandı.
Şu ana kadar tutuklanmaları talebiyle İstanbul sulh ceza  hakimliklerine sevk edilen şüphelilerden aralarında 12 general ve bir amiral,  polis, öğretmen ve askerlerle askeri hakim savcıların da bulunduğu bin 908'i  tutuklandı.
Hakim ve savcılara ilişkin soruşturmada da İstanbul genelinde görev  yapan 218 hakim ve savcı tutuklanmıştı.
Tutuklananlar arasında, 170 Hava Harp Okulu öğrencisi, 73 askeri okul  öğrencisi, 6 tuğgeneral, 5 tümamiral, 14 yarbay, 56 yüzbaşı ve 12 askeri hakim  bulunuyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinde görevli 4 kişi de tutuklananlar  arasında yer alıyor. Bunlar arasındaki Mehmet Tunç'un FETÖ'nün belediyedeki imamı  olduğu iddia edildi.
KADIN F-16 PİLOTU TUTUKLANDI  
FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında Sabiha Gökçen'den sonra ilk kadın savaş pilotu olarak görev yapan ve darbeye teşebbüsün yapıldığı 15 Temmuz gecesi İstanbul üzerine F-16 ile uçuş yaptığı tespit edilen  Kerime Kumaş'ın da Yalova'da tutuklandığı öğrenildi.
Yunanistan'da tutuklanan askerler hakkında ise iade sürecinin  başladığı belirtildi.
12 AVUKAT GÖZALTINA ALINDI
FETÖ darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 50  avukat hakkında da gözaltı kararı çıkarıldı. Hem İngiliz, hem de Irak vatandaşı  olan 1 avukatın da aralarında bulunduğu 12'si yakalandı.
Soruşturma kapsamında Ergenekon ana davasının sanıkları arasında yer  alan emekli Orgeneral Nusret Taşdeler'in kardeşinin de aralarında bulunduğu 3  tümgeneralle bir tuğgeneral de gözaltına alındı.
Devlet yetkililerine suikast düzenleyecekleri iddia edilen Beykoz'daki  SAT (Su Altı Taarruz) Komutanlığındaki komandoların imamı oldukları iddia edilen  Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) uzmanı "hidayet" kod adlı Kemal  Işıklı ve Emre Aksoy'un da soruşturma kapsamında gözaltına alındığı belirtildi.
ERLERİN İFADELERİ ALINACAK
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İstanbul genelinde bulunan bütün  askeri birliklerin giriş çıkışlarındaki kamera kayıtları alındı. Ayrıca  aramalarda ele geçirilen kırılmış vaziyetteki Harddisk(ler de emniyette  incelemeye alındı.
Soruşturma kapsamına tutuklanan erlerin ise savcılardan oluşturulacak  bir ekip tarafından tutuklu bulundukları Silivri Cezaevinde yeniden ifadeleri  alınacak.
Kaynak: AA 23.07.2016 - 20:38  Son Güncellenme 29.07.2016


Antalya'da Vali Yardımcısı ve Kaymakam tutuklandı
FETÖ operasyonu kapsamında gözaltına alınan Antalya Vali Yardımcısı Bilal Çelik ve Serik Kaymakamı Rıfat Altan tutuklandı.

Antalya'da Vali Yardımcısı ve Kaymakam tutuklandı
 
Antalya Vali Yardımcısı Bilal Çelik ve Serik Kaymakamı Rıfat Altan, Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Çelik ve Altan, tutuklandı.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 24.07.2016 09.50 Son Güncellenme 29.07.2016


İşte Erdoğan'ın uçağının İstanbul'a indiği an!
15 Temmuz gecesi, darbe girişimi sırasında olayların en sıcak olduğu yere, AHL'ye gelmeyi tercih etmişti. İşte AHL'ye indiği anın görüntüsü

video için tıklayınız http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/388808.aspx

Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz gecesi, üzerinde F16'ların uçtuğu İstanbul Atatürk Havalimanı'na gelmeyi tercih ederek inanılmaz bir cesaret örneği sergilemişti.
Çünkü TBMM'yi, Külliye'yi, emniyet binalarını ve daha birçok yeri bombalayan darbecilerin havalimanına da bomba atma ya da başka bir saldırı düzenleme ihtimalleri bulunuyordu. 
500 METRE ÖTEDE HAVA HARP OKULU VAR
Ayrıca Erdoğan'ın indiği pistin hemen 500 metre kadar yakınında da Hava Harp okulu bulunuyordu ki, birçok helikopter ve uçak da buradan havalanmıştı. Erdoğan indiği sırada Hava Harp Okulu'nda darbecilerle polis arasında çatışma yaşandığı ifade ediliyor. Ü
KRİTİK TELEFON: O KULEYİ ALIN!
Başka bir detay ise Erdoğan'ın İstanbul Emniyet Müdürü'nü telefonla araması ve İstanbul'a ineceğini bildirmesiydi. Erdoğan'ın telefonu üzerine havalimanındaki polis özel harekata (PÖH) talimat veren İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, "ne olursa olsun kuleyi darbecilerden alın" dedi. Çalışkan'ın bu talimatının ardından özel harekat polisleri kuleyi basarak teslim aldı.
Kaynak  Türkiyegazetesicom.tr 24.07.2016 08.35 Son Güncellenme 29.07.2016
 

Org. Abidin Ünal'dan açıklama: Akar ile itaat ve uyum içindeyiz
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, kendisiyle ilgili çıkan haberlerle ilgili yaptığı açıklamada, “Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile mutlak itaat ve uyum içindeyiz” dedi.

abidin ünal.jpg
 
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, bazı basın yayın organlarında kamuoyunu yanıltıcı haberlerin yer aldığını bildirdi.
"Hava Kuvvetleri olarak kendi içimizde yaptığım bir konuşma maksatlı olarak ve çarpıtılarak basına yansıtılmıştır. ifadesini kullanan Orgeneral Ünal, söz konusu haberleri gerçek dışı olarak nitelendirdi.
Orgeneral Ünal, "Biz Genelkurmay Başkanımız ile mutlak itaat ve büyük bir uyum içerisinde, gece gündüz demeden yoğun bir gayretle, içimizde ur haline gelmiş olan illegal çete mensubu terörist hainleri (FETÖ) temizleme çalışmalarımızı büyük bir kararlılık, azim, inanç ve el birliğiyle yürütmekteyiz. Hiç kimsenin bu konuda en ufak bir şüphesi olmamalıdır" diye konuştu.
Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’ın “Genelkurmay açıklaması doğru değil. Hiçbirine kefil değilim. Güvenecek kimse kalmadı” şeklinde ifadeler kullandığı bazı basın organlarında yer almıştı.
Kaynak AA 24.07.2016  Son Güncellenme 29.07.2016
 

"Darbe girişimi olduğunu öğrendim, yine de emri uyguladım"
FETÖ darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan pilot üsteğmen Kerime Yıldırım’ın ifadesinde çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Olayın darbe girişimi olduğunu sonradan öğrendiğini belirten kadın pilot, "Yine de verilen emirleri uyguladım" dedi.

vodafone arena helikopter.jpg
 
FETÖ'nün Yalova'da darbe girişimine ilişkin soruşturmada, gözaltına alınarak adliyeye sevk edildikten sonra tutuklanan kadın pilot üsteğmen Yıldırım'ın ifadesine ulaşıldı.
Yıldırım, ifadesinde, Yalova Hava Meydan Komutanlığında kamp yapmak üzere bulunan Hava Harp Okulu öğrencilerine eğitim vermek amacıyla görevlendirildiğini anlattı. 
Aldığı talimat üzerine helikopterle havalandığını belirten Yıldırım, ifadesinde şöyle dedi:
"15 Temmuz'da Hava Harp okulu Öğrenci Alay Komutanı Kurmay Albay Hüseyin Ergezen ve 5. Filo Komutanı Binbaşı Yusuf Yenihayat'ın talimatları doğrultusunda kullanmış olduğum UH1H tipi helikopter ile İstanbul semalarında üç uçuş gerçekleştirdim. Ergezen'in talimatıyla TRT binasına askeri personel götürdüm. Yenihayat'ın talimatları ile de bir grup askeri öğrenciyi Beşiktaş Vodafone Arena Stadı'na indirdim."
Albay Ercan Korhan'ın talimatı ile de Atatürk Hava Limanına gittiğini aktaran Yıldırım, "Daha sonra Boğaz Köprüsü'nde mahsur kalan askeri personel için görevlendirildim. Burada helikopter isabet aldı. Buna rağmen iniş yaparak askeri personeli alarak tekrar 16 Temmuz saat 04.00 sıralarında Atatürk Havalimanına iniş yaptım. Helikopterin isabet alması ile oluşan arızadan dolayı bir daha helikopteri uçuramadım. Helikopterin İçinde gün aydınlanana kadar bekledim" diye ifade verdi.
Yıldırım, gün ağardıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi isabet alan helikopteri Atatürk Havalimanı'na bırakarak Yalova'daki birliğine döndüğünü anlattı.
Olayın darbe girişimi olduğunu sonradan öğrendiğini belirten kadın pilot, "Yine de verilen emirleri uyguladım" dedi.
Kaynak AA 24.07.2016  Son Güncellenme 29.07.2016


Genelkurmay Başkanı Akar'dan son açıklama
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar: 'Bu alçaklar, üniforma giymiş bu hainler ülkemize, milletimize özellikle silahlı kuvvetlerimize çok büyük zararlar verdiler. Bunlar adalet önünde mutlaka en ağır şekilde cezalandırılacaktır, bundan hiç şüphemiz yok.'

Genelkurmay Başkanı Akar'dan son açıklama
 
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, meclis başkanı İsmail Karaman'ı ziyaret etti. Akar, darbeci askerleri ifade ederek, ''Bazı milletler bunu yaptılar ama kendi milletine karşı yapmadılar, bu kadar hain olamadılar.'' ifadelerini kullandı.
'ASKER ELBİSESİ GİYMİŞ TERÖRİSTLER'
Orgeneral Akar, meclise bu şekilde saldırıda bulunulmasının kendilerini yaraladığını belirtti. Akar, ''Bunun da asker elbisesi giymiş teröristler, hainler tarafından yapılması biz gerçek Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını derinden yaralamıştır, derinden üzmüştür. Bu, Türk Silahlı Kuvvetleri tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekten kara bir lekedir. El birliğiyle çalışmak suretiyle Allah'ın bize bu pisliği, lekeyi silme fırsat ve imkanı vermesini diliyorum." şeklinde konuştu.
'YARALARIMIZI SARMAYA BAŞLADIK'
TSK'nın yaralarını sarmaya başladığını ifade eden Akar, şöyle konuştu:
"Siyasi iradenin direktif ve talimatları doğrultusunda gerekli tedbirler alındı, alınmaya devam ediliyor. Türk Silahlı Kuvvetleri şu anda tam emir komuta içinde. Yaralarımızı sarmaya başladık. Milletimizin bu konuda hiçbir tereddütü olmasın. Tam emir komuta esastır. Milletimizin emrinde, milletimizin, ülkemizin güvenliği için yapılması gerekenleri yapmaya gayret gösteriyoruz. İnşaallah, bunda da muvaffak olacağız."
'BU KADAR HAİN OLAMADILAR'
Orgeneral Akar, darbeci askerleri de 'hain' olarak niteledi. Akar, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bazı milletler bunu yaptılar ama kendi milletine karşı yapmadılar, bu kadar hain olamadılar. Başka milletlere karşı bu hainliği yaptılar. Keskin nişancılar birçok masum insanı katledebildi. Burada hiç görülmemiş bir örnek, kendi milletine karşı bunu düşünebildiler. Bunları şiddetle kınıyoruz, lanetliyoruz."
'TEKRAR ETMEMESİ İÇİN...'Basına kapalı devam eden görüşmenin ardından Kahraman, Orgeneral Akar ve beraberindekilere, meclisin bombalanan bölümünü gösterdi.
Orgeneral Akar, TBMM Başkanı Kahraman ile ayak üstü bir süre daha sohbet etti. Akar, bu sırada, "Tekerrür etmeyecek, etmemesi için her türlü tedbiri alıyoruz." dedi.
Kaynak tgrthaber.com 24.07.2016 14.40  Son Güncellenme 29.07.2016


Beştepe'de kritik görüşme!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.
Beştepe'de kritik görüşme!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ı kabul etti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşme 2,5 saat sürdü.
Erdoğan ile Akar, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilk kez baş başa toplantı düzenledi.
Kaynak Haber7.com 24.07.2016 20.53  Son Güncellenme 29.07.2016


İstanbul İstihbarat Şube Müdürü görevden alındı
İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Serdar Ali Sekkin'in yerine Emniyet Müdürü Özgür Taşdemir atandı
 
İstanbul'da yaşanan darbe kalkışmasının ardından İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Serdar Ali Sekkin görevden alındı. Sekkin'in yerine Emniyet Müdürü Özgür Taşdemir atandı.
Türkiye'de yaşanan darbe girişiminde İstihbarat zaafiyetinin olup olmadığı tartışılırken, İstanbul Emniyeti'nde değişim yaşandı. İstanbul İl Emniyet Müdürü Dr. Mustafa Çalışkan, İstihbarat Şube Müdürü Serdar Ali Sekkin'i görevden alarak yerine özel kalem müdürü Özgür Taşdemir'i atadı.
FETÖ PDY OPERASYONLARININ KİLİT İSMİYDİ
İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne atanan Özgür Taşdemir, 17-25 Aralık operasyonlarının ardından, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne emniyet amiri olarak atanmıştı. Taşdemir, çok sayıda FETÖ/PDY operasyonlarına imza atmıştı.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 24.07.2016 21.54  Son Güncellenme 29.07.2016
AFAD İstanbul İl Müdürü tutuklandı
Darbeci hainlerle organik bağları olduğu iddiası ile geçtiğimiz hafta görevden alınan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İstanbul İl Müdürü Gökay Atilla Bostan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
 
Geçtiğimiz hafta görevden alınan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İstanbul İl Müdürü Gökay Atilla Bostan, çıkarıldığı mahkemece darbecilerle ilişkili olduğu iddiası ile tutuklanarak cezaevine gönderildi.Bostan'ın darbecilerle ilişkili olduğunun ortaya çıkmasının ardından ülke genelinde birçok ilde AFAD il müdürleri, müdür yardımcıları ve çeşitli yönetim kademelerinde görev yapanlar görevden alındı. 
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 24.07.2016 - 14:23 Son Güncellenme 29.07.2016


 
Hava Harp Okulu sınavları iptal
İstanbul Hava Harp Okulu’nda darbe girişimi ve sonrasında yaşanan olaylar nedeniyle sınavlar iptal edildi. Bunun üzerine Anadolu’nun çeşitli illerinden sınava gelen öğrenci adayları, uzun süre bilgi almak için kapıda bekledi.

Hava Harp Okulu sınavları iptal
 
Bakırköy’de bulunan İstanbul Hava Harp Okulu’nda Özel Harekat polislerinin de dahil olduğu aramalar devam ederken,sabah saatlerinde sınava girmek için Anadolu’nun çeşitli illerinden gelen öğrenci adayları ve veliler okul kapısında zırhlı polis ekiplerini görünce büyük şaşkınlık yaşadı. Sınavların iptal edilmesi nedeniyle mağdur olduklarını söyleyen öğrenci ve veliler, gerekli bilgilendirmenin yapılmadığını iddia etti. Sınavın iptal edildiğini gece yolda öğrendiğini ifade eden bir öğrenci adayı, 
"Kayseri’den geldim sınav için. Sınavın iptal olduğunu söylediler. Sınavın ne zaman yapılacağı konusunda bir tarih vermediler. Gece saatlerinde Hava Harp Okulu’ndan mesaj geldi ancak biz yoldaydık’’ diye konuştu.Sınavların ne zaman yapılacağına ilişkin bilgi verilmediğini ifade eden bir başka öğrenci adayı ise, "Manisa’dan geldik bizde. Askeri lise mülakatları için gelmiştik. Ancak mülakatlar ertelenmiş. Günde vermiyorlar. Kara Harp Okulu’yla da görüştük. Gününde yaparlar dediler. Ama bugün geldik, ertelemişler. Biz döndükten sonra giremeyiz. Mağdur olduk. Gündemden dolayı, olaylardan dolayı yapmıyorlar’’ ifadelerini kullandı.Sınav tarihlerinin internet sitesinden açıklanacağının belirtilmesinin ardından öğrenci adayları ve veliler okuldan ayrıldı.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 18.07.2016 - 09:08  Son Güncellenme 29.07.2016

FETÖ'nün kamuflajlı emniyet müdürü intihar etti
Vatan Caddesi'nde bir tank içinde askeri kamuflajlı olarak yakalanan ve cezaevine gönderilen Mithat Aynacı'nın intihar ettiği öğrenildi.

 
İstanbul eski Güvenlik Şube Müdürü Mithat Aynacı, Vatan Caddesi'ne gelen bir tank içerisinde sivil polis ekipleri tarafından üzerinde asker üniformasıyla yakalanarak gözaltına alındı.
Mithat Aynacı'nın, İstanbul Emniyet Müdürlüğünü detaylı olarak bildiği iddiasıyla ele geçirmek isteyen askerler arasında bulunduğu öne sürüldü.İstanbul eski Güvenlik Şube Müdürü Mithat Aynacı'nın intihar ettiği öğrenildi.
MESLEKTEN İHRAÇ EDİLMİŞTİ
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nü ele geçirmek isteyen askerlere yardımcı olduğu öne sürülen Aynacı, Gezi olayları sırasında güvenlik şube müdürüydü. Aynacı, 1 Kasım 2014'te FETÖ/PDY mensubu olduğu öne sürülerek meslekten ihraç edilmiş, açtığı dava sonucunda mesleğe geri dönmüş ancak kendisine yeni görev verilmemişti.
Kaynak haber7.com 25.07.2016 13.08   Son Güncellenme 29.07.2016


Firari darbeciler böyle yakalandı
Akıncı Hava Üssü’nde uçuş için sıra bekleyen ancak darbenin başarısız olmasıyla üsten kaçan pilotların fotoğraflarına ulaştı.

Firari darbeciler böyle yakalandı
 
İddialara göre darbenin başarısız olmasıyla sabah saatlerinde Eskişehir’den havalanan F-4 uçaklarının Akıncı Üssü’nü bombaladığı sıralarda darbeci pilot ve uçuş personelinin üsten kaçtıkları tespit edildi.
Ankara’nın Kazan ilçesinde üs yakınlarındaki ağaçlık alanda saklanan askeri personele Özel Harekat polisleri tarafından operasyon yapıldı. Operasyon sonucu üçü pilot on kişi ağaçlık alanda kıskıvrak yakalandı. Çatışma sonrası yakalanan pilotlar ve diğer havacılar elleri arkadan kelepçelenerek yol kenarına yatırıldı.
Kaynak vatan 25.07.2016 08.48 Son Güncellenme 29.07.2016
 
 
İstanbul'a gelmesini böyle engellediler
Darbe gecesi durdurulan askeri araç ve mühimmat yüklü tren halen Bilecik Garı'nda bekletiyor
Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi, Ankara Mamak 28'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'ndan İstanbul'daki 1'inci Ordu Komutanlığı'na askeri araç ve mühimmat götürmek üzere yola çıkan yük treni, Bilecik'te savcılığın talimatıyla polis ekipleri tarafından durduruldu.
30 vagonun olduğu yük treninde inceleme yapıldı.Mühimmat ile zırhlı araçların olduğu trenin, İstanbul'a gitmesine izin verilmedi.28'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı yetkililerinin sevkıyatın rutin olduğunu söyledikleri öğrenilirken savcılık, darbe girişimi gecesi böyle bir mühimmat sevkıyatının İstanbul'a yapılmasını şüpheli bularak soruşturma başlattı.
Yük treni, 16 Temmuz saat 03.00'ten beri polis gözetiminde Bilecik Garı'nda bekletiliyor. 
Kaynak (DHA) 22.07.2016 11.08 Son Güncellenme 03.08.2016
 

Bugün 98 ziyaretçi (145 klik) kişi burdaydı!
Copyright © 2010 - 2016 Brisin
Tüm Hakları Saklıdır | Bedava-Sitem
Tema: Tasarimkurdu


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=