Brisin

15 Temmuz Darbe Girişimi 6


Profesör Doktor Nurşen Mazıcı şehitlere hakaret etti! Yayından kovuldu
Habertürk kanalında Ece Üner'in sunduğu Enine Boyuna programına katılan Profesör Doktor Nurşen Mazıcı bir dizi provokasyona imza attı. Demokrasi şehitlerine dil uzatan kanlı darbe girişimine tiyatro diyen Mazıcı, reklam arası sonrası programa devam ettirilmedi.

Profes%C3%B6r+Doktor+Nur%C5%9Fen+Maz%C4%B1c%C4%B1+%C5%9Fehitlere+hakaret+etti%21;+Yay%C4%B1ndan+kovuldu
 
Habertürk kanalında Ece Üner'in sunduğu Enine Boyuna programına katılan Profosör Doktor Nurşen Mazıcı'nın provokosyonu büyük tepki çekti. FETÖ'cü hainlerin kanlı darbe girişimini tiyatro olarak nitelendiren Mazıcı'ya tepki yağdı. FETÖ'nün darbe girişiminin karşısına dikilen demokrasi şehitlerine de dil uzatan Mazıcı'nın çirkin ifadelerine halk sosyal medyada tepki gösterdi. 
KAFA KESME PROVOKASYONU
"248 kişi öldürüldü, ben şehit demiyorum" ifadelerine imza atan,  yalan olduğu ortaya çıkan kafa kesme provokasyona sahip çıkan Mazıcı, FETÖ'nün darbe girişimi ile de AK Parti'yi ilişkilendirmeye kalktı.
UYARILARA RAĞMEN ÖZÜR DİLEMEDİ
Programın sunucusu Ece Üner'in uyarısına rağmen özür dilemeyen Nurşen Mazıcı, reklam arasından sonra yayından kovuldu.
MARMARA ÜNİVERSİTESİ'NDEN MAZICI HAKKINDA AÇIKLAMA
 
HABERTÜRK'TEN AÇIKLAMA
Ece Üner programına katılan Profosör Doktor Nurşen Mazıcı'yla ilgili açıklama yapıldı. Mazıcı'nın Demokrasi şehitleriyle ilgili ifadelerinin çizgiyi aştığını belirtilen açıklamada, 'Kendisine teşekkür edilerek yayına çıkarılmadığı' dile getirildi. ?
Kaynak Akşam.com.tr 26.07.2016 07.43 Son Güncellenme 04.08.2016


Galata Kulesi Türk Bayrağı'na büründü
 
15 Temmuz darbe girişimine tepki amacıyla Galata Kulesi Türk Bayrağı ile ışıklandırılırken, kule adeta Türk bayrağına büründü.
15 Temmuz darbe girişimine tepki amacıyla Galata Kulesi Türk Bayrağı ile ışıklandırılırken, kule adeta Türk bayrağına büründü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden İstanbul Enerji A.Ş. tarafından ay yıldıza büründürülen Galata Kulesi'ne vatandaşlarda ilgi gösterdi. Bazı vatandaşların ay yıldıza bürünmüş kule önünde fotoğraf çekildiği gözlendi. Ayrıca kulenin balkonuna büyük birde Türk bayrağı asıldı.
Kaynak TürkiyeGazetesi.com.tr 27.07.2016 - 02:53 Son Güncelllenme 04.08.2016 

Fetullahçı Terör Örgütü ile bağlantılı olan TSK mensupları ihraç edildi
"Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kararname"ye göre, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan 149 general ve amiral, 1099 subay, 436 astsubay Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) çıkarıldı. İşte o isimler...
Haberin devamı http://www.ntv.com.tr/galeri/turkiye/fetullahci-teror-orgutu-ile-baglantili-olan-tsk-mensuplari-ihrac-edildi%2cvVwaLL0QPk2_V_B3nuj9Qg


Gözaltı kararı çıkartılan gazetecilerin isimleri!
Gözaltı kararı çıkarılan gazetecilerin isimleri açıklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunun talebi üzerine, Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince aralarında Nazlı Ilıcak'ın da bulunduğu 42 gazeteci hakkında yakalama kararı verildi. İşte gözaltı kararı çıkartılan gazetecilerin isimleri…
 
İşte Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan, Mümtazer Türköne'nin de aralarında bulunduğu gözaltı listesi:
Selim Savaş Genç, Ahmet Memiş, Ünal Tanık, Faruk Mercan, Dilek Hayırlı, Sevgi Akarçeşme, Bülent Korucu, Yusuf Bülbül, Ahmet Altan, Ayşe Altunköprü, İsa Şimşek, Burak Kılıç, Perihan Mağden, Gökhan Özgün, Cevheri Güven, Mustafa Ünal, Başak Çokan, Ergun Babahan, Murat Aksoy, Mahmut Akpınar, Fevzi Özgönül, Oğuz Karamuk, Yılmaz Odabaşı, Sevil Yavuz, Hacer Özkaya, Cem Güler, Abdullah Kılıç, Mehmet Bulut, Değer Özergün, Cuma Ulus, Ahmet Çakır, Mustafa Ünal, Turgay Oğur, Aslıhan Erkişi, Atilla Taş, Arif Erdem, Cafer Solgun, Cemil Tokpınar, İhsan yılmaz, Hilmi Yavuz, Mümtazer Türköne, Şahin Alpay, Mehmet Kamış,
Kaynak YeniŞafak,Haber7.com 25.07.2016  12.41 Son Güncellenme 1.08.2016


Nazlı Ilıcak gözaltına alındı
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında aranan gazeteci Nazlı Ilıcak, Muğla'nın Bodrum ilçesinde yakalandı.

 
Alınan bilgiye göre, Muğla'nın Bodrum ilçesindeki Torba Mahallesi girişinde denetim yapan polis ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında yakalama kararı çıkarılan Nazlı Ilıcak'ın bulunduğu aracı durdurdu.
Polis tarafından gözaltına alınarak Bodrum Emniyet Müdürlüğüne getirilen Ilıcak, yoğun güvenlik önlemleri eşliğinde Bodrum Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildi. Bu sırada, gazetecilerin sorularını yanıtlamaya çalışan Ilıcak'a polis ekipleri izin vermedi.
Ilıcak, sağlık kontrolünün ardından yeniden emniyete götürüldü.
Gazeteci Nazlı Ilıcak'ın, İstanbul'a sevk edileceği öğrenildi.
Kaynak Tgrthaber.com 26.07.2016 08.20  Son Güncellenme 1.08.2016


Darbe gecesi ilginç olay: Bacım kusura bakma!
İçişleri Bakanı Efkan Ala, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Jandarma Harekât Başkanı Arif Çetin’in yaşadıklarını anlattı.

Darbe gecesi ilginç olay: Bacım kusura bakma!

İçişleri Bakanı Efkan Ala, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi kendisini arayıp “Jandarma Harekât Merkezini ele geçireceğim” diyen Jandarma Harekât Başkanı Arif Çetin’e yetki verdiğini belirterek, “Arif Paşa, önce bir camiden, sonra bir inşaattan sonra bir vatandaşın evinden harekâtı yönetiyor” dedi. Bakan Ala’nın darbe girişimine ilişkin açıklamaları özetle şöyle:
3 BİN ÖZEL HAREKÂTÇI
“Darbeciler çeşitli daireleri ele geçirmeye başlayınca özel harekâtı devreye soktuk. Güneydoğu’dan ve Karadeniz’den uçaklarla getirdik. 1500 özel harekâtçıyı Nevşehir’e, 1500 özel harekâtçıyı da İstanbul’a indirdik. TRT Genel Müdürü’ne, ‘TRT alınacak, alınamazsa TRT yıkılıp enkazı üzerinden yayın yapacağız. O kadar kararlıyız’ dedik. Aynı şey TÜRKSAT için de geçerliydi. CNN Türk’ü ele geçirdiler. Oraya güç transfer ettik. ‘Kesin olarak onlardan alınacak’ dedim.
KOMUTANA YETKİ VERDİM
Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı aradı. ‘Ben planı yaptım Genelkurmay Başkanımızı kurtaracağım sizden talimat ve yetki istiyorum’ dedi. ‘Size sadece kendi adıma değil, Cumhurbaşkanı ve hükümet adına tam yetki veriyorum’ dedim. Jandarma Harekât Başkanı Arif Paşa (Çetin) ‘Jandarma Harekât Merkezi’ni ele geçireceğim’ dedi. ’Yetkilisin’ dedim. Arif Paşa, önce bir camiden, sonra bir inşaattan sonra bir vatandaşın evinden harekâtı yönetiyor. ‘Bacım kusura bakmayın’ diyor ve eve giriyor. ‘Harekât Merkezi’ni ele geçirin’ diye talimat veriyor. Vatandaşlar önce Arif Paşa’yı darbeci zannediyor. Telefonla televizyonlara bağlanıp açıklama yapınca vatandaşlar darbe karşıtı olduğunu anlayıp börek ve çay getiriyorlar. Vatandaş bu kadar hassas.”
FETÖ-PKK SINIRDA İŞBİRLİĞİ YAPMIŞ
Jandarma Özel Harekât Komando Tugayı, Güvercinlik’te konuşlu. Jandarma Yarbay Fazıl Ertürk ifadesinde, 15 gün önce Tandoğan’da toplandık, soy ismini bilmediği Osman isimli birinden darbe talimatı aldık... Fetullah Gülen’in darbe yapılması talimatı verdiğini söylüyor. Şırnak Çakırsögüt’ten jandarma taburunun Ankara’ya geleceği kuvvet komutanlıkları karargahlarının ele geçirileceğini söylüyor. Telsizde PKK’nın bunların bazılarından bilgi aldıklarına, sınır geçişlerinde işbirliği yaptıklarına dair konuşmalar çıkıyor. Bir bomba transferinin Suriye sınırından Türkiye’nin içlerine yapılırken, bir jandarma astsubayı ve bir subayın ilgisinin olduğunu yakalanan bir kişi söylüyor. 
Kaynak Haber7.com 25.07.2016 09:01 Son Güncellenme 1.08.2016
 

Marmaris'te aranan komandolardan 7'si yakalandı
Bornova 2. Jandarma Komando Tugay Komutanlığı'ndan özel yetiştirilmiş, tamamı rütbelilerden oluşan askerler ormanlık alanlarda; Sahil Güvenlik ekipleri ise denizde ve koylarda; polis ekipleri de şehir merkezinde aralıksız arama yapıyor.

 
Polis ekipleri şehir giriş ve çıkışlarında bütün araçları tek tek arayarak, kimlik kontrolü yaparken; ara sokaklar, meydanlar ve sahillerde de arama yapıldı.
Sokak ve meydanlardaki vatandaşlara, aranan kişilerin fotoğraflarını gösteren polisler, darbeci askerleri sordu.
Sahillerde güneşlenen vatandaşlara da aranan askerlerin fotoğraflarını gösten ekipler, şüpheli gördükleri kişilerin GBT sorgulamasını gerçekleştirdi.
KOMANDOLARIN 7'Sİ DE YAKALANDI
Marmaris ilçesinde Çetibeli mevkiinde Özel Karma Tim'e bağlı 3 komando öğle saatlerinde yakalandı. 
Yol kontrolü sırasında ele geçirilen askerlerin Binbaşı Taner Berber, Astusay İlyas Yaşar ve Astsubay Gökhan Güçlü olduğu öğrenildi.Bölgede çalışmalarını sürdüren jandarma ekipleri, art arda 2 askeri daha yakaladı.
Üzerinde askeri kıyafeti bulunan komandolar, kelepçelenerek gözaltına alındı.Yakalanan askerin menfezden çıkmasının ardından ekipler, buraya operasyon düzenledi.
Menfezde bulunan 3 asker daha menfezde yakalandı. Menfezden çıkartılan askerler gözaltına alındı.
OPERASYON CANLI YAYINDA
Askerlerin yakalanmasına ilişkin görüntüler, canlı yayında aktarıldı. Yakalanan komandolar, Çetibeli Jandarma Karakolu'na götürüldü.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr  25.07.2016 15.52 Son Güncellenme 1.08.2016
 


Harp okulunda iftiraya uğrayan kadın her şeyi anlattı
FETÖ'cü asker ve subayların iftiralarıyla Kara Harp Okulunun 3. sınıfından atılan Asuman Korkmaz "Orada ilişiğim kesildi. Atıldığım zaman, benimle uğraşan ve bana 'ben istersem buradan atılırsın' diyen komutan, bugün gördük ki tutuklananlar arasındaki komutanlardan" dedi. 

Harp okulunda iftiraya uğrayan kadın her şeyi anlattı
 
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) subay ve astsubayların kendilerinden olmayan askeri okul öğrencilerine yaptıkları zulmün mağdurlarından biri de Asuman Korkmaz. Okuldan atıldıktan sonra özel bir üniversitenin Hukuk Fakültesine devam eden Korkmaz, kendisi gibi mağdur olanların haklarını savunmak için avukat oldu.
Kara Harp Okulundaki ilk 2 yılını başarıyla tamamladıktan sonra 3. sınıfta FETÖ'cü askerlerin iftiralarına maruz kalarak okuldan atılan Korkmaz, AA muhabirine yaşadıklarını anlattı.
3. sınıftayken sistem similasyonu dersinde önce yazılı, bir saat sonra da uygulamalı sınava girdiğini ancak uygulamalı sınavdan "sıfır" aldığını belirten Korkmaz, sınavda kağıdına herhangi bir işaret koyulmamasına karşın sınavdan 10 gün sonra kopya çektiğine dair savunmasının istendiğini ifade etti. Korkmaz, aksini ispatlama şansı olmadığı için bu olay nedeniyle alay komutanı tarafından 10 gün hapis cezasına çarptırıldığını kaydetti.
Okul olarak, Mustafa Kemal Atatürk'ün Harp Okuluna adım attığı 13 Mart dolayısıyla gösteriler yaptıklarını dile getiren Korkmaz, gösterilerden 10 gün sonra alkol aldığı ve uygunsuz davranışlarda bulunduğunu belirten bir yazı geldiğini söyledi.
Korkmaz, "Neredeyse 150 general ve onun 2-3 katı albay olan bir organizasyonda böyle bir şey yapmam imkansız. Yapmış olsam bile beni revire götürüp kan testine sokabilirlerdi ve o zaman delilli olarak ispat edebilirlerdi.
Götürme gereği duymadılar çünkü onlar da çok iyi biliyordu böyle bir şey olmadığını. Bu savunmayı hazırlayan ise başka bir taburda beni tanıması imkansız bir komutan. Zaten gördük ki 15 Temmuz'dan sonra o da tutuklananlar arasında." diye konuştu.
"TABİP BİNBAŞI NAMUSUMLA OYNAMAYA KALKTIKLARINI İLETTİ"
Dönemin revir komutanının yapılanmanın farkına vararak kendisini uyardığını anlatan Korkmaz, "Tabip Binbaşı Sedat isminde bir komutanımız vardı. O beni yanına çağırdı, şu an tutuklu olan Mehmet Şükrü Eken, Ali Kalyoncu, şu anda tutuklanmayan ancak tutuklanacağına emin olduğum eski bölük komutanım Tabip Binbaşı'yı çağırıp, benim ahlaksız olduğumu söylemiş.
Benimle ilgisi olmayan raporu göstererek namusumla oynamaya kalktıklarını, kendisinin de imza atmasını istediklerini, böylece Harp Okulundan ilişiğimin kesileceğini söylediklerini, kendisinin ise bu raporun erkeklerde olabileceğini belirterek, raporun tıbbi olarak mümkün olmadığını onlara ilettiğini söyledi. " ifadelerini kullandı.
Bu şekilde başarılı olamayınca "ceza kampanyası" başlatıldığını dile getiren Korkmaz, 10 gün içerisinde 24 günlük disiplin suçuna çarptırıldığını belirtti.
Normalde bu cezayı alanların alay disiplin kuruluna çıkması gerektiğini aktaran Korkmaz, bu kurulun önüne ilk kez çıkanlara alay komutanı tarafından uyarı yapılıp ikinci bir şans verildiğini ancak kendisi için böyle bir uygulamaya gidilmediğini ifade etti.
Korkmaz, şöyle devam etti:
"Maalesef ben alay disiplin kuruluna çıkarılmadan bir ay içerisinde sürekli yüksek cezalar verilerek direkt yüksek disiplin kuruluna çıkarıldım. Orada ilişiğim kesildi.
Atıldığım zaman, benimle uğraşan ve bana 'Ben istersem buradan atılırsın' diyen komutan bugün gördük ki tutuklananlar arasındaki komutanlardan. FETÖ'cü komutanlar eğitimlerle yıldırmaya çalıştı ancak biz pes etmedikçe iftiralara başladı.
Benim döneminde 2005 yılında kampta aşırı eğitime dayanamayıp aşırı su kaybı nedeniyle vefat eden arkadaşım vardı. Bunun dışından eğitimlerle atamadıkları için 'hırsız' iftirası attıkları bir arkadaşım bunu kaldıramayıp 7. kattan atlamıştı. 6-7 ay hastanede kaldıktan sonra onun da ilişiğini kestiler.
Başka bir arkadaşımı da 'Zeka seviyesi eksiktir' diye rapor hazırlayarak attılar. O da şu an pilot." 
Kaynak Haber10.com 25.07.2016 21.00   Son Güncellenme 1.08.2016


Eski Başbakan Çiller'den FETÖ açıklaması
Eski Başbakan Tansu Çiller, Başbakanlığı döneminde Fethullah Gülen'in devlet içindeki paralel yapılanmasına göz yumulduğu şeklinde yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

tansu çiller fetö açıklama250716.jpg
 
Eski Başbakan Tansu Çiller yazılı bir açıklama yaptı. Çiller son günlerde bazı basın organlarında, Başbakanlığı döneminde FETÖ'nün devlet içindeki paralel yapılanmasına göz yumulduğu anlamını taşıyan spekülatif ifade ve beyanlara yer verildiğini belirtti. 
Çiller, başbakan olarak görev yaptığı dönemde devlet içinde paralel yapılanmaya hiçbir şekilde sıcak bakılmadığını aktardı.
Bu çerçevede, FETÖ'ye yakın bazı askeri öğrencilerin korunmasına yönelik olarak dönemin Genelkurmay Başkanı'ndan istekte bulunduğu şeklindeki beyanların gerçekle ilgisi olmadığını vurgulayan Çiller, Başbakanlığı sırasındaki
Yüksek Askeri Şura toplantılarında alınan kararlara tarafından konulmuş herhangi bir şerhin de bulunmadığını ifade etti. 
Bunun, ordu içinde paralel yapılanmaya karşı duruşunun somut bir kanıtı olduğunun altını çizen Çiller, şunları kaydetti:
"Bu arada, gündeme taşınan konulardan bir diğeri Bank Asya'nın açılışında hazır bulunmam konusudur. O dönemde himmet paralarının kayıt dışı olarak tutulduğuna dair istihbarati bilgiler ulaşmıştır. Bu paraların ülkemizin finans sistemine dahil edilerek, kayıt altına alınmasının gerekliliği dikkate alınarak, bunu sağlayacak bir adım olarak değerlendirilen Bank Asya'nın açılışına katılınmıştır. Her vatandaşın din ve inanç hürriyeti ile kişisel özgürlüklerine saygılı ama devlet içinde paralel yapılanmaya kesinlikle karşı bir yönetim anlayışı ve inancı içinde olduğumuz hususunu saygıdeğer kamuoyu ile paylaşır, saygılarımı sunarım."
Kaynak AA 25.07.2016    Son Güncellenme 1.08.2016


Darbecilerin emirini yırttığı öne sürülen Tuğgeneral Başoğlu görevden uzaklaştırıldı
Kütahya Hava Er Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Başoğlu, hakkındaki soruşturma nedeniyle geçici olarak görevden uzaklaştırıldı.

Darbecilerin emirini yırttığı öne sürülen Tuğgeneral Başoğlu görevden uzaklaştırıldı
 
Darbecilerin emirini yırttığı öne sürülen Kütahya Hava Er eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Celal Başoğlu  görevden uzaklaştırıldı. Alınan bilgiye göre, Genelkurmay Başkanlığının idari soruşturmaya tabi tuttuğu Başoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun "Disiplinsizlik veya suç teşkil edebilecek bir fiili nedeniyle hakkında yapılan inceleme ve araştırmanın emniyetli ve sıhhatli devam etmesi amacıyla personelin idari izinli sayılarak görevinden geçici olarak uzaklaştırılabileceği" şeklindeki ilgili maddesi gereğince görevden uzaklaştırıldı.
DARBECİLERİN EMRİNİ YIRTMIŞTI
Tuğgeneral Başoğlu'nun, girişimin ardından darbecilerin gönderdiği yazılı emri "yok" sayarak yırttığı öğrenilmişti.Başoğlu, emrin yazılı olduğu kağıdı yırttıktan sonra görüştüğü Kütahya Valisi Ahmet Hamdi Nayir'i bilgilendirdi ve darbe emrini "yok" hükmünde saydığını, şehrin asayişi ve güvenliği için kolluk kuvvetleri olarak devlet ve milletin yanında olduğunu belirtmişti.Nayir'in tavsiyesi üzerine Cumhuriyet Başsavcısı Ali Ulvi Yılmaz ile de görüşen Başoğlu, yaşananlar hakkında bilgi vermişti. Daha sonra garnizondaki komutanlarla toplantı yapan Başoğlu, kendisi dışında kimseden emir alınmaması talimatını vermişti.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 25.07.2016 - 17:59   Son Güncellenme 1.08.2016
 
 
Erdoğan'ın terör çıkışı Alman sunucuya yayını kestirdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alman televizyonunda Almanya'nın teröre destek verdiğini söyleyince, sunucu yayını bitirmek zorunda kaldı.

Erdoğan'ın terör çıkışı Alman sunucuya yayını kestirdi
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alman ARD televizyonuna verdiği röportajda, Alman hükümetinin terörle mücadelede gerçekçi olmadığını, aksine teröre destek verdiğini söyledi.
"TERÖRİSTLER ALMANYA'DA SERGİ AÇIYOR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sunucunun "Teröre karşı bu mücadeleye katılacak mısınız" sözlerine "Biz zaten terörle mücadele ediyoruz, PKK'Ya, PYD'ye ve  DAEŞ'e karşı.. Ancak dost dediğimiz ülkelerde böyle bir mücadele yok. " diyerek karşılık vererek, PKK gibi terör örgütlerinin, Almanya ve bazı Avrupa ülkelerinde sorunsuzca sergi açtıklarını ve kendi reklamların yaptıklarını hatırlattı.
SUNUCU, APAR TOPAR PROGRAMI BİTİRDİ
Sunucu, Erdoğan'ın açıklamalarının hemen sonrasında "Sayın Cumhurbaşkanı, bu röportaj için çok teşekkür ediyorum" diyerek yayını bitirdiğinin sinyalini verdi.
Ertdoğan, sonrasında Alman halkına yaşanan terör olayları nedeniyle taziyelerini iletti.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr  26.07.2016 - 03:59     Son Güncellenme 1.08.2016

Dubai'ye kaçmaya çalışırken yakalandılar
Duabi'ye kaçmaya çalışan Afganistan'daki Türk Görev Gücü Komutanı Tümgeneral Cahit Bakır ile Tuğgeneral Şener Topuç yakalandı.

Dubai'ye kaçmaya çalışırken yakalandılar
 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine  ilişkin soruşturma kapsamında, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentine  kaçmaya  çalışan Afganistan'daki Türk Görev Gücü Komutanı Tümgeneral Cahit Bakır  ile Kabil eğitim, Yardım ve Danışma Komutanı Tuğgeneral Şener Topuç yakalandı.
Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, Bakır ve Topuç'un başkent  Kabil'den Dubai'ye kaçtıklarını öğrenen Dışişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat  Teşkilatı harekete geçti.
Bu kapsamda, hızla yapılan girişimler ve  Birleşik Arap Emirlikleri  makamlarının işbirliği sayesinde söz konusu şahıslar Dubai Havaalanı'nda  yakalandı.Bakır ve Topuç, bu Sabah Türkiye'ye getirildi.
Kaynak Haber7.com 26.07.2016 09:18   Son Güncellenme 1.08.2016
 

Hüseyin Avni Mutlu darbe girişimi soruşturmasında gözaltına alındı
Eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'nun, darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltına alındığı bildirildi.

hüseyin-avni-mutlu.jpg
 
Eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu gözaltına alındı.
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine yönelik soruşturma devam ediyor. 
Terörle mücadele ekipleri, Hüseyin Avni Mutlu'nun İstanbul Üsküdar'daki evinde arama yaptı.
Yaklaşık 2 saat süren aramanın ardından Mutlu gözaltına alındı.
31 Mayıs 2010'da İstanbul Valiliği'ne atanan Mutlu, 15 Eylül 2014 Valiler Kararnamesi ile merkez valiliğine atanmıştı.
Mutlu, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan 246 mülki amir arasında yer alıyordu.
8 MERKEZ VALİSİNE DAHA GÖZALTI
Mutlu gibi görevden uzaklaştırılan İstanbul Vali Yardımcısı Haluk Nadir, Kadıköy Kaymakamı Birol Kurubal, Sancaktepe Kaymakamı Feyzullah Özcan ve Bağcılar Kaymakamı Erdal Çakır da gözaltına alındı.
8 merkez valisi hakkında daha gözaltı kararı var.
Kaynak Ntvhaber 26.07.2016    Son Güncellenme 1.08.2016
 
 
2 büyükelçi görevden alındı!
Kanada Büyükelçisi Tuncay Babalı ve Gürcan Balık görevden alındı.

Dışişleri Bakanlığı, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişim sonrası iki büyükelçiyi görevden aldı.Dışişleri Bakanlığı Mevlüt Çavuşoğlu, dün büyükelçi düzeyinde görevden almalar olacağını açıklamıştı.
Kaynak Haber7.com 26.07.2016 11.25   Son Güncellenme 1.08.2016
 
 

Bahçeli FETÖ'ye ateş püskürdü!
MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili çok sert açıklamalarda bulundu.

 
Partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Bahçeli'nin gündeminde yine '15 Temmuz Darbe Girişimi' vardı. Bahçeli bu hain girişiminde bulunan askerleri en sert şekilde eleştirirken "Bunlara Türk askeri demek günahtır, vebaldir. Haçlı işbirlikçileridir, maşalardır. Bu maşaları tutan eller kirlidir, ezeli ve ebedi düşmanlarıdır." dedi. 
Hiç bir darbenin Türkiye'yi 15 Temmuz kadar sarsmadığının altını çizen Bahçeli, "15 Temmuz bize göre işgal teşebbüsüdür. 15 Temmuz'da TBMM bombalayan namussuzlarla, 1920'lerde Osman Gazi'yi tekmeleyen barbarlar arasında en ufak fark yoktur. " diye konuştu.
İşte Bahçeli'nin konuşmasından satır başları
Fetullahçı terör örgütü ur gibi sarmıştır. Her yere çöreklenmişlerdir. yıllardır din kisvesi altında üremiş, güçlenip ortaya çıkmak için uygun zaman aramıştır. Dinler arası diyalog uydurmasının yapılması dda boşuna değildir. FETÖ'cü teröristler 3. bin yılda Asya'nın Hıristiyanlaşmasına hizmet etmiştir. Türk devletinin kritik noktalarına özenle yerlemişlerdir. Bu kaleyi içten çökertme harekatıdır.
Türkiye ile hesabı olan çevreler terörist başı Gülen'i koz olarak ellerinde tutmuşlardır. FETÖ'cüler kimin işine yarıyorsa silah gibi kullanılmıştır. Hiçbir darbe 15 Temmuz gibi derinden sarsmamıştır. 15 Temmuz bize göre işgal teşebbüsüdür. 15 Temmuz'da TBMM bombalayan namussuzlarla, 1920'lerde Osman Gazi'yi tekmeleyen barbarlar arasında en ufak fark yoktur. FETÖ Müslüman Türk milletinin lanet ve beddua ile anacağı odaklardır.
OHAL FETÖ'NÜN TEMİZLENMESİ İÇİN VASITA
Toplu tasfiyeler tehlikenin ne kadar yakın olduğunu göstermiştir. 13 bin kişi gözaltına alınmış, 43 bin kamu görevlisi uzaklaştırılmış, 125 general uzaklaştırılmıştır. Aralarında çok sayıda hakim, savcı, mülki memurlar da tutuklanmıştır. MGK'nın tavsiye kararı doğrultusunda Bakanlar Kurulu 21 Temmuz'da 90 günlük OHAL ilan etmiştir. OHAL kararı TBMM tarafından onaylanmıştır. MHP, Türkiye'nin bugünkü döneminde OHAL'e desteğini çekinmeden göstermiştir. Toplumsal huzurun temini, asayişin sağlanması maksadıyla devletin elini güçlendirmek doğaldır. OHAL millete pusu kuran, devlete ziyiat vermek isteyen odaklara karşı tedbirdir. FETÖ'nün tamamen temizliği için OHAL vasıtadır. 
MAZLUMLARA İLİŞİLMEMELİ
İlk KHK de çıkarılmıştır. FETÖ'yle OHAL kapsamında etkin ve çok boyutlu mücadele ederken dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Toplu görevden almalar yapılırken sağlam deliller esas olmalıdır. Her yönüyle araştırılmalı ve adaletin önüne çıkarılmalıdır. Yoğun şikayet ve eleştiriler, kardeşlerimizin de FETÖ'yle aynı kategoriye aldığı yönündedir. Suçsuzlar mağdur etmek terör örgütünün zalimliği kadar tehlikelidir. Mazlumlara ilişilmemelidir. Toplumun herkesimi kaygılı ve huzursuzdur. Hükümetten beklentim FETÖ'nün kökünü kuruturken suçlu ile suçsuzun karıştırılmamasıdır. 
BİZİM BİZDEN BAŞKA DOSTUMUZ YOK
Peygamber ocağı din tacirlerin değil, samimi devletinin ve milletinin çıkarını kişisel menfaatlerinin üzerinde tutan kardeşlerimizle layık olduğu mertebelere çıkacaktır. FETÖ'cü alçaklar dava arkadaşlarımıza oyunlar oynamışlar, kul hakkı yemişlerdir. Bizim bizden başka dostumuz yoktur. 
CIA PİYONU GÜLEN...
15 Temmuz darbe teşebbüsüne batılı ülkeler kesin tepki koyamamışlardır. Bu darbe sürecinin arkasında CIA'nın olduğu iddiaları yoğunlaşmaktadır. ISAF komutanın Türkiye'ye 2 defa geldiği konuşulmaktadır. Hainlerin ardında CIA ve Pentagon duruyorsa karşımızda ciddi sorun duruyor demektir. ABD bunun altından kalkamayacaktır. ABD, 15 Temmuz'un içindeyse ve İncirlik üzerinden devreye girdiyse, iki ülke arasındaki dostluk ilişkisi vahim düzeyde hasar görecektir. ABD merkezli güç merkezleri Türkiye'yi iç savaşa sürüklemek istemektedir. CIA piyonu Gülen'in de bu teslimi bu ihtimal dahilinde görülmelidir. 
15 TEMMUZ'DA ONLARIN GAYRİ MEŞRU ÇOCUKLARI KAYBETTİ
15 Temmuz'u Ortadoğu'dan ayrı tutmamak gerekir. Halep'e insani yardım ulaştıracak koridor ulaştırılamazsa, binlerce sivil açlık ve susuzluktan kırılacaktır. 5 yıldır kaos içindeki Halep, Türkiye'den yardım almıştır. Halep'in nefes borusu PYD ve Esad tarafından kesilmiştir. Kilis'e 60 kilometre uzaktadır. Halep'teki kardeşlerimiz perişandır. Halep Gaziantep'tir, Kilis'tir. İç sorunlarımız fazla olsa da Halep'e duyarsız kalamayız. Bunlar Suriye'yi çürümeye bırakmışlardır. Irak'ta Türkmen ve Müslüman kanı döken, bu defa da son yurdumuzda devreye girmişlerdir. FETÖ'cüler bunlar Türkiye'ye tutunmuş ortaklarıdır. 12 Temmuz'da çocuklarımız kazandı diyorlardı, çok şükür 15 Temmuz'da onların gayri meşru çocukları kaybetti. Teröristlere Osmanlı şamarını korkusuzca indirdi. Millet kenetlendi, oyunu gördü, oyuncuların maskesini indirdi. Her birimiz Türkiye Cumhuriyetini son nefesimize kadar savunmalıyız. Türkiye'ye sahip çıkmalıyız. Demokrasi darbeden büyüktür. İster FETgÖ, ister PKK, ister IŞİD olsun Türkiye'yi geçemeyeceklerdir. 
HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ
Cumhurbaşkanı artık dengeleyici olsun, birleştirici mesajlarla görevini yerine getirsin. Başbakan da herkesi kucaklasın, unutmasınlar ki hainlere karşı aynı siperdeyiz, aynı gemideyiz. Türk milleti bu vatanda bağımsız şekilde varlığını muhafaza edecektir. MHP de hissesine şehadet düşse bile gereğini yapacaktır.
AB'YE İDAM CEZASI CEVABI
Türkiye'ye silah sıkmış, ihanet etmiş kim varsa ağır şekilde cezalandırılmalıdır. İdam konusunda AB'nin ne söylediği kendi bileceği iştir. Türkiye kimseden müsaade almamalıdır. Hainler ile ilgili dava en kısa sürece sonuçlandırılmalıdır. 
Kaynak Haber7.com 26.07.2016 11.00 Son Güncellenme 1.08.2016
 

'O paralar devlete geçecek'
FETÖ’nün şantaj ve himmetle elde ettiği mal varlıklarının envanteri çıkarıldı. Tapu daireleri ve bankalara yazı yazıldı. Bakan Ağbal, “Bu yolla ele geçen mallar devletin olacak” dedi.

 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) başarısız darbe girişiminin ardından devletin kılcal damarlarına sızan Paralel Yapı'nın ekonomi ayağına yönelik geniş çaplı operasyon sürüyor. Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında el konulan vakıf, dernek ve okulların mal varlıkları tutanak altına alındı. Örgütün para transferleri de takip ediliyor. FETÖ ile bağlantılı tasfiyesi başlatılan tüm şirketler ve sendikaların muhasebe kayıtlarına el konuldu. Tapu daireleri ve bankalara yazı yazılarak, gerekli işlemlerin başlatılması talimatı verildi. Sabah'tan Hazal Ateş'in haberine göre Maliye Bakanı Naci Ağbal, örgüte ait mal varlıkları ve banka hesaplarının envanterinin çıkarılıp tutanak altına alındığını söyledi.
ŞANTAJLA ALINDI
Ağbal, çetenin el konulan varlıklarının şiddet ve şantajla, himmet adı altında toplanan paralardan oluştuğuna dikkat çekerek, "Milletten tehdit, şantaj, himmet adı altında aldıkları millete dönüyor. Binalar, araçlar, bankalardaki hesaplar, kiralık yerlerdeki malzemeler tutanak altına alındı" dedi.
ŞAİBELİ DEVİRLER İNCELENİYOR
Birçok şehirde şaibeli bir şekilde devredilen arsa, konut, dükkân gibi varlıklar da ortaya çıkarılıyor. Milli Emlak Genel Müdürlüğü, FETÖ'ye yakın şirket ya da kişilerin ellerindeki gayrimenkulleri geri alacak. Belediyeler tarafından FETÖ ile iltisaklı kişi ve kurumlara yapılan arsa tahsislerinin hepsi iptal edilecek. FETÖ'cü çeteye hizmet edip mal devirlerine aracılık eden mali müşavirler ve avukatların da listesi çıkarıldı. Önceki gün yayımlanan Milli Emlak Tebliği'ne göre, kapatılan kurum ve kuruluşların mülkiyetindeki binalardaki taşınırlar, güvenlik önlemleri alınarak aynen muhafaza edilecek. Kiralama suretiyle kullanılan binalardaki taşınırlar ise öncelikle ilgili ve ihtiyacı olan kamu kurum veya kuruluşuna devredilecek.
EMNİYET MPİ BİNASINA TAŞINSIN
MALİYE Bakanı Naci Ağbal, dün İçişleri Bakanı Efkan Ala ile görüşerek hasar gören Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün yeni yapılan Milli Piyango İdaresi (MPİ) Genel Müdürlüğü binasına taşınmasını önerdi. Bakan Ağbal, darbe girişimine direnerek şehit ve gazi olan vatandaşlara yönelik de "O insanların hepsi bunları yaparken sadece vatan ve millet için yaptılar ama devlet olarak biz onların geride kalanlarına ve yaralanan kardeşlerimize sahip çıkacağız" değerlendirmesini yaptı.
KAMUDA İŞLER AKSAMAYACAK
Tüm kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan çaycıdan en üst düzeye kadar personele yönelik incelemeler ağustos ayı ortasına kadar tamamlanacak, FETÖ üyeleri tek tek tespit edilerek işlerine son verilecek. Paralel Yapı'nın kamudan temizlenmesinin ardından personel ihtiyacı hızlı bir şekilde karşılanacak. Bakan Ağbal, kamuda işlerin aksamaması için gerekli çalışmaların yapıldığını belirtti.
Kaynak Tgrthaber.com 26.07.2016 11.00  Son Güncellenme 1.08.2016


Darbe karşıtı komutanı 'terörist' diye öldürteceklerdi
Van Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 15 Temmuz'daki FETÖ'nün darbe girişimiyle ilgili yeni bilgilere ulaşıldı.

Darbe karşıtı komutanı terörist diye öldürteceklerdi
 
Van'da Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili soruşturmada, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel'in darbeciler tarafından "terörist" diye öldürülmesinin planlandığı ortaya çıktı.
Edinilen bilgiye göre, Van Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 15 Temmuz'daki FETÖ'nün darbe girişimiyle ilgili yeni bilgilere ulaşıldı.
Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında ilçe sınırları içinde faaliyet gösteren Özel Kuvvetler Harekat Üssü Komutanlığında Özel Kuvvetler Harekat Komutanı olarak görev yapan Tuğgeneral Semih Terzi'nin darbeye iştirak etmek amacıyla Ankara'ya gittiği ve Özel Kuvvetler Komutanlığını ele geçirmeye çalıştığı sırada bir astsubay tarafından öldürüldüğü belirtildi.
Güzergah değişikliği, darbecilerin planını bozduSoruşturma dosyasında yer verilen tespitlere göre, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığının sorumluluk bölgesindeki Van, Siirt, Hakkari ve Şırnak'ta darbe hazırlığı yapan FETÖ, buna karşı çıkan Korgeneral Temel'i öldürmesi için 8 kişilik özel tim görevlendirdi.
Binbaşı İsmail Çevik komutasındaki 8 kişilik özel kuvvet timi, Terzi'nin talimatıyla Hakkari'den Siirt'e gitmesi beklenen Korgeneral Temel'i "terörist" diye öldürme planı yaptı.
Hakkari'deki Korgeneral Temel'i, Genelkurmay Başkanlığınca uçuşların yasaklanmasına rağmen helikopterle uçmasında bir sakınca olmadığını bildirerek özel timin beklediği Siirt'e gönderen darbeci askerlerin planı, komutanın havada kararını değiştirerek Van'a gitmesiyle bozuldu.
Komutandan "Bu hainleri etkisiz hale getirin" emri
Suikast timi, "10049" kuyruk numaralı "Skorsky" tipi helikopterle Temel'in peşinden Van'a geldi. Uzun namlulu silahlar ve susturucu takılan tabancalar taşıyan askerleri helikopter pistinde gören bir grup asker duruma müdahale etti.
Korgeneral Temel'in, "Bu hainleri etkisiz hale getirin" talimatı verdiği emrindeki askerlerin gerçekleştirdiği operasyon sırasında geldikleri helikopterle havalanan ve aralarında Binbaşı İsmail Çevik'in de bulunduğu 8 kişilik tim, Şırnak'ın Silopi ilçesine indiklerinde gözaltına alındı.
Darbeci askerlerle iş birliği yaptığı ve Binbaşı Çevik'e gittiği illerde yardım ettiği gerekçesiyle Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığında görevli Kurmay Albay Murat Temiz de Van'da düzenlenen operasyonda "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzene karşı durmak ve FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak" suçundan tutuklandı.
Soruşturma dosyasında 8 askerden oluşan timin Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından uçuş yapılmamasına ilişkin emre rağmen helikopterle hareket ettikleri ve yanlarında uzun namlulu silahlar, susturucu takılı suikast tipi tabancalar bulunmasına işaret edilerek, "Kolluk kuvvetlerinin ayrıntılı tutanağında belirtilen hususlar göz önüne alındığında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından verilen emir ve talimat üzerine Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı İsmail Metin Temel'e yönelik suikast girişimi söz konusudur. Bu girişim sırasında Binbaşı İsmail Çevik, Van'da görev yapan Kurmay Albay Murat Temiz ile iştirak birliği içinde hareket etmiştir." ifadelerine yer verildi.
"Komutan bize 'terörist' dedi"
Darbe girişiminde bulunan şüphelilerden Binbaşı Çevik de ifadesinde öldürülen Tuğgeneral Terzi'nin, kendilerine, terör örgütüne yardım eden, bilgi sızdıran bir generalin öldürülmesi talimatını verdiğini ancak ismini iletmediğini ileri sürdü.
Çevik'in, "Komutanın Siirt'e gideceğini söyleyerek tim ayarlanmasını istedi. Siirt'e giderken telefonuma mesaj geldi ve komutanın Van'a gittiği iletildi. Komutan bize Van'da görev yapan 'Murat' ismindeki albayın bizi karşılayacağını söyledi. Van'a inerken askerler neden geldiğimizi sordu. Biz de hasta için geldiğimizi söyledik ve olayı geçiştirerek geri döndük. Darbeden haberimiz yoktu, 'teröristlere yardım ediyor' diye bu talimatın verildiğini biliyorduk. Darbe teşebbüsünde kullanıldığımızı sonradan öğrendik." dediği öğrenildi.
Korgeneral Temel, 2. Ordu Komutanlığına atandı
Korgeneral Temel, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti'nin yerine 2. Ordu Komutan Vekili olarak atandı.
Korgeneral Temel'in, Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında Perşembe günü ilk kez Çankaya Köşkü'nde toplanacak Yüksek Askeri Şura'ya (YAŞ) da katılması bekleniyor.
Kaynak Trthaber.com 26.07.2016 10.53   Son Güncellenme 1.08.2016


Hanım Büşra Erdal, Manisa'da gözaltına alındı
FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince yakalama kararı çıkarılan 42 gazeteci arasında yer alan Hanım Büşra Erdal, Manisa'da gözaltına alındı.

 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince yakalama kararı çıkarılan 42 gazeteci arasında yer alan Hanım Büşra Erdal, Manisa'da gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nun, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili soruşturma kapsamında, hakkında gözaltı kararı verdiği Hanım Büşra Erdal'ın Sarıgöl ilçesindeki ailesinin yanında olduğu tespit edildi.
Alemşahlı Mahallesi'ndeki eve giden polis, Erdal'ı gözaltına alarak, emniyete götürdü.Erdal'ın işlemlerin ardından, İstanbul'a gönderileceği belirtildi.
Kaynak AA  26.07.2016  Son Güncellenme 1.08.2016


Kadıköy Kaymakamı Birol Kurubal gözaltına alındı
FETÖ'nün darbe girişiminin ardından görevden uzaklaştırılan İstanbul Kadıköy Kaymakamı Birol Kurubal gözaltına alındı.

birol kurubal.jpg
 
Darbe girişiminden sonra başlatılan soruşturma kapsamında İçişleri Bakanlığınca görevinden uzaklaştırılan Kadıköy Kaymakamı Birol Kurubal, Kadıköy'de gözaltına alındı. Kurubal'ın Acıbadem'deki evinde de arama yapıldı.
Kadıköy ilçesinde 2012 yılından bu yana kaymakamlık yapan Birol Kurubal, FETÖ mensuplarınca 15 Temmuz'da gerçekleştirilen darbe girişiminin ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan 246 mülki amir arasında yer alıyordu.
BİROL KURUBAL KİMDİR?
1966 yılında Erzincan Refahiye'de doğan Kurubal, 1985 yılında girdiği Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1989 yılında mezun oldu. Kısa bir süre avukatlık yaptıktan sonra 80. Dönem Kaymakam adayı olarak göreve başladı.
Kütahya-Hisarcık ve Gaziantep-Oğuzeli ilçelerinde Kaymakam Vekilliği yaptıktan sonra sırasıyla Balıkesir-Balya, Adıyaman-Gerger, Gümüşhane-Torul, Çorum-İskilip ve Sakarya-Arifiye ilçelerinde kaymakamlık görevlerinde bulundu.
İçişleri Bakanlığı'nın 06.08.2012 tarih ve 2012/473 Sayılı Müşterek Kararnamesiyle Kadıköy Kaymakamlığına atandı. 
13.09.2012 tarihinde görevine başlayan Kurubal evli ve 3 çocuk babasıdır.
Kaynak AA 26.07.2016   Son Güncellenme 1.08.2016


Pencereyi açıp 3. kattan kendimi atmamı istediler'
FETÖ'cü subayların, kendilerinden olmayan öğrencilere yaptıkları zulmün mağdurlarından Şehirli, baskılar nedeniyle bırakmak zorunda kaldığı Hava Harp Okulunu'nda yaşadıklarını anlattı.

'Pencereyi açıp 3. kattan kendimi atmamı istediler'
 
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) subayların kendilerinden olmayan askeri okul öğrencilerine yaptıkları zulmün mağdurlarından İzmirli Melike Bulut Şehirli, askeri helikopter pilotu olmak için girdiği Hava Harp Okulunu baskılar nedeniyle bırakmak zorunda kaldığını belirtti.
Askeri okulu bıraktıktan sonra Balıkesir'de hemşirelik eğitimi alan ve hayallerinden uzak yeni bir yaşama başlayan Melike Bulut Şehirli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1992'de İzmir'in Bergama ilçesinde doğduğunu ve küçük yaşlarından itibaren hep askeri helikopter pilotu olmak istediğini söyledi.
İlçedeki 13 Nisan Anadolu Lisesini tamamladıktan sonra 2010'daki LYS ile Hava Harp Okulunu kazandığını, Yalova'daki öğrenci seçme uçuşundan da başarıyla geçtiğini ifade eden Melike Bulut Şehirli, "Uçuşlarımdan birini de 2011 yılında Balyoz Davası nedeniyle içeri alınan Tümgeneral İsmail Taş ile gerçekleştirmiştim. Uçuş sınavlarını başarıyla geçtikten sonra intibak dönemine başladık. İşte o dönem çok zorluydu." dedi.
"Bize bunları yapan belli bir grup vardı"
İntibak döneminde üst üste gece nöbeti tutmak zorunda kaldığını ancak başkalarının aynı nöbeti tutmadığını fark ettiğini söyleyen Şehirli, şöyle devam etti:
"Art arda tuttuğum nöbetler aslında bu baskının bana özel yapıldığını gösteriyordu. Sürekli olarak 'Ülkeye hizmetini sadece burada değil, başka yerde yap' baskısı altındaydım. Yine de bu baskılardan sıyrılıp askerlik yemini ettim ve herkes gibi Harbiyeli olduğumu sandım. İlerleyen zamanda herkes gibi olmadığımı anlayacaktım. İlk olarak nöbet çizelgelerinde yer almayan nöbetleri tutmadığım için ceza aldım. Ondan sonra da 3'er günlük oda hapisleri çekmeye başladım. 27 Şubat 2011 tarihinde de bir gece yatağımdan komutanların seçtiği kadetler tarafından kaldırıldım. Bayanlar katındaki uçuş odasına alındım. Pencereye doğru esas duruşta 1 saat boyunca beklememi istediler. Bu sürede bana 'Melike Bulut, bu okula neden geldin, bırakmayı düşünmüyor musun, neden bırakmıyorsun, okulu bitirebileceğini mi düşünüyorsun, neyine güveniyorsun' dediler. Hatta pencereyi açıp 3. kattan kendimi atmamı istediler. Atlamayacağımı anlayınca odama gitmeme izin verdiler."
Okulda hiçbir zaman "Fetullahçı, cemaatçi" kavramlarının kullanılmadığını dile getiren Şehirli, "Ama bize bunları yapan belli bir grup vardı. Biz bu grubun kim olduğunu anlamaya çalışıyorduk. Niçin biz diye soruyorduk. Biz hep bizde sorun olduğunu düşündük ama sonra anladık ki sorun bizde değilmiş. Askeri okuldan ayrılmaya zorlananların değil de okulda kalanların ortak bir özelliği vardı ve o gruba dahillerdi." diye konuştu.
"Namusuma da sahip çıkamıyorum komutanım, diye bağırttılar"
Eğitimler sırasında çok zorlandığını, aç ve susuz bırakıldığını, komutanların bir gruba ise hiç de kötü davranmadığını ifade eden Melike Bulut Şehirli, eğitimler sırasında esas duruştayken üst devrede olan öğrencilerin silahını tekmelediğini, düşen silahın ise kendisinden kaçırıldığını, yasak olduğu için esas duruşu da bozamadığını dile getirdi.
Melike Bulut Şehirli, eğitimlerde yaşadıklarını da şöyle anlattı:
"Silah düşünce alıp kaçıyorlardı. Sonra da 'Silah benim namusum. Ben silahıma sahip çıkamıyorum, demek ki ben namusuma da sahip çıkamıyorum komutanım' diye 25 kez bağırmamı istiyorlardı. Çok ağrıma gidiyordu, 25. kez söylerken artık ağlıyordum. Erkek devre arkadaşlarım bile artık gördüğüm zulme dayanamıyor, bu aşağılanma karşısında artık bırakıp gitmem gerektiğini söylüyordu."
Başka kadın öğrenciye ise aynı şekilde davranmadıklarını ifade eden Melike Bulut Şehirli, "Onun babası cemaatçilerin sahibi olduğu bir kırtasiyede çalışıyordu. Ben okulumu bırakmak zorunda kalırken onun eğitimine devam ettiğini biliyorum." diye konuştu.
"Yapılanları anlattığımda 'halüsinasyon görüyorsun' dediler"
Dolabının sık sık kontrol edildiğini, iç çamaşırlarının ortaya saçıldığını da dile getiren Melike Bulut Şehirli, yaşadıklarını bazı öğretmenlerine anlattığında "Halüsinasyon görüyorsun." yanıtını aldığını söyledi.
Kurmay bir yüzbaşının aynı devredeki diğer 8 kadın öğrenciyle konuştuğunu, bu konuşmadan sonra devre arkadaşlarının kendisine küstüğünü ve tamamen yalnızlığa itildiğini anlatan Melike Bulut Şehirli, ikinci sınıftayken kendisinden habersiz okula çağrılan ailesine başarısız" ve "isteksiz" olduğunun anlatıldığını dile getirdi.
"Bu bir tiyatro değil"
Ailesinin çağrılmasından sonra okulu bırakma kararı aldığını söyleyen Melike Bulut Şehirli, şunları kaydetti:
"Okulu bıraktıktan sonra tazminatı ödemek için annem ve kardeşimle domates ve mısır tarlalarında amelelik yaptım. Yaşadıklarımı TSK'ya bildirdim, BİMER'e ilettim ama maddi durumum olmadığı için mobbing nedeniyle dava açamadım. Bu bir tiyatro değil. Bize bunu yapanlar bedelini ödemeli. Bizler subay olmayı çok isteyen insanlardık ama onlar hiç hak etmedikleri yerlerde devletin malını istedikleri gibi kullandılar."
Askeri okuldan ayrılmaya zorlanan öğrencilerin bir platformda buluştuğunu da hatırlatan Melike Bulut Şehirli, FETÖ üyesi subay ve astsubayların cezalandırılması için açılacak davaya müdahil olacaklarını da sözlerine ekledi.
Kaynak AA 26.07.2016  Son Güncellenme 1.08.2016
 

Adil Öksüz'ün, askeri üste ne işi vardı?
15 Temmuz gecesi Akıncı Üssü çevresinde sadece bir sivil, Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Adil Öksüz gözaltına alındı ve ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Ancak Öksüz'ün örgütün askeri havacılık imamı olduğu ve gece boyu Akıncı Üssü'nde bulunduğu anlaşıldı. Hakkında yeniden gözaltı kararı çıkarılan Adil Öksüz, kayıp.

akıncılar üssü.jpg
 
Darbe girişiminin ardından darbecilerin hava üs merkezi olarak kullandığı, Akıncı Üssü'nde 98 kişi gözaltına alındı. Askerlerin arasındaki tek sivil, Akıncı Havva Üssü'nden kaçarken saat 9.30 sıralarında yakalanan Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Adil Öksüz'dü.
"Sorgusunda darbecilerle bağlantım yok tarla bakıyordum" diyen Öksüz, serbest bırakıldı. Daha sonra güvenlik kamera görüntüleri ve HTS kayıtları doğrultusunda o gece üste olduğu belirlenen Öksüz hakkında tekrar hakkında gözaltı kararı çıkartıldı. ancak hiçbir yerde bulunamadı. 
Örgüt itirafçılarından alınan ifadelerde Öksüz'ün, Fethullahçı Terör Örgütü'nün kara kutusu, askeri havacılık imamı olduğu belirlendi. Hatta darbe girişimi gecesi de Öksüz'ün Fetullah Gülen'le sürekli temasta olduğu, aldığı talimatları darbeci askerlere illettiği tespit edildi.
Tüm yurtta aranan Öksüz'ün cep telefonu tespit edildi ancak bir süre sonra sinyal alınamadı. Öksüz ilk ifadesinde Keçiören'den "Tarla bakmak için taksiye bindim" Akıncı Üssü'ne gittim demişti ancak yapılan araştırmada Keçiören'den o gün herhangi bir taksinin akıncı Hava Üssü'ne gitmediği de tespit edildi. 
İfadesinde ikametgah adresi olarak gösterdiği adreslerde yapılan incelemede söz konusu iki adresteki 2 evin de boş olduğu, bir seneden fazladır kimsenin gelip gitmediği de ortaya çıktı. 
Öksüz'ün örgüt tarafından yurtdışına kaçırılma ihtimaline karşı sınır kapıları uyarıldı.
Kaynak Ntv Haber 26.07.2016   Son Güncellenme 1.08.2016
 
 Kullanılmasın diye Sikorsky’i vurmuşlar
Yarbay Mustafa Azimetli, ‘Polis Özel Harekât’ın Gölbaşı’ndaki merkezinde bir Sikorsky helikopteri bombalamak suretiyle imha ettik.

Kullanılmasın diye Sikorsky’i vurmuşlar
 
Darbe girişimi sürecinde 15 Temmuz gecesi Ankara’da Özel Harekât Daire Başkanlığı’nı bombalayan uçağın pilotu Yarbay Mustafa Azimetli, Özel Harekât Daire Başkanlığı’nı nasıl bombaladığını savcılık ifadesinde ayrıntılı olarak anlattı. Azimetli, darbe girişimini akşam saatlerinde komutanından öğrendiğini, ancak emir komuta zinciri içinde olmadığını bombalamalardan sonra öğrendiğini iddia etti. 
Kendisine Albay Ahmet Özçetin’in emir verdiğini söyleyen Azimetli, “Özel Harekât Daire Başkanlığı’nın helikopterlerini polisler kullanamasın diye imha ettik” dedi. Azimetli, Ankara üzerindeki alçak uçuşları ise halkı korkutmak için yaptıklarını itiraf etti. 
‘Sikorsky’yi imha ettik’
Azimetli şunları anlattı: “O gün, yani 15 Temmuz akşamı saat 23.00 sularında, polis Özel Harekât’ın Gölbaşı’ndaki merkezinde bir Sikorsky helikopteri bombalamak suretiyle, yani yukarıdan bomba atarak imha ettik. Amacımız bu helikopterin polis Özel Harekât tarafından kullanılmasını önlemekti. Bu sırada F-16’yı iki kişi kullanıyorduk. Yanımda Ekrem Aydoğdu vardı. Uçağı o kullanıyordu. Ancak direktifleri ben veriyordum. Uçakta üst olarak bulunuyordum. Direktifleri ben verdim. Ben Ekrem’in amiri değil üstüydüm. Çünkü Ekrem benim filomda değildi. Birlikte uçuşumuz o gecenin özelliğine mahsustu.”
‘Amaç psikolojik baskı’
“İkinci uçuşu ise aynı gece saat 02.00 dolaylarında 16 Temmuz Sabahına doğru yaptık. Aynı üsten başka bir F-16 ile yaptık. Bu kez Ankara üzerinde alçak irtifa uçuşları yaptık. Bu talimatın amacının darbeye direnenleri psikolojik baskı altına almak amacında olduğunu düşünüyorum. Bize Kızılay civarında, yani Meclis ve çevresinde alçak irtifa uçuşları yapmamız söylendi. 
Ancak biz ses duvarını aşacak şekilde süper-sonic uçuşlar yapmadık. O gece itibariyle genel olarak hangi üslerden kaç uçak kalktığını veya Ankara semalarındaki uçakların uçuş menşeini söyleyecek durumda değilim. Ben bu olaylar boyunca Akıncılar üssündeydim. Yukarıdaki uçuş direktiflerini amirim Albay Ahmet Özçetin’den aldım.”
‘Önceden öğrendim’
“Olay gece patladı. Diğer birliklerden sivil-asker olan askeri giyimli ve silahlı olan çok sayıda kişi Akıncılar üssüne gelmişti. Ben bir darbe planlandığını ve o gün gerçekleştirileceğini saat 19.00’da Albay Ahmet Özçetin’den öğrendim. İlk sortiden sonra yani Sikorsky’yi vurduktan sonra ise Genelkurmay tarafından yapılan ve emir komuta zinciri doğrultusunda yapıldığına ilişkin şüphe duymaya başladım. Albay Ahmet Özçetin konuyu açıkladıktan sonra bana direk görev tevdi etti. Beni ikna etmeye çalışmadı, beni tehdit etmedi. Bizim Sikorsky bombaladığımız uçuşumuz bir saat kadar sürdü. 
En son yaptığımız alçak irtifa uçuşu da bir saat kadar sürdü. (...)16 Temmuz sabah 08.00 gibi Akın Öztürk’ün 143. Filo’ya geldiğini gördüm. Halen Üs Komutanı Hakan Evrim ön tarafta duruyordu. Akın Öztürk, Evrim ile konuştuktan  sonra makam aracıyla 143. Filo’dan ayrıldı.”
Yarbay Azimetli, emniyette darp edildiğini iddia ederek emniyet ifadesindeki bazı bölümleri kabul etmedi. Azimetli, tutuklanarak cezaevine gönderildi.   
Kaynak Milliyet 27.07.2016 07:21 Son Güncellenme 02.08.2016
 

Darbe girişiminde yaralanan polis hastanede evlendi
Bölücü terör örgütü FETÖ'nun darbe girişimi sırasında yaralanan polis memuru Ferdi Akyün, nişanlısı Nesrin Demir ile hayatını, hastanede düzenlenen törenle birleştirdi.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında ayağından ve kolundan yaralanan polis memuru Ferdi Akyün (28) ile nişanlısı Nesrin Demir (23), hastanede düzenlenen törenle dünyaevine girdi.

Darbe girişiminde yaralanan polis hastanede evlendi
 
Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz'da izinli olduğu halde Topkule Kışlası'na göreve giden Akyün, burada yaralanmasının ardından Bağcılar Medipol Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
Hastanenin konferans salonunda düzenlenen sade bir törenle evlenen çiftin düğünleri ise 21 Ağustos'ta Erzurum'da yapılacak.
Tören için tedavisinin devam ettiği odasından nişanlısı Demir ve yakınlarının eşliğinde salona giden Akyün'ün tekerlekli sandalyeyle getirildiği görüldü.
Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu'nun nikahlarını kıydığı çiftin şahitliklerini de İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Haydar Özdemir ile Esenler İlçe Emniyet Müdürü Cihat Dağdeviren yaptı.
Nikah töreninin ardından Belediye Başkanı Göksu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hediyesini çifte takdim etti.
"Bu uğurda mükafat olarak da gazi olduk"
Damat Ferdi Akyün, nikahın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:"Bu olayla ilgili olarak, 15 Temmuz günü davetiyeleri bastırdım. Bunların dağıtılması için akrabalarımı ziyarete gittik. Bu olayların gelişmesi üzerine de birliğimize döndük tekrar. Verilen işimizi, görevimizi yaptık. Neticesi böyle oldu. Bu uğurda mükafat olarak da gazi olduk. Şükürler olsun. Benimle aynı zamanda yanımda olan arkadaşımla aynı hastanede birlikte yatıyoruz. Allah sivil, resmi bu uğurda çatışan tüm herkese, yaralılara yardımcı olsun. İnşallah en kısa zamanda iyi oluruz. Biz şükür şu an iyiyiz. Her şeye rağmen dimdik ayaktayız. Hayatın gerektirdiği şekilde işlerimizi yoluna koymaya çalışıyoruz. Bir şekilde hayat yürüyor. Şehit olan sivil, resmi tüm kardeşlerimizin de ailesine Allah yardım etsin, tüm Türkiye'nin başı sağ olsun."
Akyün, bir gazetecinin eşi Demir ile törende neden siyah kıyafetler tercih ettiklerini sorması üzerine de "Biz yaralandık, şehit olan arkadaşlarımız var. Şu an bir üst katta benden durumu daha ağır olan arkadaşım da var. Şaşaalı bir şey yapmak istemedik." diye konuştu.
Kaynak Trthaber.com 26.07.2016 21.01   Son Güncellenme 02.08.2016
 
Zekai Paşa, Ömer Halisdemir'le son diyalogunu anlattı
Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı, vatanı için gözünü kırpmadan şehit olan kahraman askeri Ömer Halisdemir ile son konuşmasını anlattı. 

Zekai Paşa, Ömer Halisdemir'le son diyalogunu anlattı
 
Aksakallı: Ömer; Tuğgeneral Semih Terzi vatan hainidir, isyancıdır. Onu, karargâha girmeden öldür! Bunun sonunda şehâdet var. Hakkını helâl et.
Ömer Başçavuş: Başüstüne komutanım, hakkım helâl olsun. Siz de helâl edin...
15 Temmuz kanlı darbe girişiminin kırılma anlarından birinin yaşandığı Özel Kuvvetler Komutanlığı'ndaki (ÖKK) tarihi olayı Tümgeneral Zekai Aksakallı anlattı.
Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Aksakallı, darbecileri karargâha sokmamasını istediği, koruma astsubayı Ömer Halisdemir'in şehadetine varan emri gözyaşları içinde aktardı.
Aksakallı Paşa'ya, Ömer Başçavuş'un ailesinin yanından gelir gelmez ulaşabildik. Paşa, "Ömer'in Mevlidini okuttuk dua ettik. Aile dimdik" dedi. O karanlık geceyi aydınlığa çeviren olaylar dizisi şöyle gelişti:
BAHANE İLE ANKARA'YA GELMEK İSTEDİ
Özel Kuvvetler Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Semih Terzi, 15 Temmuz'da görev gereği Silopi'de idi. 15 Temmuz sabahı ısrarla Zekai Paşa'yı aradı. "Kayınpederimin durumu kritik Ankara'ya gelmek istiyorum" dedi. Paşa, normal zamanlarda makul karşılayacağı bu talepten şüphelendi. Aynı gün darbeci General Terzi'nin eşi de bir bahane ile Zekai Paşa'nın eşini arayıp ikna etmeye çalışmıştı.
ZEKAİ PAŞA'YI MEŞGUL ETME TAKTİĞİ
Zekai Paşa için tuhaf gelen başka olaylar da vardı. Terörle cansiperane mücadele eden Zekai Paşa, sürekli arazide idi. O günü yakın arkadaşlarına şöyle anlattı:
"Ben, son bir yıldır, düğüne bayrama gitmiyorum. Ancak kanser tedavisi gören bir arkadaşımızın düğünü vardı. Bana da görev verdiler. 'Komutanım, sizden başka kıdemli kimse yok. Genelkurmay adına hediye çekini siz takdim eder misiniz?' dediler.
Doğrusu tuhaftı. Çünkü Ankara'da benden kıdemli çok sayıda komutan vardı. Düğün salonuna girince şüphelerim daha da arttı. Hem kıdemli komutanlar oradaydı hem de salonda bulunmaması gereken kişiler de gelmişti. Hızlıca protokol görevini yapıp çıktım."
AKSAKALLI'YA OPERASYON
Aksakallı'nın makam aracı, Külliye'ye giden yol üzerinde 3 araç tarafından sıkıştırıldı. Paşa, zaten tedirgindi ve yakın ekibini önceden uyarmıştı. Darbecileri atlattılar. Zekai Paşa, o gece bir kalkışma olduğunu Özel Kuvvetler Karargahı'nın da ele geçirilmek istendiğini öğrenir öğrenmez hem en güvendiği adamını aradı hem de karargahtaki nöbetçi subaylara ulaşmaya çalıştı. Tabii aynı anda, ÖKK'den en sadık adamlarına da silahlarını alarak komutanlığını önüne gelmeleri emrini verdi.
KARARGÂHTA DARBECİ İTAATSİZLİĞİ Zekai Paşa, karargâhı aradığında, şok bir cevapla karşılaştı. Terzi, "Ben oraya geliyorum. Kışlanın emniyetini sağlayın, içeriye komutanlardan kimseyi almayın, gerekirse ateş edin" emrini vermişti.
SİZ FETÖ'CÜSÜNÜZ Zekai Paşa, "Siz görevden alındınız, artık Semih Paşa'nın emrini dinliyoruz" diyen albaya, "Emrimi dinlemiyorsun, FETÖ'cülerin emirlerini dinliyorsun, sen paralelcisin" diye bağırdı.
ŞEHADET EMRİ İşte o andan itibaren yaşananları Zekai Paşa göz yaşları içinde şöyle anlattı:
"Başçavuş Ömer Halisdemir'i aradım, Ömer benim koruma astsubayımdır. Ömer'e, "Sana, vatanımız ve milletimiz adına tarihi bir görev veriyorum. Tuğgeneral Terzi vatan hainidir, isyancıdır. Onu, karargâha girmeden öldür! Bunun sonunda şahadet var. Biliyorsun seninle 20 yıllık beraberliğimiz var. Hakkını helal et" dedim.
EMREDERSİNİZ KOMUTANIM Ömer Başçavuş, sonu ölüme varan emir üzerine vakur bir sesle Zekai Paşa'ya hitaben, "Baş üstüne komutanım, hakkım helal olsun. Siz de helal edin" dedi.
CUNTA KARARGÂHA GİREMEDİBu sırada darbeci general Terzi helikopter pistinden karargaha yürüyordu. 10 kişilik koruma ekibi etrafındaydı. Tam karargah binasının girişinde ÖKK Koruma Astsubayı Başçavuş Ömer Halisdemir tarafından durduruldu.
Terzi ve korumaları "Karargâha giremezsiniz. Zekai Paşa'nın emri" demeye kalmadan kendisi etkisiz hale getirmeye çalışan özel time rağmen namlusuna mermiyi sürdüğü tabancasını çekti darbeci Terzi'yi alnından vurdu. Halisdemir ise 10 koruma tarafından ateş edilerek, başına ve vücuduna isabet eden 30 kurşunla şehit düştü.
TAM YETKİLİSİNİZ ZEKAİ PAŞAZekai Paşa darbecilerin yönetim merkezi Akıncı Üssü'nü yeniden alabilmek için İçişleri Bakanı Efkan Ala'dan direktif aldı. Ala, "Zekai Paşa, size başkomutan ve hükümet yetkisi veriyorum" dedi. Güvendiği arkadaşlarına, "Biz, terörle mücadele sırasında da bunların (FÖTÜ'cülerin) tavrını, isteksizliğini anlamıştık" diyen Zekai Paşa, "O gece, sadece Ankara değil, Ankara dışındaki birlik komutanlarıyla da görüşmelerimiz oldu, isyancıların tutuklanmasını sağladık" dedi.
ÇOK KAN DÖKÜLÜRDÜZekai Paşa, "Eğer Özel Kuvvetler Komutanlığı ele geçirilseydi, durum çok kötü olurdu, Allah korusun çok kan dökülürdü" dedi ve ekledi:
"Biz, bu adamları biliyoruz, bu adamlar korkak ve vicdansızdır! Şükürler olsun ki girişimleri başarılı olamadı. Çünkü bu millet eski millet değil. Çok büyük bir felaketi atlattık."
MİLLETİN KALBİNE TAHT KURDU Ömer başçavuşun kahramanlığını duyan gurbetçiler ve yurt içindeki vatandaşlar Niğde'deki baba ocağına akın ediyor. Vatandaşlar Ömer astsubayın mezarı başında dua edip göz yaşı döküyor. 
O ŞEHİT DÜŞERKENÖmer başçavuşun şehit düştüğü sırada Zekai Paşa, en mutemet adamları ile Gölbaşı'ndaki karargâha girdi ve cuntanın elemanlarını etkisiz hale getirdi. O dakikadan itibaren Genelkurmay karargâhı ve Akıncı Üssü'nün darbecilerden temizlenmesi planını organize etti.
SİLOPİ'DEN GELDİTerzi, darbe tezgâhının icraya konulacağı 15 Temmuz'da Silopi'den helikopterle önce Diyarbakır'a, sonra askeri uçakla Ankara Akıncı Üssü'ne geldi. Buradan da yine askeri helikoptere binerek, Gölbaşı'ndaki ÖKK karargâhındaki özel piste indiğinde yanında özel tim vardı.
Kaynak Okan Müderrisoğlu / Sabah 28.07.2016 00:56 Son Güncellenme 02.08.2016
 
 
FETÖ'nün kadın imamı kıl payı kaçtı!
15 Temmuz kanlı darbe girişimine yönelik bir isim daha ortaya çıktı.FETÖ terör örgütünün İstanbul Bakırköy Florya bölge imamı Sibel Topçuoğlu, evine yapılan baskından dakikalar önce kaçtı. Firardaki Topçuoğlu, Florya bölgesindeki askeri okulların kadın imamı idi. Subay eşlerine de imamlık eden Topçuoğlu, FETÖ hakkındaki geniş bilgi donanımı nedeni ile 'Gülen'in kripto prensesi' olarak görülüyor.

FETÖ'nün kadın imamı kıl payı kaçtı!
 
Hain terör örgütü FETÖ'nün 15 Temmuz gecesi düzenlediği ve başarısızlıkla sonuçlanan kanlı darbe girişimine dair ortaya çıkan bir isim daha oldu. FETÖ hakkında önemli bilgilere sahip bu isim, İstanbul Bakırköy Florya bölgesinin kadın imamı Sibel Topçuoğlu. Florya'daki Hava Harp Okulu'nun kadın subayları, kadın öğrencileri ve bölgedeki subay eşlerinin imamlığını yaptığı öğrenilen Topçuoğlu, 'FETÖ'nün kripto prensesi' şeklinde değerlendiriliyor. FETÖ'nün kadın imamı, darbe girişiminin bastırılmasının üzerine belirlenen isimlerin arasında yerini aldı. Gözaltı listesinde bulunan Topçuoğlu, evine düzenlenen baskından ise kılpayı kurtularak kaçtı.
POLİSLERİN ELİNDEN KILPAYI KURTULDU
FETÖ'nün kripto prensesi Topçuoğlu'nun Çanakkale ve İstanbul'daki evlerine polis 3 gün önce baskın yaptı, ancak kadın imam son dakikada ekiplerin elinden kurtuldu. 10 yıldır FETÖ terör örgütü bünyesinde 'özel hizmet' olarak tabir edilen askeriye içerisinde, gizli görev yapan Topçuoğlu'nu aramaya devam eden polis ekipleri, baskın planını haber veren Emniyet'teki hainleri de belirlemeye çalışıyor. Topçuoğlu'nun 10 gün önceden darbe girişimi tarihinden bilgisi olduğu ve çevresine birkaç gün içinde darbe yapılacağını söylediği de ortaya çıktı. Hatta 12 Temmuz'da yaptıkları sohbet toplantısında "Yakında darbe olacak. Hocaefendi'yi havalimanında 3 milyon kişi ile karşılayacağız." dediği de edinilen bilgilerin arasında.
KRİTİK TOPLANTILARI UMREDE YAPTILAR
1971 Çanakkale doğumlu Topçuoğlu'nun 'özel hizmet' görevlerinin yanı sıra Bakırköy bölgesinin de en üst düzey sorumlusu konumunda. FETÖ'nün kripto prensesinin eşi Fevzi Topçuoğlu'nun da darbeci terör örgütü mensuplarından olduğu öğrenildi. Kadın imamın 17-25 Aralık darbe sürecinden sonra sıkı takip altına alınmaları sebebi ile bazı kritik toplantılarını umre ziyareti adı altında gittikleri Mekke ve Medine'de yaptıkları açığa çıktı.
TOPÇUOĞLU'NUN KIZ KARDEŞLERİ DE İMAM
FETÖ'cü Sibel Topçuoğlu'nun sadece eşi değil, kız kardeşlerinin de FETÖ yapılanması içinde önemli görevleri olduğu ifade edildi. Terör örgütündeki kod adı Elif olan kız kardeş Emine Yavaş, Beylikdüzü'nün kadın imamı. FETÖ'nün kripto prensesi'nin diğer kız kardeşi Esra Gülbaş'ın da örgüt bağlantıları sayesinde Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'ne (ÇOMÜ) öğretim görevlisi olarak yerleştirildiği belirlendi. Gülbaş ayrıca ÇOMÜ'deki akademisyenlerle imam düzeyinde ilgilenen bir isim. Gülbaş'ın eşi Hâkim Mustafa Gülbaş ise darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınanlardan biri.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 27.07.2016 11.22   Son Güncellenme 02.08.2016


Kimlikleri belli oldu! Acil koduyla dağıltıldı
MARMARİS'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaldığı otele saldırdıktan sonra 12 gündür aranan firari durumdaki 11 askerin kimlikleri belirlendi.
Akyaka bölgesinde yoğunlaştırılan aramalarda, komando ve özel timlerini yanı sıra askeri helikopter, casa tipi uçak ile insansız hava araçları da bölgeye kaydırıldı. Bu arada gözaltındaki 7 askerini ifade işlemlerinin ise devam ettiği açıklandı. TSK içerisindeki FETÖ üyesi askerlerin darbe girişiminde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te tatilini geçirdiği otele saldırı düzenlenmişti. Çiğli 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'ndan Marmaris'e gelen SAT ve MAT timleri, başarısız operasyon sonrasında, iki şehit veren polisin büyük çabası sonrasında helikopterlerin alçalamaması üzerine kaçamayıp, ormanlık alanda gizlenmek zorunda kalmışlardı. Bu askerlerden Çiğli Ana Jet Üssü'nün imamı 'Paşa' lakaplı Zekeriya Kuzu, Binbaşı Taner Berber, Astsubay İlyas Yaşar, Astsubay Gökhan Güçlü, Hava Piyade Kıdemli Çavuş Erkan Çıkat, Hava Piyade Kıdemli Çavuş, Ömer Faruk Göçmen ile Hava Piyade Kıdemli Çavuş Abdulhamit Gül Erdem, günler sürene takip sonrasında, geçen pazartesi günü yakalandı. Bu askerlerin ifade işlemlerinin Muğla Emniyet Müdürlüğü'nde devam ettiği açıklandı. 
ARANAN DARBECİ ASKERLERİN KİMLİĞİ BELİRLENDİ
Gözaltına alınan 7 askerin verdiği bilgilerden ve SAT ve özel kuvvetlerdeki araştırmalardan sonra saldırıya katıldıktan sona firar durumunda olan 11 askerden 10'unun kimliği tespit edildi. Bu askerlerin, Şükrü Seyman, İsmail Yiğit, Mustafa Serdar Özay, Muammer Gözübüyük, Ergün Şahin, Murat Köse, Burkay Karatepe, Mehmet Demir, Enes Yılmaz ve Muhammet Burak İpek, olduğu belirlendi. Darbeci bu askerlerin hem üniformalı hem de sivil giyimli fotoğrafları, acil koduyla, bölgede arama tarama faaliyetlerine katılan tüm ekiplere dağıtıldı. Ekipler, denetimlerini bu fotoğraflar üzerinden yapmaya başladı. 
ARAMANIN MERKEZİ AKYAKA OLDU
Bu arada elde edilen bilgiler ve ihbar yoğunluğu sonrasında arama tarama faaliyetleri, Akyaka bölgesinde yoğunlaştırıldı. Bu bölgeye ek jandarmakomando ve polis özel timleri, kaydırıldı. Bunların yanı sıra askeri helikopter, casa tipi termal gözetleme yapabilen uçak ile insansız hava araçları da bölgeye gönderildi. Yine Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bağlı botlarda Gökova Körfezi'ndeki tekneler üzerinde denetimlerde bulundu. Firari askerin bulunduğu düşünülen Akyaka, Gökova Körfezi, Akbük bölgesi, havadan, denizden, karadan kontrol edilmeye başlandı. 
Kaynak DHA 27.07.2016 10:49  Son Güncellenme 02.08.2016


FETÖ'nün 200 sözde imamından Gülen'e anlık bilgi
FETÖ'nün 200 sözde imamından Gülen'e anlık bilgi
Fetullahçı Terör Örgütü mensubu bir grup eli silahlı çete tarafından düzenlenen 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin örgütün Türkiye'ye getirdiği 200 sözde imamı dikkatleri çekti. Türkiye'yi bölgelere ayırmaya kalkıp, Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki örgüt üyelerini darbe gecesi öncesinde organize eden imamlar, Pensilvanya'ya da an be an bilgi geçti.
Paralel ihanet şebekesinin 15 temmuz darbe girişiminin perde arkası aralanmaya başladı. Karar'ın istihbarat kaynaklarından aldığı bilgiye göre, Türkiye'ye darbeden yaklaşık bir hafta önce Pensilvanya'dan gönderilen 200 örgüt imamı kalkışmada aktif rol oynadı. İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Trabzon, Diyarbakır'ın da aralarında bulunduğu kritik şehirlerde görevlendirilen sözde imamlar, TSK'daki FETÖ'cü komutanlara darbe talimatı verdi, kalkışmayı yönetti.
HER İMAM FARKLI YERDE Karar'ın manşetinde yayınladığı haberine göre; ABD'nin Maryland Eyaleti'nde 8 ay önce yapılan darbe toplantısında alınan kararları uygulamak için Türkiye'ye gönderilen imam ve yardımcıları darbe girişiminin kritik her noktasında görev aldı. Erlerin de içinde olduğu askeri birlikleri koordine eden, TSK'daki FETÖ'cülere hedeflerini ve ne yapacakları konusunda talimatlar veren imamlar, darbe öncesi ve 15 Temmuz gecesi gelişmeler konusunda örgüt yöneticileri ve Pensilvanya'daki Fethullah Gülen'e anlık bilgiler verdi. Gülen'den gelen talimatlar doğrultusunda da darbeci komutanları koordine etti. Halkın sokağa çıkmasından sonra Gülen'in darbe toplantısında verdiği “Direnen herkesi öldürün” talimatının uygulandığı belirtiliyor.
'UÇAK DÜŞÜRÜN' Gülen'in darbe girişimi talimatları arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilk hedef olduğu belirtiliyor. Ancak Erdoğan'ın öncelikle sağ ele geçirilmesi bu mümkün olmazsa tepesine uçak düşürülmesi yani kamikaze saldırısı yapılması talimatı verdiği de istihbarat birimlerinin elde ettiği bilgiler arasında. Darbe girişiminden sonra, Erdoğan için alınan üst düzey tedbirlerin kamikaze saldırısını önlemeye yönelik olduğu kaydedildi.
YURTTA SULH KONSEYİ BELİRLENMEYE ÇALIŞILIYOR
Öte yandan Yurtta Sulh Konseyi adı verilen örgüt yapılanmasının şeması üzerine çalışıldığı da edinilen bilgiler arasında. İlk olarak yayınlanan listeyle konseyi oluşturan isimlerin aynı olmadığı, bu listenin darbenin gerçekleşmesi sonrası imamlarla güncelleneceği belirtiliyor.
İTİRAFLARA DA YANSIDI Darbeyi yöneten 200 imamdan 2'si yakalanırken, diğerlerinin yurtdışına kaçmaya çalıştığı belirlendi. Emniyet ve istihbarat birimlerinin peşine düştüğü darbeci imamlar, tutuklanan askerlerin itiraflarına ve soruşturmaya da yansıdı. İşte onlardan bazıları:
'OSMAN'DAN EMİR ALDIK Ankara Güvercinlik'teki Jandarma Özel Harekat Komando Tugayı'ndan Jandarma Yarbay Fazıl Ertürk: 15 gün önce Tandoğan'da toplandık, soyismini bilmediğim 'Osman' isimli birinden darbe talimatını aldık. Fetullah Gülen'in darbe talimatı verdiğini söyledi.
13 TEMMUZ'DA İLK TALİMAT SAT Komandoları'nın imamı BDDK Uzmanı Kemal Işıklı: Cemaatteki kod ismim Hayati'dir. Beni SAT komandolarıyla irtibatlandıran Cankurt K. isimli abidir. Gerçek ismi Salih'tir. Cankurt abi kendisini 13 Temmuz'da SAT komandosu Özgür Danışan'la buluşmamızı söyledi. Kendisini Cankurt abiye yönlendirdim.
AKINCI'DA YAKALANDIFETÖ'nün Sakarya imamı olan Yrd. Doç. Dr. Adil Öksüz: 16 Temmuz sabahında Ankara Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığında yakalandı. Ancak Paralel hakimler tarafından serbest bırakılan Öksüz firar etti.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr  27.07.2016 - 10:56  Son Güncellenme 02.08.2016
 

Darbeci F16 pilotu Yarbay Azimetli'den itiraf
Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin tutuklanan Pilot Yarbay Mustafa Azimetli, savcılık ifadesinde, darbe girişimi gecesi saat 19.00'da Albay Ahmet Özçetin'in darbe yapılacağını bildirdiğini belirterek, "Gölbaşı Özel Harekat binasında uçuş yapacağımı ve bir hareketlilik halinde de müdahale etmemi söyledi." dedi.

gölbaşı.jpg
 
Azimetli, Gölbaşı'nda bir saatin sonunda helikopter hangarından iki helikopter çıktığını görmeleri üzerine atış yapmaya karar verdiğini öne sürerek, birinci uçağın helikopteri lazerle işaretlediğini, ikinci uçağın ise bombaladığını aktardı.
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinde Azimetli, hafta sonları kurslara giderek, 1991'de Maltepe Askeri Lisesini kazandığını,1995'te de Yeşilyurt'ta bulunan Hava Harp Okuluna girdiğini anlattı.
Darbe girişiminin olduğu 15 Temmuz sabahı komutanın bulunduğu 143. Filo'da göreve başladığını belirten Azimetli, şunları kaydetti: 
"Hakan Evrim odama geldi. Teröristle mücadele harekatı olacağını söyledi ve uçaklara mühimmat yüklememi emretti. Albay Ahmet Özçetin kurmay pilotlara kalmasını söyledi. Akşamüstü de bir misafirin geleceğini söyledi. Tümgeneral Mehmet Dişli ve bir de ismini hatırlamadığım tuğamiral vardı. Saat 18.00'de bizim filoya geldiler. Ben 14.00'ten 18.00'e kadar filoya gelen misafirleri karşıladım. Saat 19.00'da Ahmet Özçetin darbe yapılacağını bildirdi. Ben bu durumu sorgulamadım. Gölbaşı Özel Harekat binasında uçuş yapacağımı ve bir hareketlilik halinde de müdahale etmemi söyledi.
Saat 22.00 civarında diğer pilotlarla birlikte 141. Filo'ya gittik. Uçuş kıyafetlerimi giydim. Benim uçağımda Ekrem Aydoğdu, arkasında da ben vardım. İkinci uçakta 1. Pilot Üsteğmen Çetin Kaplan, 2. Yüzbaşı Ertan Koral vardı. Benim uçağımda bulunan hedefleme kod adlı sistemi bilmediğimden, 1. Pilot Ekrem Aydoğdu uçağa bindi. 22.45-23.00 gibi kalkıp Gölbaşı'nda beklemeye başladık. Bu uçuşun bir uçuş planlaması olmadığından 'Aslan-1' olarak çağrı adını verdiler. Bölgede bir saat bekledik, herhangi bir hareket olmadı. Bir saatin sonunda helikopter hangarından iki helikopter çıktığını gördük. Bunun üzerine atış yapmaya karar verdim. Birinci uçak helikopteri lazerle işaretleme yaptı, ikinci uçak bombalama yaptı. Burada sadece bir bomba attık, onu da helikopter pistine attık. Yakıtımızın azalması sebebiyle bölgeden ayrıldık." 
KIZILAY'DA ALÇAK UÇUŞ
Azimetli, saat 00.15 civarında yeniden 141. Filo'ya indiklerini belirterek, kalkarken kendilerine Ankara üzerinde bekleme talimatı verildiğini ifade etti. Bir müddet bekledikten sonra Yüzbaşı Ahmet Tosun'un telsizden "Kızılay'a alçak uçuş yapmasını" söylediğini anlatan Azimetli, şöyle devam etti:
"Biz de alçak uçuş yaptık. Daha sonra yakıt tükendiği için Akıncılar'a iniş yaptık. 141. Filo'ya gittim ve yakıt deposunda yetkili kimseyi bulamadım. 143. Filo'ya giderek yakıt sıkıntısı olduğunu Albay Ahmet Özçetin'e ve üssün komutanı General Hakan Evrim'e söyledim. Evrim ile depoya gittik, tankerin depoya yanaştığını gördük, nasıl boşaltıldığını bilmediğimiz için yakıt alamadık. 04.00 sıralarında Evrim ile 143. Filo'ya döndük. Elektrikler kesildi. Ahmet Özçetin ile trafoya gittik, elektriği halledemedik, tekrar filoya döndük. Sabah 08.00'de elektrik gelince yakıt yüklemeye başladık. Yakıt bölgesinde bulunan başka uçaklar üssün pistine ateş edip, pisti kullanılamaz hale getirdi."
Azimetli, daha sonra 143. Filo'daki odasına geçip 11.00'e kadar beklediğini belirterek, pistin tekrar bombalanmasının ardından lojmana gittiğini ve gözaltına alınana kadar orada beklediğini anlattı.
"AKIN ÖZTÜRK'ÜN ZORLA TUTULDUĞUNU GÖZLEMLEMEDİM"
"Talimatı Albay Ahmet Özçetin'den aldığını" savunan Azimetli, "16 Temmuz sabah 08.00 gibi Akın Öztürk'ün 143. Filo'ya geldiğini gördüm. Halen Üs Komutanı Evrim ön tarafta duruyordu. Akın Öztürk, Hakan Evrim ile konuştuktan sonra makam aracıyla 143. Filo'dan ayrıldı. Kendisinin zorla tutulduğunu gözlemlemedim." dedi. 
Azimetli, daha sonra Albay Özçelik'in 37 teğmene çevre emniyeti görevi vererek, nizamiyelere göndermesi talimatı verdiğini anlattı ve "Ben de teğmenleri gazinoda toplayıp, çevre güvenliği talimatı verdim. Teğmenlere teröristle mücadele harekatı olacağını, ayrıca filoya misafirlerimizin geleceğini söyledim" beyanında bulundu.
Kaynak AA  26.07.2016   Son Güncellenme 02.08.2016

Darbenin başbakanı kim olacaktı?
Türkiye gazetesi yazarı Rahim Er bugünkü köşesinde Darbe girişimi, muvaffak olsaydı darbe yönetiminin kimi Başbakan yapacağını yazdı.

Darbenin başbakanı kim olacaktı?
 
İşte Rahim Er'in 'Darbenin Başbakanı kim olacaktı?' başlıklı o yazısı;
Darbe, muvaffak olsaydı kimin genelkurmay başkanı, kimlerin kuvvet komutanı, kimlerin sıkıyönetim komutanı, kimin THY genel müdürü olacağı şeklinde listeler uzayıp gitmekte. Bu listeler ilk ânda ele geçirildi, o günden beri konuşulmakta.
Buna karşılık bir husus gözden kaçıyor:
-Darbe kimi Başbakan yapacaktı?
Cumhurbaşkanını öldürdükten sonra sn Binali Yıldırım'a "sen başımızın tacısın, Başbakanlığa devam et!" demiyeceklerdi herhâlde!
Diyaloglarla inanç saptırmalarıyla İslâmiyetin içini boşaltıp şeklen İslâm, esasta ise farklı bir din hâline getirmek, milliyetimizi yozlaştırıp milletimizi Üst Aklın emrine vermek için 40 yıldır bu toprakların evlatlarını küçük yaşta devşirerek onları devletine düşman kılan bu hareket, darbede başarılı olsaydı "Sarıklı İhtilalci Ali Suavi" tarifinden hareketle "Takkeli İhtilalci" denebilecek kişinin sözde Halife olarak buraya getirileceği malûmdur. "Kimi Cumhurbaşkanı yapacaklardı?" sorusunun cevabı ise şimdilik meçhuldür. Ancak belki de darbeden sonra Türkiye, genel valilik yapılacağından Cumhurbaşkanına ihtiyaç kalmayacaktı.
Buna karşılık "darbenin Başbakanı kim olacaktı?" sorusunun cevabı açıktır.
Bugünden geriye doğru bakıldığında Pensilvanya-Washington-İncirlik-İstanbul-Ankara beşgeninde kotarılan bu darbe teşebbüsü, bugüne mahsus değildir. Eğitim, ticaret ve her devlet kurumuna sızma çalışması 40 yıldır devam etmektedir. Ancak dün siyaset sahnesinde yaşananlar bugün daha net şekilde okunmaktadır. AK Parti'yi bütünüyle ele geçiremeyince, Tayyip Erdoğan'ı eğip-bükemeyince muhalefete yönelip orayı şekillendirmek yoluyla alan kazanmak istedikleri anlaşılıyor. Deniz Baykal'la MHP yöneticilerine düzenlenen kaset darbesi budur.
Cumhurbaşkanı sn Erdoğan'ın son iki senedir, paralel terör örgütüyle var gücüyle mücadele etmesi üzerine önce AK Parti'den kopardıkları adamlarıyla partiler kurdular. Onlar kısa sürede sıfırlanıp kayboldu. Bu defa MHP'ye yöneldiler. Bu partiyi ele geçirip bugün bombaladıkları TBMM içinden Cumhurbaşkanı ve iktidarla savaşacaklardı. Şu darbe teşebbüsü ile MHP'nin altı aydır yaşadığı olağanüstü kongre sancısının eş zamanlı olması tesadüf olamaz.
Ancak; MHP'de onların hesabını bozan yerli bir isim vardı:
Devlet Bahçeli!
Devlet Bey'in, ihanetin ayağa kalktığı 15 Temmuz gecesi hemen Başbakan Binali Yıldırım'ı arayıp "Hükümetin ve devletin yanındayız!" demesi ve 19 Temmuz 2016 günkü grup konuşması, O'nun niyet ve milliyet anlayışını göstermeye yeter delildir. Bu Bahçeli'yi yok etmek o mel'un, o Haçlı uşağı darbecilerin projesi olduğu şimdi daha net görülmekte. Şayet saatler 15 Temmuz'dan 16 Temmuz'a doğru ilerler, jetleri gasbetmiş soysuz pilotlar, milletimizi ve milletimizin varlıklarını bombalarken MHP başına oturtulmuş bir kukla, kameralara karşı "darbe geç bile kaldı, bu iktidar, anladığı dille devrilmeyi yüz kere hak etti. Darbeyi gerçekleştiren askerlerimizi tebrik ediyorum!" şeklinde bir konuşma yapsaydı o zaman ya hain cunta, emeline nail olur veya iç harp çıkardı.
Şimdi neden Devlet Bahçeli'nin itibarsızlaştırılmak istendiği, neden MHP'nin delege darbeleriyle, dâvâ tuzaklarıyla genel başkan seçimli bir kurultaya zorlandığı gâyet sarih şekilde okunabilmektedir.
Sorunun cevabı bellidir:
MHP, genel başkan seçimli bir kurultay yapma mecburiyetinde kalsa, Devlet Bahçeli de kaybetse kim genel başkan olacak idiyse darbenin Başbakanı da o olurdu. Geçmiş darbelerde de silahlı darbecilerle sivil darbeciler ortak çalışır ve darbeden sonra kararlaştırılmış isim, Başbakan olurdu. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat'ta hep böyle olmuştu.
"Takkeli İhtilaci"nin takiyye dolu bildirisini TRT ekranından hangi spikerin okuyacağına kadar bütün teferruatı hesap eden emperyalistler güdümlü bir cunta, kimin Başbakan yapılacağını da düşünmüştür.
Kaynak Tgrthaber 20.07.2016 08.55   Son Güncellenme 02.08.2016
 
 
Hulusi Akar'ın ifadesinde dikkat çeken detay
Akar'ın 15 Temmuz akşamı gerçekleştirilen darbe girişimiyle alakalı verdiği ifadede odasıyla ilgili verdiği bir ayrıntı oldukça dikkat çekti.

Hulusi Akar'ın ifadesinde dikkat çeken detay
 
Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar şikayetçi sıfatıyla savcılığa verdiği ifadede olay bittikten sonra odasına gittiğinde odasında bir takım değişiklikler yapılmış olduğunu anlattı.
BAHÇELİ'NİN HEDİYE ETTİĞİ SİLAH KAYIP
“Olayların ardından karargâha ikinci Başkanım Org. Yaşar Güler benden bir gün önce gelmişti. Bana anlattığı bir gariplik, ki odamın gayet toplu ve düzenli olduğu hususudur. Oysa ben odadan şiddet kullanılarak götürülmüştüm. Kitap, kırtasiye malzemeleri, çikolata, yiyecek, içecek, gazete kupürleri, hediyelik eşyalar nedeniyle normalde kalabalık görünmesine rağmen çok sade ve düzenli bulunmuş. Devlet Bahçeli tarafından hediye edilen ve odamda hatıra maksatlı duran tabanca ve beni götürdüklerinde Emir Subayı odasında kaldığını düşündüğüm şahsi cep telefonum bulunamamıştır. Bu husus, bende makamın bir başkası için hazırlanmış olduğu kanaatini doğurmuştur.”
Kaynak Haber7.com27.07.2016 10:17 Son Güncellenme 03.08.2016


 
İşte FETÖ/PDY’ci darbecilerin hazırladığı TSK atama listesi,
FETÖ/PDY’ci cuntacıların millet tarafından bastırılan darbe girişimi sonrası Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yapacağı görevlendirmeye ilişkin ‘atama listesi’ ortaya çıktı. HABERTÜRK’ün ele geçirdiği listenin başında, darbe gecesi hainler tarafından rehin alınan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın isminin yanındaki bölümün ‘BOŞ’ bırakıldığı görüldü. Yine listenin ikinci sırasında yer alan Kara Kuvvetler Komutanı Salih Zeki Çolak’ın da atandığı yerin ‘BOŞ’ bırakıldığı dikkat çekti. Darbe girişimi sonrası rahatsızlığı nedeniyle görevi bırakan Jandarma Genel Komutanı Galip Mendi ve darbe girişimi soruşturması kapsamında tutuklanan 2. Ordu Komutanı Adem Huduti’nin isimlerinin karşısında ise ‘Devam’ yazıldığı belirlendi. Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler, 1. Ordu Komutanı Ümit Dündar, Ege Ordu Komutanı Abdullah Recep ve Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın ise darbecilerin atama listesinde bulundukları görevlerden alınıp Kara Kuvvetler Komutanlığı emrine verildikleri tespit edildi.
TUTUKLANAN İSİMLER LİSTENİN ÜST TARAFINDA
Atama listesinde, darbe girişimi kapsamında tutuklanan isimlerse şöyle yer aldı: “Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk Genelkurmay 2. Başkanı, Genelkurmay Başkanlığı’nı basıp komutanları rehin alan Tuğgeneral Mehmet Partigöç Genelkurmay 2. Başkan Yardımcısı, 3. Kolordu Komutanı Korgeneral Erdal Öztürk 1. Ordu Komutanı, yine Genelkurmay operasyonunda yer alan Tümgeneral Kubilay Selçuk Genelkurmay Harekât Başkanı, Korgeneral Hasan Hüseyin Demirarslan ise Hava Kuvvetleri Komutanı.”
İSTİHBARAT BAŞKANI BAŞBAKANLIK MÜŞTEŞARI
Hazırlanan listede Genelkurmay İstihbarat Başkanı Mustafa Özsoy’un Başbakanlık Müsteşarı, Genelkurmay Adli Müşaviri Hayrettin Kaldırımcı’nın ise Adalet Bakanlığı Müsteşarı olmasının planlandığı belirlendi. Yine darbecilerin Tümgeneral Oğuz Serhat Habiboğlu’nu Dış Ticaret, Tuğgeneral Mustafa Sözer’i Dışişleri, Kurmay Albay Ertuğrul Uzunoğlu’nu Ulaştırma Bakanı, Tümgeneral Şaban Bulut’u Ekonomi Bakanlığı, Tümgeneral Ahmet Cural’ı Enerji Bakanlığı, Tümgeneral Hakan Evrim’i Milli Eğitim Bakanlığı, Tuğgeneral Faruk Bal’ı İçişleri Bakanlığı, Tuğgeneral Yücel Topcu’yu Maliye Bakanlığı ve Tuğgeneral Bülent Beşirbellioğlu’nu Sağlık Bakanlığı Müsteşarı olarak atadığı belirlendi.
Darbe girişimi sonrası başlatılan soruşturma kapsamında tutuklandılar
İSTANBUL, ANKARA VE İZMİR İÇİN VALİ ATADILAR
Darbecilerin atama listesinde Türkiye’nin 3 büyük ili İstanbul, Ankara ve İzmir’e de vali atadıkları tespit edildi. Darbecilerin İstanbul’a Hava Harp Okulu Komutanı Fethi Alpay’ı, Ankara’ya Hava Kuvvetler Komutanı Eğitim Daire Başkanı Kemal Akçınar’ı, İzmir’e ise Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkanı Veyis Savaş’ı vali olarak atadıkları belirlendi.
LOJİSTİK KOMUTANI TRT GENEL MÜDÜRÜ OLACAKTI
Cuntacıların darbe gecesi işgal ettikleri ve darbe bildirisini okuttukları TRT’ye ise Kara Kuvvetler Komutanı Lojistik Komutanı Yıldırım Güvenç’i atadıkları belirlendi. Listede Kurmay Albay Mesut Yurttan’ın ismi ise Anadolu Ajansı Genel Müdürü olarak geçti. THY Genel Müdürlüğü’ne Kurmay Albay Nedim Karabulut’un, Atatürk Havalimanı Müdürlüğü’ne Kurmay Albay Orhan Tolluoğlu’nun, Sabiha Gökçen Havalimanı Müdürlüğü’ne Kurmay Albay Murat Devril’in, Ankara Esenboğa Havalimanı’na ise Tuğgeneral Kemal Mutlum’un atandığı görüldü. Darbecilerin AFAD’ın başına ise Albay Murat Karakuş’u atadıkları belirlendi.
BELEDİYE BAŞKANLIĞI İÇİN DE İSİM DÜŞÜNMÜŞLER
Darbeciler İstanbul, Ankara ve Kayseri Büyükşehir Belediyeleri’ne başkan da atadı. Genelkurmay Harekât Başkanı Korgeneral Satı Bahadır Köse’yi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na, Hava Kuvvetleri Destek Kıta Komutanı İlhan Karasu’yu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na ve 2. Hava İkmal Bakım Merkez Komutanı İsmail Yalçın’ı ise Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na atadı.
OTELİ BASAN GENERAL MİT MÜŞTEŞARI OLACAKTI
Listede en dikkat çeken atama ise darbe gecesi İzmir Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan 28 kişilik ekiple Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele saldırı düzenleyen Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş oldu. Saldırı ekibinin başında bulunan Tuğgeneral Sönmezateş’in darbeciler tarafından atama listesine MİT Müsteşarı olarak yazıldığı belirlendi. Şırnak Çakırsöğüt Komando Tugayı Komutanı Ali Osman Gürcan ise listede Emniyet Genel Müdürü olarak geçti. Darbeciler ayrıca Halk Bankası Genel Müdürlüğü’ne Tümgeneral Halit Günbatar’ı, Merkez Bankası Başkanlığı’na Tuğgeneral Ali Suat Aktürk’ü, TÜRKSAT Genel Müdürlüğü’ne Albay Yıldıray Hızır’ı, Türk Telekom Genel Müdürlüğü’ne Albay Adem Durak’ı, Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü’ne Kurmay Albay Yaşar Anar’ı atadı. MGK Genel Sekreteri olaraksa Tuğgeneral Oğuz Karaman belirlendi.
Kaynak Neşet DİŞKAYA / HABERTÜRK  25.07.2016 05.40 Son Güncellenme 04.08.2016


Darbeci Yarbay'a son anda gelen emir
Darbe girişimi sırasında TRT'de sözde darbe bildirisini okutan Yarbay Ümit Gençer, darbeden 3 gün önce haberi olduğunu, TRT binasındayken "Bildiriyi sen okuma, sivil okusun" emri geldiğini anlattı.
 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında TRT'de sözde darbe bildirisini okutan Yarbay Ümit Gençer, sorgusunda, olaydan 3 gün önce Albay Enver Topal'ın kendisini çağırıp, "cuma gece 03.00 civarında darbe girişimi olacağını söylediğini" belirtti.
"SEN OKUMA SİVİL OKUSUN"
TRT binasındayken telefonla "bildiriyi sen okuma, sivil okusun" emri geldiğini aktaran Gençer, bunun ardından TRT spikeri Tijen Karaş'ın çağrıldığını aktardı.Edinilen bilgiye göre, soruşturma kapsamında tutuklanan Yarbay Gençer, sulh ceza hakimliğindeki sorgusunda, darbe girişiminden üç gün önce Kurmay Albay Topal'ın kendisini çağırdığını belirterek, "(Bir görev aldık) dedi, cuma günü gece 03.00 civarı darbe girişimi olacağını söyledi" dediğini ifade etti.
"GENELKURMAY İMZALI SIKIYÖNETİM EMRİ"
Buna şaşırdığını kaydeden Gençer, darbe girişimi gecesi aniden, Albay Kutsi Barış tarafından "20.30-21.00 civarı çağrıldığını" ve kendisine "Genelkurmay imzalı sıkıyönetim emri verildiğini" kaydetti.
"BENİM DE SİZLER GİBİ ÇOLUĞUM ÇOCUĞUM VAR"
TRT yerleşkesine gittiklerinde tutuklanan Albay Tanju Poshor'un da bulunduğunu belirten Gençer, "O ilk girdi, emniyeti aldı. Ben bildiri odasına gittim. Önce insanlar korktu. Onları rahatlatmaya çalıştım. Yani, 'TSK yönetime el koymuştur. Güvende olunuz. Benim de sizler gibi çoluğum çocuğum var. Bu iş bitince ben de gitmek istiyorum' diye..." ifadelerini kullandı.
"SPİKER HEYECANLANDI, SİGARASINI, SUYUNU İÇTİ"
Elbisesini değiştireceği zaman telefonla, "Sen okuma, sivil okusun" şeklinde emir geldiğini aktaran Gençer, şu beyanı verdi:"Bu sefer oradaki Tijen spiker çağrılmıştı. Heyacanlanmıştı. Sigarasını, suyunu içti, rahatladı. Sonra birkaç kere bildiriyi okudu. Bildiri okunurken nizamiyeden çok sayıda ateş sesi geliyordu. Askerin havaya ateş ettiğini düşündüm. Dışarı gittiğimde halk askerin üzerine gidiyordu, silahlarını almaya çalışıyordu. Benim de elimden silahımı almak için çabaladılar. TRT binası ile nizamiye arası 300-400 metreydi. Geri geri buraya kaçarken birkaç el havaya ateş ettim. Sonra baktım halk büyüyor, ben de orada teslim oldum."
DARBEYİ KİME DİYECEĞİNİ BİLEMEMİŞ!
Gençer, darbe olacağını üç gün önce öğrenmesine rağmen neden ilgili yerlere haber vermeyip beklediğinin sorulması üzerine, "Kime diyeceğimi bilemedim" karşılığını verdi.
Kaynak: AA 27.07.2016 - 17:05 | Son Güncellenme 03.08.2016


Darbe bildirisinde yaver izi
ali yazıcı tutuklandı.jpg
Darbe girişimi soruşturmasını derinleştiren savcılık korsan bildirinin  darbeci yaverler tarafından hazırlandığı belirledi. Cumhurbaşkanı Başyaveri Ali Yazıcı'nın odasındaki bilgisayarda da özel bir koruma programı olduğu ortaya çıkarıldı.
15 Temmuz gecesi TRT'yi ele geçiren darbeci askerler sözde "Yurtta Sulh Konseyi"nin darbe bildirisini okutmuşlardı. Soruşturmayı derinleştiren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bildirinin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Çankaya Köşkü'nde hazırlandığını tespit etti.
Bildiriyi yazan ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın en yakınındaki isimlerden Başyaver Albay Ali Yazıcı. 
Silah zoruyla okutulan darbe metninin tüm askeri birliklere kapalı sistem üzerinden geçildiğini tespit eden polis özel bir programla mesajlaşma şifrelerini çözdü.  
Mesajların Çankaya köşkü ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki yaverlik binalarından atıldığı belirlendi. 
Savcılığın tespitlerine göre, Başyaver Ali Yazıcı'nın dışında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diğer üç yaveri, Kara Yaver Yarbay Mete Semercioğlu, Deniz Yaver Yarbay Şafak Deliacı, Hava Yaver Binbaşı Erkan Kıvrak ile Muhafız Alay Komutanı Albay Muhsin Kutsi Barış ve tören protokol komutanı Binbaşı Haydar Aktaş da bildirinin hazırlanmasında rol oynadı.  
Bu çerçevede Çankaya Köşkü ve Beştepe'deki külliye içerisinde bulunan başyaverlik binası, muhafız alay komutanlığı binası, bu binalarda kullandıkları odalarda arama yapıldı.  
Başyaver Ali Yazıcı'nın odasının ve bilgisayarının özel bir yazılımla korunduğu ortaya çıktı. İzinsiz erişim durumunda bilgisayardaki tüm verileri silen yazılımın aynı zamanda odanın kapısıyla da entegre hale getirildiği tespit edildi.  
Bunun üzerine programın üretildiği firmayla temas kuran polis uzmanlar eşliğinde kapıyı açarak bilgisayarlara el koydu. Yazıcı'nın bilgisayarları üzerindeki inceleme sürüyor.  
Kaynak Ntvhaber 27.07.2016  Son Güncellenme 03.08.2016

1 doları yırtarken yakalandı!
KONYA'da darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında, dün aralarında FETÖ'nün bölge imamının da olduğu 23 kişi gözaltına alındı. Avukat Oğuzhan Yetkin'in 1 doları yırttığı saptanırken, yakalama kararı çıkan 29 kişi arasında olmadığı belirtildi.
 
Polis, bölge imamı olduğu iddia edilen avukat Abidin Gürsoy'un hukuk bürosunu aradığı sırada, orada çalışan avukat Oğuzhan Yetkin'in, 1 doları yırtmaya çalıştığı ortaya çıktı.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında dün çoğunluğu avukat 29 kişi hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Aralarında örgütün bölge imamı olduğu ileri sürülen avukat Abidin Gürsoy da gözaltına alındı. Polis, Gürsoy'un hukuk bürosunda arama yaptığı sırada iddiaya göre orada çalışan avukat Oğuzhan Yetkin'in 1 doları yırttığını saptadı. Bunun üzerine Yetkin gözaltına alınırken, yırtmaya çalıştığı 1 dolara da el konuldu. Yetkin'in ise hakkında yakalama kararı çıkan 29 kişi arasında olmadığı, ancak doları yırtması üzerine gözaltına alındığı belirtildi. 
Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan Denge Hukukçular Derneği Yönetim Kurulu üyesi avukat Erdal Soydaş'ın ise Antalya'da yurt dışına kaçmak için bindiği uçakta gözaltına alındığı öğrenildi.
Operasyon kapsamında 6 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü ve bu 6 kişiden örgütün bölge imamı olduğu ileri sürülen öğretmenler 'Fatih' kod adlı Yalçın T., 'Hikmet ' kod adlı Muhammed E., 'Sabit' kod adli Abdülkadir Y.'nın yurt dışına kaçtığı ileri sürüldü.
Kaynak:DHA  27.07.2016 20:47 Son Güncellenme 03.08.2016

Yunanistan'da o askerler için hareketlilik
Erdoğan'ın kaldığı otele saldırı düzenleyen darbeci askerlerden bazılarının Yunanistan'ın Psemiros Adası'na çıktığı iddiası heyecan yarattı.

Yunanistan'da o askerler için hareketlilik
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele baskın düzenleyip kaçan darbeci askerlerden bir grubun, Bodrum'un Turgutreis Mahallesi'ne 5 mil uzaklıktaki Psemiros Adası'na dün (çarşamba) sabaha karşı çıktıkları iddiası, Yunan ordusunu alarma geçirdi. Psemiros Adası'nda bir çoban ile bazı tatilcilerin, bottan inen Türk askerlerini gördüklerini iddia etmesi üzerine, adaya çok sayıda Yunan komandosu ile polis özel harekat birliği gönderildi. Yaklaşık 30 ev, iki motel ve 5 restoranın yer aldığı adada önlemler alındı. Yunan Sahil Güvenlik ekipleri ve savaş gemilerinin devriye gezmeye başladığı belirtildi.
Havadan helikopterlerle, denizden botlarla ve karadan asker ve polisle arama başlatıldığı ifade edildi. Haberi duyuran, Yunanistan'da askeri konularda yaptığı haberlerle bilinen 'www.onalert.gr' sitesine göre; şu ana kadar bir gelişme olmadığı, ancak aramaların sürdüğü belirtildi.
Olayın duyulmasının ardından Psemiros adasına yakın bölgede Turgutreis ve Akyarlar arasında, 2 Türk Sahil Güvenlik botu ile 2 Türk Sahil Güvenlik helikopterinin de devriye gezdiği görüldü.
Kaynak DHA 28.07.2016 11:48  Son Güncellenme 03.08.2016

 
TRT basılırken Gülben Ergen ve Erhan Çelik neredeydi?
'Mehmet Aydın ile Gün Biterken' programına katılan araştırmacı yazar Cem Küçük çarpıcı açıklamalarda bulundu.
 
Küçük, 15 Temmuz gecesi kalkışma bastırıldıktan sonra yorumlarını değiştiren bazı ünlü isimlerin tavırları ve hain girişimde yaşananlarla ilgili dikkat çekici tespitlerini aktardı. Bazı sanatçıların darbe esnasında seslerini dahi çıkarmamaları ve sonrasında U dönüşünün konu alındığı programda özellikle Erhan Çelik ve Gülben Ergen çiftinin 'ortadan' tavırları ağır eleştirildi.
'Sanat dünyasında bazı U dönüşleri var' diyen Cem Küçük, Mehmet Aydın ile Gün Biterken programındaki açıklamalarında oldukça sert çıkışlarda bulundu. Küçük, 'Meselenin temeli TRT ekranlarında şokla gördük. Erhan Çelik denilen bir adam TRT 1 ekranlarının ana haberini sunuyor. Bu darbe girişimini, sporcu, sanatçı, aydın gazeteci takımı önlemedi, Türk milleti önledi. Türk milleti tankın önüne atlayarak, ölerek, şehit olarak, buna direndiler. Bu millete hıyanet eden Gülben Ergen'in kocası TRT'nin TRT 1'deki ana haberini sunuyor. Bu ayıp değil mi? TRT'dekiler bile bunu kabul etmiyor. emir geldi filan diyorlar. Gülben Ergen TRT'de ayda 100-150 bin liraya program yapıyordu, programı bitti hemen 2012 bu dediğim. Hemen 'Laik Türkiye istiyoruz, Türkiye'nin geleceğinden endişeliyim' diye aşağılık tweetler attı. Sonra Can Dündar meseleleri oldu, Gülben Ergen bir ödül gecesinde bu vatan hainine sevgilerini gönderiyor. Gülben Ergen denilen sanatçı müsvettesi, Can Dündar denilen vatan hainine bu çok iyi bir gazeteci, biz onunla büyüdük, Hürriyet'le büyük diye sevgilerini gönderiyordu. Bu millet sokaklarda ölecek ondan sonra trilyonları Erhan Çelik'le birlikte Gülben Ergen mi yiyecek. TRT yanlış yapmış. Bence Gülben Ergen'i de alsın sabah program yapsınlar, Can Dündar'ı da alsın. Bu hainler paraları yesin. Bunlar bize, millete küfür ediyolar. Sayın Cumhurbaşkanımıza küfür ediyordu, Gülben Ergen... Burdan Numan Kurtulmuş ve TRT yetkililerine sesleniyorum. Bu milletle dalga geçen insanlar buradan para kazanıyorsa bu haram paradır. Eğer Erhan Çelik senden de adamlık varsa bu programdan istifa edersin.' şeklinde ağır cümleler kullandı. 
Kaynak tgrthaber Tarih : 28.07.2016 - 13:47  Son Güncellenme 03.08.2016
 

Darbeci kadın Pilot Üsteğmen Kerime Kumaş'a ihraç
Darbe girişimi gecesi İstanbul semalarında uçuş yapan helikopteri kullanan Sabiha Gökçen'den sonra ilk kadın savaş pilotu olarak anılan Kerime Kumaş, ihraç edildi.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral  Hulusi Akar, darbe girişiminin ardından tarihi önem taşıyan YAŞ öncesi dün kritik bir zirve gerçekleştirdi. Zirvede 149’u general ve amiral toplam bin 684 TSK personelinin kurumdan çıkarılması kararı verildi. FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında darbeye teşebbüsün yapıldığı 15 Temmuz gecesi İstanbul üzerinde helikopterle uçuş yaptığı tespit edilen Üsteğmen Kerime Kumaş da TSK'dan ihraç edildi.  FETÖ'nün darbe girişimi soruşturmasında tutuklanan pilot üsteğmen Kerime Kumaş, ifadesinde, talimatlar doğrultusunda bir grup askeri öğrenciyi Beşiktaş Vodafone Arena Stadı'na indirdiğini itiraf etmişti. Kumaş, ifadesinde, Yalova Hava Meydan Komutanlığında kamp yapmak üzere bulunan Hava Harp Okulu öğrencilerine eğitim vermek amacıyla görevlendirildiğini anlattı.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 28.07.2016 - 15:40 |   Son Güncellenme 03.08.2016


 
2 fotoğraf arasındaki 17 fark
YAŞ üyelerinin dünkü Anıtkabir ziyaretinde, her yıl Başbakan ve komutanların arkasında yürüyen yaverleri yoktu.
2 fotoğraf arasındaki 17 fark
 
28 Ağustos 2015 günü aynı açıdan çekilen fotoğrafta, heyetin arkasından yürüyen emir subayları görülüyor. 
En önde de Genelkurmay Başkanı Org. Akar’ın darbeden tutuklanan yaveri Levent Türkkan var. 
2 FOTOĞRAF 17 FARK 

28 TEMMUZ 2016
3 AĞUSTOS 2015

Kaynak Haber7.com  29.07.2016 02:44 Son Güncellenme 04.08.2016


Nazlıgül de görebilseydi
Henüz 29 yaşındaydı Nazlıgül Üsteğmen. Hayalleri vardı. İzin vermediler. İftira atıp genç kadının canına kıymasına sebep oldular... Ve o komutanlar da FETÖ’cü çıktı... Tutuklandılar...

Ordudan atılınca intihar eden bir çocuk annesi Üsteğmen Nazlıgül Daştanoğlu’nun komutanı FETÖ’cü çıktı. Daştanoğlu’nun son görev yeri olan 12’nci Hava Ana Ulaştırma Üssünün o dönem komutanı olan Tümgeneral Mehmet Cahit Bakır ile Genelkurmay Başkanı adına olayın soruşturması için görevlendirilen Korgeneral Mustafa Özsoy, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra tutuklandı. Özsoy, OHAL’in 2’inci kanun hükmünde kararnamesiyle ordudan da ihraç edildi. Annesi Nevin Daşdanoğlu, ‘üstü kapatılan dosyanın yeniden açılmasını’ istedi. Nazlıgül’ün annesi Nevin Daşdanoğlu, kızının ‘uydurma gerekçelerle’ ordudan atıldığını savunarak, “Nazlıgül’ün oğlu ‘Annem aklıma gelince kalbim ağrıyor. Beni doktora götür nene’ diyor. Atatürkçü, özgür ruhlu, vatan millet sevdalısı kızımı ahlaksızlıkla suçlayıp, öldürdüler, şimdi kimin ahlaksız olduğu ortaya çıktı. Allah onları kahretsin”dedi.
BÖYLE İNTİHARA SÜRÜKLENDİ
Kayseri 12’nci Hava Ana Ulaştırma Üs Komutanlığı’nda görevli 29 yaşındaki Üsteğmen Nazlıgül Daştanoğlu 7 Kasım 2012’de Kayseri’de bir parkta beylik tabancası ile kalbine tek el ateş ederek canına kıydı. Âşık olduğu astsubay ile evlenip 1 çocuk sahibi olan Nazlıgül, bu evliliğini 10 Aralık 2010’da sonlandırdı. Ayrılıktan sonra ‘ahlaksızlık ve disiplinsizlik’ gerekçe gösterilerek Türk Hava Kuvvetleri’yle ilişkisi kesildi. Boşandıktan sonra birlikte görev yaptığı meslektaşı teğmen tarafından kendisine cinsel içerikli mesajlar gönderildiği de ileri sürülen genç kadın, ilişiği kesilmeden önce yaklaşık 10 saat süren sorgusunda, ailesine anlattığına göre “Neden evlendin? Neden boşandın? Çocuğun velayeti neden sende? Arif neden sana mesaj atıyordu? Milli güvenlik derslerinden sonra neden sivil öğretmenlerle görüşüyordun? Neden makyaj yapıyorsun?” sorularına muhatap oldu.
'Fuhuş çetesiyle suçlanıp okulu bırakmaya zorlandım'
Babası gibi subay olmak isteyen bu sebeple 2008’de Deniz Harp Okuluna giren Özlem Avşalak, başarılı olmasına rağmen FETÖ’cülerin kendisine ağır cezalar verdiğini belirtti. Çimlere bastığı, ayakkabı bağcıkları düzgün bağlanmadığı, bacak bacak üstüne attığı için cezalar almaya başladığını anlatan Avşalak, şöyle devam etti: “Sadece bana değil, benim gibi birkaç kız arkadaşıma da benzer cezaları uyguladılar. En kötüsü ise, yaz tatilinde bulunduğum bir dönemde İstanbul Emniyet Müdürlüğünden aradılar. Bir fuhuş çetesi ile bağlantılı olduğumu iddia ettiler. Emniyete gittiğimde beni çok aşağılık suçlarla itham ettiler. Fuhuş çetesi elebaşının bilgisayarında benim kişisel bilgilerim çıkmış. Beni Deniz Harp Okulundan atmak için fuhuş çetesiyle bağlantılı olmakla suçlayarak istifa etmemi istediler. Harp Okuluna girerken okula verdiğimiz, dışarı çıkarılması yasak olan kimlik ve bütün özel bilgilerim bir dosya içinde emniyette önüme konuldu. Dosyada psikolojimin iyi olmadığı gibi bilgilere yer verildi. Ailemin yaşadığı Kocaeli’deki evimize pornografik CD’ler gönderdiler. Bazı arkadaşlarımızı eşcinsel olmakla suçladılar, bazılarını ise bilgisayarlarında pornografik görüntüler var gerekçesiyle suçladılar.’’ Deniz Harp Okulundan ayrıldıktan sonra Türk Hava Kurumu Üniversitesi Pilotaj Bölümü’nü burslu kazandığını aktaran 26 yaşındaki Avşalak, yaklaşık bir ay sonra pilot olarak mezun olacağını ifade etti. Avşalak, Deniz Harp Okuluna dönmek istemediğini ancak kendisi ve arkadaşlarına haksızlık yapanların cezasını çekmesini istediğini kaydetti.  
Kaynnak Türkiyegazetesi.com.tr 29.07.2016 - 06:18  Son Güncellenme 04.08.2016
Bugün 46 ziyaretçi (107 klik) kişi burdaydı!
Copyright © 2010 - 2016 Brisin
Tüm Hakları Saklıdır | Bedava-Sitem
Tema: Tasarimkurdu


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=