Brisin

Fıkralar

Bale ve Temel
 
Temel bir gün baleye gitmeye karar verir. 
Etrafına bakındıkdan sonra parmaklarının üzerinde 
Dans eden kızları görmüş. onlara iyice bakmış ve daha sonra 
Daha da uzun boylu kızlar yokmuydu? 
Onları seçselerdi ya daha iyi olmazmıydı…
 
Nasreddin Hocanın Balıkları
 
Nasreddin Hoca’nın canı çok balık çekmiştir. Akşam yemeği için biraz balık satın alır. Akşamleyin karısı, ona akşam yemeği olarak çorba ile pilav verir. “Balık nerede?” diye sorar Hoca.
“Aa, onu kediniz yedi! Kötü bir hayvandır o!” der karısı.
Nasrettin Hoca çok kızar. Kedi ile karısını, evinin yanındaki dükkana götürür ve kediyi dikkatle tartar. Sonra karısına döner ve, “Balığım, üç kilo ağırlığındaydı. Bu kedi de üç kilo geliyor. Balığım buradadır, diyorsunuz. O halde kedim nerededir?!” der.
 
 
Benim Herif Yapmaz
Bir tv kanalı her ülkeden bir kadın seçerek karı koca aldatması üzerine bir araştırma yapmak ister.
Soru şudur : Kocanızı başka bir kadınla yakalarsanız ne yaparsınız ?
İşte çeşitli cevaplar :
İsveç’ ten Katılan Kadın : – Benim neyimi beğenmedin diye sorardım der.
Rusya’ dan Katılan Kadın : – Hiç bir şey sormam ve direk evi terk ederim der.
Fransa’ dan katılan Kadın : – Sevgilime gider beni teselli etmesini söylerim der.
İtalya’ dan gelen Kadın : – Kadını öldürürüm der.
Yunanlı Kadın : – Kocamı da onunla yatan karıyı da öldürürüm demiş.
İspanyol Kadın : – Kocamı alnından vururum der.
Türkiye’ den Katılan Kadın : – Benim Herif Yapmaz der.
 
 
Dünyanın en kısa fıkrası
Kral biri, çok önemli bir konuşma yapacakmış. Halk şehir meydanında toplanmış. Kral kürsüye çıkmış, mikrofon başına gelmiş, tam ağzını açacakken bir ses duyulmuş: 
- Hapşuuu!.. 
Kral sormuş: 
- Kim hapşırdı? 
Cevap alamayınca, muhafız kıtasına emir vermiş: 
- Ön sırayı kurşuna dizin!.. 
Ön sıradakiler yaylım ateşine tutulmuşlar. Kral yine sormuş: 
- Kim hapşırdı? 
Yine cevap yok. Yine yaylım ateş. Bir süre bu böyle devam etmiş. İlk on beş sıradakilerin hepsi ölmüş. Aynı soruyu on altıncı sıradakilere sorunca; çelimsiz bir adam yerinden kalkıp, boynunu bükmüş: 
- Ben hapşırdım sayın kralım!.. 
Kral korkudan tir tir titreyen adama bakmış; aradığını bulmanın rahatlığı içinde bağırmış: 
- Çok yaşa!.. 
 

5 Kuruş
 
Nasrettin Hoca yolda yürürken, biri ensesine öyle bir vurmuş ki, nerdeyse yere düşecekmiş, hiddetle dönüp bakmış; karşısında tanımadığı genç bir adam. Nasretti Hoca sormuş: 
- "Ne cüretle vuruyorsun!.."
- "Özür dilerim hocam, sizi birine benzettim, küçük bir hata yaptım, ama siz pireyi deve yaptınız.
- "Yürü o zaman, kadıya gidiyoruz!" 
Gitmişler kadıya, ikisini de dinleyen kadı efendi, Nasrettin Hoca'ya vuran gencin akrabasıymış. Kadı efendi, Nasrettin Hoca'yı yumuşatıp, akrabasını kurtarmaya çalışmış: 
- "Hoca, hislerini anlıyorum. Bu durumda herkes aynı şeyi hissederdi. Şimdi bu genç adam kendine bir tokat atsa, kabul eder misin?"
Nasrettin Hoca ısrar etmiş: 
- "Olmaz, mahkeme yapılsın." 
Kadı efendi, bunun üzerine akrabası olan genç adama dönüp kararını vermiş: 
- "Ceza olarak Nasrettin Hoca'ya 5 kuruş ödeyeceksin, hemen gidip getir!.." 
Nasrettin Hoca, para almaya giden genc adamın dönmesini beklemiş. Bir saat geçmiş, iki saat geçmiş, ama genç adam ortalıkta gözükmüyormuş.
Mahkeme kapısının kapanma saatine kadar bekleyen Nasretti Hoca, kadı efendinin ensesine okkalı bir tokat indirdikten sonra demiş ki: 
- "Kusura bakma kadı efendi, daha fazla bekleyememem, gelirse söyle ona; 5 kuruşu sana versin!.." 

 
En güzel, en yeni ve en komik fıkraları sitemizde takip edebilirsiniz.
 
Bugün 42 ziyaretçi (119 klik) kişi burdaydı!
Copyright © 2010 - 2016 Brisin
Tüm Hakları Saklıdır | Bedava-Sitem
Tema: Tasarimkurdu


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=