Brisin

Haber

Hamas'tan Filistin halkına "direnişe devam" çağrısı
Hamas, Filistin halkına Batı Şeria, Kudüs ve Gazze'de sınıra yakın noktalarda toplanmaya ve Kudüs'ü savunmak için İsrail ordusuyla çatışmayı sürdürmeye çağırdı.

Üçüncü İntifada başladı, Kudüs Müslüman'larındır
 
Hamas'tan yapılan açıklamada, halka tüm grup ve direnişçileriyle adil talepleri gerçekleşinceye kadar intifadayı sürdürme çağrısında bulunuldu.
Filistinlilerin gücünü, birlik ve beraberlikten aldığı vurgulanan açıklamada, "Bu nedenle direniş sancağı altında herkesi birleşmeye çağırıyoruz. Filistin halkı, haklarını geri alıncaya kadar intifadayı sürdürecek" ifadesine yer verildi.
Açıklamada ayrıca Arap ve İslam dünyasından, Filistin halkına destek vermesi ve İsrail ile ABD'nin gerçek yüzünün ortaya çıkarılması için gayret göstermesi istendi. 
ABD, Başkan Donald Trump'ın Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamayla, BM Güvenlik Konseyi'nin 1980 yılında İsrail'in Doğu Kudüs'ü ilhak ederek başkent ilan etmesini geçersiz sayan 478 sayılı kararı, bölgesel ve uluslararası tüm tepkilere rağmen Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıyan ilk ülke olmuştu.
Trump, ayrıca Dışişleri Bakanlığı'na ülkesinin Tel Aviv'deki büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması için hazırlıklara başlaması talimatı verdiğini açıklamıştı.
AA

Erdoğan BBP heyetini konuk etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mustafa Destici ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Erdoğan BBP heyetini konuk etti
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mustafa Destici ve beraberindeki heyeti kabul etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve beraberindeki heyeti AK Parti Genel merkezinde kabul etti. Görüşme basına kapalı gerçekleşti.



Türkiye'nin bugünlere gelmesinde en büyük pay öğretmenlerindir
'Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmenlerle izlediği Semih Kaplanoğlu'nun Buğday filminin galasında konuştu.

Türkiyenin bugünlere gelmesinde en büyük pay öğretmenlerindir
 
Semih Kaplanoğlu'nun son filmi "Buğday"ın galası Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirildi.
24 Kasım'da vizyona girecek filmi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım, öğretmenlerle birlikte izledi.
Filmi izledikten sonra konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm eğitimcilerin 24 Kasım öğretmenler gününü tebrik etti. 
Erdoğan, "Tüm öğretmenlere şahsım, milletim ve ülkem adına şükranlarımı sunuyorum. Görevi başında şehit olanlar ile afetlerde, kazalarda kaybettiğimiz öğretmenleri yad ediyorum. Türkiye'nin bugünlere gelmesinde en büyük pay öğretmenlerindir. Öğretmenlerimizin hakkını ödeyemeyeceğimizi hepimiz biliyoruz. Yeni Türkiye'yi ülkemizin dört bir yanında faaliyet gösteren öğretmenlerimizin gayretleriyle ihya ve inşa edeceğiz." ifadelerini kullandı. 

Bahçeli: AK Parti ile yan yanayız
MHP Genel Başkanı Bahçeli, "AK Parti ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet etme sistemini 2019'a tam manasıyla tesis etme maksadı ile birlikte ve yan yana mücadelesini sürdürecektir" dedi.

Bahçeli: AK Parti ile yan yanayız
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Manisa’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada seçim barajı hakkında açıklamalarda bulundu.
"Seçim barajı yeniden düşürülmelidir dedik. Kıyameti kopardılar. Görüşlerimizi çarpıtarak aktardılar" diyen Bahçeli, "MHP baraj korkusu olan bir parti değildir. Baraj olursa geçeriz önümüze set çekerlerse aşarız. Biz ülke barajı tartışılsın dediğimizde yaygara koparan CHP baraj olmasın dediğimizde sessizliğe bürünüyor. MHP baraj düşürülsün deyince deprem oluyor" şekline konuştu.
"AK Parti ile yan yana mücadelemizi sürdüreceğiz"
"CHP, PKK'nın siyasi uzantıları ve kıyıda köşede kalmış çürük çarık siyasi oluşumlardan medet umarak ittifak arayışlarına başlamıştır. Fare deliğe sığmamış bir de kuyruğuna kabak bağlamıştır" ifadesini kullanan Bahçeli şunları söyledi:
"Sayın Kılıçdaroğlu, 2019 seçimlerinin tek adamdan yana olanlarla, demokrasiden yana olanlar arasında geçeceğini söylemektedir. Adalet yürüyüşlerinde yollara saçtıkları işbirliğini CHP'lisi, HDP'lisi iplisi ipsizi yeniden bir araya gelmek için zaman ve zemin aramaktadır. Önümüzdeki siyasal süreçte bloklaşma sertleşir, cepheleşme keskinleşirse CHP yanına HDPyi de alıp 16 Nisan'ın rövanşını almak için çalışmalarına hız verirse MHP buna tepkisiz kalmayacaktır. Partimiz 7 Ağustos Yenikapı ruhu ve 16 Nisan'ın gereği olarak AK Parti ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet etme sistemini 2019'a tam manasıyla tesis etme maksadı ile birlikte ve yan yana mücadelesini sürdürecektir."
Kaynak Dünya
 
 
Rasim Ozan Kütahyalı'nın canlı yayındaki hakareti Boşnakları ayağa kaldırdı

Rasim Ozan Kütahyalı skandalı: Boşnak derneklerinden tepkiler çığ gibi!
 
Boşnaklar, dün gece yayınlanan programda küfürlü bir benzetme yapan Rasim Ozan Kütahyalı'yı yerden yere vurdu.Beyaz TV'de yayınlanan Beyaz Futbol programında dün gece Rasim Ozan Kütahyalı kendisine yapılan şaka sonrası akıllara durgunluk veren bir söz söyledi.
Kütahyalı kendisine yapılan şakayı küfürlü bir benzetme yaparak nitelendirdi. Kütahyalı'nın bu sözü izleyenleri şoke ederken sosyal medyada Boşnaklardan ifadelere tepki yağdı. Melih Gökçek'in annesinin Kosovalı, eşi Nevin Gökçek'in ise Boşnak kökenli olduğunu hatırlatan Boşnaklar, Gökçek'e de özür çağrısı yaptı.
 
MHP milletvekili Saffet Sancaklı, Rasim Ozan Kütahyalı'nın tepki çeken sözlerinin ardından Beyaz TV'nin sahibi Osman Gökçek'i arayarak Kütahyalı'nın ekrandan alınmasını istedi.
"ŞEREFSİZ OĞLU ŞEREFSİZ"
Sancaklı "Şerefsiz oğlu şerefsiz. Böyle insanların artık toplum dışına çıkarılması lazım. Bu işin peşini bırakmayacağım." sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı  Hidayet Türkoğlu resmi Twitter hesabından "Tarih boyunca Türklerle dostluğu ve samimiyeti sayesinde tüm dünyayı kıskandıran Bosna Halkını, aşağılık, adi ve akılsız yakıştırmayla küçük düşürmeye çalışan Rasim Ozan Kütahyalı ve onun gibileri hak etmiyoruz. Bir Boşnak olarak, bu şahsı ağır şekilde kınıyor, savcılarımızı göreve davet ediyorum." yazdı. 

Balkan ve Boşnak dernekleri de konuyla ilgili açıklama yaptı. 13 derneğin “Ortak kamuoyu duyurusudur!” diyerek yaptığı açıklamada, “Kütahyalı’nın sarf ettiği bu sözler, kelimenin tam anlamıyla, belden aşağı, terbiyesizce, dini ve milli geleneklerimize uymayan sözcükler olmasının yanında, aynı zamanda ırkçı, aşağılayıcı, küçümseyici, tahrik edici, nefret ve hakaret içerikli sözlerdir”ifadeleri kullanıldı.

Eşref Temiz
Türkiye Bosna Hersek Kültür Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı
Rasim Ozan Kütahyalı adlı, kime, hangi akla hizmet ettiği bilinmeyen, ne idüğü belirsiz şahsın edepsizce, ırkçı, Boşnaklar’ı aşağılayıcı, küçümseyici, kin ve nefret kusan, hakaret niteliğindeki sözlerini lanetliyoruz. Ona bu iğrenç sözleri söylemesi için ortam ve fırsat yaratan Beyaz TV kanalı yöneticilerini, Beyaz Futbol programı yapımcı ve sunucularını da şiddetle kınıyoruz.
Türkiye’nin dört bir yanındaki Boşnak derneklerini çatısı altında toplayan Türkiye Bosna Hersek Kültür Dernekleri Federasyonu olarak Radyo Televizyon Üst Kurulu’nu göreve ve harekete geçmeye çağırıyoruz. Kini ve nefret duygularıyla Boşnaklar’ı hedef alan, aşağılamaya çalışan bu sözde futbol yorumcusu şahıs ile ona meydan veren Beyaz TV kanalı yöneticileri ve sorumluları, Beyaz Futbol programı yapımcı ve sunucuları hakkında yasal yollara başvuracağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.
 




Melih Gökçek istifa etti
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, istifa kararını açıkladı. Gökçek, 23.5 yıllık icraatlarını anlatarak başladığı konuşmasında "Ben bir dava adamıyım. Benim davamda nefse uymak yoktur" diyerek istifasını "Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'ın emrine uyarak görevi bırakıyorum" sözleriyle açıkladı. Gökçek'in konuşması:

Melih Gökçek istifa etti
 
Milyonlara dokunduk ve hizmet verdik. Onlarca sosyal ve kültürel proje örnek alındı. Ankara Belediyesi olarak sayısız ödül aldık. Avrpa Konseyi tarafından verilen 4 büyük ödülden bahsetmek istiyorum. Lahey, Viyana ve Ankara bu ödülleri 8 senede aldı.
Bütün bu hizmetleri yaparken belediyemde 23 yıl boyunca dönem dönem para krizleri oldu ama ne halkıma ne personelime bunu hissettirmedim. Bir sefer dahi personelimizin maaşını aksatmadım. Yatırımlarımız durmadı. Ankara'da yatırımlar devam ederken Anadolu'nun dört bir tarafına depremlerde, sel felaketlerinde yardım ettik.
Ben yıllarını AK Parti'ye vermiş bir kardeşinizim. AK Parti umut olmuş bir harekettir. Recep Tayyip Erdoğan liderliğşndeki bu hareket sayısız fedakarlık yapmıştır. Devrim niteliğindeki yeniliklerle Recep Tayyip Erdoğan döneminde Türkiye tanıştı. Yaşam kalitesini artıracak adımların yanısıra yüzlerce proje gerçekleştirilmiştir. Yaşlı, engelli, şehit aileleri, gaziler gibi pek çok kesime maaş bağlanmış, mazlumun ilacı olmuştur. Recep Tayyip Erdoğan'ın hakkı inkar edilemez. Böyle bir siyasala iktidara biz de katkıda bulunmaya çalıştık. Özellikle muhalif medya ve bazı partiler benim yoğun bir tepki koyacağımı düşünüp bunu kaşıdırlar. En çok tweet atan Melih Gökçek bir kere bile cevap vermedi. Melih Gökçek'in sessizliğinin nedeni neydi? Ben bir dava adamıyım. Benim davamda nefse uymak yoktur. Benim davamda emir demiri keser. Bunları gerçekleştiren bir iktidar ve lider var. Bizler bu umudu inşa ederken o gün liderimiz benim belediye başkanlığı yaparak katkı sağlamam gerektiğini düşündü. Bugün ise istifa ederek katı sağlamam gerektiğini düşünüyor. Ben istifa etmeyerek partim için oy kaybına yol açarsam inandığım umutlara haksızlık ederim diye düşünüyorum. Yorgun olduğum için değil, başarısız olduğmu düşündüğüm için değil sadece ve sadece Recep Tayyip Erdoğan'ın talebini yerine getiriyorum. Bana istifa etmemem konusunda çok baskı yapan oldu. Recep Tayyip Erdoğan demek bu güzel vatanın yeniden karanlık günlere dönmemesi demek. Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'ın emrine uyarak görevi bırakıyorum. Alnım aktır. Ben bir dava adamıyım. Benim duruşum 28 Şubat'ta da, Gezi Parkı'nda da, 15 Temmuz'da da aynı olmuştur. Davamız için mücadele gerekiyorsa hazırız. 23.5 senedir aralıksız sürdürdüğüm Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından istifa ediyorum. Bana oy veren vermeyen herkese teşekkür ediyorum. Mesai arkadaşlarımın hepsine teşekkür ediyorum.
Bizden görünüp bizden olmayan, görevleri Recep Tayyip Erdoğan ile yakınları arasında fitne açanlara imkan verme, onları helak et yarabbi.



 
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Altepe istifa etti
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Altepe istifa etti. Altepe, "Kavga değil hizmet ilkemizi sürdüreceğiz, parti ve liderimizle çatışmayacağız. Bu şartlar altında göreve devam etmek mümkün değildir" dedi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Altepe istifa etti
 
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, katıldığı bir açılış töreninde başkanlık görevinden istifa ettiğini açıkladı. Recep Altepe, “Ömrümü bu davaya adamış biri olarak hem siyasi görevlerde, hem de belediyedeki 24 yıllık görevlerimde hep hizmet, üretim, katkı ve işbirliği konusunda adımlar attım. Bu yolda kavgadan yana hiç olmadım. Kent kültürünü en güzel şekilde ortaya koyduk. Kentlilik bilincini en güzel şekilde yansıttık. Bugüne kadar sürdürdüğümüz kavga değil, hizmet ilkesini elbette sonuna kadar sürdüreceğiz. Partimiz ve liderimizle ters düşmeyeceğiz. Çatışmayacağız, hasar da vermeyeceğiz. Bize yakışanı yapacağız. Kriz ortamı oluşturmaya da hiç yanaşmayacağız. Bu şartlarda Bursamıza, ülkeme hizmet imkanının kalmadığı da ortadadır. Ben de bu düşüncelerle bugün itibariyle Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimden istifa ediyorum. Hiçbir konuda verilmeyecek hesabımız yok. Alnımız ak, başımız da dik. Bursalı hemşehrilerimize, ülkeme ve Ak Partimize bunun hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
2014 seçimlerinde yeniden Başkan seçilmişti
1959’da Bursa’da doğan Recep Altepe, siyasete 1989 yılında Refah Partisi İl Yöneticisi olarak girdi. 1994’te aynı partinin İl Başkan Yardımcılığı ve Yerel Yönetimler Başkanlığı görevine geldi. Fazilet Partisi döneminde bir yıl süreyle Genel Merkez Müfettişliği görevini sürdürdü. 1994 yılı yerel seçimlerinde Bursa Büyükşehir ve Yıldırım Belediyesi Meclis Üyelikleri ile BUSKİ Genel Kurul Üyeliği’ne seçildi. Altepe, 1999 yılındaki seçimlerde tekrar seçilerek üst üste iki dönem bu görevleri yürütme imkanı buldu. Bu görevler sırasında yurt içi ve yurt dışı gezilere, çalışmalara katıldı. Ayrıca Yıldırım ve Büyükşehir Belediye Meclisleri’nin; Bütçe ve Mali İşler, İmar ve Ulaşım Komisyonları’nda görev yaptı. Recep Altepe, 2004 yılı yerel seçimlerinde AK Parti’den Osmangazi Belediye Başkanlığı’na seçildi. 29 Mart 2009 yılı yerel seçimlerinde AK Parti’den Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı´na seçilen Altepe, 30 Mart 2014 seçimlerinde yeniden Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Recep Altepe, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği’nin de başkanı.

ÖSO'ya destek için top atışı yapıldı
Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde Suriye sınırına sıfır noktada bulunan Oğulpınar Karakolu çevresinde topatışı sesleri duyuldu. Askeri kaynaklar top atışlarının ÖSO'ya destek için yapıldığını bildirdi.

ÖSO’ya destek için top atışları yapıldı
 
Türkiye, Irak ve Rusya'nın çatışmasızlık konusunda uzlaştığı Suriye'nin İdlib kentinde bir yandan Türkiye kentin güvenliği için operasyon hazırlığına girişmişken, diğer yandan Özgür Suriye Ordusu'nun terör örgütü Heyet'ül Tahrir-i Şam ile mücadelesi sürüyor.
Operasyon hazırlıkları kapsamında Suriye'ye sıfır noktada bulunan Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki Oğulpınar Sınır Karakolu'na cuma akşamından bu yana çok sayıda askeri araç ve personel sevk edildi.
Bugün ise sınırın Türkiye tarafında çatışma sesleri duyuldu. Sınırdaki birliklerden ÖSO'ya destek için top atışı yapıldı. Sınırın sıfır noktasından yükselen siyah dumanlar, Türkiye tarafındaki Oğulpınar Mahallesi'nden görüldü.

İl il bayram namazı saatleri
Bayram namazı saat kaçta belli oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı Kurban Bayramı namaz saatlerini açıkladı. Bayram namazı yarın Ankara'da 06.56, İstanbul'da 07.11, İzmir'de 07.20, Çanakkale'de 07.22, Iğdır'da ise 06.11'de kılınacak.

İl il bayram namazı saatleri
 
Bayram namazı saatlerinin bu yıl nasıl bir değişiklik göstereceği milyonlarca vatandaş tarafından merakla bekleniyordu. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından tüm illerin ayrı ayrı bayram namazı saatleri açıklandı.
İşte il il bayram namazı saatleri, kurban bayramı namaz vakitleri…
BAYRAM NAMAZI SAAT KAÇTA KILINACAK?
01 Adana Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:48:00
02 Adıyaman Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:36:00
03 Afyon Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:06:00
04 Ağrı Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:16:00
05 Amasya Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:44:00
06 Ankara Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:56:00
07 Antalya Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:07:00
08 Artvin Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:20:00
09 Aydın Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:17:00
10 Balıkesir Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:16:00
11 Bilecik Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:07:00
12 Bingöl Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:26:00
13 Bitlis Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:20:00
14 Bolu Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:01:00
15 Burdur Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:08:00
16 Bursa Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:11:00
17 Çanakkale Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:22:00
18 Çankırı Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:53:00
19 Çorum Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:47:00
20 Denizli Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:13:00
21 Diyarbakır Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:28:00
22 Edirne Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:20:00
23 Elazığ Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:31:00
24 Erzincan Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:30:00
25 Erzurum Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:22:00
26 Eskişehir Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:06:00
27 Gaziantep Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:40:00
28 Giresun Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:33:00
29 Gümüşhane Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:29:00
30 Hakkari Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:14:00
31 Hatay Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:45:00
32 Isparta Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:07:00
33 Mersin Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:51:00
34 İstanbul Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:11:00
35 İzmir Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:20:00
36 Kars Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:15:00
37 Kastamonu Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:52:00
38 Kayseri Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:46:00
39 Kırklareli Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:18:00
40 Kırşehir Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:51:00
41 Kocaeli Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:07:00
42 Konya Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:59:00
43 Kütahya Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:08:00
44 Malatya Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:35:00
45 Manisa Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:19:00
46 K.Maraş Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:41:00
47 Mardin Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:26:00
48 Muğla Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:16:00
49 Muş Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:22:00
50 Nevşehir Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:49:00
51 Niğde Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:50:00
52 Ordu Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:35:00
53 Rize Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:25:00
54 Sakarya Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:05:00
55 Samsun Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:41:00
56 Siirt Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:21:00
57 Sinop Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:46:00
58 Sivas Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:40:00
59 Tekirdağ Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:17:00
60 Tokat Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:41:00
61 Trabzon Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:28:00
62 Tunceli Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:30:00
63 Şanlıurfa Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:34:00
64 Uşak Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:11:00
65 Van Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:11:00
66 Yozgat Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:48:00
67 Zonguldak Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:59:00
68 Aksaray Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:52:00
69 Bayburt Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:26:00
70 Karaman Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:56:00
71 Kırıkkale Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:54:00
72 Batman Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:24:00
73 Şırnak Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:19:00
74 Bartın Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:57:00
75 Ardahan Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:16:00
76 Iğdır Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:11:00
77 Yalova Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:10:00
78 Karabük Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:56:00
79 Kilis Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:41:00
80 Osmaniye Kurban Bayramı Namaz Saati : 06:44:00
81 Düzce Kurban Bayramı Namaz Saati : 07:02:00

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı.

Recep Tayyip Erdoğan 30 Ağustos Zafer Bayramı
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "30 Ağustos Zaferi, milletimizin canından daha aziz bildiği vatan topraklarında bağımsız yaşama iradesinin tüm dünyaya ilanıdır. Bu zafer, siyasi ve sosyal sonuçları itibariyle tarihe yön vermiş, emperyalistlere karşı İstiklal Savaşı yürüten birçok mazlum halka ilham ve umut kaynağı olmuştur." değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, aziz Türk milleti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki Türk vatandaşlarıyla Büyük Zafer'in 95. yıl dönümünü idrak ettiklerini belirtti.
Türkiye ve dünyanın dört bir köşesindeki milyonlarca vatandaşın 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı yürekten kutlayan Erdoğan, ülkenin bu gururlu gününde heyecanlarını paylaşan tüm dostlara en kalbi şükranlarını sundu.
Türk milletinin 1919'da Samsun'da Gazi Mustafa Kemal'in liderliğinde başlattığı İstiklal Mücadelesi'nin tüm yokluk, yoksulluk ve imkansızlıklara rağmen 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi'yle zafere taşındığını anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"30 Ağustos Zaferi, milletimizin canından daha aziz bildiği vatan topraklarında bağımsız yaşama iradesinin tüm dünyaya ilanıdır. Bu zafer, siyasi ve sosyal sonuçları itibariyle tarihe yön vermiş, emperyalistlere karşı İstiklal Savaşı yürüten birçok mazlum halka ilham ve umut kaynağı olmuştur. Türkiye, tıpkı 95 yıl önce olduğu gibi, ekonomik ve siyasi bağımsızlığına yönelik tehditleri, saldırıları ve sabotaj girişimlerini bertaraf etme konusunda aynı kararlılığını muhafaza etmektedir. FETÖ, DEAŞ, PKK, PYD gibi eli kanlı terör örgütlerine karşı hukuk, adalet ve demokrasiden taviz vermeden sürdürdüğümüz amansız mücadele, bu konudaki hassasiyetimizin en bariz örneğidir."
"TEK MİLLET, TEK BAYRAK, TEK VATAN, TEK MİLLET"
Erdoğan, Türkiye'nin bu mücadelesiyle hem kendi vatandaşlarının can güvenliğini sağladığını hem de küresel güvenliğe ciddi katkıda bulunduğuna işaret etti.
Türkiye'nin gelecek dönemde de bekasına yönelen tehditleri kaynağında etkisiz hale getirmeye devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Şüphesiz bu zorlu süreçte en büyük güç kaynağımız 'tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet' ilkeleri etrafında bütünleşen milletimizin birlik ve beraberliği ile dost ülkelerin desteğidir. Aziz milletimiz, 15 Temmuz darbe girişimi karşısında sergilediği destansı direnişle 'Ya istiklal ya ölüm' tercihiyle baş başa bırakıldığında neleri göze alabileceğini göstermiştir. Türk Milleti, o gece 250 şehit ve 2 bin 193 gazi pahasına sadece darbe teşebbüsünü bertaraf etmemiş, aynı zamanda ülkesine, demokrasisine ve özgürlüğüne sahip çıkma iradesini de ortaya koymuştur. Çanakkale'yi geçilmez kılan, Kurtuluş Savaşı'mızı zafere taşıyan, son olarak da 15 Temmuz gecesi tüm ülke sathında ayağa kalkan bu iradeyle ülkemiz, her türlü zorluğun üstesinden gelecek güç ve kapasiteye sahiptir. Nitekim darbe girişimi ve terör saldırıları başta olmak üzere yaşadığımız onca badireye rağmen, son bir yılda ekonomide, yatırımlarda ve ileri demokrasi yolunda elde ettiğimiz başarılar, bunun en açık ispatıdır. Bu vesileyle bir kez daha Cumhuriyetimizin banisi, Büyük Taarruz'un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal'i ve dava arkadaşlarını minnetle yad ediyor, tüm şehitlerimize ve gazilerimize Allah'tan rahmet diliyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramı'mız kutlu olsun."


Vatan Şaşmaz Cinayetinde Polis Telefon Şifrelerini Çözmek Çalışma Başlattı
Filiz Aker'in Vatan Şaşmaz'ı öldürüp ardından da intihar ettiği cinayette polis, Şaşmaz ve Aker'in telefon şifrelerini kırmak için çalışma yürütüyor.

filiz aker vatan şaşmaz ile ilgili görsel sonucu
 
İstanbul Conrad Otel'de Vatan Şaşmaz'ı öldürdükten sonra intihar eden Filiz Aker'le ilgili soruşturmada polis Şaşmaz ve Aker'in kilitli cep telefonlarına yoğunlaştı. Polis olay günü Aker'in yeğeni Dora Acar (Ercan) ve eşi dışında başka bir kişiyle görüşüp görüşmediğini belirlemek için kamera kayıtlarını incelemeye devam ediyor.
TELEFON KİLİTLERİ AÇILMAYA ÇALIŞILIYOR
Vatan Şaşmaz'ın ise olay günü Aker'i telefonla aramadığı netleşirken, mesajlaşarak buluştukları değerlendirilerek, bu mesajların çözümü için telefonların kilitlerinin açılması için Siber Şube'nin çalışmalarına devam ettiği bildirildi.
YAKINLARINDAN ŞİFRELER ÖĞRENİLEMEDİ
Hürriyet Gazetesi'nden Çetin Aydın'ın haberine göre, Şaşmaz ve Aker'in görüşülen yakınlarından şuana kadar telefon şifrelerinin öğrenilemediği belirtildi. Siber Şube'nin şifreleri kırmak için çalışma yürüttüğü, sonuç alınamadığı takdirde iPhone telefonlar için Apple ile temasa geçilebileceği bildirildi.
SİLAHI EVDEN ÇIKARMAMASI GEREKİYORDU
Aker'in bulundurma ruhsatlı tabancayı otele nasıl soktuğuna yönelik bir bilgiye de ulaşamadı. Ablasına ait Şişli'deki adres üzerinden bulundurma ruhsatı alan Aker'in adres değişikliği durumunda bunu karakola bildirmesi ve tabancayı kutusuna koyarak karakoldan alacağı izinle kutusunda bildirdiği adrese götürebileceği belirtildi. Bu izin dışında tabancanın evden çıkartılamayacağı belirtildi.
ELDİVEN VE KIYAFETLERİ İNCELENİYOR
Aker'in olayda kullandığı Smith Wesson tabancanın Polis Kriminal Laboratuvarı'ndaki incelemesinin sürdüğü bildirilirken, Aker'in tabancayı ateşlediği sağ el ve taktığı eldiveni ile sol elinden alınan el svabı sonuçlarının da henüz belli olmadığı bildirildi. Aker'in giydiği kıyafetlerin de inceleme kapsamında barut izine bakıldığı belirtildi.

Vatan Şaşmaz'ın cenazesi toprağa verildi
Beşiktaş'ta bir otelde eski manken Filiz Aker tarafından vurularak öldürülen Vatan Şaşmaz son yolculuğuna uğurlandı. Şaşmaz'ın cenazesi Üsküdar'da Güzeltepe Birlik Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Çengelköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenaze törenine Filiz Aker'in yeğeni Dora Ercan'ın da katıldığı görüldü.

 
Vatan Şaşmaz son yolculuğuna uğurlandı. Şaşmaz için Üsküdar'daki Güzeltepe Birlik Camii'nde öğle namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Vatan Şaşmaz'ın cenazesi, öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Çengelköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. Şaşmaz'ın 5 aylık hamile eşi Yasemin Şaşmaz ve annesi Safiye Şaşmaz defin sırasında gözyaşlarını tutamadı.
CENAZE TÖRENİNE FİLİZ AKER'İN YEĞENİ DE KATILDI
Vatan Şaşmaz'ı silahla vurarak öldüren eski manken Filiz Aker'in yeğeni Dora Ercan'ın da Şaşmaz'ın cenaze törenine katıldığı görüldü.
Eski manken Filiz Aker'in silahla vurarak öldürdüğü ünlü sunucu Vatan Şaşmaz son yolculuğuna uğurlandı. Şaşmaz'ın Güzeltepe Birlik Camii'nde düzenlenen cenaze törenine Filiz Aker'in yeğeni Dora Ercan'ın da katıldığı görüldü.
ANNESİ AYAKTA DURAMADI
Vatan Şaşmaz'ın cenazesi için cami avlusu sabah erken saatlerden itibaren doldu. Camiye ilk gelen isimlerden biri, Vatan Şaşmaz'ın acılı annesi Safiye Şaşmaz ayakta duramadı, cami avlusunda bitkin halde bekledi. DHA'nın haberine göre; yakınları görüntü alınmaması için önünde perde oluşturdu.
ACILI EŞ VE ANNE EL ELE
Vatan Şaşmaz'ın hamile olan eşi Yasemin Şaşmaz da camiye geldi. Oldukça bitkin olan Yasemin Şaşmaz'ın kayınvalidesi Safiye Şaşmaz ile el ele tutuşarak töreni beklediği görüldü.
ÇOK SAYIDA ÜNLÜ İSİM VE SEVENLERİ GELDİ
Tamer Karadağlı, Pınar Altuğ, Ferdi Akarnur, Yusuf Adalı, Metin Uca, Melike Öcalan ve Yaşar Alptekin, Saruhan Ünel ve Tuğba Özay başta olmak üzere çok sayıda ünlü isim ve sevenleri camiye akın etti.
SON SAHNEYİ BİRLİKTE OYNAMIŞLARDI
Vatan Şaşmaz'ın oynadığı dizideki rol arkadaşı ve son sahnede birlikte oynadığı Ferdi Akarnur da erken saatlerden itibaren camideydi. Şaşkınlığını gizleyemeyen Akarnur, "10 yıldır çalışıyoruz. Hiç kimseyi kırmamış bir insan. Ağzından bugüne kadar kötü bir laf duymadık. Bu nasıl bir şey. Aklımız hayalimiz almadı" diye konuştu.

FETÖ’cü sırtından vurdu halk kurtardı
15 Temmuz’da İBB önünde gazi olan polis memuru ve diğer müştekiler: Darbeci albay beni sırtımdan vurdu, halk üstüme kapanıp korudu. Aynı albay ateş etmeyen askerlere tokat attı.,

FETÖ’cü sırtından vurdu halk kurtardı
 
FETÖ'nün darbe girişimi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni (İBB) işgal eden askerlerin vurduğu polis memuru Hayri Gürbüz müşteki olarak savcılığa verdiği ifadesinde yaşadıklarını, "Beni Albay Zeki Demir sırtımdan vurdu. Bir vatandaş üstüme kapanıp beni korudu. Diğer vatandaşlar da sonra hastaneye kaldırdı" diye anlattı. Müşteki Selahattin Duyar ise aynı albayın, halka ateş etmeyen askerleri tokatlayarak zorla ateş ettirdiğini anlattı.
17'ŞER KEZ MÜEBBET...
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Varank'ın ağabeyi İlhan Varank'ın da aralarında bulunduğu 14 vatandaşı şehit eden, 152 kişiyi de yaralayan 53 darbeci askerden 3'ü, olay gecesi çıkan çatışmalarda ölmüştü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı diğer 50 darbeci askere ise 17'şer kez müebbet, yüzlerce yıl da hapis istemiyle dava açtı. Dava dosyasında yer alan ifadeler ve görüntüler, Saraçhane'de yaşanan kanlı gecenin detaylarını gözler önüne serdi:
Müşteki polis memuru Hayri Gürbüz: Burada birçok vatandaş toplanmıştı. Çevreden durmadan ateş sesleri geliyordu. Bir zırhlı polis aracının yanına gittim ve diğer polislerle durumu konuştum. Bu sırada 3 asker yanımıza doğru geldi. Teslim olacaklarını zannettik ancak daha sonradan teşhis ettiğim Zeki Demir isimli albay bana ateş etti. Sırtımdan vuruldum. Bir vatandaş üstüme kapanıp beni korumaya çalıştı. Diğer vatandaşlar tarafından da hastaneye kaldırıldım.
Müşteki vatandaş Kemal Erkan: Cumhurbaşkanının çağrısı üzerine askeri darbe girişimine engel olmak amacıyla kaldığım otelden dışarı çıktım. Darbecilerin halka ateş ettiğini gördüm. Yaralananlara yardım ediyordum. Bu esnada yanımda bulunan bir kadın boğazından vuruldu. Ona yardım etmeye çalıştığım sırada nereden geldiğini göremediğim bir ateş sonucu gözümden yaralandım. Gözümden aşırı kan geldi, yere düştüm. Hastanede gözümde yaklaşık 14-15 şarapnel parçası olduğunu öğrendim. Parçaların beyne yakın olmasından dolayı alınamayacağını söylediler.
DÖVE DÖVE ATEŞ ETTİRDİ
Müşteki Selahattin Duyar: Albay askerlere küfür ederek "Niye ateş etmiyorsunuz" diye bağırdı ve tokat attı. Askerler bunun üzerine yere ateş açtı. Albay "Yere değil üzerlerine ateş edin" dedi. Askerler de bu talimattan sonra vatandaşların üzerine ateş açtı. Açılan ateş sonucu birçok şahıs yaralandı. Ben de sol dirseğimden vuruldum.
'KİMİN HAİN OLDUĞU BELLİ'
Müşteki Feyzullah Aydın: Fotoğrafından Albay Zeki Demir'i teşhis ederek) Belediye önüne gittiğimde bu şahıs askerlerin önündeydi. "Sizin ne işiniz var burada, kışlanıza gidin" dedim. O da "İhtilal oldu, evlerinize gidin, vatan hainleri" dedi. Ben de "Kimin hain olduğu belli" diye cevap verdim. Kalabalık artınca telaşlanıp ateş etmeye başladılar. Bu sırada kolumdan vuruldum."Müşteki vatandaş Harun Ünal: Darbeciler üzerimize ateş açtı. Yanımdaki birçok şahıs vuruldu. (Fotoğrafından yüzbaşı Mustafa Alper Şengören'i teşhis ederek) Beton kolonları siper ederek vatandaşlara ateş eden kişidir. Benim yanımda bulunan birkaç kişinin açtığı ateşle yaralandığını gördüm. Olaylar bittikten sonra binaya girdik ve bu şahsı belediye binasının otoparkında yakaladık. Yüzbaşıyı teslim alırken çıkan arbedede sağ ayağım yaralandı.
Kaynak Sabah Fatih Ulaş


Eşi 6 milyon TL çekmek istedi, mal varlığına tedbir koydu
Eski AK Parti milletvekili FETÖ Çatı davasının tutuklu sanığı İlhan İşbilen’in, eşi Nebahat Evyap İşbilen, özel bir bankadan 5 milyon 876 bin 664 TL çekmek isteyince, yaşlılık aylığı dışında tüm hesaplarına ve sahibi olduğu şirketlerdeki hisselerine tedbiren el konulduğu ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca İşbilen hakkında açılan soruşturma da yer yönünden yetkisizlik kararı verilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
nkara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, İlhan İşbilen’in eşi Nebahat Evyap İşbilen, özel bir bankanın Etiler şubesinde bulunan hesabındaki 5 milyon 876 bin 664 TL’yi çekmek istedi. Paranın yüklü miktarda olması nedeniyle MASAK bu durumu savcılığa bildirdi.

Eşi 6 milyon TL çekmek istedi, mal varlığına tedbir koydu
 
Bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatarak, İşbilen’in hesaplarına tedbir konulması talebiyle Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğine başvurdu. Mahkemenin, geçtiğimiz mayıs ayında aldığı kararda, İşbilen’in hesabında bulunan nakit parayı çekmeye çalıştığı belirtilerek, nakit bakiyeyi çekmek istemesi sebebiyle gerçekleştirilen işlemlerin 5549 sayılı suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi hakkında kanunun, işlemlerin ertelenmesi başlıklı 19A maddesi uyarınca 30 gün süre ile ertelendiği, şüphelinin işlemlerinin mal varlığı değerlerini kaçırmaya yönelik işlemler kapsamında olabileceği değerlendirildiği gerekçesiyle yapılan ihbar üzerine söz konusu şüphelinin belirtilen hesabının bulunduğu ve tüm bankalardaki hesaplarına ’almış olduğu yaşlılık aylığı hariç’ olmak üzere, tapuda kayıtlı tüm taşınmazlarına ve ortağı ve sahibi olduğu şirketlerdeki hisselerine tapuda kayıtlı tüm taşınmazlarına ve ortağı ve sahibi olduğu şirketlerdeki hisselerine tedbiren el konulmasına karar verildi" denildi.
İŞBİLEN HAKKINDA ’TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ’ SUÇLAMASIYLA SORUŞTURMA AÇILDI
Banka hesaplarına ve mal varlığına tedbiren el konulan Nebahat Evyap İşbilen hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ’silahlı terör örgütü üye olma’ suçundan soruşturma başlattı.
Ancak savcılık soruşturma dosyasını, yetkesizlik kararı vererek Mayıs ayında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Yetkisizlik kararında, "İşbilen’in, 5 Milyon 876 bin 664 TL bakiye nakit çekmek istemesi sebebiyle hesabına Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tedbir konulduğu ve hakkında Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin adli kontrol kararı verdiği belirtilerek, Ancak şüpheli şahısın yurt içi ikamet adresinin ve suç yerinin İstanbul Adli Yargı sınırları içerisinde kaldığı, şüphelinin fiili olarak yaşadığı yerin de İstanbul olduğu dosyanın yapılan incelenmesinde anlaşılmakla, Cumhuriyet Başsavcılığımızın yer itibariyle yetkisizliğine karar verildi." denildi.
Kaynak DHA

Halka ateş emri veren darbeci Albay 15 Temmuz'u hatırlamadı
Darbe gecesi İBB’yi işgal sırasında kasığından vurulan FETÖ’cü Demir, hafıza kaybı yaşadığını ileri sürdü.
 
FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni (İBB) işgali sırasında vatandaşların ve polisin üzerine ateş edilmesi yönünde emirler veren ve kendisi de yaralanan eski Kurmay Albay Zeki Demir, olayla ilgili bir şey hatırlamayarak hafıza kaybı yaşadığını öne sürdü.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ’nün darbe girişimi sırasında İBB’nin işgali ve burada çıkan olaylarda 14 kişinin şehit edilmesiyle ilgili tutuklu 50 asker hakkında hazırlanan iddianamenin detayları belli oldu. Emir ve komutasındaki askerlerle İBB’nin işgalinde görev yapan eski Kurmay Albay Zeki Demir’in emri üzerine işgal eylemine katılan tüm şüphelilerin vatandaşların ayaklarına doğru ateş etmeye başladığı anlatılan iddianamede, Demir’in ise “Yere doğru değil, üzerlerine ateş edin” şeklinde emri üzerine şüphelilerin canlarını hiçe sayarak fedakârca bir mücadele gösteren vatandaşların ve emniyet güçlerinin üzerine hedef gözeterek ateş etmeye başladıkları belirtildi. İddianamede, özellikle olay tarihindeki saat 01.22’deki kamera kayıtları incelendiğinde, Demir’in emri altındaki şüpheli erlerin diz çökerek, hunharca, hedef gözeterek ateş ettiklerinin görüldüğü anlatıldı. Müşteki ifadelerine de yer verilen iddianamede, işgal girişi sırasında Türkiye’de öğrenci olarak yaşayan Omar Darwichah’ın da yaralandığı belirtildi. İddianamede ifadesine yer verilen şüpheli Zeki Demir, olay gününe ilişkin bir şey hatırlamadığını, tedavi edildiği hastanede gözünü açtığında kasığından vurulduğunu öğrendiğini, daha önce bir kez paraşütten atlarken benzer bir hafıza kaybı yaşadığını anlattı.
“ŞÜPHELİ ERİ ALBAY VURDU” 
İddianamede, şüpheli erler Mustafa Dişli ve Şahin Demiray’ın şüpheli Yasin Akgül’ü Zeki Demir’in vurduğunu söyledikleri belirtildi. İddianamede Akgül ise kendisine kimin ateş ettiğini görmediğini, sadece halka ateş etmemesi üzerine “Vururum” diyen Demir’den şüphelendiğini ifade etti. 

FETÖ’ delillerini çöpe atan profesör hakkında 22.5 yıla kadar hapis istemi
Darbe girişiminin ardından gözaltına alınmadan önce ‘FETÖ’ delillerini çöpe atan Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Arap Dili ve Belagati Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Halil İbrahim Tanç’ın 22.5 yıla kadar hapsi istendi.

 
21 Temmuz’da gözaltına alınan Tanç, tutuklanmıştı. Fakültedeki odasında yapılan aramada da bilgisayar kasasının yerinde olmadığı belirlenmiş, flash bellekleri ise çöpe attığı tespit edilmişti.
Cemaatle öğrencilik yıllarında tanıştığını söyleyen Tanç, ifadesinde “İlahiyat Fakültesinde okuyan öğrencilere örgütün evlerinde kalmaları, yurtlarına gitmeleri ve himmet adı altında örgüte yardımlarda bulunmaları, Zaman gazetesi, Sızıntı dergisine abone olmaları konusunda tavsiye ve telkinlerde bulundum. O dönem örgütün evinde kalmak, yurtlarına gitmek, Zaman gazetesi ve Sızıntı dergisine abone olmak yasak değildi. Ben de bu örgüte olan sevgim nedeniyle öğrencilere bu konuda bazı zamanlarda tavsiye ve telkinlerde bulundum” dedi.
Tanç hakkında  ‘silahlı terör örgütü kurma veya yönetme’ suçundan 22.5 yıla kadar hapis istemiyle dava açaıldı.
Kaynak DHA

Reklamla darbenin sinyalini vermişler
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ’nün TRT yapılanmasına yönelik 21 şüpheli hakkında hazırladığı iddianamede çarpıcı tespitler yer aldı.

Reklamla darbenin sinyalini vermişler ile ilgili görsel sonucu
 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ’nün TRT yapılanmasına yönelik 21 şüpheli hakkında hazırladığı iddianamede çarpıcı tespitler yer aldı. İddianamede, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimini gerçekleştirmek için örgütün tabanına nasıl sinyal verdiği belirtildi. Buna göre, televizyonlarda ve internet sitelerinde yer alan örgütün yayın organlarından Zaman Gazetesi’nin 5 Ekim 2015’te yayınlanan reklamı ile 15 Temmuz 2016 günü arasında bir bebeğin doğum tarihi aralığı olan 9 ay 10 günlük sürenin bulunduğuna dikkat çekildi. İddianamede, örgütün diğer bir yayın organı olan Sızıntı Dergisi’nden ise Mayıs 2016 sayısının kapağında asker kıyafetli kişinin kapının kolunu açarken, dışarıda ışık, aydınlık ve yeşil alan görüntüleriyle yine darbenin sinyallerini verdiği aktarıldı. Örgütün bir diğer sinyali ise şair Necip Fazıl Kısakürek’e ait ‘Aç Kapıyı’ adli şiirinin mısralarının yer aldığı Haziran 2016’daki sayısında verdiği bildirildi. İddianamede söz konusu sayının kapak resminde çark dişlilerinin insan elleriyle tutulan görüntüsünün ve yanında aynı şairin ‘kırılır da bir gün bütün dişliler, döner şanlı şanlı çarkımız bizim, gökten bir el yaşlı gözleri siler, şenlenir evlenir barkımız bizim” şiiriyle örgüte ‘kurtuluşun yakın olduğu’ mesajının verildiği ifade edildi.
kaynak Türkiye


400 muhabirden himmet almışlar
TRT’de görev yaparken ihraç edilen 21 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, son yıllarda kuruma alınan elemanların yüzde 80’inin FETÖ şüphelisi olduğuna dikkat çekildi.

400 muhabirden  himmet almışlar
 
Ankara Başsavcılığınca hazırlanan 21 eski TRT çalışanı hakkındaki iddianamede, FETÖ’nün TRT’de 2008 yılından itibaren eleman sızdırmaya başladığı belirtildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ’nün TRT’deki yapılanmasına ilişkin 21 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. FETÖ’nün TRT’de 2008 yılından itibaren kadrolaşmaya başladığı belirtilen iddianamede, örgütün her ay 400 muhabirden himmet topladığı aktarıldı. Muhabirlerin gönderdiği haber değeri olmayan metinler karşılığında para aldıklarına dikkat çekilen iddianamede, bu paraların himmet olarak toplandığı ifade edildi. İddianamede, 15 Temmuz’a kadar TRT’de çalışan 7 bin 203 personelin mercek altına alındığına vurgu yapılarak, örgütle bağlantılarını ortaya koyabilecek ByLock, Bank Asya, dernek, iltisaklı şirket ortaklığı ve tepe yönetimi irtibatı üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda 897 personelin toplamda bin 250 bağlantısı tespit edildi. 2008 yılından sonra alınan elemanların yüzde 80’inin FETÖ şüphelisi olduğu ifade edilen iddianamede, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in Bank Asya’yı kurtarma çağrısı üzerine 2014 yılında 327 çalışanın bizzat kendisi veya yakınları tarafından para yatırıldığı kaydedildi. İddianamede, örgüte ait derneklere (TUSKON, Kimse Yok mu?) ait üyeliği bulunan 176 çalışanın olduğu da belirlendi.  
TRT İMAMINA SPİKER KADROSU
İddianamede, örgütün medya imamının Necdet Conger olduğu belirtilirken, ilk TRT imamının ise 2008-2012 yılları arasında Fatih Koç olduğu bildirildi. Kuruma “spiker kadrosuyla” olınan Koç’tan sonra ikinci TRT imamının 2015 yılına kadar “Hakan” kod adlı Süleyman Yağmur olduğu kaydedilen iddianamede Haber Dairesi Başkanlığına atanan Ahmet Çavuşoğlu’nun yardımcılığına Ali Ahmet Böken’i getirttiği ardından da Samanyolu, Cihan Haber Ajansı ve Mehtap TV’den alımlar yapıldığı ifade edildi. Asıl kadrolaşmanın sözleşmeli alınan 70-80 kadar personelle yapıldığını 2012 yılında da alınan sözleşmeliler için hileli sınavın yapılarak bunların bir kısmına kadro verildiği kaydedildi.
KONUŞMAYI FETÖ SIZDIRDI 
FETÖ’nün TRT’de kadrolaşmaya başladıktan sonra kendilerinden olmayanlar hakkında yıpratma kampanyalarının başlatıldığı belirtilen iddianamede, “2010 yılında Şenol Göka Radyo Daire Başkanı iken solculara yardım ediyor diye ismini çıkardılar. Eski Genel Müdür İbrahim Şahin tarafından görevden alınmasına sebep oldular” şeklinde tanık ifadesi yer aldı. İddianamede, bilgi sahibi olarak ifadesi alınan Ahmet E.E. ise 2015 yılında Beştepe Külliyesindeki canlı yayın öncesi Cumhurbaşkanı danışmanı Mustafa Varank’ın bir gazeteciyle konuşmasının FETÖ tarafından sızdırıldığını söyledi. 15 Temmuz darbe girişimi gecesi tüm devlet kurumlarında darbecilere karşı büyük bir direniş olmasına rağmen TRT’de hiçbir direniş gösterilmediğini dile getiren Ahmet E.E. “Bu darbeye taraf tutan, yardım eden, rehberlik eden şahıslar olduğu ortaya çıkmıştır” ifadesini kullandı.
Kaynak  Türkiye Ebru Karatosun


Aralıksız beddua talimatı
FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 534 sanık hakkında hazırlanan iddianamede örgütün, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a aralıksız beddua edilmesi yönünde talimat verildiği belirtildi.

Aralıksız beddua talimatı. ile ilgili görsel sonucu
 
Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen, örgütün bir dönem sözde "Rusya şehir imam yardımcılığı" ile "diyalog sorumlusu" olarak görev yaptığı belirtilen Ü.Ö, FETÖ/PDY mensuplarının "beddua nöbeti" ile ilgili bilgi verdi.
İtirafçı Ü.Ö, ifadesinde, 17-25 Aralık'tan sonra Saint Petersburg'dayken beddua saatlerinde belirlenen kitaplardan Cumhurbaşkanı ve hükümete aralıksız beddua edildiğini söyledi.
Sohbet faaliyetlerinde bulunan A.Ö'nün nasıl beddua edileceğini anlattığını belirten Ü.Ö, "Belirlenen dua saatlerinde verilen sayfa aralıklarındaki duaları okumaya ikinci bir emre kadar devam edeceğimiz söylendi. Bu şekilde her gün aralıksız Cumhurbaşkanı'na ve mevcut hükümete beddualar edildi." diye konuştu.
BULUNDUKLARI HER ÜLKEDE 24 SAAT BEDDUA EDİLMİŞ
Ü.Ö, beddua saatinin Fetullah Gülen'in talimatıyla örgüt mensupları tarafından günün 24 saati yapıldığını, bu saatlerin bulunulan ülkeye göre "ülke abisi" tarafından ayarlandığını dile getirdi.
Ü.Ö, şu beyanlarda bulundu:
"Saint Petersburg'daki dua saatini ayarlayan A.Ö, bizlere ülke ağabeyinden aldığı talimatla Saint-Peterburg saati ile 22.30-23.30 saatlerini dua saatimiz olarak bildirdi. Dua saati bütün cemaat mensuplarını kapsıyordu ancak hükümet ve Cumhurbaşkanı hakkındaki beddua kısmı cemaatin evli mensuplarına talimat olarak bildirildi."
"TWİTTER'IN KULLANILMASI ZORUNLUYDU"
Ü.Ö, FETÖ/PDY örgütlenmesinde "itaat"in önemli olduğunu, kuralların çiğnenmesi ve "abiler"in sözünün sorgulanmasının sakıncalı görüldüğünü anlattı.
FETÖ/PDY yapılanmasında "Facebook"un yasak olduğunu belirten Ü.Ö, "Sosyal medyada 'Twitter' isimli sitenin kullanılması zorunluydu. Yapılanma içinde bulunan cemaat mensuplarının birinin hesabı vardı. Twitter üzerindeki hesaplarında mevcut hükümete oy verilmemesi ve hükümet aleyhine propagandalar yapıldı." şeklinde konuştu.
İddianamede ifadesine yer verilen tutuksuz sanıklardan Uğur B. de yapılanma içindeki arama tarama mesullerinin (ATM), "cemaat" içindeki birim ve kişilere haber vermeden üst araması, telefon kayıtları ve sosyal medya hesap dökümlerinin kontrolünü yaparak, üst birimde görevli kişiye aktardığını kaydetti.
 
 

3 defa Bylock kullanımı delil sayılacak
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın FETÖ'nün kripto haberleşme programı olan ByLock'la ilgili yürüttüğü soruşturmada ByLock kriterleri belirlendi. MİT tarafından çözümü gerçekleştirilen listelerde kritik yazışmalara göre tasnif edilen mavi, kırmızı, turuncu gibi kategoriler bulunuyordu. Başsavcılığa gönderilen 102 bin kişilik ByLock dosyalarında da artık renk ayrımı yapılmayacak. Mevcut durumda örgüt mensubunun ByLock'u indirip en az 3 kez kullanmış olması yeterli suç delili sayılacak.

3 defa Bylock kullanımı delil sayılacak
 
BABAM, DAYIM...
Diğer yandan, örgüt elemanlarının 'ByLock'u ben kullanmadım' , 'telefonuma öyle bir program yüklemedim', 'babam/arkadaşım/yeğenim/dayım kullanmıştır' yönünde verdiği yalan beyanlar da teknolojik olarak çürütüldü. Örgüt elemanlarının ByLock'u kullanıp kullanmadıklarını netleştirmek ve kanıtlamak için hakkında soruşturma yapılan ve dava açılan toplamda 102 bin ByLock kullanıcısının internet trafik bilgisi mercek altına alındı. Başsavcılık, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK) yazı yazarak 'örgüt elemanlarının tek tek internet trafik bilgisinin araştırılmasını, yapılan incelemelerin ise rapor halinde sunulmasını' talep etmişti. BTK, ByLock kullanan örgüt elemanlarını incelediği internet trafik bilgisini raporlaştırıp Başsavcılığa gönderdi. Başsavcılığın söz konusu raporu, yürütülen soruşturmalara göre dağıtıldı.
Kaynak  Türkiye Ebru Karatosun

15 Temmuz’a tiyatro diyen vatan hainidir
15 Temmuz darbe gecesinde 249 şehit, 2 bin 193 kişi de gazi oldu. Gaziler arasında henüz kimsenin tanımadığı pek çok kahraman var. İşte o gazilerle buluşup o ihanet gecesini dinledik. Ankaralı gaziler, 15 Temmuz’ün yıl dönümünde en çok o geceki ihaneti gizlemeye çalışanlara öfkeli.

15 Temmuz’a tiyatro diyen vatan hainidir
 
48 Yaşında 15 Temmuz Gazisi olan Ahmet Arık, 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatarak, kendisinde o günün etkisinin devam ettiğini söyledi. Darbe girişimini anlar anlamaz meydanlara çıktığını ve yanına hiçbir silah almadığını söyleyen Arık, “O gece yanımıza aldığımız tek silahımız bayrağımızdı. Türk milletinin kutsal emaneti bayrağı alarak o gece meydanlara indik. Bu alçaklar, hainler memleketimizi ele geçirmek için planlar ve hesaplar yapmışlar ama bir şeyin hesabını yapmamışlar. Onlar, bu yüce milletin kahramanlarını unutmuşlar” dedi.
VÜCUDUMDA SAYISIZ ŞARAPNEL PARÇASI VAR
15 Temmuz gecesi Genelkurmay’ın önünde ayağından vurulduğunu söyleyen Arık, “İlk olarak Akay Hastanesine götürüldüm. Orada iki ameliyat oldum. 4 gün sonra ise Atatürk Araştırma Hastanesi’nde 2 operasyon daha geçirdim. Daha sonra tedaviye evde devam edildi. 75 seans fizik tedavi aldım. Diz kapağımda şarapnel parçaları bulunuyor. Diz kapağımın değişmesi gerekiyor. Ayrıca vücudumda çok fazla şarapnel parçası var. Gazilik gururunu yaşıyorum. 15 Temmuz günü yaklaştıkça strese girdim ve o güne tekrar gittim” diye konuştu.
BU VATAN İÇİN BİR BACAK GİTMİŞ ÇOK MU?
Bu vatan için şehit olmaya hazır olduğunu söyleyen Arık, “Tepemizden F-16’lar uçarken ve kurşun yağmuru yağarken hiç korkumuz yoktu. Bu vatan için bir bacak gitmiş çok mu? Bu güzel memlekete canımızı vermeye hazırız. Arkadaşım Celalettin İbiş yanımda şehit oldu” dedi.
MAHKEMEDE TİYATRO OYNANDIĞINI GÖRÜNCE VÜCUDUMDAKİ ŞARAPNEL PARÇALARI AKLIMA GELİYOR
Şarapnel parçalarının diz kapağını parçaladığını belirten Arık,” İki bacağımda 40 civarında şarapnel parçası var. Davalar sürüyor. Davaları takip ediyoruz. Mahkemede hainler tiyatro oynuyor, bu benim zoruma gidiyor. Vatanım için canımı vermeye hazırım. Onların ‘biz yapmadık, etmedik’ dediği o anlarda aklıma şarapnel parçaları geliyor” diye konuştu.
ZERRE KORKU YOKTU
15 Temmuz gazisi Cafer Alagöz de o gece yaşadıklarını ilk kez Yeni Şafak’a anlattı. “Bundan bir yıl önce 15 Temmuz gecesinde Cumhurbaşkanı sokağa çıkma çağrısı yapmadan önce uçakların semada yükseldiği anlarda, televizyonda da Boğaziçi Köprüsü’nün kapandığını görünce darbe olduğunu anladım” diyen Alagöz, “Arkadaşlarla iletişime geçtik. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın havaalanına geleceğini düşünerek oraya doğru hareket ettik. Teşkilata üye olan 50 bin kişiye mesaj atarak meydanlara çıkmalarını istedik. Daha sonra Mecliste olmamız gerektiği söylendi, oraya gitmeye karar verdik. Yol üzerinde Sıhhiye’de bir tank ile karşı karşıya geldik. Bütün arkadaşlarımızla tankla mücadele ettik. Ve o tankın Sıhhiye’de durmasını sağladık. Orada çok yaralanan arkadaş oldu. 1.30 civarında Genelkurmay meydanına geldik. Polis, bizi “Gitmeyin insanları vuruyorlar. Gerçek mermi kullanıyorlar” diye uyardı. Korkusuzca grupla birlikte yürümeye devam ettik. Zere kadar korku yoktu” dedi.
ATLETİM İLE KAN FIŞKIRAN AYAĞI BAĞLADIM
Genelkurmaya yaklaştıkça tekbir seslerinin de yükseldiğini söyleyen Alagöz, o saatleri “Helikopterler alçak uçuş yaparak korkutmaya çalıştı. Helikopterden ateş açtılar. O sırada yaralananlar oldu. Genelkurmay’a geldiğimizde hain askerler birçok insanı hedef alarak vurdu. ‘TRT kurtuldu’ diye bilgiler gelince tekbir sesleri ile Genelkurmay’ın demirlerine yüklenerek insanların geçebileceği şekilde açtık. Hep birlikte içeri girdik. Vatandaşlara ‘Genelkurmay’daki odaları yağmalamayın, burası bizim’ diye uyarıda bulunduk. Genelkurmayın içinde bir anda arkamızdan hainler ateş açmaya başladılar. Bir arkadaş ayağından vuruldu bir anda kanlar fışkırdı ama kimsede kemer yoktu hemen atletimi çıkardım ayağını bağladım” diye anlatıyor.
BURASI VATAN TOPRAĞI, DARBEYE MÜSAADE ETMEYİZ
O geceden hiç unutamadığı bir olayı ise Alagöz şöyle anlattı: “İki hain asker ‘burası Genelkurmay’ın içi. Sizi vurma yetkimiz var. Yaklaşmayın. Burayı terk edin. Vurmak zorunda bırakmayın’ dedi, bizde kendilerine ‘Burası vatan toprağıdır. Biz Türk milleti olarak darbe yapılmasına müsaade etmeyeceğiz.’ O sırada başka bir hain rastgele ateş açtı. Birkaç kişi vuruldu. Asansöre bindik o esnada hain asker asansörü durdurdu, silahı başımıza dayadı, çok yüksek sesle ‘çapulcular bu memleketi size bırakmayız. Terk edin burayı. Terk etmeyen herkesi vuracağım” dedi.
ARKAMDAN GELEN MERMİNİN KAPIYA VURDUĞUNU GÖRDÜM
Hainlerin arkasından ateş açtığını anlatan Alagöz, “Yarım açılmış kapıdan çıkarak duvar dibinden koştum. O arkamdan gelen merminin kapıya vurduğunu net duydum. Bir odaya girdim camı kırıktı, kırık camdan aşağıya atladım. 1,5 katlık mesafeden aşağıya atlamışım” dedi.
AYNA İLE YÜZÜMÜ GÖSTERİNCE YARALANDIĞIMI GÖRDÜM
Zorda olsa Atatürk Bulvarı’na geldiğini ifade eden Alagöz, “O esnada bir arkadaş aradı yaralandığını söyledi onun olduğu yere gittim. Gittiğimde bacağı ezilmişti. Hemen hastaneye götürdüm. Hastanede doktor beni görünce hemen müdahale etmeye çalıştı. Bana bir tokat attı kendime geldim. Ayna ile yüzüme baktırdılar. Yüzümden yaralanmışım. Daha sonra tedavi gördüm” diye konuştu.
2. İSTİKLAL MÜCADELESİNİ YAŞADIK
“15 Temmuz’u unutmamak ve unutturmamak için elimizden ne geliyorsa onu yapacağız” diyen Alagöz, “O gece Çanakkale ruhunu yaşadık. Atalarımızın siperden çıkar çıkmaz 15 saniyede vurulacağını bildikleri halde çıktıklarını dinledik. O gece biz 2. İstiklal mücadelesini yaşadık. O gece 80 yaşında dedelerimiz, 18 yaşında gençlerimiz sırt sırta mücadele etti. Vatana kim el uzatırsa o eli her an kırmaya hazır bir millet var” dedi.
KOPAN BACAĞIMI BİR DERİ TUTUYORDU
46 yaşındaki 15 Temmuz Gazisi Kazım Çakır ise aradan geçen bir yıla rağmen dün o geceyi dün gibi şöyle anlatıyor: “15 Temmuz akşamı evde televizyon izliyorduk. Köprünün kapandığını görünce darbe olduğunu anladım. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın havaalanına gideceğini düşünerek karşılamaya gittim. Sonra arkadaşlarla konuştuk ve Genelkurmay’a geçtik. Bahçeye adım atar atmaz içeriden ateş etmeye başladılar. Biz bahçe dışına çıkmaya çalışırken Celalettin İbiş arkadaşımız vuruldu ve orada şehit oldu. O esnada bende ayağımdan vuruldum. 8 kişi beni Güvenpark’a kadar taşıdılar. Hastaneye kadar bilincimi kaybetmedim. Yoğun bakıma girince ondan sonrasını hatırlamıyorum. Ameliyat olmuşum. Sabah gözümü açtığımda ayağımın koptuğunu hatırlıyorum. Bir deri tutuyor. Diğer ayağıma da şarapnel parçaları dolmuş o da tutmuyordu. 3 ameliyat oldum. Doktorlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu ülke için bir kol, bir bacak önemli değil. Şarapnel parçaları zaman zaman kendisi çıkıyor. Sol bacağım 4,5 cm kemik kaybı vardı. Leğen kemiğimi aldılar ayağa eklediler şuan kaynamasını bekliyoruz.”
15 TEMMUZ’A TİYATRO DİYENLERİ VATAN HAİNİ İLAN EDİYORUM
15 Temmuz darbe gecesinin tiyatro, anlaşmalı darbe olduğunu söyleyenlere ve özellikle CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na büyük tepki gösteren Çakır, “Kontrollü darbe diyenleri vatan haini olarak ilan ediyorum O gece vatanımıza, bayrağımıza sahip çıkma adına meydanlardaydık. Yine olsa yine çıkarız. Ben gazi halimle bayrağımı alarak yine çıkarım” dedi.
Kaynak YeniŞafak

 
İstanbul'da Şehitler Makamı dualarla açıldı
15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün girişindeki Şehitler Makamı Cumhurbaşkanı'nın katıldığı törenle açıldı.

İstanbul'da Şehitler Makamı dualarla açıldı
 
FETÖ'cü hainlerin millet iradesine darbe vurmak istediği ancak milletin direnişiyle karşılaştığı 15 Temmuz 2016 gecesinin yıl dönümü nedeniyle İstanbul'da etkinlikler düzenlendi.
ŞEHİTLER MAKAMI AÇILDI
15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde düzenlenen etkinliklerde Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın konuşmasının ardından Köprü'nün girişinde inşa edilen ve 250 şehidin isimlerinin yazdığı Şehitler Makamı için açılış töreni düzenlendi.
Kaynak Haber7

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tankı yumrukla durduran başka bir millet yok
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla TBMM'de düzenlenen törene katılarak, vatandaşlara hitap etti.

foto-erdogan.jpg
 
Ankara'nın dört bir yanından Meclise gelerek 15 Temmuz'un birinci yılında kendilerini yalnız bırakmayan vatandaşları en kalbi duygularla hasretle, muhabbetle selamladığını belirten Erdoğan, "Burada, bu saatte sizlerle Türkiye'nin yakın tarihinde yaşadığı en büyük ihanet, işgal ve darbe girişimi olan 15 Temmuz'un birinci yıl dönümü vesilesiyle buluştuk. Öncelikle 15 Temmuz gecesi şehit olan tüm kardeşlerime Allah'tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. O gece yaralanarak gazilikle şereflenen tüm kardeşlerimize sıhhat ve afiyet temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin her yerinde darbecilerin karşısına dikilerek ihanet girişimine geçit vermeyen milletin her bir ferdine şahsı ve milleti adına teşekkür ederek, Türk milletinin 15 Temmuz'da kelimenin tam anlamıyla millet olduğunu, hem de nasıl bir millet olduğunu tüm dünyaya gösterdiğini söyledi.
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Yaşadığı ülke, mensubu olduğu millet, özellikle de gençler konusunda ümitsizliğe düşmüş olanlar vardı. 15 Temmuz gecesi hep beraber gördük ki küllerin altında kor bir ateş yanıyor, vakti saati geldiğinde o kor ateş istiklaline ve istikbaline el uzatan herkesi yakıp kül eden bir aleve dönüşüyor. Bir asır önce 7 düvelin bir araya gelip, tüm gücüyle yüklendiği Çanakkale'de herkesi şaşırtan bir zafere imza atmıştık. 15 Temmuz'da da 7 düveli arkasına alan bir ihanet çetesinin 40 yıllık planını 20 saate kalmadan bozarak tarihimize yeni bir zaferi nakşettik.
Savaşlar, ordular arasında olur. Türk milleti, 15 Temmuz'da ordulaşmış bir ihanet çetesine karşı yüreğindeki imanı ve çıplak eliyle bir mücadele verdi. Benim milletimin elinde silah mı vardı? Benim milletim o alçaklara, o hainlere karşı silahla mı yürüdü? Benim milletim bayrağıyla ve yüreğindeki imanıyla yürüdü. Dünyada bunun başka bir örneği yok. Kurşunu göğsünde durduran bir başka millet de yok."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı'nın "Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın / Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın / Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın / Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın" mısralarını okuyarak, milletin göğsünü darbecilere karşı siper ettiğini söyledi. 
Erdoğan, "Tankı yumrukla durduran bir başka millet yok. Tankın egzozunun içine fanilasını, tişörtünü sokmak suretiyle onu durduran bir başka zeka da yok. Uçağı, helikopteri yakalamak için hamle yapan bir başka millet yoktur. Ölümün üzerine böylesine cesaretle giden bir başka millet yoktur. Can pazarının ortasında dahi zalimle mazlumu ayırt etme konusunda dünyanın her köşesinde adaletin sembolü olarak kullanılan o gözleri bağlı mitoloji heykelini utandıracak hassasiyet gösteren bir başka millet yoktur. Böyle bir miletin mensubu olduğum, böyle bir ülkenin evladı olduğum için her zaman Rabb'ime hamd ediyorum" diye konuştu.
"HİÇ KİMSE BU KUTLU ÇATIYA EL UZATMAYI DÜŞÜNMEDİ"
Erdoğan, 15 Temmuz'u, herhangi bir darbe girişimi olmanın ötesinde ihanet kalkışması şeklinde ifade etmelerinin bir nedeni bulunduğunu belirtti. Erdoğan, önlerinde bulundukları TBMM'nin, bağımsızlıklarının ve demokrasinin sembolü olduğuna işaret ederek, bu Meclisin, Kurtuluş Savaşı'nı bizzat idare ettiğini, Polatlı'ya kadar yaklaşan düşmanla yapılan savaşta top sesleri duyulurken dahi Meclisin görevini sürdürdüğünü anımsattı. Erdoğan, Cumhuriyet tarihleri boyunca pek çok badire yaşamalarına rağmen hiçkimsenin, bu kutlu çatıya el uzatmayı düşünmediğini vurguladı.
"250 ŞEHİDİMİZİN AHI VAR"
Alanda bulunanların "İdam isteriz" sloganlarına Erdoğan, "Size kanaatimi paylaştım. Hukuk içinde, parlamento burada. Parlamentoya gelir... Parlamentodan geçeceğine inanıyorum. Parlamentodan geçtiği zaman, bana geldiğinde tereddütsüz onaylarım. Çünkü 250 şehidimizin ve milletimizin burada ahı var. 2 bin 193 gazimizin ahı var. Hans, George ne der, buna bakmam. Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin, Ayşe, Fatma, Hatice ne der ona bakarım." karşılığını verdi.
Bu ihaneti yapanların alçakça bir cüret gösterdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çünkü onların, ülkenin yönetimine el koymanın çok ötesinde niyetlerle yola çıktığını vurguladı. Erdoğan, amacın, ülkeyi, milleti topyekün esir ederek hem devleti hem medeniyeti kökten yıkmak olduğuna dikkati çekerek, "Bunun için TBMM öncelikle hedef aldıkları ve en çok bombaladıkları yer oldu. Darbeciler, tıpkı milletimizin korkup evlerine saklanacağını sandıkları gibi milletvekillerimizin de Meclisi terk edip, kaçacaklarını düşünmüşlerdi." diye konuştu.
"YAZIKLAR OLSUN"
Erdoğan, milletin sokaklara, meydanlara dökülerek, ülkesine sahip çıkarken Ankara'da bulunan Meclis Başkanı İsmail Kahraman ve milletvekillerinin, saat 23.30'dan itibaren TBMM'de bir araya gelmeye başladığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Pensilvanya'daki FETÖ, Türkiye'deki temsilcilerini idare edemiyordu. Şimdi diyorum ki, kimse Pensilvanya'daki bu FETÖ'nün bütün kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmaktan çekinmesin. Ne biliyorsa söylesin. Adını anmaktan çekinmesin. Çünkü biz Müslümanlar olarak iki kişi konuşuyorsak üçüncüye hainlerin kim olduğunu anlatmalıyız, öğretmeliyiz ki herkes bilsin.
Saat 23.15'te İstanbul Atatürk Havalimanı'nda onbinler vardı. Ama orada da o esnada bir siyasetçi vardı. O siyasetçi, ne yazık ki tankların, VIP'in önünden çekilip, ondan sonra çıkmayı planladı. Tankların başındakilerle pazarlık yapıldı, tanklar oradan çekildi ondan sonra tankların önüne çıkarım diyen bu kişi, Bakırköy'deki belediye başkanının yanına gitti. Bugün baktım konuşuyor, konuşurken de hala bu olayı, kontrollü darbe olarak ifade ediyor. Kimseyi aldatmayalım, bu olaya kontrollü darbe demek, gerçekten bir nasipsizliktir. Bu olaya kontrollü darbe demek, nasipsizliğin ötesinde vurdumduymazlıktır. Siz, bu milleti ne zannediyorsunuz, nasıl buna kontrollü darbe dersiniz? Siz, yoksa bu sürecin hala böyle devam etmesini mi istiyorsunuz? Kusura bakma, OHAL pazartesi günü MGK gündemine gelecek, konuşacağız, hükümetimize tavsiye kararını alacağız. Dünyanın değişik yerlerinde bir eyalette, basit bir mesele oluyor OHAL ilan ediyorlar. Fransa'da teröristlerce 10-15 kişi öldürülüyor, orada bir yıl OHAL kararı alınıyor. Bizim ülkemizde devletimize karşı, devletimizi yıkma operasyonu yapılıyor, 250 kardeşimiz şehit ediliyor, 2 bin 193 vatandaşımız gazi oluyor, hala kontrollü darbeden bahsediliyor. Yazıklar olsun, yazıklar olsun başka ne diyeceğiz."
Erdoğan, 15 Temmuz 2016 gecesi saat 01.30'da Meclise ulaşmayı başarabilen 106 milletvekili ile birlikte TBMM Genel Kurulunun açılarak çalışmalarına başladığını anımsattı.
Genel Kurulda söz alan grup başkanvekilleri, bakanlar ve milletvekillerinin darbeye karşı duruşlarını ifade ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(15 Temmuz tiyatrodur) diyenler o gece burada yaşananları, farklı partilere mensup milletvekillerinin ağzından anlatan, Meclisimizin yayınladığı 'Gazi Meclis'te O Gece' kitabından en ince detayına kadar öğrenebilirler." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, TBMM'nin, 23 Nisan 1920 tarihinde milletvekilleri ve milletle birlikte dualarla, salavatlarla, tekbirlerle açıldığını anımsatarak, "Aradan 96 yıl geçtikten sonra, 15 Temmuz 2016 tarihinde de TBMM yine milletvekillerimiz ve milletimiz tarafından aynı şekilde dualarla, tekbirlerle müdafaa edilmiştir." diye konuştu. 
"106 MİLLETVEKİLİMİZİ AYRI AYRI TEBRİK EDİYORUM"
Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Milletimiz meydanlarda, caddelerde darbecilere karşı cesaretle direnirken, milletvekillerimiz de Mecliste toplandılar. O gece milletvekillerimiz Genel Kurulu açık tutarak, darbecilere meydan okudular. F-16'lar bomba yağdırıyordu, helikopterlerden mermiler geliyordu ama milletvekillerimiz Meclisi o gün kapalı olmasına rağmen açtılar ve çalıştılar. Kürsüden tüm Türkiye'nin ve dünyanın gözü önünde darbecilere 'başaramayacaksınız' diye haykıran milletvekillerimiz, halkımızın namuslarına emanet ettiği, özgürlüğümüzün ve demokrasimizin sembolü Meclisimize sahip çıktılar.
Buradan TBMM'nin tüm mensuplarını, özellikle de o gece Genel Kurulda bulunma imkanı elde eden 106 milletvekilimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Darbeciler Meclisi bombalarken ne kadar alçaldılarsa, milletvekillerimiz de o Meclisin çatısı altında istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkarak o derece yüceldiler. Böyle millete böyle Meclis yakışır. Gazilikle ikinci kez şereflenen Meclisimizin kalbimizdeki, gözümüzdeki yeri de artık çok daha başkadır. Milli iradenin, vatanın sembolü olan Meclisimize bir daha kimsenin el uzatamaması için artık daha çok çalışacağız. Bakınız şairimiz ne diyor; 'İnsan olan vatanını satar mı Suyunu içip ekmeğini yediğiniz, dünyada vatandan aziz şey var mı Beyler, bu vatana nasıl kıydınız. Günü gelir çarh düzine çevrilir, günü gelir hesabınız görülür, günü gelir sualiniz sorulur. Beyler bu vatana nasıl kıydınız ' Evet, bu millete nasıl kıydınız Bu milleti nasıl parçaladınız Ey FETO senin gideceğin yer var mı ya Bu milleti parçalamak için yapmadığın iş kaldı mı Çalmadığın kapı kaldı mı Şimdi Pensilvanya'da 400 dönüm yeri sana tahsis ettiler, oradan dünyayı idare ediyorsun."
"KAFAYI DUVARA DEĞİL MİLLETİMİZİN İRADESİNE VURDULAR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Darbe hesabı yapanlar, Allah'ın hesabının üzerinde bir hesap olmadığını unuttukları için kafayı duvara değil ama milletimizin iradesine vurdular." değerlendirmesinde bulundu. 
15 Temmuz gecesi bu vatana kıymaya çalışanların şimdi mahkemelerde ihanetlerinin hesabını verdiklerini kaydeden Erdoğan, "Suyunu içtikleri, ekmeğini yedikleri vatanlarını Pensilya'daki şarlatanın emri ile 1 dolara satanlar zindanlarda çürürken, bu Meclis milletimize hizmet etmeye devam edecek. Çünkü milletimize sözümüz var. Cumhurbaşkanlığı ile Meclisi ile hükümeti ile tüm resmi ve özel kurumlarımızla birlikte ülkemizi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkaracak, 2023 hedeflerimize mutlaka ulaşacağız. Bu sözümüzü yerine getirene kadar ne bize, ne Meclisimize, ne Hükümetimize ne de milletimize, durmak, duraksamak, dinlenmek yoktur." şeklinde konuştu. 
Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:
"15 Temmuz gecesi öyle bir gece ki anlatmaya ne kelimeler, ne cümleler kifayet eder ne de soluğumuz yeter. Demokrasi ve Milli Birlik Günü olarak ilan ettiğimiz bu tarihin anlamını, en iyi o geceyi yaşayanlar bilir. Şu anda 81 vilayet, hamdolsun sadece il merkezlerinde değil ilçelerinde bile gümbür gümbür milletimiz bugünü, bu geceyi kutluyor. Hemen karşımızdaki Genelkurmay Başkanlığımızın çevresinde, Kızılay Meydanı'nda, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi etrafında, Ankara Emniyet Müdürlüğü önünde, Kazan'da Mürted Üssü önünde ve diğer yerlerde yaşanan hadiselerin on binlerce, yüz binlerce şahidi var.
Şehitlerimizin her birinin hikayesi, çeşitli kurumlarımız tarafından kitap ve belgesel olarak yayımlanmıştır. Gazilerimizle her bir araya gelişimizde onların yaşardıkları hadiselerin, yüreğimizi yakan, aklımızı zorlayan yeni boyutlarını öğreniyoruz. Henüz hayatının baharına bile girmemişken, 14 yaşında gazilikle şereflenen bir kızımız o hainlere; 'Siz daha 14 yaşındaki çocuğa karşı duramazken bu devleti yıkmayı, bu millete hakim olmayı nasıl başaracaksınız ' diye sesleniyor. Bir başka gazimiz vücudundaki 14 parça şarapneli, ahirette sahip olacağı en büyük delil olarak görüyor. Babası, kendisi ve oğlu ile birlikte 3 nesil olarak ilk defa üzerlerine çıktıkları bir tankı, sanki yıllarca eğitimini almış gibi doğru yöntemlerle etkisiz hale getirmeye çalışan ve bu esnada vurulan bir başka gazimizin en büyük üzüntüsü ise ne biliyor musunuz Kendisine şehadetin nasip olmayışı."
Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla TBMM'de düzenlenen anma programında yaptığı konuşmada, o gece Ankara Emniyet Müdürlüğünü kahramanca savunurken, darbeciler tarafından ağır şekilde yaralanan bir emniyet müdürünün "Eğer birileri köprü olmasaydı hiçbir uçurum geçilemezdi" dediğini aktardı.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde vurulan ve ayakları parçalanan bir başkasının, ertesi gün hastanede gözlerini açıp darbenin bastırıldığını öğrendiğinde, ilk sözünün "Dosta güven, düşmana korku verdik" olduğunu belirten Erdoğan, "Bir başka gazimiz, kaybettiği uzvuna aldırmaksızın ‘darbe başarılı olsaydı bunu çocuklarımıza, torunlarımıza nasıl izah ederdik ’ diyerek duygusunu anlatıyor ve ‘Bacağım kopmuş ne olur Kolum kopmuş ne olur Bacaksız, kolsuz yaşayabilirim ama vatansız yaşayamam’ diyor. Ezan, bayrak, vatan aşkının en uysal kişiyi bile mitolojik bir kahramana çevirdiği işte bu ruh, bu heyecan, bu cesaret olduğu sürece Allah'ın izniyle kimse bu devleti yıkamaz, bu milleti esir edemez." değerlendirmesinde bulundu.
"TARİH BOYUNCA BEDELİNİ ÖDEMEDİĞİMİZ HİÇBİR KAZANCIMIZ OLMAMIŞTIR"
"Bugün genç, ihtiyar, kadın, kız, kızan, uzanıp yatsak da çardak altında. Boruyu çalınca yarın borazan, hep toplanırız bayrak altında. Bizi hiç tasalı görmez bu yerler. Yiğitler, ölürken bile gülerler, yeter ki yaşayan er oğlu erler, bizi çiğnetmesin ayak altında." şiirini okuyan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"80 milyon yaşayan er oğlu erimiz, şehitlerimizin hatırlarını asla ayaklar altında çiğnetmeyecektir. Darbeci soysuzlar da onları üzerimize salanlar da bundan sonra rahat yüzü göremeyeceklerdir. Türk milleti mücadeleye alışkındır. Tarih boyunca bedelini ödemediğimiz hiçbir kazancımız olmamıştır. Zayıf düştüğümüzü sanarak, bir sırtlan gibi üzerimize saldıran ama bu aslanın hala dimdik ayakta olduğunu görünce süklüm püklüm geri çekilenler de yaptıklarının bedelini ödemeye hazır olsunlar. Atalarımızın dediği gibi 'keser döner sap döner gün olur hesap döner.' İnşallah o gün yakındır.
15 Temmuz darbe girişimi bize pek çok şeyle birlikte dostumuzun, düşmanımızın kimler olduğunu de bir kez daha göstermiştir. Darbenin ilk saatlerinden itibaren demokrasinin ve meşru yönetimin yanında yer almak yerine hemen Türkiye'nin ve şahsımın aleyhine konuşacak isim bulma arayışına giren yabancı basın kuruluşları vardı. Milletimizin darbeyi bastırdığında 'muhataplarımız kaybetti, dostlarımız yenildi, iyiler mağlup oldu' diyen yabancı analistlere, yetkililere şahit olduk. Buna karşılık dünyanın pek çok yerinde, vatandaşlarımızla birlikte sokaklara dökülüp darbecilere meydan okuyan dostlarımızı da gördük. Hiçbir vatandaşımızın olmadığı yerlerde dahi büyükelçiliklerimizin, ülkemizle irtibatlandırılan herhangi bir kuruluşun önüne gidip tavrını ortaya koyan dostlarımız vardı."
"BAŞARAMAYACAKSINIZ. MİLLETİMİZİ BÖLEMEYECEKSİNİZ"
"Darbe gecesi savaş uçaklarının gürültüleri altında telefonda samimiyetle desteklerini bildirenler de günler sonra her taraflarından dökülen bir riyakarlıkla güya üzüntülerini ifade edenler de oldu." diyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bu dünya bir garip dünya. 15 Temmuz darbe girişimi bize göstermiştir ki devlet olarak da millet olarak da güçlü olmak zorundayız. Eğer güçlü değilsek bize bir tek gün yaşama hakkı vermeyecek o kadar düşman pusuda bekliyor ki isimlerini tek tek saymaya kalksak çok ciddi uluslararası krizle karşılaşırız. İsimlerini söylemiyoruz ama hepsini de biliyoruz. Onlara geçtiğimiz yıl 15 Temmuzun ardından verdiğim mesajı burada bir kez daha tekrarlamak istiyorum: Başaramayacaksınız. Milletimizi bölemeyeceksiniz. Bayrağımızı indiremeyeceksiniz. Vatanımızı parçalayamayacaksınız. Devletimizi yıkamayacaksınız. Ezanlarımızı susturamayacaksınız. Ülkemize diz çöktüremeyeceksiniz. Halkımıza boyunduruk vuramayacaksınız. Bizi yolumuzdan geri döndüremeyeceksiniz. Biz dostumuzu da biliyoruz düşmanımızı da biliyoruz. Daha önemlisi, kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi, nereye gittiğimizi biliyoruz. Binlerce yıldır adeta kurtlar sofrası olan şu coğrafyada ayakta kalan, sadece bununla yetinmeyip her zaman en önde olan bir millet olarak yolumuz bellidir. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, büyük olacağız, güçlü olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız."
"BÖYLE BİR ATEŞİN DEĞMEDİĞİ YER OLABİLİR Mİ "
Her mücadelede olduğu gibi 15 Temmuzda da kayıplar yaşandığını belirten Erdoğan, Balkan faciasının ardından bölgede verilen sivil kayıp sayısının 2 milyon olarak ifade edildiğini hatırlattı.
Çanakkale Savaşı'nda 60 bini şehit olmak üzere 250 bin kayıp verildiğini, Birinci Dünya Savaşı'nın tüm cephelerindeki kayıpların sayısının 400 bini şehit olmak üzere 1,5 milyonu bulduğunu, Kurtuluş Savaşı'nda muharebe meydanlarında 10 bin şehit, 35 bin yaralı bırakıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörle mücadelede sadece son iki yılda verdiğimiz şehit sayısı 2 bindir. Burada ifade edilen her bir rakamın bir can olduğunu asla unutmuyoruz. Her kayıpla birlikte yüreklerine ateş düşen anneleri, babaları, eşleri, çocukları, kardeşleri asla unutmuyoruz. Böyle bir ateşin değmediği yer olabilir mi Onun için biz millet olarak topyekün şehit yakınıyız, topyekün gaziyiz." diye konuştu.
"Her acı derindir ama anaların acısı daha derindir. Bunun için analarımıza şairin diliyle sesleniyorum" diyen Erdoğan, "Anneler dindiriniz gönlünüzün yasını. Düşman kanıyla sildik palamızın pasını. Yeniden çizmek için vatan haritasını. Hep ateşten ve kandan bir sahneye çevirdik, gökleri çatırdayan bir vatan parçasını. Anneler ağlamayın dönmeyenlerinize, yurda saldıranları getirdik işte dize." dizelerini okudu.
Annelerden yüreklerini ferah tutmalarını isteyen, evlatlarının kanının boşa akmadığınıifade eden Erdoğan, "Ülkemize saldıranları 15 Temmuzda işte bir kez daha dize getirdik. Yarın tekrar saldırırlarsa yine dize getireceğiz." diye konuştu.
Mehmet Akif Ersoy'un "Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın" sözlerini anımsatan Erdoğan, "Biz de 'Allah bir daha bu millete 15 Temmuz gibi ihanetler göstermesin' diyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Şehitlere Allah'tan rahmet, gazilere sağlık ve afiyet dileyen Erdoğan, "15 Temmuz'un yıl dönümünü ruhen, gönlünden yaşayan tüm siyasi hareketlerimize huzurunuzda şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini, "Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya. Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya" dizeleriyle tamamladı.
Şair Halit Fahri Ozansoy'un Vatan Destanı şiirinden, "Ey bütün cihana bedel Türkeli/Açtığın cenklerin yoktur evveli/Tarih bir nehir ki coşkundur seli/Sen ona nisbetle, umman gibisin/ Bir yandan hep böyle taştın, köpürdün/Bir yandan cefalı bir ömür sürdün/Fakat ne derece ezildinse dün/Şimdi gene tunçtan kalkan gibisin" dizelerini okuyan Erdoğan, ülke ve millet olarak, şimdi yine tunçtan bir kalkan gibi hedeflerine doğru ilerlediklerini söyledi.
Kaynak NtvHaber


Türkiye'deki tüm camilerde selalar okunuyor
Türkiye, hain darbe girişiminde hayatını kaybeden şehitlerini anıyor. Gece yarısında 90 bin camide aynı anda selalar okunmaya başladı.

Türkiye'deki tüm camilerde selalar okunuyor
 
Bir yıl aradan sonra tüm Türkiye'de sela sesleri yükseldi. Türkiye'deki tüm camilerde selâ okundu. 90 bin camide aynı anda okunan selâlar, televizyonlar tarafından canlı yayınlandı.
İstanbul'daki tarihi Sultanahmet Camii'ne 'Şehitlerin ruhu şad olsun' mahyası asıldı, Süleymaniye Camii ise 'Birliğimiz daim olsun' yazılı mahya ile süslendi.


Başkomutan Erdoğan Şehitler Köprüsü'nde milyonlara seslendi
Başkomutan Erdoğan, Şehitler Köprüsü'nde milyonlara seslendi. 15 Temmuz darbe girişimini gerçekleştiren FETÖ'nün arkasında kimlerin olduğuna işaret eden Erdoğan, "Önce bu hainlerin kafasını koparacağız" dedi. 'Kontrollü darbe' ifadesini kullanan CHP lideri Kılıçdaroğlu'na da tepki gösteren Erdoğan, "Bu ödleklerin mücadelesi değil" ifadelerini kullandı. Erdoğan ayrıca FETÖ'cülerin mahkemeye tek tip kıyafetle çıkması için Başbakan Yıldırım'a teklifte bulunduğunu açıkladı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milyonlarla buluştu
 
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri için milyonlarca vatandaş, törenlerin yapılacağı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne adete akın etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan milyonlara seslendi. Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Şehitlerimizin emaneti kıymetli kardeşlerim. Değerli gazi kardeşlerim. 15 Temmuz ihanet girişiminin yıl dönümünde Türkiye'nin her bir yanını dolduran değerli vatandaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum.
Tam bir yıl önce, bugün, bu saatlerde ülkemizin birçok yeriyle birlikte burada bir ihanet girişimi başlamıştı. Tanklarıyla, zırhlı araçlarıyla buraya gelen darbecilerin köprüyü kapatmasıyla bir süredir anlam verilemeyen hareketliliğin sebebi anlaşılmıştı.
Darbeciler artık tüm dünyaya kontrol bizim elimizde mesajı vermek istiyorlardı. Aynı saatlerde İstanbul ve Ankara'nın çeşitli yerlerinde işgal girişimi haberleri geliyordu."
"Bu milleti kim durdurabilir?"
En kanlı saldırılar İstanbul ve Ankara'da yaşanmıştır. Diğer ellerimizde darbeciler henüz harekete geçmeye fırsat bulamadan milletimiz, vatansever askerlerimiz ve polislerimiz tarafından derdest edilmişlerdir. İstanbul'da en çok kanın döküldüğü yer 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'dür. Tam 36 vatandaşımız şehit oldu. Allah rahmet eylesin. Saraçhane'de 20'ye yakın şehidimiz var. Çengelköy'de, Atatürk Havalimanı'nda, Türk Telekom binasında onlarca şehit verdik.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde 29 şehidimiz, 36 gazimiz var.
O gece vatandaşımın elinde silah değil iman vardı.
Önünde, arkasında, sağında solunda onlarca kişinin ölmesine rağmen geri dönmeyi düşünmeyen bu milleti kim durdurabilir?
"Önce bu hainlerin kafasını koparacağız"
15 temmuz darbe girişimi milletimize yönelik ilk saldırı değildir. Son saldırı da olmayacaktır. FETÖ'nün sadece FETÖ olmadığını, terör örgütlerinin arkalarında kimlerin olduğunu çok iyi biliyoruz. Önce bu hainlerin kafasını koparacağız.
"Bu vandalların mücadelesi değildir!"
Bu mücadele ödleklerin mücadelesi değildir. Vandalların mücadelesi değildir! Dikkat ederseniz bu sözü iki kesim kullanıyor. Birincisi FETÖ'cüler. Hayatları boyunca her yaptıkları gibi bu defa da inkar yoluna, takiye yoluna başvuruyorlar. İkincisi ise ana muhalefet partisinin başındaki zat yapıyor. 15 Temmuz gecesi darbecilerin kontrolü altında çıkıp, Bakırköy'de televizyonlardan olayları takip edince böyle bir hisse kapıldı.
15 Temmuz kontrollü bir darbe değildir. Ama CHP'nin başındaki zat kontrollü bir şekilde oraya getirilmiştir. Sen o makama CD ile gelmiş genel başkansın.
15 Temmuz'u unutmamak ve unutturmamak sadece şehitlerimize, şehit yakınlarımıza ve gazilerimize değil, tarihimize karşı da sorumluluğumuzdur.
FETÖ ile mücadele
Kamu kurumlarıyla ilişkisi kesilen FETÖ mensuplarının sayısı 111 bini buldu. Açığa alınan 30 bin kişiyle ilgili işlemler de devam ediyor.
Bu ülkeye ihanet eden hiçbir hainin cezasız kalmayacağından emin olunuz.
"FETÖ'cüleri mahkemeye tek tip çıkaralım"
Geçen gün Sayın Başbakanımız ile konuştum. Artık bu FETÖ'cü hainleri mahkemeye çıkarırken tek tip elbiseyle yargılayalım teklifinde bulundum."
Başbakan Yıldırım: Boyun bükmeyeceğiz
Başbakan Binali Yıldırım, Şehitler Köprüsü'nden milyonlara seslendi.
Başbakan Yıldırım'ın açıklamaları şöyle:
"Tam burada, o karanlık gecede 34 kahramanımızı şehit verdik. İstanbul'un Çorum'un Gaziantep'in evlatları vatanları için şehit düştü.
Hainleri sevindirmeyeceğiz
Boyun bükmüyoruz, bükmeyeceğiz. Hüznümüzü yüreğimize gömecek, gözyaşlarımızı içimize akıtacağız. Hainleri sevindirmeyeceğiz.
Köprünün Anadolu yakasında, bu mekanda anıt inşa ettik. Şehitlik Parkı yaptık, bu parka 250 selvi ve gül ağacı dikildi. Ağaçların künyesinde şehitlerimizin isimleri yer alıyor. Burayı ziyaret edip, salalar okuyabileceğiz. Şehitlerimizi hikayelerini yaşatmaya devam edeceğiz. Çanakkale'yi geçemeyenler, Şehitler Köprüsü'nü geçebileceğinizi mi zannettiniz. "
Kaynak YeniŞafak

Köprüde Milli Birlik Yürüyüşü
15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde yapılacak Milli Birlik Yürüyüşü için çok sayıda vatandaş köprünün Anadolu Yakası'nda buluştu.

 
Kentin çeşitli yerlerinden yola çıkan çok sayıda vatandaş köprünün Anadolu Yakası'nda toplandı.Törene katılmak amacıyla Kısıklı Meydanı, Çengelköy ve Altunizade'de bir araya gelen vatandaşlar, ellerinde Türk bayrakları taşıyarak köprüye doğru Milli Birlik Yürüyüşü'nü başlattı.
Ellerinde Türk bayrağı ile 15 Temmuz şehitlerinin fotoğraflarının bulunduğu dövizler taşıyan vatandaşlar, çeşitli sloganlar attı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kısıkl'dan, Başbakan Yıldırım da Çengelköy'den 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne yürüdü.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada kutlamalar kapsamında İstanbul'da 25 bin polisin görev yaptığı ifade edildi.
15 Temmuz darbe girişiminin birinci yıldönümünde yapılacak etkinlikler sebebiyle 15 Temmuz Şehitler Köprüsü bugün 12.00'den itibaren trafiğe kapatılmıştı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Srebrenitsa' mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı unutturmaya, hafife almaya veya inkar etmeye yönelik girişimlere asla izin verilmemelidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Srebrenitsa' mesajı
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Srebrenitsa Katliamı'nın 22. yıldönümüne ilişkin yayımladığı mesajda, "Bugün, 11 Temmuz 1995 yılında, Birleşmiş Milletlerin 'güvenli bölge' ilan ettiği Srebrenitsa’da BM Koruma Gücü askerlerinin gözlerinin önünde gerçekleştirilen Srebrenitsa Katliamı’nın 22. yıldönümünü, büyük bir üzüntü ve acıyla yad ediyoruz. Bu vesileyle, son dönem insanlık tarihinin en utanç verici hadiselerinden biri olan bu katliamda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve tüm Bosna halkına sabr-ı cemil diliyorum. Srebrenitsa Soykırımı, kadın-erkek, genç-yaşlı demeden 8 bin 372 masumu katledenler yanında, kendilerine sığınan sivilleri en temel insanlık değerlerini ayaklar altına alarak, eli kanlı katillere teslim eden korkakların da peşini bırakmayacaktır. Böylesi insanlık dışı hadiselerin bir daha tekrarlanmaması için, öncelikle yapılması gereken Srebrenitsa Katliamı’nda dahli ve ihmali olan herkesin hak ettiği cezayı almasını temin etmektir. Bunun yanında aynı sokağı, şehri ve ülkeyi paylaşan insanları birbirine düşüren ırkçı, İslamofobik ve etnik nefreti körükleyen ideolojilerin yaygınlık kazanmasının önüne geçilmelidir" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:
"Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı unutturmaya, hafife almaya veya inkar etmeye yönelik girişimlere de asla izin verilmemelidir. Öte yandan Bosna-Hersek halkının, geçmişte şahit oldukları onca acıya, adaletsizliğe ve hukuksuzluğa rağmen, komşularıyla barış ve huzur içinde bir arada yaşama noktasında sergiledikleri özverili çabalar gerçekten takdire şayandır. Bosna-Hersek’in etnik ve kültürel olarak zengin yapısının muhafazasının, barışa gölge düşürmeye çalışanlara verilecek en iyi karşılık olduğunu düşünüyoruz. Geleceğe umutla bakabilmenin yolunun yaşanan acıları unutmamak kadar güven, dostluk ve iş birliğini teşvik etmekten geçtiğine inanıyoruz. Bu vesileyle uluslararası toplumu, Bosna-Hersek’in bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini somut adımlarla desteklemeye; ayrıca ülkenin Avrupa ve Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşme çabalarını kolaylaştırmaya davet ediyoruz."



"Bosna-Hersek’in acısı acımızdır"
Başbakan Binali Yıldırım, "Bosna-Hersek'in acısı acımızdır. Türkiye, Bosnalı kardeşlerinin uğradığı zulümlerin ve katliamların takipçisi olma, onları bu davalarında yalnız bırakmama konusunda kararlıdır" dedi.

'Bosna-Hersek’in acısı acımızdır'
 
 
Başbakan Binali Yıldırım, "Bosna-Hersek'in acısı acımızdır. Türkiye, Bosnalı kardeşlerinin uğradığı zulümlerin ve katliamların takipçisi olma, onları bu davalarında yalnız bırakmama konusunda kararlıdır" dedi.
Başbakan Binali Yıldırım, Srebrenitsa katliamının 22. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Bugün, yakın tarihin en utanç verici hadiselerinden biri olan Srebrenitsa Katliamının 22. yıl dönümüdür. Bundan 22 yıl önce, Bosna Hersek'ten gelen haberler milletçe derin acılar yaşamamıza sebep olmuştur. Zira Srebrenitsa 11 Temmuz 1995 günü Sırp birlikleri tarafından işgal edilmiş ve sivil Boşnaklar işgal üzerine BM bünyesindeki Hollandalı askerlere sığınmıştı. Sığınmacıları korumak yerine Sırplara teslim etmeyi tercih eden Hollandalı askerler, soykırımın kapısını aralayınca Bosnalı kardeşlerimizden 8 bin 372 kişi Sırp birlikleri tarafından hunharca katledilmişti. Bosna-Hersek'in acısı acımızdır. Türkiye, Bosnalı kardeşlerinin uğradığı zulümlerin ve katliamların takipçisi olma, onları bu davalarında yalnız bırakmama konusunda kararlıdır. Boşnak kardeşlerimize destek olmak ve yaralarını sarabilmek için üzerimize düşen sorumluğu yerine getirmeye devam edeceğiz. İnsanlığın gelecekte bu tür trajedileri bir daha yaşamaması için özellikle Bosna-Hersek'le ilgili bütün sorunların adil bir değerlendirmeye tabi tutulması, suçluların açıkça ilan edilip, hak ettikleri cezalara çarptırılmaları çok önemlidir. Bu vesileyle bir kez daha Bosna-Hersek'te katledilen bütün masumları tazimle yad ediyor, Bosna halkına başsağlığı dileklerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı.
 

Tendürek Dağı'nda 3 terörist etkisiz hale getirildi
Tendürek Dağı'nın Ağrı kesiminde savaş uçaklarıyla düzenlenen hava harekatında 3 terörist etkisiz hale getirildi.

Hakkari'de 2 terörist etkisiz hale getirildi
 
Tendürek Dağı'nın Ağrı kesiminde savaş uçaklarıyla düzenlenen hava harekatında 3 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.
Ağrı Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, İl Jandarma Komutanlığınca il sınırlarında terör örgütü PKK mensuplarının barınma yerlerinin tespitine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Tendürek Dağı'ının batı kesiminde 3 teröristin tespit edildiği belirtildi.
Açıklamada, bölgeye F-16 savaş uçakları tarafından düzenlenen operasyonda 3 teröristin etkisiz hale getirildiği kaydedildi.
 
Hakkari'de 2 terörist etkisiz hale getirildi
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde 2 terörist etkisiz hale getirildi.
 
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde 2 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.
Valilikten yapılan açıklamada, Dağlıca yolu üzerinde bulunan Selahaddin Eyyubi Havalimanı'nın girişindeki polis noktasına eylem girişiminde bulunan bölücü terör örgütü PKK mensuplarından 2'sinin Kobra aracı ile tespit edilerek etkisiz hale getirildiği belirtildi.
Saldırıda bir polis memurunun hafif yaralandığı kaydedildi.
Açıklamada, bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldığı ve saldırıyla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi.
 
Kuzey Irak’a hava harekatı: 3 terörist öldürüldü
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Avaşin-Basyan bölgesine düzenlenen hava harekatında eylem hazırlığında olduğu tespit edilen 3 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Avaşin-Basyan bölgesine düzenlenen hava harekatında eylem hazırlığında olduğu tespit edilen 3 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
TSK, alınan anlık istihbaratın değerlendirilmesi sonucu, Avaşin-Basyan bölgesine Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları ile düzenlenen hava harekatında 3 bölücü terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Ayrıca, teröristlerce kullanılan bir doçka uçaksavar mevzii ve bir barınağın da imha edildiği kaydedildi.
Kaynaklar AnadoluAjansı, İhlas Haber Ajasnı

Öğretmenlere ByLock gözaltısı
Denizli'de yapılan FETÖ operasyonunda dershanelerde öğretmenlik yapan 12 kişi gözaltına alındı.

Burdur’da FETÖ operasyonu: 17 gözaltı
 
Denizli'de, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda, dershanelerde öğretmenlik yapan 12 kişi gözaltına alındı.
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, bu Sabah İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından Merkezefendi ve Pamukkale İlçeleri'nde 12 adrese eşzamanlı operasyon düzenlendi. Örgütün şifreli haberleşme programı olan ByLock'u kullandıkları öne sürülen ve çeşitli dershanelerde öğretmenlik yaptıkları belirlenen 12 kişi gözaltına alınarak İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Şüpheliler, işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
DHA
 
Burdur’da FETÖ operasyonu: 17 gözaltı
Burdur'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında ByLock kullandıkları belirlenen aralarında işadamı ve kadınların da bulunduğu 17 şüpheli gözaltına alındı.
 
Burdur'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında ByLock kullandıkları belirlenen aralarında işadamı ve kadınların da bulunduğu 17 şüpheli gözaltına alındı.
Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri FETÖ/PDY soruşturması kapsamanda operasyon düzenledi. 20 kişiye yönelik düzenlenen operasyonda ByLock kullandıkları tespit edilen aralarında işadamı ve kadınların da bulunduğu 17 şüpheli gözaltına alındı. 15 Temmuz'da Türksat saldırısında şehit olan Şehit Akif Altay adı verilen operasyonda gözaltına alınan şüpheliler evlerinde yapılan aramaların ardından sorgulanmak üzere emniyet müdürlüğüne götürüldü.
3 kişinin ise yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
İHA


Irak'ın kuzeyine hava operasyonu! 4 terörist öldürüldü...
son dakika.jpg
Türk Silahlı Kuvvetlerince, Irak'ın kuzeyindeki Sinat-Haftanin bölgesine düzenlenen hava harekatında, eylem hazırlığında olduğu tespit edilen 4  terörist etkisiz hale getirildi.
Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK), Irak'ın kuzeyindeki Sinat-Haftanin bölgesine düzenlenen hava harekatında teröristlerce kullanılan bir korugan ve 3 silah mevzisi imha edildi, eylem hazırlığında olduğu belirlenen 4 bölücü terör örgütü mensubu terörist etkisiz hale getirildi.
Genelkurmay Başkanlığından yapılan bilgilendirmeye göre, öğle saatlerinde Hava Kuvvetleri Komutanlığınca Irak'ın kuzeyindeki Sinat ve Haftanin bölgesine hava harekatı düzenlendi.
Teröristlerce kullanılan bir korugan ile 3 silah mevzisinin imha edildiği harekatta, eylem hazırlığında olduğu belirlenen 4 bölücü terör örgütü mensubu terörist etkisiz hale getirildi.

20 terörist etkisiz hale getirildi
Hakkari'nin Çukurca ilçesinde 9,Van'ın Başkale ilçesinde 2, Irak'ın kuzeyindeki Zap bölgesinde 9 terörist etkisiz hale getirildi.

Başkale'de 2 terörist etkisiz hale getirildi

Çukurca'da çatışma: 3 asker yaralı, 9 PKK'lı öldürüldü
HAKKARİ'nin Çukurca ilçesi Güvendağı bölgesinin güneyinde bulunan Kuzey Irak Kulika Tepe'den PKK'lı teröristler tarafından açılan ateşe anında karşılık verilmesiyle çıkan çatışmada 3 asker yaralanırken, düzenlenen hava harekatında ise 9 PKK'lı terörist öldürüldü.

Başkale'de 2 terörist etkisiz hale getirildi
Van'ın Başkale ilçesinde düzenlenen operasyonda 2 terörist etkisiz hale getirildi.
Van'ın Başkale ilçesinde düzenlenen operasyonda 2 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.
Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, ilçede dün teröristlerle çıkan çatışmada iki askerin yaralanmasının ardından bölgede güvenlik güçlerince geniş çaplı operasyon başlatıldı.
Biri kadın 2 teröristin etkisiz hale getirildiği operasyonda kalaşnikof piyade tüfeği, kanas keskin nişancı silahı, roketatar ve bu silahlara ait çok sayıda mühimmat ele geçirildi.
Bölgede operasyon devam ediyor.

Kuzey Irak'a hava harekatı
TSK, Kuzey Irak'a hava harekatı düzenledi. Operasyonda 9 terörist etkisiz hale getirildi.
Türk Silahlı Kuvvetlerince, Irak'ın kuzeyindeki Zap bölgesine hava harekatı düzenlendi.
Operasyonda, eylem hazırlığında oldukları tespit edilen bölücü terör örgütü mensubu 9 terörist etkisiz hale getirildi.
Kaynak AA


Muş’ta 3 terörist etkisiz hale getirildi
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), eylem hazırlığında olduğu belirlenen bölücü terör örgütü mensubu 3 teröristin Muş Davderal bölgesinde etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

TSK: 9 terörist öldürüldü
 
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), eylem hazırlığında olduğu belirlenen bölücü terör örgütü mensubu 3 teröristin Muş Davderal bölgesinde etkisiz hale getirildiğini duyurdu.
TSK'dan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"3 Temmuz 2017 tarihinde, sabah saatlerinde Muş Davderal bölgesinde icra edilen hava destekli operasyon kapsamında eylem hazırlığında olduğu keşif ve gözetleme vasıtaları ile tespit edilen bölücü terör örgütü mensubu 3 terörist, Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları ile düzenlenen hava harekatı sonucunda etkisiz hale getirilmiştir. Görevlerini başarıyla icra eden savaş uçaklarımız emniyetle üslerine dönmüşlerdir."
İHA


Siirt Pervari kırsalında 9 Diyarbakır Lice ve Dicle ilçelerinde 2 terörist etkisiz hale getirildi

TSK: 9 terörist öldürüldü
 
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), 'Siirt Pervari kırsalına düzenlenen hava harekatında 9 terörist etkisiz hale getirildi' açıklaması yaptı.
Lice ve Dicle ilçelerinde 2 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi. Operasyonda silah ve mühimmat ile teröristlerin kendi aralarındaki telsiz konuşmalarında kullandıkları şifreleme detaylarının olduğu doküman ele geçirildi. Lice'de el yapımı patlayıcı yapımında kullanılacağı değerlendirilen 2 ton 650 kilogram amonyum nitrat bulundu.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Siirt Pervari bölgesine düzenlenen hava harekatında 9 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı. TSK'dan yapılan açıklamada, 30 Haziran 2017 tarihinde sabah saatlerinde Siirt Pervari bölgesinde operasyon icra eden birliklere saldırı hazırlığında oldukları keşif ve gözetleme vasıtaları ile tespit edilen bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları ile hava harekatı düzenlendiği belirtildi. Hava harekatında iki korugan ve bir silah mevziinin imha edildiği; 9 bölücü terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiği kaydedildi. Görevlerini başarıyla icra eden savaş uçaklarının emniyetle üslerine döndükleri bildirildi.
Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin Lice ilçesi Kutlu köyü Kerpiçören mezrasında dün yaptıkları arama tarama faaliyetinde bir terörist etkisiz hale getirildi, AK-47 kalaşnikof piyade tüfeği, şarjörü ve tüfeğe ait 120 fişek ile el bombası ve av tüfeği ele geçirildi.
Ayrıca yapılan istihbarat çalışmaları sonucu Dicle ilçesi Kırkıpanar köyü Teke mezrası sınırları içerisinde bir grup terörist tespit edildi. "Teslim ol" çağrılarına teröristlerin ateş açarak karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı.
Çatışmada, 1 terörist etkisiz hale getirildi, teröristlere ait el yapımı patlayıcı ateşleme/komuta düzeneği, büyük telsiz, el telsizi, 2 şemsiye, sırt çantası, panço, uyku tulumu, met, kamera, ses kayıt cihazı ve teröristlerin kendi aralarındaki telsiz konuşmalarında kullandıkları şifreleme detayları ile örgütsel doküman ele geçirildi.
- 2 ton 650 kilogram amonyum nitrat
Ayrıca, Lice İlçesi Birlik Köyü sınırları içerisindeki Birkeleyin Çayı üzerindeki eski köprü ayağının olduğu yerde teröristlerce patlayıcı yapımında kullanılan malzemelerin gizlendiğine ilişkin alınan duyum üzerine operasyon yapıldı.
Operasyonda, toprağa gömülü 5 jelikan bidon içerisinde 80 top kablo, 5 haki renkli kazak, 9 kutu 100'lük muayene eldiveni, 200 serum, 500 enjektör, 250 kutu antibiyotik, çok miktarda sargı bezi, ağrı kesici ilaç ve krem ile köprü bitişiğindeki menfez içerisine el yapımı patlayıcı yapımında kullanılacağı değerlendirilen 50 kiloluk 53 torba içerisinde 2 ton 650 kilogram amonyum nitrat ele geçirildi.
Ele geçirilen amonyum nitrat imha edildi.
Güvenlik güçleri tarafından önceki gün Diyarbakır'ın Lice ilçesi Kutlu köyü Kerpiçören mezrasında 3 terörist etkisiz hale getirilmiş. Teröristlerden ikisinin, terörden arananlar listesinde yeşil kategoride yer alan bölücü terör örgütü PKK'nın sözde alan sorumluları olduğu belirlenmişti.

Türk jetleri bomba yağdırdı 10 terörist etkisiz hale getirildi, Lice'de ise 3 terörist  etkisiz hale getirildi
Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan bilgilendirmeye göre, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nca, sınır hattındaki üs bölgelerine saldırı hazırlığında oldukları belirlenen bölücü terör örgütü PKK mensuplarına yönelik olarak Irak'ın kuzeyindeki Avaşin-Basyan ve Zap bölgelerine hava harekatı düzenlendi.
Harekatta teröristlerce kullanılan barınma alanları ve silah mevzileri imha edildi.
İlk belirlemelere göre 7 terörist etkisiz hale getirildi.
Görevlerini başarıyla tamamlayan jetler, emniyetle üslerine döndü.
Öte yandan güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Irak'ın kuzeyindeki Avaşin Keri Dağı bölgesinde insansız hava aracı ile terörist görüntüsü alınması üzerine, bölgeye hava operasyonu düzenlendi. 
Operasyonda, 3 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi.
 
3 terörist daha etkisiz hale getirildi
Diyarbakır'ın Lice ilçesi kırsalında güvenlik kuvvetleri ile teröristler arasında çıkan çatışmada 3 terörist silah ve mühimmatları ile birlikte ölü olarak ele geçirildi.
Diyarbakır Valiliğinden yapılan açıklamada bölgede operasyonların kararlılıkla devam ettiği bildirildi. Açıklamada, "Lice ilçesi Kutlu köyü Kerpiçören mezrası bölgesi ile ilgili alınan bir istihbari bilginin değerlendirilmesi neticesinde bölücü terör örgütü (BTÖ) mensuplarını arayıp bularak etkisiz hale getirmek maksadıyla, 29 Haziran 2017 Perşembe günü saat 02.00'dan itibaren icrasına başlanılan operasyon kapsamında 29 Haziran 2017 günü saat 16.30 itibariyle; 3 terörist, 1 adet M-15 piyade tüfeği, 4 adet AK-47 Kaleşnikof piyade tüfeği, 5 adet el bombası, 1 adet silah üstü termal, 1 adet büyük telsiz ile birlikte ölü olarak ele geçirilmiştir. Bölgede yapılan temas aramasında 3 adet tabanca, 6 adet av tüfeği, 1 adet adet HP marka laptop, 6 adet sırt çantası, 4 adet met, 1 adet telsiz mikrofonu, 2 adet radyo, 1 adet panço, 3 adet not defteri, 3 adet kot pantolon, 2 adet kumaş pantolon, 5 adet gömlek, 1 adet hucum yeleği, 1 adet koltuk altı tabanca kılıfı ve 1 adet şal bulunmayı müteakip, muhafaza altına alınmıştır. 'Terör Örgütüne Üye Olma' ve 'Kasten Adam Öldürme' suçlarından aranma kaydı bulunan 1 şüpheli Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatı ile gözaltına alınarak adli işlemlere başlanılmıştır. Bölgemizde yaşayan vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması ve teröristle mücadele kapsamında yürütülen operasyonel faaliyetlere artan bir azim ve kararlılıkla devam edilmektedir" denildi.
 


Bingöl'de 10 terörist etkisiz hale getirildi,Şırnak'ta üs bölgesine saldırı: 3 askerimiz şehit oldu
Bingöl'ün Genç ilçesine bağlı Kapılı bölgesinde, bölücü terör örgütü PKK'ya yönelik devam eden operasyonda 10 terörist etkisiz hale getirildi.Şırnak merkez Elmalı üs bölgesine PKK'lı teröristler tarafından yapılan saldırıda 3 asker şehit oldu.

 
Bingöl Valisi Yavuz Selim Köşger, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Genç ilçesine bağlı Kapılı Jandarma Karakolu bölgesinde güvenlik güçlerince PKK'lı teröristlere yönelik yürütülen operasyonda bir grup teröristle sıcak temas sağlandığını, çıkan çatışmada 10 teröristin silahlarıyla birlikte ölü ele geçirildiğini bildirdi.
Vali Köşger, etkisiz hale getirilen teröristlerin, örgütün sözde Akdağlar grubu olduğunu değerlendirdiklerini kaydederek, terör örgütüne yönelik operasyonun sürdüğünü belirtti.

Ulaştırma Bakanı: Köprü ve otoyollar 24-28 Haziran tarihleri arasında ücretsiz
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, köprü ve otoyolların 24-28 Haziran tarihleri arasında ücretsiz olduğunu duyurdu.

boğaziçi köprüsü trafik.jpg
 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Ramazan Bayramı dolayısıyla kamu olarak işlettikleri köprü ve otoyolların, 23 Haziran Cuma gününü 24 Haziran'a bağlayan gece yarısından, 28 Haziran Çarşamba sabah saat 7.00'a kadar ücretsiz olacağını açıkladı.
Bakan Arslan, Kule Restoran'da düzenlediği iftar programında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. 
Ramazan Bayramı dolayısıyla kamu olarak işlettikleri köprü ve otoyolların, 23 Haziran Cuma gününü 24 Haziran'a bağlayan gece yarısından itibaren, 28 Haziran Çarşamba sabah saat 7.00'a kadar ücretsiz olacağını belirten Arslan, yap işlet devret modeliyle yaptırılan ve özel sektörün çalıştırdığı tünel, köprü ve otoyolların ücretsiz uygulama haricinde tutulacağını ifade etti.
Bakan Arslan, Avrasya Tüneli'nden geçişlerde uyarı sisteminin olmaması nedeniyle kesilen cazalara ilişkin bir soru üzerine, Karayolları Genel Müdürlüğünce yapılan düzenlenmeyle SMS ile uyarı sisteminin çalıştığını, ancak Avrasya Tüneli'nde SMS uyarısının iletilemediğini ve bunun da sıkıntılara sebep olduğunu kaydetti.
Arslan, "Vatandaşımızın 'kaçak' geçmiş demeyelim de HGS'sinde yeteri kadar bakiye yokken geçmesi ve bunu çok fazla tekrarlaması sonucunda, şimdi bildirimler yapılınca gördük ki çok ciddi rakamlara erişmiş durumda. Dolayısıyla bu SMS bildiriminin Avrasya Tüneli'ndeki sistemde de olmasıyla ilgili işlemler tamamlandı. 9 Haziran itibarıyla oradan geçen misafirlelerimize, sürücülerimize artık SMS gidiyor" diye konuştu.
"SÜRÜCÜLERİMİZ HGS BAKİYELERİNİ KONTROL ETSİNLER"
Sürücülere bakiyelerini internet üzerinden kontrol etmeleri gerektiğini belirterek, uyarıda bulunan Arslan, "Biz SMS göndermeye başladık, SMS onları uyarıyor ama SMS uyarsa dahi onlar yeterli bakiyeyi bulundurmazlarsa, yeterli bakiyeyi bulunduracak işlemi hemen yapmazlarsa, belli bir süre içinde bakiye tamamlandığında otomatik olarak zaten ceza kesilmeden işlem yapılıyor. Sürücülerimizden istirhamımız, bakiyelerini internet üzerinden kontrol etsinler, cezayla muhatap olmasınlar" ifadesini kullandı.
Bakan Arslan, kesilen cezalara ilişkin geriye dönük işlem yapılıp yapılmayacağına dair soruya karşılık da şu değerlendirmeleri yaptı:
"Sadece Avrasya Tüneli'nde değil, diğer köprülerimiz ve otoyollarımızda da yeterli bakiyesi olmayan veya bakiyesini vaktinde tamamlamayıp geçenlerin karşılaştığı cezalar var. Onlarla ilgili bakanlık olarak bizim yetkimiz yok, cezaların affedilebilmesi için kanuni düzenleme gerekiyor. Geçmişte cezaların affıyla ilgili, benzer kanuni düzenlemeler yapıldı. Bakanlık olarak bizim de yapabileceğimiz bunu hükümet seviyesinde tartışmak ve tekrar benzer bir çalışma yapılabilir mi bunu istişare etmek. Geriye dönük problemi çözmek adına böyle bir yolla ilgili istişare edeceğiz ama bizim istirhamımız sürücülerimizin bakiyelerini kontrol etmeleri, eksiklik varsa tamamlamaları. Bakanlar Kurulu'nda konuşup, karar haline getirmeden, kendimi Bakanlar Kurulu'nun yerine koyup 'böyle bir karar alacağız' demek doğru değil. Bütün ayrıntıları etüt edip, Bakanlar Kurulu'nda gündeme getirip, istişare edeceğiz, ona göre bir yol haritası belirleyeceğiz." 
Avrasya Tüneli'nden geçen bir sürücüye kesilen 16 bin liralık cezanın ayrıntılarını da inceleyeceğini vurgulayan Arslan, şunları söyledi:
"Eğer sürekli kaçak geçmemişse 16 bin liraya erişemez. Bir sefer bakiyeniz yoktu fark etmediniz, iki sefer yoktu, üç sefer yoktu...16 lira bir kere kaçak geçtiniz 10 kat ceza 160 lira, 10 kere geçtiniz, bin 600 lira, 100 kere geçerseniz 16 bin lira olur. 100 kere geçmek demek de 1 istikamette 3 ay boyunca, 2 istikamette 45 gün boyunca cezalı geçmek demek anlamına geliyor." 
"BAYRAMDA YOL ÇALIŞMASI YAPILMAYACAK"
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Ramazan Bayramı süresince çok zaruri olanlar dışında, ilave trafik oluşturmamak amacıyla yol çalışması yapmayacaklarını söyledi.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ndeki çalışmalar nedeniyle yaşanan trafik sıkışıklığının anımsatılması üzerine Arslan, bundan dolayı vatandaşların önlem almasına ilişkin uyarılar yaptıklarını bildirdi.
Vatandaşın alacağı tedbirin, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ndeki çalışmalar nedeniyle başka güzergahları tercih etmeleri ve toplu taşıma araçlarını kullanmaları olduğunu anlatan Arslan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açıldığını ve 80 bin ila 100 bin araçlık trafiğin oraya kaydığını ancak 15 Temmuz Şehitler ile Fatih Sultan Mehmet köprülerinden bu miktarlarda eksilen trafik olmadığını kaydetti.
Bu durumun köprüler rahatlayınca daha fazla kişinin araçlarıyla trafiğe çıkmaya başlamasından kaynaklandığını dile getiren Arslan, "Yine Avrasya Tüneli'ni açtık, şimdi yaklaşık 60 bin araç geçiyor. Geçen haftalarda 45 bin civarındaydı. Bu araçların bir kısmı diğer yerlerden kayıyor bir kısmı insanlar araçlarıyla daha fazla çıkmaya başlıyorlar. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ndeki sıkışıklıktan kaynaklı yaklaşık 180 bin ila 200 bin araç geçerken, 50 bin civarında azalma oldu. Bu hemen diğer yollara kaymıyor, bir kısmında insanlar toplu taşımayı tercih ettiler. Amaç oydu." ifadelerini kullandı.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün güçlendirilmesi ve taşıyıcı sistemlerin yenilenmesiyle ilgili çalışmalara değinen Arslan, 1991'den bugüne kadar asfalt yenilemesi, derzlerde sızdırmazlıklar ve çatlakların onarılmasına ilişkin çalışmaların 26 yıl sonra başlatıldığını ifade etti.
Söz konusu çalışmaların belli bir süresinin olduğuna işaret eden Arslan, şöyle konuştu:
"En az sıkıntıyı yaşatacağımız tarihi belirleyerek, 12 Haziran-31 Ağustos arası bu çalışmayı yapıyoruz. Bundan sonraki çalışmalarda artık 2,5 ay kapatmayacağız. 40 santimlik asfaltı kazıyoruz, 25 milimetrelik mastik asfalt yapacağız, onun üzerine ikinci bir 25 milimetrelik taş mastik asfalt yapacağız. Alttaki sızdırmazlık, çatlak onarımlarını tamamen bitirdikten sonra. Bundan sonraki asfalt onarım ihtiyacı hasıl olduğunda üsteki 25 milimetrelik taş mastik asfaltı kaldıracağız ve hemen yerine yeni asfaltı dökeceğiz. Bu da 24 saat sürecek. Dolayısıyla 6 şerit olduğunu düşünürseniz, her iki şeritte bir gün çalışırsak, biz 3 günde bütün bu çalışmayı bitirmiş olacağız. O zaman da en rahat zaman neyse o zaman yaparız çünkü 3 günlük rahat zamanı bulmak kolay, 2,5 aylık rahat zamanı bulma şansımız yok."
Arslan, insanların hayatını rahatlatmak ve çok daha konforlu seyahat etmelerini sağlamak adına çalışma yaptıklarını belirterek, verdikleri rahatsızlıktan dolayı özür diledi.
"KANAL İSTANBUL İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARI BELLİ BİR AŞAMAYA GETİRDİK"
Kanal İstanbul Projesi ile ilgili çıkacak malzemeyi değerlendirmek de dahil olmak üzere çalışmaları belli bir aşamaya getirdiklerini belirten Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"1,7 milyar metreküp hafriyat çıkacak, bunun bir kısmını 3. Havalimanının yanındaki kömür ocaklarından kaynaklı bataklıkların doldurulup yeşillendirmede kullanacağız ama yine de çok ciddi bir malzeme kalıyor, o malzemeyi de değerlendireceğiz. Daha önce adalar yapacağız demiştik, onların işletmesi ve en verimli şekilde değerlendirilmesi de dahil ciddi bir çalışmadan bahsediyoruz. Çalışmalar bittiğinde Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve hükümetteki arkadaşlarımızla da nihai istişare yaptıktan sonra açıklayıp yola koyulacağız."
Bakan Arslan, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünce (SHGM) Yer Hizmetleri Yönetmeliğinde yapılan değişikliğe ilişkin soruyu yanıtladı.
Havalimanına gelen yolcunun şehir merkezine dağılmasıyla ilgili geçmişten bu yana Havaş ve Büyükşehir Belediyelerinin çalıştığını, bunlara ilaveten 3'üncü bir metodun da geliştirildiğini söyleyen Arslan, "3'üncü bir metotta havayolu şirketinin kendisinin bir taşıma şirketiyle anlaşması. Havayolu şirketinin uçakla getirdiği yolcunun, anlaştığı taşıma şirketi marifetiyle başka yerlere taşınması." diye konuştu.
Arslan, bu konuda yeni bir düzenleme yaptıklarını anımsattı.
Eskisi gibi Havaş ve Büyükşehir Belediyelerinin taşıma yapabileceğini aktaran Arslan, şu bilgileri verdi:
"3'üncü taşıma türü de şu; havayolu işletmecisi yani Devlet Hava Meydanları İşletmesi veya HEAŞ tarafından yapılacak ihale sonucunda bir servis şirketiyle anlaşılacak. Bu şirket, bütün havayolu şirketlerinin yolcularını taşıyabilecek; yolcunun parasını kendisi vermesi şartıyla. Böylece de kavganın önüne geçmiş olacağız ancak geçmişten beri anlaşması olup taşıma yapanlar, yıl sonuna kadar taşıma yapmaya devam edebilecek. Yıl sonu itibarıyla da bu dediğimiz yöntemi uygulamış olacağız."
Sürücülere bayramda trafikte dikkatli olmaları ve kurallara uymaları uyarısında bulunan Arslan, acele edilmemesi, işaret ve işaretçilere dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.
Kaza kara noktalarını, riskli bölgeleri, sürücülerin çok hata yaptığı alanları belirleyip İçişleri Bakanlığı ile paylaştıklarını bildiren Arslan, bayram süresince çok zaruri olanlar dışında, ilave trafik oluşturmamak adına yol çalışması yapmayacaklarını sözlerine ekledi.
Kaynak AnadoluAjansı,İHA,DHA

Valiler Kararnamesi'yle 41 ilin valisi değişti (İl il yeri değişen valiler listesi)
Resmi Gazete'de yayımlanan kararnameyle 41 ilin valisi değişti. Dikkat çeken isimlerin başında, merkeze çekilen Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş geliyor.

yazılı Hüseyin Avni Coş ibrahim şahin.jpg
 
Resmi Gazete'de yayımlanan Valiler Kararnamesi'yle, 41 ilin valisi değişti,19 ilin valisi merkeze çekildi, 12 kaymakam valilik görevine yükseltildi.
Kararnameyle Samsun, Amasya, Eskişehir, Sakarya, Van ve Siirt valilerinin de aralarında bulunduğu 19 vali merkeze çekildi. Merkeze çekilen valiler arasında en dikkat çekici isim Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş oldu.
Ayrıca, İçişleri Bakan Yardımcısı Selahattin Öztürk de merkeze çekildi. Öztürk'ün yerine aile ve sosyal politikalar bakan yardımcısı Mehmet Ersoy getirildi.
Kararnameyle Diyarkabır, Şırnak, Bitlis, Van ve Tunceli gibi terörle mücadelenin yoğun yaşandığı illerinde aralarında bulunduğu 41 ilin valisi de değişti.
Diyarbakır Valiliği'ne Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Şırnak Valiliği'ne Karabük Valisi Mehmet Aktaş, Bitlis Valiliği'ne Bayburt Valisi İsmail Ustaoğlu, Van Valiliği'ne Elazığ Valisi Murat Zorluoğlu ve Tunceli Valiliği'ne Kadıköy Kaymakamı Tuncay Sonel getirildi. Kararnameyle toplam 12 kaymakam vaililik görevine yükseltildi.
TRT eski Genel Müdürü olan Samsun Valisi İbrahim Şahin de merkeze çekildi.
Resmi Gazete'de yayımlanan bir diğer karanameyle de, İçişleri Bakanlığı teşkilat yapısında önemli değişiklikler yapıldı. Bakanlık bünyesinde yer alan Mülkiye Teştiş Kurulu Başkanlığı, Eğitim Dairesi Başkanlığı, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, Personel Genel Müdürlüğü, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile Mülkiye Başmüfettişliği’ne yeni isimler getirildi.Ayrıca, İçişleri Bakanlığı'da mevcut iki müsteşar yardımcılığı ile Kamu Düzeni ve Güvenliği Müteşarlığı müsteşar yardımcılığına atamalar yapıldı.

Kilis Valisi İsmail Çataklı İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığına,
Siirt Valisi Mustafa Tutulmaz Afyonkarahisar Valiliğine,
Bilecik Valisi Süleyman Elban Ağrı Valiliğine,
Bingöl Valisi Yavuz Selim Köşger Aydın Valiliğine,
Bayburt Valisi İsmail Ustaoğlu Bitlis Valiliğine,
Giresun Valisi Hasan Karahan Denizli Valiliğine,
Kocaeli Valisi Hasan Bahri Güzeloğlu Diyarbakır Valiliğine,
Mersin Valisi Özdemir Çakacak Eskişehir Valiliğine,
Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy Kocaeli Valiliğine,
Zonguldak Valisi Ali Kaban Malatya Valiliğine,
Şırnak Valisi Ali İhsan Su Mersin Valiliğine,
Kırklareli Valisi Esengül Civelek Muğla Valiliğine,
Afyonkarahisar Valisi Aziz Yıldırım Muş Valiliğine,
Muş Valisi Seddar Yavuz Ordu Valiliğine,
Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu Sakarya Valiliğine,
Tunceli Valisi Osman Kaymak Samsun Valiliğine,
Adıyaman Valisi Abdullah Erin Şanlıurfa Valiliğine,
Karabük Valisi Mehmet Aktaş Şırnak Valiliğine,
Elazığ Valisi Murat Zorluoğlu Van Valiliğine,
Bitlis Valisi Ahmet Çınar Zonguldak Valiliğine,
Merkez Valisi Mehmet Tekinarslan Kilis Valiliğine atanırken
İstanbul Valiliği Vali Yardımcısı Nurullah Naci Kalkancı Adıyaman Valiliğine,
Tavas Kaymakamı Osman Varol Amasya Valiliğine,
İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Emin Bilmez Ardahan Valiliğine,
İznik Kaymakamı Ali Hamza Pehlivan Bayburt Valiliğine,
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tahir Büyükakın Bilecik Valiliğine,
Mamak Kaymakamı Ali Mantı Bingöl Valiliğine,
Akdeniz Kaymakamı Hamdi Bilge Aktaş Çankırı Valiliğine,
Hukuk Müşaviri Çetin Oktay Kaldırım Elazığ Valiliğine,
Nizip Kaymakamı Harun Sarıfakıoğlulları Giresun Valiliğine,
Osmangazi Kaymakamı Enver Ünlü Iğdır Valiliğine,
Mülkiye Başmüfettişi Kemal Çeber Karabük Valiliğine,
İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Fahir Meral Karaman Valiliğine,
Gaziosmanpaşa Kaymakamı Yaşar Karadeniz Kastamonu Valiliğine,
Bağcılar Kaymakamı Orhan Çiftçi Kırklareli Valiliğine,
Pendik Kaymakamı Yılmaz Şimşek Niğde Valiliğine,
Mülkiye Başmüfettişi Ömer Faruk Coşkun Osmaniye Valiliğine,
Ezine Kaymakamı Ali Fuat Atik Siirt Valiliğine,
İçişleri Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Ömer Toraman Tokat Valiliğine,
Kadıköy Kaymakamı Tuncay Sonel Tunceli Valiliğine ve
Sincan Kaymakamı Salim Demir Uşak Valiliğine atandı.

MERKEZE ALINAN İSİMLER
İçişleri Bakan Yardımcısı Sebahattin Öztürk, Ağrı Valisi Musa Işın, Amasya Valisi İbrahim Özefe, Aydın Valisi Ömer Faruk Koçak, Çankırı Valisi Mesut Köse, Denizli Valisi Ahmet Altıparmak, Eskişehir Valisi Azmi Çelik, Iğdır Valisi Ahmet Turgay Alpman, Karaman Valisi Süleyman Tapsız, Malatya Valisi Mustafa Toprak, Muğla Valisi Amir Çiçek, Niğde Valisi Etcan Peynircioğlu, Osmaniye Valisi Kerem Al, Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş, Samsun Valisi İbrahim Şahin, Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, Tokat Valisi Cevdet Can, Uşak Valisi Ahmet Okur ve Van Valisi İbrahim Taşyapan, merkez valiliğine çekildi.
 
 

Kaynak Ntv



Beştepe Millet Camisi'nde Kadir Gecesi'ne özel program
Kadir Gecesi nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Beştepe Millet Camisi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katılması beklenen özel bir program düzenlenecek.
 
İslam dininde "bin aydan daha hayırlı" olan çarşamba gününü perşembeye bağlayan gece idrak edilecek Kadir Gecesi nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Beştepe Millet Camisi'nde özel bir program düzenlenecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da Kadir Gecesi'nde Beştepe Millet Camisi'nde olması bekleniyor.
Programda, Mısır'dan gelen hafız Memduh İbrahim Amir, hafız Adem Kemaneci, Güney Afrikalı hafız Abdurrahman Sadien, Boşnak hafız Senad Podojak Kur'an-ı Kerim okuyacak.
İlahi ve kasidelerin de seslendirileceği program sonrasında sahurunu Millet Camisi'nde yapmak isteyenler için yemek verilecek.
Öte yandan, Millet Camisi'ne gelenlere akşam ve yatsı namazları arasında dondurma ikramı da yapılacak.
Program, Kanal D tarafından canlı yayınlanacak.
AA

KPSS sonuçları açıklandı
2017 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) lisans (genel kültür-genel yetenek, eğitim bilimleri), KPSS lisans (alan bilgisi) sınav sonuçları açıklandı. Adaylar, sonuçları ÖSYM'nin "https://sonuc.osym.gov.tr" internet sitesinden öğrenebilecek.

160817-kpss.jpg
 
ÖSYM, 21 Mayıs 2017 tarihinde uygulanan 2017-KPSS A Grubu ve Öğretmenlik (Genel Yetenek-Genel Kültür, Eğitim Bilimleri) ile 27-28 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleşen 2017-KPSS A Grubu ve Öğretmenlik (Alan Bilgisi) sınav sonuçlarını açıkladı.
ÖSYM'den yapılan açıklamada, "27-28 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirilen 2017-KPSS A Grubu ve Öğretmenlik (Alan Bilgisi) madde analizleri incelenmiş, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlanmış, itirazlar bilimsel açıdan değerlendirilmiş olup, KPSS Alan Sınavları 2. Oturumunda yer alan İktisat testindeki 16. 40. ve 27. soruların iptal edilmesine karar verilmiş olup iptal edilen sorular, değerlendirme dışı bırakılmak suretiyle değerlendirme işlemleri tamamlanmıştır" denildi.
Sınav sonuç belgesinin basılmayacağı ve adaylara gönderilmeyeceği belirtilen açıklamada, adayların sınav sonuçlarını ÖSYM’nin resmi internet adresinden (https://sonuc.osym.gov.tr) T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile öğrenebilecekleri kaydedildi.
Kaynak AA,İHA

Manisa'da 500 asker hastaneye kaldırıldı
Manisa'da 500 asker gıda zehirlenmesi şüphesiyle tedavi altına alındı. Olayın ardından Manisa'ya gelen Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, "Şu anda hastanede olan asker sayısı 72. Durumu kritik olan askerimiz yok. Yemek firması ihalesinin fesih edilmesi kararı aldık" açıklamasında bulundu. Kışlaya yemek sağlayan şirketin 19 çalışanı da gözaltına alındı.

20170617_2_24288952_23247403.jpg
 
Manisa Arif Seyhun Kışlası'nda akşam yemeğinin ardından yaklaşık 500 asker mide bulantısı ve kusma şikayetiyle revire başvurdu. 300'ü hastanelerde tedaviye alındı. Diğerleri ise revirde müşahade altında.
Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer, sayının artabileceğini ancak hayati tehlikesi olan kimse bulunmadığını söyledi.
Zehirlenmenin nedeni ise henüz belli değil. Yemekten alınan numuneler incelemeye gönderildi.
19 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Kışlaya yemek sağlayan şirketin yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 19 çalışanının gözaltına alındığı bildirildi. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, işlemler için emniyete götürüldü.
FİKRİ IŞIK MANİSA'YA GİTTİ
Olayın ardından Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ile Manisa'ya giden Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Merkezefendi Devlet Hastanesi'nde tedavileri süren askerleri ziyaret etti, askerlere geçmiş olsun dileğine bulundu.
"HAYATİ TEHLİKESİ OLAN ASKERİMİZ YOK"
Bakan Işık, halk sağlığı ekiplerinin yaptığı ilk değerlendirmede suda herhangi bir problem olmadığının belirlendiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Şu anda müşahede amaçlı tutulan askerimizin dışında çok önemli bir problemimiz gözükmüyor. Yoğun bakımda askerimiz yok. Hayati tehlikesi olan askerimiz yok. Dün Doğu Kışlada 69 askerimizin şikayeti vardı, bu 69 askerimizin 62 tanesi bir bölüğün askeri. Bunu arkadaşlarımız özellikle değerlendiriyorlar. Bugün 13.30 itibarıyla hiçbir hastanede ve kışlamızın revirinde herhangi bir askerimiz kalmadı. Bu yemek dışı etkenin de sebep olabileceğini arkadaşlarımız değerlendiriyorlar."
YEMEK ŞİRKETİNİN İHALESİ FESHEDİLDİ
23 Mayıs'ta meydana gelen ve herkesi derinden üzen 1 askerin hayatı kaybettiği vaka ile de bilgi veren Milli Savunma Bakanı Işık, şunları kaydetti:
"23 Mayıs'ta meydana gelen ve hepimizi derinden üzen, bir askerimizin hayatını kaybettiği vakayla ilgili de o gün 5 bin 820 askerimiz yemek yiyor. Yemekten etkilenen asker sayımız bin 47. Hastenelere sevk edilen asker sayımız 209. Bu 209 askerimizin hepsine tedbir amaçlı serum takıldı. Sağlık Bakanlığımızın ve askeri birimlerimizin yaptığı değerlendirmelerin sonucunda, analiz sonuçlarında salmonella bakterisinin çıktığı tespit edildi. Bu tespitten sonra da Cumhuriyet Başsavcılığımız adli incelemeyi başlattı, Milli Savunma Bakanlığı olarak biz de bu ihalenin feshedilmesi kararını aldık. Şimdi resmi işlemleri yürütüyoruz. Bu noktada hayatını kaybeden Hüsnü Özel askerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Şu anda yoğun bakımda olan bir askerimiz var, ona da Allah'tan acil şifalar diliyorum." 
SAĞLIK BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "17 Haziran 2017 tarihinde Manisa Batı Kışla'da askerlerimizde, bulantı ve kusma ile seyreden bir durum ortaya çıkmıştır. Manisa İl Halk Sağlığı Müdürlüğü ve Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği olaya gerekli müdahaleyi derhal yapmıştır. Ayrıca Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı başkanlığında enfeksiyon hastalıkları, epidemiyoloji, klinik toksikoloji ve mikrobiyoloji laboratuvar uzmanlarından oluşan 12 kişilik işinde uzman bir ekip olayın sağlık yönünü incelemek üzere özel uçakla yola çıkmıştır. Uzman ekip, hızlı tanı ekipmanları ile olay yerinde incelemeler yapacak olup sonuçlar ivedilikle ve sağlıklı bir şekilde değerlendirilecektir" denildi.
VALİLİK: HAYATİ TEHLİKESİ BULUNAN YOK
Manisa Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, dün saat 20.00 civarında Manisa 1. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı revirine yapılan ilk müracaatların hemen sonrasında, Tugay Komutanlığı'nda Sağlık Bakanlığı hekimiyle kurulan revir ve triyaj merkezine mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetiyle başvuran hastaların saat 20.45 itibarıyla sevklerine başlandığı belirtildi.
Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi'nde 118, Manisa Devlet Hastanesi'nde 130, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde 103, Batı Kışla’da 220 askerin takip altında tutulduğunun bildirildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Çocukların genel durumlarının iyi olduğu ve hayati tehlike taşımadıkları belirtilmiştir. Tugay Komutanlığında ve Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekterliğince 2 UMKE çadırı, bir sahra çadırı ek müşahede merkezi olarak kurulmuştur. Şu anda Tugay revirine müracaatlar durmuştur. Tugay revirinden de hastanelere sevkler azalmıştır. Bu arada hastanelerde ilk tedavileri yapılan askerlerin hastanelerden taburcu işlemleri yapılmaya başlamıştır. Her geçen saat taburcu işlemlerinin artacağı değerlendirilmektedir. Durum kontrol altına alınmıştır."
Kentte ilk olarak 23-27 Mayıs tarihlerinde bin 49 asker benzer şikayetlerle tedaviye alınmış, biri şehit olmuştu. Dün de yine aynı kışlada 69 er yemekten sonra fenalaşmıştı.
kaynaklar ajanslar,ntvhaber

Katar'a 71 uçakla 5 bin ton gıda gönderildi

zeybekci2.jpg
 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Katar'a 71 uçakla 5 bin ton gıda gönderildiğini açıkladı.
Körfez ülkeleriyle kriz yaşayan Katar'a Türkiye'nin yaptığı yardımın miktarı belli oldu. 
TİM Genel Kurulu'na katılan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Katar'a 71 uçakla 5 bin ton gıda gönderildiğini söyledi.
Zeybekci, Katar'a yapılan yardımlarla ilgili şu bilgileri verdi:
"Bizim geleneğimizde övünmeyi pek beceremeyiz, ama yeri geldiğinde hakkı da teslim etmek lazım. Katar krizi başladığında, henüz Katarlı kardeşlerimiz dahi işin vahametini fark etmeden, birisi her şeyi düşünmüş, yaklaşan krizi her boyutuyla fark etmişti. Milletimizin çok özel bir refleksi vardır. Bu tür durumlarda kim haklı-kim haksız bakmadan, derhal zayıf olanın yanında yer alır. Engin ferasetiyle ve her şeyi öngören uzakta değildi, yakınımızdaydı, evet kendisi, Türkiye’nin lideri Recep Tayyip Erdoğan'dır.
Derhal talimatlarını verdi, sakin ve sessizce zat-ı alilerinin liderliğinde Katarlı kardeşlerimizin tüm ihtiyaçlarını karşıladık. Yüksek müsaadeleriyle kamuoyu ile ilk defa paylaşıyoruz. Şu ana kadar 71 uçak ile yaklaşık olarak 5 bin ton gıda maddesi Katar’a ulaştırıldı. Katarlı kardeşlerimizin acil bir şekilde temel ihtiyaçlarını giderdik. Bu hafta sonu gemi sevkiyatımız da başlıyor. Tırlarımız ise yolda. Herkes şunu bilsin ki; Türkiye olarak, her kim ki muhtaç veya mağdurdur, yüzünü bize çevirmiştir, bu aziz millet sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde hiçbir şeye bakmadan orada olur. Ve bundan sonra da olacak. Çünkü biz, Yunus’un yolundan gitmeye çalışıyoruz. Ve onun güzel diliyle diyoruz ki 'Biz gelmedik davi için, Bizim işimiz sevi için, dostun evi gönüllerdir, biz gönüller yapmaya geldik…'
Kaynak Ntv Haber

Ege'de 5,3 ve 4,2 büyüklüğünde iki deprem
İzmir'in Karaburun açıklarında 4,2 ve 5,3 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. İlk bilgilere göre can ve mal kaybı yaşanmadı.

izmir-deprem.jpg
 
Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Ege Denizi'nde saat 22.33'te 4,2 büyüklüğünde, saat 22.50'de ise 5,3 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. 
5,3 büyüklüğündeki depremin merkez üssü, Karaburun açıkları olarak belirlendi.
Ege'deki depremler, İzmir merkez ile sahil şeridi ve çevre illerde hissedildi. Bölge halkı panikle sokağa çıktı.
Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır, yaptığı açıklamada, 15 dakika ara ile yaşanan depremi yoğun bir şekilde hissettiklerini belirtti.
İlçe merkezi başta olmak üzere, 16 mahallede ekipleriyle hemen vatandaşlara ulaştıklarını anlatan Çakır, "Ekiplerimiz daha önceki depremde etkilenen mahallelerimize gitti. Bize intikal eden sıkıntılı bir durum yok" dedi.
Pazartesi günü de İzmir'in Karaburun açıklarında 6,2 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş, bazı binalarda çatlaklar oluşmuştu.
Kaynak Ntv,AA

Ilısu barajı bağımsızlık abidesi sonunda bitiyor
Tüm engellemelere rağmen geri adım atmayan Türkiye kendi imkanlarıyla Ilısu barajının % 96’sını tamamladı.

ılısu barajı ile ilgili görsel sonucu
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın  dünkü açıklamasında ‘yakında açacağız' dediği Ilısu Barajı, sadece ekonomik ve teknolojik özellikleriyle değil, terörle mücadele ve Türkiye'nin tam bağımsızlığı açısından da 'devrim niteliğinde' projelerden biri olarak tarihe geçti. DSİ'nin inşa ettiği baraj, ön yüzü beton kaplı kaya dolgu barajlar kategorisinde gövde hacmi bakımından dünyanın en büyük barajı aynı zamanda.
Ilısu Barajı ilk kez planlandığında, tarih 50'li yılları gösteriyordu. 1982'ye gelindiğinde, proje GAP kapsamına alındı. 90'lı yıllara gelindiğine, Ilısu Barajı'nın suları altında kalacağı için başta Hasankeyf olmak üzere bölgeye turist turları düzenlenmeye başlandı. Ancak, proje bir türlü bitirilemedi. Türkiye'nin diğer mega projelerinde olduğu gibi, Ilısu'da da hem iç hem de dış unsurlar 'engel' olarak devreye girdi. Ilısu Barajı, şu anda 540 tane olsa da hidroelektrik santrallerinin üretti toplam enerjinin yüzde 5'ini tek başına karşılayacak. Enerji ve tarımda, Türkiye'ye yıllık 1.5 milyar lira katkı sağlayacak. Hem enerji de Türkiye'nin dışa bağımlılığını azaltacak, hem de bölgede sulu tarımda ve ihracatta çığır açacak. Ilısu Baraj gölü ise Batman, Mardin, Şırnak, Siirt ve Diyarbakır'daki 200 noktayı sular altında bırakacak.
AKADEMİSYENLER KAMPANYA DÜZENLEDİ
Ilısu Barajının engellenmesine yönelik terör eylemlerinin arkasından, 'akademisyen' eylemleri başladı. Farklı tarihlerde farklı üniversitelere ait binlerce akademisyen, imza kampanyası düzenleyerek 'Barajın derhal durdurulmasını' talep etti. Gerekçe, bölgedeki kültürel mirasın barajdan etkilenecek olmasıydı.
ALMANYA, '180 GÜNDE 153 KRITER' DEDİ
Ilısu Barajı'nın 90'lı yıllarda yapımına başlanırken, 1 milyar avroluk maliyetinin tamamının yurtdışı kredi ile karşılanması öngörüldü. Terör ve engelleme kampanyaları engelli aşıldıktan sonra AK parti hükümeti döneminde yeniden yapımı hız kazanan projede bu defa 'dış unsur' engeli devreye girdi. Alman, Avusturya ve İsveçli bankalardan oluşan kredi kuruluşları ve bu kuruluşların bağlı olduğu ülkelerdeki bakanlar, Ilısu barajının yarattığı ekonomik ve kültürel etkilere dair 153 kriter getirdi ve bunların 180 gün içerisinde telafi edilmemesi halinde kredinin durdurulacağını açıkladı.
BİTİŞİ, TARİHİ ESERLERİ BEKLİYOR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde "Ilısu'da geri adım söz konusu değil" açıklamasının ardından, projenin finansmanı tamamen yerli kaynaklarla sağlandı. Bir kısmı GAP projesi kapsamına ayrılan kaynaktan bir kısmı yerli banka kredileriyle yapımına başlanan Ilısu Barajı'nın bugün yüzde 96 . gerçekleşmesi tamamlandı. Yüzde 4'lük kısmı ise sular altında kalacak kültürel eserlerin kurtarılmasına yönelik çalışmaların bitmesini bekliyor.
YERLİ KAYNAKLA 7 MİLYAR TL'YE MAL OLDU
DSİ yetkililerinin STAR'a verdiği bilgiye göre Ilısu Barajı; Dolgu hacmi bakımından Türkiye’nin 2. büyük, Kurulu güç bakımından Türkiye’nin 4. büyük barajı. Mardin ve Şırnak il sınırları arasında, Dicle Nehri üzerindeki en büyük barajdır. Baraj; temelden 135 metre yüksekliktedir. Kurulu gücü 1.200 MW, yıllık enerji üretimi ise 4 milyar 120 milyon kWh’tir. Sadece enerji üretiminden yıllık 1,3 milyar TL ülke ekonomisine katkı sağlayacak. Projenin bitiş maliyetinin 7 milyar TL olması bekleniyor.
Tarihi eserler, 'yürütülerek' taşındı
Ilısu Baraj gölü altında kalacak yerleşim yerleri ve kültür mirasları için de hummalı bir çalışma sürüyor. Tarihi ve kültür varlıklarının korunması için 350 milyon TL, yeniden yerleşim çalışmaları için ise 2 milyar 750 Milyon TL ödenek harcandı. Er Rızk Camii, Süleyman Han Camii’nin mimari unsurları, Koç Camii’nin mimari unsurları, Kızlar Camii, Orta Kapı, Artuklu Hamamı, İmam Abdullah Zaviyesinin yanı sıra Hasankeyf’te Bulunan Anıt Eserlerin Taşımasına dair SMPT araçlarının kullanılacağı iki farklı yöntem öngörüldü. 540 yıllık ve 1150 ton ağırlığında yığma bir eser olan Zeynel Bey Türbesi, kaydırma işlemi yapılmaksızın mevcut yerinde 1.5 metre kaldırılarak SPMT platformlar üzerine alını ve taşıma işlemi 15 Mayıs 2017 tarihinde yapıya herhangi bir zarar verilmeden başarıyla gerçekleştirildi.

Ege Denizi'nde deprem (İzmir ve İstanbul'da da hissedildi)
Ege Denizi’nde Karaburun açıklarında 6,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem, İzmir’in yanısıra aralarında İstanbul’un da bulunduğu birçok batı ilinde hissedildi. İlk bilgilere göre, sarsıntıda can ve mal kaybı yaşanmadı.

Edinilen bilgilere göre, deprem saat 15.28'de, yerin 10 km derinliğinde gerçekleşti. Depremin merkez üssü İzmir'e 84 kilometre, Midilli adasına 38 kilometre uzaklıkta.
 
Ege Denizi'nde saat 15.28 sıralarında şiddetli bir deprem oldu. 
Sarsıntının merkez üssünün İzmir'in Karaburun ilçesinin 22,98 kilometre açığında, 6,96 kilometre derinlikte olduğu bildirildi.
Kandilli Rasathanesi, depremin büyüklüğünü 6,3 olarak açıklarken; Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ise 6,2 olarak duyurdu.
Sözkonusu depremin ardından en büyüğü 4.9 olan 33 artçı sarsıntı meydana geldi.
Deprem; İzmir'in yanı sıra Türkiye'nin batısındaki neredeyse bütün illerde hissedildi.
Sarsıntı Çanakkele, Bursa, Manisa, Eskişehir, Balıkesir, Aydın, Kırklareli, Kütahya, Yalova, Bursa, Edirne ve Tekirdağ'da paniğe yol açtı.
6,2 büyüklüğündeki deprem, İstanbul'un bazı ilçelerinde de hissedildi.
Sarsıntı nedeniyle büyük panik yaşayan vatandaşlar, kendilerini sokaklara attı. 
Bu arada, depremin ardından telefon hatlarında kısa süreli aksamalar yaşandı.
HEYELAN UYARISI
Öte yandan, Balıkesir'in Edremit ilçesinde bir metruk binanın duvarı, sarsıntı nedeniyle yıkıldı.
Yıkılan duvarın parçaları, o sırada önünden geçen bir cipin üzerine düştü. Araçta hasar oluşurken, sürücüsü büyük panik yaşadı.
Yetkililer, Karaburun'da heyelan riski bulunduğu için özellikle otomobil kullananlardan seyir halindeyken dikkatli olmaları istendi.
KOMŞUDAKİ BAZI BİNALARDA HASAR
Yunanistan'da da kendisini hissetiren sarsıntı, Midilli ve Sakız adalarındaki bazı binalarda hasara yol açtı.
AFAD: MUHTEMEL İSTANBUL DEPREMİYLE İLGİSİ YOK
Depremin ardından çok sayıda AFAD ekibi, bölgeye sevk edildi. 240 adet çadır bölgeye gönderildi.
Kurumdan yapılan açıklamada, "AFAD uzmanları, Karaburun’da yaşanan depremin muhtemel İstanbul depremiyle ilgisinin olmadığını, aksi yöndeki açıklamalara itibar edilmemesi gerektiğini bildirdiler" ifadeleri kullanıldı.
KARABURUN BELEDİYE BAŞKANI: ŞU ANDA OLUMSUZ BİR DURUM YOK
Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır, depremi NTV canlı yayınında değerlendirdi. 
Çakır, şu ana kadar kendisine ulaşan olumsuz bir durum olmadığını ifade etti.
Karaburun Kaymakamı Muhammet Özyüksel, de "Tüm muhtarlarımızla görüştük. Herhangi bir olumsuzluk, can veya mal kaybımız yok. Geçmiş olsun" dedi.
Kaynak AnadoluAjansı,ntv.com.tr

Dalaman’daki sır uçak
15 Temmuz’da Erdoğan’ın Dalaman Havalimanı’na gittiği saatlerde, İsviçre Albinati Hava Yolları’na ait bu uçağın beklediği saptandı.

Dalaman’daki sır uçak
 
FETÖ'nün, darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı yurtdışına kaçırmak için yaptığı planları araştıran Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Erdoğan'ın Marmaris'te geldiği Muğla Dalaman Havalimanı'nda, İsviçre Albinati Hava Yolları'na ait bir uçağın beklediğini tespit etti. Uçağın Erdoğan'ı kaçırmak için mi orada bulunduğu araştırılıyor.
SÖNMEZATEŞ: ASKERİ UÇAK DEDİLER
481 kişi hakkındaki Akıncı iddianamesini Ankara Cumhuriyet Savcısı Ramazan Dinç hazırladı. Sır uçağın da girdiği iddianame, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Sabah Gazetesi'nin haberine göre Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele yönelik operasyonu yönettiği belirlenen eski tümgeneral Gökhan Sönmezateş'e, Albinati Hava Yolları'na ait uçak soruldu. Sönmezateş şu yanıtı verdi: "Bana söylenene göre uçak askeri bir uçak gelecekti. Harekâtı tamamıyla Akıncı Üssü planlıyordu. Saat 22.00 civarında askeri hat üzerinden yapmış olduğum görüşmede bana Akıncı Üssü'nden bir uçağın ayarlanarak Dalaman Havalimanı'na yönlendirileceği, Cumhurbaşkanı'nın bu uçak ile Akıncı'ya götürüleceği bilgisi verildi. Ancak bu uçağın Dalaman'a gelip gelmediğini bilmiyorum."
SIR UÇAKTAKİ 3 YABANCIYA SORUŞTURMA...
Tespitlere göre Albinati uçağı, 15 Temmuz akşam saatlerinde Dalaman Havalimanı'na indi. Uçak, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan havalimanına gelmeden hemen önce acil kalkış için izin istedi. VIP minibüs, uçağın kaptanlarının kaldığı otele yönlendirildi. Erdoğan, havalimanından ayrıldıktan sonra ise uçuş iptal edildi. Otele 40-50 metre kala minibüsle irtibata geçilerek bilgi verildi. Uçak, 16 Temmuz 06.00'da da yolcularını almadan kalktı. Uçağın havalimanına iniş ve kalkışına ilişkin yazışmalar ABD'den yapıldı ve 3 ay evvel başladı. Uçağın ineceği gün ve saat çeşitli kereler değiştirildi. Uçaktaki Dario Paolo Mordasini, Piera Denise Walther ve Benedikt Kissling isimli yolcuların Göcek'e hareket ettikleri de belirlendi. Bir helikopterin inip kalkabileceği boyuttaki yata geçen yabancı uyruklu 3 kişi, 16 Temmuz sabahı yatla Atina'ya gitti. Ankara ve Muğla Cumhuriyet Başsavcılıkları, 3 kişiye ilişkin soruşturma yürütüyor.

HÜDA PAR'dan 'Katar' açıklaması: Bu operasyon 15 Temmuz'dan bağımsız değil
Körfez'in en önemli ülkelerinden biri olan Katar'a karşı atılan diplomatik adımlara HÜDA PAR'dan tepki geldi. "Katar'ın emperyalist güçlerle hareket etmediği" vurgulanan açıklamada, "Bu operasyon Mısır'daki darbeden ve 15 Temmuz'dan bağımsız değildir" denildi.

hüdapardan katar açıklaması ile ilgili görsel sonucu
 
HÜDA PAR, Körfez ülkelerinin Katar'a karşı attığı adımlara tepki gösterdi. Partiden yapılan açıklamada, İslam dünyasının huzura ihtiyacı olduğu vurgulanarak, "Bu yanlıştan dönün" çağrısı yapıldı.
Açıklamada, krizin ABD Başkanı Trump'ın Suudi Arabistan ziyaretinin hemen sonrasına denk gelmesine işaret edildi.
Katar'ın Türkiye ile iyi ilişkiler içinde olması ve İran konusunda dengeli bir tavır sergilendiği belirtilen açıklamada, "Müslüman kamuoyu biliyor ki, daha büyük gerekçe, Katar’ın emperyalist merkezlerin planlarına tam olarak hizmet etmemesi, İslam ümmeti içinde çıkarılmak istenen devletler düzeyindeki Şii-Sünni çatışmasında zorlandığı cephede Suudi ve diğer Körfez ülkeleri gibi bir aktör olmamasıdır" denildi.
"15 Temmuz'dan bağımsız değil"
"ABD'nin İslam dünyasındaki işbirlikçileriyle bu hamleyi attığı" belirtilen açıklamada, "Katar’a yönelik bu operasyon, Mısır’da meşru hükümete yapılan darbe ve Türkiye’deki 15 Temmuz darbe girişiminden bağımsız değildir" ifadesi dikkati çekti.
Açıklamada ayrıca İslam dünyasının huzura ihtiyaç duyduğu vurgulanarak, Körfez ülkelere, "Bu kararınızdan dönün" çağrısı yapıldı.

Türk askeri için Katar kararı' TBMM'den geçti!
Katar'da TSK unsurlarının konuşlandırılması ve jandarma eğitimi konusundaki iki anlaşmanın TBMM Genel Kurulu gündeminde öne çekilerek bugün ele alındı.

Türk askeri için Katar kararı' TBMM'den geçti!
 
TBMM Genel Kurulu'nun gündeminde halen alt sıralarda bulunan Katar'la imzalanan iki anlaşmanın Ak Parti Grubu'nun TBMM Danışma Kurulu'na yaptığı öneriyle bugün ele alınması bekleniyor. Suudi arabistan, Mısır, BAE, Bahreyn, Yemen gibi ülkelerin arasında bulunduğu çok sayıda Körfez ülkesi hafta başında "terörizmi desteklediği" gerekçesiyle Katar'la diplomatik ilişkilerini kesmiş ve Katar'a yönelik bazı yaptırımlar açıklamıştı.
ERDOĞAN: DOĞRU BULMUYORUM
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün akşam iftarda yaptığı konuşmada Körfez'de yaşanan son krizi değerlendirerek, Katar'a uygulanan yaptırımları doğru bulmadığını belirtmişti.
ÖN SIRALARA ÇEKİLDİ
AK Parti  ve MHP Grup yetkililerden edinilen bilgiye göre, halen Genel Kurul gündeminin 101. sırasındaki "Türkiye ile Katar arsında Katar topraklarında Türk Kuvvetlerinin konuşlandırılmasına ilişkin uygulama anlaşması" ile "102. sıradaki "Türkiye ile Katar arasında Jandarma eğitim ve Öğretimine ilişkin işbirliği protokolü" ön sıralara çekildi. 
TBMM'DE KABUL EDİLDİ
Katar ile Jandarma Eğitimi için işbirliği anlaşması kabul edildi.
TÜRK ASKERİNİN KATAR'DA KONUŞLANMASI TEZKERESİ DE KABUL EDİLDİ
TBMM'de yapılan oylamada, Türk askerinin Katar'da konuşlanmasına ilişkin tezkere de kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 3 üniversiteye rektör atadı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3 üniversitenin rektör atamasını gerçekleştirdi. 
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 3 üniversitenin rektör atamasını gerçekleştirdiği bildirildi. 
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi;
“Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 130’uncu ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13’üncü maddeleri uyarınca, mütevelli heyetlerinin teklifi ve Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü üzerine, Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ahmet Erman Akbulut’u, İstanbul Bilim Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Çavlan Çiftçi’yi, İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Erhan Güzel’i atamışlardır”
 

Songül yarbay son yolculuğuna uğurlandı
Şenoba Tugay Komutanlığından kalktıktan sonra gerilim hatlarına takılarak düşen AS 532 Cougar tipi helikopterde şehit olan Yarbay Songül Yakut, memleketi Malatya'da toprağa verildi.

Songül yarbay son yolculuğuna uğurlandı
 
Şenoba Tugay Komutanlığından kalktıktan sonra gerilim hatlarına takılarak düşen AS 532 Cougar tipi helikopterde şehit olan Yarbay Songül Yakut, memleketi Malatya'da toprağa verildi.
Jandarma tarihinde bir ilçeye komutan olarak atanan ilk kadın subay olma özelliğine sahip olan şehit Yakut son yolculuğuna uğurlanırken kadın devreleri gözyaşlarına hakim olamadı.
Yakut'un Türk bayrağına sarılı naaşı Şehir Mezarlığı Camisi'ne getirildi. Törene, annesi Sebahat, kardeşleri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Vali Mustafa Toprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral İbrahim Yaşar, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Şerafettin Yılmaz ile diğer ilgililer katıldı.
Yakut'un öz geçmişinin okunduğu tören sırasında, Bakan Kaya ile AK Partili Çalık, şehidin annesi Sebahat Yakut ile yakından ilgilendi. Kaya'nın yakasında kızının fotoğrafını gören şehit annesi, fotoğrafı öpüp bakana sarıldı. Bu sırada çevrede bulunan şehidin kadın devreleri de gözyaşlarına hakim olamadı.
"Kızım sen bana kıyamazdın, beni neden bıraktın?", "Ben sensiz ne yapacağım, kızım gitme" diye ağıt yakarak sinir krizi geçiren şehidin annesi Yakut'a çevredeki sağlık personeli müdahale etti.

Şehit Tümgeneral Aydın'a veda
Şırnak Şenoba'da meydana gelen helikopter kazasında şehit düşen 23. Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Aydoğan Aydın, Ankara'da son yolculuğuna uğurlandı.

Şehit Tümgeneral Aydın'a veda
 
Şırnak'ta meydana gelen helikopter kazasında şehit olan 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Aydoğan Aydın için Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde cenaze töreni yapıldı.
İkindi namazına müteakip düzenlenen törene, şehidin babası Ahmet Aydın, annesi Hamide Çolak, eşi Nuray Aydın, oğulları 20 yaşındaki Berkay ile 11 yaşındaki Tuna'nın yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, bazı bakanlar, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Şehidin cenaze namazı, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez tarafından kıldırıldı.
Namazın ardından, şehitler kervanına bir büyük şehidi daha uğurladıklarını belirten Görmez, Tümgeneral Aydoğan Aydın ile diğer şehitlere Allah'tan rahmet diledi. Şehit Aydın için helallik isteyen Görmez, şehidin yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı diledi.
Şehidin naaşı daha sonra bir süre top arabasında taşındı. Şehidin naaşının taşınması sırasında babası Ahmet Aydın, gözyaşları içinde tabuta dokunarak yürüdü.
Cenaze, daha sonra toprağa verilmek üzere Cebeci Askeri Mezarlığı'na uğurlandı.
Şırnak'ta dün, Şenoba Tugay Komutanlığından kalkan AS 532 Cougar tipi helikopter, bir süre sonra yüksek gerilim hattına takılarak düşmüş ve 13 asker şehit olmuştu.
 

Rize'de FETÖ operasyonu: 11 gözaltı
Rize'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na yönelik soruşturma kapsamında 11 kişi yakalandı.

Rize'de FETÖ operasyonu: 11 gözaltı
 
Rize Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında,  Fetullahçı Terör Örgütünün şifreli haberleşme programı "ByLock" kullandıkları tespit edilen ve haklarında gözaltı kararı verilen şüpheliler için belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince ortaklaşa yürütülen operasyonda, aralarında öğretim görevlisi, öğretmen ve doktorların da bulunduğu 11 kişi gözaltına alındı.
Şüphelilerin sağlık kontrollerinin ardından emniyetteki işlemlerinin sürdüğü kaydedildi.
Kaynak: AA


BBP Genel Başkanı Destici, Erdoğan'ı tebrik etti Kaynak AA
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa  Destici, AK Parti Genel Başkanlığı'na seçilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan'ı telefonla arayarak, tebrik etti.

BBP Genel Başkanı Destici, Erdoğan'ı tebrik etti
 
BBP'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Mustafa Destici, 998 gün sonra  ve yeni sistemle Ak Parti 3. Olağanüstü Kongresi'nde tekrar Genel Başkan olan  Erdoğan'ı telefonla aradı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı tebrik eden Destici, "Sayın Cumhurbaşkanımızın  genel başkanlığı şahsına, ailesine, camiasına, milletimize, ülkemize, Türk ve  İslam coğrafyasına hayırlı uğurlu olsun." ifadesini kullandı.

Erdoğan'ın A Takımı'nda dikkat çeken iki isim
AK Parti'de Genel Başkan vekilliği getiren tüzük değişikliği kabul edildi. Üniversite öğrencisi Rumeysa Kadak da Erdoğan'ın A takımına girmeyi başardı. Listeye giren bir diğer dikkat çekici isim olan Yasemin Atasever ise İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde öğrenim görüyor.

Erdoğan'ın A Takımı'nda dikkat çeken iki isim
 
AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu'nun en genç üyesi Rumeysa Kadak oldu. Rumeysa Kadak, halen Marmara Üniversitesi'nde öğrenim görüyor. Kadak, ayrıca okulun öğrenci konseyi başkan yardımcısı görevinde de bulunuyor.
Listeye giren bir diğer dikkat çekici isim olan Yasemin Atasever ise İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde öğrenim görüyor.
AKP Gençlik Kolları Başkanı Melih Ecertaş, Kadak ve Atasever’i “3. Olağanüstü Büyük Kongre ile MKYK üyeliğine seçilen genç kardeşlerimiz @ataseveryasemin ve @rumeysakadak hanımefendiyi tebrik ederim.” mesajıyla kutladı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu kongre diriliş kongresidir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bin 370 delegenin imzasıyla Genel Başkanlığa tek aday gösterildiği AK Parti 3. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu kongre diriliş kongresidir
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bin 370 delegenin imzasıyla Genel Başkanlığa tek aday gösterildiği AK Parti 3. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde yaptığı konuşmada, "Bundan yaklaşık 3 yıl önce 27 Ağustos 2014'te yine bu salonda sizlere 'Her bitiş yeni bir başlangıçtır' diyerek, helalleşerek ayrılmıştık. Bu sadece hukuki bir ayrılıktı. Gönüllerimiz hiçbir zaman ayrı düşmedi. Sevinçlerimizi de hüzünlerimizi de hep tek yürek, tek kalp olarak yaşadık. İşte şimdi de tam 998 gün sonra yine aynı salonda, 'Evet, nerede kalmıştık' diyerek yeniden bir aradayız. Cumhurbaşkanlığına aday olurken bunun bir hatime değil Fatiha olduğunu, yeni bir başlangıç olduğunu ifade etmiştik. Bugün bir kez daha besmelemizi çekiyor, Fatihamızı okuyor, daha büyük hedefler için, daha çok çalışmak üzere yeni bir başlangıç yapıyoruz." ifadelerini kullandı.
 
"AK Parti demokrasinin, değişimin teminatıdır"
"Geçtiğimiz 15 yılda Türkiye'nin gündemi, öncelikleri, sıkıntıları, beklentileri değişmiştir." diyen Erdoğan, "Değişmeyen yegane şey, tüm bunları karşılayabilen tek partinin AK Parti olduğu gerçeğidir. AK Parti, demokrasinin, değişimin teminatıdır. AK Parti reformun adresidir." şeklinde konuştu.
Erdoğan, "Yarın milletimizin karşısında boynumuz bükük, mahcup durmaktansa bugün içerideki ve dışarıdaki alçakların karşısına dimdik dikilir, kaderimiz neyse ona rıza gösteririz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Şu saatten sonra da ülkem, milletim için, ümmetimiz için, insanlık için hayırlı olmayan hiçbir şeyin bizim nezdimizde yeri yoktur, olamaz. Buradan milletime sesleniyorum, eğer bu kardeşiniz Tayyip Erdoğan'ın ülkesinin ve milletinin hayrına olmayan en küçük bir tavrını, davranışını, icraatını, sözünü duyarsanız, bugüne kadar yaptığı her şeyi bir kenara bırakın ve gereğini yapın. Böyle bir yanlışın içine düşen Tayyip Erdoğan'ın tüm hakları size helaldir."
"Ne yaparlarsa yapsınlar biz bu yoldan dönmeyeceğiz"
Erdoğan, "İster 3 Kasım 2002'de olduğu gibi Meclise sokmasınlar, ister 2008'de olduğu gibi partimizi kapatmaya çalışsınlar, ister 2013'te olduğu gibi sokakların altını üstüne getirsinler, ister 15 Temmuz'da olduğu gibi darbe yapıp canımıza kastetsinler. Ne yaparlarsa yapsınlar biz bu yoldan dönmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
"Mazlumun, mağdurun hakkını korumak görevimizdir." diyen Erdoğan, "Ama bu, mazlum kılığına girmiş zalimlerin oyunlarına teslim olacağımız anlamına asla gelmiyor. Takiyeyle, yalanla, dolanla, iftirayla yıllarca milletimizin tertemiz duygularını istismar edenlerin yüzlerindeki maske düşmüştür. " şeklinde konuştu.
"Türkiye'nin bir başka ihanet teşebbüsüne tahammülü yok"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ve Türk milletinin, bu örgütün bir başka ihanet teşebbüsüne daha tahammülü olmadığını belirterek şunları kaydetti:
"Eğer bu mücadele gerektiği gibi güçlü şekilde yürütülmezse ülkemiz çok daha büyük tehlikelerle karşı karşıya kalacaktır. Bunun için herkesi, ucu en yakınlarımıza dokunsa bile, bu mücadeleye destek vermeye davet ediyorum. Avukatlar aracılığıyla yürütülen kirli pazarlıklarla, göz boyamaya yönelik itirafçılık oyunlarıyla bu mücadelenin sulandırılmasına izin vermeyeceğiz. FETÖ ile mücadelenin, milletimizin fedakarlıklarına layık olacak ve maşeri vicdana halel getirmeyecek yöntemlerle sürdürülmesi şarttır."
"Terör örgütünü ve destekçilerini çok daha zor günler bekliyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son zamanlanlarda ağır darbeler alan terör örgütünü ve silahla aralarına mesafe koymayan destekçilerini her bakımdan çok daha zor günler bekliyor. Türkiye, ayağındaki bu bölücü terör prangasından kurtulma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Türkiye'de başaramadıkları ihaneti komşu ülkelerde hayata geçirmenin çabası içinde olanların heveslerini inşallah oralarda da kursaklarında bırakacağız." dedi.
Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"FETÖ'den PKK'ya ve DEAŞ'a kadar terör örgütlerinin, ihanet çetelerinin hiçbiriyle meselem şahsi değildir. Buradaki mesele ülkemizin ve milletimizin istiklali, istikbali, bekası meselesidir. Ortada şahsi bir mesele olmadığı için benim kimseyi affetmem veya cezalandırmam söz konusu olamaz. Her ne yapıyorsak milletimiz, ülkemiz için yapıyoruz. Unutulmamalıdır ki Türkiye, yaşadığı tüm badirelere rağmen hukuk devleti niteliğinden taviz vermemiş, geriye adım atmamış bir ülkedir. Dolayısıyla ne kadar ihanet içinde olurlarsa olsunlar, ne kadar alçalırlarsa alçalsınlar tüm terör örgütleriyle mücadelemizi hukuk içinde yürüttük, yürütüyoruz."
Olağanüstü halin kaldırılması konusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, olağanüstü halin kaldırılması konusu ile ilgili olarak, "Benim ülkemde devlet yıkılmaya çalışılıyor ve biz 249 şehit veriyoruz, 2 bin 193 gazimiz var. Siz bize hangi yüzle olağanüstü halin kaldırılmasını soruyorsunuz. Kalkmayacak. Ne zamana kadar? Huzura, refaha kavuştuğumuz ana kadar." ifadelerini kullandı.
"Süratle bir yenilenmeye gideceğiz"
"Şimdi hedefimiz, inşallah bu yıl sonuna kadar teşkilatlarımızda ciddi bir yenileşmeye gitmektir." diyen Erdoğan, "İnşallah bu Olağanüstü Büyük Kongreyle beraber il, ilçe, belde teşkilatlarımızda süratle bir yenilenmeye gideceğiz. Ardından 6 aylık bir yol haritasını da halkımızla inşallah paylaşacağız." şeklinde konuştu.
"AB'nin iki yüzlü tavrına daha fazla tahammül etmek zorunda değiliz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupa Birliği'nin artık ülkemizin ve milletimizin onurunu hiçe sayma noktasına gelen iki yüzlü tavrına daha fazla tahammül etmek zorunda da değiliz."diyerek, şunları kaydetti:
"Avrupa Birliği ya bize verdiği sözleri tutar, serbest dolaşımı getirir, sığınmacılar için taahhüt ettiği yardımları gönderir, fasılların açılıp kapanması önündeki engelleri kaldırır ya da herkes kendi bildiğini yapar. Bizim tercihimiz her şeye rağmen yolumuza Avrupa Birliği ile devam etmektir. Burada kararı verecek olan Avrupa Birliğidir."
"Bu kongre AK Parti için yeniden diriliş kongresidir"
Erdoğan, "Bu kongre AK Parti için bir yeniden diriliş, yeniden kuruluş kongresidir. 3. Olağanüstü Kongremizle milletimize 2001'den bu yana geçen zamanın bizi yıpratmadığını, tam tersine olgunlaştırarak daha büyük hizmetlere hazırladığını gösterme fırsatı yakaladığımıza inanıyorum. AK Parti sadece kendisine oy verenlerin değil 80 milyon vatandaşımızın tamamının partisidir." ifadelerini kullandı.

15 Temmuz şehidi Halisdemir'in babası özel misafir olarak davet edildi
15 Temmuz'un seyrini değiştiren ve darbe girişimi sırasında şehit olan Astsubay Ömer Halisdemir'in babası Hasan Hüseyin Halisdemir AK Parti kongresinde özel misafir olarak davet edildi.

15 Temmuz şehidi Halisdemir'in babası özel misafir olarak davet edildi
 
AK Parti 3. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde özel misafirler vardı. 15 Temmuz'un seyrini değiştiren ve darbe girişimi sırasında şehit olan Ömer Halisdemir'in babası HASAN Hüseyin Halisdemir kongreye özel misafir olarak davet edildi. Salonda 15 Temmuz'da şehit olan Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok'un dev posterlerinin altına "vatan size minnetar" yazıldı.
 

Başbakan Yıldırım: Özlenen an geldi
Başbakan Binali Yıldırım AK Parti 3. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde konuştu.

Başbakan Yıldırım: Özlenen an geldi
 
Başbakan Binali Yıldırım AK Parti 3. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde konuştu.
"Özlenen an geldi. Ne mutlu bizlere ki hep yanı başımızda olan bir liderle yol arkadaşlığı yaptık. Meclis başkanları, başbakanlar, bakan arkadaşlar, çok değerli milletvekilleri arkadaşlarım, partimizin bel kemiği mahalle, belde temsilciler, belediye başkanlarımız, belediye meclis üyelerimiz, siyasete zerafet ve değer katan kadın kollarımızın çok değerli mensupları, kongremize hoş geldiniz. Partimizin enerjisine enerji katan gençlik kollarımızın sevgili başkanları, teşkilatımızın mensupları sizler sayesinde AK Parti her daim genç kalacak dinamik olacak. Sizlere de hoş geldiniz diyorum."
"AK PARTİ'DE KONGRE DEMEK..."
"Teşkilatlarımızın her kademesinde görev yapmış, hakkın rahmetine kavuşmuş kardeşlerimizi de rahmetle, minnetle anıyorum. Bizim kongremiz bayramdır ama bu sefer ayrı bir bayram, şölen yaşıyoruz. Bu salonda bugün yalnızca bir kongre yapmıyoruz. Aynı zamanda değişimin lideri ile milletin partisini bir kez daha bir araya getiriyoruz. AK Parti'de kongre demek daha da güçlenmek demektir. Bu ülkeye, millete hizmet demektir."
"BÜTÜN TEŞKİLATIMA SESLENİYORUM" 
"Bu birliği oluşturan AK Partililer, değerli yol arkadaşlarım, sağolun, varolun. Mübarek 3 aylar içerisindeyiz. Ellerin semaya, dillerin duaya, gönüllerin mevlaya yöneldiği Ramazan ayı yaklaştı. Ülkemize ve tüm İslam alemine hayırlara vesile olmasını diliyorum. Buradan siz kardeşlerimize, bütün teşkilatıma sesleniyorum. Bu ayın bereketinden feyzalarak gece gündüz vatandaşlarımızla hemhal olmanızı istiyorum."
"NELER YAŞATMADILAR"
"Dünya emsali görülmemiş bir azim, kararlılık hikayesini AK Parti'de gördü. Neler yaşatmadılar. Aramıza nifak sokmak isteyenler olmadı mı? Oldu. Dönüp dolaşıp o tohumları kendi tarlalarına ektiler. Kaderin üzerinde de bir kader vardır, onlar bunu unuttular."
"BİZİM PARTİMİZDE MAKAM, MEVKİ DERDİ OLMAZ"
"İçeride ve dışarıda güçlü olmanın adalet ve kalkınma ile mümkün olacağına inanırız. Güzel ülkenin güzel insanlarına hizmet etmek bizim borcumuzdur. Bizim partimizde makam, mevki derdi olmaz. Partimiz milletin derdine derman olur. AK Partili olmak, Fatih'ten, Kanuni'den Gazi Mustafa Kemal'e varan tarih geçmişinden ilham almaktır."
"AK PARTİLİ OLMAK BU ÜLKEYE SAYISIZ DESTANLAR YAZDIRMAKTIR"
"Bizi biz yapan değerler işte bunlardır. Sayın Cumhurbaşkanım, Mehmet Akif'ten Çanakkale'yi haykırmaktır. AK Partili olmak bu ülkeye sayısız destanlar yazdırmak, 15 Temmuz destanının kahramanı olmaktır. Gelecek nesillere aktarılacak, tem millet, tek bayrak, tek vatan, tek devletin bekçisi olmaktır. Bu kutlu yürüyüşe 2001 yılında kurucu liderimizle beraber çıktık. Geçen 16 yıl içerisinde AK Partimizde farklı sorumluluklar alarak ülkemize hizmet etme şerefine layık oldum. Liderimize, yol arkadaşlarıma ve milletime şükranlarımı sunuyorum."
"MİLLETÇE ZOR BİR YIL GEÇİRDİK"
"Emin olun ki yarınımız, bugünümüzden çok daha güzel olacak. Milletçe zor bir yıl geçirdik. Ülkemiz kurtuluş savaşından bu yana ilk kez bu kadar hainin bir araya geldiği, bir dönem yaşadı ama hiç endişeniz olmasın, bizler o oyunları bozduk, bozmaya da devam edeceğiz. 65. Hükümetin 2. ayı bile dolmamışken 15 Temmuz gibi bir geceyi, işgal girişimini yaşadık. Egemenliği milletten almak için TBMM'yi bombaladılar. Cumhurbaşkanımızın millete yaptığı, 'ülkemize sahip çıkın' çağrısı ile birlikte milyonlar oldunuz, meydanlara indiniz. Kahraman Türk milleti bir kez daha 7 düvele kendini gösterdi, kim olduğunu gösterdi. Tankların altına yatan, kurşunlara göğsünü siper eden milletin elinden ay yıldızlı bayrak düşmedi, ezanlar, selalar dinmedi."
"TERÖR ÖRGÜTLERİ İLE MÜCADELE İSTİKLAL VE İSTİKBAL MÜCADELEMİZDİR"
"FETÖ, bölücü terör örgütü, DEAŞ ve tüm terör örgütleri ile mücadele bizim istiklal ve istikbal mücadelemizdir. Mücadeleyi yaparken adaletle davranmaya devam edeceğiz. Mağduriyet oluşmaması için gerekli titizliği de göstereceğiz. Buna rağmen mağdur olduğunu söyleyenlerin itirazlarını da en önemli şekilde değerlendirecek yasal düzenlemeleri de yaptık. Bütün başvuruları titizlikle değerlendirecek bu komisyon itiraz sahiplerine yargı yolunu da açmış olacak."
"KİMSE TERÖRLE YAŞAMAYA ALIŞAMAZ, ALIŞTIRILAMAZ"
"Ülkemizin önemli sorunlarının başında hala terör belası geliyor. Kimse terörle yaşamaya alışamaz, alıştırılamaz. Dünya üzerinde aynı aynda en az 3 terör örgütü ile mücadele eden başka bir ülke yoktur. Bu mücadele sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi silahların üzerine beton dökülünceye kadar devam edecektir. Mücadelemizi savunma değil, taarruz anlayışı ile sürdürüyoruz."
Terörü teröristle yok edemezsiniz. Bütün şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Biz ecdadımızdan aldığımız bu kutsal emaneti torunlarımıza aktarma mücadelesi vermekteyiz.
"TÜRKİYE'NİN BİR ANA MUHALEFETİ DE YOK"
"Partimiz her dönemde her zorlukta her şartta dimdik ayakta kaldı, kalmaya devam edecek. Bu ülke için canını vermeye hazır liderimizin siyasi yasaklı yapılmaya çalışıldığı günleri unutmadık. Kumpasları, kurulan tezgahları unutmadık. Onlar milleti unuttu. Onlar milleti küçümsedi, hafife aldı. Gerçekleri gören millet, AK Parti'ye olan desteğini, güvenini bir an olsun eksiltmedi. AK Parti gücünü milletten alır. Ana muhalefet partisi demokrasinin vazgeçilmezidir. Ülkemiz o kadar sağlam ve istikrarlı bir iktidara sahip ki bu temel unsurun eksikliğini millet hiç hissetmiyor. Onların iktidar anlayışı filan yok. Türkiye'nin bir ana muhalefeti de yok. Türk siyasetinin yaşadığı kısır çekişmelerin çözümü anayasa değişikliğidir."
"TUTTURMUŞLAR ÇATI ADAY, KAPI ADAY"
"Tutturmuşlar çatı aday, kapı aday. Siz önce temelinizi sağlamlaştırın. Temeli olmayanın çatısı da olmaz, kapısı da olmaz. Bu millet gönül kapısını da çatısını da kapısını da kapatır. Türkiye'yi bir darbe anayasasına mahkum ettiniz. Bunların tek derdi AK Parti, bizim tek derdimiz de memlekettir, millettir."
"ÜLKÜCÜ KARDEŞLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM"
"Bu değişiklik milletimizin geleceği olan gençlerimize duyduğu güvenin de bir ispatıdır. Gençliği kazanan geleceği kazanır. 18 yaşında seçilme imkanına kavuştunuz. Haklarınızı sonuna kadar takip edin. Sizin için ne yapsak azdır. Gençliği sadece vitrin çalışması olarak gören parti olmadık. O gece gençlerimiz şehit olma pahasına, bayraklarına, demokrasilerine sahip çıktılar ve böyle düşünenleri mahçup ettiler. Gerekli anayasa değişikliği çalışmalarında verdiğiniz destekten dolayı, bütün milletvekili kardeşlerimize şükranlarımızı sunuyorum. MHP Genel Başkanı'na, ülkücü kardeşlerimize teşekkür ediyorum."
EKONOMİDEKİ GELİŞMELER 
"Bir yıl içerisinde Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, İstanbul-Bursa karayolu, 15 Temmuz İstiklal tünelini yaptık. 15 Temmuz sonrası Türk ekonomisi çökecek diyenlere inat, yüzde 2.9 oranında büyümesini gerçekleştirdik. Gerekli tedbirleri hızlıca aldık. İstihdam seferberliği ilan ettik. Bu seferberlikle beraber 1 milyon üzerinde vatandaşımıza bugüne kadar iş, aş ilan ettik. Bundan sonra da kararlılıkla devam edeceğiz. Şehir hastanelerini hizmete almaya başladık. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde istihdam, üretim ve ihracata hız vermek üzere 'cazibe merkezleri' projesini başlattık. Refah açığını kapatmış olacağız. Yerlileştirme ve millileştirme oranının artırılması için yeni projeleri hayata geçiriyoruz. Kendi silahımızı, tankımızı, topumuzu yapıyoruz."
"BAŞBAKANLIK MAKAMINI KALDIRDIK"
"Terörü Türkiye gündeminden çıkarmakta kararlıyız. İşsizliği daha da azaltmak için daha çok yatırım, üretim, ticaret stratejimizi sürdüreceğiz. Bürokrasiyi azaltmak için gereken tedbirleri alacağız. Demokratik ve ekonomik reformlara hız kesmeden devam edeceğiz. İşte bunun ilk adımını attık, başbakanlık makamını kaldırdık. 16 Nisan halk oylaması ile milletimiz anayasa değişikliğini kabul etti. 'Kazanan Türkiye' dedi. Hem 'Hayır' diyen hem 'Evet' diyen vatandaşlarımız için adımları atıyoruz, atmaya da devam edeceğiz. Uyum yasalarını da süratle tamamlayacağız. Diğer partilerin de katkısını arayacağız."
"BİZ BÖYLE BİR DAVA ADAMININ YOL ARKADAŞIYIZ"
Hiçir dava adamı yoktur ki kendisine 'muhtar bile olamaz' denirken, ülkenin kaderini değiştirecek reformlara, projelere imza atsın. Biz böyle bir dava adamının yol arkadaşıyız. Recep Tayyip Erdoğan'ın yol arkadaşıyız. Gençler, AK Partililer ne diyor: Her şey Türkiye için.
"MİLLETİN ADAMI RECEP TAYYİP ERDOĞAN İLE YÜRÜMEYE VAR MISINIZ?"
"Milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan ile yürümeye var mısınız? Türkiye 2023 hedeflerine kararlılıkla yürüyor. Hiçbir güç 2023, 2053 hedeflerimizin hayata geçirilmesine engel olamayacak. Sizin emeğinizle AK Parti bugünlere geldi. Her türlü övgüyü sizler, gençler, kadın kolları, ana kademede görev alan bütün arkadaşlarım, bu övgüyü ziyadesiyle hakediyor."
Adam gibi adam Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere geçmiş cumhurbaşkanımıza, meclis başkanlarımıza, başbakanlarımıza, milletvekillerimize, kurucularıma, yol arkadaşlarımıza, kadın kollarımıza, gençlik teşkilatımıza yaptıkları hizmetlerden dolayı ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Şükranlarımı sunuyorum. Bu bir başlangıçtır demişti, ben de diyorum ki 3. Olağanüstü Kongremiz de bir besmeledir. AK Parti Genel Başkanlığı görevini sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a devretmenin gururunu yaşıyorum, hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.
Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti 3. Olağanüstü Kongresi öncesinde, salon dışındaki vatandaşlara şöyle seslenmişti:
"Hasretin vuslata dönüştüğü anı yaşıyoruz. Hoş geldiniz sayın genel başkanım. Hoş geldiniz sayın liderim. Hepinize sevgi, saygı muhabbetlerimi sunuyorum."
 
.
 

AK Parti’de yeni MKYK listesi belli oldu
AK Parti 3. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde yeni MKYK listesi açıklandı.

son dakika.jpg
 
AK Parti 3. Olağanüstü Büyük Kongresi Ankara Spor Salonu'nda yapılıyor.
Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) listesinde yer alan isimler de belli oldu.
 
MKYK’da şu isimler yer aldı: 
 
Binali Yıldırım
Abdülhamit Gül
Ahmet Sorgun
Ali Aydınlıoğlu
Asuman Erdoğan
Bekir Bozdağ
Berat Albayrak
Burhan Kuzu
Bülent Karakuş
Cahit Özkan
Cevdet Yılmaz
Çiğdem Karaaslan
Efkan Ala
Erol Kaya
Ethem Sancak
Fatih Şahin
Fevzi Şanverdi
Hacı Ahmet Özdemir
Hamza Dağ
Harun Karacan
H. Kübra Öztürk
Hayati Yazıcı
İbrahim Halil Yıldız
İsa Sinan Göktaş
İ. Emrah Karayel
Jülide Sarıeroğlu
Mahir Ünal
Markar Esayan
Mehmet Emin Yılmaz
Mehmet Mehdi Eker
Mehmet Muş
Murat Baybatur
Mustafa Ataş
Mustafa Köse
Mustafa Savaş
Mustafa Şentop
Mustafa Yel
Nurettin Canikli
Öznur Çalık
Ravza Kavakçı Kan
Recep Uncuoğlu
Rumeysa Kadak
Süleyman Soylu
Tamer Dağlı
Vedat Demiröz
Yasemin Atasever
Zeki Aygün
Zelkif Kazdal
Zeyid Aslan
Zeynep Alkış

Cumhurbaşkanı Erdoğan Külliye'de gençlerle buluştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Mayıs programında gençlere seslendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Külliye'de gençlerle buluştu
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe'de 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla gençleri ağırladı.
 
ÜLKEYİ ÇOLUK ÇOCUĞA MI BIRAKACAKSINIZ DEDİLER
Gençlere seslenen Erdoğan, "Seçilme yaşını 18'e indirdik. Birileri ülkeyi çoluk çocuğa mı bırakacaksınız dediler." dedi.
ARTIK DEVRİMLERİ GENÇLER YAPACAK
Siyasetçilere düşenin gençlere ufak vermek olduğu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu milletin tarihi o çoluk çocuk dediklerinizin bir çağı kapatıp, bir çağı açmasıyla doludur dedik. Biz siyasetçilere düşen gençliğine ufuk vermektir. Siz gençliğinize ufuk verirseniz, o gençlik çok daha büyük davaların sahibi olur. Bundan sonrası size aittir. Ona göre. Artık reformları, devrimleri siz yapacaksınız."
 ifadelerini kullandı.
SİZLERE BAKTIĞIMDA KENDİ GENÇLİĞİM AKLIMA GELİYOR
Gençlerimizin enerjisi, dinamizmi ve geleceğe umutla bakan o gözleri bana daima mutluluk vermiş, motivasyon kaynağı olmuştur. Sizlere baktığımda özellikle kendi gençliğimiz aklıma geliyor. Bu yaşlarda iken tüm benliğimizi kaplayan, heyecanımızla hayata nasıl baktığımızı, dünyayı nasıl avucumuzun içinde hissettiğimizi hatırlıyorum.
 
GENÇLERİMİZDEN UMUTLUYUM
İdeallerimiz olmasaydı herhalde bugünlere gelemezdik. Gençlik döneminde yapılan hiçbir şey boşa gitmez. Olumlu ya da olumsuz. Bunun meyvelerini mutlaka ileride toplarsınız. Bazı çevrelerin yeni nesille ilgili karamsar düşünceler taşıdıklarını görüyorum. Ben ise tam tersine gençlerimizden, yeni nesillerden ümitliyim.
 
TARİH KİTAPLARINDA MÜFREDATIMIZI YENİDEN DÜZENLEYECEĞİZ
Bir ülkeyi ve milleti yenmenin en kestirme yolu tarihiyle olan ilişiğini kesmekten geçer. Bunu bize yaptılar mı, bağlarımızı kopardılar mı, kopardılar. Bize öyle bir tarih okuttular ki, bizim okuduğumuz kitaplarda biz hep mağlubiyetlerle, ilkelliklerle, garip garip şeylerle adeta geçmişi olan bir tarih okuduk. Bizim tarihimiz böyle değil. Anlı şanlı tarihimizi bize okutmadılar. Ama şimdi özellikle bunun üzerinde ısrarla duruyorum. Müfredatımızı ona göre düzenleyeceğiz, anlı şanlı tarihimiz kitaplarımıza bu şekilde geçeceğiz.
 
BİRİLERİ SAMSUN'DAN ÇIKIP İZMİR'E DÖKMEKTEN BAHSEDİYORDU, NE OLDU?
Gazi Mustafa Kemal 38 yaşında genç bir yaşta mücadeleyi başlattık. Mustafa Kemal Samsun'dan çıkıyordu. Birileri de Samsun'dan çıkıp İzmir'e dökmekten bahsediyor. Ne oldu? Millet dersini verdi. Adamı Samsun'a bile sokmazlar. İstiklal mücadelesi için Samsun'a çıkmak başka bir şey ama bugünkü işgale yeltenenlere karşı o istiklal mücadelesini sürdürmek için oradan çıkmak başka bir şey."
Kullanılan Kaynak Ensonhaber.com

Hükümetten Galatasaray'a uyarı!
Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç, Arif Erdem ve Hakan Şükür'ün Galatasaray Kulübünden ihraç edilmemesine ilişkin, 'Ülkemize, devletimize ihanet edenlerin ülkemizin köklü kurumları ve kulüplerinde işi yoktur.' dedi.

 
Gençlik ve Spor BakanıAkif Çağatay Kılıç, Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması'yla (FETÖ/PDY) olan ilişkileri nedeniyle disipline sevk edilen isimlerden Arif Erdem ve Hakan Şükür'ün Galatasaray Kulübü'nden ihraç edilmemesiyle ilgili, "Alınan karar konusunda Galatasaray Yönetim Kurulu ivedi şekilde bir düzeltmeye gitmelidir. Çünkü ülkemize, devletimize ihanet edenlerin ülkemizin köklü kurumları ve kulüplerinde işi yoktur." dedi.
Bakan Kılıç, gazetecilere yaptığı açıklamada, bugün programlarını yaparken Galatasaray Kulübü'nün olağan mali genel kurulunda alınan kararı öğrendiklerini söyledi.
Yönetim kurulunun daha önce almış olduğu ihraç kararı bulunduğunu dile getiren Kılıç, "Bugün Galatasaray Genel Kurulu'nda yapılan oylamada Türkiye Cumhuriyeti'nden firar etmiş, hakkında terör örgütü üyeliğinden yakalama kararı olan, mal varlığına el konulmuş, aynı zamanda 15 Temmuz gecesi bu ülkeye ihanet eden terör örgütünün başı ile yakın ilişkilerinin aşikar olduğu, bunları saklamayan, gizlemeyen, ifşa eden, açıkça dile getiren kişileri, 15 Temmuz gecesinde bu ülkeye yaşatılan acıların neler olduğunu hepimiz biliyoruz." ifadesini kullandı.
Galatasaray Genel Kurulu'nda bir kısım üyelerin, bu kişilerin ihracıyla ilgili verdiği "hayır" oyunun ne Galatasaray camiası ne Türkiye ne de 15 Temmuz gecesi şehit olanların ailelerine ve gazilere açıklanabileceğini vurgulayan Kılıç, "Galatasaray Yönetim Kurulu ivedi şekilde genel kurulda alınan bu kararı düzeltmelidir. Alınan karar konusunda Galatasaray Yönetim Kurulu ivedi şekilde bir düzeltmeye gitmelidir. Çünkü ülkemize, devletimize ihanet edenlerin ülkemizin köklü kurumları ve kulüplerinde işi yoktur." diye konuştu.


1915 Çanakkale Köprüsü'nün temeli için ilk harç atıldı
2023'te açılması planlanan ''1915 Çanakkale Köprüsü''nün temeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın katıldığı törenle atıldı.

 
"Dünyanın en uzun aralıklı köprüsü" olma unvanını alacak ''Çanakkale 1915 Köprüsü''nün temeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın katıldığı törenle atıldı.
Anadolu yakasındaki Lapseki'nin Şekerkaya ile Avrupa tarafındaki Gelibolu'nun Sütlüce mevkisi arasına yapılacak köprü, Çanakkale Boğazı'nın ilk, Marmara Bölgesi'nin de 5. asma köprüsü olarak hizmet verecek.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yılı olan 2023'te açılması planlanan Çanakkale 1915 Köprüsü, tamamlandığında "dünyanın en uzun aralıklı köprüsü" olacak.
Trakya'dan Ege ve Akdeniz'e uzanan ulaşım hattında Çanakkale'yi Marmara Bölgesi'nde çok önemli konuma taşıyacak köprü, 10 milyar liranın üzerinde yatırımla hayata geçirilecek.
İki yakanın birbirine, kenar açıklıklarıyla kendisinin toplam uzaklığı 3 bin 860 metre ve viyadükleriyle 5 kilometre üzerinde olacak köprünün iki ayak arasındaki açıklığının ise Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023'ü taçlandırmak için 2 bin 23 metre olarak belirlendi. 
Temeline 'tarih tüpü' yerleştirildi
Öte yandan, Çanakkale 1915 Köprüsü, inşaat bilgilerini içeren "tarih tüpü" ile ölümsüzleştiriliyor.
18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 102. yıldönümünde düzenlenen törende, "tarih tüpü", Başbakan Yıldırım tarafından köprünün temeline bırakıldı.
Yapı Merkezi Holding AŞ Kurumsal İletişim Koordinatörü Oğuz Ayırga, 2 bin 23 metre ayak açıklığıyla dünyanın en uzunu olacak 1915 Çanakkale Köprüsü için dünya barışına dikkati çekmek amacıyla tarih tüpü hazırlattıklarını söyledi.
Söz konusu uygulamanın, Yapı Merkezi Kurucuları Ersin Arıoğlu ve Köksal Anadol tarafından gelenek haline getirildiğini kaydeden Ayırga, "Tarih tüpü, 1915 Çanakkale Köprüsü'nün koordinatlarını belirleyen nirengi noktası temeline atılacak. Tarih tüpünün böyle büyük projelerin temeline atılmasının amacı, yıllar sonra bölgede kazı yapacak arkeologlar tarafından eserlerin bilgilerine ulaşılmasını sağlamak." diye konuştu.
Başbakan Yıldırım'ın konuşması
Başbakan Binali Yıldırım, 1915 Çanakkale Köprüsü ile geleceğin temelini attıklarını belirterek, "1950'de Kore Savaşı'nda dostluğumuzun temelini attık. Bugün de Türkiye'nin, Kore'nin geleceğinin, kalkınmasının, refahının, iki ülkenin dostluğunun temelini Cumhuriyetin 100. yılına doğru daha sağlam bir şekilde atıyoruz." dedi.
1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale otoyolu temel atma töreni̇ için Lapseki ilçesi Şekerkaya mevkisinde tören düzenlendi.
18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deni̇z Zaferi̇'ni̇n 102. yılı dolayısıyla Çanakkale 18 Mart Stadyumu'nda düzenlenen törene katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, buradan Lapseki'deki tören alanına telekonferans sistemi ile bağlandı.
Lapseki'de bulunan Başbakan Binali Yıldırım'a seslenen Erdoğan, projede emeği geçenlere, Koreli ve Türk firmalara teşekkür ederek, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale otoyolu temel atma töreninin hayırlı olmasını diledi.
Başbakan Yıldırım da Çanakkale'de tarihi bir gün yaşandığını belirterek, "(Çanakkale geçilmez) dedirten ecdadımızdan aldığımız güçle Çanakkale'yi Cumhuriyetimizin 100. yılına taşıyacak o büyük eserin, 1915 Çanakkale Köprüsü'nün temelini sizlerin huzurlarında atıyoruz. Ülkemize, Çanakkale'ye, milletimize hayırlı olsun." diye konuştu.
Törene eşi Semiha Yıldırım'la katılan Başbakan Yıldırım, 1915 Çanakkale Köprüsü için dünya barışına dikkati çekmek amacıyla hazırlanan tarih tüpünün sunulmasının ardından şunları söyledi:
"Tüp temele bırakılacak. Bu köprünün kanıtı olarak bu tarihi ana şahitlik ettiniz, şahit misiniz? Türkiye'nin geleceğine 16 Nisan'da karar vermeye hazır mısınız? Geleceğin temelini atıyoruz. Türkiye'nin temelini atıyoruz. 1950'de Kore ile Türkiye'nin, Kore Savaşı'nda dostluğumuzun temelini attık. Bugün de Türkiye'nin, Kore'nin geleceğinin, kalkınmasının, refahının, iki ülkenin dostluğunun temelini Cumhuriyetin 100. yılına doğru daha sağlam bir şekilde atıyoruz. Kore ile Türkiye ortak yapımı 1915 Çanakkale Köprüsü'yle bu dostluğu daha da güçlendiriyoruz. Hayırlı uğurlu olsun."
Başbakan Yıldırım'ın da içine not bıraktığı tüp, yüklenici firma çalışanlarınca 1915 Çanakkale Köprüsü'nün koordinatlarını belirleyen nirengi noktası temeline atıldı.


Erdoğan talimat verdi! İstanbul, Rotterdam kardeşliği bitiyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Rotterdam Belediye Başkanı, İstanbul'la da kardeş şehirlermiş. Dün akşam Başbakanımıza söyledim, 'Hemen İstanbul Belediye Başkanımıza söyleyelim, tek taraflı olarak bunlarla o kardeşlik akdini bozsun. Zira bizim bu tür insanlarla kardeş şehir olmamız mümkün değil" dedi.

Erdoğan talimat verdi! İstanbul, Rotterdam kardeşliği bitiyor
 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Afyonkarahisar'da toplu açılış töreninde konuştu.
Erdoğan, İsviçre'nin Blick gazetesinin "Erdoğan'ın diktatörlüğüne hayır oyu kullanın" manşetini hatırlatarak, "Bir taraftan da mutluyum ha. Niye? Çünkü gazeteler başlıklarını Türkçe atıyor. Diktatör Erdoğan'a hayır. Ya bunun benim şahsımla alakası yok ki, Türkiye'de bu bir sistem oylaması. Tayyip ile ne alakası var, burada bir sistem değişikliği yapılacak" diye konuştu.
Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:
Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 65'lik bir oy oranıyla bu kardeşinize verdiğiniz desteği unutamam. Her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. 15 Temmuz gecesi yanımızda dimdik durdunuz. Sizlere şükranlarımı sunuyorum.
Afyon, kadınıyla erkeğiyle dimdik ayakta durdu. Terör örgütlerine karşı, içeride ve dışarıda yürüttüğümüz mücadelede bizi desteklediğiniz için size teşekkür ediyorum. Afyon, son bir buçuk yılda yurt içinde ve yurt dışında terörle mücadelede tam 23 şehit verdi. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimize şifalar diliyorum. Bu tablo, 1922 yılında Büyük Taarruz'a ev sahipliği yapmış Afyonkarahisar'ın... (Şehitler ölmez, vatan bölünmez sesleri) Afyon'un istiklal ve istikbal mücadelemizde hala en ön saflarda olduğunu zaten ispatladınız, ispatlıyorsunuz. Biz sadece ve sadece rabbimizin huzurunda rükuda ve secdede eğiliriz. Başkası asla. Bu topraklar kanla yoğrula yoğrula bizim vatanımız olmuştur. Milletimiz tarih boyunca emek vermediği, canını feda etmeyi göze almadığı, bedelini ödemediği hiçbir şeye sahip olmamıştır. Teröristlere karşı şehit vererek bedel ödüyoruz. Avrupa'da vatandaşlarıma atlarıyla, itleriyle saldıranlara karşı bedel ödüyoruz. Bugün Hollanda'da seçim var, atların, itlerin sahiplerinin ne yapılacağı ortaya çıkacak.
TALİMAT VERDİM "KARDEŞ ŞEHİR" ANLAŞMASI BİTİYOR
Bunlar, Srebrenitsa katliamında 8 bin Bosnalıyı katledenlerdir. Bunların biz cibilliyetini biliriz. Bunlar ne yazık ki hala medeni olamamışlar. Modern olamamışlar. O akşam da düşünün, Türkiye'nin bakanı, hem de bir bayan bakanı oraya geliyor. Nereye geliyor? Kendi konsolosluğuna. Ve kendi konsolosluğuna gelerek vatandaşlarıyla buluşacak. Bunun herhangi bir izne tabi olması söz konusu değil. Hayır kampanyası yapmak üzere Almanya'ya, Hollanda'ya, İsviçre'ye gelen PKK terör örgütünün temsilcilerine, onların yandaşlarına ve onlarla beraber hareket eden Türkiye'deki Barolar Birliği Başkanı'na, onlara müsade ediyorsunuz. Peki Türkiye'nin bakanına niçin kapıları kapatıyorsunuz? Ve Rotterdam'ın belediye başkanı, İstanbul ile kardeş şehirlermiş. Dedim hemen İstanbul Belediye Başkanımıza söyleyelim, bunlarla kardeşlik akdini bozsun. Bizim bu tür insanlarla kardeş şehir olmamız mümkün değil.
"BAŞLIKLARI TÜRKÇE ATIYORLAR"
Türk milleti, hiçbir beledi boş yere ödemez. Bu fedakarlıkların elbet bir karşılığı olacaktır. 16 Nisan halk oylaması için adeta tüm Avrupa hayır seferberliğine çıktı. Gazeteleri Türkçe hayır manşetleriyle çıkıyor. Fakat, bir taraftan da mutluyum ha. Niye? Çünkü gazeteler başlıklarını Türkçe atıyor. Diktatör Erdoğan'a hayır. Ya bunun benim şahsımla alakası yok ki, Türkiye'de bu bir sistem oylaması. Tayyip ile ne alakası var, burada bir sistem değişikliği yapılacak. Bunun neticesinde yarın yapılacak başkanlık seçimine kim öle, kim kala. Bunların demokrasi anlayışları bu. Yaklaşım tarzları ne yazık ki bu. Tüm dergilerinin kapaklarında bu konu var.
"VUR EMRİ VERMİŞLER"
Televizyonlarında gece-gündüz bu konu tartışılıyor. Sokaklarında ülkemize ve milletimize hakaretler içeren kıyafetlerle hayır karnavalları düzenleniyor. Hilal ile ay yıldız arasında beni karikatürize etmişler, altında da bakıyorsunuz ne yazık ki Türkiye'den bazı gazeteler. Bakıyorsunuz bölücü terör örgütünün yayın organları, bakıyorsunuz solu destekleyenler... Bakıyorsunuz FETÖ'nün yayın organları... Dikkat ederseniz hayır diyen herkese kapılar açık. Evet derseniz karşınızda polisiyle, atıyla, itiyle insanlık dışı bir duvar buluyorsunuz. Hanım bakanımız gelecek diye OHAL ilan ediyorlar. Türkiye'de darbe teşebbüsünün ardından Bakanlar Kurulu kararıyla OHAL ilan ediyoruz, Batılılar diyor ki "Bu OHAL ne kadar sürecek?" Size ne? Siz bir saatte OHAL ediyorsunuz, hanım bakanımızı konsolosluğumuza sokmamak için. Oradaki vatandaşlarımızın toplantı, gösteri hürriyetini engellemek için. Sonradan öğreniyoruz ki polislerine "Vur" emri bile vermişler. Ya karşınızda hepi topu bir kadın bakan, birkaç da koruma görevlisi var. Bunların elinde de silah yok. Bunun için OHAL ilan edilir mi? Biz Avrupalılara yılardır teröristlerin listesini veriyoruz. Sadece Almanya'ya verdiğim terörist listesi 4 bin 500.
"54 YILA RAĞMEN VAZGEÇMEDİK"
Bunlara orada yardım ediyorlar, geçinmeleri için ellerinden geleni yapıyorlar. Buna karşılık bir bakanımızın konsolosluk ziyareti sırasında böylesine anlaşılmaz bir tavır içine giriyorlar. Bunların karın ağrılarını biliyoruz. Bunlar, "hasta adam" dedikleri Osmanlı'nın Çanakkale'de yedi düvene nasıl kök söktürdüklerini biliyor. Nasıl yeni bir dirilişle ortaya çıktığını gayet biliyorlar. Ülkemizde bazıları hala meselenin ne olduğunu kavrayamamış olabilir. Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşması onları öyle endişelendiriyorlar ki, medeniyet değerlerini ayaklar altına almaktan çekinmiyorlar. Türkiye'nin bu büyük reformundan sonra, 15 Temmuz'da hayata geçiremedikleri heveslerine ebediyen veda edeceklerinin farkındalar. Oysa biz, onlarla birlikte geleceğe yürümek istiyoruz. Bizim Almanya'ya, Hollanda'ya, Belçika'ya bir düşmanlığımız yok. Biz, AB'ye üyelik için ilk başvuran ülkelerden biriyiz. 54 yıl bizi kapılarında bekletmelerine rağmen vazgeçmedik. Herhangi bir olumsuz düşüncemiz olmadığını gösterdik. Kıtayla ilgisi olmayan her ülkeye vize serbestisi sağladıkları halde, Türkiye'ye kapıları açmak yerine kapatmaya çalışmaları kendilerinin ayıbı. Mülteci sorununda Türkiye'yi ortada bırakmak Avrupa'nın kendi ayıbıdır. Biz tüm bunlara rağmen iyi niyetimizi koruduk. Buna rağmen bize alenen husumet göstermeye, alanen saldırmaya başladılar. Avrupa kendi korkuları içinde boğulma yolunda gidiyor. Türk korkusu, İslam korkusu aldı başını gidiyor.
"FAŞİZMİN RUHU AVRUPA SOKAKLARINDA"
Hayata tutunmak uğruna kendilerine sığınan mültecilerden bile korkuyorlar. Kendilerinden olmayan her şeye düşman kesiliyorlar. Geçmişte bunlar Yahudilere de böyle davranmadılar mı? Boşnakların katledilmesine Sırp oldukları için katledilmesine göz yumdular. Katledilen hiçbir topluma sahip çıkmadılar. Kendi içlerinde katolik-protestan diye öldürdükleri var. Avrupa Birliği'ni kurarak dünya için yeni bir sayfa açtıklarını öne sürüyorlardı. Onun da içini boşalttılar. İşte İngiltere, Avrupa Birliği'nden ayrılıyor mu? BRexit denen olayla yaptı referandumunu, ayrılma kararını verdi. Faşizmin ruhu Avrupa sokaklarında kol geziyor.
"18 MADDEYİ OKUMA ZAHMETİNE BİLE KATLANMAMIŞ"
Biz, Türkiye olarak Avrupa ülkelerindeki ırkçılığa karşı demokrasiyi, insan haklarını, hukuku savunmaya devam edeceğiz. Avrupa ülkelerinin bu değerlere bizden daha fazla ihtiyaç duyduğu bir döneme giriyoruz. Temennim şudur; bugün Hollanda'da yapılan seçimlerde de inşallah, ekranları başında bizi izleyen vatandaşlarıma da sesleniyorum. Sakın bu ırkçı partiye veya partilere oy vermeyin. Bizim bakanımızı oraya sokmayan zihniyete sakın oy vermeyin. Türkiye'yi seven partilerle hareket edin. Değerli kardeşlerim, Türkiye geçtiğimiz 14 yılda üç kat büyüyerek bir anlamda kozasını yırtmış, yeni ufuklara kanat açmaya hazır hale gelmiştir. Eski yönetim modelimizle, yeni hedeflerimize ulaşamayacağımızı yaşanan her hadise bize göstermiştir. Şu örnek bile değişim için yeterlidir; Türkiye 1991 yılından beri anayasa değişikliğiyle getirmeye çalıştığımız yönetim modeliyle buralara gelseydi iki kat daha fazla büyümüş olacaktı. İki kat daha fazla zengin olacaktık. Kişi başına düşen gelir 11 bin dolara çıktı, 22 bin dolar olacaktı. Böyle Türkiye'yi bunlar ister mi? Tabii ki çıldırıyorlar. Birilerinin istemediği kesin, bunun için de güven ve istikrar ortamının garantisi olacak cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini engellemeye çalışıyorlar. Avrupalıları anladık da, bizim ana muhalefet partisine ne oluyor? Anayasa değişikliğiyle alakası olmayan hususları sanki öyleymiş gibi anlatıyorlar, Türkiye düşmanlarının değirmenlerine su taşıyorlar. Halbuki milletimizin oylayacağı anayasa değişikliği topu topu 18 madde. Ana muhalefetin başındaki zat, bu 18 maddeyi okuma zahmetine bile katlanmamış. Bak ne diyor; cumhurbaşkanı başka, başbakan başka partiden olursa kavga çıkar.
 
 
 


Mustafa Destici: Bunu savaş halindeki ülkeler yapar
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Hollanda'nın bakanlara uyguladığı engellere ilişkin, ''Bunları ancak savaş halindeki ülkeler birbirlerine yapar.'' dedi. 

Mustafa Destici: Bunu savaş halindeki ülkeler yapar
 
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Hollanda'nın bakanlara uyguladığı engellere ilişkin, "Dışişleri Bakanımızın uçuşuna izin verilmemesi, orada bulunan bakan hanımefendinin Türkiye Konsolosluğuna girmesine, gitmesine müsaade edilmemesi gerçekten Avrupa'da hatta dünyada eşi benzeri çok nadir olan, ancak ve ancak savaş halindeki ülkelerin birbirlerine yapabileceği bir uygulamadır diye düşünüyorum. Bugün yaşananları anlamakta, izah etmekte güçlük geçiyorum." dedi.
Destici, A Haber televizyonuna telefonla bağlanarak, Hollanda'nın bakanlara uyguladığı engellere ilişkin açıklamalarda bulundu. Hollanda'nın akıl dışı, siyasi teamüllere aykırı tavrını kınadığını belirten Destici, krizin kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti.
Hükümetin, Hollanda tutumuna karşı attığı adımları da desteklediklerini vurgulayan Destici, referandum sürecinden önce siyasetçilerin rahatlıkla gidip geldiğini, referandum sürecinden sonra böyle uygulamaların başladığını ifade etti.
Destici, Almanya'nın, Hollanda'nın, Belçika'nın, PKK başta başta olmak üzere bütün terör örgütlerinin unsurlarına kucak açtığını, faaliyetlere izin verdiğini dile getirdi.
 
 


Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Hollanda'ya sert yanıt!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun uçağının iniş izninin Hollanda tarafından iptal edilmesiyle ilgili "Hollanda, sen Dışişleri Bakanımızın uçağını kaldırma. Bakalım bundan sonra senin uçakların buraya nasıl gelecek? Diplomatik uçuşları kastediyorum. Hollanda, bir sıçrarsın iki sıçrarsın ama bilesin ki oradaki benim vatandaşlarım sizin tezgahınızı bozacaklar" dedi."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Hollanda'ya sert yanıt!
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Bağcılar'da toplu açılış töreninde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun uçağının iniş iznini iptal eden Hollanda'ya sert sözlerle tepki gösterdi.
"Hollanda, bir sıçrarsın, iki sıçrarsın ama bilesin ki oradaki benim vatandaşlarım sizin tezgahınızı bozacaklar 16 Nisan'da" diyen Erdoğan, "İstediğiniz kadar baskı yapın, istediğiniz kadar teröristleri ülkenizde besleyin, büyütün, bunların hepsi size ters olarak dönecek ve bunlara yönelik şüphesiz ki 16 Nisan'dan sonra bizler uygulamalarımızı başlatacağız. Bizler sabırlıyız" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı'nın hedefinde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da vardı.
Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
"15 Temmuz gecesi tüm Türkiye bir hilal uğruna toprağa düşmeye hazır birer askerdi. Karşılarında ise FETÖ ihanet çetesinin teröristleri vardı. Bu ülkede vatanları için, bayrağı için, ezanı için, özgürlükleri için güneş gibi batmaya hazır 80 milyon yürek olduğu müddetçe kimse bize yan bakamaz, kimse bize diz çöktüremez.
"HOLLANDA BİR SIÇRARSIN, İKİ SIÇRARSIN AMA..."
Bugün Dışişleri Bakanımız Hollanda'da vatandaşlarımızla buluşma programına gidecekken kendisine 'uçuşa yasak' haberi geldi. Düşünün, Türkiye'nin Dışişleri Bakanı vatandaşlarıyla buluşmak için Hollanda'ya gidecek, Hollanda 'uçuşa yasak' notasını geçiyor. Hollanda, bir sıçrarsın, iki sıçrarsın ama bilesin ki oradaki benim vatandaşlarım sizin tezgahınızı bozacaklar 16 Nisan'da. İstediğiniz kadar baskı yapın, istediğiniz kadar teröristleri ülkenizde besleyin, büyütün, bunların hepsi size ters olarak dönecek ve bunlara yönelik şüphesiz ki 16 Nisan'dan sonra bizler uygulamalarımızı başlatacağız. Bizler sabırlıyız.
"BUNLAR NAZİ KALINTISI, FAŞİST"
İşte şu anda Bağcıların insanları, buradan Hollanda'ya notasını veriyor. Sen istediğin kadar Dışişleri Bakanımızın uçağını kaldırma, bundan sonra senin uçakların bakalım Türkiye'ye nasıl gelecek? Tabi burada ben diplomasiyi konuşuyorum, yoksa vatandaşların seyahatini değil, o ayrı bir konu ve bunların değerlendirmesini ona göre yapacağız. Bunlar ne siyaset biliyor, ne uluslararası diplomasi nedir bunu biliyor. Bunlar bu kadar ürkek, bu kadar korkak. Bunlar Nazi kalıntısı, bunlar faşist. Bunu böyle biliniz.
"SEN KANDİL'İN BAŞINDAKİLERLE BERABERSİN"
Ana muhalefetin başındaki zat da davet yapıyor. Ya senle biz neyi konuşacağız ki? Sen Kandil'in başındakilerle berabersin. Bizim Kandil'in başındaki teröristlerle konuşacak hiçbir şeyimiz yok. 'Hayır' ne demektir diye sorarsanız size tek cümleyle cevap vereyim. Hayır, bu ülkede terörü ikame etmeye çalışan PKK'lı bölücü terör örgütünün yandaşlarına destektir, o kadar. Kim ne derse desin.
"MİLLETİMİZİN ÖNÜNDE İKİ YOL VAR"
Anayasa değişikliği halk oylamasında milletimizin önünde iki yol var. Ya bugüne kadar yaşadığımız krizlerin en önemli sebebi olan mevcut yönetim sistemiyle devam edeceğiz ya da istikrarın, güvenin teminatı olacak yeni yönetim sistemini hayata geçireceğiz."

Bahçeli'den MHP teşkilatına Hollanda emri
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, teşkilatlarına protestolara katılma emri verdi.

Bahçeli'den MHP teşkilatına Hollanda emri
 
MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin Avrupa Türk Konfederasyonu Genel Başkanı Cemal Çetin ile yaptığı görüşme sonrası, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun Hollanda'da ineceği havaalanında oturma eylemi yapma kararı aldı.
MHP Basın Birimi'nden yapılan açıklamada, "Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, Avrupa Türk Konfederasyonu Genel Başkanı Cemal Çetin ile yaptığı görüşme sonrasında, Dışişleri Bakanımız Hollanda'da hangi havalananına inmeyi planlıyorlarsa oradaki konfederasyonumuz ve konfederasyonumuza bağlı federasyonlarımız, Hollanda yasalarına uygun olan protesto tavrı olarak oturma eylemi yapma kararı almışlardır" denildi.
KABUL EDİLEMEZ
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Hollanda ile yaşanan kriz hakkında açıklamalarda bulundu.
Habertürk TV'ye bağlanan Yalçın şu ifadeleri kullandı;
"Sıradan hadiseler değil bunlar. Cumhuriyet hükümetlerinin bakanlarını Avrupa ilkesinde kendi vatandaşlarıyla alakalı olarak engellemenin dünya tarihinde eşi ve benzeri nadiren görülmüştür. Demokrasinin beşiği olduğunu iddia eden bir ülkede bu tip uygulamaları görmek fevkalede üzücü ve kabul edilemez bir hadise."
'OTURMA EYLEMİ BAŞLATILDI'
"MHP Avrupa'daki konfederasyonlarını uyardı. Avrupa Türk Konfederasyonu Başkanı'na talimat gereğiyle, Dışişleri Bakanlığı'nın inmesi gereken havaalanında oturma eylemi başlattı. Bu bir destektir, demokratik taleptir. Dava arkadaşlarımız Hollanda'nın kanunlarına uygun şekilde protestolarını ortaya koyacaklar."
"PARTİ OLARAK TAVRIMIZ NETTİR"
"Ancak Avrupa'da böyle bir tavrın ortaya çıkmış olmasını hayretle karşılıyoruz. Avrupa bunu yapmamalıydı Irkçı söylemlerle eski Nazi dünyasının söylemleriyle, nasyonal sosyalizmin terminalojisiyle kendi ülkelerinde seçim kazanmak peşindeler. Modern dünyada bunu hiç kimseye anlatamazsınız. Bu noktada parti olarak tavrımız nettir."
"BU ZİHNİYETİN SON BULMASI LAZIM"
"Demokrasiden ve insanların özgürlüklerinden bahsedeceksek Avrupa medeniyeti iflas etmenin eşiğinden kurtulup gerçek dünyaya dönmek zorundadır. Rotterdam'daki olaylar arttığı halde korktuğumuz şeylerin canlanması haline gelir ki bunu söylemekten korkuyoruz. Bu zihniyetin son bulması lazım."


Hollanda'yı titreten Bakan Kaya İstanbul'a geldi
Hollanda'dan Almanya'ya sınır dışı edilen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Köln-Bonn Havaalanı'ndan kalkan özel uçakla İstanbul'a döndü.

HOLLANDAYI TİTRETEN BAKAN, TÜRKİYEYE DÖNDÜ

Hollanda'dan sınır dışı edilen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Türkiye'ye döndü.
ALMANYA'DAN AYRILDI
Bakan Kaya, bazı programlara katılmak için Berlin'de bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç'a tahsis edilen özel uçakla Almanya'daki Köln-Bonn havaalanından İstanbul'a hareket etti. Bakan Kaya'nın havaalanından ayrılışı esnasında Türkiye'nin Köln Başkonsolosu Hüseyin Emre Engin de hazır bulundu.
HOLLANDA'DAN DİPLOMATİK KRİZ
Hollanda hükümeti, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya'nın Türk toplumuyla ve diplomatik temsilcilerle bir araya gelmek amacıyla yapacağı ziyaretleri engellemişti.
Dışişleri Bakanlığı da halen izinli olarak Türkiye dışında bulunan Hollanda Büyükelçisinin bir müddet görevine dönmemesini istemişti.


MHP Genel Başkanı Bahçeli: MHP, idama kayıtsız şartsız destek verecektir
MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Hainler idamdan korkmuyorsa, o zaman bize düşen bu kanuni düzenlemeyi TBMM'de yapmaktır. MHP'nin sözü söz olsun, buna kayıtsız şartsız destek verecektir." dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli: MHP, idama kayıtsız şartsız destek verecektir
 
MHP Genel Bahçeli, "Hainler idamdan korkmuyor ve milletimiz de idam talebinde ısrar ediyorsa, o zaman bize düşen bu kanuni düzenlemeyi TBMM'de yapmak, Türkiye düşmanlarına hak ettiği cezayı vermektir. AKP top çevirmesin, zamana oynamasın, hakikaten idamın geri getirilmesi konusunda samimiyse, MHP'nin sözü söz olsun, buna kayıtsız şartsız destek verecektir."dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, siyasi kavrayış ve anlayışlarının, taktik değilse bile stratejik olarak 15 Temmuz sonrası zorunlu olarak değişmek durumunda kaldığını söyledi.
"Çünkü 15 Temmuz depreminin farklı zaman ve bahanelerle tekrarı ihtimal de olsa mümkündür, beklenmelidir." ifadesini kullanan Bahçeli, " Darbeler bitti, vesayet gitti, ileri demokrasi geldi derken, Türk milleti zalimce kurgulanmış, arka planında küresel zulmün parmak izleri bulunan bir saldırıyla karşılaşmıştır." dedi.
"Biz vatan, millet, bayrak için elimizi taşın altına koyuyoruz"
Mevcut yönetim sistemiyle daha büyük musibetlere "dur" demenin ve başa çıkmanın artık çok zor olduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti:
"Elbette biz devlet için 'evet', millet için 'evet', cumhuriyet için 'evet', Türklüğün bekası için 'evet', Türkiye için 'evet' diyeceğiz. Millet-devlet kaynaşma ve kenetlenmesine seve seve destek vereceğiz. Niye 'evet' diyor muşuz? Ne yapacaktık? FETÖ'nün yanında mı duracaktık? 'Evet' derken, dünkü sözlerimizle çelişiyormuşuz. Niye çelişelim? PKK'nın, CHP'nin, EMEP'in, ÖDP'nin, TKP'nin, elinde ülkücü kanı olan Aydınlıkçıların kuyruğuna takılmak asıl çelişki ve çürüme değil midir? Biz Türkiye diyoruz, vatan, millet, bayrak ve devlet için elimizi taşın altına koyuyoruz."
"PKK'nın tırmandığı dala salıncak kuran bu zihniyet..."
Bahçeli, 16 Nisan'da bir parti, bir şahıs, bir fikir, bir siyaset değil; Anayasa değişikliğininin oylanacağını, milletin kendi geleceği hakkında bir karar vereceğini dile getirerek, çıkan sonuca herkesin bağlı, saygılı ve hürmetkar olması gerektiğini söyledi.
CHP sözcülerinin, bazı anketçilerin, bir kısım kalem ve çürük çarık fikir sahiplerinin kendi tabansızlıklarını unutup, MHP tabanının yarıdan fazlasının "hayır" vereceği kehanetiyle yatıp kalktıklarını ifade eden Bahçeli, "Bunlara ne desek boştur, zira kafaları büyük içi boş, tut kulaklarından çifte koş. Durum ve halleri aynen budur. Bitli baklanın kör alıcısı olur misali, CHP sözcüleri dibi yanmış tava gibi 16 Nisan'ı karartmaya, kara göstermeye çabalamaktadır." diye konuştu.
"Cumhurbaşkanı hükümet sistemiyle ülkeye huzur gelecek"
Bahçeli, Türkiye'nin toparlanmasından, hukuki ve siyasi dengeye kavuşmasından korkup kriz ayinine çıkmaktan utanç duymayan CHP için başını öne eğeceği günlerin uzak olmadığını vurgulayarak, "PKK'nın tırmandığı dala salıncak kuran bu zihniyet; 1923'ün CHP'si değil, 1919'un Hürriyet ve İtilaf Partisinin adeta kopyası, klonlanmış halidir. Ne de olsa, ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olurmuş. CHP, yanına aldığı bölücülük ve terörden mimlenmiş dünür ve akraba partileriyle kalburla su taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
MHP'nin 16 Nisan'da "evet" diyeceğini, ülke için yeminleri olduğunu ve vazgeçmeyeceklerini dile getiren Bahçeli, "MHP bir bütündür, dava arkadaşlarım ülkesi ve milleti için gereğini yapacaklardır. Değişen hükümet etme sistemidir. Peki karakter ve siyasi kan akışının istikametini değiştiren, dönüştüren kimlerdir? Cumhurbaşkanı hükümet sisteminin gelmesiyle devlete düzen, ülkeye huzur gelecek. Türkiye tek yürek, Türk milleti tek ses olacaktır. Peki bundan kimler, neden rahatsızlık duymaktadır?" diye sordu.
"Hukuk semtlerine uğrayınca ayağa kalktılar"
15 Temmuz'un arkasındaki sis perdesinin zamanla aralanacağını; Yurtta Sulh Konseyi'nin kimlerden oluştuğu, 15 Temmuz'un siyasi ayağının ana kadro ve zirve isimlerinin mutlaka ortaya çıkacağını belirten Bahçeli, "15 Temmuz'un karanlıkta kalan yüz ve isimlerini öğrenmek milletimizin en doğal hakkıdır. İşgale umut bağlayanlar, darbeseviciler, darbe şakşakçıları, FETÖ'nün kripto elemanları kimdir, kimlerden oluşmaktadır? El değmemiş, dokunulmamış, kendisini unutturmuş veya kenara almış FETÖ'nün kodaman ve hatırlı simaları nerelerde gizlenmekte, neden imtiyazlarla koruma altındadır?" diye konuştu.
Onbinlerce kişi soruşturma geçirmiş ve tutuklu olduğunu ancak ortada dişe dokunur, herkesin "işte bu" dediği isimlere tesadüf edilmediğini dile getiren Bahçeli, "Pensilvanya'nın kapısında nöbet bekleyen, telefonuna Bylock indirip bir doları cüzdanında gezdiren meşhur siyasetçilerden hiç mi iz yoktur?" ifadelerini kullandı.
Bazı akademisyenlerin rahatı ve konforu bozulunca ortalığın karıştığını söyleyen Bahçeli, "Türkiye'nin milli ve manevi varlığı için en küçük katkı ve çabası olmayan, mukallit olmakla aydın olunacağını sanan FETÖ ve PKK çizgisinde bulunmaktan rahatsızlık duymayan küçük bir grup hukuk semtlerine uğrayınca ayağa kalkmışlardır. Memur görevinden oluyor da akademisyen niye olmayacakmış?" diye sordu.
"İdama şartsız destek"
FETÖ'nün darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik saldırıya ilişkin davanın iki numaralı sanığının medyaya yansıyan ifadelerinin "ibret verici ve tüyler ürpertici" olduğunu dile getiren Bahçeli, "Bu caninin, 'Hiçbir şeyden korkmuyorum, darbe yaptım, cezası idam bile olsa canım yanmaz' şeklindeki kokuşmuş sözleri en küçük pişmanlık emaresi taşımadığı gibi Türkiye'ye meydan okumaktır." değerlendirmesinde bulundu.
"Hainler idamdan korkmuyor ve milletimiz de idam talebinde ısrar ediyorsa o zaman bize düşen bu kanuni düzenlemeyi TBMM'de yapmak, Türkiye düşmanlarına hak ettiği cezayı vermektir." ifadesini kullanan Bahçeli, "Tekrar ediyorum AKP top çevirmesin, zamana oynamasın, hakikaten idamın geri getirilmesi konusunda samimiyse Milliyetçi Hareket'in sözü söz olsun, buna kayıtsız şartsız destek verecektir." şeklinde konuştu
AA


İstanbul’da kar kalınlığı 110 santimetreye ulaştı
İstanbul’da dün akşam etkili olmaya başlayan kar yağışı sürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı ekipler çalışmalarını sürdürürken, İstanbul Çatalca’da kar kalınlığı 110 santimetreyi ulaştı.
 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kentte etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle yapılan çalışmalarla ilgili bilgi verdi. İBB’den yapılan açıklamada, İstanbul’u akşam saatlerinde etkisi altına alan kar fırtınasının Çatalca, Silivri, Büyükçekmece, Avcılar, Esenyurt, Başakşehir, Arnavutköy, Mahmutbey, başta olmak üzere il genelinde etkili olduğu belirtildi. Kar yağışının gündüz saatlerinde de bölgesel olarak tipi şeklinde il genelinde etkili olduğu kaydedildi. 
Kar yağışı nedeniyle zaman zaman ağırlaşan trafik, ekiplerin müdahalesiyle normale döndü. İBB TEM karayolunda araç ve tuz takviyesi yaparak yolun açık tutulmasını sağladı. İlçe belediyelerine de ek tuz takviyesi yapıldı. Karayollarının tıkanmasının ve kazaların kış lastiği takılmamasından kaynaklandığı belirlendi. 
31 BİN 50 KUMANYA, ÇAY VE HAZIR ÇORBA DAĞITILDI
Trafikte bekleyen vatandaşlara 31 bin 50 kumanya, çay ve hazır çorba dağıtıldı. Belgrad Ormanlarında film setinde kalan "İçeride" dizisinin oyuncuları ve set ekibi jandarma, itfaiye ve yol bakım ekipleri tarafından şehir merkezine getirildi.
Park Bahçeler, Katı Atık Müdürlüğü, Zabıta Ekipleri, İSFALT, 153 Beyaz Masa ekipleri sahada üst geçit, meydanlar, otobüs duraklarında kar kürüme ve tuzlama çalışmaları yaptı.
Öte yandan, yoğun kar yağışı nedeniyle İstanbul’da metronun sabah 06.00’ya kadar yolcu taşımaya devam edeceği bildirildi. Metrobüs hattı ise ek seferlerle takviye ediliyor. 
7 Ocak Cumartesi 16.00 itibariyle İstanbul’da ölçülen kar kalınlıkları şu şekilde oldu:
Çatalca-Subaşı: 110 santim, Arnavutköy: 60-65 santim, Büyükçekmece, Sultangazi: 55-60 santim, Başakşehir, Esenyurt, Beylikdüzü, G.O.Paşa: 45-50 santim, Ağva-Teke, Beykoz, Sarıyer, Zekeriyaköy: 40 santim, Alemdağ, Ömerli, Alibeyköy, Kağıthane, Maslak: 30-35 santim, Uğur Mumcu, Bahçelievler, Küçükçekmece: 25 santim, Çekmeköy, Ümraniye, Sancaktepe: 20 santim Ataşehir, Maltepe, Kadıköy, Üsküdar, Şile, Beşiktaş, Bakırköy: 15-18 santim Pendik, Kartal, Tuzla: 10 santim.
İBB ekipleri dün geceden itibaren bin 347 araç ve iş makinesi ile 9 bölgede üç vardiya halinde 7000 personelle görev yaptı. İBB Yol Bakım Daire Başkanlığına bağlı kar küreme ekipleri sabah saatlerinden akşam saatine kadar 15 bin 093 ton tuz, 132 ton solisyon kullanıldı. Zeytinburnu Spor Salonunda da 721 evsiz vatandaş misafir ediliyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kar yağışıyla ilgili son durumu açıklamadı.
Yapılan açıklamada, "Kar yağışı gündüz saatlerinde de bölgesel olarak tipi şeklinde il genelinde etkili oldu. Kar yağışı nedeniyle zaman zaman ağırlaşarak trafik ekiplerin müdahalesiyle normale döndü" denildi.
KAR KALINLIKLARI
Kentte saat 17:00 itibariyle ölçülen kar kalınlıkları ise şöyle belirtildi:
-Çatalca-Subaşı: 110 cm
-Arnavutköy: 60-65cm
-Büyükçekmece, Sultangazi: 55-60cm
-Başakşehir, Esenyurt, Beylikdüzü, Ggaziosmanpaşa 45-50 cm
-Ağva-Teke, Beykoz, Sarıyer, Zekeriyaköy: 40 cm
-Alemdağ, Ömerli, Alibeyköy, Kağıthane, Maslak:30-35 cm
-Uğur Mumcu, Bahçelievler, Küçükçekmece: 25 cm
-Çekmeköy, Ümraniye, Sancaktepe: 20cm
-Ataşehir, Maltepe, Kadıköy, Üsküdar, Şile, Beşiktaş, Bakırköy: 15-18 cm
-Pendik, Kartal, Tuzla: 10 cm

 
Galata Köprüsü'de kar altında olta attılar

Galata Köprüsü'de kar altında olta attılar
 
İstanbul'da dün akşam başlayan ve gece fırtınayla iyice şiddetlenen kar yağışına rağmen bazı kişiler Eminönü'nde Galata Köprüsü'nden balık tutmaya devam etti.
İstanbul'da dün akşam başlayan ve gece fırtınayla iyice şiddetlenen kar yağışına rağmen bazı kişiler Eminönü'nde Galata Köprüsü'nden balık tutmaya devam etti.
Kent genelinde dün akşam başlayan kar yağışı gece fırtınayla etkisini artırdı. Yoğun kar yağışı ve soğuk havaya aldırmayan bazı kişiler ise Galata Köprüsü'nden balık tuttu.
Bir yandan "rastgele" diyerek oltalarını suya bırakan balık tutkunları, diğer yandan teneke içinde ateş yakıp ısınmaya çalıştı.
"Sabaha kadar buradayız"
Köprüden denize olta atan vatandaşlardan Serdar Demirer, kendileri için aşırı soğuk ya da sıcağın fark etmediğini söyledi.
Hava sıcaklığı sıfırın altında 7 dereceye kadar düşmesine karşın balık tutma sevdasından vazgeçmediklerini belirten Demirer, "Çok değişik bir duygu, tarif edilmez yaşanır. Saat 02.00 gibi geldik. Sabaha kadar burada olacağız, sabah buradan ayrılırız." ifadelerini kullandı.
Mustafa Keskin ise soğuğu pek hissetmediğini dile getirdi.
Yoğun kar yağışı altında balık tutmanın kendileri için bir aşk ve tutku olduğunu anlatan Keskin, "Üşümeyi hissetmiyoruz. İnsan sevdiğine karşı derler ya hani sadece onu hisseder. Biz de o kadar çok seviyoruz ki sadece bunu hissediyoruz" diye konuştu.
Kaynak İstanbulajansı
 
 
 
Çatışma sırasında asker, mermisi biten polise silahını vermiş!
İzmir'deki terör saldırısı sonrası adliyeye mahkum getiren bir jandarma uzman çavuşun da teröristlerle girilen çatışmaya katıldığı belirlendi.

Çatışma sırasında asker, mermisi biten polise silahını vermiş! ile ilgili görsel sonucu
 
Edinilen bilgiye göre, Bornova İlçe Jandarma Komutanlığında görevli bir jandarma uzman çavuş, şikayetçi sıfatıyla polise verdiği ifadede yaşanan olayı anlattı.
Jandarma asayiş devriye ekibinde görevli olduğunu belirten uzman çavuş, olay günü adliyeye gözaltındaki şüpheli bir kişiyi getirdiklerini, dışarıda bekledikleri sırada patlama meydana geldiğini belirtti.
Bu sırada kullandığı askeri aracın da hasar gördüğünü ve ön camının kırıldığını aktaran uzman çavuş, askeri araca doğru da teröristlerin ateş ettiğini, bunun üzerine kendisine zimmetli MP5 marka silahı alarak hemen aşağıya indiğini vurguladı.
Polisle silahları değişmişler
Uzman çavuş ifadesinde olayı şöyle anlattı:
"Jandarma aracının bana göre sağ arka tarafında bulunan esmer, eldivenli, kahverengiye benzer bir montu olan şahsın ateş ettiğini fark ettim. Ben de ateşle karşılık verdim. Aracın bana göre solunda bulunan şahsı ben göremedim. Fakat olay anında inşaat şantiyesinde bulunan işçiler tarafından 'jandarma şahıs bu tarafta' şeklinde bağırmaları üzerine haberdar oldum. Ben bu şahısların bize doğru hedef gözeterek ateş ettiklerini gördüm ve ben de diğer jandarma aracının arka kısmından ateş eden şahsa doğru ateş etmeye devam ettim. Benim ateş ettiğim sırada trafik polisinin teröristlerin olduğu tarafa doğru ateş ederek koştuğunu gördüm. Teröristi vurup vurmadığını bilmiyorum fakat yanına kadar gidip sonra geri dönüp adliye istikametine dönerken vurulduğunu gördüm.
"Benden silahımı istedi"
Bir süre sonra aracımın önünde yatar vaziyette kendi silahıyla ateş eden bir polis memurunun mermisinin bittiğini anladım. Benden silahımı istedi. Ben sağlam korunaklı bir durumda olduğumdan dolayı silahları polis memuru ile değiştim. Çatışma bir süre daha devam etti. Daha sonra çok sayıda polis olay yerine geldi ve silah sesleri bitti. Olay yerinde 2 teröristin ölü olarak etkisiz hale getirildiğini öğrendik.
Olayların bitmesinin ardından üzerine zimmetli MP5'i polis bana getirerek teslim etti, ben de onun silahını verdim." 
Kaynak AA

Malatya şehidine veda etti
Fırat Kalkanı Operasyonu sırasında El Bab'da şehit düşen Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Hüsnü Bilgiç'in cenazesi gözyaşları arasında Malatya'da toprağa verildi. Vali Mustafa Toprak, "Evladımızı şehit eden bu hainler asla emellerine ulaşamayacaklar" dedi.

Malatya şehidine veda etti
 
Fırat Kalkanı Operasyonu sırasında El Bab'da şehit düşen Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Hüsnü Bilgiç'in cenazesi gözyaşları arasında Malatya'da toprağa verildi. Vali Mustafa Toprak, "Evladımızı şehit eden bu hainler asla emellerine ulaşamayacaklar" dedi.
Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında Jubb Al Barazi bölgesinde düzenlenen operasyonda ağır yaralanan ve tedavi gördüğü Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen şehit olan Arapgir ilçesine kayıtlı Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Hüsnü Bilgiç'in (29) naaşı Arapgir Hacı Osman Ağa Camii'nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları arasında Arapgir Mezarlığına defnedildi.
Cenaze törenine Vali Mustafa Toprak, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, 2.Ordu Komutanlığı Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Asım Kocaoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, Arapgir Kaymakam Vekili Cuma Emeç, çevre ilçelerin kaymakamları, Arapgir İlçe Belediye Haluk Cömertoğlu, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Şerafettin Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Dr. Ömer Urhal, İl Müftüsü Ümit Çimen, İl Mili Eğitim Müdürü Ali Tatlı, Siyasi Parti İl Başkanları, bazı Sivil Toplum Kuruluşlarının başkan ve üyeleri, jandarma ve emniyet personelleri, şehidin yakınları ve yüzlerce öğrenci ile Arapgirli vatandaşlar katıldı.
"EVLADIMIZLA NE KADAR GURUR DUYSANIZ AZDIR"
Şehidin babası Fethi Bilgiç ve Annesi Hülya Bilgiç'e başsağlığı dileyen Vali Toprak, "Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz güçlü bir devlet, halkımız güçlü bir halk, tarihi şan ve şerefle dolu ordumuz güçlü bir ordu, Jandarma Teşkilatımız güçlü bir teşkilat, yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da ülkemize yönelik hain girişimler ve tehditler karşısında hepimizin ortak gücü ile bu hainlere karşı duruyoruz.
Şehidimizin Sosyal Medyada paylaştığı ‘Bizde emanete ihanet yoktur. Ancak ve ancak ülkesi, milleti, devleti uğrunda verilecek can vardır' sözlerinin ne kadar manidar olduğunu bilmenizi isterim. Evladımızı şehit eden bu hainler asla emellerine ulaşamayacaklar, kahrolup gidecekler, cennette yerine alacak olan evladınızla ne kadar gurur duysanız azdır. Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz ve onun temsilcileri olan bizler her zaman sizlerin yanınızdayız ve her zaman sizinle olmaya devam edeceğiz" dedi.
Şehidin naaşının sarılı olduğu Türk bayrağı ve Fotoğrafının 2. Ordu Kur.Bşk. ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Kocaoğlu ile birlikte şehidin babasına verilmesinin ardından İlçe Kaymakamlığına da uğrayan Vali Toprak daha sonra ilçeden ayrıldı.


6 ilde elektrik kesintisi
Adana, Mersin, Hatay, Osmaniye, Kilis ve Gaziantep'in bazı ilçelerinde, 2 Ocak günü elektrik verilemeyecek
 
Adana, Mersin, Hatay, Osmaniye, Kilis ve Gaziantep'in  bazı ilçelerinde, 2 Ocak'ta, belirlenen saatler arasında elektrik kesintisine  gidilecek. 
Toroslar Elektrik Dağıtım AŞ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, 2  Ocak günü
Adana'nın Yüreğir ilçesi PTT Evleri Mahallesi Kozan Caddesi, 75. Yıl  Cumhuriyet Caddesi ile 3583, 3584 ve 3585 sokaklara 09.00-12.00, Seyhan ilçesi  Döşeme Mahallesi Turhan Cemal Beriker Bulvarı ile 60018, 60020, 60022 ve 60024  sokaklara 12.30-15.30, Ceyhan ilçesi Gazi Osman Paşa Mahallesi'ne 08.30-17.00,  Sarısakal Mahallesi'ne ise 08.45-17.00 saatlerinde enerji verilemeyecek.
Gaziantep
Gaziantep’in Oğuzeli ilçesi Bulduk, Güllük, Subaşı, Cumhuriyet ve  Hürriyet mahallelerine 09.00-13.00, Şahinbey ilçesi Yeşilkent, Osmanlı, Bayramlı  mahalleleri ile Barak İçme Su Grubu ve Oğuzeli içme su trafosuna 09.00-11.00,  Yukarıbeylerbeyi mahallesi ile Yukarıbeylerbeyi yolu üzeri işletmelere ve Tam  Sofra Yemek’e 09.00-14.00, Sarıbaşak Mahallesi'ne 09.00-14.00, Şehitkamil ilçesi  Sinan, Türkyurdu, Günbulur ve İbrahimşehir mahalleleri ile Barak İçme Su Grubu ve  Oğuzeli içme su trafosuna 09.00-11.00, İslahiye ilçesi Güngören ve Çınarlı  mahallelerine 09.00-16.00, Oğuzeli ilçesi Dibecik Mahallesi'ne 09.00-13.00  saatlerinde elektrik kesintisi yapılacak.
Mersin
Mersin’in Mezitli ilçesi Eski Mezitli Mahallesi Eski Köy Caddesi ile  61452, 61421, 61444, 61425, 61430 ve 61442 sokaklara; Kuyuluk Mahallesi  Fındıkpınarı Caddesi ile 36131, 36132, 36121, 36122, 36137, 36120, 36126, 36115,  36113, 36104, 36110, 36111 ve 36139 sokaklara; Merkez Mahallesi Gazi Mustafa  Kemal Bulvarı, Fındıkpınarı Caddesi ile 52040, 52038, 52001, 52007, 52028, 52031,  52030 ve 52025 sokaklara; Mut ilçesi Kadıköy Mahallesi'ne; Silifke ilçesi Keben,  Ortaören, Sabak ve Karakaya mahallelerine; Toroslar ilçesi Resulköy Mahallesi'ne;  Düğdüören Mahallesi'ne 09.00 - 17.00 saatlerinde enerji verilemeyecek.
Hatay
Hatay’ın Reyhanlı ilçesi Yenişehir, Bahçelievler, Bağlar, Yeni,  Değirmenkarşı, Cumhuriyet (Merkez), Mustafa Kemal, Adabucak, Kurtuluş, Bayır,  Fidanlık, Pınarbaşı ve Yeşilova mahallelerine 09.00-17.00, Yayladağı İlçesi  Çabala, Kızılçat, Aşağıpulluyazı ve Yukarıpulluyazı mahallelerine 09.00-17.00,  Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot, Sofular ve Orhanlı mahallelerine 09.00-15.00,  İskenderun ilçesi Yunus Emre Mahallesi 309/13 Sokağa 08.30-17.30, Cırtıman  Mahallesi'nde ise 09.00-17.00 saatlerinde enerji kesintisine gidilecek.
Osmaniye
Osmaniye’nin Hasanbeyli ilçesi Kalecik köyüne 09.00-17.00, Merkez  ilçesi Esenevler ve Rahime Hatun mahallelerine 09.00-14.00 saatlerinde bakım  çalışması nedeniyle enerji sağlanamayacak.
Kilis
Kilis’in Merkez ve Polateli ilçesi ve ilçelere bağlı tüm köyler ile  Jandarmaya 10.00-12.00 saatlerinde elektrik verilemeyecek.


Tokat merkezli 8 ilde FETÖ'den 16 polis gözaltına alındı
TOKAT Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında, 8 ilde düzenlenen operasyonda 13'ü ilçe emniyet müdürü toplam 16 polis gözaltına alındı.

Tokat merkezli 8 ilde FETÖ'den 16 polis gözaltına alındı
 
Kentte, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında itirafçı olan 'Selim' kod adlı E.A.'ın ifadeleri sonrası, 8 ilde operasyon düzenlendi. Operasyonda 13'ü ilçe emniyet müdürü 16 polis gözaltına alındı. Gözaltına alınan kişiler arasında Niğde'nin Bor İlçesi Emniyet Müdürü N.M.T. ile telefonunda Bylock programı bulunması nedeni ile meslekten ihraç edilen eski Tokat Asayiş Şube Müdürü M.S. de bulunuyor. Gözaltına alınan şüphelilerin, savcılıktaki işlemleri sürüyor. 
2 HAKİM TUTUKLANDI
Bu arada Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından örgütün 'mülkiye yapılanmasına' yönelik yürütülen FETÖ soruşturmasında tutuklanan kaymakam sayısı 44'e çıkarken, görevden uzaklaştırılan hakimlerden M.G. ile H.Ö. de çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
 


Rus uçağı Karadeniz üzerinde düştü
Rusya Savunma Bakanlığına ait, 92 kişiyi taşıyan Tu-154 tipi uçağın Soçi'den havalandıktan sonra Karadeniz üzerinde düştüğü bildirildi.

Rus uçağı Karadeniz üzerinde düştü
 
Rusya Savunma Bakanlığına ait, 92 kişiyi taşıyan Tu-154 tipi uçağın Soçi'den havalandıktan sonra Karadeniz üzerinde düştüğü bildirildi.
Tass ajansı, Soçi şehri güvenlik birimlerinden bir kaynağa dayandırdığı haberinde, uçağın Karadeniz üzerinde düştüğünü duyurdu. Haberde kıyıdan 6 kilometre uzaklıkta uçağa ait parçalara rastlandığı belirtildi.
Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Soçi şehrinden Rusya'nın Suriye'deki Himiymim üssüne doğru yola çıkan Tupolev Tu-154 tipi uçak havalandıktan kısa süre sonra radardan kayboldu.
Bakanlık, 91 kişinin bulunduğu uçağı arama çalışmalarına başlandığını duyurdu.
Rus basınında yer alan haberlere göre, uçakta Rus askerler, Kızıl Ordu Korosu ve gazeteciler bulunuyor.
Karadeniz'de uçağa ait parçalar bulundu
Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Karadeniz'de Soçi kıyılarına 1,5 kilometre uzaklıkta uçağa ait parçalara rastlandı.
Rusya Acil Durumlar Bakanlığı, kıyıya 5 kilometre uzaklıkta yağ izlerine, 1,5 kilometre mesafede ise uçağa ait parçaların tespit edildiğini açıkladı.
Yolculara ait eşyaların da bulunduğu kaydedildi.
92 kişinin isim listesi açıklandı
Rusya Savunma Bakanlığı, Karadeniz'de düşen Tu-154 tipi Rus uçağında bulunan 92 kişinin isim listesini açıkladı. 
Bakanlığın resmi internet sitesinde yayımlanan listeye göre, uçakta sekizi mürettebat 92 kişi bulunuyordu.
Listede, Rusya Savunma Bakanlığına bağlı Aleksandrov Kızıl Ordu Korosu'ndan 64 müzisyen, 9 gazeteci, 8 asker, 1 sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile 2 bakanlık yetkisinin ismi yer aldı. 
Uçağın düştüğü bölgede havadan ve denizden arama kurtarma çalışmalarına devam ediliyor. Arama kurtarma çalışmalarına çok sayıda gemi ve helikopter katılıyor. 
Öte yandan Rus basınında yer alan haberlere göre, Karadeniz'de en az bir kişinin cansız bedenine ulaşıldığı bilgisi yer aldı. 
Milli Savunma Bakanı Işık'tan taziye mesajı
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Rus askeri nakliye uçağının düşmesi nedeniyle Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu'ya taziyelerini iletti.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Işık, düşen Rusya Savunma Bakanlığına ait TU-154 tipi uçak nedeniyle Rus mevkidaşı Şoygu'ya taziye mesajı gönderdi.
Bakan Işık, mesajında, şunları kaydetti:
"Soçi'den kalkan Rusya Federasyonu Savunma Bakanlığı'na ait TU-154 tipi askeri nakliye uçağının Karadeniz'de Rus arama kurtarma sahası içinde bulunan bir yere düştüğünü ve uçakta bulunan mürettebat ile yolcuların hayatını kaybettiğini üzüntüyle öğrendim. Bu elim kazada hayatını kaybedenlerin ailelerine ve bütün Rus halkına başsağlığı diliyorum." 


TSK'dan El Bab açıklaması
TSK'dan yapılan açıklamada, El Bab'da 68 DAEŞ'li teröristin etkisiz hale getirildiği ve 141 DAEŞ hedefinin imha edildiği belirtildi.

F16.jpg
 
Fırat Kalkanı Harekatı'nda, El Bab'a yönelik operasyon sürüyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) yapılan açıklamaya göre, operasyonda 68 DAEŞ'li terörist etkisiz hale getirildi, 2 muhalif hayatını kaybetti.
Açıklamada, 141 DAEŞ hedefinin ateş altına alındığı belirtildi.
Hava Kuvvetleri'ne ait uçaklar da El Bab bölgesinde 3 karargah binası ve 3 bombalı aracı imha etti.
Top atışlarıyla 38 terörist, hava harekatında da 30 terörist öldürüldü.
Kaynak Ntv Haber

Konyalı Komando bölgede yaşananları anlattı
El-Bab bölgesinde 16 askerin şehit olduğu çatışmalarda yaralanan askerlerden Konyalı Komando Uzman Çavuş Osman Şen, yaşananları anlattı.

Konyalı Komando bölgede yaşananları anlattı
 
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine yönelik sürdürdüğü Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında, El-Bab bölgesinde 16 askerin şehit olduğu çatışmalarda yaralanan askerlerden Konyalı Komando Uzman Çavuş Osman Şen, yaşananları anlattı.
Saldırı sonucu kulak zarı patlayan ve vücudunun çeşitli yerlerinden hafif yaralanan Şen, gazi olmanın gururunu yaşıyor. Kalıcı işitme kaybı ihtimali bulunan Şen'in, tedavisi memleketi Konya'da sürüyor.
"Abdullah" isminde 1,5 yaşında oğlu olan Şen, birliğine dönüp silah arkadaşlarına destek vereceğini günü sabırsızlıkla bekliyor.
Arkadaşlarına "kardeşlerim" diye hitap eden Şen, çatışma anını ve sonrasında yaşadıklarını AA muhabiri ile paylaştı.
Yaklaşık bir yıldır çocukluk hayali olan, kahramanlığını tüm dünyanın bildiği Türk ordusunda görev yaptığını ifade eden Şen, başarıları dilden dile dolaşan bir ordunun neferi olduğu için hep şükrettiğini söyledi.
Olay günü El-Bab'ta yoğun çatışma bilgisi gelince takviye için bölgeye gittiklerini aktaran Şen, "El Bab'ın en kritik yeri olan Hastane Tepesi'nin DEAŞ'tan temizlenmesi isteniyordu. Burası her noktayı gördüğü için önemi çok büyüktü. Özel kuvvetler ve Kayseri komando birliği buraya yöneldi. Biz de geri planda emniyetini aldık. Yoğun çatışmaya girildi. Biraz kar, tipi ve sis vardı. Türk askeri her zaman her yerde kendini gösterdiği gibi orada da gösterdi. İlerlemeye devam ettik." diye konuştu.
"ŞAHADET ŞERBETİ İÇMEK HERKESE NASİP OLMAZ"
Şen, soğuktan ve silah atışlarından korunmak için güvenlik tedbiri alarak kısa süreliğine zırhlı aracın içerisine girdiklerini, bir süre sonra saldırıya uğradıklarını belirterek, şöyle devam etti:
"Atılan roketatarın delici ve ısı yayan mühimmatı içinde bulunduğumuz zırhlı aracın önünden girip arkasından çıktı. 10 kişinin olduğu aracın içerisi bir anda karanlık ve duman oldu. Göz gözü görmüyordu. Yöneldiğimiz kapıyı açamadık. 'Kapıyı açın, yoksa boğulup öleceğiz' diye bağırdım. Hüseyin arkadaşımız Allah'ın da izniyle kapıyı tekmeleyerek açtı. Diğer arkadaşlarım kapıyı görmüyordu. 'Kapı açıldı, dışarıya çıkın' diye bağırdım. Kendimizi bu şekilde zehirlenmekten koruduk. Hepimiz yaralandık. Dışarıya çıktığımızda durumu ağır olan kardeşimize yardım için bağırdık. Hemen destek geldi. Şahadet şerbeti içmek herkese nasip olmaz. Peygamber Efendimize komşu gidiyorsunuz. Herkes şehit olmayı ister. İçimizde korku yok. Türk askeri hiçbir zaman korkmaz. Türk askerini güldürmek istiyorlarsa ölüm ile tehdit etsinler. Birlik beraberliğimiz olduğu sürece, hiçbir terör örgütü karşımızda duramaz. Biz de Allah inancı var."
"BİZ ÖLÜMDEN KORKMAYIZ"
Birlikte yemek yediği, su içtiği arkadaşlarının yanlarında olmayı çok arzuladığını vurgulayan Şen, Allah devlete ve millete güç verdikçe hiçbir askerin kanının yerde kalmayacağını bildirdi.
"Bizim kahramanlığımız bitmez. Bir Osman gider bin Osman gelir, bir Ahmet gider bin Mehmet gelir. Ne kadar terör örgütü olursa olsun biz her zaman karşılarında olacağız. Allah'ın izniyle de hepsinin üstesinden geleceğiz" ifadelerini kullanan Şen, şunları kaydetti:
"Biz ölümden korkmayız. Ölürsek biliriz ki şehadete erişiriz. Bu inançla yaşıyoruz. 15 Temmuz darbe girişiminde tankların, topların, mermilerin önünde duran bu millet, Allah'ın izniyle darbe girişimini önledi. Böyle bir devlet, millet ve orduya sahibiz. Tüm zorluklara göğüs geriyoruz. Dört bir yanımız düşmanlarla dolu. Buna rağmen hiçbir zaman yılmadık, sonuna kadar da yılmayacağız. Bizim bayrağımız kanla çizildi. Hiçbir güç, düşman unsuru, terör örgütü, bayrağımızı yere indiremeyecek. İndirmeye kalkan olursa biz onu indiririz."
kaynak AA

Kayseri’de yaralanan asker yaşadıklarını anlattı
Kayseri'de meydana gelen bombalı terör saldırısında yaralanan askerlerden er Recep Güney tedavi gördüğü hastaneden taburcu olarak memleketi Konya'nın Ereğli ilçesindeki evine döndü.

Kayseri’de yaralanan asker yaşadıklarını anlattı
 
Kayseri'de meydana gelen bombalı terör saldırısında yaralanan askerlerden er Recep Güney tedavi gördüğü hastaneden taburcu olarak memleketi Konya'nın Ereğli ilçesindeki evine döndü.
Terhisine 4 ay kalan 23 yaşındaki Recep Güney evinde istirahatına devam ederken, gelen misafirler geçmiş olsun dileklerini iletiyor. Yaşadıklarını anlatan Recep Güney, durakta bir kişinin indiğini ve hemen ardından patlama yaşandığını belirterek, "Anında yere yattım ve bildiğim bütün duaları okudum. Yaralı olan arkadaşım ile otobüsün camından atlayarak hastaneye gittik. Ancak biz giderken ambulans ile değil yürüyerek gittik. O an korku ile neden yürüyerek gittiğimi de hatırlayamıyorum. Hastanede hemen bizi yatırarak tedavi altına aldılar, ben diğer arkadaşlarıma da acil şifalar diliyorum. O an neler yaşandığını tam olarak hatırlayamıyorum. Benim yaptığım sadece dua etmek oldu. Kalkarak hastaneye gittim, tam detayın ne olduğunu bile bilmiyorum. Parmaklarımda kırık var, dalağımda ise yırtılma olmuş. Çok şükür ameliyatlık bir durumum yok, şu an iyiyim" dedi.
(Özcan Saraç/İHA)



“Bir ölür, bin diriliriz”
Kayseri'de, Erciyes Üniversitesi yakınındaki terör saldırısında yaralanan ve tedavi gördüğü Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden taburcu edilen Konyalı komando er Mehmet Taşdelen, izinli olarak memleketine geldi.

“Bir ölür, bin diriliriz”
 
Bombalı saldırıda ayağından ve vücudunun farklı yerlerinden yaralanan 20 yaşındaki Mehmet Taşdelen, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesindeki tedavisi tamamlandıktan sonra taburcu edildi.
Yakınları tarafından hastaneden alınan Taşdelen, babaevinin bulunduğu Konya’ya getirildi.
Taşdelen, şehir girişinde yakınlarının oluşturduğu kalabalık bir grup tarafından Türk bayraklarıyla karşılandı. Araç konvoyu eşliğinde evine getirilen Mehmet Taşdelen’i burada da komşuları ve yakınları karşıladı.
“Bir ölür, bin diriliriz”
Saldırıda yaralanan komando er Mehmet Taşdelen, her hafta iki otobüsün çarşı iznine çıkacak askerler için tugayın önüne geldiğini söyledi.
Bindikleri otobüsün içi dolu olduğu için arkadaşlarına “Otobüs kalabalık arkaya doğru gidelim” dediğini anlatan Taşdelen, şöyle konuştu:
“Arkaya doğru gittik. Çok şükür arkadaşlarımızın da yardımıyla saldırıdan kurtulduk. 14 şehidimiz var. Ailelerine başsağlığı diliyorum. Her şey vatan için. Bir ölür, bin diriliriz. Tedavi sürecimde desteğini esirgemeyen Kayseri halkına, devletime, milletime ve komutanlarıma teşekkür ediyorum.”
“İki evladım daha var, Mehmetler bitmez”
Şehitlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, gazilere de acil şifa dileyen baba Hamza Taşdelen ise terör saldırısından yaralı olarak kurtulan evladına kavuştuğu için çok mutlu olduğunu söyledi.
Taşdelen, şehitlerin acısının yüreğinde tazeliğini koruduğuna işaret ederek şunları kaydetti:
“Olayı duyduğum anda çocuğumu sağ göreceğimi ummuyordum. Şehit olanlar da bizim evlatlarımız ama o düşünceyle gittik. Çok şükür hafif yaralı kurtuldu, bundan dolayı şükrediyoruz. İki evladım daha var, Mehmetler bitmez. Devletimizi büyüktür. Allah birliğimizi beraberliğimizi bozmasın.”
Kaynak Yenimarem


Kayseri'deki terör saldırısında yaralanan asker olay anını anlattı
Kayseri'de Erciyes Üniversitesi yakınındaki terör saldırısında yaralanan ve tedavi gördüğü Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden taburcu olan Konyalı Komando Çavuş Öğütlü, olay anını anlattı.

Kayseri'deki terör saldırısında yaralanan asker olay anını anlattı
 
Kayseri'de, Erciyes Üniversitesi yakınındaki terör saldırısında yaralanan ve tedavi gördüğü Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden taburcu olan Konyalı Komando Çavuş Tolga Öğütlü, izinli olarak memleketine geldi.
Bombalı saldırının ardından ambulansla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılan 25 yaşındaki Öğütlü, tedavisinin ardından taburcu oldu. İzinli olarak memleketi Konya'nın Ereğli ilçesine gelen Tolga Öğütlü, babaevinde ziyaretçilerini kabul ediyor.
Öğütlü, gazetecilere yaptığı açıklamada, cumartesi sabahı çarşıya çıkmak için askeri servise bindiklerini söyledi.
Askeri personel dışında kimsenin servise binmemesi gerektiğini ifade eden Tolga Öğütlü, şunları kaydetti:
"Otobüse bindiğimiz durakta kirli sakallı sivil birini gördüm. Normalde askeri personel dışında kimsenin binmemesi gerekiyordu. Bu kişi dikkatimi çekti, bizimle birlikte otobüse bindi. Yol boyunca şüpheli hareketleri vardı. Sürekli yer değiştirip duruyordu. Ayrıca askerlik yaptığımız tugayın 200 metre dışındaki otoparkta bulunan araç biz hemen çıktıktan sonra peşimizden gelmeye başlamış. Gören arkadaşlarım böyle söylüyor. Erciyes Üniversitesi göbeğine gelerek kırmızı ışıkta durduk. Hareket ettikten sonra 100 metre ilerideki durağa yanaştık. Aracımıza binen sivil durakta inerek, hızlı adımlarla koşmaya başladı ve maalesef o anda patlama oldu. Ben dışarıya fırladım."
Öğütlü, patlamadan sonra yaralı arkadaşlarına yardım ettiğini vurgulayarak, yaralıları dışarıya çıkarttıktan sonra araçta yangın çıktığını bildirdi.
"Yeni aldığım mont hayatımı kurtardı"
Yeni aldığı bir montu olay günü ilk defa giydiğini dile getiren Tolga Öğütlü, "Yeni aldığım mont hayatımı kurtardı, biraz kalındı. Üzerindeki şarapnel parçalarını hastanede babamla birlikte temizledik. Kafamda da bere vardı." diye konuştu.
"Soğuk cehennemden cennete gidiyoruz"
Patlamada sonrası internette paylaşım rekorları kıran özçekim hakkında da konuşan Öğütlü, o fotoğrafın olaydan 2-3 dakika önce çekildiğini belirtti.
Tolga Öğütlü, patlama öncesi arkadaşlarının oldukça neşeli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Selfi patlamadan hemen önce çekildi. 1. Komando Tugayı'na arkadaşlar arasında 'Soğuk Cehennem' deriz. Orası soğuk olduğu için böyle diyoruz. Çarşı da bizim için adeta bir cennet. Olaydan 2-3 dakika öncesine ait olan ve internette yayılan selfiyi çeken arkadaşımız, 'soğuk cehennemden cennete gidiyoruz' demişti, gerçekten de öyle oldu. Arkadaşlarımızın kanı yerde kalmayacak, bunun intikamını alacağız. 1. Komando Tugayı olarak zaten komutanlarımız olsun, askerler olsun yemin ettik. Bu işin sonu bitmeyecek. Allah izin verirse inşallah düzeldikten sonra vatani görevime devam etmek için geri gideceğim."
Kaynak Anadolu Ajansı

 
'Döviz bozdurma' çağrısına şarkılı destek
Sanatçı Murat Kekilli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "döviz bozdurma" çağrısına destek amacıyla "Bizde Türk Lirası Tek Geçer Akçe" adlı şarkı besteledi.

'Döviz bozdurma' çağrısına şarkılı destek
 
"İhtiyacın her neyse beğen gülüm dükkan senin/Bizde Türk lirası tek geçer akçe/Beğen gülüm dükkan senin/Al çeşit çeşit ne varsa, hepsi de emrine amade/Yeter ki bana gel Türk lirasıyla" sözlerinin yer aldığı şarkı besteleyen sanatçı Murat Kekilli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "döviz bozdurma" çağrısına destek verdi.Kekilli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı doğrultusunda, Türk lirasının kullanımıyla ilgili esnaf, işçi, memur, iş adamı, öğrenci, sivil toplum kuruluşu gibi ülkede toplumsal duyarlılığı olan kim varsa herkesin ortaklaşa sahiplendiği muazzam bir kampanya başladığını söyledi.
Kendisinin de bir müzisyen olarak bu toplumsal duyarlılığa kayıtsız kalamadığını ifade eden Kekilli, "Toplumsal duyarlılığa destek olmak için 'biz ne yapabiliriz?' diye düşündük. Aklımıza Türk lirası ile ilgili bir beste yapmak geldi. Aslında biz bütün demeçlerimizde para için, sanatın bulaşması gereken son alandır derdik. Ancak burada paranın kendisi değil, ülkemizin içinde bulunduğu durum söz konusuydu. Bu sebeple milli ruhu referans alarak biraz da mizah katarak fikrimizi anlatmak istedik." diye konuştu.
Kekilli, "Bizde Türk Lirası Tek Geçer Akçe" adıyla bir şarkı bestelediğini aktararak, insanlara dövizini Türk lirasına çevirmeyi tavsiye etti.
Sanatçı Murat Kekilli'nin, sosyal medya hesaplarında paylaştığı şarkıda, "İhtiyacın her neyse beğen gülüm dükkan senin/Bizde Türk lirası tek geçer akçe/Beğen gülüm dükkan senin/Al çeşit çeşit ne varsa, hepsi de emrine amade/Yeter ki bana gel Türk lirasıyla/Beğen gülüm dükkan senin/Yeter ki bana gel Türk lirasıyla/Beğen aşkım dükkan senin" sözleri yer alıyor.
Kaynak AA
 

 
"7 Haziran'da HDP'ye oy verilmesi emri ABD'den geldi"
Denizli'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 31'i tutuklu 75 kişinin yargılandığı ‘Tavas çatı yapılanması'nın anlatıldığı davanın ilk duruşması başladı.

'7 Haziran'da HDP'ye oy verilmesi emri ABD'den geldi'
 
Denizli'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 31'i tutuklu 75 kişinin yargılandığı ‘Tavas çatı yapılanması'nın anlatıldığı davanın ilk duruşması başladı.
İddianamede, Tavas imamı İ.K.'nin emriyle doların 4 ila 4.5'a kadar çıkacağı propagandası yapıldığı, seçimlerde HDP'nin barajı geçmesi için herkesin oy vermesi gerektiği, hatta nazlarının geçtiği kimselere de oy verilmesi için propaganda yapıldığı, bu konunun sorgulanmaması gerektiği, çünkü HDP'ye oy verme emrinin ABD'den geldiği ileri sürüldü.
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY'nin Tavas ilçesi ‘çatı yapılanması'na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 31'i tutuklu ve 3'ü firarda toplam 75 kişinin yargılanmasına başlandı. FETÖ/PDY duruşmaları için dizayn edilen Denizli Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi Turan Bahadır Salonu'nda görülen duruşmada 66 sanık hazır bulundu. Sabah kimlik tespiti ile başlayan duruşmada verilen aranın ardından mahkeme iddianameyi 2.5 saatte okudu. İddianamede, Asya Eğitim Hizmetleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Büyükelyas örgütün Tavas yapılanmasının tepe ismi olarak gösterilirken, ilçe imamları, ablalar ve yaptıkları faaliyetler de iddianamede anlatıldı.
Sanıkların terör örgütüne üye olmak suçundan 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davadaki iddianamede itirafçı İ.Ö.'nün ifadelerine yer verildi. İddianamede, Tavas imamı İ.K.'nin emriyle doların 4 ila 4.5'a kadar çıkacağı propagandası yapıldığı, seçimlerde HDP'nin barajı geçmesi için herkesin oy vermesi gerektiği, hatta nazlarının geçtiği kimselere de oy verilmesi için propaganda yapıldığı, bu konunun sorgulanmaması gerektiği, çünkü HDP'ye oy verme emrinin ABD'den geldiği ileri sürüldü. İddianamede, AK Parti'nin ülkeyi yönetmede yetersiz kaldığı propagandası yapıldığını belirten İ.Ö.'nün Denizli'nin 3 eyalete bölündüğünü, bunlardan sadece Pamukkale eyaletini bildiğini, diğerlerini bilmediğini ifadelerine yer verildi.
"BANK ASYA'NIN BATMAMASI İÇİN KREDİ ÇEKİP YATIRILSIN"
Yine itirafçı İ.Ö.'nün iddianamede yer verilen ifadelerine göre, Bank Asya'nın batmaması için 2014'te herkesin 20 bin TL yatırması gerektiği, gerekirse diğer bankalardan kredi çekip Bank Asya'ya yatırılması gerektiği, kendisinin çocuklarının altınlarını bozarak 4 bin, 4 bin 500 TL para yatırdığını, bunu bir ay sonra tekrar çektiğini ileri sürdüğü belirtildi. İ.Ö., seçimlerde de doların propaganda amaçlı kullanıldığını ileri sürdü.
ÖRGÜTÜN ÇATI YAPILANMASI ANLATILDI
Çatı ile Tavas'ta yapılanmanın anlatıldığı 96 sayfalık iddianamede, 75 şüphelinin örgütün ilçede mütevelli heyet oluşumuna, dershane, yurt, pansiyon ve okullardan oluşan eğitim ile ilçedeki kadın ve ışık evleri yapılanmasına katıldıkları belirtilirken, örgütün ilçedeki çatı şirketi olan Asya Eğitim Hizmetleri A.Ş. bünyesinde gerçekleştirdikleri mali destek gibi faaliyetleri organize olarak yaptıkları ve himmet toplanarak, örgüte dershanelerden üye kazandırıldığı ileri sürüldü. İlçe imamlarının 2 yılda bir değiştiği, Ege Bölgesi imamlarının her ay düzenli olarak İzmir'de toplantı yaptıkları öne sürüldü.
İddianamede, sanıklardan H.K., B.M. ve Ü.B.'nin Tavas ablası oldukları, Tavas imamının talimatları doğrultusunda faaliyet gösterdikleri belirtilirken, Tavas imamı olduğu tespit edilen A.K., H.C. ve İ.K. ile örgütün mütevelli heyetinde bulunan M.D., K.K., E.S., S.D., S.B., M.Y. ve H.İ.K.'nin mal varlıklarına el konulduğu belirtildi. Sanıklardan H.C., H.İ.K., Y.M., B.M., Ü.E., O.B, F.T., G.G., A.İ.C., M.G., S.C., İ.Ö., K.A., M.N., V.G. ve A.G.'nin örgütün gizli haberleşme sistemi ‘ByLock' programını kullandıkları da belirtildi.
DURUŞMADA 6 SANIĞIN İFADESİ ALINDI
Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde iddianamenin okunmasının ardından ilk olarak örgütün ikinci ismi olduğu ileri sürülen Amerika imamı İsmail Büyükçelebi'nin amcaoğlu Ali Büyükçelebi'nin ifadesi alındı. Büyükçelebi, örgüt üyesi olmadığını, akrabası İsmail Büyükçelebi ile çocukluğunun birlikte geçtiğini, en son 2009 yılında amcasının cenazesi için geldiği sırada görüştüğünü belirtti.
Ardından tutuksuz yargılanan K.D., M.F.D. ve A.C. ile tutuklu yargılanan S.D. ve A.K.'nın savunmaları alındı. 6 sanık da ifadelerinde örgüt üyesi olmadıklarını, iddianamede yer alan kurban parası verdiklerini kabul etmediklerini söyledi. Saat 18.00'e kadar devam eden duruşmada mahkeme heyeti, yarın sanıkların ifadelerini almaya devam edecek.
kaynak f5 haber


Samsun'da FETÖ operasyonu
Samsun'da, Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığından ihraç edilen 2 askerle, bir askerin eski eşi gözaltına alındı.

Samsun'da FETÖ operasyonu
 
Samsun'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe  girişimine ilişkin soruşturma kapsamında 3 kişi gözaltına alındı. İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince, örgütün  şifreli haberleşme uygulaması "ByLock"u kullandığı iddiasıyla Sahra Sıhhiye Okulu  ve Eğitim Merkezi Komutanlığında görevli olan ve daha önce ihraç edilen üsteğmen  Emre G. ve astsubay Faruk Ö. ile eski eşi Asuman Ö. gözaltına alındı.
Kaynak AA
 


'ByLock'cu 14 kamu çalışanı tutuklandı

'ByLock'cu 14 kamu çalışanı tutuklandı

Konya’da kamu çalışanlarına yönelik düzenlenen Fetullahçı Terör Örgütü-Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınan 24 kamu çalışanından 14’ü tutuklandı.A+A-Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturma kapsamında örgütün kriptolu haberleşme programı olan 'ByLock'u kullandıkları iddiasıyla Karayolları Devlet Su İşleri, İşçi Kurumu, Kredi Yurtlar Kurumu, Müftülük, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Tarım İl Müdürlüğü gibi kamu kurumlarında çalışan 31 kamu personeli hakkında yakalama kararı çıkartılmıştı. Geçtiğimiz Salı günü düzenlenen operasyonda aralarında emeklilerinde yer aldığı 24 kamu çalışanı gözaltına alınmıştı. Emniyetteki sorguları tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkan zanlılardan 14’ü tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 8'i de adli kontrol şartıyla olmak üzere 10 şüpheli de serbest bırakıldı.Kaynak: 'ByLock'cu 14 kamu çalışanı tutuklandı 
Kaynak Merhabahaber


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, o çağrıyı Yeniledi


Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan TL çağrısı

Reisicumhur Recep Tayyip Erdoğan, dövizdeki yükseliş üzerine TL çağrısını tekrarlayarak, "Tüm Türkiye'ye sesleniyorum. Yastık altında dövizi olan kardeşlerim, doları, Eurosu olanlar; bu paraları altına ve Türk lirasına yatırın. Milliyiz biz, yerliyiz biz, bizim Türk liramız bereketlidir" diye konuştu.Cumhurbaşkanlığı Abdullah Gül Müze ve Kütüphanesi açılış merasimine  katılan Reisicumhur Recep Tayyip Erdoğan, merasimin hemen peşinden Valiliğe geçti. Kayseri Valisi Süleyman Kamçı tarafından karşılanan Erdoğan'ın medyaya  kapalı ziyareti, takriben yarım saat sürdü. Daha sonra ise Kayseri'de tertip et toplu açılış merasimine geçti. Erdoğan burada toplannan binlerce kişiye seslendi. "14 sene önce Abdullah Gül ile yola çıktığımızda ilk mitingimizi burada yaptık' diyen Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle: Toplam yatırım bedeli 587 milyon lira olan hizmetin Kayserimize hayırlı olmasını diliyorum. Bugün 11. Reisicumhurumuz Abdullah Gül kardeşimizin yerine bir müze ve kütüphane açılışı yaptık. Tek tek şu açılış merasiminde nelerin olduğunu sayacak değilim. Eskiler 'Önce yol arkadaşınızı, sonra da onu seçince yola çıkacaksınız' derdi. Yıllarca birlikte yürüdük bu yolda. Yola çıktığımızda ilk mitingimizi de burada yapmıştık. 14 yıl önce burada yola çıktık. Biz Rabbimiz'den başka kimsenin huzurunda eğilmedik, eğilmeyiz. Rabbimizin huzurunda rükuda eğildik, hiçbir beşeri güç bizi eğmedi. Çok engelle karşılaştık, hepsini aştık.15 Temmuz'da bunlar ne yaptılar biliyorsunuz. Asker kılığına bürünmüş bu FETÖ'cü teröristler bizi tutsak alacaklarını sandılar. Bilmiyorlardı ki, hesapların üzerinde bir hesap var o da Rabbimin hesabıydı. Onlar bunu düşünmedi. Milletim o hesabı bozdu. Bu ulus o münafıklar sürüsüne bu toprakları dar etti. Biz şuna inanmıştık; tek ulus, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Biz rabbimizin huzurunda eğiliz. Başka kimsenin değil. Onlar Rabbimizin hesabını düşünemediler. İşte Ulus o hesabı bozdu. F 16'lari helikopterler, tanklar, toplar, silahlar ne oldu? "Arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın" İşte uğratmadık. İşte uğratmadınız. Benim milletim bunun gereğini yaptı.Bu ülkede paçavraları bu milletin, bu bayrağın karşısına çıkaranlar başarılı olamazlar. Tek devlet, tek bayrak, tek vatan diye boşuna mı söylüyoruz biz. Bu topraklar tarla değil vatan vatan! ŞEHİTLERİMİZİN HAKKINI ALACAĞIZ Öyle paralel devlete filan müsaade etmeyiz. Neymiş Pensilvanya... Hadi gel! Siz kaçacaksınız biz kovalacağız. Onun kuyruğuna takılanlar neden kaçıyorsunuz. Şehitlerimizin gazilerimizin hakkını alacağız. Bunu bilesiniz. İDAM TARTIŞMALARI Bu şehitlerin varisleri idam istiyorsa, bununla alakalı devletin bağışlama yetkisi yoktur. Bu işin yolu meclis. Sayın Başbakan burada, grup belli. Muhalefet de ortada. Parlamentodan böyle bir karar çıktığı anda bana geldiğinde bu kararı onaylarım. Beni ne  Hans'ın ne deği ilgilendirmez. Beni bu millet ilgilendirir. Bekara karı boşamak kolay. Biz gözü yaşlı anaları dinledik. Babaları dinledik. Öyle kolay mı?TL ÇAĞRISINA YİNELEDİ  Şimdi ben bu evrede tankla tüfekle bizi yıkamayanlar ekonomik darbeyle nasıl yıkarız, bu yola girdiler.Tüm Türkiye'ye sesleniyor. Yastık altında dövizi olanlar, bu paraları altın ve Türk Lirası'na yatırın. Karşılıksız para basıyorlar, biz karşılıksız para basmıyoruz. Aynı zamanda biz Rusya Çin İran ile alışverişleri yerli para ile yapmak için müzakere yaptık. Başbakan yarın akşam, İnşaallah, Rusya'ya gidiyor. Bunları konuşacak. Merkez Bankaları'na direktifi verdik. Bu oyunların karşısında kendi oyunumuzu oynacağız.

 



FETÖ'nün 'Orta Karadeniz bölge imamı' yakalandı
Samsun'da, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, örgütün "Orta Karadeniz bölge imamı" olduğu iddia edilen zanlı yakalandı.

FETÖ'nün 'Orta Karadeniz bölge imamı' yakalandı
 
Samsun' İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandığı ve "Orta Karadeniz bölge imamı" olduğu iddiasıyla Feza AŞ'de görevli Said A. (54), Ankara'da gözaltına alındı.
Samsun'a getirilen zanlının emniyetteki işlemleri tamamlandı. Zanlı, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.
Said A, polis aracına bindirildiği sırada basın mensuplarına yönelik "Güzel hatıralar bunlar, Allah razı olsun. Bakileştiriyorsunuz ya teşekkür ederiz." ifadelerini kullandı.
FETÖ'nün, Orta Karadeniz bölgesinde bulunan illeri Samsun'a bağladığı ve buradan yönettiği ileri sürüldü.
Kaynak AA


Komisyon tankın önüne yatan o kahramanı dinledi
15 Temmuz FETÖ darbe girişimini engellemek amacıyla Atatürk Havalimanı'nda tankın önüne yatan Metin Doğan, "Hayatı ve yaşamayı bu kadar çok severken uğruna bir saniye bile düşünmeden canımı verecek bir vatanım olduğu için Allah'a şükrediyorum" dedi.
Komisyon tankın önüne yatan o kahramanı dinledi
 
15 Temmuz FETÖ darbe girişimini engellemek amacıyla Atatürk Havalimanı'nda tankın önüne yatan Metin Doğan, "Hayatı ve yaşamayı bu kadar çok severken uğruna bir saniye bile düşünmeden canımı verecek bir vatanım olduğu için Allah'a şükrediyorum" dedi.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimini engellemek amacıyla Atatürk Havalimanı'nda tankın önüne yatan Metin Doğan, 15 Temmuz gecesinde yaşadıklarını TBMM Darbe Girişimi Araştırma Komisyonunda anlattı. Hayatı ve yaşamayı çok sevdiğini belirten Doğan, "6 yaşında ilkokula başladım. O zaman da her türlü haksızlık karşısında durduğum için öğretmenler tarafından cezalandırılıp ders saatinin çoğunda tek ayak üzerinde geçirdiğim için okulu hiç sevmedim. Bu çocuk okuyamaz dediler ve meslek lisesine gittim. Üniversiteye hazırlanırken ilk sene kazanamadım ve daha sonra 2 senelik çalışmam sonucunda Türkiye derecesi yaparak İstanbul Tıp Fakültesi'ni kazandım. Yaşamı kaçırmamak adına birinci sınıfta tıp fakültesini bıraktım. 2012 yılında tekrar İstanbul Tıp Fakültesi'ne başladım. Ben paraya ne kadar ihtiyacım varsa o kadar para kazanıyorum. Hayatı ve yaşamayı bu kadar çok severken uğruna bir saniye bile düşünmeden canımı verecek bir vatanım olduğu için Allah'a şükrediyorum" diye konuştu.
"AMACIM SADECE O PALETLERİN ALTINDA EZİLMEKTİ"
15 Temmuz günü spor salonundan çıktığını ve eve gitmek üzere otobüse bindiğini anlatan Doğan, darbe girişimini otobüsteki vatandaşlardan öğrendiğini söyledi. Doğan, "Eve gittiğimde televizyondan Atatürk Havalimanı'ndaki tankları gördüm. Darbeye karşı insanların biran önce sokağa dökülmesi gerekiyordu. Bu insanların sokağa çıkması için çok büyük bir eylem yapılması gerekiyordu. Kararımı verdim ve Atatürk Havalimanı'ndaki tankların altında birinin ezildiğini herkes görürse sokağa çıkarlar diye düşündüm. Atatürk Havalimanı'na vardığım zaman hiçbir eylemci olmadığı halde askerler havaya ateş açtılar. Ben askerler ile kavga etmeyi, onlara saldırmayı hiç düşünmedim. Amacım sadece o paletlerin altında ezilmekti. Üzerlerine doğru koşmaya başladım ve ‘Ben Türk askeriyim, siz kimin askerisiniz' diye bağırmaya başladım. Orada bir tedirginlik yaşadıklarını hissettim. Amacım beni ezmeleriydi. Tank hareket ettiğinde o paletin altına yattım. Kafam, kalbim, organlarım aynı anda ezilsin ki biranda öleyim diye ayarladım. Tam o kadar yaklaşmışken bir fren sesi duydum. Baktım tankın hareket edeceği yok kalktım. İkinci kez hareket etti ve ben tekrar paletin altına yattım. Yine yaklaştı ve frene bastı. Ezilerek insanları yüreklendirmek istedim ama Allah canımı almadı" açıklamasında bulundu.
 


AP'deki kritik 'Türkiye' oylaması sonuçlandı
Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği ile Türkiye arasında 3 Ekim 2005'te başlatılan üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulmasına ilişkin kararı 37 oya karşı, 479 oyla kabul etti. 107 parlamenter ise çekimser kaldı. Türkiye ile diyalogu kesen Avrupa'nın devam etmek için tek şartı OHAL. Oylamada çekimser kalanların oranı da azımsanamayacak kadar çok. Peki AB-Türkiye ilişkilerinde bundan sonra ne olacak? İşte tüm detaylar!

AP'deki kritik 'Türkiye' oylaması sonuçlandı
 
Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye ile müzakerelerin geçici olarak durdurulmasına ilişkin kararın ayrıntıları ortaya çıktı.
GEREKÇE OLARAK OHAL GÖSTERİLDİ
Tasarıda üyelik müzakerelerinin, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ortaya çıkan durum ve OHAL uygulamasının getirdiği şartlar nedeniyle geçici olarak dondurulması istendi.
 
OHAL KALDIRILIRSA...
Kararda, üyelik müzakerelerinin yeniden başlayabilmesi için OHAL uygulamasının kaldırılması gerektiği belirtilerek, Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosunun darbe girişimini güçlü bir şekilde kınadığı ve Türkiye'nin sorumluları yargılama hakkının meşru olduğu vurgulandı.
AP'de sekiz grubun verdiği karar tasarılarından üretilen ve dokuz maddeden oluşan ortak karar metni, bağlayıcı olmamakla birlikte siyasi açıdan önemli bir belge.
AP, Birlik üyelerinin bu metni görmezden gelemeyecek olmasından hareketle ‘geçici dondurma' çağrısının önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesini umuyor. Bu bağlamda, 15-16 Aralık'ta AB liderlerini Brüksel'de bir araya getirecek olan zirveden çıkacak olan karar, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği açısından kritik öneme sahip olacak.
LOZAN DA GİRDİ
Son dönemde Lozan Antlaşması'yla ilgili olarak yapılan açıklamalardan duyulan ciddi endişe de verilen bir değişiklik önergesinin kabul edilmesiyle karar metnine girdi. AP'nin en büyük grubu olan Avrupa Halk Partisi (EPP) tarafından verilen değişiklik önergesinin kabulüyle metne dahil edilen paragrafta Lozan Antlaşması'nı tartışmaya açan açıklamalardan ciddi endişe duyulduğu belirtilerek, bu antlaşmanın modern Türkiye'nin sınırlarını belirleyen ve yaklaşık bir yüzyıldır bölgenin barış ve istikrarının korunmasına katkı yaptığı hatırlatıldı.
BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Kurallar gereği AP Başkanı Martin Schulz, onay süreci sonrasında belgeyi AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, AB Konseyi ve üye ülkelerin yanı sıra Türk hükümetine ve TBMM'ye de gönderecek.
Ankara'nın son dönemde sıkça yaptığı gibi bu kararı da yok sayarak kararı işleme sokmadan Türkiye'nin Brüksel'deki AB Daimi Temsilciliği aracılığıyla AP'ye iade etmesi öngörülüyor.
GÖZLER ÜYE ÜLKELERDE
AP'nin onayladığı karar tasarısı, bağlayıcılığı olmasa da siyasi açıdan görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir belge. Bu nedenle gözler artık AB Komisyonu'nun ve özellikle de AB üyesi ülkelerin nasıl bir tavır takınacağında.
AB Komisyonu, salı günü AP'deki oturumda AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini tarafından dile getirilen Türkiye'yle müzakerelerin sona ermesi halinde kaybeden-kaybeden senaryosuyla karşı karşıya kalınacağı görüşünü koruyor.
Avusturya hariç Türkiye'yle müzakerelerin devamından yana olan AB üyelerinin de şu aşamada bu pozisyonlarında değişikliğe gittiğine dair herhangi bir sinyal yok.
Kaynak F5haber
 
 
Adana Valiliği önünde patlama
Adana'da Valilik otoparkında patlama meydana geldi, bölgeye ambulans ve polis ekipleri sevk edildi.

Adana Valiliği önünde patlama
Adana'da Valilik otoparkında patlama meydana geldi, bölgeye ambulans ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine çok sayıda ambulans sevk edilirken, itfaiye araçları da patlamanın etkisiyle yanmaya başlayan araçları söndürmeye çalışıyor.
VALİ AÇIKLADI: 2 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Adana Valisi Mahmut Demirtaş, Valilik otoparkı önündeki patlamaya ilişkin, "Saat 08.05 civarında otoparkta Valilik makam girişine yakın yerde araç patlatılıyor. Bir kadın tarafından olayın gerçekleştirildiği tahmin ediliyor. Patlamada 2 vatandaşımız öldü, 31 kişi yaralandı" dedi.
Kaynak Ensonhaber


Ankara'da sıcak saatler!
Bugün yaşanan gelişmeler sonrasında Ankara'da hareketlilik söz konusu. Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'dan bilgi aldı.

Ankara'da sıcak saatler!
 
Bugün yaşanan sıcak gelişmeler sonrasında Ankara'da tam bir teyakkuz hali yaşanıyor.
Fırat Kalkanı Harekatı'nda son dakika: El Bab'da 3 şehit, 10 asker yaralı
Fırat Kalkanı operasyonu çerçevesinde Suriye'de bulunan 3 askerin şehit edilmesi, Adana'da valilik önünde yaşanan patlama ve ardından Şırnak'tan gelen şehit haberleri sonrası Ankara'da büyük bir hareketlilik söz konusu.
İÇİŞLERİ BAKANI PROGRAMINI İPTAL ETTİ
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun bugün Trabzon'da gerçekleştireceği ziyaret  ve açılış programları iptal edildi.
Adana Valiliği'ne sabah saatlerinde bombalı araçla yapılan saldırı ve ardından Fırat Kalkanı Operasyonu'ndan gelen şehit haberleri üzerine Bakan Soylu'nun Sürmene ilçesinde gerçekleştireceği programın iptal edilerek ileri bir tarihe ertelendiği öğrenildi. Bakan Soylu'nun Trabzon programını iptal ederek Adana'ya gittiği bildirildi.
 
BAŞBAKAN, AKAR'DAN BİLGİ ALDI
Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Yıldırım, Fırat Kalkanı Harekatı'nda El Bab bölgesindeki Türk askerlerine yapılan saldırıyla ilgili Bakan Işık ve Orgeneral Akar ile telefonla görüştü. Yıldırım, askerlerin durumu ve harekata ilişkin Işık ve Akar'dan bilgi aldı.
Şırnak'ta 1 asker şehit, 2 asker ve 3 korucu yaralı
GÜVENLİK TOPLANTISI YAPILABİLİR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ı 16.15'te kabul edeceği bilgisi alınırken Fırat Kalkanı harekatı çerçevesinde yaşanan son gelişmeler nedeniyle Ankara'da bugün ilgili bakan ve bürokratların katılımı ile bir güvenlik toplantısı yapılması ihtimali bulunuyor.
KRİTİK ZİRVE
Cumhurbaşkanı Erdoğan; MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile görüşecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan, saat 14.30'da MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı kabul edecek. Ardından ise Genelkurmay Başkanı Akar'la görüşecek.
Kaynak Mynet


TSK'dan son dakika açıklaması: Askerleri Esad bombaladı! Şehit ve yaralılar var
Fırat Kalkanı harekatı kapsamında yürütülen El-Bab operasyonu sırasında askerlerimize saldırı düzenlendi. Saldırıda ilk belirlemelere göre 3 asker şehit oldu, 10 asker ise yaralandı. TSK, askerlerin Suriye rejim güçlerine ait uçaklar tarafından vurulduğunu açıkladı.

 
Türkiye'nin 24 Ağustos'ta başlattığı sınır ötesi harekât Fırat Kalkanı'ndan bu sabah acı haber geldi. Terör örgütü IŞİD'in elindeki El Bab'ı kuşatan Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçleriyle cephede yer alan askerlere, saldırı düzenlendi. Saldırıda yaralanan 13 asker helikopter ve ambulanslarla Kilis ile Gaziantep'teki hastanelerde tedavi altına alındı. Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne getirilen askerlerden üçü şehit oldu. Saldırıda yaralanan 10 asker de Kilis ve Gaziantep'teki  hastanelerde tedavi altına alındı. Diğer yaralı askerden birinin durumu ağır. Üç ayını dolduran operasyonda, şehit asker sayısı 16'ya çıktı.
TSK AÇIKLADI: ASKELERİ SURİYE REJİM GÜÇLERİ VURDU 
Saldırıya ilişkin TSK'dan açıklama yapıldı.  Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, Fırat Kalkanı  Harekatı'nda yürütülen operasyonlar kapsamında, Suriye rejim güçlerince saat  03.30 sıralarında  hava saldırısı gerçekleştirildiğinin değerlendirildiği  belirtildi.  "Hava saldırısında, 3 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, biri  ağır olmak üzere 10 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır." ifadesine yer  verilen açıklamada, yaralı askerlerin, tedavilerinin yapılması amacıyla süratle  bölgeden tahliye edildiği bildirildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi:  "Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu saldırıda hayatını  kaybeden aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, şehitlerimizin değerli ailelerine,  Türk Silahlı Kuvvetleri ile yüce Türk milletine başsağlığı ve sabır, yaralanan  kahraman silah arkadaşlarımıza acil şifalar dileriz."
ŞEHİTLERİN NAAŞI TÜRKİYE'YE GETİRİLDİ
Suriye'nin Halep kentine bağlı El-Bab bölgesinde  rejim güçlerinin hava saldırısında şehit olan 3 askerin naaşı, Türkiye'ye  getirildi.  Helikopterle Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi  morguna sevk edildi. Cenazeler, daha sonra otopsi için Adli Tıp Kurumuna  gönderildi.  
Fırat Kalkanı'ndan gelen acı haber sonrası Ankara alarma geçti
ŞEHİTLER TÖRENLE MEMLEKETLERİNE UĞURLANACAK
Suriye rejiminin hava saldırısında şehit olan 3 askerin kimliği belli oldu. Şehitlerin Üsteğmen Zafer Er, Uzman Çavuş Melih Özcan ve Erdal Bolat olduğu belirlendi. Şehitlerin cenazeleri hastanedeki işlemlerinin ardından otopsi için Gaziantep Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Burada yapılacak işlemlerinin ardından şehit askerler Erdal Bolat, Melih Özcan ve Zafer Er'in cenazeleri 5'inci Zırhlı Tugay Komutanlığı'na götürülecek. Burada yapılacak törenin ardından şehit askerlerin cenazeleri memleketlerine uğurlanacak.
ŞEHİT ATEŞİ ÜÇ İLE DÜŞTÜ 
Suriye rejim güçlerinin hava  saldırısında şehit düşen Üsteğmen Zafer Er'in Ankara'nın Sincan ilçesindeki  babaevinde yas var.  Şehit Üsteğmen Er'in Osmanlı Mahallesi'ndeki baba ocağına acı haber  ulaştı. Şehidin babası Mustafa Er'in evine Türk bayrakları asıldı. Aile yakınları ve mahalle sakinleri, eve taziye ziyaretinde bulundu. Sincan Belediyesi tarafından evin önüne taziye çadırı kuruldu, mahalle  sakinleri de evlerine Türk bayrakları astı.  Bekar olan şehit Üsteğmen Er'in iki erkek kardeşinin olduğu öğrenildi.
BAB EVİNE ACI HABER ULAŞTI 
El Bab operasyonunda şehit düşen askerlerden piyade uzman çavuş Melih Özcan'ın , Eskişehir'deki baba evine acı haber ulaştı.Evli ve 2 çocuk babası Melih Özcan'ın şehit haberini askeri yetkililer Eskişehir'in Yıldıztepe Mahallesi Yardımcı Sokak'ta oturan babası Mehmet ve annesi Melek Özcan'a bildirdi. Oğullarının şehit olduğu haberini alan Özcan çiftçi, gözyaşına boğuldu. Şehidin babaevine Türk bayrakları asıldı, bir ambulans da evin önünde hazır bekletildi.Şehidin babası Mehmet Özcan'ın vali yardımcılarının şoförlüğünü yaptığı, anne Melek Özcan'ın da Yunus Emre Devlet Hastanesi'ndeki temizlik şirketinde çalıştığı öğrenildi.
ŞEHİDİN BABA EVİNDE YAS 
Şehit olan 25 yaşındaki Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Erdal Bolat'ın acı haberi memleketi Samsun'un Alaçam İlçesi'nde yakınlarını yasa boğdu. Oğlunun şehit olduğu haberini alan anne Döne Bolat evde sinir krizleri geçirdi. Baba Durmuş Bolat ise evinin önünde taziyeleri kabul etti. Şehit Astsubay Bolat'ın bekar ve 4 kardeş olduğu, 4 ay önce izne geldiği belirtildi. Şehidin baba evinin önünde ambulans bekletildi. Acı haberi duyan yakınları şehit Bolat'ın baba evine gelerek taziyelerde bulurken, şehitin cenazesinin yarın Alaçam Kent Meydanı'nda düzenlenecek törenin ardından toprağa verileceği belirtildi. 
KORGENERAL AKSAKALLI, YARALI ASKERLERİ ZİYARET ETTİ
Saldırıda yaralanan ve Kilis Devlet Hastanesi'nde tedavisi süren askerleri Kilis Valisi İsmail Çataklı ve Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı ziyaret etti. Ziyarette doktorlardan bilgi alan Vali Çataklı ile Korgeneral Aksakallı, yaralı askerlere de geçmiş olsun dileğinde bulundu.
YAYIN YASAĞI GELDİ
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Başbakanlık  tarafından, Fırat Kalkanı Harekatı'nda yaşanan hava saldırısına ilişkin geçici  yayın yasağı getirildiğini açıkladı. RTÜK'ten yapılan yazılı açıklamada, 6112 sayılı Radyo ve  Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 7'nci maddesinde,  "milli güvenliğin açıkça gerekli kıldığı hallerde veya kamu düzeninin ciddi  şekilde bozulmasının kuvvetle muhtemel olduğu durumlarda, Başbakanlıkça geçici  yayın yasağı getirilebileceğinin" öngörüldüğü hatırlatıldı. Söz konusu hüküm çerçevesinde Fırat Kalkanı Harekatı sırasında yaşanan  hava saldırısına ilişkin resmi açıklamalar dışında haberlere itibar edilmemesi  konusunda Başbakanlığın yazısı ile geçici yayın yasağı getirildiği belirtildi. Yayın yasağının, medya hizmet sağlayıcıların hava saldırısına yönelik  haberlerle ilgili olarak yapılacak yayınlarda 6112 sayılı Kanun’da ve diğer  kanunlarda sayılan yayın ilkelerine uymalarını, toplumda korku, panik ve kargaşa  oluşturabilecek haberlere, şehit ve yaralılara ait görüntü, görsel öğe ve benzeri  unsurlara ve bunlarla ilgili abartılı anlatımlara yayınlarında kesinlikle yer  vermemelerini içerdiği bildirildi.
HAREKATTAKİ ŞEHİT SAYISI 16 OLDU
24 Ağustos'ta başlatılan Fırat Kalkanı harekatı kapsamında şu ana kadar DEAŞ militanları tarafından Cerablus, Rai ve Bab bölgelerinde yapılan roketli ve havanlı saldırılarda 12 asker şehit oldu. 1 askerin kaza sonucu şehit olduğu Fırat Kalkanı harekatında, bu sabaha karşı Suriye rejim güçlerince yapılan hava saldırısında ise 3 asker şehit oldu. Böylece, Fırat Kalkanı Harekatı'nın başladığı günden itibaren şehit olan asker sayısı 16'ya yükseldi.
EL BAB'A ASKER VE SİLAH TAKVİYESİ YAPILIYOR
Halep'in kuzeyindeki El Bab, IŞİD için en kritik kentlerden biri. Anadolu Ajansı, dün bölgeden geçtiği haberde örgüte El Bab'da son darbeyi vurmak için cepheye askeri personel, araç ve silah takviyesi yapıldığını bildirmişti. El-Bab ile Al-Azrak arasındaki mevzilerden ağır silahlar ve havan saldırılarıyla gerçekleştirilen kuşatmada, birkaç gün içinde sonuç alınabilir.
MENBİC'E KADAR GİDİLECEK
Geçen hafta yaptığı açıklamada El Bab'ın kısa sürede alınacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün Menbic'e kadar ilerleneceğini ilan etmişti.
Erdoğan, "Şu anda biz El Bab’a dayandık. El Bab’ı batıdan kuşattık. Yetmez, biz şimdi oradan Münbiç’e doğru ayrıca yürüyeceğiz. Biz PYD, YPG’nin orayı tamamen boşaltmasını istiyoruz. Çünkü o topraklar bu terör örgütlerinin toprakları değil. Arapların toprakları. Gelsin oraya Araplar yerleşsin" demişti.
Ağustos ayında IŞİD'den kurtarılan Menbic, El Bab'ın kuzeydoğusunda. Kent uzun bir çatışma döneminin ardından IŞİD'den temizlendi ancak Türkiye'nin tüm uyarılarına ve ABD'nin sözlerine rağmen PKK'nın Suriye uzantısı YPG kente yerleşti.
MESAFE 20 KİLOMETREDEN AZ
Fırat Kalkanı Harekâtı'yla yüzlerce kilometrekare toprağın IŞİD ve YPG'den arındırıldığı bölgede, halihazırda Menbic'e kuş uçuşu mesafe 20 kilometreden az.
Menbic'e iki cepheden girilebilir. Kuzeyde Fırat Nehri'nin kıyısından itibaren Arap Hasan Sağir köyüne kadar olan hat uzun süredir ÖSO'nun elinde. Bu hattaki mesafe 20 kilometreden daha az. Batı cephesinde ise El Bab alındıktan sonra Menbic'e en yakın nokta Buzluca Garbiyah köyü ile biraz daha kuzeyde yer alan Yılanlı Köyü. Ankara, YPG'den Fırat Nehri'nin doğusuna geçmesini birçok kez istedi ancak aylardır 'çekildik' açıklamalarına rağmen Menbic'te barınan YPG'liler muhtemel bir harekatta doğuya doğru kaçacak.
Kaynak Milliyet 


Darbeci general JÖH'ü Adana'ya getirmek istemiş!
15 Temmuz gecesi kanlı darbe girişimi sırasında FETÖ'cü generalin JÖH'ü ele geçirerek Adana'ya getirmek istediği iddianamede ortaya çıktı.

 
 Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'ndan sorumlu Cumhuriyet Başsavcı Vekili Musa Ünel, dönemin İl Jandarma Bölge Komutanlığı Kurmay Başkanı Kurmay Albay Halil Çelik, Çukurova İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Kurmay Binbaşı Hüseyin Yalçınkaya, darbe girişimi gecesi nöbetçi olan İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli Binbaşı Osman Tunahan Berk, Adana İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Atilla Demir ile Üsteğmen Hasan Şahna hakkında yürüttüğü FETÖ soruşturmasını tamamladı. 
Adana'da FETÖ'nün kalkıştığı 15 Temmuz darbe girişimine katıldıkları iddiasıyla tutuklanan ve TSK'dan ihraç edilen İl Jandarma Bölge Komutanlığı'nda görevli 5 eski subay hakkında Savcı Ünel, 5 eski subay hakkında 3'er kez müebbet ve 15'er yıl hapis cezası istemiyle Adana 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açtı.
ADANA'YA JÖH'Ü GETİRMEK İSTEDİ
Şüphelilerin 15 Temmuz gecesi aldığı görevler 131 sayfalık iddianamede ayrıntılı olarak anlatıldı. İddianameye göre, Jandarma Bölge Komutanı'nın izinli olması nedeniyle vekaleten bu görevi yürüten şüpheli Albay Halil Çelik'in, 'Harekat Yıldırım' nitelikli sözde sıkıyönetim direktifi ile silahlı kalkışmayı gerçekleştiren 'Yurtta Sulh Konseyi' tarafından sözde Adana Jandarma Bölge Komutanı olarak atandığı ifade edildi. FETÖ üyesi Halil Çelik'in, sözde Adana Sıkıyönetim Komutanlığı'na atanan İncirlik 10'uncu Tanker Üs Komutanı Hava Tuğgeneral Bekir Ercan Van ile telefonla görüşmeler yapıp, Van'ın emriyle Osmaniye'de bulunan Jandarma Özel Harekat (JÖH) Taburu'nu Adana'ya getirmek için girişimlerde bulunduğu ve diğer şüpheliler ile odasında toplantı yaptığı ortaya çıktı. 
KIRMIZI RENKLİ BYLOCK KULLANDIKLARI TESPİT EDİLDİ
Ayrıca tüm uyarılara rağmen darbecilerle hareket ettiği bildirilen eski Çukurova İlçe Jandarma Komutanı Kurmay Binbaşı Hüseyin Yalçınkaya ile Adana Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Atilla Demir'in kırmızı renkli 'ByLock' adlı gizli ve şifreli program kullanıcısı olduğu saptandı. 
'SIKIYÖNETİM MAHKEMELERİNDE YARGILANACAKSINIZ'
Şüpheli Atilla Demir, İl Jandarma Komutanı tarafından yasal olmayan sözde sıkıyönetim direktifinin uygulanmayacağı bildirilmesine rağmen, itiraz eden askerleri de, "Sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanacaksınız" diyerek tehdit ettiği de belirtildi.
'TÜMEN KOMUTANINI ALDIRMALISINIZ'
Darbe girişimi gecesi Adana Jandarma Bölge Komutanlığı'nda nöbetçi amir olan binbaşı Osman Tunahan Berk, 10'uncu Tanker Üs Komutanlığı'na gidip, sözde Sıkıyönetim Komutanı Tuğgeneral Bekir Ercan Van ile görüştüğü, Berk'in, Van'a "Komutanım şu anda en yüksek amir sizsiniz. Acil yönetimi ele alıp Tümen Komutanını aldırmalısınız, İl Jandarma Komutanlıklarını arayıp emrin gereğini yapmalarını söylemelisiniz ama bunu acil yapmalısınız" dediği; ayrıca Berk'in "5 tankı al gel, böyle günlerde 3 kişi 300 kişiye bedeldir" şeklinde telefonda konuşmalar yaptığı, silahlı kalkışmaya karşı çıkan bir binbaşıya da, "O iş öyle değil, gözaltılar başlayacak" dediği tutanaklara yansıdı.
 
 
 
İstanbul'da büyük yangın
Bayrampaşa'da plastik atölyesinde büyük çaplı yangın çıktı. Bölgeye çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi yönlendirildi.

İstanbul'da büyük yangın

Bayrampaşa'da 3 katlı atölyede çıkan yangın, itfaiye  ekipleri tarafından kontrol altına alınmaya çalışılıyor. 
Alınan bilgiye göre, Baltaş Kilimciler Sanayi Sitesi'ndeki atölyede  henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İş yerinde çalışanlar itfaiyeye haber  verirken, kısa sürede büyüyen alevler 3 katlı binayı sardı.
Olay yerine gelen polis ekipleri çevre güvenliğini aldı. İtfaiye  görevlileri de söndürme çalışmalarına başladı.
MAHSUR KALANLAR KURTULDU
Bayrampaşa'da bulunan Baltaş Sanayi Sitesi'ndeki bir plastik fabrikasında yangın çıktı. Çok sayıda itfaiye ekibinin müdahale ettiği yangın sırasında mahsur kalanlar itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı.
BİRÇOK İLÇEDEN YARDIM GELDİ
Yangın sabah saat 10.30 sıralarında henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı çıktı. Olay yerine gelen Eyüp itfaiyesi müdahalede yetersiz kalınca olay yerine Bayrampaşa, Gaziosmanpaşa, Fatih, Bakırköy, Şişli ve Bağcılar itfaiye ekipleri ve çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Yangın nedeniyle üst katlarda mahsur kalanlar zor anlar yaşadı. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri merdiven yardımıyla mahsur kalanları kurtardı. İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi devam ediyor.
 
 

 
Katip Çelebi Üniversitesi'ne FETÖ operasyonu
 
İzmir’de Katip Çelebi Üniversitesi’ne düzenlenen FETÖ soruşturmasında 29 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Özel Harekat'ı bombalayan pilotun eşi de bulunuyor.

gözaltı.jpg
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında İzmir, Manisa ve Kocaeli'nde, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nde çalışan 35 kişi hakkında yakalama kararı verildi.
Polis ekiplerince eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonda 29 kişi gözaltına alındı. Adreslerinde bulunamayan zanlıların da yakalanmaları için çalışma başlatıldı.
Gözaltına alınanlar arasında 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Gölbaşı ilçesindeki Özel Hareket Daire Başkanlığını bombalayan pilotlardan Rafet Kalaycı'nın eşi uzman doktor Özlem Tuğçe Kalaycı da bulunuyor.
Şüphelilerin bazılarının, örgütün şifreli haberleşme uygulaması "ByLock" programını kullandıkları tespit edildi.
Evlerdeki aramada ise terör örgütü elebaşısı Fetullah Gülen'e ait kitaplar ele geçirildi.
Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.
Öte yandan, kentte daha önce düzenlenen FETÖ operasyonunda gözaltına alınan 76 şüpheliden 57'si tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kaynak AA,Ntvhaber


Öğretmenler adliyeye çıkarıldı
Bolu’da Fethullahçı Terör Örgütü’ne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 36 öğretmenden 12’si ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Öğretmenler adliyeye çıkarıldı
 
Edinilen bilgiye göre, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma çerçevesinde meslekten ihraç edilen ve uzaklaştırılan 36 öğretmen Bolu Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne bağlı ekipleri tarafından gözaltına alındı. Örgütle bağlantılı oldukları iddia edilen öğretmenlerden 12’si ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi. Adliyeye çıkartılan bazı şahısların yüzlerini kapattıkları görüldü. Operasyonda gözaltına alınan diğer 24 kişi ise ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilecek.
 
 


Nevşehir'de Fetö Soruşturmasında 5 Tutuklama
Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında 5 kişi tutuklandı.
 
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca haklarında soruşturma başlatılan mimar F.A., öğretmenler T.D., S.G., işsiz S.K. ve müfettiş S.T.'nin Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildiği ve yapılan sorgulamanın ardından Nevşehir Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandıkları belirtildi
 


Denizli'de 'ByLock' kullanan 11 öğretmen tutuklandı
Denizli'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınan 17 öğretmenden 11'i tutuklandı.

Denizli'de 'ByLock' kullanan 11 öğretmen tutuklandı
 
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında örgüt üyelerinin aralarında iletişim sağlamak amacıyla kullandığı kriptolu iletişim programı ''ByLock''u kullandıkları belirlenen 30 öğretmenden 17'si Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 11'i, nöbetçi sulh hakimliğince "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan tutuklandı. Diğer şüpheliler ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Operasyon kapsamında 13 kişinin arandığı öğrenildi.
FETÖ/PDY'ye mensup öğretmenlere yönelik operasyonda geçen ay 20 şüpheli tutuklanmış, 7 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
 
 


ABD seçim sonuçları açıklandı Trump yeni başkan
ABD'de başkanlık seçimlerini Cumhuriyetçi Parti başkan adayı iş adamı Donald Trump kazandı.

ABD seçim sonuçları açıklandı Trump yeni başkan

ABD'de dün yapılan 58. başkanlık seçimlerini kazanan Cumhuriyetçi Parti adayı iş adamı Donald Trump, önemli bir sürprize imza atarak ABD’nin 45. başkanı oldu.
ABD’de 1 Şubat 2016’da Iowa’daki ön seçimlerle başlayan 58. başkanlık seçim süreci, dün ülkenin 50 eyaletinde ve başkent Washington DC’de yapılan seçimlerle sonuçlandı.



Deneyimli rakibi eski dışişleri bakanı Demokrat Hillary Clinton’ı geride bırakarak Beyaz Saray’a çıkmaya hak kazanan Trump, ABD'de 60 yıl aradan sonra siyasi kariyeri olmadan koltuğa oturan ilk başkan oldu ve önemli bir sürprize imza attı.
70 yaşında başkanlık koltuğuna oturacak Trump, ABD tarihinin en yaşlı başkanı unvanını da alacak.
Trump'ın başkan yardımcısı adayı Mike Pence ise Indiana Valisi olarak görev yapıyordu.
Daha önce iki evlilik yapan ve 2005 yılından beri Melania Trump ile evli olan Trump'ın 5 çocuğu bulunuyor.
ABD'nin 45. başkanı olmaya hak kazanan Trump, 20 Ocak 2017'de yapılacak törenle mevcut başkan Barack Obama'dan görevi devralacak.


Osman Vahit Özdal açığa alındı
O Ses Türkiye yarışmasına katılan Eskişehirli Osman Vahit Özdal, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında memuriyetten açığa alındı.

Osman Vahit Özdal açığa alındı

O Ses Türkiye yarışmasına katılan Osman Vahit Özdal, kısa sürede adından söz ettirmiş, yarışmada yarı finale kadar yükselmişti.
Eskişehir Valiliğinde memur olarak görevini sürdüren Özdal'ın FETÖ/PDY soruşturması kapsamında açığa alınarak, yurt dışına çıkış yasağı konulduğu öğrenildi.
Osman Vahit Özdal'ın bir vali yardımcısı ile emniyet personeli tarafından ifadesinin alındığı da öğrenildi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti'den CHP bildirisi için suç duyurusuü
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti, CHP'nin Parti Meclisi bildirisiyle ilgili suç duyurusunda bulundu.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti CHP'nin yayımladığı bildiriyle ilgili suç duyurusunda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve CHP Parti Meclisi üyeleri hakkında, 6 Kasım'daki Parti Meclisi toplantısının ardından yayımlanan bildiride kullanılan ifadeler nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına "Cumhurbaşkanına hakaret"ten suç duyurusunda bulundu.
Konuyla ilgili AK Parti'den ise Genel Sekreter Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül yaptı.
Twitter hesabından açıklama yapan Gül, CHP Parti Meclisi bildirisinin hakaret ve iftiralarla dolu olduğunu söyledi.
Gül, "PM bildirisine karşı AK Parti olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuştur" dedi.CHP, Parti Meclisi pazar günü olağanüstü toplanmıştı. Yaklaşık 6.5 saat süren toplantıyla ilgili dün bir bildiri yayımlanmıştı.
Bildiride, Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyon ve HDP milletvekillerinin tutuklanması üzerinden eleştiriler yapılmıştı.
HDP milletvekilleri hakkındaki tutuklama kararlarının, nayasa ve Anayasa Mahkemesi'nin içtihatlarına aykırı olduğu ifade edilen bildiride, "Vatanını seven, demokrasiye inanan, temel ve hak ve özgürlükleri savunan her yurttaşımız Cumhuriyetimize yönelen bu büyük tehdidi bertaraf etmek için bir araya gelmelidir", Otoriter rejim, yurttaşların ifade, toplantı, örgütlenme ve girişim özgürlüklerini kısıtlamakta, tüm toplum kesimlerini yoğun bir baskı altına almaktadır" gibi ifadelere de yer verilmişti.
Kaynak Ntv haber


14 öğretmene Bylock tutuklaması 
Kırklareli'nde FETÖ/PDY'nin şifreli iletişim programı Bylock kullandıkları belirlenen 14 öğretmen tutuklandı.

14 öğretmene Bylock tutuklaması
 
4 öğretmen adli kontrol kararıyla serbest kaldı. Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, geçen hafta Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Kırklareli merkezli Ankara, İzmir, Kocaeli ve Çanakkale’de Bylock kullanan 20 öğretmeni yakalamak için operasyon başlattı. 18 öğretmen gözaltına alındı.
2 öğretmen adreslerinde bulunamadı. Emniyetteki sorgularının ardından adliyeye çıkarılan 18 öğretmenden 14'ü tutuklandı. 4'ü adli kontrolle serbest kaldı. .
Kaynak DHA


Harun Biniş'in "15 Temmuz'da Akar'la, Gülen'in İletişimini Sağlayacak Kişi" Olduğu Belirlendi
FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, eski BTK çalışanı Biniş'in FETÖ üyeleri arasında iletişim ağını sağladığı, Akar'ın kabul etmesi durumunda da Gülen ile iletişimini sağlayacak kişi olduğu belirlendi.

harun biniş ile ilgili görsel sonucu

 
Harun Biniş'in '15 Temmuz'da Akar'la, Gülen'in İletişimini Sağlayacak Kişi' Olduğu Belirlendi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, eski Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) çalışanı Harun Biniş'in darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi FETÖ üyeleri arasında iletişim ağını sağladığı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın kabul etmesi durumunda da FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile iletişimini sağlayacak kişi olduğu belirlendi.
ÖNEMLİ DELİLLERE ULAŞILDI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunda görevli Cumhuriyet Savcısı Ramazan Dinç'in yürüttüğü "darbe girişimi gecesi Hava Kuvvetleri Komutanlığı personeliyle ilgili" soruşturmada önemli bilgi ve delillere ulaşıldı.
Devlet büyüklerinin kullandığı kriptolu telefonların da aralarında bulunduğu telefonların usulsüz dinlendiği iddialarına yönelik 28 kişi hakkında açılan davanın sanıklarından olan Harun Biniş'in, darbe girişiminin yönetildiği Akıncı Üssü'nde görüntüleri ortaya çıktı.
İLETİŞİMİ SAĞLAYACAKTI
Tıpkı Adil Öksüz ve Kemal Batmaz gibi Akıncı Üssü'nün bulunduğu Kazan'a "arsa bakmaya gittiğini" söyleyen Biniş'in, darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi FETÖ üyeleri arasında iletişim ağını sağladığı, Genelkurmay Başkanı Akar'ın kabul etmesi durumunda da Gülen ile iletişimini sağlayacak kişi olduğu belirlendi.
Açıktan atamayla TİB'de işe başlayan Biniş'in, FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan eski istihbaratçı Basri Aktepe ile yakın ilişkisi olduğu belirtildi.
TEPEDEN BAKAN, KETUM
Aktepe'nin Teknik Daire Başkanlığı döneminde uzman olan Biniş, 17-25 Aralık sonrasında dinlemelerin merkezi olan birimde çalıştı.
İnternet alt yapı dinleme sistemleriyle ilgili bir proje ile görüşmelere ilişkin canlı takip amacıyla kullanılan kritik bir projede de görev aldığı öğrenilen Biniş, kurumdan kendisi istifa edip ayrıldı ve bir teknokentteki şirkette çalışmaya devam etti.
TİB'de çalıştığı dönemki çalışma arkadaşları, Biniş'in "insanlara tepeden bakan, ketum, üst düzey olduğu izlenimi veren" birisi olduğunu değerlendirdi.
ARSA BAKMAYA GİDENLERDEN
Darbe girişiminin yaşandığı gece, 143. Filoda bulunan Biniş, savcılık ifadesinde, darbe olacağına inanmadığı için Ankara'da olan olayları ciddiye almadığını ve o gece yatıp uyuduğunu söyledi.
"Darbeye teşebbüs eyleminin en karışık yerlerinden biri olan Kazan'a neden gittiği" sorulan Biniş, "Darbeye teşebbüs eyleminde en karışık yerlerden biri olduğunu daha sonradan öğrendiğim Kazan'a gittim, çünkü arkadaşımla önceden sözleşmiştik. Bu nedenle ben, eşim bana olayları anlatmasına rağmen dikkate almadan arsa bakmaya gittim" karşılığını verdi.
Biniş, devlet büyüklerinin kullandığı kriptolu telefonların da aralarında bulunduğu telefonların usulsüz dinlendiği iddialarına yönelik 28 kişi hakkında açılan davanın da sanıkları arasında yer alıyor.
 
 
Kemal Batmaz'ın Adil Öksüz'le birlikte darbeyi yönettiği belirlendi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ soruşturması kapsamında, Kaynak Kağıt AŞ'nin eski Genel Müdürü Kemal Batmaz'ın, Adil Öksüz ile darbeyi yöneten isimler arasında olduğunu belirledi.

Kemal Batmaz'ın Adil Öksüz'le birlikte darbeyi yönettiği belirlendi
 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin soruşturmada, Kaynak Kağıt AŞ'nin eski Genel Müdürü Kemal Batmaz'ın, darbe girişimini Akıncı Üssü'ndeki 143. Filo'dan Adil Öksüz ile yönettiği tespit edildi.
Şüpheli isme uçuş kayıtlarından ulaşıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunda görevli Cumhuriyet Savcısı Ramazan Dinç'in yürüttüğü, darbe girişimi gecesi Hava Kuvvetleri Komutanlığı personeliyle ilgili soruşturmada önemli bilgi ve delillere ulaşıldı.
Öksüz'ün kullandığı 06 SIR 49 plakalı aracın Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarının temin edilmesi sonucunda, Öksüz'ün 27 Aralık 2015 ile 10 Ocak, 17 Ocak, 31 Ocak, 22 Şubat, 1 Mart, 15 Mart, 31 Mart, 6 Mayıs, 28 Mayıs, 5 Haziran ve 16 Haziran 2016 tarihlerinde Ankara'ya gelerek, toplantılar yaptığı tespit edildi.
Öksüz'ün darbeye hazırlık toplantıları yaptığı Ankara'daki iki ev, gizli tanık beyanları ve yer gösterme tutanaklarıyla belirlendi.
Başsavcılık Öksüz'ün yurt dışı seyahatleriyle ilgili detaylı araştırma başlattı. İnceleme sonucunda daha önce Kaynak Kağıt AŞ Genel Müdürü olan Kemal Batmaz'ın da arasında bulunduğu bazı kişiler şüpheli bulundu. 
Öksüz ile Batmaz ABD'den aynı uçakla dönmüş
Bunlardan Batmaz'ın Ocak, Mart, Haziran ve Temmuz 2016'da, Adil Öksüz ile aynı günlerde ABD'de bulundukları resmi kayıtlarla tespit edildi.
Batmaz'ın, son olarak, darbe girişiminden hemen önce, 11 Temmuz 2016'da Öksüz'ün de bulunduğu uçakla ABD'ye gittiği ve 13 Temmuz 2016'da yine Öksüz ile aynı uçakla Türkiye'ye döndüğü belirlendi.
Başsavcılık, darbe planlarını ve organizasyonunu Öksüz ile yaptığını değerlendirdiği Batmaz'ın darbe girişiminin hemen ardından Akıncı Üssü çevresinde gözaltına alınıp, tutuklandığını ve Sincan Cezaevine konulduğunu belirledi.
Batmaz 15 Temmuz gecesi Akıncılar'da
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin soruşturmada, Batmaz'ın, darbe girişiminde etkin şekilde rol aldığı Akıncı Üssü'ndeki 143. Filo'daki güvenlik kamerası kayıtlarından da tespit edildi. 
Askerlerin Batmaz'a verdiği selam görüntülere yansıdı
Darbe girişiminin yaşandığı geceye ilişkin görüntülerde, Batmaz'a üsteki askerlerin selam verdikleri kayıtlara yansıdı. Rütbeli askerlerin başlarıyla selam verdiği Batmaz'ın 143.Filo koridorundaki rahat tavırları dikkati çekti.
Akıncı Üssü çevresinde gözaltına alınmış
Başsavcılık, yaptığı sorgulama sonucunda Batmaz'ın darbe girişiminin hemen ardından Akıncı Üssü çevresinde gözaltına alındığı ve Ankara'da tutuklandığını belirledi.
İlk sorguda "arsa" bahanesi
Bunun üzerine cezaevinden getirilerek, bir kez daha ifadesi alınan Batmaz'ın suçlamaları reddettiği öğrenildi.
Batmaz, gözaltına alındıktan sonraki ilk sorgusunda tıpkı Adil Öksüz gibi Akıncı Üssü civarında arsa bakmak amacıyla bulunduğunu iddia etmişti.
Kaynak Kağıt AŞ'de genel müdürlük yapmış
Batmaz'ın, Kaynak Holding bünyesindeki bir şirkette birkaç yıl çalıştıktan sonra Kaynak Kağıt AŞ'de çalışmaya başladığı, sonrasında da şirketin genel müdürü olduğu bildirildi. Bu görevinden 2015'in ilkbahar aylarında ayrılan Batmaz'ın emlak şirketi kurduğu kaydedildi.
Ancak savcılık, incelemeleri sonucunda emlak şirketinin hiçbir gayrimenkulün alım satım ve kiralama işi gerçekleştirmediğini, faaliyetlerinin tabelada kaldığını tespit etti.Batmaz'ın ABD'ye ilk kez 1997'de gittiği belirlendi.
Darbenin ilk hazırlık hareketlerini başlatması olasılığı yüksek olan Batmaz'ın, FETÖ içerisinde "Adil Öksüz'ün üstü veya eşiti olduğu, bu değilse ancak bir altında bulunabileceği" değerlendirildi. 
Kemal Batmaz
FETÖ'nün 15 Temmuz gecesi Akıncı Üssü'nde olduğu gerekçesiyle tutuklanan Kaynak Kağıt AŞ'nin eski Genel Müdürü Kemal Batmaz'ın, 1 Ağustos 1992'de FETÖ'ye ait bir kurumda çalışmaya başladığı, sigorta kaydının ise 1 Nisan 1996'da Nil İç ve Dış Ticaret AŞ'de gözüktüğü tespit edildi.
Personel dosyasındaki kayıtlara göre, 22 Ağustos 2001-30 Haziran 2005 tarihlerinde Kaynak Dış Ticaret AŞ'de ve 1 Temmuz 2005-20 Temmuz 2015 tarihlerinde Kaynak Kağıt AŞ'de genel müdür olarak çalışan Batmaz'ın 20 Temmuz 2015'te işten çıkarıldığı öğrenildi. Batmaz'ın, Kaynak Medya'ya da vekaleten genel müdür pozisyonunda baktığı belirtildi.
Ayrıca Batmaz'ın, Gürmed Tıbbi ve Teknolojik Sistemler Sanayi Ticaret AŞ ile Garnet Tıbbi ve Teknik Sistemler AŞ firmalarında ortak olarak yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevinde bulunduğu, Pozitif Yaşam Sağlık ve Bilgisayar Hizmetleri Ticaret Limited Şirketinde de hissesi bulunup bu hisselerini 31 Temmuz 2015'te başka bir kişiye devrederek şirketten ayrıldığı öğrenildi.
Adil Öksüz'ün Gülen ile görüntüsü
Öte yandan soruşturma dosyasına, Adil Öksüz ile FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in bir arada olduğu kamera görüntüleri de girdi.
Görüntülerde koltukta bulunan Fetullah Gülen'in karşısında iki çocuk yerde oturuyor. Onların arkasında ise yine yerde Adil Öksüz bulunuyor.
Başsavcılık, bu kişinin Adil Öksüz olduğunu bilirkişi raporuyla kesinleştirdi.
Akıncı Üssü çevresindeki 5 sivil
Darbe girişiminin ardından Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Harun Biniş'in yanı sıra Nurettin Oruç ve Hakan Çiçek adlı siviller de gözaltına alınmıştı.
Oruç, "hayvan yetiştiriciliğiyle ilgili belgesel çekimi için görüşme yapmaya gittiğini" ileri sürmüştü. 
Anafartalar Kolejlerinin sahibi Çiçek ise "öğrenci velilerinden Albay Ahmet Özçetin tarafından 'Sosyal etkinlik var' denilerek, üsse davet edildiğini" iddia etmişti.
Yeni operasyon
Bu arada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Adil Öksüz ile irtibatı tespit edilen 12 kişi hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı çıkarttı. Bunlardan 5'inin, darbe toplantılarının yapıldığı Ankara'daki 2 evi kiralayan ve kefil olanlar, 7 kişinin ise Adil Öksüz ile Mart ve Haziran 2016'da ABD'ye gidenler olduğu belirtildi.
Şüphelilerden 6'sının şu ana kadar gözaltına alındığı, 6'sının ise arandığı kaydedildi.
Kaynak AA


Konya merkezli FETÖ operasyonu: 73 pilot için gözaltı kararı
Konya merkezli 17 ilde FETÖ operasyonu başlatıldı. 17 ilde 71'i üsteğmen 73 pilot hakkında gözaltı kararı verildi.

askeri pilot.jpg

 
Konya'da yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında, Konya merkezli 17 ilde 71'i üsteğmen 73 pilot hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. 
Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca örgüte finans sağlayan ve örgüt faaliyetlerine iştirak edenlere yönelik başlatılan soruşturma kapsamında FETÖ yapılanmasıyla bağlantısı olduğu değerlendirilen kişilere ilişkin çalışmalar sürüyor. 
Başsavcılık, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yapılanan FETÖ mensubu kişilere yönelik "Anayasayı ihlal", "Yasama organını engellemeye teşebbüs", "Hükümet'e karşı isyan", "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından soruşturma başlattı. 
Alınan ifade ve toplanan delillerin ardından yapılanma içerisinde aktif rol oynadığı değerlendirilen kişiler tespit edildi. 
71'İ ÜSTEĞMEN, İKİSİ ALBAY
Konya merkezli 17 ilde örgütle bağlantılı olduğu öne sürülen 73 pilot hakkında gözaltı kararı verildi. Bunlardan 71'inin üsteğmen, ikisinin ise albay ve kurmay albay olduğu öğrenildi. Konya'dan 9, Ankara'dan 6, İzmir'den 7, İstanbul'dan 5, Diyarbakır'dan 6, Kayseri'den 4, Balıkesir'den 5, Batman'dan 9, Eskişehir'den 5, Adana'dan 4, Kütahya'dan 3, Amasya'dan 4, Malatya'dan 1, Çanakkale'den 2, Muğla'dan 1, Erzurum'dan 1 ve Hatay'dan 1 kişinin gözaltına alınacağı bildirildi. 
Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık kontrolünden geçiriliyor.
ÇOCUKLUKTAN İTİBAREN TAKİP
Soruşturmayla ilgili detaylar ise dikkati çekiyor. Örgütte, memleketin geleceği olarak görülen pilotların özel olarak seçildiği öğrenildi. Çocukluktan itibaren ilgilenmeye başlanılan şüphelilere, örgüte bağlılığı artırmak için Fethullah Gülen'in kitaplarının okutulduğu, vaazları ve videolarının izletildiği bildirildi. 
Örgüte kazandırılan çocuklara, "Memlekete hayırlı insanlar yetiştireceğiz. Askeriyenin içerisinde dini bütün insanlara ihtiyaç var' ifadelerinin kullanıldığı belirtildi. 
Bu şekilde hava harp okullarında etkin bir güce sahip olan örgütün, pilot yaptıkları kişileri sürekli kontrol ve denetim altında tuttukları, gidilen ile ve verilen göreve göre "abi" olarak tabir edilen örgüt üyelerinin değiştiği kaydedildi.
PRESTİJLİ GÖREVLER İTAATKARLARA
Örgütle bağlantısı olan pilotlara görevlerin kıdeme ya da başarıya göre değil, yapılanmaya bağlılık derecesine göre verildiği bildirildi. Yapılanmaya en çok itaatkar olanların F-16 savaş uçağı pilotu yapıldığı, itaatkarlık durumuna göre prestijli görevlerin arttığı öğrenildi. 
Örgüte bağlı olmayanların çoğunun hava üslerinde pasif görevlere verildiği, "sürekli sorun yaratıyor" algısı oluşturulmaya çalışıldığı ifade edildi. Pilotların maaş ya da görev yolluğu ve harcırahlarından da "himmet" kesintilerinin yapıldığı belirtildi.
Kaynak Ntv Haber


Denizli'de FETÖ operasyonu: 45 gözaltı
Denizli’de, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında iş adamlarının aralarında bulunduğu 45 kişi gözaltına alındı.

Denizli'de FETÖ operasyonu: 45 gözaltı
 
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY’nin il yapılanması ve örgüte finansa sağlayan kişilere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında düzenlen 3. dalga operasyonda iş adamlarının da içinde yer aldığı 45 kişi gözaltına alındı.
Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, bazı adreslere eş zamanlı operasyon yaptı. Örgütün kriptolu haberleşme programı olan ‘ByLock'u kullandıkları tespit edilen şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramaların devam ettiği belirtildi. Gözaltına alınan 45 kişi emniyete götürüldüğü belirtildi.
 



TSK PYD'yi 2. kez vurdu
TSK dün vurduğu PYD'ye tekrar atış gerçekleştirildiğini, örgüte yönelik 6 hedefin vurulduğunu açıkladı.

F16.jpg
 
Türk Silahlı Kuvvetleri, Fırat Kalkanı 59'uncu gün başlığıyla açıklama yaptı. Açıklamada TSK Suriye'nin kuzeyinde dün vurduğu ve 200 mensubunu öldürdüğünü açıkladığı PYD'ye yeniden atış düzenlediğini duyurdu. 
TSK yaptığı açıklamada, "Hedef tespit vasıtaları ile tespit edilen 40 DEAŞ TÖ hedefine ve 6 PYD/PKK hedefine ateş destek vasıtaları ile atış yapılarak DEAŞ ve PYD/PKK TÖ mensupları baskı altına alınmış ve manevra kabiliyetinden yoksun bırakılmıştır" dedi.
TSK dün de PYD'yi vurmuş ve hava harekatına ilişkin görüntüleri paylaşmıştı. 
Kaynak Ntv

 
Öldürülen PYD'li sayısı açıklandı!
Türk savaş uçakları Halep'in kuzeyindeki PYD mevzilerini vurdu. 160-200 PYD'li terörist etkisiz hale getirildi.

Öldürülen PYD'li sayısı açıklandı! ile ilgili görsel sonucu
 
TSK, "Hava Kuvvetlerimize ait uçaklar tarafından, PYD/PKK’nın yeni kontrol altına aldığı bölgede bulunan 18 hedefe 26 bomba atılmış, PYD/PKK unsurlarınca karargâh, toplanma/barınma ve silah/mühimmat deposu olarak kullanılan dokuz bina, bir zırhlı araç ikisi silahlı dört araç imha edilmiştir.
160-200 PYD'Lİ ÖLDÜRÜLDÜ
Harekât sonucunda yaklaşık 160-200 PYD/PKK lı unsurunun etkisiz hale getirildiği kıymetlendirilmektedir" dedi.
 

 
Yargıda FETÖ soruşturması
HSYK 2. Dairesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında, "ByLock" programı kullandığı tespit edilen 184 hakim ve savcıyı daha açığa aldı.

hsyk-bina-03-03-15.jpg
 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı FETÖ soruşturması kapsamında haklarında inceleme yapılan 184 hakim ve savcı hakkında HSYK 3. Dairesi tarafından soruşturma izni verildi. 
Söz konusu hakim ve savcılarla ilgili başlatılan soruşturma için HSYK müfettişleri görevlendirildi. 
HSYK 2. Dairesi de haklarında yürütülen soruşturma tamamlanana kadar 184 hakim ve savcının geçici olarak görevden uzaklaştırılmasına karar verdi. 
Hakim ve savcıların telefonlarında, FETÖ mensuplarının kullandığı şifreli mesajlaşma uygulaması "ByLock"un bulunduğu öğrenildi. 
Hakim ve savcıların, haklarındaki müfettiş raporu tamamlandıktan sonra meslekten ihraç edilip edilmeyeceklerine karar verilecek. 
15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ soruşturması kapsamında HSYK tarafından şu ana kadar 3 bin 456 hakim ve savcı meslekten ihraç edilmişti.
Kaynak AA,Ntv 


233 personel daha TSK'dan ihraç edildi
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde FETÖ ile bağlantılı oldukları gerekçesiyle 158'i subay, 233 personel daha ihraç edildi. Böylece ihraç edilen asker sayısı 4 bine yükseldi.

asker.jpg
 
Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre; Bakan Fikri Işık'ın imzasıyla, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle 158'i subay, 67'si astsubay, 8'i uzman erbaş olmak üzere 233 personelin Türk Silahlı Kuvvetleri’yle (TSK) ilişiği kesildi.
TSK'yla ilişiği kesilen personelin 201'inin Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 32'sinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığından olduğu belirtildi.
Bugün Resmi Gazete'de yayımlanan, 7 askeri hakim albaya ilişkin ihraç kararıyla TSK'dan ihraç edilen personel sayısı 3 bin 939 oldu.
Kaynak AA
 

FETÖ soruşturmasını yürüten polise FETÖ gözaltısı
Edirne'de FETÖ soruşturmasını yürüten 4. Sınıf Emniyet Müdürü Engin Erdoğan, ByLock'u kullandığı gerekçesiyle gözaltına alındı.

FETÖ soruşturmasını yürüten polise FETÖ gözaltısı
 
15 Temmuz darbe girişiminin ardından Edirne'de FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturmayı İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Şube Müdürü 4. sınıf Emniyet Müdürü Engin Erdoğan, yürüttü.
TELEFONUNDA BYLOCK UYGULAMASI ÇIKTI
Kentte darbe girişiminin ardından bir çok operasyonu yöneten ve gözaltına alınan şüphelilerin ifadelerini de alan Engin'in yapılan soruşturmasında telefonunda ByLock haberleşme programı kullandığı belirlendi.
AÇIĞA ALINMIŞTI, GÖZALTINA ALINDI
Önce görevinden açığa alınan Engin, önceki gün de polis tarafından gözaltına alındı. Engin'in soruşturması İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde sürdürülüyor.
18 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Edirne Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, cemaatin vakıf, öğretmen ve işadamları derneklerine yönelik Haziran ayında düzenlenen operasyonda serbest bırakılan şüpheliler hakkında 'darbe girişimi' soruşturması başlattı. Bu kapsamda 10 gün önce aralarında esnaf ve işadamlarının da bulunduğu 18 şüpheliyi gözaltına aldı. Şüphelilerden Bank Asya'da hesabı olanlar için para transferleri ve hesapları inceleme altına alındı. Gelen raporlar üzerine ifade işlemleri tamamlanan 2'si kadın 18 şüpheli geniş güvenlik önlemleri altında bugün adliyeye sevk edildi. İşadamı olan bir şüphelinin evinde 1 dolarlık banknot ele geçirildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Kaynak Dha
 
FETÖ soruşturmasında 27 tutuklama
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü FETÖ soruşturması kapsamında Fatih Okulları ve FEM Dershaneleri'nde çalışan 75 şüpheliden 27'si tutuklandı.

gözaltı.jpg
 
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü FETÖ soruşturması kapsamında Fatih Okulları ve FEM Dershaneleri'nde çalışan 75 şüpheliden 27'si tutuklandı.
Edinilen bilgiye göre, Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/3079 sayılı soruşturmaları ile koordine edilen ve İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü'nce sürdürülen, il merkezinde bulunan Fatih Okulları ve FEM Dershanesi'nde idarecilik, öğretmenlik, memurluk, işçilik yapmış olan şahıslara yönelik çalışmalar neticesinde 75 şüphelinin gözaltına alındığı, bunlardan mahkemeye sevk edilen 27'sinin tutuklandığı öğrenildi. FETÖ soruşturması kapsamında aranan 19 şüphelinin ise yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
 
Akademisyenlere FETÖ operasyonu
Konya'da yürütülen soruşturma kapsamında 26 akademisyen gözaltına alındı.

gözaltı.jpg
 
Konya'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen akademisyenlerden 26'sı yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğünün, örgüte finans sağlayan ve örgüt faaliyetlerine iştirak eden kişilere yönelik başlattığı soruşturma sürüyor. Delillendirme ve ifade alma işlemlerinin ardından FETÖ/PDY yapılanmasıyla bağlantısı olduğu değerlendirilen kişiler tespit edildi. 
Bu kapsamda, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla aralarında 18 profesörün de bulunduğu akademisyenlere yönelik operasyon için harekete geçildi. Haklarında gözaltı kararı verilen Selçuk Üniversitesi ile Necmettin Erbakan Üniversitesinde görevli akademisyenlerden 26'sı yakalandı. 
Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, emniyete götürüldü.




Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: Olağanüstü hal 90 gün uzatıldı
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Bakanlar Kurulunda olağanüstü halin 90 gün uzatılmasına karar verildiğini söyledi.
 
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: Olağanüstü hal 90 gün uzatıldı

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Bakanlar Kurulu sürerken açıklamalarda bulundu.
Kurtulmuş, Bakanlar Kurulunda olağanüstü halin, 19 Ekim'den itibaren 90 gün süreyle uzatılmasına karar verildiğini söyledi.
"Gülen'in bulunduğu yerde tutuklanmasını talep ediyoruz"
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in iadesine ilişkin ABD ile temasların sürdüğünü ifade eden Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"ABD ile her alanda stratejik ortaklığı olan bir ülke olarak, özellikle suçluların iadesi anlaşmasını yapmış bir ülke olarak da, bu karar Amerikan yargısı tarafından verilene kadar, adı geçen kişinin Türkiye'ye iade edilmek üzere bulunduğu yerde tutuklanmasını talep ediyoruz. Eylül ayının 10'unda gönderilen dosya, ilgili kişinin tutuklanmasıyla ilgili bir taleptir. O da bizim ABD ile suçluların iadesi anlaşmasının 10. maddesinden kaynaklanan bir hakkımızdır. Bu başvurunun en kısa zamanda karşılanacağını, bununla ilgili adımların atılacağını umut ediyoruz."
"Musul ve Rakka'nın başka terör örgütüne bırakılmasını asla kabul etmez"
Musul ve Rakka operasyonlarında, mutlaka şehrin unsurlarından oluşan mukavemet birimlerinin sahada olması, uluslararası koalisyonun da bu yerli unsurlardan oluşan bu mukavemete destek vermesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Türkiye bu çerçevede, Rakka ve Musul operasyonları ve diğer operasyonların yürütülmesini düşünür ve bu çerçevede de oradan DAEŞ çıkartılırken, oraların başka bir terör örgütüne bırakılmasını da asla kabul etmez." dedi.
"Çok sayıda şehir efsanesi üretildi"
Kurtulmuş, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in özel temsilcisinin, 14 Temmuz'da darbe teşebbüsüyle ilgili Türk yetkililere uyarıda bulunduğu iddiası"na ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:
"15 Temmuz'dan sonra çok sayıda şehir efsanesi, sabık, başarısız darbe teşebbüsü öncesi ve sonrasıyla ilgili çok sayıda aslı esası olmayan şehir efsanesi üretildi. Herhalde bu söylediğiniz de onlardan birisidir."
Kaynak AA


Akıncı Üssü'ne "yurtta sulh" parolasıyla girmişler
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, cuntacıların Akıncı 4. Ana Jet Üssü'ne girmek için “yurtta sulh” parolasını kullandıkları ortaya çıktı.

Akıncı Üssüne "yurtta sulh" parolasıyla girmişler
 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, cuntacıların Akıncı 4. Ana Jet Üssü'ne girmek için “yurtta sulh” parolasını kullandıkları ortaya çıktı.
Kazan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında tanık olarak ifadesi alınan asker E.C, İnsani Yardım Tugay Komutan Vekili Albay Ali Eraslan’ın, Akıncı Üssüne girmek için nizamiyedeki askere yüksek sesle “Yurt sulh, yurtta sulh kardeşim” dediğini aktardı.
Tanık askerin ifadesinde, SAT komandolarının Yüzbaşı H.İ.Ş'nin emri ile darbecileri protesto eden vatandaşlara ateş ettiği bilgisi de yer aldı.
E.C, Hasan Şahan Kışlası'nda konuşlanan İnsani Yardım Tugayı’nda görev yaptığını, 15 Temmuz günü saat 21.00 sularında Albay Ali Eraslan'ın bir grup subayla makamına geldiğini söyledi.
Daha sonra Ani Müdahale Mangasından mühimmat, çelik yelek ve kompozit başlıklar alan grubun kışladan ayrılmak üzereyken Albay Eraslan’ın bir askerden zarf aldığını belirten E.C, Akıncı 4. Ana Jet Üssü'ne geldiklerini söyledi.
Nizamiye girişinde silahlı askerlerin kendilerini durdurduklarını anlatan E.C, "2 nolu Yenikent Nizamiyesi'ne geldik. Uzun boylu kompozit başlıklı bir kişi elindeki lazerli silahı doğrulttu. Araçta Albay Ali Eraslan’ın olduğunu söyledim. Albay Ali Eraslan araçtan inerek sağ elini kaldırıp 'Yurtta sulh, yurtta sulh kardeş' diyerek bağırdı. Kapı açılmadı. Ali Eraslan telefonla görüştükten sonra kapı açıldı ve bizi içeriye aldılar." dedi.
“Selayı susturmak için minareye ateş ettiler”
İlerleyen saatlerde Akıncı Üssü yakınlarındaki camiden sela okunmaya başlandığını, bunun üzerine bazı SAT komandolarının sesi kesmek için camiye gittiğini, merkezi sistemin devrede olması nedeniyle sela sesini kesmekte başarılı olamayan askerlerin minareye ateş açmaya başladıklarını ifade eden E.C, "İkinci sela okunmaya başlayınca SAT'çılar nizamiyenin önünden camiye doğru gidip minareye doğru ateş ettiler. Ardından cami hoparlöründen imam, ‘4. Ana Jet Üssü'nden camimize saldırı yapıldı’ diye anons yaptı. Halk toplanmaya başladı." diye konuştu.
Akıncı Üssü önüne gelen vatandaşlar ile askerler arasında arbede yaşandığını, bunun üzerine SAT’çıların doğrudan halka ateş etmeye başladığını ifade eden E.C, şunları söyledi :
“Ali Eraslan ve yanındaki 7-8 SAT komandosu halkla münakaşa ve itiş kakışa başladı. Bu sırada bizimle beraber gelen M.Z, kendisini Yenikent Nizamiyeye bırakmamı istedi. Ali Eraslan'dan izin alıp M.Z'yi bırakıp geri döndüm. Geldiğimde halkla SAT’çılar arasında tartışma devam ediyordu. Nizamiyede bulunan, daha sonra yüzbaşı olduğunu kendi beyanından anladığım SAT’çı, Ali Eraslan ve yanındakilere arka taraftan, ‘emir komuta bende hizaya geç, ayaklara nişan al’ diyerek bağırdı ve ateş emri verdi. Ateş üzerine halktan ölenler ve yaralananlar oldu. Emri veren SAT'çı yüzbaşıyı görsem tanırım."
Vur emrini veren yüzbaşıyı teşhis etti
Bunun üzerine savcının, soruşturma dosyasında yer alan Yüzbaşı H.İ.Ş'ye ait fotoğrafı göstermesi üzerine E.C, “Lojman nizamiyesinde vur emrini veren ve yüzbaşı olarak bildiğim kişiyi hem kompozit başlıklı hem de başlıksız haliyle gördüm, bana gösterdiğiniz fotoğraftaki kişi vur emrini veren kişidir.” dedi.
Nizamiyeden halka kimlerin ateş açtığını belirleyemediğini belirten E.C, “Kapıda kimlerin ateş ettiğini tam olarak tespit edemedim ancak Ali Eraslan'ın elinde beylik tabancası vardı ve mermi ağzındaydı. H.İ.Ş'nin vur emrini verdiği sırada Ali Eraslan da hizaya gelen grup arasındaydı.” diye konuştu.
Ateş açılmasıyla vatandaşlardan çok sayıda kişinin yaralandığını, bazılarının ise yaşamını yitirdiğini anlatan E.C, "Ateşten sonra yaralananlar oldu. Ali Eraslan bize geri çekilmemizi söyledi. Kendisi de bitkin bir vaziyette nizamiyede bir köşeye oturdu. Daha sonra bize boş kovanları toplamamız söylendi. Gün ağardıktan sonra ambulanslar geldi, cenazeler alındı. Biz de kovanları boş bir kovanın içerisine toplayıp oraya bıraktık." ifadelerini kullandı.
Daha sonra Albay Ali Eraslan ve beraberindeki subayların 143. filoya gelerek silah ve teçhizatlarını oradaki bir araca bıraktıklarını söyleyen E.C, Yarbay Mustafa isimli bir subayın kendilerine hitaben "Sizler bizi nasıl biliyorsanız biz öyleyiz, söylenenlere inanmayın hakkınızı helal edin." dediğini aktardı.
15 Temmuz darbe girişimi sırasında FETÖ’cü askerler kendilerini "yurtta sulh konseyi" olarak tanıtmış, sözde bildirilerini bu isim altında yayınlamışlardı.  AA


Bylock'un yazılımcısı gözaltında
FETÖ üyelerinin kullandığı 'Bylock' programının yazılımcıları arasında yer aldığı iddia edilen öğretim üyesi olan İ.T.'nin gözaltına alındığı ortaya çıktı.

gözaltı.jpg
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen 15 Temmuz darbe girişimi soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Örgüt üyelerinin haberleşme için kullandığı 'Bylock' programının yazılımcıları arasında yer aldığı iddia edilen öğretim üyesi olan İ.T.'nin bir hafta önce gözaltına alındığı ortaya çıktı. İ.T.'nin 7 yıl TÜBİTAK'ta bilişim uzmanı olarak görev yaptığı öğrenildi. İ.T.'nin sorgusunun devam ettiği belirtildi.
"Tahşiyeciler" olarak bilinen gruba kumpas kurdukları iddiasıyla yargılanan aralarında Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, eski emniyet müdürleri Erol Demirhan, Kazım Aksoy'un da aralarında bulunduğu 20 kişinin telefonlarında "Bylock" programının bulunduğu ortaya çıktı.
Bylock programının tamamen yerli olduğu ve Temmuz ayı itibariyle bu programı yaklaşık 40 bin kişinin kullandığı tespit edildi. Ayrıca darbe girişimine katıldığı tespit edilen üst düzey askerlerin telefonlarında ise şu ana kadar bu programa rastlanmadığı kaydedildi.
Başsavcılık kaynaklarınca yine "Bylock" programını kullananlara ilişkin yapılan incelemelerde kritik kurumlarda görev yapan üst düzey bazı kişilerin de bu programı kullandığının saptandığı ifade edildi. Bu kişilerle ilgili incelemelerin devam ettiği kaydedildi.
BAŞSAVCILIK DARBE GİRİŞİMİNİ İSTANBUL'DA 3 AYRI BÖLGEDE SORUŞTURACAK
Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15 Temmuz darbe girişimi soruşturmasını 3 bölgeye ayırarak ele aldığı, ikisi Avrupa, biri Anadolu Yakası olmak üzere 3 bölgede yürütülen soruşturmada 7 savcının görev yaptığı belirtildi. Darbe girişimine ilişkin her olay için ayrı iddianame düzenleneceği kaydedildi. Soruşturmada asker ve sivillerin de aralarında bulunduğu bin 965 kişinin tutuklu olduğu belirtildi.
COLORADO İMAMI GÖZALTINDA
Öte yandan FETÖ / PDY soruşturması kapsamında Amerika'nın Colorado eyalet imamı olduğu öne sürülen bir kişinin de yakalandığı ve gözaltında olduğu öğrenildi. Colorada imamının emniyetteki ifadesinde, FETÖ yapılanmasının içinde yer aldığı ülkeleri eyaletlere böldüğü, bu bağlamda ABD'nin 11, Türkiye'nin ise 7 eyalete bölündüğünü söylediği belirtildi. Örgütün Türkiye'deki sözde eyaletlerinden sorumlu kişinin ise örgütün üst düzey yöneticilerinden firari M. Ö.'nün olduğunu söylediği öğrenildi. Colorado imamının ifadeleri doğrultusunda 50'si ise asker 97 kişinin FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alındığı ortaya çıktı.
Kaynak DHA

 
Sarıkamış'ta FETÖ operasyonu: 35 askere gözaltı
Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ darbe girişimine ilişkin başlatılan soruşturma çerçevesinde 35 asker gözaltına alındı.

Sarıkamış'ta FETÖ operasyonu: 35 askere gözaltı
 
Kars'ta, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 35 askeri personel daha  gözaltına alındı.
Alınan bilgiye göre, Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ darbe  girişimine ilişkin başlatılan soruşturma çerçevesinde, Kars İl Emniyet Müdürlüğü  ekipleri Sarıkamış 9. Komando Tugay Komutanlığında arama yaptı.
Ekipler, bu aramalar ve daha önce gözaltına alınan zanlıların  ifadeleri doğrultusunda, söz konusu komutanlıkta görevli 35 askeri personeli daha  gözaltına aldı. Zanlılar, İl Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Bu kişilerin dışında kentte gözaltına alınan 15 askeri personelin de  halen emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi.
 


İstanbul'daki adliyelerde FETÖ operasyonu
Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) adliye örgütlenmesine ilişkin soruşturma kapsamında, haklarında gözaltı kararı bulunan 87 adliye çalışanından 68'inin yakalandığı belirtildi.

çağlayan-adliyesi-31-03-15
 
stanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma çerçevesinde, FETÖ/PDY üyesi oldukları gerekçesiyle Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı ile Gaziosmanpaşa ve Büyükçekmece adliyelerinde çalışan 87 hakkında yakalama kararı çıkarılmasının ardından Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. 
Ekipler, 23 ilde yürütülen operasyon kapsamında 68 şüpheliyi gözaltına alırken, 19 şüpheliyi yakalama çalışmaları devam ediyor.
Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.


FETÖ'cü hain, askerleri bile bile ölüme göndermiş
Şırnak eski Tugay Komutanı vatan haini Tuğgeneral Ali Osman Gürcan’ın, askerleri bile bile ölüme gönderdiği ortaya çıktı.

FETÖ'cü hain, askerleri bile bile ölüme göndermiş
 
15 Temmuz’daki kanlı darbe girişimiyle ilgili tutuklanan eski Şırnak Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Osman Gürcan’ın, 15 Nisan’da 17 askeri bile bile ölüme gönderdiği ortaya çıktı. Gürcan’ın, askerleri emniyetin risk haritasında ‘el yapımı patlayıcı’ bulunduğu belirtilen binaya soktuğu belirlendi. Kanlı darbe girişiminden 4 ay önce yaşanan bu olay sebebiyle çıkan tartışmada, emniyet personelinin Gürcan’a “hain” dediği öğrenildi.
HARİTADAN SİLMİŞ
Eski Şırnak Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Osman Gürcan’ın ihanetinin FETÖ’nün darbe girişimine katılmakla sınırlı kalmadığı istihbarat raporlarına yansıdı. Raporlara göre, Gürcan’ın ihaneti 4 ay önce açığa çıktı. Şırnak’ta PKK’ya yönelik sürdürülen operasyonlar sırasında İsmetpaşa Mahallesi’ndeki bir bina, içinde ‘el yapımı patlayıcı’ bulunduğunun tespit edilmesi üzerine emniyetin risk haritasında ‘P368’ koduyla işaretlendi. Ancak Tuğgeneral Gürcan, binanın üzerindeki kodu operasyon haritasından sildi. Operasoyona katılan 17 asker ve Özel Harekat Timi’nde görevli bir grup polis, haritada riskli görünmeyen binaya girdiklerinde, PKK’lı teröristler daha önceden tuzakladıkları el yapımı patlayıcıyı uzaktan kumanda ile infilak ettirdi. Kalleş saldırıda bir polis şehit oldu, 8 asker yaralandı.
HAİNLİĞİ YÜZÜNE SÖYLENDİ
Binanın üzerindeki risk kodunun operasyon haritasından silindiğinin fartedilmesi üzerine emniyet personeli le Tuğgeneral Gürcan arasında tartışma yaşandı. Operasyon Komuta Merkezi’nde yapılan toplantıda emniyet personeli, ‘Neden bomba olduğunu söylediğimiz yere asker sokuyorsunuz. Ya çok büyük ihmal var ya da ikinci ihtimal hain olmaktır’ dedi. Bunun üzerine Gürcan, bir daha emniyet görevlilerini toplantıya almadı. 
Star
 


FETÖ’ye ağır darbe! 12 ilde 125 gözaltı, 40 tutuklama...
FETÖ temizliğinde dün örgütün emniyet, adliye, Milli Eğitim içerisindeki yapılanmalarında görev verdiği üst düzey sorumluları yakalandı. 12 ilde 125 gözaltı, 40 tutuklama var.
 
FETÖ'yle mücadelede yurt genelinde süren operasyonlarda örgütün komiser abisi Mahmut Karslı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Trabzon Baro Başkanı Orhan Öngöz ve İzmir Vali Yardımcısı Mehmet Suat İlhan gözaltına alındı. İşte yurt genelinde il il FETÖ operasyonları:
Nevşehir: Örgütün üst düzey yöneticilerinden Bilal Ünsal, İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevli komiserlerin "abisi" ve FETÖ emniyet sorumlusu öğretmen Mahmut Karslı ile örgüt üyesi Alaettin Ö., Adem A., Abdulkerim Ü., Mehmet Ü., Şener Ç. ve Harun Ç. tutuklandı.
Kayseri: Örgütün kriptolu iletişim programı ByLock"u kullandıkları belirlenen 141 kamu personeline yönelik operasyonda 76 şüpheli gözaltına alındı.
Karaman: Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi (KMÜ) Genel Sekreter Yardımcısı'nın da aralarında bulunduğu 21 kişi gözaltına alındı.
Manisa: Polis memurları Ramazan A, İbrahim S, Refik G. ve Ali Ş. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Turgutlu'da da 6 öğretmen tutuklandı.
Tokat: Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nde görevli, 12 kişi tutuklandı.
Trabzon: Trabzon Baro Başkanı Orhan Öngöz'ün de aralarında bulunduğu 4 avukat adreslerine düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı.
İzmir: Hakkında yakalama kararı bulunan İzmir Vali Yardımcısı Mehmet Suat İlhan gözaltına alındı. İlhan, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. FETÖ soruşturması kapsamında polis tarafından gözaltına alınmak isterken kaçarak ayağını kıran eski İliç Savcısı Bayram Bozkurt dün tedavi gördüğü hastaneden taburcu olduktan sonra tekrar gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Bozkurt'un eşi de dün İzmir'de gözaltına alındı.
Adana: 27 adrese yapılan baskında 14 öğretmen gözaltına alındı. Adreslerinde bulunamayan 10 şüpheli halen aranıyor. Örgüt üyesi olmakla suçlanan polis memuru Murat Eroğlu ile esnaf Ayhan Günbeyli'nin 10'ar yıl hapsi isteniyor.
Rize: FETÖ'nün sözde emniyet imamı ve il ablası dahil 6 kişi tutuklandı. Çayeli'nin Büyükköy beldesinin AK Parti'den istifa eden eski Belediye Başkanı Mustafa Külünkoğlu gözaltına alındı.
Samsun: Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nükleer Tıp Bölümü'nde araştırma görevlisi olan Y.U. gözaltına alındı.
Aksaray: Aksaray Emniyet Müdürlüğü, Aksaray'ın Bylock yöneticileri ve kurum imamları olduğunu tespit ettikleri 3 kişiyi takibe aldı. Takibin ardından FETÖ'nün Aksaray Emniyet Müdürlüğü İmamı ve Bylock yöneticisi Bülent Başkaya (36) Yozgat'ta gerçekleştirilen operasyonla yakalandı. Bülent Başkaya'nın Aksaray'da Sabah Dershanesi'nde öğretmen olarak görev yaptığı, ardından 2011 yılında KPSS'den yüksek puan alarak Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'na uzman olarak atandığı, Yozgat'ta görev yaptığı öğrenildi. Bülent Başkaya'nın komiserlik sınavında kendi yapılanmaları arasında yer alan polis memurlarına sınav sorularını verdiği, birçok polis memurunun sınav sorularını alarak komiser olduğu öğrenildi. Aksaray merkezde gerçekleştirilen operasyonda ise İl Milli Eğitim Müdürlüğü imamı ve Bylock sorumlusu olan Menderes Akdere (42) ile eşi Aksaray İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ablası olan Filiz Akdere (40) operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan 3 kişi emniyetteki sorgularının ardından Aksaray Adliyesi'ne sevk edildi.
Bursa: ByLock kullandıkları belirlenen ayrıca, kurdukları derneği kendi yandaşlarını devlet kurumlarına yerleştirmek amacıyla insan kaynakları departmanı gibi kullanan örgüt üyelerine yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan, aralarında kapatılan Balıkesir'deki Astsubay Meslek Yüksek Okulu öğrencisi ile 3 kadının da bulunduğu 21 kişiden 12'si tutuklandı.
Karabük: FETÖ'nün sözde Şanlıurfa 'il imamı' ve eşi, bir polis memuru, KOSGEB Ağrı Şubesi çalışanı ve bir eğitimci gözaltına alındı.
Kaynak: Sabah
 

Trabzon Baro Başkanı ve 3 avukata FETÖ gözaltısı
FETÖ'ye yönelik soruşturma kapsamında, aralarında Baro Başkanı Orhan Öngöz’ ün de bulunduğu 4 avukat gözaltına alındı.

Trabzon Baro Başkanı ve 3 avukata FETÖ gözaltısı
 
Alınan bilgiye göre, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, aralarında Trabzon Baro Başkanı Orhan Öngöz'ün de bulunduğu 4 avukatın adreslerine eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyonda, Baro Başkanı Öngöz ve avukatlar A.Ö, A.Ş. ve S.K. gözaltına alındı.
Gözaltına alınan şüpheliler, ifade işlemleri için İl Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.
Kaynak DHA
 


Tarık Akan hayatını kaybetti
Türk sineması, tarihine damga vuran en önemli yıldızlarından Tarık Akan'ı kaybetti. Bir süredir akciğer kanseri tedavisi gören usta sanatçının tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi'nde hayatını kaybettiği açıklandı. 66 yaşında aramızdan ayrılan Tarık Akan ardında 111 film bıraktı. Usta sanatçı, Hababam Sınıfı, Yol, Ah Nerede ve Canım Kardeşim gibi pek çok filmle Türk sineması tarihine adını yazdırmıştı.

Tarık Akan
 
TARIK AKAN KİMDİR?
13 Aralık 1949 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen Tarık Akan, üç çocuklu bir ailenin en küçüğüdür. Aslen Gümüşhane kökenli olan Tarık Akan'ın kimlikteki ismi Tahsin Tarık Üreğil'dir.Subay babası Yaşar Bey'in silahlı kuvvetlerdeki görevi nedeniyle Erzurum'da başladığı ilkokulu Kayseri'de bitirmiş ve babasının emekli olmasının ardından İstanbul Bakırköy'e yerleşmiştir. Ortaokul ve liseyi Bakırköy'de tamamlayan Akan, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Yüksek Mühendisliği'nde okumuş ve ardından girmiş olduğu Gazetecilik Yüksek Okulu'ndan mezun olmuştur.
Sinema kariyeri öncesinde Bakırköy plajlarında cankurtaran olarak çalışmış, zaman zaman sokaklarda işportacılık yapmıştır.1970 yılında Ses dergisinin açmış olduğu Sinema Artist yarışması'nı kazanmış ve 1971 yılında ilk filmi olan 'Solan Bir Yaprak Gibi'yle sinemaya ilk adımını atmıştır. Bu tarihten sonra asıl ismini kullanmama kararı alan ünlü oyuncu, Tarık Akan ismini kullanmayı tercih etmiştir.
1970-1975 tarihleri arasında yılda 12 adet film çeken Tarık Akan, Mavi Boncuk, Sev Kardeşim, Gece Kuşu Zehra, Hababam Sınıfı gibi yapımlarla dikkatleri üzerine toplamıştır. 1979 yılında Denizli'de askerlik görevini yapan Akan, 1991 yılında Bakırköy Taş Mektep İlkokulu'nun ortaklarından birisi olmuştur.
Aziz Nesin Vakfı başkanlığını devralmış, sinemanın kötü gidişatını sentezleyip 1975-1980 yılları arasında ticari taksi plakası alıp kiralayarak pazara kazanmıştır.Siyasi olayların yaşandığı 12 Eylül'de 12 yıl cezaya çarptırılmış fakat 2.5 ay hücre hapis cezası çekmiştir.
2002 yılında "Anne kafamda bit var" isimli kitabı çıkartmış ve bu kitapta 12 Eylül Darbesi'nde sonra yaşadıklarını kaleme almıştır.
Özel hayatı sarsıntılı geçen Akan, 07 Ağustos 1986 tarihinde Yasemin Erkut ile evlenmiş ve bu evlilikten Barış Zeki, Yaşar Özgür ve Özlem isimli üç çocuğu olmuştur. 16 Haziran 1989'da eşinden boşandıktan sonra evlilik yapmıştır.
Hayatının son dönemlerini Bodrum Akyarlar'da bulunan yazlığında geçiren Tarık Akan, 2015 yılında yakalandığı akciğer kanserine 16 Eylül 2016'da yenik düştü.
Siyasi olayların yaşandığı 12 Eylül'de 12 yıl cezaya çarptırılmış fakat 2.5 ay hücre hapis cezası 
 
Kitapları:
2002 - Anne Kafamda Bit Var"(12 Eylül Anıları)
Ödülleri: 
1973 - 1973 Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu, “Suçlu” ile Kazandı 
1978 - 1978 Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu, “Maden” ile Kazandı 
1980 - Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu,”Adak ve Sürü” ile Kazandı 
1982 - Cannes Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu, “Yol” ile Aday 
1984 - Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu, “Pehlivan”ile Kazandı 
1985 - Berlin Uluslararası Film Festivali, Gümüş Ayı, “Pehlivan” ile Mansiyon 
1989 - Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu, “Üçüncü Göz” ile Kazandı 
1990 - Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu, “Karartma Geceleri” ile Kazandı 
1992 - Adana Altın Koza Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu, “Karartma Geceleri” Kazandı 
1996 - Antalya Altın Portakal Film Festivali, Yaşam Boyu Onur Ödülü 
2003 - Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu, “Gülüm”ile Kazandı 
2006 - Sinema Yazarları Derneği Ödülleri, Onur Ödülü 
2007 - Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği Ödülleri, Sinema Emek Ödülü
 
TARIK AKAN'IN FİLMLERİ
1971 - Emine
1971 - Beyoğlu Güzeli
1971 - Vefasız
1971 - Melek mi, Şeytan mı?
1971 - Solan Bir Yaprak Gibi
1972 - Sisli Hatıralar
1972 - Azat Kuşu
1972 - Kaderimin Oyunu
1972 - Suçlu
1972 - Para
1972 - Aşkların En Güzeli
1972 - Üç Sevgili
1972 - Sev Kardeşim
1972 - Tatlı Dillim
1972 - Feryat
1973 - Yeryüzünde Bir Melek
1973 - Umut Dünyası
1973 - Yalancı Yarim
1973 - Canım Kardeşim
1973 - Bebek Yüzlü
1973 - Oh Olsun
1974 - Hababam Sınıfı
1974 - Esir Hayat
1974 - Memleketim
1974 - Kanlı Deniz
1974 - Yaz Bekarı
1974 - Mavi Boncuk
1974 - Mahçup Delikanlı
1974 - Boşver Arkadaş
1975 - Bizim Aile / Merhaba
1975 - Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı
1975 - Ateş Böceği
1975 - Çapkın Hırsız
1975 - Gece Kuşu Zehra
1975 - Delisin
1975 - Evcilik Oyunu
1975 - Ah Nerede
1976 - Gizli Kuvvet
1976 - Cani
1976 - Kader Bağlayınca
1976 - Öyle Olsun
1976 - Aşk Dediğin Laf Değildir
1977 - Şeref Sözü
1977 - Baraj
1977 - Bizim Kız
1977 - Babanın Evlatları
1977 - Nehir
1977 - Sevgili Dayım
1978 - Maden
1978 - Seninle Son Defa
1978 - Kanal
1978 - Sürü
1978 - Lekeli Melek
1979 - Adak
1979 - Demiryol
1981 - Deli Kan
1981 - Herhangi Bir Kadın
1981 - Yol
1982 - Arkadaşım
1982 - Kaçak
1983 - Derman
1983 - Çocuklar Çiçektir
1983 - Gecenin Sonu
1983 - Beyaz Ölüm
1984 - Pehlivan
1984 - Yosma
1984 - Damga
1984 - Kayıp Kızlar
1984 - Alev Alev
1985 - Bir Avuç Cennet
1985 - Kan
1985 - Tele Kızlar
1985 - Son Darbe
1985 - Paramparça
1986 - Halkalı Köle
1986 - Adem ile Havva
1986 - Acı Dünyalar
1986 - Ses
1986 - Kıskıvrak
1986 - Beyoğlu'nun Arka Yakası
1987 - Yağmur Kaçakları
1987 - Skandal
1987 - Su Da Yanar
1987 - Çark
1987 - Kızımın Kanı
1988 - El Kapıları
1988 - Dönüş
1988 - Üçüncü Göz
1989 - İkili Oyunlar
1989 - İsa, Musa, Meryem
1989 - Leyla İle Mecnun
1989 - Kimlik
1990 - Bir Küçük Bulut
1990 - Devlerin Ölümü
1990 - Berdel
1990 - Karartma Geceleri
1991 - Bir Kadın Düşmanı
1991 - Uzun ince Bir Yol
1991 - Siyabend ile Heco
1992 - Taşların Sırrı
1994 - Yolcu
1994 - Çözülmeler
1995 - Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey
1997 - Mektup
1997 - Antika Talanı
1999 - Hayal Kurma Oyunları
1999 - Eylül Fırtınası
2002 - Gülüm
2002 - Abdülhamit Düşerken
2002 - Koçum Benim
2003 - Vizontele Tuuba
2004 - Gece Yürüyüşü
2006 - Ankara Cinayeti
2006 - Ahh İstanbul
2009 - Deli Deli Olma
2009 - Karşıyaka Memleket (Sinema Filmi) 
2013 - Geç Gelen Ödüller (Kendisi) (TV Filmi)
Akan'ın vefatı sanat camiasını ve hayranlarını yasa boğarken, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, "Sanatçı olmanın dünyaya güzellikler sunmak olduğunu gösteren güzel insan, efsane filmlerin unutulmaz oyuncusu, "Anne Kafamda Bit Var"ın yazarı, ülkesinin ve halkının barış, demokrasi, özgürlük mücadelesinin militanı, "Ekmek, gül ve özgürlük günleri"nin yorulmaz savaşçısı, Ülkesinin güzel yarınlarına kucak kucak emek taşıyan, Nâzım Hikmet sevdasını, Nâzım Hikmet Vakfı'nın kuruluşundan bugüne yönetim kurulunun her dönem en aktif üyesi olarak gösteren Sevgili arkadaşımız Tarık Akan, 16 Eylül 2016 Cuma sabahı aramızdan ayrılmıştır. Işıklı anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Halkımızın başı sağ olsun." açıklamasını yaptı.
 

 
İl İl bayram namazı saatleri 
Kurban Bayramı, 12 Eylül Pazartesi günü Bayram namazı sonrasında başlayacak. Milyonlarca vatandaşımız bu mübarek günde camilere akın edecek ve Bayram sevincini doyasıya kutlayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı, 2016 yılı Kurban Bayramı namazı saatleri il il yayınladı.

%C4%B0l+%C4%B0l+bayram+namaz%C4%B1+saatleri+Bayram+namaz%C4%B1+saat+ka%C3%A7ta?+
 
Kurban Bayramı’nın gelmesi ile birlikte sabah kılınacak bayram namazı için büyük heyecan başladı. 4 gün boyunca sevinçle devam edecek olan Kurban Bayramı sabah namazı ile başlayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan saatlere göre İstanbul’da 07:22, Ankara’da 07:26, İzmir’de 07:29, Adana’da 06:57 ve Bursa 07:21’de Bayram Namazı kılınacak. İl il Bayram namazı saatleri haberimizde.
 
ADANA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:57
ADIYAMAN BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:45
AFYONKARAHİSAR BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:16
AĞRI BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:26
AKSARAY BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:02
AMASYA AKSARAY BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:02
AMASRA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:54
ANTALYA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:15
ARDAHAN BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:27
ARTVİN BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:30
AYDIN BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:27
BALIKESİR BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:26
BARTIN BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:08
BATMAN BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:34
BAYBURT BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:37
BİLECİK BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:18
BİNGÖL BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:36
BİTLİS BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:29
BOLU BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:11
BURDUR BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:17
BURSA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:21
ÇANAKKALE BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:32
ÇANKIRI BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:03
ÇORUM BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:58
DENİZLİ BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:22
DİYARBAKIR BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:37
DÜZCE BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:13
EDİRNE BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:31
ELAZIĞ BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:41
ERZİNCAN BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:40
ERZURUM BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:33
ESKİŞEHİR BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:16
GAZİANTEP BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:49
GİRESUN BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:44
GÜMÜŞHANE BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:40
HAKKARİ BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:23
HATAY BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:54
IĞDIR BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:22
ISPARTA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:16
KAHRAMANMARAŞ BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:50
KARABÜK BAYRAM NAMAZI SAATİ:  07:07
KARAMAN BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:05
KARS BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:25
KASTAMONU BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:02
KAYSERİ BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:56
KIRIKKALE BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:04
KIRKLARELİ BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:29
KIRŞEHİR BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:01
KİLİS BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:50
KOCAELİ BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:18
KONYA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:08
KÜTAHYA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:18
MALATYA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:45
MANİSA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:28
MARDİN BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:35
MERSİN BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:00
MUĞLA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:25
MUŞ BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:32
NEVŞEHİR BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:59
NİĞDE BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:59
ORDU BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:46
OSMANİYE BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:53
RİZE BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:36
SAKARYA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:16
SAMSUN BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:52
SİİRT BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:30
SİNOP BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:57
SİVAS BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:50
ŞANLIURFA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:43
ŞIRNAK BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:28
TEKİRDAĞ BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:28
TOKAT BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:51
TRABZON BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:39
TUNCELİ BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:40
UŞAK BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:20
VAN BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:24
YALOVA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:21
YOZGAT BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:59
ZONGULDAK BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:10
 

Ahmet Altan ve Mehmet Altan gözaltına alındı
Gazeteci Ahmet Altan ve kardeşi Mehmet Altan, bu sabah İstanbul'da gözaltına alındı. Altan kardeşlerin gözaltına alınma nedenlerinin, "bir televizyon kanalında darbe çağrısı yapmaları" olduğu belirtildi.

ahmet-mehmet-altan.jpg
 
Gazeteci-yazar Ahmet Altan ile kardeşi Prof.Dr. Mehmet Altan bu sabah gözaltına alındı. 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Altan kardeşlerin FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan Nazlı Ilıcak ile birlikte katıldıkları televizyon programında söylediklerini ihbar kabul edip soruşturma başlattı.
Görüntüler sosyal medyada yayınlanıp, Altan kardeşlerin darbe çağrısı yaptığı iddia edilince, savcının talimatı doğrultusunda, Ahmet ve Mehmet Altan kardeşler İstanbul'daki evlerinde gözaltına alındı.
Altan kardeşlerin avukatı, müvekkillerinin hangi suçlamayla gözaltına alındığını bilmediğini, kendileriyle görüştükten sonra açıklama yapacağını söyledi.
Söz konusu televizyon programını sunan Nazlı Ilıcak'ın da ifadesinin alınacağı öğrenildi.
Kaynak Ntv Haber
 
 


Darbeci Albaydan "Trakya'da 20 Bin Asker Hazır" Mesajı!
5. Zırhlı Tugay Komutan Yardımcısı Albay Uzay Şahin'in, darbe girişiminden bir gün önce Whatsapp'tan "Trakya'da 20 bin asker hazır" mesajı gönderdiği belirlendi.

Darbeci Albaydan "Trakya'da 20 Bin Asker Hazır" Mesajı! ile ilgili görsel sonucu
 
Darbeci Albaydan 'Trakya'da 20 Bin Asker Hazır' Mesajı!
FETÖ'nün darbe girişimine yönelik soruşturmada Kırklareli Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, örgüt mensubu askeri personelin Trakya sorumlusunun 5. Zırhlı Tugay Komutan Yardımcısı Albay Uzay Şahin olduğunu saptadı.
"TOPLANTI İÇİN HAZIR OLUN"
Polisin çalışmalarında darbeden bir gün önce Albay Şahin'in, 54'üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Hidayet Arı, 55. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Bekir Koçak, Binbaşı Murat Çelebioğlu ve Babaeski 1. Zırhlı Tugay Komutanı Kurmay Albay Gündoğdu'yla bağlantı kurup toplantı için hazır olmaları talimatı verdiği tespit edildi.
Ekipler, Şahin'in 14 Temmuz saat 14.00'te Albay Gündoğdu'nun resmi konutunda hazır bulunulması talimatına Arı, Çelebioğlu ile Gündoğdu'nun katıldığını belirledi.
Koçak'ın ise Kırklareli'nin Demirköy ilçesindeki askeri birlikleri denetlemesi nedeniyle toplantıya yetişemediği, ancak daha sonra alınan kararları öğrenmek için 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığının konuşlu olduğu Edirne'ye, Arı'nın yanına gittiği saptandı.
WHATSAPP'TAN "TRAKYA'DA 20 BİN ASKER HAZIR" MESAJI
Şahin'in toplantı sonrasında Whatsapp'ta oluşturdukları "Yurtta Sulh Biziz" adı verilen gruba "Trakya'da 20 bin asker hazır" mesajı gönderdiği de tespit edildi.
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada tutuklanan Uzay Şahin, Hidayet Arı, Murat Çelebioğlu, Güngör Gündoğdu ile Bekir Koçak ordudan da atılmıştı.
 
 


11 bin 500 öğretmen açığa alındı
MEB, terör örgütü ve uzantılarına destek verici nitelikte faaliyetlerde bulunduğu gerekçesiyle 11 bin 500 öğretmeni açığa aldı.

11 bin 500 öğretmen açığa alındı
 
Milli Eğitim Bakanlığınca, bölücü terör örgütü ve uzantılarına destek verici nitelikte faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen 11 bin 500 öğretmen açığa alındı.
SAYI 14 BİNE ULAŞACAK
Valiliklerin koordinesinde yürütülen soruşturma sonuçları ile birlikte açığa alınan öğretmen sayısının 14 bine ulaşmasının beklendiği bildirildi.
BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM DAHA ÖNCE AÇIKLAMIŞTI
Diyarbakır ziyaretinde düzenlediği toplantıda doğuda terör örgütüyle ilişkili olan öğretmenlerin durumuna değinen Başbakan Binali Yıldırım, "Bu bölgede görev yapan, terörle bir şekilde iç içe olmuş 14 bin öğretmen olduğu tahmin ediliyor. Ancak bunların ne kadarının doğrudan terör örgütüyle ilişkili olduğu, ne kadarının olmadığı yapılacak incelemelerle, soruşturmalarla ortaya çıkacak. Bayramdan sonra okullar açılıyor, Milli Eğitim Bakanımız ile konuştuk, tedbir olarak üzerinde şüphe bulunan, gerekli tespitleri yapılan bütün öğretmenler açığa alınacak, yeni ders döneminde bunlara görev verilmeyecek. Bunun yerine yeni baştan öğretmenlerimizi buraya göndereceğiz." ifadelerine yer vermişti.
Kaynak haber7


Devrimci Sosyalist İşçi Parti üyesi'de FETÖ'cü çıktı
2010 referandumunda "Yetmez ama evet" kampanyasına destek veren Devrimci Sosyalist İşçi Partisi'nin üyesi Mücteba Kılıç FETÖ operasyonu kapsamında gözaltına alındı. İlk olarak Genç Siviller grubu ile tanınan DSİP üyesi Kılıç'ın, üniversite yıllarında Fethullah Gülen'in yanında ağlayarak şiir okuduğu görüntüleri ortaya çıktı.

Devrimci Sosyalist İşçi Parti üyesi'de FETÖ'cü çıktı
 
Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde, Cemaat'in darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 43 yaşındaki Mücteba Kılıç'ın bürosunda ve evinde de arama yapıldı. Kılıç, emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara'ya gönderildi.
Star gazetesinin haberine göre, İstanbul Barosu avukatlarından olan Mücteba Kılıç, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mezunu. Kendisini "sivil toplumcu bir aktivist, özgürlükler bağlamında ayrımcılığa karşı olan bir demokrasi savunucusu "olarak tanımlayan Mücteba Kılıç'ın ilginç bir hayat hikayesi var.
İlk olarak Genç Siviller grubu ile tanınan DSİP üyesi Kılıç'ın, üniversite yıllarında Fethullah Gülen'in yanında ağlayarak şiir okuduğu görüntüleri ortaya çıktı.
Daha sonra adliyede bir kadın sanıkla yaşadığı kavga ile gündeme geldi. Sonrasında ise Reza Zarrab ile bir telefon konuşmasında kendisine küfrettiğini öne sürerek dava açması haber olmuştu.
Eşi ile çıkardığı aşk kitabı ile de farklı bir kitleye sesini duyurmaya çalıştı.
 
 
 
"Darbe girişimi gecesi Özel Kuvvetleri basan 60 asker aranıyor"
Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı basmaya giden ekibin Lice’de operasyona hazırlanan 100 kişilik özel kuvvetler mensubundan seçildiği belirlendi. Diyarbakır’dan Ankara’ya gidecek uçağın kapasitesi nedeniyle 40 kişilik 2 tim uçağa bindi. Kalan 60 kişi darbenin başarısız olmasının ardından birliklerine geri döndü. Bu askerlerin isimleri tespit edilmeye çalışılıyor.

TSK'dan darbe açıklaması
 
15 Temmuz akşamı Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı basmaya giden ekibin, Lice'de operasyona hazırlanan 100 kişilik özel kuvvetler mensubundan seçildiği belirlendi. Diyarbakır'dan Ankara'ya gidecek uçağın kapasitesi nedeniyle 40 kişilik 2 tim uçağa bindi. Kalan 60 kişi darbenin başarısız olmasının ardından birliklerine geri döndü. Bu askerlerin isimleri tespit edilmeye çalışılıyor.
Yeni Şafak Gazetesi'nin haberine göre, Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz gecesi gerçekleştirdiği kanlı darbe girşiminin detayları gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın ele geçirmek isteyen darbeci general Semih Terzi'yi vurarak darbenin başarısız olmasını sağlayan Astsubay Ömer Halisdemir'i şehit eden grubun Diyarbakır'dan geldiğini anlatan Üsteğmen Mihrali Atmaca, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadede, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı basmak için 100 kişilik özel bir ekiple gidileceğinin planlandığı ancak uçağın kapasitesi nedeniyle 2 timden oluşan 40 askerin uçağa binerek Diyarbakır'dan Ankara'ya gittiklerini söyledi.
POLİS ONLARI ARIYOR
Uçakta yer olmadığı için Ankara'ya gidemeyen 60 darbeci Özel Kuvvetler mensubunun ise 16 Temmuz sabahı saat 04:00'e kadar Diyarbakır 4. Ana Jet Üssü'nde beklediği, darbe girişimi başarısız olunca ise birliklerine geri döndüğü ortaya çıktı. Emniyet yetkilileri darbe için özel olarak hazırlanan ve başarısızlık sonrasında birliklerine geri dönen özel kuvvetler askerlerinin kimliklerini belirlemeye çalışıyor. FETÖ mensubu olduğu düşünülen ve tehlikeli oldukları iddia edilen 60 askerin belirlenmesi için emniyet ve askeri yetkililer ortak hareket ediyor.
2 ETKİLİ TİM SEÇİLDİ
Cuntacı ekibin içinde yer alan Atmaca, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ele geçirmek için Ankara'ya doğru yola çıkarılan grubun Lice bölgesinde terör örgütü PKK'ya yönelik bir operasyon hazırlığında olduğunu anlattı. Atmaca, ifadesinde darbeci ekibin Ankara yolculuğu öncesinde yaşananlara yönelik şu bilgileri verdi: "Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı'nda bulunurken Tabur Komutanı Binbaşı Fatih Şahin gelerek 'Bir saat içinde operasyona çıkyoruz, gerekli hazırlıkları yapın' emri verdi. O günlerde Lice'de yapılacak bir operasyonla ilgili hazırlık içindeydik. Bu emir üzerine hemen hazırlıklarımızı tamamladık. 2 tabur halinde içtimaya geçtik. Ayrı ayrı taburlar halinde iki otobüse binerek Diyarbakır Havaalanı'na gittik. Havaalanında bekleyen bir kargo uçağına kapasite nedeniyle 1. ve 3. timlerin binmesi talimatı verildi."
TERZİ KORUNUYORDU
"Fatih Binbaşı'nın 1. ve 3. timi seçmesindeki amacın ise 1. timin kıdem ve tecrübe olarak üstün olması, 3. timin ise teçhizat olarak tam donanımlı olması olduğunu düşünüyorum. Bu şekilde uçağa bindik, aramızda görevin ne olacağına ilişkin konuşmalar geçti. Fatih Binbaşı sürekli talimatlar veriyor ve sürekli sessiz olmamız gerektiğini söylüyordu. Şarjörlere mühimmat basılması konusunda talimat verdi, çatışmaya hazırlıklı olmamız konusunda bizi uyardı. Uçak içinde Semih Terzi'nin ön tarafta olduğunu gördüm. O ana kadar kendisini Diyarbakır'da görmemiştim. İniş yapıldıktan sonra 14 kişilik bir grubun Semih Terzi'yi koruması için seçilmesini istedi. Tahmini saat 01:40 gibi Ankara'ya iniş yaptık. Uçak indikten sonra seçilen kişiler ayrı ayrı helikoptere bindi, bu helikopterler ile Özel Kuvvetler Komutanlığı kışlasına indik."
 


FETÖ'nün masrafları böyle karşılanıyormuş
FETÖ/PDY iddianamesine göre, Gülen’in Pensilvanya’daki masrafları Türkiye’deki hayali kitap satışlarından karşılanıyor.

FETÖ'nün masrafları böyle karşılanıyormuş
 
Gülen’in kitapları için bakanlıktan 26 milyon 870 bin 608 bandrol aldığı tespit edildi. Bu kadar kitabı dünyanın en ünlü yazarlarının bile satamadığına dikkat çekiliyor
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen FETÖ/PDY çatı iddianamesinin en dikkat çeken bölümlerini örgütün mali kaynakları ile usulsuz para transferi, kazanç ve himmet başlıkları oluşturuyor. MASAK raporlarına da yer verilen iddianamede, FETÖ/PDY’nin, Türkiye’de 71 ilde toplam 3 bin 257 dernek, vakıf ve şirket ile faaliyet yürüttüğü ve STK’ları vasıtasıyla uluslararası para aklama organizasyonlarına imza attığı belirtiliyor.
50 DEFA HAVALE
İddianamede FETÖ’nün mali işlemlerini 2 bin 356 şirket ve 347 şahıs firması üzerinden yaptığına dikkat çekilerek, yurtdışına çıkarılan meblağlara ilişkin şu bilgilere yer veriliyor; 
“Post işlemleri ile ‘Brookliyn Amity Scholl’un Jpmorgan Chase Bank ve TD Bank’taki hesaplara doğrudan para transfer ederken, 12 Kasım 2010 ve 14 Nisan 2015 arasında 50 kez gerçekleştirilen toplam havale tutarı 17 milyon 929 bin 727 dolar olarak tespit edildi. Wellsprıng Cultural and Educatıonal Foudatıon’a ise 015400****  vergi kimlik numarası üzerinden para transferi yapan FETÖ, bu hesaba 05 Ağustos 2004 ile 27 Nisan 2015 tarihleri arasında toplam 4 milyon 260 bin 496 dolar gönderdi. Aynı hesaba üçüncü kişiler tarafından gönderilen miktar ise 491 bin 70 dolar olarak kayıtlara geçti.
Texas Gulf Foundatıon isimli kuruluşun Türkiye’deki hesaplarına 24 Haziran 2013 ve 25 Eylül 2014 tarihleri arasında 4 milyon 580 bin 550 dolar para transfer edildi. Aynı hesaplara üçüncü kişiler tarafından gönderilen tutar ise 1 milyon 489 bin 723 dolar. Colegıos De Educatıon Medıterraneo SL isimli kuruluştan vergi kimlik numarası alınarak yurt dışındaki Banco De Sabadell Bankası hesabınaa ise üçüncü kişiler tarafından 11 Eylül 2014 ile 27 Ocak 2015 tarihleri arasında sekiz işlemde toplam 652 bin euro para havale edildi. 
KASA MUSTAFA ÖZCAN
İddianameye göre örgütün mali yapısını Mustafa Özcan ve İsmet Aksoy yönetiyor. Kaynak Holding’den sorumlu olması ve Bank Asya’daki etkinliği nedeniyle Naci Tosun da mali yapıyı yöneten etkin şüpheliler arasında. İddianameye göre; “Şüpheli Mustafa Özcan örgütün kasası, menkul ve gayrimenkul mallarını yöneten kişi. Tespit edilen ihtiyaçların alımı, harcama tutarlarının belirlenmesi, yurt dışında faaliyet gösteren okulların Otomobil, malzeme gibi ihtiyaçları, toplu kesilecek kurbanlara ödenecek para miktarı gibi bütün konularda işlemler onun onayından sonra gerçekleşiyor.” 
ÜNLÜ YAZARLAR SATMIYOR
Örgütün elebaşı Fethullah Gülen’in yazdığı Kitaplardan aldığı telif haklarına da değinilen iddianamede ayrıca şu bölümler dikkat çekiyor: 
“FETÖ, Türkiye’den topladığı himmet parasını yurt dışına çıkarmada ve sisteme sokmakta telif ödemelerini de kılıf olarak kullanmaktadır. Gerçekte F. Gülen’in hiçbir kitabına kimsenin para verip satın almamasına rağmen sanki piyasada büyük bir kitap satışı yapılmış gibi gösterilip F. Gülen’e telif ücreti ödendiği tespit edilmiştir. Kitaplara Kültür ve Turizm Bakanlığı telif hakları genel müdürlüğünden toplam 26.870.608 adet hazır kitap bandrolü alındığı bildirilmiştir. Dünyanın önde gelen yazarlarının satamadığı bir oran olan 26 milyon 870 bin 608 kitabın dünya rekoru olduğu, bandrol başvurusu yapılan kitapların basılıp basılmadığının tespit edilemediği, bandrol sayısının klonlanmasının yurt dışına gönderilen Fetullah Gülen’e tahsis edilen örgüt parasını gizlemek için gerçekleştirildiği, tespit edilmiştir. Fetullah Gülen namına yatırılan telif ücreti gibi gösterilen paralar, ABD’deki örgüt merkezinin masraflarını karşılamakta sarf edilmektedir.”
KİTAPLARI ÇÖPTEN ÇIKIYOR
Çorum’da kent merkezine 20 kilometre mesafede ormanlık alana atılan şüpheli iki çanta, polis ve Jandarmayı harekete geçirdi. Olay yerine gelen jandarma ekipleri, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünden bomba imha uzmanı istedi. Şüpheli valiz ile poşet, çevrede güvenlik önlemi alınmasının ardından fünye ile patlatıldı. Patlatılan çantanın içinden Fetullah Gülen’e ait kitap ve CD’ler çıktı. FETÖ’ye ait yasa dışı dokümanları kimin attığı araştırılıyor.
 
DÜNYA GENELİNDE EN ÇOK SATAN KİTAPLAR
Bu alanda birinci sırayı 450 milyon satışla J.K. Rowling’in “Harry Potter” serisi oluşturuyor. En çok satanlar listesinde yer alan diğer eserler şöyle:
- Steinbeck “Gazap Üzümleri” 10 milyon. 
- George Orwell  “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört” 25 milyon.  
- Gabriel García Márquez “Yüzyıllık Yalnızlık” 30 milyon.
- Dan Brown “Melekler ve Şeytanlar” 39 milyon.
- Rhonda Byrne “The Secret” 19 milyon.
- Collins “Açlık Oyunları” 10 milyon.
Kaynak Milliyet



Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel'i kabul ettiCumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Almanya Başbakanı Merkel ile görüşmesi 45 dakika sürdü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile yaptığı görüşmede, Suriye'deki krizin siyasi çözümle sonlandırılmasının, gerek istikrarın yeniden tesisi, gerek DAİŞ ve diğer terör örgütleriyle etkili mücadele için önem taşıdığına dikkati çekerek, Türkiye'nin güney sınırı boyunca bir “terör koridoru" oluşturulmasına izin vermeyeceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkeli kabul etti
 
Erdoğan, G20 Liderler Zirvesine katılmak için bulunduğu Çin Halk Cumhuriyeti'nin Hangcou kentinde, Almanya Başbakanı Angela Merkel'i kabul etti.
Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre G20 Liderler Zirvesi öncesinde Grand Metro Park Hotel'de yapılan görüşmede, ikili ilişkiler, Türkiye-AB ilişkileri, Suriye ve terörle mücadele meseleleri ele alındı. Görüşmede, 15 Temmuz darbe girişimine de değinildi.
Merkel, Almanya'nın darbe girişimini kınadığının ve demokrasiden yana yer aldığının altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da Şansölye Merkel'e, Almanya'nın desteğinin yanı sıra bu süre içerisinde iki kez telefon görüşmesi yapmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Erdoğan ve Merkel, Türkiye-Almanya arasındaki ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkileri daha da geliştirme konusunda kararlı olduklarını ifade ettiler.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşme vesilesiyle, Fırat Kalkanı harekatıyla ilgili olarak Merkel'e bilgi verdi. Suriye'deki krizin siyasi çözümle sonlandırılmasının, gerek istikrarın yeniden tesisi, gerek DAİŞ ve diğer terör örgütleriyle etkili mücadele için önem taşıdığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin güney sınırı boyunca bir “terör koridoru" oluşturulmasına izin vermeyeceğini vurguladı.
Almanya Başbakanı Angela Merkel de Türkiye'nin başta DAİŞ olmak üzere terörle mücadelesini desteklediklerini belirtti.
Görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Merkel'in, Türkiye-AB ilişkileri çerçevesinde, Türk vatandaşlarına vize muafiyeti ve geri kabulün eş zamanlı olarak yürürlüğe konulmasını sağlamaya yönelik istişarelerin ve çalışmaların sürdürülmesi konusunda da mutabık kaldıkları kaydedildi.


"Şehit olurken darbenin seyrini değiştirdi
"FETÖ'nün darbe girişiminde, şehit olan, astsubay Bülent Aydın'ın eşi Şahnaz Aydın, eşinin o gece "şehadete yürürken darbenin seyrini de değiştirdiğini" belirtti.

"Şehit olurken darbenin seyrini değiştirdi"
 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde, Genelkurmay Başkanlığında şehit olan, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak'ın koruma astsubayı Bülent Aydın'ın eşi Şahnaz Aydın, eşinin, darbecilere karşı ilk kurşunu sıkarak darbenin seyrini değiştirdiğini kaydetti.
Aydın, " (Genelkurmay'da çatışma çıktı.) denilen olay, işte benim eşimin şehit olduğu olaydır. Silahla inmeseydi böyle bir olay olmayacaktı. Bu olay darbeyi duyuruyor, Genelkurmaydaki sıra dışı olayları, darbeyi fark ettiriyor." dedi.
Açıklamalarda bulunan Aydın, eşinin Özel Kuvvetlerden olduğunu, 5 yıl önce emeklilik hakkını elde etmesine rağmen "daha genciz" diyerek çalışmaya devam ettiğini söyledi.
Aydın, FETÖ'nün darbe girişiminde, eşinin Genelkurmay Başkanlığında darbecilere karşı ilk kurşunu sıkan askerlerden biri olduğunu ifade ederek, o gece, eşi Başçavuş Aydın'ın yanında bulunan silah arkadaşlarından edindiği bilgiler ışığında, Genelkurmayda yaşananlara yönelik şunları anlattı:
"Resmi bir açıklama olmamakla beraber, saat 09.45'te oraya gitmişler. Normalde 'toplantı' diye çağrılıyorlar. Asıl amaç Genelkurmay Başkanı ile beraber Kara Kuvvetleri Komutanı'nı da rehin alıp muhtemelen bir bildiri imzalatacaklardı onların adına. Eski darbe girişimlerinden böyle düşünüyorum. O gece, normal girmeleri gereken yerden değil de diğer kapıdan alınmışlar. Önce tatbikat zannetmişler, öyle denmiş. İçeri girdikten sonra sıradışı olayları fark edince, müdahale etmişler.
Eşim o anda arabadan silahla inince ateş ediyorlar. Normalde işlerini sessizce halledip, sonra da 'Bu işi yaptık' diyeceklerdi. Olaylara müdahale edilince de sesler duyuluyor dışarıdan. 'Genelkurmayda çatışma çıktı.' denilen olay, işte benim eşimin şehit olduğu olaydır. Silahla inmeseydi böyle bir olay olmayacaktı. Bu olay darbeyi duyuruyor, Genelkurmaydaki sıra dışı olayları, darbeyi fark ettiriyor."
Şehit Bülent Aydın'ın darbeciler tarafından bacağından vurulduğunu ama buna rağmen büyük silahını alarak çatışmaya devam ettiğini belirten Aydın, bir başka kurşunun da eşinin vücudunun sol tarafına isabet ettiğini aktardı. Aydın, darbecilerin yaralı eşini almaya gelen ambulansa da ateş açtığını ve eşinin bu bekleme sonrasında akciğer sönmesinden vefat ettiğini ifade etti.
"Genelkurmaydaki çatışma eşim sayesinde duyuluyor"
Aydın, "Eşimin böyle bir girişimde, sıradışı olayları fark edip, canını hiçe sayıp, vatanı için çarpışarak şehit olması beni çok gururlandırıyor. Bulunduğu bölgede silahı ile inmemesi gerektiğini bildiği halde, vurulacağını bile bile çatışmaya devam etmiş olması beni gururlandırıyor. Darbenin ilk şehidi olmuş olması beni çok gururlandırıyor." dedi.
Eşi ve eşi gibi kahramanlar sayesinde hainlerin tuzaklarının boşa çıkarıldığına işaret eden Aydın, şöyle devam etti:
"Bu şehitler unutulmasın. Eşimin en büyük tuzağa düşme sebebi, onunla aynı kıyafetleri giymiş, Özel Kuvvetlerden, tanıdığı kişilerin olması. Bizi en çok üzen kısım da bu. Unutmayalım ki darbeyi ilk duyuran, darbenin dönüm noktası olan ilk olaylar da Özel Kuvvetler mensuplarının, yani askerin önlemesi ile oluyor. Genelkurmaydaki çatışma eşimin sayesinde duyuluyor. Kara Kuvvetlerinde generalin vurulması, yine Özel Kuvvetler mensubu tarafından yapılıyor. Bunları asla göz ardı etmemek lazım."
Aydın, günün vatan, millet bütünlüğünü düşünme günü olduğunu dile getirerek, "Özel Kuvvetlerin 'ülkem, bayrağım, onurum' düsturu herkes için geçerli olmalı. Ben Iğdırlıyım, doğudan batıya, batıdan doğuya, kuzeyden güneye herkes ülkesi, bayrağı, onuru, şerefi, ezanı için çalışmalı. Vatan bir bütündür, biz olmazsak bu vatan yaşamaz. Evlatlarımıza miras bırakacağımız bir vatanımız kalmaz." diye konuştu.
Eşine telefonundan ulaşmaya çalıştıklarını ve şehit olduğu haberini darbe girişiminin ertesi sabah telefona yanıt veren bir sağlık çalışanından aldıklarını belirten Aydın, "Hayatımın en acı günüydü. Kendi adıma çok üzülüyorum ama vatanımız adına çok seviniyorum. Bayrağımızdaki kırmızı al renge bizim de bir katkımız olduğu için çok gururluyum. Eskiden eşiydim, şimdi şehit eşiyim. Gururluyum, vatanını milletini seven, işinden hiç şikayet etmeyen biriyle evliydim." ifadelerini kullandı.
Çolak, Akar, Kıvrıkoğlu ve Demirel'i korudu
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak’ın koruma astsubayı olan, iki çocuk babası, şehit Topçu Astsubay Kıdemli Başçavuş Bülent Aydın, 24 yıllık görev süresi boyunca Özel Kuvvetlerde birçok kritik noktada görev yaptı.
"Bordo bereli" asker olan, "balık adam", "kurbağa adam" bröveleri bulunan Aydın, 9. Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel, eski Genelkurmay Başkanları Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, Orgeneral Hilmi Özkök gibi isimlerin yakın korumalığını yaptı. Aydın, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın, Kara Kuvvetleri Komutanı olduğu dönemde de yakın korumasıydı.

 


İçişleri Bakanlığı'nda devir teslim!
İçişleri Eski Bakanı Efkan Ala görevi Süleyman Soylu'ya devretti.
 
İçişleri Bakanlığı görevinden ayrılan Efkan Ala, görevini Süleyman Soylu'ya devretti. Soylu'yu bakanlık girişinde askerler, polisler ve bakanlık bürokratları karşıladı.
Devir teslim töreninde konuşan Eflan Ala, Bakan Soylu'ya başarılar dileyerek şunları söyledi;
"Bugünü bize bahşeden Yüce Allah'a şükürler olsun. Bu görevi bana tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Başbakanımıza teşekkür ediyorum. Bu görevi yerine getirirken bana her zaman mesaileri ile destek olan birlikte çalıştığımız mesai arkadaşlarıma müteşekkirim. Şehit olan arkadaşlarımız var, gazi olarak hayatını devam ettiren arkadaşlarımız var. Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. 
Bu görevi yerine getirirken desteğini yanımda hissettiğim TBMM'ye ve vekillerine şükranlarımı sunuyorum.Görev yaptığım dönemlerde Türkiye'nin çeşitli yerlerine gittiğimizde heyecanları ile her zaman yanımızda hissettiğimiz parti teşkilatına teşekkür ediyorum. Aziz milletimize teşekkür ediyorum.Sayın Bakanım Yeni göreviniz hayırlı uğurlu olsun. Allah yolunuzu açık etsin. Milletimiz her türlü başarıya layık bir millettir."
 
BAKAN SOYLU: BUGÜN BURADAYIZ YARIN BAŞKA BİR GÖREVDE
Yeni İçişleri Bakanı Süleyman soylu burada yaptığı konuşmada terörle mücadele vurgusu yaparak, "Biz nasıl bu ülkenin nöbetini tutarken  şehit olanlar gibi bu vatanın nöbetçileriyiz. Bugün buradayız yarın başka bir görevde oluruz önemli olan asil milletimize mahcup olmamaktır. "
İşte o konuşmadan satır başları
"On yıllar sonra bugünler hatırlandığında bu büyük mücadele ve Türkiye'nin hikayesi bütün dünyaya örnek bir hikaye olacaktır. Hukukun üstünlüğünden hiçbir dakika ayrılmayan bir Türkiye tablosu 21. asrın özetidir. Ortak vatan, tek vatan, tek devlet, tek millet, tek bayrak ve ifade etmek istiyorum ki vatanın bölünmez bütünlüğü ve bu anlayış 21. yüzyıl hikayesinin özetidir. Her noktada alın terini akıtandan, sabah besmele için kapısını açan esnafa kadar herkesin hukuku, herkesin yarına ait iddiası var. Bu iddia birliktir, beraberliktir. Bu iddia yükselen Türkiye'dir. 
BUGÜN BURADAYIZ YARIN BAŞKA BİR GÖREVDE
Biz nasıl bu ülkenin nöbetini tutarken  şehit olanlar gibi bu vatanın nöbetçileriyiz. Bugün buradayız yarın başka bir görevde oluruz önemli olan asil milletimize mahcup olmamaktır. Türkiye ve etrafımızdaki coğrafya çok büyük bir sınavdan geçmektedir. Allah milletimizden razı olsun. Huzurlu şehirleri ile ve etrafındaki coğrafyaya rehberlik etmesi ile 21. yüzyıl yürüyüşümüz devam etmektedir. 
TERÖRLE MÜCADELE VURGUSU
Kıymetli liderimiz Recep Tayyip Erdoğan Bey'in ortaya koyduğu çizgi şefkat ve merhametle buluşmak isteyen bütün dünyaya koyduğu bir çizgidir. Bu sınavın içinde terör örgütleriyle mücadele var. Bir taraftan PKK, bir taraftan DEAŞ mücadelesi Türkiye'nin gelişmişlik ve Türkiye'nin büyüme, demokrasi haritasının en önemli mücadelesi olarak tarihimizde yerini alacaktır. Kimsenin şüphesi olmasın. 
FETÖ'DEN TEK BİR FERT KALINCAYA KADAR...
FETÖ terör örgütünden tek bir fert kalıncaya kadar, Türkiye bu beladan bu musibetten, bu alçaklıktan kurtulacaktır. Bu Türkiye Cumhuriyeti devletinin kararı, Hükümetimizin politikası ve milletimizin emridir. Bu vesileyle büyük bir birikimi, büyük bir sorumluluğu, görev yaptığı dönem içinde hukuk, demokrasi çizgisini bir an için bırakmayan kıymetli dostumuz, mesai arkadaşımız, bu yükü beraber yüklendiğimiz Anadolu'nun güzel evladı Efkan Bey'den bu bayrağı teslim almak bizim için de büyük bir sorumluluktır."
Kaynak Haber7.com
 
Atilla Taş gözaltına alındı!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, hakkında gözaltı kararı verilen Atilla Taş, Bursa'nın Gemlik ilçesinde yakalandı.

son dakika png ile ilgili görsel sonucu
 
Başsavcılık tarafından FETÖ'nün medya yapılanmasına yönelik yürütülen  soruşturmada, yeni deliller doğrultusunda 35 gazeteci ve akademisyen hakkında  gözaltı kararı alınmasının ardından çalışmalarını sürdüren İstanbul Emniyet  Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Atilla Taş'ı gemlik'te gözaltına aldı.
Taş'ın, gayrettepe'deki Asayiş Şube Müdürlüğü yerleşkesine  getirileceği öğrenildi.
Gözaltında bulunan Nurullah Öztürk, Rasih Yılmaz, Murat Aksoy,  Abdullah Alparslan Akkuş, Dinçer Gökçe, İskender Yunus Tiryaki, Levent Arap, Ömer  Şahin ve Ayhan Şimşek'in emniyetteki işlemleri ise sürüyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili İsmail Uçar ile Terör ve Örgütlü  Suçlar Bürosu savcılarından Murat Çağlak tarafından FETÖ'nün medya yapılanmasına  yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, yeni deliller doğrultusunda 35 gazeteci  ve akademisyen hakkında gözaltı kararı alınmıştı.
Savcılığın talimatıyla çalışma başlatan İstanbul Emniyet Müdürlüğü  Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul, Ankara ve İzmit'te düzenledikleri  operasyonlarda, Nurullah Öztürk, Rasih Yılmaz, Murat Aksoy, Abdullah Alparslan  Akkuş, Dinçer Gökçe, İskender Yunus Tiryaki, Levent Arap, Ömer Şahin ve Ayhan  Şimşek'i gözaltına almıştı.
Hakkında gözaltı kararı verilen ancak adreslerinde bulunamayan ve bir  kısmının yurt dışına çıktığı tespit edilen, aralarında gazeteci ile  akademisyenlerin olduğu 25 şüphelinin isimleri şöyle:
"Ergun Babahan, Eyüp Can sağlık, Mehmet Yavuz Baydar, Erhan Başyurt,  Abdülkerim Balcı,asım yıldırım, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Önder Deligöz, Ali Selçuk  Gültaşlı, Şemseddin Efe, Turhan Bozkurt, Yonca Kaya Şahin, Ali Yurttagül, Ayşe  Özkalay, Can Bahadır Yüce, Celil Sağır, Faruk Arslan, HASAN Cücük, İbrahim  Öztürk, Kemal Gülen, Mahmut Akpınar, Mutlu Çölgeçen ile Prof. Dr. Osman Özsoy,  İhsan Yılmaz ve Savaş Genç."
Soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen şüphelilerin,  FETÖ ile bağlantılı oldukları ve çalıştıkları basın yayın organları ile sosyal  medya hesapları üzerinden terör örgütü FETÖ lehine propaganda yaptıkları öne  sürülüyor.
Kaynak AA
 
 
Belediyede Fetö temizliği
Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne düzenlenen FETÖ operasyonunda aralarında başkan yardımcısı, genel sekreter ve özel kalem müdürünün de bulunduğu 14 kişi gözaltına alındı
 
FETÖ'cü teröristlerin 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından başlatılan temizlik operasyonu aralıksız devam ediyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne uzanan operasyon kapsamında aralarında başkan yardımcısı, genel sekreter ve özel kalem müdürünün de bulunduğu 14 kişi gözaltına alındı. Ev ve işyerlerinde arama yapılan şüpheliler sağlık kontrolünden geçirildikten sonra emniyete götürüldü. Büyükşehir'den geçtiğimiz günlerde de 11 kişi tedbiren görevden uzaklaştırılmıştı.
Kaynak DHA


 
Sabah FETÖ operasyonuna katılan polis akşam gözaltına alındı 
Sabah kelepçe takı,akşam kelepçelendi.

Sabah FETÖ operasyonuna katılan polis akşam gözaltına alındı
 
Konya'da bir polis memuru, FETÖ operasyonuna katıldığı günün akşamı gözaltına alındı
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY'ye yönelik başlatılan soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında dün işadamları ve akademisyenlerin aralarında bulunduğu haklarında yakalama kararı çıkan 73 kişiden 30'u gözaltına alındı.
SABAH OPERASYONA KATILDI, AKŞAM GÖZALTINA ALINDI
30 kişinin gözaltına alındığı operasyona katılan Asayiş Şube Müdürlüğü'nde görevli Hilmi Y., akşam evinde gözaltına alındı. Hilmi Y. ile birlikte 2 polis daha gözaltına alındı. Gözaltına alınan 3 polisin daha önce Karaman İl Emniyet Müdürlüğü'nde görev yaptığı ve o dönem Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alındığı öğrenildi.
3 polis, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Karaman'a gönderildi. Karaman'da ise dün yapılan operasyonda 21 polis, 8'i öğretmen 29 kişi gözaltına alındı.
Kaynak DHA



Erdoğan'dan Cerablus mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye'de süren operasyonlarla ilgili olarak yaptığı açıklamada kararlılık mesajı verdi.

Erdoğan'dan Cerablus mesajı
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklmada, "Ülkemizi kutlu yürüyüşünden alıkoymak isteyen terör örgütlerinin hain saldırılarına aldırmadan, ihanet çetelerini bozguna uğratarak, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde mücadelemiz sürecektir. 30 Ağustos Zaferi, özellikle bugün ülkemizin birliğine, dirliğine, bu topraklardaki varlığına kasteden terör örgütleri ve şer odakları için ders olmalıdır. 15 Temmuz kanlı darbe girişimi karşısında milletimizin ortaya koyduğu tavır, bu topraklarda 'Büyük Taarruz' ruhunun ne kadar diri olduğunun ifadesidir." dedi.
Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
TERÖR ÖRGÜTLERİ TEHDİT OLMAKTAN ÇIKARILANA KADAR DEVAM EDECEK
Türkiye, terör örgütleri arasında ayrım yapmadan, vatandaşlarının can güvenliğini sağlayacak adımları hem ülke toprakları içinde, hem de terör örgütlerinin yuvalandığı komşu ülkelerde atmaya kararlıdır. Uluslararası Koalisyon ile işbirliği içinde 24 Ağustos'ta başlatılan Cerablus harekatı, bu kararlığımızın ve irademizin bir yansımasıdır. Operasyonlarımız, DAİŞ, PKK ve onun Suriye kolu YPG gibi terör örgütleri vatandaşlarımız için bir tehdit olmaktan çıkarılana kadar devam edecektir.
Kaynak AA
 

 
Atatürk Üniversitesi'nde FETÖ'den 40 kişi gözaltında
Erzurum'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, Atatürk Üniversitesi'nde akademisyen ve idari personellerden oluşan 40 şüpheli gözaltına alındı.
 
Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, soruşturmayı yürüten Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda Atatürk Üniversitesindeki farklı adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.
Operasyonda, aralarında profesör, doçent, yardımcı doçentlerin de bulunduğu 36 akademisyen ile 4 idari personel gözaltına alındı. Bu kişilerin çalışma odalarında polislerce yapılan aramalarda çeşitli evrak ve dokümanlara el konuldu. 
Operasyon kapsamında 4 kişinin de arandığı öğrenildi.
Kaynak AA


15 Temmuz gazisi yurt dışına kaçan amcası hakkında suç duyurusunda bulundu
FETÖ'nün darbe girişiminde babası şehit, kendisi de gazi olan Ömer Faruk Kapaklı, FETÖ yapılanmasına ait okulda müdür yardımcısı olan ve darbe girişiminin hemen öncesinde yurt dışına kaçan amcası hakkında suç duyurusunda bulundu.

15 Temmuz gazisi yurt dışına kaçan amcası hakkında suç duyurusunda bulundu
 
Üniversite öğrencisi 21 yaşındaki Ömer Faruk Kapaklı, FETÖ'nün darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi babası ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne darbe girişimini engelleyebilmek için koşan vatandaşlar arasındaydı.
Ömer Faruk Kapaklı'nın babası Akif Kapaklı, tankların önünde tek başına direndiği esnada Jandarma Genel Komutanlığı yakınına atılan bombayla şehit oldu. O gece aynı patlamada gazi olan Ömer Faruk Kapaklı ise vücudunun 4 yerine isabet eden ve çıkarılamayan şarapnel parçaları ile yaşamını devam ettirmek zorunda kaldı. 
Kapaklı'nın babasını şehit verdiği esnada, FETÖ yapılanması içerisinde olan öz amcası Osman Kapaklı ile halasının çocukları çoktan yurt dışına kaçmıştı.
Amcası yurt dışına kaçtı
Ömer Faruk Kapaklı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öz amcası Osman Kapaklı ile halasının çocuklarının FETÖ yapılanması içerisinde, onlara ait okullarda görev aldıklarını, bu akrabalarının darbe girişiminin öncesinde yurt dışına kaçtığını belirtti.
Kapaklı, "15 Temmuz öncesi kaçmaları insanın kafasında soru işareti oluşturuyor. Adımın 'Ömer' olduğu kadar eminim onların bunu bildiğinden. Allah ömür verdiği sürece mücadelem devam edecek." dedi. 
Geçen hafta bu yakınları hakkında suç duyurusunda bulunduğunu anlatan Kapaklı, şöyle devam etti:
"Sadece amcam değil halamın çocukları da var. Hepsinden şikayetçi oldum. Babam vefat etmeden önce arabada onu hastaneye yetiştirirken 'Benim hakkım herkese helal olsun, benden de helallik iste' dedi. Babam giderken hakkını helal etti ama sonuçta orada ben de kan akıttım, mücadele ettim. Benim hakkım onlara helal değil. Babam gibi şehit olanların ölümüne kim sebep olduysa Allah belasını versin. Ölene kadar mücadelem bitmeyecek bunlarla, çünkü benim canımı aldılar, yanabileceğim kadar yandım. Hepsi hakkında suç duyurusunda bulundum. Hepsinden davacı oldum. İnşallah gereken de yapılacak."
Kapaklı, amcasının babasını en son Ramazan Bayramı'nda aradığını ve bu telefonun ardından babasının günlerce "Ben kardeşime sahip çıkamadım, bunların içerisinde kaldı." diyerek gözyaşı döktüğünü aktardı.
"Gazete ve dergilerine zorla abone ettiler"
17-25 Aralık sürecinden önce bu yapılanmanın dershanesine gittiğini, iki üç haftada bir de evlerinde yatılı kalarak ders çalıştığını söyleyen Kapaklı, dershanede ve evlerinde kendini rahatsız eden olayları şu sözlerle anlattı:
"Evlerindeki kütüphanelerde bir tane bile Kuran-ı Kerim yoktu. Hep Fetullah Gülen kitapları ile doluydu. 'Abi' dediklerimiz gecenin bir vakti girip, bir vakti çıkıyordu. O zaman idrak edemiyorsun ama sonra insanın aklına geliyordu 'neden' diye. Bir akrabamız Arnavutluk'ta üniversitede iki sene okudu. 17-25 Aralık'tan sonra bıraktı, geldi. O çevresindeki arkadaşlarının bara, diskoya gittiğini, her gittikleri yerde de bu ev abilerini gördüklerini anlatırdı. Tesadüf değil herhalde. Bu süreçten, bir şeyleri gördükten sonra bunları idrak edebiliyorsun. O an saf duygularla gidiyorsun, inanasın gelmiyor. Dershanelerine gittik, gazetelerine dergilerine zorla üye ettirdiler. Bizden kurban parası topluyorlardı. Bir defa olsun o gazetenin, derginin yüzünü görmedim. O para nereye gidiyor, bilmiyordum ama üyeydik."
Ömer Faruk Kapaklı, 17-25 Aralık süreci yaşanmadan birkaç ay önce bu yapının dershanelerinden ayrıldığını anlatarak, yolda dershaneden gördüğü bir hocasının kendisine, "Biz cemaat olarak hiçbir siyasi partiyi desteklemiyoruz ama AK Parti'nin gitmesi için elimizden her geleni yapacağız. Ankara'da AK Parti'den sonra CHP var, bizim oyumuz ona. Diyarbakır'da HDP var, oyumuz ona" dediğini, bu sözler sonrasında da bu yapıyla bütün iletişimini kopardığını dile getirdi.
Kapaklı, "Yeter ki AK Parti düşsün de ülke yansın, yıkılsın. Hiç umurlarında değil. Ben bunu bizzat gördüm. Ondan sonra da yolda gördüğümde bile selam vermedim. Arkadaşlarımın da dershanelerden kaydını aldırmasına vesile oldum." dedi.
"Ona 'kardeş' diyemiyorum"
Şehit Kapaklı'nın kardeşi Sebahattin Kapaklı ise darbe girişimini durdurmak için Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne gittikleri esnada kardeşinin durumunu öğrendiklerini söyledi.
Anneleri vefat ettikten sonra yurt dışındaki kardeşi Osman Kapaklı'nın eğitimi için şehit ağabeyinin bizzat emek verdiğini aktaran Kapaklı, "İşte gidip cemaate takıldı. Cemaat denmez artık da... İşte bunların ne kadar beyinleri yıkandıysa biz 17 Aralık'tan sonra defalarca uyardığımız halde... Kardeşim, ben ağabeyimi toprağa verirken mesaj atmış. Okusanız, benim acımın içinde bana öyle sorular soruyor ki cevap bile vermek istemedim. Ağabeyimi toprağa gömüyorum, bana 'kanıt' diyor. Ona 'kardeş' diyemiyorum. Benim bundan sonra böyle bir kardeşim yok." diye konuştu.
Sebahattin Kapaklı, kardeşinin Kazakistan'da FETÖ yapılanmasına ait okullarda okuduğunu, ardından da Hatay'da yine bu yapıya ait bir okulda müdür yardımcılığı yaptığını ve Ramazan Bayramı'ndan önce yurt dışına kaçtığını aktardı.
Kardeşini defalarca uyardıklarını söyleyen Kapaklı, "Gittiği yolun iyi bir yol olmadığını söyledik ama anlatamadık. Bayramdan önce bize söylemeden gitmiş. Gittiğine de ağladık biz ama neden ağladık, bu beddua ediyor ya 'Ocaklarına ateş düşsün' diye, bir o bedduası tuttu. Bizim ocağımıza ateş düşürdü. Bizim evimizin direği gitti. Babamdan sonraki en büyüğüm gitti. Onlar o kadar kinlenmiş ki o kadar nefret dolmuş ki ben 'kardeşim' demeye utanıyorum." sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Kaynak AA


Yetenek Sizsiniz finalisti FETÖ'den gözaltına alındı
FETÖ soruşturması kapsamında Erciyes Üniversitesi öğretim üyesi, görevlisi ve personelinden 100 kişiye yönelik operasyon başlatıldı. Gözaltına alınanlar arasında 'Yetenek Sizsiniz' yarışması finalisti Hakan Akdoğan da yer aldı.

hhhh.Jpeg
 
Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu'nun talimatıyla Kayseri Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) şube ekipleri ile birlikte yaklaşık 300 polis tarafından, bu sabah erken saatlerden itibaren operasyon başlatıldı. Gözaltına alınanlar arasında Erciyes Üniversitesi öğretim görevlisi ve 'Yetenek Sizsiniz' yarışması finalisti Hakan Akdoğan da yer aldı. Akdoğan, üniversitesi de Beden Eğitimi Spor Meslek Yüksek Okulu'nda öğretim görevlisi olararak çalışıyordu. Operasyonun eş zamanlı olarak Kayseri, Ankara ve Tokat'da da yürütüldüğü açıklandı.
İKİ KEZ KATILDI
2009 yılında yarışmanın ilk sezonuna katılan Hakan Akdoğan, cimnastik ve akrobasi şovu yapmıştı ve yarışmanın en favori finalistlerinden biri olmuştu. Profesyonel olarak bireysel akrobasi gösterileri de yapan Akdoğan, askerlik ve evliliğin ardından 2012 yılında Yetenek Sizsiniz Türkiye'nin 4. sezonuna tekrar katılmıştı.
 

 
FETÖ Süleyman Şah Türbesi'ni de yok edecekmiş
15 Temmuz darbe girişimi, Suriye sınırındaki birliklerin bütünüyle FETÖ komutasında olduğunu ortaya çıkardı.

FETÖ Süleyman Şah Türbesi'ni de yok edecekmiş
 
Fetullahçı Terör Örgütü, Türkiye'yi işgal girişiminin startını 1 yıl önce verdi. IŞİD ve PYD tehdidi nedeniyle angajman kurallarının değiştiği 911 kilometrelik Suriye sınır hattındaki birliklere komuta eden tugaylar 2015 yılı Ağustos ayında tamamen FETÖ komutasına geçirildi. Sınır hattı, duvar, dikenli teller, termal kamera sistemleri gibi çok çeşitli güvenlik önlemleri devreye sokulmasına rağmen, terörist geçişlerine karşı kontrolsüz bırakıldı. Son bir yıldır artan IŞİD ve PKK saldırılarına zemin hazırlandı.
SINIR KOMUTASINI DEVRALDILAR
FETÖ, Türkiye'yi işgal hareketi için Suriye sınırındaki yapılanmasını 1 yıl önce tamamladı. Gaziantep ve Hatay'da konuşlu tugaylar 2 yıl önce, Urfa ve Mardin'de konuşlu tugaylar ise son 1 yılda FETÖ'nün asker imamları tarafından tamamen ele geçirildi. FETÖ, Türkiye'nin sınırlarını terör örgütlerine karşı koruyan Gaziantep'te Suriye sınırını son 2 yıl kendisine bağlı komutanlarla yönetti. 2014 Ağustos'tan itibaren 5. Zırhlı Tugay Komutanlığını yürüten ve FETÖ bağlantısı nedeniyle TSK'dan ihraç edilen Tuğgeneral Cemalettin Doğan'ın yerine 5. Zırhlı Tugayın komutasına 2015'te tuğgeneralliğe terfi eden Murat Soysal getirildi.
BÜYÜK TEHLİKE ATLAMIŞIZ
Mardin'de konuşlu 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığını da 2015'te tuğgeneralliğe terfi eden Tuğgeneral Salih Kırhan devraldı. 2013 yılında tuğgeneralliğe terfi eden Metin Alpcan 2015 Şurasında Şanlıurfa'da konuşlu 20. Zırhlı Tugay Komutanlığı görevine getirilirken, İskenderun/Hatay'da konuşlu 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Polat ise 2014 yılı Yüksek Askeri Şura'da bu görevine atanmıştı. Dört tugayın komutanları da 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ bağlantıları nedeniyle TSK'dan ihraç edildiler.
ŞAH FIRAT KOMUTANI YURT DIŞINA GÖNDERİLDİ
Türkiye'yi iç savaşa sürüklemeyi amaçlayan FETÖ, sınırlardaki yapılanmasını ise başarılı generalleri devre dışı bırakarak gerçekleştirdi. Suriye'de, tarihe geçen 'Şah Fırat Operasyonu'na imza atan ve tuğgeneralliğe terfi ettiği 2012 yılından itibaren 3 yıldır başarıları nedeniyle aynı görevde tutulan Urfa'da konuşlu 20. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral İhsan Başbozkurt, Türkiye sınırında artan tehdit nedeniyle görevinde bir yıl daha devam etmesi beklenmesine karşın 2015 yılı YAŞ'ta Bakü Silahlı Kuvvetler Ataşeliğine atandı. Türkiye sınırını IŞİD ve PYD tehdidinden korumak üzere sınıra 5 kilometre derinliğinde 4 kilometre genişliğinde 150 kilometre hendek açan, IŞİD tehdidi altındaki Süleyman Şah Türbesini başarılı bir operasyonla taşıyan Tuğgeneral İhsan Başbozkurt, “başarılarınızı ödüllendiriyoruz" denilerek Azerbaycan'a gönderildi.
IŞİD VE PYD'YE GEÇİŞ HATTI
Suriye sınır hattı güvenliğinde komuta son 1 yılda tamamen FETÖ bağlantılı generallerin sorumluluğuna geçerken, aynı dönemde Türkiye'de PKK ve IŞİD saldırıları arttı. Sınırda duvar, dikenli teller ve hendekler gibi çok sayıda önlem alınmasına karşın sızmaların neden engellenemediği tartışma konusuydu. Ancak 15 Temmuz'da düğmesine basılan “Türkiye'yi işgal girişimi"nin ardından sınırlarda bir yıl öncesinden devreye sokulan kirli tezgah açığa çıktı.
IŞİD'e resmen yol verilmiş
Şanlıurfa Emniyet Müdürü Eyüp Pınarbaşı sınırın cuntacılar tarafından IŞİD'e açıldığını söyledi. Pınarbaşı, “IŞİD'e resmen yol veriyorlardı. 15 Temmuz'dan önceki iki toplantıda 20'nci Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Metin Alpcan ile kapıştık, hep kapışıyorduk zaten. Biz adamların geçtikleri noktaları söyleyince rahatsız oluyor ve bilinçli bir şekilde inkâr ediyordu. IŞİD, PKK ve FETÖ'yü idare eden aynı akıl çünkü" dedi. Pınarbaşı, şunları kaydetti: “Dönemin tugay komutanı bir defa sınıra gelmedi. 80 tankın Urfa'nın merkezinde ne işi vardı, bu tanklar tugayda duruyordu ama sınırı tutmadılar. 1800 tane muvazzaf asker tugayın içinde bekliyordu. Kilometreye bir tank koysunlar. Tankların termal kamerası var. 30 kilometre uzağı gözüyor. Isıya duyarlı, fareyi bile fark ediyor. Niye koymuyorlardı..."
Valim hudutta kontrol yok
Sınır illerinin mülki amirleri de Suriye hududunun son bir yıldır kontrolsüz kaldığını şu açıklamalarla gündeme taşıdılar: Hatay Valisi Ercan Topaca, 15 Temmuz'dan bir hafta önce sınırdaki 200'ün üzerindeki askerin ve 7-8 zırhlı aracın komutanlığa çekildiğini, açıkladı. Topaca, bir vatandaşın, “Sayın valim sınırda kontrol yok, insanlar giriyor" ihbarı sonucu durumdan haberdar olduğunu anlattı.
Yeni generaller atandı
Darbe girişiminin ardından, Türkiye'nin güvenliğinin sağlanmasında birinci öncelik olarak bakılan Suriye sınırının güvenliği, çiçeği burnunda komutanlara emanet edildi. 2016 yılı Yüksek Askeri Şura Toplantısında tuğgeneralliğe terfi eden Ali Ekiyor, Gaziantep 5'inci Zırhlı Tugay Komutanlığına, Tuğgeneral Tevfik Erkan Olgay İskenderun/Hatay 39'uncu Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına, Tuğgeneral İsmail Hakkı Köseali ise Urfa'da konuşlu 20'nci Zırhlı Tugay Komutanlığına atandı.
Kaynak Yeni Şafak


Başbakanlık'ta çalışan 18 kişiye FETÖ gözaltısı
FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, Başbakanlık çalışanı 18 kişi gözaltına alındı.

başbakanlık.jpg
 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, Başbakanlık çalışanı 18 kişi gözaltına alındı.
Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 18 kişiyi gözaltına aldı.
Aralarında Başbakanlık uzmanlarının da bulunduğu şüphelilerin, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
Kaynak AA

Katip Çelebi Üniversitesinde 29 personel tutuklandı
FETÖ'ye yönelik soruşturmada İzmir Katip Çelebi Üniversitesinde görevli akademisyen ve çalışanlardan oluşan 40 şüpheliden 29'u tutuklandı.
 
İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında İzmir Katip Çelebi Üniversitesinde (İKÇÜ) görevli akademisyen ve çalışanlardan oluşan 40 şüpheliden 29'u tutuklandı.
İzmir Cumhuriyet Savcısı Ayhan Yılmaz'ın yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınarak savcılık sorgularının ardından nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 29'u tutuklandı, 11'i ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Tutuklananlar arasında, örgütün "İKÇÜ imamı" olduğu öne sürülen Adem Fidan, Diş Hekimliği Fakültesinin kurucu dekanı Prof. Dr. Tancan Uysal, Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şemsettin Karaca, Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Sütçü, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Salih Yılmaz da bulunuyor.
İzmir'de, FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen İKÇÜ akademisyen ve çalışanlarından oluşan 44 kişiden 39'u gözaltına alınmıştı. Örgütün "İKÇÜ imamı" olduğu iddia edilen Adem Fidan ise İstanbul'da yakalanarak İzmir'e getirilmişti. 
Kaynak AA


Marmara Üniversitesi'nde 88 personel görevden uzaklaştırıldı
Marmara Üniversitesi'nde Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) kapsamında 88 personel görevden uzaklaştırıldı.

marmara.jpg
 
Üniversiteden konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, "15 Temmuz 2016 tarihinde Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) tarafından girişilen darbe teşebbüsü sonrasında, Marmara Üniversitesi'nde 88 personel görevden uzaklaştırıldı. 43 personel ise akademisyenlikten çıkarılmak üzere Yükseköğretim Kurulu'na bildirildi. Ayrıca 27 personel hakkında da adli ve istihbari birimlerden bilgi talebinde bulunuldu. FETÖ/PDY terör örgütü ile mücadele kapsamında üniversite bünyesinde inceleme ve değerlendirme çalışmalarımız devam etmekte olup, edinilen bilgiler ışığında gerekli adımlar kararlılıkla atılacaktır" denildi.
Kaynak ntv


İstanbul Üniversitesi'nde FETÖ operasyonu
İstanbul Üniversitesi'nde (İÜ) görevli 62 akademisyen hakkında FETÖ soruşturması kapsamında gözaltı kararı çıkarıldı. 44 şüpheli gözaltına alındı.

istanbul-universitesi.jpg
 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Üniversitesi'nde görevli aralarında profesörlerin de olduğu 62 akademisyen hakkında gözaltı kararı alındı.
Akademisyenlerin odalarında ve evlerinde arama yapan polis ekipleri, 44 şüpheliyi gözaltına aldı.
Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen şüphelilerin, ''FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçunu işledikleri iddia ediliyor.
Kaynak Ajanslar


Darbe gecesi basılan tek üniversite, 'Hacettepe Teknokent'
15 Temmuz gecesi MİT'ten geldiklerini söyleyen 4 kişi, Hacettepe Teknokent'i bastı. Arşiv odasının kapısını zorlayıp belge arayan ekibin baskın anı güvenlik kameralarına yansıdı.

Hacettepe Teknokent ile ilgili görsel sonucu
 
15 Temmuz gecesi MİT'ten geldiklerini söyleyen 4 kişi, Hacettepe Teknokent'i bastı. Arşiv odasının kapısını zorlayıp belge arayan ekibin baskın anı güvenlik kameralarına yansıdı.
Hacettepe Üniversitesi'ne bağlı Hacettepe Teknokent, 15 Temmuz gecesi saat 24.00 civarında mavi tepe ışığı bulunan bir otomobille silahlı 4 kişi tarafından basıldı. Gazeteduvar.com.tr'den Özlem Akarsu Çelik'in haberine göre güvenlik görevlilerine kendilerini önce 'MİT' sonra da 'Başbakanlık' personeli olarak tanıtan silahlı kişiler arşiv odasının kapısını zorladılar ve bazı odalarda belge aradılar.
Kaynak tgrthaber.com
 

Darbeci Kerime Kumaş her şeyi itiraf etti!
15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında, asker kılıklı teröristleri taşıyan Kerime Kumaş, helikopterine aldığı darbecileri anlattı.

kerime kumaş ile ilgili görsel sonucu
 
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İstanbul semalarında uçuş yapıp darbecilere lojistik sağladığı gerekçesiyle tutuklanan helikopter pilotu Kerime Kumaş Yıldırım, Nakkaştepe'de caddeye inerek helikoptere aldığı 4 darbeci subayın kimliklerini polise verdi.
HELİKOPTERE BİNEN 4 DARBECİ SUBAY
Sosyal medyada da çok konuşulan Nakkaştepe'de caddeye inen UH-1H helikopterinin pilotu Üsteğmen Kerime Kumaş Yıldırım, emniyetteki ifadesinde, helikopteri kendisinin kullandığını ve görüntülerde kaçarak son anda helikoptere binan kişilerin 4 subay olduğunu açıkladı. O noktaya Harp Akademileri Komutanlığı'ndan Albay Özcan Korhan'ın talimatı ile gittiğini söyleyen Yıldırım, subayları teşhis de etti.
Üsteğmen Kerime Kumaş Yıldırım'ın verdiği bilgilere göre helikoptere kaçmak üzere binen subaylar Kurmay Binbaşı Ahmet Kaya, Yüzbaşı Fatih Özdemir, Yüzbaşı Mustafa Kıyı ve Yüzbaşı Murat Parladı.
HALKTAN KORKUP ÜNİFORMALARI ÇIKARDILAR
Sabah'ın haberine göre; helikoptere binen söz konusu darbeci askerlerin halkın tepkisinden korkarak sivil kıyafetler giydikleri anlaşıldı. İfadelerine başvurulan cuntacılar, sivil araçlarında bulundukları sırada halkın sokaklara döküldüğünü, trafiğin tıkanması üzerine tepkilerden korktukları için sivil kıyafetleri giydiklerini anlattı.
 
Kaynak: sabah


12 büyükelçi merkeze alındı
Türkiye 12 büyükelçisini merkeze aldı, 10 ülkenin büyükelçilerinin yerlerini değiştirdi.

son dakika png ile ilgili görsel sonucu
 
Büyükelçi atamalarıyla ilgili kararname Resmi Gazete'de yayımlandı. 12 büyükelçi merkeze alındı, 10 ülkenin büyükelçisi değişti.
Yayımlanan kararnameyle, Fransa, İtalya, Hırvatistan, Panama, Makedonya, Mozambik, Yeni Zellanda, Tunus, Brunei, Bosna Hersek, Moldova ve Azerbaycan büyükelçileri merkeze alındı.
Karanameyle ayrıca, 10 ülkenin büyükelçisi de değişti.
 


Ambulansları engellediler
Darbe girişiminin yaşandığı gece Boğaziçi Köprüsü’nde tek ambulans çalıştı. Cuntacılar tarafından kurşunlanan ambulansta sağlık personeli olmadığı için 2 şöför, yaralılara kendileri müdahale etti. Acil ambulanslarının “Can güvenliğiniz yok, gitmeyin” talimatı aldığını söyleyen Kartal Akduman, “45 yaralı ve 2 şehit taşıdık” dedi

.
 
FETÖ'cü subayların darbe kalkışmasında ilk olarak tuttukları Boğaziçi Köprüsü'nde o gece adeta can pazarı yaşandı. Ambulansların giremediği köprüde sadece Üsküdar Belediyesi'ne ait bir ambulans çalıştı. Sağlık personeli izinde olduğu için 2 şoför 1 ambulansla darbe gecesi destan yazarken bir skandal da su yüzüne çıktı. İddiaya göre 15 Temmuz gecesi 112 Acil Ambulanslarına “Can güvenliğiniz yok, gitmeyin” talimatı verildi. Yaklaşık 6 yıldır ambulans şoförlüğü yapan Kartal Akduman, o gece üzerlerine kurşun yağarken nasıl görev yaptıklarını anlattı.
15 TEMMUZ DOĞUM GÜNÜMDÜ
Hiçbir sağlık personelinin bulunmadığı ambulansta Akduman ve şoför arkadaşı İmdat Yıldız yaralılara müdahale etti. 15 Temmuz'un doğum günü olduğunu söyleyen Kartal Akduman, “Darbe gecesi ben doğum günümü kutluyordum. Başbakanın bunun bir kalkışma olduğu söylemi üzerine kendi müdürümü aradım ve dışarı çıkacağımı söyledim. Her türlü çıkacaktık ama ambulansı alalım mı diye sormak istedim. Müdürüm hiç vakit kaybetmeden Kısıklı'ya çıkmamızı söyledi. O gün benim aracımın sağlık personeli izinde olduğu için yine diğer şoför arkadaşım İmdat Yıldız ile birlikte 2 şöför 1 araç olarak yola koyulduk” dedi. “Biz o gece bildiğimiz ilk yardım ve almış olduğumuz eğitimle müdahale etmeye başladık. O gece robot gibi olmuştuk. İçimiz donuyordu ama hareket etmek zorundaydık” diyen Akduman, “Motorcu arkadaşlar yaralıları getirdi, biz müdahale edip hastanelere götürdük. Sabaha kadar mermi atışları devam ederken sivil bir vatandaş yanımıza gelerek ortopedi doktoru olduğunu ve yardımcı olmak istediğini söyledi. Kendisi Tekirdağ Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Ortopedi Doktoru Ali Seyit Gümüşdaş'tı. Onun sayesinde aynı anda 5-6 yaralıya müdahale edebildik. Ambulansımız adeta bir seyyar hastaneye dönüştü. Normalde bir ambulans 1 yada 2 kişi taşır. Ama biz o gece orda aynı anda 5 kişiyi hem hastaneye naklettik hem de müdahalelerini yaptık. Hocamız ulaşabildiği yerlerden takviye destek istedi ancak her nedense ambulanslar hastaneden hastaneye yaralı naklediyordu. Sıcak çatışma bölgesinde hiçbiri yoktu. Daha sonra tanıdığımız 112 Acil Ambulans şoförlerine sorduğumuzda kendilerine “Can güvenliğiniz yok, gitmeyin” denildiğini söylediler” şeklinde konuştu.
ÇANAKKALE RUHUNU GÖRDÜM
Akduman, yaralıları taşımaya sivillerin de yardımcı olduğunu belirterek, “Biz yaralıları götürmeye çalışırken minibüsü olan bir vatandaş da yarası hafif olanları hastaneye taşımaya başladı. Ben o gece orda adeta Çanakkale ruhunu gördüm” ifadelerini kullandı.
Helallik isteyerek göreve çıktık
Kısıklı'ya varmak üzereyken köprüde askerlerin halka ateş açmaya başladığını, yaralı ve ölülerin olduğunu duyduklarını söyleyen
Akduman, “Bunun üzerine Üsküdar Belediye Başkanımız Hilmi Türkmen'i arayarak izin istedik. Başkanımız, “Belediye araçlarına ve
ambulanslara da ateş ediliyor. Kendinizi koruyun, Allah'a emanet olun. Hakkınızı helal edin” dedi. Hiç vakit kaybetmeden köprüye gittik. Diğer arkadaşlarımıza da köprüye gelmelerini söyledik” diye anlattı.
Kaynak Yeni Şafak
 


'Sol kulağın sağ kulağından büyük' deyip hayallerini çaldılar
Anıl Dursun, askeriye içerisine sızan Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) mensup kişiler yüzünden çocukluk hayalini gerçekleştirememenin üzüntüsünü yaşıyor.

Sol kulağın sağ kulağından büyük deyip hayallerini çaldılar
 
Sivas'ta yaşayan ve babasının çocukken aldığı asker kıyafetinden etkilenip üniformaya ilgi duyan Anıl Dursun, askeriye içerisine sızan Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) mensup kişiler yüzünden çocukluk hayalini gerçekleştirememenin üzüntüsünü yaşıyor.
Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden bu yıl mezun olan Dursun, yaptığı açıklamada, askerliğin her Türk gencinin en büyük hayali olduğunu söyledi. Üniforma aşkının, babasının çocukken kendisine aldığı askeri kıyafetle başladığını anlatan Dursun, "Çocukluktan beri askerlik hayalim vardı ve bunu gerçekleştirmek için ortaokul son sınıfta askeri lise sınavlarına girdim ve bando astsubaylığını kazandım." dedi.
Mülakat için İstanbul Kuleli Askeri Lisesine gittiğini ve burada form doldurtmak için kendilerinin bir odaya alındığını dile getiren Dursun, formda hobiler, okuduğu gazeteler ve izlediği televizyon programları gibi bilgilerin de sorulduğunu ifade etti.
Bunları dolduracakları sırada odaya gelen bir komutanın, oradaki erlere, "Bunları neden buraya aldınız, öncelikle müzik yeterlilik sınavına girecekler." demesi üzerine müzik odasına girdiklerini, piyanonun başında bir başçavuş ve arkasında bir teğmenin kendilerini beklediğini anlatan Dursun, şunları kaydetti:
"Önce dişlerimize baktılar, arkasından ritm testi ve en sonunda nota bilgimizi ölçtüler. Benden önce kısa boylu bir arkadaş çıktı ve oradaki başçavuş, 'puanın 50 ama teğmenle 'ağabeylik' ilişkin varmış, bizim ağabeylerdenmiş. Ondan dolayı senin ek 20 puanın varmış.' dediler ve o arkadaşın 50 puanı 70 oldu. Arkasından ben çıktım, dedikleri şeyleri yapmama rağmen bana hiçbir şekilde puan vermediler. Ben barajı geçerek 67 puanla başvurmuştum ancak orada yüz üzerinden herhangi bir puan aldığımızda bir üst kademeye geçmemiz gerekiyordu. Bana 1 puan dahi vermediler."
İtiraz hakkını kullandığını ancak bunun kabul edilmediğini savunan Dursun, "İçeride vatan haini ağabeyi var diye o arkadaş ek 20 puanla önümüze geçti. Orada sadece bu durumda olan ben değilim, benimle beraber 8-9 arkadaşı da aynı şekilde elediler. Cemaat ağabeylerinin bu kadar etkili olduğunu o zaman hissetmemiştim ama günümüze geldiğimizde her şey daha açık ortaya çıkıyor. İçeriye kendileri gibi vatan hainlerini yetiştirmek için vatan hainlerini almışlar." diye konuştu.
"Sol kulağın, sağ kulağından büyük"
Lisede de başarılı bir öğrenci olduğunu, Kara, Deniz ve Harp okullarına başvurduğunu dile getiren Dursun, başvurusunun kabul edilmesinin ardından ilk mülakat için Ankara Kara Harp Okuluna gittiğini söyledi.
Mülakata giren yüzbaşının "şınav çekeceksiniz, koşacaksınız" şeklinde emir verdiğini ve bunları yaptıktan sonra sağlık testine girdiğini ifade eden Dursun, şunları anlattı:
"Önce kilo, boy testi yaptılar, dişlerimize baktılar. Daha sonra tek tek doktorların karşısına çıktık. Doktor öncelikle vücudumuzda yara izi olup olmadığına baktı, sonra sırtımı dönmemi istedi ve gelip ciğerime dokundu. Askeriyede elenen öğrencilerin dosyası kırmızı kalemle yazılır, komutan kırmızı ile mavi arasında çok git gel yaptı. Bana kırmızı verdi ve hangi sebepten elendiğim konusunda bir açıklama yapmadı. Ben, ciğerlerimde bir problem var diye tedirgin oldum ve çok korktum. Ancak raporu okuduğumda şok oldum ve kulaklarımla ilgili problem olduğu yazıyordu. Sol kulağım, sağ kulağımdan büyükmüş.
İtiraz ettiğim başka komutan ise 'Kulaklarında problem yok, subay olmana engel bir şey yok. Duyma ve işitsel bir problemin yok ama komutanımın yazdığı raporu bozamam.' dedi. Daha sonra Ankara Numune Hastanesine gittim ve orada doktorlar, kulaklarım ölçülmeden böyle bir rapor verilmesine şaşırdılar. Herhangi bir fiziki ve işitsel problemim olmadığına dair raporlarım var ama askeriye kendi raporlarını kabul ettiği için yapacak bir şeyim yoktu. FETÖ'cü ve vatan haini olmadığım için 'peygamber ocağı' dediğimiz askeriyeye almak istemediler."
Kabul edilmesi durumunda devletine her daim hizmete hazır olduğunu vurgulayan Dursun, kendisi gibi binlerce kişinin, FETÖ tarafından mağdur edildiğine dikkati çekti.
FETÖ'cü askerler nedeniyle gerçek vatanseverlerin peygamber ocağı bildiği askeriyeye alınmadığını dile getiren Dursun, darbe girişiminin ardından tutuklananların en ağır şekilde cezalandırılmalarını istedi.
"Oğlumun kulaklarını mezura ile ölçtüm"
Anne Filiz Dursun ise oğlu gibi birçok gencin FETÖ'cü olmadığı için yoktan sebeplerle askeri sınavlarda elendiğini ve hayallerinin çalındığı söyledi.
Darbe girişiminde bulunan vatan haini askerlerin kulaklarına da bakılmasını isteyen Dursun, "Oğlumun kulaklarıyla ilgili problem olmadığı yönünde çok sayıda doktordan rapor aldık. Çocuğumun kulaklarını mezurayla ölçtüm, ikisi de aynı geliyordu ve şok oluyordum." dedi.
Çocuğunun hakkının yenildiğini anlatan Filiz Dursun, FETÖ'cülerin yaptıklarının yanlarına kalmamasını istedi. 


Ateş altındayıziacil yardım
Darbecilerin hedeflerinden biri olan Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde, 15 Temmuz gecesi yaşananlar telsiz konuşmalarına yansıdı. Tutanağa geçen telsiz konuşmaları 6 tank, Skorsky helikopter ve F-16 ile ateş altına alınan emniyette polisin darbecilere karşı verdiği mücadele gözler önüne seriyor. Yaklaşık 7 saat boyunca darbecilerle çatışan polisin telsiz anonslarında, yaralılar için ambulansların gitmediği, silah ve mühimatın bittiği, yanma ve boğulma tehlikesi geçirdikleri ortaya çıktı. İşte telsizdeki o çok çarpıcı diyaloglar...

İşte darbe gecesi telsiz konuşmaları...
 
Ankara’da 15 Temmuz'da darbecilere karşı yürütülen operasyonlarının merkezi konumundaki emniyet, ele geçirilmek istendi. Yaklaşık 7 saat süren çatışmalarda darbeciler tanklarla emniyetin içine girdi. Darbeci askerlerin kontrolündeki bir F-16 emniyeti havadan bombalarken, tanklardan emniyete atışlar yapıldı. Süper kobra helikopterlerle de emniyet ateş altına alındı.
ÇATIŞMALAR SABAHA KADAR SÜRDÜ
Emniyetteki birçok noktada yangın çıktı. İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri darbecilerin ilk hedefi oldu. Sabah saat 05.13’e kadar devam eden direnişin ardından darbecilerin kontrolündeki 6 tanka el konuldu, askerler ise gözaltına alındı. Darbeciler 2 polisi şehit etti, 13 polis ise yaralandı. Gece boyunca yaşananlar ise polisin telsiz konuşmalarına yansıdı.
İşte darbe gecesi telsiz konuşmaları...
İŞTE TUTANAKLARA GEÇEN O TELSİZ KONUŞMALARI
 
Emniyetin ana telsizinde “Bu bir istiklal mücadelesidir, şehit olmadan silahınızı bırakmayın, vatan hainlerine memleketi bırakmayın” anonsu yapıldı. 
 
Darbecilerle çatışan polisler 
 
-“Ateş altındayız, acil yardım, merkez acil yardım”
-“Mühimat ve silah gönderin, merkez acil”
-“Arkadaşlarımız yaralandı, yaralılar var ambulans, ambulans”
-“Ambulans, ambulans acil ambulans, çok sayıda yaralı var”
-“Yaralı arkadaşların durumu ağır, ambulans acil ambulans, kan kaybediyorlar”
 
Ana telsizden:
 
 
-“Ambulanslar geri çekildi”
-“Ambulans yok, gelmiyorlar, ambulanslar geri çekildi”
-“Ambulans göndermiyorlar, vatandaşlardan yardım alın”
-“Vatandaşların araçlarıyla gönderin, ambulansları göndermiyorlar”
-“Allah belalarını versin, ambulans göndermiyorlar, ambulans yok”
_"Ateş altındayız, her yerden ateş ediliyor 
 
İşte darbe gecesi telsiz konuşmaları...
 
HELİKOPTERLERİ HEDEF ALIN
 
-“Ateş altındayız, her yerden ateş ediliyor, helikopter, helikopteri hedef alın”
-“Vatandaşlar geldi, vatandaşlar destek veriyor”
-“Yaralı arkadaşları vatandaşların aracıyla hastane gönderdik”
-“Helikopterden vatandaşlara ateş açıldı, çok sayıda yaralı var”
-“Her yerde yaralı var, çok yaralı var, durumları çok ağır, ateş altındayız”
-“Tanklar emniyete giriyor, çatışma şiddetlendi, acil yardım”
-“Bomba atıldı, savaş uçağıyla bombalandık, yangın çıktı, yangın”
-“Yangın çıktı, yangın, itfaiye haber verin, itfaiye”
 
EMNİYET İSTİKLAL MÜCADELESİ, SİLAHLARI BIRAKMAYIN
 
Ankara Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan:
 
-“Vatan hainlerine memleketi bırakmayın”
-“Siz bu ülkenin kahramanlarısınız, şehit olmadan silah bırakmayın”
-“Vatan hainlerine teslim olmayın”
-“Ankara’nın her noktasında çatışma var, direniş var, hainlere bu ülkeyi bırakmayın”
 
HAİNLERE ACIMAYIN, ÜLKENİZİ BIRAKMAYIN
 
Şoförü şehit düşen Emniyet Müdür Yardımcısı Yaman Ağırlar:
 
-“Bu bir istiklal mücadelesidir, hainlere ülkenizi bırakmayın”
-“Hainler her yerde, polis dışında silahlı kimseyi almayın”  
-“Şehit düşmeden silah bırakmak yok, bu ülkenin kahramanlarısınız”
-“Hainlere acımayın, vatan hainlerine ülkenizi bırakmayın”

Kaynak hürriyet.com.tr


Kadın hakim duruşmada gözaltına alındı
Duruşmada gözaltına alınan kadın hakim Susam Merdan ve savcı eşi Hakan Merdan adliyeye sevk edildi.

Kadın hakim duruşmada gözaltına alındı
 
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu dün Türkiye genelinde 648 savcı-hakim hakkında görevden uzaklaştırma ve gözaltı kararı verdi.
DURUŞMA ESNASINDA GÖZALTINA ALINDI
Açığa alınanlar arasında bulunan Hakim Susam Merdan, üyesi olduğu 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşma görüldüğü sırada içeri giren polis ekiplerince gözaltına alındı.
DURUŞMAYA BAŞKA HAKİM DEVAM ETTİ
Merdan çiftinin adliyedeki odaları ile evlerinde de arama yapıldı. Duruşma ise başka bir hakimin görevlendirilmesinin ardından devam etti.
SAVCI EŞİ DE GÖZALTINA ALINDI
Aynı adliyede savcı olan eşi Hakan Merdan ise odasında gözaltına alınarak Edirne Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde dün geceyi gözaltında geçiren Susam ve Hakan Merdan çifti bugün öğleden sonra görev yaptıkları Edirne Adliyesi’ne getirildi.
Kaynak Ensonhaber


Emniyet amiri, gözaltına alınacağı sırada intihar etti
Hatay'ın Belen İlçesi'nde Fetullahçı Terör Örgütü'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınmak istenen 39 yaşındaki emniyet amiri Ahmet Beşli, polislerinin gözü önünde beylik tabancasıyla başına ateş ederek intihar etti.

Emniyet amiri, gözaltına alınacağı sırada intihar etti
 
Olay, saat 00.30 sıralarında Sarımazı mevkiindeki Belen İlçe Emniyet Amirliği'nde meydana geldi. Hatay Emniyet Müdürlüğü ekipleri, FETÖ'ye yönelik soruşturma kapsamında emniyet amiri Beşli ve iki polisi gözaltına almak için Belen İlçe Emniyet Amirliği'ne geldi. 2 polisi gözaltına alan ekipler, Beşli'nin makamına gelerek silahını teslim etmesini istedi. İddiaya göre, kendisini gözaltına almak isteyen ekibe silahını teslim etmeyen Beşli, beylik tabancasını başına dayayarak tetiğe bastı. Kanlar içinde yere yığılan Beşli, Emniyet Amirliği'ne çağrılan ambulans ile yakındaki özel bir hastaneye kaldırıldı. Evli olduğu belirtilen Beşli, hastanedeki müdahelelere rağmen kurtarılamadı.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Kaynak İHA
 
 
Fetö'nün Kerime'si hainleri de taşımış
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri, darbe girişimi gecesi TRT yayınına müdahale etmekle görevlendirilen 5 bilişimciyi gözaltına aldı. Adliyeye sevk edilen bilişimciler tutuklanırken, zanlıların Ümraniye'de bir örgüt evinden alınmaları, helikopterle Vodafone Arena'ya getirilmeleri ve TRT'den kaçışları kameralarla tespit edildi.

 
Fetö'nün cici kızı kadın pilot bilişimcileri de taşımış. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri, 15 Temmuz darbe girişiminde Beşiktaş Vodafone Arena'ya inen helikopterlere ilişkin yaptığı çalışmada çarpıcı bilgilere ulaştı. Olayın öncesine ilişkin araştırmalarda bulunan polis, darbecilere televizyon yayınlarına müdahale edilmesine yardımcı olan FETÖ/PDY terör örgütü üyesi 5 bilişim uzmanını gözaltına aldı. Mahkemece tutuklanan zanlılardan ikisinin daha önce STV ve Kaynak Holdink'te çalıştıkları öğrenildi.
FETÖ BİLİŞİMCİLERİ DE KAMERADA
FETÖ/PDY terör örgütü üyesi bilişimcilerin darbe gecesi yolculukları güvenlik kameralarına da yansıdı. Görüntülerde Ümraniye Elmalıkent Mahallesi'nde bulunan bir örgüt evinde toplanan N.A., S.G., H.Ş, Ö.Ş. ve S.Ç isimli FETÖ/PDY terör örgütü üyesi 5 bilişim uzmanı, Ümraniye'de bir plazaya getiriliyor. Buradan kalkan helikoptere bindirilen bilişim uzmanları, Vodafone Arena'ya getiriliyor. Üstteğmen Kerime KUMAŞ'ın kullandığı helikopterle Beşiktaş stadına inen darbeci askerlerin bir kısmı gasp ettikleri otobüslerle TRT'ye, bir kısmı ise Dijitürk binasına doğru yola çıkıyor. Terör örgütü üyesi bilişim uzmanları Ö.Ş ve S.Ç. Dijitürk'e giderken, N.A., S.G., H.Ş, darbeci askerler birlikte TRT binasına gidiyor. TRT binasına gelen darbeci askerler, burada önce korsan bildiriyi silah zoruyla spikere okutuyor ardından yanında getirdikleri FETÖ'cü bilişimcilerin yardımı ile yayına müdahale ediyor.
TRT binasında güvenlik kameralarına yansıya görüntülerde FETÖ'cü bilişimciler N.A., S.G., H.Ş, darbe girişimin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından sivil kıyafetli olmanın da etkisi ile TRT binasının arka tarafından tellerden atlayarak kaçtıkları görülüyor...
Kaynak İHA


O hakimin eşi 'hakimlerin ablası'ymış
Kapatılan Samanyolu Yayın Gurubu Başkanı Hidayet Karaca’nın da aralarında bulunduğu 62 kişi hakkında tahliye kararı verdikten sonra tutuklanan Hakim Mustafa Başer’in hakim eşi Rabia Başer de tutuklandı. Hakimlerin ablası olduğu iddia edilen Bölge İdare Mahkemesi Hakimi Rabia Başer, HSYK tarafından 16 Temmuz 2016 tarihinde açığa alınmış, 17 Temmuz tarihinde de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında gözaltı kararı verilmişti.

O hakimin eşi 'hakimlerin ablası'ymış
 
HSYK tarafından 16 Temmuz 2016 tarihinde açığa alınan 2745 hakim ve savcı arasında bulunan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da 17 Temmuz 2016 tarihinde hakkında gözaltı kararı verilen, polis tarafından gidilen adresinde bulunamayan Rabia Başer, bugün Bakırköy Adalet Sarayı’na gelerek teslim oldu.
TUTUKLANDI
Hakimlerin ablası olduğu iddia edilen Rabia Başer’in sorgusu, Bakırköy Adalet Sarayı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılığı tarafından yapıldı. Kendisine yöneltilen suçlamaları reddettiği öğrenilen Başer, “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklanması talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, Başer’in tutuklanmasına karar verdi. Başer, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.
15 Temmuz darbe girişimi sonrası Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Bakırköy, Küçükçekmece ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nde görevli 140 hakim ve savcı hakkında gözaltı kararı verilmişti. Başer ile birlikte bu hakim ve savcılardan 85’i tutuklandı. Tutuklanmaya sevk edilen hakim ve savcılardan 38’i serbest bırakılmıştı. 17 hakim ve savcı ise hala firari durumda.
Kaynak DHA


Darbeci valiliği navigasyonla bulmuş
İstanbul Valiliği'ne yürüyen zırhlı birliğin darbeci komutanı Recep Karaçam, "Güzergâhı bilmediğim için navigasyonu açtım. 22.00'de ulaştık. Darbe olduğunu anladım, askeri geri çektim" dedi.

Darbeci valiliği navigasyonla bulmuş
 
15 Temmuz darbe girişimi gecesi, İstanbul Valiliği’ni ele geçirmek için zırhlı birliğin başında olan 47. Motorlu Piyade Alayı 2. Motorlu Piyade Tabur Komutanlığı görevini yapan Yarbay Recep Karaçam, olaydan sonra gözaltına alındı ve tutuklandı. Habertürk'ten Nihat Uludağ'ın haberine göre valiliğe giden zırhlı birliklerin başında olan ve ifadesinde suçlamaları kabul etmeyen Karaçam, Albay Sadık Cebeci’yi sorumlu tuttu. Valilik önünde olayın darbe olduğunu anladığını, eşinin de arayıp darbeden bahsettiğini söyleyen Karaçam’ın poliste verdiği ifade şöyle:
TATBİKAT ZANNETTİM’
“Birliğimizin temel görevleri KOKTOD (Kolluk Kuvvetlerinin Toplumsal Olaylarda Desteklenmesi) ve KKD’dir (Kolluk Kuvvetlerin Desteklenmesi). Bu görev daha çok terörle mücadele kapsamında geçerlidir. Komutan bana kışlaya yönelik saldırı istihbaratının geldiğini söyledi. Kışlamız çevresinde terör olayları olduğundan bu bilgi bana anormal gelmedi. 19.55’te telefon geldi, Alay Komutanı Albay Sadık Cebeci hazır olmamızı istedi. Mühimmat dağıtıldı. Tatbikat zannettiğim için bu bana normal geldi. Alay komutanı, 3 görev bölgesi olduğunu; bunların valilik, İBB ve AK Parti İl Teşkilatı olduğunu söyledi. Görev dağılımı yaptık. Tanımadığım 5 personel vardı. 21.35 civarında, güzergâhı bilmediğim için navigasyon programını yazarak birlikten çıktık. 22.00’de valiliğe ulaştık. Zırhlı araçtan Sadettin olarak bildiğim albay atladı. Polislerden silah ve telsizlerini aldı.
‘ŞARJÖRLERİ ÇIKARTTIRDIM VE...’
Tanımadığım yabancı personel, emniyet müdürüyle tartıştı. Ortamın gerileceğini anlayınca araya girdim. Emniyet müdürü ‘Silahımı teslim etmem’ deyince ortada yanlış bir şey olduğunu anladım. Ancak KOKTOD durumunda emniyet birimleri bizim emrimize geçmektedir. Sonra emniyet müdürüne KOKTOD tatbikatıyla geldiğimizi ve emrimize gireceklerini belirttim. Bir emniyet müdürü askeri müdahale olduğunu söyleyince, ‘Böyle bir şey varsa biz yanlış yapıyoruz’ dedim ve askerleri geri çektim. Emniyet müdürüne ‘Kesinlikle sizlerin herhangi şeyine dokunulmayacak’ dedim ve anlaştık. Bütün askerlere şarjörlerin tüfeklerden çıkarılmasını ve hücum yeleğine takılmasını emrettim.”
Polisler bizi Kasımpaşa Karakolu’na götürmüşler, onu da sonradan öğrendik. Bugün de karşınızdayım ve birtakım suçlar atfediliyor. Eğer darbe gerçekleşseydi bu sefer de başka bir heyetin karşısında yargılanıyor olacaktım veya vurulacaktım. Ben kesinlikle bu işe girişmedim ve bu durumdan kurtulmak için gelimden geleni yapmaya çalıştım.”
 
 


Kırklareli’nde 12 polis tutuklandı, evden beddua notu çıktı
KIRKLARELİ’nde FETÖ/PDY terör örgütü üyesi oldukları gerekçesiyle gözaltına alınan ve aralarında 2’nci sınıf emniyet müdürü ile komiser yardımcılarının da bulunduğu 21 polisten 12’si tutuklandı. 

 
Yapılan incelemede 4 polisin cep telefonunda FETÖ/PDY üyeleri arasında kriptolu yazışmaları sağlayan ‘bylock’ adlı mesajlaşma programı tespit edilirken, tutuklanan polislerden 3’ncü sınıf emniyet müdürü Suat Yılmaz’ın evinde ‘namazdan sonra 10 kez okunması talimatı’ bulunan beddua yazılı not kağıdı çıktı.
Kırklareli Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye oldukları gerekçesiyle haklarında gözaltı kararı çıkarılan ve aralarında 3’ncü ve 2’nci sınıf emniyet müdürü ile komiser yardımcılarının da bulunduğu 21 şüphelinin adresine eş zamanlı operasyon düzenledi. Gözaltına alınan şüpheli polisler, geçirildikleri sağlık kontrolünün ardından emniyette sorgulandı. Evlerinde de KOM ekiplerince arama yapıldı.
Kırklareli Emniyet Müdürlüğü’nde işlemleri tamamlanan 21 polis, dün Kırklareli Adliyesine sevk edildi. Gece yarısına kadar süren yargılamanın ardından Mehmet Ali Aydınlı, Özcan Çam, Erkan Kabakçılı, Adnan Başar, Suat Yılmaz, Yener Badanka, Selçuk Adnan Meral, Fatih Özdemir, Ali Osman Özkan, Hüseyin Sargın, Tahir Köşeli ve Mesut Sızlağ, ‘silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek, terör örgütüne finansman sağlamak’ suçlarından tutuklanarak cezaevine konuldu. 
Şüphelilerden Hakan Çavdar, Zekeriya Kahraman, Tuncay Kaplıca, Osman Duru, Mustafa Onur ve Birol Turan ise mahkemece adli kontrol şartıyla, polis memurları Mehmet Yalçınkaya, Adıgüzel Yüksel ve Salih Kaynar ise savcılık sorgularının ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
CEP TELEFONLARINDA ‘BYLOCK’ BULUNDU
Siber Suçlar Şube Müdürlüğü ekiplerince tutuklanan şüphelilerden 3’ncü sınıf emniyet müdürleri Mehmet Ali Aydınlı, Adnan Başar, Suat Yılmaz ve komiser yardımcısı Hüseyin Sargın’ın cep telefonlarında yapılan incelemede FETÖ/PDY üyelerinin kendi aralarında kriptolu mesajlaşmalarını yaptığı ‘bylock’ adlı program bulundu.
EVİNDEN BEDDUA YAZILI NOT ÇIKTI
Kırklareli KOM ekiplerince şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda ise FETÖ/PDY elebaşısı Fethullah Gülen’in kitapları ele geçirildi. 3’ncü sınıf emniyet müdürü Suat Yılmaz’ın evinde yapılan aramada ise FETÖ/PFY üyeleri arasındaki ‘bylock’ adlı mesajlaşma programıyla örgüt üyelerine talimatı verilen ‘beddua’ yazılı not kağıdı çıktı. Her namazdan sonra örgüt üyelerinin 10 kez tekrar edilmesi istenen notta, ‘Ey kitabı indiren, bulutları sevk eden, hesabı seri gören, azhabı hezimete uğratan Allah'ım, şu azhab ordusunun ahengini boz, onları hezimete uğrat, konumlarını sars, onlara karşı bize nusret lütfedip inayetini müyesser kıl’ ifadeleri yer aldı. Operasyon kapsamında firar eden 3 polisin yakalanması için başlatılan soruşturma sürüyor.
Kaynak DHA
 


15 Temmuz destanına  misilleme saldırısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölücü örgüt PKK’nın son saldırılarının milletin 15 Temmuz’daki şanlı destanına karşı bir misilleme olduğunu vurgulayarak, terör örgütlerinin işbirliğine dikkat çekti. 

15+Temmuz+destan%C4%B1na +misilleme+sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1
 
Son günlerde PKK’nın özellikle sivil, çocuk, kadın ayrımı yapmadan şehirlerde yaptığı vahşi saldırılar için “Milletimizin şanlı 15 Temmuz destanına ve arkasından gerçekleştirdiği 20 günlük demokrasi nöbetlerine karşı yapılmış misilleme saldırıları olarak görüyorum. FETÖ ile PKK'nın, DAEŞ ile bu örgütlerin arasında hiçbir fark olmadığı hepsinin de aynı amaca hizmet ettiği bu saldırılar ile bir kez daha ortaya çıkmıştır. PKK'nın son günlerdeki saldırılarının gerisinde, bilgi paylaşımı ve teşvik anlamında FETÖ örgütünün de bulunduğunu anlamak için kahin olmaya gerek 
yok" ifadelerini kullandı. 
1 AYDA 182 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ 
Erdoğan, “Miletlimiz şundan emin olsun şehitlerimizin, yaralılarımızın kanları asla yerde kalmadı, kalmıyor, kalmayacak. Sadece 15 Temmuz'dan bu yana yurt içinde ve dışında yapılana operasyonlarda 182 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Güvenlik güçlerimiz terör örgütlerine yardım ettiği belirlenen 3 bine yakını kişiyi gözaltına almış bunlardan 318'i tutuklanmıştır. Türkiye FETÖ ile mücadele ederken PKK ile olan mücadeleyi asla bir kenara bırakmadı, bırakmayacaktır" dedi. 
ABD ile stratejik ortak değil miyiz? 
"Biz Amerika'ya diyoruz ki biz stratejik ortak değil miyiz? Bizim aramızda suçluların iadesi yok mu? Siz bizden teröristleri istediğiniz zaman biz sizden belge istemedik ki. Sadece suçluların iadesi anlaşmasına dayalı olarak hemen o teröristleri biz size verdik. Şimdi biz de sizden bir teröristi istiyoruz. Bırakın da biz yargılayalım. Bunu bu kadar uzatmamızın anlamı yok. Bakın ülkemizdeki gelişmeler bu noktada çok daha farklı istikamete gidiyor." 
Pakistanlı dostlar Beştepe'de
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Pakistan Senatosu ve Milli Meclisi milletvekillerinden oluşan heyeti kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Senato Savunma Komitesi Başkanı Senatör Mushahid Hussain Sayed ile sohbet etti. 
Suriye'de oldu bittiye seyirci kalmayız 
“Suriye’nin kuzeyinde YPG saldırıları var şu anda, bize tehdit oluşturuyor. Batı bunun farkında değil. Türkiye’yi iç meselelerine mahkum ederek Suriye’de meseleleri oldu bittiye getirmek isteyenlere şunu söylüyoruz: Biz her şeyin farkındayız. Suriye’nin kuzeyi konusunda verilen taahhütlerin yerine getirilip getirilmediğini de takip ediyoruz.” 
Batı'nın emir kulu olmadık
Batı devletlerinin emir kulu olmayı reddetiklerini söyleyen Erdoğan, "İslam dünyasının da birkaç samimi dostu ve ülkeyi bir kenara koyarsak, önemli ölçüde böyle bir tavrın içinde olmasını anlayabilmemiz mümkün değildir” dedi. Cumhurbaşkanı,  “Bize 'DAEŞ'e yardım ediyorsunuz' diye saygısızlık yapanlar önce kendilerini aynanın karşısına geçirmeleri lazım. Niye? Çünkü bunu söyleyenler, DAEŞ'e yardım ediyorlar. DAEŞ'in elinden kendi silahlarının, kendi mühimmatlarının çıktığını bizzat gördüler. Dünyaya görüntüleriyle de verdik. Kimi aldatıyorsunuz" dedi.
Mücadele  hatta değil satıhta 
"Zaman zaman bazı dostlar bize şu tür ifadeler kullanıyorlar; 'cepheyi büyütmeyelim'. Bizim için zaten dar bir cephe söz konusu değil. Biz bu mücadeleyi satıhta veriyoruz, belli bir hatta değil. Onun için neresi gerekiyorsa bu mücadeleyi bu millet, tüm güvenlik güçleriyle beraber orada verecektir."
Kaynak Akşam


FETÖ’nün ‘sanat imamı’ tutuklandı
Yedirenk Sanat Vakfı Başkanı ve FETÖ’nün Konya imamı Ali Tokul yakalandı. Tokul, Gezi olaylarının yıl dönümünde senaryo yarışması yapıp Gezi’ci ünlüleri jüriye almıştı.

FETÖ’nün ‘sanat imamı’ tutuklandı
 
Bir dönem Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Konya imamlığını yaptığı ortaya çıkan Yedirenk Sanat Vakfı Başkanı Ali Tokul tutuklandı. Konya'daki FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınanların ifadeleri sonrasında Yedirenk Sanat Vakfı Başkanı Ali Tokul'un 1995-1997 arasında örgütün Konya imamlığını yaptığı ortaya çıktı.
AÇILIŞA GÜLEN'İ GETİRMİŞTİ
Tokul'un, Gezi olaylarının 2015'teki yıl dönümünde Yedirenk Sanat Vakfı'nın düzenlediği senaryo yarışmasında Gezi'ye destek veren ünlüleri jüri üyesi yaptığı ortaya çıktı. Bu durum ve örgütle Gezi'nin bağlantısı sorulan Tokul, Gezi'ci olmayanları da jüriye üyesi yaptığını savundu. "Birilerinin Fetullahçı terör örgütü iddianamesine sevindirik olduğu gün Hocaefendi'ye dünya barış ödülü verilmesi Allah'ın sopası mı?" yazılı tweetleri kendisinin attığını itiraf eden Tokul, "Benim tek Twitter hesabım vardır. Ben bu hesabımdan doğru bildiğim şeyleri savunarak paylaşımlarda bulundum" dedi. FETÖ'nün Konya'da kurduğu Büyükkoyuncu Vakfı'nın 1997'de kentte yaptırdığı Büyükkoyuncu Koleji'nin açılışına Fetullah Gülen'i getiren Tokul'un 1997- 2003 arasında FETÖ'nün Kazakistan'daki kurumlarında görev yaptığı; 2005 ile 2010 arasında da Avusturya'daki kurumlarda görevlendirildiği tespit edildi. Sürekli FETÖ örgütü yöneticileriyle birlikte ABD'ye gittiği tespit edilen Tokul, "2000'de iki gün ABD'de kaldım. Bu süre içinde hem zziyaret hem de başarılarımızı bildirmek üzere Fetullah Gülen hocanın Pensilvanya'daki çiftliğine gittim. Kendisi ile bizzat görüştüm. Bu arada kalbinden de bir rahatsızlık geçirmişti 'geçmiş olsun' dileklerimi de ilettim" dedi. Tokul, işlemlerinin ardından tutuklandı.
Kaynak Sabah.com.tr
 


Eğitim Uçuşunda Facia: 2 Ölü
Tekirdağ'da eğitim uçuşu yapan uçağın bilinmeyen bir nedenle düşmesi sonucu iki kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Eğitim Uçuşunda Facia: 2 Ölü
 
Tekirdağ’ın Çorlu Havalimanı'ndan eğitim uçuşu için kalkan uçak, Ahimehmet köyü yakınlarında henüz belirlenemeyen bir nedenle düştü. Olay yerine itfaiye ekipleri ile ambulanslar sevkedildi. Kazada iki kişi hayatını kaybetti.
 

 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hande Fırat'ı ağırladı
15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı FaceTime'la arayarak darbe girişiminin seyrini değiştiren gazeteci Hande Fırat, kızıyla birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Erdoğan'ın konuğu oldu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hande Fırat'ı ağırladı
 
Türkiye 15 Temmuz akşamı tarihte görülmemiş bir hainlikle karşı karşıya kalmıştı. FETÖ'cü cunta, milli iradeye darbe vurup önce orduyu sonra da ülkeyi ele geçirmeye kalkışmıştı. Kalkışmayı akamete uğramasını sağlayan kader anlarından biri CNNTürk'te Hande Fırat'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a telefonla bağlanıp, yapılan konuşmayı FaceTime üzerinden yayına vermesiydi. 
Bu çağrı üzerine millet sokakta iradesine sahip çıkmış ve kurşunlara göğsünü siper etmişti. Darbe püskürtüldü, darbecilerin büyük çoğunluğu yakalandı. O ilk dakikalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mesajını ekranlara taşıyan CNN Türk Ankara Temsilcisi Hande Fırat, kızıyla birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Erdoğan'ın konuğu oldu.
Hande Fırat, "Sayın Cumhurbaşkanımız bizi kabul etti, kendisine çok teşekkür ediyoruz" notuyla fotoğrafı paylaştı.
"KIZIM SAYESİNDE ÖĞRENMİŞTİM"
Hande Fırat yaptığı açıklamada, "Telefonumda FaceTime vardı. Çünkü 11 yaşındaki kızım Nehir bir Facetime canavarı. Onunla öyle haberleşiyoruz" demişti.
Kaynak Haber10.com
 



2016 YAŞ toplantısında alınan kararlar açıklandı
yaş görüntü 2.jpg
Yüksek Askeri Şura (YAŞ) Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında toplandı. 5 saat süren toplantıda alınan kararlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayının ardından açıklandı. TSK'dan yapılan açıklamada, 99 albay generalliğe-amiralliğe yükseltilirken 48 general-amiral emekliliğe sevk edildi.
Yüksek Askeri Şura (YAŞ), dün saat 11.00'de Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında toplandı.
Daha önce Genelkurmay Karargahı'nda yapılan YAŞ toplantısı, ilk kez Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirildi.
Kritik toplantı yaklaşık 5 saat sürdü.
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, toplantının ardından YAŞ kararlarını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sunuldu.
Erdoğan'ın onayının ardından kararları açıklamak üzere Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın kameralar karşısına geçti.
 
Buna göre, darbe girişiminin ardından yapılan 2016 YAŞ toplantısında alınan kararlar şöyle:
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal'ın görevlerine devam ettiğini açıkladı.
Kalın, Jandarma Genel Komutanlığına Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in, Genelkurmay İkinci Başkanlığına ise 1. Ordu Komutanı Ümit Dündar'ın atandığını belirtti.
YAŞ sonrası TSK komuta kademesi şöyle:
-Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar 
-Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak 
-Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Recep Bülent Bostanoğlu 
-Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele  
-Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal  
-Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanı Org. Hasan Küçükakyüz 
-Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler
-1. Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever
-2. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Metin Temel
-3. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Serdar Savaş 
-Ege Ordu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep 
-Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanı Orgeneral Tahir Bekiroğlu
-Genelkurmay 2'nci Başkanı Orgeneral Ümit Dündar
99 ALBAY GENERALLİĞE-AMİRALLİĞE YÜKSELTİLDİ, 48 GENERAL-AMİRAL EMEKLİLİĞE SEVK EDİLDİ
Türk Silahlı Kuvvetleri'nden yapılan açıklamada, 2016 yılı Yüksek Askerî Şûra olağan toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görevli general, amiral ve albaylardan bir üst rütbeye yükseltilecekler ile general ve amirallerden görev süresi bir yıl uzatılacakların durumları görüşülerek karara bağlandığı açıklandı.
 
ALBAYLIKTAN GENERALLİĞE YÜKSELEN VE GÖREV SÜRESİ BİR YIL UZATILAN GENERALLERİN LİSTESİ
29 Temmuz 2016 tarihinden geçerli olmak üzere; 16 general ve amiral bir üst rütbeye, 99 albay ise general ve amiralliğe yükseltilirken; 20 general ve amiralin görev süreleri bir yıl uzatıldı. Ayrıca bu yıl rütbe bekleme süresini dolduran 47 general ve amiralin, kadrosuzluk nedeniyle 29 Temmuz 2016 tarihinden itibaren, 1 generalin ise yaş haddini doldurduğu için 1 Eylül 2016 tarihinden itibaren emekli olacağı aktarıldı. Açıklamada şöyle denildi:
"Bir üst rütbeye yükselen general ve amiraller ile görev süreleri bir yıl uzatılan general ve amirallerin yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı ve uğurlu olmasını dileriz. Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak aramızdan ayrılacak olan değerli silah arkadaşlarımıza fedakâr ve özverili hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde aileleri ile birlikte esenlikler dileriz."
 
YAŞ kararları doğrultusunda Korgeneral Musa Avsever, orgeneral rütbesine terfi ederken, Tümgeneraller Osman Erbaş, Zekai Aksakallı, Yavuz Türkgenci, Ali Sivri, Selçuk Bayraktaroğlu da korgeneralliğe yükseltildi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda ise Tümamiral Ercüment Tatlıoğlu, koramiralliğe yükseltilirken, Hava Kuvvetleri'nde Korgeneral Hasan Küçükakyüz, orgeneral rütbesine terfi ettirildi.
 
Korgeneral Tahir Bekiroğlu, Tümgeneral Şenol Alparslan, Tümgeneral İzzet Çetingöz başta olmak üzere 20 general ve amiralinde görev süresi 1'er yıl uzatıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şura üyeleri onuruna akşam yemeği verdi. Toplantının ardından bir süre daha Çankaya'daki çalışmalarına devam eden Binali Yıldırım da yemeğe katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şura üyeleri onuruna akşam yemeği verdi. Toplantının ardından bir süre daha Çankaya'daki çalışmalarına devam eden Binali Yıldırım da yemeğe katıldı.
Önceden ağustos ayında yapılan ve 3 güne yayılan toplantı, darbe girişimi nedeniyle öne çekilmiş ve toplantının bir günde tamamlanması kararı alınmıştı.
Toplantıda YAŞ üyesi komutanların yanında emir subaylarının yer almadığı görülürken, Köşk'te yapılan toplantıda kapıda asker yerine polisler bekledi.
Toplantıda YAŞ üyesi komutanların yanında emir subaylarının yer almadığı görülürken, Köşk'te yapılan toplantıda kapıda asker yerine polisler bekledi.
YAŞ ÖNCESİ KHK İLE İHRAÇ
YAŞ kararlarının yargıya açık olması nedeniyle ihraç edilecek personel dün kanun hükmünde kararname ile belirlenmişti. Dün akşam yayınlanan kararname ile FETÖ üyesi olduğu belirlenen 149 general ve amiral, 1099 subay, 436 astsubay Türk Silahlı Kuvvetleri'nden çıkarıldı.
 
TOPLANTIYA KİMLER KATILDI?
Toplantıya Hulusi Akar'ın yanı sıra; Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, 3. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Serdar Savaş, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep ve Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele katıldı.
15 Temmuz sonrası sağlık sorunları nedeniyle GATA'ya kaldırılan ve yerine vekaleten atama yapılan Jandarma Genel Komutanı Galip Mendi ve 2. Ordu Komutanlığı'na dün atanan Korgeneral İsmail Metin Temel de askeri kanat temsilcileri arasında yer aldı. Temel toplantıda yer alan Korgeneral rütbesindeki tek isimdi.
Toplantıdan hemen önce emekliliklerini isteyen EDOK Komutanı Kamil Başoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı İhsan Uyar ise toplantıya katılmadı.
Fikri Işık da Milli Savunma Bakanı olarak ilk kez toplantıya katıldı.
Kaynak ntv.com.tr 29.07.2016 Son Güncellenme 02.08.2016


İhanet konseyinin 5 kişilik beyin takımı açıklandı
FETÖ cuntasının kanlı darbe girişimini organize eden Yurtta Sulh Konseyi’ne ulaşıldı.

İhanet konseyinin 5 kişilik beyin takımı açıklandı
 
Darbenin beyin takımı Generaller Mehmet Partigöç, Erhan Caha, Faruk Bal, Tuğamiral İrfan Arabacı, Albay İlhan Karasu ve Yüzbaşı Mustafa Şaban Gümüşiğne’den oluşuyor. Savcılık darbeyi yöneten ilk 3 haini de belirledi.
FETÖ’nün kanlı darbe girişimini soruşturan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıcuntacıların kurduğu Yurtta Sulh Konseyi’nin hangi subaylardan oluştuğunu belirledi. Karar’ın savcılık kaynaklarından aldığı bilgiye göre, FETÖ, Tuğgeneral Mehmet Partigöç, Tuğgeneral Erhan Caha, Tuğamiral İrfan Arabacı (firari), Kurmay Albay İlhan Karasu, Tuğgeneral Faruk Bal, Yüzbaşı Mustafa Şaban Gümüşiğne’yi konseyin üyeleri olarak belirledi.
KARARGAHLARA ATAMA
Yurtta Sulh Konseyi’nde yer alan subaylar aynı zamanda Genelkurmay ve Kuvvet Komutanlıkları ile Sahil Güvenlik Komutanlığı karargahlarına atandı. Cuntanın gizli ibareli sözde yetkilendirme belgesinde “Ülke genelinde meydana gelen ani gelişmeler kapsamında, karargahların eksiksiz güvenliğini sağlamak ve işlerliğini devam ettirmek maksadıyla aşağıda belirtilen personel hizalarındaki karargahlara genel karargah sorumlusu olarak görevlendirilmiştir. Söz konusu personelin kendilerine tevdi edilen görevlerini yerine getirmek maksadıyla her türlü tedbiri almaya ve mevcut atamalara bağlı kalmaksızın ihtiyaç görevlendirmeleri yapmaya yetkilendirildiği” ifadesi yer aldı.
AKAR’A İMZALATACAKLARDI
Belgede Genelkurmay General/Amiral Şube Müdürü Kurmay Albay Cemil Turhan ile Genelkurmay Başkanlığı Personel Plan Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç’ün elektronik imzaları bulunuyor. Cuntanın belgeyi rehin aldıkları Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’a imzalatarak işleme sokmayı planladığı öğrenildi. Akar darbe bildirisini imzalamayınca cuntanın TSK komuta kademesinin de darbe girişimine dahil etme planı suya düştü.
BİR NUMARA PARTİGÖÇ
Alınan ifadeleri ve delilleri değerlendiren savcılık, darbe planının uygulanmasında 1 numarasının Tuğgeneral Mehmet Partigöç, 2 numarasının tutuklanan Tümgeneral Mehmet Dişli, 3 numarasının ise tutuklu Korgeneral Metin İyidil olduğunu belirledi. Darbe girişimi başarılı olsaydı. Yurtta Sulh Konseyi’nin ilan ettiği sıkıyönetim çerçevesinde belirlediği cunta hükümeti başa getirilecek.
İYİDİL İÇİN DARBECİ TESPİTİ
Soruşturmada alınan ifadeler birbirleriyle karşılaştırılırken, HTS kayıtları ve Genelkurmay’dan gelen notlar da teyit ediliyor. Kamera kayıtları ve görüntüleri de detaylı bir şekilde inceleyen ve analiz ettiren savcılık, Korgeneral Metin İyidil’in darbe girişiminin yaşandığı gece Ankara Polatlı’da bulunan zırhlı birliklere gittiğini ve burada da 1. ve 2. komutanlara talimatlar verdiğini belirledi.
GÖRÜNTÜLERDEN DARBECİ OLMADIĞI TESPİT EDİLDİ
Darbe girişimi suçlamasıyla tutuklanan Hava Kuvvetleri Personel Daire Başkanı Tümgeneral Cevat Yazgılı’nın darbeci Hava Pilot Kurmay Aydemir Taşçı’ya ateş ettiği görüntülerden tespit edildi. Görüntüleri teyit eden savcılık Yazgılı’nın darbecilere karşı mücadele ettiğini belirledi. Bu tespitten sonra da Yazgılı serbest bırakıldı.
AKIN ÖZTÜRK'Ü ERLER HIRPALAMIŞ
Tutuklanan YAŞ Üyesi Orgeneral Akın Öztürk’e dayak atıldığını ortaya koyan görüntülerin nedeni de ortaya çıktı. Savcılık kaynakları Öztürk’ün “Bizi bu hale siz getirdiniz” diyen erler tarafından hırpalandığı belirlendi. Öztürk’ün cep telefonu hattına ait HTS kayıtlarını inceleyen savcılık “Ben darbecilere karşı mücadele ettim” şeklindeki ifadesinin doğru olup olmadığını belirleyecek.
Kaynak Haber7.com 28.07.2016 11.19 Son Güncellenme 30.07.2016
 
 
 
İstanbul Üniversitesi'nde 95 öğretim üyesi uzaklaştırıldı

istanbul üniversitesi
 
İstanbul Üniversitesi'nde darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında 95 öğretim üyesi görevden uzaklaştırıldı.
İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü darbe girişiminin ardından çeşitli fakültelerdeki 95 öğretim üyesinin görevden uzaklaştırılmasına karar verdi.
Kaynak Anadolu Ajansı  20.07.2016 Son Güncellenme 28.07.2016
 



ODTÜ'den 'Demokrasi Nöbeti'ne engel!
Gezi olaylarında öğrencilerin sokağa çıkması için sınavları erteleyen ODTÜ, bu hassasiyeti demokrasi nöbeti için gösteremedi.

 
2013 yaz döneminde öğrencileri Gezi olayları için sokağa çıkmaya teşvik eden bunun önünü açmak için de sınavları erteleyen ODTÜ, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Milli İrade için demokrasi nöbetini engellemek adına öğrencilerin “sınavları erteleyin” başvurusunu reddetti.
2013’teki Gezi kalkışması sırasında ODTÜ’de bir çok hoca, yaz dönemindeki sınavları ertelemişti. Hatta Kimya bölümünde ertelenen sınavda gezi olaylarıyla ilgili olarak polisin saldırganlığına dikkat çekmek için finallerde biber gazı kullanımına yönelik soru soran hocalar bile olmuştu.
ODTÜ Öğrenci Konseyi üyesi öğrencilere göre 2013 yılında kendilerine e-mail yoluyla bazı hocaların sınavlarını ertelediği tebliğ edilmişti.
Şimdi 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla, darbeyi önleyen halk, meydanlarda demokrasi nöbetine başladı. 
ODTÜ Öğrenci Konseyi de, Rektörlüğe başvuruda bulunarak, bu dönemki sınavların ertelenmesini talep etti, öğrenciler Milli İradeye ve demokrasiye sahip çıkmak adına yapılan ulusal çağrıya duyarlı kalıp, meydanlarda demokrasi nöbeti tutmak isterken, rektörlükten sınavların ertelenmesine yönelik talebe “hayır” yanıtı aldı.
Öğrenci Konseyinden yapılan açıklamada, “TSK’ya sızmış FETÖ/PDY Terör Örgütü’nün darbe girişiminin bastırılmasının ardından Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın “milli irade nöbeti” talimatı doğrultusunda ODTÜ Rektörlüğünden sınavların ertelenmesi talebinde bulunan ODTÜ Öğrenci Konseyi Başkan Vekili Ahmed Emirhan ÖZDEMİR’e, ODTÜ Rektörlüğünden red cevabı verildi” denildi.
ODTÜ Öğrenci Konseyi'nin yeni mezun Genel Koordinatörü Resul İnanç KOYUNCU, rektörlüğün bu üslubunun ODTÜ'nün demokratik imajını zayıflattığını söyledi. Koyuncu, “birlik ve beraberlik içinde ülkemiz kenetlenmiş vaziyetteyken ODTÜ’nün bu tutumunu akla ve izana aykırı bulmamak elde değil. Bunlara ek olarak ODTÜ web sitesi ana sayfasından yayınladığı demokrasi mesajı dışında hiçbir somut eylem gerçekleştirmezken, gezi sürecinde dersleri iptal eden bazı ODTÜ’lü akademisyenlerin varlığı; ODTÜ’nün bu konudaki tutumunun çifte standartlı olduğunu bir kez daha göstermiş oldu” diye konuştu.
İşte ODTÜ'nün reddettiği o resmi talebe ait metin:
"ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE,
“15 Temmuz Cuma günü Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içine sızmış FETÖ/PDY terör örgütü mensupları ve emperyalist dış destekçilerinin darbe kalkışması girişiminin; Büyük Türk Milleti’nin iradesi ve devlet organlarının etkin müdahalesi neticesinde başarıyla bastırılmasının ardından Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN ve Sayın Başbakanımız Binali YILDIRIM’ın talimatları doğrultusunda başlatılan milli iradeye sahip çıkma nöbetleri ve teyakkuz durumu, ikinci bir talimata kadar devam etmektedir. Söz konusu ikinci talimat gelene kadar üniversitemiz yaz okulunda verilmekte olan derslere ait tüm sınav, quiz ve ödev teslimlerinin süresiz bir şekilde tüm öğrencilere ertelenmesi ve yoklama şartlarının kaldırılması elzemdir. Gereğinin ivedilikle yapılmasını saygılarımla arz ederim”.
Ahmed Emirhan ÖZDEMİR
ODTÜ Öğrenci Konseyi Başkan V.                                   
ODTÜ Fen Bilimleri Enstitü Temsilcisi"
Kaynak Haber7.com Taha Dağlı 22.07.2016 12.30 Son Güncellenme 28.07.2016


Gülen'in maaşı kesildi
Sosyal Güvenlik Kurumu FETÖ lideri Fethullah Gülen'in emekli maaşını kesti. tüm sosyal haklarını iptal etti.

Gülen'in maaşı kesildi
 
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), FETÖ'nün elebaşı Fethullah Gülen'in emekli maaşını keserken, tüm sosyal güvenlik haklarını da iptal etti.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından harekete geçen SGK, örgütün elebaşı Fetullah Gülen'in emekli maaşının kesilmesini ve tüm sosyal güvenlik haklarının iptal edilmesini kararlaştırdı. 
Kurumun, aynı kararı darbe girişimine katılan isimler için de alması bekleniyor.
Kaynak AA 20.07.2016 Son Güncellenme 26.07.2016

Hüseyin Avni Mutlu görevden uzaklaştırıldı
İstanbul eski Valisi Hüseyin Avni Mutlu da, merkez valiliğinden uzaklaştırıldı.

Hüseyin Avni Mutlu görevden uzaklaştırıldı
 
15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimin ardından İçişleri Bakanlığı tarafından 30 merkez valisi görevden uzaklaştırıldı. Uzaklaştıralan merkez valileri arasında İstanbul eski Valisi Hüseyin Avni Mutlu da bulunuyor. 
İçişleri Bakanlığınca, merkez ve taşra teşkilatlarında görevli 246 mülki idare amiri, 7 bin 899 emniyet, 614 jandarma ve aralarında sahil güvenlik komutanının da bulunduğu 18 sahil güvenlik personeli olmak üzere toplam 8 bin 777 personel görevden uzaklaştırıldı.
Görevden uzaklaştırılan 246 mülki idare amirinin içerisinde en dikkat çekeni, İstanbul'un eski Valisi olan ve daha sonra Merkez'e alınan Hüseyin Avni Mutlu oldu. Mutlu, Merkez'deki görevinden de uzaklaştırıldı.
Kaynak: İHA 19.07.2016 10.30 Son Güncellenme 26.07.2016


Darbeci Tuğgeneral Semih Terzi'yi kahraman astsubay vurdu 
Güvenlik uzmanı Mete Yarar, darbenin başındaki Tuğgeneral Semih Terzi'nin nasıl öldüğünü anlattı.

Darbeci Tuğgeneral Semih Terzi'yi kahraman astsubay vurdu

Tuğgeneral Semih Terzi ile birlikte 20 kişi, Özel Kuvvetler Komutanlığı ele geçirilmeye çalışılırken çıkan çatışmada öldürülmüştü. O çatışmanın ayrıntılarını güvenlik uzmanı Mete Yarar açıkladı. Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın içeriden ele geçirilmek istendiğini belirten Yarar, "Bir astsubay olayın şeklini değiştirmiş. Allah mekanını cennet etsin" ifadelerini kullandı. TEREDDÜTSÜZ ALNINDAN VURDU Mete Yarar yaşananları şöyle aktardı: "Cuntacı (Tuğgeneral) Semih Terzi adlı general içeriden 20/30 kişilik bir grupla ÖKK karargahına giderek el koymaya çalışıyor. Komutanın odasına giderek, emir astsubayına, "Bundan sonra ben komutanım diyor. Bu arada yanında adamları var. Zekai Paşa'nın emir astsubayı tereddütsüz silahını çekip cuntacı generali alnının ortasından vuruyor. Diğerleri de onu şehit ediyorlar." O CUNTACI ÖLMESE BİRÇOK EYLEM YAPILACAKTI Bu olaydan sonra darbenin sekteye uğratıldığın belirten Mete Yarar, "Ondan sonraki gelişmeler ise ayrı bir kahramanlık hikayesi. O cuntacı ölmese birçok eylem yapılacaktı. Türkiye o yiğit astsubayın adını ezberleyecek. Diğer ayrıntıları yarın anlatacağım. Komutanların yanındaki korumaların nasıl şehit edildiğini..." ifadelerini kullandı.
Kaynak komplahaber.com 17.07.2016 23.39 Son Güncellenme 25.07.2016
 
'Paralel yapı en büyük ihaneti İslam'a etmiştir'
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, "Paralel yapı, en büyük ihaneti de bir kez daha yüce dinimize, hak, adalet ve merhamet dini olan yüce İslam'a vermiştir." dedi.

 
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Dün gece, kırk yıldır bu topraklarda din görüntüsü altında fitne fesat ve husumet tohumlarını ekenler, bilsinler ki milletimize çok büyük zarar vermiştir. Aklını, izanını, ruhunu başkalarının emrine veren bu paralel yapı, en büyük ihaneti de bir kez daha yüce dinimize, hak, adalet ve merhamet dini olan yüce İslam'a vermiştir." dedi.
Görmez, Diyanet TV'nin stüdyosunda yaptığı açıklamada, darbe girişimini kınadı.
Konuşmasına besmeleyle başlayan Görmez, "Aziz milletimizin her ferdine geçmiş olsun diyorum. Dün gece hayatını kaybeden bütün vatan evlatlarına, bütün masum şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Yaralı evlatlarımıza acil şifalar diliyorum." diye konuştu.
"Fesat ve husumet tohumlarını ekenler, bilsinler ki milletimize çok büyük zarar vermiştir"
"Dün gece kırk yıldır bu topraklarda din görüntüsü altında fitne, fesat ve husumet tohumlarını ekenler, bilsinler ki milletimize çok büyük zarar vermiştir. Aklını, izanını, ruhunu başkalarının emrine veren bu paralel yapı, en büyük ihaneti de bir kez daha yüce dinimize, hak, adalet ve merhamet dini olan yüce İslam'a vermiştir. Bugün millet olarak hepimiz için birlik günüdür, gün dayanışma günüdür." değerlendirmesinde bulunan Görmez, şunları kaydetti:
"Gün milletçe kenetlenme günüdür, gün yaşadığımız kabusu tarihin mezarlığına gömerek kardeşliğimizi ve istikbalimizi birlikte yeniden inşa etme günüdür. Dün gece, fecrin doğuşuna kadar semalarımızdan sala seslerini eksik etmeyen bütün diyanet camiamıza, bütün din gönüllülerine en kalbi teşekkürlerimi arz ediyorum. Ezanları susturan darbelerden, darbeleri susturan sala seslerini bize lütfettiği için Allah'a hamd ediyorum. Dün gece, milletimizin kalbine yönelmiş tank namlularından, evlerimizin üzerinden geçen F-16 uçaklarının seslerinden rahatsız olmayıp, bağımsızlığımızın simgeleri olan minarelerimizden yükselen o güzel sala seslerinden rahatsız olan bir tek kardeşimin çıkacağını düşünmüyorum.
Herkes bilsin ki bizim vazifemiz, sadece namaz kıldırmak değildir. Bizim vazifemiz, aynı zamanda tarih boyunca mazlumların umudu olmuş aziz milletimizin maneviyatını ayakta tutmaktır. İstiklal ve bağımsızlığımız için çaba göstermek, iman vazifemizdir."
Kaynak Trthaber  16.07.2016 15.28 Son Güncellenme 21.07.2016

Darbe gecesinin kader anları!
FETÖ'cü askerlerin yapmak istediği darbenin gecesinde yaşananların detayları ortaya çıkıyor.


Darbe girişimi gecesi Marmaris'te bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 1. Ordu Komutanı Org. Ümit Dündar'ın arayıp uyardı ve destek mesajı verdi. Bu sayede darbecilerin planı suya düştü.
 
KOMUTAN: SİZE BAĞLIYIM
Darbenin kaderini belirleyen görüşme ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmaris’ten hareket etmeden önce gerçekleşti. 1. Ordu Komutanı Org. Ümit Dündar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayıp “Sayın Cumhurbaşkanım siz meşru Cumhurbaşkanısınız. Size bağlıyım. Ankara’ya gitmeyin. İstanbul’a gelin, ben sizin güvenliğinizi sağlarım” dedi. Org. Dündar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan hızlı hareket etmesini istemişti. Erdoğan, hareket ettikten 62 dakika sonra darbeciler Cumhurbaşkanı’nın kaldığı oteli bastı. Ancak Erdoğan’ın elini çabuk tutması darbecilerin planını bozdu. 

Boğaz Köprüsü'nde sivillere ateş açan katil sürüsü
Darbeye kalkışan askerler ilk olarak Boğaz Köprüsü'nü işgal etti. İşgali durdurmaya çalışan millete ateş açtılar.

Boğaz Köprüsü'nde sivillere ateş açan katil sürüsü

Türkiye, insanlık tarihinin görüp görebileceği en kahpe saldırılardan birini atlattı.
Darbe girişimiyle yönetime el koyma hevesine kapılan bir grup terörist, askeri üniformaları ve emrindeki askerleri kullanarak Türkiye'nin iradesine ipotek koymaya yeltendi.
Bu aşağılık katil sürüsü, ilk olarak işgal ettikleri Boğaz Köprüsü'nü ulaşıma kapattı, ardından darbe yapıldığı açıklandı.
ÜNİFORMA GİYMİŞ KATİL SÜRÜSÜ KENDİ HALKINI VURDU
Türkiye kanlı çatışmaların yaşandığı bir geceye sahne olurken Boğaz Köprüsü'ndeki işgali durdurmaya çalışan sivil halka, Türk milletinin fertlerine kendi askerleri tarafından ateş açıldı.
PKK'YA BU KADAR SIKMADINIZ ULAN!
Üzerine ateş açılan halk "PKK'ya bu kadar sıkmadınız" diyerek tepki gösterdi.
16.07.2016 Son Güncellenme 20.07.2016 20.10

 


Boğaziçi'nde Barbarosoğlu'na rekor oy
Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılan Rektör seçiminde Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu oyların yüzde 86’sını alarak, Boğaziçi Üniversitesi tarihinde en yüksek oyu alan Rektör adayı oldu.

Boğaziçi'nde Barbarosoğlu'na rekor oy

Aralarında Boğaziçi, İTÜ, ODTÜ ve YTÜ’nün de bulunduğu 20 devlet üniversitesinde bugün rektörlük seçimi yapıldı.  Gözler özellikle şimdiye kadar hep sandıktan birinci çıkan adayın rektör olarak atandığı Boğaziçi Üniversitesi’ndeydi.
2016-2020 yılları arasında görev yapacak Boğaziçi Üniversitesi Rektörü’nü belirleyecek seçim ve atama sürecinin ilk adımı bugün öğretim üyelerinin oylarını kullanmasıyla başladı. 447 öğretim üyesinden 403’ünün katılımıyla yapılan ve son dönemin en yüksek katılımlı seçimi olarak Boğaziçi Üniversitesi tarihine geçen seçimlerde Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu 348 oyla, seçmenlerin % 86’sının oylarını alarak seçimi kazandı.
Rekor katılımlı seçimde katılım sayısı 403 olurken, geçerli oylar 399, geçersiz oylar 4 oldu. Seçim sonucunda adayların aldığı oy sayıları şöyle: Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu 348 Prof. Dr. Vedat Akgiray 40 Prof. Dr. Esra Battaloğlu 1 Prof. Dr. Betül Tanbay 1 Prof. Dr. Cem Say 7 Prof. Dr. Levent Kurnaz 2 Boğaziçi Üniversitesi’nde 2008’de yapılan seçimlere 338 kişi katılmış ve Kadri Özçaldıran 170, Ayşe Soysal 146 oy almıştı. 2012 yılında yapılan seçimlere ise 349 öğretim üyesi katılmış, Gülay Barbarosoğlu 203, Kadri Özçaldıran 129 oy almıştı. Her iki seçim sonucunda da birinci olan adaylar Cumhurbaşkanı tarafından Rektörlük görevine atanmıştı.
Seçim sonuçları ardından bir açıklama yapan Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu “Seçimin Boğaziçi Üniversitesi’nin tarihindeki en geniş katılımla yapılması mutluluk verici. Bu katılımın temel nedeni üniversite mensuplarımızın istikrar, uzlaşı ve birlik tercihini ortaya koymasından kaynaklamaktadır. Sadece öğretim üyelerinin değil, öğrencilerin, mezunların ve personelin desteğini alarak kapsayıcı bir yönetim modeli anlayışı ile bu sonucu aldığımıza inanıyorum. Bilim insanı tarafsızlığıyla gündelik politikanın hep dışında kalmaya titizlikle özen gösterdik, bu da kuruma huzuru ve mutluluğu getiren en önemli etken oldu.” dedi.
12 Temmuz günü yapılan ve Gülay Barbarosoğlu’nun 348 oy alarak birinci sıraya yerleştiği seçimlerin ardından YÖK değerlendirmesi yapılacak ve Ağustos ayında Cumhurbaşkanı YÖK tarafından sunulan isimler arasından bir atama yapacak.
ERDOĞAN'A SUNULACAK
YÖK listesi, 15 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı’na gönderilecek. Listelerin iletilmesinin ardından tüm rektörlük atamaları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılacak.

Kaynak Vatan

21 yıldır dinmeyen acı Srebrenitsa!
Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'nın ardından yaşanan en büyük insanlık trajedisi olarak kabul edilen ve 8 bin 372 Boşnak erkeğin katledildiği Srebrenitsa soykırımının 21. yıldönümü...

Srebrenitsa soykırımının 21. yılı
 
Srebrenitsa Katliamı ya da Srebrenitsa Soykırımı, 1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı'nda Srpska Cumhuriyeti Ordusu'nun Srebrenitsa'ya karşı giriştiği Krivaya '95 Harekâtı esnasında Temmuz 1995'te yaşanan ve en az 8,372 Boşnak'ın Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinde General Ratko Mladiç komutasındaki ağır silahlarla donatılmış Sırp ordusu tarafından katledildiği tarihin kara lekelerinden biridir.Katliamda birçok kadın ve küçük yaşta çocuğun da öldürüldüğü belgelerle kanıtlanmıştır. Sırp ordusunun dışında katliama "Akrepler" olarak tanınan Sırbistan özel güvenlik güçleri de katılmıştır.
Srebrenitsa katliamı II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımı olması ve Avrupa'daki hukuksal olarak ilk kez belgelenmiş soykırım olması açısından da önem taşır.
 
KATLİAMIN GELİŞİMİ
Yugoslavya'nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırpların Bosna'da başlattıkları soykırımın ardından bölgeye zoraki olarak müdahale eden Birleşmiş Milletleri'nin güvenli bölge ilan edilen 6 bölge arasında Srebrenitsa da bulunmaktaydı.
Savaştan önce nüfusu 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen göçlerle 60 bin civarına gelmişti. Artık Srebrenitsa 'açlık' ve 'hastalıklar' ile mücadele eden bir yere dönüşmüştü.
Üstelik Boşnakların ellerindeki silahlar da BM Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı.
 
FRANSIZ GENERALDEN GELEN EMİRLE KATLİAMIN FİTİLİ ATEŞLENDİ
Hollandalı askerler bir gece yarısı Bosna'daki BM Barış Gücü komutanı Fransız generalden aldıkları emir doğrultusunda kenti boşalttılar. Savaş sırasında şehrin güvenliğinden sorumlu olan Hollandalı Komutan Thom Karremans kendisine sığınan 25 bin mülteciyi ve şehri Sırplara teslim etti.
 
KATİL SIRP GENERALDEN HOLLANDALI KOMUTANA HEDİYE
Daha sonra ortaya çıkan görüntülerde Sırp generalin kenti boşaltan Hollandalı komutana bir hediye verirken görüntüleri yer alıyordu. Bir hafta süren katliam II. Dünya Savaşı'ndan sonra insanlığa yapılan en büyük suç olarak arşivlerde yer aldı.
Lahey Adalet Divanı bir hafta süren katliamı 'soykırım' olarak kabul etti; ancak skandal bir kararla Sırbistan'ın sorumlu tutulmayacağını dile getirdi.
 
MÜSLÜMANLARIN TOPLU ŞEKİLDE KATLEDİLMESİ
1992 Bosna Savaşı'ndan sonra Sırbistan, Bosna-Hersek'in stratejik alanı haline geldi. Özellikle ülkenin doğu tarafı Avrupa Birliği tarafından Yasak Bölge ilan edildi.
Bu bölge içinde Sırbistan'ın o zamanki başkenti Srebrenitsa da vardı. Bu da Bosna Hersek Silahlı Kuvvetleri için bir fırsat olarak değerlendirildi.
Ayrıca Bosna Hersek'in bütün maddi varlığı olan en büyük maden ocakları da ülkenin tek geçim kaynağıydı. Bu da Sırplar için bir araç olarak değerlendirildi. Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu ve Sırp zulmüne karşı yetersiz imkânlarla karşı koymaya çalışan Srebrenitsa'nın Tanjarz Kırsalı'nda tam 10.000 kişiyi esir alan askeri grup Srebrenitsa katili Ratko Mladiç’in emriyle esirleri öldürmeye başladı.
 
 
SIRP VAHŞETİ AVRUPA’'DAN YÜZ BULDU
Sırp vahşeti Avrupa'dan yüz bularak doruğa çıktı ve tam 5 gün süren katliamda 8.300 kişi şehit olurken kalan 2.700 kişi serbest bırakıldı.
Şehit edilen 8.300 kişinin cesetleri parçalanıp iskeletleri çıkarttırıldı ve bu cesetler krematoryumda yakıldıktan sonra Lahey Mezarlığı'na gömüldü.
11 Temmuz 1995 günü Sırp katil General Ratko Mladiç silahlarından arındırılmış kente hiç zorlanmadan girdi. Sonra da Sırp askerler Müslüman Boşnakları çocuk ve kadın demeden yollarda, dağlarda şehit ettiler.
Sırp askerler cesetlerin kimlikleri tespit edilmesin diye cesetleri parçalayarak sayıları 64'ü bulan toplu mezarlara gömdüler.
Uluslararası Savaş Suçluları Mahkemesi tarafından Srebrenitsa Soykırımı’ndan dolayı aranan, yargılanan ve mahkum olan Sırp katil üst subaylar ve siyasilerin arasında, Momcilo Krajisnik, Bilyana Plavsiç, Ratko Mladiç ve Zdravko Tolimir’in isimleri bulunuyor.
 
Kaynak: Haber10


Dünya ülkelerinden Türkiye'ye kırmızı beyaz destek
İstanbul'da 42 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısı sonrası, Avrupa dahil dünyanın çeşitli ülkelerinde binalar kırmızı beyaza büründü

Dünya ülkelerinden Türkiye'ye kırmızı beyaz destek

Almanya, İstanbul’da girişilen terör saldırısı en üst seviyede açıklama yaparak Türkiye’nin ve Türk halkının yanında oldukları mesajını verdi. Berlin’in sembolü olan Brandenburg kapısına yansıtılan ay yıldızlarla teröre tepki gösterildi.



Öte yandan Berlin senatosu perşembe günü kamu binalarında bayrakları yarıya indirerek Türkiye ile dayanışma göstereceği kararı aldı. Berlin Senatosu Sözcüsü Daniela Augenstein, İstanbul ile dayanışma için böyle bir karar aldıklarını belirterek, “Terörü lanetlemek ve mağdurlarıyla dayanışma içinde olduğumuzu göstermek istiyoruz” dedi.

Brandenburg kapısı Paris saldırılarında Fransız bayrağına Brüksel saldırısında Belçika bayrağına ve Orlando saldırısında ise gök kuşağı renkleri yansıtılarak dayanışma örneği sergilenmişti.


FRANSA PARLAMENTOSUNDA SAYGI DURUŞU
Fransa Parlamentosu'nda dün düzenlenen oturum öncesi parlamenterler, Atatürk Havalimanı'ndaki saldırıda yaşamını yitirenleri anmak için 1 dakikalık saygı duruşunda bulundu.

Dünya ülkelerinden Türkiye'ye kırmızı beyaz destek

EYFEL KULESİ, BU KEZ TÜRKİYE'NİN YASINI TUTTU

Fransa'nın başkenti Paris'teki Eyfel Kulesi, İstanbul'daki terör  saldırısında ölenlerin anısına kırmızı beyaz renklere büründü.

Dünya ülkelerinden Türkiye'ye kırmızı beyaz destek

AMSTERDAM KRALİYET SARAYI'NA TÜRK BAYRAĞI

Hollanda'nın başkenti Amsterdam'daki Kraliyet Sarayı'na, İstanbul'daki terör saldırısına tepki amacıyla Türk bayrağı yansıtıldı.

Dünya ülkelerinden Türkiye'ye kırmızı beyaz destek


KUVEYT KULELERİ, TÜRKİYE İÇİN KIRMIZI-BEYAZ OLDU


Kuveyt'in başkentteki Kuveyt Kuleleri, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndaki terör saldırısı sonrası Türk bayrağının renkleriyle ışıklandırıldı.

Dünya ülkelerinden Türkiye'ye kırmızı beyaz destek

MOSTAR KÖPRÜSÜ'NDE TÜRK BAYRAĞI

Bosna Hersek'in en önemli sembollerinden biri olan tarihi Mostar Köprüsü (fotoğrafta), İstanbul Atatürk Havalimanı'ndaki terör saldırısı sonrası Türk bayrağının renklerine büründü. Ülkenin güneyindeki Mostar şehrine ismini veren tarihi köprüye Türk bayrağı yansıtıldı.

Dünya ülkelerinden Türkiye'ye kırmızı beyaz destek

TİFLİS KULESİ KIRMIZI-BEYAZA BÜRÜNDÜ

Gürcistan'ın Başkanti Tiflis'in sembollerinden Tiflis Kulesi, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndaki patlama nedeniyle Türk halkıyla dayanışmanın ifadesi olarak Türk bayrağının renkleriyle ışıklandırıldı. 

Başkent Tiflis'in her yerinden görülen Mtatsminda Tepesi'ndeki Tiflis Televizyon Kulesi Gürcistan'ın, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndaki patlama nedeniyle Türk hükümeti ve Türk halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade etmek  amacıyla Türk bayrağının renklerinde ışıklandırıldı.

Tiflis hükümeti bu kararı dün Atatürk Havalimanı'ndaki patlamadan sonra aldı.

Dünya ülkelerinden Türkiye'ye kırmızı beyaz destek

AVUSTRALYA

Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull ve Dışişleri Bakanı Julie Bishop’ın İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki terör saldırısını kınayan açıklamalarının ardından Victoria eyaletindeki bazı binalar Türk bayrağının renkleriyle ışıklandırıldı.

Dünya ülkelerinden Türkiye'ye kırmızı beyaz destek

MEKSİKA'DA DIŞİŞLERİ BİNASI KIRMIZI BEYAZ

Başkent Mexico City'deki Dışişleri Bakanlığı binası, Türkiye bayrağının renklerine büründü.

Dünya ülkelerinden Türkiye'ye kırmızı beyaz destek
 





Slovenya'daki Ljubljana Kalesi kırmızı beyaza büründü
Slovenya'nın başkenti Ljubljana'daki tarihi kale, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndaki terör saldırısı sonrası Türk bayrağının renklerine büründü.



Slovenya'nın başkenti Ljubljana'daki tarihi kale, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndaki terör saldırısı sonrası Türk bayrağının renklerine büründü.
 
Şehirdeki tepenin üzerine kurulu tarihi Ljubljana Kalesi, kırmızı beyaz renklere bürünerek Türkiye'deki terör saldırılarında hayatını kaybedenler anıldı ve dünyaya terörle mücadele mesajı verildi. 

Kaynak Anadolu Ajansı


Diyanet İşleri Başkanı Görmez: Terör unsurlarını şiddetle kınıyor ve lanetliyorum
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Atatürk Havalimanı'nda gerçekleşen terör saldırısına ilişkin, "İnsanlığı can evinden vurmaya kalkışan terör unsurlarını, şiddetle kınıyor ve lanetliyorum." dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Görmez: Terör unsurlarını şiddetle kınıyor ve lanetliyorum

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda meydana gelen terör saldırısını kınadı.

Görmez yaptığı yazılı açıklamada, "İnsanlığımıza kasteden ve yaşama hürriyetimizi rehin alma heveslisi bu girişimler aziz milletimizin ortak inanç, duygu ve hissiyatı karşısında rezil ve rüsva olacaktır." ifadesini kullandı.

Saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Görmez, "Yaklaşan Kadir Gecesi'nin ve bayram sevincinin gölgesinin üzerimize düştüğü böylesi müstesna bir gecede, İstanbul'da, Atatürk Havalimanı’nda onlarca masum insanın şahsında hepimizi ve bütün insanlığı can evinden vurmaya kalkışan terör unsurlarını, bağlı bulundukları ideolojileri, referans ve sözümona değerleri ne olursa olsun şiddetle kınıyor ve lanetliyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Vicdanını ve merhametini kaybetmiş şer odaklarının gerçekleştirdikleri saldırının, milyonlarca Müslümanın ve masum insanın ahu zarı karşısında mağlup olacağını belirten Mehmet Görmez, şunları kaydetti:

"Bir barış ve esenlik yurdu olan bu cennet vatanımızda huzursuzluk çıkaran, vatandaşlarımızı tehdit ve saldırılarıyla sindirmek isteyenler, taşıdığımız umut ve sahip olduğumuz iman karşısında bihakkın mağlup olacaklardır."

Muhabir: Sefa Şahin AA


 
'Türkiye'den vazgeçmeyeceğiz'

'Abi hırsıza benziyo takip mi etsek'
 
Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirilen ve 42 kişinin hayatını kaybettiği hain terör saldırısı sonrası Türkiye'ye destek mesajları sürüyor.
 
Dünyanın farklı noktalarından Türkiye ile dayanışma mesajları yayınlamayı sürdüren vatandaşlar, duygulandıran paylaşımlara imza atıyor. Teröristlerin amaçlarına ulaşamayacağını ifade eden vatandaşlar korkmadıklarını ve Türkiye'ye destek için ne gerekiyorsa yapacaklarını dile getirdi. 
 
Türkiye'den vazgeçmeyeceğini ifade eden kardeş ülkeler Azerbaycan ve Pakistan vatandaşları, Türkiye aleyhinde çağrılar yapan gruplara sert tepki gösterdi. 
 
Sosyal medyada yer alan bazı mesajlar şöyle;

"Tatilimi Türkiye'de yapacağım, onlarlayım" (Pakistan)

"Kıyamette kopsa Türkiye'ye gideceğim" (Azerbaycan)

"İstanbul'u kucaklamak istiyorum. Güçlü kal İstanbul" (Azerbaycan)

"Gezmeye de vatan, ölmeye de vatan" (Azerbaycan) 

"Ölsem de Türkiye'ye gideceğim, terörün kökü kurusun" (Azerbaycan)

"İki devlet, tek millet, tek kader, tek ortak" (Pakistan)

"Biz Türkiye'ye yine gideriz" (Azerbaycan)

"BEN İSTANBULUM"

Yanı sıra Alman "taz die tageszeit" gazetesi Türkiye ile dayanışma için bugün "Ben Istanbulum" yazılı kapakla çıktı.

 
 

 

PAKİSTAN SAVUNMA BAKANLIĞI SAYFASI'NDA TÜRK BAYRAĞI

Pakistan Savunma Bakanlığı, Atatürk Havalimanı'ndaki hain saldırı sonrası Facebook sayfasına "Acınızı hissediyoruz" notuyla Türk bayrağını koydu.



Defne Samyeli saldırıdan son anda kurtuldu
 
Defne Samyeli, dün gece Atatürk Havalimanı'nda meydana gelen ve 36 kişinin hayatını kaybettiği 147 kişinin de yaralandığı saldırıdan son anda kurtulduğunu belirterek, bu sabah yeniden gittiği havalimanından izlenimlerini paylaştı.


 
Instagram hesabından yayınladığı mesajında, "Kurtulduğumuz için şükretmekle birlikte sevinemedim; Hayatını yitiren insanlarımız ve şehit polislerimiz için, ülkemizin içinde olduğu bu durum için sabaha kadar gözyaşı döktük. Hele o kahraman polisler. Onlar olmasaydı çok daha büyük bir kayıp yaşanacaktı." diyen Samyeli, bu sabah mecburen yeniden alanda olduğunu belirterek şunları söyledi:
 
"ARKADAŞLARINI KAYBETMELERİNE RAĞMEN SOĞUKKANLI ŞEKİLDE GÖREVLERİNİ YAPIYORLAR"
"Havaalanındaki görevliler, dün bazı arkadaşlarını kaybetmiş olmalarına, sabaha kadar üst düzey görevli karşılamak için burada bulunmalarına rağmen soğukkanlı bir şekilde görevlerini yapıyorlar. Her şey belli bir düzen, insanlar sorumlu bir yas havası içinde"


'Abi hırsıza benziyo takip mi etsek'
Atatürk Havalimanı'ndaki hain saldırıya ilişkin önemli detaylar ortaya çıkmaya başladı.

'Abi hırsıza benziyo takip mi etsek'
 
Hürriyet Yazarı Abdulkadir Selvi, Türkiye'yi  yasa boğan terör saldırısından 5 dakika önce sivil polislerin saldırganları fark ettiğini ve bu sayede teröristlerin planının bozulduğunu açıkladı.
 
İşte Selvi'nin yazısından önemli satırbaşları:
 
Atatürk Havalimanı'ndaki saldırıyı gerçekleştiren üç terörist, saat 21 civarında Fatih'ten, Vatan Caddesi üzerinden bir taksiye binip Atatürk Havalimanı'na geliyor. Dış hatlar terminalinin giriş bölümünün önünde bir sivil polis, hareketlerinden şüpheleniyor... Olaydan tam 5 dakika önce. Polis memuru olan arkadaşına WhatsApp’tan, “Yaz günü mont giymiş, hırsıza benziyor” diye mesaj atıyor.
 
İşte o WhatsApp mesajı: 
Arkadaşı kendisini takip ederken, kuşkulandığı kişinin peşine düşüyor. Sivil polis, şüphelendiği şahsa ‘dış hatlar gidiş’in önünde kimlik soruyor. Çantadan kimlik çıkarmak için eğilir gibi bir hareket yapan terörist ateş ediyor. Üç el ateş ediyor. Sivil polis orada ağır yaralanıyor.


 
Polis yaralanınca, kimlik sorulan terörist koşarak aşağı iniyor, ‘dış hatlar geliş’in önünden taksicilerin yan tarafına geçip, kendini patlatıyor. O sırada saat tam 21.51. Bu polis, kahraman polis. Çünkü bu müdahalesiyle canı pahasına teröristlerin eylem kurgusunu bozuyor.
Eşi ilk çocuğuna 6 aylık hamileymiş. Bağcılar’da, hastanede yaşam savaşı veriyor. Bu arada diğer iki terörist dış hatların olduğu bölümden içeriye koşuyor. X-Ray cihazının önündeki boş alanda çok kısa bir süre duruyorlar. Patlama sesinin gelmesiyle birlikte Kalaşnikof’la ateş ederek içeri giriyorlar. İnsanların üzerine, biri sağa, diğeri sola doğru ateş ederek ilerliyorlar. O sırada ikinci polis memuru ateş etmeye başlıyor.
 
4 KİŞİ BİLGİSİ YOK
Teröristlerin üçü canlı bomba. İlk gelen bilgiler 7 kişi oldukları yönündeydi. Güvenlik birimleriyle konuştum. Üç kişi olduğunu söylediler. Diğer 4 kişi hakkında bir bilgi olmadığını söylemekle yetindiler. Montlu bir teröristin gözaltında olduğu yönünde haberler vardı. Güvenlik birimlerine sordum, doğrulamadılar. Ama teröristlerle irtibat halinde olduğundan kuşkulanılan kişiler gözaltına alınarak sorgulanmaya başlanmıştı. Bilgiler üç teröristin yabancı uyruklu olduğu yönünde. Arap olmadıkları, taksicinin ifadesinden Asya kökenli oldukları üzerinde duruluyor. Birinin Dağıstan kökenli olduğu yönünde haberler var. Suriye’den mi geldiler, yoksa içerideki DEAŞ hücreleri mi bu eylemi gerçekleştirdi?Orası araştırılıyor. Ama Dağıstan kökenli olan yurtdışından uçakla gelmiş. Parmak izlerinin olmaması nedeniyle bir kayda ulaşılamadı. Doku örneklerinin uluslararası laboratuvarlarda incelenmesi söz konusu.
 
361 KAMERA İNCELEMEDE
Teröristleri getiren taksi, eylemden önce sabah saatlerinde havalimanına gelip keşif yaptıkları yönündeki bilgiler de kısa bir süre sonra netleşecek. 361 kamera incelemeye alınmış durumda. Havaalanında kör noktanın olmadığı söyleniyor. Atatürk Havalimanı’na yönelik saldırıyla ilgili istihbarat alınamadı mı? MİT, haziran ayının başında, Atatürk Havalimanı’na yönelik DEAŞ saldırısı olabileceği yönünde, Emniyet’e ve Jandarma ve Ulaştırma Bakanlığı’na uyarıda bulunmuş. Bu istihbarat üzerine güvenlik tedbirleri iki katına çıkarılmış, ek önlemler alınmış. Bu istihbaratın da katkısıyla tedbirler güçlendirildiği için ‘Teröristler çatışmaya girince çok büyük bir mukavemetle karşılaştı, içeriye girmeyi başaramadılar’ deniliyor.
 
300 KİŞİ KURTARILDI
Çünkü asıl hedefleri içeri girmekti. “DEAŞ, eylemi büyük bir katliam yapmak üzere planlamış. Daha büyük bir facia önlendi. Böylece 250-300 kişi kurtarıldı” değerlendirmesi yapılıyor.


Isparta'dan kalkan eğitim uçağı zorunlu iniş yaptı

Isparta Süleyman Demirel Havalimanı'ndan kalkan eğitim uçağı Burdur Gölü kenarındaki plaja zorunlu iniş yaptı. Öğretmen pilot ve öğrencisi, yara almadan kurtuldu.

eğitim-uçağı.jpg
 
Erah Uçuş Okulu'na ait 'TC- ERF' kuyruk numaralı eğitim uçağı, Süleyman Demirel Havalimanı'ndan saat 12.30 sıralarında havalandı.
İçerisinde öğretmen pilot ve öğrencinin bulunduğu eğitim uçağı, 15 dakika sonra Burdur Gölü kenarındaki Şeker Plajı zorunlu iniş yaptı.
Uçağın göl kenarındaki kumsala düştüğü ihbarı üzerine olay yerine ambulanslar gönderildi. Uçaktaki öğretmen pilot ve öğrenci, ambulansta sağlık kontrolünden geçirildi ve durumlarının iyi olduğu belirtildi.
DHA haberi ilk olarak "eğitim uçağı düştü" diye geçti. Daha sonra yapılan güncellemede eğitim uçağının zorunlu iniş yaptığı, öğretmen pilot ve öğrencisinin, yara almadan kurtulduğu bilgisine ye


Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan şehit ve gazi çocuklarına karne hediyesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla şehit ve gazilerin çocuklarına karne hediyesi ve yaklaşan Ramazan Bayramı dolayısıyla bisiklet hediye edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan şehit ve gazi çocuklarına karne hediyesi
 
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde şehit ve gazi yakınları için gerçekleştirilen iftar programına katılan ve aralarında çocuk ve gençlerden oluşan 50 kişiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla, bisiklet verildi.
 
Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Mücahit Küçükyılmaz'ın, şehit ve gazi ailelerine bizzat verdiği bisikletler, bugün üç aileden 4 ile 18 yaş arasında, 4 kız ve 3 erkek olmak üzere, toplam 7 çocuğa karne hediyesi olarak ulaştırıldı.
 
Küçükyılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda Ankara'da ikamet eden şehit ve gazi ailelerin çocuklarına bisiklet hediye ettiklerini ifade etti.
 
"Şehit aileleri hiçbir zaman yıkılmadı, yıkılmayacak da"
Terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonda yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit düşen 37 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Uğur Şahin'in üç çocuğu Damla (10), Yağmur (13) ve Yusuf'a da (18) bisiklet hediye edildi.
 
Şehit Uğur Şahin'in 13 yaşındaki kızı Yağmur Şahin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kendisine ve kardeşlerine hediye edilen bisikletler için çok sevindiklerini belirterek, "Şehit aileleri hiçbir zaman yıkılmadı, yıkılmayacak da. Bizi düşündüğü için Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyorum." dedi.
 
10 yaşındaki Damla Şahin de "Babam şehit olduğu için çok fazla üzülüyorum, çok kötü bir his. Babamı vuranların hepsi o kadar kötüler ki şehitlerin kanı yerde kalmayacak ve herkes dik duracak. Artık onlar yıkılacak ve onlar cehennemde yanacaklar." ifadelerini kullandı.
 
"Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ediyoruz"
Hakkari'nin Dağlıca bölgesi ve civarında yürütülen operasyonda şehit edilen Jandarma Astsubay Üstcavuş Turgay Topsakaloğlu'nun 4 yaşındaki kızı Beren Balım ile 8 yaşındaki Emir Kayra hediye bisikletler için mutlu olduklarını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkürlerini iletti.

Kaynak Anadolu Ajansı


CHP'liler bu defa da polise saldırdı!
Şehit cenazesinde Kılıçdaroğlu'na kurşun atılmasını protesto etmek için toplanan CHP'liler AK Parti binasına yürümek istedi.

 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun önüne şehit cenazesinde atılan kurşunu protesto etmek için Ankara'da toplanan CHP'liler AK Parti Genel Merkezi'ne siyah çelenk bırakmak üzere yürümeye başladı.
POLİS İZİN VERMEDİ
Bu sırada partililer, CHP Genel Merkezi'ne yaklaşık 100 metre ileride barikat kurulan polis engeliyle karşılaştı. Barikatı geçmek isteyen CHP'lilerle polis arasında arbede yaşandı. Polis, partililere biber gazıyla müdahale etti.

Şehit cenazesinde kavga çıktı
Edirne'de son yolculuğuna uğurlanan şehit polis memuru Nefize Özsoy'un cenaze töreninde kavga çıktı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki gösterdiği iddia edilen gence, CHP'li gençler saldırdı. Olayda tekmeler, yumruklar havada uçuştu.​

Şehit yakını olduğu iddia edilen bir kişi, CHP Lideri'ne hakaret ettiği gerekçesiyle darp edildi.
 
Mardin'in Midyat ilçesinde bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda şehit olan polis memuru Nefize Özsoy'un cenaze töreninde kavga çıktı.
Selimiye Camii'nde son yolcuğuna uğurlanan Nefize Özsoy'un cenaze törenine katılmak için Edirne'ye giden Kılıçdaroğlu, cenaze namazı sonrası aracına binerken iddiaya göre şehit yakını tarafından sözlü hakarete uğradı. Şehit yakını olduğunu söyleyen genç, CHP'li gençler tarafından darp edildi. Polis ekipleri kavgayı güçlükle ayırabildi.

Kaynak İha


Muhammed Ali'nin son yolculuğuna uğurlanıyor
 
ABD'de, solunum yollarındaki rahatsızlık nedeniyle 74 yaşında hayatını kaybeden efsane boksör Muhammed Ali'nin iki gün sürecek cenaze töreni bugün Lousiville'de kılınacak cenaze namazı ile başlayacak.

Muhammed Ali'nin son yolculuğuna uğurlanıyor
 
ABD'de, solunum yollarındaki rahatsızlık nedeniyle 74 yaşında hayatını kaybeden ABD'li efsane boksör Muhammed Ali'nin iki gün sürecek cenaze töreni bugün Lousiville'de kılınacak cenaze namazı ile başlayacak.
 
Muhammed Ali'nin doğduğu Kentucky eyaletinin Louisville şehri, kent tarihinin en önemli törenlerinden birisine hazırlanıyor. Efsane sporcunun son yolculuğuna uğurlanacağı kentte kusursuz bir tören gerçekleştirilmesi için hazırlıklar sürüyor.
 
Muhammed Ali'nin doğup büyüdüğü evin önü ve adına yapılan "Muhammad Ali Center" efsane boksörün sevenleri tarafından ziyaret ediliyor. Ünlü sporcu için oluşturulan köşelere sevenleri çiçek ve sevgilerini anlatan mesajlar bırakıyor.
 
Yaklaşık 600 bin nüfuslu kentte gerçekleştirilecek törenler bugün saat 12.00'de (TSİ:19.00) kılınacak cenaze namazıyla başlayacak.
 
Muhammed Ali'nin 1960 yılında ilk profesyonel dövüşünü yaptığı "Freedom Hall"da kılınacak namaza 15 bin civarında Müslüman'ın katılması bekleniyor.
 
Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan da katılacak
 
Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılacak.
 
Efsane boksör için ikinci tören ise yarın "KFC Yum! Center"da yapılacak. Bu törene diğer dinlerden temsilciler ile farklı toplum kesimlerinden Muhammed Ali'nin sevenlerinin katılması bekleniyor.
 
Buradaki törende eski ABD Başkanı Bill Clinton'ın yanı sıra oyuncu Will Smith, komedyen Billy Crystal ve spor sunucusu Bryant Gumbel'ın da konuşma yapacağı belirtildi.
 
Yarın naaşı Louisville caddelerinde belirlenen güzergahta taşınacak efsane boksör Muhammed Ali, Cave Hill mezarlığında toprağa verilecek.
 

 
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'de
Muhammed Ali'nin cenazesi için ABD'ye giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlar tarafından sevgi gösterileriyle karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'de - 0
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, solunum yollarındaki rahatsızlık nedeniyle 74 yaşında hayatını kaybeden Amerikalı efsane boksör Muhammed Ali'nin cenaze törenine katılmak üzere ABD'nin Kentucky Eyaleti'nin Louisville Şehri'ne gitti.
 
ERDOĞAN'A SEVGİ GÖSTERİSİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, otel girişinde kendisine sevgi gösterisinde bulunan vatandaşları selamladı.


 
Mardin'de Midyat Emniyet Müdürlüğü'ne bombalı araçla saldırı

mardin midyat saldırı.jpg

Mardin’in Midyat ilçesinde emniyet müdürlüğüne bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. İlk belirlemelere göre saldırıda 2 polis şehit oldu, 3 sivil hayatını kaybetti. Aralarında polislerin de olduğu 30 kişi de yaralı. Saldırıyla ilgili haberlere geçici yayın yasağı getirildi.
Patlama, 11.15 sıralarında Bahçelievler Mahallesi Nusaybin Caddesi'ndeki Midyat İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde meydana geldi.
Teröristler, emniyet binası önünde bomba yüklü aracı patlattı. Saldırı sonrası olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. 
İlk belirlemelere göre saldırıda, 2 kadın polis şehit oldu, 3 sivil vatandaş da hayatını kaybetti.

Ölen sivillerin sayısı 3'e yükseldi
 
51 KİŞİ YARALANDI
Saldırıda 23'ü sivil 51 kişi yaralandı. Yaralılardan bazıları kaldırıldıkları Midyat Devlet Hastanesindeki ilk müdahalenin ardından çevre illerdeki hastanelere sevk edildi. Yaralananlardan çoğunun çocuk olduğu belirtildi.
Polis olay sonrası bölgede geniş çaplı güvenlik önlemleri aldı. Savcılık da saldırıyla ilgili soruşturma başlattı.

EMNİYET VE ÇEVRE BİNALARDA HASAR
Patlamanın etkisiyle emniyet binasının yanı sıra çevredeki çok sayıda binada da hasar oluştu.
Saldırının gerçekleştirildiği Nusaybin Caddesi'nin, sivillerin de yoğun kullandığı bir bölge olduğu öğrenildi.

KARNINDAKİ BEBEĞİYLE ŞEHİT OLDU
Öte yandan saldırıda yaralandıktan sonra kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olan polis memurunun hamile olduğu öğrenildi.

YAYIN YASAĞI GETİRİLDİ
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunca, saldırıya ilişkin geçici yayın yasağı getirildi. Yayın yasağının; patlama anı, sonrası, olay yeri, kamu görevlilerinin olay yerinde yürüttükleri çalışmalar, varsa patlama sonucu yaralanan veya hayatını kaybedenlere ait görüntüleri kapsadığı açıklandı. 

Yayın yasağı getirildi
 
ERDOĞAN BİLGİ ALDI
Olay Ankara'nın da yakın takibinde. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala ve Mardin Vali Yardımcısı Erkan Çapar'ı telefonla arayarak saldırıyla ilgili bilgi aldı.
İlişkili Haberler
vezneciler yayın yasaı.jpgVezneciler'deki bombalı saldırıya yayın yasağı
İlişkili Haberler
vezneciler patlama harita.jpgVezneciler'de polise bombalı saldırı
 
Kaynaklar ntv.com.tr,Onedio


İstanbul Üniversitesi'nde sınavlar iptal edildi
İstanbul Üniversitesinin, bazı fakülte ve yüksek okullarındaki bütünleme sınavları, Beyazıt'taki patlama nedeniyle iptal edildi.

İstanbul Üniversitesinde sınavlar iptal edildi
 
Üniversiteden alınan bilgiye göre, Beyazıt'ta hizmet veren Siyasal Bilgiler, Edebiyat, Fen, Su Ürünleri, Hukuk, İletişim, Hasan Ali Yücel Eğitim ve Eczacılık fakülteleri ile Adalet Meslek Yüksekokulu, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulunda bugünkü bütünleme sınavları yapılamayacak.
Sınav tarihleri daha sonra açıklanacak.
Ayrıca üniversitenin Yabancı Diller Bölümünde yapılması planlanan "Pearson Test of English Akademic" sınavı da iptal oldu. 
 Bu arada, patlama nedeniyle İÜ'nün, İletişim ve Fen fakülteleri ile Adalet Meslek Yüksekokulunun camları da kırıldı.

Muhammed Ali hayatını kaybetti 
ABD'li efsanevi boksör eski ağır sıklet dünya şampiyonu Muhammed Ali 74 yaşında hayatını kaybetti. Muhammed Ali, 1984 yılından beri Parkinson hastalığı ile mücadele ediyordu.



Uzun süredir Parkinson rahatsızlığı bulunan 74 yaşındaki Muhammed Ali,
solunum yollarındaki rahatsızlık nedeniyle yeniden hastaneye kaldırıldı. Tedaviyle alınan ünlü boksör yaşam mücadelesini kaybetti. 
Hayatı boyunca birçok önemli maça çıkan, spor yaşantısının yanı sıra Müslümanlara ve ABD'deki siyahi hareketlere desteğiyle de bilinen Muhammed Ali, 2014 yılından bu yana sağlık sorunları nedeniyle zaman zaman hastanede tedavi görüyordu.     
Son olarak 8 Nisan'da Arizona'nın Phoenix kentindeki Celebrity Fight Night adlı hayır etkinliğine katılan Ali, dana önce Aralık 2014'te ve Ocak 2015'te de hastaneye kaldırılmıştı. Ali'nin, geçen yılki rahatsızlığının idrar yolları enfeksiyonu olduğu belirtilmişti.
Muhammed Ali, kariyeri boyunca çıktığı 61 maçın 56'sını kazandı.
 
MUHAMMED ALİ KİMDİR?
Boks kariyerini sonlandırmasının ardından Parkinson hastalığına yakalanan ve asıl adı Cassius Marcellus Clay Jr. olan efsanevi boksör, 1964'te İslam dinini seçerek Muhammed Ali adını almıştı. 
1964, 1974, 1978 yıllarında olmak üzere dünya ağır sıklet boks şampiyonluğunu 3 kez alan Muhammed Ali, bu ünvanı rakipleri karşısında 19 kez korumayı başardı. 
Kariyeri boyunca çıktığı 61 maçın 56'sından galibiyetle ayrılan Ali, profesyonel boksa geçmeden önce 1960 Roma Olimpiyatları'nda hafif ağır sİklet kategorisinde altın madalya kazanmıştı.
 
PARKİNSON HASTALIĞI NEDİR?
Halk arasında ‘titreme’ veya ‘yaşlılık hastalığı’ olarak bilinen Parkinson, genç yaşlarda da görülebilir. 
Parkinson hastalığı beyinde “substansiya nigra” denilen bir alanda yer alan ve dopamin üreten nöronların kaybedilmesi sonucu bu maddenin azalmasıyla gelişen bir hastalık. Beyin bu hücrelerin yüzde 50-80’ini kaybettiğinde hastalık bulguları ortaya çıkar. Parkinson toplumda binde 2-3 oranında görülür, ancak bu oran 70 yaş üzerine çıkıldığında yüzde 0.5-2 arasına ulaşır. 
NASIL BELİRTİLER VERİYOR?
Hareketlerde yavaşlama, yüz mimiklerinde donuklaşma ve “maske yüz” diye ifade edilen görünüm, vücudun bir yanında istirahat halinde ortaya çıkan “para sayar” tarzda titreme, küçük adımlarla ve öne eğik yürüme ilk göze çarpan belirtiler. Titreme genellikle ilk bulgu olarak ortaya çıkmakta; el ve ayakta, bazen de çenede olabiliyor.
 
Kaynak Anadolu Ajansı
 
 

TBMM’deki üç partiden Almanya’ya sert tepki
TBMM'deki dört partiden AK Parti, CHP ve MHP, ortak bildiri ile Almanya Federal Meclisi'ne sert tepki gösterdi. HDP ise ortak bildiriye imza atmadı.

TBMM’deki üç partiden Almanya’ya sert tepki

TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti, CHP ve MHP'den ortak bildiri ile Almanya Federal Meclisi'ne tepki gösterildi. AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ortak açıklamayı ayrı ayrı okudular. HDP ise ortak bildiriye imza atmadı. Üç partinin imza attığı ortak bildiride şöyle denildi:

"Almanya Federal Meclisi'nin 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun yaşanan tehcir ile ilgili asılsız Ermeni iddialarını esas alan haksız kararını yüce Türk milletinin temsilcisi olan bizler kabul etmiyor, esefle karşılıyor ve şiddetle kınıyoruz. Bu adaletsiz ve mesnetsiz kararın kabulü, milletimizde derin bir infiale yol açmıştır. Almanya Federal Meclisi'nin 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanan tehcirle ilgili taraflı, seçici ve asılsız Ermeni iddialarını esas alan kararı tarihi ve hukuki geçerliliği yoktur. Almanya Federal Meclisi bu kararıyla kendini tarihçilerin ve uluslararası mahkemelerin yerine koyarak, tarih yazmak ve soykırım gibi ciddi bir suç hakkında hüküm vermekle, hem insan haklarını hem adaleti hem de tarih ve hukuku hiçe saymıştır. Bu tarihe ve geleceğe karşı hata olan karar, Türkiye- Almanya ilişkilerini mutlaka etkileyecek, aradaki dostluk köprülerine zarar verecektir. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti hükümetini gerekli tedbir ve kararları almaya davet ederken, kadim menfaatlerimizi haleldar edecek girişimler karşısında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde her türlü desteğe hazır olduğumuzu ifade ederiz. Bizler bugüne kadar bazı ülkelerin parlamentolarında kabul edilen 1915 olayları hakkındaki asılsız soykırım iddialarını meşrulaştırmayı içeren karar, açıklama ve yasalar ile bundan sonra girişilebilecek tasarrufları tarihi gerçeklerin ve uluslararası hukukun ihlali olarak gördüğümüzü, tanımadığımızı ve hiçbir zaman tanımayacağımızı güçlü bir şekilde ifade ediyoruz."


Soykırım oylamasında ret oyu veren Alman vekil konuştu
Ret oyu veren Alman vekil Bettina Kudla, "Tarihi değerlendirmek Meclisin görevi değildir" dedi.

Soykırım oylamasında ret oyu veren Alman vekil konuştu
 
Alman Federal Meclisi'nde, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını tanıyan karar tasarısının oylamasında tek ret oyunu veren Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Milletvekili Bettina Kudla, yazılı açıklamada bulundu.
"DEĞERLENDİRMEDE BULUNMAK MECLİSİN GÖREVİ DEĞİLDİR"
"Diğer ülkelerdeki olaylarla ilgili tarihi değerlendirmelerde bulunmak, Alman Federal Meclisi'nin görevi değildir" diyen Kudla, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tarihi olayların değerlendirilmesi söz konusu ülkelerin, bu durumda da Türkiye Cumhuriyeti'nin sorumluluğundadır. Söz konusu karar tasarısı, anılan soykırım değerlendirmelerine, örneğin tarihçileri kaynak göstermemektedir.
"İLİŞKİLER BU KARARLA ZEDELENECEKTİR"
Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkiler bu kararla zedelenecektir. AB ile Türkiye arasındaki sığınmacılarla ilgili anlaşmanın uygulanması da zora girecektir. Bu, ilticacılarla sığınmacılar konusunda Avrupa'da ortak çözümlerin zor bulunması sebebiyle de üzücü bir durum. Türkiye Cumhuriyeti ile sığınmacılar konusunda varılan anlaşmanın bozulması durumunda büyük insani sorunların yanı sıra Almanya için daha da fazla masraf ortaya çıkacaktır."
Soykırım oylamasında ret oyu veren Alman vekil konuştu
 
 


İzmir'de sağanak yağış hayatı felç etti
 
Alsancak semtinde etkili olan sağanak yağış, yarım saat içerisinde onlarca ev ve iş yerini sular altında bıraktı.

İzmir'de sağanak yağış hayatı felç etti
 
BELEDİYE EKİPLERİ YETERSİZ KALDI
 
Yağmur, vatandaşlara da zor anlar yaşattı. Yoğun yağış nedeniyle belediye ekipleri yetersiz kaldı.


Yeni kabine belli oldu (65. Hükümet Bakanlar Kurulu listesi)
 
65. Hükümet kuruldu.
65. Hükümet'i kurmakla görevlendirilen AK Parti Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, yeni kabine listesini saat 10.30'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sundu.

binali yıldırım.jpg
 
''SİZ ÇAĞIRIN BEN GELİRİM''
 
Saat 10.10 sıralarında Beştepe'ye gitmek üzere evinden çıkan Binali Yıldırım, gazetecilere kısa bir açıklama yaparak, ''Arkadaşlar sizin için hakikaten üzülüyorum, böyle erken saatlerde aç, susuz burada bulunmanız beni üzüyor. Bu kadar erken gelmenize de gerek yok. Siz çağırın ben gelirim'' dedi.
 
İŞTE YENİ KABİNE
 
Kabine üyeleri, şu isimlerden oluşuyor:
 
Başbakan: Binali Yıldırım
Başbakan Yardımcısı: Nurettin Canikli
Başbakan Yardımcısı: Mehmet Şimşek
Başbakan Yardımcısı: Numan Kurtulmuş
Başbakan Yardımcısı: Yıldırım Tuğrul Türkeş
Başbakan Yardımcısı: Veysi Kaynak
 
Adalet Bakanı: Bekir Bozdağ
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı: Fatma Betül Sayan Kaya
Avrupa Birliği Bakanı: Ömer Çelik
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Faruk Özlü
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Süleyman Soylu
Çevre ve Şehircilik Bakanı: Mehmet Özhaseki
Dışişleri Bakanı: Mevlüt Çavuşoğlu
Ekonomi Bakanı: Nihat Zeybekci
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Berat Albayrak
Gençlik ve Spor Bakanı: Akif Çağatay Kılıç
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı: Faruk Çelik
Gümrük ve Ticaret Bakanı: Bülent Tüfenkci
İçişleri Bakanı: Efkan Ala
Kalkınma Bakanı: Lütfi Elvan
Kültür ve Turizm Bakanı: Nabi Avcı
Maliye Bakanı: Naci Ağbal
Milli Eğitim Bakanı: İsmet Yılmaz
Milli Savunma Bakanı: Fikri Işık
Orman ve Su İşleri Bakanı: Veysel Eroğlu
Sağlık Bakanı: Recep Akdağ
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı: Ahmet Arslan
 
GİDENLER
Yalçın Akdoğan (Başbakan Yardımcısıydı)
 
Sema Ramazanoğlu (Aile Bakanıydı)
 
Fatma Güldemet Sarı (Çevre ve Şehircilik Bakanıydı)
 
Volkan Bozkır (AB Bakanıydı)
 
Mehmet Müezzinoğlu (Sağlık Bakanıydı)
 
Mustafa Elitaş (Ekonomi Bakanıydı)
 
Cevdet Yılmaz (Kalkınma Bakanıydı)
 
Mahir Ünal (Kültür ve Turizm Bakanıydı)
 
GÖREVİ DEĞİŞENLER
 
Fikri Işık (Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanıydı Milli Savunma Bakanı oldu)
 
Lütfi Elvan (Başbakan Yardımcısıydı Kalkınma Bakanı oldu)
 
Nabi Avcı (Milli Eğitim Bakanıydı Kültür ve Turizm Bakanı oldu)
 
İsmet Yılmaz (Milli Savunma Bakanıydı, Milli Eğitim Bakanı oldu)
 
YENİ GELENLER
Veysi Kaynak
Faruk Özlü
 
Mehmet Özhaseki
 
Recep Akdağ
 
Ahmet Arslan
 
Fatma Betül Sayan Kaya
Ömer Çelik
Nihat Zeybekci
Nurettin Canikli
İLK BAKANLAR KURULU BEŞTEPE'DE
Binali Yıldırım tarafından açıklanan yeni kabine, ilk toplantısını yarın saat 14.00'te Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapacak.
BİNALİ YILDIRIM, BİN 405 DELEGENİN OYUYLA GENEL BAŞKAN SEÇİLMİŞTİ
 
Binali Yıldırım, AK Parti 2. Olağanüstü Kongresi'nde bin 405 delegenin oyunu alarak genel başkan seçilmişti.
 
Başbakan Davutoğlu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'a istifasını sunmasının ardından, Erdoğan, 65. Hükümeti kurma görevini Binali Yıldırım'a vermişti.
 
ntv.com.tr

Oya Aydoğan hayatını kaybetti
 
Ünlü sanatçı Oya Aydoğan'dan bu sabah acı haber geldi. Aort damarındaki yırtılma nedeniyle 1 haftadır yoğun bakımda olan Oya Aydoğan yaşamını yitirdi.,

oya aydoğan.jpg
 
Türk sinemasının ünlü oyuncusu Oya Aydoğan (59) vefat etti.
Aydoğan, geçen hafta aort damarı yırtılması nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı.
Oya Aydoğan'ın, Kardiyovasküler Cerrrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Özkara tarafından yapılan ameliyatı 12 saat sürmüştü.
Ameliyat sonrası tedavisi yoğun bakımda uyutularak devam eden Aydoğan, saat 07.15'te hayatını kaybetti.
HASTANEDEN AÇIKLAMA
Sanatçı Oya Aydoğan'ın hayatını kaybettiği hastaneden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
 
"07 Mayıs 2016 Cumartesi gecesi, hastanemiz acil servisine "Akut Asendan Aorta Diseksiyonu" tanısı ile başvurmuş, ameliyat edilmiş ve sonrasında yoğun bakımımızda tedavi altına alınmış olan Sayın Oya Aydoğan'ın sağlık durumu, 14 Mayıs 2016 Cumartesi günü saat 23.00 itibarı ile, artan beyin ödeminin sonucu olarak daha da bozulmuş, hastamızın tansiyon düşüklüğü tedaviye yanıt vermeyen şekilde seyir göstermeye başlamıştır. Yapılan tüm müdahalelere rağmen, maalesef hastamız 15 Mayıs 2016 Pazar günü sabaha karşı saat 07.15'te vefat etmiştir."
SAĞLIK BAKANI'NDAN TAZİYE MESAJI
 
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kadın kanserleri konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla İstanbul Boğaziçi Köprüsü'nde düzenlenen bisiklet turunun sonunda, gazetecilerin Aydoğan'ın vefatına ilişkin sorusu üzerine, Aydoğan'ın sevilen bir sanatçı olduğunu söyledi.
''YILLARIN SANATÇISI''
 
Aydoğan'ın ayrıca, "yılların sanatçısı" olduğunu aktaran Müezzinoğlu, "Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Sevenlerinin, sanat ve sinema camiasının başı sağ olsun. Toplumun her kesimince sanatçı olarak değer veren ve saygı duyulan bir şahsiyetti. Milletimizin de sanat camiasının da başı sağ olsun. Allah mekanını cennet eylesin" diye konuştu.
OYA AYDOĞAN KİMDİR?
 
Erzincan'da, 10 Şubat 1957'de doğan Aydoğan, ortaokulu zamanının Fransız kız ortaokulu olan St. Pulcherie'de, liseyi ise St. Michel'de okudu.
 
Türk sinemasında 1976 yılından beri birçok filmde rol alan Aydoğan, "Dertli Pınar", "Zeytin Gözlüm", "Berduşlar", "Günaha Girme", "Sevgi Dünyası", "Unutamadım", "İkizler Firarda", "Ağla Anam Ağla", "Merhamet" gibi sinema filmlerinde, "Fırat", "Sudan Sebepler", "Şimdi Onlar Düşünsün" gibi dizilerde rol aldı.
 
Sanatçının, 1989 doğumlu Gurur Aydoğdu isimli bir oğlu bulunuyor.

Kaynaklar ntv.com.tr,Anadolu Ajansı


AK Parti'de bir ilk: Sadece Davutoğlu bırakmıyor!
Ak Parti’nin 22 Mayıs’ta yapılacak olağanüstü kongresinde partinin yetkili yönetim organları da yenilenecek.

AK Parti'de bir ilk: Sadece Davutoğlu bırakmıyor!

Ak Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun yanı sıra listede yer almayabilecek bazı isimler de, parti yönetiminden ayrılacak. Ak Parti’nin yeni genel başkanı ile birlikte partinin yönetiminin de kongrede belirli ölçüde yenilenmesi bekleniyor. Ak Parti'nin ilk kez bir olağanüstü kongresinde, genel başkanın yanı sıra Merkez Karar ve Yönetim Kurulu seçimi de yapılacak.
 
BİRİNCİ OLAĞANÜSTÜ KONGREDE SADECE GENEL BAŞKANLIK SEÇİMİ YAPILMIŞTI
 
Davutoğlu, Recep Tayyip Erdoğan’ın 2014 yılı Ağustos ayında Cumhurbaşkanlığı’na seçilmesinin ardından Ak Parti’nin birinci olağanüstü kongresinde bin 382 delegenin oyunu alarak genel başkan olarak seçilmişti. Ancak bu kongre, sadece genel başkan seçimli olarak yapılmıştı. Yetkili organlar için bu kongrede seçim yapılmamış ve Davutoğlu, 2015 yılının Eylül ayındaki olağan kongreye kadar mevcut yönetimle çalışmıştı.
 
İKİNCİ OLAĞANÜSTÜ KONGRE
 
Davutoğlu, Ak Parti tüzüğünün 70. Maddesinde genel başkana verilen yetki çerçevesinde olağanüstü kongre kararı aldı. Ak Parti’nin 2. Olağanüstü kongresi 22 Mayıs’ta yapılacak.
 
Eger olağanüstü bir gelişme olmazsa 22 Mayıs Pazar günü saat 10:00'da başlayacak kongre şöyle bir seyir izleyecek:
 
*Teşkilat Başkanı’nın açılışı ve yoklama ile başlayacak kongrede, Divan Başkanlığı seçimi yapılacak.
 
*Kritik kongrenin divan başkanlığına partide ağırlığı olan bir ismin önerilmesi bekleniyor.
 
*Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunacak.
 
*Genel Başkan Davutoğlu bir konuşma yapacak. Bu bir veda konuşması mahiyetinde olacak.
 
*Genel başkan adayı veya adayları ile merkez organ adayları divana başvuruda bulunacak.
 
*Genel başkan adayı veya adayları konuşma yapacak.
 
*Ardından seçimlere geçilecek. Genel başkanlık seçiminin yanı sıra 50 üyeli Merkez Karar Yönetim Kurulu, 11 üyeli Merkez Disiplin Kurulu üyelikleri için seçim yapılacak. Kongrede; Parti İçi Demokrasi ve Hakem Kurulu ile Siyasi Erdem ve Etik Kurulu üyeleri de belirlenecek.
 
*Yeni seçilecek olan genel başkanın teşekkür konuşması ile kongre kapanacak.
 
KAYNAK MİLLİYET


Davutoğlu: AK Parti Kongresi'nde aday değilim
 
MYK toplantısı sonrası önemli açıklamalarda bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu partisinin 22 Mayıs'ta kongreye gideceğini ve kongrede aday olmayacağını açıkladı.

 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın mensuplarına açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan, 28 Ağustos 2014'te kutsal bir görev devraldığını belirten Davutoğlu, "Aziz milletimin hizmetinde olmak benim için gurur vesilesi olmuştur." dedi.
 
"Görevi hakkıyla ve onurumla yaptım"
 
Başarı dönemine imza attıklarına işaret eden Davutoğlu, "Bizim dönemlerimiz bir başarı dönemidir. Benim bu kararı almamda herhangi bir şekilde hissettiğim bir başarısızlık duygusu ya da tarafımca atılmış bir adımdan duyulmuş bir pişmanlık söz konusu değildir. Yaptığım görevi hakkıyla ve onurumla yaptım." diye konuştu.
 
- 25 yıllık tarihte bir akademisyen olarak aziz milletimizin hizmetinde olmak benim için büyük bir gururdu. Bugün geldiğimiz bu noktada artık perspektifimizi paylaşma zamanımız geldiği görüşündeyim. Benim AK Parti başkanlığım dönemimde tek bir istifa yaşanmamış tek bir ihtilaf veya ayrılık olmamıştır. Bu konuda bana katkıda bulunan bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
 
 Benim AK Parti başkanlığım dönemimde tek bir istifa yaşanmamış tek bir ihtilaf veya ayrılık olmamıştır. Bu konuda bana katkıda bulunan bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Davutoğlu, 'Millet şahidim ki canla başla çalıştım.'
 
- Sonra partimizi seçime götürdük. Paralel yapı faaliyetleri, Suriye'de ortaya çıkan görüşmeler, suhuletle ülkeyi seçime götürmenin yanında hamd olsun 62. hükümetimiz ülkeyi seçime götürdü.
 
 
HİÇBİR YATIRIM AKSAMADI
 
- Sonra bir meydan okuma da Kobani olayları döneminde yaşandı. Bu dönemde ülkemizdeki yatırımların devam ettirilmesi de önemli bir görevdi. Osman Gazi köprüsü geçtiğimiz günlerde açıldı. Dönemimizde hiçbir yatırımda aksama olmadı. 25 öncelikli dönüşüm programıyla da ekonomimizin çerçevesi çizilmiştir.
 
BUGÜN AK PARTİNİN YENİDEN BİSMİLLAH DİYECEĞİ BİR GÜNDÜR
 
- Bugün AK Parti'nin yeniden bismillah diyebileceği bir gündür. 7 Haziran'la birlikte iç muhasebemizi yaptık. 7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki dönem en kritik dönemdi. Çok şükür bu dönemde başlarımızın öne eğilmesini gerektirecek hiçbir şey yaşanmadı. Hamd olsun huzurunuzdayım. Kriz bekleyenler, hükümetsizlik bekleyenler yanıldı. Hiçbir kararı alırken beklemedik. Bir dakika bile düşünmeden en radikal, en zor kararları aldık.



SESİ TİTREYE TİTREYE KONUŞTU
 
Duygulandığı hissedilen Davutoğlu’nun konuşması esnasında sesinin titremesi dikkat çekti. Konuşma genel itibariyle “duygusal bir veda konuşması” olarak kayıtlara geçti.
 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan olarak gerçekleştirdiği icraatları anlatarak konuşmasına başlayan Davutoğlu, görev süresi içinde, partide ihtilaflar yaşanmadığının ve herhangi bir istifa olmadığının altını çizdi.
 
 
MYK toplantısı için yaklaşık 50 dakikalık bir gecikmeyle AK Parti Genel Merkezi'ne gelen Davutoğlu'nu, genel başkan yardımcıları ve bazı partililer karşıladı.
 
"KARİZMATİK BİR LİDERDEN SONRA..."
Karizmatik bir liderden sonra partinin durumunu herkes merak ediyordu.
 
7 Haziran-1 Kasım arası kritik bir dönemdi. Partimizin çoğunluğu alamaması dolayısıyla puslu havayı sevenler ortaya çıktı. 7 Haziran akşamı partimizde üzüntü vardı. 
 
7 Haziran'da seçim sonuçları nedeniyle başlarımızın öne eğilmesini gerektirecek bir şey yaşanmadı. Bir bu ülkeyi 1 saniye dahi hükümetsiz bırakmadık. Kriz bekleyenler kaos bekleyenler çelikleşmiş bir iradeyi karşılarında buldular.
 
'MADEM Kİ SAVAŞ İLAN EDİLMİŞTİR...'
 
Zor bir dönemdi. Meclis'te çoğunluğu olmayan bir hükümetin zor kararlar alması gereken bir dönemdi. Başkanlık yaptığım güvenlik zirvelerinde net olarak; madem ki Türkiye'ye savaş ilan edilmiş, ülkemiz terörden temizleninceye kadar mücadele edeceğiz dedik.
 
1 Kasım seçimlerine terör saldırılarına ve tahriklerine rağmen suhuletle gittik. Yüzde 85 katılım ve yüzde 49.5'la gelen AK Parti iktidarı. Yeni bir dönem başlamıştı. Biz bu yeni dönemin çerçevesini arkadaşlarımızla çizdik." 
 
"KİMSE EKONOMİ KONUSUNDA SPEKÜLASYON YAPMASIN"
Terörle mücadele operasyonu başarıyla yürütülüyor. Aldığımız kararlar ne olursa olsun, son ana kadar vazifemiz başında olan bir hükümet vardır. Kurdaki sağlıklı düşüş devam etmektedir. Kimse ekonomi konusunda spekülasyon yapmasın. Ekonomi çevreleri de istikrar ortamının devam edeceği konusunda tereddüt yaşamasın.
 
VİZE MUHAFİYETİ KARARI HAYIRLI OLSUN
Vize muafiyeti konusundaki tavsiye kararı halkımıza hayırlı olsun. Bu dönem güçlü cumhurbaşkanı güçlü başbakan dönemiydi. Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediğini hayata geçirmeyi hedefledim. Ben emaneti üstlendim koltuğun hakkını teslim etmek için gece gündüz çalıştım. Bu dönemde önemli bir faaliyet olarak da 81 vilayetimize gittim. Adımımızı basmadığımız vilayet kalmadı.
 
 
CUMHURBAŞKANI "EMANETÇİ BAŞBAKAN İSTEMİYORUM" DEMİŞTİ
 
Güçlü Cumhurbaşkanı, Güçlü Başbakan dönemiydi. O gün 'emanetçi başbakan istemiyorum' demişti. Ben emaneti üstlendim ama hakkını vermek için gece gündüz çalıştım. Teşkilatlarda atamalarda şahsi yetkimi kullanmamışımdır. Partiler geleneğiyle yaşar. Bu dokunun sağlam kalmasını asli unsur gördüm ve sadık kaldım. Adım atmadığım vilayet kalmadı, 81 ile gittim. Bazı illere 7-8-9 kere gittim. 
 
'NEDEN BÖYLE BİR KARAR ALDIM?'
Hakettiğim an gelmekdikçe peşinde koşmadım, mevki ve makam talep etmedim. Görevlerimin hiçbirisini ben talep etmedim. Lobi yapmak niyetinde bulunmadım. Benim için en güçlü insan kendisi ile barışık olan insandır. Hayatta inanmadığım hiçbir şeyi savunmadım. Kimseyle pazarlık yapmadım. 
 
'ADAY OLMAYI DÜŞÜNMÜYORUM'
Ben yola çıktığımız arkadaşlarımın benimle olduklarını bilmek isterim, olmadıkları anda bana söylemelerini arzu ederim. Son MKYK'da yaşananlar benim için önem imtiyaz etmiyor. Ancak yöntemi refik olmak ile bağdaştırmadım. Hedef önemli ise hepimizin bir muhasebe yapması gerekiyordu. Bu anlamda yaptığım istişareler neticesinde AK Parti'nin birliğinin devamı için refik değişmesindese genel başkan değişiminin doğru olacağı kanaati etkili oldu. Bu bağlamda önümüzdeki kongrede aday olmayı düşünmüyorum. 
 
"CUMHURBAŞKANIMIZLA SON NEFESİME KADAR..."
 
Her zaman gözettiğim 5 hukuk var. Cumhurbaşkanı ile aramızda olan insani kardeşlik hukuku. Ben Cumhurbaşkanımızla birçok vesilelerle omuz omuza oldum. Bundan büyük bir onur duydum. Hep bunu öne aldım. Cumhurbaşkanımızla son nefesime kadar vefa ilişkisini sürdüreceğim. Açık ve net bilinmesini isterim.  Kimsenin bundan sonra yeni fitne kapıları açmamaları icap eder.
 
"KONGREDE ADAY OLMAYACAĞIM AMA..."
 
Ben siyasete girme kararını AK Partimizin kapatılma kararı açıldığında verdim. Bundan sonra da aday olmayacağım ama AK Parti neferi olarak yürütmekte olduğum görevimi son ana kadar sürdüreceğim. Bu süreçte kimsenin partide bir ayrışmaya izin vermemesi talebinde bulunuyorum. Bütün teşkilatımıza teşekkür ediyorum. 
 
İKİ ÖZEL TEŞEKKÜR
 
AK Parti'nin gençlik kollarına özel bir mesajım var. Partimizin geleceğinin teminatı AK Parti gençlik kollarıdır. Gençlerin miting meydanlarında AK Gençlik burada hocasının yanında mesajına bende hep sizinle birlikte istişare etmeye devam edeceğim. Bir diğer teşekkürüm kadın kollarımıza. Bugün her zamankinden daha çok sizin nezaketinize ihtiyacımız var. 


Bahçeli’den MHP teşkilatlarına uyarı
 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, olağanüstü kongrede aday olmayacağını duyurdu, kulisler hareketlendi.

Bahçeli’den MHP teşkilatlarına uyarı
 
MHP Lideri Devlet Bahçeli, kurultay konusunda tüm teşkilatlarına genelge göndererek uyarıda bulundu.
 
"KORSAN VE PARALEL KURULTAY" UYARISI
Genelgede partililere "Ortada kurultay yok iken teşkilatlılarımızın meşgul edilmesine, çalışmalarının engellenmesine, partimizin bayrak ve amblemlerini kullanarak siyasi faaliyette bulunulmasına kesinlikle müsaade edilmeyecektir. Muhtemel korsan ve paralel kurultay konusunda tüm teşkilatlarımızın azami dikkati şarttır” uyarısında bulunan Bahçeli, şunları söyledi:
 
"KURGULANAN OYUN ÇOK KİRLİ VE ACIMASIZDIR"
“İçinden geçtiğimiz dönemde siyasi iklim şartlarındaki bozulma, sosyal ve ekonomik yapıdaki çözülme, devlet sistemindeki karmaşa Türkiye’yi daha da zora sokacak dinamikleri hızla harekete geçirmiştir. Ülkemiz adı konmamış, itiraf edilmemiş çok boyutlu kriz girdabına çekilmiş, istikrarsızlıklarla sarılmıştır. Bugünlerde felaket tellalları, kaos mimarları, fitne simsarları, dedikodu ve tezvirat mahfilleri hiç boş durmamaktadır. Artan belirsizlikleri fırsat bilen, oluşan puslu havaya umut bağlayan iç ve dış karanlık odaklar oldukça faal ve etkin haldedir. Türk siyasetindeki dalgalanma gerçeği, siyasi partileri kapsamına alan bulanma ve kanama hali aslında dış kaynaklı bir proje ve planlamanın devrede olduğuna işaret etmektedir. Terörizm şiddet ve dozajını artırırken, Türkiye’nin milli ve tarihi direnci esnetilmekte, hatta kırılmak istenmektedir. Nitekim ülke ve millet olarak karşı cephede kurgulanan ve uygulama sahasına alınan oyun hem çok kirli, hem de çok acımasızdır. Siyasi tartışmalardaki sertlik, anlaşmazlıklardaki yoğunluk milli birlik ve beraberliğimize ağır hasar ve yara vermektedir.
 
47 YILLIK MİLLİ ÇİZGİSİNDEN KOPARTMA SİNSİLİKLERİ...
Selden kütük kapma sevdasına kapılıp da siyaseti gayri milli ölçekte dizayn etmek isteyenlerin değirmenine su taşıyanlar; bozgunculuğun ana damarı, yıkımın ana istasyonu, buhranın ana karargahı oldukları saklanamayacak kadar nettir.  MHP’yi yapay tartışmaların içine çekerek kaleyi içten çökertme arzusu taşıyan; tarafları siyasetten ekonomiye, iş aleminden okyanus ötesine kadar uzanan geniş bir koalisyon faaliyettedir. Amaç, Türk milletinin medeniyet yürüyüşünü kösteklemektedir. Amaç, bir türlü başarılamayan, bir türlü ulaşılamayan kanlı kardeş kavgasını tutuşturmaktadır. Bu yüzden Türk milletinin özgüveniyle, öz değerleriyle oynanmakta; Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e devamlı surette karamsarlık aşılanmaktadır. Dava arkadaşlığı hukukunu aşındırmak isteyenler su katılmamış mesnetsiz iddialara bel bağlamaktadır. Türkiye’nin gelecek umudu, son siperi, son burcu Milliyetçi Hareket Partisi’ni geriletme, içe kapatma, 47 yıllık milli çizgisinden kopartma sinsilikleri esasen yabancısı olmadığımız bir saldırıdır. Bu saldırı dün vardı, bugün de tedavüldedir"
 
Kaynak: AA

AK Parti olağanüstü kongresi 22 Mayıs'ta yapılacak
AK Parti, yeni genel başkanını belirleyeceği olağanüstü kongreyi 22 Mayıs'ta yapacak.

AK Parti olağanüstü kongresi 22 Mayıs'ta yapılacak

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı için Resmi Konut'tan ayrılarak AK Parti Genel Merkezi'ne geçti. MYK üyeleri ve Davutoğlu'nun Genel Merkez'e gelişinin ardından gözlerin çevrildiği toplantı sona erdi. AK Parti kongresinin 22 Mayıs'ta yapılmasına karar verildi.

Resmi programa göre saat 11.00'de yapılması beklenen toplantı saat 12.10'da başladı. 40 dakika süren toplantı saat 12.50'de sona erdi. Toplantıda olağanüstü kongrenin 22 Mayıs'ta toplanmasına karar verildi.

 


Yakıt tasarrufu sağlayacak 'jant' tasarladı
Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Yüksekokulu Araştırma Görevlisi Merve Yavuz Erkek, rüzgar direnç katsayısı düşürülerek, araçlarda yakıt tüketimini azaltmaya yardımcı olacak jant tasarladı.

Yakıt tasarrufu sağlayacak 'jant' tasarladı

 
Makine Yüksek Mühendisi Erkek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, motor ve araç teknolojilerinde son yıllarda ciddi bir gelişme yaşandığını söyledi.
 
Araç aksamları konusunda yakıt tasarrufuna yönelik bir çalışma yapmaya karar verdiğini dile getiren Erkek, yaklaşık bir yıl önce farklı bir jant tasarımı için araştırma içine girdiğini anlattı.
 
Bu jantın diğerlerinden farklı olması, özellikle yakıtta tasarruf sağlaması için çalıştığını aktaran Erkek, "Araç sahipleri yakıtın pahalı olmasından sürekli dert yanıyor. Bu çerçevede, nasıl katkımız olur diye düşündük. Eşimin ve bir arkadaşımın desteğiyle sonunda bu jant ortaya çıktı." dedi.
 
Yaptıkları araştırma sonrasında tasarladığı yeni jantın yakıt tüketimini azaltmaya yardımcı olduğunu belirlediklerini ifade eden Erkek, bu jant için patent başvurusunda bulunduğunu söyledi.
 
Başvurusunun onaylanmasını beklediğini belirten Erkek, bir kadın olarak tasarladığı jantla bütün sürücülerin cebine, ülke ekonomisine katkı sağlayacağını vurguladı.

Bursa'da terör saldırısı
Bursa'da, tarihi Kapalıçarşı'nın Ulu Cami cephesindeki girişine yakın bir bölgede meydana gelen terör saldırısında, üzerindeki bomba düzeneğini patlatan kadın terörist öldü, 13 kişi yaralandı.

Bursada terör saldırısı

Alınan bilgiye göre, Bursa'da tarihi Kapalıçarşı'nın Ulu Cami cephesindeki girişine yakın noktada patlama meydana geldi.
 
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis, ambulans ve itfaiye ekibi sevk edildi. Patlamada yaralananlar, ambulanslarla hastanelere kaldırıldı.
 
Çevreyi güvenlik çemberine alan polis ekipleri, olay yerinde inceleme başlattı.
 
Bölge yakınında güvenlik önlemleri artırıldı
Tarihi Bursa Kapalı Çarşı dahil, olayın meydana geldiği bölgenin yakınındaki tüm cadde ve sokaklarda güvenlik önlemleri artırılırken, çarşı esnafı dükkanlarını kapattı.
 
Trafik akışı da Altıparmak Caddesi'nden Atatürk Caddesi'ne kadar durduruldu.
 
Bursa Valiliğinden canlı bomba açıklaması
Öte yandan, Bursa Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, saat 17.26'da merkez Osmangazi ilçesi Ulu Cami batı kapısı yakınında patlama meydana geldiği, olayda, intihar bombacısı olduğu düşünülen bir kadının, üzerindeki düzenekle kendini patlattığı bildirildi.
 
Başbakan Davutoğlu: Teröre karşı en kararlı tutumu sergilemeye devam edeceğiz
 
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu: 13 yaralı tedavi altında
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, ambulanslarla 13 yaralarının hastanelere taşındığını belirterek, "13 hastamız arasında ağır diyebileceğimiz ciddi bir vaka yok çok şükür. Diğer bütün yaralılarımıza da Allah'tan acil şifalar diliyorum. Kulak çınlaması gibi ayaktan gelen vakalarla birlikte hastaneye müracaat sayısı şu anda son bilgi, yaklaşık 20 civarına ulaştığı şeklinde." dedi.
 
 
 
"Terörist 25 yaşlarında"
Saldırgana ilişkin gerekli incelemelerin İçişleri Bakanlığınca yapıldığına işaret eden Müezzinoğlu, "Terörist 25 yaşlarında bayan, parçalanmış vaziyette. Kimlik bilgileri ve ilişkili olduğu yapıyla ilgili İçişleri Bakanlığımız gerekli incelemeleri yapıyor." diye konuştu
 
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: Haksız şekilde İslam dünyasını ilzam eden bir anlayış var
 
Davutoğlu saldırıyla ilgili bilgi aldı
Bu arada, Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Başbakan Ahmet Davutoğlu, patlamanın ardından AK Parti Genel Merkezi'nde İçişleri Bakanı Ala ile bir araya geldi.
 
Davutoğlu, Bakan Ala'dan terör saldırısına ilişkin bilgi aldı. Bursa Valisi Karaloğlu ile de telefonda görüşen Başbakan Davutoğlu, Karaloğlu'na geçmiş olsun dileklerini iletti.
 
Bursa Valisi Karaloğlu: Hayati tehlikesi olan yaralımız yok
Bursa Valisi Münir Karaloğlu, saldırının meydana geldiği Ulu Cami'nin batı kapısı civarında incelemelerde bulundu, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız'dan bilgi aldı. 
 
Daha sonra Muradiye Devlet Hastanesindeki yaralıları ziyaret eden Karaloğlu, çıkışta gazetecilere yaptığı açıklamada, patlamada yaralanan 8 yaralının çeşitli hastanelerde yatarak tedavi gördüğünü söyledi.
 
Hiçbir yaralının hayati tehlikesi bulunmadığına işaret eden Karaloğlu, "Hayati tehlikesi olan yaralımız yok, şükürler olsun. Bir kısmının çok hafif işitmeye bağlı problemleri, bir kısmında travmatik problemler var." diye konuştu.
 
Kaynak aa


Komşu'da kalan topraklar 40 yıl sonra geri alındı
 
Türkiye-Gürcistan sınırındaki derenin, yatağını değiştirmesiyle Komşu'da kalan 15 dönümlük arazi 40 yıl sonra geri alındı. Heyetler arası yapılan görüşmelerin ardından arazinin Türkiye'ye verilmesi kararlaştırıldı; protokol imzalandı.

Komşu'da kalan topraklar 40 yıl sonra geri alındı

Gürcistan tarafında kalan arazinin Türkiye'ye iadesi için Posof'taki Türgözü Sınır Kapısındaki görüşmelere 10 kişilik Gürcü heyeti geldi. Türkgözü Sınır Kapısında Kaymakam Ufuk Özen Alibeyoğlu'nun karşıladığı Güristan heyeti, Türkgözü Sınır Kapısındaki salonunda 13 kişilik Türkiye heyetiyle görüşmeye başladı. 
Yapılan ilk görüşmede Türkiye heyetine Posof Kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu, Gürcistan heyetine ise Gürcistan Dışişleri Bakanlığı Avrupa İşleri Departmanı, Sınır Tespiti ve Sınır İlişkileri Bölüm Başkanı İveri Melaşvili başkanlık yaptı.
 
PROTOKOL İMZALANDI
Geçen hafta yapılan ikili görüşmelerin ardından dere yatağının bulunduğu Posof'a bağlı Yurtbekler köyüne gidilerek, yer tespiti yapıldı. Yapılan çalışmalar sonunda Çaksu Deresi'nin yatak değiştirmeden önceki yerine alınması ve 15 dönümlük arazinin Türkiye tarafına verilmesi kararlaştırılarak protokol imzalandı.
 
 
DERE YATAĞI 90 METRE GERİ ÇEKİLECEK
Protokole göre, Çaksu Deresi bölgesindeki çalı- çırpı, maki, ottan oluşan bitki örtüsü  temizlenecek, orman ağaçlarının 2 metreye kadar olan dalları kesilecek. Ayrıca tek taraflı olarak ilave harita ölçüm çalışmaları yürütülecek. Araziyi gösterir krokide bazı yerlerde mevcut dere yatağı 90 metre geri çekilecek. Dere, bundan sonra kesik kırmızı çizgilerle gösterilen eski yatağından akacak.
 
'40 YIL SONRA TOPRAĞIMA KAVUŞTUM'
Yurtbekler Köyü'nden Süleyman Çelik (78), yarım asra yakın bir süre sonra 15 dönümlük arazisine (Yaklaşık 15 futbol sahası büyüklüğünde)  kavuşmanın sevincini yaşadı. Çelik, dere suyunun o zaman yatak değiştirmesi nedeniyle topraklarının Gürcü tarafında kaldığını kaydederek, "Toprak kaybetmek bana büyük acı veriyordu. Yıllar önce Devlet Su İşleri Müdürlüğü'ne durumu bildirdim ama yeterince ilgilenmedikleri için iş bu zamana kaldı.'' dedi.
İlk tespitin 2013 yılında yapıldığını söyleyen Çelik, ''Gürcü ve Türkiye yetkililerinden oluşan komisyon, bu konu üzerinde çalışarak topraklarımızın geri verilmesine yardımcı oldular. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Allah devletimize zeval vermesin. 40 yıl sonra toprağıma kavuştum." şeklinde konuştu.
Süleyman Çelik, 40 yıldır işlenmeyen toprağının çok verimli olduğunu belirterek, içindeki  yabani ot ve ağaçları temizleyip ekip- biçeceğini söyledi.
 
Kaynak: DHA



İstanbul ve birçok ilde elektrik kesintisi

İstanbul ve birçok ilde elektrik kesintisi

Türkiye genelinde elektrik kesintisi yaşandı. Elektrik kesintisinin nedeninin TEİAŞ işletimindeki enterkonnekte sisteminde oluşan teknik arıza nedeniyle gerçekleştiğini bildirdi.

İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinde akşam saatlerinden itibaren elektrik kesintileri yaşanıyor. 
 
Elektrik kesintilerinin yaşandığı iller ise şöyle; 
 
İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Van, Hakkari, Trabzon, Erzincan, Erzurum, Iğdır, Samsun, Gaziantep, Rize, Sakarya, Mersin, Yalova, Kayseri, Düzce, Adana.
 
İLK AÇIKLAMA BEDAŞ'TAN GELDİ
 
Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş (TEDAŞ) henüz yaşanan elektrik kesintilerine dair resmi bir açıklama yapmadı. Öte yandan BEDAŞ, Twitter'dan yaptığı açıklamada yaşanan arızaların TEİAŞ kaynaklı olduğunu, gerekli incelemelerin yapıldığını duyurdu.
 
BEDAŞ ve AYEDAŞ'IN İNTERNET SİTELERİ ÇÖKTÜ
 
Yaşanan elektrik kesintilerinin ardından BEDAŞ ve AYEDAŞ'ın resmi internet sitelerine erişim sağlanamıyor.


Mahsur kalan Rusları, Türk Timi kurtardı

Rusya’dan hücum botuyla yola çıkarak Afrika kıtasındaki Madagaskar Cumhuriyetine giden çılgın iki Rus genç, botlarının patlayarak su alması sonucu İstanbul Boğazında mahsur kaldı.

 
Botlarını tamir edemeyen ve denizin ortasında hareketsiz şekilde batmaya başlayan gençlerin yardım çığlıklarını duyan Genç Denizciler ve Dayanışma Derneği (GEDDAD) SAR timleri, Rus gençleri nefes kesen operasyonla boğulmaktan kurtardı.
Dünyada olup biten olayları, savaşları ve sorumlu coğrafyaları kayıt altına alarak Rus halkına göstermek isteyen mühendis Alexander Panov (27) ve market görevlisi Artem Kirakozov (35) isimli iki Rus, hücum botuyla Rusya’nın Moskova şehrinden 3 gün önce yola çıktı. Evrakları tam olan, yanlarına aldığı kumanyalarla birlikte 20 gün içinde Afrika kıtasının Madagaskar Cumhuriyetine varmaya çalışan Rus gençleri, zorlu yolları aşarak İstanbul Boğazına ulaştı.
 
 
Rus gençler İstanbul Boğazına giriş yaptıklarında Kuleli açıklarında botları, altta değen bir cisim nedeniyle patladı. Botun su aldığını fark eden gençler, pompayla suyu tahliye etmek istedi ancak başarılı olamadı. Botu tamir edemeyen Rus gençler, boğazdaki akıntı nedeniyle Ahırkapı açıklarına sürüklendi. Akıntıyla birlikte sürüklenen gençler bir süre sonra İngilizce “Help” yardım çığlığı atarak el ve kol hareketleri yapmaya başladı.
TÜRK ARAMA KURTARMA TİMİNDEN NEFES KESEN OPERASYON
Rus gençlerinin yardım çığlıklarını duyarak el ve kol hareketlerini gören Genç Denizciler ve Dayanışma Derneği (GEDDAD) SAR timleri hücum botuyla yola çıktı. Ruslara ulaşan tim, nefes kesen bir operasyonla onları kurtardıktan sonra botlarıyla birlikte GEDDAD Ahırkapı İstasyonuna götürdü. Botlarının suyla dolması ve sürüklenmesi nedeniyle endişelenen Rusların zarar gören botu timler tarafından tamire alındı. Güvenli yere götürülen Rus gençleri olayın şokunu atlattıktan sonra misafir edilmek üzere GEDDAD merkez binasına götürüldü.
 
 
RUS GENÇLERİNİ İSTANBUL’DA MİSAFİR ETTİLER
Rus gençleri karşılayan GEDDAD Yönetim Kurulu Başkanı Umur Zamanoğlu, onları dernek binasında misafir etti. Gençlerin tüm ihtiyaçlarını gideren Zamanoğlu, onlarla sohbet ederek tavsiyelerde bulundu. Yaşanan olay hakkında açıklama yapan Kaptan Umur Zamanoğlu, “Botlarında bir problem meydana geliyor. Botun altı zarar gördüğü için su almaya başlıyor. Bu olay yaşanırken bizim arkadaşlara ulaşıyorlar. Arkadaşlarımız onları fark edince onlara yardımda bulunuyor ve kurtarma istasyonumuza çekiyorlar. İstasyona çekildikten sonra gerekli bakım çalışmalarını yapıyorlar” dedi.
Arkadaşıyla birlikte yolculuğa çıkan Rus genci Artem Kirakozov ise, şunları söyledi:
“Moskova’dan Madagaskar’a uzanan bu yolculuğu 6 metrelik bir şişme kurtarma botuyla gerçekleştiriyoruz. Bu seyahat esnasında vermek istediğimiz mesaj ise; insanların sınırlarını zorlayarak neler yapabilecekleri, korkularıyla yüzleşerek her şeyi elde edebileceklerdir. Dünyanın en tehlikeli yerlerine hareket halindeyiz. Gerek İstanbul Boğazı, Yunanistan’da göçmenlerin bulunduğu bölgeler, Afganistan, Mısır ve Aden Körfezindeki tehlikeli bölgeleri seyahat ederek, her gün işinden evine giden insanlara mesaj vermek istiyoruz. Dünyada çeşitli sıkıntıların ve tehlikeli yerlerin olduğunu aktarmak istiyoruz.”
“ENDİŞELENMEYE BAŞLADIĞIMIZ BİR MELEK GİBİ GÖKYÜZÜNDEN DÜŞTÜLER”
Rus Kirakozov, böyle bir problemle karşılaşırız diye hazırlıklı olduklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok korktuğumuz söylenemez ama endişelenmediğimiz de söylenemez. Burada kaldık, suyun ortasındayız ve nereden yardım bulabiliriz diye düşünüyorduk. Endişelenmeye başladığımız da bir melek gibi gökyüzünden düştüler. Bizi aldılar, çok fazla İngilizce bilgileri yoktu ama tek yapmak istedikleri şey oda bize yardım etmekti. Bir melek gibi geldiler, yardım ettiler ve şimdi de sizle beraberim.”
“ÜLKEMİZDE TÜRK HALKINA ÖN YARGI OLMADIĞI GİBİ DÜŞMANLIKTA BESLENMİYOR”
Kirakozov, “Son dönemde bozulan Türk-Rus ilişkileri konusunda Rus halkının düşüncesi nedir?” sorusuna şöyle yanıt verdi: “Düşünülen ya da göründüğü gibi değil. Ülkenize geldiğimizde gerek kolluk güçlerinin gerekse gönüllü insanların hatta halk, bize yardım etme gayesi içerisinde ve dostane yaklaşıyor. Ülkemizde Türk halkına hiçbir şekilde ön yargı olmadığı gibi düşmanlık beslenmiyor. Tıpkı onların bizi ağırladığı gibi biz de iyi niyet ve duygular besliyoruz. Öte yandan politik hamleler gereği bu tür şeyler oldu. Ancak her iki halkında birbirine karşı ön yargı, şiddet eylemi olmadığı gibi her iki halk dost”
GEDDAD binasında konaklayan Rus gençler, botlarının tamiratının bitirilmesinin ardından Ahırkapı İstasyonundan Çanakkale Boğazına doğru uğurlandı. Çanakkale Boğazını geçerek Akdeniz’e inecek olan gençler, Aden Körfezinden geçerek Atlas Okyanusuna açılacak.
 
Kaynak:İHA
 


İstanbul'da elektrik kesintisi

İstanbul'da Ataşehir, Üsküdar, Maltepe, Pendik, Ümraniye ve Kadıköy'ün bazı mahallelerine 24 Nisan'da elektrik
kesintisi olacak.


İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım AŞ'nden yapılan açıklamaya göre Ataşehir'de 09.00-17.00'de, İçerenköy Mahallesi, Kılıç, Kaya, Dere, Huzur Hoca, Doğanbey ve Değirmen Yolu sokaklarında, Üsküdar'da 09.00-12.00'de, Aziz Mahmut Hüdayi Mahallesi, Harem Sahil Yolu, Tulumbacılar, Mehmet Paşa Değirmeni, Öğdül sokaklarında, Maltepe'de 09.00-13.30'te, Büyükbakkalköy Mahallesi, Çiftlik Yolu ve Alim sokaklarında elektrik kesintisi yapılacak.

Pendik'te 09.00-15.00'te, Ramazanoğlu Mahallesi, Gazi, Kudüs, Çetin, Uygur, Ensar, Yazgan, Ankara, Hızır Reis, Bosna, Parseller, Şimşek, Vadi, Hicret, Ayyıldız sokaklarına, Ümraniye'de 09.00-15.00'te, Saray Mahallesi Üntel Sokak'a, Kadıköy'de 01.00-06.00'da, Kozyatağı

Mahallesi, Saniye Ermutlu Sokak'a elektrik verilemeyecek.



THY'DE İKİ KADIN KAPTANLI İLK UÇUŞ!
 
Türk Hava Yolları’nın uzun menzilli uçuşunda, kokpitte iki kadın kaptan pilotun görev yapmasıyla Türkiye’de bir ilk yaşandı.
 

THY'DE İKİ KADIN KAPTANLI İLK UÇUŞ!

 
THY’nin tek kadın uçuş öğretmen pilotu olan kaptan pilot Emel Arman ile kaptan pilot Ferihan Işık, 10 saatlik Şikago-İstanbul uçuşunda kokpitte yerlerini almalarıyla THY’de ‘iki kadın kaptan’lı ilk uzun menzilli uçuş gerçekleştirildi. Uçuşlarında iki kadın kaptan pilotu gören yolcular, uçağın inişinden sonra iki kaptan ile hatıra fotoğrafı da çektirmeyi ihmal etmediler.
 
Türk Hava Yolları’nda zaman zaman kısa ve uzun menzilli uçuşlarda da kaptan pilot ve ikinci pilotun kadından oluştuğu uçuşlar yapılıyor ancak 29 Mart’taki TK6 sefer sayılı Şikago-İstanbul uşunda şirketin tarihinde bir ilk yaşandı. Yaklaşık 10 saat süren Airbus 330 tipi uçağın kokpitinde iki kadın kaptan pilotun yer almasıyla THY’de ilk kez bir uzun menzilli uçuşta iki kadın kaptan’lı uçuş yapılmış oldu.İki kadın kaptan pilotun uzun uçuşu büyük ilgi de gördü.
 
Yolcular uçuş sonrası iki kaptan pilotla hatıra fotoğrafı çektirerek onları tebrik ederken pilotlar da uçuşta bulunan robot yarışmasında ödüller alan iki ayrı lise öğrencilerine anonsla tebrik ederek jest yapması büyük bir alkış aldı. Kokpitte 1997 yılında okyanusu aşan ilk Türk kadın pilotu olan kaptan pilot Emel Arman ile kaptan pilot Ferihan Işık ve ikinci pilot Ulaş Yaman yer aldı. THY kaptan pilotu Emel Arman,”Benim 10 devre altımdan aynı okuldan mezun Ferihan’la uçuş yapmanın mutluluğunu yaşadım. Kendisi özel birisi ve uçuşta çok özel oldu. İlk kez kaptan bayanla uçtum.Çok gururlandım” dedi.
 
THY’Nİ N TEK KADIN UÇUŞ ÖĞRETMEN KAPTAN PİLOTU EMEL ARMAN
 
Türk Hava Yolları’nda 21 yıldır uçan Airbus 330 kaptan pilotu Emel Arman aynı zamanda şirketin tek kadın uçuş öğretmen kaptan pilotu… Arman Kaptan, 2.5 yıldır pilotta yetiştiriyor. Kaptan pilot Arman,”Airbus 330 öğretmeniyim, bundan sonra tecrübemi mümkün olduğu kadar aktarmak ve kalıcı bir şeyler bırakmak istiyorum. 2.5 yıldır eğitim de veriyorum” diye konuştu.
 
THY’de 11 yıldır uçan ve 4 yıldır kaptan pilot olan Ferihan Işık,”Pilotluk benim çocukluk hayalimdi. Liseden sonra Anadolu Üniversitesini araştırdım oraya sınavlara girdim ve kazandım. Benden önce Emel kaptanım vardı,üst devremiz bize örnek oldu. Uçuşta hislerimse çok özeldi.Emel kaptanla uçmanın mutluluğunu yaşadım. 10 yıl benden kıdemli örnek alabileceğim en iyi kaptanlardan biriyle 10 saat uçtuk” dedi.
 
Yolculardan çok olumlu tepkiler aldıklarını belirten Kaptan Işık, “Yolcularımız çok mutlu oluyorlar ve tebrik ediyorlar kadınların böyle mevkilere gelmesindeki memnuniyetlerini dile getirdiler. Yeni başlayacaklara disiplini ve çok çalışmalarını öneriyorum” şeklinde konuştu. THY’de 2006 yılında sadece 6 olan Türk kadın pilot sayısı 71’i buldu. THY’de ayrıca 12 de yabancı pilot çalışıyor.
 
İLK DEFA TÜM UÇUŞ EKİBİNİN KADIN OLDUĞU UÇUŞU DA YAPTI
 
THY Kaptan pilotu Emel Arman’ın daha önce yaptığı Trabzon uçuşunda tüm uçuş ekibinin kadınlardan oluşmasıyla THY’de ilk kez tüm ekip üyelerinin kadınlardan oluşan tarihi bir uçuşa imza atılmıştı.
 
Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksek Okulu Pilotaj bölümünü birincilikle bitiren Emel Arman, THY’nin ilk kadın pilotu olmuştu. Arman, 1997 yılında Atlas Okyonusu’nu geçerek ABD’nin New York kentine gitti ve okyonusu aşan ilk Türk kadın pilotu oldu.
Pelin Batu hızlı trenin kömürle çalıştığını sanıyor
Hükümeti eleştirirken Pamukova'daki hızlı tren kazasını örnek veren Pelin Batu, "Fazla kömür attıkları için raydan çıkmış" dedi.

Pelin Batu hızlı trenin kömürle çalıştığını sanıyor


Halk TV'de yayınlanan Ayşenur Arslan'ın sunduğu 'Medya Mahallesi' programına konuk olan Pelin Batu canlı yayında kendisini rezil etti. PAMUKOVA'DAKİ KAZAYI ÖRNEK VERDİ Bu sabah Marmaray'da yaşanan raydan çıkma olayının üzerinden hükümeti eleştirmek isteyen Pelin Batu, Sakarya'nın Pamukova ilçesinde meydana gelen hızlandırılmış tren kazasını örnek verdi. "KÖMÜR ATIP HIZLANDIRMIŞLAR" Pelin Batu "Hızlı tren dediler sonra mühendisler ortaya çıktı, hızlı tren değil, sadece daha fazla kömür atarak hızlandırıp raydan çıkmıştı. Dolayısıyla insanlar ölmüştü" dedi. Oysaki hızlandırılmış tren elektrik ya da mazotla çalışıyor. KIVIRMAYA ÇALIŞTI Pelin Batu, bu açıklamalarından sonra gelen tepkilere Twitter'dan cevap verdi. Batu, "Bahsedilen başka tren, yıllar öncesinin bir kazası: ne kadar kötücül, ne kadar belaltı düşündüğünüzü yine kanıtladınız. Ne terbiyesizsiniz" dedi.

Türk gemisine korsan baskını
Nijerya açıklarında seyir halindeki Türk gemisi M/T Puli korsanların saldırısına uğradı. Saat 04.00 sularında baskın yapılan geminin 6 kişilik mürettebatı da kaçırıldı. Kimlikleri açıklanan mürettebatın nereye götürüldüğü ise henüz bilinmiyor.




Türk gemisi M/T Puli isimli tankerine Nijerya açıklarında korsan saldırı düzenlendi. Malta bayraklı 148 metre boyundaki M/T Puli adlı tanker Nijerya açıklarında seyir halindeyken bugün Türkiye saati ile saat 04:00 sularında korsan saldırısına uğradı. Korsanlar M/T Puli adlı tankerdeki aralarında kaptanların da bulunduğu 6 Türk denizciyi kaçırdı.
Mürettebatın kimlikleri açıklandı
Deniz Haber Ajansı'nın haberine göre, kaçırılan mürettebatın kimlikleri, İlkay Olgun (Kaptan), Haluk Buran (2.Kaptan), Furkan Topcu (3.Kaptan), Mehmet Babacan (Baş Makinist), Şükrü Dömbek (Elektrik), Eray Falay (Usta Gemici) olarak açıklandı.
Korsanların elinde bulunan Türk denizcilerin sağlık durumunun iyi olduğu, M/T Puli adlı tankerin de emniyetli bir şekilde seyrine devam ettiği belirtildi.
Açıklamada Dışişleri Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve diğer ilgili makam ve kurumlar ile temasa geçildiği, konuyla ilgili gelişmelerden kamuoyunun bilgilendirileceği ifade edildi


TEM'de zincirleme kaza: 1 kişi öldü, yol trafiğe kapandı

20160412AW716308_01.jpg

İstanbul'da TEM Otoyolu İSTOÇ mevkiinde 13 araç birbirine girdi. 1 kişinin hayatını kaybettiği kaza nedeniyle Edirne yönü bir süre trafiğe kapandı.

İstanbul'da TEM Otoyolu'nda meydana gelen kazada bir kişi hayatını kaybetti.

TEM Otoyolu'nun İSTOÇ mevkiinde zincirleme trafik kazası meydana geldi.

13 aracın birbirine girdiği kaza sonrası, olay yerine çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edildi.

 

AÖF sınav giriş yerleri açıklandı

16-17 Nisan tarihinde yapılacak olan AÖF ara sınavları için giriş yerleri belli oldu.
AÖF sınav giriş yerleri açıklandı

AÖF sınav giriş yerlerini sorgulamak isteyen öğrenciler öğrenci sistemine giriş yaparak sınav giriş belgelerini sorgulayabilirler.
 
Hafta sonu yapılacak olan sınavlar için giriş yerini öğrenmek isteyen adaylar aşağıdaki linke tıklayarak sınav yerlerini öğrenebilirler. AÖF sınav giriş yerleri internet üzerinden sorgulanacak olup adreslere gönderilmeyecektir.
 
 
1. Sınava girebilmeniz için yanınızda Sınav Giriş Belgesi (bu belge) ile Fotoğraflı ve Onaylı Kimlik Belgesi (fotoğraflı ve soğuk damgalı nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, süresi geçerli pasaport, zorunlu askerlik görevini yerine getirmekte olan er/erbaşlar ile askerî öğrenciler için askerî kimlik belgesi, Türkiye Barolar Birliği tarafından verilen Baro Kartı/Avukat Kimlik Belgesi, Türk vatandaşlığından izinle ayrılanlar ve bunların kanuni mirasçılarına ait pembe/mavi kartlar, yurt dışında yapılan sınavlarda o ülkeye ait nüfus cüzdanı
niteliğindeki resmî belge bu amaçla kullanılabilir.) bulundurmanız gerekmektedir. Bunların dışında başka hiçbir belge sınava girebilmeniz için geçerli olmayacaktır.
 
2. Sınava girebilmeniz için gerekli belgeler dışında, yanınızda kâğıt, kitap, defter, not vb. dokümanlar; pergel, açıölçer, cetvel vb. araçlar; cep telefonu, bilgisayar, tablet, telsiz, kamera vb. iletişim, depolama, kayıt ve veri aktarma cihazları; ruhsatlı veya resmî amaçlı olsa bile silah ve silah yerine geçebilecek nesneler bulundurmanız yasaktır.
 
3. Sınavda hesap makinesi kullanabilirsiniz. Ancak, kullanacağınız makinede alfabetik tuş takımı (A, B, C, ve program yapılmasına,saklanmasına, çalıştırılmasına imkân veren EXE, STORE, RUN vb. tuşlar bulunamaz.
 
4. Sınavda yapacağınız işaretlemeler ve yazacağınız yazılar için yanınızda koyu yazan siyah kurşun kalem ve iz bırakmayan silgi bulunmalıdır.
 
5. Sınava gireceğiniz binayı, sınavdan en az bir gün önce görmeniz yararınıza olacaktır.
 
6. Kimlik kontrolleri, üst araması ve salona yerleştirme işlemlerinin zamanında tamamlanabilmesi için sınavdan en az bir saat önce sınav binasında hazır bulunmanız gerekmektedir.
 
7. Resmi kıyafetle (kıtalarından izinli er ve erbaşlar haricinde) sınava giremezsiniz.
 
8. Sınavın ilk 15 dakikası içinde gelen adaylar Bina Sınav Sorumlusundan temin edecekleri İzin Belgesi ile sınava girebilirler. İlk 15 dakikadan sonra, her ne sebeple olursa olsun hiçbir adayın sınava girmesine izin verilmez.
 
KULLANILAN KISALTMA VE TERİMLER 
 
1.AA ile CC arası "Geçer" notudur.
 
2.CD ile DD arası "Koşullu Geçer" notudur; Genel Not Ortalaması 2,00 ve üzerinde ise bu derslerden geçer,
altında ise akademik yetersizlik uyarısına göre işlem yapılır.
 
3.FF, YZ, DZ "Kalır" notudur. Bu dersler tekrar alınmak zorundadır.
 
4.Mezun olabilmek için öğrencinin Genel Not Ortalamasının en az 2,00 olması ve DZ,YZ ve FF notu olmaması gerekir.
 
5.Durum sütunundaki ifadeler Genel Not Ortalaması baz alınarak gösterilmiştir.


Putin'in parasını Tatyana akladı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in sözcüsü Peskov'un eşi Tatyana Navka'nın Virgin adalarında kurduğu şirket üzerinden Putin'in 2 milyar dolarını akladığı öğrenildi.

Putin'in parasını Tatyana akladı

Dünyanın gizliliğe en önem veren hukuk firmalarından biri olan Panamalı Mossack Fonseca'ya ait olduğu öne sürülen 11 milyonu aşkın gizli belge sızdırıldı.
 
PUTİN LİSTENİN BAŞINDA
 
Belgelerde dünya liderleri ve ünlülerin vergi kaçırmak ve para aklamak için hangi yollara başvurduğuna ait kanıtlar olduğu iddia edildi. En dikkat çeken isim ise Rusya lideri Vladimir Putin...
 
Belgelerde, Putin'in yakın çevresinde bulunan isimlerin 2 milyar dolarlık bir hacmi yönettikleri görülüyor. Panama Papers'ta Putin'in sözcüsü Dmitriy Peskov'un eşi öne çıkıyor.
 
PUTİN'İN PARASINI TATYANA AKLADI
 
Putin'in, offshore para aktarımını Kremlin sözcüsü Peskov'un eşi Tatyana Navka aracılığıyla paylaştığı anlaşıldı.
 
Buna göre Navka Virgin adalarında offshore şirketi kurdu. Putin'in 2 milyar doları bu şirket üzerinden aklandı.
 

Mahkemeden MHP için olağanüstü kurultay kararı

mhp-bayrak-11-05-15.jpg

Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi, MHP'nin olağanüstü kurultaya gitmesine karar verdi. Mahkemenin atadığı 3 kişilik kayyum, MHP'yi kurultaya götürecek. MHP, kararı Yargıtay'a taşıyacak.

MHP'li muhaliflerin açtığı davada, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi, "Kurultay Çağrı Heyeti" oluşturularak, partinin olağanüstü kurultaya götürülmesi kararını verdi.
Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde, sadece davacı muhalifler ve avukatları ile MHP'nin avukatlarının katıldığı duruşma sona erdi.
 
Duruşma sonunda hakim, muhaliflerin, "Kurultay Çağrı Heyeti" oluşturularak, partinin olağanüstü kurultaya götürülmesi talebinin kabulüne karar verildiğini açıkladı. 
HEYET BELLİ OLDU
 
Duruşmada, Büyük Kongreyi toplantıya çağırmak üzere, kapatılan Aksaray İl Başkanı Ayhan Erel, MHP Kurucular Kurulu Üyesi Ali Sağır ve Bursa Üst Kurul Delegesi Mehmet Bilgiç'in "Kurultay Çağrı Heyeti" olarak görevlendirilmesine karar verildi.
 
Öte yandan, duruşmanın ardından taraflar arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.
''EN KISA ZAMANDA TEMYİZE GİDECEĞİZ''
Parti genel merkezinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, mahkemenin kararına tepki gösterdi.
Mahkemenin böyle bir karar vermesini beklemediklerini belirten Yalçın, mahkemeye gönderdikleri cevabi yazıda ve yapılan savunmada mahkemenin yetkisizliğinden başlamak suretiyle, siyasi partilerde muhatabın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Anayasa Mahkemesi olduğunu ısrarla ifade ettiklerinin altını çizdi.
 
Parti avukatlarının bütün savunmalarında Anayasa Mahkemesi'nin geçmiş uygulamalarından örnekler vermek suretiyle kuvvetli bir dayanağı da esasında oluşturduklarını vurgulayan Yalçın, "Dolayısıyla Türkiye'de üçüncü büyüklükteki bir siyasi parti üstelik Meclis'te temsil edilen bir partinin sadece bir dernekmişçesine kayyuma teslim edilmeye kalkılması aslında hayretle takip edilecek bir sonuç. Bu nedenle bu kararın doğru olduğu kanaatinde değiliz isabetli bulmuyoruz" diye konuştu.
 
Yalçın, mahkemenin kararını isabetli bulmadıkları için de tükenmemiş yargı yolunu kullanmaya devam edeceklerini söyledi. "Milliyetçi Hareket Partisi bundan sonraki süreçte temyize gitmek suretiyle Sulh Hukuk Mahkemesinin almış olduğu bu kararın düzeltilmesini talep edecek. Öncesinde bir yürütmeyi durdurma talebiniz de olacak mı?" sorusuna Yalçın, "Bu kararın düzeltilmesi adına Milliyetçi Hareket Partisi her türlü yol ve yöntemi hukuk çerçevesi içerisinde deneyecektir, teşebbüs edecektir" yanıtını verdi.
 
Kararın çok daha yeni olduğuna dikkati çeken Yalçın, "Hukuk büromuzla bunu değerlendirmemiz gerekir. Henüz öyle bir aşamada değiliz ama onu yaptığımız takdirde kamuoyuna açıklarız" dedi.
 
Parti içindeki muhaliflerin karara ilişkin ilk açıklamalarını da değerlendiren Yalçın, şunları kaydetti:
 
"Hukuk yolu tüketilmeden böyle bir sonuca varmanın yanlış olduğu kanaatindeyiz. Dolayısıyla sonucu temyiz ettiğimiz makamlarda ve mahkemelerde görmek durumundayız. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi, kongre süreci ile ilgili yol haritasını ocak ayı itibariyle zaten ortaya koymuştu. Ocak ayında aldığımız kararı alan merci Merkez Yönetim Kurulu'dur. Dolayısıyla hatırlatıyorum, Merkez Yönetim Kurulu Milliyetçi Hareket Partisinin en yetkili karar alma mekanizmasıdır ve 2015 yaptığımız büyük kongre ile ortaya çıkmıştır. Böyle bir sonucu, böyle bir iradeyi kimsenin görmezden gelmesi mümkün olmamalıdır diye düşünüyoruz. O halde ocak ayında parti genel merkezi ki bu genel merkez şu anda genel başkanlık makamı, merkez yönetim kurulu, merkez disiplin kuruluyla boşluk kabul etmeyen bir şekilde işinin başındadır zaten. Her hangi bir boşluk yok. O halde alınan kararlar yetkili kurullarımız tarafından alındığına göre bu kararın bu takvimin devamında ısrarlıyız ve bunu gerçekleştireceğiz."
 
"Temyiz başvurusunu ne zaman yapacaksınız" sorusuna Yalçın "En kısa zamanda" karşılığını verdi.
 
Karar sonrası Genel Başkan Devlet Bahçeli ile partinin yetkili kurul üyelerinin toplantı yapıp yapmadıklarına ilişkin olarak da Semih Yalçın, Genel Başkan'ın ilgili kurul üyeleriyle her zaman temas halinde olduğunu, gerekli görüldüğü takdirde belki bundan yarım saat sonra böyle bir toplantının da gerçekleşebileceğini sözlerine ekledi.
SİNAN OĞAN'DAN AÇIKLAMA
MHP genel başkanlığına adaylığını açıklayan Sinan Oğan, ofisinde düzenlediği basın toplantısında, mahkemenin kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Biraz önce Türk milliyetçiliği hareketinin önünü açacak mahkeme kararı müspet neticelenmiştir" diyen Oğan, partilere, camialarına ve ülkeye hayırlı uğurlu olması temennisinde bulundu.
 
Kurultayın toplanması durumunda daha önce genel başkanlığa aday olacağını açıklayan Oğan, "Gönül isterdi ki bu karar mahkeme kararıyla alınmasın, gönül isterdi ki 548 delegemizin imzasıyla huzura getirilmiş kongre talebi Sayın Genel Başkanımızın isteğiyle, onayıyla işleme konulsun. Ama Sayın Genel Başkan bunu işleme koymadı ve bize mahkeme kapılarını gösterdi. Mahkeme bugün adaletli bir karar vermiştir. Bu süreç içerisinde mahkememizi baskı altına alma girişimleri netice vermemiştir. Türk adaletine olan güvenimiz bir kez daha burada tecelli etmiş ve kendisini göstermiştir" diye konuştu.
 
"ÜLKÜCÜ HAREKETİ ENGELLEMEYİNİZ"
 
Bundan sonra yapılacak işlemler için çağrı heyetine görev verildiğini anlatan Oğan, "Çağrı heyetimiz mahkemenin kararını ve gerekçeli kararını alır almaz, bir an önce kurultayımızın toplanması için işleme başlayacaktır. Bir an önce listeler çıkarılacaktır, salonlar tutulacaktır ve Allah nasip ederse 3 Mayıs Türkçülük Bayramı'nı takip eden hafta içerisinde kurultayımızı toplayacağız" ifadelerini kullandı.
 
Partisinin genel merkezine çağrıda bulunan Oğan, şöyle konuştu:
 
"Birinci merhalede bu işi siz yapmadınız, mahkeme kararıyla bu iş oldu. Şimdi bu işi engellemek için 'temyize gideceğiz, Anayasa Mahkemesine gideceğiz' gibi gerekçelerle daha fazla bu hareketin önünü tıkamayınız, ülkücü hareketi engellemeyiniz. Ülkücü hareket kurultay istiyor ve ülkücü hareket kurultayını gerçekleştirecektir. Allah nasip ederse, bir ay içerisinde kurultayımızı gerçekleştireceğiz ve ondan sonra da iktidar yürüyüşünü inşallah başlatacağız."
 
"TEBLİGATI ALIR ALMAZ BÜTÜN İŞLEMLER BAŞLAYACAKTIR"
 
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Oğan, kurultayın tarihi konusunda, 3 Mayıs'ı takip eden hafta sonunun kurultay için gerekli işlemleri yapmak için yeterli bir süre olduğunu bildirdi.
 
"Genel Merkezin temyize gitmesi durumunda ne yapacaklarına" ilişkin bir soru üzerine ise Oğan, temyizin, bu kararın uygulanmasını ve harekete geçilmesini engellemediğini ifade etti.
 
Genel Merkezin temyize de gidebileceğini ancak bunun kurultay sürecini kesintiye uğratmayacağını belirten Oğan, "Çağrı heyetinin görevi o anlamda temyizden bağımsız olarak devam edecektir. Tebligatı alır almaz bütün işlemler başlayacaktır" yanıtını verdi. 
 
Oğan, bir gazetecinin "Yargıtay'dan durdurulması yönünde bir karar çıkabilmesi durumunda nasıl bir yol izleyeceksiniz " sorusunu ise şöyle yanıtladı:
 
"Yargıtay'a Genel Merkezin müracaat edeceği anlaşılıyor. Yargıtay'ın da bu süreç içerisinde yürütmeyi durdurmak için bir gerekçesinin olması lazım. Yani MHP'nin bütün toplam kurultay delegelerinin yarısı 'kurultay istiyoruz' diyor. Yargıtay, ülkücü iradenin kurultay talebini ne diye engelleyecektir Mahkemenin yetkisizlik talebi o anlamda kabul görmemiştir, mahkeme kararını vermiştir. Daha önce Koray Aydın'ın da benzer bir davası söz konusuydu. Yargıtay kendisini o anlamda yalanlamayacaksa, Yargıtay'ın vereceği bir karar yok. Bu çerçevede Yargıtay daha önce bir karar vermiş durumdadır."
 
Bu sürece, hukuki açıdan hiç bir açık bırakmayacak şekilde hazırlandıklarına dikkati çeken Oğan, "Bizim ülkücü, milliyetçi avukatlarımızın hazırladığı bu süreç içerisinde hukuka tamamen uygun kararlar alınıyor. Yargıtay'ın içtihatlarına uygun kararlar alınıyor. Biz patrikhane avukatlarından görüş falan da istemedik bu çerçevede onu da ifade edeyim" değerlendirmesinde bulundu.
 
"TEK BİR GENEL BAŞKANLA ÇIKACAĞIZ"
 
Oğan, MHP'nin demokratik bir yarışa sahne olacağını belirterek, genel başkanlığa aday olmanın herkesin hakkı olduğunu, birleşmelerin ikinci, üçüncü turda olacağını tahmin ettiğini kaydetti.
 
MHP tüzüğüne göre ilk turda salt çoğunluğa ihtiyaç olduğunu, ikinci turda da birinci turun benzer bir şekliyle devam edeceğini ve üçüncü turda en çok oyu alanın kazanacağını vurgulayan Oğan, "Dolayısıyla birleşmeler muhakkak olacaktır ama asıl birleşmeyi delege, kurultay salonunda yapacaktır. Devlet Bey'in kazandığı seçim de benzer bir �ekilde olmuştu. Biz ülkücü iradeye güveniyoruz, kendimize güveniyoruz. Biz bu yarışa hazırlandık. Bu yarışın neticesinde de kurultaydan başarıyla çıkacağımıza inanıyoruz" dedi.
 
Oğan, "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den bir randevu taleplerinin olup olmadığına" ilişkin bir soru üzerine ise şunları kaydetti:
 
"Sayın Genel Başkanım bu çerçevede bir randevu talebinden ziyade, bizim büyüğümüzdür, Devlet Ağabeyimizdir. Bu karardan sonra Devlet Ağabeyin bizi, bütün adayları çağırıp, sükunetle, suhuletle bir kongrenin yapılması için danışma mekanizması oluşturmasını bekliyoruz. Genel Merkezimizden böyle bir çağrı, Sayın Genel Başkanımızdan böyle bir çağrı geldiği takdirde, seve seve bunu kabul edecek ve kurultayımızı hep beraber gerçekleştireceğiz. Her ne olursa olsun biz kurultay salonuna çok adayla gireceğiz ama tek bir genel başkanla çıkacağız. Hiç kimse ülkücü hareketi bölmek, parçalamak gibi bir düşünce, bir beklenti içinde olmasın, kurultayımızda bir kavga bir dövüş asla olmayacaktır. Ülkücü harekete yakışır bir şekilde kurultayımızı yapacağız ve bundan sonra artık iktidar yürüyüşü için hazırlıklarımıza başlayacağız."
 
MHP'nin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in kızı Çağrı Türkeş de kararın parti ve ülke için hayırlı olmasını dileyerek, "Sayın Genel Başkanın bu karara uymasını bekliyoruz. İnşallah bir problem çıkarmadan bu şekilde hallolur, hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.
AKŞENER’DEN İLK YORUM
Başkan adaylarından Meral Akşener de Twitter aracığıyla açıklama yaptı.
 
Adaleti temsil eden, elinde terazi ve kılıç tutan gözleri bağlı kadın fotoğrafı kullanan Meral Akşener, büyük harflerle “Adalet mülkün temelidir” diye yazdı.

DAVA SÜRECİ
 
MHP Trabzon İl Başkanı Muammer Demeli, Denizli İl Başkanı Yasin Öztürk, Kilis İl Başkanı Arif Amoca, Bilecik İl Başkanı Ahmet Gürses, Kırklareli İl Başkanı Kürşad Yamaner, Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat, Bayburt İl Başkanı Süleyman Burç, Elazığ İl Başkanı Abdulvahap Erdem, Samsun İl Başkanı Ömer Süslü, Sivas İl Başkanı Ragıp Özkan, Tekirdağ İl Başkanı Enez Kaplan, Tokat İl Başkanı Fatih Demirkol, Nevşehir İl Başkanı Göksel Taşçı, Uşak İl Başkanı Ali Kurt, Çorum İl Başkanı Bekir Çetin ve Gümüşhane İl Başkanı Ali Ateş, "Kurultay Çağrı Heyeti" oluşturularak, partinin olağanüstü kurultaya götürülmesine karar verilmesi için dava açmıştı.
 
Dava dilekçesinde, 543 büyük kongre delegesinin, "partinin büyük kongresinin olağanüstü toplantıya çağrılması hususunda noter vasıtasıyla talepte bulunduğu, talebin, kongrede tüzük değişikliğini de içerdiği" belirtilmişti.
 
PARTİNİN AVUKATLARI TALEPLERİ REDDETMİŞTİ
 
Dava dilekçesi, 12 Şubat Cuma MHP Genel Merkezi'ne ulaşmıştı. MHP'nin avukatlarınca dava dilekçesine 3 Mart'ta cevap verilmiş, usul ve esasa ilişkin itirazlarda bulunularak, dava dilekçesinin kabul edilmediği bildirilmişti.
 
Muhaliflerin avukatları da buna 9 Mart'ta yazılı cevap göndermiş, davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğunu, genel merkezin partinin olağanüstü kongreye davet edilmesi hususunda takdir yetkisinin bulunmadığını savunmuştu.
Kayyım kararı sonrası MHP'den ilk açıklama!
MHP'ye kayyım atanması sonrası açıklama yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, kararı üst mahkemeye taşıyarak temyiz isteyeceklerini söyledi.

Yalçın, ''MHP Genel Merkezi'nin yapacağı iş, bundan sonraki süreçte bir üst mahkeme üzerinden, yine çözümü yargıda aramak süreciyle başvurusunu yapacak. MHP Genel Merkezi bu kararı alırken karar partinin en yüksek organında alındı. Bu organlar, büyük kongrelerde ortaya çıkarlar. Ocak ayı itibariyle MYK bu yılın sonunda ilçe ve il kongrelerini başlatmak suretiyle olağan kongreyi ön gördü. Sulh Hukuk Mahkemesi bunu dikkate almadı, bu görmezden gelindi. Buna hayret etmemek mümkün değil. Farklı arkadaşlarımız için ise yorum yapmaya gerek yok. Onlar farklı görüşler beyan etmek suretiyle, adeta partiye zarar verircesine bir çaba içinde olmaları da çok üzücü'' dedi. 

Kaynak Anadolu Ajansıi,NTV,Vakit


12 Azerbaycan askeri şehit oldu
Azerbaycan ordusu, Ermeni işgali altındaki bazı stratejik bölgeleri geri aldı. Çatışmalarda 12 Azerbaycan askeri şehit oldu.

Azerbaycan Ermenistan sınır hattında çatışma: 12 Azeri askeri şehit

Azerbaycan ordusu, Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında bazı stratejik tepeler ve yerleşim birimlerini geri aldı, çatışmalarda 12 Azerbaycan askeri şehit oldu.
 
Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, dün gece ve bugün Ermeni güçleri Azerbaycan mevzilerini aralıksız ateşe tuttu. Ateş sırasında siviller arasında can kayıpları ve yaralanmalar yaşandı.
 
Bunun üzerine sivillerin can güvenliğinin temin edilmesi için Azerbaycan ordusu Ağdere, Terter, Ağdam, Hocavend ve Fuzuli bölgelerinde operasyonlara başladı.
 
Azerbaycan ordusunun saldırısında kısa sürede Ermeni mevzileri yarılarak stratejik öneme sahip bazı tepeler ve yerleşim birimleri geri alındı. 
 
Goranboy ve Naftalan kentleri için tehlike oluşturan Talış köyü etrafındaki tepe ve Seysulan yerleşim birimi Ermeni güçlerinden temizlendi.
 
Fuzuli bölgesinde, Horadiz kentinin güvenliği için önemli olan Lele Tepesi de Azerbaycan ordusunun kontrolüne geçti. Geri alınan bölgelerde savunma hattının oluşturulduğu ve mevzilerin güçlendirildiği belirtildi.
 
"Öldürülen ve yaralanan düşman askeri 100'den fazla"
 
 
Bakanlık, çatışmalarda Ermeni ordusuna ait 6 tank ve 15 topun imha edildiğini, öldürülen veya yaralanan düşman askeri sayısının 100'den fazla olduğunu duyurdu. 
 
Açıklamada, Azerbaycan ordusunun da 12 şehit verdiği, 1 Mi-24 helikopterinin Ermeni güçlerince düşürüldüğü, 1 tankın ise patlayan mayın nedeniyle kullanılamaz hale geldiği bildirildi.
 
Açıklamada, "Ateşkesin tekrar ihlali durumunda Ermenistan'a daha ağır darbelerin vurulacağı" ifade edildi.


Erdoğan, 'Türkiye, bu acı gününde Pakistan'ın yanındadır'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan'da meydana gelen terör saldırısıyla ilgili, 'Türkiye, her zaman olduğu
gibi, bu acı gününde de Pakistan'ın yanındadır.' dedi.


Reisicumhur Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan'ın Lahor şehrinde bir lunaparka, çoğu çocuk ve kadın 63 kişinin can verdiği, 300 kişinin yaralandığı terör saldırısıyla alakalı, "Ailelerin, özellikle de çocukların yoğun olarak bulunduğu bir lunaparkta olan saldırı, terörün, sınırlar ve değerler tanımayan yüzünü ortaya koymuştur" değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Medya Merkezinden yapılan izahta, Erdoğan'ın, Pakistan'ın Lahor şehrinde olan terör saldırısını şiddetle kınadığı, saldırıda ölen Pakistanlılara Allah'tan rahmet, yaralılara şifalar dilediği bildirildi.

İzahta, şunlar kaydedildi:

"Pakistan Cumhurbaşkanı, arkadaşım Hoşnut Hüseyin ve Pencap Eyaleti Başbakanı, kardeşim Navaz Şerif ile kardeş Pakistan halkına başsağlığı dileklerimi sunuyorum. Ailelerin, özellikle de çocukların yoğun olarak bulunduğu bir lunaparkta olan saldırı, terörün, sınırlar ve değerler tanımayan yüzünü ortaya koymuştur. Bu saldırı, tüm dünya ülkeleri için, terör karşısındaki içten duruşlarını göstermelerini tedarik edecek bir imtihandır.

Türkiye, her vakit olduğu gibi, bu acı gününde de Pakistan'ın yanındadır. Tüm ülkelerin de Pakistan için aynı samimi tavrı göstereceklerini ümit ediyorum. Bir defa daha Lahor'daki saldırıdan dolayı Pakistan halkına, şahsım, ülkem ve milletim yerine başsağlığı dileklerimi sunuyorum."

haberin ingilizcesi

 Tayyip Erdogan Reisicumh Rexhepi, an amusement park in the Pakistani city of Lahore, many of them children and women 63 people that gave life, related to the 300 people wounded in terrorist attacks, "the family, especially children, an amusement park in the attack on densely-populated, terrorism, borders and values ​​recognize your face revealed "the assessment found.
 
Set forth in the Presidential Media Center, Erdogan strongly condemned the terrorist attacks in Pakistan's Lahore is the city, to the mercy of Allah Pakistani killed in the attack, reportedly he wished recovery to those wounded.
 
Of discussion, the following was recorded:
 
"Pakistani President, my friend Satisfied Hussein and Punjab State Prime Minister, brother with brother Nawaz Sharif I offer my condolences to the Pakistani people. Families, especially in an amusement park in which attacks children densely-populated, the terror knows no boundaries and values ​​revealed the face. This attack all for countries in the world, it is a trial against terrorism will be supplied to show their sincere stance.
 
Turkey, like every time, it is next to Pakistan in the bitter days. I hope all countries will show the same friendly attitude to Pakistan. Once again, because of the attacks in Lahore Pakistani people, my party, my country and my nation instead I offer my condolences. "
 

Bosna'dan sonra onlar da Türkiye'yi unutmadı
Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde dev gökdelen, Ankara ve İstanbul'daki terör saldırıları sonrası Türk bayrağının renklerine büründü.
Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde duygulandıran bir Türkiye duyarlılığı görüldü. Kentte bulunan bir gökdelen, Ankara ve İstanbul'daki terör saldırıları sonrası Türk bayrağının renkleriyle ışıklandırıldı.

Aynı bina bir süre sonra da Brüksel'deki saldırı sonrası Belçika bayrağının renklerine büründürüldü.

YGS birincisi: Hayvan gibi çalıştım
YGS'de 500 tam puan alarak Türkiye birincileri arasında giren Cemre Efe Karakaş, "Hayvan gibi çalıştım" ded

YGS birincisi: Hayvan gibi çalıştım

Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) 500 tam puan alarak Türkiye birincileri arasına giren 18 yaşındaki Cemre Efe Karakaş, sonucunun kendisi için de bir sürpriz olduğunu belirtti.

"SINAVA HAYVAN GİBİ ÇALIŞTIM"

Karakaş, “Beklemiyordum, açıkçası benim için de sürpriz oldu. Sına