Brisin

Haberler

Erdoğan: Birileri diktatör diyor, varsın desinler sesimizi yükselteceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kutlu Doğum Haftası etkinliğinde konuştu. Erdoğan "Varsın 'diktatör' desinler, biz zalimlere karşı sesimizi yükselteceğiz." diye konuştu. Diyanet İşleri Başkanı Görmez'e de teşekkür eden Erdoğan "Kutlu doğumun hepimiz için silkinişe ve yeniden dirilişe neden olmasını diliyorum. Büyüklerin yol açtığı savaşların faturası çocuklara ödetilmemelidir." dedi.

Erdoğan: Birileri diktatör diyor, varsın desinler sesimizi yükselteceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen Kutlu Doğum Programı'nda açıklamalarda bulundu.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları;

"Kutlu doğumun hepimiz için silkinişe ve yeniden dirilişe neden olmasını diliyorum. Büyüklerin yol açtığı savaşların faturası çocuklara ödetilmemelidir."

"Bu dünyada bu zalimler acaba karşılığını ne kadar bulmayacak da bu zulmü devam ettirecek? Bunlara karşı sesimizi yükselttiğimiz için birileri diktatör diyor. Varsın desinler, biz bunlara karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz"

"İnsanlar içerisinden çıkarılmış hayırlı bir ümmet olduğumuza inanıyorsak, bunun gereğini yerine getirmemiz lazım. Geçmişte işgal sonrası Afganistan'da yaşanan acılar. Müslüman'ın, Müslüman'a zulmü sonrası ortaya çıkmıştır. Suriye'de yaşanan felaketin nedeni, Müslüman'ın, Müslüman'a zulmü yüzündendir. Filistin meselesinin sürmesinin en önemli sebebi Müslümanların kendi aralarındaki çekişmeler değil midir?"

"İSLAM DÜNYASI İZZETİNİ NEREDE KAYBETTİYSE ORADA BULMAK ZORUNDA"
"Bugün İslam dünyasının neresini güven toplumu olarak niteleyebiliriz? Yitik kaybedildiği yerde aranız. İslam dünyası izzetini, güvenini, Peygamber efendimizin rehberliğini yaptığı yolu nerede kaybettiyse, orada aramak ve bulmak zorundadır. Kimseye öykünmemizi gerektirmeyecek zenginlikte bir geçmişe sahibiz."

 



Bakan Kaya gençlerle pedal çevirdi

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Caddebostan sahilinde AK Parti'li gençlerle pedal çevirdi.

Bakan Kaya gençlerle pedal çevirdi

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Caddebostan sahilinde AK Parti'li gençlerle pedal çevirdi.

AK Parti Gençlik Kolları tarafından "Gençlik Evet Diyor" sloganıyla organize edilen istişare toplantısı Caddebostan sahilinde yapıldı. Program öncesi Caddebostan sahilinde 3 kilometrelik bir bisiklet turu yapıldı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın gençlerle pedal çevirdiği bisiklet turuna Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Av. Taha Ayhan ve çok sayıda partili katıldı.

Bisiklet turunun ardından 16 Nisan Referandum İstişare Toplantısında konuşan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, "Yapacağımız anayasa değişikliği, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, ülkemizde istikrarı kalıcı hale getirmek için yaptığımız bir değişiklik.15 Temmuz'da bu ülkede canını feda eden 71 genç şehitlerimiz var, 8 çocuk yaşta şehidimiz var. Gençlik için bu anayasanın önemi her şeyden büyük, bu yapacağımız değişiklikle gençliğimizin geleceğini teminat altına alacağız. Türkiye'nin yüzyıllarını güçlendireceğiz, çocuklarımızın geleceği için, istiklal ve istikbal için 16 Nisan'da ‘evet' diyeceğiz. Milli iradenin arkasında dimdik duran gençlerimiz anayasa sürecinde de vesayetin son kalıntılarını tarihin tozlu sayfaları arasına göndermek üzere, gençlerimiz de 16 Nisan'da evet diyecek. Türkiye'nin 2023, 2053 ve 2071 hayallerini gençlerimiz ve kadınlarımızla gerçekleştireceğiz" dedi.

"SEÇME HAKKI SEÇİLME HAKKINDAN DAHA KOLAY BİR ŞEY DEĞİL"

Gençlere güvendiğini dile getiren Bakan Kaya, "Benden gençleri de olacak ve olmalı diyorum. Biz gençlerimize güveniyoruz. Bu ülke için canını tankların önüne atan, canını feda eden vatanımı böldürmeyeceğim, bayrağımı düşürmeyeceğim diyen genç şehitlerimiz var. Gençlerimiz evlenebiliyor, vergi veriyor, her türlü cezai hukuki ehliyetleri var. Mecliste temsil edilme haklarını veriyoruz biz onlara, aslında gençlerimizin hakkı olan bir şeyi veriyoruz. Dünyanın bir çok ülkesinde 18 yaşındaki gençler seçilme hakkına sahip. Seçme hakkı seçilme hakkından daha kolay bir şey değil. Gençlerim hem Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında olacaklar, hem belediye meclisinde olacak. Genç bakanlarımız olacak diye umut ediyorum ve inanıyorum. Gençliğimize güveniyoruz. Dün olduğu gibi onlar hem bugünlerin hem de yarınların teminatı" şeklinde konuştu.

"AK PARTİ'NİN DE 2023, 2053 VE 2071 HEDEFLERİ GENÇLİKLE GERÇEKLEŞECEK"

Burada yaptığı konuşmada anayasa değişikliğinin gelecek hedefleri için öneminin altını çizen Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, "Bizim gençliğimiz diğer bütün dünya gençleriyle mukayese edildiğinde siyaset konusunda daha meraklı, daha eğilimli. Avrupa Gençlik Vakfı tarafından yapılan bir araştırmada bunu destekliyor. Araştırmada dünyada yüzde 24 ile Türk gençliği siyasetle ilgileniyor. Arkasından yüzde 21 ile Almanya ve yüzde20 ile İtalya gençliği geliyor. Son seçimde oy kullanır mısınız diye sorulduğunda da en fazla yoğunluk yine Türk gençliğinde yüzde 91'lik bir oran ile. Bu kadar siyasetle iç içe ve aktif bir ülkedeyiz. AK Partinin 2023, 2053 ve 2071 hedefleri var. Tabi bunlar gençlikle gerçekleşecek. Anayasa değişikliğinde gençliği ortaya çıkarmak ve onlara verilmemiş haklarının verilmiş olması son derece önemli bir gelişme" ifadelerini kullandı.

(Ufuk Kıvık / İHA)


Başbakan Yıldırım: Atatürk hayatta olsa bunları CHP'nin kapısından içeri sokmazdı

CHP'ye eleştiren Başbakan Binali Yıldırım, "Bizim rejimimiz Cumhuriyettir. Cumhuriyeti de bu millet Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde istiklal savaşımızı kazanarak kurdu. Cumhuriyete göz dikenin gözünü çıkarmak boynumuzun borcudur.Atatürk hayatta olsa bunları CHP'nin kapısından içeri sokmaz" dedi.

Başbakan Yıldırım: Atatürk hayatta olsa bunları CHP'nin kapısından içeri sokmazdı

Başbakan Binali Yıldırım Kırklareli'nde düzenlenen referandum mitinginde konuşuyor. "Rahmetli Atatürk hayatta olsa bunları CHP'nin kapısından içeri sokmazdı" diyen Yıldırım'ın konuşmasınnı satır başları şöyle:

15 Temmuz bir milattır. Böyle giderse darbelerden, ekonomik krizlerden asla kurtulamayacağız. 82 model, darbelerden kalan anayasayı değiştirmenin zamanı geldi de geçiyor. 15 senedir bütün partiler bu anayasayı değiştireceklerini söylemiyorlar. Peki seçim geçiyor ne oluyor? Verilen sözler unutuluyor. Ama AK Parti, vatandaşa karşı sözünün arkasında duruyor. Yapamayacağı işi de söz vermedi. Darbe girişiminden sonra MHP ile bir araya geldi, konuştu, bu değişikliği yapmaya karar verdi. Mecliste görüşmeler oldu, o günleri hatırlayın. CHP ve HDP'nin nasıl ortalığı birbirine katarak kürsüyü işgal ettiğini hatırlayın. Ancak gönlümüz isterdi ki CHP de bu değişikliğe katılsın. Teklif götürdük, 'Gelin birlikte yapalım' dedik. Ancak değerli Kırklarelililer ne oldu? Çağrılarımız sonuçsuz kaldı.

MİLLET 50 SENEDİR İKTİDAR VERMİYOR 

Siz milletin sorunlarını çözmeyecekseniz, milletin geleceğine yönelik hedefiniz yoksa siz nasıl iktidar olacaksınız? İşte bunun için millet 50 senedir size iktidar vermiyor, çünkü milleti inandıramıyorsunuz. Bu anayasa değişikliği ile şimdi huzurunuzdayız. Biz AK Parti olarak bugüne kadar milletten kaçmadık, sizin rızanız olmayan hiçbir işi yapmadık. Siz istediniz biz onu yaptık.

Değerli kardeşlerim, 16 Nisan'da ülkemize çağ atlatacağız. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine götüreceğiz. Dünyada yeni bir düzen kuruluyor. Onun için Türkiye olarak güçlü olmamız lazım. Bu ağır aksak giden 82 model anayasa ile içimize kapanıp terör belasıyla, ekonomik krizlerle uğraşacağız. İki yol var; birisi gelecek, birisi mevcudu korumak, geçmişte kalmak.

'Türkiye bir günde fakirleşti'

Ecevit ve Ahmet Necdet Sezer'i hatırlayın, Türkiye bir günde fakirleşti, dolar aldı başını gitti. Ne oldu? AK Parti geldi, tam 11 yıl bunların bıraktığı borcu ödeye ödeye buraya geldi. İstiyoruz ki sevgili Kırklarelililer, sürekli istikrar olsun. Tıpkı Menderes, Özal dönemi gibi. Her zaman güçlü hükümetler olsun.

Bir sandıkta vekilleri bir sandıkta Cumhurbaşkanı'nı seçiyorsunuz. İki kere sandığa gitmek yok, bir kerede Cumhurbaşkanını da meclisi de seçeceksiniz. Yüzde 50'den az oy alanlar seçilemiyor. Çünkü güçlü hükümet olması lazım ki, darbelere dirensin, ekonomik krizlere geçit vermesin, büyüme hızı azalmasın. Daha çok iş gençlere daha çok gelecek hazırlasın. Bunun için iktidarı vekillere bırakmıyoruz sandıkta kendimiz karar veriyoruz. Bu sistemin özelliği bu.

Hükümetler hızlı karar alsın ve zaman kaybetmesin istiyoruz. Bu değişiklikle Türkiye istikrarla büyümeye devam edecek. 16 Nisan'daki referandumla 550 olan milletvekili sayısı 600'e çıkacak. Neden? Nüfus arttı da o yüzden.

KILIÇDAROĞLU 82'DE KALMIŞ

Dünya değişiyor, dünyada yeni bir düzen kuruluyor.  Bu değişim de Türkiye'nin etrafında oluyor. Onun için Türkiye olarak büyük ve  güçlü olmamız lazım. Masada yerimizi en iyi şekilde almamız lazım. Yahut da bu  ağır aksak giden 82 model anayasayla içimize kapanacağız, terör belasıyla  uğraşacağız, ekonomik krizlerle uğraşacağız, zayıf hükümetlerle, darbelerle  başa  çıkmaya çalışacağız. İki yol var. Birisi gelecek, birisi mevcudu korumak,  geçmişte kalmak.

Kılıçdaroğlu seçim beyannamesinde seçilme yaşın 21'e indireceğim demiş. Biz 18'e indiriyoruz işte, neden karşı çıkıyorsun? Bu Meclis iki kez fesih oldu. Biri 1960'da darbe ile, ikincisi 12 Eylül'de oldu. Parlamento kapatıldı. Fesih etme diye birşey yok. Seçime gönderme var. Sistem, her yönüyle güçlü ekonomi, güçlü ve kalkınan Türkiye içi olmaz olmaz. Kılıçdaroğlu biz 'Hayır' dediğin anayasayı değiştiriyoruz. 82'de kalmışsın, artık uyan.

'GÖZÜNÜ ÇIKARIRIZ'

Tutturmuşlar rejim değişiyor. Bizim rejimimiz Cumhuriyettir. Cumhuriyeti de bu millet Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde istiklal savaşımızı kazanarak kurdu. Cumhuriyete göz dikenin gözünü çıkarmak boynumuzun borcudur.Atatürk hayatta olsa bunları CHP'nin kapısından içeri sokmaz. Rejim değişmiyor.

 

EDİRNE

Mevcut sistem büyümeye ayak uyduramıyor

Başbakan Yıldırım, "Bu iki başlılık sorun oluyor. Bu iki başlılık bize zaman kaybettiriyor. Mevcut sistem Türkiye'nin büyümesine ayak uyduramıyor." dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, partisince Edirne İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, "Bu iki başlılık sorun oluyor. Bunu niye yapıyoruz? Bu iki başlılık bize zaman kaybettiriyor, sorunların çözümleri gecikiyor, kalkınmamız yavaşlıyor, kazanımlarımız maalesef bir bir elimizden gidiyor. Mevcut sistem Türkiye'nin büyümesine ayak uyduramıyor." ifadelerini kullandı.

"Kimler 'hayır' diyor. Bakın PKK karşı çıkıyor, FETÖ gece-gündüz 'hayır' için çalışıyor, bazı Avrupa ülkeleri de 'hayır' için çalışıyor. Bu size bir şey hatırlatmıyor mu?" diyen Başbakan Yıldırım, "Bu CHP, 2011 seçimlerinde beyannamesinde diyor ki 'Biz iktidara gelirsek seçilme yaşını 21'e indireceğiz.' Biz daha iyisini yaptık, 18'e indirdik. Niye karşı çıkıyorsun?" şeklinde konuştu.

"Kılıçdaroğlu sana düşen 'evet' oyu vermektir"

Başbakan Yıldırım, "Ana muhalefet partisi, sen de niye karşı çıkıyorsun kardeşim? Halbuki Kılıçdaroğlu ne diyor? 'Ben bu anayasaya 1982'de hayır oyu verdim, yani kabul edilmemesi için gittim hayır oyu verdim.' İyi ya biz de işte senin 'hayır' oyu verdiğin anayasayı değiştiriyoruz. O halde sana düşen 'hayır' demek değil, 'evet' oyu vermektir. Kendi içinde çelişkiye düşüyorsun. Bu anayasaya 'hayır' diyorsun, 'hayır' oyu veriyorsun, şimdi 'değiştirelim' diyoruz yine 'hayır' diyorsun. 82'de kalmışın, biz 'sen 82 modelsin' diyoruz, alınıyorsun ama oradan bir santim ileri gitmemişsin." dedi. 

Yıldırım, "Bunlar aslında, ne yaptıklarının, ne söylediklerinin farkında değiller. Dün söylediklerini, bugün yok sayıyorlar. Dün vadettiklerinden bugün çark ediyorlar. Biz ise AK Parti olarak milletin diliyle, gönül diliyle konuşuyoruz. Biz Türkiye'yi daha fazla büyütmenin mücadelesini veriyoruz." ifadelerini kullandı.

"Devlet sistemi demiyorum, hükümet sistemini değiştireceğiz"

"Bakın devlet sistemi demiyorum, hükümet sistemini değiştireceğiz." diyen Yıldırım, "Çünkü kafa karıştıranlar var. Devlet sistemi denilince akla ne geliyor? Padişahlık, monarşi, meşrutiyet, cumhuriyet." ifadelerini kullandı.

Başbakan Yıldırım, konuşmasında şunları kaydetti:

"Kim rejimi değiştirmek isterse, cumhuriyeti değiştirmek isterse karşısında milleti bulur. Buna hiç tereddüt yok, kim rejime el uzatırsa 15 Temmuz'da kahramanlık destanı yazan bu milleti karşısında bulur."

Yıldırım, "Öyle yüzde 30 ile yüzde 34 ile iktidara gelme devri bitiyor. Kuvvetli, en az yüzde 50 ile iş başına geliyor, 5 yıl çalışıyor." şeklinde konuştu.

"Bu ülkenin geleceğini karartmaya kimsenin hakkı yok"

"Biz de maalesef tek parti iktidarlarında kazandıklarımız, koalisyonlarda yok oluyor, yerimizde sayıyoruz. Yazık, günah." ifadelerini kullanan Yıldırım, "Bu ülkenin geleceğini karartmaya kimsenin hakkı yok. Cumhurbaşkanı, Başbakan arasında kriz oldu. Bedelini kim ödüyor? Millet ödüyor. Hakkımız var mı millete bedel ödetmeye? Onun için cumhurbaşkanı seçilemedi, ekonomik kriz, siyasi kriz... İşte bu halk oylaması, bütün bu krizleri ortadan kaldırıyor." şeklinde konuştu.

Yıldırım konuşmasında şunları kaydetti:

"'Sandıktan 'evet' çıkmasın da ne olursa olsun, isterse Türkiye batsın. Sandıktan 'evet' çıkmasın da ekonomi dibe vursun, ne olursa olsun. Sandıktan 'evet' çıkmasın da terör azarsa azsın. Yeter ki AK Parti'ye yaramasın, Türkiye'ye ne olursa olsun, yeter ki Recep Tayyip Erdoğan kazanmasın, Türkiye'ye ne olursa olsun'. Bu anlayışla biz nereye varacağız? Bu anlayışla bugüne kadar hep mücadele ettik. Bizi seçenlere değil, 80 milyona hizmet ettik."

 

 

Bahçeli: Kıt imkânlarla bir mücadele yürütüyoruz
Bahçeli, MHP'nin sahadaki performansının maddi nedenlerle düşük olduğunu ifade ederken, konuşulan parti içi yüzdelere tepki gösterdi.

Bahçeli: Kıt imkânlarla bir mücadele yürütüyoruz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, muhabirlerin sorularını yanıtladı.

"GARİBİN DE YAPTIĞI ANCAK BU KADAR"

"MHP sahada yok deniyor?" sorusu üzerine konuşan Bahçeli, "Biz kıt imkânlarla bir mücadele yürütüyoruz. Hiç kimseye borçlanmadan yapıyoruz. Garibin de yaptığı ancak bu kadar." dedi.

"MHP'DEN YÜZDE 40 HAYIR VAR" İDDİASINA TEPKİ

Bahçeli ayrıca "MHP içinde ‘Evet' oyu verecekken ‘Hayır' oyuna dönüşmüş yüzde 40 var deniyor" ifadeleri üzerine "Kime neyi sordun? Ben de bakıyorum, bizi ziyarete gelenler "Bir de fotoğraf çektirebilir miyiz?" diyor. Şimdi o fotoğraf çektirenlerin hepsini ben masanın üzerine koysam, ne kadar "Evet", ne kadar "Hayır" görebilirim." diye konuştu.



Darbeci kadın pilot Kerime Yıldırım konuştu
FETÖ’nün kanlı darbe girişiminde askerleri helikopterle taşıyan Sabiha Gökçen'den sonra ilk kadın savaş pilotu olan Kerime Kumaş darbeyi fark ettiğini ancak geri dönemediğini söyledi. Bu durumu sürüklenme olarak tanımladı.

Kerime Yıldırım: Darbeyi bile bile uçtum

 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı darbe girişiminin harekat karargahı olarak anılan Harp Akademileri Komutanlığı’na ilişkin yürüttüğü soruşturmasını tamamladı.Aralarında Harp Akademileri Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Hasan Nevzat Taşdeler, Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şubesi Müdürü Kurmay Albay Özcan Korhan ve darbeci askerleri işgal noktalarına taşıyan helikopter pilotu Kerime Yıldırım’ın bulunduğu 110’u tutuklu 116 rütbeli askerin 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. 
DARBECİLERİ TAŞIYAN KERİME YILDIRIM
İddianamede Kerime Yıldırım’ın darbe yönetim-koordinasyon ekibinden olan diğer şüphelilerle koordineli olarak darbe girişiminde kritik bir rol oynadığı kara yoluyla girişime katılması mümkün olmayan personelin pilotluğunu yaptığı, işgal bölgelerine intikalini sağladığı belirtiliyor.
“DARBEYİ ANLADIM, GERİ DÖNÜŞ YAPAMADIM” 

Olay tarihinde Hava Harp Okulu Öğrenci Alayı 5. Filo Komutanlığında Pilot Üsteğmen olan ve darbeci askerleri o gece Vodafone Arena Stadı’na indiren Kerime Kumaş Yıldırım ifadesinde darbe gecesi uçuş yaptığı yerleri ve kişilerle ilgili detaylı bilgi verdikten sonra şunları söyledi:“Saat 08.00 sıralarında da artık rutine dönmemiz önerildi bu sırada da Mercan Albay, Ahmet Kaya binbaşı ve tanımadığım üst düzey komutanlar soruşturma sırasında kimin ne şekilde ifade vereceğine ilişkin telkinde bulunuyorlardı. Örneğin bana ve Tuncay’a ‘bize terörist saldırı oldu, bizde okul lojmanı bölgesinde terörist eylem yapılacağı şeklinde harekât yıldırım öncelikli mesaj geldi, bundan dolayı alarm durumuna geçtik ve keşif amaçlı uçuşa geçtik diye söyleyeceksiniz’ dediler. Bana verilen talimatlar doğrultusunda bu uçuşları yaptım. Bu uçuşlar sırasında olağanüstü durumu fark ettim, ancak bir kez olayın içine sürüklendiğim için ne yapacağımı bilemedim ve geri dönemedim. Panik halini yaşadım. Artık yapılan şeyin darbe girişimi olduğunu biliyordum. Ancak geri dönüş yapamadım. Ben bunu sürüklenme olarak tanımlıyorum”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Cumhuriyeti son devletimizdirÇanakkale Zaferi'nin yıl dönümünde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti ilk değil, son devletimizdir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Cumhuriyeti son devletimizdir

 

Çanakkale Deniz Zaferi'nin 102. yıl dönümü dolayısıyla tüm şehitleri rahmetle yad eden Erdoğan, "Yıllar gelip geçiyor ama şehitler tepesi boş kalmıyor." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale'nin son 1,5 yılda terörle mücadelede asker ve polis olarak 10 şehit verdiğini belirterek, tüm şehitlere rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.
'Osmanlı da bizimdir, Selçuklu da bizimdir'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan bir asır önce de kahraman askerlerin Çanakkale sırtlarında, kıyılarında, düşmana dünyayı dar ederken, birilerinin ise "Bu savaşa ne gerek var" havasında olduklarına dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Fırsat bulsalar İstanbul'un ve vatanın anahtarlarını, düşmana kendi elleriyle teslim ederlerdi. Öylesine bir idrak tutulması içindeydiler. Tıpkı 'bugün Suriye'de, Irak'ta ne işimiz var, Balkanlar'da Kafkaslar'da, Afrika'da ne işimiz var' diyenler gibi. O zaman da milletimizin verdiği mücadeleyi sorguluyorlardı. Ama milletimiz Çanakkale Savaşı'nı da kazandı, üstüne Kurtuluş Savaşı'nı da kazandı, kendine yeni bir devlet kurdu. Türkiye Cumhuriyeti bizim ilk değil, son devletimizdir. Dolayısıyla Osmanlı da bizimdir, Selçuklu da bizimdir, binlerce yıllık tarihimizde gelip geçmiş tüm devletler bizimdir."
"Darbecileri tasfiye etmeye başladık"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2013'ten itibaren yaşanan her hadisenin artık köklü bir değişimin kaçınılmaz olduğu haberini verdiğini bildirdi.
17-25 Aralık'ta girişilen emniyet-yargı darbesinin, gücünü milletten almayan bir çetenin ürünü olduğuna işaret eden Erdoğan, değerlendirmelerine şöyle devam etti:
"Milletimizin desteğiyle bu saldırıyı püskürttük ve darbecileri tasfiye etmeye başladık. Bu defa diğer terör örgütlerini devreye soktular, bölücü örgüt, bir yandan 'DEAŞ' denilen cani örgüt, diğer yandan PKK, kanlı eylemlere girişti. Hendekler, çukurlarla Güneydoğu'da benim vatandaşlarımın yaşam hürriyetini, özgürlüğünü ellerinden aldılar. Güvenlik güçlerimiz çukurlarla ülkeyi böleceğini sanan teröristleri, o çukurlara gömdü.
Ben bu vesileyle, silahlı kuvvetlerimizin değerli temsilcilerine, askerimize, polisimize, korucularımıza huzurlarınızda Çanakkale'den şükranlarımı bildiriyorum, teşekkür ediyorum. Onlar o çukur kazanları, hendek kazanları şu anda Cudi Dağları'nda, Tendürek'te, Bestler Dereler'de kazdıkları çukurlara onları gömüyorlar. Sınırlarımız dışından saldırarak ülkemizi hedef alan teröristleri ise Fırat Kalkanı Operasyonu'yla gittik, bulundukları yerlerde imha ettik. Bu ülkenin ne teröriste ne de onların arkalarındaki güçlere verilecek tek bir karış toprağı, feda edecek tek bir insanı yoktur. İşte bunun için her fırsatta 'tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet' diyoruz. İşte bu bizim Rabia'mızdır."
'Hak ettikleri cezayı alacaklar'
Ülkeye yönelik tüm saldırıları boşa çıkanların 15 Temmuz'da bu defa kanlı bir darbe girişimiyle hedeflerine ulaşmak istediklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Şimdi hepsi mahkemelerde hesap veriyor. Yakalandıklarında itiraf ettikleri ne varsa şimdi hepsini inkar ediyorlar. İstedikleri kadar inkar etsinler, ortada 249 vatandaşımızın şehadeti, 2 bin 193 vatandaşımızın yaralanması var. Ortada işgal edilmek istenen bir ülke var. Ortada istiklali ve istikbali tehdit edilen bir millet var. O gece dökülen yüzlerce kanın sorumlusu kim? O gece silah arkadaşlarına kurşun sıkan kim? Vatandaşlarımızın üzerine tankla, topla saldıran, Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni, Özel Harekat merkezini bombalayanlar kim? Hepsi de suçüstü yakalandı. Milletimiz müsterih olsun o katiller ve onları destekleyen kim varsa hak ettikleri cezayı alacaklar."
'Bunların birbirinden farkı yok'
Yeni yönetim sistemini yurt içinde ve yurt dışında millete anlatmak üzere çalışmalara başladıklarında karşılarında garip bir tablo bulunduğuna işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:
"Baktık ki terör örgütlerinin hepsi bir olmuş ve bu sisteme karşı çıkıyor. Ana muhalefet partisi de karşı çıkıyor. Hollanda'da baktık ki Hollanda'nın yönetimi, benim Dışişleri Bakanımın uçuş iznini iptal ediyor. Benim bayan bakanımı Hollanda'ya sokmuyor. Atlarını, itlerini benim oradaki vatandaşlarımın üzerine salıyor ve Almanya Şansölyesi de onun yanında yer aldığını söylüyor. Yazıklar olsun sizlere. Bunların birbirinden farklı yok. Al birini, vur öbürüne. Ne yaparsanız yapınız bu milleti yolundan çeviremeyeceksiniz. 16 Nisan'da benim milletim Batı'nın bu yanlış tavırlarına karşı en güzel cevabı inşallah sandıklarda demokratik bir şekilde verecektir.
Bütün bu olanlar inanıyorum ki herkesi bir yere doğru sevk ediyor ve yurt dışında 3 milyona yakın seçmenimiz var. Bunları engellediler, varsın engellesinler. Almanyasıyla, Hollandasıyla, Avusturyasıyla, İsviçresiyle, Belçikasıyla, Danimarkasıyla kim olursa olsun. Biliniz ki Cumhurbaşkanınız her zaman dik durdu, bundan sonra da dik duracak. 'Hayır' diyenlere sonuna kadar açtıkları kapıları, 'evet' için gelenlere sıkı sıkıya kapattılar. Öyle ki bakanlarımız sürekli salonlarının iptalleriyle sudan bahanelerle dışlandılar. Kendi konsolosluk binamıza giremedik. Uluslararası hukukta bunların yeri yok. Siz bakana kapı kapatamazsınız. Uluslararası hukukta bunun yeri yok. Eğer böyle giderseniz bunun karşılığını Türkiye'den de bulacaksınız."  
AA


Bahçeli, ilk 'evet' mitingini Elazığ'da yaptı!

16 Nisan'da halk oylamasına sunulacak anayasa değişikliği teklifi için sahaya inen Bahçeli, ilk mitingini Elazığ'da yaptı. MHP liderinin hedefinde Kılıçdaroğlu vardı.

Bahçeli, ilk 'evet' mitingini Elazığ'da yaptı!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 16 Nisan'da halk oylamasına sunulacak anayasa değişikliği teklifine ilişkin yürüttüğü "Evet" kampanyası kapsamında ilk mitingini Elazığ'da yaptı.

KILIÇDAROĞLU'NA GÖNDERME

"Bu 'evet'ler, ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun uykularını kaçıracaktır" diyen Bahçeli, "Bu 'evet'ler, terör örgütlerini bozguna uğratacaktır. Hazmedemeyenler dağılacak, 16 Nisan'da Türkiye kazanacaktır. Türk milleti muhteşem iradesi ile geleceğini şekillendirecektir" ifadesini kullandı.

Devlet Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

"15 Temmuz bir haçlı operasyonuydu, planlaması ise Pensilvanya'daki hoca kılıklı haini kumanda eden güçler tarafından yapılmıştı. Elbette Türk milleti istiklaline sahip çıktı. Türkiye uçurumdan el birliğiyle kurtarıldı. Türkiye'yi devleti ve vatanı kaybedebiliriz dedik ve uzlaşma çağrısı yaptık. Sorumluluktan kaçmadık. Yenikapı ruhuna bağlılığımızı gösterdik.

"HOLLANDA KORKTU VE CEPHE ALDI"

15 Temmuz'dan sonra siyasetin ve ülkenin beliren tehiri imkansız ihtiyaçlara sırtımızı dönmedik. Sistemin yeniden inşaasını zorunlu gördük. Görüyorsunuz Hollanda neler yaptı. Avrupa ülkelerinin yaptıklarını görüyorsunuz. Hollanda referandumdan korktu ve cephe aldı. Biliniz ki 16 Nisan'da sistem değişecek Avrupa'da ise tahtlar sallanıp rejim değişikliklerinin ilk kıvıcımı çakılacaktır. Hükümetler şaşkın ve şuursuz. Avrupa'nın demokratikleşmesi yakındır.

"16 NİSAN'DA TÜRKİYE KAZANACAKTIR"

16 Nisan'dan sonra gündeme gelecektir. Hollanda seçimleri ırkçılara okkalı bir ders vermiştir. İnanıyorum ki yürüyüşümüze taş koymak isteyenler 16 Nisan'da kaybedecektir. 16 Nisan'da Türkiye kazanacaktır, Türk milleti onun bunun ağzına bakmayarak iradesiyle geleceği şekillendirecektir.

"TÜRK DÜŞMANLARINA KAPAK OLACAK"

Bu EVET'ler hayırcı kafile içindeki PKK, FETÖ, DEAŞ ve Türk düşmanlarını tehdit edecektir. Bu EVET'ler Türk düşmanlarına kapak olacak alayını silindir gibi ezecektir.

Tek adam yönetimi olacak diyorlar. Bunu söyleyenler tarih cahilidir. Yaşanan sistem tartışmalarını bitirmek için EVET diyoruz. Oturup konuşmassak ayırıp çatıştıracak. Devletin süratli karar aldığı TBMM'nin aktif ve etkin olduğu bir ssitemi kurmazsak 15 Temmuz'da harekete geçenler tekrar varlığımıza suikast yapacaklardır.

15 Temmuz'da Türkiye'yi Çanakkale ruhu kurtarmıştır. Al bayrağımızın düşmesini, istiklal marşımızın susmasını, ezanımızın kesilmesini asla sineye çekemeyiz. Çanakkale dünyanın en büyük şehitliğidir.

"ONUN BUNUN ETEĞİNİN ALTINA SAKLANANLAR"Çanakkale şehitlerimiz başta olmak üzere Elazığlı şehidimiz Fethi Sekin ve tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Yedi düvel ne yaparsa yapsın Türkiye'yi durduramaz. İş başa düşerse bu devleti kanımızın son damlasına kadar müdafaa ederiz. Bu nedenle hiç kimse meydanı boş bulup zehir samasın, onun bunun eteğinin altına gizlenmesin."

 



Bahçeli: Hollanda hasım ülke haline geldi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Hollanda hasım ülke haline gelmiştir." dedi.

Bahçeli: Hollanda hasım ülke haline geldi


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Diplomatik ilişkilerin acilen askıya alınması gerekir. Almanya'nın hemen ardından, Hollanda'nın içine sürüklendiği kördüğüm her açıdan vahim, her bakımdan kahredici bir vandallıktır. Hollanda insanlığın yüz karası bir tutum takınarak hasım ülke haline gelmiştir" dedi" dedi.

 


Kemal Kılıçdaroğlu: Hollanda ile ilişkileri askıya alın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümete "Hollanda ile ilişkileriniz askıya alın" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu: Hollanda ile ilişkileri askıya alın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hollanda ile diplomatik kriz için hükümete çağrıda bulunarak, "Hükümete çağrıda bulunuyorum, lafla peynir gemisi yürümez. Türkiye Cumhuriyeti bakanını Hollanda'ya sokmuyorlarsa, Hollanda'yla ilişkilerimizi askıya alın" dedi.Kılıçdaroğlu, 16 Nisan referandumu kapsamında Adana'da konuştu. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının satırbaşları şöyle:"Türkiye'nin bakanları Almanya'ya, Hollanda'ya giderken engelleniyorsa bunu kabul etmiyoruz. CHP olarak tepkimizi gösteriyoruz. Hükümete çağrıda bulunuyorum, lafla peynir gemisi yürümez. Türkiye Cumhuriyeti bakanını Hollanda'ya sokmuyorlarsa, Hollanda'yla ilişkilerimizi askıya alındı. Türkiye büyük bir ülkedir ve bunun kurallarına uymak zorundadır.Bu işin referandumla ilişkisi yoktur. Bu iş milli bir iştir. Türkiye'nin çıkarlarını savunmak her siyasi partinin ortak görevidir, biz bu görevimizi yerine getirmeye hazırız."

 

Aile Bakanı Kaya: Hollanda'da aniden OHAL ilan edildi! Şiddetle muamele ettiler
Hollanda'dan polis zoruyla ayrılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, İstanbul'da açıklama yaptı

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, "Bizimle buluşmak için gelen vatandaşlarımıza gayri insanı muamelede bulunuldu. Atlarla, köpeklerle saldırıldı. Basın mensuplarına da aynı şekilde saldırıldı. Hollanda'da aniden OHAL ilan edildi" dedi. Hollanda hükümetince Türk toplumuyla ve diplomatik temsilcilerle bir araya gelmek amacıyla yapacağı ziyaretleri engellenen Kaya, Berlin'de bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç'a tahsis edilen özel uçakla Almanya'daki Köln-Bonn Havaalanı'ndan İstanbul'a geldi. Bakan Kaya'yı, Atatürk Havalimanı'nda AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci ve diğer yetkililer karşıladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya açıklama yaptı.

BERAT ALBAYRAK: AVRUPALI MESLEKTAŞLARIMIZ KENDİ HÜKÜMETLERİNİ ELEŞTİRDİ
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:
"Hollanda için, Avrupa demokrasisi için bir utanç gecesi yaşandı. Demokrasinin beşiği denilen kıta uluslararası hukuku ayaklar altında çiğnedi. Faşizan bir Nazi mantığıyla değerlendirmek yeterli bilmiyorum ama bunu kamuoyu takdirine bırakmak gerekir. Hollanda büyük bir yanlışlık içine girmiştir. Çarşamba günü gerçekleşecek seçimlerin malzemesi olarak yorumlamak gerçekçi değildir. Avrupalı meslektaşlarımız, bu olaydan dolayı kendi hükümetlerini eleştirdiler. Daha sıkıntı verici olan bunu kamuoyu önünde açıklamaktan endişe ve korku duymalarıdır. Avrupa'nın geleceğinin tehdit altında olduğu şeklide yorumlayabiliriz.16 Nisan'da referandum yapacak bir ülkenin yaklaşık 5 milyon vatandaşını yerinde bilgilendirme bakımında, onların en temel haklarını ifade edebilmek için, ziyaretleri iptal etmek, diplomatik kişilere antidemokratik müdahalelerde bulunmak çok ağır bir süreçtir, bunları kabul etmek mümkün değildir. Vatandaşlarımıza da bu hukuksuz uygulama karşısında resmi çok daha net gördüklerini düşünüyorum."

FATMA BETÜL SAYAN KAYA: HOLLANDA BİR GECEDE OHAL İLAN ETTİ
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın açıklamaları şöyle: 
"Diplomatik pasaportu olan bir kişi olarak Avrupa'ya gittim. Vatandaşlarımızla kendi topraklarımız sayılan konsolosluk binasına gitmek için gitti ve bunun için izin almak gerekmiyor. Ben burada seçmenlerimizle buluşmak ve referandumda neler getirileceğini anlatmak için gittim. Avrupa'nın Hollanda'nın içişlerine karışmak gibi bir niyetimiz yok. Konsolosluk binasına 30 metre kala polisler bizi durdurdu. Gitmemize izin verilmedi. Konsolosmuzun da yanımıza gelmesine izin verilmedi. Etten bir duvar örerek konsolosluğa gitmemize izin verilmedi. Gayriinsani, ahlaki bir muameleyle karşı karşıya kaldık. İfade özgürlüğünden, özgürlükten bahseden Hollanda'da acı bir gece yaşadık. Maslahatgüzarımız, 5 kişilik koruma ekibim gözaltına alındı. Biz de polisler eşliğinde bir sınır merkezindeki polis merkezine götürüldük, 1,5 saat bekletildik. Çok kaba bir muameleye maruz kaldık. Sınırda 1,5 saat bekletildikten sonra Almanya Başkonsolomuzun aracıyla konsolosluğa geçtik, sonra İstanbul'a geldik.Bu antidemokratik bir uygulama ve vatandaşlarımızla buluşmaya gidiyoruz. Bizimle buluşmak için gelen vatandaşlarımıza gayri insanı muamelede bulunuldu. Atlarla, köpeklerle saldırıldı. Basın mensuplarına da aynı şekilde saldırıldı. Hollanda'da aniden OHAL ilan edildi.
15 Temmuz'daki darbe teşebbüsünden sonra OHAL ilan ettik. Batı bunu sorguladı. Bizim bu OHAL'imizi sorgulayan Batı, bu olay üzerine OHAL ilan ettik. Hem vatandaşlarımıza, hem basın mensuplarımıza şiddetle muamele ettiler. Çok sert ve kaba muamele gördük. Kınıyoruz. Hem diplomatik, hem insani hiçbir teamüle uymayan bu davranışın kınanmasını istiyoruz. Dün gece tüm özgürlükler kısıtlandı."

Kaynak Habertürk.com


 


BBP referandumda 'Evet' diyecek

BBP Genel Başkanı Destici, 16 Nisan'daki anayasa değişikliği halk oylamasında "evet" oyu kullanacaklarını açıkladı.

BBP referandumda 'Evet' diyecek

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, parti genel merkezinde, 16 Nisan'da yapılacak halk oylamasına ilişkin düzenlediği basın toplantısında, yeni sisteme ilişkin tartışmalara değinerek, bu süreçte kendileri için, "Devletin üniter yapısının muhafazası, Türk kimliği ve Türkçe, kuvvetler ayrılığı prensibi, temel haklar ve inanç hürriyeti, darbe hukukunun ve vesayetin ortadan kaldırılması" kriterlerinin azami derecede önem taşıdığını belirtti.

Halk oylamasına sunulan sistemde bu kriterlere önemli ölçüde uyum tespit ettiklerini anlatan Destici, ancak darbe yasalarının ürünü olan Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Kanunu'nun acilen demokratikleşmesi gerektiğini vurguladı.

Destici, birtakım yasal düzenlemelerle parlamentonun çok daha güçlü ve fonksiyonel hale getirilmesinin mümkün olduğuna dikkati çekerek, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığının güçlendirilmesi ve yargıya olan güvenin azami seviyelere çıkarılması gerektiğini bildirdi.

Bu şartlar altında partinin milli iradenin bir parçası olarak hükümet sistemi değişikliğinin dışında kalmamanın daha doğru olacağı kanaatine vardığını aktaran Destici, kararı oluştururken partinin geleceğini düşünmediklerini kaydetti.

Hadiseye öteden beri savundukları değerler açısından baktıklarını ifade eden Destici, ayrıca teklifin sağın iki büyük siyasi partisi tarafından hazırlanması ve TBMM'de kabul edilerek, halk oylamasına sunulmasını dikkate değer bulduklarını belirtti.

- "Önemli eksikliklerin giderilebileceğine inanmaktayız"

"Bu metin, hazırlanış safhası ve daha sonrası çalışmalarla daha iyi olabilirdi. Biz hazırlamış olsaydık elbette ki en mükemmelini hazırlardık." diye konuşan Destici, sözlerine şöyle devam etti:

"Lakin bizler, uyum yasaları ile önemli eksikliklerin giderilebileceğine inanmaktayız. Devletin ve milletin bekası, istikbali ve istiklali söz konusu olduğunu gördüğünde BBP ve onun idealist kadroları, hiçbir siyasi ikbal düşünmeden devletin ve milletin yanında durur. Bunun için 'evet' demeye karar vermiş bulunuyoruz."

"'Evet' diyene de, 'hayır' diyene de saygı duyuyoruz"

BBP'de "Evet", "Hayır" ya da "Tabanı serbest bırakalım" diyenlerin bulunduğunu aktaran Destici, şöyle devam etti:

"Bizim içimizde farklı düşünen arkadaşlar vardır. Ben bu arkadaşlarımın hepsine de saygı duyuyorum. 'Evet' diyene de, 'hayır' diyene de saygı duyuyoruz. 'Evet' diyenler de, 'hayır' diyenler de bu partinin içinde kalmaya ve burada siyaset yapmaya devam edecektir. Biz, 'hayır' dedi diye bir arkadaşımızı elbette ki dışlayacak değiliz. 'Evet' diyenleri de 'hayır' diyenleri de 'serbest bırakalım' diyenleri de kucaklayacağız. Ama bundan sonra partimizin bir kararı vardır, bütün arkadaşlarımızın, temsil noktalarında bulunan arkadaşlarımızın bu hususa bundan sonra azami derecede dikkat göstereceklerini ümit ediyorum. Bu süreçte biz 'hayır' veya 'evet' tercihinden dolayı hiçbir arkadaşımıza yan gözle bile bakmayız."

Partisinin "Evet" kararına ilişkin Destici, "Bu karar başta Cumhurbaşkanımız ya da diğer görüşmeler değil, bizim istişarelerden çıkan ve süzülerek gelip BBP'nin karar alma organı olan MKYK'nın özgürce hiçbir etki ve baskı altında kalmadan aldığı bir karardır. Bir arkadaşımıza ben ya da herhangi bir genel başkan yardımcımız tercihi noktasında eğer bir şey söylemişse ben buradan istifa eder giderim." diye konuştu.


Devlet Bahçeli: Karanlığa alkış tutanlar 16 Nisan'da kaybedecekler

MHP lideri Bahçeli, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, kaos için el ovuşturanların, karanlığa alkış tutan odakların 16 Nisan'da tamamen kaybedeceğini söyledi.

Devlet Bahçeli: Karanlığa alkış tutanlar 16 Nisan'da kaybedecekler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal paylaşım sitesi Twitter'dan açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin siyasi ve toplumsal tansiyonu normal sınırlara henüz inmiş değil. Hala kanama riski, hala felç ihtimali var ve görülüyor. Karışıklıktan nemalanmaya çalışan,huzurumuza kaynak yapan,kendilerini gizleyip meydanı taşa tutan ilkesiz ve çıkarcılara da sık rastlanıyor. Ümitle bekledikleri kaos için el ovuşturan, kavga çıkması için el sallayan, karanlığa alkış tutan odaklar 16 Nisan'da tamamen kaybedecekler.

Bir tohumu düşünün, güneşe ulaşmak için yolundaki taşları nasıl da iter,üzerindeki taşları nasıl da geçer. İşte,16 Nisan'a böyle ulaşacağız. Yüksek bir ülküye bağlanmanın manevi mükâfatı eşsizdir. Bunu ancak davasında erimiş, yüreğiyle mücadele etmiş üstün şahsiyetler bilir. Aklımızdan bir an çıkarmayalım, yürüdüğümüz yolda engel yoksa o yol bizi hiçbir yere götürmez. Ancak engellerin çokluğu da normal değildir. Usta kaptanlara sorun,her fırsatta büyük fırtınaları nasıl atlattıklarını anlatacaklardır.Her bir fırtına ibret,her biri ders ve tecrübedir. Bizim hamd olsun tecrübemiz fazlasıyla vardır. Nitekim hiç kimseden alacak, görecek ve öğrenecek bir şeyimiz de yoktur.

Bakıyorlar dam karla örtülü,sanıyorlar içeri gam yüklü.Ama yanılıyorlar,kesin yanlışa düşüyorlar.Ne aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz. Kovanı patlamış arı gibi uçuşup etrafta vızıldayanların sürekli MHP'yi karalama, kara gösterme çabası bir defa insanlıkla bağdaşmaz. Davamız ucuz değildir, siyasi uyuşma ve uydulaşmanın son evresinde bulunan çapsızların mütecaviz tertiplerine karşı sahipsiz hiç değildir. Birisi dümenden kürsüye saldırtır, birisi ışıkları söndürtür, diğerleri küçücük salonu sabote ettirir. Her yer oyun, her yer tiyatro. Dedim ya, ülkücü yaparsa yarım bırakmaz. Yine aynı görüşteyim, yine aynı noktadayım. Uyarıyorum, sabırları zorlamanın sonu iyi değildir. Partimizle uzaktan yakından ilgisi,ilişkisi,bağı,bağlantısı olmayan kişilerin,ayağımıza dolaşıp tahrike yeltenmeleri kalleş bir kumpastır.

Kimin ne düşüncesi varsa, kim neyi, nerede, nasıl savunacaksa;kanuni sınırlar dâhilinde yapabilecektir.Ancak bunlar MHP'den uzak durmalıdır. Yüzsüzlüğün âlemi yoktur. Utanmazlığa sığınıp fitne dümenini çevirmenin, rezilce yol almanın maliyeti çoktur, mazereti de zaten yoktur. Yusuf Has Hacib ne güzel de buyurmuş: "Sözünü gözet selametle yaşa; kendini gözet esenlikle koca." 16 Nisan'da koskoca evetle millet ve devlet hayatını sarmış paslı tahakküm zincirlerini kıracağız. Bundan rahatsız olanlar ise çıldırıyor!

Geçmişi unutacak kadar hafızasız, geleceği tasavvur edemeyecek kadar hayalsiz bir millet yaşayamaz. Bu nedenle 16 Nisan'da evet diyoruz. Anayasa'yı okumadan hayır turuna çıkan, yeni sistemi hiç bilmeyen zavallı siyaset anlayış ve savruluşundan kurtulmak için evet diyeceğiz.




Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 34 kanunu onayladı


Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa'nın 89'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 104'üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca 34 kanunu onaylayarak, yayımlanmak üzere Başbakanlık'a gönderdi. 

Erdoğan, bu kapsamda 6773 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Türkiye Cumhuriyeti Topraklarında Bulunan Rus Defin Yerleri ile Rusya Federasyonu Topraklarında Bulunan Türk Defin Yerleri Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun", 6774 sayılı "Antarktika Andlaşması Çevre Koruma Protokolüne Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun" ve 6775 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti ile Singapur Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun"u onayladı. 


Ayrıca 6776 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Dominik Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ekonomik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun", 6777 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Benin Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun" ile 6778 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Benin Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik ve Spor Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun" da Erdoğan tarafından onaylanarak, Başbakanlık'a gönderildi. 



Kütahya’da ByLock operasyonu: 4 gözaltı

Kütahya'da, Fetuhllahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik düzenlenen operasyonda "ByLock"u kullandıkları belirlenen 4 kişi gözaltına alındı.

Kütahya’da ByLock operasyonu: 4 gözaltı

Kütahya'da, Fetuhllahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik düzenlenen operasyonda "ByLock"u kullandıkları belirlenen 4 kişi gözaltına alındı.

Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.Operasyonda örgütün şifreli haberleşme programı "ByLock"u kullandıkları belirlenen İ.K, R.E, A.D. ve Ü.D.K.T. gözaltına alındı.

(Hüseyin Efe / İHA)



3. dalga ’abla’ operasyonunda 8 gözaltı
Denizli'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında düzenlenen 3. dalga "Abla" operasyonunda 8 şüpheli tutuklandı.

3. dalga ’abla’ operasyonunda 8 gözaltı

Denizli'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında düzenlenen 3. dalga "Abla" operasyonunda 8 şüpheli tutuklandı.Edinilen bilgiye göre, Denizli'de FETÖ/PDY'nin "Abla" yapılanmasına yönelik 9 Şubat'tan bu yana 3 dalga olarak gerçekleştirilen operasyonlarda 76 kişi hakkında işlem yapıldı. 23 kişi tutuklanırken 9 kişi de adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
3. dalga operasyonunda gözaltına 8 şüpheli emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. Denizli 2. Sulh ceza mahkemesi tarafından 8 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.



28 Şubat’a millet ömür vermedi"

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya, "Bin yıl süreceği söylenen 28 Şubat'a millet ömür vermedi. Bin yıl süremedi ama milletin iktidarı bin yıl sürecek" dedi. Kaya, milletin vesayet odaklarına imkan tanımamak adına güçlü Türkiye'nin devamı için bu anayasa değişikliği teklifine evet diyeceğine inandığını söyledi.

28 Şubat’a millet ömür vermedi'

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya, "Bin yıl süreceği söylenen 28 Şubat'a millet ömür vermedi. Bin yıl süremedi ama milletin iktidarı bin yıl sürecek" dedi. Kaya, milletin vesayet odaklarına imkan tanımamak adına güçlü Türkiye'nin devamı için bu anayasa değişikliği teklifine evet diyeceğine inandığını söyledi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Kadın Kolları tarafından Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Şubattan Sonra" programına katıldı. Program öncesinde 28 Şubat'la ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Kaya, "Sergiyi dolaştım, çok duygulu anlar yaşadım. Bu ülkede vesayet odakları ekonomik, siyasal hiçbir suçu olmayan masum kızları, öğrencileri okullarından attılar. Sergide de görünce bir kez daha o günleri yaşadım. Benim ablam da 28 Şubat'ta okulundan atılan, İstanbul Üniversitesinde birinci olmasına rağmen okula alınmayan kızlardan biriydi. Bin yıl süreceği söylenen 28 Şubat'a millet ömür vermedi. Bin yıl süremedi ama milletin iktidarı bin yıl sürecek. Bu ülkede milli iradenin dışında hiçbir güç yoktur. Milli iradenin dediği olur. Bugün 16 Nisan referandumunun arifesinde biz AK Parti kurulduğu günden beri milletimize güvendik. Ve milletimizle yol olduk ve bu millet 15 Temmuz'da da iradesinin arkasında olduğunu gösterdi. Ben 28 Şubat'ın 20. yıldönümünde hemen arkasından yapılacak referandumda da bu milletin tüm vesayet odaklarını sonsuza dek, artık Türkiye'de vesayet odaklarına hiçbir şekilde imkan tanımamak adına yeni güçlü Türkiye'nin devamı için bu anayasa değişikliği teklifine güçlü bir şekilde evet diyeceğine inanıyorum. 28 Şubatların, 15 Temmuzların bir daha yaşanmaması için Türkiye'de güçlü bir şekilde hep birlikte evet değişikliğine evet diyeceğiz" diye konuştu.

(Doğan Can Cesur/İHA)



Erdoğan'dan idam izahı: Gerekirse referandum yaparız

Reisicumhur Erdoğan idam talebiyle alakalı olarak, "Gerekirse bunun için de bir referandum yapabiliriz." izahında bulundu.

Erdoğan'dan idam açıklaması: Gerekirse referandum yaparız

Reisicumhur Recep Tayyip Erdoğan Manisa'da toplu açılış merasiminde halka hitap etti. Erdoğan, "Ne diyor CHP? Bunlar Meclis'i kaldıracaklar diyor. Yalan konuşma! Doğru konuş! Tam aksine Meclis'in gücünü, denetim gücünü arttırıyoruz." izahında bulundu.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

İSTANBUL-İZMİR OTOBANI ASLINDA MANİSA PROJESİDİR

Bundan sonraki süreçte de sizlerle birlikte elele, dimdik, yürüyüşümüzü devam ettireceğiz. Geçtiğimiz 14 senede Manisa 18 milyar liralık yatırımla tertemiz bir etrafa kavuştu. Şimdi yeni yatırımlarla Manisa emin adımlarla ilerliyor. İstanbul-İzmir otobanı bu arada bir Manisa projesidir. 6,5 milyar dolarlık bu dev proje etap etap hizmete girmeye başladı. Sabuncubeli Tüneli ile Manisa bu otobanı kolayca kullanabilecek. İstanbul-İzmir 3 saat olacak. Allahın izniyle bugünler yaklaştı. Ankara-Manisa arası 3 saatin de altına düşecek. Mevzubahis hizmet olduğunda durmak yok yola devam diyoruz. 16 Nisan'a hazır mıyız?

MANİSA SAVAŞAN KOL, DÜŞÜNEN BEY, ÜRETEN KOL OLMUŞTUR

Rabbim bu ulus için, ülke için taş üstüne taş koyan herkesten razı olsun. Efeler, yörükler, kardeşlerim. Manisa her dönemde bu coğrafyanın üreteni, düşünen beyni, savaşan kolu, yürüyen bacağı olmuştur. Terörle mücadelede asker ve polis olarak 21 şehidi var. Son El Bab operasyonunda da Manisa'nın 3 gazisi bulunuyor. Onlar şehitlerimiz sevgili peygamberimize en yakın makamda. Gazilerimizden rehabilitasyonları sürenlere acil şifalar umuyorum. Bir gün evvel Osmanlı'ya şehzade yetiştiren şu Manisa, Cumhuriyet tarihi süresince tarım, endüstri, ticaret, tarih, kültürüyle yeniden ülkesinin gelişmesine, kalkınmasına en büyük katkıları vermiştir.

GEREKERSE İDAM İÇİN DE REFERANDUMA GİDERİZ

Marmaris'te facetime'dan ilanı yaptığımda alanlara döküldüğünüzde çok duygulandım. İlk işim İstanbul'a gelmek oldu. Halkımla bütünleştik ve oradan bütün operasyonu yönetmeye başladım. Manalı bir geceydi. Fazla sürmedi. 16-17 saatte eriştik. Siz göğsünüzü F-16'lara seferber ettiniz. Ben şuna inanıyorum, idam talebi meclise gelecek. Temennim odur ki, meclisten geçtiği anda bana geldiğinde ben bunu onaylarım. Ancak bir sıkıntı anayasa farklığı gerektiriyor. İşte ayın 16'sı bu arada bunun da bir yanıtı olacaktır. Bunun için de bir referandum yolu açabiliriz. Bir referandum talebini şimdiden anımsadıyorum.



Erdoğan: Türkiye çok büyük zarar gördü

Erdoğan: Türkiye çok büyük zarar gördü

Sosyal medya üzerinden açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbelerin muhtıraların yol açtığı siyasi kaoslar ve ekonomik krizlerin ülkeye ağır bir maliyet yüklediğini belirtti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ben 16 Nisan'ın güçlü bir Türkiye için, lider bir Türkiye için, müreffeh bir Türkiye için bir milat olacağına inanıyorum" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından açıklamalarda bulundu. Açıklamasında geçmişteki cumhurbaşkanı, başbakan kavgalarına değinen Erdoğan, "Türkiye, yasama, yürütme ve yargı güçleri arasındaki çekişmelerden, yetki karmaşalarından çok büyük zarar gördü. Darbelerin, muhtıraların yol açtığı siyasi kaoslar ve ekonomik krizler ülkeye ağır bir maliyet yükledi.Sadece geçmişte yaşanan cumhurbaşkanı, başbakan kavgaları dahi tek başına mevcut sistemi sorgulamak için yeterlidir. Ülkemizi göz göre göre kaosların, siyasi çekişmelerin ve istikrarsızlıkların içine atamayız. Bunun için sistemin temel taşlarının yerli yerine oturduğu, sorumlu ve güçlü bir yönetim anlayışını tesis etmeliyiz. Evet... Ben 16 Nisan'ın güçlü bir Türkiye için, lider bir Türkiye için, müreffeh bir Türkiye için bir milat olacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.


"Yasakçılar hayırcı oldu"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yasakçı zihniyetin şimdi ise hayır saflarında olduğunu söyledi.

'Yasakçılar hayırcı oldu'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın, Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Gümrük ve Ticaret bakanı Bülent Tüfenkci, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, TBMM Ak Parti Genel Başkan Yardımcıları Öznur Çalık, Hayati Yazıcı ve Cevdet Yılmaz ile birlikte Malatya'ya geldi. Malatya Yeni Belediye binası yanındaki meydanda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Konuşmamın başında El Bab'ı DEAŞ'ın katil sürülerine dar eden kahraman mehmetçiklerimizi selamlıyorum. Onlar gece gündüz, istikbal ve istiklali için canlarına ortaya koyuyorlarsa, biz de taş üstüne taş koymanın mücadelesini veriyoruz. Dünyanın dört bir yanında bayrağımızı yükseltmenin yollarını arıyoruz. Bahreyn'e Suudi Arabistan'a, katar'a gittik, hep bu mücadele" dedi.
Açılışı yapılan eser ve yatırımlar hakkında bilgi veren Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatarak, "Milletimle gurur duyuyorum. Milletimle iftihar ediyorum. Çünkü, sizler, istiklal marşımızın ruhunu kavradınız. Benim milletim eşi ve benzeri olmayan bir millet. Genciyle yaşlısıyla, kadınıyla erkeği ile tankların üzerine yürüdü" ifadelerini kullandı.
İDAM TALEBİ
Alandakilerin "idam isteriz" sloganları üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Parlamentodan gelecek, bana geldiği zaman ben bunu onaylarım. 248 şehidimizin bir defa hesabı var. O hesabı hep beraber vereceğiz. Bundan hiç endişeniz olmasın. Biz, beşer planında hiçbir gücün karşısında eğilmedik. Rabbimin huzurunda rükuda, secdede eğildik. Başka eğilme yok" diye konuştu.
"YASAKÇI ZİHNİYET BİTTİ"
Erdoğan, AK Parti iktidarı öncesindeki yasakçı zihniyetin de bitirildiğini söyleyerek, "Vatandaşına hizmet etmek yerine onunla kavga eden, yasakçılıktan başka bir şey bilmeyen bir devlet vardı. Kızlarının başörtüsü ile uğraşan bir devlet vardı. Onların üniversite kapısından geri çeviren bir ülke vardı" dedi.
"YASAKÇILAR, HAYIRCI OLDU"
Yasakçı zihniyetin şimdi ise hayır saflarında olduğunu belirten Erdoğan, "Şimdi onlar hayırcı o oldu. Hayır diyorlar. Başörtülülere üniversitelerin kapıları açıldı mı? İmam hatiplerin üniversite yolu açıldı mı, fark bu" dedi.
"KILAVUZU KARGA OLANIN, BİR ŞEY DEMİYORUM"
Erdoğan, "Kişi sevdikleri ile beraberdir" ifadesini hatırlatarak, "Kandilden talimat geliyor. Hayır diyeceksiniz diyor. Hayır diyor onlar. Şimdi Kandil hayır diyor. Kandil ile beraber ‘hayır' diyenler onlarla aynı değil mi. Çünkü bizim değerler silsilemizde kutlu bir ifade var. Kişi sevdikleri ile beraber. Biliyorsunuz değil mi? Dolayısıyla ‘efendim ne alakası var'. Ne demek, ne alakası var? Kılavuzu karga olanın bir şey demiyorum. Onlar bu. Biz diyoruz ki, hak tecelli edecek, 16 Nisan'da. Buna hazır mıyız. Vesayet odaklarının millete ayar vermeye çalışanların milletin sırtından para kazanmaya alışmış, bir avuç elitin gönlünü hoş tutmaktan başka mahareti olmayan bir parlamenter sistemi vardı. 14 yıl boyunca inançla, cesaretle, aşkla çalışarak, o karanlık günlerinden ülkeyi aydınlığa çıkardık. Bir taraftan merkez bankasının kasasını doldururken, diğer taraftan devletin borçlarını kapattı" dedi.
"BEYLER DERESİNE SOR DA ANLATSIN"
AK Parti'nin hizmet siyasini bilmeyenlerin Beyler deresine sormasını isteyen Erdoğan, "Bu ülke nereden nereye geldiğini, istismar değil, hizmet siyasetinin demek olduğunu en iyi Malatya bilir. Malatya Havalimanına bak görürsün. Merkeze doğru yürü, görürsün. O Beyler deresine sor da neler oldu, neler anlatsın. Onları bizim zihniyetimiz düzeltti" dedi.Erdoğan, CHP'nin de kandil ile birlikte hareket ettiğini vurgulayarak, "Sivas-Malatya hızlı tren projesi için çalışmalar devam ediyor. Proje ihalesine bu yıly çıkıyoruz. Malatya havalimanı büyüttük, yetmiyor Malatya'ya. Refah düzeyi yükseldi. Malatyalı çiftçilerimize geçen yıl 194 trilyon liraya tarımsal destek ödemesi yaptık. Akıl izan ve vicdan sahibi herkes Türkiye'nin 14 yılda yazdı başarı hikayesini görüyor ve takdir ediyor. Kandil'deki ondan anlamaz ki, onunla hareket eden de anlamaz ki. Ana muhaletfet de onlarla hareket ediyor zaten. Ana Muhalefet liderinin SSK başında olduğu zaman hastanelerin halini Savaş Ay'ın programında izlediniz değil mi. Sağlam gir, hasta çıkarsın. Hala birileri eski Türkiye'den bahsediyor. Biz yeni Türkiye'yi büyük Türkiye'yi, güçlü Türkiyeyi inşa etme çabasındayız. Şimdi ülke ve millet olarak yeni bir yol ayrımındayız" şeklinde konuştu.
"CHP'NİN İL BAŞKANI VALİYDİ"
Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nde hep yönetim sistemi tartışması yaşandığını belirterek, bu tartışmaların tek partili CHP iktidarında yaşanmadığını söyledi. CHP hükümeti döneminde partinin il başkanlarının bulundukları illerde vali olduğunu söyleyen Erdoğan, "Türkiye daha öncesinden başlayarak, özellikle Cumhuriyet tarihi boyunca hep bir yönetim sistemi tartışması yaşamıştır. Tek parti dönemini kenara bırakıyorum. Çünkü o zaman chp vardı. Gençler bunu bilin siyasi partinin il başkanı, yani CHP'nin il başkanı valiydi, o zaman. Şimdi böyle bir şey konuşabilir miyiz. Bunların demokrasi ile alakası yok. Asıl diktatör bunlar. Bizim cumhuriyet tarihimizi gölgelediler.
"ÖZAL'IN HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN YOLA ÇIKTIK"
Erdoğan, hazırlanan Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin devletin ihtiyaçları ve milletin özlemlerine uygun olarak hazırlandığını ifade etti. Böyle bir yönetimin Türkiye'nin 8. Cumhurbaşkanı Rahmetli Turgut Özal'ın da hayali olduğunu belirterek, "Devletin ihtiyaçlarına, özlemlerine uygun bir yönetim sistemi getirmelidir. Esasen adının ne olduğu da önemli değildir. Ülkemizin ihtiyacı, milletimizin arzusu, güçlü bir yürütme, yasama ve yargı organlarından oluşan bir Türkiye'dir. Merhum Özal'ın hayali de böyle bir Türkiye'ydi. Biz Özal'ın hayalini gerçekleştirmek üzere yola çıktık. Rabbim ayrılıp da kavuşamayanların dertleri dışında her derde deva vermiş. Türkiye'nin çektiği sıkıntılarının devası, bu yeni yönetim şeklidir" diye konuştu. .
"BİZ AYNI DELİKTEN DEĞİL 2, 20 DEFA ISIRILDIK"
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin şahsi bir ihtirasın ürünü olmadığını vurgulayarak, "Yüzyıllarca yıllık birikim, çekilmiş acılar, sıkıntılar vardı. Müslüman aynı delikten 2 kez ısırılmaz derler, biz aynı delikten değil 2, 20 defa ısırıldık. Yine de birileri gereken dersi çıkarmadı. Ayakları ısırdılar, burun kırdılar. Kafa göz yardılar. Ne oldu? Bu, parlamenter demokrasi de, işte orada oldu. Türkiye'nin son 2.5 yıllık sahip olduğu yönetim biçiminin bir ismi ve örneği yoktur. Dünyanın hiçbir yerinde her ikisi de gücünü milletten alan, yürütme üzerinde geniş yetkilere sahip lider aynı anda olmaz. Ya başbakan yetki sahibidir, ya diğeri. Biri vitrin süsüdür, diğeri geniş yetkilere sahiptir. Başkanlık sistemlerin bir kısmında hiç başbakan yoktur" dedi.
ABDULLAH GÜL DÖNEMİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti iktidarları döneminde Cumhurbaşkanları ve Başbakanların uyum içerisinde ülkeyi yönetmesi ile ilgili ise "İşin aslına bakarken, Gül ile beraber de bu işi birlikte yürüttük. Bu bizim insani vasıflarımızdı. Bizden önce anaya kitapçığı başbakanın suratına fırlatıldı. Merhum Ecevit, aşağıya inip, hiç beklenmeyen basın açıklamasını yaptı mı? Bu ülke bu hale düşmeliydi. Bunun sebebi sistemin kendisiydi. Bizim aramızda diyalog sebebiyle sıkıntı olmadı, uyum sebebiyle sıkıntı olmadı. Bu uyum şahsidir" dedi.
Başbakan Binali Yıldırım ve MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye anayasa paketi için teşekkür eden Erdoğan, "Bu güven oyu farklıydı. Sağolsun sayın Yıldırım ve Bahçeli el ele vermek suretiyle, parlamentoda oluşturdukları dayanışma, güven oylamasına giden süreci aştı. Şimdi yeni bir şey var. Buradan sesleniyorum. AK Parti'ye gönül vermiş kardeşlerim, MHP'ye gönül vermiş kardeşlerim size sesleniyorum., CHP'ye, HDP'ye gönül vermiş kardeşlerim size sesleniyorum. Kandildeki demiyorum. Partiye gönül vermiş kardeşlerim diyoruz. Çünkü doğruyu anlatacağız. Biz tebliğle mükellefiz. Onun için hep birlikte bu 18 maddeden oluşan halk oylamasında 16 Nisan'da bir konsolidasyon oluşsun. Tek millet, tek bayrak, tek devlet diyorum ya, bundan birleşen bir anlayıştan bahsediyorum. Hepsini buraya davet ediyoruz" şeklinde konuştu.
"ARTIK MİLLET YETKİYİ VERECEĞİ KİŞİYİ DE HESAP SORACAĞI KİŞİYİ DE İYİ BİLECEK"
Anayasa değişikliğinden sonra Türkiye'nin nasıl yöneleceği konusunda da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yürütme gücü tamamen Cumhurbaşkanlığını veriliyor. Artık Milletimiz yetkiyi ve sorumluluğu kime verileceğini biliyor. Dolayısıyla kimden hesap soracağını bilecektir. Yeni sistemde bu kişi Cumhurbaşkanı olacak. Artık Başbakan olmayacak. Kararnamelere ona göre çıkacak. Bu yetkililere karşı tüm sorumlulukta Cumhurbaşkanı'nda olacak. Meclis asli işini yapacak. Bütçe dışında Cumhurbaşkanı'nın kanun teklifi yetkisi bulunmuyor. Cumhurbaşkanı'nın kararname yayınladığı konuda, meclis kanun çıkartırsa, kanun geçerli olacak" dedi.
MECLİSİN YETKİLERİ GENİŞLİYOR"
Erdoğan, Meclisin yetkilerinin genişleyeceğini belirterek, Cumhurbaşkanın çıkardığı kararnamenin üstünde de bir otorite olacağını vurguladı. Erdoğan, "Meclis var, ama birileri hala utanmadan sıkılmadan meclis kaldırılıyor diyor. Yasama yetkisi Meclise aittir, bu konuda üstünlük, Meclisindir. Meclisin yetkilileri, genişletiliyor" dedi.
GEN SORU YAKINMASI
Daha önceki muhalefet milletvekillerinin Meclise verdiği gen soruları da eleştiren Erdoğan, "Gensoru vardı. Akıllarına geldiği zaman gen soru. Biz iş yapacağız. Biliyor ki geçmeyecek. Ver bir gensoru. Niye, meclisin çalışmamasını, engellemek için. Bunların çalışmak diye bir derdi yok. Güven oylaması öncesinde parlamentoda hep bunları yaptılar"
"BİRLİKTE YAPILACAK SEÇİMLERLE TEHDİT İHTİMALİ ORTADAN KALKIYOR"
Erdoğan, yeni sistemle Cumhurbaşkanılığı ve milletvekili seçimlerin birlikte yapılması ile birlikte iki organın birbirini tehdit ihtimalinin de ortadan kaldırıldığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizin zamanınızda, geçmişte çift kamera sistemi vardı. Sayı, 600'dü. Senatör ve milletvekilleri olarak. Biz aynen 600 yaptık. Cumhurbaşkanı ve meclis seçimleri beraber 5 yılda bir. Bu iki organdan birinin diğerini tehdit etme ihtimali ortadan kalkıyor. Anca beraber, kanca beraber" dedi.Yeni sistemle gençlerin seçilme yaşının 18'e düşürüldüğünü hatırlatan Erdoğan, "Şimdi geldim size, gençler, bana göre anayasa değişikliği en önemli maddesi 18 yaş uygulamasıdır. Tarih ayağa kalkıyor. Gencine güvenmeyen bir yapı vardı. Şimdi bu yapı değişiyor. Şimdi seçilme yaşını 18'e indiriyoruz. Seçme yetkisini veriyorsun da, zaten zor olan seçmektir. Seçilmeyi niye vermiyorsun. Bu gençlik Fatih'in nesli. 21 yaşında bir çağ kapayıp, bir çağı aştı mı? Demek ki oluyor. Fatih'in istanbul'un fethettiği yaştasın. Ama çok çalışacaksınız. İnşallah parlamento bu gençlerimizde inşallah çok daha güçlü, dinamik olacak. Kabinemizin içerisinde de genç arkadaşlarımız olacak. Tarih, 16 Nisan'da karar, seçim zamanında olursa, o zaman 2019 Kasım".Yeni yapılan stadı da hatırlatan Erdoğan, "Malatyaspor değil, Yeni Malatya, yeni. Tabii statta bitiyor. Stadı doldurmazsanız yandınız. Büyük stat istediniz. Biz de yaptık, nasıl dolduracaksınız. Bu meydandaki kalabalık maçlara da giderse dolar"diye konuştu.
"MALATYA KENDİ KADERİNİ AK PARTİ İLE EŞİTLEMİŞ"
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ise "Malatya, kendi kaderini Ak Parti'nin kaderi ile eşitlemiş, Türkiye'nin omurga illerinden biridir. Her zaman sağduyudan, halktan, mazlumdan, haklıdan yana oldu. 2016 yılında ülkemiz her yönüyle tehditlerle karşı karşıya kalmasına rağmen sizin liderliğinde de almış olduğumuz kararlar 2017 yılında güçlü girdik. Liderliğinizde ak parti olarak, ülkemiz, milletimiz için çalıştık, halkın ve hakkın rızasını gözeterek çalıştık. Malatya, Ülkemizin istikrar ve geleceği için Cumhurbaşkanılığı hükümet sistemine evet diyecektir. Bunun için Malatya'de gece gündüz çalışmaya, en yüksek oy oranını çıkarmaya Cumhurbaşkanımız huzurunda söz veriyor muyuz Malatya olarak, biz istikrardan yana olduk, huzurdan yana olduk., Güvenden yana olduk. Teröre karşı dur diyenlerden, milli birlik ve beraberlikten yana olduk. Kardeşlikten yana olduk. Bunun için de her zaman Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine her zaman evet diyoruz, evet , evet, evet diyoruz" dedi.Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Erdoğan, sahnede MHP İl Bakanı Mehmet Erdem ile tokalaştı. Erdoğan, protokol tribününde 15 Temmuz gazisi Enis Gün ile görüştü.
Kaynak (Barış Türel - Cahit Özçelik - Erdal Akbuğa/İHA)


Erdoğan: 1923'te ilan ettiğimiz Cumhuriyet'i ilelebet koruyacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı sistemine karşı çıkanların bir kısmı bunun artısını eksisini bilmediği için karşı çıkıyor. Bir kısmı da kendi foyaları ortaya çıkacak diye karşı çıkıyor. Her şeyden önce yönetim değişmiyor. 1923'te ilan ettiğimiz 'Cumhuriyet'i ilelebet koruyacağız. Türkiye yıllardır aradığı münasip yönetim sistemine nihayet kavuşuyor. Bu sistemin adı cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi" dedi.

Erdoğan: 1923'te ilan ettiğimiz Cumhuriyet'i ilelebet koruyacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Elazığ İstasyon meydanında düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'de rejimin değişmediğini, sadece yönetim sisteminin değiştiğini söyledi. Erdoğan, "Keşke cumhurbaşkanlığı sistemine rahmetli Özal'ın bu meseleyi gündeme getirdiği, bizlerin gençliği dönemine denk gelen 1990'lı yılların başında geçseydik. O zaman Türkiye, belki 1990'lar boyunca yaşadığı sıkıntılara, krizlere, acılara maruz kalmayacaktı" dedi.Bugün saat 11.50'de Elazığ'a gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, saat 13.30 sıralarında İstasyon meydanında düzenlenen toplu açılış törenine katılıp, halka hitap etti. Erdoğan'ın konuşma yapacağı alanda Türk bayrakları yer aldı. Kalabalığı sık sık Rabia işareti ile selamlayan Erdoğan, yapılacak olan şehir hastanesine İzmir'de teröristlerin adliye saldırısına canı pahasına direnen polis memuru 'Şehit Fethi Sekin' adının verileceğini söyledi.
BAZILARI BİLMEDEN KARŞI ÇIKIYOR
Konuşmasında 16 Nisan'da yapılacak referandumda Elazığ'dan rekor düzeyde bir destek beklediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hz. Ali, 'Kişi, bilmediğinin düşmanıdır' diyor. Bugün anayasa değişikliğine, Cumhurbaşkanlığı sistemine karşı çıkanların bir kısmı, bunu meselenin artısını eksisini bilmedikleri için yapıyor. Bir kısmı da her şeyin farkında oldukları halde bu sistem, kendi çıkarlarını bozacağı, foyalarını ortaya çıkaracağı için karşı çıkıyor. Kendi menfaatini ülkesinin ve milletinin maslahatının önünde tutanlara diyecek bir şeyimiz yok. Onları milletimize havale ediyoruz. Ama cumhurbaşkanlığı sistemini bilmedikleri için meseleye soğuk yaklaşanlara, işin aslını astarını anlatmak, hepimizin boynunun borcudur" dedi.
CUMHURİYETİMİZİ İNŞALLAH İLELEBET YAŞATACAĞIZ
Türkiye'de rejimin değişmediğini belirten Erdoğan şunları söyledi: "Değişen sadece yönetim sistemidir. 1923'te ilan edilen cumhuriyetimizi inşallah ilelebet yaşatacağız. Yönetim sistemi tartışmalarımızın tarihi, cumhuriyetimizden eskidir. Meclis, Başbakan, Bakanlar Kurulu ve daha pek çok kurumumuz farklı isimlerle, Cumhuriyet öncesinde de mevcuttu. Birileri doğruyla yanlışı birbirine katarak, sapla samanı karıştırarak, milletimizin kafasını bulandırmaya çalışıyor. Çünkü onların kafaları da karışık. Şu anda yapılan iş; yasama, yürütme ve yargı arasındaki ilişkileri yeniden düzenlemekten ibarettir. Bu organların hiçbiri ortadan kalkmıyor. Parlamento yine yerinde. Hiçbiri, diğerine bağlanmıyor. Sadece görev tanımları yeniden yapılıyor.
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMETİ SİSTEMİ
Türkiye, yıllardır aradığı münasip yönetim sistemine şimdi, nihayet kavuşuyor. Bu sistemin adı, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi. Yeni sistemde yürütme doğrudan millet tarafından seçilen, sorumluluğu da millete karşı olan cumhurbaşkanına veriliyor. Cumhurbaşkanı'nı getirir, Cumhurbaşkanı'nı götürür. Seçimlerde 5 yıl süreyle görev verilen Cumhurbaşkanı, milletten başka kimseye hesap vermeden anayasa çerçevesinde vazifesini yerine getirecektir. Bu, ülkenin istikrar ve güven ortamının 5 yıl süreyle garanti altına alınması anlamına geliyor. Sürekli seçimlerin yapıldığı veya konuşulduğu dönem sona erecek."
KARŞILIKLI YETKİ AŞIMI OLMAYACAK
Yeni sistemde Cumhurbaşkanı ile Başbakan'ın gücünün aynı kişide birleştiği için çekişme, çatışma, kavga, dövüş diye bir sorun çıkmayacağını ifade eden Erdoğan,"Bu ülkede Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'a Anayasa kitapçığını fırlattığını gördük mü? Dünyada böyle çirkinlik olur mu? Bunu bile yaşattılar bize. Şimdi biz bunu da kaldırıyoruz. Tek kişide bu gücü topluyoruz. Böylece, 'Kitapçıkları fırlat' böyle bir şey olmayacak. Mevcut sistemde Cumhurbaşkanı, vatana ihanet dışında hiçbir şeyle suçlanamıyor, yargılanamıyor. Yeni sistemde bu sıkıntıyı da aşıyoruz. Cumhurbaşkanı, milletimizle birlikte Meclis'e karşı da sorumluluk üstleniyor. Tüm bu düzenlemelerle yürütme göreviyle yasama organlarının görevleri arasındaki ayrım netleştirildiği için karşılıklı yetki aşımı, diye bir mesele inşallah olmayacak. Birileri çıkıp, Meclis'in ortadan kaldırıldığını, işlevsiz kılındığını söylüyor. Yok böyle bir şey. Meclis, ortadan kalkmak bir yana; güçleniyor. İşlevsiz bırakılmak bir yana daha geniş vazifeler üstleniyor. Öte yandan yargının bağımsızlığının yanına tarafsızlığını da ekliyoruz. Yeni sistemde herkes kendi işine odaklanacak. Eski dönemde çok tartışılan sıkıyönetim artık kalkıyor. Bu ülkede artık sıkıyönetim olmayacak. Bunun yerine zorunlu durumlarda olağanüstü hal ilan edilerek, sorunların üstesinden gelinmesi imkanı getiriliyor. Anayasa değişikliğiyle getirdiğimiz bir başka yenilik de cumhurbaşkanının partisiyle ilişiğini kesme şartını ortadan kaldırmak. Böyle şey olur mu? Cumhurbaşkanı adayı olacaksın, kurucusu olduğun partiden ilişiğin kesiliyor. Neymiş? O, tarafsızlığı getirirmiş. Bir insanın karakterinde, tarafsız olmak diye bir şey olur mu? Olmaz. Gerçekçi olmak lazım. Şimdi, bu da düzeltiliyor. İnşallah bu sistemle kazanan Türkiye olacak. Kazanan Türk milleti olacak" dedi.
"İDAM İSTERİZ" SLOGANLARINA, "CUMHURBAŞKANI OLARAK ONAYLARIM" DEDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşması sırasında toplanan kalabalığın sık sık "İdam isteriz" sloganları atması üzerine, "Bu konudaki düşüncem belli. Bildiğiniz gibi bu konuda, parlamentomuz inşallah 16 Nisan'dan sonra, bu bir anayasa değişikliği gerektiriyor biliyorsunuz, anayasa değişikliğiyle bu parlamentomuzdan geçtiği takdirde cumhurbaşkanı olarak ben bunu onaylarım. Bunun aksi düşünülemez. George ne der, Hans ne der, filanca ne der; ben ona bakmam. Ahmet, Mehmet, Hasan, Ayşe, Fatma ne der; Rabb'im ne der, ben ona bakarım. Çünkü böyle bir yetki, böyle bir hak bizde yok. Devlet, kendisine karşı işlenen suçları affedebilir; fakat herhangi bir vatandaşın şehit edilmesi, öldürülmesi noktasında kalkıp, onun katilini affedemez. Ona af yetkisi, onun varislerinindir. İnşallah o günler de yakın, o günleri de göreceğiz" diye konuştu.
SİSTEME KEŞKE ÖZAL ZAMANINDA GEÇİLSEYDİ
Bugün atılan her adımın yarın gençlerin işini kolaylaştırmak için olduğunu kaydeden Erdoğan şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanlığı sistemini şahsi hevesim, arzum olarak göstermek isteyenler; en büyük haksızlığı gençlerimize yapıyorlar. Bizler faniyiz. Bugün varız, yarın yokuz. Allah ömür ve imkan verdikçe ülkeme ve milletime hizmet etmek için çalışacağım. Bizden sonra bu bayrağı, bugünün gençleri devralacak. 16 Nisan'a çıkacağıma dair benim elimde bir garanti var mı? Emr-i hak vaki olur, çıkamayabiliriz. Rabb'im takvimi nasıl belirlediyse bu süreç böyle yürüyor. Ne bir an ileri ne bir an geri. Kimsenin bu noktada garantisi yok. Gideceğimiz yer belli. 2 metreküp çukur, 9 metre 15 santim kefen. Başka bir şey götürebiliyor musun? Yaptığımız hizmetlerle anılacağız. Liderin üç önemli görevi vardır. Bir tanesi istişaredir. Lider istişare ile hareket eder. İki, adaletle hükmeder. Üç, ehliyet ve liyakat sahibiyle etrafını donatır; devleti onlara teslim eder. Keşke cumhurbaşkanlığı sistemine rahmetli Özal'ın bu meseleyi gündeme getirdiği, bizlerin gençliği dönemine denk gelen 1990'lı yılların başında geçseydik. O zaman Türkiye, belki 1990'lar boyunca yaşadığı sıkıntılara, krizlere, acılara maruz kalmayacaktı. Bugün hala dağlara götürülen gençler yok mu? 15-16 yaşında gençlerimiz dağlara götürülmüyor mu? Kandil'e götürülmüyor mu? Ne diyor oradakiler? Bu 16 Nisan oylamasında onlar 'Hayır' diyor. O Diyarbakır Belediyesi'nin önünde ağlayan anneler, niye ağladılar? Yavruları dağa kaçırılmıştı da onun için ağladılar. Onları dağa kaçıranlar, ne diyor şimdi? 16 Nisan için 'Hayır' diyor. Onlarla beraber hareket edenler var. Ben inanıyorum ki benim samimi vatandaşlarım, demokrasiye inanmış vatandaşlarım, bu ülkenin sıçraması için gayret eden vatandaşlarım, inanıyorum ki terörizme, teröristlere karşı çıkan kardeşlerim 16 Nisan'da 'Evet' demeye hazır mı?"
BİRLİK VE BERABERLİKTE BÜTÜNLEŞİN
Sistemin kendisini, istikrarın güvencesi haline dönüştürdüklerini ifade eden Erdoğan, "Bu bir reformdur. Şahsım için değil, şahsımın öncülüğünde ülkemiz için, özellikle de gençlerimiz için bu reformu yapıyoruz. Meselenin aslı bundan ibarettir. AK Parti ve MHP'nin dayanışmasıyla özellikle Sayın Yıldırım, Sayın Bahçeli'ye çok teşekkür ediyorum. Zira parlamento sırasında, oradaki mücadeleleri her türlü takdirin üzerindedir. Liderlerine bağlı kalarak, samimiyetle dürüst şekilde el ele veren oradaki milletvekillerini de ben alkışlıyorum. Çünkü bu farklı bir mücadeleydi. Bu mücadeleyi de başarılı şekilde verdiler, işi bitirdiler. Şimdi sıra, bu siyasi hareketlerin tabanında. AK Parti'ye, MHP'ye, CHP'ye gönül veren kardeşlerim hepinize sesleniyorum. Hatta HDP'ye gönül veren kardeşlerim, size de sesleniyorum. Bu birlik ve beraberlikte gelin bütünleşin" dedi.
BU COĞRAFYADA HER LESELE BİZİM MESELEMİZDİR
Türkiye'nin içeride ve dışarıda her biri geleceğimiz için hayati öneme sahip pek çok saldırıya karşı tarihi bir mücadele yürüttüğünü belirten Erdoğan, "Unutmayınız, Suriye meselesi sadece bu ülkenin vatandaşlarının meselesi olmanın ötesinde bizim meselemizdir. Irak meselesi, aynı şekilde bizim meselemizdir. Orta Asya'dan Kuzey Afrika'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya bütün bu coğrafya yaşanan her mesele bizim meselemizdir. Geçmişte bu ülkeye, kendi meselelerine sırtını çevirenler vardı. Biz çevirmedik. Siz gözlerinizi yumunca dünya kararmış olmuyor. Biz oralara sırtımızı döndük diye, hiçbir sorundan kurtulmuş olmadık. Ey Osmanlı, Hint Yarımadası'ndan bir ses geldi. Biz mazlumuz, zulme uğradık; dediler. Ecdadımız Hint Yarımadası'na, buradan kadırgalarını gönderdi. Niye? Adaleti orada tesis etmek için. Ülkemizin içinde yaşanan sıkıntıları, sorunları görmezden geldikçe hiçbiri çözülmedi. Ne vatandaşımızın aş, iş, ekmek davası çözüldü ne de yoksulluğu ortadan kalktı ne de tarihiyle, kültürüyle, medeniyetiyle olan bağı koptu. Sadece zaman kaybettik. Son yıllarda başımıza gelenler, bu mücadele kat ettiğimiz mücadeleden rahatsız olanların ülkemizi yeniden eski günlerine döndürme çabasından kaynaklanıyor" diye konuştu.Konuşmadan sonra Ağın ilçesinde bulunan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan'a canlı yayınla bağlanılarak, Karamağara Köprüsü ve karayolunun açılışı yapıldı. Daha sonra Baskil Kaymakamı Uhud Emre Koyuncu'ya da canlı yayınla bağlanılarak Baskil Çimento Fabrikası'nın açılış kurdelasının kesimi yapıldı. Ağın ve Baskil'de yapılan açılışlar, alanda toplanan kalabalığa canlı yayınla izlettirildi. Son olarak Elazığ'da yapımı tamamlanan yatırımların kurdelası da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kesildi. Erdoğan törenin ardından alanda bulunan çocuklara satranç takımı dağıttı. Erdoğan daha sonra Elazığ Valiliği'ne geçti.
Kaynak

4 İlde eğitime kar Tatili

Trabzonda eğitime kar tatili

Trabzon'da eğitime kar tatili

Trabzon'da etkili kar dolayısıyla eğitim öğretime yarın ara verilecek.Trabzon Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, il genelinde olumsuz hava koşullarının devam ettiği belirtildi.Açıklamada, ulaşımda güçlük ve sıkıntı yaşanmaması için İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı tüm okullarda 17 Şubat Cuma günü eğtim öğretime ara verildiği kaydedildi. Öte yandan, hamile ve engelli kamu personelinin de yarın idari izinli sayılacağı vurgulandı.
Giresun'da bazı ilçelerde yarın okullar tatil edildi
Giresun’da etkili olan yoğun kar yağışı eğitimi olumsuz etkiledi. Giresun ve bazı ilçelerde 2 gündür eğitime ara verildi. Yoğun kar yağışının devam ettiği il genelinde yarın da bazı okulların tatil olacağı açıklandı.Yetkililerden alınan bilgilere göre, Giresun merkez ilçe ve köyler ile Doğankent ve Güce ilçesinde bulunan temel eğitim, ilk ve orta dereceli okullar yoğun kar yağışı nedeniyle yarın (Cuma) tatil olacak. Giresun il merkezinde çalışan kamu görevlisi engelli ve hamile personellerin de 17 Şubat Cuma günü 1 gün idari izinli sayılacağı belirtildi.Öte yandan, karla mücadelesini sürdüren Giresun İl Özel İdaresi kapalı olan köy yollarından 61 tanesini ulaşıma açtı. 275 köy ve mahalle yolunun ise açılması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Giresun Belediyesi ise etkisini yarın da sürdürecek olan kar yağışından dolayı belediye hoparlörlerinden vatandaşı ve sürücüleri, ‘mecbur kalmadıkları sürece özel araçları ile trafiğe çıkılmaması’ konusunda uyardı. 
ARTVİN
Artvin Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, kar ve buzlanma nedeniyle şehir merkezi ile Borçka, Murgul ve Hopa ilçesindeki okullarda yarın eğitim ve öğretime ara verileceği belirtildi.Açıklamada, belirtilen yerlerde kamu kurumlarında görev yapan engelli ve hamile personelin de yarın idari izinli sayılacağı kaydedildi.
RİZE
Rize Valisi Erdoğan Bektaş, yaptığı açıklamada, etkili olan kar yağışı nedeniyle bazı olumsuzlukların yaşanabileceğini belirtti.Etkili kar yağışı nedeniyle yarın il geneli okulların eğitime ara verildiğini ifade eden Bektaş, kamu kurum ve kuruluşlarında görevli hamile ve engelli personelin de bir gün idari izinli sayılması kararı alındığı kaydetti.



ÖSYM referandum günü yapılacak 2 sınavı erteledi

ÖSYM, 16 Nisan'da yapılacak TUS ve STS Tıp sınavlarını 22 Nisan'a erteledi.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), TUS ve STS Tıp sınav tarihlerinin değiştirildiğini açıkladı.
ÖSYM'den yapılan yazılı açıklamada, 16 Nisan'da yapılacağı duyurulan Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı'nın (2017-TUS İlkbahar Dönemi) ve Tıp Doktorluğu Alanında Yurtdışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı'nın (2017-STS Tıp İlkbahar Dönemi), referandum nedeniyle 22 Nisan'da uygulanmasına ve 17 Mayıs'ta sınav sonuçlarının açıklanmasına karar verildiği belirtildi.

Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün talebi doğrultusunda Devlet Hizmet Yükümlülüğü ataması sonrası atama işlemleri yapılan hekimlerin TUS'u kazanarak görev yerlerinden ayrılmaları, yapılan atamaların hükümsüz kalması ve atama yerlerinde sağlık hizmet sunumunda yaşanan aksamalar nedeniyle 2017 TUS ve STS Tıp Sonbahar Dönemi Sınavları'nın 27 Ağustos'ta yapılmasına, sınav sonuçlarının 20 Eylül'de açıklanmasına, 2018'den itibaren TUS ve STS Tıp 1'inci Dönem sınavının şubat, TUS ve STS Tıp 2'nci Dönem sınavının ağustos ayında yapılmasına karar verildiği aktarıldı.

Açıklamada, 2017 Sınav Takvimi'nin güncellenmiş haliyle http://www.osym.gov.tr internet adresinden adayların bilgisine sunulduğu kaydedildi.



Denizlili şehit son yolculuğuna uğurlandı

Fırat Kalkanı Harekatında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Emin Güngör, Denizli'de son yolculuğuna uğurlandı.

Denizlili şehit son yolculuğuna uğurlandı

Fırat Kalkanı Harekatında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Emin Güngör, Denizli'de son yolculuğuna uğurlandı.

Piyade Uzman Çavuş Emin Güngör (40) için Acıpayam ilçesindeki Acıpayam Çarşı Camiinde cenaze töreni düzenlendi. Şehidin kızları babalarına veda ederken göz yaşlarına boğuldu.

Güngör'ün naaşı, cenaze namazının ardından Acıpayam Garnizon Şehitliğinde toprağa verildi.

(Medeni Topaloğlu /İHA)

 


Bahçeli: Şimdi El Bab'a girebiliriz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Konya’daki kampında Türkiye’nin çok çetin, çok çetrefilli, çok çekişmeli günlerden geçtiğini belirterek ”İç ve dış sorun alanlarımız gittikçe karmaşıklaşmakta" dedi. 

Tüfek hediye edilen Bahçeli: Şimdi El Baba girebiliriz

MHP'nin bir gün önce Konya'da başlayan, 16 Nisan'da yapılacak anayasa farklığı referandumu kampanyasına ait toplantı devam ederken Genel Başkan Devlet Bahçeli, bugün toplantıyla alakalı medya toplantısı tertip etti. Bahçeli, El Bab'ta askerlerimizin Rus uçağının saldırısında şehit edilmesini gündeme getirerek şunları söyledi:'Şimdi Rusya askerimizi şehit ediyor. Sonra da ‘pardon’la geçiştiriyor. Hem de pişkince üste çıkıp Türk Silahlarını suçluyor. Bu yanlıştır, ayıptır. Beynelmilel hukuk kaidelerini hiçe saymaktır. Rusya'nın kasıtı nedir, ne yapmaya çalışmaktadır. Türkiye'nin saldırılar karşısında sesini çıkarmaması, alttan alması bir şey olmamış gibi davranması nasıl beklenecektir. PKK- PYD'yi terör örgütü olarak görmeyen kaldı ki Moskova'da büro açmasına müsaade eden Rus idaresinin art niyeti, saklı gündemi, sahne gerisinde beslediği amaçları doğrultusunda ülkemizin karşısında düşmanlık odağı olmada sanki talip ve isteklidir. Rus hava saldırısı neticesi şehit olan evlatlarımızın hesabı bir kaç özürle, yerine koyamaz, örtbas edilemez. Dahası şehitlerimizin hesabı kesinlikle sorulmalıdır. Suçlular ortaya çıkarılmalı, hak ettiği cezayı bulmalıdır. Karşımızdaki muhatap Rusya Federasyonu ise biz de Türkiye Cumhuriyetiyiz. Kendimize güvenmeli, gücümüzün farkında olmalıyız. Bu coğrafyada var olmanın ve sonsuza kadar hayatının sırrı 'aman mesele çıkmasın' diye uğraşmak değil. Aksine çıkan sorunların üzerine milletçe kilitlenip, cesaretle gideceğiz."

VARLIK FONU’NA TENKİT ETTİ

Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuvvetli olması ve hızlı kararlar alması gerektiğini ifade ederken de "Altını kalın olarak çiziyor ve diyorum ki, bu kadar mesele içinde, devlet güçlü olmadığı, seri kararlar alamadığı, idarede fiili-adli karmaşa sürdüğü sürece Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923 ruhuyla devamı bu şartlar altında olası görülmemektedir. Diğer yandan, ekonomideki durgunluk ciddi boyutlarda, işsizlik ve enflasyonun yanında dövizdeki fren tutmayan artışlar çığ gibi yurttaşlarımızı hedef almaktadır ” diye konuştu.Bahçeli, Türkiye Varlık Fonu konusunda de, ”Ne getirip, ne götüreceği belirsiz olan Türkiye Varlık Fonu’na kimi müessese ve kuruluşlarının devri ve bu doğrultuda akım eden tartışmaların seyri de ehemmiyetli hal almıştır” dedi.

"ÜLKEMİZ İÇİN YEMİNİMİZ VARDIR"

MHP’nin ülke için yemini olduğunu, bu yemini bir kere daha ettiklerini belirten Devlet Bahçeli, "Bizim için yeminler bozulmak, çiğnenmek için değil; tutulmak, uğruna gerekirse kendimizi feda etmek içindir" diye konuştu. Bahçeli, bu yemini de şöyle izah etti:"Yemin, Türkiye’nin tarihsel hak ve çıkarlarıdır. Yemin, Türklüğün bekası, Ötüken’in emiri, Söğüt’ün anılarıdır. Yemin, Türk milletinin birliği ve sağlam istemidir. Yemin, bağımsız hayata ülküsü, esarete yıldırım gibi inmiş tokattır. Yemin, 19 Mayıs 1919’daki ilk adım, 23 Nisan 1920’deki ilk açılış, 29 Ekim 1923’deki ilk duyurunun namusudur” dedi.

"REJİM DEĞİŞİYOR DİYE YAYGARA KOPARAN, SÜFLİLER"

Referandumla alakalı konuşmasını sürdüren Bahçeli, ”Rejim değişiyor diye yaygara koparan süfliler, önce kendilerinin vurgun yemiş ve de hiçbir şeye benzemeyen ahlaklarını değiştirmeyi tecrübelidirler. Reisicumhur hükümet sistemiyle, Türkiye’nin idare yapısı netleşirken, kuvvetler arasındaki ayrım da tabii ve olması şart olan kulvarına gelmektedir” dedi.Bahçeli, 18 maddelik Anayasa farklık paketinin demokrasiyi güçlendireceğini ifade ederken de şunları söyledi:"’Başka bir deyişle Anayasanın ilk dört maddesi üzerinde artık tartışma yapılmasına, akademik gevezeliklere dahi toleransla bakmamız düşünülemeyecektir. Bu bahis kapanmıştır. Bugün karşımızda hayırcı mevzi oluşturup, evet diyenlerin aldattığını öne sürenler; bugünün Türkiye’si ile Cumhuriyetin kuruluş seneleri arasındaki sosyal, siyasal ve hukuki bağları ve kökleri kopartma tehlikesini bünyelerinde bir virüs gibi taşıdıklarını göremeyecek kadar cehaletin kayalıklarına toslamışlardır.”Bahçeli, ”CHP’sinden HDP’sine; ÖDP’sinden Perinçekgillere; PKK’sından FFETÖ’süne kadar kim ne yaparsa yapsın, Türk milletinin kendi kaderine sahip çıkma hakkına operasyon yapamayacaklardır” diye konuştu

MHP’DEKİ HAYIRCI MİLLETVEKİLLERİ

Bahçeli, partisindeki hayırcı milletvekilleri için de, şöyle konuştu:”Aramızda bulunuyorken uyuşuk miskin yatıp partimizin lehine hiçbir saygıdeğer çalışma ve çaba göstermeyenlerin, şimdilerde hayır koalisyonuna katılıp delirmiş gibi gezmeleri, bir bakıma kara mizahtır. Şahsımla alakalı ’bir haftada ne değişti de evet dedi’ dedikodusunu üretenlerin, ’Saray- Çankaya- Bahçeli arasında kırmızı hat heyetti’ diyenlerin itham ve tariz dolu imaları ise sadece ayaklar altında kalmaya layıktır.”

"REİSİCUMHUR’NA CEZAİ MESULİYET GETİRECEĞİZ"

Devlet Bahçeli, referandumda niye evet diyecekleriyle alakalı de şunları söyledi:"’Evet diyecek, gazi Meclis’in yasama yetkisini teminata alacak, daha da etkinleştireceğiz. Evet diyecek, Meclisimizin denetim işlevlerini güçlendireceğiz. Evet diyecek, devlet idarenindeki fiili zorlama ve açmazı bitirecek, politikası toplum sözleşmesinin hudutlarına çekeceğiz. Evet diyecek, yasama, yürütme ve yargı arasındaki hatları kalın olarak çizeceğiz. Evet diyecek, ilk defa Reisicumhur’na cezai mesuliyet getireceğiz. Evet diyecek, yürütmeyi tek elde toplayıp devletteki karmaşa ve kafa karışıklığını sonlandıracağız. Her evet birliğimize katkı ve yemindir. Her evet esenlik ve selametimize destek ve yemindir. Her evet milletin istiklaline, devletin istikbaline, bayrağın iffetine, vatanın izzetine duadır ve yeminimizdir. Her evet bekamızın hisarlarına koyulmuş tuğla olup bizim için yemindir.”Devlet Bahçeli, partililere de " Bizim şahsa veya partiye değil, Türkiye’ye evet dediğimizi söyleyiniz" diyerek evet kampanyasını sürdürmeleri direktifini verdi.

BAHÇELİ'YE POMPALI TÜFER ARMAĞAN EDİLDİ

MHP Merkez İdare Heyeti, Merkez Disiplin Heyeti ve Milletvekilleri Toplantısı bitti. Toplantıların hemen peşinden başta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olmak üzere partinin bir takım yöneticilerine armağanlar sunuldu.




 


AK Parti İstanbul Milletvekili Benli: Bizim tek bir vatanımız var
AK Parti İstanbul Milletvekili Benli, "Bizim tek bir vatanımız var. Referandum sürecinde karar verici olmanız gerekiyor. Yalnızca kendiniz değil, çevrenizdeki insanları da sandığa gitmesi için ikna etmelisiniz" diye konuştu.

Gurbetçilere

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti İstanbul Milletvekili Fatma Benli, ülke dışında yaşayan seçmenlere 16 Nisan'da yapılacak anayasa farklığı referandumunda reylerini kullanmaları çağrısında bulundu.Benli, İsviçre'nin Cenevre şehrinde yeni kurulan "Cenevre Genç Kızlar Derneği"nin tertip ettiği programda gurbetçilerlerle bir araya geldi.Burada yaptığı konuşmasında Türkiye'deki referandum süreci ile ilgili bilgi veren Benli, gurbetçilerin Türkiye'nin ehemmiyetli bir parçası olduğunu vurguladı.Benli, "Bizim tek bir vatanımız var. Referandum sürecinde karar verici olmanız gerekiyor. Yalnızca kendiniz değil, çevrenizdeki insanları da sandığa gitmesi için ikna etmelisiniz." dedi.Geçmişte ortak yönetim hükümetleriyle ülkede bir türlü istikrarın sağlayamadığına dikkat çeken Benli, "Türkiye'nin daimi istikrarda olması gerekiyor. Bizim tökezleme lüksümüz yok." dedi.
"Onlar vatanlarını çok seviyorlar"
Benli, program sonrası ANADOLU AJANSI muhabirine yaptığı izahta, ülke dışındaki tüm seçmenleri bulundukları ülkelerdeki konsolosluklarda rey kullanmaya çağrı etti.Gurbetçilerin Türkiye'de yaşanan referandum sürecinin ehemmiyetinin farkında olduğunu belirten Benli, şunları kaydetti:"Onlardan tek ricamız, Türkiye'yi ne kadar çok seviyorlarsa ülkenin içinde bulunduğu vaziyeti çözebilmek için de referanduma katkıda bulunmalarıdır ve bu ülkenin geleceği için 'evet" istikametinde oy kullanarak Türkiye'nin daha iyi olması için katkıda bulunmaları. Zira, onlar vatanlarını çok seviyorlar. Biz de vatanımızın daha iyi olması için gayret gösteriyoruz. Bu da ancak hem Türkiye'deki hem de gurbetteki bütün yurttaşlarımızın çaba göstermesiyle olası olabilecek bir vaziyet."Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) İsviçre Başkanı Murat Şahin de yaptığı konuşmada, Cenevre'deki Türklerden referanduma katılarak "evet" reyi vermelerini istedi.Programa ayrı olarak İslam Toplumu Ulusal Görüş (IGMG) Örgütü Kadın Kolları Kurucu Başkanı ve UETD Genel Başkan Danışmanı Güleser Topuz ile UETD Genel Başkan Yardımcısı ve Kadın Kolları Başkanı Ayşe Aşut da katılarak konuşma yaptı.

 



MHP'nin referandumda kullanacağı slogan belli oldu
MHP Genel Başkan Yardımcısı, referandum sloganlarının; " Bu ülke için yeminimiz var, vazgeçilmez" olduğunu açıkladı.

MHP'nin referandumda kullanacağı slogan belli oldu
Milliyetçi Hareket Partisi'nin referandum öncesi Konya'da yaptıkları toplantıda referandum öncesi kullancakları slogan da belli oldu.MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, toplantıya ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamada, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda süreçle ilgili değerlendirmeler yapıldığını söyledi.
"YEMİNİMİZ VAR VAZGEÇİLMEZ"
Karakaya, partisinin yeni anayasa teklifinin referanduma götürülmesinde katkı verdiğini anımsatarak, şöyle konuştu: "MHP sahada 'Evet' kampanyasını yürütecek. Öncelikle kendi teşkilatlarından başlayacak ve süreç içinde vatandaşa, kamuoyuna açılarak çalışmalarını devam ettirecek. Sloganımız belli oldu: 'Bu ülke için yeminimiz var, vazgeçilmez'. Vatan, millet, bayrak ve Türklüğün bekası için 'Evet' diyoruz. Bu söylemle vatandaşın karşısına çıktığımızda bunu daha anlaşılır hale getirerek teşkilatlarımızla çalışma yapacağız. Eğiticilerin eğitimini yapacağız. Teşkilatlarımız sahaya inecek."
Kaynak f5haber


Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Bu sistem bileklerimizde prangaydı'
Aksaray'da halka seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişikliği için, "Bu sistem var ya bu sistem, bu bizim bileklerimizde prangaydı. 16 Nisan'da bileklerimizdeki bu prangaları söküp atmaya var mıyız" dedi.

Erdoğan: 16 Nisan'da prangaları söküp atmaya var mıyız?

Bugün Tuz Gölü'nün altındaki depolara ilk doğalgaz basma işini başlatıyoruz. İlk aşamada buradaki depolardan, günlük ihtiyacımızın 6'da biri kadarı temin edilebilecek.

Bu 'hayır'cılar var ya bunlar, bunlar sadece laf üretirler, bunlarda hizmet yok. Ama biz size aşığız. Biz Ferhatız Ferhat. 18 Mart'ta Çanakkale'de köprünün temelini atıyoruz. 

Bu sistem var ya bu sistem bileklerimize prangaydı. 16 Nisan'da prangaları söküp atmaya var mıyız? Hep beraber yapacağız bunu.  Az önce sayın Başbakan da söyledi. Biz hiçbir beşeri gücün önünde eğilmeyiz. İşte bugün buraya gelirken imzayı attım, süre başladı.

'İŞTE ANA MUHALEFET BUNDAN ÇEKİNİYOR'

İnşallah 16 Nisan'da benim aziz milletim sandığa gidiyor. Selçuklunun Osmanlının şehri Aksaray'ın da bu sürece tarihi destek vereceğine inanıyorum.

('İdam isteriz' sloganları üzerine) Benim kanaatimi biliyorsunuz. İnşallah 16 Nisan bu işin sinyali olacaktır. Ve millet böyle dedikten sonra bunun önünde durulur mu? Benim askerimi, benim polisimi, vatandaşımı şehit edenlerin akıbeti aynen dediğiniz gibi idamdır. Ve parlamentoya gelir, parlamento da yasama organı ne yapar? Anayasayı değiştirir ve adımını atar. Buna evet mi? 

İşte ana muhalefet bundan çekiliyor. Ne diyor biliyor musunuz? Corc ne der? Hans ne der? Sen bırak ya, Ahmet ne der? Mehmet Ne der? Şu an toprağın altındaki Mehmedim ne der?

'ÇİFT BAŞLILIK KALKIYOR'

Hedef saptırıyorlar. Neymiş? Parlamento yok olacakmış. Eline diline dursun ya. Yasama organı yine var. Yürütme yine var. Kim yürütme? Cumhurbaşkanı. Ama çift başlılık kalkıyor. Artık burada kendi kabinesiyle, tek otorite ama bir özellik daha var. Bazıları Amerika ile karıştırıyorlar. Bunun adı Türk Tipi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi.

Biz farklı bir sistemle geliyoruz. Yani cumhurbaşkanının aktif olarak bir partisi olacak. Buna ne diyoruz? Evet mi? Cumhurbaşkanlığı hükümeti sistemine karşı çıkanların derdi bu sisteme karşı çıkanların derdi değil.

18’i seçme ve seçilme yaşı yaptık.  Parlamento adayları çoğaldı. Ne yapmıştı bunlar? 30 yaş. Biz önce 25’e indirdik, şimdi de 25’i, 18’e indiriyoruz. Yani bundan sonra parlamentoda 18 yaşındaki gençlerle görebileceğiz. Ülkemizin sahip olduğu ne varsa hepsine karşı çıkanlar, bugün cumhurbaşkanlığı sistemine de karşı çıkıyorlar.

Köprü yaparsanız, yol yaparsınız bunlar karşı çıkarlar. Baraj yaparsınız, enerji santrali yaparsınız bunlar karşı çıkarlar. Üretim için, istihdam için uluslararası sermayeyi ülkenize getirirsiniz bunlar karşı çıkarlar.

Bizi ağaç kesiyor bahanesiyle sokaklarda alaşağı etmeye çalıştılar. Yargı ve emniyette yuvalanmış ihanet çetesi ülkenin meşru siyasi sistemine el koymak istediler. O da yetmedi bölücü terör örgütü, bazı ilçelerimizde sokakları mahalleleri çukurlar kazarak evlere el koyarak işgal etmeye teşebbüs etti.

Buradan da bir şey çıkmayınca, ordu içindeki bir kısım FETO mensubu çete hainler eliyle devletin silahlarını millete çevirip darbe yapmaya kalktılar. Bütün bunlar olurken Suriye ve Irak’ta yakın tarihin en vicdansız katliamları yapıldı.



Son dakika: TSK'dan Rusya'nın iddialarına anında yanıt...
Türk Silahlı Kuvvetleri'nden son dakika açıklaması... TSK, Rusya Sözcüsü Peskov'un 'Rus Silahlı Kuvvetleri tarafından vurulan hedeflerin Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından verilen koordinatlar olduğu, bu noktada Türk askerinin olmaması gerektiği' sözleri üzerine açıklama yaptı.
 
TÜRK Silahlı Kuvvetleri'nce (TSK), Rusya Sözcüsü Dimitri Peskov'un 'Rus Silahlı Kuvvetleri tarafından vurulan hedeflerin Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından verilen koordinatlar olduğu, bu noktada Türk askerinin olmaması gerektiği' açıklamasıyla ilgili "Son olarak 8 Şubat 2017 tarihinde Rusya Federasyonu birliklerinin kontrolünde bulunan bölgeden, dost unsurların bulunduğu noktaya bir roket atılması üzerine, unsurlarımızın bulunduğu noktanın koordinatları son olarak aynı gün akşam saat 23.11'de Humeymim'de bulunan Harekât Merkezindeki sorumlu personele tekrar iletilmiştir" denildi. 
10 GÜNDÜR AYNI NOKTADAYDI
Açıklamada, Rus uçağının vurduğu Türk unsurlarının 10 gündür aynı noktada olduğu belirtilirken, koordinatların Rusya'ya 8 Şubat akşamı verildiği belirtildi. TSK'dan konuya ilişkin yapılan açıklama, şöyle: 
"Rusya Federasyonu Sözcüsü Dimitri Peskov'un 10 Şubat 2017 tarihinde 'Rus Silahlı Kuvvetleri tarafından vurulan hedeflerin Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından verilen koordinatlar olduğu, bu noktada Türk askerinin olmaması gerektiği' şeklinde bir açıklaması basında yer almıştır. Bu ifadelerin kamuoyunda yanlış bir algıya sebep olabileceği düşünülerek aşağıdaki bilgilerin paylaşılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Suriye'de icra edilen harekât kapsamında birliklerin birbirlerine zarar vermesinin önlenmesi maksadıyla; iki ülke arasında 12 Ocak 2017 tarihinde imzalanan ve yaklaşık olarak bir aydır yürürlükte olan mutabakat doğrultusunda Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından harekâta ilişkin bilgiler Rus muhataplarla düzenli ve karşılıklı olarak paylaşılmaktadır. 09 Şubat 2017 tarihinde uçakla vurulan unsurlarımız takriben 10 günden beri aynı noktada bulunmaktadır. Son olarak 8 Şubat 2017 tarihinde Rusya Federasyonu birliklerinin kontrolünde bulunan bölgeden, dost unsurların bulunduğu noktaya bir roket atılması üzerine, unsurlarımızın bulunduğu noktanın koordinatları son olarak aynı gün akşam saat 23.11'de Humeymim'de bulunan Harekât Merkezindeki sorumlu personele tekrar iletilmiştir. Aynı saatlerde Ankara'daki Rus Silahlı Kuvvetleri Ataşesi, Genelkurmay Başkanlığı karargâhına davet edilerek unsurların bulunduğu noktaların daha önce de verilen koordinatları bir kez daha elden kendisine verilmiştir."
 


Karabük şehidini uğurladı
Suriye'nin El Bab şehrinde düzenlenen operasyonda şehit düşen 1 yıllık İstikam Uzman Çavuş Umut Aytekin'in (27) son yolculuğuna uğurlandı.

Karabük şehidini uğurladı
 
Suriye'nin El Bab şehrinde düzenlenen operasyonda şehit düşen 1 yıllık İstikam Uzman Çavuş Umut Aytekin'in (27) son yolculuğuna uğurlandı.
Karabük Kent Meydanında düzenlenen programa, Karabük Valisi Mehmet Aktaş, Karabük Milletvekilleri Mehmet Ali Şahin ve Burhanettin Uysal, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Maliye Daire Başkanı Hasan Baksı, Karabük İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Cihan Ulukaya, Karabük İl Emniyet Müdürü Mehmet Akay, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, şehitin dedesi Durmuş Aytekin, Babaannesi Fatma Aytekin, babası Hasan Aytekin- annesi Zehra Aytekin, şehidin yakınları ve vatandaşlar katıldı.
Şehit Umut Aytekin'in ağabeyi Uğur Aytekin şehit kardeşinin resmini elinden düşürmezken gözyaşları içerisinde şehit kardeşinin tabutunu taşıdı.
Şehidin babası Hasan Aytekin, tabut başında oğlunun tabutunu severken, şehitlik makamını istediğini dile getirerek, "Hayatta en çok istediğini yaşıyorsun yavrum. Allah nasip etti şehitliğini yavrum." Diyerek fotoğrafını öptü.
Tabutun başına gelen şehidin annesi Zehra Aytekin, "Oğlumun kokusu geliyor. Ne güzeldi gözlerin. Niye bakıyorsun oğlum öyle niye? Oğlumun gözleri kızarmış" diyerek oğlunun tabuttaki fotoğrafını öptü.
Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından ikindi namazını müteakip cenaze namazı kılındı.
Şehit Uzman Çavuş Umut Aytekin, Karabük Köyünde toprağa verildi.
(Samet Oğuzhan Doğan - Yasin Erdem/İHA)


"15 Temmuz gecesi tankların önüne o gençler yattı"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bazıları ‘çoluk çocuğa mı bırakacağız bu ülkeyi' gibi ifadeler kullandılar. 15 Temmuz gecesi tankların altına yatan gençleri siz bir kenara koyamazsınız. Bu gençler bunları başardı" dedi.

'15 Temmuz gecesi tankların önüne o gençler yattı'
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bazıları ‘çoluk çocuğa mı bırakacağız bu ülkeyi' gibi ifadeler kullandılar. 15 Temmuz gecesi tankların altına yatan gençleri siz bir kenara koyamazsınız. Bu gençler bunları başardı" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Törenine' katıldı. Burada bir konuşma yapan Erdoğan, "Kültür ve Turizm Bakanlığımızın, 2016 Yılı Özel Ödüllerini takdim edeceğiz. Özellikle Nesrin Hanım'ı çocukluk yıllarımızdan itibaren dinlememiz hasebiyle, bugün adeta hayat hikayemizi burada çok daha canlı bir şekilde gündeme getirmiş olduk. Şiir ve Çeviri Dalında Cahit Koytak, Tiyatro alanında Kenan Işık. Geçirdiği ağır rahatsızlık sebebiyle tedavisi sürüyor ve evinde ziyaret edemediğimden dolayı kendimi suçlu hissediyorum. Bu ödül töreninden sonra ziyaret imkanı bulacağım. Edebiyat dalında Mehmet Doğan kardeşimizi, kurum olarak da İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesini ve elbette onu ülkemize kazandıran Prof. Dr. Fuat Sezgin hocamızı tebrik ediyorum. Aralık ayında Necip Fazıl Ödülleri, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri, ardından TÜBİTAK ve TÜBA ödülleri törenlerine katılarak kültür, sanat ve bilim adamlarımıza ödüllerini bizzat verme imkanı buldum. Türkiye'nin her alanda yeni değerler yetiştirmesinin ancak var olan değerlerine sahip çıkması ile mümkün olduğuna inanıyorum. Bu sebeple ödül törenlerine katılmaya özellikle dikkat ediyorum. Bizim medeniyetimizde, kültürümüzde, kültür ve sanat; beşerin yaratıcının her eserinde müşade ettiği güzellikleri çeşitli yol ve yöntemlerle ortaya koymasının vasıtasıdır. Bilgiyi hikmet ile taçlandırıp, irfana ulaştırmadıkça hiçbir şeyi yerli yerine oturtamayız. Doğuştan gelen yetenek sizi kabiliyetli kılabilir. Bu bilgiyi ve kabiliyeti nereye yönlendireceğinizi bilemezseniz, kendiniz içinde mensubu bulunduğunuz toplum içinde, insanlık içinde kalıcı eserler ortaya koyamazsınız. Sanat, kültür ve bilimle insanların dünyasında açılan pencereler, bizi yeni dünyalara davet ederken, geçmişten geleceğe bir bağda kurar. İnsanlığın mirası, her neslin üzerine koyduğu yeni değerler ile gelişir, büyür, tekamül eder. Bize düşen bu ortak mirasa en büyük katkıyı yapmaktır. Ecdadımız bunu yapmış. Matematikten felsefeye, mimariden edebiyata, hukuktan sağlığa kadar insanlığın bugün sahip olduğu birikimin temeline baktığımızda hep ecdadımızı görürüz. Millet ve devlet olarak hedefimiz işte bu mirasın üzerindeki külleri üflemek, yeniden öncü ve önder konuma getirmektir. Unutmamalıyız ki, kültür ve sanatı küçümseyen toplumlar kaybetmeye mahkumdur. Bugün Batı medeniyeti, sadece teknolojik ve bilimsel üstünlüğü ile değil, aynı zamanda kültür ve sanat üretimindeki rolü ile dünyayı yönlendirmektedir. Bu iki unsur birbirini destekleyen, birbirini üreten mahiyete sahiptir. Teknolojiyi üreten bunun vasıtası ile kültür ve sanata da hakim olur. Gençlerimizin dinlediği müziğe, seyrettikleri filmlere, okudukları kitaplara kadar hayatlarının her safhasında bunların izini görmek mümkündür. Şayet medeniyetimizin ışığını yeniden yükselteceksek, bunun yolu her alanda gayret göstermekten, üretmekten, eser ortaya koymaktan geçiyor" diye konuştu.
"SADECE ALDIK, SADECE TAKİP ETTİK"
Medeniyetin tek taraflı, tek yönlü olmadığını kaydeden Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Her alanda değer üretmezseniz, her alanda iddia ortaya koymazsanız, hedeflediğiniz gelişmeyi gösteremezsiniz. Siz geride kaldığınızda önünüzde birileri mutlaka var demektir. Ülkemizin sıkıntısı son birkaç asırdır diğer medeniyetler ile kültürler ile olan iletişimini tek taraflı yapmış olmasıdır. Sadece aldık, sadece takip ettik. Kendimiz bir şey üretmedik, örnek olmadık. Genel görüntü budur. Bugün, bölgesinde ve dünyada yeniden iddia sahibi olan bir ülke olma mücadelesi verirken bu ilişkiyi de yeniden kurmak mecburiyetindeyiz. Güvenlik önemlidir ama sanatı ihmal ederseniz hedefinize ulaşamazsınız. Ekonomi önemlidir ama kültürü ihmal ederseniz aynı neticeyi verir. Biz bu gerçeğin farkındayız. Bunun için yeni Türkiye'nin inşası çalışmalarında diğer medeniyet unsurları ile birlikte kültür ve sanata da özel önem veriyoruz. Bu konuda, Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, Milli Eğitim Bakanlığımıza, Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza, Diyanet İşleri Başkanlığımıza ve ilgili tüm kurumlarımıza çok önemli görevler düşüyor. Bir yandan geleneksel sanatlarımıza sahip çıkma, diğer yandan bunları çok daha ileriye taşıma noktasında seferberlik ruhuyla çalışmalıyız. Onun için milli seferberlik diyorum. Yoksa elini silaha al, doğru sokağa dökül gibi bir şeyi hiçbir zaman kastetmedim. Tek kastettiğim budur. Türkiye'nin her alanda çok ciddi bir dönüşüm sürecinde olduğu bir dönemde bu hususları ihmal etmemeliyiz. Biz alınız ilmini garbın alınız sanatını veriniz hem de mesainize son süratini safhasındayız bunu başarmaya çalışıyoruz. Şuanda batının biz ilmini alıyoruz. Eğer bugün bir Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü varsa, 18 Mart Çanakkale Köprüsünün hazırlıkları başlamışsa, Kanal İstanbul çalışması başlıyorsa bundan dolayıdır. Bunun adımlarını atıyoruz. Atalarımızın, ‘Tek çiçek ile bahar gelmez' sözünde olduğu gibi sadece belli alanlarda ileriye giderek medeniyet inkişafı gerçekleştirilemez."
"BİZ 18 YAŞI BİR LÜKS OLARAK GÖRMÜYORUZ"
Türkiye'nin, geçtiğimiz 14 yılda yaşadığı dönüşümün en zayıf halkalarını eğitim ve kültürün oluşturduğunu ifade eden Erdoğan, "Bu konuda hayal ettiğim düzeye ulaşamamış olmamızdan dolayı fevkalade müteessirim. Bu bir özeleştiridir ama gerçektir. Önümüzdeki dönemde bu alanlara özel önem ve öncelik vererek hem eksiklerimizi tamamlamak hem de çok daha büyük başarılara imza atarak bu eksiğimizi gidermeliyiz. Cumhurbaşkanı olarak bu konuda sorumluluk sahibi tüm kurumlarımıza yanlarında olduğumu huzurlarınızda ilan ediyorum. Aynı şekilde özellikle gençlerimizden kültürün, sanatın, edebiyatın, bilimin her alanında çok daha aktif olmalarını beklediğimi belirtmek istiyorum. Gençlerin sahip çıkmadığı hiçbir projenin, faaliyetin toplumlar için kalıcı kazanıma dönüşmesi mümkün değildir. Bu anlayış ile anayasa değişikliğinde seçilme yaşını önce 30'dan 25'e şimdide 18'e indirdik. Bazıları çoluk çocuğa mı bırakacağız bu ülkeyi gibi ifadeler kullandılar. Bunlar tarihte bilmiyorlar. Bunlar dünyayı da tanımıyorlar. Şuan da dünyanın 57 ülkesinde seçme seçilme yaşı 18'dir. 25, 26, 27 yaşında Dışişleri Bakanı olanları tanıyorum. Benim ecdadım Fatih 21 yaşında bir çağ kapatıp bir çağ açıyor. Biz yan gelip yatacak mıyız? Gence ufku böyle vereceğiz. Biz 18 yaşı bir lüks olarak görmüyoruz. Tam aksine, 18 yaşında bizim gencimizde bu ülkenin değişim ve dönüşümünde gerektiği yeri almalı, bu rolünü de ispatlamalıdır. Bunu başaracağız. Gençlerimize uygulamada böylesine büyük mesuliyet yüklerken, onları karar alma mekanizmalarının dışında tutmak, hakkaniyetle de hakikatle de bağdaşmaz. 18 yaşındaki gençlerin, böyle bir sorumluluğun altına giremeyeceğini iddia edenlere en güzel cevabı bizzat gençlerimizin kendileri verecektir. Kendi geçmişimize baktığımızda 18 yaş civarında değil ülkemizi, tüm dünyayı değiştirecek enerjiyi, heyecanı, azmi bulduğumuzu hatırlıyorum. Aynı ideallerin bugün ki gençlerimizde de olduğunu çok iyi biliyorum. Bu gençleri şöyle veya böyle kenara köşeye atanlara sesleniyorum: 15 Temmuz gecesi tankların altına yatan gençleri siz bir kenara koyamazsınız. Bu gençler bunları başardı. Hiç çekinmediler, yılmadılar. Dediler ki; gün bugün, an bu an ve kendisini tankların önüne bu gençler attı. Önce neslimize güveneceğiz, inanacağız ve bu gençler bunu yapar, bu sorumluluğunda idrakindedir. Bazı gazi gençlerimizi ziyaret ediyorum, bazılarının şehit ailelerini ziyaret ediyorum. İşte başardılar ve hala bu gençlerimiz 2 ayağı kopuk, yine olsun yine giderim deme ruhuna sahip. Mesel budur. İnşallah, gençlerimizin seçme ve seçilme konusunda elde ettikleri bu imkanı, kültür, sanat, edebiyat, bilim alanlarında çok daha büyük eserler ortaya koyma gayretiyle bütünleştireceklerine inanıyorum" açıklamasında bulundu.
Erdoğan, "Yurt içinde ve dışında bu sanatın en güzel eserlerini icra eden Nesrin Hanımı, bayrağımıza verdiği önem ve hassasiyetle ayrıca tanıyoruz. Kendisine Allah'tan uzun ve sağlıklı ömür diliyorum. Şiir sevgisi bizim milletimizin adeta genlerinde vardır. ‘Her Türk asker doğar ‘diye söz var ya onun doğrusu ‘Her Türk şair doğar olmalıdır.' Cahit Koytak Erzurum'da doğmuş, Kimya Mühendisi olarak başladığı iş hayatını, ticaretin her dalında sürdürmüş ama hepsinin üzerine edebiyatçılığını oturtmuş çok yönlü bir şairimizdir. Kendi tarzını, üslubunu yansıttığı şiirleri, büyük resmi tasavvur eden renkler gibidir. Şairliği yanında İngilizce ve Fransızcadan yaptığı çevirileriyle edebiyatımıza önemli katkılarda bulunmuştur. Kendisine nice şiirlere, çevirilere imza atması temennisiyle uzun ve sağlıklı ömürler diliyorum. Yanılmıyorsam 7-8 tane de çocuğu var. 7 çocuk 5 torun 12. Allah ziyade etsin. Maşallah. Biz tabi en az 3 demiştik. Biz tabanı belirledik. Ama Cahit üstat maşallah tavana doğru yürüdü" ifadelerini kullandı.
"EN BÜYÜK TEMENNİMİZ…"
"Halen tedavisi devam eden Kenan Işık kardeşimiz ülkemizin, tiyatro alanında yetiştirdiği dünya çapındaki isimlerden biri" diyen Erdoğan, "Kenan Beyin Malatya'da başlayan tiyatro serüveni, oyuncu, yönetmen, oyun yazarı senarist, sunucu olarak uzun yıllar sürüp gitti. Yurt dışında kültür ve sanat konularında çok önemli etkinliklere katılan sanatçımız, kazandığı ödüllerle başarısının tesadüf olmadığını göstermiştir. En büyük temennimiz usta sanatçımızın bir an önce sağlığına kavuşup, yeniden sahnelere ve ekranlara dönmesidir. Burada özellikle sevgili eşi Beril Hanıma şahsım milletim adına çok teşekkür ediyorum. Çünkü hakikaten şurada yıllardır kendisiyle çok çok farklı bir şekilde müşfik bir eş olarak da aynı zamanda ilgilenmesi tanımlanabilecek bir şey değil, Allah sizlerden razı olsun" açıklamasında bulundu.
"FİKİR HAYATIMIZIN HER ALANINDA ÜLKEMİZE KATKI SAĞLAMIŞTIR"
Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Adı Türkiye Yazarlar Birliği ve Büyük Türkçe Sözlük ile adeta özdeşleşen Mehmet Doğan kardeşimiz, fikir hayatımızın her alanında ülkemize katkı sağlamıştır. Kendisinin Türkçe konusundaki hassasiyetini uzun zamandır takdirle takip ediyorum. Aynı şekilde Mehmet Akif Ersoy'un ismi, hatıraları, eserleri ve fikirleriyle yaşatılması genç kuşaklara tanıtılması konusunda gösterdiği gayreti çok yakından biliyorum. Belediye başkanlığım dönemimden bu yana Mehmet Beyin bu konuda ortaya koyduğu gayret inkar edilemez. Mehmet Doğan sadece kendisi eserler vermekle sadece ülkemizin önde gelen yazarlarını bir araya getirmekle kalmamış, aynı zamanda gençlerimizi edebiyata, sanata, kültüre yönlendirmek için her yolu kullanmıştır. Yazarlığın okulunu dahi kurmuştur. 40 yıldır coşkun pınar gibi eserleriyle fikir, edebiyat hayatımızın çoraklığını gideren Mehmet Doğan kardeşime yeni çalışmalarında başarılar diliyorum."
"BAKANLIĞIMIZIN ÖDÜLLERİ GAYET İSABETLİ İSİMLERE KURUMLARA VERİLMİŞTİR"
Profesör Doktor Fuat Sezgin'in önderliğinde kurulan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesinin medeniyet mirasının yaşatılması bakımından gerçekten çok önemli bir kurum olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Bugün Fuat Hocamız yanımızda değil. 2008 yılında Başbakan olarak açılışını bizzat yaptığım bu müze Gülhane Parkı içerisindeki, kendi alanında ülkemizde bir ilk. İslam alimlerinin 9'uncu yüzyıl ile 17'nci yüzyıl arasındaki dönemde bilimsel ve teknik çalışmalarının orijinallerine uygun şekilde sergilendiği bu müzeyi herkesin mutlaka ziyaret etmesi gerekiyor. Bilmek önemlidir, okumak önemlidir ama insanların zihninde asıl derin etkiyi görmek oluşturuyor. Prof. Dr. Fuat Sezgin Hocamızın kurduğu müze bu ihtiyacı karşılıyor. Almanya'daki bütün eserlerini de inşallah Nabi Bey sözünü vermişti bana, çok büyük bir kütüphanesi var ve onu da inşallah ülkemize getirecek. Kendisine emekleri, gayretleri, titizliği için teşekkür ediyor ve Rabbimden uzun sağlıklı ömür niyaz ediyorum. Görüldüğü gibi Bakanlığımızın ödülleri gayet isabetli isimlere kurumlara verilmiştir. Bir kez daha ödül alan sanat, kültür edebiyat insanlarımıza şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Kendilerini kutluyorum" diye konuştu.
Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı ile birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödüllerinin yeni sahiplerine ödüllerini takdim etti. ‘Musiki' dalında Nesrin Sipahi, ‘tiyatro' dalında Kenan Işık, ‘edebiyat' dalında Mehmet Doğan, şiir ve çeviri dalında Cahit Koytak, kurum olarak İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı özel ödüllerinin yeni sahipleri oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kenan Işık adına ödülü eşi Beril Işık'a takdim etti. İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi adına ödülü Hasan Engin Tuncer aldı.
(Derya Yetim - İlker Turak - Pelin Üzek / İHA)
 


Son dakika: Rus uçağı El Bab'da yanlışlıkla askerlerimizi vurdu... Şehitler var
El Bab'dan kara haber! Suriye'de sürdürülen Fırat Kalkanı Harekatı’nda, El Bab bölgesinde Türk askerlerinin bulunduğu bina Rusya Federasyonu’na ait bir savaş uçağı tarafından kazaen vuruldu. Hava harekatında hedef alınan binanın enkazı altında kalan 3 asker şehit oldu, 1’i ağır 11 asker ise yaralandı. TSK'dan kahreden olayla ilgili bu akşam açıklama geldi. Şehitlerin sözleşmeli er Ömer Akkuş, uzman çavuş Mehmet Şahin, uzman onbaşı Emre Mücahit Topal olduğu öğrenildi.
 
HDP'de soruşturmasında iki tutuklama daha
 
Fırat Kalkanı harekatı 170’inci güne girerken dün 5 askerin şehit olduğu El Bab’dan bugün de şehit haberleri geldi. El Bab’ın ele geçirilmesine yönelik yürütülen operasyonlar sırasında, sabah saat 08.40 sıralarında Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının bulunduğu bir bina DEAŞ hedeflerine yönelik hava harekatına katılan Rus savaş uçağı tarafından yanlışlıkla vuruldu.
11 YARALI ASKER ENKAZDAN ÇIKARILDI
Bombalanan binanın çökmesinin ardından göçük altında kalan askerlere ulaşmak isteyen silah arkadaşları seferber oldu. Göçük altında çıkarılan 11 yaralı asker, bölgeden tahliye edildi ve ambulanslarla Kilis Devlet Hastanesi’ne taşındı. Yaralı askerlerden birinin durumunun ağır olduğu, diğer 10 askerin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.
Bombardımanda yıkılan binanın enkazı altından çıkarılan şehit sözleşmeli er 23 yaşındaki Ömer Akkuş’un cenazesi saat 11.30 sıralarında helikopter ile Gaziantep’e ulaştırıldı. Göçük altında kalan şehit uzman çavuş 25 yaşındaki Mehmet Şahin ile şehit uzman onbaşı 26 yaşındaki Emre Mücahit Topal’ın cenazeleri ise saat 14.00 sıralarında çıkarıldı ve 14.40 sıralarında helikopter ile Gaziantep’e getirildi. 3 askerin şehit düşmesiyle, Fırat Kalkanı Harekatının başladığı geçen 24 Ağustos’tan bu yana şehit düşen asker sayısı 64’e yükseldi.
Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklama şöyle:
Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinde, 09 Şubat 2017 tarihinde saat 08:40 sularında, Rusya Federasyonuna ait bir savaş uçağı tarafından DEAŞ hedeflerine icra edilen hava harekatı esnasında, kazaen TSK unsurlarının olduğu bir binaya isabet eden bomba ile üç kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, biri ağır olmak üzere 11 kahraman silah arkadaşımız ise yaralanmıştır. Yaralı personelimiz tedavilerinin yapılması maksadıyla süratle hastaneye ulaştırılmıştır.RF yetkilileri, söz konusu olayın bir kaza olduğunu ifade ederek, üzüntülerini ve taziye dileklerini iletmişlerdir. Olayla ilgili inceleme ve çalışmalar iki tarafça sürdürülmektedir. Ayrıca, aynı olayla ilgili olarak RF Cumhurbaşkanı Sayın Vladimir Putin, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a üzüntülerini belirterek başsağlığı dileğinde bulunmuşlardır. Bizleri acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, şehitlerimizin değerli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabır; yaralanan kahraman silah arkadaşlarımıza acil şifalar dileriz.
 



Erdoğan TOBB Ekonomi Şurası'nda konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kredi değerlendirme kuruluşlarına sert çıkış: Türkiye'deki anayasa oylamasından sana ne!

Erdoğan TOBB Ekonomi Şurası'nda konuştu
 
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar:
Bugüne kadar ekonomiyle ilgili atılan ve atılacak olan her adımı sizlerle istişare ettik. Bugün de yine böyle bir amaçla bir aradayız. İstişarenin yeri bizim değerlerimizde çok çok farklı ve müstesna bir yeri vardır.
"FETÖ KONUSUNDA DAHA FAZLA HASSASİYET BEKLİYORUM"
Sizlerden FETÖ ihanet çetesinin ülkemizin her yerinde olduğu gibi iş dünyasından da temizlenmesi hususunda daha fazla hassasiyet göstermenizi rica ediyorum. Bu örgütlerin başını tamamen ezmeden güvenle ve tam kapasiteyle yolumuza devam etmekte zorlanacağımızı belirtmek istiyorum. Gelecek nesiller için bu mücadeleye destek vermeniz şart. Güçlü geleceğimiz için bugüne kadar yaptıklarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum.
"TARİHİN EN KRİTİK MÜCADELELERİNDEN BİRİNİ VERİYORUZ"
Şu gerçeği 80 milyonun tamamı gördüğüne inanıyorum. Türkiye tarihinin en kritik mücadelelerinden birini veriyor. Biz buna yeni İstiklal mücadelesi diyoruz. Çünkü bugün yaşadıklarımızı ancak Çanakkale ve Kurtuluş savaşıyla mukayese edebiliriz. Ülkemizin Afrika ve Ortadoğu ile ilişkisini kesmek için malum merkezlerden aldıkları güçle içeride ve dışarıda saldırıya geçmiş durumda.
İSTEDİKLERİNİ ALAMAYACAKLAR
İçeride ve dışarıda ekonomimize saldırıyorlar. Kredi derecelendirme kuruluşlarıyla olsun başka saldırılarla olsun... İstediklerini alabildiler mi alamadılar. İddia ediyorum. Alamayacaklar da. Dünyadaki kredi kuruluşlarının iradesi bu toplumun iradesinin üzerinde değildir. Olamayacaktır. Yeter ki biz dik duralım. Bu milletin girişimcisinin kaderini şu bu kuruluş belirleyemez. Bu kaderi siz belirleyeceksiniz.
KAPTANI SEVMİYORUM DİYE GEMİYİ BATIRMAYA ÇALIŞAN BİLİNÇSİZLER VAR
Ne yazık ki içimizde de... Aynı gemide olduğumuzun bilincinde olmayan birileri sırf kaptanı sevmedikleri için gemiyi de kaptanı da devirmeye çalışıyor. Sağolsun milletim bunu görüyor. Onun için ben Rabia diyorum. Ne var burada. Tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devlet var...
"MİLLETİM EVET DİYECEK"
Biz yürüyen cesetler değiliz. Ruh dünyasında bütünleşmiş bir milletiz. Bayrağımızın üstünde bir bayrak tanımıyoruz. Onun için ben milletimizin EVET diyeceğini düşünüyorum. Hayatını hiçe sayarak gövdesini tankların altına siper eden bu millet için ne yapsak azdır. Ne söylesek kifayetsizdir.
MİLLETE BORCUMUZU İSTİHDAM İLE ÖDEYELİM
Bu kahraman millete karşı borcumuzu ödeyebilmemiz için bir fırsat var. O fırsat istihdamı artırarak son dönemde yeniden yükselişe geçen işsizliğin önüne geçmek. Ben tabi en az bir derken dar kapasiteli işletmeleri kastediyorum. Yüzlerce işçi çalıştıran biri daha önemli bir katkı sağlayacak. Bu işin bereketi var. Bu işi Konukoğlu açar, ardından Sabancı, Kale grubu gelecektir. Tabi Koç grubu burada boş durmayacak. Bakın buradan çağrıyı daveti yaptık.
"BİZİ YÖNETMEYE KALKMAYIN!"
İşsizlikte bu şekilde oranı gümbür gümbür çökertmemiz lazım. Ondan sonra o kredi derecelendirme kuruluşlarını göreceğiz. Ne gerekçeler yazmışlar aman Ya Rabbî! Anayasa referandumu falan.. Sana ne ya referandumdan? IMF'ye öyle dedik. "Eğer bizi yönetmeye kalkarsanız o zaman kusura bakma." Biz bu günlere böyle geldik böyle gidiyoruz.
"BU BİR SEFERBERLİKTİR"
Ben bu çağrıyı bir seferberlik telakki ediyorum. Ve üstesinden geleceğimizi gönülden kalpten gelerek yapılması durumunda istediğimiz neticeye ulaşacağımıza inanıyorum. Öyle ite kaka olmaz. Aşk ile yürüyen dünyayı taşır. İşte mesele bu. Burada dünyayı sırtında taşıyanlar var. Ben buna inanıyorum. Burada Halka hizmet Hakk'a hizmettir anlayışıyla bakan insanlar görüyorum.
TÜM TÜRKİYE'DE BAŞLIYOR
İşsizlik rakamlarındaki artış istihdamda azalma yaşanıyor olmasından değil nüfusumuzdaki genç oranın yüksekliğindendir. İstihdam seferberliğine en iyi neticeyi almak üzere tüm şehirler katılacak. Belediyelerin de katkıda bulunacağını ifade etmek istiyorum.


PAÜ’deki FETÖ operasyonuna 7 tutuklama
Denizli'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Pamukkale Üniversitesine (PAÜ) düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aralarında profesörlerin de bulunduğu 19 şüpheliden 7'si çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

PAÜ’deki FETÖ operasyonuna 7 tutuklama
 
Denizli'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Pamukkale Üniversitesine (PAÜ) düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aralarında profesörlerin de bulunduğu 19 şüpheliden 7'si çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Denizli'de, FETÖ/PDY'nin Pamukkale Üniversitesindeki yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen ve aralarında profesör, doçent ile personelin de bulunduğu 19 şüpheliden 7'si tutuklanırken, 12 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcı, adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 12 kişiye itiraz ederek, tutuklanma talebinde bulundu.
FETÖ'nün PAÜ'deki yapılanmasına yönelik, örgütün şifreli haberleşme programı "ByLock"u kullandıkları ve örgütle irtibatlı olduğu öne sürülen 22 üniversite personeline yönelik Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla 31 Ocak'ta Denizli Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince operasyon düzenlenmişti. Operasyon kapsamında, aralarında profesör, doçent, yardımcı doçent, hastane müdürü ve sağlık personellerinin bulunduğu 19 şüpheli gözaltına alınmıştı.
(Medeni Topaloğlu / İHA)

 
Elazığ merkezli FETÖ soruşturmasında 22 tutuklama
Elazığ merkezli 16 ilde, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınan 33 eski polisten 22'si tutuklandı.

Elazığ merkezli FETÖ soruşturmasında 22 tutuklama
 
Elazığ Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında görevden ihraç edilen ve 26 Ocak'ta gözaltına alınan 33 eski emniyet personeli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Savcılıkta ifadeleri alındıktan sonra mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 22'si tutuklandı, 11'i ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Hakkında gözaltı kararı verilen 35 kişinin yakalanması için Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi koordinesinde 16 ilde eş zamanlı operasyonda, şüpheli 33 eski emniyet mensubu gözaltına alınmış, zanlılardan bazılarının şifreli mesajlaşma sistemi "ByLock" uygulamasını kullandıkları tespit edilmişti.
Firari 2 şüphelinin yakalanmasına çalışılıyor.
Kaynak AA
 
 
 
Demokrat Parti'de referandum krizi istifa getirdi
DP Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı İsmail Yamak partileri 'hayır' dediği için istifa etti. Partinin kararına uymadığını söyleyen Yamak, evet oyu vereceğini belirtti.

Demokrat Parti'de referandum krizi istifa getirdi
 
Demokrat Parti Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı İsmail Yamak ve yönetimi istifalarını partinin ilçe merkezinde düzenledikleri basın toplantısı ile açıkladılar. Başkan İsmail Yamak istifa ile ilgili yaptığı basın açıklamasında şunları ifade etti:
"Bilindiği üzere Demokrat Parti Genel Başkanı Sayın Gültekin Uysal 2017 anayasa değişikliği referandumunda parti olarak hayır vereceklerini açıkladı.
Demokrat Parti bu millete yıllarca hizmet etmiş, birçok siyasetçi yetiştirmiş, demokrasi uğrunda başbakan ve bakanlarını şehit vermiş bir partidir. Demokrat Parti her dönem milleten yana, milletle birlikte yürümeye özen göstermiştir.
Bugün Demokrat Parti genel merkezi, millet tarafından seçilecek bir devlet yöneticisinin görev ve yetkileri konusunda tereddüde düşmüştür. Milletimiz bin yıllık kadim geçmişiyle gerek nasıl yönetileceğini, gerekse kimin yöneteceğinin kararını engin basiret ve ferasetiyle en doğru kararı vereceğine güvenimiz tamdır.
Yakın zamanda 15 Temmuz kalkışma hareketiyle milletimizin iradesine darbe vurulmak istenmiştir. Ancak milletimiz milli iradeye ve demokrasiye sahip çıkmıştır.
"GENEL MERKEZ İLE TERS DÜŞTÜK"
Ülkemizde birlik ve beraberliğin olması gerektiği bugünlerde, genel merkezin almış olduğu “Hayır” kararını desteklemiyoruz. Gaziosmanpaşa ilçe yönetim kurulu ve teşkilat olarak referandumda “Evet” kararı vereceğimizi açıklıyoruz. Bu nedenle genel merkez ile düşmüş olduğumuz ihtilaftan dolayı, Gaziosmanpaşa ilçe yönetim kurulu ve teşkilatı olarak istifa ettiğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
"EVET DİYECEĞİZ"
İlçe yönetimi ile birlikte üyelerden oluşan kalabalık bir grupta istifa darbe anayasasını benimsemediklerini, referandumda "Evet" diyeceklerini açıklayarak istifa ettiler.


ÖSYM şifresini kuzeniyle paylaştı, hayatı karardı!
Mersin'de ÖSYM şifresini kuzeniyle paylaşan Irmak Uysal, yerleştirme sonuçları geldiğinde hiç tercih etmediği bir okulu kazandığını gördü.

ırmak uysal
 
Mersin'in Anamur ilçesinde LYS'den 357 puan alan ve tercih etmediği bir yer gelen Irmak Uysal'ın üniversite tercihlerinin kuzeni tarafından değiştirildiği ortaya çıktı. 
ÖSYM tercih sonuçları gelince şoka uğrayan Irman Uysal, isteği dışında tercihler yapılarak mağdur edildiği iddiasıyla Anamur 2. Asliye Ceza Mahkemesine başvurarak ÖSYM'ye dava açtı. Yapılan araştırmalar sonucu IP adresi tespiti yapılmasıyla gerçek ortaya çıktı. ÖSYM giriş şifresini bilen kuzeni Cansu S. tarafından sisteme girilerek tercihlerinin tamamen değiştirildiği tespit edildi.
Şok yaşayan Irmak Uysal, başından geçenleri şu şekilde anlattı:
''Anamur'da LYS'ye hazırlandım, LYS'den 357 puan aldım. İlk 5 tercihim de ilköğretim Matematik bölümü vardı. Kontrol ettiğimde Artvin Çoruh Üniversitesi Matemetik bölümü tutuyordu. Ama tercih sonucuna baktığımda Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ebelik Bölümü olduğunu gördüm. Benim tercihlerimde böyle bir bölüm de böyle bir şehirde yoktu. Ben de mahkemeye başvurdum. ÖSYM'nin sistem hatası olduğunu düşündüm. Mahkemeden gelen sonuç ise ÖSYM'nin bir suçu olmadığı tercihlerimin kuzenim tarafından değiştirildiği ortaya çıktı. Kuzenim mahkemenin sonuçlanmasına rağmen hala suçunu inkar ediyor. Ben yapmadım diyor. Bunun sonucunda ben tekrar ÖSYM ile görüştüm, tercihlerimin tekrar değiştirilip değiştirilemeyeceğini sordum. ÖSYM tercihlerimi tekrar değiştiremeyeceğimi aynı bölümde devam etmem gerektiğini bildirdi. Hala ben istemediğim bir şehirde istemediğim bir bölümde okumaktayım. Benim eğitim hayatım suistimal edildi. Okuduğum onca yıl boşa gitti, 4 yıl boşu boşuna başka bir bölümde okuyorum'' dedi.
Baba Mehmet Şahap Uysal ise "Benim kızım istemediği bir okulda istemediği bir bölümde okuyor. Lütfen en yakınınız bile olsa şifrelerinizi kimseye vermeyin. Kızım mağdur oldu, başkası mağdur olması'' dedi.
Kaynak İHA
 


DSP de referandumda vereceği oyu açıkladı
Demokratik Sol Parti (DSP) de referandumda kullanacakları oyu açıkladı.

DSP DE REFERANDUMDA VERECEĞİ OYU AÇIKLADI ile ilgili görsel sonucu
Genel Başkan Önder Aksakal, "DSP, halkın önüne getirilecek olan referandum sandığından kahverengi oyların çoğunlukla çıkması için halkımızla buluşacak ve böyle bir dayatmaya karşın tüm örgütleriyle 'hayır' denilmesi için var gücüyle çalışacaktır" dedi.
Ülkenin siyasi tarihinde yaşanılan antidemokratik dönemlerin ardından, bugün demokrasinin topyekun ortadan kaldırılması tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını öne süren Aksakal, "Demokratik Sol Parti olarak karşı durduğumuz konu, antidemokratik seçim yasasıyla oluşturulmuş ve toplumun gerçek yapısının temsil edilmediği bir Meclis eliyle tamamen 'hakim gücün' iradesi tahtında oluşturulmuş değişiklikler sistematiğinin Türkiye halkına kabul ettirilmeye çalışılmasıdır." ifadesini kullandı.
"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" anlayışının sadece Meclisteki seçilmiş milletvekillerin iradesini değil, kuvvetler ayrılığı prensibinin ana ayaklarının tümünün iradesini beraberinde barındırdığını belirten Aksakal, "Yürütmenin başı cumhurbaşkanı olabilir ama egemenlik bir cumhurbaşkanının tek satırlık imzasına mahkum edilemez." dedi.
Aksakal, anayasa değişikliğinin milleti birey ve yurttaş olmaktan çıkarıp "teba, kul" statüsüne indirgeyecek bir yetki gücü ortaya çıkaracağını savunarak, "Bu kabul edilemez. Zira sorun bugün iş başında olan cumhurbaşkanından ziyade yerine seçilecek olanın elde edeceği sınırsız yetkilerle neler yapabileceğidir. Bugünkü cumhurbaşkanı, 'tek millet tek devlet tek dil' diyor. Yerine gelen, 'her türlü milliyetçiliği ayaklarımızın altına aldık' derse ne olacak?" şeklinde konuştu. 


Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan referandum mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mersin'de şehir hastanesi açılışında, referandum mesajları verdi. Anayasa değişiklik teklifini anlatan Erdoğan meydandakilere "Nisan'da sandık geldiğinde evet demeye hazır mıyız?" diye sordu.
erdoğan3.jpg
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mersin Şehir Hastanesi ve Yapımı Tamamlanan Kamu Yatırımlarının Toplu Açılış Töreni'nde halka hitap etti.
Yaklaşık 1,5 yıllık aradan sonra Mersinlilerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Erdoğan, "Sırtını Toroslara dayayan, yüzünü Akdeniz'e çeviren Mersin iyi oldukça, huzurlu oldukça, mutlu oldukça Türkiyemiz de güçlü olacaktır. Her kökenden, her inançtan, her meşrepten insanı bağrında barındıran Mersin'i birliğimizin, beraberliğimizin, kardeşliğimizin sembolü olarak görüyorum." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin'e tüm farklılıklarıyla ve tüm zenginlikleriyle birlikte sahip çıktıklarını vurgulayarak, sadece gönül dünyalarında değil, yatırımlarda da Mersin'e hep öncelik verdiklerini bildirdi.
"ÜLKEMİZ İÇİN YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICINI İFADE EDİYOR"
Toplam yatırım bedeli 1 milyar 100 milyon lira olan 19 ayrı eser ve hizmetin açılışını gerçekleştirdiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu yatırımların her biri elbette önemli ancak bir tanesi var ki ülkemiz için yeni bir dönemin başlangıcını ifade ediyor. Evet, Mersin Şehir Hastanesi'nden bahsediyorum, dertli olduğum, aşık olduğum, 'Bunu muhakkak gerçekleştirmemiz gerekir.' dediğim bir projeden bahsediyorum. Bu yola çıktığımız zaman, partimizi kurduğumuz zaman, belediye başkanlığım döneminde dünyayı dolaşırken edindiğim bir projeydi bu ve 'O kabiliyeti ülkemize ne zaman kazandıracağız.' diye hep bunun derdi, aşkı içerisindeydik. Arkadaşlarımla hep bunun hasbihalini yapardık ve hamdolsun şimdi Mersin'de bunu gerçekleştirmenin memnuniyeti içerisindeyiz."
Vatandaşların "Tarsus seninle gurur duyuyor." tezahüratı üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de sizlerle gurur duyuyoruz." karşılığını verdi.
Yozgat Şehir Hastanesi'nin geçen haftalarda fiilen hizmete girdiğini anımsatan Erdoğan, gelecek günlerde resmi açılışını gerçekleştireceklerini bildirdi.
Kısa bir süre içerisinde Isparta Şehir Hastanesi'nin de açılışının yapılacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böylece sözleşmesi imzalanmış olan 21 hastanemizden üçünü 2 ay gibi kısa bir süre içerisinde ardı ardına açmış oluyoruz. Ülkemize hayırlı olsun, milletimize hayırlı olsun, birileri laf üretir, biz ise iş üretiriz, iş." dedi.
"NİSAN AYINDA SANDIK GELİYOR"
Vatandaşlardan "evet" karşılığını alan Erdoğan, bunun üzerine meselenin bittiğini dile getirdi.
Nisan ayında sandıklara gidileceğini anımsatan Erdoğan, vatandaşlara "Sandıkta 'Evet'e hazır mıyız?" diye sordu. Vatandaşlar bu soruya da "Evet." şeklinde yanıt verdi.
"Durmak yok yola devam mı?" diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Mersin geçmişteki gibi evelallah sandıkları patlatmaya hazır mı? Türk milleti 15 Temmuz gecesi uzun zamandır sessiz sedasız yürüttüğü istiklaline ve istikbaline sahip çıkma konusundaki kararlılığını tüm dünyaya adeta haykırmıştır. Ama bunlar hazmedemez, inşallah biz bunların detaylarını televizyonlarda şahsım, başbakanımız, ilgili bakan arkadaşlarımız hep beraber anlatacağız. Gençler 30 yaştan 25 yaşa seçilme yaşını indirdik değil mi? Şimdi de diyoruz ki 25'ten 18'e, yani seçme ve seçilme yaşı dünyada 56 ülkede 18, niye Türkiye'de olmasın, benim gencime güvenmeyecek miyiz? Bizim ecdadımız Fatih, 21 yaşında bir çağ kapadı, bir çağ açtı. Biz onların torunlarıyız gümbürdeyeceğiz, eseceğiz, evelallah."
"Seçme yaşına 18 diyorsun, seçilmeye neden demiyorsun, hazır mıyız buna da? Milletvekili sayısını 550'den 600'e çıkarmaya hazır mıyız?" şeklinde alandakilere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan'a vatandaşlar "Evet." şeklinde karşılık verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çift kamaralıyken Meclis ve Senato varken, sayı kaçtı 600'dü, şimdi de 600'e çıkıyor, olay bu kadar basit." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz diyoruz ki 'Yol onun, varlık onun gerisi hep angarya/Yüzüstü çok süründün ayağa kalk Sakarya/Sakarya ayağa kalkıyor mu?" diye seslendiğinde de vatandaşlar "Evet." dedi.
 




Anayasa değişiklik teklifi Beştepe'de

Anayasa değişiklik teklifi Beştepe'de
 
TBMM'de oylanarak kabul edilen Anayasa değişikliği teklifi Cumhurbaşkanlığı'na gönderildi.
 
AK Parti ve MHP tarafından Meclis'e sunulan ve 2 turlu seçimle Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen anayasa değişiklik teklifi, onay için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunuldu.
Erdoğan'ın teklifi onaylamasının ardından Başbakanlığa göndermesi, daha sonra resmi gazetede yayınlanan teklif için referandum sürecinin başlaması bekleniyor.
Erdoğan'ın 15 günlük bekleme süresini kullanmadan hemen onaylaması durumunda, referandumun 9 Nisan'da yapılması bekleniyor.
 
 


Terörist, Reina'nın kapısında polislere ne gösterdi?
Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür "İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan bu görüntüleri mutlaka izlemiştir. Doğrusu izlediğinde ne düşündü merak ediyorum" diye yazdı.

Terörist, Reina'nın kapısında polislere ne gösterdi?
 
Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür bugünkü "Terörist, Reina'nın kapısında polislere ne gösterdi?" başlıklı yazısında İstanbul Emniyeti'yle ilgili ciddi bir iddiada bulundu.
Övür "Reina saldırısıyla ilgili içeriden ve dışarıdan çekilmiş çok sayıda görüntü izledim. Teröristin içeriden çıkışıyla ilgili söyledikleri iç görüntülerle de doğrulanıyor" diye yazdı ve şu ifadeleri kullandı:
"Peki, sonra ne oluyor? Bence asıl enteresan ve insanı şoke eden yer burası. Katliam sonrası kapıda şöyle bir görüntü var: Terörist, içeriden çıkıyor ve Kuruçeşme tarafına doğru yürüyor. Sonra birden geri dönüyor. Yani Reina'nın kapısına doğru. Arkasından koşarak gelen bir polis nedeniyle bir an tedirgin oluyor.
Polis onu geçince, rahatlıyor ve yürüyerek tam Reina'nın kapısında duran kalabalık polis grubunun önüne geliyor. Sol eli cebinde. O sırada iki polis bunu durduruyor. Konuşmaya başlayınca şef olduğu anlaşılan bir polis daha geliyor. Teröriste bir şeyler soruyorlar. Adam, sol elini cebinden hiç çıkartmıyor. Polis de "niye çıkarmıyorsun elinde ne var?" diye hiç sormuyor. Polislere sağ eliyle sağ pantolon cebi hizasından bir şey gösteriyor. Büyük ihtimalle bir kimlik bu. Ve polisler adamı bırakıyorlar. O da elini kolunu sallayarak oradan uzaklaşıyor.
Ben izlerken adamın rahatlığı ve polislerin ısrarcı olmamaları karşısında şaşırdım. Ve o sahneyle ilgili kafamda onlarca soru işareti oluştu. En basiti içeriden çıkan bir adam neden sorgulanmaz?
Ama en önemlisi terörist diye izlediğim o adamın orada polislere ne gösterdiği? İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan bu görüntüleri mutlaka izlemiştir. Doğrusu izlediğinde ne düşündü merak ediyorum. Bir soru da soruşturmayı yürüten savcıya; o polislere o adam kimdi diye soruldu mu sorulmadı mı?"
 


İngiliz'in Altın Saray algısı tutmadı
BBC Muhabiri Laura Kuenssberg Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki altın renkli dekorları gerçek altın sanınca sosyal medyada rezil oldu.
İngilizlerin Türkiye'ye karşı kinleri ve sosyal medyada yaptıkları algı operasyonları devam ediyor.

İngiliz'in Altın Saray algısı tutmadı
 
BBC MUHABİRİNDEN ALTINDAN SARAY ALGISI
İngiltere Başbakanı Theresa May'in Türkiye programını takip etmek için ülkemizde bulunan BBC muhabirlerinden Laura Kuenssberg, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki altın renkli dekorların ve asansörlerin fotoğraflarını paylaşarak; "Erdoğan'ın Sarayı'nda bir sürü altın" ve "Dünya Lideri'nin altından asansörleri" notunu düştü.

İngiliz'in Altın Saray algısı tutmadı
İngiliz'in Altın Saray algısı tutmadı
 
CEVAP GECİKMEDİ
Kuenssberg'in bu paylaşımlarına cevap ise gecikmedi.
 
Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdür Hasan Doğan; "Gördüğün her sarı şey altın yani" ,Cumhurbaşkanı Danışmanı Mustafa Varank ise "Hey Laura bak Cumhurbaşkanlığı'nın muhafızları bile altın yapılmış" yorumları ile Laura Kuenssberg'e gereken cevabı verdiler.

İngiliz'in Altın Saray algısı tutmadı


'Malul sayılmayan terörle mücadele gazileri için düzenleme yaptık'
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya, "Malul sayılmayan terörle mücadeledeki gazilerimizden kalıcı hasarı olan, organ kaybı olanlar için yeniden bir değerlendirme yapılacak ve aylık bağlanması sağlanmış olacak." dedi.

'Malul sayılmayan terörle mücadele gazileri için düzenleme yaptık'
 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Anadolu Ajansı Editör Masası'na konuk olarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.
Bakan Kaya, Anayasa değişikliğine ilişkin referandum süreciyle ilgili şunları söyledi:
"Biz her konuda olduğu gibi milletimize tam olarak güveniyoruz. Milletimizin bu konuda en doğru kararı vereceğine de inanıyoruz. Cumhurbaşkanlığı sistemi yasama, yürütme ve yargının tam olarak eş güdüm içinde olduğu ama bağımsız olarak işlediği, aslında çok etkin bir sistem. Bu sistemle seçilmiş cumhurbaşkanı, yürütmesiyle birlikte çok etkin bir şekilde hızlı karar alabilecek yeteneklerde olacak. Parlamento da yasaları yapacak aynı zamanda da yürütmeyi aslında bir nevi sorgulayabilecek. Meclis önergeleri, araştırma önergeleri, soru önergeleriyle denetimi de yapabilecek bir sistem. Cumhurbaşkanı da aynı şekilde denetime açık olacak. Biz milletimize güveniyoruz, milletimiz seçilmiş cumhurbaşkanının yetkilerini tam olarak kullanmasına onay verecektir diye düşünüyoruz."
Bugüne kadar her seçimde olduğu gibi bu referandumda da kapı kapı dolaşarak milletten destek isteyeceklerine dikkati çeken Kaya, "15 Temmuz'da aslında bu millet hiçbir şekilde vesayet odaklarına söz vermeyeceğini göstermiş oldu. 15 Temmuz'da nasıl ülkemizi karanlıktan aydınlığa o gece milletimiz getirdiyse, ben bu anayasa değişikliği teklifinde de vesayetçilere, statükoculara, değişime karşı direnenlere en önemli, en güzel cevabı yine milletimizin vereceğine inanıyorum. Hakimiyet kayıtsız, şartsız milletimizindir. Biz milletimize tam olarak güveniyoruz ve milletimiz ne derse o olacak." ifadesini kullandı.
'300.9 milyon lira para toplandı'
Bakan Kaya, 15 Temmuz şehit yakınları için vatandaşlardan çok yoğun yardım talebi geldiğini, bunun üzerine Başbakanlık genelgesiyle bakanlık koordinasyonunda 15 Temmuz Şehitleri Dayanışma Kampanyası'nın başlatıldığını anımsatarak, "Bu kampanyayla 20 Ocak tarihi itibarıyla 300.9 milyon lira toplandı. Bu paranın kullanım usul ve esasları Başbakanlıkça belirlenecek. Öncelikle şehit yakınlarımız, ağır yaralı gazilerimiz, gaziler için kullanılacak. Usul ve esasları üzerine çalışıyoruz, henüz kullanılmadı." dedi.
'Terörle mücadele gazilerimiz için bir düzenleme yaptık'
Bakanlık bünyesindeki Şehit Yakınları Gaziler Daire Başkanlığının 15 Temmuz gecesinden itibaren şehit yakınları ve gazilerin ihtiyaçlarını gidermek üzere gece gündüz demeden çalışmaya başladığını aktaran Kaya, şu ifadeleri kullandı:
"Hiçbir ayrım yapılması söz konusu değil. Daha önce şehit yakınlarının bir istihdam hakkı vardı, biz bunu ikiye çıkardık. Yapılan yasal düzenlemeyle şehit yakınlarının artık iki istihdam hakkı var. Sivil terör mağdurlarının hakkı yokken artık bir istihdam hakkı ve yakınlarına tazminat ödenmesi ve aylık bağlanması var. Vazife malullüğü sebebiyle, sivil olan memurların daha önce hiçbir hakkı yokken bir istihdam hakkı verildi onlara da. Hayatını kaybedenlere bir istihdam hakkı, malul olanlara da bir istihdam hakkı verildi. En son çıkan Kanun Hükmünde Kararnameyle malul sayılmayan terörle mücadele gazilerimiz için bir düzenleme yaptık. Malul sayılmayan terörle mücadeledeki gazilerimizden kalıcı hasarı olanlar, organ kaybı ve kalıcı sekeli olanlar için yeniden bir değerlendirme yapılacak ve uygun görülenlere 1053 sayılı nizamname kapsamında aylık bağlanması sağlanmış olacak. Geriye dönük de çalışacak. Terörle mücadelede yaralanmış olanlar başvurduğu takdirde o tarihten bugüne kadar aylık bağlanması söz konusu olabilecek. Biz hiçbir şehit yakınlarımız, gazilerimiz arasında ayrım yapmıyoruz. Onların emanetlerine, evlatlarına, çocuklarına gözümüz gibi bakmak istiyoruz."
Bakan Kaya, "Bin 200 kişilik psikososyal destek ekibi sosyal çalışmacı arkadaşımız terör olaylarının yaşandığı 11 ilimizde, 50 bin haneye ulaştı ve yaklaşık 300 bin kişiye bu manada ulaşmış olduk, onlara destek olduk. Gittiğimiz evlerde hem ekonomik destek, kira, barınma yardımı, okula gidemeyen çocukların tespiti ve okul hayatına geri döndürülmesi, engelli, bakıma muhtaç olanlara aylık bağlanması, psikososyal açıdan destek ihtiyacı olan bireyler varsa onların psikososyal destek almasını sağlamak üzere elemanlarımız ev ev, kapı kapı dolaşıyor." diye konuştu.Boşanma sürecindeki çiftlerin yüzde 38'i vazgeçti
Bakan Kaya, "Aile yapısını güçlendirmek için yapılan çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz? Doğum yardımlarından şimdiye kadar kaç anne, kaç bebek faydalandı? Toplam destek miktarı nedir?" sorusu üzerine, sosyal politikaların odak noktasına aileyi aldıklarını, sorunlara ailenin merkezde olduğu bir şekilde çözüm üretmek istediklerini söyledi.
Boşanma öncesi, sırası ve sonrasında verdikleri destek programına da değinen Kaya, şöyle devam etti:
"Aile ve boşanma danışmanlığı adı altında verdiğimiz destek programımız, çok kıymetli bir eğitim programı. Burada çiftlerin boşandıktan sonraki yaşamlarına uyum sağlayabilmeleri için eğitimler veriyoruz. Tek ebeveynlik, yeni yaşama adapte olma, çocuğun boşanma sürecinden en az etkilenebileceği konularında... Boşanma sürecinde danışmanlığımıza başvuran yaklaşık 7 bin 500 çiftimizden 2 bin 884'ü, yaklaşık yüzde 38'i evliliğini devam ettirme kararı aldı. Böyle de bir boyutu var. Burada ailenin korunması esas ama eğer aile sağlıklı, huzurlu bir şekilde devam ettirilemeyecek hale geldiyse elbette ki boşanma o zaman faydalı bir hale geliyor. Şiddet olacaksa Allah korusun. Evliliğin sağlıklı bir şekilde yürümesini istiyoruz. Yüzde 38 iyi bir oran. Bunun yaygınlaştırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz."
'Ruhsatlandırması olmayan yerleri kapatacağız'
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya, bakanlığa bağlı olarak hizmet veren aile danışma merkezleri bulunduğunu belirterek, bu merkezlerden 46'sının bakanlıktan ruhsat almış durumda olduğunu söyledi. Kaya, şunları kaydetti:
"İstanbul'da görüyorum mahalle ve sokak aralarında aile danışma merkezi levhasıyla iş yapan aile danışma merkezleri var. Bize buralar hakkında çok fazla ihbar geldi. 'Buraya giden çiftlerin hep boşanarak çıktığına' yönelik gelen ihbarlar üzerine denetimlere başladık. Gerçekten birçok yerin ehil olmayan kişiler tarafından açıldığını gördük. Aile danışma merkezinde aile danışmanlığı sertifikası dahi olmayan, üniversite mezunu dahi olmayan, denklik almış bir diploması olmayan kişiler tarafından bu merkezlerin işletildiğini gördük. Bu konuda önlem almaya başladık. Denetimlerimiz hızlı bir şekilde devam ediyor. Yetkin kişiler tarafından açılmayan ve ruhsatlandırılmayan yerlerin kapatılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çünkü ailelerin sağlıklı, huzurlu birlikteliği bizim için çok önemli. Çiftlerimiz aile danışma merkezlerine gidecekse mutlaka ve mutlaka ehil kişiler tarafından işletildiğinden emin olsun sonra gitsinler. Denetimlerimizi hızlandırdık. Sıkı bir takiple denetimlerimizi yapacağız. Ruhsatlandırması olmayan yerleri kapatacağız."
Kaya, çeyiz hesabı projesi çerçevesinde yaklaşık 24 bin gencin bankalarda mevduat hesabı açtığını ve 17 milyon lira mevduatın biriktiğini söyledi. Kaya, 27 yaşından önce evlenecek gençlerin çeyizlerine devlet katkısı vermek üzere bu projeyi başlattıklarını ifade ederek, "Yüzde 20'ye kadar bir destek söz konusu olacak. Yine konut hesabı da hiç evi olmayanlar için verdiğimiz bir destek. Şu an 7 bin kişi konut hesabı açmış durumda ve 28 milyon lira mevduat birikmiş. İlk evlerini almalarında biz de devlet olarak katkıda bulunuyoruz." diye konuştu.
Doğum yardımlarına da değinen Kaya, "İlk çocuğa 300 lira, ikinci çocuğa 400 lira, üç ve sonraki çocuklar için de 600 lira olmak üzere doğum yardımı yapıyoruz. Şimdiye kadar 1 milyon 770 bin çocuk için 755 milyon lira doğum yardımı yaptık." dedi.
'Kamuda engelli istihdamını 49 binlere çıkardık'
Kaya, 623 bin engelliye aylık verildiğini bildirerek, "AK Parti iktidarlarından önce engelliler, bir odaya kapatılan, ailelerinin toplum içine bile çıkarmak istemediği bireylerken, bugün engellilerimiz hayatın içine daha fazla girebilsin diye çok büyük gayretler sarf ediyoruz." diye konuştu.
Erişilebilirliğin, engellilerin topluma entegresi için önemini vurgulayan Kaya, "2002 yılında kamudaki engelli istihdamı 5 bin 700 iken, bugün bizim en son ağustos ayında yaptığımız atamayla kamuda engelli istihdamını 49 binlere çıkardık. İşçi statüsünde de AK Parti iktidarı öncesinde, 45 bin engellimiz kamu ve özel sektörde işçi statüsündeyken, bugün 99 bin kişi işçi olarak kamuda ve özel sektörde çalışabiliyor." ifadesini kullandı.
Eşi vefat eden kadınlara verilen 250 liralık aylığı artırmak için de çalışmaların sürdüğünü bildiren Kaya, bu konuda bazı muhtaçlık kriterleri bulunduğunu anımsattı.
Kanser hastaları ve kronik hastalara sosyal yardım
Sosyal yardımlara da değinen Kaya, "Yeni bir sosyal yardımımız var. Kronik, ağır hastalığı olan, kronik hastalığı sebebiyle maddi açıdan çok ciddi bir şekilde zarar görmüş, son dönem, terminal dönem kanser hastaları, devlet tarafından düzenli takibi yapılan tüberküloz hastaları, SSPE, kas hastalıkları gibi ağır kronik hastalıklarda muhtaç duruma düşmüş vatandaşlarımıza da yeni bir yardım çalışması yapıyoruz. Detayları Sağlık Bakanlığı ile çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
Bu konudaki detayların ilerleyen günlerde ortaya çıkacağını belirten Kaya, sosyal yardım kapsamında çocuklara da destek olduklarını, kuruluşlarda bakım altında bulunan 11 binden fazla çocuğun ailesinin yanında desteklenerek, aile yanına döndürüldüğünü söyledi.
'FETÖ ile ilişkili koruyucu ailelerden çocuklar alındı'
Koruyucu aile sistemine ilişkin ciddi bir denetim mekanizması bulunduğunu, sosyal çalışmacıların da düzenli olarak ziyaretler gerçekleştirdiğini belirten Kaya, "FETÖ terör örgütüyle iltisakı tespit edilen 9 koruyucu aileden evladımızı aldık. Çünkü çocuklarımızın güzel, aydınlık geleceğe, sağlıklı birer birey olarak hazırlanmalarını istiyoruz, terör örgütüyle iltisaklı kişilerin yanında beyinlerinin yıkanmasına izin veremezdik." diye konuştu.
Şiddetle mücadelede 71 bin polis, 463 bin er ve erbaş eğitildi
Şiddetle mücadele kapsamında bilinç, farkındalık oluşturmaya yönelik eğitimler verildiğini aktaran Kaya, "Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan kamu görevlilerinin eğitimlerini gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık 71 bin polisimizi, hakim ve savcılarımızı eğitiyoruz. Askeriye ile yaptığımız anlaşmayla birlikte silah altındaki er ve erbaşlara eğitim veriyoruz ki bu çok önemli. 463 bin er ve erbaşımıza bu konuda eğitimler verdik. Önümüzdeki dönemde de bu eğitimlerimiz artarak devam edecektir." dedi.
Şiddete karşı 'toplumsal seferberlik' çağrısı
Bakan Kaya, şiddetle mücadelede toplumsal duyarlılığın çok önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Biz 15 Temmuz'u yaşamış bir milletiz, milli birlik ve beraberliğin ne demek olduğunu yaşadık, gördük. Şiddete karşı da toplumsal bir seferberlik oluşturmamız gerektiğine inanıyorum. Bu, herkesin meselesi. Yanıbaşınızda bir kişi şiddete uğramışken huzurlu, rahat bir şekilde oturamamamız gerekiyor. Bu bilinçle özellikle annelerin çocuklarını çok hassas bir şekilde yetiştirmeleri gerekiyor."
Muhabir: Esin Işık ,Ferdi Türkten,Yıldız Aktaş,Burcu Çalık


Aydın merkezli FETÖ operasyonuna 50 gözaltı
Aydın merkezli FETÖ operasyonuna 50 gözaltı
Aydın merkezli 15 ilde düzenlenen FETÖ/PDY soruşturması kapsamındaki operasyonda çeşitli meslek grubundan 50 kişi gözaltına alındı.
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında İstanbul, İzmir, Balıkesir ve Denizli'nin de bulunduğu 15 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonlarda, 20'si Aydın'da olmak üzere toplam 50 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin FETÖ/PDY'nin şifreli haberleşme programı olan ByLock'u kullandıkları belirtildi.
DHA

Edirne'de 7 polis FETÖ'den tutuklandı
Edirne'de FETÖ/PDY'den aralarında emniyet müdürü ve komiserlerin de bulunduğu 12 şüpheliden 7'si 'ByLock' programını kullandığı gerekçesiyle örgüt üyeliğinden tutuklanarak cezaevine konuldu.

Edirne'de 7 polis FETÖ'den tutuklandı
 
Edirne Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, örgüt içerisinde haberleşmeyi sağladığı öne sürülen cep telefonu uygulaması 'ByLock'u kullandığı tespit edilen, aralarında emniyet müdürü ve komiserlerin de bulunduğu 12 polis gözaltına alındı. Emniyette işlemlerinin ardından dün adliyeye sevk edilen şüpheliler savcılık sorgularının ardından mahkemeye sevk edildi. 
Mahkeme 'ByLock' kullandığı öne sürülen M.F.G., Ö.S., C.G., A.K., M.U., Y.Y. ve S.Ş. hakkında örgüt üyeliğinden tutuklanmalarına karar verdi. Diğer 5 şüpheli ise denetimli serbestlik şartıyla serbest bırakıldı.
dha

41 kişi hakkında FETÖ’den gözaltı kararı
Tekirdağ'da FETÖ soruşturması kapsamında, örgütün emniyet yapılanmasına yönelik 41 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

41 kişi hakkında FETÖ’den gözaltı kararı
 
Tekirdağ'da FETÖ soruşturması kapsamında, örgütün emniyet yapılanmasına yönelik 41 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
Edinilen bilgiye göre, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ soruşturması çerçevesinde, örgütün emniyet yapılanmasına yönelik soruşturmanın 4. aşamasında 34'ü emniyet görevlisi, 41 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.
Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.


HÜDA PAR Referandum Kararını Açıkladı: Memleketin Faydasınaysa ''Evet'' Deriz
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu referandumla ilgili açıklamalarda bulundu. Yapıcıoğlu, "Memleketin faydasına olduğunu gördüğümüzde biz buna 'evet' deriz." dedi.

HÜDA PAR Referandum Kararını Açıkladı: Memleketin Faydasınaysa ''Evet'' Deriz
 
"BİZ BUNA 'EVET' DERİZ"
Başkanlık sistemiyle sorunlarının olmadığını belirten HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, "Referandum konusunda parti olarak tavrınız ne olacak?" sorusuna şöyle yanıt verdi:
"Bu konuyla ilgili teklif meclise sunulduğunda biz fikirlerimizi beyan ettik. Bazı çekincelerimiz var. Biz bu teklife evet dersek istediğimiz çapta bir değişiklik olmayacak. Hayır dersek 'biz bu değişiklikleri istemiyoruz, 82 Anayasası kalsın' gibi bir anlam çıkabilir. Bunun üzerinde tartışmaları kendi aramızda devam ettiriyoruz. Memleketin faydasına olduğunu gördüğümüzde biz buna 'evet' deriz."

İTÜ’de FETÖ operasyonu: 27 gözaltı
Fetullahçı Terör Örgütü'nün İstanbul Teknik Üniversitesi yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan 41 kişiden 27'si gözaltına alındı.
İTÜ’de FETÖ operasyonu: 27 gözaltı
 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün İstanbul Teknik Üniversitesi yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan 41 kişiden 27'si gözaltına alındı.
Edinilen bilgiye göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Fetullahçı Terör Örgütü'nün İstanbul Teknik Üniversitesi yapılanmasına yönelik soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Bylock kullandığı tespit edilen 41 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Karar üzerine harekete geçen İstanbul Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri İstanbul merkezli 10 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.
Operasyon kapsamında, 27 kişi gözaltına alınırken, 1 dolar ve örgütsel dokümanlar ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheliler, geçirildikleri sağlık kontrolünün ardından emniyete götürülürken, operasyonların devam ettiği öğrenildi.
(Tugay Saday/İHA)
 
Rektör atamaları Resmi Gazete'de yayımlandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerekleştirilen rektör atamalarına dair kararlar Resmi Gazetede yayımlandı.

Rektör atamaları Resmi Gazete'de yayımlandı
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 üniversiteye yaptığı rektör atamalarına ilişkin kararlar Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı.
Buna göre; Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, Ardahan Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Biber, Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Fahrettin Tilki, Batman Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Aydın Durmuş, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Erdal Necip Yardım, Gümüşhane Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, Hakkari Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ömer Pakiş, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Bedriye Tunçsiper, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Akgül, Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun, Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Bülent Şengörür, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Murat Türk atandı.
 
 
Malatya’da 17 öğretmen FETÖ’den tutuklandı
Malatya’da 17 öğretmen FETÖ’den tutuklandı
Malatya merkezli 11 ilde, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında dün adliyeye sevk edilen 19 öğretmenden 17'si tutuklandı.
Malatya merkezli 11 ilde, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında dün adliyeye sevk edilen 19 öğretmenden 17'si tutuklandı.
10 Ocak'ta Malatya merkezli, İstanbul, Gaziantep, Kayseri, Adana, Antalya, Elazığ, Hatay, Kütahya, Kahramanmaraş ve Osmaniye'de, FETÖ/PDY'ye yönelik Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında, örgüte bağlı, daha önce kapatılan eğitim kurumlarında görev yapan ve emniyet mensuplarınca dün adliyeye sevk edilen 19 öğretmenden 17'si tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Konuyla alakalı olarak Malatya Valiliği'nden yapılan açıklamada, "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisaki yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerle ilgili olarak Valiliğimizce yapılan çalışmalar çerçevesinde; 15 Temmuz 2016 tarihinde devletimizin birliğine, varlığına, bekasına, Cumhurbaşkanımızı, milletimizin iradesini temsil eden TBMM'yi ve diğer kurumlarımızı, demokrasiyi ve doğrudan halkımızı hedef alan FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik olarak yapılan etkin mücadele kapsamında Malatya ilimizde; Cumhuriyet Başsavcılığı'nca; FETÖ/PDY Terör Örgütü'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, FETÖ/PDY Terör Örgütü'ne irtibatlı iltisaklı okullarda öğretmenlik yapmış ve daha önce gözaltına alınan 19 kişiden 17'si tutuklanmış, 2'si adli kontrol şart ile serbest bırakılmıştır" denildi.
Açıklamada bir başka ilde FETÖ/PDY Terör Örgütü'ne yönelik operasyonla ilgili olarak Malatya'nın Doğanşehir ilçesinde de 1 kadın öğretmenin yakalanarak tutuklandığı belirtildi.
Malatya Valiliğinden yapılan açıklamada ayrıca, PKK/KCK terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ise Malatya'da PKK/KCK terör örgütüne yönelik yapılan operasyon sonucu yakalanarak daha önce gözaltına alınan 4 kişiden 3'ünün tutuklandığı, 1 kişinin ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı belirtildi.
Kaynak F5haber

 
Semih Terzi'nin ekibi yakalandı
Semih Terzi'nin ekibi yakalandı
15 Temmuz darbe girişimine Özel Kuvvetler Komutanlığı'ndan (ÖKK) katılan ve cuntacıların başarısız olmasının ardından izlerini kaybettiren 4 bordo bereli Beypazarı'nda FETÖ'cülerin hücre evine yapılan operasyonla yakalandı.
Yeni Şafak Gazetesi'nden Haluk Karakaya'nın haberine göre polis, Beypazarı 'eyalet imamı' olduğu ileri sürülen Zeki K.'ya operasyon düzenledi. Ekipler, burada 2'si hakkında yakalama kararı bulunan 4 bordo bereli askerin de bulunduğunu gördü. Operasyon düzenlendiği sırada hücre evinde bulundukları için yakalanan bordo berelilerden Ali Kapucu'nun, 15 Temmuz gecesi Özel Kuvvetler'de darbeci general Semih Terzi'yi karşılayan sivil giyimli kişi olduğu tespit edildi.
GATA'YA GİDEN HELİKOPTERDE
Darbe girişiminin püskürtülmesinin ardından kayıplara karışan ÖKK personeli başçavuşlar Burak Keklik, Hasan Raşit Aktaş, İlhami Yıldız, Ali Kapucu ve Zeki K.'nın gözaltına alındığı operasyonda Keklik ve Aktaş hakkında daha önce zaten yakalama kararı bulunduğu anlaşıldı. Ali Kapucu'nun ise darbeci Semih Terzi'yi öldüren kahraman astsubay Ömer Halisdemir'in şehit edilişi sırasında orada olduğu, Halisdemir'in naaşını GATA'ya götüren helikoptere bindiği ve hastanede helikopterden indikten sonra firar ettiği öğrenildi.
TELEFONUNDA BYLOCK ÇIKTI İDDİASI
FETÖ'nün sözde 'eyalet imamı'nın cep telefonunda, örgütün şifreli haberleşme programı ByLock çıktığı iddia edildi. Zeki K.'nın Bank Asya'da da hesabı olduğu da ileri sürüldü. Polis, özel eğitimli askerlerin hücre evinde siyasi suikast hazırlığındaki FETÖ üyeleri olabilecekleri üzerinde duruyor.


Bayrampaşa Çevik Kuvvet Müdürlüğü'nün işgali soruşturması tamamlandı
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde Bayrampaşa Çevik Kuvvet Müdürlüğü'nü işgal girişimiyle ilgili iddianamede Kurmay Yarbay Kadir Yıldız nöbet tutan tanık polis memurlarına hitaben "Hayırlı olsun ihtilal oldu. Hulusi Akar'ı da aldık. Cumhurbaşkanı tutuklandı, hükümet düştü. Herkes silahlarını bıraksın teslim olsun" dediği belirtildi.

Bayrampaşa Çevik Kuvvet Müdürlüğü'nün işgali soruşturması tamamlandı
 
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine yönelik soruşturmalarına ilişkin 7. iddianame tamamlandı. Bayrampaşa Çevik Kuvvet Müdürlüğü'nü işgal girişimiyle ilgili 18'si rütbeli 58 şüpheli hakkında 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Askerle mücadele eden vatandaşlardan Ümit Yolcu'nun şehit olduğu ve 16 kişinin de yaralandığı işgal girişimine ilişkin hazırlanan iddianame, İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca hazırlanan iddianamede, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında FETÖ mensuplarının stratejik öneme sahip kurum ve kuruluşları hedef aldıkları, bunlardan birinin de Bayrampaşa Çevik Kuvvet Müdürlüğü olduğu belirtildi.
İLK İŞGAL GİRİŞİMİNDE BULUNULAN POLİS YERLEŞKESİ
Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nün barındırdığı yaklaşık 5 bin polis memuru, envanterinde kayıtlı TOMA (Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı), panzer ve short land gibi zırhlı araçları, silah ve mühimmat kaynaklarıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün en güçlü birimlerinden biri olduğu belirtilen iddianamede, "Darbeci askerler tarafından kendilerine karşı oluşabilecek en önemli tehdit polis mukavemeti olarak düşünülmüş olmalı ki İstanbul Emniyet Teşkilatı'nın 3 ana yerleşkesinden biri olan ve personel olarak yoğun bir yerleşke olması açısından ilk işgal girişiminde bulunulan yerleşke, Bayrampaşa Çevik Kuvvet Yerleşkesi olmuştur" denildi.
"DARBECİLERİN İSTANBUL'DAKİ EN ETKİN BİRLİĞİ..."
Bayrampaşa Çevik Kuvvet Müdürlüğü'nde meydana gelen olaylar 66.Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'nda görev yapan subay, astsubay ve erler tarafından gerçekleştirildiği ifade edildi. İddianamede, 66.Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'nın tank ve zırhlı araçları barındırması nedeniyle darbe girişimi kapsamında İstanbul, Avrupa yakasında FETÖ mensuplarınca en etkin olarak kullanılan birliklerden biri olduğu kaydedildi.
"HAYIRLI OLSUN İHTİLAL OLDU"
İddianamede, yapılan tüm hazırlıkların şüpheli Yusuf Sari koordinesiyle gerçekleştirildiği belirtildi. Şüpheli Üsteğmen Kurtuluş Kara komutasında 2 tank, zırhlı muharebe araçları ile şüpheli erlerle birlikte ile Bayrampaşa Çevik Kuvvet Yerleşkesi'ne intikal etti. Kışladan 21.30'da çıkış yapan şüpheliler saat 22.20 itibariyle yerleşkeye vardılar. Yerleşkeye ilk varan şüphelilerden Kurmay Yarbay Kadir Yıldız beraberindeki uzman çavuşlarla B kapısına gelerek nöbet tutan tanık polis memurlarına hitaben "Hayırlı olsun ihtilal oldu. Hulusi Akar'ı da aldık. Cumhurbaşkan'ı tutuklandı, hükümet düştü. Herkes silahlarını bıraksın teslim olsun. Dışarı çıkmak isteyen silahlarını teslim edip çıkabilir" şeklinde söylemlerde bulundu. Nöbetçi Amir mağdur Selma Gençkaya'ya da aynı sözleri tekrar eden şüpheli Kadir Yıldız, tüm silahları personelle birlikte teslim etmelerini söyledi.
"POLİSE TESLİM OL ÇAĞRISI YAPTI"
C Kapısını tutan şüphelilerden Kurmay Albay şüpheli Yusuf Sari ise buradaki polislere, "Polisle çok sırt sırta çatıştık. Bizim sizinle bir derdimiz yok. Biz bu ülkedeki haksızlıklara ve hukuksuzluğu karşı Yurtta Sulh Cihanda Sulh ekibi olarak dur demeye geldik" diyerek kendi taraflarına geçmeleri çağrısında bulundu. Sari, "Binayı boşaltın silahlarınızı bırakın teslim olun. Eğer ki amiriniz beş dakika içinde buraya gelmezse tankı ateşleyeceğim" dedi.
"POLİS TESLİM OLMADI"
Yusuf Sari'nin, mağdur Selma Gençkaya ve Çevik Kuvvet Şube Müdürü mağdur Kayhan Şahan'a darbe yapıldığını, teslim olmasını, iş birliği yapmadığı taktirde zor kullanacaklarını ve çok kan döküleceğini söyledi. Mağdur Kayhan Şahan, şüpheli Yusuf Sari'ya yerleşkeyi teslim etmeyeceğini, askeri içeri sokmama ve yerleşkeyi teslim etmeme konusunda kesin talimat aldığını, yerleşkeye girmek istedikleri taktirde çatışacaklarını, ilk silah patladığında o anda orada bulunan herkesin öleceğini, o gecenin sabahını kimsenin göremeyeceğini belirterek gözdağı vermek amacıyla gerçek sayı o kadar olmadığı halde iceride 2 bin personelin bulunduğunu söyledi. Bunun üzerine Yusuf Sari da bekleyeceklerini, ilk ateş eden personelin kendileri olmayacağını, polislerin de çok heyacanlı olduğunu ve sakin olmaları gerektiğini söyledi.
"HAVAYA ATEŞ EDİLİNCE VATANDAŞLAR ZIRHLI ARACA ÇIKTI"
Saat 00.31'den itibaren vatandaşların kalabalık bir şekilde yerleşkeye gelerek askerlere kışlaya donmelerini soyleyerek ikna etmeye çalışırken şüpheli Kadir Yıldız megafonla, "Sıkıyonetim ilan edildi evinize gidin" dedi. Vatandaşların tepkisi artınca Kadir Yıldız'ın havaya ateş açmanın serbest olduğunu söylemesi üzerine 4-5 el ateş edildiği, vatandaşların zırhlı aracın üzerine çıkarak Kadir Yıldız'ın kullandığı tüfeği almak istedikleri sırada yaşanan boğuşma sırasında Kadir Yıldız'ın piyade tüfeğiyle ateş ederek Ümit Yolcu'nun ölümüne, müşteki Ahmet Daylan'ın başından yaralanmasına, müşteki Mehmet Yazıcı'nın da omzundan yaralanmasına neden oldu. Kadir Yıldız'ın rastgele ateş etmesi sonucu diğer müştekilerin de yaralandığı anlatıldı. Şupheli Kadir Yıldız'ın yanında bulunan şüpheli er Telat Yasin Özen'e "Gerekirse şehadet şerbetini burada iceceğiz. Teslim olmak yok" dedi. Ancak Yıldız'ın vatandaşların yardımıyla emniyet güçlerince gözaltına alındı. Üsteğmen Kurtuluş Kara'nın da erlere tankın namlusunu doldurma emrini verdi, ancak bu emir yerine getirilmedi. Şüpheli astsubay Mehmet Ali Çelikkaya da vatandaşların gelmesi uzerine şüpheli erlere "Korkmayın bordo bereliler gelip sizi kurtaracak" dedi.
"VATANDAŞLARIN MÜCADELESİYLE TESLİM OLDULAR"
Şüpheli askerler, vatandaşların fedakarca mücadelesi sonucunda saat 01.00'da teslim oldu. İddianamede, şüpheli Kurtuluş Kara'nın da gözaltı işlemleri sırasında kendisini bulunduğu tanka kilitlediği, vatandaşların tankı sallaması üzerine dışarı çıktığı, tankın uzerine çıkarak "Ben sizin komutanınızım bana itaat etmek zorundasınız" dediği de anlatıldı.
İSTENEN CEZALAR
DHA'nın haberine göre iddianamede, 18'si tutuklu 58 asker hakkında, "Türkiye Büyük Millet Meclisini ve hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" ve "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçlarından 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Yine tüm şüpheliler hakkında "Silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan da 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Maktül Ümit Yolcu'nun öldürülmesi ve 16 kişinin de yaralanması olaylarına ilişkin ise bazı askerler hakkında, "Kasten öldürme, yaralama ve tehdit" suçlarından da değişik oranlarda hapis cezaları istendi.
 


Aksaray merkezli 7 ilde FETÖ operasyonu: 22 gözaltı
Aksaray merkezli 7 ilde emniyet mensuplarına yönelik gerçekleştirilen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) operasyonunda ‘ByLock’ kullanıcısı oldukları iddia edilen 22 emniyet mensubu gözaltına alındı.

Elazığ'da 13 polis gözaltına alındı
 
Aksaray merkezli 7 ilde emniyet mensuplarına yönelik gerçekleştirilen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) operasyonunda ‘ByLock’ kullanıcısı oldukları iddia edilen 22 emniyet mensubu gözaltına alındı.
Alınan bilgiye göre, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Aksaray, Ankara, Malatya, Manisa, Eskişehir, Konya ve Kayseri illerinde ‘ByLock’ kullanıcısı oldukları iddia edilen 22 emniyet mensubu tespit edildi. İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şubesi ekipleri sabah erken saatlerde 7 ilde 22 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Gerçekleştirilen operasyonda 14 emniyet mensubu Aksaray’da, 8 emniyet mensubu da diğer illerde yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler Aksaray Devlet Hastanesindeki sağlık kontrollerinin ardından sorgulanmak üzere emniyete götürüldü..


Elazığ’da FETÖ soruşturmasında 23 gözaltı
Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında Elazığ merkezli 16 ilde yapılan operasyonda 21'i açıkta veya ihraç olan askeri personel olmak üzere 23 şüpheli gözaltına alındı.

Elazığ'da 13 polis gözaltına alındı
 
Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında Elazığ merkezli 16 ilde yapılan operasyonda 21'i açıkta veya ihraç olan askeri personel olmak üzere 23 şüpheli gözaltına alındı.
Edinilen bilgiye göre, Elazığ İl Jandarma Komutanlığı tarafından Cumhuriyet Savcılığı koordinesinde FETÖ/PDY ile bağlantılı açıkta bulunan ve ihraç edilen subay, astsubaylardan oluşan 21 şüphelinin de yer aldığı 23 kişi tespit edildi. Bunun üzerine jandarma ekipleri, Elazığ merkezli İstanbul, Kocaeli, Bursa, Kütahya, Manisa, Denizli, Antalya, Gaziantep, Samsun, Tokat, Çorum, Trabzon, Erzincan, Bingöl ve Niğde olmak üzere 16 ilde operasyon düzenledi.
Operasyonda açıkta bulunan ve ihraç olan 21 askerinde yer aldığı 23 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin evlerinde yapılan aramada 40 adet aynı seri numaralı 1'er dolar, tüfek ve dijital materyaller ele geçirildi.
Gözaltına alınan 23 şüphelinin tamamında örgütün gizli haberleşme ağı olan "Bylock" olduğu öğrenildi. Şüpheliler ifadeleri alınmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.
(Halil İbrahim Varlı/İHA)
 
Bahçeli, Nazlı Çelik'e konuştu
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Star Ana Haber'de Nazlı Çelik'e konuştu. Bahçeli, anayasa teklifine neden evet dediğini açıkladı.
Bahçeli, Nazlı Çelik'e konuştu
Bahçeli'nin anayasa değişikliğine neden evet dediğiyle ilgili yaptığı açıklamalar şu şekilde;
"TEKRAR KAOS ORTAMINA FIRSAT VERMEYECEĞİZ"
"Neden 'evet' dediğimizi herkes soruyor. Türkiye'yi tekrar bir kaos, kriz, darbe çağrısına fırsat verdirmeyecek ne olabilir sorusunun cevabını aradık. MHP böyle misyonu olan bir partidir. Bazı konular vardı ki siyasetin üstünde düşünmek mecburiyetindesiniz. Devlet bekası gibi, milli güvenlik gibi.
Çok yönlü düşündüğünüzde Türk milletine, Türkiye Cumhuriyeti devletine aykırı olacak her şeyi düşünmek mecburiyetindesiniz. İhtimalleri, göz önüne alarak karşı tedbiri geliştirmek durumundasınız. Yani Türkiye gerçeği. Çözüm süreciyle ilgili gelinen noktalar var. CHP'nin çözüm süresine yüksek katkıları var. Bunları düşününce onlardan tek farklı düşünen parti MHP."
"DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK"
"Uygulamaya bakınca zaten başbakanlık kararnamelerle devletin yapısını güncelleyebiliyor. Bakanları kim atıyor Başbakan. Sistemi değiştirince Cumhurbaşkanı atayacak. Başkanlık sistemi geldiğinde şöyle böyle olacak demek mazaret. Mecliste bir muhalefet milletvekili 'ben bir yasa teklifi verdim kabul edildi' desin amenna. Öyle bir şey yok.
Öbüründe de olmayacak. Ülkeyi düşünen yok. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili olarak bir takım şeyler söyleniyor. Ben de ne söylemişsem arkasındayım. Değişen bir tane cümlem yok ama bir de Türkiye gerçeği var."
ERKEN SEÇİM SAPTAMASI
"Diyoruz ki; TBMM'de bu aşamaya gelmiş olan yapılanmadan beklenen olmaz ise erken seçim kaçınılmaz olur. Bu bir saptama. Meclis nasıl çalışacak? Ya erken seçim olacak, ya referandumda bu iş düzelecek diyoruz. Biz erken seçimi niye isteyelim?"
MHP FİRE VERECEK Mİ?
Deniz Baykal gibi bir şahsın burada pazarlık var demesi kendisine yakışmayan bir davranıştır. Erdoğan'la ilgili bir cümlesi yok ama MHP'ye dolaylı yönden saldırıyor. Pazarlık diyor. Ne pazarlığı olacak bunda? Zaten sayımız belli içimizden 5 tane de muhalif çıkmış. 'Ben vermeyeceğim' diyor. Böyle bir durum karşısında MHP'nin özel bir çıkarı ne olabilir memleketten başka.
3-5 kişinin sözüne bakarak MHP'yi değerlendirmeyin. Örneğin '24 fire var' diyorlar. Bu kadar büyük yalan olabilir mi? Zaten hepsi 40 kişi. 1'i ihraç edildi 39 kişi. 5'i hayır diyor 34 kişi kaldı. 24 hayır deniyorsa o zaman 330'u bulamaz. Biz ne söz vermişsek aynısını yerine getireceğiz. 18 maddeye ikinci turda da desteğimi vereceğim."


Saadet Partisi referandum için kararını açıkladı
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, "Anayasa değişikliği teklifi böyle giderse, bizim böyle bir teklife destek vermemiz mümkün olmaz." dedi.

Saadet Partisi referandum için kararını açıkladı
 
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TBMM Genel Kurulunda anayasa değişikliği teklifinin mevcut haliyle referanduma sunulması durumunda parti olarak "hayır" oyu kullanacaklarını söyledi.
Saadet Partisi Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendiren Temel Karamollaoğlu, Reina saldırısının failinin yakalanmasının sevindirici bir gelişme olduğunu belirtti. Karamollaoğlu, olayın birden fazla şüphelisinin olduğuna dair, doğruluğu kesinleşmemiş haberlerin yayıldığını kaydederek soruşturmanın selameti için bu belirsizliğin bir an önce giderilmesini istedi.
Kıbrıs müzakerelerine de değinen Karamollaoğlu, Türkiye'nin, "Ada'daki garantörlüğü" konusunda taviz vermemesi gerektiğini belirterek, Rumların geçmişte olduğu gibi bugün de yapılacak olası bir antlaşmaya uymayacaklarını ifade etti.
Karamollaoğlu, Türkiye'nin enerjisini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) uluslararası alanda tanınması için harcaması gerektiğini dile getirerek, "KKTC'nin tanınması için Türkiye bir atak başlatmalıdır. Türkiye stratejik konumu ve doğal kaynakları açısından Doğu Akdeniz'in en önemli bölgesindedir. Bu nedenle Kıbrıs'a verdiğimiz desteği çekemeyiz" dedi.
'TEKLİFİN MEVCUT HALİNE HAYIR DERİZ'
Mecliste ilk tur görüşmeleri tamamlanan anayasa değişikliği teklifinde kuvvetler ayrılığı ilkesine özen gösterilmediğini savunan Karamollaoğlu, yetkinin tek elde toplanmasının milli iradenin temsili noktasında sorunlara neden olacağını öne sürdü.Parti olarak değişiklikle ilgili görüşlerini daha önce açıkladıklarını, bu konuda yaptıkları çalışmaları ise Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve ilgi kurumlara gönderdiklerini anlatan Karamollaoğlu, "Teklif, referanduma götürülmeden endişelerimizi doğrular gelişmeler yaşandı. Anayasa değişikliğini içeren teklifin mevcut haliyle referanduma sunulması durumunda, böyle bir teklife destek vermemiz mümkün değil. Biz bunu desteklemeyiz, yani 'hayır' oyu veririz. Sorumluluğumuz buna imkan vermez. Bunun, bugünden bilinmesinde fayda görüyoruz" diye konuştu.


Demirtaş'ın 142, Yüksekdağ'ın 83 yıla kadar hapsi istendi!
DHA:Cezaevinde bulunan HDP Eş Genel BaşkanlarıSelahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ hakkında tutuklandıkları soruşturmayla ilgili iddianame hazırlandı. İddianamede Demirtaş' ın 142 yıl, Yüksekdağ' ın 83 yıl hapsi isteniyor.

Demirtaş'ın 142, Yüksekdağ'ın 83 yıla kadar hapsi istendi!

 
Cezaevinde bulunan HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ hakkında tutuklandıkları soruşturmayla ilgili iddianame hazırlandı.
İddianamede Demirtaş'ın 142 yıl, Yüksekdağ'ın 83 yıl hapsi isteniyor. Demirtaş PKK/KCK terör örgütünün yöneticisi ve örgütün siyasi alan merkesi sorumlusu olarak faaliyet yürütmekle suçlanıyor, 6-7-8 Ekim olaylarının sorumlusu olarak gösteriliyor. Demirtaş'a 43 yıldan 142 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Figen Yüksekdağ ise çeşitli tarihlerde yaptığı konuşmalar nedeniyle suçlanıyor. Yüksekdağ için savcılığın talep ettiği cezaysa 30 yıldan 83 yıla kadar hapis.
DEMİRTAŞ'IN TERÖR ÖRGÜTÜ PROPAGADASI YAPTIĞI VURGULANDI
Demirtaş hakkında hazırlanan iddianamede, Demirtaş'ın PKK/KCK terör örgütünün yöneticisi olduğu, bu kapsamda örgütün ‘siyasi alan merkezi sorumlusu' olarak faaliyetlerini yürüttüğü, ayrıca değişik tarihlerde katıldığı örgütün yasama organı konumunda olan DTK içerisinde de yönetici sıfatıyla hareket ederek eylem ve işlemlerde bulunduğu belirtildi.
İddianamede Selahattin Demirtaş'ın değişik tarihlerde yapmış olduğu birçok konuşmada terör, cebir ve şiddet olgusunu meşru gösterecek ifadelerde bulunarak terör örgütünün propagandasını yaptığı vurgulandı.
İddianamede kamuoyunda 6-7-8 Ekim olayları olarak bilinen sokak olaylarının meydana gelmesinde HDP MYK'sından ve sonrasında yapılan açıklamanın etkili olduğu belirtildi. Selahattin Demirtaş'ın ‘terör örgütü yöneticiliği', ‘terör örgütü propagandası yapmak', ‘toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasasına muhalefet', ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik', ‘halkı kanunlara uymamaya tahrik', ‘suç işlemeye tahrik ve suçu ve suçluyu övme' suçlarından 43 yıldan 142 yıla kadar cezalandırılması talep edildi.
YÜKSEKDAĞ İSE 6-7 EKİM OLAYLARINDAN SORUMLU TUTULDU
Figen Yüksekdağ hakkında hazırlanan iddianamede ise Yüksekdağ'ın örgütün yasama organı konumunda olan DTK içerisindeki faaliyetleri ve diğer eylemleri nedeniyle terör örgütünün yöneticisi sıfatıyla cezalandırılması istendi. Ayrıca Yüksekdağ'ın değişik tarihlerde yapmış olduğu konuşmalarla örgütün propagandasını yaptığı belirtildi.
Yüksekdağ'ın, ‘toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasasına muhalefet', ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik', ‘suç işlemeye tahrik' suçları ile birlikte 6-7-8 Ekim olayları olarak bilinen olayların meydana geldiği tarihte HDP MYK'sında bulunmuş olması ve yapılan açıklamada imzasının olması nedeniyle sokak hadiselerinin meydana gelmesinde sorumlu olduğu vurgulandı.
Yüksekdağ'ın eylemlerinin geniş olarak anlatıldığı iddianamede 30 yıldan 83 yıla kadar cezalandırılması talep edildi.


Nevşehir'de FETÖ'den 20 polis adliyeye gönderildi

Nevşehir'de FETÖ'den 20 polis adliyeye gönderildi
 
Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (KOM) ekipleri, Nevşehir, Ankara, Kayseri, Sivas, Yalova, Kahramanmaraş, Kırşehir ve Bursa'da 12 Ocak'ta eş zamanlı operasyon düzenledi. Gözaltına alınan ve emniyetteki işlemleri tamamlanan 9 polis, daha önce adliyeye gönderildi ve 4 polis mahkemece tutuklandı. 
Bugün de 20 polis daha mahkemeye çıkarıldı.
Kaynak DHA

Reina saldırganı İstanbul'da yakalandı
Yılbaşı gecesi Reina'da 39 kişiyi katleden Özbek asıllı terörist Abdülgadir Masharipov, İstanbul Esenyurt'ta bir siteye düzenlenen operasyonla yakalandı.
Son dakika: Reina saldırganı yakalandı! İşte teröristin ilk görüntüleri

İstanbul Ortaköy’de yılbaşı gecesi ünlü gece kulübü Reina’da uzun namlulu silahla katliam yaparak 39 kişiyi katleden DEAŞ’lı terörist Abdulkadir Masharipov, İstanbul Esenyurt’ta bir eve düzenlenen operasyonla yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri, teröristin izine başka bir ildeki DEAŞ üyesini takibe alarak ulaştı. 4 ayrı ev değiştiren terörist, DEAŞ’ın 5’inci hücre evinde kıskıvrak ele geçirildi. 

Terörist, saldırı sonrası önce Zeytinburnu’nda, ardından Başakşehir’de 2 ayrı adreste saklandıktan sonra Silivri’ye gitti. Son olarak da 3 gün önce Esenyurt’a giden terörist ele geçirildi. DEAŞ hücre evi olduğu belirlenen ve terörist Masharipov’un yakalandığı evde, 1’i Afrika kökenli 3 kadın, 1’i erkek 4 kişi daha gözaltına alındı. 

YERİ 3 GÜN ÖNCE TESPİT EDİLDİ

Habertürk TV'den Benan Kepsutlu'nun aktardığı bilgilere göre, saldırganın Esenyurt'taki yeri birkaç gün önce tespit edildi. Harekete geçilmemesinin nedeni ise; saldırganın kaçışını engellemek, daha da önemlisi saldırganı Esenyurt'ta an be an takip ederken onun diğer irtibatlarına da ulaşarak operasyonun kapsamını genişletmek. Emniyet yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Esenyurt'taki adres tespit edildikten hemen sonra sitenin giriş ve çıkışlarına, kapı girişlerine ve civarına kameraların yerleştirildiği, saldırganın günlerce burada gözlendiği aktarılıyor. Girdiği günden yakalanana kadar da evden çıkamadığının da altı çiziliyor.

ÖZBEKİSTAN'DAN İLK AÇIKLAMA

Ortaköy'deki terör saldırısının faili Abdülkadir Masharipov'un, terör örgütü üyesi olduğu için memleketi Özbekistan'da arananlar listesinde yer aldığı bildirildi.

Özbekistan güvenlik birimlerinden bir yetkilinin AA muhabirine, Ortaköy'de bir eğlence merkezindeki 39 kişinin hayatını kaybettiği saldırının faili Abdülkadir Masharipov'un, 6 yıl önce Özbekistan'dan ayrılarak Afganistan'a geçtiğini söyledi. Özbek yetkili, Masharipov'un, Afganistan'da terör örgütüne üye olduğu bilgisi üzerine Özbekistan'da arananlar listesine alındığını belirtti.

Kod adı Ebu Muhammed Horasani olan Masharipov'un ülkenin doğusundaki Kokand şehrine kayıtlı olduğunu anlatan yetkili, Özbek makamların, terörist hakkındaki bilgilerin paylaşımı konusunda Türk muhataplarıyla irtibat halinde olduğunu vurguladı.

KAÇIRACAK DEAŞ ÜYESİ TAKİP EDİLDİ

Gazete Habertürk muhabirlerinin edindiği bilgilere göre İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, teröriste ulaşmak için Konya’daki bir DEAŞ üyesini takibe aldı. Yurtdışına savaşcı gönderen DEAŞ üyesini arayan Reina katliamcısı Masharipov, Suriye’ye gitmek istediğini söyleyerek yardım istedi. Masharipov’a sahte belgeler hazırlayarak onu Suriye’ye götürmek üzere İstanbul’a gelen DEAŞ üyesi, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından takibe alındı. DEAŞ üyelerinin sürekli ev değiştirdiğini belirleyen polis, takip sonunda Esenyurt Üçevler Mahallesi Bahçeyolu Caddesi üzerindeki hücre evine baskın yaptı. Operasyonda evdeki 3’ü kadın, 1’i erkek 4 kişi ve Masharipov gözaltına alındı.

İstanbul polisi, aynı soruşturma kapsamında çok sayıda DEAŞ üyesini de gözaltına aldı. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Yerleşkesi’ne götürüldü. Örgütün diğer hücrelerine yönelik de eşzamanlı operasyonların sürdüğü öğrenildi. Saldırıyla ilgili yürütülen soruşturmada, teröriste Konya’da kaldığı evi kiralayan Omar Asım ile Abuliezi Abuduhamiti tutuklanmıştı.

16 GÜN KAÇABİLDİ

Terör örgütü DEAŞ üyesi “Ebu Muhammed El Horasani” kod adlı Masharipov, Reina’yı uzun namlulu silahla tarayarak 39 kişinin ölümüne neden olmuştu. 16 gün sonra yakalanan teröristin eşi gözaltına, kızı ise devlet korumasına alınmıştı.

100 BİN SAAT GÖRÜNTÜDEN UYUYAN HÜCRELER ORTAYA ÇIKTI

DHA'nın haberine göre, Reina saldırganı yakalamak için Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde özel ekip kurulduğu öğrenildi. Özel ekip saldırıdan sonra geçen 16 gün boyunca saldırganın İstanbul'a geldiği günden itibaren yaklaşık olarak 100 bin saat güvenlik kamerası görüntüsünü inceledi. Polis ekipleri yaptığı takiple örgüte ait çok sayıda uyuyan hücreyi belirlediği öne sürüldü.

'GEREKMEDİKÇE SİLAH KULLANILMAYACAK'

Gerekmediği sürece silah kullanılmayacak" talimatıyla yürütülen operasyonda terörist Abdulkadir Masharipov ile birlikte Senegal uyruklu Dina A. (27), Somali uyruklu Aysha M. (27) ve Mısır uyruklu Tene T. (26) adlı 3 kadın ve 1 Iraklı şüpheli gözaltına alındı.

Adreste silah bulunmaması olası çatışma ihtimalini ortadan kaldırırken, teröristin gözaltına alınmamak için polis ekiplerine direndiği öğrenildi.Gözaltına alınan teröristle birlikte 5 şüphelinin emniyetteki sorguları devam ederken, canlı yakalanması dünyada nadir görülen operasyonlar arasına girdiği ortaya çıktı. Öte yandan sürdürülen soruşturma kapsamında terör örgütü DEAŞ'a ait 20 hücre evi çökertilirken, örgütün Orta Asya yapılanmasına büyük darbe vuruldu.


Denizli’de 6 ByLock’çu gözaltına alındı

Denizli'nin Çivril ilçesinde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda örgütün haberleşme programı kullandıkları belirlenen 6 kişi gözaltına alındı.


Denizli’de 6 ByLock’çu gözaltına alındı

Denizli'nin Çivril ilçesinde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda örgütün haberleşme programı kullandıkları belirlenen 6 kişi gözaltına alındı

Çivril ilçesinde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından örgütün şifreli haberleşme programı ‘Bylock'u kullandıkları belirlenen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda N.Z., M.K., U.Y., S.V., M.D. ve S.K. isimli şahıslar yakalanarak gözaltına alındı. Polis ekipleri şüphelilerin evlerinde aramalar yaptı. Gözaltına alınan şüphelilerin ifadelerinin alınmasından sonra adliyeye sevk edileceği belirtildi.


(Medeni Topaloğlu/İHA)

 
Üniversitelerden teröre karşı ortak bildiri
Ahi Evran Üniversitesi, Aksaray Üniversitesi, Bozok Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Kırıkkale Üniversitesi, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi rektörleri teröre karşı ortak basın açıklaması yaparak birlik beraberlik mesajı verdi.

Üniversitelerden teröre karşı ortak bildiri
 
 
Ahi Evran Üniversitesi, Aksaray Üniversitesi, Bozok Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Kırıkkale Üniversitesi, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi rektörleri teröre karşı ortak basın açıklaması yaparak birlik beraberlik mesajı verdi.
Ahi Evran Üniversitesi'nde düzenlenen basın açıklamasında rektörler adına açıklama yapan Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Vatan Karakaya, karanlık odaklar tarafından gerçekleştirilen saldırıların aynı merkezden yönetildiğini söyledi. Rektör Vatan Karakaya, "Ülkemizin ve milletimizin varlığına ve bütünlüğüne yönelik saldırıların yoğunlaştığı bir süreçten geçmekteyiz. Karanlık odaklar tarafından gerçekleştirilen bu saldırıların aynı merkezden yönetildiğinin farkındayız. Yeniden diriliş ruhuyla yeşeren umutlarımızı söndürmeyi amaçlayan bu saldırıların aziz milletimizde yılgınlığa yol açması hedeflenmektedir" dedi.
Kritik dönemlerden geçen Türkiye'nin alnının akıyla her süreçten çıktığını anlatan Rektör Karakaya, "Ancak belli ki bu mihraklar nice kritik dönemeçlerden alnının akıyla çıkmış olan necip milletimizin ferasetini ve zorluklar karşısında gösterdiği destansı mücadeleyi hesaba katmamışlardır. Asırlar boyu bu topraklar üzerinde mücadele ruhuyla var olmuş aziz milletimizin bekasına sahip çıkacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. En son destansı mücadelesini 15 Temmuzda büyük bir cesaretle ortaya koyan milletimizin bu saldırıları da göğüsleyeceğine inancımız tamdır" diye konuştu.
Ulusal Birlik ve beraberliğin hedeflendiğini açıklayan Karakaya, şu şekilde konuştu:
"FETÖ, PKK ya da DEAŞ gibi terör örgütleri tarafından gerçekleştirilen bu saldırılarla ulusal birlik ve beraberliğimizi bozacaklarını zannedenler, büyüyen bir dalga halinde istiklâlini korumak için bu milletin nasıl mücadele verdiğini göreceklerdir. İnanç ve özgürlüğünden daha kıymetli bir değer tanımayan bu millet, atalarının kanıyla yoğrulmuş ve bedeli ödenmiş bu toprakları savunmakta asla tereddüt etmeyecektir. Bir insanın ölümünü âlemin ölümüyle eş gören bizler masum insanların hunharca öldürülmesini kınıyor, insanlık suçu olan terörü lanetliyoruz. Artık dayanılmaz boyutlara ulaşan bu küresel tezgâhlar karşısında öfkemiz her geçen gün artmaktadır.
Asırlar boyu mazlumların umudu olmuş aziz Türk milletinin, yeniden insanlık onurunun umudu olmasına hiçbir emperyalist güç engel olamayacaktır. Ülkemizin sahip olduğu tarihsel birikim ve taşıdığı büyük sorumluluk bizleri bu yolda daha güçlü olmaya zorlamaktadır. İnanıyoruz ki milyonlarca mazluma yüreğini açmış olan milletimiz, bomba patlamaları ve masumların çığlıkları arasında kaybolan insanlığın yeniden yeşermesine önderlik edecektir.Bugün her günden daha fazla birlik olmaya ihtiyacımız var. Üzerimize salınan kara bulutların dağılması, önümüze konulan engellerin aşılması bizim azmimize ve kararlılığımıza bağlıdır. Bu uğurda millet olarak hiçbir fedakârlıktan kaçınmayacağımızı, hiçbir zorluktan yılmayacağımızı tüm dünyaya ilan ediyoruz.
Milletimizin şahsında Cumhurbaşkanının temsil ettiği onurlu mücadeleyi sahipleniyor, erdemli duruşunu yürekten destekliyoruz. Bilimin ışığında topluma yol göstermeyi şiar edinmiş bir üniversite olarak ülkemizin içine çekilmek istenen karanlığı görüyor ve bu oyuna gelmemek için var gücümüzle çalışacağımızı tüm dünyaya haykırıyoruz."
Ortak yapılan basın açıklaması Ahi Evran Üniversitesi Senatosu, Aksaray Üniversitesi Senatosu, Bozok Üniversitesi Senatosu, Erciyes Üniversitesi Senatosu, Kırıkkale Üniversitesi Senatosu, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Senatosu tarafından imzalandı.
(Enderhan Öz/İHA)

Zeytinburnu'nda bina çöktü
Zeytinburnu'nda bir binanın çökmesi sonucu 2 kişinin öldüğü, 17 kişinin yaralandığı bildirildi.

Zeytinburnu'nda bina çöktü
 
Zeytinburnu'nda Beştelsiz Mahallesi Rauf Denktaş Caddesi'nde bulunan ve 2015 yılının Aralık ayında boşaltıldığı belirtilen 6 katlı bina, saat 16.40 sıralarında henüz belirlenemeyen nedenle çöktü. 
Çökmenin ardından olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye, zabıta ve AFAD ekibi sevk edildi.
Enkaz çevresine güvenlik şeridi çekilirken, bölgenin su, elektrik ve doğalgaz akışı kesildi.
2 kişi hayatını kaybetti 
Enkazdan Mehmet Akbaş (60) ile Mehmet Özdener'in (5) cesedinin çıkarıldığı belirtildi. Aralarında Mehmet Özdener'in ikizi Ahmet Özdener'in de bulunduğu 17 yaralı, kentteki çeşitli hastanelerde tedavi altına alındı.
Ekipler, geniş bir alana yayılan enkazın altında birinin bulunup bulunmadığını araştırıyor.
İstanbul İtfaiyesi de bölgede 17 araç ve 55 personelle enkaz kaldırma çalışmaları yapıyor.
21 bina tahliye edildi
İstanbul Valisi Vasip Şahin, yürütülen arama kurtarma çalışmalarını yerinde inceledi.
İncelemelerinin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Şahin, 2015 yılında tamamen tahliye edilen binanın çöktüğünü belirterek, "Enkaz altında kalan 19 vatandaşımızdan biri enkaz altında vefat etmiş, bir vatandaşımız hastanede vefat etmiş. 17 yaralımız hastanelere müracaat etmiş, taşınmış. Bunlardan da 14'ünün tedavileri devam ediyor. Tedavileri devam eden hastalarımızın hiçbirinin hayati tehlikesi bulunmamakta." dedi.
Binanın riskli olduğu için boşaltıldığını ifade eden Vali Şahin, "Belli bir süreç alıyor biliyorsunuz bunun hukuki durumu. Yine binanın yıkımıyla ve yeniden yapımıyla ilgili mal sahiplerinin kendi aralarında maalesef mutabakat sağlayamamaları nedeniyle bugüne kadar gelmiştir. Durum bundan ibarettir." diye konuştu.
Vali Şahin, bir gazetecinin "Binanın yıkılma tehlikesine karşı çevresine bir tedbir alınmış mıdır?" sorusuna, "Çevresindeki 21 bina tahliye edildi. Burada oturan vatandaşlarımız, bizim kamu misafirhanelerimize ya da kendi imkanlarıyla akrabalarının yanlarına ikamet etmek üzere yerleştirildiler. Bundan sonra daha detaylı çalışmalar arkadaşlarımız tarafından devam edecek." cevabını verdi.
Kaynak: AA Halil Demir,Murat Paksoy

Adana'da FETÖ'cü 31 öğretmenin yargılanması başladı
Adana'da FETÖ terör örgütüne üye oldukları iddiasıyla haklarında dava açılan 26'sı tutuklu 31 öğretmenin yargılanmasına başlandı.

Adana'da FETÖ'cü 31 öğretmenin yargılanması başladı

 
Adana'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında haklarında "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 15'er yıl hapis cezası istemiyle davaya açılan 26'sı tutuklu 31 öğretmeninin yargılanmasına başlandı.
Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya aralarında meslekten ihraç edilenlerin de olduğu tutuklu sanıklar Nazım Akyol, Hasan Acar, Halil Kangal, Mehmet Gözeğir, Recep Orakcı, Salim Daş, Levent Çiftdal, İbrahim Yıldız, Mustafa Altunal, Ahmet Özdemir, Hakan Bayten, Ramazan Sevim, Tahsin Uysal, Osman Kalender, Atila Kumru, Ahmet Mart, Sezgin Sürme, Rifat Göbekli, Mustafa Peker, Kadir Körkün, Zeynel Ahmet Öztürk, Esef Donat, Ömer Yılmaz, Hüseyin Çankal, Hikmet Özdemir ve Halil Sürme tutuklu bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı.
Tutuksuz sanıklar Abdulhalim Şahin, Ahmet Akım, Murat Mayam ve İsa Tekin Çimen ise duruşmada hazır bulundu. Hakkında zorla getirilme kararı verilen tutuksuz sanık Ali Kemal Denge ise duruşmaya gelmedi.
Darbe teşebbüsünde bulunanları lanetledi
Sanıkların kimlik tespitlerinin ardından savunmaları alındı.
Sanıklardan Osman Kalander, ailesinin maddi durumu iyi olmadığı için geçmişte FETÖ'ye ait evlerde kaldığını belirterek,"Üniversite sonucu öğretmen oldum, görev yaptığım tüm okullarda maddi durumu kötü olan öğrencilere yardımlarda bulundum, bazı öğrencilere bu cemaati teşvik ettiğim doğrudur. Ancak bu yapıyı bir örgüt niteliğiyle tavsiyede bulunmadım, bütün gayretim maddi durumu iyi olmayan öğrencilere yardım etme amaçlıdır. Sohbetlere katıldığım doğrudur, neredeyse tüm il ve ilçe şube müdürlerinin de bu sohbetlere katıldığı doğrudur. Hiçbir kötü alışkanlığım yoktur, inancım ve ahiret hayatım için daha güzel bir yaşam için dini kitapların okunduğu, dini sohbetlerin yapıldığı cemaat toplantılarına mesai arkadaşlarımla katılmakta bir mahsur görmedim."ifadelerini kullandı.
KHK kapsamında kapatılan Adana Eğitim Gönüllüleri Derneği ile Aktif Eğitimciler Derneğine üye olduğunu da ifade eden Kalander, örgüt üyesi olmadığını, ByLock programını kullanmadığını, darbe teşebbüsünde bulunanları lanetlediğini söyledi.
Ahmet Özdemir ise KHK ile kapatılan Aktif Eğitim-Sen üyesi olduğunu ancak kimseyi örgütün dershanesine yönlendirmediğini, kimseyi gazete veya dergi abonesi yapmadığını savundu.
Hasan Acar da üyesi olduğu Aktif Eğitim-Sen'in FETÖ ile bağlantısını bilmediğini öne sürerek, hakkındaki suçlamaları reddetti.
Kaynak: AA Neşet Karadağ
 

Eski emniyet müdür yardımcısına FETÖ’den tutuklama
Aydın'da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen eski İl Emniyet Müdür Yardımcısı Suat İkan tutuklandı.

Restoran zinciri sahibi FETÖ'den tutuklandı
 
Aydın'da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen eski İl Emniyet Müdür Yardımcısı Suat İkan tutuklandı.
Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturması kapsamında TEM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan eski İl Emniyet Müdür Yardımcısı Suat İkan ve emekli memur M.T., emniyetteki sorgularının ardından sabah saatlerinde Aydın Adliyesi'ne sevk edildi.
Cumhuriyet Savcısı tarafından ifadeleri alınan Suat İkan ve M.T. tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. İkan ve ByLock kullanıcı olduğu tespit edilen M.T. tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kaynak Mehmet Barlas / İHA


Edirne'de eğitime kar engeli
Edirne il genelindeki okullar, olumsuz hava koşulları nedeniyle yarın tatil edildi.
 
Edirne Valiliği'nden yapılan açıklamada, olumsuz hava koşulları dolayısıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı tüm okullarda 13 Ocak Cuma günü(yarın) eğitime ara verildiği belirtildi.
Açıklamada, kamu kurumlarında çalışan engelli ve hamile personelin de yarın idari izinli sayılacağı kaydedildi.
Edirne'de hafta başından bu yana okullarda eğitim öğretim yapılmıyor.
Karla mücadele çalışmalarıValilikten yapılan diğer açıklamada, bir haftadır aralıklarla süren yağış nedeniyle kentte kar kalınlığının 47 santimetreye ulaştığı belirtildi.
İl Özel İdaresi ekiplerinin çalışmaları sonucu, kar nedeniyle ulaşıma kapalı bulunan 213 köy yolundan 191'inin açıldığı ifade edilen açıklamada, kapalı yollarda çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Yollarda mahsur kalan 89 kişinin de ekipler tarafından kurtarıldığına işaret edilen açıklamada, "UMKE, İl Sağlık Müdürlüğü 4x4 medikal kurtarma araçları, kar paletli ambulanslar hizmete sokularak, 17 hastanın sevki, 5 diyaliz hastasının diyaliz merkezlerine nakli ve riskli bulunan 18 gebenin sağlık kuruluşlarına sevkleri gerçekleştirildi." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, AFAD ile İl Özel İdaresi ekiplerinin çalışmalarını aralıksız sürdürdüğü de belirtildi.
Uzunköprü ilçesi Kırcasalih beldesinde, 275 büyükbaş hayvan bulunan ağılın, çatısında biriken kar nedeniyle çöktüğü kaydedilen açıklamada, 4 büyükbaş hayvanın telef olduğu, diğerlerinin güvenli alana alındığı bildirildi.
Kaynak: AA
 


Kocaeli Üniversitesi’nde gergin seçim: 37 gözaltı
Kocaeli Üniversitesi’nde gergin seçim: 37 gözaltı
Kocaeli Üniversitesinde 24 Kasım tarihinde gerçekleşen ve usulsüz olduğu için iptal edilip 11 Ocak tarihine alınan Öğrenci Konseyi Seçimi olaylı bitti. Çıkan kavgada 37 kişi gözaltına alındı.
Kocaeli Üniversitesinde 24 Kasım tarihinde gerçekleşen ve usulsüz olduğu için iptal edilip 11 Ocak tarihine alınan Öğrenci Konseyi Seçimi olaylı bitti. Çıkan kavgada 37 kişi gözaltına alındı.
Usulüne uygun yapılmadığı gerekçesi ile rektörlük kararı ile iptal edilen Kocaeli Üniversitesi Öğrenci Konseyi Seçimleri bugün tamamlandı. Seçime giren 2 adaydan Metin Geldeş 23 oy alırken Fahrettin Porsuk ise 18 oy da kaldı. Seçim sonucu belli olduktan sonra adayları destekleyen 2 grup arasında çıkan kavgada 37 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, çevrede bulunan hastanelerde, sağlık kontrolünden geçirildi.
Kaynak (Mehmet Oğuzhan Altun /İHA)


Gaziantep Valiliği: Emniyet Müdürlüğüne Yapılan Saldırının Terör Bağlantısı Yok
Gaziantep Valiliği, dün Gaziantep Emniyet Müdürlüğü'ne düzenlenen saldırıda terör bağlantısının bulunmadığını belirterek olayla ilgili 3 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

Gaziantep Valiliği: Emniyet Müdürlüğüne Yapılan Saldırının Terör Bağlantısı Yok
 
Gaziantep Valiliğinden, emniyet müdürlüğünde dün düzenlenen saldırıda bir saldırganın etkisiz hale getirildiği, bir polis memurunun yaralandığı olaya ilişkin, şu ana kadar yapılan çalışmalarda olayın terör bağlantısının bulunmadığının anlaşıldığı bildirildi.
OLAYLA BAĞLANTISI OLAN 3 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Valilik Basın Bürosundan yapılan açıklamada, kentte 10 Ocak'ta meydana gelen İl Emniyet Müdürlüğüne yönelik silahlı saldırı olayına ilişkin bilgiler verildi.
Açıklamada, "Menfur saldırıya ilişkin Emniyet Müdürlüğümüz birimlerince yapılan çalışmalarda görevli polis memurlarımız tarafından etkisiz hale getirilen saldırganın (M.K.) adlı şahıs olduğunu tespit edilmiştir. Olayla bağlantısı olabileceği değerlendirilen 3 kişi gözaltına alınmıştır. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda olayın terör bağlantısının bulunmadığı anlaşılmıştır."


Gaziantep'te polise ikinci saldırı

son dakika.jpg
 
Gaziantep'te, devriye görevini yapan polis aracına içinde 3 kişinin bulunduğu otomobilden ateş açıldı. Çıkan çatışmanın ardından kaçan teröristlerden 1'i yakalanırken, kaçan 2 teröristin yakalanması için bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı.
Bugün Emniyet Müdürlüğü'ne teröris saldırının gerçekleştiği Gaziantep'te ikinci bir saldırı olayı da saat 19.30'da devriye görevini sürdüren polis aracına gerçekleştirildi. Kavaklık Mahallesi'nde devriye gezen polis aracına yanından geçen bir otomobilden silahlı saldırı düzenlendi. Açılan ilk ateşe polislerde anında karşılık verdi. Kısü süre yaşanan çatışmanın ardından saldırganların bulunduğı otomobil ara sokaklara kaçarak izini kaybettirdi. 
TAKİP SONUCU 1 TERÖRİS YAKALANDI
Polis ekiplerinin peşine düştüğü otomobil fazla uzaklaşamadan Kavaklık Mahallesi'nde ara sokakta durduruldu. Yaya kaçmaya çalışanlan saldırganlardan 1'i yakalanarak gözaltına alındı. Kaçan 2 teröristin yakalanması için bölgeye sevk edilen çok sayıda polis etkibi ile geniş çaplı operasyon başlatıldı.


Gaziantep Emniyeti önünde çatışma çıktı  1 terörist etkisiz hale getirilirdi
Gaziantep Emniyet Müdürlüğü önünde teröristlerce silahlı saldırı girişimi sonrası çatışma çıktı. Yaşanan çatışmada bir terörist etkisiz hale getirildi. Saldırı sonrası bir polis de hafif yaralandı.

Gaziantep Emniyet Müdürlüğü önünde çatışma çıktı.
 
Gaziantep Emniyet Müdürlüğü bahçesi girişinde yaşanan çatışmada bir terör örgütü mensubu etkisiz hale getirildi.
İl Emniyet Müdürlüğü bahçesi girişindeki çatışma sonucu etkisiz hale getirilen teröristin üzerinde patlayıcı olabileceği ihtimali üzerine olay yerine bomba imha ekipleri sevk edildi.
Emniyet binası ve çevresi ile kentin farklı bölgelerinde güvenlik tedbirleri artırıldı.
Çok sayıda kişi gözaltına alındı
Gaziantep Emniyet Müdürlüğüne yönelik saldırıda bir terörist öldürülürken, ikinci teröristin kaçtığı iddia edilmişti. Gaziantep Valiliği, saldırganın tek kişi olduğunu, etkisiz hale getirilen saldırganla birlikte bir tabanca ele geçirildiğini ve saldırıda ikinci bir kişinin bulunmadığını açıkladı. Saldırıyla ilgili çok sayıda kişinin gözaltına alındığı da belirtildi.
Valilikten açıklama geldi
Gaziantep Valiliğinden açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"İlimizde bugün saat 15.20 sularında İl Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binası araç giriş kontrol bölümündeki polis noktasına silahlı saldırıda bulunulmuştur.
Saldırıya polis noktasında görevli polis memurlarımızca anında karşılık verilmiş ve saldırgan etkisiz hale getirilmiştir.
Bu menfur saldırıda bir (1) Polis Memurumuz hafif şekilde yaralanmıştır.
Hastanede tedavi altına alınan polis memurumuzun hayati tehlikesi bulunmamaktadır. Yaralı polisimize Allah'tan acil şifalar diliyoruz."
Gaziantep'te Emniyet Müdürlüğü'ne saldırı: Olay yerinden ilk görüntüler
Kurtulmuş: İzmir'deki olayla benzer
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Gaziantep'teki olayın, İzmir'deki olaya benzer olduğunun anlaşıldığını belirterek, Türkiye'de terör örgütleri arasında hiçbir fark kalmadığını, aynı ofisin şubeleri, aynı merkezin yan kolları gibi çalıştığını söyledi.
İş merkezlerine giriş çıkış yasaklandı
Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğünün önünde çatışma yaşandı. Polisler etrafta bulunan iş merkezlerinde giriş çıkışları yasakladı.
Silah sesleri üzerine vatandaşlar kaçmaya başlarken Emniyet Müdürlüğünde polisler olay yerinden vatandaşları uzaklaştırdı. Geniş Güvenik önlemi alan polisler etrafta bulunan iş merkezlerinde giriş çıkışları yasakladı. Polis ekipleri geniş çaplı güvenlik şeridi oluşturdu.
Kaynak YeniŞafak


"Rejimi değil, hükümet modelini değiştirmek istiyoruz"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, Mecliste referanduma gitmek için gerekli sayıya ulaştıktan sonra mart, nisan gibi halk oylamasına gidileceğini belirterek, "Biz rejimi değil, hükümet modelini değiştirmek istiyoruz" dedi.
Çiğdem Karaaslan ile ilgili görsel sonucu

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, Mecliste referanduma gitmek için gerekli sayıya ulaştıktan sonra mart, nisan gibi halk oylamasına gidileceğini belirterek, "Biz rejimi değil, hükümet modelini değiştirmek istiyoruz" dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan ve İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, İlkadım ilçesi mahalle muhtarları ile Acem Tekkesi Kültür ve Sohbet Evinde bir araya geldi.
"MUHTARLARLA İSTİŞARELİ ÇALIŞIYORUZ"
Toplantının açılış konuşmasını yapan İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, belediye olarak mahalle muhtarları ile istişareli hizmetler yaptıklarını ifade etti. Mahalle muhtarlarının belediyenin gözü ve kulağı olduklarını söyleyen Başkan Tok, belediye olarak yaptıkları çalışmaları ve projeleri anlattı. Geçen senenin birçok hizmetinin tamamlandığı ve projelerin start aldığı verimli bir yıl olarak geçtiğini belirten Başkan Tok, 2017'nin ise çok daha büyük işlere imza atılacağı yıl olacağını söyledi.
"2017 DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM YILI OLACAK"
Kadın, genç, yaşlı ve engelli tüm vatandaşlara yönelik projeler hayata geçirdiklerini kaydeden Başkan Tok, "Belediye olarak kendi çalışmalarını tamamlayarak Büyükşehir Belediyesine gönderdikleri yerinde dönüşüm, yeni belediye hizmet binası ve yanında yapılacak olan 2600 metrekarelik cami, çocuk kreşi, 200 araçlık otopark ve meydan Unkapanı Kültür Merkezi ve yanında Hanımlar Lokali, Kültür Merkezi, Tiyatro ve Konferans Salonu, Derebahçe Mahallesi Mert Irmağı kenarında 2,5 kilometre uzunluğunda bisiklet ve yürüyüş yolları, spor ve dinlenme alanları, yöresel ürün satış merkezleri yapılacağı koşu yolu ve yaşam parkuru, Anadolu Lisesi bahçesine yapılacak 2 bin 500 kişilik dev spor salonu gibi çok büyük hizmetlerin hayata geçeceği yıl olacak" dedi.
"TÜRKİYE'NİN YÜKSELİŞİNİ ENGELLEYEMEYECEKLER"
Türkiye'nin çok önemli bir süreçten geçtiğine vurgu yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, "Türkiye'nin büyümesini engellemek isteyen, yükselişini durdurmak isteyenler her türlü kirli oyunu oynuyorlar. Ülke içinde ve dışında çok büyük mücadeleler vermekteyiz. Biz sadece kendi ülkemiz için barış, demokrasi ve özgürlük istemiyoruz. Ümmet için, mazlum coğrafyalar ve insanlık için de barış, demokrasi ve özgürlük istiyoruz. İşte bizim güçlü mücadelemizin sebebi bu. Dünya bu coğrafyada yaşananlara sessiz kalıyor. Bizim sessiz kalmamız mümkün değil. Atalarımız da geçmişte kalmamış. Bu sebeple milletçe birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi sürdürmeliyiz" diye konuştu.
"MART VE NİSANDA REFERANDUMA GİDEBİLİRİZ"
Anayasa değişikliği ve referandum süreci ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Karaaslan, "Pazartesi günü başlayan ve 1 ay kadar sürecek olan Anayasa değişikliği için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. AK Parti ve MHP oyları ile matematiksel olarak Mecliste kabul sayısı için 367 sayısına erişemiyor ancak referandum için 330 sayısına ulaşıyor. Mecliste referanduma gitmek için gerekli sayıya ulaştıktan sonra muhtemelen mart, nisan gibi halk oylamasına gidilecek. Referandumda anayasa değişikliği için rejimi değiştiriyor diyecekler. Biz rejim değişikliği yapmıyoruz. Hükümet modeli değişikliği yapacağız. Hiçbirimizin rejim değişikliği gibi bir niyeti olamaz" ifadelerini kullandı.
Muhtarların yoğun katılım gösterdiği toplantıya ayrıca AK Parti İl Başkan Yardımcısı Oğuzhan Serinkaya, AK Parti İlkadım İlçe Başkan Yardımcısı Serkan Akyüz, AK Parti İlkadım İlçe Kadın Kolları Başkanı Halime Kesmen, İlçe Gençlik Kolları Başkanı Oktay Avcılar ve Samsun Merkez Mahalle Muhtarlar Derneği Başkanı Mustafa Öztürk ve İlkadım ilçesi mahalle muhtarları katıldı.
 


Aydın-İzmir karayolu trafiğe kapandı
Aydın il genelinde etkili olan yağış nedeniyle Aydın-İzmir karayolu trafiğe kapandı. Akşam saatlerinde başlayan yağış sabah kadar devam ederken, meteoroloji yetkilileri yağışın ardından hava sıcaklığının eksi 4 dereceye kadar düşeceğini belirtti.
Akşam saatlerinden Kuşadası başta olmak üzere il genelinde etkili olan yağışlar nedeniyle zaman zaman trafik aksadı. Cadde ve sokaklar dereye döndü. Aydın Büyükşehir Belediyesi ASKİ ekipleri gece sabaha kadar çeşitli noktalarda çalışma yaptı.
Aydın-izmir Yolu Trafiğe Kapandı Gece yarsından itibaren şiddetini artıran yağış nedeniyle Aydın-İzmir Karayolu İncirliova Sandıklı kavşağındaki aşırı su birikintisi nedeniyle kara yolu trafiğe kapandı. Aydın'dan İzmir istikametine gidecek araçlar otobana yönlendirildi. İtfaiye ekiplerinin çalışmalarının ardından yol yeniden trafiğe açıldı.
Kaynak İHA
 



Komandolar Karadeniz’de terörist avında
Giresun’un Şebinkarahisar ilçesi kırsalında komandolar PKK/KCK terör örgütü mensuplarının kış barınmasına engel olmak için operasyon düzenledi.

Komandolar Karadeniz’de terörist avında
 
Giresun’un Şebinkarahisar ilçesi kırsalında komandolar PKK/KCK terör örgütü mensuplarının kış barınmasına engel olmak için operasyon düzenledi.  
Giresun İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Jandarma Komando Bölüğü ve zırhlı araçların katılımıyla bugün düzenlenen operasyon zorlu hava ve arazi şartlarında icra edilerek başarıyla sonlandırıldı.
Giresun Valiliği tarafından yapılan basın açıklamasında, “ Bölgemizde terör örgütlerinin faaliyet göstermesine ve barınmasına engel olmak için yoğun olarak icra edilen faaliyetler azim ve kararlılıkla sürdürülmektedir” denildi.
Öte yandan, 2016 yılında Doğu Karadeniz'i hedef alan PKK terör örgütü bölgede eylemler gerçekleştirmiş, bu kapsamda düzenlenen operasyonlarda 1'i Şebinkarahisar ilçesinde olmak üzere 7 PKK'lı öldürülmüş, Espiye ilçesinde ise sığınak ele geçirilmiş ve olayın devamında 4 PKK'lı terörist yakalanarak tutuklanmıştı.
Kaynak İHA

FETÖ'cü Subaydan Kalleş Talimat: Gerekirse Sisi Gibi Yapacaksınız
Denizli'de, FETÖ darbe girişimine ilişkin soruşturmada 60 sanığın yargılanmasına devam edildi. FETÖ'cü firari subayın darbe girişimi sırasında "Gerekirse Sisi gibi yapacaksınız" talimatı verdiği belirlendi.

FETÖ'cü Subaydan Kalleş Talimat: Gerekirse Sisi Gibi Yapacaksınız
 
Denizli'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, aralarında eski Denizli Garnizon ve 11. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Kamil Özhan Özbakır'ın da bulunduğu 42'si tutuklu 60 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davanın Denizli Kongre ve Kültür Merkezi'nde geçen hafta pazartesi başlayan duruşması, sanık ve avukatların kimlik tespitiyle sürdü.
Tutuklu sanıklardan eski Üsteğmen Fatih Akın Arslan, savunmasında, olay günü intikalde kılavuz faaliyeti için görevlendirildiğini söyledi.
Kendisine, "Çardak Hava Meydan Komutanlığına varıp oradan da dönün" şeklinde emir verildiğini dile getiren Arslan, arkasından gelen eski Piyade Kurmay Albay Erol Akman'ın, konvoyun hızının kendisine göre ayarlanması talimatı vermesinden dolayı ise huzursuzluk duyduğunu anlattı.
"BEN DE EMİR VAR, ALACAKSIN"
Arslan, Hava Meydan Komutanlığı Nizamiyesinde görevli astsubayın gelen birliği almak istemediğini, bunun üzerine Akman'ın "Bende emir var, alacaksın" şeklinde konuştuğunu vurguladı.
"BİRAZDAN UÇAK GELECEK"
Yolda aldığı bilgilerden, durumdan şüphelendiğini ifade eden Arslan, şunları anlattı:
"Erol Albay bana ve kendilerini kılavuzlayan astsubaya 'Sen beni kasıtlı yanlış yere getiriyorsun, doğru yere götürmemeniz halinde siz tutuklarım' dedi. Eski Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin Demir'e ne olup bittiğini sorduğunda ise bana, 'Birazdan uçak gelecek. Ya Akıncı Hava Meydan Komutanlığının ya da Kara Havacılık Meydan Komutanlığının emniyetini almak için gideceğiz. Sıkıyönetim ilan edildi, biz bunu yerine getireceğiz' şeklinde emir verdi. Daha sonra Ege Ordusu Komutanlığında görevli Piyade Kurmay Yüzbaşı Eser Bingül'ü arayarak durumu bildirdim ve yapılan faaliyetin tamamıyla kanunsuz olduğunu söyledim."
Daha sonra görüştüğü Ege Ordusunda görevli Albay Davut Şahin'in kendisine, bulundukları yerden ayrılarak polise ve jandarmaya gitmeleri yönünde talimat verdiğini belirten Arslan, bunun üzerine 8-9 kişilik grupla Hava Meydan Komutanlığından ayrıldıklarını kaydetti.
"GEREKİRSE SİSİ GİBİ YAPACAKSINIZ"
Nizamiyede bazı rütbeli askerlerle televizyonda haberleri seyrettiklerini vurgulayan Arslan, "Eski Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin Demir, nizamiyeye yanımıza geldi. Bu esnada televizyonda Cumhurbaşkanı ve Başbakanın konuşmalarına yer veriliyordu. Askeri hattan birisiyle telefonda yaptığı konuşmada, 'Bu ne arkadaş Cumhurbaşkanı ve Başbakan çıkmış konuşuyor, halk sokaklara dökülmüş. Gerekirse Sisi gibi yapacaksınız.' dediğine şahit oldum." diye konuştum.
 
 

 
Beşiktaş’ta şehit olan polis, son yolculuğuna uğurlandı
Beşiktaş'ta şehit olan polis, son yolculuğuna uğurlandı
İstanbul Beşiktaş'ta gerçekleştirilen bombalı saldırıda yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede şehit düşen polis memuru Muammer Nacakoğlu, memleketinde son yolculuğuna uğurlandı.
 
İstanbul Beşiktaş'ta gerçekleştirilen bombalı saldırıda yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede şehit düşen polis memuru Muammer Nacakoğlu, memleketinde son yolculuğuna uğurlandı.
Şehit Polis Nacakoğlu'nun (23) naaşı, İstanbul'dan Sekili köyüne getirildi. Şehit Polis Nacakoğlu için öğle namazını müteakip Şehit Osman Pekşen Ortaokulu bahçesinde cenaze töreni düzenlendi.
Tören öncesi, şehidin annesi Yasemin Nacakoğlu, kız kardeşi Özge ve yakınları, tabuta sarılarak gözyaşı döktü.
Şehidin annesi Yasemin Nacakoğlu, oğluna son kez seslendi. Annenin feryadı yürekleri dağlarken "Dayan dedim dayanmadın kuzum. İstanbul'daki Yerköy'deki arkadaşların hep geldi oğlum. Oğlum ev arkadaşın bile geldi uyan nolursun, gitme. Anan sana dayanmaz nolur kurban olurum kuzum gitme. Hadi oğlum arkadaşların bak hep seni bekliyor. Hepsini toplayalım evimize gidelim oğlum, polisler dışarıda üşür derdin. Bak hepsini dondurdun. Biz dışarıda üşüyoruz derdin oğlum. Dondular ayakları üşüdü oğlum. Bak bunlar hep düğününe geldi oğlum, düğünüme az altın gelirse ben o kadını alır giderim diyordun. Anan kurban olsun hepsi altın getirdi uyan oğlum. Damatlık giymeyen oğlum nolur uyan" diyerek gözyaşı döktü.
Şehidin Babası Mehmet Nacakoğlu ise "Vatan sağ olsun, bir Muammer gider yerine başka bir Muammer gelir. Bu vatanı hainlere bırakmayacağız" dedi.
Şehit Polis Nacakoğlu'nun öz geçmişinin okunmasından sonra İl Müftüsü Salih Sezik cenaze namazını kıldırdı.
Şehidin naaşı, tekbirler eşliğinde ilçedeki köy mezarlığında defnedildi.
Törene, şehidin ailesi ve yakınları, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Adalet Bakan Yardımcısı Bilal Uçar, AK Parti Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül, Eski Emniyet Genel Müdürü Celalelttin Lekesiz, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman, İl Jandarma Komutanı Albay Selçuk Yıldırım, İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, Ertuğrul Soysal, Kara Kuvvetleri EDOK Okullar Komutanı Tuğgeneral Erdem Murat Tatlı, Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, İl Jandarma Komutanı Albay Selçuk Yıldırım ve vatandaşlar katıldı.
(Bahadır Muhlis Gökgül/İHA)
 


İzmir Saldırısında Yaralananların İsimleri Belli Oldu!
İzmir Adliye binasına yönelik düzenlenen terör saldırısında yaralanan 2 polisimiz ve 7 vatandaşımızın ismi belli oldu.

İzmir Saldırısında Yaralananların İsimleri Belli Oldu!
 
İzmir'de Bayraklı ilçesindeki adliye binası yakınlarında akşam saatlerinde terör saldırısı gerçekleştirildi. Saldırıda, 1 polis memuru ve 1 adliye çalışanı şehit olurken, 2 terörist ölü ele geçirildi.
İZMİR SALDIRISINDA YARALANANLARIN İSİMLERİ
Saldırısında polis memuru Fethi Sekin ve adliyede değil katip olarak görev yapan Musa Can şehit oldu, ikisi polis 9 kişi de yaralandı.
 
Mehmet Ali Gökçe (Polis)
Oğuzhan Batuhan Atik (Polis)
Bülent Karagöz
Cansu Güler
Gökhan Mertol
Nadire Ayçiçek
Sibel Avcı
Ersoy Kaya
Feride Karamıkoğlu
 


İzmir'de şehit düşen kahraman Elazığlı Polis Fethi Sekin katliamı önledi
İzmir'deki terör saldırısında şehit düşen polis memuru Fethi Sekin'in, dikkati ve kahramanlığı sayesinde büyük bir katliamı önlediği ortaya çıktı.

fethi polis.jpg

İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şubesi Motosikletli Şahinler Timi'nde görevli 43 yaşındaki Sekin, yaklaşık 9 yıldır görev yaptığı İzmir Adliyesi önünde düzenlenen terör saldırısında şehit düştü.
Adliye binası C kapısı istikametine seyreden şüpheli aracı gördükten sonra yola çıkan Fethi Sekin, dikkati ve tecrübesi sayesinde çok sayıda insanın yaşamını kurtardı. Teröristleri fark ettikten sonra silahını çeken şehit polis memuru, aracın kapıya yönelmesine mani oldu.
Araçtan inen silahlı teröristleri de kovalayan Sekin, açılan ateş sonucu şehit oldu.
Şehit polis memuru, kovalamaca sırasında da teröristlerden birini öldürdü.
Bu arada, İzmir Valisi Erol Ayyıldız da şehit Sekin için, "Şehit düşen cefakar ve fedakar polis memuru, olayın daha az zaiyatla atlatılmasını sağladı." ifadelerini kullanmıştı.
 

Reina'daki saldırının tanığı Ukraynalı kadın: Ben hayattayım! Hayattayım!
Yılbaşı gecesi Reina'ya düzenlenen terör saldırı sırasında mekanda bulunan Ukraynalı kadının sosyal medyada "Hayattayım" paylaşımı yaptığı öğrenildi.

Reina'daki saldırının tanığı Ukraynalı kadın: Ben hayattayım! Hayattayım!
 
İstanbul'da Reina gece kulübüne yılbaşı gecesi saldırı düzenlendiği sırada olay yerinde olan Ukraynalı bir kadın, yaşadıklarını anlattı.
Ukrayna'nın Rovno kentinden yaşayan ve çalıştığı firmanın yılbaşı kutlaması çerçevesinde İstanbul'a gelen, firma çalışanlarıyla birlikte yılbaşını kutlayan Nataliya Volnova, yılbaşı gecesi tanık olduğu dehşet anlarını facebook hesabında paylaştı.
Saldırının hemen ardından facebook hesabından paylaşımda bulunan Volnova, "Teröristler biraz önce bizim şirketin yılbaşı kutlaması yaptığı kulübü ele geçirdi. Çok sayıda ölü var. Ben hayattayım! Hayattayım!" diye yazdı.
"TÜRK POLİSİNE MÜTEŞEKKİRİM"
Saldırıdan bir süre sonra ise yine facebook hesabında o anları anlatan Volnova, "Saldırı sonrasında beni, saklandığım masanın altından çıkartarak dışarıya ilk çıkanlardan biri olmamı sağlayan ve bu esnada ellerimi sıkıca tutan ve sırtıyla beni korumaya alan Türk polisine teşekkür ediyorum" diye yazdı. Volnova ayrıca, kulüpten çıkarken yağmur altında karakola kadarki beş yüz metrelik mesafeyi dekolteli elbiseyle yürümek zorunda kaldığını, çünkü paltosunu kulüpte bırakarak aceleyle çıktıklarını belirtti ve bu esnada ona kendi ceketini veren, sonradan Ukrayna'nın Lutsk kentinden olduğunu öğrendiği Nataşa adlı kıza da teşekkür etti.
Mesajının sonunda basın mensuplarından kendisini bu olayla ilgili rahatsız etmemelerini rica eden Volnova, daha sonra facebook hesabını kapattı. Volnova, terör saldırısından kısa bir süre önce, Reina'daki yılbaşı kutlamasından bir görüntü çekerek facebook hesabından paylaşmıştı.
 
 
 
Barbaros Şansal 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik' Suçlamasıyla Tutuklandı
Barbaros Şansal ile ilgili görsel sonucu
Sosyal medyada kendine özgü paylaşımları ve sert çıkışlarıyla tanınan ünlü modacı Barbaros Şansal, KKTC'den sınır dışı edildi. Sınır dışı işlemine gerekçe olarak da Şansal'ın yılbaşı gecesinden önce paylaştığı bir videodaki sözleri gösterildi. Pazartesi günü 23:30 sularında Atatürk Havalimanı'na inen Barbaros Şansal'a bir grup linç girişiminde bulundu. Saldırı anları saniye saniye kaydedilirken, saldırganların elinden güçlükle kurtarılan Şansal gözaltına alındı. Saldırıya karışan bir TGS görevlisinin ifadesinde "Milli duygularımıza hakim olamadık" dediği öğrenildi. 
Saldırganların aprona nasıl girdikleri ise yeni bir tartışmaya neden oldu. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) yaptığı açıklamada aprona dışarıdan kimsenin girmediğini belirtti. Gözaltındaki Barbaros Şansal ise çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
 
 
 
Kediye işkence yapan 2 kişi gözaltına alındı
Kediye işkence yapan 2 kişi gözaltına alındı
Çanakkale'de bir kediyi koli bandıyla sararak görüntülerini sosyal medyada paylaşan 2 kişi, yapılan suç duyurusu üzerine gözaltına alındı. Hayvan Barınağı'na teslim edilen kedi ise Aylin Yılmaz isimli hayvansever tarafından sahiplenildi.
Çanakkale'de bir kediyi koli bandıyla sararak görüntülerini sosyal medyada paylaşan 2 kişi, yapılan suç duyurusu üzerine gözaltına alındı. Hayvan Barınağı'na teslim edilen kedi ise Aylin Yılmaz isimli hayvansever tarafından sahiplenildi.
Çanakkale'de bir kediyi koli bandıyla sararak görüntülerini paylaştıkları öne sürülen A. E. A ile U. G isimli kişiler, yapılan suç duyurusu üzerine polis tarafından gözaltına alındı. Cevatpaşa Mahallesi'nde ikamet eden ve A.E.A isimli kişiye ait olan yavru bir kediyi koli bandı ile yapıştırma görüntüleri sosyal medyada yayıldıktan sonra hayvanseverler harekete geçmişti. Kediyi, A.E.A isimli kişinin koli bandı ile sardığı ve Japonya'daki bir şakadan yola çıkarak bunu yaptığı belirtildi. Arkadaşı U.G'nin de o anları cep telefonu ile görüntüleyerek sosyal medya hesabından paylaştığı ortaya çıktı.
Çanakkale Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Av. Şerife Yıldız, kedinin bantlanarak işkenceye maruz kalması olayı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirtti. Olayın basında da geniş yer bulması üzerine Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri de harekete geçti. Adres tespitinin ardından ekipler Cevatpaşa Mahallesi Piri Reis Sokaktaki eve giderek A.E.A'dan kediyi teslim aldı. Polislerde, yapılan suç duyuruları üzerine iki genci gözaltına aldı. Çanakkale Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde sağlık kontrolünden geçirilen iki genç ifadeleri alınmak üzere Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri kediyi Çanakkale Belediyesi Hayvan Bakım, Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'ne teslim etti. A.E.A'ya da 546 TL idari para cezası kesildi. Kuaför Aylin Yılmaz barınağa gelerek işkence gören kediyi sahiplendi.
Barınaktan kucağında kediyle birlikte çıkan Aylin Yılmaz, "Ben başından beri kediyi sahiplenmek için can atıyorum. Kendisini almak için başından beri de uğraşıyorum. Şuanda da kediyi sahiplendim. Bakın titriyor, kıyamam. Ben videoyu izledikten sonra delirdim. Bence çocukların tedavi görmesi gerekiyor. Sabah uyandığımda, sosyal medyada gördüm videoyu. Benimde kedi ve köpeğim var. Kedi, işyeri ya da ev nereyi kabullenirse orada yaşayacak. Ama ilk önce bu korkaklığını almamız gerekiyor. İlk önce bize güvenmesi gerekiyor. Kediyi ilk aldığımda bant izleri var mı yok mu ona baktım. Şaşırdım onları nasıl çıkarmışlar. Açıkçası nasıl çıkardıklarını da çok merak ediyorum. Ama çok isterim kendilerine ağda yapmayı" diye konuştu.
Kediye işkence yapan 2 kişi gözaltına alındı
(Murat Yüksel/İHA)
 
 
 Ortaköy teröristinin ailesi gözaltına alındı
Reina'yı kana bulayan ve Uygur Türkü olduğu iddia teröristin, 2 ay önce ailesi ile birlikte Konya'ya geldiği öğrenildi.

Ortaköy teröristinin ailesi gözaltına alındı ile ilgili görsel sonucu
 
İstanbul Ortaköy'deki saldırıyı düzenleyen teröristin kimliği belirlendi. Uygur Türkü olduğu iddia edilen teröristin, Kasım 2016'da ailesiyle birlikte Konya'ya geldiği öğrenildi.
Teröristin dikkat çekmemek için eşi ve 2 çocuğunu da yanında getirdiği kaydedildi.
Habertürk'ün haberine göre, kimliği henüz açıklanmayan teröristin ailesi gözaltına alındı.
ŞARJÖR DEĞİŞTİRİRKEN ASKERİ MALZEME KULLANMIŞ
İstanbul polisi teröristi her yerde ararken, saldırı sırasında nasıl şarjör değiştirdiği ortaya çıktı. Saldırıdan kurtulan bir barmen, o anları “Terörist, şarjöründe mermi bittikten sonra şarjör değiştirme sırasında bir şey atıyor, sonra bu ortalığı aydınlatıyordu. En az 3 kere bundan attı" diye anlattı. Barmenin ifadesine göre teröristin şarjör değiştirme sırasında kullandığı askeri malzemenin; hedef kitleyi şaşırtmak, keskin aydınlığın arkasında kalarak hedefi çok daha iyi görmeyi sağlamak amacıyla kullanıldığı belirlendi. Bu askeri malzemenin özel birliklerin operasyonları sırasında kullanıldığı kaydedildi.
Kaynak Habertürk
 
 
Öğrencilerden teröre anlamlı tepki
Karaman'da öğrenciler, hazıladıkları koreografi ile terör saldırılarını protesto etti.

Öğrencilerden teröre anlamlı tepki
 
Karaman Fatih Anadolu Lisesi öğrencileri, güvenlik güçlerine yönelik terör saldırılarını protesto etmek için özel bir koreografi hazırladı.
Öğrenciler, karla kaplı okul bahçesinde "Terörü Lanetliyoruz. Teröre Karşı İnatla, Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan" yazısını oluşturdu.
Tekbir getiren öğrenciler "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganları attı. 
Kaynak Anadolu Ajansı
 
 
'Bir gözüm değil iki gözüm vatana feda olsun'

Kayseri'deki terör saldırısında yaralanan ve sol gözünü kaybeden Komando Er Sami Güler, terörü lanetledi.'Bir gözüm değil iki gözüm vatana feda olsun'

'Bir gözüm değil iki gözüm vatana feda olsun'

 Kayseri'deki terör saldırısında yaralanan ve sol gözünde görme yetisini kaybeden Komando Er Sami Güler, "Şehitlerimiz oldu. Vatan için bir gözümü kaybettim, öbür gözümü de veririm. Bir gözüm değil iki gözüm vatana feda olsun. Yeter ki vatanımız sağ olsun. Allah bu terör örgütlerinin belasını versin." dedi.

Kayseri'de 17 Aralık 2016'da 14 askerin şehit düştüğü terör saldırısında bacak ve kollarından yaralanan, sol gözünü de kaybeden er Güler, Kayseri'deki tedavisinin tamamlanmasının ardından Aydın'ın Germencik ilçesindeki babaevine geldi.

Sami Güler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, arkadaşlarıyla neşeli bir şekilde çarşı iznine çıktıklarını, bindikleri otobüsle kent merkezine doğru gittiklerini, duran otobüsün yanına gelen bir araçla birlikte patlamanın yaşandığını anlattı.

O anda bilincinin açık olduğunu, kimi arkadaşlarının şehit düştüğünü, kimisinin ise yaralandığını dile getiren Güler, kendi imkanlarıyla olay yerine gelen ambulansa gittiğini, Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaklaşık 14 gün tedavi gördüğünü kaydetti.

"Yeter ki vatanımız sağ olsun"

Şu anda sol gözünün görmediğini, gözünde bulunan şarapnel parçasının çıkarılması için bir ay sonra Ankara'da ameliyat olacağını ifade eden Güler, "Hain patlamada şehitlerimiz oldu. Vatan için bir gözümü kaybettim, öbür gözümü de veririm. Bir gözüm değil, iki gözüm vatana feda olsun. Yeter ki vatanımız sağ olsun. Allah bu terör örgütlerinin belasını versin." diye konuştu.

Oğluna kavuştuğu için mutlu olduğunu ifade eden baba Yılmaz Güler ise patlamanın olduğu gün oğlunun sağlık durumunu bilmediklerini anlatarak, "Hastaneye kaldırıp yoğun bakıma almışlar diye duyduk. Kalktık Kayseri'ye gittik. Oğlumuzu gördük buna da şükür. Vatan hainlerinin ne olduğunu gördük. Hepsi kahrolsun." ifadelerini kullandı.

"Seve seve yine askere gitmeye hazırız"

Terör örgütlerini lanetleyen anne Ayşe Güler de oğluna kavuştuğunu fakat diğer şehit aileleri adına üzüntü içerisinde olduğunu belirtti.

Terörü lanetleyen ağabey Emre Güler ise "Çok şükür kardeşimiz yanımızda. Askerliğimi yaptım ama vatanım için ihtiyaç duyulursa yine seve seve giderim. Hep birlikte vatan için seve seve yine askere gitmeye hazırız." dedi.
Kaynak Anadolu Ajansı
 
Dünyaca ünlü isimden Türkçe mesaj!
Yeni yılın ilk saatlerinde gerçekleştirilen dehşet verici terör saldırısına dünyanın birçok yerinden kınama ve destek mesajları geldi.

Dünyaca ünlü isimden Türkçe mesaj!
 
Saldırı sonrası yayımlanan taziye ve destek mesajları şöyle:
Apple CEO’su Tim Cook, Twitter üzerinden Türkçe yayınladığı mesajında, “Sevgili Türkiye, acınızı ve üzüntünüzü paylaşıyoruz. #Istanbul kalbimiz sizinle” yazdı.


 
İrlandalı dünyaca ünlü müzisyen Boy George da sosyal medya hesabından destek mesajı yayınladı. Ünlü yıldız, “İstanbul’da bir başka ölümcül saldırıyla yeni yıla girmek çok üzücü. Tanrı, kurbanları ve sevdiklerini kutsasın” yazdı.NATO
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "2017, İstanbul'da trajik başlangıç. Kalbim, yeni yılı kutlayan insanlara yönelik saldırıdan etkilenenler ve Türk halkıyla" dedi.
AVRUPA BİRLİĞİ
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, 2017'nin, İstanbul'da bir saldırıyla başladığını belirterek, "Kalbim hayatını kaybedenler ve sevdikleriyle. Bu tür olayları önlemek için çalışmaya devam edeceğiz" mesajını paylaştı.
AB Komisyonunun Göç ve Vatandaşlık İşleri Sorumlusu Üyesi Dimitris Avramopoulos, sosyal medya hesabındaki açıklamasında "İstanbul'da masum vatandaşlara yönelik saldırı karşısında dehşete düştüm. Kalbim, bu gece Türkiye ve hayatını kaybedenler ve aileleriyle" ifadesini kullandı.
Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz, "Bir kutlama gecesi olması gerekiyordu: Teröristler, şiddet, ölüm ve ümitsizlik gecesine dönüştürdü. Kalbim, İstanbul ve Türkiye'yle" mesajını paylaştı.
AP Türkiye Raportörü Kati Piri, "Bu, oldukça üzücü bir haber. Kalbim ve dualarım bu gece Türkiye'yle" dedi.
ALMANYA
Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın sosyal medya hesabındaki açıklamada, “Derin bir dehşet içindeyiz. Üzüntülerimiz İstanbul’daki insanlarla beraber" denildi.
AVUSTURYA
Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz, sosyal medya hesabında, "İstanbul’da yeni yıla korkunç başlangıç. Hayatını kaybedenlerin aile ve dostlarına içten başsağlığı diliyorum" açıklamasını yaptı.
BELÇİKA
Belçika Dışişleri Bakanı Didier Reynders, "Yeni yıl, İstanbul'da korkuyla başladı. Kalbim hayatını kaybedenler, yakınları ve Türkiye halkıyla" dedi.
FRANSA
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault, "Tüm kalbim, bu sembolik gecede saldırıya uğrayan Türkiye'yle" ifadesini kullandı.
İRAN
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi yaptığı yazılı açıklamada, Ortaköy'de düzenlenen terör saldırısını şiddetle kınadıklarını belirtti. Kasımi ayrıca, saldırı nedeniyle tüm Türk halkı ve hükümeti ile hayatını kaybedenlerin yakınlarına taziye dileklerini sundu.
KANADA
Kanada Dışişleri Bakanı Stephane Dion, "Kanada, İstanbul’da meydana gelen korkunç saldırıda hayatını kaybeden mağdurların ailelerine başsağlığı ve bu saldırıda yaralananlara acil şifalar diler" dedi.
Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) Başkanı Nihad Awad, "Kalbim, İstanbul'da teröristlerce öldürülenlerin aileleri, sevenleri ve yaralananlarla" mesajını paylaştı.
 


Başbakan Yıldırım: Terör bizi yıldıramaz, kardeşliğimizi, birliğimizi bozamaz
Başbakan Yıldırım, "Terör, bizi yıldıramaz, bizim kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi bozamaz. Terör bizi korkutamaz, biz terörü korkuturuz." dedi.

Başbakan Yıldırım: Terör bizi yıldıramaz, kardeşliğimizi, birliğimizi bozamaz
 
Başbakan Binali Yıldırım, "Terör, bizi yıldıramaz, bizim kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi bozamaz. Terör bizi korkutamaz, biz terörü korkuturuz." dedi.
Yıldırım, İstanbul'daki terör saldırısında yaralananları tedavi gördükleri hastanede ziyaret etti. Ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Yıldırım, dün akşam, yani 2016'yı 2017'ye bağlayan ilk saatlerde bir eğlence merkezinde savunmasız, sivil insanlara karşı alçakça bir silahlı eylem gerçekleştirildiğini ifade etti. 
Maalesef bu olayda Türk ve yabancı uyruklu olmak üzere toplamda 39 masum, savunmasız insanın hayatını kaybettiğini aktaran Yıldırım, saldırıda 60'ın üzerinde kişinin de yaralandığını söyledi. 
Yıldırım, yaralılardan tedavileri tamamlananların da taburcu edildiğini dile getirerek, "Yaralılardan durumu kritik olanlar var ama fazla değil. 3-4 yaralımız var bu şekilde. Onun için de hastaneler, doktorlarımız bütün gayreti gösteriyorlar. Burada da Liv Hospital'da da yaralıları ziyaret ettik, durumları gayet iyi. Kendilerine geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Yaralılar arasında bizim vatandaşlarımız da var, başka ülke vatandaşları da var." diye konuştu. 
"Terörle mücadelede çifte standart, terör mücadelesini başarıya ulaştırmaz"
Terörün insanlığın ortak derdi olduğuna işaret eden Başbakan Yıldırım, şunları kaydetti:
"Terörle hiçbir yere varılmaz. Terörün amacı birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi zedelemek, emellerine ulaşmak için ortam hazırlamaktır. Türkiye bir süreden beri bölgede, hem bölücü terör örgütüne karşı, hem FETÖ terör örgütüne karşı, hem de Suriye ve Irak'taki otorite boşluğundan kaynaklı DEAŞ terör örgütüne karşı amansız bir mücadele veriyor. Bunun tabii bir karşılığının olacağını biliyoruz ama teröre asla ve asla boyun eğmeyeceğiz. Şu bilinmeli ki bugün burada olan bu terör, dünyanın bir başka ülkesinde yarın olabilir. Bunun hiçbir garantisi yok. Dolayısıyla hiçbir ülke, bu terör olaylarından güvende değildir, 'Bizde terör olmaz' diyemez. Daha birkaç gün önce Almanya'da oldu. Evvelsi gün Irak'ta oldu. Daha önceki zamanlarda muhtelif ülkelerde oldu, oluyor. O yüzden bizim söylediğimiz bir şey var; terörün kutsalı olmaz, dini olmaz. Terör her yerde terördür. Terörle mücadelede çifte standart, terör mücadelesini başarıya ulaştırmaz, zafiyet oluşturur.
Türkiye'nin Rusya ile birlikte Suriye'de önemli bir inisiyatif alması ve Suriye'de uzun süren savaşı sona erdirme yönündeki adımları ve bunun daha sonra Birleşmiş Milletler tarafından tüm dünyaya şamil olarak kabul edilmesi, bölgede terörle mücadelede ciddi bir başarı anlamına geliyor. Bundan sonra bu ve buna benzer olaylarla bütün ülkeler karşılaşabilir, Türkiye'de de olabilir. Ama milletime, vatandaşlarıma ben şunu söylüyorum, terör bizi yıldıramaz, bizim kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi bozamaz. Terör bizi korkutamaz, biz terörü korkuturuz. Üzerine gitmeye amansız bir şekilde devam edeceğiz. Burada en büyük güvencemiz milletimizin bu kararlılık karşısında gösterdiği dayanışma ruhudur, kardeşlik ruhudur. Bu devam ettiği müddetçe üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz yoktur."
Başbakan Yıldırım, saldırıda hayatını kaybeden yabancıların ve Türk vatandaşlarının yakınlarına baş sağlığı dileyerek, "2017'de inşallah terörle mücadele konusu başta olmak üzere ülkemiz için, bölgemiz için, var gücümüzle daha fazla çalışacağımızı da vatandaşlarımıza ifade etmek isterim." diye konuştu. 
"Çalışmalar büyük bir titizlikle sürdürülüyor"
Yıldırım, saldırganın Noel baba kıyafeti giydiği iddialarının sorulması üzerine de şu değerlendirmede bulundu: 
"Bunların hepsi tevatür. Bazı yerlerde kulağıma geliyor; terörist Noel baba kılığına girmiş gelmiş ve bu olayları yapmış... Aslı astarı yok. Bildiğimiz silahlı bir terörist. Silahını çekerek kapıdaki korumaları ve bir polisimizi şehit ediyor ve ondan sonra da içeri girip rastgele her tarafa kurşun yağdırmak suretiyle bu kadar insanımızın ölümünü gerçekleştiriyor. Dolayısıyla bunun dışındaki değerlendirmeler gerçeği yansıtmıyor. Daha sonra silahı da olay yerinde bırakıp kargaşadan yaralanarak olay yerinden uzaklaşıyor ama polis, emniyet teşkilatımız, meselenin üzerindedir. Bütün ihtimaller değerlendiriyor, çalışmalar büyük bir titizlikle sürdürülüyor."
Saldırganın kimliğine ilişkin bir soru üzerine de Yıldırım, "Bununla ilgili ihtimaller şekillenmeye başladı polis, emniyet, istihbarat birimleri yoğun bir koordinasyon içerisinde bu çalışmayı yürütüyorlar. Gelişmeler, daha sonra kamuoyuna, vatandaşımızın bilgisine aktarılacak." dedi.
Kaynak: Hatice Şenses Kurukız, Sefa Mutlu, Andaç Hongur, Murat Paksoy
 


Ortaköy saldırısında o da hayatını kaybetti
Ortaköy’deki gece kulübü saldırısında hayatını kaybeden özel güvenlik görevlisi Hatice Karcılar’ın cenazesi, ailesi tarafından Adli Tıp Kurumundan alındı.

Ortaköy saldırısında o da hayatını kaybetti
 
Ortaköy’de gece kulübünde yaşanan silahlı saldırıda özel güvenlik görevlisi Hatice Karcılar da hayatını kaybetti Karcılar’ın cenazesi, ailesi ve yakınları tarafından Adli Tıp Kurumundan alınarak Erdek’e götürüldü.
Hatice Karcılar’ın kısa süre önce Beşiktaş Şehitler Tepesinde yaşanan bombalı saldırı sonrası sosyal medya hesabında, "Severek geldiğim, görmek için göreve gelmek için can attığım yerdin. Artık her gördüğümde acı vereceksin" notunu paylaştığı görüldü.

Kaynak haber7.com


Devlet Bahçeli Reina'daki saldırı sonrası açıklama yaptı
Alçak terör saldırısının ardından Twitter'dan açıklama yapan Bahçeli, "Hainlere karşı dimdik ayakta duracağız" dedi.
 
"Teröre karşı kınama ve lanetleme yarışından daha fazlası yapılmalıdır
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstanbul Ortaköy'deki gece kulübüne yönelik terör saldırısıyla ilgili "Artık teröre karşı kınama ve lanetleme yarışından daha fazlası yapılmalıdır. Türkiye'nin varlığı için ortak akıl, milli birlik şuuru şarttır. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar alınamaz. Klasik tedbir ve güvenlik politikalarının yanında teröre tam saha pres ve baskı kurulmalıdır" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Ortaköy'de gece kulübüne düzenlenen terör saldırısına ilişkin sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden açıklamalarda bulundu. Teröre karşı, eski ezberlerde ve denenmiş yollarda ısrar edilmesinin anlamsız olduğunu belirten Bahçeli, şu mesajları paylaştı: "Yeni bir yılın sıcaklığıyla umutlanalım derken yeni bir terör saldırısıyla sarsıldık. Azılı katiller bu defa bir gece kulübünü hedef aldılar. 2017 yılının ilk anlarında terör hain ve vahşi yüzünü tekrar gösterdi. Ortaköy’deki bir eğlence mekânında masumlar alçakça katledildi. Noel Baba kılığına girmiş bir cani Ortaköy’deki gece kulübünü kana bou. Aralarında turistlerin de bulunduğu 39 kişi hayatını kaybetti. Ayrıca bu menfur saldırıda 4’ü ağır olmak üzere 65 kişi de yaralandı. Acımız büyüktür, öfkemiz büyüktür, ama metanetimiz de büyüktür. Hunhar terör saldırısında şehit olan polisimize ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, yaralılara şifa dileklerimi iletiyorum. Ülkemizi ziyarete gelen ve hayatlarını kaybeden yabancı ülke vatandaşlarını saygıyla anıyor, ailelerine taziyelerimi sunuyorum. Elbette terörizm kazanamayacak, elbette hainler ve işbirlikçiler hedefledikleri yıkım ve çözülmeye dünya gözüyle şahit olamayacaklardır. Artık teröre karşı kınama ve lanetleme yarışından daha fazlası yapılmalıdır. Türkiye’nin varlığı için ortak akıl, milli birlik şuuru şarttır. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar alınamaz. Klasik tedbir ve güvenlik politikalarının yanında teröre tam saha pres ve baskı kurulmalıdır. 2017’de de terörizmin sistematik ve periyodik cinayetleri durmayacaktır. Artık eski ezberlerde ve denenmiş yollarda ısrar anlamsızdır"
"Kastedilmek istenen istikbalimizdir"Terör örgütlerinin arkasındaki güçlerin, Türkiye üzerinde ve Ortadoğu'da vahşi hesaplar yaptığını savunan MHP lideri Bahçeli, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Kast edilmek istenen istikbalimizdir. İmhası amaçlanan milli birlik ve bağımsızlığımızdır. Türk milletinin tamamı kanlı namlunun ucundadır. Düşmana karşı ayağa kalkmak, tüm vatan sathını korumaya almak yalnızca iktidarın değil, hepimizin manevi sorumluluğu altındadır. Gerçekte teröristler ve terör örgütleri kukladır, arkalarında duran canavar güçler Türkiye üzerinde, Ortadoğu'da vahşi hesap yapmaktadır. Ne yaparlarsa yapsınlar milletimizi bölemeyecek, ülkemizi paylaşamayacaklardır. Kaderimize ve milli namusa sahip çıkacağız. Herkes müsterih olsun, provokasyonlara dikkat etsin ve merak etmesin ki; zalimleri mazlumların dua ve dirençleri yok edecektir. MHP, Türkiye’nin adeta bir savaş cephesinde olduğunu görmektedir. Ve de sonuna kadar devlet ve milletiyle bir, beraber olacaktır. Yıkılmayacağız, yenilmeyeceğiz; pekişen kardeşliğimizle, güçlenen azmimizle, kuvvetlenen irademizle hainlerin başına gökkubbeyi yıkacağız"
Kaynak resim EnsonHaber.com Metin DHA
 


'Bu tür kirli oyunlara asla geçit vermeyeceğiz'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milletimizin huzuruna kastedenler menfur saldırılarla halkımızın moralini bozarak kaos oluşturmaya çalışıyorlar." dedi.

Bu tür kirli oyunlara asla geçit vermeyeceğiz
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı yazılı açıklamada, yılın ilk saatlerinde Ortaköy'de meydana gelen terör saldırısını şiddetle kınayarak, "Saldırıda hayatını kaybeden güvenlik görevlimize ve vatandaşlarımıza rahmet niyaz ediyor, elim olayda yitirdiğimiz yabancı misafirlerimizi tazimle anıyorum. Hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum." ifadelerini kullandı.
"Bu tür kirli oyunlara asla geçit vermeyeceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Milletimizin huzuruna kastedenler ve onların taşeronları, sivilleri de hedef alan menfur saldırılarla, ülkemizi istikrarsızlaştırmaya, halkımızın moralini bozarak kaos oluşturmaya çalışıyorlar. Ancak bizler milletçe soğukkanlılığımızı muhafaza etmek, birbirimizle daha fazla kenetlenmek suretiyle, bu tür kirli oyunlara asla geçit vermeyeceğiz. Terörle mücadelesini sürdürmekte olan Türkiye, vatandaşlarının güvenliğini ve huzurunu sağlamak için bölgede de ne gerekiyorsa yapmak konusunda son derece kararlıdır. Farklı terör örgütlerinin ülkemizi hedef aldıkları bu saldırıların, bölgemizde yaşanan hadiselerden bağımsız olmadığının farkındayız."
"Kaybettiğimiz her bir can kararlılığımızı perçinlemektedir"
Türkiye'ye yönelik tehditleri ve saldırıları, kaynağında yok etme konusunda da kararlı olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bu süreçte kaybettiğimiz her bir can, yüreğimizi dağlamakla birlikte, mücadele azmimizi kamçılamakta, kararlılığımızı perçinlemektedir. Ülke ve millet olarak, terör örgütlerinin ve arkalarındaki güçlerin sadece silahlı saldırılarına değil, onların ekonomik, siyasi, sosyal saldırılarına karşı da sonuna kadar mücadele edeceğiz. İstanbul’daki vahşi saldırı, terörün ayrım yapmadan kan dökmeyi, can almayı, can acıtmayı hedeflediğini açıkça ortaya koymuştur. Bu elim saldırıda hayatını kaybeden güvenlik görevlimize ve vatandaşlarımıza tekrar Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum." 
Kaynak TRTHABER
 


Şehit ateşi Mersin’e düştü
İstanbul'da dün gece yılbaşı kutlamasının yapıldığı bir gece kulübüne düzenlenen terör saldırısında Mersinli polis memuru Burak Yıldız şehit oldu. Saldırıda ilk ateşte şehit düşen 21 yaşındaki polis memurunun Mersin'deki ailesine acı haber ulaştı.

Şehit ateşi Mersin’e düştü
 
İstanbul'da dün gece yılbaşı kutlamasının yapıldığı bir gece kulübüne düzenlenen terör saldırısında Mersinli polis memuru Burak Yıldız şehit oldu. Saldırıda ilk ateşte şehit düşen 21 yaşındaki polis memurunun Mersin'deki ailesine acı haber ulaştı.
İstanbul'da 39 kişinin yaşamını yitirdiği, 65 kişinin de yaralandığı gece kulübüne düzenlenen terör saldırısında Mersinli genç polis memuru Burak Yıldız da şehit oldu. Yaklaşık iki yıllık polis memuru olan Yıldız'ın Mersin'de yaşayan ailesine acı haber sabah saatlerinde yetkililer tarafından ulaştırıldı. Şehidin merkez Toroslar ilçesi Korukent Mahallesi'ndeki Cumhuriyet Evleri'nde oturan ailesi haberle yıkıldı. Babasını birkaç yıl önce kanserden kaybeden Burak Yıldız'ın şehit olduğu haberi annesi Aslı Yıldız'a iletildi.
Yıldız ailesinin biri kız üç çocuğundan biri olan Burak Yıldız'ın ağabeyi Murat Yıldız'ın da yine İstanbul'da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru olduğu öğrenilirken, iki kardeşin de henüz iki yıllık polis oldukları belirtildi. Şehidin evinin bulunduğu apartmana dev bir Türk bayrağı asıldı.
(Kıymet Gökçe - Koray Ünlü / İHA)
 
 


Saldırıdan kurtulmak için denize atladılar
Beşiktaş Ortaköy'de bir gece kulübüne yapılan silahlı saldırı esnasında, bazı kişilerin denize atladığı ve deniz polisinin vatandaşları kurtarmaya çalıştığı öğrenildi.

Saldırıdan kurtulmak için denize atladılar
 
Beşiktaş Ortaköy'de bir gece kulübüne yapılan silahlı saldırı esnasında, bazı kişilerin denize atladığı ve deniz polisinin vatandaşları kurtarmaya çalıştığı öğrenildi.
Ortaköy'de bulunan gece kulübüne silahlı saldırı sonrası polis gece kulübüne saldırganları yakalamak için operasyon başlattı. Polis karadan gece kulübünün etrafını sararken, deniz polisi de denizden olaya müdahale etti. Öte yandan gece kulübünden bulunan bazı vatandaşların saldırıdan kurtulmak için denize atladığı deniz polisinin de şahısları kurtarma çalışması yaptığı öğrenildi.
Kaynak (Metin Başar - Mustafa Esen / İHA)



Diyanet İşleri Başkanından terör saldırısına ilişkin açıklama!
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, İstanbul'daki terör saldırısına ilişkin, "Bu insanlık dışı katliamın bir pazarda ve bir mabette yapılmasıyla eğlence yerinde yapılmasının bir farkı yoktur. Teröristlerin hedefi mekanlar değil, insandır, ülkedir, millettir, insanlıktır" dedi.
 
Diyanet İşleri Başkanından terör saldırısına ilişkin açıklama!

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, İstanbul'daki terör saldırısına ilişkin, "Bu insanlık dışı katliamın bir pazarda ve bir mabette yapılmasıyla eğlence yerinde yapılmasının bir farkı yoktur. Teröristlerin hedefi mekanlar değil, insandır, ülkedir, millettir, insanlıktır" dedi.

Twitter hesabından yaptığı açıklamada terör saldırısını lanetleyen Mehmet Görmez, "Yeni yılın ilk saatlerinde savunmasız insanlar üzerinde üzerine hunharca yapılan silahlı saldırı bütün milletimizi derinden yaralamıştır. Bu bir vahşettir, dehşettir, cinayettir ve katliamdır. Bu insanlık dışı katliamın bir pazarda ve bir mabette yapılmasıyla eğlence yerinde yapılmasının bir farkı yoktur. Teröristlerin hedefi mekanlar değil, insandır, ülkedir, millettir, insanlıktır. Terör nereden, kimden ve kime gelirse gelsin asla kabul edilemez. Bu gece yapılan bu terörü diğer olaylardan ayıran tek fark toplumda fitne oluşturarak yaşam biçimlerine göre toplumu bölmek ve karşı karşıya getirmektir. Gün terörün her çeşidine karşı milletçe kenetlenme günüdür. Hiçbir Müslüman vicdanın asla kabul etmeyeceği bu katliamı yapanları şiddetle telin ediyor, hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara şifa diliyorum. Milletimizin başı sağolsun" ifadelerini kullandı.
kaynak F5haber



El Bab’da iki asker destan yazdı
DAEŞ'in kaybetmemek için her şeyi yaptığı El Bab bölgesinde TSK ve ÖSO’nun operasyonları hız kesmeden devam ederken bölgeden destansı haberler gelmeye devam ediyor.

Türk askerleri El Bab'da destan yazdı
 
Terör örgütü DAEŞ, TSK’nın kuşatma altına aldığı ‘Kapı’ niteliğinde olan kritik El Bab bölgesini kaybetmemek için yoğun saldırılar gerçekleştiriyor.
Geçtiğimiz günlerde terör örgütü DAEŞ’in özel kuvvet taburuna gerçekleştirdiği saldırı 2 askerin büyük fedakârlığı sayesinde püskürtüldü.
O gün El Bab'da yaşananlar bölgedeki kaynaklar tarafından sosyal medyada paylaşıldı;
İşte paylaşılan o yazı;
29 Aralık akşam saatlerinde El Bab bir kahramanlık destanına sahne oldu. Bu destanının öne çıkan 2 kahramanı tankçı bir teğmen ve bir astsubay.
El Bab kuşatmasındaki özel kuvvet taburunun bulunduğu noktaya DAEŞ’li teröristler tarafından şimdiye kadarki en büyük intihar saldırısı düzenliyor.
DAEŞ’li teröristler, özel kuvvetler taburunun bulunduğu noktaya çok sayıda BMP, zırhlı ve bombalı araçlarla intihar saldırısı düzenlemiş. Yaya canlı bombalar, bombalı araçlar ve zırhlı araçlar. Tabur komutanı “sayamadık bile” dedi. Saldırı başlayınca bizimkiler hemen pozisyon almaya başlamış.
DAEŞ’in çok sayıda terörist ve araç ile saldırısı karşısında, mevziisinden fırlayan bir M60 tankı hemen konum alıp ateşe başlar. Tanka çıkar çıkmaz TOW (Yarı otomatik güdümlü tanksavar füze) isabet eder, fakat ateş etmeye devam eder.
DAEŞ’in BMP ve bombalı araçlarını etkili bir şekilde vuran tank 2. defa isabet alınca tabur komutanı personele tankı terk etme emri verir.
Tabur komutanının "tankı terk edin" emrine tankta bulunan teğmen "komutanım biz bırakırsak arkanızdaki arkadaşlarımız sağ kalmaz" der ve emri reddeder.
2 defa vurulan M60 tankının personeli, atış kontrol sistemi devre dışı kalınca da pes etmemiş alevler içindeki tanktan bu defa manuel olarak ateş etmeye devam etmiş.
DAEŞ’li teröristler tarafından 3. defa vurulan M60 tankının personeli tank ateş edemez hale gelince yaralı olarak tahliye edilmişler.
İlk tankın çalışamaz hale gelmesi ile ikinci M60 tankı devreye girerek DAEŞ’li teröristleri durdurmaya çalışır. Fakat o da isabet alır.
TOW füzesi ile vurulan 2. M60 takının komutanı astsubay "çıkmıyoruz, tank ateş ettiği sürece terk etmeyeceğiz" diyerek yaralı olarak ateşe devam eder.
Sonuç olarak DAEŞ’in El Bab'taki intihar saldırısı büyük bir fedakarlık gösteren kahraman Mehmetçiğin sayesinde şehit vermeden püskürtülür.
Tabur komutanı, "manzarayı görmeliydiniz" diyor. 'Onlarca bombalı araç, zırhlı araçlar canlı bombalar iki tank ile bu kahramanlar sayesinde tamamen imha edildi. Bir tane bile sağ kalan olmadı, yüzden fazla terörist önümüzdeki düzlükte cansız yatıyor. Şehitlerimizin kanı yerde kalmadı' diyor. Herkesin morali çok yüksek. Bir tane genç asteğmen bir tane gencecik astsubay bugün destan yazmışlar."
El Bab'ta kahramanca savaşan Mehmetçik sayesinde onlarca bombalı araç, canlı bomba ve zırhlı araç imha edildi, yüzden fazla terörist öldürüldü
Paylaşılan mesajın sonunda EL Bab’ta yaralanan askerlerin Türkiye’ye getirilerek tedavi altına alındığı bildirildi.
Askeri kaynaklar ise konuyla ilgili açıklama yaparak, "Olay doğrudur ancak net rakam veremiyoruz" ifadelerini kullanırken, Muharebede yer alan komutan ve askerlerin isimlerinin ise şu aşamada açıklanmayacağı belirtildi.
 


Katır üzerinde okul yolu
25 yaşındaki sınıf öğretmeni Duygu Atmış, ilk görev yeri olarak atandığı Van'ın Bahçesaray ilçesine 13 kilometre uzaklıktakı konteyner okula, yollar kardan kapandığı için mahallenin kendisi için tahsis ettiği katırla ulaşıyor.

Katır üzerinde okul yolu
 
- Hocam sıkı tutun, düşme. 
- Tuttum, tuttum Mehmet ağabey. 
Bu sözler, sınıf öğretmeni Duygu Atmış ile onu karın kapattığı yolda katır üzerinde Van'ın Bahçesaray ilçesine 13 kilometre uzaklığındaki mezraya ulaştırmaya çalışan görevli arasında geçen diyalogdan.
Duygu Atmış, Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünden 2014'te mezun oldu. 
İlk görev yeri de, Altındere Mahallesi Kırıkhan mezrasındaki 21 öğrencili bir konteyner okulu oldu.
Kar, ilçeye 13 kilometre uzaklıktaki okul yolununun yaklaşık 1 kilometresini kapattı. Duygu Öğretmen vazgeçmedi. Mahalleli devreye girdi ve ona bir katır ile görevli tahsis etti.
Duygu Öğretmen, her gün bu 1 kilometrelik yolu, katır üzerinde geçtikten sonra okula ulaşabiliyor. Ancak yine de şikâyet etmiyor: 
"Hayatımda ilk defa bu kadar soğuk ve kar görüyorum. Katıra ilk defa biniyorum. Bazen katır bile bu yoldan çıkamıyor. Çok zorlu bir yolculuk. Ama 3 yıl önce açılan bu konteyner okulda 12- 13 yaşına gelmiş öğrenciler hala okuma bile bilmiyorlar. Hepsine birinci sınıf müfredatını okutuyorum. Bu öğrencilerime öğrettiğim tek kelime bana bütün zorlukları unutturuyor. Görevimi hakkıyla yerine getirmek istiyorum."





Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni yıl mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni yıl mesajı yayımladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni yıl mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni yıl mesajı yayımladı.
Mesajında, 2017'nin ülkedeki, bölgedeki ve dünyadaki tüm insanlar için hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, geride bırakılan 2016'nın pek çok üzüntü verici hadisenin üst üste yaşandığı bir yıl olduğuna dikkati çekti. 
Erdoğan, İstanbul Sultanahmet'teki canlı bomba saldırısıyla başlayan, Ankara'da, Gaziantep'te, Bursa'da, Diyarbakır'da, Mardin'de yaşanan hadiselerle süren bu dönemde, pek çok kanlı terör eylemine maruz kalındığını belirterek, sınırlar boyunca yaşanan DEAŞ ve PKK-PYD terör örgütlerinin saldırılarında, çok sayıda güvenlik görevlisi ve vatandaşın hayatını kaybettiğini aktardı.
"15 Temmuz, Cumhuriyet dönemimize damgasını vurmuştur"
Mesajında, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: 
"15 Temmuz darbe girişimi ise hiç şüphesiz, tarihimizin en alçak terör eylemi ve işgal girişimi olarak, sadece 2016'ya değil, Cumhuriyet dönemimize damgasını vurmuştur. Türkiye, 79 milyon insanıyla, darbe girişimi karşısında gösterdiği güçlü duruşla, bu felaketi, yeni bir dirilişe, yeni bir başlangıca çevirmeyi başarmıştır. Milletimiz o gece, ülkesini, bayrağını, ezanını, devletini, istiklalini ve istikbalini koruma konusunda gösterdiği kararlılıkla, içerideki ve dışarıdaki tüm ihanet odaklarına hak ettikleri cevabı vermiştir. FETÖ terör örgütü mensubu hainler tarafından acımazsızca katledilen şehitlerimiz, bu toprakları bir kez daha vatan kılmamızın sembolleri olarak kalbimizde ilelebet yaşayacaklardır. 
'Sizin hayır gördüklerinizde şer, şer gördüklerinizde hayır vardır' hakikatini, 15 Temmuz'un ardından hep birlikte bir kez daha yaşadık. Aldığımız tedbirlerle, devletimizi ve milletimizi adeta içeriden kuşatan terör örgütleri birer birer çözülmüş ve çökertilmiş, yıllarca milletimize zulmeden çeteler her yerde darmadağın edilmiştir. Kamuda yapılmakta olan büyük temizliğe ilave olarak, sivil toplum kuruluşlarından iş dünyasına kadar her alanda, bu kanser hücreleri adeta kazınıp atılmıştır, atılmaya devam etmektedir. Bu, uzun soluklu ve daima dikkatli olmamızı gerektiren bir mücadeledir. Milletimiz, bu musibetten kurtulma konusundaki kararlılığıyla, geleceğe güvenle bakmamız için ihtiyacımız olan iradeyi ortaya koymuştur. 2015, bölücü terör örgütünün gerçek yüzünün deşifre olduğu bir yıldı. 2016 da FETÖ'nün çirkin ve kanlı yüzünün ortaya çıktığı bir yıl oldu."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin desteğiyle Suriye'de Cerablus'tan başlayıp El Bab istikametine doğru ilerleyen operasyonun da DEAŞ'ın ve onun arkasındaki güçlerin yüzlerindeki maskenin inmesine vesile teşkil ettiğini vurgulayarak, operasyonla Türkiye'nin sınırlarının PYD, YPG, DEAŞ dahil tüm terör örgütlerinden temizlendiğini vurguladı.
"Türkiye, yeni bir istiklal harbi vermektedir" 
Türkiye'nin içinden geçtiği süreci doğru tanımlamanın önemine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti: "İçinden geçtiğimiz dönemin adını doğru koymak gerekiyor. Türkiye, son yıllarda yeni bir istiklal harbi vermektedir. Milli birliğimiz, toprak bütünlüğümüz, kurumlarımız, ekonomimiz, dış politikamız, velhasıl devlet olarak bizi ayakta tutan tüm unsurlarımız büyük bir saldırı altındadır. Terör örgütleri, bu mücadelenin sadece görünen yüzleri ve maşalarıdır. Biz, asıl bu örgütlerin gerisindeki güçlerle mücadele halindeyiz. Sadece ülkemiz değil, bölgemiz ve tüm dünya yeni bir döneme geçişin sancılarını yaşıyor. Şayet bu geçiş sürecini güçlü bir şekilde atlatır, hedeflerimizden kopmadan yolumuza devam edebilirsek, parlak bir gelecek bizi bekliyor. Bunun için birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sımsıkı sahip çıkmak zorundayız. Biz 'Tek millet, tek bayrak, tek vatan dek devlet' derken işte bunu kast ediyoruz." 
İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy'un "Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez/Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez" şeklindeki dizelerini hatırlatan Erdoğan, "Hamdolsun milletimiz, içine tefrika sokmaya çalışanları tespit eder etmez, bünyesinden atıyor. 15 Temmuz gecesi olduğu gibi, bölücü terör örgütü ve DEAŞ eylemleri karşısında olduğu gibi, Suriye'de devam eden operasyonlarda olduğu gibi, ülkesinin ve devletinin arkasında dimdik duran bu yüce milletin bir ferdi olmaktan daima şeref duyuyorum." ifadesini kullandı. 
"Bu milleti yolundan alıkoyacak hiçbir fani güç yoktur"
Yaşanan tüm badirelere rağmen, milletten aldıkları destekle, yatırımlara, büyük projelere, ekonominin gelişmesine yönelik adımları kesintisiz sürdürdüklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: 
"2016 yılında açılışlarını yaptığımız Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, Ilgaz Tüneli, barajlar, elektrik santralleri, fabrikalar, altyapı ve üstyapı yatırımları, uzaya gönderdiğimiz uydumuz, hizmete aldığımız helikopterlerimiz gibi nice önemli başarının sevincini hep birlikte yaşadık. Bugün Türkiye, büyüme oranı bakımından hala dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Öyle tahmin ediyorum ki denk bütçeye doğru yürüyen bir Türkiye var. Geleceğe ilişkin öngörülerde ülkemizin yeri orta gelir sınıfından üst gelir sınıfına geçmiş olarak tasavvur ediliyor. Sorunlarımızla birlikte kalkınmamızı, büyümemizi devam ettiriyor olabilmemiz, ülkemiz üzerinde emelleri olan çevreleri daha da kızdırıyor, daha da köpürtüyor. İnşallah 2017'de, hem terör örgütlerinin başını ezeceğiz hem de çok daha büyük ekonomik başarılara imza atacağız. Yanımızda 80 milyon vatandaşımızın desteği, arkamızda yüz milyonlarca kardeşimizin duası olduğu sürece, Allah'ın izni ve inayetiyle, bu ülkeyi ve bu milleti yolundan alıkoyacak hiçbir fani güç yoktur."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin, 2023 hedeflerine mutlaka ulaşacağını, 2053 ve 2071 vizyonlarını mutlaka hayata geçireceğini kaydederek, mesajını şöyle tamamladı:
"Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu duygularla vatanımız, bayrağımız ve istikbalimiz için bir gül gibi toprağa düşen aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle yad ediyor, gazilerimize Rabbimden özellikle şifalar diliyorum. Sınır boylarımızda, Başika'da, Cerablus'ta, El Bab'ta insanımızın ve kardeşlerimizin emniyeti için görev yapan kahraman Mehmetçiklerimize Allah'tan muvaffakiyetler diliyorum. Bir kez daha 2017 yılının ülkemize, bölgemize ve dünyamıza güvenlik, huzur, mutluluk ve refah getirmesini temenni ediyorum. Hepinizin yeni yılını tebrik ediyor, selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla…"
Kaynak Etem Geylan,Sefa Mutlu AnadoluAjansı


FETÖ soruşturmasında eski TRT çalışanı 29 kişi tutuklandı
FETÖ'ye yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 45 eski TRT çalışanından 29'u tutuklandı. Ankara'da Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 45 eski TRT çalışanından 29'u tutuklandı.

FETÖ soruşturmasında eski TRT çalışanı 29 kişi tutuklandı

nkara'da Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 45 eski TRT çalışanından 29'u tutuklandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma doğrultusunda, İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan 45 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılarına ifade veren zanlılardan 16'sı adli kontrol şartıyla serbest bırakılma, 29'u ise tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliklerine sevk edildi.
Hakimliklerce sorgulanan zanlılardan 29'u tutuklandı. Şüphelilerden 16'sı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Soruşturma
Geçen hafta, FETÖ mensuplarının şifreli haberleşme programı "ByLock"u kullandıkları iddiasıyla 68 eski TRT çalışanı hakkında yakalama çıkartılmıştı. Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Ankara merkezli 12 ilde operasyon başlatmıştı.
 


KPSS tercihleri bugün sona eriyor 
kpss-ösym-03-04-15.jpg
KPSS ortaöğretim sınavında 3 milyon 500 bin aday ter döktü. Branş sıralamalarının ardından ÖSYM KPSS tercih kılavuzunu yayınladı. Tercihler 30 Aralık tarihinde sona erecek.
ÖSYM tarafından Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sonuçlarına göre, bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına ikinci yerleştirme için adayların tercihleri 30 Aralık'a kadar alınacak. 
ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, kamu kurum ve kuruluşlarının bazı kadro ve pozisyonlarına, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca ÖSYM tarafından yerleştirme yapılacak. 
Adaylar tercihlerini, 30 Aralık'a kadar internet yoluyla ÖSYM'ye gönderecek. Tercih işlemleri, 30 Aralık'ta saat 23.59'da sona erecek. 
Adaylar, tercihlerini, KPSS-2016/2 tercih kılavuzunda yer alan kurallara göre, T.C. kimlik numaraları ve şifrelerini kullanarak yapacaklar.
BRANŞ SIRALAMALARI YAYINLANDI
ÖSYM branş sıralamaları ile ilgili yayınladığı duyuruda:
"2016 Kamu Personel Seçme Sınavına (2016-KPSS Lisans) katılan adayların sınav sonuçlarına göre branş bazında sıralamaları güncellenmiş olup ÖSYM Aday İşlemleri Sistemine yansıtılmıştır. Adaylar, ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleri ile güncellenmiş branş bazında sıralamalarını öğrenebileceklerdir.
Branş bazında sıralamalar, adayları bilgilendirme amacıyla oluşturulmuş; kendileri ile aynı alanda sınava giren diğer adaylar arasında kendi başarı durumlarını değerlendirmelerine imkân veren bir hizmettir. Görüntülenen sayfa belge niteliği taşımaz. Her türlü değerlendirmede ÖSYM sisteminde kayıtlı bilgiler esas alınır. Branş bazında sıralama işlemleri adayların (YÖKSİS ve e-Okul sistemi üzerinden çekilmiş olan) ÖSYM sistemi üzerinde 12.12.2016 tarihi ile aktif olarak bulunan eğitim bilgileri; ve bu tarih itibari ile sistemde aktif eğitimi gözükmeyen adayların ise, başvuru da belirttikleri eğitim bilgileri baz alınarak hazırlanmıştır." açıklamasında bulundu.
Adaylar sınav sonuçlarını, T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleri ile ÖSYM’nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden ve mobil uygulamalarından öğrenebileceklerdir. Sınav sonuç belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecektir. Sonuç bilgilerinde adayların testlere verdikleri doğru ve yanlış cevap sayıları ve KPSS puanları yer alacaktır. İnternet sayfasında ilan edilen sonuç bilgileri adaylara tebliğ hükmündedir.
ÖSYM, adaylara yönelik sınav sonuç belgelerinin doğrulanmasını sağlamak üzere “Sonuç Belgesi Kontrol Sistemi” işlemini hizmete sunmuştur. Bu amaçla kullanılmak üzere Sınav Sonuç Belgelerinin en alt kısmına, sistem tarafından rastgele üretilmiş bir “Sonuç Belgesi Kontrol Kodu” basılmaktadır. Söz konusu işleme https://sonuc.osym.gov.tr üzerinde Sonuç Belgesi Kontrol Sistemi sayfasından ulaşılmaktadır.
DEĞERLENDİRME
Sınavda yer alan her test kendi içinde değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Her testte, örneğin Genel Yetenek’te, doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının dörtte biri çıkarılarak ham puanlar bulunacak, bu puanların ortalama ve standart sapmaları kullanılarak standart puanlar hesaplanacaktır.
Bir testte, doğru ya da yanlış hiçbir cevabı bulunmayan adaylar bu test için yapılacak hesaplamalara alınmayacaklar ve bu adaylara bu test için standart puan hesaplanmayacaktır. Buna göre bir adayın KPSS puanının hesaplanabilmesi için Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerinin her ikisinden de en az bir soruyu
doğru ya da yanlış işaretlemesi gerekir.
Genel Yetenek ve Genel Kültür Testlerinden elde edilen standart puanlar ağırlıklandırılarak KPSS puanları hesaplanacaktır. KPSS puanları içinde Genel Yetenek ve Genel Kültür Testlerinin her birinin ağırlığı 0,5 olacaktır. Bu ağırlıklara göre, testlerden elde edilen standart puanlar kullanılarak ağırlıklı standart puanlar (ASP) hesaplanacaktır. Bir aday için herhangi bir ASP’nin hesaplanabilmesi için bu adayın söz konusu ASP’nin hesaplanmasına giren testlerin her birinden standart puanı olması gerekir. 
Sınavdan sonra yapılan analizlerde bir testte sorulardan herhangi biri, biçimsel veya bilimsel bir nedenle ÖSYM tarafından “geçersiz” sayıldığı takdirde, bu soru, ilgili testi işaretleyen tüm adaylar için doğru cevaplanmış kabul edilecektir.
Adayların ASP’leri kullanılarak, ortaöğretim düzeyi için KPSSP94, ön lisans düzeyi için KPSSP93 puanları hesaplanacaktır. KPSS puanlarının hesaplanmasında aşağıdaki formül kullanılacaktır. Böylece her KPSS puan türü için 100 üzerinden KPSS puan dağılımı elde edilmiş olacaktır. B Grubu Kadrolara yerleştirme ÖSYM
tarafından KPSS puanları esas alınarak yapılacaktır.
SONUÇLARA 10 GÜN İÇİNDE SONUÇLARA İTİRAZ EDİLEBİLECEK
KPSS sonuçlarının açıklanması ardından bireysel sonuçlarından şüphe duyan adaylar, 10 gün içinde (sonuçların açıklandığı tarihten bir gün sonra başlamak üzere) Genel Amaçlı Dilekçe örneğini kullanarak ÖSYM'ye başvurmalıdır. Sınav sorularına ilişkin itirazlar ise sınav tarihinden itibaren 3 iş günü içerisinde (sınav tarihinden bir gün sonra başlamak üzere) aynı şekilde yapılmalıdır. Yapılacak her türlü itiraz, adayın dava açabilme hakkı için geçerli 10 günlük zaman aşımı süresini durdurmaz.
Adayların inceleme masrafları karşılığı, ÖSYM'nin T.C. Ziraat Bankası Ankara Kamu Girişimci Şubesi gerekli ücreti yatırdıklarını gösteren dekontunu dilekçelerine eklemelerigerekmektedir. Dilekçe ÖSYM Sınav Hizmetleri Daire Başkanlığı 06800 Bilkent/Ankara adresine ulaştırmalıdır. Süre hesabında ÖSYM Genel Evrak kaydına giriş tarihi esas alınacaktır. Süresi geçtikten sonra yapılan itirazlar ile üzerinde adayın T.C. Kimlik Numarası, adresi, evrak referans numarası vb. bilgiler yazılı olmayan, imzalanmamış ve ekinde banka dekontu bulunmayan dilekçeler kesinlikle işleme alınmayacak ve cevaplanmayacaktır.
 


Jandarma ekiplerinin üzerine çığ düştü
Jandarma ekiplerinin üzerine çığ düştü
Kocaeli'nin kayak merkezi olan Kartepe'de üzerine çığ düşen araçlara yardım için bölgeye giden jandarma ekipleri, üzerilerine düşen çığın altında kaldı.
Kocaeli'nin kayak merkezi olan Kartepe'de üzerine çığ düşen araçlara yardım için bölgeye giden jandarma ekipleri, üzerilerine düşen çığın altında kaldı.
Tatil için Kartepe'ye gelen ve dönüş yolunda otomobillerinin üzerine çığ düşen bir guruba yardım için bölgeye giden jandarma ekipleri de çığ altında kaldı. Çığ altında kalan otomobillerden vatandaşların çıkarılmasına yardımcı olan ekiplerin kullandığı aracın da yamaçtan kopup gelen çığ kütlesinin altında kaldığı öğrenildi. Çığ altında kalan jandarma ekipleri, çevredeki vatandaşların yardımıyla çıkarılırken, kayak merkezi istikametine araç girişinin durdurulduğu öğrenildi.
(Cihan Atik/İHA)
 


FETÖ'nün "mahrem abileri"ne yönelik operasyon


FETÖ'nün "mahrem abileri"ne yönelik operasyon

Konya'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında örgütün "mahrem abileri" oldukları iddiasıyla adliyeye sevk edilen 28 zanlıdan 20'si tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesindeki işlemleri tamamlanan 28 zanlı, adliyeye sevk edildi. Savcılıkça ifadelerinin alınmasının ardından nöbetçi mahkemeye çıkarılan zanlılardan 20'si tutuklanırken, 8'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Konya merkezli 30 ilde örgütün Hava Kuvvetleri Komutanlığına yerleştirdiği askeri personelin "mahrem abileri" oldukları öne sürülen 120 şüphelinin yakalanması için başlatılan operasyonda 33 kişi gözaltına alınmış, daha önce adliyeye sevk edilen 5 zanlı, adli kontrol şartıyla salıverilmişti.




Ankara'da okullara kar tatili!
Ankara'da perşembe günü okullarda eğitime ara verildi.

Ankara genelinde yoğun kar yağışı nedeniyle 29 Aralık perşembe günü eğitim ve öğretime 1 gün süreyle ara verildi.
Ankara Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamaya göre Ankara'da devam eden yoğun kar yağışı nedeniyle, eğitim ve öğretime bir gün süreyle ara verildi. Açıklamada "İlimiz genelinde devam eden yoğun kar yağışı ve beraberinde oluşabilecek buzlanma nedeniyle, ilimiz genelindeki resmi ve özel tüm eğitim kurumlarında 29.12.2016 Perşembe günü 1 gün süreyle eğitim ve öğretime ara verilmiştir. Kamuda görevli hamile ve engelli çalışanlar da bu tarihte idari izinli sayılacaktır." İfadeleri yer aldı.
Ankara Valisi Erkan Topaca kar tatilini, öğrencilere resmi Twitter hesabından duyurdu. Vali Topaca paylaştığı Tweet'te "Sevgili öğrenciler, kar yağışı dolayısıyla 29/12/2016 tarihinde, okullar bir gün süreyle tatil edilmiştir. Hepinize iyi tatiller dilerim" ifadelerini kullandı.
 


Konya-Antalya karayolunda ulaşım güçlükle sağlanıyor
Kar yağışı ve tipi nedeniyle Konya-Antalya karayolunda ulaşım güçlükle sağlanıyor.










































Kar yağışı ve buzlanma sonrasında yola çıkan sürücüler Konya - Antalya karayolunun özellikle Seydişehir-Akseki arasındaki bölümlerinde zor anlar yaşıyor. Çok sayıda maddi hasarlı kazanın yaşandığı güzergahta, buzlanma nedeniyle yoldan çıkarak mahsur kalan araçların yardımına, bölgede faaliyet gösteren kurtarıcılar yetişti.

Tırların geçişişine izin verilmediği karayolunda diğer araçlar zincir takarak ilerleyebiliyor. 


"Şehitlik Sırası Bize Doğru Geliyor Deyip Heyecanlanıyorduk"
Suriye'nin El Bab bölgesi yakınlarında bombalı araçla yapılan saldırıda yakın arkadaşı şehit düşen, kendisi de yaralanan Konyalı Komando Uzman Çavuş Uluçay, saldırıya kahramanca verilen karşılığı anlattı

"Şehitlik Sırası Bize Doğru Geliyor Deyip Heyecanlanıyorduk"
 
 
 
 
Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine yönelik Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK) yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı'na katılan ve El Bab bölgesi yakınlarında bombalı araçla yapılan saldırıda yakın arkadaşı şehit düşen, kendisi de yaralanan Konyalı Komando Uzman Çavuş Muhammet Uluçay, saldırıya kahramanca verilen karşılığı anlattı.El Bab bölgesi yakınlarında 7 Aralık'ta bombalı araçla düzenlenen saldırıda yaralanan askerlerden 26 yaşındaki Uluçay'ın tedavisi, memleketi Konya'da sürüyor.Koluna ve bacağına isabet eden şarapnel parçalarıyla yaralanan Uluçay, yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.Uluçay, Kayseri Komando Birliğinde görevliyken, Suriye'de yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı'na katıldığını dile getirdi.El Bab bölgesindeki saldırı ve çatışmalarda yaralandığını aktaran Uluçay, saldırıda bir şehit, 13 yaralı olsa da terör örgütüne şanlı Türk ordusunun misliyle karşılık verdiğini vurguladı.- Şehitliği arzulamışlar"Saldırı sonrası bilincim yerindeydi. Diğer yaralı arkadaşlarımın yardımına koştum. Onların kendilerine gelmelerine, sağlıklı düşünmelerine yardımcı oldum. Kahramanca verilen karşılık sonrası terör örgütü gerekli cevabı aldı." ifadelerini kullanan Uluçay, Afyonkarahisarlı şehit Uzman Çavuş Ahmet Şahin ile aralarında geçen diyaloğu şöyle anlattı:"Şehidimiz dört yıllık arkadaşımdı. Göreve birlikte başladık. Sürekli beraberdik. En son birlikte kahvaltı yaptık. 'Şehitlik sırası bize doğru geliyor' deyip heyecanlanıyorduk. 'İnşallah Rabbim bize de şehitliği uygun görür' diyorduk. Rabbim şehitliği ona nasip etti. O benim can dostumdu. Şehitlik mertebesine ulaşmayı her asker ister. Böyle bir yüce makama ulaşmak her kula da nasip olmaz. Arkadaşım da istiyordu. Bizim İstiklal Marşımız bile 'Korkma' diye başlıyor. Hiç kimse bizi korkutamaz. Bir an önce iyileşip arkadaşlarımızın, birliğimizin yanına dönmek istiyorum. Düşmandan hiçbir zaman korkmuyoruz. Düşmanı çelik pençemizle ezeriz. Her zaman her yerde Türk askeri oldu, olmaya da devam edecek."Uluçay, yeryüzündeki son terörist yok alana kadar mücadelenin devam edeceğini söyledi.Kaynak: "Şehitlik Sırası Bize Doğru Geliyor Deyip Heyecanlanıyorduk" 


7 ilde FETÖ operasyonu
Aksaray merkezli 7 ilde düzenlenen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) operasyonunda 1'i asteğmen, 11'i polis memuru olmak üzere 12 kişi gözaltına alındı.

7 ilde FETÖ operasyonu
 
Aksaray merkezli 7 ilde düzenlenen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) operasyonunda 1'i asteğmen, 11'i polis memuru olmak üzere 12 kişi gözaltına alındı.
Edinilen bilgiye göre, Aksaray İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu iddia edilen 1'i asteğmen 11'i polis memuru olmak üzere 12 kişiyi tespit etti. Bunun üzerine operasyon için düğmeye basan polis, Aksaray merkezli Muş, Cizre, Tekirdağ, Çanakkale, İzmir ve Hatay'da haklarında yakalama kararı çıkan 1 asteğmen ve 11 polis memuruna yönelik eş zamanlı operasyon düzenledi. Gerçekleştirilen operasyonda 5'i Aksaray'da olmak üzere toplam 10 polis ve bir asteğmen gözaltına alınırken, 1 polis memurunun firari olarak arandığı öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.


FETÖ'cü Albay şoförüne 'darbe şakası' yapmış
FETÖ'den yargılanan eski albay Akman 15 Temmuz'da şoförüne "Sen hiç darbe yaptın mı" diye sordum. Daha sonra da 'gidelim darbeye darbe yapalım' diye ilave ettim. Bunu şaka yollu söyledim" dedi.

FETÖ'cü Albay şoförüne 'darbe şakası' yapmış
 
Denizli'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında aralarında eski Denizli Garnizon ve 11. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Kamil Özhan Özbakır'ın da bulunduğu 42'si tutuklu 60 sanığın yargılanmasına devam edildi.
2. Ağır Ceza Mahkemesince Denizli Kongre ve Kültür Merkezi'nde dün başlayan ve bugün de devam edilen duruşma öncesi kimlik tespiti yapıldı.
Duruşmada, eski Söke Garnizon ve 11. Komando Tugay Komutan Yardımcısı Kurmay Albay Erol Akman'ın savunması alındı.
Söke'den Denizli'ye 15 Temmuz'da geldiğini anlatan Akman, saat 22.30'da eski Tugay Komutanı Kamil Osman Özbakır'ın kendisini arayıp eğitim için planlanan intikalin öne alındığını söylediğini, 23.30'da da askeri konvoyun Çardak Havaalanına gitmek üzere yola çıktığını söyledi.
Boğaz Köprü'sünün kapatılması ve intikalin erkene alınmasının şüphe uyandırıp uyandırmadığı sorulan Akman, "Yola çıkarken internetten Boğaz Köprüsü'nün kapatıldığını öğrendim. Bir daha internete bakmadım. Sadece asker olduklarını biliyorum, polis de olabilirdi. Bu nedenle eğitimin öne alındığını sorgulamadım." cevabını verdi.
"Sen hiç darbe yaptın mı?"
Akman, Çardak Havaalanı yolunda kendisini arayan Özbakır'ın, Ankara'da kalkışma olduğunu, bunu bastırmak için asker gideceğini, bu şehirden de uçak geleceğini söylediğini savundu.
Şoförü Kenan Bölübaşı'na yolda söylediği "Sen hiç darbe yaptın mı?" şeklindeki sözünün hatırlatılması üzerine Akman, "Sen hiç darbe yaptın mı?" diye sordum. Daha sonra da 'gidelim darbeye darbe yapalım' diye ilave ettim. Bunu şaka yollu söyledim." şeklinde konuştu.
"Şuursuzca sarf ettiğim sözler"
Geri dönmek yerine ciddi bir konuda şaka yapılması ve yola devam etmesi sorulan Akman, kendisine sadece intikal emri verildiğini ileri sürdü.
Emre uyup intikale devam ettiğini belirten Akman, "Geri dönecek bir durum yoktu. Ben şoförüme darbe yapalım demedim. Darbe yapmak istesem neden şoförüme söyleyeyim. Tugay komutanının söylediği sözler karşısında şuursuzca sarf ettiğim sözler olarak nitelendiriyorum. Ben darbe yapıldığı konusunda bir bilgi sahibi değilim." dedi.
"Askerler arasında huzursuzluk çıkması üzerine niçin dönme kararı almadın?" şeklindeki soru üzerine Akman, şöyle konuştu:
"Şarjım bitmişti, karargahtan da bana kimse bir şey söylemedi. Uçak geleceği söylenmedi. İnternetteki haberleri, aldığımız eğitimler nedeniyle doğru kabul edemeyiz, doğrulanması gerekirdi. Tugay komutanı bana böyle bir şey olabileceğini, araştırdığını, emir beklememi söyledi. Fahrettin Demir'in uçakların ineceği pisti araçlarla aydınlatmaya çalıştığını gördüm."
"Arama gereği duymadım"
"Dönelim, faaliyetlerimizi sonlandıralım diyen olmadı mı?" şeklindeki soruya ise Akman, kışlaya dönülmesi gerektiğini düşünenlerin olduğunu, kendisinin ise beklemeyi tercih ettiğini dile getirdi.
Birliğinden daha alt rütbedeki komutanların anormal durum karşısında Ege Ordusu, İl Jandarma Komutanlığı gibi birim ve görevlilere telefonla ulaşıp bilgi sahibi olmak için çaba sarf etmelerine karşılık kendisinin niçin hiçbir yeri aramadığı sorulan Akman, "Arama gereği duymadım. Zira tugay komutanı ile sürekli irtibat halindeydim, onun emirleri doğrultusunda emirleri yaptım. Sürekli, yaptığım görevlerin suç olup olmadığına baktım. Suç oluşturmadığı kanaatine vardım. Tugay komutanından hiç şüphelenmedim. Darbeci olabileceğini düşünmedim." diye konuştu.
Tanık ifadelerinde, "nizamiyede silahlanmaları ve polise direnmeleri" şeklinde emir verdiği hatırlatılan Akman, böyle bir talimat vermediğini söyledi.
"Darbe teşebbüsünden saat 03.30'da haberim oldu. Bu saatten sonra darbe teşebbüsü olduğuna inandım" diye konuşan Akman, birlikteki eğitim zamanı ve planlamasının da tugay tarafından yapıldığını ileri sürdü.
Elindeki not...
Havalanında elindeki not sorulan Akman, "Tugay komutanının yolda verdiği notta, 'eğer uçak gelirse bu numarayı arayıp bununla irtibat kurarsın, koordineyi sağlarsın' dediği bir telefon numarası vardı. Ben o gece bu numarayı bir kez aradım, 'uçak gelme ihtimali var mı?' dedim, hayır şeklinde cevap aldım. Uçak geleceğini söylemedim, gelebileceği ihtimali olduğunu söyledim ve bunun düşük bir ihtimal olduğunu gördüğüm için hazırlık yapmadım." şeklinde konuştu.

Meteorolajiden 4 İl İçin Uyarı
Malatya, Elazığ, Tunceli ile Bingöl'de yarından itibaren yoğun kar yağışı bekleniyor.

Meteorolojiden 4 il için uyarı
 
Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, bölgenin yarından itibaren Balkanlar üzerinden gelen yeni bir yağışlı havanın etkisine gireceği tahmin ediliyor.Kaynak:
 

Son 14 yılın en yoğun karı
20161224aw937882_03.jpg
Konya son 14 yılın en yüksek kar yağışını alırken, kar yüksekliği il merkezinde 37 santimetreyi buldu.Kurak bir yaz geçiren Konya Ovası’nda kar yağışı etkili olmaya devam ediyor.Yaklaşık 3 gündür aralıklarla devam eden kar yağışından dolayı okulların tatil olmasını fırsat bilen öğrenciler karda kaymanın keyfini çıkardı. Şehir merkezinde ise iş makineleri caddelerde, temizlik görevlileri ise kaldırımlarda kar temizleme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.Kar yağışının aralıklarla devam edeceğini belirten Meteoroloji 8. Bölge Müdür Vekili Zekeriya Taştan, “Bu yoğun kar yağışı Çarşamba ve Perşembe gününden itibaren sürüyor. Cumartesi’ye kadar da hafif aralıklarla kar yağışını bekliyoruz. Pazar günü kar yağışı beklemiyoruz ancak Pazartesi erken saatlerden itibaren bölgemizin kuzeybatı kesimlerinde sis meydana gelecek, öğlen saatlerinden itibaren kar yağışına geçeceğiz. Bu yağış Pazartesi gece tekrar kesilecek. Salı günü kar yağışı beklemiyoruz. Çarşamba günü öğlen saatlerinden sonra çok etkili bir kar yağışı bekliyoruz“ dedi.“37 santim ile son 14 yılın en yüksek kar yağışı oldu"Son yıllardaki ekstrem değerlere de değinen Taştan, “Şu anda bizim Konya’da ölçtüğümüz 37 santim. Uzun yıllar ortalamasına baktığımızda 1988 yılının Kasım ayında 40 santim olmuş, 1975 yılında 35 santim, 2002’nin Aralık ayında ise 32 santim olarak değerleri ölçmüşüz. Ekstrem değerlerimiz bunlar. 37 santim ile son 14 yılın en yüksek kar yağışı oldu diyebiliriz” ifadelerini kullandı.Yerde bulunan karın erimeyeceğini söyleyen Zekeriya Taştan, “Kar erimeyecek, yetkililer ve ilgililerin ona göre tedbirlerini almalarını tavsiye ederiz. Sıcaklıklar da sıfırın üstüne hiç çıkmayacak. Gece hava sıcaklıkları -5, -6 civarında olacak, gündüz sıcaklık ise en yüksek 0 ile -1 olacak. Dolayısıyla bu sıcaklıkta kar erimesi olmayacağından yağacak kar mevcut karın üstüne düşecek ve kar yüksekliği daha da artabilecektir” diye konuştu.Vatandaşlar ise, Konya Ovası'nda uzun yıllardır kuraklık yaşandığını belirterek, bu kar yağışının kuraklığa çare olacağını söyledi. Konyalı bir esnaf ise, kardan küçük bir kale yaparak Türk bayrağı astı.


Meteoroloji 5 ili 'buzlanma ve don' konusunda uyardı
Malatya, Adıyaman, Elazığ, Tunceli ve Bingöl'de buzlanma ile don bekleniyor.

Meteoroloji 5 ili buzlanma ve don konusunda uyardı
 
Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, havanın yarın sabah saatlerine kadar Elazığ'da çok bulutlu, aralıklı hafif kar yağışlı, Malatya ve Adıyaman'da çok bulutlu, Tunceli ve Bingöl'de de aralıklı kar yağışlı olacağının tahmin edildiği bildirildi.
Rüzgarın kuzey ve kuzeydoğu yönlerinden orta kuvvette esmesinin, sıcaklıkların 1 ila 3 derece artmasının beklendiği aktarılan açıklamada, gece ve sabah saatlerinde don ve buzlanmaya karşı tedbirli olunması uyarısında bulunuldu. 
AA


Samsun dahil 4 ilde FETÖ operasyonu: 30 gözaltı!
Trabzon merkezli, Samsun, Ordu ve İstanbul'da yapılan FETÖ/PDY operasyonu kapsamında 30 kişi gözaltına alındı.
Karı-Koca FETÖ'den Tutuklandı
Trabzon Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekipleri tarafından örgütün Akçaabat İlçesi yapılanmasına yönelik yürütülen operasyon kapsamında Trabzon merkezli Ordu, Samsun ve İstanbul illerini kapsayan 4 ilde aralarında Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) öğretim görevlileri, memur, öğretmen, zabıta, esnaf ve iş adamlarının bulunduğu 30 kişi dün gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahısların sorgusunun sürdüğü kaydedildi.
 
Kocaeli’de 12 kişi FETÖ’den adliyeye sevk edildi
Kocaeli’de 12 kişi FETÖ’den adliyeye sevk edildi
Kocaeli’de FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan 12 kişi adliyeye getirildi.
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Kocaeli ilindeki yapılanmasına yönelik soruşturmasını derinleştiriyor. Bu kapsamda Bylock kullandıkları iddia edilen 12 özel sektör çalışanı Kocaeli Adliyesi’ne getirildi.
Kaynak İHA


Erdoğan'dan El-Bab açıklaması: Toprağa gömeceğiz!
İzmir'in Aliağa ilçesinde Türkiye’nin ilk yüzer LNG Terminali Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "El Bab neredeyse tamamlanmak üzere" dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İZMİR'DE KONUŞTU
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak Aliağa ilçesinde FSRU Projesi (Yüzer LNG Terminali/ Floating Storage and Regasification) açılış törenine katıldı. Törende konuşan Erdoğan terörle mücadelede kararlılık vurgusu yaparak, "Bu terör belasını toprağa gömeceğiz. Hiç endişeniz olmasın.Bakınız şu anda El-Bab. Birileri kuru sıkı atıyor. Dünyayı biz mi kurtaracağız diyor. Kilis'e bomba düşünce neredesin hükümet diyorlar. Kilis'e bomba atanların peşine düşünce 'Dünyayı biz mi kurtaracağız' diyorlar. Bunlar ne saf ya. Sabır sabır sabır anlamadılar. Sadece ülkemizde değil terörün üzerine orada da gideceğiz dedik.  Şimdi El-Bab neredeyse hallolmak üzere." dedi.
İşte o konuşmadan satır başları
"Projelerin şehrimize ülkemize firmalarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Mühendisinden işçisine herkese teşekkür ederim. 6 ayda hizmete alınmış olmasını çok önemli görüyorum. Enerji alanında Türkiye hem tüketiminin artması, hem de geçiş güzergahında olması sebeiyle yeni projelere ihtiyaç duyan bir ülke. 
ENERJİ TALEBİ ARTACAK
Enerji talebi artacaktır. Büyüme hızımızla enerji tüketim oranımız aynı oranda artmıştır. Bu yılki enerji tüketimimiz 2002'den 2 kat daha fazla. Kendi kaynaklarımızı azami şekilde değerlendirirken, alternatif enerji kaynaklarını oluşturuyoruz. Doğalgaz en önemli enerji kaynağı. Elektriğin bir kısmı, ısınma ihtiyacımızı doğalgazla karşılıyoruz. Doğalgazda malesef dışa bağımlıyız. Kaynak çeşitliliğine gitmemiz şart. LNG önemli bu bakımdan. Türkiye 8. sırada yer alıyor. Daha sağlıklı kurmak için LNG yatırımlarına öncelik vermemiz gerekiyor.
NEREDE SIKINTI VARSA ORAYA GİDECEK
10'da birine karşılık gelen arz imkanı sağlıyor. Günde 20 milyon LNG gönderme kapasitesi olan bu tesis ısınma amaçlı tüketim konusunda adeta sigortamız olacak. Sadece Aliağa değil, Karadeniz Akdeniz nerede sıkıntı varsa oraya gidecek. Tesislerini hizmete aldığımız Ege Gaz'a ilave yeni şirketin de çalışmalarının olduğunu biliyoruz. Yeni yatırım hazırlıklarını memnuniyetle karşıladığımı bilmenizi isterim.Bu işler aşkla sevdayla olur, aşkınız sevdanız derdiniz yoksa bunların hiçbiri olmaz. Hep birlikte bu projeleri daha da ileriye taşımakta kararlıyız.
İNSAN YOKSA HİÇ BİRİ YOK
Dünyanın en büyük kuruluşlarına baktığımızda finans, bilişim ve enerji sektörlerini görüyoruz. İlk 10 ekonomiden biri olmak istiyorsak bu sektörlerde söz sahibi olmalıyız. Üretime dayalı sektörlerle baktığımızda birbirini destekleyen sektörler. Bizim petrol ve doğalgazımız olmayabilir. Biz Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmeye kararlıyız, inanıyoruz. Bizim genç insan gücümüz önemli. Ekonomide diğerleri insanın türevidir. Sermaye ve emek insanın türevidir. İnsan yoksa bunların hiçbiri yoktur. Birliğimizi beraberliğimizi ortaya koyarak bu hedefe ulaşabiliriz.
İKİ UNSUR VAR: İSTİKRAR VE GÜVEN
Başarıda iki unsur vardır. İstikrar ve güven. Son zamanlardaki saldırılar bunlara yöneliktir. Kalkınmadan uzaklaştırıp kısır gündemler için, bu oyunlara gelmeyeceğiz. Deşifre ettik. Son 3,5 yıldır kesintisiz bir şekilde sosyal çalkantıdan teröre her türlü yol denendi biz kalkınma gündememizden asla kopmadık. Cumhuriyet tarihinde 2 geçiş vardı. Biz 3 geçiş sığdırdık. Biri Fatih Sultan Mehmet, biri Marmaray, biri de Avrasya Tüneli. Bunlar dertli ve aşık olursanız yapabileceğiniz işlerdir. İş bilenin kılıç kuşananın. İstanbul'un iki yakasını 5. defa birbirine bağlamış olduk. Diğer bir konu İzmir'le İstanbul'u bağlamak onu da yaptık. Osman Gazi Köprüsü... Bir başka heyecan ve aşk duyduk. Tamamen bitince 3 saat. Zamanla yarışmak budur. Bu olmazsa hiçbir şeyin anlamı yok. Bu adımların gazetede okuyorum 'Arkadaşına çayı hazırla geliyorum, diyor. Şaka yapıyorsun diyor. Şaka yapmıyorum Avrasya Tüneli'ndeyim' diyor. Bu günleri de gördük.
TORAĞA GÖMECEĞİZ
Bu terör belasını toprağa gömeceğiz. Hiç endişeniz olmasın.Bakınız şu anda El-Bab. Birileri kuru sıkı atıyor. Dünyayı biz mi kurtaracağız diyor. Kilis'e bomba düşünce neredesin hükümet diyorlar. Kilis'e bomba atanların peşine düşünce 'Dünyayı biz mi kurtaracağız' diyorlar. Bunlar ne saf ya. Sabır sabır sabır anlamadılar. Sadece ülkemizde değil terörün üzerine orada da gideceğiz dedik.  Şimdi El-Bab neredeyse hallolmak üzere.
PAZARTESİ ILGAZ TÜNELİ DE AÇILACAK
Daha dün yatırım bedeli 4 milyon lira olan projelerden oluşan Sayın Bakanımız ve Başbakanımızla Ankara'da açılışını gerçekleştirdik. İnşallah pazartesi günü Kastamonu, Çankırı, Ilgaz Tüneli'nin açılışı yapılacak. Toplamda 13 kilometreye yakın. Dağları deldik ya. Ferhat olursan Şirin'e gidersin. Millet Şirin, bir Ferhat olduk Ferhat. Kış mevsiminde oralardan geçmek mümkün değildi. Bizi 2023'e taşıyacak olan bu projelerdir. Bir yandan terörle mücadeleyi sürdürürken kalkınma gündemimizi sıkı sıkıya takip edeceğiz."
 

ASÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin Asıl olan başarıların artarak devam etmesidir
Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin, gerek akademik çalışmalara yoğunlaşabilmek, gerekse idari görevleri geniş bir tabana yaymak için yapılan görev değişimlerini birer bayrak yarışı olarak görmek gerektiğini söyledi.

Asıl olan başarıların artarak devam etmesidir
 
Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin, gerek akademik çalışmalara yoğunlaşabilmek, gerekse idari görevleri geniş bir tabana yaymak için yapılan görev değişimlerini birer bayrak yarışı olarak görmek gerektiğini söyledi.
Rektör Şahin, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürlüğüne atanan Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şen ile kısa süre önce göreve başlayan Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semih Ekercin’i ziyaret ederek başarı ve tebrik dileklerini iletti.
İdari görevlerin geniş bir tabana yayılması noktasında adımlar attıklarını kaydeden Prof. Şahin, “Görev değişimleri birer bayrak yarışıdır ve asıl olan üniversitenin akademik ve toplumsal fayda manasında ürettiği başarılı çalışmaların artarak devam etmesidir. Doç. Dr. Ömer Köse Hocamız, ekibiyle birlikte yaptığı çalışmalarla Yabancı Diller Yüksekokulu’nun kurumsal kimlik kazanmasına önemli katkılar sundu.
Kendisine hizmetlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Müdürlük görevine atanan Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şen Hocamıza da yeni vazifesinde başarılar diliyor, kendisini tebrik ediyorum” dedi.
Doç. Dr. Ömer Köse ve Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şen de, Rektör Şahin’e çalışmalara sunduğu katkılar münasebetiyle teşekkür ettiler. Tören, çiçek takdimlerinin ardından sona erdi.
Öte yandan ASÜ Rektörü Şahin, kısa süre önce Mühendislik Fakültesi Dekanlığına atanan ve görevine başlayan Prof. Dr. Semih Ekercin’i ziyaret ederek “Hayırlı olsun” dileklerinde bulundu. Bu ziyarete, Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Melayib Bilgin de katıldı..
Kaynak HaberAksaray
 

Aksaray'da Eğitime Kar Engeli
Aksaray'da, kar yağışının ardından oluşan buzlanma nedeniyle il genelinde eğitime yarın ara verildiği bildirildi.

Aksaray'da Eğitime Kar Engeli, System.String[]
 
Aksaray'da, kar yağışının ardından oluşan buzlanma nedeniyle il genelinde eğitime yarın ara verildiği bildirildi.
 
İl Milli Eğitim Müdürü Hacı Ömer Kartal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sabah etkili olan kar yağışının ardından oluşan buzlanma nedeniyle kent genelinde eğiti


Fırtına nedeniyle 2 TIR devrildi
İskenderun ilçesinde şiddetli fırtına nedeniyle 2 TIR devrildi, elektrik direkleri ve MOBESE kameraları hasar gördü. Kaymakamlık ilçedeki okulların yarın da tatil edildiğini duyurdu
Hatay'ın İskenderun ilçesindeki kuvvetli fırtına nedeniyle 2 TIR devrilirken, elektrik direkleri ve MOBESE kameraları da zarar gördü.İlçede dünden bu yana etkili olan ve şiddetini giderek artıran fırtına hayatı olumsuz etkiledi.İskenderun-Adana Otobanı'nda fırtına nedeniyle 2 TIR devrildi. Modern Evler Mahallesi'nde bulunan elektrik direklerinin de büküldüğü gözlendi.Bazı ağaçların kökünden sökülerek yolları kapatmasına neden olan fırtına nedeniyle, bazı MOBESE kameralarının da zarar gördüğü görüldü.Fırtına nedeniyle 6 kişinin yaralandığı da öğrenildi.
Bu arada, İskenderun Kaymakamlığı da ilçedeki okulların yarın da tatil edildiğini duyurdu.
Kaynak AA


Kar Tatili Uzatıldı
Konya'da Şelçuk Üniversitesi’nde Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde Cuma günü de tatil 
Yoğun kar yağışının etkili olduğu Konya merkezde ve birçok ilçede eğitim-öğretime cuma günü de ara verildi.

Selçuk Üniversitesi Yarın Da Tatil
 
Konya'da yoğun kar yağışı etkisini sürdürüyor. Meteoroloji'den yapılan açıklamada yağışlı havanın cuma günü de devam edeceği belirtildi. Bunun üzerine Konya'daki kar tatili uzatıldı.
Merkez Selçuklu, Meram ve Karatay İlçelerinde ilk ve orta dereceli okullarda eğitime cuma günü de ara verildi.
Ayrıca Ahırlı, Altınekin, Akören, Akşehir, Beyşehir, Bozkır, Cihanbeyli, Çeltik, Çumra, Derbent, Derebucak, Doğanhisar, Emirgazi, Güneysınır, Hadim, Hüyük, Ilgın, Kadınhanı, Karapınar, Kulu, Sarayönü, Seydişehir, Taşkent, Tuzlukçu, Yalıhüyük ve Yunak ilçelerinde de kar yağışı ve buzlanma nedeniyle cuma günü okullar tatil edildi.
Halkapınar ilçesinde ise sadece taşımalı eğitim öğrencileri için eğitime 1 gün ara verildi.
Ayrıca il genelindeki tüm kamu kurum ve kuruluşlarında cuma günü hamileler ve engellilerin bir gün süreyle idari izinli sayılacağı belirtildi.
 
Selçuk Üniversitesi Yarın Da Tatil
Yoğun kar yağışı yüzünden Selçuk Üniversitesi'nin yarında tatil olduğu duyuruldu.
Yoğun kar yağışı yüzünden Selçuk Üniversitesi'nin yarında tatil olduğu duyuruldu. Yapılan açıklamada, "Yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle 23 Aralık 2016 Cuma günü Üniversitemiz genelinde (Silifke - Taşucu MYO hariç) eğitim-öğretime 1 gün süreyle ara verilmiştir. Tüm öğrencilerimize duyurulur" denildi. 
 
Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde Cuma günü de tatil
Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörlüğünden yapılan açıklama şöyle:
Soğuk hava ve kar yağışı nedeniyle 23 Aralık Cuma günü de tüm yerleşkelerimizde (Seydişehir ve Ereğli de dahil) eğitim-öğretime 1 (bir) gün daha ara verilmiştir.
Not: Engelli ve hamile akademik- idari personelimiz de yine idari izinlidir.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörlüğü
 

 

Yoğun Kar Uyarısı 21.12.2016 www.brisin.tr.gg


Konya İçin Yoğun Kar Uyarısı

Konya, Karaman, Aksaray ve Niğde genelinde, yoğun kar yağışı ile yer yer kuvvetli rüzgarın neden olabileceği olumsuz şartlara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli olmaları uyarısı yapıldı.Meteoroloji 8. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada, bölgede hava sıcaklıklığının mevsim normalleri altında seyredeceği, beklenen yoğun kar yağışının cuma gününe kadar devam edeceği ifade edildi.Yoğun kar yağışı ve kuvvetli rüzgarın neden olabileceği olumsuz şartlara karşı dikkatli olunması uyarısı yapılan açıklamada, rüzgarın kuzey yönlerden yer yer kuvvetli eseceği tahmin edildi.Öte yandan, vatandaşlar buzlanma, ulaşımda aksamalar ve çatı uçması risklerine karşı uyarıldı.


Konya'daki üniversitelerde eğitime kar engeli! 

Konya'daki üniversitelerde eğitime kar engeli!
 
Necmettin Erbakan (NEÜ) ve Selçuk Üniversitesinde (SÜ) kar yağışı nedeniyle eğitim öğretime bir gün (perşembe), KTO Karatay Üniversitesi'nde ise 2 gün (perşembe-cuma) süreyle eğitime ara verildi.
NEÜ'den yapılan açıklamada, hava muhalefeti nedeniyle perşembe günü tüm yerleşkelerde (Seydişehir ve Ereğli de dahil) eğitim-öğretime 1 gün süre ile ara verildiği açıklandı.
Engelli ve hamile idari personel de idari izinli sayılacak.
 
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ
Selçuk Üniversitesi rektörlüğü, olumsuz hava koşulları nedeniyle perşembe günü üniversite genelinde (Silifke - Taşucu MYO hariç) eğitim-öğretime 1 gün (perşembe) süreyle ara verildiğini duyurdu. 
 
KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ
Konya’da yaşanan aşırı don ve buzlanma nedeniyle KTO-Karatay Üniversitesinde 22-23 Aralık 2016 (Perşembe, Cuma) tarihlerinde eğitim-öğretime 2 gün süreyle ara verildi.
Kaynak Konhaber
 
 
Konya ve Karaman'da eğitime kar engeli

Karaman'da eğitime kar engeli
 
Yoğun Kar Yağışı Nedeniyle Konya'da Okullar Tatil Edildi
Yoğun kar yağışı nedeniyle 22.12.2016 Perşembe günü ilk ve orta dereceli tüm okullarda eğitim ve öğretime bir (1) gün ara verildi.İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre;Derbent, Karatay, Meram ve Selçuklu İlçelerimizde yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle 22.12.2016 Perşembe günü ilk ve orta dereceli tüm okullarda eğitim ve öğretime bir (1) gün ara verilmiştir.Ayrıca hamile ve engelli çalışanlarda (1) gün idari izinli sayılmıştır. İfadelerine yer verildi.
Karaman'da eğitime kar engeli Karaman'da yoğun kar yağışı beklenmesi nedeniyle, bugün ve yarın okullarda eğitim öğretim yapılmayacak.
İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, ilde yoğun kar yağışı ve tipi beklenmesi nedeniyle, İl Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla, kent genelindeki tüm okullarda bugün öğleden sonra ve yarın eğitime ara verildiği belirtildi.


İnegöllü gençlerden jandarmaya 'ihbarlı sürpriz'
Bursa'nın İnegöl İlçesi'nde bir grup genç, asılsız kavga ihbarıyla mahalleye çağırdıkları jandarma ekiplerini bayraklarla karşılayıp moral verdiler.

İnegöllü gençlerden jandarmaya 'ihbarlı sürpriz'
 
Beşiktaş'taki hain terör saldırısında 44 mensubunu şehit veren polislere, İnegöl  Saime Sultan Mesleki ve Teknik Lisesi öğrencilerinin hazırladığı sürprizin benzerini, Kayseri'deki kalleşçe eylemde 14 silah arkadaşını şehit veren Mehmetçiğe yaptı. İnegöl İlçesi'ne bağlı Hayriye Mahallesi gençleri jandarma ekiplerine bu zor günlerinde sürpriz  hazırladı. Kavga ihbarı yapılınca yola çıkan İnegöl Jandarma Komutanlığı ekipleri, mahalle girişinde gençler tarafından meşaleler, dev Türk Bayrakları ve sloganlar ile karşılandı. Kısa süreli şaşkınlığın ardından 'Şehitler ölmez vatan bölünmez' sloganları eşliğinde Türk bayrağının altından geçen jandarma, mahalle sakinlerinin şehitler için okuttuğu mevlide de dinleyip, dua etti. 


 
Mahalle sakinleri adına konuşan Hakan Özdemir, "Geçen hafta İstanbul'da, bugün de Kayseri'de hain saldırı sonucu şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyorum. Şehitlerimiz için mahalle sakinleri olarak mevlit okuttuk, dualar yaptık. Son iki hain saldırının ardından herkes gerilmiş durumda. Önümüze çıkan hainler olursa, gereken cezayı vermeye hazırız. Artık ok yaydan çıkmış durumda. Bizi bölemeyecekler. Biz 15 Temmuz'da olduğu gibi her zaman devletimizin yanında olacağız. Kahpece, şerefsizce, insan kılığına girmiş hainlerin yaptıkları yanlarına kalmayacaktır" dedi.
Kaynak DHA


Avrasya Tüneli hizmete açıldı
Avrasya Tüneli, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım ve çok sayıda yabancı konuğun katılımıyla hizmete açıldı.

Avrasya Tüneli hizmete açıldı
 
Asya ile Avrupa kıtasını deniz tabanının altından karayoluyla birleştirecek Avrasya Tüneli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve çok sayıda yabancı konuğun katılımıyla hizmete açıldı.
İstanbul'un ulaşım sorununa köklü çözüm üretecek tünelin hizmete alınmasıyla İstanbul'un iki yakası arasındaki mesafe, 15 dakikada geçilebilecek. 
Avrasya Tüneli, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım, aralarında cumhurbaşkanı, başbakan, bakan ve büyükelçilerin de bulunduğu çok sayıda yabancı konuğun katılımıyla törenle hizmete açıldı.
Vatandaşlar saatler önce alanı doldurdu
Boğazın iki yakasını iki katlı kara yoluyla denizin altından birbirine bağlayan Avrasya Tüneli'nin açılışı öncesinde, vatandaşlar tören alanını saatler önce doldurdu. 
Avrasya Tüneli'nin Kazlıçeşme girişinde düzenlenecek tören öncesinde, alana Türk bayrakları ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın dev posterleri asıldı. 
Alana vatandaşlar için mobil mescit, tuvalet ve sağlık alanları kuruldu. Vatandaşlar kendilerine ayrılan bölüme arama noktalarından geçerek alındı. Bu esnada vatandaşlara Türk bayrağının yanı sıra Türk bayrağı logolu atkı, bere, eldiven dağıtıldı.
Törene katılanlar "Millet direndi, Türkiye kazandı", "Gençlik Reis'in yanında", "Korkma kaderin üstünde de bir kader vardır", "Hangi çılgın darbe yapacakmış şaşarım" şeklinde yazıların bulunduğu dövizler taşıdı. Alanda zaman zaman "Şehitler ölmez vatan bölünmez", "Kahrolsun PKK" sloganları atıldı. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Gürcistan Başbakanı Giorgi Kvirikaşvili tören alanına gelerek, vatandaşları selamladı. 
TBMM Başkanı İsmail Kahraman, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Yardımcıları Nurettin Canikli, Mehmet Şimşek ve Veysi Kaynak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı, Mehdi Eker, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan ve belediye başkanları da törene katıldı.


Boğazın iki yakası deniz altından bağlandı
Konuşmaların ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, bakanlar ve yabancı konukların katılımıyla boğazın iki yakasını iki katlı kara yoluyla denizin altından birbirine bağlayan Avrasya Tüneli'nin açılış kurdelesi kesildi.


Ablalar İfade Veriyor

Ablalar İfade Veriyor
 
FETÖ/PDY Tavas davasında bugün ablaların sorgusu yapılıyor. Tavas Adile Hanımlar Derneği’nin yöneticisi olan kadınların sorgusu sürüyor.72 kişinin yargılandığı davada bugün sanıkların savunmalarının bitmesi bekleniyor.
Denizli Tavas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan FETÖ/ PDY iddianamesini kabul eden Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 31'i tutuklu 72 kişinin yargılamasına bugünde devam edildi. 1. Haftasını dolduran  yargılamalarda sanıkların ifade verme süreci devam ediyor.
GÖSYAŞLARINA BOĞULDU
FETÖ  Tavas davasında bugün  Adile Hanımlar Derneği yöneticilerinin ve tutuksuz sanıkların  sorgulamaları gerçekleştiriliyor.  Savunmalarını yapan sanıkların Adile Hanımlar Derneği’ne üye olurken örgüt ile bağlantılarını bilmediklerini  yalnızca  Kur’an-ı Kerim okumak ve dini sohbetlerde bulunmak için  derneğe gittiklerini söyledi. Sanıklardan Fatma  D. ise  neye imza attığını bilmeden dernek başkanı olduğunu söyledi. İki yıl arayla çocuklarını kaybettiğini ve onların acısını yaşarken dernek başkanı olduğunu ileri sürerek, bir imza ile dernek başkanı olduğunu söyleyen Fatma D.savunmasını yaparken gözyaşlarına boğuldu.  Tutuksuz sanıklardan Ayşe K ise fenalaşarak dışarı çıkartıldı. Duruşmanın yapıldığı EGS Kongre ve Kültür Merkezi'nde hazır bekletilen 112 Acil servis ambulansına götürülen Ayşe K, tedavisinin ardından duruşma salonuna tekrar getirildi.
Kaynak Pamukkalehaber



Vali Aktaş, Kayseri’de yaşanan terör saldırısını kınadı

Vali Aktaş, Kayseri’de yaşanan terör saldırısını kınadı
 
Nevşehir Valisi İlhami Aktaş, Kayseri’de yaşanan bombalı terör saldırısı sonrasında yaptığı açıklamada terör saldırısını kınadı.
Vali İlhami Aktaş yaptığı yazılı açıklamada insanlık dışı vahşi terör örgütünün alçakça ve haince düzenlemiş olduğu saldırıyı lanetle kınıyoruz dedi. Vali Aktaş mesajında, "Kayseri Erciyes Üniversitesi önünde çarşı iznine çıkan askerlerimizi hedef alan insanlık dışı vahşi terör örgütünün alçak ve haince düzenlemiş olduğu saldırıyı lanetle kınıyoruz. Unutulmamalıdır ki hiçbir kalleş saldırı, hiçbir hain pusu bizleri birlikte yaşama kararlılığımızdan, vatanın bölünmez bütünlüğünden geri döndürmeyecektir. Bu hain saldırı sonucu şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralanan askerlerimize acil şifalar diliyoruz. Şehit düşen askerlerimizin yakınları başta olmak üzere tüm milletimizin başı sağolsun ifadelerini kullandı.



Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof Şahin: Terör Türkiye’ye Diz Çöktüremeyecek
Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin, terörün Türkiye’ye asla diz çöktüremeyeceğini belirtti.

asü rektörü ile ilgili görsel sonucu
 
Kayseri’de meydana gelen hain terör saldırısını kınayan ve tüm millete başsağlığı dileklerini ileten Rektör Şahin, “Henüz İstanbul’da yaşanan olayın yaralarını sardığımız şu günlerde, Kayseri’den gelen haber hepimizi bir kere daha derinden yaraladı. Terör, bir kere daha hain yüzünü gösterdi ve masum insanları hedef aldı. Ülkenin pek çok alanda ortaya koyduğu ilerlemeyi engellemek ve gelişimini durdurmak isteyenlerin maşası haline gelen terör, milleti korkutmak ve bu korkuyla yeni bir siyasi düzen kurmak istiyor. Ama şu asla unutulmasın ki; insanlarımızın direncini kırmak maksadıyla düzenlenen hiçbir terör saldırısı amacına ulaşamayacaktır. Tarihte de pek çok örneği görüldüğü gibi, terör millete asla diz çöktüremeyecektir. Büyük milletimiz, bu kara günleri Allah’ın izniyle atlatacak ve hainler kendi tuzaklarında boğulacaklardır. Allah milletimize ve devletimize yardım etsin, hepimizin başı sağ olsun” dedi.
ASÜ Rektörü, açıklamasını şu şekilde tamamladı: “Elim olayda kardeşlerimiz şehit oldu. Allah’tan tüm şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza ise acil şifalar diliyorum.”



Çiğdem Karaaslan Kayseri'deki hain bombalı saldırıyı kınadı! 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, Kayseri'de 13 askerin şehit, 55 askerin yaralandığı hain saldırıyı kınayarak, ''Eylemlerin hedefi ülkemizin önünü esmektir. Milletçe bir olacağız, kenetleneceğiz. Sabırlı olacağız ve terörün kökünü kazıyacağız'' dedi.

Çiğdem Karaaslan Kayseri'deki hain bombalı saldırıyı kınadı
 
AK Parti Çevre, Şehir ve Kültürden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, Kayseri’de, çarşı iznine çıkan askerlerin içinde bulunduğu özel halk otobüsüne yönelik gerçekleştirilen ve 13 askerin şehit olduğu hain terör saldırısı nedeniyle kınama mesajı yayımladı.
Karaaslan mesajında şu ifadelere yer verdi,
''Milletimiz geçtiğimiz hafta 44 vatandaşımızı kaybettiğimiz hain saldırını ardından ikinci büyük acıyı yaşıyor. Kayseri Komando Tugay Komutanlığı'ndan izine çıkan er ve erbaşları taşıyan otobüse yönelik düzenlenen bombalı araç hain bir saldırı düzenlendi. Şer odaklarınca düzenlenen bu alçakça ve kalleşçe saldırıyı şiddetle lanetliyorum. Bu tür saldırılar terörle mücadeledeki kararlılığımızdan bizi asla ve asla caydıramayacak. 15 Temmuz'u başaramayanlar Türkiye'yi terörle yıldırmaya çalışıyorlar. Eylemlerin hedefi ülkemizin önünü esmektir. Milletçe bir olacağız, kenetleneceğiz. Sabırlı olacağız ve terörün kökünü kazıyacağız. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza şifa diliyorum. Ülkemizin ve  milletimizin başı sağolsun''
Kaynak: Samsun Kent Haber


Erdoğan'ın Şeb-i Arus töreni programı iptal oldu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Mevlana'nın ölümünün 743'üncü yıldönümü nedeniyle düzenlenen Şeb-i Arus törenlerine katılacağı programı iptal oldu.

Erdoğan'ın Şeb-i Arus töreni programı iptal oldu
 
Konya'da her yıl olduğu gibi bu yıl da Mevlana'nın ölümünün 743'üncü yıl dönümü nedeniyle 7 Aralık'ta başlayan 'Hz. Mevlana'nın 743'üncü Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri' 17 Aralık günü düzenlenecek Şeb-i Arus törenleriyle sona erecek.
Büyükşehir Belediyesi spor ve Kongre Merkezi'nde gerçekleşecek törene, Başbakanlığı döneminden itibaren her yıl katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılması bekleniyordu. Erdoğan'ın, programı iptal oldu. Törene Başbakan Binali Yıldırım'ın katılacak. Başbakan Yıldırım da, Başbakanlık sıfatıyla ilk kez katılacak.
Törene CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da yoğun parti programları nedeniyle katılmayacağı öğrenildi. Her yıl törenlere katılan Kılıçdaroğlu, geçen yıl Mevlana Müzesi'ni ziyaret edip, Mevlana'nın torunlarıyla bir otelde görüşüp, Şeb-i Arus törenlerine katılmadan kentten ayrılmıştı.
Kaynak DHA



Karı-Koca FETÖ'den Tutuklandı

Karı-Koca FETÖ'den Tutuklandı
 
Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması soruşturması kapsamında gözaltına alınan karı-koca tutuklandı.
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, “FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığımızca haklarında soruşturma başlatılan ve öğretmenlikten ihraç edilen Bektaş Bağcı ve ev hanımı Cemile Bağcı Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından Nevşehir Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmiş, yapılan sorgulama neticesinde Nevşehir Sulh Ceza Hakimliğince ayrı ayrı tutuklanmışlardır” denildi. (İHA)


Hakkarili iş adamı 400 bin dolarını TL'ye çevirdi
Hakkarili iş adamı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine banka hesabında bulunan 400 bin dolarını TL'ye çevirdi.

Hakkarili iş adamı 400 bin dolarını TL'ye çevirdi
 
Hakkarili iş adamı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine banka hesabında bulunan 400 bin dolarını TL'ye çevirdi.
Hakkari'de Ölmez Madenciliğin sahibi iş adamı İsmet Ölmez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Dolarlarınızı TL'ye Çevirin" çağrısı üzerine banka hesabında bulunan 400 bin dolarını TL'ye çevirdi. İş adamı Ölmez, dolarları Türk Lirasına dönüştürdüğü 10 adet farklı tutardaki dekontları eline alarak tüm iş adamlarına kampanyaya destek vermeleri çağrısında bulundu. Bankada bulunan 400 bin dolarını, Türk Lirasına çevirdiğini ifade eden Ölmez, bankada daha fazla parasının olması halinde onları da hiç tereddüt etmeden TL'ye çevireceğini söyledi.
"ÜLKENİN EKONOMİSİ İÇİN KAMPANYAYA DESTEK VERDİM"
Hakkari'nin öz kaynaklarıyla üretip yurt dışına ihraç ettiği çinko ve kurşun cevherini ürettiğini ifade eden Ölmez, "Herkesin bildiği gibi 12-13 yıldır bu bölgede maden sektöründe çalışıyoruz. Madenden kazandığımız parayı da burada eritiyoruz. Biz de karınca kararınca Sayın Cumhurbaşkanımızın ulusa seslenişinde yaptığı doları TL'ye çevirin çağrısı üzerine bu kampanyaya destek verdik. Ülkemizin ekonomisine destek vermek üzere banka hesabımdaki 400 bin dolarları TL'ye çevirdim. Şirketin kasalarında ve banka hesabında olan dolarların makbuzlarını da gördüğünüz gibi TL'ye çevirdik" dedi.

Hakkarili iş adamı 400 bin dolarını TL'ye çevirdi
 


FETÖ'nün 'mahrem imamı' yakalandı
Burdur'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) "mahrem imamı" olduğu iddiasıyla aranan zanlının, Kırıkkale'de yakalandığı bildirildi.

FETÖ'nün 'mahrem imamı' yakalandı
 
Burdur Cumhuriyet Başsavcısı Sadi Doğan, yaptığı yazılı açıklamada, İl Emniyet Müdürlüğü ve istihbarat birimlerinin çalışmaları neticesinde, kentte FETÖ'ye yönelik soruşturmaların en önemli isimlerden biri olduğu değerlendirilen A.T'nin Kırıkkale'de yakalandığını kaydetti.
Doğan, zanlının "mahrem imam" sıfatıyla Burdur "il imamı"nın danışmanı ve örgütün kentteki emniyet ve askeri yapılanma sorumlusu olduğunun, FETÖ üyelerini polis ile askeri kolejlere yerleştirdiğinin tespit edildiğini belirtti.
A.T'nin örgüt içinde kod adıyla tanındığına dikkati çeken Doğan, "Hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca 5 ay önce yakalama kararı çıkarılan A.T, Burdur Emniyet Müdürlüğünün başarılı çalışması sonucu Kırıkkale'de yakalanmış olup, Burdur'a getirilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığımızca gerekli talimat verilmiştir." ifadelerini kullandı.
Zanlının, örgütün şifreli haberleşme programı "ByLock"u kullandığının belirlendiğini aktaran Doğan, A.T'nin üzerinde FETÖ'ye ait olduğu değerlendirilen 7 bin 350 dolar ele geçirildiğini bildirdi.
Cumhuriyet Başsavcısı Sadi Doğan, FETÖ'nün Burdur'daki 40 üst düzey sorumlusunun firari olduğunu, bunlardan 15 Temmuz sonrası kenti terk eden bir kısmının Pensilvanya'da, bir kısmının Mozambik'te, bir kısmının da Türk cumhuriyetlerinde bulunduğunun tespit edildiğini, yakalanmaları için çalışmaların titizlikle sürdüğünü kaydetti.
Doğan, FETÖ'nün Burdur'daki yapılanmasını yönettikleri, örgüte kaynak aktardıkları ve örgütsel faaliyetlerde yer aldıkları tespit edilen 10 şüphelinin 1-13 Aralık'ta Burdur, Uşak, İstanbul ve Alanya'da gözaltına alındığını bildirdi.


Ereğli'de FETÖ’den 6 kişi tutuklandı

Ereğli'de FETÖ’den 6 kişi tutuklandı
 
Konya’nın Ereğli ilçesinde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)/Paralel Devlet Yapılanması (PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınan 6 kişi tutuklandı.
Edinilen bilgiye göre, Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, FETÖ/PDY ile bağlantıları olduğu iddia edilen 8 kişiyi gözaltına almıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından dün gece saatlerinde hakim karşısına çıkan 8 şüpheliden M.A., M.T., Ş.Y., A.F., M.K. ve B.A. tutuklanarak Ereğli T Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi. Tutuklananlardan 5'inin esnaf, 1 kişinin ise şoför olduğu öğrenildi. Öte yandan M.S.'nin adli kontrol şartıyla, İ.S.'nin ise savcılıkça serbest bırakıldığı öğrenildi.Kaynak: Ereğli'de FETÖ’den 6 kişi tutuklandı 


 CHP’li Vekile Tepkiler Büyüdü

CHP’Lİ VEKİLE TEPKİLERBÜYÜDÜ
 
CHP Denizli Milletvekili Melike Basmacı'nın İstanbul'daki terör saldırısının ardından paylaştığı, yayın yasağını eleştiren tweet sosyal medyada tepki topladı. 
CHP Milletvekili Melike Basmacı'nın dün gece İstanbul'da meydana gelen bombalı saldırının ardından sosyal medya hesabı Twitter'dan yayınladığı mesaj tepki çekti. Patlamadan kısa bir süre sonra, "Neredeyse patlama olmadan yayın yasağı geldi…" gönderisini paylaşan Basmacı'nın gönderisinin altına 400'den fazla yorum yapıldı.  AK Parti İl Başkanı Necip Filiz de Basmacı'nın paylaşımına tepki göstererek, "Denizli'ye yakışmıyorsunuz" yorumu yaptı. Eleştirilere yine Twitter üzerinden yanıt veren Basmacı, 'Bana hakaret edince her şey düzeliyor olsa keşke' ve 'Ülkemizin istihbaratı çalışıyor olsaydı da patlama olmasaydı. Bu ülke hepimizin' gönderisini paylaştı.CHP Denizli Milletvekili Melike Basmacı, yaptığı yazılı açıklamada da İstanbul'daki terör saldırısını kınadı.
 


Aksaray-Adana karayolunda 36 araç birbirine girdi
Aksaray-Adana karayolunda meydana gelen zincirleme kazaya 36 araç karıştı. Kazada 41 kişi yaralanırken şans eseri can kaybı yaşanmadı.

Aksaray-Adana karayolunda 36 araç birbirine girdi
 
Aksaray-Adana karayolunda, 36 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 41 kişi yaralandı.
Aksaray-Adana karayolunun 40. kilometresi Akçakent köyü yakınlarında, etkili olan kar ve tipi nedeniyle 36 aracın karıştığı trafik kazası meydana geldi.
İhbar üzerine olay yerine Aksaray ve Niğde'den 112 Acil Servis, AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Kazada ilk belirlemelere göre 41 kişi yaralandı.
Yaralılardan 31'i Aksaray Devlet Hastanesi'ne, 10'u ise Niğde Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Kaza nedeniyle Aksaray-Adana karayolunda ulaşım bir süre tek şeritten sağlandı.
Araçları yoldan kaldırma çalışmaları sürüyor.
"Yaralıların hayati tehlikesi yok"
Kazadan sonra olay yerine gelen Aksaray Valisi Aykut Pekmez, yetkililerden bilgi aldı.
Pekmez, yaptığı açıklamada, kar ve tipi nedeniyle 36 aracın karıştığı zincirleme trafik kazası meydana geldiğini belirtti.
Kazada 41 vatandaşın yaralandığını ifade eden Pekmez, şunları kaydetti:
"Kazayı haber alır almaz bütün ekiplerimiz kaza yerine sevk edildi. Niğde ve Konya'dan ambulans talep ettik. Karayolları, AFAD, UMKE, jandarma bütün ekiplerimizle en hızlı şekilde kaza yerine ulaştık. Kazaya karışan araçları bir an önce kaldırarak trafiği sağlamaya çalışacağız. Allah’a şükür ölü yok. Yaralanan vatandaşlarımızın da hayati tehlikesi yok."
Kazaya karışan otobüsten yara almadan kurtulan bir vatandaş, içinde bulunduğu otobüsün kamyona arkadan çarptığını belirterek, "Yol trafiğe kapalıydı. Teker teker geçişe izin vermeye başladılar. Bir anda çığlık duyduk. Otobüs kaymaya başladı. Bizim otobüsümüz kamyona arkadan çarptı. Muavinimiz ağır yaralandı. Daha sonra da arka arkaya diğer araçlar da birbirine çarptı." dedi.
 
 
Konya'daki Fetö/pdy Soruşturmasında 7 Tutuklama

Konya'daki Fetö/pdy Soruşturmasında 7 Tutuklama
 
Adliyeye sevk edilen 17 kamu çalışanından 7'si tutuklandı
Konya'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda gözaltına alınan 17 kamu çalışanından 7'si tutuklandı.Konya 
Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, 5 Aralık'ta haklarında gözaltı kararı verilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalarda,
 2 kişinin daha gözaltına alınmasıyla sayı 17'ye yükseldi.Örgütün kriptolu mesajlaşma uygulaması ByLock kullandıkları iddia edilen 17 kamu çalışanının emniyetteki 
işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen zanlılardan 3'ü savcılık ifadesinin ardından salıverildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan 14 zanlıdan 7'si tutuklandı, 
7'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kaynak:AA
 

 
Sanal alemde terör propagandasına sıkı takip
İstanbul'daki bombalı terör saldırısının ardından sosyal medyada terör örgütü propagandası yaptığı tespit edilen 26 şüpheli gözaltına alındı.

Sanal alemde terör propagandasına sıkı takip
 
İstanbul'daki terör saldırısının ardından terör örgütü propagandası yaptığı tespit edilen 26 şüpheli gözaltına alındı.
Sosyal medyada terör propagandasına 14 gözaltı kararı
AA muhabirinin emniyet yetkililerinden edindiği bilgiye göre, İstanbul'da gerçekleştirilen bombalı terör saldırısının ardından terör propagandası konusunda sosyal medya ve internet siteleri yakın takibe alındı.
Bu doğrultuda siber polisler, terör örgütleri lehine övücü nitelikte paylaşımlarda bulunulduğu gerekçesiyle yapılan 15 bin ihbarı değerlendirerek, 120 farklı hesabı incelemeye aldı.
Suç unsuru tespit edildiği öne sürülen sosyal medya hesapları ile internet sitelerinin sahipleri oldukları değerlendirilen ve kimlik bilgileri belirlenen 26 şüpheliden 8'i İstanbul'da, 7'si Kayseri'de, 11'i de İzmir'de, terörle mücadele ekipleri tarafından gözaltına alındı.
Terör örgütü propagandası yapılan hesaplardan bazılarının, Twitter'dan "@HRSevil, @justinyenutku, @emiranakb, @sokratinkizi, @41ulku41, @berfnkadem, @yagmerecnar, @sportster666, @earonan", Facebook'tan "dgh.DGKH" ve "gurbetekinci" olduğu ifade edildi.
11 kişi yakalanarak emniyete götürüldü
İstanbul'daki terör saldırısı sonrasında sosyal medyada terör örgütü lehine paylaşımlarda bulunduğu gerekçesiyle gözaltına alınanların sayısı 11'e yükseldi. 
Sosyal medyada terör örgütü lehine paylaşımlarda bulunduğu ileri sürülen Volkan Aydemir ve Helin Yılmaz'ı da gözaltına aldı. 
Emniyete götürülen Aydemir ve Yılmaz ile daha önce gözaltına alınan Mücahit Avcı, Berfin Kadem, Beril Özbaş, Filiz Çolak, İbrahim Budak, Şükrü Keskin, Bayram Taşkın, Emirhan Akbulut ve Faruk Akbaş'ın işlemleri devam ediyor. 
Soruşturma kapsamında, hakkında gözaltı kararı bulunan Cem Mumcu'nun ise yurt dışına kaçtığı tespit edildi. 
Polis sanal ortamda da devriye atıyor
Öte yandan, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı bünyesinde 20, yurt genelinde de 100'ün üzerinde polisin sanal ortamda "devriye" attığı öğrenildi.
Siber polislerin, takibe alınan sosyal medya hesaplarına önce erişimi engelledikleri, daha sonra kapatılmasını sağladıkları belirtildi.
Sanal alemde de takipte olduklarını anlayan ve yakalanma korkusu taşıyan şüphelilerin çoğunluğunun yaptıkları paylaşımları kısa süre içerisinde silerek hesaplarını kapattıkları, sanal eylemlerine başka hesaplar açarak devam etmeye çalıştıklarının bilindiği ifade edildi.
Emniyet yetkilileri, bu noktada vatandaşların desteğinin önemli olduğuna dikkati çekerek, terör örgütü yanlısı mesajlar paylaşılan ve terör örgütü propagandası yapılan sosyal medya hesapları ile internet adreslerinin, "siber@egm.gov.tr" ve "siber.onleme.arastirma@egm.gov.tr" mail adreslerine ihbar edilmesini istedi.
Kaynak AA


Cumhurbaşkanı Erdoğan saldırının olduğu noktada
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beşiktaş'ta meydana gelen ve Türkiye'yi yasa boğan terör saldırısının gerçekleştiği noktaya gelerek şehitler için dua etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan saldırının olduğu noktada
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beşiktaş'ta terör saldırısının gerçekleştiği Şehitler Tepesi'nde incelemelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beşiktaş'ta terör saldırısının gerçekleştiği Şehitler Tepesi'nde incelemelerde bulundu. Erdoğan'a İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Enerji Bakanı Berat Albayrak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar ve Beşiktaş Başkanı Fikret Orman eşlik etti. Yetkililerden bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitler için dua etti.

 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a vatandaşlar da sevgi gösterisinde bulundu. Vatandaşları selamlayan Erdoğan, kısa süren ziyaretinin ardından olay yerinden ayrıldı.
Kaynak f5haber


'Meydanları bu kahpelere bırakacakmayacağız
'Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu terör belasıyla, bununla mücadelede milletimin, halkımın sonuna kadar bu mücadeleyi sürdüreceğimizden şüphesi olmasın." dedi. 

Meydanları bu kahpelere bırakacakmayacağız
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'daki terör saldırısında yaralananlara yaptığı ziyaretin sonrasındaki açıklamada, "İşin geneli itibarıyla baktığımız zaman 38 şehidimiz var, 155 yaralı söz konusu fakat burada üzerinde duracağımız en önemli konu; bu terör belasıyla, bununla mücadelede milletimin, halkımın sonuna kadar bu mücadeleyi sürdüreceğimizden şüphesi olmasın." ifadelerini kullandı.
"Biz bu yola çıkarken kefenlerimizi giyerek çıktık"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Eğer bizi bunlarla korkutmayı falan hedefliyorlarsa biz öyle korkup meydanı bu alçaklara, bu kahpelere bırakacak kadar alçalmadık. Biz bu yola çıkarken kefenlerimizi giyerek çıktık. Biz şehadet makamına ermeyi şereflerin en yücesi olarak kabul etmiş bir inancın, bir düşüncenin mensuplarıyız. Onun için de bundan çekinmek diye bir şey söz konusu değil."
Kaynak Trthaber



Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Brüksel'de
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ​AB Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile görüştü.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Brüksel'de
 
Bakan Çavuşoğlu, NATO Dışişleri Bakanları Toplantısına katılmak üzere geldiği Brüksel'de, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Mogherini ile görüştü.
AB Komisyonu binasında yapılan ve 45 dakika süren görüşmede, AB ve Türkiye arasındaki ilişkiler ile Suriye başta olmak üzere bölgesel konular ele alındı.
Çavuşoğlu, görüşmenin ardından dışişleri bakanları toplantısına katılmak üzere NATO karargahına hareket etti.
 


Son dakika... Yunanistan 3 askeri iade etme kararı aldı
Yüzbaşı oldukları belirtilen üç darbeci asker, Yunanistan'ın başkenti Atina'daki temyiz mahkemesinde hakim karşısına çıktı.
Mahkeme heyeti, Türkiye'nin iade talebini haklı buldu. Kararın ardından, darbeci askerlerin Türkiye'ye iadesine ilişkin işlemlere başlanabileceği belirtildi. 
 
Darbeci askerlerse, kararı temyiz etmeye hazırlanıyor.
Aynı mahkeme dün ise 3 firari askerin iadesini reddetmişti. Ancak başsavcı bu karara itiraz etti. Dünkü kararın, Yargıtay düzeyinde bozulabileceği belirtiliyor.
 


Davutoğlu yarın Konya'da
Türkiye Cumhuriyeti 26. Başbakanı ve Konya Milletvekili Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu yarın Konya'ya geliyor.

ahmet davutoğlu ile ilgili görsel sonucu

Türkiye Cumhuriyeti 26. Başbakanı ve Konya Milletvekili Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu yarın Konya'ya geliyor. Davutoğlu'nun katılımları ile KTO Karatay Üniversitesi’nde, “Karatay Sohbetleri” kapsamında “Bilgiden Bilince Üniversite Misyonumuz” konulu sohbet gerçekleştirecek. KTO Karatay Üniversitesi Sosyal Tesisleri'ndeki program saat 10.30'da başlayacakKaynak: Davutoğlu yarın Konya'da 


Son dakika: Süt devinin sahibi gözaltına alındı
Denizli’de polis, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında Aynes Gıda firmasına operasyon düzenledi. Aralarında Yönetim Kurulu üyeleri Nevzat Serin, Mehmet Ali Özkan ile Ayhan Batur’un da bulunduğu 17 kişi gözaltına alındı.

Son dakika: Süt devinin sahibi gözaltına alındı
 
Denizli Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, bugün erken saatlerde Acıpayam İlçesi’nde yaklaşık 1200 kişinin çalıştığı Aynes Süt Fabrikası’na FETÖ/PDY soruşturması kapsamında operasyon düzenledi. Çevik Kuvvet, Terörle Mücadele, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin katıldığı operasyonda polisler, fabrikaya gelerek idari bölüme girdi. Fabrikanın idari bölümünde önlem alan polisler, giriş ve çıkışlara izin vermedi.
Operasyon kapsamında fabrikanın ortakları Nevzat Serin, Mehmet Ali Özkan ile Ayhan Batur’un da aralarında bulunduğu toplam 17 kişi gözaltına alındı, 7 kişi ise aranıyor. Gözaltına alınan kişilerin evlerinde arama yapılırken, fabrikanın idari bölümünde de aramalar sürüyor.
Son dakika: Süt devinin sahibi gözaltına alındı
AK PARTİ İLÇE BAŞKANLIĞI YAPMIŞTI
Gözaltına alınan Mehmet Ali Özkan, daha önce Ak Parti Merkez İlçe Başkanlığı yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlığı döneminde Aynes firmasına gelmiş ve yapılan ek tesisi törenle açmıştı. Ayrıca Aynes firması, 2015 yılında en çok ihracat yapan firmalar için geçtiğimiz günlerde düzenlenen ödül töreninde ödül almıştı. Mehmet Ali Özkan, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin de katıldığı törende ödülünü almıştı.
Kaynak DHA


Samsunlular aynı anda 1 milyon dolar bozdurdu
Aralarında ünlü futbolcu Tanju Çolak'ın da bulunduğu Samsun Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu üyesi kalabalık bir grup, Kağıthane'de bir döviz bürosunda toplanıp toplam 1 Milyon Doları Türk lirasına çevirdi.

Samsunlular aynı anda 1 milyon dolar bozdurdu 2.resim
 
Samsunlular aynı anda 1 milyon dolar bozdurdu 
Bu duruma hazırlıksız yakalanan döviz bürosunda yeterince Türk Lirası bulunmadığı için kalabalık, bir süre döviz bürosu çalışanlarının bankadan para getirmesini beklemek zorunda kaldı.
Samsunlular aynı anda 1 milyon dolar bozdurdu 
Bu sırada ellerinde 1 dolarlık bankonatlar olan bazıları bu parayı ateşe verdi.
DOLARI YAKMAYA GELDİK
"Dolarla dalga geçmeye geldik. Dolar'ı yakmaya geldik. Samsunlular bugün ilk çıkışı yapmışlardır" diyen Tanju Çolak, 80 Bin dolar bozdurdu.
341 Bin Türk Lirasını yanında getirdiği çantaya koyan Çolak herkesi dolarlarını bozdurmaya çağırdı.
SAMSUN YİNE İLK ADIMI ATTI
Samsun'un Kurtuluş Savaşında ilkadımın atıldığı şehir olduğunu hatırlatan Samsun Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu Başkanı Sezgin Gümüş, konfederasyona üye yaklaşık 200 işadamı ve gönüllünün toplam 1 Milyon Doları Türk Lirasına çevirdiğini açıkladı.
 
 
 
CHP'li Çerçioğlu'ndan Türk lirasına destek
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Çerçioğlu, 1071 dolarını Türk lirasına çevirdiği bildirerek, "Herkes aynı bilinçle hareket ederek güçleri oranında destek vermeli." çağrısında bulundu.

CHP'li Çerçioğlu'ndan Türk lirasına destek
 
Açıklamada, görüşlerine yer verilen Çerçioğlu, "Dolara, geldiği yere gitmesi için bir tokat da ben atıyorum. Doların artan değerine karşı Türk lirasına sahip çıkıp ekonomiye destek verilmelidir. Türk ekonomisi güçlüdür. Ekonomimize destek vermemiz lazım. 1071 dolar bozduruyorum. 1071 bizler için çok anlamlı ve önemli bir tarih. Herkes aynı bilinçle hareket ederek güçleri oranında destek vermeli." ifadelerini kullandı.
 


Yunan mahkemesi darbecilerin iadesine karşı çıktı
15 Temmuz darbe girişimi sonrası Yunanistan'a kaçan 8 asker için Türkiye'nin yaptığı talep kısmen sonuçlandı. Yunanistan 3 askerin iade talebini reddetti. Diğer 5 asker hakkında karar yarın verilecek. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık karara tepki göstererek "Atina müttefik dayanışması örneğini göstermeli" diye konuştu.

Yunan mahkemesi darbecilerin iadesine karşı çıktı
 
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Yunanistan'a kaçan darbeci askerlerden 3'ü için karar çıktı. Karara göre Ankara'nın iade talebi reddedildi. 8 darbeci askerden 5'i için ise karar yarın verilecek.
Milli Savuma Bakanı Fikri Işık, konuyla ilgili yaptığı ilk açıklamada; "Beklentimiz terör örgütü üyelerinin iade edilmesi. Mahkemeler terör örgütleri arasında ayrım yapmamalı." dedi.
Işık "Yunanistan, Türkiye ile NATO'da ittifak içerisindedir, NATO müttefikimizdir. Bizim Yunanistan hükümetinden beklentimiz kesinlikle bu FETÖ mensuplarının Türkiye'ye iadesiyle ilgili her türlü gayreti göstermesidir." ifadesini kullandı.
FETÖ'cü askerlerin avukatı Stavroula Tomara, Yunanistan'ın kararından oldukça memnuniyet duyduğunu söyleyerek Yunanistan'ın 3 darbeci askeri Türkiye'ye iade etmemesi gerektiğini ve mahkemenin objektif davrandığını savundu.
FETÖ'cü 8 asker 15 Temmuz'daki darbe girişimini ardından helikopterle Yunanistan'ın Dedeağaç Havalimanı'na giderek sığınma başvurusunda bulunmuştu.
 
 


Aydın’da FETÖ’den 20 kişi tutuklandı
Aydın’da devam eden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturması kapsamında son bir hafta içerisinde adliyeye sevk edilen 32 kişiden 20’si tutuklandı.

Aydın’da FETÖ’den 20 kişi tutuklandı
 
Aydın Valiliği’nden yapılan haftalık bilgilendirmede; “15 Temmuz 2016 tarihinde devletimizin ve milletimizin varlığını birliğini, halkımızın can ve mal güvenliğini, demokrasiyi hedef alan FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik olarak ülkemizde yapılan mücadele kapsamında 28 Kasım - 05 Aralık 2016 tarihleri arasında ilimizde yapılan çalışmalar kamu kurumlarında görevli, 9 personel tutuklanmış, 6 kişi için adli kontrol şartı uygulanmaya başlanmış, 2 kişi ise halen gözaltında altındadır. Ayrıca 27 kişinin aranmasına devam edilmektedir.
Kamu görevlilerinin dışında örgütün finansal kaynaklarına yönelik yapılan operasyonlarda 11 şahıs tutuklanmış, 4 kişi adli kontrol şartı uygulanmaya başlanmış 2 kişi serbest bırakılmıştır. Ayrıca halen 141 kişinin aranmasına devam edilmektedir” denildi.
Kaynak İHA


Ebru Yaşar, 10 Bin Dolarını Bozdurup Dekontunu Paylaştı

İlgili resim
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Dövizleri bozdurup Türk Lirası ve altına yatırım yapın" çağrısına sanat camiasından ilk destek Ebru Yaşar'dan geldi.
Diyarbakırlı işadamı Necat Gülseven ile 24 Haziran 2015'te dünyaevine giren şarkıcı Ebru Yaşar, 10 bin dolarını bozdurup, banka dekontunu da Instagram hesabından paylaştı.
 
"ÜLKEMİZ İÇİN DÖVİZ BOZDURALIM"
Ünlü şarkıcı fotoğrafın altına "#ulkemızicindovizbozduralim" ve "#TurkLiramizadegerkataliım" hashtag'lerini de ekledi.
İşte Ebru Yaşar'ın o paylaşımı; 
 
 


Göktürk-1 uydusu fırlatıldı
Türk Silahlı Kuvvetlerinin(TSK) hedef istihbaratına yönelik uydu görüntüsü ihtiyacını karşılayacak Göktürk-1 uydusu, Fransız Guyanası'ndan fırlatıldı.

Türkiye'de ilk! Göktürk-1 uydusu fırlatıldı
 
TSK'nın hedef istihbaratına yönelik uydu görüntüsü ihtiyacını karşılayacak Göktürk-1 Uydusu'nun montaj ve entegrasyon faaliyetleri, proje yüklenicisi Telespazio (İtalya)-Thales Alenia Space (Fransa) tarafından Fransa'nın Cannes şehrindeki tesislerde gerçekleştirildi.
TUSAŞ Akıncı yerleşkesinde yer alan, Türkiye'nin ilk Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test (USET) Merkezinde çevresel testleri yapılan uydu, yörüngesine fırlatılmak üzere Fransız Guyanası'nda bulunan Koruou Fırlatma Merkezine gönderildi.
Uydu, 5 Aralık'ta Türkiye saatiyle 16.51'de uzaya fırlatıldı.
İLK SİNYAL FIRLATMANIN ARDINDAN 68. DAKİKADA ALINACAK


 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katılımıyla Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı ev sahipliğinde TUSAŞ Akıncı tesislerinde düzenlenecek törende fırlatma anı canlı izlenebilecek.
Alçak irtifa dünya yörüngesine oturacak olan uydu, fırlatmanın ardından 57. dakikada roketten ayrılacak, 59. dakikada güneş panellerini açacak. Uydudan ilk sinyal, fırlatmanın ardından 68. dakikada alınacak.
Yaklaşık 90 dakikada dünya çevresinde bir tur atacak uydunun, yılda 60 binden fazla görüntü çekmesi öngörülüyor. Uydu, Türkiye üzerinden her geçişinde dünyanın çeşitli bölgelerinden aldığı fotoğraf ve görüntüleri, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Uydu Yer İstasyonuna aktaracak.
Dünyadaki benzerlerine göre oldukça yüksek çözünürlükte görüntüler aktaracak uydu, kamu kurum ve kuruluşları için çevre ve yapılaşmanın izlenmesi, tarımsal rekolte tespiti, belediyecilik uygulamaları, sınır kontrolü, kadastro faaliyetleri gibi birçok alanda uzaktan algılama görevleri yapılabilecek.


FETÖ'den tutuklanan eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın tahliye edildi
FETÖ'nün mülkiye yapılanmasına ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, tahliye edildi.



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcılarından Mehmet Şenay Baygın tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 3 Eylül'de tutuklanan Çapkın'ın avukatı Fahrettin Kocagöz, dün nöbetçi İstanbul 14. Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurarak, müvekkilinin tutukluluğuna itiraz etti.
Avukat Kocagöz, itiraz ve tahliye talepli dilekçesinde, müvekkilinin emekli olduğu gerekçesiyle serbest bırakılmasını istedi.
Talebi değerlendiren hakimlik, "emekli olması ve atılı suçun tutukluluk haliyle orantılı bulunmaması" gerekçesiyle Çapkın'ın tahliyesine hükmederken, şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağından oluşan adli kontrol tedbiri uygulanmasını kararlaştırdı.
Çapkın'ın avukatı Kocagöz, tahliye kararının ardından yaptığı yazılı açıklamada, müvekkilinin, 40 yıla aşkın süre milletine sadakatle hizmet ettiğini aktararak, müvekkilinin bu terör örgütü ve üyeleriyle yasa dışı herhangi bir birlikteliği olmadığının bu kararla tescillendiğini savundu.
FETÖ'nün mülkiye yapılanması soruşturması kapsamında, eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, 7 merkez valisi, 1 vali yardımcısı ve 3 kaymakam olmak üzere toplam 12 şüpheli tutuklanmıştı.
Hüseyin Avni Mutlu'nun verdiği ifade doğrultusunda 30 Ağustos tarihinde İzmir Çeşme'de gözaltına alınan Çapkın, 3 Eylül'de tutuklanmış ve tüm malvarlığına el konulmuştu.
Kaynak Ntv.com.tr

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti'den CHP bildirisi için suç duyurusu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti CHP'nin yayımladığı bildiriyle ilgili suç duyurusunda bulundu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve CHP Parti Meclisi üyeleri hakkında, 6 Kasım'daki Parti Meclisi toplantısının ardından yayımlanan bildiride kullanılan ifadeler nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına "Cumhurbaşkanına hakaret"ten suç duyurusunda bulundu.
Konuyla ilgili AK Parti'den ise Genel Sekreter Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül yaptı.
Twitter hesabından açıklama yapan Gül, CHP Parti Meclisi bildirisinin hakaret ve iftiralarla dolu olduğunu söyledi.
Gül, "PM bildirisine karşı AK Parti olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuştur" dedi.
Kaynak Ntv.com.tr

FETÖ ile mücadelede madalya alan komutan FETÖ'den gözaltında
FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma kapsamında, aralarında görevden uzaklaştırılan eski İl Jandarma Komutanı Albay Bilal Güvenir'in de bulunduğu 8 asker gözaltına alındı.

FETÖ ile mücadelede madalya alan komutan FETÖden gözaltında

Düzce'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında 8 asker gözaltına alındı.
Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla aralarında görevden uzaklaştırılan eski İl Jandarma Komutanı Albay Bilal Güvenir'in de bulunduğu şüphelilerin adreslerinde arama yapıldı.
Aramalarda bazı belge ve dokümanlara el konuldu, 8 asker gözaltına alındı.
Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Türkiye Harp Malulü, Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Düzce Şubesi üyeleri ile şehit yakınları ve gaziler, İl Jandarma Komutanı Albay Bilal Güvenir’e , Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasındaki tutumu dolayısıyla övünç madalyası verdi. Kaynak AA

Selimiye Kışlası'ndaki esrarengiz sivil
Darbe gecesi İstanbul'daki 1. Ordu Karargâhının bulunduğu Selimiye Kışlası'na sivil bir araç girdi. Araçtaki siviller beş saat boyunca kışlada kaldı. Savcılığın tespitine göre, kışlaya girenlerden birisinin hem ByLock, hem de Eagle kullanıcısı olması 'sıradan biri' olmadığını gösteriyor.

Selimiye Kışlası'ndaki esrarengiz sivil

İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili İsmail Uçar'ın koordinesinde yürütülen darbe soruşturması kapsamında yapılan incelemelerde, darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi, kışlaya giren bir sivil araç tespit edildi. Geçen ay yapılan tespit sonucu darbe gecesi 21.30 sularında kışlaya giren aracın plakası belirlendi. Görüntülerde sivil aracın içinde 4 kişi olduğu bilgisine de ulaşıldı.
Yapılan çalışmalarda aracın kiralık olduğu belirlendi. Bakırköy'deki bir araç kiralama şirketinden kiralandığını tespit eden emniyet, kiralayan şirketin sahibini sorguladı. Sorgu sonucu aracı kiralayan kişinin F.S. olduğu belirlendi.
Gülen'in okulunda yetişti
Gülen'in Türkmenistan'daki okulunda Türk Dili ve Edebiyatı okuyan, darbe girişimi sürecinde İstanbul'da bir inşaat firmasında sorumlu olarak çalışan F.S., Üsküdar'daki evinde gözaltına alındı. Bazı ifadeler ve telefon sinyalleri tespitleri sonucunda darbe girişimi gecesi yaklaşık 5 saat kışlada kaldığı belirlenen F.S. sorgulandı.
Darbe sabahı memleketi Kahramanmaraş'tan İstanbul'a geldiği belirlenen sivil F.S. ifadesinde, "Eşim hamile olduğu için aracı kiraladım. Doktora falan giderken lazım oluyordu" dedi.
Selimiye'deki askerin ismini verdi
Kiralık aracın darbe gecesi 1. Ordu Komutanlığı'na neden gittiği sorusu üzerine F.S, kışla içindeki bir istihbaratçının ismini verdi. F.S.'nin verdiği isim, 1. Ordu'daki İstihbarat Başkanlığı'nda görevli astsubay E.S. idi. F.S., kiraladığı aracı darbe günü İstanbul'a geldikten sonra istihbarat astsubayı E.S.'ye verdiğini belirtti ve "E.S. köylümdür. Araç lâzım olduğunu söyledi. Ben de emanet olarak verdim. Çocukluk arkadaşım olduğu için verdim" dedi. Ancak sivil F.S darbe gecesi giren araçta kendisinin olmadığını iddia etti.
Bu ifade üzerine askeri istihbarat görevlisi E.S. de gözaltına alındı. Sorgulanan E.S. ifadesinde bilgi vermekten kaçındı. Aracı, lâzım olduğu için F.S.'den emanet aldığını söyleyen E.S., "Ancak bir samimiyetim yok. Uzaktan tanırım" dedi.
İstihbaratçı E.S., aracı kullanan kişinin kendisi olduğunu söyledi. Ancak, kışlaya girerken araçtaki diğer üç kişinin ismini vermedi. F.S.'nin darbe gecesi kışlada olup olmadığı yönündeki soruya da yanıt vermedi. Savcılık dosyasındaki istihbari bilgilere göre araçtaki diğer üç kişiden biri F.S. idi.
Telefonunda Bylock ve Eagle vardı
Savcılık, kışlada bulunan F. S.'nin bağlantılarını incelemeye aldı. İncelemede, F.S.'nin telefonunun darbe gecesi saat 21.30'dan sonra yaklaşık 5 saat süreyle 1. Ordu'dan sinyal verdiği saptandı. Ayrıca, F.S.'nin, Gülen örgütüne mensup kişilerle geçmişte yaptığı telefon görüşmeleri de tespit edildi.
Yapılan incelemede, F.S.'nin telefonunda Gülen örgütünün iç haberleşme için kullandığı Bylock programının yüklü olduğu, Bylock listesinde adı bulunan F.S.'nin, Bylock'tan deşifre olmasının ardından örgütün diğer gizli yazışma programı ‘Eagle'ı kullandığı, ancak, iki programın da daha sonra telefondan silindiği belirlendi.
Bu duruma ilişkin soru üzerine F.S.,"Bu programları daha önce internette gördüm. Merak ettiğim için indirdim. Ancak daha sonra sildim" dediği öğrenildi.
F.S.'nin özellikle Eagle programı üzerinden yaptığı yazışmalara ulaşılmaya çalışılıyor.
Bylock ve Eagle programlarını kullandığı tespit edilen F.S.'nin, ‘İstanbul'daki askerlerden sorumlu imam veya abi' olduğu yönünde istihbari bilgiler mevcut. Savcılık, eldeki veriler ışığında, F.S.'nin darbe gecesi "İstanbul'daki kalkışmayı yönetmekle görevlendirilen sivil isimlerden biri" olduğunu düşünüyor. Hem F.S., hem de askeri istihbaratta görevli E.S. soruşturma kapsamında tutuklu. İki isim de yeni bilgilere ulaşıldıkça zaman zaman yeniden sorgulanıyor.
(Selahattin Günday/Al Jazeera Türk)

Dürümüne iddiaya girdi 50 kilo verdi
MANİSA'daki bir özel hastanede görev yapan beslenme ve diyet uzmanı 24 yaşındaki Ceyna Uysal, üniversite yıllarında kendisi gibi kilolu arkadaşlarıyla dürümüne girdiği iddianın ardından azmiyle yıllar içerisinde 50 kilo birden zayıfladı. 65 kiloya düşen Ceyna Uysal, şimdi hastaları için çaba harcıyor..

Dürümüne iddiaya girdi 50 kilo verdi

Manisa Sekiz Eylül Hastanesi'nde beslenme ve Diyet uzmanı olarak görev yapan Ceyna Uysal, verdiği kilolarla hastalarına örnek oldu. Uysal, üniversite yıllarının başında kendisi gibi iki kilolu arkadaşıyla zayıflama konusunda dürümüne iddiaya girdi. Uysal azmi sayesinde, 115 kilodan, 65 kiloya kadar düştü. Yıllar içerisinde 50 kilo zayıflayan Uysal, bu yıl İstanbul Bilgi ÜniversitesiBeslenme Diyetitik Bölümü'nden mezun olup, beslenme ve diyet uzmanı olarak görev yapmaya başladı. Kilolu bir çocukluk ve gençlik döneminin ardından 65 kiloya düşüp beslenme ve diyet uzmanı olan Uysal, tek amacının kilolu hastaların ameliyat olmadan zayıflamasını sağlamak olduğunu söyledi..



"HERKES BENİMLE DALGA GEÇİYORDU"
Kilo vermenin aslında zor olmadığını ve vatandaşların da aşırı kilolarından korkmaması gerektiğini belirten Uysal, kilo problemi yaşayan kişilere de önerilerde bulundu. Kilo vermede sağlıklı beslenme ve sporun önemine dikkat çeken Uysal, "Önceden herkes benimle dalga geçiyordu. Kilolarımdan etkilenerek, diyetisyen olmaya karar verdim. Üniversiteye başladığımda 115 kiloydum. Azmim saneyesinde iki arkadaşımla girdiğim iddia sonucunda 50 kilo birden verdim. Kilo verdikten sonra en yakın arkadaşlarım bile beni tanıyamaz oldu. Kilo vermek için önce sağlam bir irade ile 'Ben kilo vereceğim' diyerek, olayı kafada bitirmemiz lazım. Bu konuda da sabırlı olmamız gerekiyor. Diyet ömürlük olmalı, öyle bir hafta içerisinde başlanan ve bitirilen diyetler şeklinde kesinlikle olmamalı. Özellikle spor yaşamımızın bir parçası haline getirilmesi gerekiyor" diye konuştu.
Kaynak Haberseyret.com

'Terör saldırısı olacak insanlar ölecek ama hiç acımıyorum'
Kahramanmaraş'ta balkona düşen yastığın ele verdiği 4 örgüt üyesinden olan FETÖ'nün 'Emir' kod adlı dershaneler bölge sorumlusunun telefonunda, örgütün gizli haberleşme yazılımı Eagle olduğu belirlendi. Buradaki yazışmalarda FETÖ'cü hainlerin, Güneydoğu'da yapılan terör saldırılarını önceden haber aldıkları belirlenirken, "İnsanlar ölecek ama zerre kadar acımıyorum" sözleri hainlerin ne kadar acımasız olduklarını bir kez daha ortaya koydu.

FETÖ-PKK ortaklığı Eagle kayıtlarında
 
Geçen hafta Onikişubat ilçesindeki bir evde yastık kavgası yapan üniversiteli gençlerin alt kattaki balkona düşürdüğü yastık, FETÖ'nün dershaneler bölge sorumlusu Mustafa Tatlı (40) da dahil 4 kişiyi yakalattı. Tatlı'nın pencereden atarak imha etmeye çalıştığı cep telefonunu inceleyen ekipler, telefonda örgütün gizli haberleşme yazılımı Eagle olduğunu belirledi.
'EVE KAPANIN'
Tatlı'nın cep telefonundaki, 'Özlem' ve 'Zafer' kod adlı 2 örgüt üyesinin yazışmalarıysa, PKK ile FETÖ arasındaki kanlı işbirliğini ortaya koydu. FETÖ'cü hainlerin, Güneydoğu'da yapılacak terör saldırılarını önceden haber aldıkları belirlendi. Özlem kod adlı örgüt üyesinin, "İnsanlar ölecek ama zerre kadar acımıyorum" sözleri ise ne kadar acımasız olduklarını bir kez daha gösterdi.
2 örgüt üyesi arasında geçen o konuşmalar şöyle:
 
Zafer: Bu hafta yaklaşık 6 Kürt kanalı kapatıldı. Anlıyorsun de mi?
Özlem: Anladım anladım. O zaman savaş yakın.
Zafer: Yani. Muhalif kanal kalmadı. Daha ciddi bir şey var. Onu diyemem. Eğer o başlarsa ihtiyaçlarınızı alıp evinize girin. Ve kapınızı sürgüleyin. Dışarı çıkmayın.
 
 
'BENDE VİCDAN KALMADI'
Özlem: Hayırlısı olsun. Tarih var mı?
Zafer: Tarih yok ama yakın.
Özlem: Çok iyi.
Zafer: Çok iyi mi? Hocam, insanlar ölecek.
Özlem: Yapacak bir şey yok
Zafer: Benim Urfa'da, Mardin'de akrabalarım var.
Özlem: Allah'ın lütfu içeridekiler korunacak. Benim de Urfa'da teyzem var. Antep'te var.
Zafer: Merkezde mi?
Özlem: Evet. Yani bir şekilde olacaktı bu hocam. Ben zerre kadar acımıyorum desem...
Zafer: Yani haklısınız. Ama yine de vicdan var.
Özlem: Valla vicdansızım. İnsanın canı yanınca böyle oluyormuş.
Zafer: Hocam emin olun bende de vicdan kalmadı.
 
 
'HAZRETİ ALİ VE HAZRETİ FATIMA YARDIMA GELDİ ' YALANI
Mustafa Tatlı'nın, Eagle sisteminde 'Bir abinin eşinin rüyası' başlığıyla yazdığı mesajda ise şunlar yazılı: "Van'daki kolejin önündelermiş ama okulun dışı granitten duvarla örülü şekilde. Eşim acaba içeri nasıl gireriz diye düşünürken Hazreti Fatıma anamız gelmiş başlamış baltayla vurmaya ama kıramamış. Tam o esnada Hazreti Ali gelmiş okulun tepesine çıkmış ve elindeki baltayı vurmaya başlamış. 3 vuruşta granit kırılmış tüm veliler okula girmiş. Eşim, oğlumun sınıfına girmiş. Bakmış ki oğlum arkadaşlarıyla birlikte. Rabbim tez zamanda hasretleri bitirsin inşallah." FETÖ imamı Tatlı başka bir paylaşımında ise Ankara'da yakalanan bir gazetecinin cezaevinde gördüğü rüyayı anlatıp, örgüt üyelerini motive etmeye çalıştı.
RÜYA İLE MOTİVASYON
Mustafa Tatlı'nın yakalandığından habersiz olan 2 örgüt üyesinin yaptığı Eagle yazışmaları da Kahramanmaraş polisi tarafından an be an takip edildi. 'Özlem' ve 'Nur' kod adlı FETÖ üyelerinin sohbetinde, rüya yorumlarıyla birbirlerini motive etmeye çalıştıkları görüldü.
Nur: Rüyamda cemaatle namaz kıldığımı gördüm. Müezzinlik yapıyordun. Daha sonra kısa tespihatlar yapıyordum.
Özlem: Bu durumun olmayışına üzülüyorsun. Bu sıkıntılardan kurtulacağımızı göstermiş az kaldı. Yardım yakın. Tekrardan o günleri yaşayacaksınız topluca. Çok güzel bir rüya görmüşsünüz.
Kaynak: Sabah Gazetesi


İzmirde müezzine saldıranlar hakkında flaş karar
Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Narlıdere Kutlu Yalvaç Camisi’nde müezzine saldıran iki kişiden biri tutuklandı, diğeri serbest kaldı.

İzmirde müezzine saldıranlar hakkında flaş karar
 
İzmir'de, Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz gecesi sela okuyan Narlıdere Kutlu Yalvaç Camisi müezzininin darp edilmesine ilişkin soruşturmada haklarında yakalama kararı çıkartılan şüphelilerle ilgili önemli bir karar çıktı.
Yeni deliller ortaya çıkmasının ardından, daha önce serbest bırakılan ve yakalama kararı doğrultusunda gözaltına alınan A.C. ve P.D., İzmir Adliyesine gönderildi. A.C. çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, P.D ise serbest bırakıldı. Firari İ.C.'nin ise yurt dışında olduğunun belirlendiği bildirildi.
Narlıdere Kutlu Yalvaç Camisinin müezzini Mehmet Kuzgun, 15 Temmuz gecesi sela okuması üzerine camiye gelen bazı kişilerce tartaklanması ve giriş kapısının camlarının kırılması anları, güvenlik kamerasına yansımıştı. Olayların ardından biri kadın üç kişi gözaltına alınmış ardından da serbest bırakılmıştı. Daha sonra yaşanan gelişmeler ve gelen tepkiler üzerine ise şahıslar hakkında yeniden gözaltı kararı çıkmıştı.
 


FETÖ'nün eski Çankırı "il imamı" tutuklandı
Çankırı'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski Çankırı "il imamı" olduğu öne sürülen Muzaffer Vural, tutuklandı.

Elazığ'da 13 polis gözaltına alındı
 
Çankırı Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan Vural, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye getirildi.
Emniyette ve savcılıkta ifade vermeyen Vural, tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkemede de ifade vermeyen Vural, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Çankırı'da FETÖ/PDY'nin sağlık yapılanmasına yönelik mart ayında yapılan operasyonda 14 kişi gözaltına alınmış, zanlılardan biri tutuklanmış, diğerleri serbest bırakılmıştı. Çankırı'daki FETÖ'ye ait bir şirkette 2009-2013 yılları arasında üst düzey yöneticilik yapan Vural, operasyon kapsamında eski "il imamı" olduğu iddiasıyla 7 aydır aranıyordu. Vural, geçen hafta Ankara'da  gözaltına alınarak Çankırı'ya getirilmişt


Opçin, Uslu ve Özsoy hakkında yakalama kararı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen FETÖ'nün darbe girişimine yönelik soruşturma kapsamında Tuncay Opçin, Emre Uslu ve Osman Özsoy hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Opçin, Uslu ve Özsoy hakkında yakalama kararı
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine yönelik soruşturma kapsamında Tuncay Opçin, Emre Uslu ve Osman Özsoy hakkında darbe girişimi öncesinde görsel ve sosyal medyada darbeye zemin hazırladıkları ve darbe girişimi sırasında da karşı çıkılmaması konusunda açıklama yaptıkları iddiasıyla ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme'' suçundan yakalama kararı çıkarılmasına hükmedildi.
İstanbul Cumhuriyet Basşavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Can Tuncay tarafından yürütülen FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında yeni bir gelişme yaşandı.
Soruşturmayı yürüten savcılık, 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde görsel ve sosyal medyada darbeye zemin hazırladıkları, darbe girişimi gecesi ise darbeye karşı konulmamasını yönünde açıklama yaptıkları iddiasıyla haklarında birden çok soruşturma bulunan ve tüm çağrılara rağmen ifade vermeye gelmeyen, firari konumda oldukları anlaşılan Tuncay Opçin, Emre Uslu ve Osman Özsoy hakkında ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme'' suçundan yakalama kararı çıkarılmasını talep etti.
Talebi değerlendiren İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği, firari şüpheliler Opçin, Uslu ve Özsoy hakkında ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme'' suçundan yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti.
Kaynak AA



Başörtülü kadın komiser
Polise de başörtüsü serbestisinin gelmesinin ardından, İzmir'de ilk kez bir kadın polis başörtülü olarak görüntülendi.

 
İzmir Bayraklı Adliyesi'nde alınan güvenlik tedbirleri kapsamında, Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli adını açıklamayan başörtülü kadın komiser dikkati çekti.
Başörtülü kadın komiser, elinde telsizle adliyeyinin etrafını dolaşıp, kendisine bağlı olan timi yönlendirdi.
Kaynak DHA
 

 

'Bizi astsubaylar tutuklamasın' diyen albaya tokat gibi cevap

'Bizi astsubaylar tutuklamasın' diyen albaya tokat gibi cevap ile ilgili görsel sonucu
15 Temmuz gecesi FETÖ'cü askerler tarafından başlatılan darbe girişiminin başarısız olmasıyla teslim olan bir darbeci albayın 'Bizi astsubaylar tutuklamasın' sözüne başka bir komutan tokat gibi cevap verdi.
Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikleri'nde teslim olan general ve hemen yanındaki albaya plastik kelepçeyi bir astsubay taktı. Görüntülerde albayın "Mümkün olursa bizi rütbemize uygun kişiler tutuklarsa sizler kelepçeleyin. Astsubaya yaptırmayın" dediği görülüyor. Albaya cevap ise şöyle geliyor: "Albayın ağzını da bağlayın."

 
 
Restoran zinciri sahibi FETÖ'den tutuklandı
Soruşturma kapsamında serbest bırakılmalarına yapılan itiraz mahkemece kabul edilen ve haklarında yakalama kararı çıkarılan 9 şüpheli arasında bulunan, restoran zinciri sahibi Ahmet Tuzlu tutuklandı.

Restoran zinciri sahibi FETÖ'den tutuklandı
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) iş dünyası yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında serbest bırakılmalarına savcılıkça yapılan itiraz mahkemece kabul edilen ve haklarında yakalama kararı çıkarılan 9 şüpheli arasında bulunan restoran zinciri sahibi Ahmet Tuzlu tutuklandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Başsavcıvekili İsmail Uçar tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Tuzlu'nun, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda çıkarıldığı nöbetçi İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği'nde, hakkındaki yakalama kararı yüzüne okunarak tutuklandığı öğrenildi.
Yakalaması olan şüphelilerden Cahit Durmaz, Özlem Rukiye Kartal Üçüncü ve TUSKON Başkan Yardımcısı Rana Tezcan Açıkgöz bir süre önce tutuklanmış, şüphelilerden Güllüoğlu baklavalarının sahibi Nejat Güllü ise delil durumunun lehine değişme ihtimali göz önüne alınarak adli kontrolle serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında 40'a yakın şüpheli, tutuklu bulunuyor. 
Kaynak AA
 
Erdoğan: 15 Temmuz resmi tatil olacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan 27. Muhtarlar buluşmasında 15 Temmuz'un resmi tatil olacağını açıkladı.

erdoğan muhtarlar buluşması.jpg
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan 27. Muhtarlar buluşmasında önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan Lozan'ın bir zafer olmadığını söylerken, konuşmasının sonunda 15 Temmuz'un resmi tatil olacağını söyledi.
Erdoğan: Bu darbecilerin hesaplayamadıkları bir şey vardı: Millet. 15 Temmuz aynı zamanda bir terör saldırısıydı. 
15 Temmuz topraklarımızın işgali söz konusuydu. İşte bu millet buna izin vermedi. Benim milletim çok aziz. Şu çılgın Türkler diyor ya. İşte bizim milletimiz çılgın Türkler'dir. 
LOZAN DİYE ZAFER Mİ OLUR?
1921'de Sevr'i bize dayattılar. 1923'te bize Lozan'ı dayattılar. Bu mu zafer? Birileri bize Lozan'ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Bağırsan sesimizin duyulacağı adaları verdik. Oralar bizimdi. Oralarda bizim hala camilerimiz var. Ama şu anda hala Ege'de kıta sahanlığı ne olacak diye konuşuyoruz. Hala bunun mücadelesini veriyoruz. İşte o anlaşmada masaya oturanlar sebebiyle. O masaya oturanlar o anlaşmanın hakkını veremediler. Veremedikleri için bunun sıkıntısını yaşıyoruz. Bu darbe başarılı olsaydı Sevr'i dahi arayacak noktada olurduk.
KILIÇDAROĞLU NASİBİNİ ALMAMIŞ
Yeni bir BM kurmalıyız. 193 ülkenin temsil edildiği bir BM güvenlik konseyi oluşturmamız lazım.  Ana muhalefet genel başkanı diyor ki, BM konuşmasını izledim. Sanki muhtarlara konuşuyor" diyor. Sonra diyorlar ki 14 yılda bu ülkede iktidar değişmiyor. Bu anamuhalefet başkanı nasibini almamış. 
15 TEMMUZ RESMİ TATİL
Her 15 Temmuz, Şehit ve Gaziler günü olarak tatil ilan edildi.
 



İşte darbecilere silah veren hain
Ege Ordusunu işgal için giden örgüt üyelerine silahları veren Eski Maltepe Askeri Lisesi Komutanı Canpolat ile 6 kişi adliyeye sevk edildi.
 
Fetullahçı Terör Örgütü Paralel devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyelerinin 15temmuz gecesi yaptıkları ihanetin detayları ortaya çıkmaya devam ediyor.
ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Star muhabirinin edindiği bilgiye göre, 15 Temmuz gecesi Maltepe Askeri Lisesi Komutanı Albay Kadir Canpolat, emrinde bulunan 6 örgüt üyesine silahları teslim ettikten sonra Ege Ordusu Komutanını gözaltına almaları talimatını veren Maltepe Lisesi eski komutanı albay Kadir Canpolat ile 6 rütbeli asker adliyeye sevk edildi.Fetullahçı Terör Örgütü Paralel devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyelerinin 15temmuz gecesi yaptıkları ihanetin detayları ortaya çıkmaya devam ediyor.
İTİZ ARAŞTIRMA ORTAYA ÇIKARDI
 
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlarla Mücadele Bürosunun Fetullahçı Terör Örgütü Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PYD) üyelerine yönelik başlattığı soruşturma kapsamında, Maltepe Askeri Lisesi eski komutanı Canpolat'ın emrinde çalışan Üstteğmenler Bilgin Kaçar ve Zekeriya Özcanoğlu, Yüzbaşı Mehmet Emin Önde, Teğmen Nuri Türkalp Başçavuş Şahin Öztürk ve Uzman Çavuş Gökhan Gök'ü izinli olmalarına rağmen Maltepe Askeri Lisesine çağırarak, eğitim elbisesi giymeleri, ardından silah deposunu açarak otomatik silahlar ile çok miktarda mühimmat vererek Ege Ordu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep'in gözaltına alınma talimatını verdiği İzmir Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ekiplerinin yaptığı titiz araştırma sonucunda ortaya çıktı.
Önceki gün gerçekleşen operasyonda gözaltına alınan örgüt üyelerinin Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemlerin tamamlanmasının ardından geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk erdildi Ege Ordu Komutanı Orgeneral Abdullah Reçep'i 15 temmuz günü aldığı tedbirlerden dolayı kendisini gözaltına almak için gelen örgüt üyeleri yakalanarak gözaltına alınmıştı. 
Kaynak : Stargazetesi



Siirt Baro Başkanı'na FETÖ gözaltısı
FETÖ soruşturması kapsamında 10 adrese düzenlenen operasyonda 10 kişi gözaltına alındı.

Siirt Baro Başkanı'na FETÖ gözaltısı
 
Siirt'te Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik düzenlenen operasyonda Baro Başkanı Mehmet Cemal Acar ve infaz koruma memurlarının da aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alındı.
Edinilen bilgilere göre, Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen FETÖ soruşturması çerçevesinde İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde 10 ayrı adrese eş zamanlı operasyon yapıldı.
Operasyonda, haklarında yakalama kararı çıkartılan Baro Başkanı Mehmet Cemal Acar ve infaz koruma memurlarının da aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.
Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalar sürüyor.
 
 
Elazığ'da 13 polis gözaltına alındı
ELAZIĞ merkezli 7 ilde eş zamanlı yapılan FETÖ/PDY operasyonunda yakalama kararı verilen 20 şüpheli polisten 13’ü gözaltına alındı. 7 polis aranıyor.

Elazığ'da 13 polis gözaltına alındı
 
Elazığ Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince FETÖ/PDY kapsamında yürütülen soruşturma kapsamında bugün saat 06.00 sıralarında Elazığ merkezli Osmaniye, Antalya, Ankara, Düzce, Bingöl ve Nevşehir illerinde operasyon yapıldığı belirtildi. Açıklamada şöyle denildi:
"Operasyon neticesinde, 670 ve 672 sayılı KHK ile meslekten çıkarılan ve daha önce görevden uzaklaştırılan haklarında arama, yakalama ve gözaltına alma kararı çıkarılmış olan 20 şüpheli şahıstan 13'ü yakalanarak gözaltına alınmış olup 7 şüpheli şahsın yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Ayrıca şüpheli şahısların ikamet ve araçlarında yapılan arama neticesinde önem arz eden 2 adet F serisi 1 Dolar ele geçirilmiş ve ayrıca aralarında Emniyet Müdürünün de olduğu 10 şüpheli şahısta Bylock uygulamasına rastlanılmıştır. Soruşturma ile ilgili çalışmalar devam etmekte olup Elazığ Emniyet Müdürlüğü olarak her türlü suç ve suçluyla mücadelemiz aralıksız devam edecektir."
Gözaltına alınan polisler, sağlık kontrolü için Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesinde getirilerek yapılan kontrollerinin ardından sorgulanmak üzere Emniyet müdürlüğüne götürüldü.
Kaynah f5haber


Türkiye 164’üncüsüydü puanı sıfırlandı
LYS’de 487 puan alıp Türkiye genelinde 164. olan İzmirli Eda Nur Çelik (17), bir ay sonra puanının sıfırlanmasıyla ortada kaldı. 

Türkiye 164’üncüsüydü puanı sıfırlandı
 
Habertürk'ten Mehmet İnmez'in haberine göre; İzmir-Buca'dan Eda Nur Çelik (17), 13 Mart 2016'da girdiği YGS-4 sınavından 468 puanla, Türkiye genelinde 164’üncü oldu. Haziran ayında yapılan LYS’den de 487 puan alan Çelik, Türkiye genelinde 13. olarak büyük bir başarı elde etti. 
İzmir Ekonomi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Mütercim Tercümanlık (İngilizce) Bölümü’ne tam burslu olarak kabul edilen Çelik, 15 Ağustos’ta üniversiteden gelen bir telefonla şoke oldu. Üniversite yönetimi, sistemde yüzde 100 değil, yüzde 25 burslu olarak kayıtlı gözüktüğünü, bölüm olarak Meslek Yüksekokulu Uygulamalı İngilizce Çevirmenlik Bölümü’ne kaydının yapıldığını bildirdi.
"FETÖ KURBANI OLABİLİR"
Üniversite görevlisinin söylediklerine inanamayan Çelik, babası Mehmet Ali Çelik’le beraber eve giderek tekrar ÖSYM’nin sitesine girdi. Sitede puanlarının ilk açıklandığı haliyle durduğunu gören öğrenci, ailesinin yardımıyla sonuçları kameraya aldı. Bir gün sonra tekrar ÖSYM’nin internet sitesine giren Çelik, bu kez YGS’den aldığı 468 puanının 298’e, LYS’den aldığı 487 puanının ise sıfıra düştüğünü gördü. 
'DAVA AÇACAĞIM'
ÖSYM başkanlığına başvuran ancak sonuç alamayan baba Mehmet Ali Çelik, “ÖSYM’nin sitesinden bir öğrencinin puanı nasıl değiştirilir, anlamış değiliz. Kızıma bu tuzağı kuranlar ortaya çıkartılmalı. Kızım FETÖ’cülerin kurbanı olabilir. ÖSYM içerisindeki devleti zor duruma düşürmek isteyen grup, öğrencileri mağdur ederek, devleti kötülemek istemiştir. Dava açacağım” diye konuştu.
'HAYATIMI KARARTTILAR'
büyük başarı elde eden Eda Nur Çelik de, “Hayatımı kararttılar. Bütün emeklerim boşa gitti. Benim aldığım notları nasıl sıfırlarlar? Cumhurbaşkanı’ndan sesimi duymasını istiyorum. Tek güvencemiz elimizde bulunan sınav sonuçları ve çektiğimiz görüntüler. İnşallah bu delillerle gasp ettikleri puanları geri alacağım” dedi. 
ÖSYM yetkilileri de, kendilerine sözlü ve yazılı şikâyeti olduğunu, iddianın incelendiğini ve araştırma sonrası öğrenci velisinin bilgilendirileceğini söyledi.
 
 


Kars'ta FETÖ  soruşturmasında 3'ü tutuklama
Kars'ta, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe  girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, adliyeye sevk edilen 14 kişiden, 3'ü  tutuklandı.

Kars'ta adliyeye sevk edilen 3 asker tutuklandı
 
Alınan bilgiye göre, soruşturmayı yürüten Kars Cumhuriyet  Başsavcılığının talimatı doğrultusunda, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince  Sarıkamış 9. Komando Tugayı ile 14 Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında gözaltına  alınan askerlerden 13'ünün ve gözaltında bulunan bir polisin emniyetteki  işlemleri tamamlandı. 
Sağlık kontrolü sonrası adliyeye çıkarılan zanlılardan 2 asker ile 1  polis sevk edildikleri sulh ceza hakimliğince tutuklandı. 11 kişi ise adli  kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Gözaltındaki 2 askeri personelin işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
 



Eski futbolcular serbest bırakıldı
FETÖ/PDY'nin "futbol yapılanmasına" yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski Galatasaraylı futbolcular Uğur Tütüneker ve İsmail Demiriz, hakimlik sorgusunun ardından serbest bırakıldı.
 
Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) "futbol yapılanmasına" yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski Galatasaraylı futbolcular Uğur Tütüneker ve İsmail Demiriz, hakimlik sorgusunun ardından haklarında yurtdışına çıkış yasağı getirilerek serbest bırakıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mehmet Şenay Baygın tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Tütüneker ve Demiriz'in hakimlik sorgusu tamamlandı.
İstanbul nöbetçi sulh ceza hakimliği, Tütüneker ve Demiriz, adli kontrol hükümleri kapsamında haklarında yurtdışına çıkış yasağı getirerek serbest bırakılmasına hükmetti.
Kaynak AA


9 FETÖ'cünün 'plan semineri'
Genelkurmay Stratejik Dönüşüm Dairesi Başkanlığı’nın ‘darbe planının merkezi’ olarak çalıştığı ortaya çıktı.

9 FETÖ'cünün 'plan semineri'
 
Ankara Başsavcılığı’nın yürüttüğü FETÖ’cü darbe girişimi soruşturmasında önemli tespitlere ulaşıldı.
Soruşturma dosyasına 2 ayrı liste girdi. 9’ar kişiden oluşan listelerde, darbe girişiminde aktif rol alanlara dikkat çekildi. İlk liste, darbenin beyin takımında yer alan ve TSK’dan ihraç edilip tutuklanan Tümgeneral Mehmet Dişli’nin başında bulunduğu Stratejik Dönüşüm Daire Başkanlığı’nda görev alanlardan oluşuyor.
Listede, Dişli’nin altında görev yapan FETÖ’cülerin 1’i ölü, 2’si firari, diğer 5’i ise tutuklu olarak yer alıyor. Bu isimler şöyle: Proje Geliştirme Şube Müdürü K. Albay Doğan Öztürk (tutuklu), Strateji İzleme ve Araştırma Şubesi’nden K. Binbaşı Bülent Kaya (firari), K. Binbaşı Yusuf Yenidağ (firari), K. Binbaşı Zekeriya Açıkgöz (öldü), Başçavuş Suat Sağlam (tutuklu), K. Albay Zeki Demir (tutuklu), Yarbay Lütfullah Taşyumruk (tutuklu) ve K. Binbaşı Ahmet Durmaz (tutuklu).
DİŞLİ İÇİN KURULDU
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’nin kardeşi olan Dişli, Hulusi Akar’ın Genelkurmay Başkanı olduğu 2015 YAŞ’ında tümgeneralliğe terfi edip Genelkurmay Stratejik Dönüşüm Dairesi Başkanı oldu. Bu daire Dişli için özel kuruldu, ordunun dönüşüm stratejisini hazırlamakla görevlendirildi. Ancak savcılık Dişli ve ekibinin, ‘dönüşüm’ adı altında darbenin stratejisine çalıştığına dair bilgilere ulaştı. Genelkurmay Başkanı Akar’ı darbe bildirisini imzalaması için ikna etmeye çalıştığı ortaya çıkan Dişli ifadesinde, “4 yıldır Proje Değişim Dönüşüm Dairesi’nde çalışıyorum. Bugün de (19 Temmuz) bu planı Cumhurbaşkanı’mıza arz edecektim. Benim FETÖ ile bağlantım yoktur” dedi.
GÜLER’İN ETRAFINDAKİ İHANET ÇEMBERİ
İkinci listede, o gece Karargâh’ta rehin alınan Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler’in 9 kişilik yakın çalışma ekibi yer alıyor. Savcılık, ekibin tümünün FETÖ’cü olduğu ve darbede aktif görev aldıkları tespitine ulaştı. Bu isimler şöyle: Özel Sekreter K. Yarbay Bünyamin Tuner, Özel Sekreter Tank K. Binbaşı Vahap Kavaker, Özel Sekreter Yardımcısı K. Binbaşı Recep Özkan, Emir Subayı Binbaşı Mehmet Akkurt, Emir Subayı Yardımcısı Fatih Ekici, Koruma Astsubayı Lütfi Karaca, Koruma Personelleri Başçavuş Yusuf Yalçın, Üstçavuş Uğur Kent ve Üstçavuş Murat Bingöl. Yaşar Güler’i yere yatırarak, derdest eden Binbaşı Akkurt Karargâh’taki çatışmada öldürülmüştü.
Kaynak Habertürk



'Akıncı'ya 1 ton mermi götürdüm'
FETÖ darbe girişimiminde tutuklanan ve TSK'dan ihraç edilen Pilot Binbaşı Deniz Aldemir'in ifadesine ulaşıldı.

'Akıncı'ya 1 ton mermi götürdüm'
 
FETÖ’nün darbe girişiminde Ankara’da kullanılan helikopterlerden birinin pilotu Deniz Aldemir, Harp Okulu’ndan aldığı öğrencileri Genelkurmay’a indirdiğini söyledi.
Aldemir, o gece helikoptere Çankırı'dan 1 ton piyade ve makinalı tüfek mermisi yüklendiğini belirterek "Emre uymayarak mühimmatı Akıncı'ya götürdüm” dedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturmada tutuklanan ve TSK'dan ihraç edilen Pilot Binbaşı Deniz Aldemir'in ifadesine ulaşıldı.
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve 15 Temmuz'a ilişkin itiraflarda bulunan Aldemir, Kara Havacılık Komutanı Ünsal Coşkun, Kurmay Başkanı Mehmet Şahin, Alay Komutan Yardımcısı Yarbay Halil Gül ile polis ve sivilleri “vurun” emrini veren Taarruz Helikopter Tabur Komutanı Özcan Karacan'ın darbe girişiminde aktif rol aldığını söyledi.
SALDIRI OLACAK
Askeri lise sınavlarına girmeden önce ortaokulda örgütle tanıştığını anlatan Aldemir, darbeye ilişkin şu bilgileri verdi: “2016 Mayıs ayı içerisinde görev yaptığım Güvercinlik Üssünde Yarbay Mehmet Şahin, Yarbay Halil Gül, Yarbay Özcan Karacan isimli rütbeliler, Güvercinlik ve Genelkurmaya saldırı olacağını ve bizim görevimizin de helikopterleri güvenli bir şeklinde Akıncı Üssü'ne götürmek olduğunu konuşuyorlardı.
15 Temmuz günü de akşam saatlerine doğru alay komutanımız olan Albay Fevzi Okan, Kara Kuvvetleri Komutanının (KKK) geleceğini, yeni gelen bir yük helikopteri hakkında bizden bilgi alacağını ve bizim ikinci bir emre kadar kışladan çıkamayacağımızı emretti. Beraberindeki heyetle Güvercinlik'e gelen KKK Salih Zeki Çolak, CH47 tipi helikopter hakkında brifing aldı.
AKINCI'YA GÖTÜRDÜK
“Daha sonra bu heyet kameriyeye oturup çay içtiler. Özel aracıma binerek gitmek istediğim sırada kışla nöbetçi amiri olan Yarbay Karacan ve Albay Gül, Orgeneral Çolak ayrılmadan çıkamayacağımı belirterek, birlik içerisinde beklememi emretti. Nöbetçi amirliğimde beklediğim sırada Karacan, Genelkurmay'a saldırı olduğunu, Güvercinlik Üssü'ne yapılacağını söyleyerek hava araçlarını Akıncı Hava Üssü'ne götürmemizi emretti. Bunun üzerine Skorsky, Cougar, ATAK, Kobra tipi helikopterleri Akıncı Üssü'ne götürdük.”
EMRE UYMADIM
“Yarbay Karacan beni arayarak Çankırı'dan mühimmat getirme emrini verdi. Çankırı'da gideceğimiz yeri öğrendikten sonra havalandık ve bir tepede 2 panelli bir birliğe iniş yaptık. Motor susturarak oradan kaçmayı düşündüm ancak 1 astsubay ve 6-7 er vardı, erlerin bir kısmı da silahlı idi. O nedenle motoru susturmaya çekindim.
Yarbay Sezgin Uyanık'ın da halinden, tavrından ve konuşmalarından kaçmak istediğini anlamıştım. Bu askerler yaklaşık bir ton 7.62 piyade ve makinalı tüfek mermisini helikoptere yüklediler. Genelkurmay'a indirme emri verilen mühimmatla beraber havalandık.
Ancak biz bu darbenin aleti olmamak adına verilen emir uymayarak mühimmatı Akıncı Hava Üssü'ne götürdük. Helikopterden çıktıktan sonra bekleyen pilotlara bana sivil kıyafet vermelerini istedim. Bunları giydikten sonra yoldan geçen aracı binbaşı Rıza Akıncı ile beraber durdurduk ve nizamiyeye kadar gittik.”
İFADE VERDİM
“Biz tam çıkarken Yarbay Murat Kale, bize arabasının anahtarını uzatarak, aracının eşine lazım olduğunu, kendisine teslim etmemizi söyledi. Bizim için de çok iyi bir fırsat olduğu için bu araçla Akıncı Üssü'nden ayrıldık ve ilk önce aracı Yarbay Murat Kale'nin eşine teslim ettik. Daha sonra Binbaşı Rıza Akıncı ile birlikte benim evime gittik. Sivil kıyafetlerimi giydikten sonra da Binbaşı Akıncı ile birlikte alaya giderek Alay Komutanım Fevzi Okan'a anlattım. Güvercinlik içerisinde bulunan askeri savcıya ifademi verdim ama o savcıya çekindiğim için Fetullah Gülenci yapılanma ile ilgili herhangi bir şey söylemedim.”
Genelkurmay'a öğrenci taşıdım
Aldemir ifadesinde şunları anlattı: “Akıncı Üssü'nde görevli Yarbay Uğur Kapan'ın Harp Okulundan personeli alarak Genelkurmay'a indirmemizi emretmesi üzerine Yarbay Sezgin Uyanık ve ben Cougar, Yüzbaşı Zafer Dolu ve Binbaşı Rıza Akıncı de Cougar, Yarbay Halil Gül ve ismini bilmediğim yardımcısı da S tipi helikopteri havalandırarak Harp Okulu'na indirdik.
Harp Okulu'ndan askeri personeli aldık biraz ilerisinde bulunan Genelkurmay'a indirdik. Gördüğüm kadarıyla bu şahıslar Harp Okulu öğrencileri idi. Ve bunlar piyade silahları ile silahlandırılmıştı.
Yarbay Halil Gül bize helikopterleri havalandırarak tekrardan Harp Okulundan personel getirmemizi istedi. Bu esnada bir savaş uçağının geçtiğini, Genelkurmay'ın içerisinde de tankların ve zırhlı araçların olduğunu gördüm. Ve bunun bir askeri darbe olduğuna kanaat getirdim. Bende bunun üzerine Halil Gül'ün verdiği emre uymayarak, kullandığım Cougar'ı Güvercinlik Hava Üssü'ne indirdim. Darbe teşebbüsünün bir parçası olmamak için Güvercinlik Üssü'nden kaçmaya çalıştım.
Nizamiye yolundaki 2 şahıs bana 'dur' çekti. Orada bulunan şahıslar nizamiyeden girmeye ve çıkmaya çalışanı 'vur' emri verildiğini söylüyorlardı. Bende bunun üzerine geri döndüm, helikoptere binerek beklemeye başladım. Amacım ise bana verilecek bir görevle havalanarak kaçmaktı.”
Eşi Yargıtay tetkik hakimi
Deniz Aldemir'in eşi T. Aldemir'in de Yargıtay Tetkik Hakimi olduğu ortaya çıkarıldı. T. Aldemir'in HSYK'ın ihraç ettiği ya da açığa aldığı isimlerin arasında yer almadığı, hala görevine devam ettiği öğrenildi. Öte yandan Aldemir duyduğu pişmanlığı da şöyle anlattı: “Ben Anadolu çocuğuyum, normal olarak dini duygularım ile büyüdüm. FETÖ yapısındaki insanlar bizim bu duygularımızı kullandılar. Bütün bu yaşadıklarımdan sonra bu Fetullah Gülenci gruba duyduğum sempatiden dolayı kendimden utanıyorum, darbe girişiminde bunların asıl canavar yüzünü gördüm.
FETÖ tarafından ve darbeciler tarafından zorla kullanıldığım için çok pişmanım. Pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istiyorum.”
Kaynak Haber7


UĞUR TÜTÜNEKER GÖZALTINA ALINDI
Darbe girişimi sonrası başlatılan FETÖ operasyonunda hakkında yakalama kararı çıkartılan teknik direktör Uğur Tütüneker, İstanbul Havalimanı'ndaki pasaport kontrol noktasında yakalandı.

 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mehmet Şenay Baygın tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan Uğur Tütüneker, Atatürk Havalimanı'nda pasaport kontrol noktasında yakalandı.
Zürih'ten geldiği öğrenilen eski futbolcu ve teknik direktör Tütüneker, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan yerleşkesine götürüldü.
SÜREÇ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mehmet Şenay Baygın tarafından FETÖ/PDY'nin "futbol yapılanmasına" ilişkin sürdürülen soruşturma kapsamında, eski Galatasaraylı futbolcu Hakan Şükür hakkında yakalama kararı çıkarılırken, medyada yer alan haberlerin ihbar sayılması üzerine Arif Erdem, Uğur Tütüneker ve İsmail Demiriz hakkında da "FETÖ üyesi oldukları" gerekçesiyle gözaltı kararı alındı.
Savcılığın talimatıyla harekete geçen İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İsmail Demiriz'i Büyükçekmece'deki evinde gözaltına alırken, Uğur Tütüneker'in 7 Temmuz'da Atatürk Havalimanı'ndan, Arif Erdem'in ise 23 Temmuz'da İpsala Sınır Kapısı'ndan yurt dışına çıktıkları tespit edildi.
Kaynak Ntv


FETÖ şüphelisi vali yardımcısına kendi kına gecesinde gözaltı
Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan Iğdır Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen, düğün öncesi nişanlısı için düzenlenen kına gecesine geldiği Kırklareli’de gözaltına alındı.

FETÖ şüphelisi vali yardımcısına kendi kına gecesinde gözaltı
 
FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan Iğdır Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen, Kırklareli’de yakalandı. 3 Eylül’de nikah masasına oturacağı nişanlısı Selenay Güzel için düzenlenen kına gecesine geldiği belirtilen Mevlüt Özmen, polis ekiplerince düğün salonuna giderken yolda gözaltına alındı. Yaşanan gelişme sonrası kına gecesi iptal edildi. 
Özmen, geçirildiği sağlık kontrolünün ardından ifadesi alınmak üzere Kırklareli Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
FETÖ ELEBAŞINI ZİYARET ETTİĞİ İDDİASI
Kırklareli’nin Pınarhisar İlçesi’nde bir dönem kaymakamlık yapan Mevlüt Özmen’in, 2012 yılında Pensilvanya’ya giderek FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’i ziyaret ettiğinin tespit edildiği belirtildi. 
Kaynak DHA


187 kişinin mal varlığına el kondu! Boydak'a kayyum atandı
FETÖ'nün finans ayağına yönelik 204 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. 187 kişinin malvarlığına el konuldu. Akşam saatlerindeyse Kayseri'deki soruşturma kapsamında Boydak'a kayyum atandığı açıklandı.
İş dünyasından 187 kişinin mal varlığına el konuldu
 
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) finans örgütlenmesinin en önemli ayağı olarak bilinen TUSKON ve üye şirketlerine yönelik operasyon hızlandı. Dün, sabahın erken saatlerinde İstanbul ve 15 ayrı ilde başlatılan operasyonda TUSKON üyesi şirket merkezlerine baskın düzenlendi. FETÖ/PDY terör örgütüyle ilişkili olduğu belirlenen şirket merkezlerinde aramalar yapıldı. 
Hakkında gözaltı kararı verilen bazı isimler şöyle: TUSKON Başkanı Rızanur Meral, İBB Başkanı Kadir Topbaş'ın damadı Aydınlı Grup Başkanı Ömer Faruk Kavurmacı, Mustafa Şevki Kavurmacı, Eroğlu Holding patronu Nurettin Eroğlu, baklavacı Faruk Güllü ve Nejat Güllü. 
Öte yandan İstanbul Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla Aydınlı Grup, Eroğlu Holding ve Güllüoğlu Baklavaları’nda aralarında bulunduğu 204 adreste eş zamanlı aramalar yapıldığı öğrenildi. Haklarında gözaltı kararı verilen şüphelilerin bir kısmının TUSKON yönetiminde bulunduğu, bazılarının ise üye olduğu belirtildi. 
65 İSİM GÖZALTINA ALINDI 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Başsavcı Vekili İsmail Uçar’ın koordinesinde yürütülen soruşturmaya sokulan 187 isimden, aralarında Faruk Güllü ile Nejat Güllü, Nurettin Eroğlu ve Ömer Faruk Kavurmacı’nın da bulunduğu 65 kişi gözaltına alındı. 
İHRACAT VE İTHALATTAN KOMİSYON
Mali Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen operasyonlar, TUSKON üyesi şirketlerin, tüm ithalat ve ihracat işlemlerinden ‘himmet’ adı altında para verdikleri belirlendi. Toplanan milyonlarca liralık himmet paralarının da Dubai ve Abu Dabi üzerinden açılan offshore hesaplar üzerinden ABD'ye gönderildikleri ortaya çıktı.  
BOYDAK HOLDİNG'E 5 KİŞİLİK KAYYUM
Dünün en önemli haberi ise akşam saatlerinde geldi. FETÖ soruşturması kapsamında Kayseri’deki İstikbal, Bellona ve Mondi gibi ünlü markaların içinde bulunduğu Boydak'a 5 kişilik kayyum atandı. 
DAHA ÖNCE TUTUKLANMIŞLARDI 
Daha önce FETÖ operasyonları kapsamında Boydak Ailesi'nden Memduh Boydak ile kardeşi Hacı Boydak tutuklanmıştı. Aynı aileden Mustafa Boydak gözaltına alınmış ancak serbest bırakılmıştı. 
Ofisinde teröristbaşının verdiği plaket bulundu 
187 kişinin mal varlıklarına el koyma kararının; OHAL kapsamında yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname ile ‘mal varlığı ile ilgili tedbir-el koyma’ kararları alan hakimlik yetkililerinin soruşturma savcılığına devredilmesi çerçevesinde alındığı öğrenildi. Operasyon sırasında Aydınlı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kavurmacı'nın ofisinde yapılan aramada, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen tarafından verilen plaket bulunduğu ve buna el konulduğu kaydedildi.      
KİTAPLARI DA ELE GEÇİRİLDİ 
Kavurmacı'nın ev ve ofisinde yapılan aramada Fethullah Gülen'e ait kitaplar ele geçirildi. Kavurmacı'nın ofisinde Mefkure Yolculuğu, Ölüm Ötesi Hayat, Sonsuz Nur isimli kitapların da aralarında bulunduğu çok sayıda Fethullah Gülen'e ait kitaplara el konuldu.
Mallarına el konuldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Fetullahçı Terör Örgütü'nün iş dünyası yapılanmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, hakkında gözaltı kararı bulunan 187 şüphelinin tüm mal varlıklarına el konulmasına karar verildi" denildi. 
TERÖRÜN FiNANSMANI 
Operasyon kapsamında şüphelilere yöneltilen suçlama şöyle: Terör örgütünün finansmanı, terör örgütüne üye olmak, terör örgütü kurmak ve yö-
netmek.  
Eroğlu’nun Akbulut’la şirketi var
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri,Fatih, Şişli, Kağıthane, Pendik ve Şile ilçelerinde eş zamanlı operasyonlar yaptı. Polisler, Kadıköy Acıbadem'deki bir siteye giren ekipler buradaki bir konutta arama yaptı. Geçtiğimiz temmuz ayı sonunda Ali Akbulut'un sahip olduğu şirketlere de kayyuma devredilmişti. Kararı kapsamında, Nurettin Eroğlu'nun da ortağı olduğu iki şirket kayyuma geçmişti.
Asgari ücretlinin hesabından 5 milyon liralık transfer! 
Gözaltına alınan şirket sahiplerinin himmet paralarının transferlerinde bazı asgari ücretle çalışan işçilerin üzerinden yaptıkları belirlendi. TUSKON üyesi bir şirketin asgari ücretle çalışan işçisinin hesabı üzerinden 5 milyon liralık himmet transferinin yapıldığı belirlendi. 
Eroğlu Grubu üzerinden Bank Asya operasyonu
Dün operasyon yapılan gruplardan biri de gayrimenkul ve konut geliştiricisi Eroğlu Holding’in patronu Nurettin Eroğlu’ydu. AKŞAM Genel Yayın Yönetmeni Murat Kelkitlioğlu, 10 Haziran 2014’teki yazısında Eroğlu ve Bank Asya ilişkisini çok çarpıcı bilgilerle köşesine taşımış ve “Eroğlu’nun projeleri üzerinden Bank Asya’nın kurtarılmaya çalışıldığı bilgisini okurlarına aktarmıştı. 
İşte Murat Kelkitlioğlu’nun o yazısı: 
“Pensilvanya şirket kurtarıyor 
Dershanelerin dönüşümü kararının alınmasının ardından büyük bir gelir kaynağını kaybedecek olan Pensilvanya, Türkiye’de kendine yakın şirketleri ayakta tutabilmek amacıyla harekete geçti. Hatta bunu başarabilmek için her türlü yöntemi denemekten geri durmuyor. 
SKYLAND’A 18 EMSAL 
Pensilvanya’dan gelen talimatlarla para transferi dahi yapılıyor. Lafı fazla uzatmadan konuya geçelim. Bu skandalın içinde İstanbul’un göbeğindeki imar faciasından tutun da banka, şirket kurtarma operasyonuna kadar her şeyi bulacaksınız! 
İstanbul Seyrantepe’de yükselen bir gökdelen var! Eroğlu Grubu’nun yaptığı Skyland projesinden bahsediyorum. İstanbul’un en değerli bölgelerinden birinde yapılan bu proje için, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir şekilde, E6 otoyolundan kot alınarak 18 emsal verildi. Bu emsali veren ise Mustafa Sarıgül yönetimindeki Şişli Belediyesi. 
Emsal işi bir şekilde tamam! 
1 MİLYAR LİRA HAZIR 
Peki, bu işin bir de finans tarafı var, bu nasıl halledildi? Eroğlu Grubu, birçok bankadan ‘ret’ cevabı alınca bu sorun nasıl çözüldü? 
Pensilvanya’dan bu projenin finans sorununun çözülmesi için Türkiye’deki büyük bir holdingin patronuna telefon edilerek, aynı holdinge bağlı bankanın konuyu halletmesi istendi. Bu telefondan hemen sonra, söz konusu bankadan Nisan ayının ilk toplantısında Eroğlu Şirketler Grubu’na 1 milyar TL kredi açıldı. 
Şimdi sıkı durun! Söz konusu banka tarafından açılan kredinin 300 milyon dolarlık kısmı Bank Asya’ya parça parça havale edilerek, Eroğlu Şirketler Grubu’nun hizmetine sunuldu. Nisan ortasında 25 milyon dolar, 5 - 9 Mayıs arasında parça parça 85 milyon dolar, 12 - 17 Mayıs arasında 70 milyon dolar, 19 - 23 Mayıs arasında yine parça parça 90 milyon dolar Eroğlu Grubu’na aktarıldı. Son olarak 5 Haziran 2014’te 130 milyon dolar tek kalemde Bank Asya’ya gönderildi. Yani toplam şu ana kadar 400 milyon dolar açılan kredinin 300 milyonluk kısmı Bank Asya’ya havale edildi. Krediye karşılık da Eroğlu'nun Çankırı, Esenyurt, Avcılar ve Skyland vb. projelerinin kefaleti alındı.  
Evet, işte bu şekilde hem şirket, hem de Pensilvanya’ya yakınlığıyla bilinen ve son dönemde büyük sıkıntı yaşayan Bank Asya kurtarılmış oldu. 
Kısacası, ‘paralel yapı’ durmadı, durmaz, durmayacak!”
 

 
Cerablus'a giden Aksakallı'dan 2 kritik hamle
15 Temmuz'un kaderini değiştiren komutan Zekai Aksakallı, Cerablus'ta ÖSO komutanları ve aşiret liderleriyle bir araya geldi.

Cerablus'a giden Aksakallı'dan 2 kritik hamle
 
15 Temmuz darbe girişiminde emir astsubayı Ömer Halisdemir’e Özel Kuvvetler Komutan Yardımcısı Semih Terzi’yi öldürmesi için emir veren Korgeneral Zekai Aksakallı dün Cerablus’ta aşiret liderleriyle bir araya geldi.
AŞİRET LİDERLERİYLE GÖRÜŞTÜ
Aksakallı’nın yemekte buluştuğu aşiret liderlerine, bölgenin güvenliği için inisiyatif almaları konusunda tavsiyelerde bulunduğu “Artık evlerinizden çıkın. IŞİD’e karşı mücadele edin” dediği öğrenildi. Türkiye’nin ÖSO üzerinden bölgede oluşturmayı planladığı güvenli bölge planında milis kuvvetlere de yer vereceği belirtildi.
ÖSO KOMUTANLARIYLA TAKTİK TOPLANTISI
Türk tankları ve zırhlı araçlar desteğinde Cerablus'u IŞİD'in direnişiyle karşılaşmadan ele geçiren ÖSO güçleri dün bordo bereli Korgeneral Zekai Aksakallı'nın ziyaretiyle moral buldu. Kucaklaştığı ÖSO'culara tatlı ikram eden Korgeneral Aksakallı Türkiye'nin destek verdiği komutanlarıyla taktik toplantısı yaptı.
Kaynak Haber7.com
 



Türk askerini görünce sevinen Suriyeliler Türk ordusu, bombalar altında yaşam mücadelesi veren Suriye halkına umut oldu.

Türk askerini görünce sevinen Suriyeliler Suriye’de 5 yılı aşkın zamandır süren iç savaş artık daha da kötü hale gelmeye başladı. Öyle ki binlerce çocuk hayatları boyunca hiç barış ortamı görmedi. Fakat Türkiye, Cerablus’a yönelik askeri bir harekat başlattı. Harekatın neticesinde DAEŞ kentten çekildi. Bu operasyon Suriyeliler için umut oldu. Her gün bombalanan ve giderek tükenen halk ilk kez silah gördüğüne sevindi. Suriye'deki iç savaşın tarihine geçecek o fotoğraf karesini ise AFP ajansının foto muhabiri Bülent Kılıç yakaladı.


Eski 3 futbolcunun mal varlığına el konuldu
(FETÖ/PDY) "futbol yapılanmasına" yönelik soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı çıkarılan eski Galatasaraylı futbolcular Arif Erdem, Uğur Tütüneker ve İsmail Demiriz'in mal varlıklarına el konulması kararı alındı.

arif-erdem.jpg

FETÖ soruşturması kapsamında hakkında gözaltı kararı çıkarılan eski Milli Futbolcu Arif Erdem'in 23 Temmuz'da İpsala Sınır Kapısı’ndan yurtdışına gittiği ortaya çıkmıştı.
İsmail Demiriz ise, Büyükçekmece'deki evinde gözaltına alındı.İsviçre’te teknik direktörlük yapan Uğur Tütüneker’in de takımla yolları ayrılmıştı.
 


Nusaybin’de Pkk’ya rütbeli yataklık 
FETÖ’cü girişimin ardından tutuklanan sorumlu generallerin PKK’nın daha fazla Mehmetçiği şehit etmesi için adeta canla başla çalıştığı ortaya çıktı! 

Nusaybin%E2%80%99de+PKK%E2%80%99ya+r%C3%BCtbeli+yatakl%C4%B1k 

Mardin Nusaybin’de geçtiğimiz 14 Mart’ta PKK’lı teröristlerin etkisiz hale getirilmesi, kazılan hendeklerin kapatılması için başlayan ve 3 Haziran’da sona eren ‘Atmaca 7’ operasyonu verilen şehit sayısının çokluğu ile günlerce konuşuldu. Coğrafi yapısının düz olması, sokakların genişliği nedeniyle kolayca teröristlerden temizleneceği düşünülen Nusaybin’de 70 güvenlik görevlisi şehit olmuştu. 

Hainlerin hepsi  tutuklandı

Bunlardan 60’ı daha operasyonun ilk ayında şehit düşmüştü. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası dikkatler Nusaybin’de görev yapan komutanlara çevrildi. Nusaybin operasyonunun en tepesindeki 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti, 7. Kolordu Komutanı Korgeneral İbrahim Yılmaz ve Tugay Komutanı Salih Kırhan FETÖ’nün darbe girişiminden tutuklandı. Nusaybin’de yaşananları o dönemin Mardin Valisi  Ömer Faruk Koçak tüm detayları ile AKŞAM’a anlattı. 

Tuğgeneral Ergün’ü Balyozcu diye istemediler 

Komutanları sürekli ilk başta sınıra yakın olan Zeynel Abidin Mahallesi’nden operasyona başlamaları konusunda uyardık. Resmen teröristlerin tünel kazmasına fırsat verildi. İşler bir türlü düzelmeyince Tunceli Komando Tugay Komutanı Levent Ergün’ü gönderdiler. Ergün’ün geleceğini öğrenince Kırhan “O Balyozdan yargılandı. Gelmesin” diye karşı çıktı. O zaman Ergün’ün onlardan olmadığını anladım. Tuğgeneral Levent Ergün Mayıs başında Nusaybin’e geldi. Diğer gruptan bağımsız çalıştı. Onlar buna da karşı çıktı ama etkili olamadılar. Tuğgeneral Ergün, ilk olarak tünellerin kazıldığı  Zeynel Abidi Mahallesi’nden başladı ve bölgeyi 1 ayda az zahiyatla temizledi.   

ERGÜN'LE iŞ DEĞiŞTi

FETÖ'cü generallerin istemediği Tuğgeneral Levent Ergün'ün operasyona başlamasıyla teröristler gruplar halinde teslim oldu.

Sivil alanlara saldırıp infial yaratacaklardı  

Tuğgeneral Salih Kırhan ile Nusaybin’i karış karış bilen Özel Harekat müdürümüz 1.5 ay birlikte çalışıp operasyon planı hazırladı. Tam operasyona başlayacakken bir baktık plan değişmiş. Benim adıma kullanacakları tüm silahların yazılı olduğu bir ‘operasyon talimatı’ hazırlayıp imzalamam için önüme koydular. Reddettim. Dertleri sivil alanlara saldırmaktı. Ardından da bu talimatı gösterip suçu bize atmaktı. Eğer sivilleri tahliye etmeseydik bu tezgah çok daha büyük şeylere sebep olabilirdi. Bana baştan ‘evleri yıkın’ talimatı verdirmeye çalıştılar. Bi şekilde infial yaratmak istediler.

Paralelcileri sakladılar 

Tuğgeneral Salih Kırhan paralelle mücadele konusunu gündeme aldığında açıktan tepki göstermişti. Yaptığımız FETÖ ile mücadele toplantılarında Kırhan, “Biz bunların isimlerini açıktan söylemeyiz” şeklinde askeriyenin içindeki paralel yapılanmanın üstünü örtmeye çalıştı. Terör olayları da Kırhan’ın göreve gelişiyle yoğunlaştı.

6 ay destek gelmedi

Eylül ayında çatışmalar yoğunlaşınca askerden destek istedik. Ancak bu desteği Tuğgenaral Salih Kırhan uzun süre vermeyerek bizi oyaladı. Yaklaşık 6 aylık bir oyalamadan sonra 14 Mart’ta Nusaybin’deki büyük operasyon başladı. Operasyon komutanı olarak Tuğgeneral Salih Kırhan görevlendirildi.

Baştan aşağı hepsi Fetö'cü çıktı

Değiştirdikleri planla operasyon başladı ve ilk andan itibaren maalesef çok şehit vermeye başladık. Bizim karşı EYP’lerle döşenmiş sokaklara askerleri şehit olacaklarını bile bile gönderiyorlardı. Salih Kırhan, Adem Huduti ve İbrahim Yılmaz bunu en baştan kurgulamıştı. Huduti'den karakoldaki astsubuya kadar hepsi işin içindeydi.

Pkk'ya sızdırma

Değiştirdikleri planla operasyon başladı ve ilk andan itibaren maalesef çok şehit vermeye başladık. Bizim karşı EYP’lerle döşenmiş sokaklara askerleri şehit olacaklarını bile bile gönderiyorlardı. Salih Kırhan, Adem Huduti ve İbrahim Yılmaz bunu en baştan kurgulamıştı. Huduti'den karakoldaki astsubuya kadar hepsi işin içindeydi.  

Kaynak Akşam Kenan İspir
  



İhanet savunucuları firarda FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrası haklarında örgüte üye oldukları gerekçesiyle yakalama kararı çıkarılan 40 avukattan 39’unun firar ettiği ortaya çıktı.

%C4%B0hanet+savunucular%C4%B1+firarda
FETÖ ele başı Fethullah Gülen’in avukatı Nurullah Albayrak, MİT TIR’larını durduran Tuğgeneral Hamza Celepoğlu’nun avukatı Vural Ergül, eski polis müdürleri Ali Fuat Yılmazer ‘in avukatlığını yapan Hüseyin Ataol gibi kritik isimler darbe girişimi başarısız olunca soluğu yurt dışında aldı. Şüpheli avukatların FETÖ ile hapishanedeki örgüt üyelerinin iletişimlerini sağlayan en önemli araç olduğu saptandı. Öz'ü kaçıran hain tutuklandı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Hasan Yılmaz’ın yürüttüğü soruşturma çerçevesinde FETÖ üyesi oldukları gerekçesiyle 40 avukat hakkında yakalama kararı verildi. 40 avukattan 39’u kayıplara karıştı. Gözaltı listesinde FETÖ lideri Gülen’in avukatı Nurullah Albayrak, MİT TIR’larını durduran Tuğgeneral Hamza Celepoğlu’nun avukatı Vural Ergül, eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer’in avukatı Hüseyin Ataol, eski İstanbul TEM Şube Müdürü Yurt Atayün’ün avukatı Ömer Turanlı gibi isimler bulunuyor. 40 şüpheliden 39’unun ev ve işyerlerinde yapılan aramalar sonucunda izlerine rastlanmadı. Zekeriya Öz’ün kaçmasına yardımcı olan Yusuf Danyal Kılıçalp’in tutuklandığı ifade edildi. Silivri’ye örgütten mesaj taşıdılar 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olmasıyla soluğu yurt dışında alan şüpheli avukatların FETÖ ile hapishanedeki örgüt üyelerinin iletişimlerini sağlayan en önemli araç olduğu saptandı. Dünyanın 3. büyük avukatlık bürosuna sahip olan Murat Karkın’ın darbe girişiminin başarısız olmasıyla yurt dışına firar ettiği belirlendi. İŞTE O AVUKATLARDAN BAZILARI İşte ihanet şebekesinin hukuk danışmanlığını yapan firar avukatların ismi: Nurullah Albayrak, Hüseyin Ataol, Cemalettin Mutlu, Doğan Ertürk, Abdullah Soran, Ahmet Arslan, Ahmet Özer, Ali Çelik, Barış Çelik, Bilal Çalışır, Celal, Cüneyt Yüksel, Ekrem Gökhan, Ertuğrul Gazi, Fatih Nadi Doğan, Fatih Şahinler, Fikret Duran, Gökhan Güni, Hasan Günaydın, Hasan Küçük, Kamil Ata, Kemal Şimşek, Mehmet Sami, Mehmet Uğur, Mesut Metin, Murat Alkoç.”

Kaynak Akşam


Askeri birlikler şehir dışına taşınıyor

Askeri birlikler şehir dışına taşınıyor

FETÖ'nün darbe girişiminin ardından alınan karar gereği, ilk olarak 3. Ordu Komutanlığı 66. Mekanize Zırhlı Piyade Tugay Komutanlığına bağlı Baştabya Kışlası taşınıyor.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından alınan karar gereği, ilk olarak 3. Ordu Komutanlığı 66. Mekanize Zırhlı Piyade Tugay Komutanlığına bağlı Baştabya Kışlasından şehir dışına zırhlı araç sevkiyatı gerçekleştirilmeye başlandı.
Darbe girişiminin ardından Ankara ve İstanbul'daki kışlaların 11 Eylül'e kadar şehir dışına taşınması kararı ilk olarak İstanbul'da uygulandı.
Sultangazi'deki 66. Mekanize Zırhlı Piyade Tugay Komutanlığına bağlı Baştabya Kışlasında, zırhlı araçların şehir dışına sevkiyatı için tören düzenlendi.
Bu kışladan, polis eşliğinde Tekirdağ'da Çorlu ve Beşiktepe'deki kışlalara gitmek üzere zırhlı araçların yüklü olduğu 6 tır çıkış yaptı.
Önlerine Türk bayrağı asıldığı görülen tırların çıkışı sırasında çevrede güvenlik önlemi alındı.
Baştabya Kışlasından diğer zırhlı araçların şehir dışına sevkiyatı peyderpey gerçekleştirilecek.
Darbe girişimi gecesi Atatürk Havalimanı ve Vatan Caddesi'ne zırhlı araç sevkiyatının yapıldığı kışlalardan biri olan Baştabya Kışlası, 66. Mekanize Zırhlı Piyade Tugay Komutanlığına bağlı üç kışladan biri. Bu Tugay Komutanlığına bağlı diğer kışlalar ise Topçu Kartaltepe ve Tankçı Topkule kışlaları.
Eski İstanbul Güvenlik Şube Müdürü Mithat Aynacı, darbe girişimi sırasında Vatan Caddesi'nde, Baştabya Kışlasından sevk edilen bir tankın içinde yakalanmıştı.
Ankara'da da sevkiyat başladı
Ayrıca, Etimesgut'taki Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı ile Mamak'taki General Eşref Akıncı Kışlası'nda bulunan zırhlı araçların sevkiyatları başladı.
Sevkiyat kapsamında Etimesgut'taki Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığında uğurlama töreni düzenlendi. Bir grup asker, birliğin nizamiyesinde üzerileri haki renk brandalarla örtülü 4 tank ve 4 zırhlı personel taşıyıcısının yüklü olduğu 6 tırdan oluşan ilk konvoyu selamlayıp, uğurladı.
Önlerine Türk bayrağı asılan tırların çıkışı sırasında birlik çevresinde güvenlik önlemi alınırken, konvoya askeri inzibat ve emniyet trafik ekipleri yol boyunca öncülük yaptı.
Mamak'taki General Eşref Akıncı Kışlası'nda da 4 tank ve 4 zırhlı personel taşıyıcısının yüklü olduğu 4 tır, Çankırı'ya doğru yola çıktı.
AA muhabirinin askeri yetkililerden aldığı bilgiye göre, Etimesgut'taki sevkiyatlar hafta boyunca Şereflikoçhisar'a devam edecek. Şereflikoçhisar'ın ardından kalan tank ve zırhlı personel taşıyıcıları kısım kısım, Burdur başta olmak üzere çeşitli illere sevk edilecek.


Darbeciler tutukladıklarını Maltepe Askeri Cezaevine dolduracaktı
FETÖ darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşaviri Tuğgeneral Dinçer Ural, tutuklananların Maltepe Askeri Cezaevi'ne getirilmesi yönünde talimat verildiğini kaydetti.

maltepe cezaevi darbe.jpg
 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşaviri Tuğgeneral Dinçer Ural ifadesinde, FETÖ yapılanması içinde kesinlikle bulunmadığını belirterek, suçlamaları reddetti.
FETÖ'nün darbe girişimine yönelik soruşturma kapsamında, Genelkurmay Başkanlığındaki odasında gözaltına alınan Ural, emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi'ne getirildi.
"FETÖ çatı iddianamesinde, 'örgütün para kasası' olarak geçen tutuklu Dilaver Azim ile telefon görüşmelerinin belirlendiği, eşinin Fetullah Gülen'in çağrısı sonrası Bank Asya'ya para yatırdığı, oğlunun FETÖ ile irtibatlı bir firmada çalıştığı" iddiaları üzerine gözaltına alındığı öğrenilen Ural, savcılık sorgusunun ardından tutuklanması istemiyle çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Dinçer Ural, 7 sayfalık emniyet ifadesinde, sorular üzerine 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını anlattı. İstanbul'da o tarihte görevli bulunduğu 1. Ordu Askeri Savcılığı'ndan mesai bittikten sonra koruma aracıyla Fenerbahçe Orduevi lojmanlarına geldiğini, Bostancı sahil yolu üzerinde yürüyüş yaptığını, sınıfını doğrudan geçen kızını eşiyle Avrupa'ya tura gönderdiği için evde yalnız olduğunu anlattı.
Televizyonu açtığında Boğaziçi Köprüsünü tek yönlü olarak jandarmaların kapattığının söylendiğini, IŞİD terör örgütünün Boğaz Köprüsüne yönelik bir bombalı saldırıyı önlemeye yönelik tedbir ve operasyon olduğunu değerlendirdiğini anlatan Ural, şunları kaydetti: 
"İlk yorumlar da öyleydi. Arkasında bir anda orduevi lojmanlarının giriş ve çıkışlarını zırhlı araçlarla kapattılar. Sıkıyönetimden bahsedilmeye başlandı. Bu arada nöbetçi askeri savcı olan Üsteğmen A.B beni aradı. Benim görev alanım içerisinde olması sebebiyle Maltepe Askeri Cezaevine 1. Ordu Komutanlığından bir kısım talimatlar verildiğini, cezaevinde kalan tutuklu ve hükümlülerin tamamının bir koğuşa doldurulmasının istendiğini, boşalan koğuşlara birçok tutuklu şahsın getirileceğine dair cezaevi müdürü olan albaya talimat verildiğini kendilerine söylediklerini aktardı. Bu durumu amiri olarak bana ileteceğini söylediğini belirtti. Ben de kendisine benim iznim olmadan kimsenin cezaevine konulamayacağını ve cezaevinden de çıkarılamayacağını söyledim. Ancak bir tutuklama müzekkeresi veya bir hakim kararı olmadan kendi irademle bir karar veremeyeceğimi söyledim ve bu talimatımla ilgili bir tutanak tanzim etmesi emrini verdim."
Ural, daha sonra TRT-1'de darbecilerin yönetime el koyduğuna dair beyanlarının okunması üzerine hemen 1. Ordu Komutanına ulaşabilmek için karargahı aradığını, kimseyle görüşemediğini belirterek, şöyle devam etti:
"İsimlerini bilmediğim bir yüzbaşı ve yarbay, Türkiye genelinde sıkıyönetim ilan edilerek ordunun yönetime el koyduğunu söylediler. Ben de kendilerine benim bu konudan neden haberdar olmadığımı ve beni 1. Ordu Komutanıyla görüştürmelerini söyledim. Kendisinin toplantı halinde olduğunu ve benimle görüşemeyeceğini söylemeleri üzerine ordu karargahına gitmeyi düşündüm ancak nizamiyenin zırhlı araçlarla kapatıldığından çıkamayacağımı söylediler. Bu esnada üsteğmen beni arayarak darbecilerin Deniz Harp Okulu Komutanı olan ismini Mesut olarak hatırladığım Tümamirali enterne ederek cezaevine getirdiklerini, tümamiralin cezaevine alınmasını 1. Ordu Komutanı'nın emrettiğini söylediklerini belirtti. Ben de bir tutuklama müzekkeresi ve karar olsaydı bana bildirilmiş olacağını, bu nedenle hiçbir suretle tümamiralin cezaevine alınmasına müsaade edilmemesini söyledim. Ayrıca 1. Ordu komutanının bizzat talimat vermesi halinde beni bilgilendirmelerini söyledim. Cezaevi Müdürü bunun üzerine tümamirali içeriye almamış, gelenlr kızıp bağırıp tümamirali alıp götürmüşler. Geçen bu süre zarfında darbe teşebbüsü aleyhlerine seyir takip ettiğini fark edince tümamirali bir yere bırakmışlar. Eylemler başladıktan bir gün sonra 1. Ordu Adli Müşaviriyle komutanlığa ulaşmaya çalıştık. Kimseye ulaşamadık. Ertesi gün mesaiye katıldık ve 1. Ordu Komutanımıza çıktık. Her taraf bir hengame idi. Karargahı ele geçirdiği söylenen tuğgeneral ise teslim olmuştu."
"DÜŞÜNEBİLDİĞİMİN ÇOK ÖTESİNDE..."
Dinçer Ural, 16 Temmuz 2016'da 1.Ordu Komutanlığında askeri savcı olduğunu, darbe teşebbüsünde hiç kimseden talimat almadığını ve hiç kimseye de talimat vermediğini ileri sürdü.
FETÖ'nün askeri kurumlardaki yapılanması hakkında bildikleri sorulan Ural, bu yapıyla ilgili somut bir bilgisi bulunmadığını, sadece kamuoyunda basın yayın organları vasıtasıyla edindiği bilgiler ve dilden dile dolaşan söylentilerden haberdar olduğunu kaydetti. 
Ural, "FETÖ terör örgütünün askeri yargı içerisinde yapılandığı, yeni atanan askeri hakimlerin bu yapının kontrolünde olduğu, bu işin başında da Genelkurmay Adli Müşaviri Muharrem Köse'nin bulunduğu, askeri yargı içerisinde bu yapının etkinliğini bu şahsın yönettiği söyleniyordu. Çalıştığım yer mahal olarak Ankara dışında olup, İstanbul'da askeri mahkemelerin kışlalar dışına çıkarılmış olmaları nedeniyle diğer asker şahıslarla temas imkanını sınırlı tutmaktadır. Bu nedenle kendiniz dışında bu mahiyetteki gelişmelerden haberdar olma imkanından yoksun kalma durumundayım. Yanımda çalışan personelden FETÖ terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu kanaatini uyandıran hiçbir davranış ve kanaat de edinemedim. Şüpheli mahiyette bir davranış ve eylem de gözlemlemedim." dedi.
Dinçer Ural, şu anda Genelkurmay Adli Müşaviri olarak görev yaptığını belirterek, "Genelkurmay Başkanlığına gelen her türlü adli kıymet arz eden belge, dilekçe ve ihbar arz eden belgeler, başında bulunduğum adli müşavirliğe gelmekte, görüşüm sorulmakta ve belge ve bilgiler tarafımdan Cumhuriyet Savcılıklarına gönderilmektedir. Bu belgelerin içeriğinden edindiğim genel kanaat, bu örgütün, düşünebildiğimin çok ötesinde, kritik görev yerlerine hulul ettiğini ve TSK yönetim kadrolarını manipüle edebilecek güce ulaştıkları veya bu eşiğe yaklaştıkları yönündedir. Bir kısım itirafçı ve etkin pişmanlık içinde bulunan şahısların beyanlarından bu mahiyetteki kanaatim oluştu. Bu örgütün siyasi, ekonomik, sosyal, uluslararası büyük bir şebeke oluşturduğuna ve Türk devletinin de bu oluşumu geç fark edebildiği için bu darbenin teşebbüs edilmeden önce engellenemediğini düşünmekteyim." diye konuştu. 
SAVCILIK İFADESİ
Ural, savcılık ifadesinde ise oğlunun 3-4 yıl önce Genpa firmasında 1 yıl kadar çalıştığını, daha sonra ismini bilmediği bir firmaya geçtiğini, orada da kısa bir süre çalıştıktan sonra halen çalıştığı Eczacıbaşı firmasında işe başladığını söyledi.
Oğlu, Genpa firmasına girerken referansının kayınbiraderi eski AK Parti Milletvekili Muhammed Çetin olduğunu belirten Ural, şunları kaydetti: 
"Kayınbiraderim Muhammed Çetin, Fetullah Gülen anlayışını tasvip eden bir çizgideydi. Kendisiyle dünya görüşlerimiz bu nedenle farklıdır. Birbirimizi sevmediğimiz gibi kendisi ile de hiç görüşmeyiz. Kendisini en son 2013'te kayınpederimin cenaze töreninde gördüm. O dönemde AK Parti milletvekiliydi. Ben 34 yıllık evliyim. Eşim emekli olmadan önce öğretmenlik yapmaktaydı. Onun parasına bu zamana kadar herhangi bir şekilde dokunmadım. Bütün masraflarını ben karşıladım. Eşimin nerede ne kadar parası var ben bilmiyorum. Eşimin babası ve annesi 2013'te vefat etmişti. Onlardan kendisine birtakım miraslar kalmış. Ben bugüne kadar eşime ne kadar miras kaldığı konusunda hiç bir şey sormadım. O da bana kendisine kalan bu miras ile ilgili herhangi bir şey söylemedi. Ben general olup adli müşavir olarak atandıktan sonra, yaklaşık 10 gün kadar önce Genelkurmay İkinci Başkanı, eşimin Bank Asya'da hesabı olduğuna ilişkin bir bilgi olduğunu söyledi. Ben de 'komutanım hemen konuşup, doğruyu öğrenip size arz edeyim' dedim. Telefonla görüştüğümde eşime 'daha önce kardeşlerine uyup yanlış yerlere para yatırmamanı söylemiştim, sen Bank Asya'ya para yatırdın mı ' diye sordum. Eşim de bana 1-2 yıl önce babasından kalan mirasın bir kısmını ağabeyi Hüseyin Çetin'in Bank Asya'ya kendi adına yatırdığını söyledi. 
Ben de 'Başka birisi senin adına nasıl bankaya hesap açtırır, yatırır Kendi adına bu hesaba para yatırdın mı ' diye sordum. Bana, daha sonra altın gününden edindiği altın ya da parayı ağabeyinin ısrarı üzerine bu hesaba yatırmak için gittiğini, ancak bu hesabın üzerine ekleme yapamayacağının söylenmesi üzerine, ayrı bir hesap açıldığını, altın gününden edindiği parayı yatırdığını söyledi. 'Neden böyle bir şey yaparken bana haber vermedin ' dedim. 'Kızarsın diye söylemedim' dedi ve ağladı. Ben de durumu İkinci Başkanımıza, eşimin anlattığı şekilde anlattım. Benim yatırılan paradan herhangi bir bilgim olmadığını, herkesin kendi yaptığından sorumlu olduğunu, eşimin yaptığından benim sorumlu tutulmamın haksızlık olacağına inandığımı, Fetullahçı yapılanma ile uzaktan, yakından ilişkim olmadığını, hakkımda bir tereddüt varsa hemen istifa edebileceğimi söyledim. Kendisi bana beklememi söyledi."
"EŞİMİN BANK ASYA'YA PARA YATIRMASI ÖRGÜTSEL BİR TAVIR DEĞİL"
Eşinin Bank Asya'ya yatırdığı paranın örgütsel bir tavır olmadığını ve Gülen'in çağrısı üzerine bu parayı yatırmadığını düşündüğünü dile getiren Ural, eşinin kardeşlerini kıramadığı için bu şekilde davrandığını ve davranışın örgütsel bir davranış olarak değerlendirilmesinin haksızlık olacağını belirtti. 
Hem görev hem gezi amaçlı değişik ülkelere gittiğini, gezi amaçlı bulunduğu Belçika, Hollanda, Almanya ve Fransa'ya kişisel olarak gittiğini, Balkan ülkelerine ise bir tur programıyla gittiğini anlatan Ural, tüm yurt dışı gezilerine ailesini de götürdüğünü, gezilerinde herhangi bir şekilde Fetullahçı eğitim kurumlarını ya da başka kurumları ziyaret etmediğini kaydetti. 
Ural, 2013 sonrasında 1. Ordu Askeri Savcısı olarak görev yaptığını, en kıdemli savcı olduğu için başsavcılık görevini yürüttüğünü, askeri savcılar arasında kimin hangi işe bakacağının dağıtımını yaptığını ifade etti. Bu dönemde kendisi dahil 5 askeri savcı ile görev yaptığını, yüksek rütbelilerle ilgili şikayetleri kendisi ve diğer kıdemli askeri Savcı Albay İhsan Işık ile yürüttüklerini aktaran Ural, diğer işleri de kalan 3 savcıya böldüklerini söyledi.
Terör örgütü PKK propagandası yaptıkları gerekçesiyle birkaç askerle ilgili şikayet dilekçesi geldiğini, terhisleri sonrası asker kişi sıfatları sona erdiği için şikayetleri ilgili Cumhuriyet savcılıklarına gönderdiklerini dile getiren Dinçer Ural, "Görev yaptığım 3 yıl boyunca askeri savcılığa Fetullahçı bir personel ile ilgili şikayet geldiğini hatırlamıyorum. Gelmiş ise bir ya da iki evrak gelmiştir. Bu evrakları ben sonuçlandırmadığımdan hatırlamıyorum. Sonuçlandırmış olsam hatırlardım." diye konuştu. 
DİLAVER AZİM İLE TANIŞMASI
Dilaver Azim isimli şahsı iki kez gördüğünü hatırladığını ileri süren Ural, telefon rehberinde Dilaver Azim'in telefon numarasının "Dilözbkstn" adıyla kayıtlı olduğunu, dini bayramlarda toplu mesaj gönderdiği için bu kişiye de mesaj atmış olabileceğini söyledi. Ural, bunun dışında Azim ile teke tek bir telefon görüşmesi veya irtibatı olmadığını savundu. 
Dilaver Azim ile adliye çay bahçesinde 9-10 yıl kadar önce yemek yerken tesadüfen karşılaştığını ve tanıştığını hatırladığını anlatan Ural, "Bu tanışma sırasında Azim'in yanında asker kişiler olduğunu hatırlıyorum ama kimler olduğunu hatırlamıyorum. Daha sonra aynı şahıs benim askeri mahkemede bulunan ofisime yanında müşterek bir arkadaşımızla gelmişti. Bu arkadaşımın da kim olduğunu hatırlamıyorum. Ancak askeri bir şahıstı. Sadece çay içip ayrıldılar." dedi. 
HAMZA CELEPOĞLU İLE TELEFON GÖRÜŞMELERİ
Dinçer Ural, MİT tırları davasında ismi geçen Hamza Celepoğlu'nu jandarma sınıfı olması nedeniyle tanıdığını, zaman zaman telefonda konuştuğunu ancak konuşmalarının içeriğini net hatırlamadığını dile getirdi. 
MİT tırlarının durdurulması olayı gerçekleştikten sonra Hamza Celepoğlu'nun kendisine çağrı bıraktığını fark ettiğini söyleyen Ural, "Daha sonra aradım, 'Ne oldu, bir şey mi soracaktın ' dedim. 'Söyleyeceğim bir şey yok, sadece adını, sesini duyayım dedim' dedi. Sonraki telefon görüşmelerimiz genellikle bayram tebriği şeklindeki konuşmalardır. Özel bir konuşma değildir." diye konuştu. 
Gözaltına alınan Askeri Yargıtay Üyesi Haluk Zeybel'i de meslektaşı olması ve görevi nedeniyle tanıdığını, telefonla görüştüklerini belirten Ural, bu telefon konuşmalarının mesleki nezaket çerçevesinde olduğunu, bunun dışında bir anlam taşımadığını öne sürdü. 
Hamza Celepoğlu ve Haluk Zeybel'in son birkaç yılda Fetullah Gülen yapılanması içerisinde hareket ettiklerine ilişkin yaygın bir söylenti olduğunu, bu nedenle Celepoğlu ve Zeybel ile "selamı kelamı" kestiğini dile getiren Ural, bu dönemde de her ikisiyle telefonda konuşmuş olabileceğini ancak bunun bir samimiyet ifadesi olamayacağını kaydetti.
29 YIL YIL ÖNCESİNE AİT LİSTE
Genelkurmay Adli Müşaviri Ural, Alacatlı Mahallesi'ndeki adreste yapılan aramalarda ele geçen asker kişilere ait listelerin sorulmasına karşılık da üzerinde sıra numarası, isim, şehir ve telefon numarası bulunan bilgisayar ortamında hazırlanmış alfabetik sıra ile isimlerin yazıldığı 3-4 sayfalık telefon listesinin 29 yıl önce komutanlığını yaptığı Mardin Asayiş Bölüğündeki askerlerinin listesi olduğunu anlattı. 
Ural, aramalarda ele geçirilen öğrencilere ilişkin listelerin ne olduğunun sorulması üzerine de geçen yıl askeri mahkemenin yanındaki camiye cuma namazı için gittiğini, imama ihtiyaç sahibi yaşlı kadınlara ya da kız öğrencilere verilmesi için 3-4 bin lira zekat verdiğini belirtti. Ural, "O da parayı değişik kişilere dağıtmış. Belgelemek için zekat verdiği kişilerin isimlerini ve öğrenci belgelerini para ödemelerine ilişkin havale kağıtlarını bana getirmişti. Hocadan belge getirmesini istememiştim. Titizliğinden dolayı bu şekilde belgeleri getirmişti. Notlarım arasında çıktığını belirttiğiniz İstiklal Marşı başlıklı bir sayfadan oluşan ilk mısrası 'Bakma sönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak' mısrası ile başlayıp 'hakkıdır ezilmiş milletimin aydınlık bir istikbal' mısrası ile biten 10 kıtadan oluşan bilgisayar çıktısı şeklindeki metni hatırlamıyorum. Fetullahçı Terör Örgütü yapılanması içinde kesinlikle bulunmadım. Suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde ifade verdi.
Kaynak AA


Cerablus Harekâtı'nda DAEŞ şifresi
DAEŞ'le mücadele adı altında kendilerine her türlü ruhsatı veren ülkelere karşın Türkiye, sınırlarını zorlayanları kendi eliyle def ediyor.

Türkiye'nin Cerablus'tan elde ettiği 3 sonuç
 
Amerika, DAEŞ’le mücadele ediyor, etmekle kalmıyor, Avustralya’yı, Kanada’yı, İngiltere’yi, Danimarka’yı, Norveç’i, Belçika’yı, Almanya’yı, Fransa’yı da çağırıyor, hepsi bir olup, koalisyon kuruyor, sonra da Suriye’de DAEŞ terör örgütünü bombalıyor.
Rusya, DAEŞ’le mücadele ediyor. Rusya lideri Putin 28 Eylül 2015’te ABD Başkanı Obama ile görüşüyor, “Suriye’yi bombalayacağız” diyor. 
Obama “DAEŞ’i vuracaksanız, hay hay” yanıtını veriyor.
Putin de “elbette DAEŞ’i vuracağız” deyip, ABD’den aldığı ruhsatla 30 Eylül’den itibaren Suriye’yi bombalamaya başlıyor.
DAEŞ NEYSE PYD O
PYD, PKK’nın uzantısı, A’dan Z’ye her şeyi PKK, yani yüzde yüz bir terör örgütü, DAEŞ nasıl dünyanın kabul ettiği bir terör örgütüyse PYD de aynısı.
Ancak ABD’ye ve AB’ye göre terör örgütü değiller çünkü ehliyetleri var, adı DAEŞ’le mücadele.
DAEŞ terör örgütüyle mücadele ettikleri için PYD bir terör örgütü sayılmıyor.
Aynı ABD, Irak’ta DAEŞ ile mücadele koalisyonu kuruyor.
'DAEŞ'LE MÜCADELE' DİYE SÜNNİ GRUPLARI GÖNDERDİLER
Sünni sivillerin yaşadığı Musul ve Felluce DAEŞ işgalinde.
İlk operasyon Felluce’ye yapılıyor, Amerika öyle bir koalisyon kuruyor ki, Iraklı siviller yalvarıyor, “böyle kurtarma operasyonu olmaz olsun” diyor.
Çünkü DAEŞ ile mücadele diye ABD’nin Felluce’deki sünni sivillerin üzerine gönderdiği koalisyon güçleri İran’dan toplama gelen Şiilerin DAEŞ’i olarak bilinen Haşdi Şabi milisleri.
İşte o Haşdi Şabi militanları bile ABD’nin verdiği raporla DAEŞ ile mücadele ettikleri için meşru silahlı grup kabul ediliyor.
Pkk'yı AKLAMA ÇABASI
İkinci operasyon Musul’a yapılıyor. Yine sünni Araplar ve Türkmenler var. ABD DAEŞ raporunu biraz daha genişletip bu kez Kerkük çevresinde konuşlu 2 bin PKK teröristini de DAEŞ ile mücadele ekibine dahil ediyor.
Yani PYD’yi nasıl DAEŞ kılıfıyla meşrulaştırdılarsa PKK’yı da “bakın bunlar da DAEŞ ile savaşıyor” diyerek aklamaya çalışıyor.
ABD’nin son 2 yılda Suriye ve Irak’ta DAEŞ ile mücadele operasyonlarında 45 bin DAEŞ teröristi öldürülmüş. Ancak daha 30 bin DAEŞ teröristi daha var piyasada.
Tabi bu arada PYD’lilerin, Haşdi Şabi’lerin, PKK’lıların, Norveçlilerin, Kanadalıların katıldığı operasyonlarda 5 bin de sivil yanlışlıkla katlediliyor.
ABD’nin DAEŞ ile mücadelesi işte böyle bir şey.
ŞİMDİ SIRA TÜRKİYE'DE
Türkiye DAEŞ’le mücadele ve hatta PYD ve hatta daha ne kadar terör örgütü varsa hepsiyle mücadele için Suriye’de.
ABD’yi defalarca uyardık, PYD’yi Fırat’ın batısında görmeyelim dedik, her seferinde “geçerlerse geri göndeririz” diye söz verdiler.
Münbiç son şanslarıydı, yine sözlerini tutmadılar, gözlerini bu kez Cerablus’a diktiler. 
İşte tam bu noktada harekat başladı.
Amerika, 5 buçuk yıldır sadece kendi işine yarayan ve sürekli sivillerin katledilmesini öngören bir Suriye politikası izliyor. 
Türkiye işte bu politikayı terk edip, Rusya ve İran’la alternatif bir politika üretme arayışına girdi.
Bu süreçte Mardin’de, Elazığ’da, Diyarbakır’da, Gaziantep’te PKK ve DAEŞ’i harekete geçirdiler.
Geri adım atmadık. ABD’nin Suriye politikasına onların anladığı dilden bir yanıt vererek, yeni bir süreç başlattık. 
ABD, bu operasyona şimdilik ses çıkaramıyor çünkü biliyorlar ki, DAEŞ’le mücadele için oradayız. Ancak Türkiye, 5 buçuk yıllık Suriye krizinde, ABD’nin dayattığı politikalara, ABD’nin DAEŞ ile mücadele tekeline bu şekilde karşılık veriyor. 
Açıkçası bu yanıtı vermesek, hem içeriden hem dışarıdan yani sınırımızdan daha çok üzerimize geleceklerdi.
Bu saatten sonra yine teröristlerini üzerimize salabilirler ancak tüm dünyaya şunu gösterdik, sınırımızı çok fazla zorlarlarsa, kırmızı çizgilerimizi aşmaya kalkarlarsa, sabrımızı test ederlerse, herkese verecek bir cevabımız var.

TEOG 2. dönem sonuçları açıklandı 

Temel Eğitimden Ortaoöğretime Geçiş Sistemi kapsamında yapılan ikinci dönem merkezi ortak sınav sonuçları açıklandı.

TEOG 2. dönem sonuçları açıklandı - TIKLA ÖĞREN

Milli Eğitim Bakanlığınca Temel Eğitimden Ortaoöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) kapsamında yapılan ikinci dönem merkezi ortak sınav sonuçları açıklandı. Sonuçlar, e-okul sisteminden öğrenilebilecek. Sonuçları liselere geçişte kullanılacak olan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) puanları açıklandı. Geçtiğimiz Nisan ayında yapılan ve yaklaşık 1.2 milyon 8. sınıf öğrencisinin girdiği 6 dersten yapılan TEOG sınavlarının puanlarını aileler heyecanla bekliyordu. Bu sınavların sonuçları sadece liselere geçişte hesaplanacak yerleştirme puanlarına yüzde 70 oranında etki yapmayacak. Aynı zamanda bu sınavlar öğrencilerin okul sınavlarından biri olarak da kabul edildiği için ders geçme notu olarak da kullanılıyor. Bu yüzden de karnelere de yansıyacak sınav puanlarının bu hafta açıklanması bekleniyordu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Ermenistan ateşle oynuyor'


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Hırvatistan'da gazetecilerin sorularını cevaplarken yaptığı açıklamada, Ermenistan'ın ateşle oynadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan-Ermenistan cephe hattında yaşanan çatışmalar ve Ermenistan güçlerinin provokasyonlarıyla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Bana göre Ermenistan ateşle oynuyor. Türkiye'nin her vesileyle iyi niyet gösterdiği biliniyor. Bu çatışma ortamında Azerbaycan ve İlham Aliyev güç kazanıyor. Rusya da tam manasıyla Ermenistan'a destek veremiyor. En azından açıktan destek veremiyor, çünkü Azerbaycan ile de menfaat ilişkisi var. Şu an Azerbaycan'ın geri aldığı yerlerle ilgili olarak "Bizim için önemli değil" deseler de Ermenistan'ı korku sarmaya başladı. Azerbaycan'ın durumu çevresindeki ülkelere benzemez. Ne Gürcistan'a ne de Ukrayna'ya benzer."



TEOG soru ve cevapları yayınlandı

teog
 
Milli Eğitim Bakanlığı'nın gerçekleştirdiği TEOG'da ikinci oturum bugün yapıldı. Sınavın soru ve cevapları da kısa bir süre önce açıklandı.
-
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından TEOG sistemi kapsamında gerçekleştirilen 8. sınıf öğrencilerine yönelik 2. dönem merkezi ortak sınavların 2. gün oturumları bugün yapıldı.
1 milyon 167 bin 854 öğrencinin katılımının öngörüldüğü ortak sınavlar, yurt içinde 970 merkezdeki 16 bin 176 okulda ve 92 bin 924 salonda, yurt dışında da 15 merkezde ve 21 okulda gerçekleştirildi.
Sınavın birinci gününde, Türkçe, matematik, din kültürü ve ahlâk bilgisi; ikinci gününde ise fen ve teknoloji, T.C. inkılâp tarihi ve Atatürkçülük ile yabancı dil dersi sınavları uygulandı.
Sınavın soru ve cevapları da saat 14.00'ten itibaren eba.gov.tr adresi üzerinden yayınlanmaya başladı.
Adaylar, aynı zamanda Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünün odsgm.meb.gov.tr adresinden de sınav kitapçıklarına ulaşılabilecek.
Herhangi bir mazeretinden dolayı sınava giremeyen öğrenciler, mazeretlerini okul müdürlüklerine belgelendirdikleri takdirde, 14-15 Mayıs 2016 tarihlerinde yapılacak mazeret sınavına alınacak.
 Kaynaklar ntv.com.tr,Anadolu Ajansı



İstanbul'da bir kadın tramvayın altında sürüklendi

İstanbul'da bir kadın tramvayın altında sürüklendi

Metris Tramvay durağında beklerken baygınlık geçiren bir kadın tramvay yoluna düştü. O sırada Habipler istikametinde ilerleyen tramvay, baygınlık geçiren kadını altına alarak 2 metre sürükledi

İstanbul’da tramvay bekleyen kadın, baygınlık geçirerek raylara düştü. Tramvay, kadını altına alarak 2 metre sürükledi. Metris Tramvay durağında tramvayı beklerken başı dönen ve baygınlık geçirerek yola düşen bir kadın ölümün eşiğinden döndü. Tramvayın durağa girdiği sırada baygınlık geçirerek yola düşen talihsiz kadın, tramvayın altına girdi. Yaklaşık 2 metre tramvayın altında sürüklenen kadının yardımına durakta bekleyen vatandaşlar ve güvenlik görevlileri yetişti. Tramvayın altına sıkışan kadını çıkaran vatandaşların ilk müdahalesinin ardından, talihsiz kadın olay yerine çağrılan ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazayı ufak sıyrıklarla atlattığı öğrenilen talihsiz kadının sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Olayın ardından hem görevliler hemde polis ekipleri, kazayla ilgili inceleme başlatırken tramvayın vatmanı gözaltına alındı.

Kaynak: İHA





Cumhuriyet yazarlarına 2 yıl hapis cezası

Hikmet Çetinkaya ve Ceyda Karan, Charlie Hebdo dergisindeki karikatürü köşelerinde yayınladıkları için 2'şer yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Cumhuriyet yazarlarına 2 yıl hapis cezası
 
'Charlie Hebdo' dergisindeki Hz. Muhammed'e hakaret karikatürünü kendi köşelerine taşıyan Hikmet Çetinkaya ve Ceyda Karan, 2'şer yıl hapis cezasına çarptırıldı.
 
İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanıklar katılmazken, bazı müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu. 
 
MAHKEME CEZADA İNDİRİM YAPMADI
 
Mahkeme, yargılamada sanıkların pişmanlık göstermeyen davranışları nedeniyle cezada indirim yapmadı. Mahkeme ayrıca "Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçununun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beratlerine karar verdi. Duruşmanın ardından müşteki ve avukatlar açıklama yaparak kararı olumlu bulduklarını belirtti. 


TEOG'da ilk oturum başladı

Milli Eğitim Bakanlığınca, TEOG sistemi kapsamında 8. sınıf öğrencilerine yönelik ikinci dönem merkezi ortak sınavların ilk oturumu başladı.

TEOG sınav soruları ve cevapları yayınlandı mı?-27-28 Nisan 2016
 
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında, 8. sınıf öğrencilerine yönelik ikinci dönem merkezi ortak sınavların ilk oturumu başladı.
 
1 milyon 167 bin 854 öğrencinin katılımının öngörüldüğü ortak sınavlar, yurt içinde 970 merkezdeki 16 bin 176 okulda ve 92 bin 924 salonda, yurt dışında ise 15 merkezde ve 21 okulda gerçekleştiriliyor.
 
Sınav öncesinde özel gereksinimlerini belgelendiren ve bilgileri modüle işlenen 3 öğrenci hastanede, 179 öğrenci evde, 10 bin 884 öğrenci tek kişilik sınıfta sınava alınacak ve bu öğrencilere 15 dakika ek sınav süresi tanınacak.
 
Öğrenciler, bugünkü birinci oturumda, Türkçe, matematik, din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinden sınava giriyor.
 
İki gün sürecek sınavda oturumlar 09.00, 10.10 ve 11.20'de başlayacak. Teneffüs araları 30 dakika olacak. Sınav uygulaması tüm merkezlerde eş zamanlı gerçekleştirilecek.
 
Her ders için dört seçenekli çoktan seçmeli testlerden oluşan 20 soruluk A, B, C, D kitapçık türleri kullanılacak ve her bir dersin test süresi 40 dakika olacak. Öğrenciler, olağanüstü haller ve özel durumlar dışında kendi okullarında belirlenen sınıflarda sınava alınacak.
 
Öğrencilerin bilgisayar özelliği bulunan her türlü cihaz ve saat fonksiyonu dışında özellikleri bulunan saatler ile sözlük, hesap cetveli, hesap makinesi, çağrı cihazı, cep telefonu, telsiz veya radyo gibi iletişim araçları ile sınava girmeleri yasaklandığından, bunları bulundurduğu tespit edilen öğrencinin sınavı, salondaki görevlilerce hazırlanan tutanakla geçersiz sayılacak.
 
Öğrenciler yarınki ikinci oturumda, fen ve teknoloji, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ile yabancı dil derslerinden sınava girecekler.




Spiker Nazlı Çelik Yüksekova'da ölümden döndü
Yüksekova'daki operasyonları görüntülemek için bu ilçeye giden Star Ana Haber spikeri Nazlı Çelik, kafasının hemen yanına fişek isabet etmesi sonucu büyük korku yaşadı.

Spiker Nazlı Çelik Yüksekova'da ölümden döndü

 

Star TV spikeri Nazlı Çelik, terör olaylarının arttığı bölgede görev yapan askerlerin yanında olup moral vermek amacıyla, Hakkari'nin sıcak çatışma yaşandığı ilçesi Yüksekova'ya gitti.


NAZLI ÇELİK ÇATIŞMANIN ORTASINDA
Daha önce de Mardin'in Nusaybin ilçesindeki operasyonlara katılan Çelik, Yüksekova'daki çatışmaların ortasına Mehmetçik ile birlikte girdi. Zaman zaman çatışmaların ortasında kalan başarılı spikerin bu anlardan birinde kafasının yanındaki duvara fişek isabet etmesi sonucu büyük korku yaşadı.
Spiker Nazlı Çelik, Yüksekova'da Ölümden Döndü
"YAŞAYARAK ANLATMAYA DEVAM"
Askerlerle fotoğraf çektiren Çelik, Instagram hesabından paylaştığı fotoğrafın altına "Nusaybin'in ardından, sıcak çatışmanın sürdüğü Yüksekova'ya da ilk kez Star Haber girdi. Operasyon şehit J.Uzm.Çvş. Ramazan Gülle'nin adını taşıyor. Çünkü O, çarşıda sivil giysileriyle alış-veriş görevindeyken şehit edilmişti. Şimdi asker ve polis, müşterek operasyonda, adını yaşatıyor. O çetin mücadeleyi bir kez daha onlarla yan yana yerinde yaşayarak anlatmaya devam ediyoruz" notunu düştü.




Başbakan Davutoğlu Finlandiya Parlamento Başkanıyla görüştü

Başbakan Davutoğlu, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Helsinki’de Finlandiya Parlamento Başkanı Maria Lohea ile bir araya geldi. Görüşmede iki ülke ilişkilerinin yanı sıra bölgesel konular ele alındı.

Başbakan Davutoğlu Finlandiya Parlamento Başkanıyla görüştü

Başbakan Davutoğlu, dün akşam saatlerinde geldiği Finlandiya'da temaslarına başladı. Davutoğlu, Finlandiya Parlamento Başkanı Maria Lohea ile bir araya geldi. Görüşmede iki ülke ilişkilerinin yanı sıra bölgesel konular ele alındı.

Finlandiya'daki temasları kapsamında Fin mevkidaşı ile de bir araya gelecek olan Davutoğlu, daha sonra Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile görüşecek. Ayrıca Türk-Fin iş adamları ile bir araya gelecek olan Davutoğlu, temaslarını tamamlayarak Türkiye'ye dönecek.


Başbakan Davutoğlu'ndan salonu coşturan Azerbaycan mesajı Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada 'Bütün dünya bilmelidir ki, Türkiye, can Azerbaycanla omuz omuza durmaya kıyamete kadar devam edecektir' dedi.

Başbakan Davutoğlu'ndan salonu coşturan Azerbaycan mesajı

Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasının satır başları:
 
Terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. 
 
Ermenistan'ın saldırıları neticesinde şehit olan Azerbaycanlı kardeşlerimize Allah'tan rahmet ve tüm Azerbaycan halkına başsağlığı diliyorum. 
 
Bütün dünya bilmelidir ki, Türkiye, can Azerbaycanla omuz omuza durmaya kıyamete kadar devam edecektir. Can Azerbaycan'ın kaybettiği her şehit bizimdir. Dağlık Karabağ da dahil olmak üzere Azerbaycan'ın tüm toprakları kurtulana kadar Azerbaycan'ın yanında durmaya devam edeceğiz. 
 
İnşallah gün gelecek can Azerbaycan kendi toprak bütünlüğü içerisinde bağımsızlık davasında muvaffak olacaktır. 


Numan Kurtulmuş'tan Kılıçdaroğlu'na sert sözler
Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Aile Bakanı Sema Ramazanoğlu ile ilgili kullandığı ifadelere ilişkin "Kılıçdaroğlu Ramazanoğlu'ndan özür dilemelidir" ifadelerini kullandı.

Numan Kurtulmuş'tan Kılıçdaroğlu'na sert sözler

Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Aile Bakanı Sema Ramazanoğlu ile ilgili kullandığı ifadelere ilişkin "Kılıçdaroğlu Ramazanoğlu'ndan özür dilemelidir" dedi. Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından basın mensuplarının karşısına geçti. AB ile sığınmacı anlaşmasına ilişkin konuşan Kurtulmuş, "72 yükümlülükten 55'i büyük ölçüde tamamlandı. 4 Nisan'da gelen ilk kafilede 202 kişi geldi. 78 kişi 4-5 Avrupa ülkelerine gönderildi. Bu süreç sorunsuz ve pürüzsüz şekilde uygulanmasına başladı. Başarılı bir şekilde devam etmesini temmenni ediyorum. 1 milyona yakın mülteci Avrupa'ya gidebilir. Yunanistan'dan gelenler için yeni kampa ihtiyaç yok" dedi. KILIÇDAROĞLU'NA TEPKİ GÖSTERDİ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP grup toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu'na yönelik, "Vali konuşmuyor, Emniyet Müdürü konuşmuyor, Milli Eğitim Bakanı konuşmuyor, Aileden Sorumlu Bakan da zaten birilerinin önüne yatmış vaziyette o da konuşmuyor"ifadeleri gündeme düştü. Kılıçdaroğlu'nun kadın bakana yönelik ifadeleri tepkilere neden olurken, CHP'lilerin bu sözleri alkışlaması ise tartışmalara konu oldu. Kurtulmuş bu konuya ilişkin, "Sayın KılıçdaroğlU'nun bu sözleri sözün bittiği yerdir. Seviyesiz ve aşağılık sözlerdir. Sayın Kılıçdoroğlu'ndan beklentimiz sayın Ramazanoğlu'ndan ve milletimizden özür dilemesidir. Bütün kadın derneklerine, insan hakları dernekleri bütün kadın vekillerine çağrı yapıyorum. Biz siyasi kimlikten önce insani kimliklere sahibiz. Hele bir kadına anneye böyle bir hakaretin yapılması hiç bir şekilde kabul edilemez" dedi.


Erdoğan'a ağlayarak soru soran gazeteci neden ağladığını anlattı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ağlayarak soru soran Azerbaycanlı muhabir Ganire Ataşova, “Şüphesiz bir gazeteci olarak hislerimi ben bildirmemeliyim ama göz önünde bulundurun ki ben de bir anneyim, kadınım, benim de iki evladım var. Şehit düşen askerler benim de evlatlarımdı ve duygulandım” dedi.


ataşova.jpg

ABD’nin Maryland eyaletindeki Türk Amerikan Kültür ve Medeniyet Merkezi'nin açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Azerbaycan-Ermenistan cephe hattındaki çatışmalarda 12 Azerbaycan askerinin şehit olmasına ilişkin değerlendirmesini gözyaşlarını tutamayarak soran ANS TV muhabiri Ataşova, o anı AA muhabirine anlattı. Ermenilerin Azerbaycanlıların yaşadığı yerlere saldırdıkları haberlerini büyük bir üzüntüyle öğrendiklerini belirten Ataşova, Cumhurbaşkanı Erdoğan camiye geldiği sırada kendisiyle röportaj fırsatı kolladıkları anda 12 şehit haberinin geldiğini ifade etti. ''ŞEHİT DÜŞEN ASKERLER BENİM DE EVLATLARIMDI'' Yaklaşık 5 aydır vatanından uzakta olduğu bilgisini veren Ataşova, ülkesi için zor olan bir günün gurbetteki yurttaşları için de zor olacağını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün de o şehitler haberini alırken ve bununla ilgili soru sorarken duygulandım. Şüphesiz bir gazeteci olarak hislerimi ben bildirmemeliyim ama göz önünde bulundurun ki ben de bir anneyim, kadınım, benim de iki evladım var. Şehit düşen askerler benim de evlatlarımdı ve duygulandım. Vatanımın zor gününde o 12 şehidin anasının yerinde, şehitlerin bacılarının yerinde kendimi hissettim." Ataşova, Azerbaycan medyasında şehit haberlerine çok hassas yaklaşıldığını, Türkiye’deki şehit haberleri de verilirken hassasiyet gösterildiğini anlatarak, “Bizler gazeteci olsak da bu demek değildir ki hislerimizi öldürmeliyiz. Habere haber deyip geçmemeliyiz. İnsan önce kendi insanlığını korumalıdır” ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’deki şehit haberlerinde medyanın tutumunu eleştirerek, “Bizim ülkemizde medyanın gözlerinde de bu gözyaşını görebilecek miyiz?” sözlerinin hatırlatılması üzerine Ataşova, şunları kaydetti: “Vatan her şeyden üstündür, vatana hıyanet etmek olmaz. Ne olursa olsun vatan senin canındır, kanındır. Çünkü vatanımız olmasa ne yaparız ABD gibi büyük devletlerde vatanına göre insanlara hürmet ediyorlar.” Ataşova, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Azerbaycan’da çok sevildiğine ve Türkiye’nin her zaman kendilerinin yanında olduğuna işaret etti. Ataşova, “Şüphesiz ben Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın benim hislerime bu kadar hassas yaklaşmasını beklemiyordum. Kendisine teşekkür ediyorum. O benim gözümde Azerbaycan kadınlarının, Azerbaycan analarının bugün yaşadıklarını hissetti ve bunu dünyaya gösterdi” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, merkezin açılışında yaptığı konuşmada, “Ermenistan-Azerbaycan sınırında çatışmalar ciddi manada sürüyor ve bu çatışmalarda her iki taraf da ciddi zayiat veriyor. Az önce bir Azeri televizyonu önümü kesti. Onun gözlerinde gözyaşı gördüm, acaba bizim ülkemizdeki medyanın gözlerinde de bu gözyaşını görebilecek miyiz?” ifadesini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'de
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nükleer Güvenlik Zirvesi'ne katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere başkent Washington'a geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nükleer Güvenlik Zirvesi'ne katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere, özel uçak TUR ile Washington'a geldi. 

Andrews Hava Üssü'nde, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç ve öteki ilgililer tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konaklayacağı otelde ABD'deki Türkler tarafından coşkuyla karşılandı. 
 

Vatandaşlardan sevgi gösterisi

Erdoğan'ı otele gelişinde kentteki Türkler coşkuyla karşıladı. "Güvenilir lider hoş geldin", "Milletin adamı", "Suriyeli mültecileri koruduğun için teşekkürler", "Ant olsun ki milletin son sesi ustayı üzeni, üzeceğiz" pankartları taşıyan kalabalık, açtıkları büyük boy Türk bayrağıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sevgi gösterilerinde bulundu.

Makam aracından indikten sonra eşi Emine Erdoğan ile otelin karşısındaki kaldırımda kendisini bekleyen kalabalığın yanına giden Erdoğan, sevgi gösterilerine el sallayarak karşılık verdi. Kalabalıktakiler Erdoğan'a, "Seni seviyoruz", "Allah seni başımızdan eksik etmesin" ve "Millet seninle gurur duyuyor" diye seslendi.

KAYNAK AA

Hacettepe Üniversitesi 2 gün tatil edildi
Hacettepe Üniversitesi, karşıt görüşlü öğrenciler arasında yaşanan olaylar nedeniyle 2 gün tatil edildi.
hacettepe-2.jpg


Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü'nde öğle saatlerinde karşıt görüşlü öğrenciler arasında taşlı, sopalı ve bıçaklı kavga çıktı.
Olaylar, kampüs içerisinde uzun süre devam ederken, çevik kuvvet ekipleri kavga eden gruplara müdahale etti. Kavgada 2 öğrenci bıçakla yaralanırken, 10 öğrenci de gözaltına alındı.

EĞİTİME 2 GÜN ARA VERİLDİ

Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü, kampüs içinde yaşanan olaylar üzerine açıklama yaparak 2 gün süreyle üniversitede eğitim ve öğretime ara verildiğini duyurdu.
Rektörlük tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Beytepe Yerleşkesi'nde 23.03.2016'da yaşanan olaylar nedeniyle 24.03.2016 (Perşembe) ve 25.03.2016 (Cuma) olmak üzere 2 gün süre ile eğitim ve öğretime ara verilmiştir" denildi.

DHA
3. Köprü inşaatı dursun diye çırpınanlar vardı

Türkiye'nin mega projelerinden biri olan 3. Köprü'de bugün son tabliye yerleştirildi.

3. Köprü inşaatı dursun diye çırpınanlar vardı

Mimarlar Odası'ndan, Cemaat'in kontrolündeki yayın organlarına, Aydın Doğan'ın ajanslarından gezi eylemcilerine kadar, Pensilvanya'nın hakimlerinin aldıkları mahkeme kararlarıyla 3. Köprü'nün yapımını durdurmak i
çin var gücüyle çalışanlar, inşaatı durduran mahkeme kararları birbiri ardına çıktığında kutlama yapanlar vardı.. Hatırladınız mı?..

3. Köprü inşaatı dursun diye çırpınanlar vardı
3. Köprü inşaatı dursun diye çırpınanlar vardı

3. Köprü inşaatı dursun diye çırpınanlar vardı
(Son tabliye yerleştirilirken)

Kaynak ensonhaber.com



Nevşin Mengü: Boyu Değil İşlevi Önemli


ABD Cumhuriyetçi başkan aday adayları arasında yaşanan cinsel organ tartışmalarını Nevşin Mengü
"Boyu değil işlevi önemli" şeklinde değerlendirdi. Perşembe akşamı ABD Cumhuriyetçi başkan aday
adayları arasında yaşanan cinsel organ tartışmaları gündeme oturmuştu. O tartışmaya CNN Türk'ün
haber spikeri Nevşin Mengü de girdi.
 
ABD'DE SEVİYE YERLERDE
ABD Cumhuriyetçi başkan aday adaylarından Marco Rubio'nun ellerinin küçük olduğu iddiasını başka tarafa çeken Donald Trump, cinsel organ boyunun küçük olduğu ima edilmeye çalışıldığını belirtti. Trump bu durumun gerçek olmadığını belirterek durumunun gayet iyi olduğunu söylemesi tüm dünyada konuşulmuştu.

NEVŞİN'DEN İLGİNÇ YORUM

Başkan aday adayları Donald Trump ile Marco Rubio arasındaki tartışmayı CNN Türk'ün Ana Haber Spikeri Nevşin Mengü, farklı bir açıdan yorumladı. Mengü, haberi sunarken şunları söyledi: "Vallahi de billahi de şükredelim Türk politikacıları başımızın üstüne koyalım. Amerika'da iş bakın nereye geldi. Trump'la Rubio'nun atışmasında kimin hangi organı ne kadar büyük bu konuşulur hale geldi. Efendim biz de bir deyiş var mühim olan işlevi diye. Bakın neler konuşuldu"
 


Bolu Dağı'nda yoğun kar yağışı etkili oluyor

Bolu Dağı'nda etkili olan yoğun kar yağışı sürücülere zor anlar yaşatıyor.
Bolu Dağında yoğun kar yağışı etkili oluyor

TEM otoyolu ve D-100 karayolunun Bolu Dağı kesiminde etkili olan kar yağışı ulaşımı olumsuz etkiliyor.

Gece başlayan ve aralıksız devam eden yağış, TEM otoyolunun Bolu Dağı Tüneli kesiminde etkili olurken, D-100 karayolunun ise Abant Kavşağı, Bakacak, Karanlıkdere ve Seymenler mevkisinde etkili oluyor.

Kar yağışı sürücülere zor anlar yaşatırken, karayolları ekipleri güzergahlarda kar küreme ve tuzlama çalışmasını aralıksız sürdürüyor. Bolu Emniyet Müdürlüğüne bağlı trafik ekipleri de TEM otoyolunda ve D-100 karayolunda sürücüleri dikkatli seyretmeleri konusunda uyardı.

Ankara'da kar yağışı etkili oldu
Ankara'da kar yağışı etkili oldu
Başkent'te sabah saatlerinde başlayan yoğun kar yağışı etkili oldu.


İl genelinde sabah saatlerinde başlayan yoğun kar yağışı, yer yer etkisini sürdürmeye devam ediyor.

KISA SÜREDE ETKİLİ OLDU
Aniden bastıran kar nedeniyle ana yollar, sokaklar, park ve bahçeler kısa sürede beyaza büründü. Belediyeye ait kar küreme araçları çalışmalarına hız verdi.

KAYNAK CHA

Elazığ'da çığ faciası: Cesetlere ulaşıldı

Elazığ'da çığ faciası: Cesetlere ulaşıldı

Elazığ'ın Palu ilçesinde meydana gelen çığ faciasında 3 kişi hayatını kaybetti.

Edinilen bilgilere göre olay, ilçeye bağlı Kırkbulak köyünde meydana geldi. bugün öğlen saatlerinde avlanmak için dağlık alana çıktığı belirtilen 3 kişinin çığ düşmesi sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. Olayın ortaya çıkması üzerine bölgeye çok sayıda Jandarma, sağlık ve kurtarma ekipleri sevk edildi. Bir süre yürütülen çalışmanın ardından şahısların cesetlerine ulaşıldı.

KARDAKİ İZLERİ TAKİP ETTİLER
Elazığ'ın Palu İlçe merkezine 40 kilometre mesafede bulunan Kırkbulak Köyü'nde yaşayan yaşları 14 ile 16 arasında değişen Hüseyin Yıldız, Ömer Güngör ve Hamdullah Gülateş, bugün köydeki evlerinden yanlarına tüfeklerini de alarak avlanmak için ayrıldı. Üç çocuğun akşam saatlerine kadar evlerine geri dönmemeleri üzerine köylüler, aramaya çıktı. Çocukların kardaki izlerini takip eden köylüler yaptıkları aramada köye 1.5 kilometre mesafede çığ altında kaldığını belirledi. Köylüler çığ altında yaptığı aramada 3 çocuğun cesedini çıkararak, durumu jandarmaya bildirdi.
Jandarma ekipleri köye gitti. Çığ altında kalarak hayatlarını kaybeden 3 çocuğun cesetleri otopsi yapılmak üzere Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi'ne götürüldü. Jandarma ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı.

'Polis sığınmacıları gerektiğinde vurmalı!'

'Polis sığınmacıları gerektiğinde vurmalı!'

Sağ popülist "Almanya için Alternatif" (AfD) partisinin başkanı Frauke Petry, "Polis yasadışı yollarla ülkeye giren sığınmacıları gerekirse vurmalı" dedi.

Mannheimer Morgen gazetesine bir röportaj veren Petry “kayıtsız sığınmacıların Avusturya üzerinden ülkeye gelişlerinin engellenmesi gerektiğini” belirtti. “Hiçbir polisin bir sığınmacıyı vurmak istemediğini” söyleyen Petry, “Polis sınırın yasadışı olarak geçilmesini engellemek zorunda, eğer gerekirse silahını kullanmalı, yasada böyle yazar” diye konuştu.

“Bunu tabi ben de istemem” diyerek sözlerine devam eden Petry “silah zorunun devreye girmesinin hukuki çerçevede olduğunu” vurguladı. AfD Başkanı Frauke Petry “durumun bu raddeye gelmemesi için Avusturya ile anlaşma ve AB sınırlarında kontroller yoluyla sığınmacı akışının frenlenmesi gerektiğini” belirtti.
 

800 kilometrelik Avusturya sınırının kontrol edilmesinin nasıl mümkün olacağı sorusuna Frauke Petry “Elbette yeterince polis görevlendirmeli ve sığınmacıları geri çevirmekten çekinmemeliyiz” diye yanıt verdi.

Almanya sığınmacı krizinin başlamasının ardından 13 Eylül'de yeniden Avusturya sınırında kontrollere başlamıştı. İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere bu kontrolleri tekrar tekrar uzatmıştı. En son kasım ayında uzatılan sınır kontrollerinin süresi 13 Şubat'ta doluyor.


İstanbul'da canlı bomba şüphelisi vuruldu
Beşiktaş Dolmabahçe'de üzerinde bomba bulunduğunu iddia eden şüpheli, polis ekiplerince bacağından vurularak etkisiz hale getirildi.



Edinilen bilgiye göre, Dolmabahçe civarında, 'üzerimde bomba var' dediği iddia edilen bir kişiyi polis ekipleri bacağından vurdu. Yaralanan şüpheli hastaneye sevk edilirken olay yerinde bomba imha ekipleri sevk edildi.

Rus uçağı Türk hava sahasını ihlal etti
Türk hava sahasını ihlal eden Rus jetinin düşürülmesinin ardından Türkiye ve Rusya arasındaki gerilim tırmanıyor. Dışişleri Bakanlığı, Rusya Hava Kuvvetlerine ait bir adet SU-34 uçağının dün saat 11:46'da Türk hava sahasını ihlal ettiğini açıkladı.

İstanbul’da kar tatili
Açıklamada, " Bu tür sorumsuzca davranışlar sonucunda ortaya çıkabilecek arzu edilmeyen vahim gelişmelerin sorumluluğunun bütünüyle Rusya Federasyonu'na ait olacağını bir kez daha vurguluyoruz. Bu hususlar dün akşam Bakanlığımıza davet edilen RF Büyükelçisine tekraren ifade edilmiş, bahse konu ihlal kuvvetle protesto edilmiş ve kınanmıştır" denildi.

Dışişleri Bakanlığı, tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle; "Dün (29 Ocak 2016) saat 11:46'da Rusya Federasyonu Hava Kuvvetlerine ait bir adet SU-34 uçağı Türk hava sahasını ihlal etmiştir. İhlal öncesinde, Rusya Federasyonu uçağı, Türk hava radar unsurlarınca defalarca Rusça ve İngilizce ikaz edilmiştir. Ülkemizce ve NATO tarafından yapılan açık uyarılara rağmen, bu ihlal de Rusya Federasyonu'nun sorunların tırmanmasına yönelik eylemlerinin yeni ve somut bir göstergesidir.

Rusya Federasyonu'na, Türk hava sahasının, dolayısıyla NATO hava sahasının ihlal edilmemesi konusunda sorumlu davranmak için açık ve net çağrıda bulunuyoruz. Bu tür sorumsuzca davranışlar sonucunda ortaya çıkabilecek arzu edilmeyen vahim gelişmelerin sorumluluğunun bütünüyle Rusya Federasyonu'na ait olacağını bir kez daha vurguluyoruz. Bu hususlar dün akşam Bakanlığımıza davet edilen Rusya Federasyonu F Büyükelçisine tekraren ifade edilmiş, bahse konu ihlal kuvvetle protesto edilmiş ve kınanmıştır."


TEM'de servis aracı devrildi: 1 ölü 17 yaralı
TEM Otoyolu'nda, personel taşıyan İTÜ'ye ait servis midibüsünün devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 1 kişi öldü, 17 kişi de yaralandı.

TEM'de servis aracı devrildi: 1 ölü 17 yaralı

Kaza, saat 20.00 sıralarında, TEM Otoyolu'nun Edirne istikametinde, Mahmutbey Gişeleri'nin 1 kilometre ilerisinde meydana geldi. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Ayazağa Kampüsü'nde çalışan personeli taşıyan midibüs, yoğun trafikte emniyet şeridine geçerek hızla ilerlemeye başladı. Bu sırada, daha önce kazaya karışan 2 araç emniyet şeridine çekilirken, servis midibüsü duramayarak araçlardan birine çarptı. Çarpmanın etkisiyle otoyolun kenarındaki boş araziye devrilen midibüs yan yatarak durabildi.
 
Kazada Ramazan Öztürk (30) adlı kişi ölürken, 17 kişi de yaralandı.
 
Yaralılar, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Esenyurt Devlet Hastanesi ve çevredeki özel hastanelere kaldırıldı. 
 
Ramazan Öztürk'ün cesedi ise bir süre sonra itfaiye ekibi tarafından ambulansa konularak morga kaldırıldı.


Tatilde ödev veren okullar araştırılıyor
Milli Eğitim Bakanlığınca, tatilde ödevi yasaklayan genelgeye rağmen, öğrencilere ödev veren okulların ülke genelinde belirlenerek işlem yapılması için çalışma başlatıldı.

Tatilde ödev veren okullar araştırılıyor
Milli Eğitim Bakanlığınca, tatilde ödevi yasaklayan genelgeye rağmen, öğrencilere ödev veren okulların ülke genelinde belirlenerek işlem yapılması için çalışma başlatıldı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın çalışma arkadaşlarıyla birlikte akşam yemeği için gittiği restorandaki oyun odasında atlıkarıncaya binen çocuklarla sohbet etmek istediği belirtildi.

Açıklamada, çocukların yanına giden Avcı'nın, öğrencilerin ellerindeki kitap, defter ve kalemlerin oyun odasında "ne işe yaradığını" merak etmesi üzerine çocuklara ödev verildiğinin anlaşıldığı aktarılarak, "Tatilde ev ödevini yasaklayan genelgeye rağmen, bazı özel okullarda okuyan çocukların atlıkarınca üzerinde bile ödev yapmaları Bakanlığı harekete geçirdi" ifadesi kullanıldı.

Bakan Avcı'nın telefonla ilgili özel okulun yetkilisini ve Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Erol Bozkurt'u aradığı, konunun araştırılması ve gereken işlemin yapılmasını istediği belirtilerek, Avcı'nın bu talebini çocukların da sevinçle karşıladığı kaydedildi.

Açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığınca, tatilde ödevi yasaklayan genelgeye rağmen, yasağa uymayan okulların Türkiye genelinde tespit edilip, gerekli işlemin yapılması için çalışma, Ankara Milli Eğitim Müdürlüğünce de ödev yasağını delen okullar hakkında inceleme başlatıldığı bildirildi.

Yıldız Aktaş - AA
İsrailli bakan: Bağımsız Kürdistan'ın zamanı geldi
İsrail Adalet Bakanı Ayaled Shaked, "Bağımsız Kürdistan"ın zamanı geldiğini ifade ederek, "Tüm gücümüzle Kürt devletinin arkasındayız" dedi.
İsrailli bakan: Bağımsız Kürdistan'ın zamanı geldi

Her yıl düzenlenen İsrail Asayiş Konferansı'nda konuşan Bakan Ayaled Shaked, "En büyük devletsiz ulusun bağımsızlık zamanı geldi. Biz tüm gücümüzle bölgede kurulacak Kürt devletinin arkasındayız" ifadelerini kullandı. Kürtlere yapılan haksızlığın düzeltilmesini isteyen Adalet Bakanı Şaked, devletin nerede kurulması gerektiğine dair koordinat da verdi. Şaked'e göre Kürdistan Türkiye ve İran arasında kurulmalı.

"İSRAİL'İN DÜŞMANLARI ZAYIFLAYACAK"
Ayaled Shaked, "İnanıyoruz ki bu gelişme İsrail'in çıkarınadır ve İsrail düşmanlarının zayıflamasına sebep olacaktır" şeklinde konuştu.

"KÜRTLER ASİL VE BARIŞÇI BİR MİLLET"
Radikal gruplara karşı İsrail ve Kürtlerin çıkarlarının ortak olduğunu söyleyen Shaked, "Kürtler insan haklarını iyi koruyor, kadına değer veriyor, bunun yanısıra asil ve barışçı bir millettir. Ortadoğu tarihinde hiçbir millete saldırdıkları görülmemiştir" vurgusu yaptı.

"DESTEKLEME ZAMANI"
İsrail'in Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile ilişkilerini geliştirmesini isteyen Ayaled Shaked, "Şimdi Kürtlere yardım etme ve onları destekleme zamanıdır" dedi.

"FİLİSTİNLİ ANNELER ÖLSÜN" DEMİŞTİ
Netanyahu'nun eski yardımcılarından olan kabinenin tartışmalı isimlerinden Adalet Bakanı Ayelet Şaked, Filistin halkına yönelik topyekün savaş ilan edilmesini istemiş ve ölen Filistinli gençlerin annelerinin de ölmesi gerektiğini söylemişti.


3 ilde arka arkaya deprem!
Muğla'nın Fethiye ilçesinde, Çanakkale'nin Gülpınar açıklarında, Van'ın ise Bahçesaray ilçesinde deprem meydana geldi.
3 ilde arka arkaya deprem! Kaç şiddetinde oldu?
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Entitüsü'nden alınan bilgiye göre saat 06.00'da merkez üssü Fethiye ilçesi Bayırköy köyü olan deprem, yerin 5 kilometre derinliğinde gerçekleşti.
ÇANAKKALE DE SALLANDI
Çanakkale'nin Gülpınar açıklarında 3,9 ve 3,7 büyüklüğünde yaklaşık 20'şer dakika arayla iki ayrı deprem meydana geldi.
VAN DA SARSILDI
Van'da bu sabah merkez üssü Bahçesaray İlçesi olan Richter ölçeğine göre 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre deprem bugün saat 09.53'de meydana geldi.
VAN'DA 4.3 ŞİDDETİNDE DEPREM
Merkez üssü Bahçesaray'a yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta bulunan Yaylakonak Mahallesi olan ve yerin 5 kilometre derinliğindeki 4.3 büyüklüğündeki deprem, ilk belirlemelere göre hasara yol açmadı. Çevrede de hissedilen deprem kısa süreli paniğe neden oldu.AFAD ise büyüklüğünü 4.5 olarak açıkladığı depremin yerin 7 kilometre derinliğinde olduğunu bildirdi.




Günahlardan arınmak için buzlu suya girdiler
Rusya'da Ortodoks Hristiyanlar, "günahlarından arınmak için" soğuk havada buzlu suya girdi.

Günahlardan arınmak için buzlu suya girdiler

Rusya'nın başkenti Moskova'da, Ortodoks Hıristiyanlar, inançları gereği soğuk havada buzlu suya daldı.

HER 18 OCAK GECESİ DÜZENLENİYOR
Ortodoks Hristiyanlar tarafından, Hz. İsa'nın vaftiz edildiğine inanılan 18 Ocak gecesi suya girme törenleri, ülkede kış mevsimi yaşandığı için oldukça soğuk havada gerçekleştiriliyor. Törenler, ülkenin çeşitli şehirlerinde de düzenlendi.



Yarıyıl tatilinde öğrencilere ödev yok

karneöğrenci.jpg

Milli Eğitim Bakanlığı, yarıyıl tatilinde öğrencilere ödev verilmemesi konusunda il müdürlüklerine yazı gönderdi.

Sömestr tatili yaklaşıyor. Milli Eğitim Bakanlığı'ndan bu konuda hem öğrencileri hem de velileri yakından ilgilendiren bir duyuru geldi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı imzasıyla il müdürlüklerine gönderilen yazıda, nitelikli eğitimin toplumun her bireyine en üst seviyede ulaştırılması ile öğrencilerin dünyadaki çağdaşlarıyla rekabet edebilecek becerilerle donatılmış, problem çözebilen ve üretken, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetiştirilmesinin Bakanlığın öncelikli hedefleri arasında olduğu belirtildi.
Bu nedenle öğrencilere yönelik eğitim öğretim faaliyetleri sırasında yapılacak çalışmalarda Bakanlığın politikaları ve öncelikleri dikkate alınarak, özenli olunması istendi.

Bu çerçevede, proje, protokol gibi çalışmalar kapsamında çeşitli kurum ve kuruluşlarca öğrencilere dağıtılmak üzere okullara "bağış" veya "yardım" adı altında gönderilen kitap, broşür afiş gibi materyallerin anayasaya, kanunlara, öğretim programlarına ve öğrenci seviyesine uygun olup olmadığı ile ilgili içeriğin doğruluğu hususlarında detaylı ve yeterli inceleme yapıldıktan sonra bu materyallerin öğrencilerin kullanıma sunulması istendi.

Öğrencilerin kullanacakları kırtasiye malzemeleri konusunda öğretmenlerin belli markalara yönlendirmede bulunulmaması konusunda da uyarıda bulunulan yazıda, öğrencilerin yarıyıl tatillerini verimli bir şekilde geçirmelerini, dinlenmiş bir şekilde yeni döneme sağlıklı başlangıç yapabilmelerini ve ilgi alanlarına da zaman ayırabilmelerini sağlamak için öğrencilere yarıyıl tatilinde ödev verilmemesi istendi.

Ayrıca, eğitim öğretimle ilgili kısmi aksamalar yaşanan bölgelerdeki okul ve kurumlarda eğitim öğretim faaliyetlerinin telafisi için yazı doğrultusunda her türlü tedbirin alınması gerektiği belirtilerek, bu kurumlardaki öğrencilere ödev verilmemesi hususunun ise telafi programı doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Dönem sonuna yönelik tüm iş ve işlemlerin mevzuata uygun olarak, eksiksiz bir şekilde tamamlanması gerektiği ifade edilen yazıda, karnenin ulaşılması gereken bir amaç değil, başarının değerlendirilmesi konusunda bir araç olduğunun öğrenci ve velilere anlatılması istendi.



Muğla'da 9 akademisyene soruşturma
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi bildiride imzası bulunan 9 akademisyen hakkında soruşturma açtı.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Üniversitesi, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin bildirisinde imzası bulunan kurumdaki 9 akademisyen hakkında soruşturma başlattı.Muğla Valisi Amir Çiçek, AA muhabirine, bildiride imzası bulunan akademisyenler hakkında şu anda gerekenlerin yapıldığını, savcılığın konuyla ilgili çalışma yürüttüğünü söyledi.Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar da vatandaşların güvenliği için terör örgütüne karşı düzenlenen operasyonları suç gibi göstermek amacıyla provokatif bildiri yayımlamanın hiçbir şekilde akademik anlayış ve fikir özgürlüğüyle bağdaştırılamayacağını belirtti.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Üniversitesi, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin bildirisinde imzası bulunan kurumdaki 9 akademisyen hakkında soruşturma başlattı.Muğla Valisi Amir Çiçek, AA muhabirine, bildiride imzası bulunan akademisyenler hakkında şu anda gerekenlerin yapıldığını, savcılığın konuyla ilgili çalışma yürüttüğünü söyledi.Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar da vatandaşların güvenliği için terör örgütüne karşı düzenlenen operasyonları suç gibi göstermek amacıyla provokatif bildiri yayımlamanın hiçbir şekilde akademik anlayış ve fikir özgürlüğüyle bağdaştırılamayacağını belirtti.

Üniversitenin, tüm kademeleriyle vatan için mücadele eden, demokratik yönetimin meşru güç kullanma yetkisine sahip güvenlik güçlerinin yanında olduğunu vurgulayan Harmandar, "Bu doğrultuda bildiride imzası bulunan 9 akademisyen hakkında soruşturma başlattık'' dedi.Harmandar, soruşturmanın yasal çerçeve içerisinde en kısa sürede sonuçlanacağını dile getirdi.Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi adıyla bin 128 akademisyenin imzaladığı bildiride, güvenlik güçlerinin terörle mücadele çalışmaları ve sokağa çıkma yasakları bahane edilerek "kasıtlı ve planlı kıyım yapıldığı" öne sürülmüştü.

AA


Arel Üniversitesi'nde 5 akademisyenin ilişiği kesildi

Arel Üniversitesi Rektörlüğü “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzalayan beş akademisyenin, haklarında başlatılan soruşturma süresince okulla ilişkilerini kesti.


Radikal'de yer alan habere göre, “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları gerekçesiyle İstanbul Arel Üniversitesi’nden beş akademisyen uzaklaştırıldı. Rektörlük tarafından akademisyenlere gönderilen yazıda “Soruşturma esnasında ilişkiniz kesilmiştir” denildi.

Arel Demokrasi ve İnsan Hakları Kulübü ise , okuldan uzaklaştırılan hocalarına destek mesajı yayınladı:

“İstanbul Arel Üniversitesi 'Bu Suça Ortak Olmayacağız' bildirisine imza atan 5 hocamız hakkında soruşturma açarak, okulla ilişiklerini kesti. Soruşturmanın iktidarın baskısı ile ülkede oluşturulan faşist iklimden kaynaklandığını biliyoruz ve bunun sembolik olduğunu düşünerek kısa süre içerinde hocalarımızın okula dönmelerini umut ediyoruz. Bunun aksinde bir karar çıkması durumunda Arel Üniversitesi öğrencileri olarak buna sessiz kalmayacağımızı bildiriyor ve bilim karşısında insanlık düşmanlarını destekleyenlerden hesap soracağımızı çok net ilan ediyoruz. Hocalarımız yalnız değildir.” 



İzmir ve Bursa'da akademisyenlere soruşturma
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiride imzası olan 37 akademisyen, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı 3 akademisyen hakkında soruşturma başlattı.

%C4%B0zmir+ve+Bursa%E2%80%99da+akademisyenlere+soru%C5%9Fturma

"Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiride imzası bulunan İzmir'deki çeşitli üniversitelerde görevli akademisyenlerle ilgili soruşturma başlatıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, bildiride imzası bulunan İzmir'deki çeşitli üniversitelerde görevli 37 akademisyen hakkında "Devletin Güvenliğine Karşı İşlenen Suçları" kapsayan TCK'nın 302. maddesi gereğince soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi adıyla bin 128 akademisyenin imzaladığı bildiride, güvenlik güçlerinin terörle mücadele çalışmaları ve sokağa çıkma yasakları bahane edilerek "kasıtlı ve planlı kıyım yapıldığı" öne sürülmüştü.

Bursa'da 3 akademisyene soruşturma

Uludağ Üniversitesinde (UÜ) görevli ve "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiride imzaları bulunan 3 akademisyen hakkında soruşturma başlatıldı.

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan yazılı açıklamada, akademisyenler hakkında 3713 Sayılı 'Terörle Mücadele Yasası'nın 7/2 maddesinde düzenlenen "terör örgütünün propagandasını yapmak" suçundan soruşturma başlatıldığı belirtildi. 

Denizli'de bir akademisyen ifade sonrası serbest bırakıldı

Barış için Akademisyenler İnisiyatifi'nin bildirisinde imzası bulunan Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Zencir, ifade verdi.

Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına çağrılan Zencir, Denizli Adliye Sarayı'na giderek konuya ilişkin savcıya ifade verdi. Zencir, ifadenin alınmasının ardından serbest bırakıldı.AA


Bildiriyi imzalayan 4 akademisyene soruşturma

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğü, bildiride imzası bulunan 4 akademisyen hakkında idari soruşturma
başlattı.

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğünce (YYÜ), "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiride imzası bulunan 4 akademisyen hakkında idari soruşturma başlatıldı.  

YYÜ Rektörlüğü, bildiride imzası bulunan ve üniversite görev yapan 4 akademisyen hakkında idari soruşturma başlatıldığını bildirdi.

"Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi" adıyla bin 128 akademisyenin imzaladığı bildiride güvenlik güçlerinin terör mücadele çalışmaları ve sokağa çıkma yasakları bahane edilerek, "kasıtlı ve planlı kıyım yapıldığı" öne sürülmüştü. (AA)



Akademisyenlerden üçü daha imzasını çekti
Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İnal, ve Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Görevlisi Arslan "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin bildirisine verdiği imzayı geri çekti.AÜ Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Ertuğ, 'Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin hazırladığı 'Bu Suça Ortak Olmayacağız' başlıklı bildirideki imzasını çektiğini açıkladı.


Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İnal, ve Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Görevlisi Arslan "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin bildirisine verdiği imzayı geri çekti.

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemal İnal, yaptığı açıklamada, "Bildirideki imzamı çekiyorum. Bildiride bazı ifadeler sert olabilir ancak bizim amacımız sadece sivil hak ihlallerine dikkati çekmekti. Ne güvenlik güçleri ne asker ne de hiçbir sivilin ölmesini istemiyoruz. Barış, kardeşlik ve dostluktan yanayım. Örgütün şiddet eylemlerine, bombalama eylemlerine de karşıyım. Sadece kimsenin ölmesini istemiyoruz" dedi. İnal, bildiriye imza attığı için öğrencilerinin tepkisiyle karşılaştığını, bu durumdan üzüntü duyduğunu ifade etti.

Trakya Üniversitesi (TÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Firdevs Selvili Arslan, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin bildirisine verdiği imzayı geri çekti. Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük,''Dün Firdevs Hanım imzasını geri çekti. Biz zaten soruşturma açmıştık. Fakat daha soruşturma kendisine gitmeden, soruşturmadan haberdar olmadan imzasını geri çekti. Diğer akademisyenle ilgili bize şu ana kadar ulaşmış bir şey yok. Soruşturma devam ediyor'' diye konuştu.
7Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Ertuğ, 'Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin hazırladğı 'Bu Suça Ortak Olmayacağız' başlıklı bildirideki imzasını çektiğini açıkladı.


"İÇERİĞİNİ OKUMA FIRSATIM OLMADI"

Bildiride imzası bulunan Prof. Dr. Zeki Ertuğ, yaptığı yazılı açıklamada bildiriden imzasını çektiğini kaydetti. Prof. Dr. Ertuğ'un açıklaması şöyle:

"İçerdeki hainlerin ve dış güçlerin vatanımızı bölmeye çalıştığı bu olağanüstü dönemde, devletimiz güvenlik güçlerinin her gün şehitler vererek teröre ve bölücülere karşı yürüttüğü mücadeleyi, 'kıyım' ve 'katliam' olarak nitelendirdiği iddia olunan ve yoğun mesaim dolayısıyla, içeriğini okuma ve inceleme fırsatı bulamadığım 'Bildiri'yi, 'Barış çağrısı' olduğu düşüncesiyle her zaman barıştan yana olmuş bir akademisyen olarak imzaladım. İçeriğini ise gösterilen tepkiler üzerine daha sonra öğrendim.

"İLERİ SÜRÜLEN DÜŞÜNCE VE İDDİALARA KATILMAM MÜMKÜN DEĞİL"

Büyük tehdit ve tehlikelere maruz bulunan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bölünmez bütünlüğünü korumaya ve halkımızın güvenliğini sağlamaya yönelik mücadeleye ilişkin, söz konusu 'Bildiri'de ileri sürülen düşünce ve iddialara katılmam mümkün olmadığından imzamı geri çektiğimi ve bu olay nedeniyle hakkımda açılacak adli ve idari soruşturmaya hazır olduğumu kamuoyunun bilgisine saygı ile sunarım."

 

(AA)



Batman Üniversitesi'nde 5 akademisyene soruşturma
Batman Üniversitesi'nde bildiriye imza atan 5 akademisyen hakkında soruşturma açıldı.
Batman Üniversitesi

Batman Üniversitesince (BÜ), "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiride imzası bulunan üniversitede görevli 5 akademisyen hakkında soruşturma başlatıldı.
AA



Selçuk Üniversitesi'nde bildiriye imza atan akademisyene soruşturma
Bildiriye imza atan, daha sonra geri çeken SÜ öğretim üyesi Doç. Nezir Akyeşilmen hakkında
soruşturma başlatıldı.
Selçuk Üniversitesi
"Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiriye imza atan ve daha sonra desteğini geri çeken Selçuk Üniversitesi(SÜ) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nezir Akyeşilmen hakkında soruşturma açıldı.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, "11 Ocak 2016 tarihinde 'Bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak bu suça ortak olmayacağız' başlığı ile internet ortamında yayımlanan bildirinin, devletin teröre karşı mücadelesini 'katliam' ve 'kıyım' olarak imzalayan bir grup akademisyen arasında bulunan SÜ öğretim üyesi hakkında Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu'nun maddelerine aykırı davranış suçundan soruşturma başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi.

Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nezir Akyeşilmen, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin bildirisine imza atmış, 13 Ocak'ta ise barışa hizmet etmediği gerekçesiyle imzasını geri çektiğini açıklamıştı.
Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi adıyla 1128 akademisyenin imzaladığı bildiride, güvenlik güçlerinin terörle mücadele çalışmaları ve sokağa çıkma yasakları bahane edilerek "kasıtlı ve planlı kıyım yapıldığı" öne sürülmüştü.
AA


Bolu'da 3 akademisyenin evinde arama yapıldı

Bolu'da, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiriyi imzaladıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma açılan 3 akademisyenin evinde arama yapıldı.

BOLU'da, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi" bildirisinde imzaları bulunan 3 akademisyenin evlerinde ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi'ndeki çalışma odalarında, haklarında başlatılan soruşturma kapsamında arama yapıldı.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, bildiride imzaları bulunan AİBÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Barış Kılıçbay, aynı bölümde görevli Dr. Ülkü Güney, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Selime Güzelsarı hakkında, "terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla soruşturma başlattı.

İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, soruşturma kapsamında 3 akademisyenin evlerine sabah eş zamanlı baskın yaptı. Doç. Dr. Güzelsarı, Dr. Güney'in Gölköy Kampüsü'ndeki lojmanlarda bulunan evlerinde ve Prof. Dr. Kılıçbay'ın Alpagutbey Mahallesi'ndeki evinde arama yapıldı. Akademisyenlerin üniversitedeki çalışma odalarında da geniş çaplı arama yapıldı.

Aramalarda akademisyenler de hazır bulundu. Aramalar devam ederken, bilgisayarlar ve dosyalar inceleniyor. Akademisyenler hakkında üniversitenin başlattığı idari soruşturmanın da sürdüğü belirtildi. (DHA,İHA)




Gaziantep ve Mersin'de 24 akademisyene soruşturma açıldı
Barış için akademisyenler inisiyatifi' adıyla yayımlanan bildiriye imza atan 24 öğretim üyesi hakkında disiplin soruşturması başlatıldı.
ME%C3%BC%E2%80%99de+20+%C3%B6%C4%9Fretim+%C3%BCyesine+soru%C5%9Fturma
Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğü ve Mersin Üniversitesi Rektörlüğü, "Barış için akademisyenler inisiyatifi" adıyla yayımlanan bildiriye imza atan toplam 24 öğretim üyesi hakkında disiplin soruşturması başlattı.

Gaziantep Üniversitesi'nde görevli Yardımcı Doçent Doktorlar Fulya Doğruel, Çağrı Aslan, Pınar Şenoğuz ve Rana Gürbüz hakkında 'Barış için akademisyenler inisiyatifi'nin bildirisine imza attıkları gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Rektörlük tarafından disiplin soruşturması başlatılan akademisyenlerin savunmalarının alınacağı bildirildi.
MERSİN'DE DE 20 AKADEMİSYENE SORUŞTURMA
Mersin Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 'Barış için akademisyenler inisiyatifi' adıyla yayımlanan bildiriye imza attığı belirlenen 20 akademisyen hakkında idari soruşturma başlatıldığı bildirildi.
DHA


14 akademisyen gözaltına alındı
"Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiride imzaları bulunduğu gerekçesiyle Kocaeli Üniversitesinde görevli 21 akademisyenden 14'ü gözaltına alındı.
Akademisyenler serbest bırakıldı!

"Barış İçin Akademisyenler