Brisin

Siyasi Haber

Erdoğan'dan AKPM kararına tepki
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKPM'nin kararıyla ilgili olarak, "Karar tamamen siyasi, tanımıyoruz" açıklamasında bulundu.

Erdoğan'dan AKPM kararına tepki
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin, Türkiye'yi siyasi denetim altına almaya karar vermesine ilişkin açıklamasında "Karar tamamen siyasi, tanımıyoruz" ifadelerini kullandı.
Reuters haber ajansına konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemle ilgili sorulara yanıt verdi.
"OPERASYONLARLA İLGİLİ ABD VE RUSYA'YA BİLGİ VERDİK"
TSK'nın Sincar'a düzenlediği hava harekatlarıyla ilgili konuşan Erdoğan, "Operasyonlarla ilgili ABD ve Rusya'ya bilgi verdik. Teröristler yok edilene kadar operasyonlar sürecek" dedi.
Habertürk TV'nin haberine göre, ABD'den yapılan açıklamada "Türkiye'nin hava operasyonlarından derin endişe duyuyoruz. Operasyonlarla ilgili endişemizi Türk hükümetine ilettik. Koalisyon Türkiye'nin hava operasyonlarını onaylamadı" denildi.
AK PARTİ'YE ÜYE OLMASI HAKKINDA
AK Parti'ye yeniden üye olma konusuna değinen Erdoğan, "Sonuçlar resmen açıklanınca AK Parti'ye döneceğim" derken sonuçlara yapılan itirazlarla ilgili "AİHM'in sonuçları değerlendirme yetkisi yoktur" ifadelerini kullandı.
 

Devlet Bahçeli'den AKPM kararına tepki
MHP lideri Devlet Bahçeli, AKPM kararıyla ilgili "Kararı şiddetle kınıyor ve reddediyoruz. Türkiye düşmanlığı iç politikada hayasızca kullanılıyor" açıklamasında bulundu.

Devlet Bahçeli'den AKPM kararına tepki
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, AKPM'nin Türkiye'yi siyasi denetime alma kararına tepki gösterdi.
Bahçeli, açıklamasında "Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Genel Kurulunda bugün yapılan 'Türkiye'de Demokratik Kurumların İşleyişi' konulu oturum sonrası alınan Türkiye'nin siyasi denetim sürecine dahil edilmesine ilişkin karar, Avrupa'nın Türkiye'ye karşı iflah olmaz önyargılarının ve hastalıklı bakış açısının son bir tezahürü olmuştur" değerlendirmesinde bulundu.
"Siyasi düşünce ve hesaplarla alınan bu karar haksızdır, temelsizdir ve yok hükmündedir. Hiçbir şart altında kabul edilemez olan bu kararı şiddetle kınıyor ve reddediyoruz" ifadelerini kullanan Bahçeli, son dönemde yaşanan gelişmeler ve bugün gelinen noktada haçlı ruhunun asırlar sonra hortladığını, Avrupa medeniyetinin bir hastalığı olan ırkçılığın yeniden ayağa kalktığını belirtti.
"KARA MİZAH ÖRNEĞİ OLARAK TARİHE GEÇECEKTİR"
Bahçeli, Türkiye düşmanlığının, Avrupa'nın temsil ettiği değerler sistemini için için kemiren habis bir kanser uru haline geldiğini aktararak, bu tablonun Avrupa için utanç verici olduğunu kaydetti.
Avrupa Birliğinin Türkiye'yi sürekli dışladığını belirten Bahçeli, şunları kaydetti:
"Avrupa Konseyi demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti konularında sahte ve zorlama gerekçelerle Türkiye'yi siyasi denetim almakta, Avrupa ülkelerinin bir kısmı, Türkiye düşmanlığını iç politika malzemesi olarak hayasızca kullanmaktadır. Kanlı terör örgütü PKK'nın siyasi hamisi rolüne soyunan, 15 Temmuz alçak FETÖ darbe girişimini görmezden gelip Türkiye'yi suçlayacak sudan bahaneler uyduran Avrupa'nın, Türkiye'ye insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasi dersi vermeye kalkması kara mizah örneği olarak tarihe geçecektir. PKK'ya kucak açan Avrupa'nın, Türkiye'nin terörle meşru yollardan mücadelesini hukuk dışı olmakla suçlaması eşi görülmemiş bir pişkinlik ve riyakarlıktır. 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin üstünü örtmek için seferber olan Avrupa'nın, OHAL uygulamaları nedeniyle Türkiye'yi eleştirmesi emsalsiz bir densizliktir."
"AVRUPA'NIN HAKKI DA HADDİ DE DEĞİLDİR"
Devlet Bahçeli, Avrupa'nın insan hakları ve demokrasi konularında sahte fetva makamı olarak Türkiye'ye ahkam kesmeye kalkmadan önce, terörle mücadele konusunda iki yüzlü ve samimiyetsiz tutumu hakkındaki ruhunu temizlemeye çalışmasının Avrupa açısından vicdani ve ahlaki bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı.
Türkiye'nin siyasi saiklerle itilip kakılacak bir ülke olmadığına dikkati çeken Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Türkiye'ye bu muameleyi reva görmek Avrupa'nın hakkı da değildir, haddi de değildir. Milli onurunu ve haysiyetini her siyasi düşüncenin üstünde tutan Türkiye ve aziz milletimiz, bunu hiçbir şart altında kabul etmeyecektir. Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerini her yönüyle gözden geçireceği stratejik bir kavşak noktasına gelinmiştir. Türkiye'yi dışlamanın ve haksız yere suçlamanın karşılıksız kalmayacağı ve Avrupa'ya ağır bir faturası olacağı kuşkusuzdur. Milliyetçi Hareket Partisi, hükümetin Avrupa ile ilişkilerimizin her yönüyle değerlendirilmesi sonucunda alacağı kararları ve uygulayacağı tedbirleri bütünüyle destekleyecektir."

Destici: "Evet" kararı almamızda en önemli etken Türkiye'nin hala darbe anayasasıyla yönetiliyor olması
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, parti olarak kendi iç istişarelerini yaptıktan sonra 16 Nisan'da gerçekleştirilecek halk oylamasında 'evet' deme kararı aldıklarını belirterek, 'Bizim bu kararı almamızdaki en önemli etkenlerden biri, Türkiye'nin hala darbe anayasasıyla, onun ürünü olan yasalarla ve ürettiği idari bir sistemle yönetiliyor olmasıdır.' dedi.

 
Destici, BBP'nin İstanbul'da gerçekleştirilen haftalık olağan basın toplantısında, halk oylaması sürecinin, ülkenin en önemli gündem maddesi olduğunu ifade ederek, halk oylamasında partisinin "evet" kararı aldığını söyledi.
Bu kararın gerekçelerini anlatan Destici, "Özellikle Suriye'nin kuzeyinde yaşananlar, terör örgütlerinin küresel güçlerin desteği ile Türkiye'ye saldırması, hem devletimizi hem de milletimizi bir beka sorunuyla karşı karşıya bırakabilir. Onun için milletimizin birliğini tesis edecek ve devletimizin varlığını ebediyete kadar koruyacak olan elbetteki bu milletin kendisidir. Milletin önüne, hür seçimlerle seçilmiş meclis, bir sistem değişikliği teklifi getirmiştir. Dolayısıyla bundan kimsenin ürkmesine, korkmasına gerek yoktur. 16 Nisan'da millet ne derse o olacaktır. Milletin kararı da bizim için en değerli olanıdır." diye konuştu.
Parti olarak "evet" gerekçelerini ortaya koyarken, demokratik bir şekilde kendi içlerinde tartıştıklarını ifade eden Destici, şunları kaydetti:
"Biz 5 önceliğimiz olduğunu ifade etmiştik. Biz durup dururken 'evet' demedik. Üniter yapının muhafaza edilmesi, 18 maddelik teklifin içinde üniter yapıyı zedeleyecek bir şey var mı, yok. Türk kimliği ve Türkçemiz muhafaza edilsin dedik, temel haklar ve inanç hürriyeti korunuyor. Başörtüsüyle ilgili tüm yasaklar kaldırılmış, hatta askeriyede bile bu yasağa son verilecek döneme girilmiştir. Bizim bunları görmezden gelmemiz mümkün müdür? Bir başka husus da mevcut anayasadan ve yasalardan, darbe hukukunun, darbelere yol açan, darbecilerin elini güçlendiren yasaların çıkarılmasını, temizlenmesini, vesayetin anayasadan çıkarılmasını istedik.
Nihayetinde baktığımızda bu 18 maddenin içinde de bunları görüyoruz. YAŞ'ın sivilleşmesi, kuvvet komutanlarının Milli Savunma Bakanlığına bağlanması, bunlar başından beri bizim savunduğumuz şeyler. Bütün bunları yok saymamız mümkün mü? Elbette ki değildir. Beşincisi de kuvvetler ayrılığı prensibi, yasama yürütme ve yargının bağımsızlığı. Önerilen sistemde bu hususun mevcut sistemden daha olumlu olduğunu görüyoruz. Yürütmenin yasamadan ayrılması, yani bakanların dışarıdan atanması BBP olarak, bizim 2001 yılından beri savunduğumuz bir gerçektir. Yasama ve yargı ile ilgili birtakım tereddütleri var vatandaşlarımızın, kamuoyunun. Bunun da biz, siyasi partiler yasasının ve seçim kanunun demokratikleştirerek aşılabileceğine inanıyoruz. Buradan 'evet' çıktığında ki inşallah çıkacak, daha sonra hazırlanacak uyum yasalarında mutlaka ve mutlaka bu konunun gündeme gelmesi ve siyasi partiler yasasının ve seçim kanununun demokratikleştirilmesi bizim öncelikli beklentimiz ve takipçisi olacağımız konuların başında gelmekte"
"Bütün teşkilatlarımıza bu kararın yanında durmak düşüyor"
BBP Genel Başkanı Destici, aldıkları "evet" kararından memnun olmayan belli çevrelerin, bu kararı itibarsızlaştırmaya çalıştığını belirterek, "Sanki BBP çoğunluğunun bir kararı değil de sanki genel başkanın kendi tercihiymiş, kendi kararıymış ya da sadece divanın kararıymış gibi yansıtmaya, maniple etmeye ve itibarsızlaştırmaya, değerini düşürmeye çalışıyorlar. Bu, en hafifi ile ahlaksızlıktır." değerlendirmesini yaptı.
Kararlarını açıkladıktan sonra artık bütün teşkilatlarına, bu kararın yanında durmak düştüğünü vurgulayan Destici, "Dolayısıyla bundan sonra bütün arkadaşlarımızın, partinin hukukunu oluşturan bu tüzüğüne ve programa uygun olarak hareket etme sorumlulukları vardır." dedi.
AA
 

DSP Genel Başkanı Aksakal'dan referandum maddelerine destek
DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, 'Şimdi kalkmışlar, '500 milletvekili vardı, niye 600 yapıyorsunuz' diyorlar. Ya bu ülke eğer 600 milletvekiline ihtiyaç duyacak büyüklükteyse bunu yapmakta bir beis yok ki.' dedi.

 
Türkiye Muhtarlar Derneği Kandıra Şubesi'ni ziyaretinde konuşan Aksakal, 16 Nisan'da gerçekleştirilecek halk oylaması sürecinde bazı hamasi söylemlerin olduğunu,18 madde içinde aslında hiç tartışılmaması gereken konuların bile anayasanın tartışılması gereken konularıymış gibi milletle paylaşıldığını söyledi.
Anayasa değişikliği ile ilgili 18 maddenin hepsinin kötü olmadığını açıkladı.
Milletvekili olma yaşının 18'e indirilmesine destek veren Aksakal, "Muhalefet partisi genel başkanı çıkmış televizyonda açıklama yapıyor. 18 yaşında milletvekilliğini eleştiriyor. Başbakan '18 yaşındaki gençlere seçilme hakkı vereceğiz' diyor. Vereceksin tabii ki kardeşim, bu ayıp bir şey değil ki. Sen 18 yaşındaki adamı yasalara göre asabiliyorsan, o zaman bu adam devleti de yönetir, mahalleyi de yönetir, kurumu da yönetir. Bu bir lütuf değil, böyle bakmak gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Önemli olan sayı değil milletvekilinin niteliği"
Milletvekili sayısının artmasının eleştiri konusu olmasını doğru bulmadıklarını kaydeden Aksakal, şöyle devam etti:
"Şimdi kalkmışlar, '500 milletvekili vardı, niye 600 yapıyorsunuz' diyorlar. Ya bu ülke eğer 600 milletvekiline ihtiyaç duyacak büyüklükteyse bunu yapmakta bir beis yok ki. İş oraya gönderdiğiniz milletvekillerinin niteliği. Oraya milletvekili gönderiyoruz, mesela trilyon telefon parası yazılıyor meclise. Sen böyle adamları gönderirsen meclise 600 değil 60 tane göndersen başımız belada. 80 milyon nüfus var, 100 bin yurttaşa bir vekil düşse 800 milletvekili olması lazım normalde ama keşke milletvekilleri asli görevlerini yapsalar."
Konuşmasının ardından Aksakal, DSP Kocaeli İl Başkanı Halim Dededoğlu, ilçe başkanları ve yönetim kurulu üyeleriyle esnaf ziyareti yaptı.
 
 


MHP Malatya İl yönetimi görevden alındı
MHP Genel Merkezi tarafından Malatya İl yönetiminin görevden alındığı öğrenildi.

 
MHP Genel Merkezi tarafından Malatya İl yönetiminin görevden alındığı öğrenildi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) genel merkezi akşam saatlerinde Malatya İl Başkanlığı yönetimini fesh etti. Genel merkezin bu kararının ardından İl Başkanı Mehmet Erdem'in görevi aynı binada yer alan Yeşilyurt İlçe Başkanı Mehmet Ali Kaya'ya devrettiği belirtildi.
MHP Malatya İl Başkanlığı'na henüz bir atamanın yapılmadığı öğrenilirken, görevden alınan Mehmet Erdem ve yönetiminin, yarın sabah parti binasında bir basın açıklaması yapacağı öğrenildi.


Bahçeli: Cumhurbaşkanı yalnız değil, Avrupa'ya beraber gidebiliriz
MHP Genel Başkanı Bahçeli, 'Cumhurbaşkanı Erdoğan yalnız değil, Avrupa'ya birlikte gidebiliriz' dedi.,


 
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya'ya yönelik sözlerine destek verdi.
Habertürk TV'ye konuşan Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti’nin Sayın Cumhurbaşkanı, 4 milyon Türk’ün yaşadığı Avrupa’yla ilgili olarak 'Ben istersem gelirim. Kapıdan sokmadığınız zaman da dünyayı ayağa kaldırırım' demiştir.
Sayın Cumhurbaşkanı eğer Avrupa’ya gitme kararındaysa yalnız değildir. MHP Genel Başkanı olarak ben de kendisiyle birlikte Avrupa’ya gelirim. Türk dünyasının önemli bir parçasını oluşturan Avrupa’da yeni bir 'Türk ruhu'nu ortaya koymak üzere Sayın Cumhurbaşkanı ile birlikteyim" diye konuştu.
 

 
BBP'li Başkandan HDP'li Paylan hakkında suç duyurusu
Büyük Birlik Partisi (BBP) Edirne İl Başkanı Arif Köroğlu ve bir grup vatandaş, TBMM Genel Kurulunda 'Ermeni soykırımı' ifadesini kullanan HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan hakkında suç duyurusunda bulundu.

BBP'li Başkandan HDP'li Paylan hakkında suç duyurusu
 
Büyük Birlik Partisi (BBP) Edirne İl Başkanı Arif Köroğlu ve bir grup vatandaş, TBMM Genel Kurulunda 'Ermeni soykırımı' ifadesini kullanan HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan hakkında suç duyurusunda bulundu.
BBP İl Başkanı Arif Köroğlu ve beraberindeki bir grup vatandaş, Edirne Adliyesi'ne gelerek, geçtiğimiz gün TBMM Genel Kurulunda "Ermeni soykırımı' ifadelerini kullanan HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan hakkında suç duyurusunda bulundu. Adliye girişinde basın açıklaması yapan İl Başkanı Köroğlu, Paylan'ın konuşmasında vatandaşları kin ve düşmanlığa tahrik ettiğini belirterek, "Soykırım lafını kullanarak tarihsel ve bilimsel gerçekten uzak bir şekilde aziz Türk milletini, Cumhuriyeti ve Meclisi aşağılamış, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmiştir" dedi.
Türk milletine haksızlık yapıldığını dile getiren Köroğlu, "Yüce Türk milletine yapılan bu haksızlığı kabul edemediğimiz için birazdan suç duyurusunda bulunacağız. Yüce Türk milleti bilsin ki bu büyük milletin yapmadığı bir şeyi yapmış gibi gösteren bu adam için Cumhurbaşkanımıza, Sayın Başbakanımıza, Edirne'den, Fatih'in şehrinden sesleniyorum bunların sadece vekilliğinin düşmesi değil, bu tip zihniyette kim olursa olsun vatandaşlığının da düşürülmesini talep ediyorum. Bu olursa daha iyi olur. Cumhuriyet'ten önce de, şimdi de Türk milletinin kimseyle ayrımcılık düşüncesi olmamıştır" dedi.
Türkiye'nin Suriye'deki savaştan kaçan insanlara kucak açan bir millet olduğunu söyleyen Köroğlu, "Yarın bir gün Yunanistan'daki insanlara da bir şey olursa oraya da koşup gideriz. Bu tip kafayı karıştıran insanların derhal vekilliği düşürülmeli ve bunun da ötesinde gerekirse vatandaşlıktan ihraç edilmeli" diye konuştu.
Suç duyurusunda bulunan Abdülkadir Terzi adlı vatandaş ise, "Türk ve Ermeni vatandaşlarımız arasına nifak sokmaya çalışan HDP Milletvekili Garo Paylan hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek suçundan adli makamlara şikayette bulunduk" ifadelerini kullandı.
(Ahmet Cafer /İHA)
 

Erdoğan: Daha ileri giderseniz kapıları açarız
Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye ile müzakereleri durdurma kararını Cumhurbaşkanı Erdoğan çok sert cevapla değerlendirdi.

Erdoğan: Daha ileri giderseniz kapıları açarız
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KADEM Adalet ve Kadın Kongresi'nde konuştu. Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye müzakereleri durdurmasını değerlendiren Erdoğan, "Bana bak! Daha ileri giderseniz bu sınır kapıları da açılır, bunu da bilesiniz" dedi.
"ÇOK İLERİ GİDERSENİZ O SINIR KAPISI DA AÇILIR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:
"Dünyada şu anda milyonlarca Aylan bebek cevap bekliyor, şefkat bekliyor, merhamet bekliyor. Onlara yönelik atılan adım var mı? Yok. İşte Afrika, sahra üstü, sahra altı. Milyonlarca orada bebek, kadın, 7'den 70'e hepsi çözüm bekliyor. Atılan bir adım yok. Atılan adımı söyleyeyim. Türkiye, Avrupa Birliği'ne girsin mi girmesin mi? Atılan adım bu. Niye? Erdoğan doğru açıklamalar yapıyor. Toplanmışlar, gelmişler bir araya 30-40 kişi, verilen o bildiriye 'hayır' diyor, yok diğerleri 400-500 kişi 'evet' diyor, topunuz dese ne yazar? Kapıkule'ye 50 bin mülteci dayanırsa feryat ettiniz. Çok ileri giderseniz o sınır kapısı da açılır, bunu bilesiniz."
 
 
 


4 belediye başkanı AK Parti'den ihraç edildi
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Aktay, FETÖ ile bağlantısı tespit edilen 4 ilçe belediye başkanının AK Parti'den ihraç edildiğini söyledi.

 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Aktay, FETÖ ile bağlantısı tespit edilen dört ilçe belediye başkanının AK Parti'den ihraç edildiğini söyledi.
Aktay, Erzurum Aşkale Belediye Başkanı Enver Başaran, Giresun Çamoluk Belediye Başkanı Savaş Akarçeşme, Konya Ilgın Belediye Başkanı Halil İbrahim Oral, Nevşehir merkeze bağlı Nar Belde Belediye Başkanı Ali Erdoğmuş'un partiyle ilişkilerinin kesildiğini bildirdi.
Kaynak Haber7.com
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nu aradı
Cumhurbaşkanı, Başbakan ve İçişleri Bakanı Kılıçdaroğlu'nu arayarak geçmiş olsun dileklerini ilettiler.

erdoğan ile ilgili görsel sonucu
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve İçişleri Bakanı Efkan Ala, Artvin'de saldırıya uğrayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu arayarak geçmiş olsun dileklerini ilettiler.  Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP konvoyunun çatışmaya maruz kaldığı haberinin ardından Kılıçdaroğlu'nu telefonla arayarak, yaşananlarla ilgili olarak bizzat kendisinden bilgi aldı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, CHP konvoyunun Artvin'in Şavşat ilçesinden Ardanuç ilçesine gittiği sırada Yanıklı Köyü yakınlarında yaşanan çatışmayla ilgili olarak İçişleri Bakanı Efkan Ala ve Artvin Valisiyle birer telefon görüşmesi de yaptığı kaydedildi.
 


Kılıçdaroğlu'nun konvoyuna roket atılmak istendi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konvoyunun geçişi sırasında terör örgütü Pkk tarafından pusu kurulmak istendi.,

 
Artvin'in Şavşat ilçesinde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konvoyunun geçişi sırasında güvenlik güçlerine yol güzergahı yakınlarından ateş açılması sonucu çatışma çıktı. 
KONVOYA ROKET ATMAYA ÇALIŞAN TERÖRİST VURULDU
Kılıçdaroğlu'nun konvoyuna roket atma hazırlığında olan bir terörist CHP liderinin korumaları tarafından vuruldu. Saldırıdan sonra Kılıçdaroğlu olay yerinden panzerle uzaklaştırıldı.
GRUP BAŞKANVEKİLİ DE AÇIKLADI
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Artvin'de düzenlenen saldırı için, "Roketatar ve ağır makinalı silahla saldırı" dedi.

İçişleri Bakanı Ala: Konvoya saldırı yapılmıştır
İçişleri Bakanı Ala saldırıyla ilgili şu açıklamayı yaptı: "CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun konvoyunun korumasını sağlamak üzere görevlendirilmiş ve öncülüğünü yapan jandarma aracımıza terörist unsurlarca ateş açılmıştır. Bu ateş sonucu aracı kullanan jandarma er başından ağır yaralanmıştır, iki astsubay da hafif yaralanmıştır. Biz bu seyahatin güvenli olması için şimdi Sayın Kılıçdaroğlu'nun güvenli yere götürüyoruz. Biz o bölgeye helikopter de gönderdik. PKK bir süredir Karadeniz'e açılma girişimi var. Giresun, Ordu ve Artvin'de terörist girişimleri oldu. Bu saldırının arkasında bölücü terör örgütü var. İşi yapan alçaklar yakalanacaktır."

Hükümetten, Kılıçdaroğlu'na saldırı sonrası ilk açıklama!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konvoyuna ateş açılmasına hükümetten ilk tepki Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'tan geldi. Kurtulmuş, 'Saldırıyı lanetliyorum' dedi.
 
 
 



Başbakan: Hakan Fidan cevap veremedi
Başbakan Binali Yıldırım, CNN Türk, Kanal D, TV2, Euro D, CNN Türk Radyo ile Radyo D’den canlı yayınlanan programda, gazeteci Hande Fırat'a önemli açıklamalarda bulundu.
(İstihbaratta yeni yapılanma) Çalışma yapılıyor. Nasıl olacağı ile ilgili tam bir karar vermiş değiliz. Cumhurbaşkanımızla son olarak değerlendireceğiz ve ona göre karar vereceğiz. Bir dağınıklık var. Emniyet, Jandarma, MİT var...Yapacağımız yeniden yapılanma iç ve dış tehditleri aynı derecede ele alacak ve onlara yönelik etkin operasyonel tedbirler, istihbarata karşı koyma tedbirlerini içerecek. Gelişmiş ülkelerin sahip oldukları istihbarat altyapısı, bizim var tabi, ama önemli olan buradaki koordinasyonsuzluğu dağınıklığı ortadan kaldırıp, bilgi kirliliğine meydan vermeden, görev tanımlarını yeniden yaparak sağlıklı işlemesini sağlamak.
TİB’İ DE KAPATACAĞIZ 
Epey yıprandı. Yerine başka bir kuruluş gelmeyecek. Bu yapı yeni kurulacak istihbarat sistemi içinde yerini alacak. (TİB’in kayıtları ne olacak?) Kayıtları ile ilgili mahkemeler var. Bir kısmına erişildi. Bir kısmı da silinmiş. Kurumsal hafıza yok olmayacak, bir kenarda duracak. 
15 BİN ÖĞRETMEN ATANACAK
(2010 KPSS’nin iptali) Yargı kararı, mağdurların açtığı dava ile ilgili. 86 bin kişi çıkarılacak demektir. Ya yasa düzenleyeceğiz, mahkeme kararını etkisiz hale getireceğiz, ya da 86 bin kişinin iş akdini feshedeceğiz. Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanı’na da söyledim. Şu daha doğru, sınavlarını incelemek lazım. Geriye yönelik bakılır, orada bu işin failleri kimse ortaya çıkarılır. Diğerleri muaf tutulur. 20 binin üzerinde öğretmen açığa alındı. Ders sezonu da geliyor. Öğretmen ihtiyacı var, 15 bin öğretmen alınması konusunda karar aldık. Okullar da zamanında açılacak.
30 AĞUSTOS'U YOK SAYAMAYIZ
30 Ağustos törenleri konusunda aldığımız bir karar yok henüz. Bir olay yaşadık diye 30 Ağustos’u yok sayamayız. Tedbirler alınır, karar verilir. m (Memurlara izinler) Buradaki bir tedbirdi. Memurlar arasında da örgütle iç içe olan insanlar var. Adaletin elinden kaçmaması için. Çok fazla süreceğini zannetmiyorum, kısa sürede bir müjde vereceğiz. Mesajı aldık. Beklentiyi karşılıksız bırakmayız. 
(Askeri binalar ne olacak?) Daha bu karar yeni. Bunları yaparken ne yapılacağının hesabını yapmadık. Harp okulu binaları kullanılacak. Milli Savunma Üniversitesi adı altında birleştiriliyor. m (Balyoz mağdurlarına iade-i itibar) Düzmece raporlarla hakları alınanlar başvurabilecekler. 
(FETÖ’nün 14 Ağustos hareketi iddiası) Bu bir tehdittir, hedef göstermektir. İstediği kadar tarih versin. Tedbirlerimizi alıyoruz. m ABD Genelkurmay Başkanı’na bir film gösterdik. Diyecek hiçbir şeyi yok. Sadece ‘Türk milleti büyük millet’ dedi. Bunun bir terör olayı olduğunu net bir şekilde ifade etti. m (KHK’ların Anayasaya aykırılığı) Bir OHAL kararına dayalı olarak çıkarılacak KHK’yı Meclis’e gönderdik. Bundan sonrası Meclis’in işi. 
(Bedelli askerlik) Gündemde Yok. m 15 Temmuz soruşturmasında görevden uzaklaştırma 62 bin 10, bunların 58 bin 611’i açığa alma. Görevden çıkarılan, memuriyetten ihraç edilen sayısı 3 bin 499. 
(Muhalefet liderleri) Birçok konuyu konuşarak, görüşerek çözebiliriz. Bu ülke hepimizin. Bu milletin huzuru, güvenliği, geleceği hepimizin konusu, o yüzden kavga edecek çok fazla şeyimiz yok ama paylaşacak çok şeyimiz olduğunu düşünüyorum.
Kaynak: Hürriyet 03.08.2016 - 08:33 | Son Güncellenme 06.08.2016


 
MHP'li Topçu istifa etti
 
MHP Genel Başkan Yardımcısı Zuhal Topçu, görevinden istifa etti.
Edinilen bilgiye göre Zuhal Topçu, özel nedenlerden dolayı görevinden ayrılmak istediğini Genel Başkan Devlet Bahçeli'ye iletti. Bahçeli'nin de bu talebi kabul ettiği öğrenildi.
Topçu, görevi bırakma gerekçesiyle ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.
MHP Ankara Milletvekili Topçu, Parti İçi Eğitim ve Liderlik Okulundan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyordu.
Kaynak: AA 01.05.2016 21.00 Son Güncellenme 06.08.2016



Erdoğan'dan büyük sürpriz! O twitleri retweet etti
Erdoğan'dan büyük sürpriz! O twitleri retweet ettiCumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli'nin Yenikapı mitingine katılacağını bildiren twitlerini kendi hesabından retweet etti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 7 Ağustos Pazar günü Yenikapı'daki demokrasi mitingine katılacağını resmi Twitter hesabından duyurmuştu.
BÜYÜK SÜRPRİZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan da, Bahçeli'nin bu twitlerini retweet ederek bir sürprize imza attı.
Kaynak Haber7.com 03.08.2016

MHP'den idam cezası açıklaması
MHP Grup Başkanvekili Akçay, "İdam cezası teklifi TBMM'ye gelirse MHP, aziz milletimizde oluşan bu temayülü değerlendirecektir ve karşılıksız bırakmayacaktır." dedi.

 
FETÖ'nün darbeci askerlerinin ihanet girişiminden sonra 'idam cezası' tartışmaları başladı. HDP idam cezasına karşı dururken, MHP'den konuyla ilglili yapılan açıklamada "MHP elbette aziz milletimizde oluşan bu temayülü değerlendirecektir ve karşılıksız bırakmayacaktır." denildi.
İDAM CEZASI TEKLİFİ GELİRSE..
Açıklamayı yapan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Eğer hükümet, idam cezasının tekrar geri getirilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bir kanun tasarısı teklifiyle gelirse, bugüne kadar idam cezasının kaldırılmasına tek karşı çıkan Milliyetçi Hareket Partisi, elbette aziz milletimizde oluşan bu temayülü değerlendirecektir ve karşılıksız bırakmayacaktır." şeklinde konuştu.
 
 
 


Darbe girişimi gecesi MHP Genel Merkezi'nde neler yaşandı?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partinin genel merkezinden evine gireli henüz dakikalar olmuştu. Önce alçak uçuş yapan jetlerin sesini duydu. Ardından haberler gelmeye başladı. Durum ciddiydi. Tekrar parti binasına döndü. 

Darbe girişimi gecesi MHP Genel Merkezi'nde neler yaşandı?

O gece Bahçeli’nin neler yaşadığını, Meclis’in, Özel Harekâtın bombalandığı dakikalarda nasıl tepki verdiğini MHP’nin kurmaylarından Bahçeli’nin yardımcısı Sadir Durmaz, Hürriyet’ten Serkan Ocak'a anlattı.
 
BİNALİ YILDIRIM İLE İKİ KEZ GÖRÜŞTÜ
“O gün, gün boyu partideydik. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli partiden çıkınca önce yürüyüş programı vardı. Onu yaptı. Sonra 21.15’te evine gitti. Evinin olduğu bölgede uçakların alçaktan uçması ve Boğaz Köprüsü’nün kapatılması görüntüsüyle anormal bir şeyler olduğunu anlayarak özel kalem müdürünü aradı.
Özel kalem müdürü kendisini aldı. 21.30 gibi genel merkeze geldiler. Sonra biz de gittik. 21.45’te genel merkezdeydik. Kurmay heyeti, başkanlık divanı heyeti ve bazı merkez karar yürütme kurulu üyeleriyle partide buluştuk. 22.00 gibi Genel Başkanımız Başbakan’ı aradı.
Özel kalemi vasıtasıyla MHP’nin böyle bir darbeyi asla kabul etmediğini, hükümetin de demokrasinin yanında duracağını söyledi. Sonra Başbakan Binali Yıldırım geri aradı. En net tepkiyi, tavrı koyan genel başkanımızdı.”
 
DARBECİLER BAHÇELİ'Yİ KANDIRAMADI
“O anda kimse bir şey söylememişti. Kim ne dedi bilmiyorduk. Özel kaleme tutumumuzu net bir şekilde ifade etti. Ve bu mesajın kamuoyunda duyulmasını istedi. Mesaj televizyon kanallarından dönmeye başladı.
Medyaya bildirildi bu tutum. Kamuoyuna mal olmasını istedik. Başbakanlık kaynaklarına ulaştı. Kendi kitlemize de ulaşmasını istiyorduk. Yazı açıklamayı ise gece 12 sularında yaptık. Daha sonra Genelkurmay’dan telefon geldi.
Özel kalemimiz aranmış. Arayan özel kalemin müdürü olduğunu söylemiş. Genelkurmay Başkanı’nın da bu işin içinde olduğunu, süreci yönettiğini söylemiş. Ancak Genel Başkanımız “Yavere itibar edemeyiz, tutumumuzda bir değişiklik yok, darbeye karşıyız” talimatı verdi.
 
"SİLAHLARIMIZ VARDI ÇATIŞIRDIK"
“Bu arada alçak uçuşlar devam ediyordu. Yakınımıza bombalar düşüyordu. Camlarımızın kırıldığını sandık. Genel Başkanımız oradaki en rahat insandı. Büyük bir inançla sükûnetini korudu.
Herkes ona bakınca rahatladı. Bazıları ‘Binayı terk edelim’ şeklinde konuşuyordu. ‘Partiler demokrasinin merkezidir. Partimizden ayrılmayacağız’ dedi. Öyle bir ruh hali oluştu ki birazdan bizi almaya gelecekler şeklinde...
Gelselerdi ‘çatışma çıkar’ diye düşünüyorduk. Kişisel görüşümüz kesinlikle teslim olmamak yönündeydi. Silahlarımız vardı, kesinlikle çatışırdık. 
Çünkü tanımadığınız, kabul etmediğiniz bir kalkışmaydı. Meclis’in bombalandığını öğrendikten sonra nasıl teslim olabiliriz ki bunlara? Kuşku duymamak için saf olmak gerekir...”
 
"DÜŞMAN YAPMADI KURTULUŞ HARBİNDE BUNU"
“Genel başkanımız vekillere ‘Meclis’e gidin’ çağrısında bulundu. ‘Terk etmeyin. Diğer partilerden vekillerle birlik beraberlik oluşsun’ dedi. Sürekli beraberdik.
Meclis’tekilerle sürekli telefonla konuşuyorduk. Alçak uçuşlar genel merkezin üzerinde yoğunlaştı. Sonik patlamaları çok hissettik. Partide bir emekli albay arkadaşımız vardı. Bu konulara vâkıftı. Bizi bilgilendirdi.
Patlama sesi olduğunu ondan öğrendik. Bomba düşmesini televizyondan öğrendi. Çok üzüldü. ‘Böyle bir şeyi nasıl yapabilirler?’ dedi. ‘Bunlar kim?’ şeklinde tepki verdi. Çok üzüldüğünü hissettim. Ordunun buradan çok büyük yara aldığı endişesini dile getirdi.
Özel Harekât Merkezi’ne yapıldığı saldırıyı gördüğünde de çok üzüldü. ‘Vatan evlatları kendi silah arkadaşlarına ve kendi Meclis’ine nasıl bunu yapar, bu nasıl bir zihniyettir’ dedi.
Şehitler olduğunu öğrenince de derinden iç çekti. ‘Düşman yapmadı Kurtuluş Harbi’nde bunu, nasıl yaptılar?’ diye çok içerledi. Sonra bir ara bunu yapanların Güneydoğu’da birtakım zafiyetlere bile sebep vermiş olabileceğini değerlendirdi.”
 
İNANCINI HİÇ YİTİRMEDİ
“Sabaha kadar uyumadan genel merkezde durduk. Meclis Başkanı aradı. Genel kurulun toplanacağını söyledi. Sayın Bahçeli sabah 10.00 gibi hazırlığını yapmak için evine gitti. Sonra zaten olaylar iyice netleşmişti. Cumhurbaşkanı da arayıp teşekkür etti. Yoğun duygular içindeydik. Allah bir daha yaşatmasın...
Olaylar boyunca parti genel merkezinde ‘çatışma yaşayacağız’ duygusu hâkimdi. Genel Başkanımız inancını hiç yitirmedi. ‘Bu girişime karşı direneceğiz’ inancını hiç kaybetmedi. Güçlü bir direnç aşıladı bize. Birinci Ordu Komutanı’nın açıklaması, kolordu komutanın açıklamaları, Cumhurbaşkanı’nın halkı sokağa çağrısından sonra buna karşı toplumun durduğunu iyice anlamış olduk. Sonradan yazılı açıklama yaptık.
Şu anda hiç olmadığı kadar birlik ve dayanışma var. Tüm partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, ordunun içindeki çok büyük bir kesimin, polisin, herkesin artık Türkiye’de darbe döneminin geride kalması gerektiğine inancı pekişti. Bir araya geldiğinde de müthiş bir reaksiyon ortaya çıktı.”
Kaynak Haber10.com 23.07.2016 20.50 Son Güncellenem 31.07.2016



Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu barbarların dünyada yeri yok
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa'daki terör saldırısına ilişkin, "Terörün dini, ırkı ve milliyeti yoktur. Bu hunharca eylemi gerçekleştirenlerin de insanlıkla bir ilgisi yoktur" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu barbarların dünyada yeri yok
 
Fransa'da terör saldırısına devletin zirvesinden de tepki geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapılan saldırıyı "insanlık dışı" olarak niteledi. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terör karşısında ikircikli tutum sergileyen herkesin, Fransa'yı hedef alan bu son saldırıdan gerekli dersleri çıkarmalarını bekliyoruz. Terör örgütleri için Türkiye ile Fransa'nın, Irak ile Belçika'nın, Suudi Arabistan ile Amerika'nın bir farkının olmadığını artık hep birlikte görmeliyiz." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Fransa'nın Nice şehrinde gerçekleşen terör saldırısıyla ilgili görüşlerine yer verildi.
Erdoğan, Fransa'nın Nice şehrinde, milli gün kutlaması sırasında meydana gelen insanlık dışı saldırıyı şiddetle kınadığını, saldırıda hayatını kaybedenleri tazimle yad ettiğini belirterek, yaralılara da acil şifalar diledi.
"İkircikli tutum sergileyen herkes gerekli dersi çıkarmalı"
Erdoğan, terör saldırısı olduğu değerlendirilen bu barbarca eylemin, terörizme karşı kararlı ve tutarlı bir mücadele verilmesi zaruretini bir kez daha ortaya koyduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
"Terör karşısında ikircikli tutum sergileyen herkesin, Fransa'yı hedef alan bu son saldırıdan gerekli dersleri çıkarmalarını bekliyoruz. Terör örgütleri için Türkiye ile Fransa'nın, Irak ile Belçika'nın, Suudi Arabistan ile Amerika'nın bir farkının olmadığını artık hep birlikte görmeliyiz. Terörün dini, ırkı ve milliyeti yoktur. Bu hunharca eylemi gerçekleştirenlerin de insanlıkla bir ilgisi yoktur. Bu barbarların esas itibariyle bu dünyada bir yeri de yoktur ve olmamalıdır.
Olaydan duyduğumuz derin üzüntüyü ve Fransa halkının acısını paylaştığımızı tekrar ifade ediyor ve Türkiye'nin bu zor günde Fransız devletinin ve halkının yanında olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Hollande nezdinde Fransız halkına bir kez daha başsağlığı dileklerimi sunuyorum."   



Destici, 'Kararı kınıyor ve lanetliyoruz'
BBP Genel Başkanı Destici, Alman Federal Meclisinin, 1915 olaylarına dair Ermeni iddialarını tanıyan karar tasarısını oy çokluğuyla kabul etmesini kınadıklarını ve lanetlediklerini söyledi.,

Destici, 'Kararı kınıyor ve lanetliyoruz'
 
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Alman Federal Meclisinin (Bundestag), 1915 olaylarına dair Ermeni iddialarını tanıyan karar tasarısını oy çokluğuyla kabul etmesini kınadıklarını ve lanetlediklerini söyledi.
Eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasının duruşması nedeniyle Kahramanmaraş adliyesinde bulunan Destici, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türk milletinin tarihi boyunca hiçbir topluluğa karşı soykırım yapmadığını belirtti.
Alınan kararı kınadıklarını ve lanetlediklerini dile getiren Destici, "Almanya, dünyada soykırımcılığı tescillenmiş bir ülke. Herhalde kendine ortak arıyor, bu Türk milleti değildir. Bütün Almanya'nın bunu bilmesi lazım. Bu büyük Türk milleti tarihin hiçbir yerinde hiçbir topluluğa karşı soykırım yapmamıştır." dedi.
Destici. 1. Dünya Savaşı'nda Ermenilere asla bir soykırım yapılmadığını en iyi bilen ve arşivleri olan ülkenin Almanya olduğunu vurgulayarak, "Çünkü o dönem Osmanlı Devletinin müttefiki Almanya'dır. Almanya bunu biliyor ama kendisine bir suç ortağı aramaktadır. Bunun yanında da Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve Türk milletine bunu bir baskı aracı, bir şantaj aracı olarak kullanmıştır. Bu, Almanya gibi bir devlete yakışmamıştır. Üç buçuk milyon Türk vatandaşı orada yaşamaktadır. Bundan sonra orada yaşanacakların sorumlusu Almanya'dır." değerlendirmesinde bulundu.
 
 


MHP seçimli olağanüstü kurultay kararı aldı
 
 
Yargıtay kararının ardından MHP, 26 Haziran veya 10 Temmuz'da seçimli olağanüstü kurultaya gitme kararı aldı. Devlet Bahçeli'nin kararını, Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın duyurdu.

semih-yalçın.jpg
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisini 26 Haziran veya 10 Temmuz'da seçimli olağanüstü genel kurultaya götürme kararı aldı.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin MHP'de olağanüstü kurultay toplanmasına ilişkin kararını oy birliğiyle onadı.
Kararın açıklanmasının ardından Devlet Bahçeli, kurmaylarıyla kararı değerlendirmek üzere toplandı.
Toplantı sonrası açıklama yapmak üzere Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın kameralar karşısına geçti.
Yargıtay'ın kararına saygı duyduklarını belirten Yalçın şunları söyledi:
"Yargıtay 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin vermiş olduğu MHP'nin olağanüstü kongreye gitmesi kararını onaylamıştır. Başlangıçtan beri ifade ettiğimiz ve Sayın Genel Başkanımızın söylediği gibi MHP yargı kararlarına saygılıdır. Aynen Yargıtay'ın vermiş olduğu kararı da saygıyla karşılıyoruz.
Bu karar sonrasında tüzüğümüzün 63. maddesinin Genel Başkanımıza verdiği yetkiye dayanarak; Sayın Genel Başkanımız biraz önce bir karar almak suretiyle 26 Haziran veya 10 Temmuz tarihlerinde MHP'yi olağanüstü ama seçimli kurultaya götürme kararı almıştır.
Sayın Genel Başkanımız bu kararı öncelikli olarak Başkanlık Divanı'na sonra MHP MYK'ya taşımak suretiyle kendi teklifinin bu organlardan geçmesini talep edecek. Söz konusu tarihlerde Ankara Arena'da kongre yapılmak üzere salon kiralanmıştır.
63. maddenin 3. fıkrasına dayanarak ifadeye çalıştığımız bu husus, bundan sonraki aşamada Başkanlık Divanı ve MYK'da görüşülmek suretiyle karar çıkarılacaktır. Bu tüzük kongresi değil, seçimli kongre olacaktır."

ntv.com.tr


Bakanlar Kurulu'na giremedi

65. Hükümet açıklandı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na AK Parti Denizli Milletvekili Sema Ramazanoğlu'nun yerine AK Parti İstanbul Milletvekili Fatma Betül Sayan Kaya getirildi.



 
Fatma Betül Sayan Kaya Amerika'nın en iyi üniversitelerinden biri olan New York Üniversitesi'nde Biyomedikal Mühendisliği Fakültesi'nden doktora bursu kazandı, meme kanserinin termal görüntülenmesi üzerine çalışmalar yaptı. AK Parti İstanbul İl Teşkilatı'nın Sosyal Medya Yapılanmasını kurdu. 
 


Yıldırım'ın sesi kısılınca Sare Davutoğlu yetişti
 
AK Parti kongresinde partililere hitap ederken sesi kısılan Binali Yıldırım, Sare Davutoğlu'nun hazırlattığı özel karışımı içerek konuşmasını tamamladı.

Yıldırım'ın sesi kısılınca Sare Davutoğlu yetişti

AK Parti'de devir teslim töreninin yaşandığı kongreye tek aday olarak giren Binali Yıldırım'ın kürsüde konuşurken sesi kısıldı.Sık sık konuşmasına ara vermek zorunda kalan Yıldırım'ın yardımına Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu koştu. Sare Davutoğlu'nun Başbakanlık doktorlarına hazırlattığı karışım kürsüde içen Yıldırım, konuşmasını rahatlıkla tamamladı.

"Biz ahde vefayı her şeyin üzerinde tuttuk"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti 2. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde konuştu.



AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen 2. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde konuştu.
 
Sözlerine, "Allah'a hamd, alemlere rahmet olarak gönderdiği Resulü'ne salatu selam olsun, insana, zamana ve mekana selam olsun." diye başlayan Ahmet Davutoğlu, geçmiş Berat Kandili ve yaklaşan Ramazan'ın hayırlara vesile olmasını diledi.
 
Bütün AK Parti ailesini, Türkiye'yi ve İslam dünyasını, bütün insanlığı selamlayan Davutoğlu, gazi ve şehitleri minnetle, AK Parti'ye katkıda bulunan, hayatını kaybetmiş dava arkadaşlarını rahmetle andığını belirtti.
 
Ahmet Davutoğlu, kongrenin hayırlı olması, AK Parti'nin temsil ettiği asli davanın sonsuza kadar muzaffer olması dileğinde bulundu.
 
AK Parti'nin 2. Genel Başkanı olduğu kongrenin bir "Veda" değil "Vefa" kongresi olduğunu söylediğini anımsatan Davutoğlu, "O gün verdiğimiz sözü namus bildik ve o günden bugüne ahdimize, akdimize sadık kaldık. O günden beri, ülkemizin ve milletimizin hukukunu, partimizin ve Cumhurbaşkanımızın hukukunu büyük bir özenle koruduk. O günden itibaren sizlerle birlikte yoğun bir siyasi mücadele verdik. Sizlerle birlikte destansı başarılara imza attık. Daima partimizin, hareketimizin, davamızın birliğini, bütünlüğünü gözettik. Allah'ın izniyle son nefesimize kadar da onu gözetmeye devam edeceğiz." diye konuştu.
 
Küresel piyasaların henüz toparlanmadığı, komşu ülkelerdeki istikrarsızlıkların devam ettiği ve terörün acımasız yüzünü bir kez daha gösterdiği bir dönemde zor bir görev devraldıklarını ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:
 
"Cumhuriyet döneminin en kapsamlı terör tehdidiyle karşı karşıya kaldık. PKK, DHKP-C ve DEAŞ başta olmak üzere, kan döken, can alan terör örgütlerine karşı son derece etkin ve başarılı mücadele verdik. Ve dedik ki 'Ülkemizin her dağı, her ırmağı, her şehri, her ilçesi, her sokağı terörden temizleninceye kadar mücadelemiz devam edecektir.' Bu, bizim şehitlerimize sözümüzdür, milletimize sözümüzdür ve bu yolda kararlılıkla devam edileceğinden kimsenin şüphesi olmamalıdır. Milletimizin huzur ve güvenliğinden, ülkemizin refah ve istikrarından asla taviz vermedik. Bu dönemde Türkiye, bölgesinde devam etmekte olan yangınlara rağmen, hem istikrarını korudu hem de her alanda atılımlarını sürdürdü. Türkiye büyümeye, kalkınmaya, dev yatırımlarla geleceğini inşa etmeye devam etti. Devraldığımız hizmet kervanını bir an bile yavaşlatmadık. Aksine aşkla, heyecanla ülkemizi baştan başa mamur etme çabasında olduk."
 
"Biz ahde vefayı her şeyin üzerinde tuttuk"
 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Biz ahde vefayı her şeyin üzerinde tuttuk. Makamlara, mevkilere, koltuklara veda ederiz kardeşlerim ama ahdimize, ilkelerimize, davamıza asla veda etmeyiz, asla dönmeyiz, asla bırakmayız. Biz geçici gündemlerin değil kalıcı erdemlerin peşindeyiz. Ne yoldan saparız ne yoldaki tuzaklara düşeriz ne de ufkumuzu, davamızı, aşkımızı, sevdamızı unuturuz." dedi.
 
Başbakan Davutoğlu, "Bu harekette hiçbirimiz vazgeçilmez değiliz ama bu hareketin vazgeçmediği, vazgeçmeyeceği değerleri ve ilkeleri vardır. AK Parti, asla bir hizbin, bir kliğin, bir zümrenin partisi olmamıştır, olmayacaktır. AK Parti bütün milletimizin, bütün Türkiye'nin partisi olmuştur, öyle olmaya da devam edecektir." diye konuştu.
 
 


Figen Yüksekdağ Almanya’ya gitti
 
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dokunulmazlıklarına kaldırılmasının ardından HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ Almanya’ya gitti. Figen Yüksekdağ, basın mensuplarının dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili görüşlerine ilişkin soruyu ise yanıtsız bıraktı.

Figen Yüksekdağ Almanya’ya gitti
 
Yaşanan gelişmenin ardından gözler Meclis’te fezlekesi olan milletvekillerine çevrildi. HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ Almanya’nın Frakfurt şehrine gitmek için Atatürk Havalimanı’na geldi. Yüksekdağ, burada bekleyen gazetecilerin dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili görüşlerine ilişkin soruyu yanıtsız bıraktı.
 
HDP Eş genel Başkanı Figen Yüksekdağ Almanya’ya gidiş nedenini tek cümle ile açıklayarak “Programın için gidiyorum” dedi.
 
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ saat 11.55’te kalkan uçakla Almanya’ya hareket etti. 



Dokunulmazlık teklifi referandumsuz kabul edildi

TBMM Genel Kurulu'nda, hakkında dosya bulunan milletvekillerinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliği teklifi 376 oyla kabul edilerek, yasalaştı.




TBMM Genel Kurulu'nda, hakkında dosya bulunan milletvekillerinin yasamadokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliği teklifi 376 oyla kabul edilerek, yasalaştı. 

Teklifin tümü üzerinde yapılan gizli oylamada, 531 oy kullanıldı.

Kanun, 376 kabul oyu aldı. Oylamadan 140 ret oyu çıkarken, 5 milletvekili çekimser kaldı, 7 oy boş çıktı, 3 oy da geçersiz sayıldı.

Kanun ne getiriyor?

TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen kanun, anayasaya geçici madde eklenmesini öngörüyor.

TBMM'de kabul edildiği tarihte; soruşturmaya, soruşturma ya da kovuşturma izni vermeyen yetkili mercilerden, Cumhuriyet başsavcılıklarından ve mahkemelerden Adalet Bakanlığına, Başbakanlığa, TBMM Başkanlığına veya Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden kurulu Karma Komisyon Başkanlığına intikal etmiş, yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin dosyaları bulunan milletvekilleri hakkında, bu dosyalar bakımından, Anayasanın "yasama dokunulmazlığı"nı düzenleyen 83. maddesinin, "Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili Meclis'in kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz" hükmü uygulanmayacak.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 15 gün içinde; Anayasa ve Adalet Karma Komisyon Başkanlığında, TBMM Başkanlığında, Başbakanlıkta ve Adalet Bakanlığında bulunan yasama dokunulmazlığının kaldırılması istemi hakkındaki dosyalar, ilgili mercilere iade edilecek.

Düzenleme, yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

TBMM Başkanı Kahraman, birleşimi 24 Mayıs Salı günü saat 15.00'de toplanmak üzere kapattı.

Kaynak Anadolu Ajansı



Davutoğlu Binali Yıldırım'ı tebrik etti
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Binali Yıldırım'ı arayarak tebrik etti.

Davutoğlu Binali Yıldırım'ı tebrik etti

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'ı parti genel başkanlığına aday gösterilmesi dolayısıyla kutladı.
 
Edinilen bilgiye göre, Davutoğlu, telefonla aradığı Yıldırım'a 22 Mayıs Pazar yapılacak AK Parti 2. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde Genel Başkanlığa aday gösterilmesi dolayısıyla tebriklerini iletti.



Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal: Tavşan parti ifadesi çok hoş değil

Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal, son günlerde medyada yer alan ve partisine "tavşan parti" benzetmesinde bulunulan haberlere tepki gösterdi.

Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal: Tavşan parti ifadesi çok hoş değil

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı medya kuruluşlarında yer alan, "Eski MHP Milletvekili Meral Akşener'in, olağanüstü kurultay toplayarak, MHP'nin başına geçmeyi hedeflediği, bu hedef tutmazsa 'tavşan parti' olarak DP'nin başına geçeceği" yönündeki haberleri dikkatle takip ettiklerini belirtti.
Uysal, "Bu tür zihin jimnastiklerinde ilk akla gelebilecek yapı tabiatıyla 70 yıllık geçmişiyle, Demokrat Parti. Öte yandan kullanılan 'tavşan parti' ifadesi çok hoş değil. 70 yıllık bir geçmişi olan bir partiye kalkıp böyle bir ifade kullanmak çok doğru bir şey değil." diye konuştu.
Gültekin Uysal, değerlendirmelerine şöyle devam etti:
"Biz siyasette olan biteni, diğer partilerdeki gelişmeleri nezaket dairesi içerisinde izliyoruz. DP, yapısı itibarıyla ister, AK Parti ister MHP ister başka partiler olsun oy geçişkenliği en yüksek parti. Meral Akşener Hanım başka bir partinin genel başkan adayıdır, aynı zamanda üyesidir. MHP'nin içinde bulunduğu bu sürece yönelik ne bizim ne iktidar partisinin ne de başka muhalefet partilerinin şu aşamada yorumda bulunması doğru değil."

Kaynak Anadolu Ajansı


Abdullah Gül'den AK Parti'deki 'kurultay' tartışmalarına ilk tepki
 
11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’nin gündemine oturan AK Parti’deki olağanüstü kongre kararıyla ilgili yöneltilen sorulara sessiz kaldı.

Abdullah Gül'den AK Parti'deki 'kurultay' tartışmalarına ilk tepki
 
Eski Cumhurbaşkanı Gül, bu haftaki Cuma namazını Ayazağa’daki Evyap Camisi’nde kıldı. Polis, Gül’ün namaz kılacağı cami çevresinde geniş güvenlik önlemleri alırken, namaz kılacak vatandaşlar camiye girişte üstleri arandıktan sonra içeri alındı. Namazın ardından gazeteciler cami çıkışında 11’in Cumhurbaşkanına gündeme ilişkin bazı sorular yöneltti. İHA muhabirinin, “AK Parti’nin olağanüstü kongreye gitme kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki sorularını yanıtsız bırakan Gül, vatandaşlar ile selamlaşmanın ardından onlarla hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra camiden ayrıldı. 
 
Abdullah Gül, vatandaşlar tarafından alkışlarla uğurlandı. 

Mustafa Destici serbest bırakıldı
Tel Aviv Havaalanı'nda gözaltına alınan BBP lideri Mustafa Destici sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

Mustafa Destici serbest bırakıldı

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Miraç Kandili dolayısıyla gittiği Tel Aviv'de gözaltına alındı. Sorgusu tamamlanan Destici daha sonra serbest bırakıldı. 
 
Alınan bilgiye göre, BBP Genel Başkanı Destici, Miraç Kandili dolayısıyla 4 günlük İsrail ziyareti dönüşü Tel Aviv Havaalanı'nda gözaltına alındı.
 
Destici bir süre sonra serbest bırakılırken, BBP Genel Başkan Yardımcısı İlker Kayalıoğlu da gözaltına alındı. Bunun üzerine Destici, Kayalıkoğlu serbest bırakılmadan Tel Aviv'den ayrılmayacağını açıkladı.
 
Destici sorgunun ardından serbest bırakıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu ile tokalaşmadı
 
Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşunun 54. yıldönümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu ile tokalaşmadı. 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu ile tokalaşmadı

Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşunun 54. yıldönümü için düzenlenen törende soğuk rüzgarlar esti.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, törenin yapıldığı salona girerken bakanlar ve diğer protokol üyeleri ayağa kalktı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da anons üzerine ayağa kalktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanların elini tek tek sıkarak selamlaşırken, her fırsatta hakaret eden Kemal Kılıçdaroğlu ile tokalaşmadan yerine oturdu.



AYM’den iki parti için suç duyurusu

090508-Anayasa Mahkemesi-HL-01.jpg

DSP ve Hak ve Özgürlükler Partisi’nin geçmiş yıllara ait kesin hesaplarını inceleyen Anayasa Mahkemesi, iki parti hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.
 
Anayasa Mahkemesinin siyasi parti mali denetimlerine ilişkin kararları Resmi Gazetede yayımlandı.         
DSP'nin 2008 yılı kesin hesabı incelemesinde, partinin eski genel saymanı Hasan Suna adına kayıtlı 4 bin 32 liralık cep telefonu faturasının parti bütçesinden ödenmesi yerinde görülmedi.
Mahkeme, kişiler adına kayıtlı telefon bedellerinin parti bütçesinden ödenemeyeceğine karar vererek, bu miktarın Hazineye irat kaydedilmesine hükmetti. 
Kişiler adına kayıtlı telefonlara parti bütçesinden 201 liralık kontür alımını da uygun bulmayan Mahkeme, bu paranın da Hazine'ye aktarılmasına karar verdi. 
Basın mensuplarının 10 bin 180 liralık konaklama harcamalarının da Hazine'ye aktarılmasına hükmeden Yüksek Mahkemenin kararında, "Bir partinin politikalarının, faaliyetlerinin, o partiyle ilgili gelişmelerin takip edilmesi, yazılı veya görsel medyada paylaşılması gazetecilerin görevidir. Basın mensuplarının siyasi partilerin toplantı veya organizasyonlarını izlemek veya buradan haber yapmak amacıyla yapacakları giderler de kendi kuruluşları tarafından karşılanması gereken yönetim giderleridir. Anayasa Mahkemesi'nin önceki kararları göz önüne alındığında yapılan harcamalar kanuna uygun değildir" denildi.
Partinin 2008'de yaptığı 5 bin 16 liralık akaryakıt, araç tamir, bakım giderinin de Hazine'ye aktarılmasına karar veren Anayasa Mahkemesi, parti adına kayıtlı araçlar ile parti tarafından kiralanan veya partiye tahsis edilenler dışındaki araçların masraflarının parti bütçesinden karşılanamayacağını vurguladı.
Tercüman ile Halka ve Olaylara Tercüman gazetelerinin toplu şekilde alımı için ödenen 11 bin 947 liralık harcama da kabul edilmedi.
Teşkilatlara dağıtıldığı söylenen gazetelerin, teşkilat sayısından çok daha fazla sayıda alınması nedeniyle bu miktarın da Hazine'ye aktarılması kararlaştırıldı.
Parti harcamalarında görünen 610 liralık davetiye bedeli de uygun bulunmayarak, Hazine'ye devredildi.
Kesin hesap incelemesi sonucunda, partinin 2008 yılında yaptığı 31 bin 987 lira karşılığı parti mal varlığının Hazine'ye irat kaydedilmesine karar verildi.
İstenen belgelerin Anayasa Mahkemesi’ne istendiği şekliyle verilmemesi, hesap verilebilir şekilde hesap ve kayıt düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider yapılması, inceleme ve araştırmaya yönelik eylemler nedeniyle parti sorumluları hakkında yasal işlem yapılması için suç duyurusunda bulunuldu.        
HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PARTİSİ
Hak ve Özgürlükler Partisi’nin 2008 ve 2009 yıllarına ait kesin hesap incelemelerinde, gelir ve gider hesaplarının uygun olduğuna hükmedildi ancak partinin her iki yıl için de istenen belgelerin Anayasa Mahkemesine istendiği şekliyle verilmemesi, hesap verilebilir şekilde hesap ve kayıt düzeninin oluşturulmaması, hesabın dışında gelir ve gider yapılması, inceleme ve araştırmaya yönelik eylemler nedeniyle parti sorumluları hakkında yasal işlem yapılması için suç duyurusunda bulunuldu. 

kaynak Anadolu Ajansı


Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı
Ramser kentinde Türkiye-İran-Azerbaycan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı düzenlendi. İran Dışişleri Bakanı Zarif, 3 ülke arasında iş birliği konularının ele alındığını söyledi.

Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı
 
Ramser kentinde düzenlenen Türkiye-İran-Azerbaycan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda, 3 ülke arasında önemli iş birliği konularının ele alındığı bildirildi.
 
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, 3 ülke arasında önemli iş birliği konularının ele alındığını, Karabağ ve bölgede ateşkesin uygulanmasıyla ilgili uluslararası hukukun işlemesi çerçevesinde istişareler gerçekleştirildiğini söyledi.
 
Zarif, "İran-Türkiye ve Azerbaycan Dışişleri Bakanları düzeyinde yapılan karşılıklı görüşmelerin 4'üncüsünü Ramser'de gerçekleştirdik. Bakanlıklarımızın uzmanları tarafından ön çalışması yapılan 2 protokol metni bugün 3 ülke bakanı tarafından imzalandı." dedi.
 
Protokol metinlerinden birinin, 3 ülke arasındaki iş birliklerinin altını çizen toplantı, diğerinin ise yine uzmanlarca üzerinde çalışılan ve gelecek 2 yılda yapılacak faaliyetleri kapsayan bildiri olduğunu dile getiren Zarif, görüşmelerin son derece faydalı geçtiğini anlattı.
 
Zarif, görüşmelerde ayrıca transit taşımacılık, enerji, turizm, kültür, bölge istikrarı ve huzuru gibi konuların da ele alındığını kaydetti.
 
Türkiye-İran-Azerbaycan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ilki 2011'de Urumiye, ikincisi 2012'de Nahçıvan ve üçüncüsü 2014'te Van'da yapılmıştı.


Davutoğlu, Merkel ile görüştü!

Almanya Başbakanı Merkel, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu aradı. Davutoğlu Alman basınına tepki gösterdi.
Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Başbakan Ahmet Davutoğlu bugün bir telefon görüşmesi yaptı. Merkel'in sözcüsü Steffen Seibert, Merkel ile Davutoğlu'nun bugün telefonla görüştüklerini söyledi. Welt Online'de yer alan Seibert'in ifadelerine göre, Merkel ile Davutoğlu görüşmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik son olarak devlet televizyonu ZDF'de yayınlanan "Neo Magazin Royale" adlı programda Jan Böhmermann tarafından okunan hakaretvari şiir de ele alındı. Görüşmede her iki liderin de sözkonusu şiirin bilinçli olarak yayınlandığı konusunda mutabık kaldıkları belirtilirken, Merkel'in Almanya'da basın ve fikir özgürlüğüne verilen değere dikkat çektiği kaydedildi. Merkel- Davutoğlu görüşmesinde bugün uygulamaya konulan Türkiye-AB arasındaki sığınmacılar anlaşmasının da ele alındığı bildirildi. Kaynak : DHA

Aylin Nazlıaka CHP'den ihraç edildi
CHP Yüksek Disiplin Kurulu, Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka'nın partiden kesin ihracına oy çokluğuyla karar verdi. Nızlaaka kararı, 'tartışmalı' olarak nitelendirdi.

Aylin Nazlıaka CHP'den ihraç edildi


CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, oy çokluğuyla, partiden ihraç edildi. Nazlıaka, kararı, "Bugün partimin 7'ye karşı 8 oyla vermiş olduğu kararla yuvamdan, partimden ihraç edilmeme yönelik karardan dolayı bazı şeyleri açıklama gereği duydum. Bu gerçekten tartışmalı bir karar" sözleriyle değerlendirdi.
CHP Yüksek Disiplin Kurulu'ndan yapılan açıklamaya göre, Nazlıaka'nın bir milletvekilinin odasında bulunan Atatürk resmini indirdiği iddiasının gerçek olmadığı ve iddianın iftira kapsamında bulunduğu oy birliğiyle tespit edilirken ihraç kararının olayla ilgili tanıkların dinlenmesinin ardından verildiği belirtildi.


"YÜREĞİM YANIYOR, YUVAMA GERİ DÖNECEĞİM"
CHP'den Yüksek Disiplin Kurulunun kararıyla ihraç edilen Aylin Nazlıaka, ''Verilen bu karar siyasi bir karardır. Beni ön seçimle milletvekili yapan delegelerimizi de yok saymaktır. Şuna inanıyorum; bu hukuksuz bir karardır. Hukukun üstünlüğünü savunan bir partide böylesine hukuksuz bir karar verilmiş olması esef vericidir. Ben bunu yargıya taşıyarak tekrar partime dönemeye çalışacağım. Yanlış hesap Bağdat'tan döner. Yüreğim yanıyor ama orası benim evim benim yuvam. Yuvama geri döneceğim'' dedi.

Kaynak Radikal
Başbakan Davutoğlu 'ndan cuma namazı açıklaması

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, cuma günleri öğle tatilinin ibadet hürriyetini engellemeyecek şekilde kullanılabilmesi için Başbakanlık Genelgesi Taslağı hazırladıklarını söyledi.

Anayasa çalışmaları

Başbakan Davutoğlu, "Herhangi bir şekilde gücün tekelleşmediği, güçler ayrılığı prensibinin en iyi şekilde gerçekleştirildiği bir anayasaya ihtiyacımız var. Gücün tek meşruiyet kaynağının halk olduğu, halkın onayını almamış hiçbir mekanizmanın, hiçbir vesayet odağının meşruiyet kazanamayacağı bir yapı öneriyoruz" dedi.

"Terörün, hendeğin savunucusu olmaya devam ederlerse muhatap almayız"

"Artık bir karar vermeleri şart. Bir yol ayrımındalar" ifadelerini kullanan Başbakan Davutoğlu, "HDP, Kandil'in kanlı diline mi kendini teslim edecek, yoksa siyasetin meşru zeminine mi? Kandil'in kanlı diline kendilerini teslim ederler, terörün, hendeğin, şiddetin savunucusu olmaya devam ederlerse, kendilerini muhatap almayız. Siyaseti merkeze alarak, çatısı altında bulundukları Meclis'te meşru siyaset yapmaya kalkarlarsa işte o zaman kendileri muhatap alınacak konuma gelirler" şeklinde konuştu.

"HDP savunduğu hendek siyasetinin bedelini kendi ödeyecek"

Davutoğlu, "Hiç şüpheniz olmasın, HDP, savunduğu bu hendek siyasetinin bedelini kendi ödeyecek, kazdığı hendeğe mutlaka kendi düşecektir. Onca insanın canına kastetmenin, onca insanı evinden etmenin, mahalleleri işgal etmenin teröristlere bir bedeli olduğu gibi onu savunan HDP'ye de siyasi bir maliyeti olacaktır" dedi.

"Bütün engelleri aşacağız"

Başbakan Davutoğlu, "2016'da hangi zorluklarla karşılaşırsak karşılaşalım arkamızda milletimizin desteği, önümüzde 2023 Türkiye hedefleriyle, bütün bu engelleri aşacak, 2016'yı refah, mutluluk, barış yılı yapmaya muktedir olacak bir performans sergileyeceğiz" ifadelerini kullandı.



DSP'nin yeni Genel Başkanı belli oldu
DSP'nin yeni Genel Başkanı belli oldu

DSP'nin olağanüstü kurultayında genel başkanlığa Önder Aksakal seçildi.

Tes-İş Sendikası Konferans Salonu'nda düzenlenen olağanüstü kurultayda Aksakal ile birlikte Emrah Konuralp ve Zeki Sezer de genel başkanlığa aday oldu.

Genel başkanlık seçiminin ilk turunda kayıtlı 636 delegeden 393'ü oy kullandı. Bu turda 2 oy geçersiz sayılırken, Önder Aksakal 235, Emrah Konuralp 95 ve Zeki Sezer ise 61 oy aldı. Bu turda adaylardan hiçbirisi salt çoğunluğa ulaşamadı.

Birinci tur oylamasının sonuçlarının açıklanmasının ardından eski DSP Genel Başkanı Zeki Sezer adaylıktan çekildiğine ilişkin dilekçesini Divan'a iletti.

İkinci tur oylamaya 372 delege katıldı. Yine 2 oyun geçersiz sayıldığı bu turda Önder Aksakal 250, Emrah Konuralp ise 120 delegenin oyunu aldı. 

Üçüncü tur oylamada 357 delege oy kullanırken, bunların 356'sı geçerli sayıldı. Son turda Emrah Konuralp 109 delegenin oyunu alabilirken, 247 oy alan Önder Aksakal DSP'nin yeni Genel Başkanı seçildi.

Olağanüstü kurultayın sonunda delegelere teşekkür konuşması yapan Aksakal, 2016 yılının DSP'nin ve demokratik solcuların olacağını söyledi.

Önder Aksakal, DSP'yi tekrar iktidar yapmak için hep birlikte çok çalışacaklarını da bildirdi.

Delegelere hitap eden eski Genel Başkan Masum Türker de Aksakal'ın önüne engeller konulmaya çalışılacağını ama başta kendisi olmak üzere tüm partililerin buna engel olması gerektiğini ifade etti.

 


Bahçeli: AK Parti'yi desteksiz bırakmayacağız

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Rusya Federasyonu'nun Türkmenlere yönelik operasyonlarını ilkellik olarak niteledi. Türkiye'nin soydaşlarını, ve sınırlarını sonuna kadar müdafaa etmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, bu konuda MHP'nin AK Parti'yi desteksiz bırakmayacağını ifade etti.


"MHP AK Parti hükümetini desteksiz bırakmayacak"

Türkiye'nin soydaşlarını, sınırlarını ve devlet olmaktan kaynaklanan dokunulmaz haklarını sonuna kadar müdafaa etmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli şunları kaydetti:

"Bu konuda Milliyetçi Hareket Partisi, her türlü eleştiri hakkı saklı kalmak kaydıyla AK Parti hükümetini desteksiz bırakmayacaktır. Çünkü mesele partiler üstü bir konu olup, milli bekayla ilgilidir. Bilinmesi gereken en yalın gerçek şudur; Türkiye-Rusya Federasyonu arasında büyüyen, farklı alan ve çevrelere yayılan husumet ve bunalım döngüsünün hiç kimseye faydası olmayacaktır. Türkiye'nin korkutulması, taviz vermeye zorlanması, pısması ve meşru çizgisinden koparılması beyhude bir çabadır. Rusya Federasyonu'nun siyasi ve ekonomik kozlar aracılığıyla ülkemizin haklı duruşunu sorgulatarak yeni bir psikolojik savaş şartlarını oluşturma iradesi iki ülke arasındaki derin işbirliği kanallarını tıkayabilecektir. Moskova yönetiminin sorgusuz sualsiz, üstelik sivil hedeflere yönelik saldırıları beşeriyetin hafızasında hala canlıdır. 1 Eylül 1983'de Newyork-Seul seferini yapan Kore Hava Yolları'na ait bir yolcu uçağının 269 yolcusuyla ve hava ihlali yaptığı gerekçesiyle düşürülmesi de unutulmuş değildir. Bu itibarla Rusya'nın haksızlıklar ve saldırganlıklarla dolu karanlık sicili herkesin malumudur. Kırım'dan sonra Suriye'deki Türkmenler'e yönelik acımasız ve insanlığı hiçe sayan silahlı müdahaleler insanlık vicdanına sığmadığı gibi uluslararası hukuk ve düzene de tamamen muhalif bir uygulamadır. Hükümet Bayırbucak Türkmenleri'ni yalnız ve sahipsiz bırakmamalıdır. Egemenliğimizi karartmaya ve gevşetmeye gayret eden her türlü açık veya örtülü emele karşı cesur ve atılgan bir siyasetle karşı durmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye'nin ve Türk milletinin tarafında olduğundan üzerine düşen her sorumluluğu yerine getirmek için dikkat ve azami titizliği gösterecektir. Bundan herkesin müsterih olması samimi beklentimizdir."



Figen Yüksekdağ'a askere hakaret soruşturması
HDP'li Figen Yüksekdağ hakkında Silvan'da güvenlik güçlerine hakaret ettiği gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.
Figen Yüksekdağ'a askere hakaret soruşturması


Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP Eş Gernel Başkanı Figen Yüksekdağ hakkında Silvan'da güvenlik güçlerine hakaret ettiği gerekçesi ile soruşturma başlattı. Yüksekdağ Silvan'da sokağa çıkma yasağını karşı çıkıp askerlere 'şerefsiz' demişti.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Figen Yüksekdağ hakkında soruşturma başlattı. Soruşturmanın gerekçesi olarak Yüksekdağ'ın Diyarbakır Silvan'da operasyon bölgesine geçmesini engelleyen askerler ettiği hakaret olduğu belirtildi.




Hükümeti kurma görevi Davutoğlu'nda




Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu görüşmesi sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 64. Hükümeti kurma görevini Davutoğlu'na verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Başbakan Ahmet Davutoğlu kabulü sona erdi. 

Kabulde, Cumhurbaşkanı Erdoğan, 64. Hükümeti kurma görevini AK Parti Genel Başkanı ve Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu'na verdi. 

Davutoğlu, AK Parti Genel Merkezi'nde partisinin il başkanları toplantısına katıldıktan sonra TBMM'ye giderek milletvekili yemini etti ve ardından da Başbakanlık Resmi Konutuna geçti.

Davutoğlu, yaklaşık yarım saat sonra buradan ayrılarak Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geldi. Basına kapalı gerçekleşen kabul 40 dakika sürdü.


Aylin Nazlı Aka'nın Kıyafeti Yemin Törenine Damga Vurdu
Meclis'teki yemin töreninde CHP Ankara milletvekili Aylin Nazlıaka giydiği çift taraflı kıyafetle dikkat çekti.

Aylin Nazlı Aka'nın Kıyafeti Yemin Törenine Damga Vurdu

TBMM'nin 26. dönem açılış oturumu ve yemin töreni gerçekleştirildi. Törende CHP Ankaramilletvekili Aylin Nazlıaka da yemin etti. Nazlıaka'nın iki taraflı kıyafeti dikkat çekti.

ARKADAN KALEM, ÖNDEN PİLELİ ETEK

7 Haziran seçimleri sonrası yemin törenine siyahlar içinde gelen Nazlıaka, bu sefer siyah-beyaz kombiniyle Genel Kurul'daydı. Aka'nın arkadan bakıldığında siyah kalem eteği, önden bakıldığında beyaz pileli etek olarak görünüyordu.

YEMİNDEN SONRA TWEET ATTI

Nazlıaka yemininin ardından ise şu tweeti attı: "Az önce yemin ettim. 24 ve 25. dönemden sonra, bana bir kez daha #Ankara Mv olma onurunu yaşatanlara teşekkürler..."

 

İşte Nazlıaka'nın dikkat çeken kıyafeti:

Bahçeli Meclis'te 'flu' gördüğü tarafa geçti

Meclis'in yeni döneminde MHP, Bahçeli'nin 'flu görüyorum' dediği Meclis'in en sol tarafından yerini aldı.

Bahçeli Meclis'te 'flu' gördüğü tarafa geçti

1 Kasım genel seçimleri sonrasında Meclis'in yeni dönemi için 26. Dönem Milletvekilleri yemin etmek üzere Meclis'e gitti.

BAHÇELİ FLU GÖRDÜĞÜ TARAFA GEÇTİ
7 Haziran genel seçimleri sonrası, HDP'nin Meclis'teki yerini işaret ederek, "Sol tarafı flu görüyorum" diyen ve HDP sıralarına bakmayıp sırtını dönen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin partisi MHP, milletvekili sayısı bakımından 4. parti olması nedeniyle Meclis'in yeni döneminde en sol tarafta oturudu.
AK Partili vekil yemine besmele ile başladı

AK Partili vekil yemine besmele ile başladı

Meclis'teki 26. dönemin ilk yeminini AK Parti Bursa Milletvekili Bennur Karaburun yaptı. Engelli olduğu için öncelik tanınan Karaburun, yemine besmele ile başladı.
TBMM'deki 26. Dönem Milletvekili yemin töreni başladı. Törende ilk yemin engelli milletvekillerine tanındı. Kürsüye tekerlekli sandalyesiyle gelen AK Parti Bursa Milletvekili Bennur Karaburun yemine başlamadan önce besmele çekti. Karaburun besmeleden sonra yemin etti.


HDP'li Acar 22 saniyede yemin etti
HDP'li Ayşe Acar Başaran, 22 saniyede yemin ederek bir rekora imza attı.

HDP'li Acar 22 saniyede yemin etti
Vekiller 26. dönem için Meclis'te yemin ediyor. HDP Batman milletvekili Ayşe Acar Başaran da yemin etmek için kürsüye geldi.
22 SANİYE İLE REKOR KIRDI

Çoğu HDP'li vekil, yemin metnini hızlıca okumayı tercih etti. Rekoru ise 22 saniye ile Batman milletvekili Ayşe Acar Başaran kırdı.

Meclis'te Kürtçe'den sonra Arapça
HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan, TBMM'de yeminine başlamadan önce Arapça konuştu. Meclis'te Kürtçe konuşan Leyla Zana'nın aksine Aslan'ın yemini geçersiz sayılmadı.

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan, yeminine Arapça başladı. Aslan'ın Arapça sözlerinin Türkçe karşılığı "Kardeşlik ve halklar arası barış için" olduğu öğrenildi.

Aslan yemin metnine başlamadan önce bu sözleri söylediği için yemini geçersiz sayılmadı.

ZANA'DAN FARKLI

Leyla Zana yemin metninin içinde yer alan 'Büyük Türk Milleti' ifadesini değiştirdiği için yemini geçersiz sayılmıştı.
Leyla Zana'nın yemini kabul edilmedi
Leyla Zana'nın yemini kabul edilmedi
Yemin töreni için kürsüye gelen HDP'li vekil Leyla Zana, yemin etmeden önce Kürtçe konuştu, yemin metnini değiştirdi..

26. Dönem vekilleri Meclis'te yemin ediyor. HDP milletvekili Leyla Zana da yeminini etmek için kürsüye geldi.

TÜRKİYE MİLLETİ DEDİ

Ancak Leyla Zana, yemine başlamadan önce Kürtçe olarak "Onurlu ve Kalıcı Bir Barış Umuduyla" dedi. Daha sonra da yemine başladı. Zana, yemin metnindeki Türk milletini de Türkiye milleti diye okudu.

BAYKAL KÜRSÜYE ÇAĞIRDI, LEYLA ZANA GELMEDİ

Deniz Baykal, yemini kabul etmedi. Leyla Zana'yı tekrar yemin etmesi için kürsüye çağırdı, ancak Zana gelmedi. Zana, yeminini tekrarlamazsa genel kurul çalışmalarına katılamayacak


'Yaşanılır şehirlerin inşası devam edecek'

'Yaşanılır şehirlerin inşası devam edecek'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Karaaslan, kentlerin tarihi dokusu ile kültürel kimliği korunarak,
yaşanılır şehirlerin inşasının süreceğini bildirdi.
AK Parti'nin çevre, şehir ve kültürden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem
Karaaslan, Dünya Şehircilik Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada,
AK Parti'nin 5. Olağan Kongresi ile partide  çevre, şehir ve kültürden sorumlu ayrı
bir genel başkan yardımcılığı kurulduğunu anımsattı.
 
AK Parti iktidarının gerçekleştirdiği kalkınma hamlesinin şehircilik alanında da yoğun hissedildiğini belirten Karaaslan, şunları kaydetti:
 
"Ülkemiz, son yıllardaki başarılı çalışmalarla gecekondudan arındırılmış,
hava kirliliği giderilmiş, katı atık depolama tesisleri olan yaşanılır
şehirlere kavuştu. Şehirlerimizin, konut ihtiyacı kentsel dönüşüm hamlesiyle
planlı bir şekilde çözülürken, kişi başına düşen yeşil alan miktarı da önemli
oranda arttı. İcraatları vatandaşlarımızca takdir edilen hükümetimiz, kentlerin
tarihi dokusunu ve kültürel kimliğini koruyarak, geniş yeşil alanı, modern alt
ve üst yapısı olan yaşanılır şehirler inşa etmeye devam edecek.
Bu düşüncelerle Dünya Şehircilik Günü'nü kutlar, ülkemizde yürütülen
şehircilik çalışmalarının başarıya ulaşmasını dilerim."



Figen Yüksekdağ: Yüzde 51 iktidardan razı değil
Figen Yüksekdağ, "1 Kasım sürecinde savaşı, kaosu, baskıyı gösterdiler" diyerek yüzde 51'in bu iktidardan razı olmadığını söyledi.

Figen Yüksekdağ: Yüzde 51 iktidardan razı değil

Yüksekdağ, 1 Kasım seçiminden sonra düzenlenen partisinin ilk Parti Meclisi (PM) Toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'de 1 Kasım'dan sonra yeni bir sürecin başladığını, bu sürecin kendileri açısından tanımının, "yeni bir mücadele süreci" olduğunu ifade etti.

Yüksekdağ 1 Kasım'da AK PARTİ'nin elde ettiği başarının başarı olmadığını, halkı korkutarak kötü iktidarlarına razı ettiklerini ve yüzde 51'in bu ktidardan razı olmadığını söyledi.

"YÜZDE 51 RAZI DEĞİL"

"Bütün Türkiye halklarına 1 Kasım sürecinde savaşı, kaosu, baskıyı, ölümü ve kutuplaştırmayı gösterdiler. Kendi kötü iktidarlarına razı etmeye çalıştılar. Biz razı değiliz. Yüzde 51 razı değil. Yüzde 51 çok şeydir, yüzde 11 çok şeydir. Hdp'nin o çoğulcu demokratik anlayışını temsil eden kesimler olarak gücümüzün farkındayız. "

CHP'de olağanüstü kurultay çağrısı
CHP'nin son olağan kongresinde seçilen ve halen kurultay delegesi olan 41 il başkanı,
olağanüstü kurultay çağrısı yaptı. 




CHP'li 42 il başkanı, Ankara Park Otel'de basın toplantısı düzenleyerek, 1 Kasım Pazar günü yapılan
26. Dönem Milletvekili Genel Seçimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 42 il başkanı adına
açıklama yapan CHP Ankara İl eski Başkanı Zeki Alçın, "1 Kasım seçimleri CHP için başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Tüm CHP'liler için yapılması gereken ilk şey hiçbir gerekçenin ardına sığınmadan
başarısızlığıkabul edip çözüm üretmektir" dedi. 

Yapılması gereken ilk şeyin "Hiç zaman geçirmeksizin bir an önce Olağanüstü Kurultaya gitmek"
olduğunu bildiren Alçın, "Sayın Genel Başkanımız 'Önümüzde olağan kurultay var' mazeretinin
ardına sığınmadan ve partimize daha fazla zaman kaybettirmeden olağanüstü kurultayı mümkün
olan kısa sürede toplamalı ve bu büyük örgütün ortak aklını harekete geçirmelidir.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin çıkarları her şeyin ve herkesin üzerindedir" çağrısında bulundu. 




65 bin müşahidi olan partiye 20 bin oy çıktı!
Vatan Partisi,BTP,LDP gibi partilerin aldıkları oy, twitter'daki takipçi sayısının bile gerisinde kaldı.

65 bin müşahidi olan partiye 20 bin oy çıktı!

Geçtiğimiz haftasonu yapılan erken genel seçimde 16 siyasi parti yarıştı. 4 partinin yüzde 10 barajını
geçtiği seçimlerde "küçük" partiler iyice eridi. Geçtiğimiz seçimlerde yüzde 1 bandının üzerine çıkmayı
başaran Saadet, BBP, DSP gibi köklü partiler bile sıfırlı rakamları gördü. Sosyal medyayı en etkili kullanan
partilerin başında gelen Liberal Demokrat Parti (LDP) gibi 3 siyasi partinin aldıkları oy, twitter'dak
i takipçi sayılarının bile gerisinde kaldı.


VATAN PARTİSİ, BTP ve LDP

Twitter'da 245 bin 114 takipçisi olan Vatan Partisi seçimlerde 115 bin 442 oy aldı. 169 bin
765 kişi tarafından takip edilen Haydar Baş'ın liderliğini yaptığı BTP ise 1 Kasım seçiminde sadece
47 bin 992 kişinin mührünü alabildi.


LDP:BİZ DE BÖYLE BİR DELİKANLIYIZ

Attıkları esprili tweetlerde isminden sıkça söz ettiren ve twitter'da 137 bin 660 kişi tarafından takip edilen
LDP de pazar akşamı açılan sandıklardan 27 bin 947 oy alabilidi.

Söz konusu durumla kendileri bile eğlenen LDP'lilerin seçim gecesi attıkları "77 bin takipçimiz,
65 bin müşadimiz var, 20 bin oyumuz var. Biz de böyle bir delikanlıyız" tweete ise sosyal medyayı
adeta salladı.


LDP adayının Düzce mitingine 3 kişi geldi

LDP adayının Düzce mitingine 3 kişi geldi

Düzce'de Liberal Demokrat Parti (LDP) Milletvekili adayı İsmail Çelebi'nin Anıtpark'ta düzenlediği
mitinge sadece 3 kişi katıldı.

DP Milletvekili adayı İsmail Çelebi kent merkezinde bulunan Anıtpark'ta miting düzenledi. İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinden polisler miting için görevlendirilirken, Anıtpark içerisine de bariyerler konuldu.

Mitingi yalnızca 3 kişi takip etti

Miting için tüm hazırlıkların tamamlanmasının ardından İsmail Çelebi seçim aracıyla alana geldi. Miting için düzenlenen alanda sadece 3 gencin olduğunu gören Çelebi şaşkına döndü. 3 genç seçim aracının üzerinden kısa bir konuşma yapan Çelebi'yi alkışladı. Gençler LDP'li Çelebi'nin konuşmasını cep telefonlarıyla da kaydetti.

15-10/30/96aee8748a21123f9f3217b1b160e098-1446209703.jpg

Sandığa gidin çağrısı

Vatandaşlardan sandıklara giderek oy kullanmalarını isteyen Çelebi, "Türkiye’de neredeyse 9 milyon seçmen sandığa gitmiyor. Bu seçmenler sandığa giderse bir parti daha çıkıyor. Kime oy verirseniz verin mutlaka oy kullanmaya gidin" dedi. DHA



Komünistlerden TRT’de Erdoğan ve Davutoğlu’na hakaret!
TRT'DE CUMHURBAŞKANI'NA DELİ DEDİ
Seçimlere 1 hafta kala TRT’de partilerin 10’ar dakikalık propaganda konuşmaları yayınlandı.
Konuşmalara Komünist partinin skandal propagandası damga vurdu. Komünist parti adına konuşma
yapan Eda Genç, devletin kanalından isim vermeden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’na hakaretler yağdırdı.

Eda Genç “Ülkemiz 2015 Kasım seçimlerine bir deli ile giriyor. Ülkenin bir bölümü ona neredeyse tapıyor. Cinayetlere, savaş suçlarına, katliamlara ortak olmuş, bunlar için emir vermiş, silah vermiş, onay vermiş. Yine de arkasındaki destek kolay eksilmiyor”diyerek TRT’den seçim konuşması adı altında kin kustu. Devlet kanalından devlet başkanına ağzına geleni söyleyen Eda Genç sosyal medyada büyük tepki alırken ‘AKP’nin başındaki diktatör’ demesi ise alay konusu oldu.

TRT, kanunlar gereği dün akşam seçime girecek partilerin propaganda konuşmalarını yayınladı. 18 partinin genel başkanları ve temsilcileri, 10 dakikalık konuşma sürelerinde vatandaşlardan oy istedi.

KOMÜNİST PARTİ HAKARET ETMEK İÇİN KULLANDI!

Ancak bir parti temsilcisi vardı ki, seçmenden oy isteyeceği bu 10 dakikalık süreyi seçmene ve seçmenin tercihlerine hakaret etmek için kullandı.

Komünist Parti adına TRT’de konuşan parti üyesi Eda Genç, konuşması boyunca Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’na hakaretler yağdırdı.

7 HAZİRAN’DA TOPMA 13 BİN 780 OY ALDI

Konuşmasına “İnsanlığa, gelecek güzel günlere, iyiliğe, sosyalizme inanın” diye başlayan Eda Genç, güzellik ve iyilik diye başlayan konuşmasında adeta kin kustu.

7 Haziran’daki seçimde 56 milyon 600 bin seçmenden sadece 13.780’sinin oyunu alarak bir kasaba kadar bile oy çıkaramayan Komünist Parti, kanunların verdiği propaganda hakkını alamadığı bu oylar nedeniyle halka ve halkın seçtiği siyasetçilere saldırmak için kullandı.

''ÜLKEMİZ SEÇİMLERE BİR DELİ İLE GİRİYOR''

Komünist Eda Genç, konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nu kast ederek “Ülkemiz 2015 Kasım seçimlerine bir deli ile giriyor. Ülkenin bir bölümü ona neredeyse tapıyor. Cinayetlere, savaş suçlarına, katliamlara ortak olmuş, bunlar için emir vermiş, silah vermiş, onay vermiş. Yine de arkasındaki destek kolay eksilmiyor” dedi.

Demokratik düzende seçime giren bir partinin üyesi olarak devlet kanalında konuşan Eda Genç, seçimlere olan inançsızlığını da “Sorun, bir tane deliyle baş edemememiz değildir. Sorun, bu ülkede bir düzen değişikliğine, bunun mümkün ve üstelik zorunlu olduğuna inancın kalmamış olmasındadır. Akla, aydınlığa, eşitliğe inancını yitirenler bu ülkeyi yobazlığa teslim etmiştir” sözleriyle açığa vurdu.

SOSYAL MEDYADA ALAY KONUSU OLDU

Komünist Parti’li Eda Genç’in devletin cumhurbaşkanı ve Başbakanı’na devletin kanalından sık sık a diyerek yaptığı konuşma sosyal medyda da alay konusu oldu. Twitter’da ‘bu nasıl diktatörlükmüş’ yorumları yapılırken, Eda Genç’in hamasi konuşması da farklı montajlarla eğlence konusu oldu.



'Türkiye ile KKTC hiçbir zaman ayrılmayacak'

Başbakan Davutoğlu, "Anadolu ile KKTC su gibi aziz projeyle bir kez daha birbirine kavuşuyor.
Bütün dünyaya haykırıyoruz; Türkiye ile Kıbrıs hiçbir zaman ayrılmayacak şekilde kenetlenmiştir" dedi.


'Türkiye ile KKTC hiçbir zaman ayrılmayacak'

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bugün Anadolu ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, su gibi aziz projeyle bir
kez daha birbirine kavuşuyor, bir kez daha kenetleniyor. Muhteşem bir su köprüsü kuruyoruz, Girne'yi
Anadolu'ya bu kez su ile bağlıyoruz. Bütün dünyaya haykırıyoruz, Türkiye ile Kıbrıs hiçbir zaman
ayrılmayacak şekilde birbirine kenetlenmiştir, Kıbrıs'a Türkiye'nin suyu bereket ve izzet götürecektir"
 dedi.



Davutoğlu, Anamur İlçe Stadyumu yanındaki alanda düzenlenen, Türkiye'den KKTC'ye Su Temin Projesi
Alaköprü Barajı açılış törenine katıldı.

Davutoğlu, dünya çapında bir eseri kullanıma açtıklarını, mutlu olduklarını, Allah'a şükrettiklerini ve bu eseri
millete armağan ettiklerini belirtti.

"Bu büyük projeleri hayal edemeyenler utansın" ifadesini kullanan Davutoğlu, "Bugün Anadolu ile
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, su gibi aziz projeyle bir kez daha birbirine kavuşuyor, bir kez
daha kenetleniyor. Muhteşem bir su köprüsü kuruyoruz, Girne'yi Anadolu'ya bu kez su ile
bağlıyoruz. Bütün dünyaya haykırıyoruz, Türkiye ile Kıbrıs hiçbir zaman ayrılmayacak şekilde
birbirine kenetlenmiştir, Kıbrıs'a Türkiye'nin suyu bereket ve izzet götürecektir"
 diye konuştu.

Davutoğlu, son 13 yılda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığından bugüne, hükümetlerin sağlam
duruşuyla dünya rekorları kırdıklarını dile getirdi.


Cumhurbaşkanı'ndan muhalefete 'kaçak saray' tepkisi

Cumhurbaşkanı'ndan muhalefete 'kaçak saray' tepkisi

Türkiye'den KKTC'ye su temin edilmesini öngören ve "asrın projesi" olarak adlandırılan projenin Anamur ayağındaki açılışı başladı. Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu da katıldı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI

Dün gökyüzünde büyük bir başarıya şahitlik etmiştik. Bugün de Akdeniz'in altında benzer bir başarının şahitliğini yapmak üzere buradayız. Bu millet, karadan gemileri yürüttü. Bu millet boğazın altından Marmaray'ı inşa etti. Bu millet, şimdi Anamur'dan Kuzey Kıbrıs'a yine denizin altından 107 kilometrelik, hamdolsun su naklini gerçekleştiriyor. Bu millet, önümüzdeki yıl Avrasya tünelini yine boğazın altına inşa ediyor. Bu millet bir olursa, iri olursa, beraber olursa, kardeşçe yürürse, hep birlikte Türkiye olursa aşamayacağı hiçbir engel yoktur.

Başbakanlığımız döneminde başlattığımız çalışmaları, işte bugün sonuca ulaştırıyoruz. Biz de Türkiye'den suyu aldık getirdik, Kıbrıs'la buluşturduk. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti artık yarım asır boyunca içme suyu ve tarımsal sulama suyu sıkıntısı çekmeyecek

Terörle kimlik siyaseti yapmak suretiyle Allah için bu yatırımlar yapılabilir mi? Sokak aralarına, caddelere, belediyelerin iş makinelerini kullanmak suretiyle, hendek açanlarla millete hizmet gider mi? Soruyorum sizlere. İşte 1 Kasım bunun değerlendirileceği gündür, bunu hatırlatmak istiyorum. Onun için görevimizin ne denli ağır olduğunu bilmeniz lazım

Bu millet her şeyi yapar yeter ki iç ve dış düşmanlara karşı uyanık olalım. Hep birlikte aşamayacağımız şey yoktur

1 Kasım çok önemli, kardeşliğimize gölge düşürmek isteyenlere gerekli cevabı vereceksiniz…

Unutmayın eşek ölür kalır semeri insan ölür kalır eseri. Hiç bir eseri olmayana ne değeri vereceğiz? Türkiye'yi hizmet siyasetinjde uzaklaştırmaya yönelik her çaba bir darbedir. Türkiye ne zaman büyüme, güçlenme yoluna girmişse önüne hemen bir takım engeller çıkartılmıştır. Kimi zaman darbelerle, kimi zaman sosyal çalkantılarla milli hedeflerinden uzaklaştırılmıştır. kendi iklimimizde halledebileceğimiz sorunlar bir takım güçler tarafından kanatılarak derinleştirilmek istenmiştir.
Milletimizin desteğiyle provokasyonları geride bıraktık. İstismar edilen sorunların çözümü için adımlar attık. Terör meselesini milletimizin gündeminden çıkarmak için samimimi mücadele verdik. Her türlü riski alarak demokratik reformları hayata geçirdik. Asırlık sorunları kısa sürede çözmek mümkün olmuyor. Son terör saldırılarının amacının güçlü Türkiye'ye engel olmak olduğunu biliyoruz.

'SİVAS OLAYLARINDA NEDEN İSTİFA ETMEDİNİZ?'

Siyasi partilerin terörle mücadele konusunda birlikteliği sağlayamıyoruz. Kardeşlerim ne diyorlar şu bakan istifa etsin bu bakan istifa etsin. Peki bu ülkede Sivas olayları olduğunda kim vardı? Maraş olayları olduğunda iktidarda kim vardı? O zaman niye istifa istemediniz? Bakanların istifasını istemek demek ülkenin yönetilememesini istemektir.

Karşımızdaki sorun artık siyasi farklılıklarımızı bir kenara bırakarak tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet ilkeleri etrafında bir araya gelmemizi zorunlu kılıyor.

Halkın oyuyla seçilmiş Cumhurbşakanı olarak işte bu kararlılığın temsilcisi olmaya çalışıyoruz.

'KUZU KUZU GELECEKSİNİZ'

Önce 'biz oraya gitmeyiz' diyorlardı. Ama daha sonra 'çağrılırsak gideriz' demeye başladılar. Zaten eninde sonunda bunu yapacaksınız, kuzu kuzu geleceksiniz, başka çareniz yok. Buradan tüm siyasi partilerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, milletimizin her bir ferdine samimi bir çağrıda bulunuyorum: Gelin bu zor günlerinde ülkemize hep birlikte sahip çıkalım. Terörün karşısına hep birlikte dikilelim. Bölgemizde sahnelenen oyunu hep birlikte bozalım

Bugün milli duruş sergileyemenler tarihe boynu bükük bir duruş bırakacaktır. Asker, polis, korucu, vatandaş olarak verdiğimiz her bir kayıp yüreğimizi kor gibi yakıyor. Terör olaylarında hayatını kaybeden tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

Maalesef bazı siyasiler terör mağdurlarıyla ilgili geçmişte çıkardığımız bir yasal düzenleme var. bu şu kişi olabilir bu kişi olabilir. 4 madde altında bazı yardımlar yapılıyor. Bunun şehitlerle alakası yok. Şehitlerle ilgili yardım dizisi 45 başlığı buluyor. Bazı siyasiler bunu istismar ederek güya hükümeti yıpratmak istiyorlar. Başbakanlığım döneminde bu yasa çıktı. Terörle mücadelede mağdurlar yok mu? O gün bunların hiç birini konuşmayanlar şimdi bunları da şehitler sınıfında soktular diyerek bir kampanya yürütüyorlar. Samimi olalım, dürüst olalım. Bu samimiyet olmazsa samimiyetsizlik ı insanları bir gün vurur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından halkı 'Rabia' işaretiyle selamladı. Erdoğan ile Davutoğlu, daha sonra ayrı helikopterlerle Mersin'in Anamur İlçesi'ne gitti.



Başbakan Davutoğlu yeni hükümeti açıkladı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kabine listesini onayladı.

Başbakan Davutoğlu yeni hükümeti açıkladı!

Başbakan Ahmet Davutoğlu geçici Bakanlar Kurulu listesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a
sundu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kabine listesini onayladı. 

Başbakan Ahmet Davutoğlu saat 20:45'da açıklama yaptı. 

Yeni kabinede 11 AK Parti'li, 11 bağımsız, 3 de muhalefet milletvekili görev alacak. Davutoğlu'nun
bakanlık teklifi götürdüğü 3 isim MHP'li Tuğrul Türkeş, HDP'li Müslüm Doğan ve Ali Haydar Konca
teklifi kabul etmişlerdi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Çankaya Köşkü'nde yaptığı basın toplantısında kabinedeki isimler açıkladı.
Buna göre kabinede yer alan isimler şu şekilde: 

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan
Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş 
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş
Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz
Adalet Bakanı Kenan İpek
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı
AB Bakanı Ali Haydar Konca
Enerji Bakanı Ali Rıza Alaboyun
Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı: Feridun Bilgin
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşen Gürcan
Kalkınma Bakanı Müslüm Doğan 
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı: Cenap Aşçı 
Kültür ve Turizm Bakanlığı: Yalçın Topçu
Maliye Bakanlığı: Mehmet Şimşek
Dışişleri Bakanı: Nihat Zeybekçi
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı: Kudbettin Arzu
Çevre ve Şehircilik Bakanı: İdris Güllüce
Gençlik ve Spor Bakanı: Akif Cağatay Kılıç
İçişleri Bakanı: Selami Altınok













Çağlayan için 264, Güler için 258, Bağış için 255, Bayraktar için 288 

Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar'ın Yüce Divan'a sevk edilmesine yönelik önergeler, Meclis Genel Kurulu'nda yapılan oylamada reddedildi.

Adları rüşvet ve yolsuzluk iddialarına karışan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski AB Bakanı Egemen Bağış, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar için TBMM Genel Kurulu'nda oturum düzenlendi.

Eski bakanlar Erdoğan Bayraktar, Muammer Güler ve Egemen Bağış, Genel Kurul'a geldi. Annesinin cenaze töreni için Muş'a giden Zafer Çağlayan salonda yer almadı.

ÖNERGELER BİRLEŞTİRİLDİ

Soruşturma Komisyonu raporunun görüşülmesinin tamamlanmasının ardından önergelere geçildi. 

4 eski bakanın her biri için verilmiş 50'den fazla önerge birleştirilerek okundu. Önergelerin okunmasının ardından kritik oylama başladı.

İlk olarak Zafer Çağlayan'ın Yüce Divan'a sevkiyle ilgili gizli oylama yapıldı. CHP lideri Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli de sıraya girerek oylarını kullandı.

MÜKERRER OY TARTIŞMASI

Oy tasnifi sürerken MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in yerine Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun vekaleten oy kullandığını belirtti. 

Bahçekapılı, kendilerindeki bilgiye göre Çelik'in yerine Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli'nin vekaleten oy kullanacağı bilgisinin olduğunu söyledi.
 

Bahçekapılı'nın "Kendisine soralım" demesi üzerine Canikli, Vural'ın yanına gelerek tek oy kullandığını söyledi. Vural, mükerrer oy olduğu için oylamanın iptal edilmesi gerektiğini ileri sürdü. 

Bu sırada grup başkanvekilleri, Eroğlu ve çok sayıda milletvekili Başkanlık Divanı önüne yığıldı. Tartışmalar sürerken Başkanvekili Bahçekapılı, gizli oylama sonucunu açıkladı.

Buna göre, Zafer Çağlayan hakkındaki önerge 242'ye karşı 264 oyla reddedildi. 7 oy çekimser, 1 oy boş, 3 oy da geçersiz sayıldı. Oylamaya 517 milletvekili katıldı.

MUAMMER GÜLER ÖNERGESİNE DE RET

Zafer Çağlayan için yapılan oylamanın ardından oturuma 15 dakika ara verildi. Aranın ardından Muammer Güler ile ilgili oylama yapıldı. Güler hakkındaki önerge, yapılan oylama da 241'e karşı 258 oyla reddedildi. 6 oy çekimser, 4 oy boş, 4 oy da geçersiz sayıldı. Oylamaya Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'nin yanı sıra HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da katıldı.

Güler hakkındaki oylamaya katılan 513 milletvekili arasında Bayraktar ve Bağış katılırken, annesinin vefatı nedeniyle Genel Kurul'a gelmeyen Çağlayan oy kullanamadı. 

EGEMEN BAĞIŞ AZ FARKLA KURTARDI

Bağış'ın Yüce Divan'a sevkedilmesini içeren önerge de Genel Kurulu'da kabul edilmedi. Karar 245'e karşı 255 oyla alındı. Oylamada 7 çekimser, 6 boş, 4 de geçersiz oy kullanıldı.

Oturuma, verilen aranın ardından Erdoğan Bayraktar için yapılan oylama ile devam edildi. 

EN ÇOK RET BAYRAKTAR'A

Bayraktar'ın Yüce Divan'a sevkedilmesini içeren önerge reddedildi. Karar, 219'e karşı 288 oyla alındı. Oylamada 3 çekimser, 3 boş, 2 de geçersiz oy kullanıldı. Bayraktar, AK Parti grubunun en çok ret verdiği isim oldu.

ÇAĞLAYAN'DA 38, GÜLER'DE 43, BAĞIŞ'TA 48 FİRE, BAYRAKTAR'DA 14 FİRE

Yapılan ilk hesaplara göre, AK Parti'de Çağlayan oylamasında 38, Güler oylamasında ise 43 firenin olduğu belirtildi. Bağış için yapılan oylamada ise fire sayısı 48 oldu. Bayraktar ise AK Parti sıralarının en fazla sahip çıktığı isim oldu. Bayraktar'ın oylamasında AK Parti 14 fire verdi.

 

Bugün 98 ziyaretçi (167 klik) kişi burdaydı!
Copyright © 2010 - 2016 Brisin
Tüm Hakları Saklıdır | Bedava-Sitem
Tema: Tasarimkurdu


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=