Brisin

Son dakika haberleri

Rusya'ya PYD uyarısı: Maslahatgüzar Dışişleri'ne çağırıldı
Suriye'deki PYD bölgesinden açılan ateşle bir askerin şehit edilmesi sonrası Rus maslahatgüzarın Dışişleri Bakanlığı'na çağırıldığı bildirildi.

son dakika.jpg
 
PYD kontrolündeki Afrin’den açılan ateş sonucu bir askerin şehit olması üzerine, Rusya’nın Ankara’daki maslahatgüzarı dün Dışişleri Bakanlığı'na çağırıldı.
 Açıklama, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Müftüoğlu tarafından yapıldı.
Rus Maslahatgüzar Sergey Panov'a Türkiye’nin rahatsızlığı iletilerek, tekrarlanması durumunda örgüte misliyle karşılık verileceği aktarıldı.
Basın toplantısında konuşan Müftüoğlu, "Kendisine öncelikle bu olaydan duyduğumuz ciddi rahatsızlık iletildi. Buna karşılık verildiği, bundan sonra benzer olayların yaşanmaması için ne gerekiyorsa yapılması gerektiği, eğer yaşanırsa buna (terör örgütüne) misliyle mukabele edileceği kendisine aktarıldı" ifadelerini kullandı.
Dün Hatay'da Reyhanlı Bükülmez Hudut Karakol Komutanlığında görevli bir asker, nöbet sırasında Suriye'deki terör örgütü PYD/PKK bölgesinden açılan keskin nişancı ateşi ile şehit olmuştu.
"RUSYA'NIN ADIM ATMASINI BEKLİYORUZ"
Rus askerlerin YPG armalarıyla görüntülerinin de hoş olmadığını kaydeden Müftüoğlu, "Hassasiyetlerimizin dikkate alınmasını bekleriz" dedi.
Müftüoğlu, Türkiye’nin Rusya’dan Moskova’daki PYD/PKK ofisini kapatmasını istediğini de yineledi ve "Rusya'daki PYD ofisinin kapatılması konusunda Rusya'dan adım atmasını bekliyoruz" dedi.


Almanya Maslahatgüzarı Dışişleri'ne çağırıldı
Alman İstihbarat Başkanı'nın FETÖ ile yaptığı açıklamaların ardından Almanya Maslahatgüzarı Dışişleri'ne çağırıldı.

son dakika.jpg
 
Dışişleri Bakanlığı, Almanya'nın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarının, Almanya Federal İstihbarat Teşkilatı (BND) Başkanının, "15 Temmuz darbe teşebbüsünün arkasında FETÖ'nün bulunduğuna ikna olmadığına" dair beyanına ilişkin Bakanlığa çağrıldığını açıkladı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Maslahatgüzarın bugün Bakanlığa davet edilerek, BND Başkanının "15 Temmuz darbe teşebbüsünün arkasında FETÖ'nün bulunduğuna ikna olmadığına" dair beyanına ilişkin tepkinin dile getirildiği belirtildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Darbecilerin FETÖ bağlantılarını ortaya koyan ifadeleri, darbe teşebbüsü öncesi ve gecesi kendi aralarında yaptıkları iletişim kayıtları, Akıncılar üssünde yakalanan FETÖ iltisaklı siviller dahil tüm kanıtlar ortadadır. Mensubu oldukları FETÖ'nün amaçları doğrultusunda hukukun temel ilkelerini ayaklar altına alan, usulsüz dinlemeler ve sahte belgelerle yüzlerce masum insanı mağdur eden birçok savcı, hakim, polis başta olmak üzere, yüzlerce FETÖ'cü de halen Almanya'da bulunmaktadır. Söz konusu şahsın açıklaması, Almanya Federal Cumhuriyeti'nin FETÖ'ye gösterdiği müsamaha ve korumacı yaklaşımın ardındaki zihniyeti ifşa etmektedir."
AA


Türkiye, Hollanda'ya nota verdi
Türkiye ile Hollanda arasındaki krizde yeni bir gelişme yaşandı. Türkiye, Hollanda'ya iki nota verdi. "Tazminat hakkını saklı tutuyoruz" diyen Türk Dışişleri, yazılı özür telebini karşı tarafa iletti.
Hollanda ile yaşanan diplomatik krizde, Türkiye'den nota geldi.
Hollanda Maslahatgüzarı'nın üçüncü kez Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldığı ve iki nota verildiği belirtildi.
Dışişleri Bakanlığı, Hollanda'nın Türk bakanlara uyguladığı engeller ve barışçıl toplantı hakkını kullanan Türk vatandaşlarına uygulanan kötü muameleden dolayı bu ülkeye iki ayrı nota verdi.
YAZILI ÖZÜR TALEBİ
Türkiye'nin Hollanda'ya verdiği notada, Türk bakanlara yönelik diplomatik nezaket ve uluslararası teamüle uymayan söz konusu muamelelerin, güçlü bir şekilde kınandığı ve bu uygulamalar konusunda Hollanda makamlarından resmi bir yazılı özür beklendiği bildirildi. 
Dışişleri Bakanlığı, sıcak gelişmeye ilişkin, "Orantısız müdahalede bulunuldu. Tazminat hakkını saklı tutuyoruz, olay araştırılsın. Hollanda'ya yazılı özür talebini ilettik. Kötü muamelede bulunan görevliler cezalandırılmalı" açıklaması yaptı.
Hollanda, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun uçağına iniş izni vermemiş, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın Rotterdam Başkonsolosluğu’na girmesine de engel olunmuştu.
 

 
lhan Cavcav hayatını kaybetti

İlhan Cavcav hayatını kaybetti
 
Yüksek tansiyon nedeniyle uzun süredir tedavi gören ve gece yarısı geçirdiği beyin kanaması nedeniyle Ankara Güven Hastanesi’nde yoğun bakıma alınan İlhan Cavcav hayata gözlerini yumdu.
Doktorlar, ilk aşamada, kalbinde bir rahatsızlık tespit edilmediğini,  beyindeki ödemi dağıtmak için Cavcav’ı ameliyata aldıklarını söyledi. Dün dengesini kaybederek düşen, kolunu ve kafasını çarpan efsane başkan 81 yaşında hayata veda etti. 1978 yılında Gençlerbirliği Kulübü’ne başkan olan İlhan Cavcav, yaklaşık 40 yıldır Ankara ekibinin başında bulunuyordu.  Cavcavı yaşamını yitirdi. Türk futbolunun efsane başkanı Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav 81 yaşında hayatını kaybetti. Cavcav beyin kanaması nedeniyle yoğun bakımda tutuluyordu.
DHA

İzmir'deki patlama sonrası 2 gözaltı
İzmir Adliyesi önünde gerçekleşen terör saldırısının ardından yürütülen çalışmalarda İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Yunus timleri, şüpheli 2 kişiyi yakaladı.

Polis aracı kaza yaptı: 2 şehit
 
Şüpheliler emniyete götürüldü.
 
Bu arada polis ekipleri, adliye yakınlarında kontrollü patlatılan otomobilin, teröristlerin saldırı sonrası kaçmak için önceden hazırladıkları araç olabileceği üzerinde duruyor.
 
 
 

Polis aracı kaza yaptı: 2 şehit
Aydın'ın Nazilli ilçesinde şüpheli aracı kovalayan polis otosunun kaza yapması 2 polis şehit oldu.

Polis aracı kaza yaptı: 2 şehit
 
Aydın'ın Nazilli ilçesinde şüpheli aracı kovalayan polis otosunun kaza yapması 2 polis şehit oldu.
Edinilen ilk bilgilere göre, Nazilli ilçesinde polis aracı ile ‘dur' ihtarına uymayan şüpheli bir araç arasında kovalamaca yaşandı. Kovalamaca sırasında polis otosunun kaza yapması sonucu 2 polis memuru şehit oldu.
 


Ankara'da yarın da okullar tatil edildi.

son dakika.jpg
Ankara Valiliği'nden gelen son dakika açıklamasına göre Ankara'da yarın da okullar tatil edildi. Yurtta etkili olan kar yağışı nedeniyle Ankara ve 11 ilde 30 Aralık 2016 Cuma günü eğitime ara verildi. 
 


Saldırganın Aydın'daki evinde arama
Rusya'nın Ankara Büyükelçisine yönelik menfur saldırıyı gerçekleştiren saldırganının evi ve ailesinin evinde arama yapıldığı bildirildi. 2 kadın gözaltına alındı.

son dakika.jpg
 
Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin ardından saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş'ın memleketi Aydın'da 2 kadın gözaltına alındı.
Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde katıldığı resim sergisinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin ardından ölü olarak ele geçirilen saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş'ın memleketi olan Aydın'ın Söke ilçesinde operasyon başlatıldı.
Polis eşliğinde Altıntaş'ın ailesinin yaşadığı Söke'nin Çeltikçi Mahallesi'ndeki adrese gelen cumhuriyet savcısı evde arama başlattı. İlçede başlatılan operasyon kapsamında gözaltına alınan 2 kadın, sorgulanmak üzere Söke İlçe Emniyet Müdürlüğüne getirildi.



Enerjide milli para dönemi başlıyor!

Enerjide milli para dönemi başlıyor!
 
Enerji Bakanı Berat Albayrak, "Enerji ticaretinde milli para dönemi başlıyor" dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, TBMM Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulundu. Bakan Albayrak, "Enerji ticaretinde milli para dönemi başlıyor" diye konuştu.
AYRINTILAR GELİYOR...Bizden Ayrılmayın
 


FETÖ'nün Marmara Emniyet İmamı Tutuklandı
FETÖ'nün emniyet mensuplarına yönelik yürütülen soruşturmada, örgütün Marmara Bölgesi emniyet imamının da aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklandı.

son dakika.jpg
 
FETÖ'nün emniyet mensuplarına yönelik yürütülen soruşturmada, örgütün Marmara Bölgesi emniyet imamının da aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklandı. Hakimlik, etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde itiraflarda bulunduğu ve örgüt ile bağlantısını kestiğine dair ifadelerde bulunan bir şüphelinin 50 Bin TL kefaletle serbest bırakılmasına hükmetti. 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından FETÖ'nün emniyetteki yapılanmasına ilişkin soruşturmada, gözaltına alınan aralarından Marmara Bölgesi "emniyet imamı" olduğu belirtilen "Hüseyin" kod adlı şüpheli Hasan Demir ile polisleri örgüte kazandırdığı iddia edilen 7 şüpheli adliyeye sevk edildi. Soruşturmayı yürüten savcılık, ifadesini aldığı 7 şüpheliyi, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti.
İstanbul 9’uncu Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen kararda, gözaltına alınan şüpheli Hasan Demir’in ‘Hüseyin’ kod adı ile Marmara Emniyet İmamı olarak bu terör örgütü içerisinde aktif rol aldığı belirtilerek, şüphelinin “Marmara Bölgesi’nde bulunan Arnavutköy, Karabük, Bilecik ve İstanbul Şükrü Balcı Pomem okullarında eğitim gören polis öğrencilerini bu hain yapıya dahil etmek amacıyla sohbetler adı altında terör örgütü elebaşısı Fethullah Gülen’in kaset ve CD’lerinin izletildiği ve bu örgüte üye kazandırmak amacıyla faaliyetlerde bulunduğu” anlatıldı.
Kararda, şüphelilerin, FETÖ’nün kriptolu haberleşme programı olan Bylock’u kullandıkları kaydedilerek “Diğer şüpheli Yunus Emre Akça ve Uğur Yılmaz’ın kırmızı, Samet Öztürk’ün turuncu renkli Bylock kullandıkları, kırmızı renkli kullanıcıların aktif kullanıcılar oldukları” anlatıldı.
Polis okulu öğrencilerine örgüt evlerinde terör propagandası
Şüpheli M.A.’nın ifade vererek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediği belirtilen kararda, “ M.A’nın savunmasında kendisine kod isim verildiği, açık hat ve telefon verilerek polis okulu öğrencilerine örgüte mensup evlerde terör propagandası yapıldığı, bu polis okulu öğrencilerinin iyi niyetinden faydalanılarak yavaş yavaş bu hain yapının empoze edildiği, bu şekilde örgüt mensuplarının yetiştirildiği, şüpheli Sinan Çolak’ın bu örgütün sohbetlerine katılarak örgüte eleman kazandırmaya çalıştığı, şüphelilerin üzerlerine atılı suç bakımından kuvvetli şüphe altında bulundukları kanaatine varılmıştır” denildi.
Delilleri karartabilirler
Kararda şüphelilerin serbest kalmaları halinde kaçacağı ihtimaline değinilerek, delil toplama işleminin halen devam etmesi nedeniyle delilleri karartacakları ve soruşturmaya konu eylemleri yeniden gerçekleştirebilecekleri yolunda kuvvetli şüphe uyandığı belirtildi. Hakimlik kararında, şüpheliler Yunus Emre Akça, Yakup Bübek, Uğur Yılmaz, Sinan Çolak, Samet Öztürk ve Hasan Demir’in “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklanmalarına hükmedildi.
Kefaletle serbest bırakıldı
Şüpheli M. A.’nın ise “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde itiraflarda bulunduğu ve örgüt ile bağlantısını kestiğine dair ifadelerde bulunması nedeniyle tutuklanması talebinin reddine karar verildi. Hakimlik, M.A. hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün en yakın karakola giderek imza atma adli tedbiri uygularken, şüphelinin Maliye Veznesi’ne 50 Bin TL kefalet ödemesine karar verdi. 
 


Yıldız Teknik Üniversitesi'nde FETÖ operasyonu: 70 akademisyen gözaltında
Yıldız Teknik Üniversitesi'nde yürütülen soruşturma kapsamında, 103 öğretim üyesi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Akademisyenlerden 70'i gözaltına alındı.



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde yürütülen FETÖ'nün akademik yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında 103 öğretim üyesi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.
70 AKADEMİSYEN GÖZALTINA ALINDI
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Yıldız Teknik Üniversitesi'nde görevli aralarında doçent, yardımcı doçent ve araştırma görevlilerinin de bulunduğu akademisyenlere yönelik FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 'ByLock' operasyonu düzenlendi.
Polis ekipleri sabah saatlerinde çok sayıda adrese yönelik eş zamanlı baskın düzenledi. Operasyonda ilk belirlemelere göre 70 akademisyen gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheli akademisyenler Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirildi.
OPERASYONLAR BAZI ADRESLERDE DEVAM EDİYOR
Operasyonun çeşitli adreslerde devam ettiği öğrenilirken, gözaltına alınan şüpheliler ise sorgulanmak üzere Vatan Caddesi'nde bulunan Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor.
Kaynak AA


57 personel göreve iade edildi
Denizli Pamukkale Üniversitesi'nde (PAÜ) 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturmalar kapsamında açığa alınan 57 akademik ve idari personel göreve iade edildi.

son dakika.jpg

Denizli Pamukkale Üniversitesi'nde (PAÜ) 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturmalar kapsamında açığa alınan 57 akademik ve idari personel göreve iade edildi.
Denizli Pamukkale Üniversitesi'nde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında açığa alınan 57 akademisyenin görevi iade edildi. Yapılan idari soruşturma ve incelemenin ardından terör örgütü ile ilgisi olmadığı yönünde başvuru yapan 57 personele yönelik soruşturma tamamlandı.
Yapılan incelemenin ardından terör örgütü ile bağlantısı olmadığı tespit edilen toplam 57 idari ve akademik personelin görevi iade edildi. Göreve iade edilen personelin önemli bir bölümünün Tıp Fakültesi'ndeki personel olduğu bildirilirken, 46 görevli kişi hakkındaki açığa alma kararının sürdüğü belirtildi.



FETÖ üyelerinin toplu firar planı ortaya çıktı
FETÖ üyesi 5 bin 544 tutuklunun kaldığı Sincan Cezaevi'nde firar planı son anda deşifre oldu. Koğuşlarda yapılan aramada; cezaevinin detaylı krokisi, şifreli notlar ve kaçış planları bulundu.

sincan cezaevi.jpg
 
Sincan F Tipi Cezaevi'nde kalan FETÖ üyelerinin toplu firar planları ele geçirildi.
15 Temmuz darbe girişiminin beyin takımının da aralarında bulunduğu 5 bin 544 FETÖ üyesinin kaldığı Sincan Cezaevi'nde firar ve kalkışma planı son anda deşifre edildi.
Bütün planları hazırlanan firarın, kasım ayı için planlandığı ortaya çıktı.

 
DETAYLI KROKİLER 
Sincan Cezaevi Tabur Komutanlığı'nın FETÖ zanlılarının koğuşlarına yaptığı ani baskınlarda; cezaevinin şeması, şifreli notlar, koğuş ve havalandırma planları, cezaevini koruyan hava savunma sistemlerinin yerlerini gösteren planlar ele geçirildi.

 
ACİL KODUYLA ÖNLEM UYARISI
Ayrıntılı bir rapor hazırlayan Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı, acil koduyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nı derhal önlem alınması için uyardı.
Uyarı yazısında cezaevinin kapasitesinin 6 bin olmasına rağmen 8 bin 76 tutuklu ve hükümlü kaldığına dikkat çekildi.

 
İSYAN, KARGAŞA, REHİN ALMA...
Cezaevinde kalan 5 bin 544 FETÖ üyesinin birbirlerini tanıdıkları için havalandırma sırasında sesli ve yazılı notlarla haberleştiklerine işaret edilen yazıda, "FETÖ üyelerinin sık sık hastaneye sevk aldırarak yüzyüze temas kurdukları, isyan, kargaşa, rehin alma, yangın ve firara teşebbüs etme gayreti içinde oldukları değerlendirilmektedir" denildi.
 
Yazıda, bazı FETÖ üyesi asker şahısların gayrı-nizami harp, sabotaj planı yapma gibi konularda uzman oldukları uyarısında bulunuldu.

 
ÇALIŞANLAR HAKKINDA BİLGİ TOPLADILAR
Örgüt üyelerinin kendi aralarında gizli haberleşme için şifreli yazışma teknikleri geliştirdikleri, jandarma ve cezaevi personeli hakkında bilgi topladıkları da tespit edildi.
 
"CENK BAŞLIYOR"
Ele geçirilen şifreli notlarda, "Sıkıntı, içerdekilerle dışardakiler birleşince bitecek", "Şehitler toplanın cenk başlıyor" şeklinde ifadeler olduğu görüldü.
PERSONEL SAYISI ARTIRILDI
Bu gelişmenin ardından cezaevini koruyan personel sayısı artırıldı.

 
YARDIM İDDİASINA SORUŞTURMA
Ankara Cumhuriyet Başsacılığı, zanlıların cezaevi personelinden yardım aldığı iddialarına yönelik olarak da soruşturma başlattı.


İzmir merkezli 12 ilde FETÖ operasyonu
Dokuz Eylül Üniversitesinde görevli akademik personelin de aralarında bulunduğu 30 şüpheli gözaltına alındı.

 
İzmir merkezli 12 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda, Dokuz Eylül Üniversitesinde görevli akademik personelin de aralarında bulunduğu 30 şüpheli gözaltına alındı.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Dokuz Eylül Üniversitesindeki FETÖ yapılanmasına yönelik operasyon düzenledi.Operasyonda haklarında arama kararı çıkarılan 55 kişiden 20'si gözaltına alındı.Şüphelilerin, FETÖ'nün kriptolu mesajlaşma uygulaması "ByLock" kullandıkları ve örgüt adına faaliyet yürüttükleri iddia edildi.Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr

Jandarmada 153, Sahil Güvenlikte 112 personel görevden uzaklaştırıldı
İçişleri Bakanlığınca, FETÖ/PDY ile mücadele kapsamında Jandarma Genel Komutanlığında 153, Sahil Güvenlik Komutanlığında ise 112 personelin görevden uzaklaştırıldığı bildirildi.


3 general ve 1 amiral tahliye edildi
 
İçişleri Bakanlığınca, FETÖ/PDY ile mücadele kapsamında Jandarma Genel Komutanlığında 153, Sahil Güvenlik Komutanlığında ise 112 personelin görevden uzaklaştırıldığı bildirildi.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, FETÖ/PDY ile iltisakı veya bu örgütle irtibatı olduğu değerlendirilen Jandarma Genel Komutanlığından 42'si subay, 56'sı astsubay, 30'u uzman jandarma çavuş, 17'si uzman erbaş, 8'i memur olmak üzere 153, Sahil Güvenlik Komutanlığından ise 52'si subay, 58'i astsubay, biri uzman erbaş biri de memur olmak üzere 112 personel açığa alındı. 
 


 
Gültan Kışanak ve Fırat Anlı gözaltına alındı
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Kışanak ile Belediye Meclisi Üyesi Anlı, terör soruşturması kapsamında gözaltına alındı.
Terör soruşturması kapsamında gözaltına alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ile DBP'li Meclis Üyesi Fırat Anlı'nın adreslerinde arama yapılıyor.

 
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, terör örgütü PKK'ya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı verilen Başkan Kışanak, Diyarbakır Havalimanı'nda, Anlı ise evinde İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alındı.
Kışanak ve Anlı işlemleri için emniyete götürüldü.
Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi binası ile Kışanak ve Anlı'nın evinde arama yapıyor.
Bu arada, aralarında DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ve HDP Diyarbakır Milletvekilleri Sibel Yiğitalp'in de yer aldığı bir grup, belediye binası önüne geldi. İçeriye zorla girmeye çalışan gruba polis engel oldu.
Grubun bekleyişi sürerken, çevrede güvenlik güçlerince yoğun önlem alındı.
Kışanak hakkındaki bazı soruşturma ve iddianameler
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, bir süre önce Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile bazı belediyelere görevlendirme yapılmasına tepki bahanesiyle belediye otobüslerinin hizmet vermemesi ve vatandaşların mağdur olması nedeniyle, Kışanak ve ilgili yetkililer hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan soruşturma başlatmıştı.
Başsavcılık ayrıca Kışanak'ın Yenişehir ilçesi İstasyon Meydanı'nda "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" dolayısıyla düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmasındaki ifadeleri nedeniyle "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan iddianame hazırlamıştı.
Öte yandan, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilden başka iddianamede Kışanak'ın PKK/KCK terör örgütünün Demokratik Özgür Kadın Hareketi'nde aktif görev aldığının tespit edildiği belirtilmişti. İddianamede, eski Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş'ın evinde ele geçirilen hard diskin de incelendiği ifade edilerek, KCK/TM yapılanmasının Türkiye sorumlusu Sabri Ok'un, aralarında KCK sözcüsü Ali Oruç, Kışanak ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a görev talimatı içeren mektup gönderdiğinin belirlendiği yer almıştı.
Kışanak'ın, PKK/KCK terör örgütü güdümünde yayın yapan kanal, internet siteleri ve örgüt çağrıları doğrultusunda örgütçe önem atfedilen günlerde eylem ve organizasyonlara siyasi faaliyet görünümü altında katıldığının belirlendiğine işaret edilen iddianamede, şüpheli hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
Anlı teröristin cenazesine katılmıştı
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonlarda ölü ele geçirilen ve cenazesi Şırnak'ın Silopi ilçesindeki kimsesizler mezarlığından alınarak Diyarbakır'daki Yeniköy Mezarlığı'na defnedilen "Tufan Amed" kod adlı Baran Kaval'ın cenaze törenine katılan Fırat Anlı hakkında "terör örgütü propagandası yapmak" ve "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet" suçlarından soruşturma açılmıştı.
Öte yandan Fırat Anlı, KCK ana davasında tutuksuz sanık olarak yargılanıyor. AA

 
TSK: 11 DEAŞ'lı öldürüldü
Türk Silahlı Kuvvetleri Fırat Kalkanı Harekatı'nın 61. gününde terör örgütü DAEŞ'in 4 hedefinin yok edildiği 11 teröristin öldürüldüğünü açıkladı.


 
TSK'dan yapılan açıklamaya göre Fırat Kalkanı Harekatı'nın 61. gününde terör örgütü DAEŞ'e yönelik operasyonlar devam ettirildi. Örgüte ait 4 hedef imha edilirken 11 DAEŞ'li terörist öldürüldü. TSK, çatışmalarda 4 muhalifin şehit olduğunu 20 muhalifin de yaralandığını açıkladı.
Genelkurmay ayruca 51 PYD/PKK hedefine atış yapıldığını da belirtti. TSK'nın verdiği bilgiye göre Özgür Suriye Ordusu mensupları 3 PYD/PKK üyesini etkisiz hale getiridi.
Kaynak ntv.com.tr
 


3 general ve 1 amiral tahliye edildi
İstanbul’daki darbe soruşturmasında ilk kez yüksek rütbeli tahliyeler gerçekleşti.

3 general ve 1 amiral tahliye edildi
 
5 Temmuz kanlı darbe girişiminin ardından İstanbulCumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma bürosu tarafından başlatılan “Darbe” soruşturması kapsamında tutuklanan Tümgeneral Veli Yıldırım, Tuğgeneral Şener Yazıcıoğlu, Tuğamiral Ömer Mesut Ak ve Tuğgeneral Ali Akyürek tahliye edildi.
Yapılan tahliye taleplerinin ardından darbe soruşturmasını yürüten savcı Can Tuncay’a görüşü soruldu. Savcı Tuncay generallerin tahliyesine karar verilmesi yönünde görüş bildirdi. İlk olarak Tuğamiral Ali Akyürek, “Mevcut delil durumunun değişmesi ihtimali”göz önüne alınarak tahliye edildi. Tümgeneral Veli Yıldırım, Tuğgeneral Şener Yazıcıoğlu, Tuğamiral Ömer Mesut Ak için yapılan tahliye talebi ise ilk olarak İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildi. Avukatların yaptığı itiraz sonucu tahliye taleplerinin bu kez bir üst hakimlik olarak İstanbul 6. Sulh Ceza hakimliği değerlendirdi. Talepleri değerlendiren hakimlik 3 isim hakkında tahliye kararı verdi.
“DARBEYE KATILDIKLARINA İLİŞKİN...”
Tahliye kararına gerekçe olarak, “Komuta ettikleri birliklerin darbe girişimine katıldıklarına dair herhangi bir tespitin bulunmaması” değerlendirmesi yapıldı. Komutanların darbe girişimine katıldıklarına dair delil bulunmadığına dikkat çekilen kararda, “Darbeciler tarafından hazırlanan sıkıyönetim sözde atama listesinde mevcut görevin devamına dair atama kararları hariç darbe teşebbüsüne katıldıklarına dair delil bulunamadığı..” ifadeleri kullanıldı.
“ŞÜPHE BULUNSA DA...”
Öte yandan kararda, “Darbeci askeri kanatla işbirliği içinde olduklarına dair şüphe bulunsa da mevcut delillere göre, sabit ikametgah adresleri olması sebebiyle tahliyelerine karar verilmiştir” denildi.
Tümgeneral Veli Yıldırım darbe girişiminin ardından yapılan YAŞ toplantısının ardından emekli edilmişti. Tuğamiral Ömer Mesut Ak ise, Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile TSK’dan ihraç edilmişti.
Kaynak hürriyet

 
109 askeri hakim TSK'dan ihraç edildi
FETÖ soruşturması kapsamında 109 askeri hakim TSK'dan ihraç edildi.

TSK tsk logo.jpg
 
Askeri Hakimler Komisyonu kararıyla 109 askeri hakim subayın meslekten çıkarılarak Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilişiklerinin kesildiği bildirildi.
Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Askeri Hakimler Komisyonu'nun Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın başkanlığında toplandığı belirtildi.
 
Komisyonu kararı ile 109 askeri hakim subayın meslekten çıkarılarak TSK ile ilişiklerinin kesildiği duyuruldu.
İhraç edilenler arasında Eski Genelkurmay Adli Müşaviri Tuğgeneral Hayrettin Kaldırımcı, Eski Hava kuvvetleri Adli Müşaviri Hava Hakim Yarbay Bedrettin Özgür, 1 yarbay, 1 binbaşı, 3 yüzbaşı ile üsteğmen ve teğmenlerin bulunduğu öğrenildi.
TOPLAM İHRAÇ SAYISI 4 BİN 48 OLDU
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminden önce 468 olan askeri hakim subay sayısı, son ihraçlarla 209'a düştü. 10 askeri hakim hakkında başlatılan soruşturma ise devam ediyor.
Son ihraçlarla 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında TSK'dan ihraç edilen personel sayısı 4 bin 48 oldu.
Kaynak Ntvhaber
 


'ByLock' kullanan 19 akademisyen ve memur gözaltına alındı
Denizli'de FETÖ/PDY'ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ‘ByLock’ kullandığı tespit edilen 19 akademisyen ve memur gözaltına alındı.


 
Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgüt elemanlarının kendi aralarında kullandığı şifreli haberleşme sistemi ‘ByLock’ kullandığı belirlenen şahıslara yönelik operasyon yapıldı. Operasyonda Pamukkale Üniversitesi’nde görevli 19 akademisyen ve memur gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda çok sayıda CD, evrak ve yayına el konularak, incelenmek üzere emniyete götürüldü. Sağlık kontrolünden geçirilen zanlılar, Denizli İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. 
 


Bomba yüklü 3 araç taarruz helikopteriyle imha edildi
Diyarbakır'ın Lice ilçesinde PKK'lı teröristlerin saldırıda kullanılmak üzere patlayıcı yüklediği 3 aracın, taarruz helikopterleriyle imha edildiği bildirildi.

son dakika.jpg
 
Diyarbakır'da bomba yüklü 3 araç taarruz helikopteriyle imha edildi.
Valilikten yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince ilde faaliyet yürüten teröristlerin tespiti, yakalanması, etkisiz hale getirilmesi, silah, mühimmat ve el yapımı patlayıcılarının ele geçirilmesi maksadıyla çalışmaların devam ettiği belirtildi.
Alınan tedbirler çerçevesinde Lice ilçesi Beğendik köyü mülki sınırları içerisinde teröristlerce bombalı araç saldırısında kullanılmak üzere 3 araca patlayıcı yüklendiği bilgisinin alındığı ifade edilen açıklamada, şöyle denildi:
"Üç araç, 11-12 Ekim 2016 tarihlerinde taarruz helikopter kollarınca havadan ateş edilmek suretiyle yerinde tahrip edilmiştir. Bomba yüklü araçlara yapılan atışları müteakip, söz konusu araçlar ile araçların bulunduğu mevkide kuvvetli patlamaların meydana geldiği tespit edilmiştir.''
İLK KEZ HAVADAN MÜDAHALE
Bombalı araçlara yapılan atışlardan sonra, bölgede büyük patlamalar yaşandığı bildirildi. Bomba yüklü araçlara ilk kez bu yöntemle müdahale edildiği belirtiliyor.
 


12 subaya tutuklama
Hava Harp Akademisi’nde 15 Temmuz için darbe toplantısı yaptıkları belirlenen 12 subay tutuklandı.

son dakika.jpg
 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişime ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Hava Harp Akademisinde 15 Temmuz ve öncesinde darbe faaliyetlerini konu alan toplantı yaptığı tespit edilen 12 subayın, ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs'' suçundan tutuklanmasına karar verildi. 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Can Tuncay tarafından yürütülen FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin soruşturmada, elde edilen yeni deliller doğrultusunda 12 subay daha gözaltına alındı. 
Savcılıkça yapılan incelemede, İstanbul'da darbeye teşebbüs faaliyetlerinin yönlendirildiği yerlerden olan Harp Akademileri Komutanlığı dahilindeki Hava Harp Akademisi personeli şüphelilerin, darbe yanlısı askeri güçlerin hakimiyetini sağlamak amacıyla kısmi emir komuta zinciri içerisinde, normal askeri hayatın akışı dışında, darbe faaliyetinde hazır olma maksatlı silahlı ve teçhizatlı olarak, kamuflaj kıyafetle girişi izne bağlı olan Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde, darbe girişimi öncesi ve gerçekleştiği gün, darbe faaliyetlerini konu alan toplantı düzenlediklerinin tespit edildiği belirtildi. 
Şüphelilerin, kendilerince muhalif gördükleri iki subayın rehin alınması eylemine iştirak ettikleri, darbeye girişim faaliyetinde aktif şekilde rol aldıklarının tanık, bir kısım şüphelilerin ikrarı ve kamera kayıtlarından belirlendiği öğrenildi. 
Şüphelilerden bir kısmının görev yeri olmamasına rağmen darbeye teşebbüs faaliyeti kapsamında olay yerinde hazır bulundukları, şüphelilerin kısmi emir-komuta zinciri içerisinde cebir ve şiddete dayalı darbeye teşebbüs eylemine iştirak ettiği, bu nedenle tüm şüphelilerin, kuvvetli suç şüphesi gösteren delillerin bulunması, kaçma şüphesi, delillerin karartılma ihtimali, soruşturmanın devam etmesi, suçun işleniş biçimi ve katalog suçlardan olması sebebiyle tutuklanması talep edildi. 
Nöbetçi İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğince ifadesi alınan şüpheli subaylar Şükrü Pınar, Samet Kuzu, Musa Gülmez, İbrahim Poyraz, İbrahim Alaca, Fatih Akar, Hüseyin Altun, Fatih Şayin, Erdem Cem Ergül, Cihangir Çenteli, Aziz Özbek ve Veysel Yılmaz'ın ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs'' suçundan tutuklanmalarına karar verildi. 
Bu arada, aynı konuya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, darbeye teşebbüs eylemlerini yönlendirmeleri nedeniyle rütbeli subaylar Özcan Korhan, Ali Orhan Tolluoğlu ve Levent Özüarap da tutuklanmıştı.
Kaynak AA 


Eski İstanbul emniyet müdür yardımcısı tutuklandı
Eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı ve Ardahan'da emniyet müdürlüğü yapan Oktay Bulduk, FETO soruşturması kapsamında tutuklandı. Bylock kullanıcısı olduğu belirtilen Bulduk, 17-25 Aralık sonrası merkeze alınmıştı.

 
Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik sürdürülen operasyonlar kapsamında İstanbul'da yakalanan eski İstanbul emniyet müdür yardımcısı Oktay Bulduk tutuklandı.
İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Ümraniye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışmasıyla 8 Ekim'de gözaltına alınan ve aynı zamanda Ardahan eski il emniyet müdürü olan Oktay Bulduk, Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde işlemlerinin tamamlanması ardından İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. 
Bulduk Nöbetçi İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimi Necmettin Kafalı tarafından sorgulandı. Bylock kullanıcısı çıkan Oktay Bulduk tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Bu arada Oktay Bulduk'un İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Selam Tevhid'de kumpas soruşturması kapsamında gözaltına alınıp adli kontrol ile serbest bırakıldığı öğrenildi. 
Bulduk, 17-25 Aralık girişimi ardından Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü'nden merkeze alınmıştı.
BYLOCK GÖZALTILARI
Ayrıca, FETÖ soruşturması kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğünde görevli 30'u komiser yardımcısı 125 personel hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca yürütülen soruşturma çerçevesinde, ByLock programını kullandığı iddia edilen emniyet personeline yönelik gözaltı kararı verildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, karar doğrultusunda İstanbul Emniyet Müdürlüğünde görevli 30'u komiser yardımcısı 125 personeli yakalamak için çalışma başlattı.
Operasyon kapsamında aramaların devam ettiği ve bazı şüphelilerin gözaltına alındığı belirtildi.
29 KİŞİ TUTUKLANDI
Bu arada, Ege Üniversitesindeki Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik İzmir merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 30 kişiden 29'u tutuklandı. 
Savcılık ifadeleri alındıktan sonra "Silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçlamasıyla nöbetçi sulh ceza mahkemesine çıkartılan üniversite çalışanı 29 kişi tutuklandı, bir kişi ise yurt dışı yasağı uygulanarak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Örgüt adına faaliyette bulunduğunu iddia edilen şüphelilerin, FETÖ'nün kriptolu haberleşme programı "ByLock" kullandıkları öğrenildi.
Kaynak AA
 


Ege Üniversitesi'nde FETÖ operasyonu!
Ege Üniversitesi'nde FETÖ yapılanmasına yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan akademisyenlerin ByLock kullandığı tespit edildi.

’’Canlı bombalardan biri Yunus Emre Alagöz’’
 
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması sonrasında Ege Üniversitesi'nde görevli akademisyenlere yönelik operasyon düzenlendi. İzmir, Balıkesir, Manisa ve Ankara illerinde düzenlenen operasyonda aralarında profesörlerinde bulunduğu 11 akademisyen gözaltına alındı.
Gözaltına alınanların bir bölümünün FETÖ'nün haberleşme uygulaması 'ByLock' sistemini kullandıkları, bir bölümünün de daha önce açığa alınmış olduğu belirtildi. Soruşturma dosyasında toplam 23 isminin bulunduğu, 12 kişinin halen arındığı açıklandı.
Kaynak DHA
 


'Kripto' 39 FETÖ'cü hakkında tutuklama istemi
FETÖ'nün darbe girişiminde görev almayıp, daha sonra yapılabilecek eylemler için kendilerini gizleyen 28'i albay 33 asker tutuklanmaları istemiyle hakimliğe sevk edildi.

Kripto 39 FETÖcü hakkında tutuklama istemi

 
FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Can Tuncay tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, daha önce gözaltına alınan örgüt üyesi bazı sivil şahısların verdiği ifadeler doğrultusunda yeni bir gelişme yaşandı.
Bu ifadeler ışığında harekete geçen savcılık, 15 Temmuz'daki darbe girişiminde görev almayıp, daha sonra yapılabilecek eylemler için kendilerini gizledikleri iddia edilen 11'i kurmay olmak üzere 28 albay, 5 astsubay ile biri merkeze çekilen vali yardımcısı olmak üzere 6 ''sivil imam'' dan oluşan 39 şüphelinin gözaltına alınmasına karar verdi.
Bu kapsamda gözaltına alınan şüpheliler, sabah saatlerinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayına getirildi. İfadeleri savcılıkça alınan şüpheliler, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Şüphelilerin, öğrenim dönemlerinden bu yana örgütün emriyle hareket ettikleri, 15 Temmuz darbe girişiminde örgütün askeriyedeki yapılanmasının tamamen deşifre olmaması adına ortaya çıkmadıkları ileri sürüldü.
Kaynak AA
 

540 askeri personel görevden uzaklaştırıldı
FETÖ soruşturması kapsamında Deniz Kuvvetlerinden 113, Hava Kuvvetleri 427 askeri personel geçici olarak görevlerinden uzaklaştırıldı.

540 askeri personel görevden uzaklaştırıldı

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, "FETÖ soruşturması kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 113, Hava Kuvvetleri Komutanlığından 427 askeri personel, geçici olarak görevlerinden uzaklaştırılmıştır. Görevden uzaklaştırılan askeri personelin 368'i subay" dedi.
 

 
28 belediyeye kayyum atandı
Teröre destek verdiği öne sürülen 24 HDP'li  belediyeye FETÖ'cü 4 belediyeye kayyum atandı.

son dakika png ile ilgili görsel sonucu

İŞTE O BELEDİYELER;
Batman Belediyesi, Hakkari Belediyesi, Diyarbakır'ın Sur ve Silvan ilçesi Belediyesi, Ağrı Diyadin ilçesi Belediyesi, Van'ın Özalp, İpekyolu, Erciş ve Edremit ilçe Belediyeleri, Konya'nın Ilgın ilçe Belediyesi, Mardin'in Darbeçit, Derik, Mazıdığı ve Nusaybin ilçe belediyeleri, 


 
İÇİŞLERİ BAKANI AÇIKLAMIŞTI
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Bize Kanun Hükmünde Kararname’nin verdiği yetki 15 gündür. 15 gün içerisinde 28 belediyenin yönetimi teröristte değil, 28 belediyenin yönetimi Kandil’in talimatında değil, ay yıldızlı bayrağa kendini adamış insanların yönetimiyle devam edecektir. Sadece Güneydoğu ve Doğu’da değil Türkiye’nin hangi noktasında olursa olsun eğer bu konuda teröre bulaşmış, sadece PKK, KCK, Kandil terörüne değil, FETÖ terörüne de bulaşmış tüm belediyeler için de aynı şey geçerlidir" ifadelerini kullanmıştı.



Diyarbakır Valiliği'nden kayyum açıklaması
Diyarbakır'ın Sur ve Silvan belediyelerine kayyum atandığı iddia edildi. Ancak Valilik haberin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

 
 
DHA'nın geçtiği habere göre, sözde öz yönetim ilanıyla ilgili daha önce gözaltına alınan ve sorgulamaları yapıldıktan sonra serbest bırakılmalarına rağmen göreve iade edilmeyen DBP’li Sur ve Silvan İlçe Belediyeleri’ne Diyarbakır Valiliği tarafından kayyum atandığı iddia edildi.
Habertürk'ten Veysi Ateş'in haberine göre ise Diyarbakır'ın Silvan ve Sur ilçeleri belediyelerine kayyum atandığı iddialarına ilişkin Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, "Şu anda bir görevlendirme ve atama yok. Ancak bu Kayyum atanmayacak anlamına gelmiyor." açıklamasında bulundu.
VALİLİK'TEN RESMİ AÇIKLAMA: BU AŞAMADA KAYYUM ATAMASI BULUNMAMAKTADIR
Diyarbakır Valiliği, Sur ve Silvan İlçe Belediyeleri'ne kayyum atandığına dair haberlerle ilgili yaptığı açıklamada, bu aşamada yapılan bir kayyum ataması bulunmadığını belirtti. Açıklamada, "08.09.2016 perşembe günü, birçok basın kuruluşunda Sur ve Silvan ilçelerimizde Belediye Başkanlığına Kayyum atandığı yönünde haberlere yer verilmiştir. Söz konusu haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Bu aşamada yapılan bir kayyum ataması bulunmamaktadır. Kayyum ataması yapıldığı takdirde açıklamada bulunulacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" denildi. 
 


İşid  iki tanka saldırdı: 2 şehit, 5 yaralı
Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye'nin Vukuf bölgesinde IŞİD(DEAŞ) teröristleri tarafından 2 tanka saldırı düzenlendiğini açıkladı. Saldırıda 2 asker şehit oldu, 5 asker ise yaralandı.

suriye-tsk-tank.jpg
 
Fırat Kalkanı operasyonu kapsamında Suriye'de görev icra eden TSK'ya bağlı iki tanka saldırı düzenlendi. Saldırıda 2 asker şehit oldu, 5 asker de yaralandı.
Türk Silahlı Kuvvetlerinden yapılan açıklamada, "Harekâtın 14’üncü gününde operasyon bölgesinde teröristlere ait olduğu belirlenen ve yerleri tespit edilen 44 hedefe fırtına obüsleriyle 153 atım yapılarak tam isabetle vurulmuştur. 24 Ağustos 2016 Fırat Kalkanı Harekâtının başladığı günden bugüne kadar toplam 437 hedefe 1852 atım yapılmıştır. Koalisyon Hava Kuvvetlerine ait savaş uçaklarınca saat 12:30 sularında Baragidah bölgesinde tespit edilen DEAŞ hedefleri vurulmuştur. Ayrıca bugün Koalisyon Güçleri desteğindeki Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tarafından Vukuf ve Sadvi köyleri ele geçirilmiştir. Bölgede operasyonlara devam edilmektedir. Vukuf bölgesinde meydana gelen çatışmalar esnasında DEAŞ unsurlarınca güdümlü TAS roketleriyle iki tankımıza yönelik yapılan saldırıda maalesef 2 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş; 5 kahraman silah arkadaşımız ise yaralanmıştır. Yaralılarımız derhal helikopterle hastaneye sevk edilerek tedavi altına alınmışlardır. Ayrıca yine Vukuf bölgesi ve civarında süren çatışmalarda ii ÖSO personeli hayatını kaybetmiş, iki personeli de yaralanmıştır. Aynı şekilde yaralılar tahliye edilerek hastanede tedavilerine başlanmıştır. Terör örgütleri tarafından kullanılan ve hudut bölgemizde güvenlik riski doğuran Suriye kuzeyinde, icra edilen koalisyon harekâtına destek veren Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgede yaşayan sivil halkın zarar görmemesi için her türlü tedbiri almakta ve bu konuda azami hassasiyet göstermektedir" denildi. 
YARALILAR GAZİANTEP'E GETİRİLDİ
Suriye'de terör örgütü IŞİD'in, saldırısında şehit olan 2 asker ile yaralanan 5 asker, Türkiye'ye getirildi.
Suriye'nin kuzeyinde sürdürülen operasyonlara katılan Türk Silahlı Kuvvetlerine ait 2 tanka, akşam saatlerinde DAEŞ unsurlarınca güdümlü tank füzeleriyle yapılan saldırıda 2 asker şehit oldu, 5 asker yaralandı.
Helikopterlerle Türkiye'ye getirilen yaralılardan 2'si, Kilis Devlet Hastanesindeki ilk müdahalenin ardından Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi. 
Bu arada Kilis Valisi İsmail Çataklı, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Coşkun Doğan ve Emniyet Müdürü Candemir Özdemir de hastaneye gelerek, yaralıların durumu hakkında bilgi aldı.
kaynak ntv


147 terörist öldürüldü
Hakkari ve Van'da devam eden operasyonlar kapsamında 2 günde toplam 147 terörist öldürüldü.

son dakika png ile ilgili görsel sonucu
 
Hain terör örgütü PKK'ya karşı başlatılan operasyonlar tüm hızıyla devam ediyor.
İyice köşeye sıkıştırılan teröristlerle sıcak çatışmalar yaşanıyor. Havadan da bombalanan teröristlere büyük darbeler vuruldu.
2 GÜNDE 147 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ
Hakkari'de 136 ve Van'da 11 terörist olmak üzere toplam 147 terörist öldürüldü.
Düzenlenen hava harekatlarıyla ise, örgütün kullandığı sığınaklar imha ediliyor.



Mete Yarar'a silahlı saldırı
Güvenlik uzmanı özel kuvvetlerden emekli binbaşı Mete Yarar'a silahlı saldırı düzenlendi.

’’Canlı bombalardan biri Yunus Emre Alagöz’’
 
Güvenlik uzmanı özel kuvvetlerden emekli binbaşı Mete Yarar, Kadıköy Suadiye’de iki kişinin silahlı saldırısına uğradı. Yarar saldırıdan yara almadan kurtuldu.
Emniyet kaynaklarına ulaşan ilk bilgilere göre tartışma sırasında iki kişi, silahlarını çekerek Mete Yarar'a ateş etti, Mete Yarar da silahını çekerek onlara karşılık verdi.
Bir görgü tanığı ise saldırıyı 1 kişinin gerçekleştirdiğini, bu kişinin Yarar'la aynı masada oturduğunu, kalktıkları sırada silahını yöneltip tetiğine bastığını ama silahın ateş almadığını Yarar'ın da bu kişiyi kovaladığını söyledi.
“KARŞILIK VERDİM”
Mete Yarar “iki kişiydiler ateş açtılar, silahımla karşılık verdim. Bunun üzerine kaçtılar. Polis çalışma başlattı. Şu anda iyiyim. Bir şeyim yok.” dedi.
POLİS OLAY YERİNDE İNCELEME YAPTI
Olay yerine gelen polis, saldırının yaşandığı bölgeyi güvenlik şeridiyle çevirdi. Olay yerinde boş ve dolu kovanların yerde olduğu, bunların delil listesi için numaralandırıldıkları görüldü.
SEBEBİ BELLİ OLDU
Güvenlik Uzmanı Mete Yarar'a silahlı saldırı soruşturması sürüyor. Edinilen ilk bilgilere göre, olay bir terör saldırısı değil. Mete Yarar'a, mimar olan oğlunun alacağı için gittiği kafeteryada, borçlular tarafından 6 el ateş edildiği tespit edildi.
Kadıköy, Suadiye'de bir kafetarya'da meydana gelen olay, görgü şahitleri ve polis soruşturmasına göre şöyle gelişti. Güvenlik uzmanı Mete Yarar'ın oğlunun Suadiye'de bulunan mimarlık ofisinde eski ortağından alacağı olduğu tespit edildi. Buna karşılık borçuluların 2 adet 40 bin, 1 adet de 20 bin liralık senet verdikleri öğrenildi. Olay günü sabah saatlerinde arayan borçlular, parayı vereceklerini ve senetlerin getirilmesini istedi. Oğlu yerine buluşmaya kendisi giden Mete Yarar, iki kişiyle bir süre görüştü. Bu sırada şüpheliler senetleri görmek istedi. Mete Yarar'ın elinden senetleri alan şüphelilerin, masadan hızla kalkarak kaçmaya kalktıkları, bu sırada birinin silahını çekerek 6 el ateş ettiği tespit edildi. Mete Yarar'ın da kovalamaca sırasında iki el havaya ateş ettiği belirlendi.


TSK zırhlıları Suriye'nin Çobanbey ilçesine girdi
Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında bir grup TSK tankı ve zırhlısı, Özgür Suriye Ordusu’nun terör örgütü IŞİD'le mücadelesine destek vermek amacıyla sınırdan Suriye’nin Çobanbey ilçesine girdi. TSK, ÖSO'nun Kubba Turkuman Havaalanı'nı ele geçirdiğini açıkladı. Genelkurmay, El Rai'nin güneyinde bulunan Vukuf bölgesinde tespit edilen IŞİD mensubu teröristlere ait iki hedefin, Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları ile ateş altına alınarak imha edildiğini bildirdi.
 

Muhalifler, Fırat'ın batı yakasında yer alan Cerablus'ta, ilçenin güneyinde Sucu Çayı'na kadar olan bölgeyi terör örgütleri IŞİD ve PYD/PKK'dan arındırmıştı. 

Suriye’nin kuzeyindeki terör tehditlerine karşı gerçekleştirilen Fırat Kalkanı Harekatı çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait zırhlı araçlar ve tanklar , Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) destek vermek amacıyla sınırdan Suriye tarafındaki Çobanbey ilçesine geçti. 
TSK'nın terör tehditlerini bertaraf ederek sınır güvenliğini artırmak ve Koalisyon Güçlerine destek vermek maksadıyla 24 Ağustos'ta başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı sırasında, ÖSO güçleri, Cerablus'un yanı sıra, batıdaki Çobanbey ilçe merkezinden de ilerleyerek Türkiye sınırı boyunca bazı köylerin kontrolünü ele geçirmişti. 
Muhalifler, Fırat'ın batı yakasında yer alan Cerablus'ta, ilçenin güneyinde Sucu Çayı'na kadar olan bölgeyi terör örgütleri IŞİD ve PYD/PKK'dan arındırmıştı. 
ÖSO'nun Çobanbey'deki hamlesi, Fırat Kalkanı Harekatı'nın yeni bir evresi olarak görülüyor. Harekatın yeni evresiyle Azez-Cerablus hattının terör unsurlarından temizlenmesi bekleniyor. 
 
TSK: ÖSO, KUBBA TURKUMAN HAVAALANI'NI ELE GEÇİRDİ
Genelkurmay Başkanlığı, Fırat Kalkanı Harekatı'nın 11'inci gününde şu ana kadar Arap İzzah, El Fursan, El Rai bölgesinde İdalat, Talyah Garbiyah ile Kubba Turkuman Havaalanı'nın, koalisyon güçleri desteğinde harekat icra eden Özgür Suriye Ordusu birlikleri tarafından ele geçirildiğini bildirdi. 
IŞİD'E AİT 2 HEDEF VURULDU
Genelkurmay Başkanlığı, Fırat Kalkanı Harekatı'nın 11'inci gününde şu ana kadar Arap İzzah, El Fursan, El Rai bölgesinde İdalat, Talyah Garbiyah ile Kubba Turkuman Havaalanı'nın, koalisyon güçleri desteğinde harekat icra eden Özgür Suriye Ordusu birlikleri tarafından ele geçirildiğini bildirdi.
Genelkurmay Başkanlığı, Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında, El Rai'nin güneyinde bulunan Vukuf bölgesinde tespit edilen IŞİD mensubu teröristlere ait iki hedefin, 13.00-13.24 saatleri arasında Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları ile ateş altına alınarak imha edildiğini bildirdi.
20 TANK SINIRI GEÇTİ
Karkamış'ta bulunan NTV muhabiri Burak Özcan, 20 kadar tankında bu kapsamda sınırı geçtiğini belirtti. 
DHA'da yer alan habere göre, 20 tank, 5 zırhlı personel taşıyıcı, kamyon ve zırhlı araçların sınırın Suriye tarafına geçişi sırasında, sınır birlikleri Rai'nin iç kesimlerinde IŞİD kontrolündeki bölgeler; Fırtına obüsleriyle ağır bombardımana tutuldu. 
 
IŞID MEVZİLERİ BIRAKARAK ARAÇLARIYLA KAÇIYOR 
Türk Silahlı Kuvvetleri, 11'inci gününe giren Fırat Kalkanı harekatına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, çok sayıda IŞİD'li teröristin koalisyon güçlerince desteklenen ÖSO birliklerinin gelişiyle mevzilerini terk ederek araçlarıyla kaçtıklarının gözlemlendiğine dikkat çekildi.  
Harekat kapsamında sivil zayiat oluşmamasına azami dikkat edildiği ve son teknolojik yöntemlerin kullanıldığı vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: 
 
"Koalisyon çerçevesinde Fırat Kalkanı Operasyonu bölgede planlandığı şekilde devam etmektedir. Çok sayıda DEAŞ teröristinin, Koalisyon güçlerince desteklenen ÖSO birliklerinin önünden bulundukları mevzileri terk ederek araçlarıyla kaçtıkları gözlenmektedir. 24 Ağustos 2016'da başlayan ve yoğun hava destekli devam eden Fırat Kalkanı Operasyonunda büyük kayıplar veren DEAŞ, barınma alanları ve silah mevzilerinin çoğunu kaybetmiştir. Açıkta kalan unsurlarının direnmeleri oldukça güçleşmiştir. Terör örgütleri tarafından kullanılan ve hudut bölgemizde güvenlik riski doğuran Suriye kuzeyinde icra edilen koalisyon harekâtına destek veren Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgede yaşayan sivil halkın zarar görmemesi için her türlü tedbiri almakta ve bu konuda azami hassasiyeti göstermektedir. Bu kapsamda; sivil zayiatın meydana gelmemesi maksadıyla son teknolojik yöntemler kullanılmakta, buna ilişkin tüm tedbirler alınmakta, elde edilen görüntü ve tespitlerle, hedefler hassasiyetle saptanmakta, hedeflerin sivil yerleşim yerlerine belirli kıstaslardan daha yakın olmamasına ve sivillerin zarar görmemesine mutlak  
TSK'nın terör tehditlerini bertaraf ederek sınır güvenliğini artırmak ve Koalisyon Güçlerine destek vermek maksadıyla 24 Ağustos'ta başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı sırasında, ÖSO güçleri, Cerablus'un yanı sıra, batıdaki Çobanbey ilçe merkezinden de ilerleyerek Türkiye sınırı boyunca bazı köylerin kontrolünü ele geçirmişti. 
Muhalifler, Fırat'ın batı yakasında yer alan Cerablus'ta, ilçenin güneyinde Sucu Çayı'na kadar olan bölgeyi terör örgütleri IŞİD ve PYD/PKK'dan arındırmıştı. 
ÖSO'nun Çobanbey'deki hamlesi, Fırat Kalkanı Harekatı'nın yeni bir evresi olarak görülüyor. Harekatın yeni evresiyle Azez-Cerablus hattının terör unsurlarından temizlenmesi bekleniyor. 


 
İçişleri Bakanı Efkan Ala görevi bıraktı
Başbakan Binali Yıldırım, İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın görevi bıraktığını, yerine ise Süleyman Soylu'nun getirildiğini açıkladı.

son dakika png ile ilgili görsel sonucu
 
Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşen Başbakan Binali Yıldırım, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın görevi bıraktığını duyurdu.
Yıldırım ayrıca Ala'nın yerine İçişleri Bakanlığı'na Süleyman Soylu'nun getirildiğini belirtti.
Soylu'dan boşalan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na da Bursa Milletvekili ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Müezzinoğlu atandı.
YILDIRIM: EFKAN ALA'YA HİZMETLERİNDEN DOLAYI TEŞEKKÜR EDİYORUM
Binali Yıldırım, yaptığı açıklamada "İçişleri görevini bırakan Efkan Ala'ya yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum" dedi.
Kaynak Haber7.com
 


Başbakanlık: Cerablus'ta 10, Rai'de 3 köy ÖSO kontrolünde
Başbakanlık Koordinasyon Merkezi'nden, "Fırat Kalkanı Harekatı" kapsamında, Cerablus bölgesinde 10, Rai bölgesinde ise 3 köyün terörist unsurlardan temizlendiği, köylerin ÖSO kontrolüne geçtiği bildirildi.

 
Başbakanlık Koordinasyon Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, IŞİD başta olmak üzere Suriye'deki terör örgütlerinin Türkiye'ye yönelen tehditlerinin uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkı kapsamında bertaraf edilmesi, sınır hattının terör unsurlarından temizlenmesi, terör örgütlerinin kontrolü altındaki bölgelerde yaşayan ihtiyaç sahiplerine insani yardımların ulaştırılması ve IŞİD ile Mücadele Uluslararası Koalisyonuna destek verilmesi amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'nin desteklediği "Fırat Kalkanı Harekatı"nın sürdüğü belirtildi.
Harekat kapsamında Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) batı ve güney yönüne doğru ilerlemesini sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, şu bilgiler verildi:
"Cerablus (Karkamış) bölgesinde Amerina, Ayn El Bayda, Dabis, Balaban, Suraysat, Cebel Kussa, Kırk Mağara, Kırata, Aşağı Amerina ve Ez Zahiriyah köyleri terörist unsurlardan temizlenmiş ve ÖSO kontrolüne geçmiştir. Rai (Çobanbey) bölgesinde Ayyaşe, Şeyh Yakup ve Kersanlı köyleri terörist unsurlardan temizlenmiş ve ÖSO kontrolüne geçmiştir. Türk Kızılayı ekiplerince ihtiyaç sahiplerine insani yardım ulaştırılması ve sıcak yemek dağıtımına başlanmıştır. Dün 5 bin kişilik sıcak yemeğin dağıtımı gerçekleştirilmiştir. 'Fırat Kalkanı Harekatı' sırasında sivillerin vurulduğuna veya hedef alındığına ilişkin iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Suriye'de icra edilen harekat kapsamında bölgede yaşayan sivil halkın zarar görmemesi için Türk Silahlı Kuvvetleri her türlü tedbiri almakta ve bu konuda azami hassasiyet göstermektedir.",
Kaynak Ntv

 
TSK: 25 PKK/PYD üyesi öldürüldü
TSK, Cerablus'taki harekatta 25 PKK/PYD üyesinin öldürüldüğünü açıkladı.

son dakika png ile ilgili görsel sonucu
 
Türk Silahlı Kuvvetleri, Cerablus'taki harekatla ilgili açıklama yaptı.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nce, Özgür Suriye Ordusu tarafından Cerablus bölgesinde yürütülen "Fırat Kalkanı" harekatını destekleyen unsurlara ateş açtığı tespit edilen terörist gruplara yönelik, koalisyon kapsamında yapılan hava harekatı sonucunda 25 PKK/PYD üyesi teröristin etkisiz hale getirildiği belirtildi.
Terörist gruplarca kullanıldığı tespit edilen 5 bina da imha edildi. 
TSK, bölgede yaşayan sivil halkın zarar görmemesi için her türlü tedbirin alındığını ve azami hassasiyetin gösterildiğini kaydetti.


Türkiye'nin Cerablus'tan elde ettiği 3 sonuç
Türkiye, kendi çevresinde operasyon yapma kabiliyetini tüm dünyaya tekrar göstermiş oldu.

Türkiye'nin Cerablus'tan elde ettiği 3 sonuç
 
Türkiye, uzun zamandır farklı yapıların oyun alanına dönen Suriye’de kendi gücünü gösterme yolunda önemli bir hamlede bulundu.
Sınırda bir Kürt koridoru oluşması ve IŞİD tehdidi sonucunda bölgedeki Arap dünyasıyla bağının kopması riskini de bertaraf etmiş oldu. Bu operasyonla Arap dünyasına çıkış kapısını yeniden kontrol altına aldı.
DİPLOMATİK BAŞARI
Operasyon öncesi yapılan diplomatik girişimler, ziyaretler ve harekâtın hem müttefik hem çevre ülkelere doğru anlatılmasıyla bu büyüklükteki bir sınır ötesi operasyona tepki gelmedi. ABD başta olmak üzere Rusya, İran, Almanya gibi ülkeler Türkiye’yi destekleyen açıklamalar yaptı; YPG’yi ise Fırat’ın batısına geçmemesi konusunda uyardı.
TAKTİK VE MOTİVASYON
15 Temmuz’da FETÖ’cü darbe girişiminde yara alan Türkiye, kendi çevresinde operasyon yapma kabiliyetini tüm dünyaya tekrar göstermiş oldu. Sağlam bir taktik, kurumlararası eşgüdüm, doğru hedefe odaklanma ve motivasyonla amaca kısa sürede ulaşıldı. TSK’nın ÖSO güçleriyle karadan 8 saatte ulaştığı Cerablus, IŞİD’in elinden alındı.
Kaynak Habertürk


Fırat Kalkanı Operasyonu'nun şifreleri
Fırat Kalkanı Harekâtı, Suriye satrancında dengeleri değiştiren bir hamle oldu.

suriye-tsk-tank.jpg
 
Fırat Kalkanı Operasyonu'nun hedefleri.
1- DAEŞ'i sınırdan ve Cerablus'tan tamamen temizlemek.
2- Kürt koridoru oyununu bozmak, YPG'yi Fırat'ın doğusuna çekmek.
3) Güvenli bölge oluşumuyla yeni göç dalgasının önüne geçkmek.
4) Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasını sağlamak.
 
Cerablus Türkiye için neden önemli?
Dörde bölünmüş Suriye haritasında Türkiye açısından en kritik ve stratejik bölge, sınırının hemen güneyindeki koridordu. Kastedilen, Türkiye’ye paralel Cerablus’tan başlayıp Azez’e uzanan, kimi yerde 45, kimi yerde 30 km genişliğinde bir koridor. Burası hali hazırda IŞİD tarafından kontrol ediliyor. Ankara’daki yetkililere göre, bu koridorun Türkiye ya da Türkiye ile müttefik bir grup tarafından kontrol edilmesi, sınır güvenliği açısından avantaj sağlayacak.
Koridorun IŞİD’den  temizlenmesi yeterli mi?
Hayır, değil. Çünkü bu koridorun ‘IŞİD’den temizlenmesi’ kadar ‘PYD tarafından alınmaması’ da Türkiye açısından hayati önem taşıyor. PYD’nin, burayı ‘Kürt koridoru’na dönüştürmesi, uzun vadede Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve Türkiye’nin güvenliğini tehdit edebilecek bir yapının (federatif ya da bağımsız bir devletin) ortaya çıkmasını tetikleyebilir. Böyle bir gelişme Türkiye için en az IŞİD’in kuracağı bir devlet kadar tehlikeli görülüyor. Türkiye, Cerablus-Azez koridorunun Esad tarafından kontrol edilmesinin de Suriye’nin geleceği açısından sıkıntılı sonuçlar doğuracağına inanıyor. Bu yüzden temizlemekle yetinmeyip, desteklediği bir yapının, yani ÖSO’nun kalıcı bir şekilde koridoru kontrol etmesini istiyor.
Neden “Fırat Kalkanı”?
Bu sorunun yanıtı, haritada saklı. Türkiye, PYD için Fırat nehrini sınır çizdi ve “batısına geçme” dedi. Buna karşın PYD, ABD’nin desteği ile Fırat’ın batısında, Karkamış’ın 31 km güneyindeki Menbiç’i IŞİD’den aldı. PYD’liler, Menbiç’in ardından Cerablus’a yönelmek istedi, ama karşılarında TSK’nın Fırtına toplarından atılan mermileri buldu. Bu nedenle yapılan operasyon, bölgeyi hem IŞİD’den temizlemeyi hedefleyen, hem de PYD’den koruyan bir operasyon olarak tasarlandı.
Koridor ne zaman tamamlanır?
ÖSO, Türkmen dağı ve Hatay yakınlarındaki kritik mevzilerini kaybetmiş, buna karşın kritik Azez/Mare hattını tutabilmişti. Ardından Azez’den Al Rai’ye (Çobanbey) kadar olan bölgedeki köyleri IŞİD’den almıştı. Al Rai’nin Cerablus’a uzaklığı 55 km. Cerablus’un ÖSO’nun kontrolüne geçmesi, o 55 kilometrelik bölgenin anahtarı olacak. Böylece, göç akımlarının durdurulacağı, IŞİD’in Türkiye topraklarına yönelik tehditlerini ortadan kaldıracak 98 kilometre uzunluğunda bir koridor tamamlanmış olacak. Cerablus’un alınması, bir iki haftada bu koridorun ÖSO’nun kontrolüne geçebileceği anlamına geliyor.
PYD duracak mı?
Türkiye’nin Cerablus hamlesinden rahatsızlığını saklamayan PYD, Cerablus’u alamasa da Menbiç’ten batıya ilerleyip Al Bab’ı IŞİD’den alarak, daha önce ÖSO’dan aldığı Tel Rifat’a ulaşmak istiyor. Bu gerçekleşirse, Türkiye sınırına bitişik olmasa da Irak sınırından Hatay’da Türkiye sınırına varan kesintisiz bir koridor oluşmuş olacak. Bu nedenle Cerablus’un ardından ÖSO’nun ilk hedefinin Al Bab olması bekleniyor.
ÖSO hattı tutabilecek mi?
ÖSO’nun askeri gücü ne yazık ki Türkiye’den ya da müttefiklerinden destek almadan Azez-Mare hattını tutabilecek boyutta değil.
TSK bölgede kalıcı olur mu?
ÖSO’nun koridora güçlü bir şekilde yerleşip IŞİD, PYD ve Esad yönetiminden gelecek tehditleri bertaraf edebilmesi gerekiyor. Ancak bu kapasitesi olmadığı için Türk Silahlı Kuvvetleri’nin desteği devam etmek durumunda. Bu da o koridorda Türkiye’nin bir süre daha var olacağı anlamına geliyor.
ABD işin neresinde?
Türkiye’nin Cerablus harekatı, ABD’nin bilgisi ve hava desteği eşliğinde yapılıyor. ABD, IŞİD bertaraf edildiğinden durumdan memnun. Sözkonusu bölgeye El Kaide bağlantılı gruplar girmedikçe de itiraz etmesi beklenmiyor. TSK’nın Suriye’den tamamen ayrılması için de ABD’nin, PYD’yi sözkonusu koridordan uzak durmaya ikna etmesi gerekiyor.
Rusya ve Esad’la karşı karşıya gelinir mi?
Esad yönetimi, rutin bir ‘toprak bütünlüğü’ açıklaması ile Türkiye’ye tepki gösterdi. Ancak, Türkiye’nin ve ABD’nin, ÖSO’ya açıktan askeri desteği ve Esad ile Rusya’nın başka bir düşmanı olan IŞİD’in hedef alınması, yakın gelecekte Türkiye ile Esad/Rusya ikilisinin karşı karşıya gelmesinin önüne geçebilir.
Siyasi sonuçlar neler olacak?
Siyasi çözüm masasında askeri alanda söz sahibi olan gruplar ve ülkeler belirleyiciydi. Türkiye ve ÖSO, Cenevre toplantılarında bu nedenle geri planda kalmıştı. Türkiye’nin Rusya ile ilişkileri normalleştirmesi, Esad yönetimiyle ilgili tavrını yumuşatması ve bölgede artık askeri olarak varlık göstermesi durumu değiştirdi. Rusya ve İran’ın desteğini alan Esad, ABD ve koalisyonun desteğini alan PYD kadar Türkiye’nin desteğini alan ÖSO da artık çözüm masasında güçlenecek. Fırat Kalkanı harekâtı, IŞİD’in bertaraf edilmesi kadar siyasi çözüm sürecini de hızlandırabilir. 
Kaynak Hürriyet


Karkamış sınırındaki tanklar Suriye'ye girdi
Karkamış sınırında konuşlu bazı tankların ve iş makinalarının sınırı geçerek Suriye tarafına gittiği görüldü..

son dakika png ile ilgili görsel sonucu
 
Fırat Kalkanı operasyonunun ikinci gününde Gaziantep'in Karkamış sınırında konuşlu 10 tankve iş makinelerinin sınırı geçerek Suriye tarafına gittiği görüldü.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin dün sabaha karşı Suriye’de başlattığı ’Fırat Kalkanı’ harekatı ikinci günde de devam ederken, bu sabahCerablus bölgesine tank sevkiyatı yapıldı.
IŞİD’in elinde bulunan Cerablus’a dün sabaha karşı topçu atışı ve hava bombardımanı ile başlayan ’Fırat Kalkanı’ harekatında, öğleye doğru da sınırı geçen tank birliklerinin korumasında Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) askerleri kente girmiş ve akşam saatlerinde kentin tüm kontrolünü ele geçirmişti.
Cerablus ve çevresinde harekat devam ederken, Karkamış’ta konuşlu birliklerden busabah saat 09.30’da, 10 tank daha sınırı geçerek Suriye topraklarında ilerledi. Tanklarla birlikte iş makinelerinin de Cerablus yönüne ilerlediği görüldü.


MHP lideri Bahçeli'den operasyon hakkında ilk açıklama
Devlet Bahçeli, Fırat Kalkanı Operasyonu hakkında "MHP Cerablus'a yönelik başlatılan harekatı bütünüyle desteklemektedir" dedi.

Devlet Bahçeli
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cerablus'a yönelik yapılan Fırat Kalkanı Operasyonu hakkında şunları söyledi:
"Bu bölgedeki Türkiye-Suriye sınırının güvenliğinin tam olarak sağlanması, İŞID'in lojistik ve insan kaynakları ikmal yollarının kesilmesi ve sınırımızdan terörist sızmalarının önlenmesi en acil ihtiyaçtır.
Cerablus ve mücavir alanların İŞID unsurlarından temizlenmesi, Türkiye’ye yönelik güvenlik tehdidinin bertaraf edilmesinde çok önemli bir adım olacaktır.
MHP BÜTÜNÜYLE DESTEKLEMEKTEDİR
MHP, Celabrus’a yönelik başlatılan askeri harekatı çok olumlu bir gelişme olarak görmekte ve bütünüyle desteklemektedir. Siyasi iradenin kararlı ve tavizsiz tutumunun arkasında milletçe durduğumuzu bu vesileyle açık ve güçlü bir şekilde ifade etmek isterim."
Kaynak AA


CHP'li Böke: Yaşanan her şeyi endişe ile izliyoruz
CHP Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, MYK toplantısının ardından Cerablus operasyonu ile ilgili açıklamalar yaptı.

CHP'li Böke: Yaşanan her şeyi endişe ile izliyoruz
 
"CHP olarak bugün yaşanan her şeyi endişe ile izliyoruz" diyen Böke, "Kendi insanlarımızı kendi sınırlarımız içerisinde bu örgüte karşı koruyamıyoruz. Hükümet de, topyekün mücadeleyi ortaya koymuş değil. Bir kez daha açık bir çağrıda bulunuyoruz, sadece Cerablus'da değil kendi topraklarımızda da mücadeleye davet ediyoruz. Mezhepçi dış politikanın kanımızla canımızla ödeyeceğimiz bir maliyet yaratacağı konusunda keşke haklı çıkmasaydık" dedi.
KANALLAR YAYINI KESTİ
Hükümeti IŞİD'e destek vermekle suçlayan Söke'nin konuşması sırasında CNN Türk, NTV ve Habertürk kanalları dayanamayıp yayını kesti.
Kaynak ensonhaber.com


Orgeneral Akar harekat merkezinde
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, harekatın başlangıcından itibaren Genelkurmay Karargahındaki Silahlı Kuvvetler Komuta Harekat Merkezi'nde harekatı yönetiyor.

Orgeneral Akar harekat merkezinde

Suriye'nin kuzeyine yönelik harekatın başlangıcından itibaren Genelkurmay Karargahındaki Silahlı Kuvvetler Komuta Harekat Merkezi'nde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Dündar ile ilgili komutanlarla kuvvet komutanlıklarının harekat merkezlerinde tüm komuta kademesi harekatı yönetmek ve izlemek üzere hazır bulunuyor.


Cerablus operasyonunu yöneten komutan
Cerablus operasyonunda koordinasyonun Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'da olduğu öğrenildi.

 
TSK'nın Müşterek Özel Görev Kuvveti bu sabah saat 04:00 itibariyle Suriye'nin Keklice ve Cerablus bölgesine hem havadan hem de karadan askeri harekat başlattı. Harekata koalisyon hava kuvvetleri de havadan destek veriyor.
OPERASYONUN BAŞINDA ZEKAİ PAŞA VAR
Yapılan bombardımanlar ve karadan ilerleyen özel kuvvetler yani bordo bereliler Suriye'nin kuzeyine girdi. Zırhlı kepçeler ile açılan barikatlar sonucu oluşturulan koridordan bölgeye giren bordo berelilerin başında ise Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'nın olduğu öğrenildi.
SICAK ÇATIŞMA YAŞANMADI
Aksakallı komutasındaki bordo bereli özel kuvvetler bölgede mevzi alırken, DAEŞ unsurları ile henüz sıcak bir çatışmanın yaşanmadığı öğrenildi.
KAHRAMAN ASKER ÖMER HALİSDEMİR'İ GÖREVLENDİRMİŞTİ
Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı 15 Temmuz darbe girişiminin kaderini değiştiren isimlerden biri olarak biliniyordu. Aksakallı, koruma astsubayı Ömer Halisdemir'e Özel Kuvvetler Karargahını ele geçirmek isteyen darbeci general Semih Terzi'yi öldürme görevi vermiş, Halisdemir de bu emri canı pahasına yerine getirerek darbenin kaderini gerçek anlamda değiştiren isim olmuştu.
Cerablus harekatına, piyade birlikleri (Mekanize ve havan unsurları dahil), tank ve topçu birlikleri (ÇNRA dahil), geçit açan, mayın temizleyen istihkam birlikleri, muhabere birlikleri, lojistik destek unsurları, hava kuvvetleri hava ve yer destek unsurları (İHA'lar dahil) katılıyor.
VERDİĞİ EMİR İLE DARBE GİRİŞİMİNİN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ
Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı 15 Temmuz darbe girişiminin kaderini değiştiren isimlerden biri olarak biliniyordu. Aksakallı, koruma astsubayı Ömer Halisdemir'e Özel Kuvvetler Karargahını ele geçirmek isteyen darbeci general Semih Terzi'yi öldürme görevi vermiş, Halisdemir de bu emri canı pahasına yerine getirerek darbenin kaderini gerçek anlamda değiştiren isim olmuştu.
YAŞ'TA KORGENERALLİĞE TERFİ ETTİRİLDİ
Aksakallı darbe girişiminde gösterdiği tutum nedeniyle 28 Temmuz 2016 tarihli YAŞ toplantısında korgeneralliğe terfi ettirildi.


SON DAKİKA: Harekat 04.00 sularında başladı Cerablus'a ''Fırat Kalkanı'' harekatı (ÖSO: Kentte kontrol sağlandı)
TSK, Suriye'nin Cerablus bölgesine yönelik operasyon başlattı. 

suriye-tsk-tank.jpg

Operasyonun adı 'Fırat Kalkanı'
DAEŞ'i temizlemek için Cerablus'a başlatılan harekatın adı 'Fırat Kalkanı Operasyonu' olarak belirlendi.
TSK Müşterek Özel Görev Kuvveti ve koalisyon hava kuvvetleri tarafından Suriye'nin kuzeyine yönelik başlatılan harekatın adı "Fırat Kalkanı" olarak belirlendi.
Askeri kaynaklardan alınan bilgiye göre, sabah saatlerinde Suriye kuzeyine başlatılan harekatla hudut güvenliğinin sağlanması ve terör örgütü DAEŞ ile mücadele kapsamında koalisyon güçlerine destek verilmesi amaçlanıyor.
Bu kapsamda TSK Müşterek Özel Görev Kuvveti ve koalisyon hava kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen harekata "Fırat Kalkanı" adı verildi.

Operasyonda en kritik görevi kamuoyunda "Bordo Bereliler" olarak bilinen Özel Kuvvetler Komutanlığı yürüttü. Operasyon sonucu havadan 12, karadan ise 81 hedef imha edildi. Yaklaşık 20 tank da Suriye'ye girerek IŞİD hedeflerini vurdu. ÖSO'nun 4 köyü IŞİD'den aldığı ve 46 IŞİD'linin etkisiz hale getirildiği belirtiliyor. Özgür Suriye Ordusu da kentte kontrolün ele geçirildiğini duyurdu.
Türkiye güne Suriye sınırındaki sıcak gelişmeyle başladı.Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Müşterek Özel Görev Kuvveti ve koalisyon hava kuvvetleri tarafından Suriye'nin Halep kentine bağlı Cerablus bölgesinin terör örgütü IŞİD'den temizlenmesi amacıyla saat 04.00'te askeri harekat başlatıldı.
Operasyona piyade birlikleri, tank ve topçu birlikleri, mayın temizleyen istihkam birlikleri, muhabere ve lojistik unsurlarla Hava Kuvvetleri'nin katıldığı açıklandı.
Cerablus bölgesindeki IŞİD unsurlarına misliyle mukabele kapsamında yoğun top atışları yapıldı.
Askeri kaynaklardan edinilen haberlere göre hava harekatına Türk F-16'ları da katıldı. F-16'lar Cerablus ve Keklice'de hedefleri vurdu.
Hava Kuvvetleri'nce 12 hedef tam isabetle vuruldu.

NTV yayınına katılan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Cerablus'un ya da başka bir kentin IŞİD'in elinde olmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını söylemişti.
 
 
Tespit edilen 81 hedefe de topçu ve çok namlulu roketatarla 294 atış yapıldığı, atışların devam ettiği, havada sürekli bulunan iki F-16'nın ise anlık tespit edilen hedefleri vurduğu bildirildi.
ÖZGÜR SURİYE ORDUSU 4 KÖYÜ IŞİD'DEN ALDI
Türkiye ve koalisyon güçlerinin harekatıyla eş zamanlı olarak harekete geçen Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), Cerablus çevresinde IŞİD'le çatışmaya girdi.
Türk tankları eşliğinde ilerleyen ÖSO'ya bağlı bin 500 kişilik kuvvet, Türkiye sınırından yaklaşık 3 kilometre güneyde kalan ve Cerablus ilçe merkezinin yaklaşık 5 kilometre batısındaki Keklice Köyü'ne yerleşti. ÖSO ayrıca Cerablus’un batısındaki Tel Şair, Elvaniye ve Güğüncük köylerini de ele geçirdi.
Ardından Cerablus ilçe merkezine doğru ilerleyerek batı ve güney yönünden kuşatma başlatıldı. Gelen son bilgilere göre, keşif unsurları kent merkezine girdi. Ana kuvvetler ise şehir dışındaki bekleyişini sürdürüyor. 


ÖSO: KENTTE KONTROL SAĞLANDI
Cerablus'a başlatılan operasyonda Türk askeri havadan vururken ÖSO DAEŞ'le çatışıyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri Koalisyon Güçleri ile Suriye'nin Halep kentine bağlı Cerablus'a operasyon başlattı. 2014 Ocak'ından bu yana burada bulunan DAEŞ hedefleri saat 4:00'den itibaren vurulmaya başlandı.
KARADAN MUHALİFLER İLERLİYOR
Türkiye ve koalisyon güçlerinin harekatıyla eş zamanlı olarak Özgür Suriye Ordusu da harekete geçti. Kente varan muhalifler DAEŞ ile çatışmaya başladı.
Ardından TSK tanklarının desteğindeki ÖSO güçlerinin Cerablus merkezini kuşattığı ve kentte kontrolü sağladığı haberi geldi. 
IŞİD'in operasyon sonrası Cerablus ve çevresinden El Bab'a doğru çekildiği de açıklandı.

En kritik bölge DAEŞ'ten geri alındı!
ÖSO, Halep'e bağlı Cerablus bölgesine yönelik operasyonda Türkiye sınırına 3 kilometre mesafedeki Keklice köyünü DAEŞ'ten aldı.



 
Suriye'nin Türkiye sınırındaki Cerablus bölgesinde terör örgütü DAEŞ'e yönelik başlatılan Fırat Kalkanı Operasyonu'nda, ÖSO unsurları Keklice, Tel Şair, Elvaniye ve Güğüncük köyleri ele geçirdi.
Türk Silahlı Kuvvetleri Müşterek Özel Görev Kuvveti ve Koalisyon Hava Kuvvetlerince Suriye'nin Türkiye sınırındaki Cerablus bölgesinde terör örgütü DAEŞ'e yönelik başlatılan Fırat Kalkanı Operasyonu'nda, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) unsurları Keklice köyünü ele geçirdi.
Askeri kaynaklardan alınan bilgiye göre, sabaha karşı Cerablus bölgesinin terör örgütü DAEŞ militanlarından temizlenmesi amacıyla başlatılan harekat güvenli biçimde devam ediyor.
ÖSO, Türkiye sınırından yaklaşık 3 kilometre güneyde kalan ve Cerablus ilçe merkezinin yaklaşık 5 kilometre batısındaki Keklice köyünü, zırhlı birlikler eşliğinde DAEŞ'ten aldı.
Keklice köyüne yerleşen ÖSO buradan doğu yönündeki ilçe merkezine ilerleyebilmek için köyün çevre güvenliğini oluşturuyor.
Askeri kaynaklardan edinilen bilgiye göre Keklice Köyü'nün ardından Tel Şair Elvaniye ve Güğüncük köyleri de zırhlı birlikler eşliğinde ilerleyen ÖSO birliklerinin denetimine geçti.
TSK da Cerablus bölgesindeki DAEŞ hedeflerini savaş uçakları ve obüs toplarıyla ateş altında tutmayı sürdürüyor.
ÖSO güçlerinin zırhlı birlikler eşliğinde Cerablus merkezine doğru hareket etmesi bekleniyor.


Cerablus'a operasyon: İşte dakika dakika yaşananlar
 
04.00 sıralarında askeri harekat kapsamında ilk olarak topçu ve ÇNRA atışları başlatıldı.
Saat 04.05'te daha önceden belirlenmiş belli noktalardan geçiş için iş makineleriyle geçitler açıldı.
05.45'te topçu ve ÇNRA atışları sona erdi. Bu atışlar sonucunda tespit edilen  toplam 63 hedefe 224 atım yapıldı.
06.08'de ilk hava harekatı gerçekleştirildi.
06.10'da Türk F-16'ları bir kez daha hava harekatı düzenlendi.
06.30'da da hava harekatlarının yapıldığı belirtildi.
07.25'te askeri harekat nedeniyle Gaziantep'te bazı bölgeler özel güvenlik bölgesi ilan edildi.
Saat 07.50 itibarıyla Hava Kuvvetleri'nce vurulması planlanan 12 hedefin tamamı vuruldu.
Saat 09.00'da askeri kaynaklara göre topçu atışıyla 70 hedef imha edildi.
Saat 09.14'te Cerablus'tan atılan havan mermisi Karkamış ilçe merkezindeki boş bir araziye düştü.
09.48'de harekatın adı açıklandı: Fırat Kalkanı
Saat 10.09'da İçişleri Bakanı Efkan Ala, ''Bu bölgede Türkiye'ye yönelik artık yakın tehlike değil açık, hazır tehlike söz konusudur. Dün 9 havan mermisi attılar Karkamış'a, bugün bir tane attılar, Türkiye bunlara seyirci kalamaz. Bizim hemen yanı başımızda terör örgütlerinin Türkiye'yi tehdit etmesine fırsat verilmeyecektir. Buna imkan sunan ortam ortadan kaldırılacaktır. Yapılan şey budur. Türkiye'nin en meşru hakkıdır, yetkisidir, bu çerçevede faaliyetleri devam etmektedir'' açıklamasını yaptı.
Saat 10.25'te 81 hedefe 294 atış yapıldı. Atışların devam ettiği, havada sürekli bulunan iki F-16'nın ise anlık tespit edilen hedefleri vurduğu bildirildi.
Saat 10.41'de ABD'li bir yetkiliden ''Harekata havadan koruma sağlayacağız'' açıklaması geldi.
Saat 11.02'de sınırda çatışma yoğunlaştı. Tanklar, Suriye topraklarına girerek IŞİD hedeflerini vurmaya başladı.
Saat 11.25'te Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Ne yazık ki Suriye'den ülkemize, Gaziantep, Kilis'e yapılan saldırılar bu işi bir yere getirdi. Artık son, bu işin burada noktalanması lazım dedik. Sabah 04.00 itibariyle operasyonlar başladı. Birileri konuşuyor Suriye Türkiye'ye böyle olacak şöyle olacak diye ben onlara diyorum ki onlar kendilerine ne olacağını düşünsün'' açıklamasını yaptı.
Saat 11.30'da askeri kaynaklar, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) mensuplarının, Suriye sınırından yaklaşık 3 kilometre içerideki Keklice Köyü'ne ulaşmak üzere olduğunu bildirdi.
Saat 12.02'de bir açıklama yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ''Özgür Suriye Ordusu sınırı geçti'' dedi.
Saat 13.02'de Anadolu Ajansı (AA), ÖSO'nun, Türkiye sınırına 3 kilometre mesafedeki Keklice Köyü'nü IŞİD'den aldığı haberini geçti.
Saat 13.48'de, Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan ''Tankların girmesi egemenliğimizin ihlali'' açıklaması geldi.
Saat 13.51'de, Kilis'in karşısındaki IŞİD hedefleri de obüslerle vurulmaya başlandı.
Saat 14.09'da Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), "Türkiye'nin, Cerablus'ta IŞİD'e karşı yürütülen operasyonlara destek vermesini" memnuniyetle karşıladığını duyurdu.
Saat 14.16'da Doğan Haber Ajansı (DHA), Keklice Köyü'nün ardından Kıvırcık Köyü'nün de ÖSO'nun denetimine geçtiğini duyurdu.
Saat 14.43'te DHA, Kıvırcık ve Keklice köylerinin ardından Elvaniye ve Güğüncük köylerinin de ÖSO'nun denetimine geçtiğini bildirdi.
Saat 14.45'te DHA, operasyonda 46 IŞİD'linin etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Sınırı geçen tanklar, Cerablus'a ulaşan IŞİD'in ikmal yollarını kesti. Bab Bölgesi'nden destek için yola çıkan bazı araçlar da Türk F-16 ve koalisyon ülkelerinin savaş uçakları tarafından hedef alınarak vuruldu.
Saat 14.50'de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani'den Türkiye ziyareti esnasında bir açıklama geldi. Barzani, ''Terör örgütü IŞİD'le nasıl ortak mücadele edileceğine ilişkin anlaşmaya vardık. Çünkü bölgede büyük değişimler kapıda. Bu yüzden dayanışmanın ve yakınlaşmanın daha fazla olması gerekiyor" dedi.
Saat 14.54'te CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, ''Hükümeti sadece Cerablus'ta değil, kendi topraklarımızda da IŞİD'le samimi bir mücadeleye davet ediyoruz. IŞİD bir canavar. Bu canavarla içeride ve dışarıda mücadele konusunda maalesef geç kalındı'' değerlendirmesinde bulundu.
Saat 15.25'te Fransa Dışişleri Bakanlığı, operasyonun "memnuniyetle" karşılandığını bildirdi.
Saat 15.43'te Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Twitter'dan ''Cerablus operasyonunun amacı, DAEŞ ve YPG dahil sınırlarımızı bütün terörist unsurlardan temizlemektir. Türkiye'nin kararlılığı tamdır'' diye yazdı.
Saat 15.55'te Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'tan ''Sonuç alıcı, kısa bir operasyon'' açıklaması geldi.
Saat 16.39'da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den, ''MHP, Cerablus’a yönelik başlatılan askeri harekatı çok olumlu bir gelişme olarak görmekte ve bütünüyle desteklemektedir'' açıklaması geldi.
Saat 16.52'de AA, Özgür Suriye Ordusu'nun, Cerablus ilçe merkezinin girişine ulaştığı haberini geçti.
Saat 17.17 Suriyeli muhalifler, IŞİD'in Cerablus çevresinden El Bab'a çekildiğini açıkladı.
Saat 17.50'de AA, Cerablus bölgesini kuşatan ÖSO güçlerinin ilçe merkezine girmeye başladığını duyurdu.
Saat saat 19.00 sıralarında ÖSO kentte kontrolün sağlandığını duyurdu.
Saat 19.50 AA: Harekat sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri'nde can kaybı olmazken, çatışmalarda 1 ÖSO mensubu öldü.
Saat 20.45 Cumhurbaşkanı Erdoğan bölgedeki son gelişmelerle ilgili açıklama yaptı:
"Şu an itibariyle Cerablus'u Özgür Suriye Ordusu ve Cerablus'lu olanlar yeniden geri almış durumdalar. Oradaki hükümete ait ve resmi konutları vs ele geçirmiş durumdalar. DAEŞ de Cerablus'u terk etmek zorunda kalmıştır."
 
 
Türkmen Birlikler Türk tanklarını karşıladı
Cerablus harekatına katılan Sultan Murat Tugayı (Fetih tugayı), Suriye'ye giren Türkiye ordusuna ait tankları karşıladı.

 
TÜRKMENLERLE OMUZ OMUZA
Suriye sınırında mayın temizleme çalışmaları başka bölgelere kaydırılırken, mayınların temizlendiği alanlara ise tanklar sevk edildi.
Suriye'ye giren Türk tanklarını ilk karşılayanlar Türkmen birlikler oldu. Cerablus harekatına katılan Sultan Murat Tugayı, Türk askerlerini karşılayarak samimi görüntüler oluşturdu.

Kaynaklar ntv.com.tr,NTV Haber,Anadolu Ajansı,DHA,Haber7




Fetullahçı Terör Örgütü ile bağlantılı olan TV, haber ajansı, gazete ve dergiler kapatıldı
Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname ile FETÖ ile ilişkisi olan medya kuruluşları kapatıldı.16 televizyon, 3 haber ajansı, 23 radyo, 45 gazete, 15 dergi, 29 yayınevi ve  dağıtım kanalı kapatıldı.

KAPATILAN HABER AJANSLARI
KAPATILAN TELEVİZYONLAR
KAPATILAN GAZETELER
KAPATILAN DERGİLER
KAPATILAN YAYINEVLERİ
Kaynak ntv.com.tr 27.07.2016 Son Güncellenme 02.08.2016
Resmi Gazete yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameyle bazı sağlık, yurt, vakıf, dernek, sendika ve federasyonların yanı sıra 1043 özel öğretim kurumu da kapatıldı. İşte listenin tamamı... http://www.haber7.com/foto-galeri/39688-feto-orgutunun-kapatilan-kurumlari/p3


Hakkari'de 35 terörist etkisiz hale getirildi
Hakkari'de Yüksekova'da bulunan Beybuta üs bölgesine sızma girişiminde bulunan 27 PKK terörist etkisiz hale getirildi. Çukurca'daki operasyonda ise 8 PKK'lı terörist öldürüldü.

askerrrr.jpg
 
Hakkari Yüksekova'daki Beybuta T. Üs Bölgesine, 3 ayrı grup halinde sızma girişiminde bulunan PKK'lı teröristlerin keşif ve gözetleme vasıtaları ile tespit edilmesi üzerine düzenlenen hava harekatı sonucunda 23, kara harekatında ise 4 olmak üzere toplam 27 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi. Çukurca'daki çatışmalarda ise 8 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi.
Kaynak DHA



TSK: darbe girişimine 8 bin 651 personel katıldı
TSK'dan açıklama: 8 bin 651 FETÖ'cü 15 Temmuz akşamı darbe girişimine katıldı.

TSK: darbe girişimine 8 bin 651 personel katıldı
 
Genelkurmay Başkanlığı'ndan 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yapılan açıklamadan satır başları şöyle:
-Darbe girişiminde 74'ü tank 246 zırhlı araç kullanıldı.
-Darbe girişimine TSK personelinin yüzde 1,5'i katıldı.
-Darbeciler 35 uçak ve 37 helikopter kullandı.
-3 gemi ve 3 bin 992 hafif silah kullanıldı.
-Darbeciler asker elbisesi taşıyan FETÖ teröristleri.
-Darbe girişimine 8 bin 651 personel katıldı.
-Darbe girişimine katılanların bin 676'sı er/erbaş  bin 214'ü askeri öğrenciler.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), darbe girişimine katılan asker elbisesi taşıyan illegal çete mensubu hain teröristlerin (FETÖ) sayısının 8 bin 651 olduğunu açıkladı. TSK'dan yapılan açıklamada, TSK içerisinde yuvalanmış, büyük çoğunluğu asker elbisesi taşıyan illegal çete mensubu hain teröristler (FETÖ) tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde alçakça, kahpece gerçekleştirilen menfur darbe girişimine katılanlar ve kullandıkları devlet malı harp, silah, araç ve gereçlerin belirlendiği vurgulandı.
Açıklamada, "Yapılan incelemede milletimize, değerlerimize, yüce Meclisimiz başta olmak tüm kurumlarımıza asker elbisesi taşıyan illegal çete mensubu hain teröristlerin (FETÖ) sayısının 8 bin 651 olduğu (bin 676’sı erbaş/er, bin 214’ü askeri öğrenci), bu sayının TSK personel mevcudunun yüzde 1,5’ine tekabül ettiği, dolayısıyla TSK’nın kahır ekseriyetinin bu hain girişime şiddetle karşı çıktığı zaten sayılar üzerinden de görülmektedir" denildi.
Kullanılan harp silah, araç ve malzemelerinin TSK toplam mevcuduna oranı ise şöyle açıklandı:
"Uçaklarda yüzde 7 (35 uçak bunun 24’ü muharip uçak), helikopterlerde yüzde 8 (37 helikopter bunun 8’i taarruz helikopteri), tank ve zırhlı araçlarda yüzde 2,7 (246 Zh. araç bunun 74’ü tank), gemilerde yüzde 1 (3 gemi), hafif silahlarda yüzde 0,7 (3 bin 992 adet hafif silah) olduğu tespit edilmiştir." 
Açıklamada, "Mazisi şan ve şerefle dolu, gücünü yüce Türk milletinden alan TSK içerisine sızmış illegal çete mensubu hain teröristlerin (FETÖ) ülkemize yaşattığı bu zillet ve rezalete katılan/destekleyenlerin ve kullandıkları araçların oranı genel olarak ortalama yüzde 1,5 seviyesinde kalmıştır. TSK bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemize ve milletimize yönelecek her türlü tehdidi bertaraf edecek güce ve kararlılığa sahiptir. Bundan kimsenin zerre kadar şüphesi olmasın. 'Devlet namusumuzdur' düsturuyla yola çıkmış olan bu vatanın evlatları bu yolda gözünü kırpmadan canlarını seve seve feda edeceklerdir" denildi.
Kaynak Türkiyegazetesi.com.tr 27.07.2016 12.56 Son Güncellenme 30.07.2016


12 maddelik ilk OHAL kararnamesi yayımlandı!
Resmi Gazete'de kanun hükmünde kararname yayınlandı.

 
Resmi Gazete yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameyle, 35 sağlık kurum ve kuruluşu, bin 43 özel öğretim kurum ve kuruluşuyla özel öğrenci yurdu ve pansiyonu, bin 229 vakıf ve dernek, 19 sendika, federasyon ve konfederasyonla 15 vakıf yükseköğretim kurumu kapatıldı.
 
GÖZALTI SÜRESİ 1 AYI BULABİLECEK
 
Olağanüstü halin devamı süresince gözaltı süresi, şüphelinin yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren 30 günü geçemeyecek.
 
BİR DAHA MEMUR OLAMAYACAKLAR
 
terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlileri, görevlerinden çıkarılacak ve bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecek.
 
YAKINLARINA AYLIK BAĞLANACAK
 
Kararnameye göre; darbe girişiminde hayatını kaybedenlerin ailelerine TMK kapsamında aylık bağlanacak.
 
İşte Resmi Gazete'de yayımlanan ilk OHAL kararnamesi:
 
Olağanüstü hal kapsamında bazı tedbirler alınması; Anayasanın 121 inci maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 4 üncü maddesine göre, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu'nca 22/7/2016 tarihinde kararlaştırılmıştır.
 
BİRİNCİ BÖLÜM
 
Amaç ve Kapsam
 
MADDE 1 – (1) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
 
İKİNCİ BÖLÜM
 
Olağanüstü Halin Uygulanmasına İlişkin Tedbirler
 
MADDE 2 – (1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen;
 
a) Ekli (I) sayılı listede yer alan özel sağlık kurum ve kuruluşları,
 
b) Ekli (II) sayılı listede yer alan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları,
 
c) Ekli (III) sayılı listede yer alan vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri,
 
ç) Ekli (IV) sayılı listede yer alan vakıf yükseköğretim kurumları,
 
d) Ekli (V) sayılı listede yer alan sendika, federasyon ve konfederasyonlar,
 
kapatılmıştır.
 
(2) Kapatılan vakıfların her türlü taşınır ve taşınmazları ile her türlü mal varlığı, alacak ve hakları, belge ve evrakı Vakıflar Genel Müdürlüğüne bedelsiz olarak devredilmiş sayılır. Kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ve kapatılan diğer kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir. Birinci fıkrada sayılanların her türlü borçlarından dolayı hiçbir şekilde Hazineden bir hak ve talepte bulunulamaz. Devire ilişkin işlemler ilgili tüm kurumlardan gerekli yardımı almak suretiyle ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.
 
(3) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer almayan özel ve vakıf sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonlar, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile kapatılır. Bu fıkra kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlar hakkında da ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
 
(4) Kapatılan yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrenciler, Yükseköğretim Kurulu tarafından Devlet üniversitelerine veya vakıf üniversitelerine yerleştirilir. Bu şekilde yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam ederler. Bu fıkranın uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu görevli ve yetkilidir.
 
YARGI MENSUPLARI İLE BU MESLEKTEN SAYINLANLARA İLİŞKİN TEDBİRLER
 
MADDE 3 – (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve hususi damgalı pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir.
 
(2) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte adli ve idari yargı hâkim ve savcı adayı olarak görev yapanlar, adaylıkta geçirdikleri süreye bakılmaksızın Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca mesleğe kabul edilmeleri halinde, hâkimlik ve savcılık mesleğine atanabilirler.
 
KAMU GÖREVLİLERİNE İLİŞKİN TEDBİRLER
 
MADDE 4 – (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;
 
a) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel, ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır,
 
b) 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa tabi personel Jandarma Genel Komutanının teklifi, İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır,
 
c) 9/7/1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununa tabi personel Sahil Güvenlik Komutanının teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır,
 
ç) Milli Savunma Bakanına bağlı personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır,
 
d) 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır,
 
e) Mahalli idareler personeli, valinin başkanlığında toplanan ve vali tarafından belirlenen kurulun teklifi üzerine İçişleri Bakanının onayıyla kamu görevinden çıkarılır,
 
f) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır,
 
g) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır.
 
(2) Birinci fıkra uyarıca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır.
 
(3) Bu maddeye göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar.
 
(4) Bu madde kapsamında kamu görevi sona erdirilen personele ait kadro ve pozisyonlara, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ve diğer mevzuattaki kısıtlamalara tabi olmaksızın Bakanlar Kurulunca belirlenecek sayıda kadro ve pozisyon için atama yapılabilir.
 
YÜRÜTÜLEN SORUŞTURMALARDA ALINACAK TEDBİRLER
 
MADDE 5 – (1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir.
 
SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA İŞLEMLERİ
 
MADDE 6 – (1) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu işlenen suçlar bakımından, olağanüstü halin devamı süresince;
 
a) Gözaltı süresi, şüphelinin yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren otuz günü geçemez.
 
b) Yakalanan asker kişiler adli kolluk görevlilerine teslim edilir.
 
c) Yürütülen soruşturmalar kapsamında görev ve unvan ayrımı yapılmaksızın kamu görevlileri de dâhil olmak üzere bütün şüpheli, mağdur ve tanık ifadeleri adli kolluk görevlileri tarafından da alınabilir.
 
ç) Asker kişiler hakkında verilen tutuklama kararları, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 111 inci maddesinde belirtilen ceza infaz kurumlarında yerine getirilir.
 
d) Tutuklu olanların avukatları ile görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirilmesi, bunlara emir ve tâlimat verilmesi veya yorumlarıyla gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletilmesi ihtimalinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısının kararıyla, görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, tutuklu ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli hazır bulundurulabilir, tutuklunun avukatına veya avukatın tutukluya verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir veya görüşmelerin gün ve saatleri sınırlandırılabilir. Tutuklunun yaptığı görüşmenin, belirtilen amaçla yapıldığının anlaşılması hâlinde, görüşmeye derhal son verilerek, bu husus gerekçesiyle birlikte tutanağa bağlanır. Görüşme başlamadan önce, taraflar bu hususta uyarılır. Tutuklu hakkında, tutanak tutulması hâlinde, Cumhuriyet savcısının istemiyle tutuklunun avukatlarıyla görüşmesi sulh ceza hâkimliğince yasaklanabilir. Yasaklama kararı, tutuklu ile yeni bir avukat görevlendirilmesi için derhal ilgili baro başkanlığına bildirilir. Baro tarafından bildirilen avukatın değiştirilmesi Cumhuriyet savcısı tarafından istenebilir. Görevlendirilen avukata, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 13 üncü maddesine göre ücret ödenir.
 
e) Tutuklu olanlar, belgelendirilmesi koşuluyla sadece eşi, ikinci dereceye kadar kan ve birinci derece kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından ziyaret edilebilir.Adalet Bakanlığı ile Cumhuriyet başsavcılığının yetkileri saklıdır. Tutuklular telefonla haberleşme hakkından ancak onbeş günde bir ve bu bentte sayılan kişilerle sınırlı olarak on dakikayı geçmemek üzere faydalanabilirler.
 
f) Tutuklu olanların bulunduğu ceza infaz kurumlarında görev yapan kamu görevlileri tarafından düzenlenen tutanaklara, ilgili görevlinin açık kimliği yerine sadece sicil numarası yazılır. Kurum görevlilerinin ifadesine başvurulması gerektiği hallerde çıkarılan davetiye veya çağrı kâğıdı görevlinin işyeri adresine tebliğ edilir. Bu kişilere ait ifade ve duruşma tutanaklarında işyeri adresi gösterilir.
 
g) Yürütülen soruşturmalarda, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 149 uncu maddesine göre seçilen veya aynı Kanunun 150 nci maddesine göre görevlendirilen müdafi, hakkında bu maddede sayılan suçlar nedeniyle soruşturma ya da kovuşturma bulunması halinde müdafilik görevini üstlenmekten yasaklanabilir. Cumhuriyet savcısının yasaklamaya ilişkin talebi hakkında, sulh ceza hâkimliği tarafından gecikmeksizin karar verilir. Yasaklama kararı, şüpheliye ve yeni bir müdafi görevlendirilmesi için ilgili baro başkanlığına derhal bildirilir.
 
ğ) Yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda, ifade alma ve sorgu sırasında veya duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir.
 
h) Ceza mahkemelerinde duruşmanın başlamasından önce iddianame veya iddianame yerine geçen belge okunur ya da özetlenerek anlatılır.
 
ı) Tutukluluğun incelenmesi, tutukluluğa itiraz ve tahliye talepleri dosya üzerinden karara bağlanabilir.
 
i) Hâkim veya mahkemenin uygun gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle şüpheli veya sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar verilebilir.
 
VAZİFE MALULÜ AYLIĞA BAĞLANMASI VE DİĞER HAKLAR
 
MADDE 7 – (1) 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle hayatını kaybeden veya malul olan sivillere 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında bağlanacak aylıklarının hesabında aynı fıkranın (h) bendi hükümleri esas alınır ve kendileri ile hak sahipleri, söz konusu (h) bendi kapsamında bulunanlara ilgili mevzuatında sağlanan diğer haklardan aynı şekilde yararlandırılır. Ancak, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, malulün ya da ölenin kendisine bağlanacak aylıktan az olamaz. Ayrıca, bunlar ile bu eylemler sebebiyle yaralananlar hakkında 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun nakdi tazminat hükümleri uygulanır. Bu şekilde bağlanacak aylıklarda, genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin borç olmama şartı aranmaz.
 
(2) Birinci fıkra kapsamına giren ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emeklilik ikramiyesine müstahak olanların emeklilik ikramiyeleri, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) 115 katından az olmamak üzere, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri esas alınarak ödenir. Birinci fıkra kapsamına girmekle birlikte emeklilik ikramiyesine müstahak olmayan sivillerden yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olanların kendileri ile ölenlerin kanuni mirasçılarına en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) 170 katı, diğer malullere ise en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) 115 katı tutarında ek tazminat, nakdi tazminata ilişkin esas ve usuller çerçevesinde ilgili kurumlar tarafından ödenir.
 
İRTİFAK VE İNTİFA HAKLARI İLE KİRA SÖZLEŞMELERİNİN İPTALİ
 
MADDE 8 – (1) Mülkiyeti 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçe kapsamındaki idarelere, düzenleyici ve denetleyici kurumlara, sosyal güvenlik kurumlarına, mahalli idarelerle bu idareler tarafından kurulan birlik ve işletmelere, özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri ile sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklara ve vakıflara ait olan her türlü taşınmazın yararlanıcıları ile kiracılarının, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatının değerlendirilmesi halinde irtifak ve intifa hakları ile kira sözleşmeleri ilgili kurum ve kuruluş tarafından resen iptal edilir.
 
SORUMLULUK
 
MADDE 9 – (1) Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz.
 
YÜRÜRLÜĞÜN DURMASI
 
MADDE 10 – (1) Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında alınan kararlar ve yapılan işlemler nedeniyle açılan davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.
 
YÜRÜRLÜK
 
MADDE 11 – (1) Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
 
YÜRÜTME
 
MADDE 12 – (1) Bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.''
Kaynak haber7.com 23.07.2016 08.31 SonGüncellenme 29.07.2016
 
 


3 ay OHAL ilan edildi!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MGK ve Bakanlar Kurulu Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, Türkiye'de 3 ay süreyle OHAL ilan edilmesine kararı alındığını söyledi. 

 
Darbe girişimi sonrası ilk Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ve Bakanlar Kurulu toplantısı bugün gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yaptığı konuşmasında, ''MGK ve Bakanlar Kurulu toplantısında önemli bir kararı açıklayacağız'' demişti. 
3 AY SÜREYLE OHAL KARARI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 ay süreyle olağanüstü hal ilan edildiğini söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti; ''Bugün önce MGK'yı topladık ardından Bakanlar Kuruluu toplantısını gerçekleştirdik.
MGK sonrasında ülkemizde Anayasamızın uyarınca OHAL ilan edilmesi hükümete tavsiye etme kararı aldık. Türkiye'de 3 ay süreyle OHAL ilan edilmesine kararı alındı. Bu uygulama özgürlüklere ve hukuka karşı değildir. Darbe girşimi kimlerin hukuk devletinin yanında olduğunu kimlerin darbecilerin yanında olduğunu gösterdi.'' 
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının satır başları: 
Türkiye tarihinin en kritik günlerinden birini yaşamıştır. Bir grup darbe girişimi başlatmıştır. Bu grup uçaklarla, helikopterlerle tanklarla devlete ve millete karşı saldırıya geçmiştir. Külliye, TBMM, Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, Boğaziçi Köprüsü yoğun saldırı altında kalmıştır. 
 
TEŞEBBÜS AMACINA ULAŞAMADI
Hamdolsun bu teşebbüs amacına ulaşamamıştır. Darbecilerin silahları da tankları da helikopterleri ve uçakları da işe yaramamıştır. Teröristler karşısındaki dik duruşla memleketine sahip çıkan milletimiz kahramanlık destanları yazmıştır. 
15 TEMMUZ DÖNÜM NOKTASI OLMUŞTUR
 
15 Temmuz 2016 tarihi bu kötü gidişe dur denilen bir dönüm noktası olmuştur. Ülkemiz tarihinde ilk defa milletimiz tarafından bir darbe girişimi engellenmiştir. 1536 masum vatandaşımız yaralanmıştı. 
DURMADILAR AMA MİLLETİM DE DURMADI
 
Önüne arkasına bakmadan paletlerin altına yatan 32 yaşındaki bir bayan şehadete yürüyor. Bunlar bu denli vahşi. Durmadılar ama milletim de durmadı. Saatlerce bulundağu yerleri terk etmeyen vatandaşların her biri İstiklal Harbi torunları olduğunu kanıtladılar. Darbe girişiminin bastırılmasının ardından günlerdir demokrasi nöbeti tutan vatandaşlarımızın her biri tarihe altı harflerle adlarını yazdırdıklarını bilmeli. 
 
AVRUPA'NIN ELEŞTİRME HAKKI YOKTUR
 
Kendilerine 'emir bizdedir' diyenleri alnından vuran ve kendisi şehit düşen kardeşimi de buradan anıyorum. Milletimizin yanında olanlara teşekkür ediyorum. Darbecilerin karışısında olan tüm medya kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Ülkemizin yaşadığı tehditle mukayese edilemeyecek küçük ölçekteki olaylara karşı bu kararları alan Avrupa'nın bu kararı eleştirme hakkı yoktur.
 
SİYASİ KARAR AÇIKLIYOR KENDİNE GÖRE, BİZİMLE UĞRAŞMA
 
S&P kredi notunu değiştirmiş. Türkiye ile senin ne alakan var. Türkiye senin üyen değil. Şuanda siyasi bir karar açıklıyor kendine göre. Bizimle hiç uğraşma. Kararlı bir şekilde yatırımlarımıza nasıl devam edeceğimizi göreceksin. Sizin gücünün bizim bu yatırımları yapmamamıza yetmez. Bütün bu açıklamalar Türkiye gerçeklerini yansıtmıyor. Farklı bazı adımlar atmaya da yönelirler. Bu süreçte Türkiye, ekonomideki reformalarını kesintisiz sürdürürecektir.
 
VALİLER DEVREDEN ÇIKMAYACAK
 
Piyasa da likitide sıkıntısı söz konusu değil. Malim disiplinden asla taviz vermeyiz. Bakanlar Kurulu toplantımızın hayırlı olmasını diliyorum. OHAL oldu diye valiler devreden çıkmaaycak. Valilerimiz yetkileri iradeleri bu süreç içerisinde daha da artacak.
 
Silahlı kuvvetlerimiz valilerimizin emrinde bu süreci sürdürecek. Silahlı Kuvvetler hükümetin emrindedir. Bu milletin seçtiği Cumhurbaşkanı olarak bizler de Silahlı Kuvvetler içerisindeki bu virüsleri temizleyeceğiz. Kararlı bir şekilde bu da devam edecek. Bunu inşallah temizleyeceğiz ki milletimiz huzur bulsun. 


’’Canlı bombalardan biri Yunus Emre Alagöz’’

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Garı'nda 102 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısını
gerçekleştiren canlı bombalardan birinin Yunus Emre Alagöz olduğunu açıkladı. Diğer canlı bomba
eylemcisinin ise fotoğrafla teşhisi yapıldığı, açık kimliğinin belirlenmesi için çalışmaların devam ettiği
bildirildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan Ankara Garı'nda 102 kişinin hayatını kaybettiği terör
saldırısına ilişkin yapılan açıklamada, 10 Ekim'de Ankara Garı civarında meydana gelen terör saldırısı
kapsamında yürütülen soruşturmada, gelinen aşamayla ilgili detaylar paylaşıldı.

Açıklamada, "Ankara Garı civarında meydana gelen eyleme dair bazı twitter içerikleri ile ilgili olarak
4 kişi hakkında gözaltı işlemleri uygulanmış, bu kişilerden 3'ü Başsavcılığımızca serbest bırakılmış,
1'i hakkında talebimiz üzerine mahkemece yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verilmiştir.
Söz konusu canlı bomba eylemini gerçekleştiren kişilerden birinin Yunus Emre Alagöz isimli şahıs
olduğu tespit edilmiştir. Diğer canlı bomba eylemcisinin fotoğrafla teşhisi yapılmış olup, açık kimliğinin
belirlenmesi için çalışmalar devam etmektedir. Bu kişinin eylemi gerçekleştirmek üzere, güney
sınırlarımıza komşu bir ülkeden geldiği tespit edilmiştir. İki canlı bomba eylemcisine yardım
ettikleri ve bu eyleme katıldıkları düşünülen toplam 20 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış olup,
bunlardan 11'i gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan 11 şüpheliden 4'ü Başsavcılığımızca serbest bırakılmış,
6 şüpheli tutuklanma talebi ile 1 şüpheli de adli kontrol talebi ile Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk
edilmiştir. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen şüphelilerden (6+1=7 kişi) 4'ü tutuklanmış, 3'ü hakkında adli
kontrol karan verilmiştir" denildi.

"SORUMSUZCA YAYINLAR 9 KİŞİNİN KAÇMASINA NEDEN OLDU"
Açıklamada, "Şüphelilerin yerlerinin tespit edilip, yapılacak operasyonlarla gözaltına alınma işlemlerinin gerçekleştirilmesine çaba gösterildiği sırada, bazı basın yayın organları sorumsuzca davranarak, bir kısım şüphelilerin ad ve soyadlarının baş harflerini yazmak suretiyle haber yapmaları neticesinde, bombalama
eylemi ile kuvvetli irtibatları olduğu düşünülen 9 kişinin kaçmasına sebep olmuşlardır. Kaçan kişiler
hakkında Sulh Ceza Hakimliğinden 'Yoklukta tutuklama" alınmıştır" ifadelerine yer verildi.

"GAZİANTEP'DE HÜCRE EVİNDE YAPILAN ARAMADA 10 İNTİHAR YELEĞİ ELE GEÇİRİLDİ"
Açıklamada şunlar kaydedildi:
Yakalanan şüphelilerin Gaziantep ilindeki evlerinde, iş yerlerinde, araçlarında, depo olarak kullandıkları
alanlarda ve hücre evi olarak kullandıkları evde yapılan aramalarda;
a) Şüphelilerce kullanılan ve soruşturmamızda 1 nolu depo olarak nitelendirilen yerde,
Ankara'daki patlama olayında kullanılan 34 DM 8574 plaka sayılı Ford Focus marka araç,
b) Şüphelilerce kullanılan ve soruşturmamızda 2 nolu depo olarak nitelendirilen yerde, bomba
yapımında kullanılan 400 kg amonyum nitrat,
c) Şüphelilerce kullanılan ve soruşturmamızda 3 nolu depo olarak nitelendirilen yerde, bomba
yapımında kullanılan 1100 kg amonyum nitrat,
d) Şüphelilerce kullanılan ve soruşturmamızda 4 nolu depo olarak nitelendirilen yerde, 10 adet intihar
yeleği, 150 metre Kortex patlayıcı, 60 kg TNT patlayıcı, 15 kg demir bilye, 5 kg civata somunu,
2000 adet 9 mm çaplı tabanca mermisi, 10 paket kimyasal patlayıcı, çuvallar içerisine konulmuş
kükürt ve amonyum nitrat, canlı bomba yeleği dikiminde kullanılan dikiş makinası, 27x16 ebatlı fünyesi
takılı olmayan TNT düzeneği, 1 adet boş TNT kalıbı, bomba yapımmda kullanıldığı düşünülen
sair malzemeler,
e) Şüphelilerce kullanılan ve soruşturmamızda 5 nolu depo olarak nitelendirilen yerde, bomba yapımında
kullanılan 1000 kg amonyum nitrat,
f) Şüphelilerden birinin evinde yapılan aramada, 3 adet el bombası, 1 adet av tüfeği, Ankara'da
meydana gelen patlama bölgesinde bulunan funye ile aynı tipte 1 adet el bombası fünyesi,
g) Bir diğer şüphelinin evinde yapılan aramada, 6 adet AK-47 kalaşnikof marka silah, 1 adet susturucu
aparatı olan tabanca, 22 adet Fİ tipi el bombası, 1683 adet değişik çap ve markalarda mermi,
8 adet fünye ele geçirilmiştir."

"SORUŞTURMA DERİNLEŞTİRİLEREK SÜRDÜRÜLÜYOR"
Yukarıda dökümü yapılan çok sayıda silah, el bombası, bomba yapımında kullanılan materyaller ile
tonlarca amonyum nitratın, şüphelilerce başka bombalama eylemlerinde kullanılacağına dikkat
çekilen açıklamada, "İş bu soruşturma çerçevesinde yapılan çalışmalar sonucu bu kişilerin
gelecekte planladıkları muhtemel eylemlerin de önüne geçildiği düşünülmüştür.
Olayı gerçekleştiren terör örgütü ile bu olayın gerçekleşmesinde bağı ve katkısı olabileceği düşünülen
diğer terör örgütleri hakkında soruşturma derinleştirilerek sürdürülmektedir.
Yukarıda belirtildiği gibi Başsavcılığımızca yürütülen sürecin en kritik anlarında bazı basın yayın
organlarının yaptıkları sorumsuz yayıncılık anlayışı sebebi ile soruşturmamız bir miktar akamete
uğramış ise de; en kısa zamanda kaçan şüphelilerin de yakalanması suretiyle elde edilecek
yeni bilgi ve belgeler ışığında eylemin diğer planlayıcılarına da ulaşılacaktır.
Başsavcılığımızın talebi üzerine Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla yayın yasağı bugün itibari ile kaldırılmıştır. Bu vesileyle devamı süresince yayın yasağı kararma saygı gösterip, sorumlu yayıncılık örneği sergileyen diğer basın yayın organlarına da özellikle teşekkürlerimizi sunarız" ifadelerine yer verildi.

(İHA) 19.10 2015

Ankara Başsavcılığı: Hayatını kaybedenlerin sayısı 102

Ankara Başsavcılığı, Ankara Garı önünde meydana gelen canlı bomba saldırısında hayatını
kaybedenlerin sayısının 102 olarak tespit edildiğini ve soruşturmayla ilgili olarak 13 kişinin
gözaltında olduğunu açıkladı.                  

Ankara Başsavcılığı: Hayatını kaybedenlerin sayısı 102

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın basın açıklamasında, 101 cenazenin ise kimlik bilgilerinin tespit edildiği ve otopsi işlemlerinin ardından cenazelerin ailelerine teslim edildiği kaydedildi. Ankara Başsavcılığı'nın konuya ilişkin basın açıklaması, şöyle: "10.10.2015 günü Ankara Garı önünde meydana gelen menfur terör saldırısı neticesinde, Cumhuriyet Başsavcılığımızca başlatılan soruşturmayla ilgili olarak; iş bu bilgilendirmenin kamuoyuyla paylaşılmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir.


Ankara'dan bir acı haber daha
Bugün Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde vefat eden vatandaşımızla birlikte, söz konusu olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 102 olarak tespit edilmiştir. Bu kişilerden toplam 101'inin kimlik bilgileri tespit edilmiş olup, otopsi işlemlerinin ardından cenazeleri ailelerine teslim edilmiştir. Soruşturmayla ilgili olarak halen 13 kişi gözaltındadır. Bu kişilerin sorgusu devam etmektedir. Soruşturma hususunda görevlendirilen Başsavcı vekilimizin koordinasyonunda, ilgili Cumhuriyet Savcılarımız, emniyetimizin ilgili birimleri, ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ve bu Başsavcılıklarımıza bağlı ilgili Emniyet birimlerimizle uyum içerisinde soruşturma sürdürülmektedir. Derinleştirilen soruşturmada eylemlerin gerçekleştirilmesinde ilgisi bulunan şüphelilere dair önemli ipuçlarına ve bilgilere ulaşılmıştır. Soruşturmanın sağlıklı şekilde yürütülmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkartılması için Emniyet birimlerimizle uyum içerisinde yapılan çalışmalar kesintisiz biçimde hızlı, özverili ve titizlikle devam etmektedir. Çalışmalarımızdan istenilen sonucun elde edilmesi bakımından; kamuoyumuzun spekülatif haberlere itibar etmemesi, devam eden sürecin sonucunu sükunet içerisinde beklemesi istirhamımızdır"

www.brisin.tr.gg 16.10.2015

Davutoğlu: '99 Acı Kaybımız Var'

Davutoğlu: '99 Acı Kaybımız Var'

Özel bir televizyon kanalında açıklamalarda bulunan Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu,
Ankara'daki bombalı saldırıda ölü sayısının 99 olduğunu açıkladı.
 
Başbakan Davutoğlu: "Ankara'daki terör saldırısında 99 acı kaybımız var. 94'ü teslim edildi.
4'ü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak hasebiyle ailelerine haber edildi. Bugün herhalde
bu saatlerde teslim edilmiştir belki de. Bir tanesi de Filistinli olduğu için, Filistin'den ailesinin
gelip almasını bekliyoruz."                       

www.brisin.tr.gg 14 Ekim 2015 Çarşamba


Ankara'daki terör saldırısında ölü sayısı 97'ye yükseldiBaşbakanlık Koordinasyon Merkezi,
Ankara'daki terör saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısının 97'ye yükseldiğini açıkladı.  

Ankaradaki terör saldırısında ölü sayısı 97ye yükseldi

Ankara'daki terör saldırısında canlı bomba olduğu tespit edilen iki erkek teröriste ait
cesetler üzerinde kimlik tespit çalışmaları sürüyor.Başbakanlık Koordinasyon
Merkezinden alınan bilgiye göre, saat 23.00 itibarıyla Ankara'daki terör eyleminde,
1'i Filistin vatandaşı sivil olmak üzere hayatını kaybedenlerin sayısı 97'ye yükseldi.

Hayatını kaybedenlerden 92'sinin kimlik tespiti yapıldı, 5 kişinin kimlik tespiti için
Adli Tıp Kurumunda DNA testi yapılıyor. Kimlik tespiti yapılanlardan 91'nin cenazesi
nakil ve defin işlemleri koordinasyonunu yürüten AFAD tarafından ailelerine teslim edildi.
Canlı bomba olduğu tespit edilen iki erkek teröriste ait cesetler üzerinde kimlik tespit
çalışmaları sürdürülüyor.Terör saldırısına ilişkin soruşturma, adli boyutuyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, idari boyutuyla 2 mülkiye başmüfettişi ve 2 polis başmüfettişi tarafından
yürütülüyor.Bu arada, Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM) "ALO 184" destek hattının yaralı yakınlarını bilgilendirmek için 24 saat kesintisiz hizmet vermeye, terör saldırısına ilişkin
açıklamaların Başbakanlık Koordinasyon Merkezi tarafından yapılmaya devam edeceği bildirildi.             
www.brisin.tr.gg Kullanılan Kaynak AA 12.10.2015        


Kritik görüşme sonrası açıklama!

Başbakanlık, Başbakan Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun görüşmesinde
menfur terör saldırısının halkımızı derinden üzüntüye sevk ettiği bir kez daha vurgulanarak,
terör eylemlerinin kaynağı, amacı ve hedefi ne olursa olsun topyekün lanetlenmesi gerektiğinin
altının çizildiğini açıkladı.
 
Kritik görüşme sonrası açıklama!

Başbakanlıktan CHP Genel Başkanı Kemal kılıçdaroğlu ile Başbakan
Ahmet Davutoğlu arasında gerçekleşen görüşme ile ilgili yapılan açıklamada
, "Ankara’da 10 Ekim günü gerçekleşen terör eylemi sonrasında Başbakanımız
Sayın Ahmet Davutoğlu’nun Meclis’te grubu bulunan iki partinin genel başkanına
yaptığı çağrıya olumlu yanıt veren Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile bugün saat 15.00’de Çankaya Köşkü’nde bir görüşme gerçekleşmiştir. Görüşmede menfur terör saldırısının halkımızı derinden üzüntüye
sevk ettiği bir kez daha vurgulanarak, terör eylemlerinin kaynağı, amacı ve
hedefi ne olursa olsun topyekün lanetlenmesi gerektiğinin altı çizilmiştir" denildi.

Açıklamada şöyle ifadelere yer verildi:

"Ülkemizi ve milletimizi hedef alan, demokrasimize ve huzurumuza kasteden terör
eylemlerine karşı ortak bir duruş geliştirmenin önemi ele alınarak, terörle ve teröristle mücadelenin hukuk içinde, kararlılıkla ve çok boyutlu olarak sürmesinin gerekliliği vurgulanmıştır. Görüşmede olayın akabinde devlet birimlerinin yürüttüğü çalışmalar
hakkında bilgi paylaşımında bulunulmuş, terör eyleminin tüm yönleriyle aydınlatılması
ve faillerin hukuk önünde hesap vermesi için yapılan çalışmaların ivedilikle sonuca ulaşmasının önemi kaydedilmiştir. Bu çerçevede bundan sonraki süreçte gelişmelerle
ilgili yakın diyalog ve bilgi alışverişi içinde olunması kararlaştırılmıştır. Milletimizi topyekün büyük bir acıya sevk eden bu hain saldırı karşısında tüm partilerin, sivil toplum
örgütlerinin ve medyanın sorumlu ve yapıcı bir dayanışma içinde olması gerektiği
kanaati paylaşılarak, yaşanan menfur hadiselerin demokrasimize ve seçim
güvenliğine yönelik bir tehdit oluşturmaması gerektiği ifade edilmiştir. Başbakan
Ahmet Davutoğlu’nun çağrısı üzerine gerçekleşen görüşmede tüm toplum kesimlerinin
bu tür olaylara karşı yek vücut olarak dayanışma sergilemesinin önemi vurgulanmıştır."  



Başbakanlık'tan Ankara saldırısı hakkında son açıklama


 
 
Başbakanlık internet sitesi üzerinden Ankara'daki patlama ile ilgili yeni bilgiler paylaştı.
İşte Başbakanlığın açıklaması...10 Ekim saat 10:04'te Ankara Tren Garı önünde meydana gelen bombalı
saldırılar sonrasında devletimizin tüm birimleri olayın bir an önce aydınlatılması ve yaraların sarılması
çin görev başındadır.
 
İçişleri Bakanlığımız tarafından hadisenin gerçekleşmesiyle ilgili tüm boyutları soruşturmak üzere
2 mülkiye başmüfettişi ve 2 polis başmüfettişi görevlendirilmiştir.
 
508 YARALININ 317'Sİ TABURCU EDİLDİ!
 
11 Ekim saat 10:30 itibariyle, menfur saldırı sonucu 65'i yoğun bakımda olmak üzere,
19 hastanede 160 vatandaşımızın tedavisi devam etmektedir. Sağlık Bakanlığımızın tüm birimleri
teyakkuz halinde görevlerinin başındadır. Hastanelerimize başvuran toplam 508 hastamızın
317'si tedavileri yapılarak taburcu edilmiştir. 
Acil hasta nakil ihtimaline karşı 5 ambulans helikopter ve 1 ambulans uçak hazır
bekletilmektedir.
 
Yaralı yakınlarımızı bilgilendirmek için ALO 184 – Sabim destek hattımız 24 saat kesintisiz
olarak hizmet vermektedir.
 
Ayrıca, tüm sağlık kuruluşlarımız hasta ve hasta yakınlarımıza önümüzdeki süreçte de her türlü
tıbbi ve psikolojik desteği vermeye devam edecektir.
 
Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın kimlik tespiti ve otopsi işlemleri Ankara Cumhuriyet
Başsavcılığı tarafından sürdürülmektedir. Kimlik tespiti ve cenazelerle ilgili son durum DNA
testleri sonucunda netleşecektir. Bu çerçevede otopsi işlemleri biten cenazeler gecikmeksizin
ailelerine teslim edilmektedir.
 
36 CENAZE AİLELERİNE TESLİM EDİLDİ!
 
Şu an itibariyle 36 cenaze ailelerine teslim edilmiştir. Cenaze yakınlarına yardımcı olmak ve
yürütülen tüm işlemleri hızlandırmak amacıyla AFAD görevlendirilmiştir. Bu çerçevede;
cenazelerin ailelerine teslim edilmesi, karadan ve havadan nakli gibi konular dün geceden bu
yana AFAD koordinasyonunda yürütülmektedir.
 
Savcılık tarafından kimlik tespiti ve/veya otopsi işlemleri tamamlanan ve isimleri Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca koordinasyon merkezine bildirilen vatandaşlarımız:
 
1- Abdülkadir UYAN
2- Metin KÜRKLÜ
3- Gökhan AKMAN
4- Orhan IŞIKTAŞ
5- Yılmaz ELMASCAN
6- Gökmen DALMAÇ
7- Elif KANLIOĞLU
8- Hakan Dursun AKALIN
9- Ersin ADSIZ
10- Ayşe DENİZ
11- Fatma ESEN
12- Gülbahar AYDENİZ
13- Eren AKIN
14- Canberk BAKIŞ
15- Nizamettin BAĞCI
16- Kasım OTUR
17- Başak Sidar ÇEVİK
18- Resul YANAR
19- Mehmet Ali KILIÇ
20- Tekin ARSLAN
21- Sezen VURMAZ
22- Dilaver KAHARMAN
23- Umut TAN
24- Dilan SARIKAYA
25- Ali KİTAPÇI
26- İsmail KIZILÇAY
27- Muhammet DEMİR
28- Korkmaz TETİK
29- Onur TAN
30- Osman ERBASAN
31- Emine ERCAN
32- Vedat ERKAN
33- Seyhan YAYLAGÜL
34- Vahdettin ÖZGAN
35- Selim ÖRS
36- Ali Deniz UZATMAZ
37- Firdevs Tat DALMAZ
38- Günay DOĞAN
39- Berna KOÇ
40- Meryem BULUT
41- Binali KORKMAZ
42- Feyyaz DENİZ
43- Mehmet Zakir KARABULUT
44- Dicle DELİ
45- Leyla ÇİÇEK
46- Ebru MAVİ
47- Ziya SAYGIN
48- Metin PEŞMAN
49- Mesut MAK
50- Hacı KIVRAK
51- Gözde ARSLAN
52- Fevzi Sert
53- Uygar Coşkun
54- Aycan Kaya
55- Aziz Onat
56- Yunus Derici
57- Hasan Sancalı
58- Veysel Atılgan
59- Metin Tesmen
60- Fatma Karakurt
61- Şirin Kılıçalp
62- Yusuf Akdağ
63- Çetin Kürklü
64- Gülhan Elmas Can
65- Bilgen Parlak
66- Nevzat Sayhan
67- Kübra Meltem Mollaoğlu
68- İdil Güneyi
69- Osman Turan Bozacı
70- Sevgi Öztekin
71- Sarıgül Tüylü
72- Rıdvan Akgül
73- Nilgün Çeliv
74- Mehmet Tevfik Dalgıç
75- Emin Aydemir
76- İbrahim Atılgan
77- Sabri Alman

Cenazelerin bir an önce ailelerine teslim edilmesi, yaralılarımıza en iyi tedavi şartlarının sağlanması ve olayın sorumlularının yargı önüne çıkarılması için tüm birimlerimiz görev başındadır
 


Ankara tren garı önünde patlama: 95 ölü, 48'i ağır 246 yaralı     


 
3 SANİYEDE 2 CANLI BOMBA
KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin de aralarında bulunduğu, çok sayıda siyasi parti ve derneğin
destek verdiği ‘Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ kana bulandı. Grubun toplandığı Ankara Garı’nda
sabah saat 10.04’te 3 saniye arayla 2 canlı bomba kendini patlattı. Ortalığın kan gölüne döndüğü
patlamalarda 95 kişi hayatını kaybederken, 48’i ağır 246 kişi ise yaralandı.           

Emek, Barış ve Demokrasi’ mitingi için binlerce kişi sabah saat 09.30’dan itibaren
Ankara Garı’nın önünde toplanmaya başladı. Grup saat 10.00’dan itibaren mitingin
yapılacağı Sıhhiye’ye doğru yürüyüşe geçti. Saat 10.04’te, art arda 2 patlama meydana
geldi. Görgü tanıklarının verdiği bilgilere göre ilk patlama HDP’li grubun toplandığı alanda,
ikinci patlama ise bazı siyasi dergi çevrelerinin bulunduğu alanda meydana geldi. İlk
belirlemelere göre 2 canlı bomba, 9 metre mesafede ve 3 saniye aralıklarla kendilerini patlattı.
Yüksek basınç ve büyük gürültüyle meydana gelen patlamanın etkisiyle yüzlerce kişi sağa sola savruldu. Garın camları kırıldı, çevredeki birçok araçta büyük hasar oluştu.




KKTC'de 3 günlük yas ilan edildi

KKTC\'de 3 günlük yas ilan edildi

 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Ankara'daki terör saldırısının ardından 3 günlük yas
ilan edildi.Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre,
Bakanlar Kurulu, Ankara'da yaşanan terör saldırısında hayatını kaybedenler için 3 günlük yas ilan etti.
Karara göre, yarın, Pazartesi ve Salı gününü kapsayan 3 gün ülkede bayraklar yarıya indirilecek.     

11.10.2015 pazar

TFF, tüm resmi, özel ve amatör müsabakaların ertelendiğini duyurdu

TFF, tüm resmi, özel ve amatör müsabakaların ertelendiğini duyurdu

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), 3 günlük ulusal yas nedeniyle tüm resmi, özel ve amatör
müsabakaların ertelendiğini açıkladı.

Federasyondan yapılan açıklamada, "Ankara'ya yaşanan terör saldırısının ardından hayatını
kaybeden bütün vatandaşlarımız, şehit polislerimiz, askerlerimiz ve korucularımız için ilan edilen
3 günlük ulusal yas nedeniyle, Türkiye Futbol Federasyonu 10, 11 ve 12 Ekim'de oynanacak
tüm resmi, özel ve amatör müsabakaları ileri bir tarihe ertelemiştir" denildi.                   


‘Bu saldırı ülkemizin bütününe karşı yapılmıştır’

3 gün ulusal yas ilan edildi!
Başbakan Davutoğlu, Ankara'daki terör saldırısı nedinyle 3 gün ulusal yas ilan edildiğini açıkladı.

Bu saldırı ülkemizin bütününe karşı yapılmıştır

Davutoğlu, "Ankara'daki saldırıya dair, "Bu saldırı tek bir gruba, o mitinge katılan vatandaşlarımıza
ya da bir siyasi topluluğa karşı değil, ülkemizin bütününe karşı yapılmıştır."              

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Ülkemiz, halkımız ve demokrasimiz büyük bir terör saldırısıyla
hedef edinilmiştir. Bu saldırı herhangi bir şekilde tek bir gruba, o mitinge katılan
vatandaşlarımıza ya da herhangi bir siyasi topluluğa karşı değildir. Bu saldırı, ülkemizin
bütününe karşı yapılmış bir saldırıdır" ifadelerini kullandı.
 
Saldırının iki canlı bomba tarafından gerçekleştirildiğine dair çok kuvvetli emareler
olduğunu belirten Davutoğlu, "Bu saldırı ülkemizin huzuruna, istikrarına doğrudan bir
saldırıdır. Bu saldırı halkımızın her kesiminedir. Eminim bugün ülkemizin her yanında
bütün vatandaşlarımız bu saldırıyı kendilerine, ailelerine, evlatlarına yapılmış
bir saldırı olarak görmüşlerdir" şeklinde konuştu.
 
Davutoğlu, Ankara'daki terör saldırılarıyla ilgili "Şundan emin olunuz ki bu saldırı
kim tarafından yapılmışsa, hangi örgüt bunları desteklemişse, arkalarında hangi gizli o
daklar desteği sağlamışsa, hepsi ortaya çıkarılacak ve hak ettikleri şekilde cezalandırılıp,
hukuka teslim edilecektir" dedi.

                        
TSK'dan açıklama geldi! 

TSK'dan açıklama geldi!

Bugün Ankara'da meydana gelen bombalı olaylardan sonra TSK resmi sitesinden bir
açıklama yayınladı..İşte TSK'nın o açıklaması;
 
Bugün Ankara Tren Garı önünde vuku bulan menfur terör saldırısını şiddetle kınar, bu saldırıda
hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına ve Milletimize başsağlığı,
yaralılara acil şifalar dileriz.Kamuoyuna saygı ile duyurulur.




3 Bakan'dan saldırı ile ilgili flaş açıklama!

Ankara'daki patlama ile ilgili 3 Bakan basın açıklaması yaptı.

3 Bakan'dan saldırı ile ilgili flaş açıklama!

İşçişleri Bakanı Selami Altınok, Adalet Bakanı Kenan İpek ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, tren garı önünde
meydana gelen patlamalara ilişkin Başbakanlık Yeni Bina'da ortak basın toplantısı düzenledi.


İçişleri Bakanı Selami Altınok:

Acımız büyük. Sayın Başbakanımız birazdan açıklamalarda bulunacak. Soruşturmalar ve araştırmalar devame
ediyor. Emniyet güçlerimiz gerekli çalışmalarını sürdürüyor. Yeni bilgiler geldikçe sizle paylaşacağız.;


Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu

Bedeli ağır olan hain bir saldırı ile karşı karşıya geldik. Milletimizin başı sağolsun. Kaybettiğimiz vatandaşlarımızın
ailelerine sabırlar diliyorum. 21 ambulansımız ekipleri ile birlikte vakalara ulaşmıştır. Miting nedeni ile olay
yerinde 4 ambulansımız bulunuyordu. İlk müdahaleleri de bu ambulanslardaki ekipler yaptı. Ama olayın
büyük oluşundan kaynaklı belki aksamalar olabilir ama dinamik bir ekip çalışması ve müdahale yapılmıştır.
Olaydan 15 dakika sonra olay yerindeki ambulans sayımız 56'ya çıktı. Hastanelerimizde 186 hastanemiz
yaralı olarak tedavi görüyor. 86 kişi hayatını kaybetti. 28'i ağır 186 yaralı var. Vatandaşlarımızdan asılsız
haberlere itibar etmemelerini istirham ediyoruz. Yaralılar hakkında bilgi almak isteyenler ise Alo 184 hattın
ı arayabilirler. Çok ağır bir tablo. Milletimizin başı sağolsun. Hep birlikte teröre karşı göstereceğimiz tutum ile
Türkiye üzerindeki büyük oyunları bozacağız.


Adalet Bakanı İpek:

Menfur saldırı nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Bmilletimizin başı
sağ olsun. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız hemen çalışmaya başladı. 4 Cumhuriyet Başsavcımız 16 savcımız
olay yerinde incelemelerde bulundu. Adli Tıp boyutuyle ilgili İstanbul'dan Ankara'ya ekipler sevk ettik
. Otopsi işlemlerini tamamlayım hayatını kaybedenleri ailelerine teslim edeceğiz.


SORU CEVAP

*62 hastanelere gelen ölü sayısı. 24 kişi ise hastanelerde hayatını kaybetti.

*Güvenlik zaafiyeti olduğu söyleniyor? İstifa edecek misiniz?


Güvenlik açığıyla ilgili bir şey söz konusu değildir.

*Saldırıyı canlı bomba mı yaptı?

Çalışamalarımıza mani olmaması için açıklama yapmamayı düşünüyoruz.

*Polis vefat etti iddiası...

Vefat eden polisimiz yok. 9 polis yaralı.


"1 Kasım’a giderken yine aynı senaryo"

Ankara'da tren garına giden köprü altında patlama oldu. Çok sayıda ölü ve yaralıların olduğu
bölgeye çok sayıda ambulans sevk edildi. Türkiye'de oynanan oyun tüm hızıyla devam ediyor.
Yine seçim öncesi ve yine bombalar patlıyor. Patlamaya ilk tepki AK Parti’li vekil Bülent Turan’
dan geldi. Turan, “Milletimiz artık bu oyuna düşmesin” dedi.

"1 Kasım’a giderken gene aynı senaryo"

Ankara'daki patlamayla ilgili açıklama yapan AK Parti Çanakkale Milletvekili Bülent Turan,
"canımız yandı. 1 Kasım'a giderken yine aynı senaryoyu uygulamaya sokuyorlar. Olan
insanımızın canına oluyor. Saldırının faillerini arayanlar 7 Haziran HDP Diyarbakır mitinginde
can kayıplarından kimlerin nemalandığına baksın" dedi. 
TERÖRE KARŞI TEK SES OLUNMALI

"Ölümlerin faturasını başka yerlere kesmeye çalışanlar hiç bu hesaplara girmesin.
Milletimiz artıkbu oyuna düşmesin" diyen Turan, "Teröre karşı tek ses olmadıkça bu
oyunlar oynanacak.Sırtını terör örgütlerine dayayanlar, terör örgütleriyle iş birliği yapanlar,
bu saldırıların en büyük sorumlularıdır" dedi. 


Sabah.com.tr


 

SON DAKİKA Ankara'da patlama meydana geldi 

Ankara'da tren garına giden köprü altında patlama meydana geldi. Gerçekleşen patlamada çok sayıda
ölü ve yaralılar olduğu bildirildi.




Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Ankara'da tren garına giden köprü altında patlama meydana
geldi.
Panik olan vatandaşların polise ve ambulanslara saldırdığı, bazı kişilerin havaya ateş
ettiği belirtildi. Polis ve yetkililerin bölgedeki çalışmaları devam ediyor. Ayrıca olay yerine gelen
bomba imha ekipleri de incelemelerini sürdürüyor.

Görgü tanıkları, tren garının bulunduğu bölgede peş peşe iki bombanın patladığını ve
canlı bomba olabileceğini iddia etti.Sağlık Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, bölgeye
ilk andan itibaren çok sayıda ambulans sevk edildi.
Öte yandan AFAD ekipleri de bölgeye sevk edildi.
Patlamada yaralananların, Dışkapı, Numune, Gazi, Hacattepe, Mustafa Kemal Atatürk
Hastanelerine kaldırıldığı öğrenildi.

Sıhhiye Meydanı'nda bugün "Savaşa İnat, Barış Hemen Şimdi, Barış Emek Demokrasi" konulu
toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlenecekti. Mitingin toplanma yeri tren garı olarak belirlenmişti.






Türkiye sınırını ihlal eden Suriye’ye ait hava aracın Adana’dan kalkan F-16’lar tarafından vuruldu.

Türk Silahlı Kuvvetleri yetkilileri, Hatay’ın Altınözü, Defne ve Yayladağı ilçelerinden
Suriye’den bir hava aracının sınır ihlali yaptığını belirterek, “Bunun üzerine Adana’dan
kalkan savaş jetlerimiz tarafından iki kez ateş açıldı. Şu anda bölgede incelemeler yapılıyor.
Uçak mı, helikopter mi, başka bir hava aracı mı ne olduğu araştırmanın sonunda netlik
kazanacak” dedi. Bölgede oturan vatandaşlar ise Dursunlu-Emek bölgesinden Suriye uçağının
iki kez sınır ihlali yaptığını, ardından da Türk jetleri tarafından vurulduğunu, uçağın üç parçaya
bölünerek düştüğünü gördüklerini söyledi.
 



Bugün 4 ziyaretçi (151 klik) kişi burdaydı!
Copyright © 2010 - 2016 Brisin
Tüm Hakları Saklıdır | Bedava-Sitem
Tema: Tasarimkurdu


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=