//-->
TasarimKodu
Merhaba Ziyaretçi Brisin'e Hoşgeldin İyikide Geldin :)
Battlefield 4 Pes 2012 Gülümse :) Spiderman Müziğin Akışı
• Yukarıdaki Slayt'da Brisin sitesinin ilk günden bu zamana olan yolculuğunu görmektesiniz. Kısa bir zaman yolculuğu yapıyoruz

brisin

15 Temmuz Destanı

Türkiye’nin ateşten gecesi 15 Temmuz

Türkiyeânin ateÅten gecesi 15 Temmuz ile ilgili görsel sonucu

 
FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi, 22 saatte kontrol altına alındı. Ülkeyi kan görülen çeviren TSK içindeki FETÖ’cüler, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın halkı direnişe çağırması sonucu bozguna uğratıldı. Kukla örgütün iç savaş provası, karşısında milli iradeyi buldu. Darbe girişimine yaklaşık 9 bin KADAR askeri personel karıştı. 35 uçak, 37 helikopter, 74’ü tank olmak üzere 246 zırhlı araç ve 4 bine yakın hafif silah kullanıldı. 35 terörist ölü, 49 terörist ise yaralı olarak ele geçirildi, yüzlercesi gözaltına alındı. 15 Temmuz 2016 Cuma günü saat 22.00’de başlayan darbe girişimi, 16 Temmuz Cumartesi günü saat 20.00 sıralarında tamamen bertaraf edildi. İşte ihanetin 22 saati:
 
Erdoğan’dan tarihi direniş çağrısı
22.00:Genelkurmay’da silah sesleri duyuldu ve bir helikopterden dışarıda bulunanların üzerine ateş açıldı. Genelkurmay karargâhı darbeci askerlerce ele geçirildi. Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri, bir grup asker tarafından geçişe kapatıldı.
22.35: Atatürk Havalimanı’na tankla gelen darbeci askerler kontrol kulesine girdi.
Başbakan Binali Yıldırım saatler 23:05'i gösterirken oÌnce NTV, akabinde A Haber televizyon kanallarının canlı yayınlarına bagÌlanarak açıklama yaptı. âBir kalkıÅma giriÅimiânin oldugÌunu belirtti. Yıldırım, âBu girişime izin verilmeyecektir. Bunu yapanlar en agÌır bedeli oÌdeyeceklerdir. Askerin içerisinde bir grubun kalkışması soÌz konusu.â dedi.
23.10: Başbakan Binali Yıldırım olayları “TSK içinde bir grubun kalkışması” olarak niteleyen açıklamasını yaptı.
23.15: Marmaris’te tatilini geçiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki bir grup gazeteciye yaptığı açıklama ile halkı darbecilere karşı direnişe çağırdı.
23.30:Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın, darbeciler tarafından rehin alındığı bildirildi.
00.11: Cumhurbaşkanı Erdoğan, otelden helikopterle ayrıldı.
00.13:Darbeci askerler TRT binasını basarak canlı yayında darbe muhtırası okuttu. Milli Savunma Bakanı bildiriyi “korsan bildiri” olarak nitelendirdi.

00.37: Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan FaceTime üzerinden CNN Türk’e bağlanarak, halka sokağa çıkma çağrısını yaptı.
Camilerden salâ okunuyor
01.39:TBMM Genel Kurulu Salonu açıldı. TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve milletvekilleri salonda yerini aldı.
01.40:Boğaziçi Köprüsü’nü geçmeye çalışan halkın üzerine ateş açıldı. Diyanet İşleri Başkanı’nın talimatıyla camilerden salâ okunarak, halka darbe girişimine direnme çağrısı yapıldı.
Başkent Ankara ateş altında
00.40:İzmir Adnan Menderes Havaalanı’ndan THY-8451 koduyla hareket eden TC-ATA uçağı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesini İstanbul’a götürmek üzere Dalaman Havaalanı’na iniş yaptı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü savaş uçağı ve helikopterlerin saldırısına uğradı.
01.43: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin içinde bulunduğu uçak, Dalaman’dan İstanbul’a gelmek üzere havalandı.
02.00: Marmaris’te Cumhurbaşkanı-nın kaldığı oteli vurmak üzere Çiğli’den 3 helikopter havalandı.
Hain darbenin kırılma anı...
02.16:Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı ele geçirmeye gelen Tuğgeneral Semih Terzi, Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın emriyle, kahraman Astsubay Ömer Halisdemir tarafından vurularak öldürüldü. Halisdemir darbeciler tarafından şehit edildi.
02.20:Havadan bomba-lanan Gölbaşı Emniyet Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda 51 kişi şehit oldu.

Meclis’e F-16 bombası
02.42: Darbecilerin elindeki F-16’lar ve askeri helikopterler TBMM binasını vurmaya başladı.
Darbecileri füzeyle indirin
03.10:Başbakan Yıldırım, Ankara semalarında MİT, Meclis, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık gibi kritik bölgeler üzerinde uçuş yapan her türlü askeri helikopter ve uçağın füzeyle indirileceğini açıkladı.
03.20:Çiğli’den hareket eden üç helikopterdeki suikast timi, Marmaris’teki otele geldi.
Bedelini ağır ödeyecekler
04.07:Atatürk Havalima-nı’na inen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini karşılayan kalabalığa “Bu bir ayaklanma, vatana ihanet hareketidir. Bunun bedelini çok ağır ödeyecekler” dedi. Binlerce vatandaş Cumhurbaşkanı etrafında etten duvar ördü.
04.42:Marma-ris’teki otele helikopterlerden ve FETÖ’cü teröristler tarafından ateş açıldı. Çatışmalarda polis memuru Nedip Cengiz Eker ile Cumhurbaşkanlığı koruma polisi Mehmet Çetin şehit oldu. Darbeci askerler, İçmeler mevkisindeki ormanlık alana kaçtı.
Külliye’ye iki bomba
05.20:Başbakan Yıldırım, aralarında albayların da bulunduğu 130 askerin gözaltına alındığını bildirdi.
06.42:Boğaziçi Köprü-sü’ndeki askerler teslim oldu.
06.43:Cumhur-başkanlığı Külliyesi’nin yakınlarına 2 bomba atıldı. Bombalar, Millet Camisi’nin önüne park etmiş araçlardan birinin üzerine düştü.
Rütbeleri söküldü
06.52:Başbakan Yıldırım, rehin alınan Org. Hulusi Akar’ın yerine vekaleten 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar’ın atandığını bildirdi.
07.35:Gözaltına alınıp sivil polis aracına konulan üniformalı askerlerin rütbeleri söküldü.
08.11:İstanbul’da uçak, metro ve vapur seferleri yeniden başlandı.
Akıncı Üssü’nden kaçıyorlar.
10.07:Genelkurmay Başkanlığı’ndan çıkan 700’e yakın silahsız er ve erbaş, polise teslim oldu.
10.41:Darbenin merkez üssü olan Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndaki FETÖ’cüler, darbe girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine burayı terk etmeye başladı.
Ä°lgili resim
11.01:Genelkurmay Başkan Vekili Org. Ümit Dündar “Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Bakanlarımız ve TBMM; TSK ile tam bir dayanışma içinde demokrasinin ve hukukun yanında yer alarak bu darbe girişimini önlemiştir” şeklinde açıklama yaptı.

-Çekip gideğim Hatice! -Nereye Ömer?
Hürriyet gazetesi yazarı Hande Fırat, hain darbe girişiminde büyük bir kahramanlık örneği göstererek o karanlık gecenin seyrini değiştiren önemli isimlerin başında gelen Ömer Halisdemir'în şehadet şerbetini içmesinden kısa bir süre sonra ailesi ile yaptığı duygu ve gurur dolu sohbeti köşesine taşıdı.

 
Hande Fırat'ın Türkiye'nin ilelebet unutmayacağı kahramanlardan biri olan Şehit Ömer Halisdemir'in evine yaptığı ziyarette eşinin o karanlık günün öncesi ve sonrasına ilişkin anlattıkları herkesi derin bir duygu seline boğdu. 
İşte Hande Fırat'ın köşesine taşıdığı o yazı;
O, 15 Temmuz gecesi Özel Kuvvetler’i ele geçirmeye çalışan komutanı vurarak tüm planı bozdu. Gazeteci Hande Fırat, darbe gecesi cesaretiyle tanıdığımız, 42 yaşında şehit verdiğimiz Astsubay Ömer Halisdemir’in vefatından kısa süre sonra evini ziyaret edip eşiyle konuşmuştu. Milli direnişin kahramanlarından Halisdemir’i, ‘Demokrasi Kahramanları’ kitabında yer alan bu etkileyici yazıyla ve minnetle anıyoruz.
Türkiye’nin gönlünde taht kursa da, sosyal medyada binlerce insan onun fotoğrafını profili yapsa da, o bir kahraman olsa da, bir kadın için hayat arkadaşı, iki çocuk için baba ve bir evin direği...
Adı Ömer Halisdemir. 
42 yaşında şehit oldu. 
Hepimiz onu darbe gecesi cesaretiyle tanıdık. 
Hayran olduk, sevdik, şehit oldu diye üzüldük...
Geride öyle üç insan bıraktı ki, onların sevgisi de saygısı da acısı da çok büyük. 
Onlar, evin direğini kaybettiler. 
Hatice Halisdemir kocasını, Elif Nur ve Ertuğrul babalarını... 
Türkiye’nin gönlünde taht kuran kahramanın evine gittim. Yolda bir ağırlık çöktü üstüme. 
Aklımda hep aynı soru: Onlar acı çekerken nasıl soru sorulur, nasıl anlattırılır en özledikleri, büyük kayıpları... 
Araba, Ankara’da mütevazı bir sitenin önünde durdu. 
Sokağın tüm binalarında Türk bayrakları asılıydı. 
Sokak kapısı açıktı. Merdivenlerden çıktığımızda bizi bir kadın ve bir genç kız bekliyordu. Ömer Halisdemir’in eşi ve kızıydı. 
İçeri geçtik. Hatice Hanım ikili koltuğa oturdu, ayaklarını altına topladı, ben de hemen çaprazına oturdum. 
Kızı Ela Nur da oturdu. Hepsinin ıslak gözlerinde ‘acı’ ve ‘özlem’ okunuyordu. Pencereye dayanmış yemek masasının üzerinde Ömer Halisdemir’in o fotoğrafı çerçevelenmiş, bize bakıyordu. Etrafı çiçeklerle süslenmişti. 
Hatice Halisdemir konuşmaya şu cümleyle başladı: “Ben zaten akşamdan hissetmiştim, sabaha kadar oturdum!”
İşte o günü konuşmaya başlamıştık. Hatta iki gün öncesini, yani 13 Temmuz’u. 
Ömer Halisdemir, o gün eşinden -yaşanacakları sezdi mi bilinmez- Yasin okumasını istemiş: “Arkadaşlarımı aradım, Yasin okutturdum, kendim de okudum. Perşembe günü izinliydi, evdeydi. Gayet sorunsuz, güzel bir gün geçirdik. Cuma sabahı kahvaltı hazırladım, kendisi genelde kahvaltısını işyerinde yaptığı için ekmek arası bir şeyler koydum. Gitti işte... Giderken vedalaştık, her zamanki gibi. O gün dışarıda kuzenleriyle karşılaştık, ben Ömer’in nöbette olduğunu onlara bile söylemedim, çünkü güvenliğe çok önem verirdi. Sitede bile çok nadirdi bizim Özel Kuvvetçi olduğumuzu bilen, kimseye söylemezdik. Akşam baktım televizyonlara, baya ayaklanma var, tanklar falan. 22.30’da eşimi telefonla aradım, uykuluydu sesi. “Hatice ne oldu?” dedi. Ben “Ömer burası çok fena, televizyonlar gösteriyor, Suriye gibi olmuş ortalık” dedim. Ömer afalladı, şaşırdı; “Tamam Hatice, burada bir şey yok, hiç merak etme” dedi. Çok soğukkanlıydı, onunla konuştuktan sonra o kadar rahatladım ki... 
Hiç merak etme, iyiyim
O gece ilk konuşmalarını böyle anlattı Hatice Halisdemir. Ömer Halisdemir ile Özel Kuvvetler’de nöbetteyken yaptıkları bu ilk konuşmadan sonra eşinin ailesine ve merak eden diğer akrabalarına “Bizde bir şey yok, merak etmeyin” demiş, onlar da rahatlamışlar. Hatice Halisdemir bir süre sonra Özel Harekâtçı bir arkadaşının eşini aramış: “Arkadaşımla konuşurken, o zaman çok büyük bir kayıp olduğunu öğrendim, onlar için çok üzüldüm. Ama bende çok acı vardı o gün, sabaha kadar oturdum. Başka bir arkadaşım aradı, telefonda bana ‘Hatice kimseye kapıyı açma, evlere de baskın yapacaklarmış’ dedi. Uyuyakalırsam diye çocuklara, kimseye kapıyı açmasınlar diye not yazdım. Çocuklar uyumuştu zaten. Sürekli Ömer’e mesaj yazdım, sürekli aradım, cevap vermedi önce. Saat 00.40’ta görüşebildim. Ömer, ‘Hatice hiç merak etme, ben iyiyim’ dedi. Acelesi vardı, bir-iki kelime söyledi sadece. Başka da görüşemedim zaten, o gün sabaha kadar oturdum.”
İnşallah yaralı getirirler
Bilirsiniz ya, bir ağırlık çöker insana, konduramazsınız. Hatice Hanım da geceyi bu karanlık duyguyla geçiriyor.
Gün ağarıyor ve beklemeyi sürdürüyor: “İkindi vaktiydi, 15.30-16.00 gibi... 
Arkaya ambulans geldi, ‘Şehit var’ dedim. Çocuklara söylemedim ama içimden kendi kendime ‘İnşallah Ömer’i yaralı getirirler’ diye dua ettim. Dedim ya, akşamdan biliyordum ben, o acıyı kıvranarak çektim. Sabaha kadar iki şişe kolonya bitirdim. Hatta bir ara kızım Elif Nur, ‘Anne bu halini babam görse çok gülerdi, çok fena duruyorsun’ diye güldü bana.”
İşte bu noktada ağlamaya başlıyor kahramanın eşi. Karşılıklı susuyoruz, ne gelir ki elden. Arkamızda bir yerden de hıçkırık sesi geliyordu. Elif Nur’un sesiydi bu: “Komşular geldiler kapının önüne. Camdan baktım böyle, bakarken bize döndüler ve kapının zilini duydum. Bitti zaten... Dedim ki, bize de ateş düştü.” 
İki çocuk, 18 yıllık evlilik... Ömer Halisdemir ile Hatice Halisdemir amca torunları. Ömer Halisdemir’in halası bir araya getirmiş onları, evlenmişler. İki çocukları olmuş: “Temmuz’un 26’sı evlilik yıldönümümüzdü. 16’sında eşim şehit oldu. O an, ambulansın geldiği o an, acımız çok büyüktü, yıkıldık, her şey bitti dedik. Evimizin direği gitti. Sağlıkçılar geldiler, zaten iğneleri yapınca o an hiçbir şey hissetmedik. Şimdi çok büyük bir acı, sadece acı var. Bazen ‘Allah’ım uykudan uyanalım, bu bir rüya olsun’ diyoruz ama yok, yine aynı şeyleri yaşıyoruz. 
Hayat arkadaşı, kocası, evinin direği... Türkiye’nin gönlünde kahramanlığıyla taht kurmuş olan şehit Ömer Halisdemir için karısının acı dolu gözyaşları bitmiyor. Kocasının Özel Kuvvetler’deki eşya dolabını boşaltmaya gittiği günü anlatıyor: “Eşyalarını çok severdi. Bütün malzemelerini, eşyalarını dört dörtlük yapmak için uğraşırdı. Ben kıyafetlerini hazırlarken tek tek ütüsü bozulmasın diye elimle düzeltirdim. Aynı şekilde götürmüş, asmış. O kadar düzgündü ki, o dolabın halini görünce bittim ben. İyi ki gitmişim, iyi ki ellerimle boşaltmışım. Her şey çok değerliydi onun için, başkasının dokunmasına tahammül edemedim. Çantayla getirdim eşyalarını eve, çantayı daha açamadım. Ömer’in kokusu dağılacak diye açamadım. Sanki çantası gelmiş, şimdi de Ömer gelecekmiş gibi... Belki de diyorum çantadan destek 
alıyorum.” 
16 yıl bekledik
Hatice Halisdemir hep eşini beklemiş... Özel Kuvvetler için Ankara dışında görevlere gitmiş Ömer Halisdemir. Afganistan’a, Irak’a, Suriye’ye, savaşın ortasına, hep hayatı tehlikedeymiş: “16 yıl hep bekledim, hep aynıydı, onu bekliyorduk, acaba bir şey olur mu diye sürekli dua ediyorduk. En azından oralardayken arıyordu, sesini duyuyorduk. 16 yıl yolunu bekledik, şimdi tamamen gitti. Yıllarca devletimiz onu hep bugünler için eğitti diyorum. Her şeyde başarılıydı. Her şeyi dört dörtlük yapmaya çalışırdı. Hep ‘Çocuklarım burada kalsın, onları okut’ derdi. ‘Bir yere çekip gideceğim Hatice’ derdi, ‘Ömer nereye gideceksin’ diye sorardım. Belki de bana şehit olmak istediğini, olacağını söyleyemezdi, adını dahi anmazdı yanımda. Bütün şehit yakınları geliyor, kendi acılarını anlatıyorlar, ben şehit olacağım diye söylerlermiş...”
O, karısının yanında şehitliğin adını dahi anmamış... Ama o kâbus gecenin iki gün öncesinde hayat arkadaşından ‘Yasin’ okutmasını istemiş. 
Hepimiz, bitmeyecek sandığımız karanlığı yaşarken, Ömer Halisdemir Özel Kuvvetler’de bir gün sonra tüm Türkiye’nin öğreneceği kahramanlık hikâyesini yazıyordu. 
Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda nöbetteydi, darbecilerin baskın yaptığı adreslerden birisiydi. Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı koruma astsubayı Halisdemir’i aradı ve ona “Sana, vatanımız ve milletimiz adına tarihi bir görev veriyorum. Tuğgeneral Semih Terzi vatan hainidir, isyancıdır. Onu karargâha girmeden öldür! Bunun sonunda şahadet var, biliyorsun seninle 20 yıllık beraberliğimiz var. Hakkını helal et” dedi. 
Ömer Başçavuş, Zekai Paşa’ya “Başüstüne komutanım, hakkım helal olsun” yanıtını verdi. Bu son konuşmalarıydı. FETÖ’cü General Semih Terzi saat 02.16 sularında helikopterle Özel Kuvvetler Komutanlığı’na geldi. Ömer Halisdemir silahını alarak helikopterden inen darbecilerin arasına karıştı. Tam bu sırada Halisdemir silahını çekerek Terzi’ye ateş etti, Terzi yere yığıldı. Ancak cuntacılar da Ömer Halisdemir’e ateş etti. Şehit oldu, kahraman oldu Ömer Halisdemir... 
Yedi çocuklu bir aileden geliyordu. Çocukluğu Niğde’nin Çukurkuyu beldesinde geçmişti. Eşi, en çok köyünü severdi diyor: “Dört gün izni olsa, ‘Köye gidelim mi Hatice?’ demeye başlardı. Annesinin babasının bahçesiyle uğraşırdı. Bu sene bir arsa aldık, oraya nisan ayında 150 tane ağaç dikti, 150 ağacı bir günde dikti biliyor musunuz? Elmayı çok severdi, 60 tane elma ağacı dikmiş, ‘Bu kadar elma ağacını ne yapacaksın Ömer?’ dedim. ‘Olur mu, yazın başlayacağız, kışa kadar elma yiyeceğiz. Öbür ağaçların meyvesi bitiyor ama elma ağacının meyvesi bitmiyor’ dedi.”
Gururla çekip gitti
Bir elinde mendil Hatice Halisdemir’in, gözyaşlarını siliyor. Uzunca bir süre televizyonu açmamışlar, açamamışlar... Dayanamamışlar en sevdiklerinin ölüm anı görüntülerini izlemeye, şehitlik anlarını dinlemeye: “Bize çok acı veriyor, onun görüntülerini izledikçe, onun hakkında söylenenleri duydukça çok acı çekiyoruz. Muhteşem biriydi, herkesin iyi olmasını isterdi, herkese iyi niyetle yaklaşırdı. Hiç kimsenin arkasından konuşmazdı, çok dürüsttü. Çok sevilirdi. Kimsenin birbiriyle küs olmasını istemezdi. Memlekete gittiğimiz zaman herkesi dolaşırdı. Kendi ailesine hep babalık yaptı. Ailesini çok seviyordu.” 
İki çocukları var. Biz Hatice Halisdemir ile konuşurken odada kızları Elif Nur da bizi dinliyor. Ama konuşmuyor, konuşamıyor. Anne Hatice Hanım, “Bundan sonrası çocuklarımızın geleceği” diyor: “Elif Nur kızım üniversite sınavına girecek, oğlum da TEOG sınavına... Ömer bana sürekli, ‘Hatice bu sene çok önemli, çocuklara destek olman gerekiyor, sıkacağız dişimizi, çocuklar iyi bir yer kazansın’ diyordu. Kızımı dershaneye ben götürdüm. Bana ‘Anne, babam olsaydı da o götürseydi’ dedi. Ben dayanamadım, kendim götürdüm, yürüyerek gittik işte...”
Çocuklarına çok düşkünmüş Ömer Halisdemir. Evini seven, evde vakit geçirmekten keyif alan insanlardanmış: “Çok koruyucuydu, kollayıcıydı. Benim çocuklarımın internette resimleri yoktur. Ömer istemezdi. Genelde çocuklarıyla vakit geçirirdi. Ertuğrul ile futbol oynardı, yürüyüşe çıkardık. Evde mutlu bir aileydik. Çok huzurluyduk. Gösterişi sevmezdi, mütevazıydı. Kendi halinde biriydi. Kafasını eğer, sırt çantasıyla gider gelirdi. Hep gururlu yaşadı, gururla da çekip gitti. Şimdi onun bıraktığı yerden devam etmeye çalışıyoruz. ‘İnşallah kızım diş hekimi olacak’ diyordu. Oğluna da önce ‘Asker ol’ dedi ama Ertuğrul istemedi. Ertuğrul istemeyince de ‘O zaman sen de ablanın izinden git’ diyordu.”
Her çocuğun arkasında gövdesini güvenle yasladığı koca bir çınardır baba... Ömer Halisdemir de koca bir çınar olmuş Elif Nur ile Ertuğrul için. Hatice Halisdemir kocasının, hayat arkadaşının işini ne kadar çok sevdiğini de anlattı; yine acısını akıtarak... 
“Büyük iş yaptı kocam, onunla ne kadar gurur duysam az. Aynı şeyler tekrar yaşansa, yine aynı şeyi yapardı Ömer... Hep ‘Ömer adının hakkını ver Hazreti Ömer gibi’ derdim, adının hakkını verdi, gitti.” 
Ömer Halisdemir, 42 yaşındaydı...
2016’nın 15 Temmuz akşamı yaşanan darbe kalkışmasında Elif Nur’lar, Ertuğrul’lar için; çocuklarımız için demokrasi yolunda şehit oldu. 
Mekanın cennet olsun kahraman!


Darbe girişimi niçin başarısız oldu?

Altıncı darbeye tanık oldum, hala inanamıyorum.


Darbe girişimi niçin başarısız oldu?

GİRİŞ
16.07.2016 08:41

GÜNCELLEME
 31.07.2016

50 yılda 6 darbe gördüm, dile kolay. Kaderimde ne kadar çok darbeye tanıklık etmek varmış; bir tuhaf oldum bu gece..27 Mayıs 1960 darbesinin küllerine doğdum, Kasım ayında. Menderes hayattaydı hâlâ ve daha bir yaşına ermeden astılar..İlkokul öğrencisiydim, 12 Mart 1971’de. Annemin ve babamın endişeyle radyo dinleyişini dün gibi hatırlıyorum.Darbenin ne olduğunu 12 Eylül 1980’de Kenan Evren’in darbesini görüp öğrendim. Daha sonra Kenan Evren’le röportaj yaptım, iki kez..28 Şubat postmodern darbesinde medyada çalışıyordum. Gücümün yettiğince mücadele ettim. Kanal 7’de yayımlanan Ertesi Gün Belgeseli’ne yapımcı olarak imza attım27 Nisan 2007 e muhtırasında da medyadaydım, mücadelemi sürdürdüm.Bu akşam, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde yine kanalda sabahladım.Neler düşündüm, neler hissettim anlatamam! Nefes alamadığım anlar oldu, gözlerimin doluktuğu anlar.Belgesel hazırlayıp sunuyorum. 20 yıldır yakın tarih araştırmaları yapıyorum, iş gereği. Yüzlerce röportaj yaptım, darbelerin içinde yer almış olan kişilerle ve yakından tanık olanlarla; binlerce kitap okudum.Darbe nasıl yapılır, biliyorum artık. Darbenin iç ve dış koşullarına özel dikkat gösterdim, araştırmalarımda..Bir toplum darbeye nasıl hazırlanır, darbe koşulları nasıl oluşturulur, darbe anında neler olur, darbe sonrasında ülke nasıl vaziyet ve istikamet alır bilirim..Darbelerin maddi ve manevi zararlarını ciltler dolusu kitapla anlatabilirim.15 Temmuz 2016 darbe girişimi niçin başarısız oldu? Sabaha kadar gelişmeleri dikkatle izleyen bir aydın olarak tarihe not düşmek isterim.
Aklıma ilk gelen 10 nedeni şöyle sıralayabilirim:
1.Başbakan Binali Yıldırım, vaktinde, dürüstçe, açık, inandırıcı, sakin ve vakur açıklama yaptı. Kalkışmayı ilk ağızdan açıkladı. Gece boyunca gerekli açıklamalarla toplumu aydınlattı. Bakanlar, görevlerinin başındaydı.
2.Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve İsmail Kahraman vaktinde açıklama yaptılar. Tam kadro direniş, çok etkili oldu.
3.Devlet Bahçeli ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun Meclis’in onuruna ve lideri oldukları partinin namusuna sahip çıkmaları da çok etkili oldu.
4.Medya’nın başlangıçtan itibaren bir kısmının, sonra da tamamının demokrasiye sahip çıkması da önemliydi..
5.Darbenin emir komuta zinciri içinde gerçekleşmemesi milletimiz için büyük şanstı. Darbenin planlaması acemiceydi. Gezi olaylarıyla başlayan iki yıllık süreç bu gece boşa çıktı. Aptallık, beceriksizlik ve güçsüzlük, cuntayı uluslararası destekten mahrum bıraktı.
6.Paşaların, askere yakışır şekilde darbe karşısında açık tavır almaları, cuntayı uyarmaları ve yasalar çerçevesinde görevlerini yapmaları hayati öneme sahipti.
7.Emniyet teşkilatı, kahramanca görevini yerine getirdi. Emniyet güçlerimiz, gece boyunca canhıraş çabasıyla tarihe geçmiştir.
8.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vaktinde ortaya çıkıp topluma seslenmesi, açık konuşması, vakarı ve cesareti takdire şayandı. Erdoğan’ın devletin başında olması, usta liderliği Türkiye için büyük şanstı. Siyasal liderliğimizin ne kadar güçlü olduğu dünya aleme, dosta düşmana gösterildi.
9.Vatandaşımızın Cumhurbaşkanı’nın meydanlara davetine icabeti de tarihe geçen büyük bir kahramanlıktı. Vatandaş, ferasetiyle gözünü karartıp milli iradeyi bir kez daha kırdırmadı, meclisine, devletine ve geleceğine sahip çıktı. Tankların üzerine çıkmak, bir retorik olmaktan çıkıp milli tarih oldu. Emperyalizmin fendi bu kez milleti yenemedi.
10.Türkiye genelinde ak saçlı dedeler, beyaz tülbentli nineler sabaha kadar Yasin okudu, dua etti. Kuşkusuz, Allahu Teala milletimizi korudu. İslam milletinin dünyanın dört bir köşesinden yaptığı duaları da hatırlamak gerekir.
Allah’ın lütfuyla bir dönüm noktasından daha geçtik.
Tarih yolculuğumuz, artık daha çetin..
Milletimiz, aklını başına toplayıp bu başarısız darbe girişiminden gerekli ve yeterli dersi çıkarmalı; daha bilinçli, sağlıklı ve güçlü toplum olmalı.
Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal..
Mustafa Yürekli - Haber 7

 
Bugün 69 ziyaretçi (185 klik) kişi burdaydı!
 
 
Kısa Videomuz
Kategoriler
Dost Siteler
İSTANBUL'da 5 Günlük Hava Tahmini
+18
°
C
H: +19°
L: +17°
İstanbul
Çarşamba, 17 Ekim
7 Günlük Hava Tahmini
Sa Pe Cu Ct Pz Pt
+18° +18° +19° +18° +19° +19°
+18° +17° +16° +15° +13° +15°
Anket
Sitemizi Nasıl Buldunuz ?
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=