Brisin

Yaşam

YGS giriş yerleri izah etti!
Üniversite hayalini gerçekleştirmek isteyen bir hayli talebenin heyecanla beklediği YGS giriş yerleri, Aday İşlemleri Sistemi üzerinden kullanıcıların ulaşımına açıldı.

ygs 2017 ile ilgili görsel sonucu
 
YGS giriş yerleri ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden izah etti. İki veya dört senelik programlar için imtihana girecek olan adayların merakla araştırdığı YGS giriş yerleri, ÖSYM'nin resmi web sitesi üzerinden duyuruldu. Peki, YGS giriş yerleri nasıl öğrenilecek?
İmtihana katılım gösterecek adayların dokümanları, ÖSYM Aday İşlemleri Sayfası üzerinden yayımlananacak. Bu dokümanların talebelerin adreslerine gönderilmeyeceğini duyuran ÖSYM, dokümanın T.C. Kimlik Numarası ve AİS şifresi ile çıkartılabileceğini izah etti.
YGS giriş dokümanının imtihandan 10 gün öncesine kadar izah edeceğini duyuran müessese, imtihan tarihine kadar çıktı alınabileceğini belirtti.
Merkez, bina, salon bilgileri ve resmin bulunacağı giriş dokümanında, adayların değişik bir salonda sınava girmesi engellenmiş olacak. Sınava Giriş Dokümanında yazılı olan salondan başka bir yerde sınava giren adayın sınavı ise geçersiz sayılacak.
GİRİŞ DOKÜMANI SİYAH BEYAZ OLABİLİR
İmtihana Giriş Vesikasını kaybeden adaylar yenisini internetten edinebilecek. Adaylar, internetten edinecekleri giriş vesikalarında renkli veya siyah beyaz seçeneklerini kullanabilecek. Ama, vesika üzerindeki resmin görünebilir olması ehemmiyet taşıyacak.
VESİKA ÜZERİNDE YAZI OLMASI VAZİYETİNDE İMTİHAN GEÇERSİZ SAYILABİLİR
Vesikanın ön yüzündeki ÖSYM tarafından belirlenmiş bilgiler hariç ön ve arka yüzünde rastgele bir yazı, resim, işaret vb. bulunduğu takdirde adayın imtihanı geçersiz sayılacak.
İMTİHANDA YENİ KİMLİK KARTI KOŞUL DEĞİL
İmtihanda nüfus cüzdanı ve pasaport dışında ehliyet, mesleksel kimlik kartı ve diğer tüm belgeler geçersiz sayılacak.
Nüfus cüzdanında soğuk damga basılı olmalı, adayın sınav görevlilerince kolaylıkla tanınmasını sağlayacak aktüel bir resim ve T.C. Kimlik Numarası bulunmalı, pasaportun müddeti sınav günü itibarıyla geçerli olmalıdır.
YGS için yeni kimlik kartı zaruri olacak mı suali tesirini sürdürmeye devam ediyor. Konuyla alakalı bilgi veren ÖSYM, YGS için yeni kimlik kartı zorunlu olacak mı sualine cevap verdi. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı Medya Müşavirliği'nden alınan bilgiye göre, üniversite adaylarının 12 Mart'ta Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na çipli kimlik kartı ile girme zorunluluğu bulunmuyor.
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Yurttaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından doğum, kayıp, mevcut kimlik kartının geçerlilik müddetinin bitmesi veya tahrifat nedeniyle kullanılmayacak vaziyette olan kimlik kartlarının yenilenmesi müracaatlarında, yeni kimlik kartı tertip edinceye kadar 15 gün geçerli "geçici kimlik belgesi" tertip edeceği düşünülerek, kimlik farklığı talebi olan adayların yeni kimlik kartı edinme işlemlerini sınav günlerine bırakmamaları gerekiyor.
Adaylar, mevcut nüfus cüzdanları, geçerlilik müddeti dolmamış pasaportları veya yeni kimlik kartları teslim alınıncaya kadar tertip eden 15 gün müddetli geçici kimlik belgesi ile de sınava girebilecek.
SINAVDA BULUNDURULMASI ŞART OLAN VE YASAK OLAN EŞYALAR
Sınavda adaylar yanına yalnızca bir adet pet şişe su alabilecek. Kalem, silgi, peçete ve şeker kurum tarafından verileceği için bunun dışında kazançlan herhangi bir madde kapıdan içeri alınmayacak. İşte, net yasaklı olan eşyalar;
Çanta, cüzdan, cep telefonu, saat, kablosuz iletişim sağlayan bluetooth vb. aletlerle; kulaklık, kolye, küpe, yüzük (alyans hariç), bilezik, broş, anahtar, metal para gibi metal muhtevalı eşyalarla, her türlü elektronik/mekanik aletle ve çağrı aleti, telsiz, fotoğraf makinesi vb. araçlarla, her türlü plastik ve güneş gözlüğü dâhil cam eşyayla, banka/kredi kartı, erişim kartı vb. kartlarla,
Cep bilgisayarı, saat, sözlük işlevi olan elektronik alet, hesap makinesi vb. her türlü bilgisayar özelliği bulunan aletlerle,
Her türlü kesici ve delici alet, ateşli silah ve benzeri donatımla,
Kalem, silgi, açacak, müsvedde kâğıdı, defter, kitap, ders notu, sözlük, mecmua, gazete, vb. yayınlar, pergel, açı ölçer, cetvel, hesap makinesi vb. araçlarla,
Su hariç içecek, yiyecek vb. gıda maddeleriyle,
İlaç, alçı, sargı bezi, koltuk değneği vb. sıhhat malzemeleri ve araçlarla gelmeleri bütünüyle yasak olarak belirtilmiştir.
 


Unutamadığım Efsane Oyunlar
Sizler için unutamadığım efsane oyunları derledim. Gelin, sizlerle bu oyunları yad edelim.

GTA SERİSİ

GTA Vice City

Mario
mario atari ile ilgili görsel sonucu


Ogame

ogame ile ilgili görsel sonucu

Metin 2

metin2 ile ilgili görsel sonucu

Counter Strıke
counter strike ile ilgili görsel sonucu

Red alert
redalert ile ilgili görsel sonucu

Simcity
simcity ile ilgili görsel sonucusimcity ile ilgili görsel sonucu

Tank90
tankdoksan

Contra
contra




İçine düşen her şeyi öldüren nehir
Amazon'un derinliklerinde kaynayan bir nehir, efsaneyi gerçeğe dönüştürüyor. 

 
Amazon'un derinliklerinde kaynayan bir nehir, efsaneyi gerçeğe dönüştürüyor. 93˚C'yi bulan maksimum sıcaklığıyla Kaynayan Nehir aslında kaynamıyor, ancak yumurtanızı haşlayacak –ve düşen her şeyi öldürecek– kadar sıcak.


 
Yerel inanışa göre Kaynayan Nehir muazzam spiritüel güce sahip bir mekân. Fotoğrafta bir şaman, "taşların, ormanın ve tüm yaratılışın dualarını Yaradan'a ulaştırdığına" inandığı Duman Ruhu'na bir şarkı çalıyor.
Peru Amazonu'nda lojistik bir merkez olan Pucallpa kentinin hızla gelişmesi, Kaynayan Nehir de dahil olmak üzere bölgedeki yerel ekosistemleri tehdit ediyor.
Nehir sisteminin tümü 9 kilometre uzunluğunda; ancak sıcak olan, nehrin aşağı bölgelerindeki 6,24 kilometrelik bölüm. Bu akıntının çoğu sizi öldürecek kadar sıcak.
Özellikle de kuru sezonda. Küçük memeliler, sürüngenler ve amfibiler sürekli olarak bu sulara düşüyorlar ve canlı canlı kaynıyorlar. Buradayken sevdiğim şeylerden biri de attığınız her adımda son derece dikkatli olmanız gerekmesi, ne de olsa düşerseniz bunun son derece ciddi sonuçları olabilir.
Kaynak: National Geographic Türkiye


Üç güneşli gezegen keşfedildi
ABD'deki Harvard-Smithsonian Astrofizik Enstitüsü'nde görevli bilim insanları, üç güneşli yeni bir gezegen keşfetti.

Üç güneşli gezegen keşfedildi
 
The Astronomical Journal’da yayınlanan bir araştırmaya göre, 680 ışık yılı uzaklıkta (1 ışık yılı ortalama 10 trilyon kilometre) bulunan ve büyüklüğü ortalama Jüpiter kadar olan ‘KELT-4Ab’ adındaki gezegenle ilgili bilgiler, Arizona ve Güney Afrika’daki KELT yer teleskoplarıyla tespit edildi.
Yapılan araştırmalar, bu gezegenin oldukça ender rastlanan üç güneşli bir sisteme sahip olduğunu gösteriyor. Daha önce bu sistemde üç gezegenin varlığından haberimiz vardı, ‘KELT-4Ab’ ise bu anlamda dördüncü gezegen olma özelliğini taşıyor. KELT-4Ab’nin yörüngesinde KELT-4A, B ve C yıldızları bulunuyor ve kendisine en yakın yıldız olan KELT-4A’nın etrafındaki yörüngesini 3 günde tamamlıyor. Diğer iki gezegen ise iki bir sistem oluşturuyor ve bu iki yıldız, gezegenin etrafındaki yörüngesini tek bir seferde 4 bin yılda tamamlıyor.
Araştırma ekibinin başında bulunan Jason Eastman, yaptıkları çalışmayla ilgili şunları söyledi: “İkili yıldızlar KELT-4B ve C’nin, gezegeni KELT-A yıldızına yaklaştırdığını, ittiğini düşünüyoruz. Eğer orada, yüzeyde olsaydınız, kalın bir atmosferin yanı sıra, Güneş’in Dünya üzerindeki görünüşünden 40 kat daha büyük bir yıldızı görürdünüz. Diğer iki yıldızı ise Ay kadar parlak ve uzakta görürdünüz.”
Avrupa Uzay Ajansı’nın görevini 2018 yılında tamamlayacağı teleskobu Gaia, görevinin bitmesinin ardından KELT-4b’yi gözlemlemeye başlayacak. Bilim insanları, Gaia’nın elde edeceği verilerin, sayıları nadir olan çok güneşli gezegenlerin sistemini daha iyi anlamalarına yardımcı olacağını düşünüyorlar. 
 


Dikey Geçiş Sınavı için tercihler bugün başladı
ÖSYM tarafından, 2016 Dikey Geçiş Sınavı (DGS) tercih işlemleri, bugünden itibaren başladı.

2016 DGS sonuçları
 
ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, adaylar, tercihlerini bireysel olarak "https://ais.osym.gov.tr" internet adresinden elektronik ortamda yapacak.
Son gün 7 Ekim
DGS, meslek yüksekokulları ile açıköğretim ön lisans programlarından mezun olan başarılı öğrencilerin örgün ve açıköğretim lisans programlarına geçiş yapmaları için düzenleniyor. 
 


DGS sınav sonuçları açıklandı

2016 DGS sonuçları
 
Öğrenciler tarafından merakla beklenen Dikey Geçiş Sınavı (DGS) sınav sonuçları açıklandı.
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan açıklamada, "21 Ağustos 2016 tarihinde uygulanan Dikey Geçiş Sınavı (2016-DGS) değerlendirme işlemleri tamamlanmıştır. 
Öğrenciler, sınav sonuçlarını, ÖSYM’nin https://sonuc.osym.gov.trinternet adresinden T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleri ile öğrenebilecekler." denildi.
 
 
2016-DGS SONUÇLARI İÇİN TIKLAYIN

https://sonuc.osym.gov.tr/
 
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 21 Ağustos'ta gerçekleştirilen Dikey Geçiş Sınavı'nda (DGS) adaylara sayısal ve sözel bölümden oluşan 120 sorunun yer aldığı bir yetenek testi uygulandı.
DGS 2016 VE ÖNCEKİ YILLARIN İSTATİSTİKLERİ
Sınava başvuran 326 bin adaydan 36 bin 201'i sınava katılım sağlamadı. 187 adayın sınavı ise çeşitli sebeplerden dolayı geçersiz sayıldı. Sınavda puanı hesaplanan adayların 152 bin 693'ü sayısal, 74 bin 219'u sözel, 326 bin 661'i ise sınava eşit ağırlık puan türünde girdi.
 
DGS 2016 istatistikleri


 
 
TERCİHLER NASIL YAPILACAK?
 
Adaylar; sınav puanlarını öğrendikten sonra, tercih işlemlerini ne zaman ve nasıl yapacaklarını ÖSYM'nin http://www.osym.gov.tr İnternet adresinden öğreneceklerdir. Adayların yükseköğretim lisans programları tercihlerini yaparken, tercih süresince ÖSYM'nin İnternet adresinden yayımlanan Tercih Kılavuzundanyararlanmaları gerekmektedir.
Tercihlerin doğru olarak yapılabilmesi için önce Tablo-2’nin dikkatlice incelenmesi gerekmektedir. Bu tabloda, ön lisans programından mezun olunacak/olunan alan bulunarak hangi alanlardaki lisans programlarının tercih edilebileceği belirlenecektir. Bunun dışındaki alanlardan yapılacak tercihler geçersiz sayılacaktır.
 
Tablo-1, dikey geçiş yapılabilecek lisans programlarının kodlarını, adlarını, kontenjanlarını, puan türünü, öğretim süresini ve varsa koşullarını göstermektedir.
YERLEŞTİRME NASIL YAPILACAK?
Yerleştirme işlemi, adayların 2016-DGS puanları, tercihleri ve yükseköğretim programlarının kontenjan ve koşulları göz önünde tutularak bilgisayarla yapılacaktır.
Sağlık muayenesi, bedensel yetersizlik (boy, kilo vb. tercih aşamasında bilinebilen özellikler hariç), mülakat sınavını kazanamama ve intibak eğitiminin olumsuzluğu gibi başvuru sırasında bilinemeyen bir nedenle yerleştirildiği programa kaydı yapılamayan öğrenciler, durumları ÖSYM Başkanlığınca değerlendirilerek, alt tercihlerinden puanlarının elverdiği programlara (burslu programlar hariç) kayıtlar tamamlandıktan sonraki ilk 1 ay içinde ÖSYM Başkanlığına yazılı olarak tüm belgeleriyle birlikte başvurdukları takdirde kontenjan harici yerleştirilirler. Alt tercihi bulunmayan veya alt tercihine yerleşemeyen adaylar için yapılacak işlem, Yükseköğretim Kurulunca belirlenir
 



Gönüllü çobanlar
Biri Alman üç üniversite öğrencisi, Burdur’daki Lisinia Doğa Proje Alanı’nda çoban olarak çalışıyor. Gönüllü çobanlar hem hayvancılığı öğreniyor, hem de projeye katkı sağlıyor.

17
 
Almanya’da tıp eğitimi alan ve Erasmus Projesi ile Türkiye’ye gelen Rika Remmert ile Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Ezgi Temur ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi Genetik Bölümü öğrencisi İrem Ömeroğlu, Lisinia Doğa Projesi’nde gönüllü görev aldı. Çoğu gönüllüler tarafından yürütülen projelerde 3 kıza düşen görev ise çobanlık oldu. Her sabah Lisinia’daki keçileri alıp Burdur Gölü kıyısına otlatmaya götüren kızlar, akşam saatlerine kadar hayvanların başında durup, daha sonra geri götürüyor.
Lisinia’ya geçen hafta gelen Rika Remmert, "Keçileri çok seviyorum. Çok güzel hayvanlar. Buraya çoban olmak için geldim. Burası çok güzel, cennet gibi. Burada açık havada çalışmayı seviyorum. Tadını çıkarıyorum. Burada çok mutluyum" dedi.
KEÇİLER DAHA AZ SU TÜKETİYOR
Ezgi Temur, "Burdur Gölü kuruma tehlikesi altında. Gölü kurtarmak için Lisinia’da çeşitli projeler hayata geçiriliyor. Burada büyükbaş hayvancılığı değil küçükbaş hayvancılığı destekliyoruz. Çünkü keçiler çok daha az su tüketiyor. Daha önce çoban olacağımı hiç düşünmemiştim. Gerçekten çok güzel bir duygu" diye konuştu.
AMAÇ SU KAYBINI AZALTMAK
Lisinia Doğa Proje Sorumlusu veteriner hekim Öztürk Sarıca da, projelere yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda gönüllünün destek verdiğini, 3 gönüllü öğrencinin de proje alanında hem çobanlığı öğrendiğini, hem de doğal hayata katkı sağladığını anlattı. Burdur Gölü’nde son yıllarda ciddi oranda su kaybı yaşandığına işaret eden Öztürk Sarıca, Lisinia Doğa Proje Alanı’nda başlattıkları küçükbaş hayvancılık projesiyle de su tüketimini en aza indirmeyi amaçladıklarını vurguladı. 
 
 
Dünyanın en yaşlı omurgalısı bir köpek balığı
Yaklaşık 400 yaşında olan Grönland köpek balığı, yılda bir santimetre uzuyor ve ancak 150 yaşından sonra üremeye başlıyor.
 
Dünyanın en yaşlı omurgalısı bir köpek balığı

Bilim insanları, dünyada en uzun ömre sahip omurgalının Grönland köpek balığı olduğunu belirledi.
Science dergisinde yayımlanan araştırmayı, Kopenhag Üniversitesi bilim adamları gerçekleştirdi. Hayvanların yaşını belirlemek için radyokarbon tarihleme yöntemi kullanılan araştırmada, yapılan testler dişi bir köpek balığının yaklaşık 400 yaşında olduğunu gösterdi.
Bilim insanları, araştırmada kazara balıkçıların ağına takılıp ölen 28 köpek balığını kullandı ve diğer hayvanların da yaklaşık 300 yaşında olduğunu saptadı.
Araştırma, Grönland köpek balıklarının yılda 1 santimetre uzadıklarını ve ancak 150 yaşından sonra üremeye başladıklarını da ortaya çıkardı.
Araştırmayı yöneten deniz biyoloğu Julius Nielsen, "Grönland köpek balıklarının olağanüstü hayvanlar olduğunu biliyorduk ancak araştırma sonuçları bizim için bile sürpriz oldu" dedi.
Nielsen, şu açıklamayı yaptı:
"Grönland köpek balıklarının göz mercekleri, özel bir madde içeriyor. Bu madde, metabolizma ile hiçbir reaksiyona girmeyen proteinler içeriyor. Yaşlarını belirlemek için bu dokuları kullandık. Hayvan henüz çok küçükken oluşan bu proteinleri karbon tarihleme yöntemiyle inceledik.
Yaklaşık 5 metre boyundaki dişi bir köpek balığından aldığımız proteinler, hayvanın yaklaşık 400 yaşında olduğunu gösterdi. Yöntem tam bir tarih vermediği için hayvanın en az 300, en fazla 500 yaşında olduğunu düşünüyoruz. Ama 400'lü yaşlarda olması en büyük olasılık."
Atlas Okyanusu'nun kuzeyindeki soğuk ve karanlık sularda yaşamlarını sürdüren Grönland köpek balıkları, hemcinslerine oranla çok daha yavaş yüzmeleriyle tanınıyor.
Daha önce bulunan en yaşlı omurgalı, 211 yaşındaki bir beyaz balinaydı.
En yaşlı hayvan 507 yaşında bir istiridye
Şimdiye kadar bulunan en yaşlı hayvan ise yumuşakçalar sınıfından 507 yaşındaki bir istiridyeydi. İstiridyeye Ming adı verilmişti. Çin'de 1500'lerde hüküm süren Ming Hanedanlığı sırasında dünyaya geldiği varsayıldığı için Ming adı verilen istiridye, 2006'da İzlanda'da bulunmuştu. Yaşı, her yıl kabuğunda oluşan çizgiler sayılarak belirlenmişti.
Okyanusların soğuk sularında yaşayan ve omurgasız hayvanlar sınıfında yer alan bazı süngerlerin ise binlerce yıl yaşadığı sanılıyor.


Pokemon Go çılgınlığı giderek büyüyor
Teknolojinin insan hayatında olumlu olduğu kadar olumsuz etkileri de var elbette. Bu kez bir oyunun neden olduğu polisiye bir olayı paylaşıyoruz.

 
Bir Ekşi Sözlük yazarı,Pokemon Go yüzündengözaltına alındığını iddia etti.
Mobil platformlar yeni bir oyunun çılgınlığına sahne oluyor. Bu oyun ise son zamanlarda hepimizin duyduğu Pokemon Go. İlk etapta kısıtlı olarak birkaç ülkede indirilmeye sunulan oyunu dünya genelinden insanlar .APK yoluyla telefonlarına yüklediler ve Pokemonavına çıktılar.
Ülkemizde de kısa bir süre içerisinde popüler hale gelen oyun yurt dışında olduğu gibi ülkemizdeki kullanıcıların başına da bela açmaya başlamış gibi görünüyor. Geçtiğimiz günlerde Pokemon kovalarken köprüden düşen adamdan ve ceset bulan kadından söz etmiştik.
Pokemon Go, son olarak ülkemizde bir oyuncusunun başına bela açtı.
 
Gözaltına alındılar
Bir Ekşi Sözlük yazarının iddiasına göre İstanbul'da yaşanan olayda biri mühendis biri öğretmen olan iki kişi Nişantaşı'nda Pokemon avına çıktı. Pokemon avında ilerleyen ikili sonrasında Pokemon için Şişli İlçe Emniyet Çocuk Büro Amirliği'nin önüne kadar gelmişler. Sonrasında telefonların kameralarıyla Pokemon'u yakalamaya kalkan ikili polislerin dikkatini çekmiş ve bir anda gözaltına alınmışlar.
Polisler sorguda çektikleri fotoğrafları sordukça ikili polislere Pokemon'u anlatmaya çalışmışlar. Bu konuda bir hayli güçlük çeken ikili uğraşlar sonucu karakoldan kurtulmayı başarmışlar.
 
Uyarılar var
Öte yandan polisler Pokemon Go oyuncularını bu gibi durumlarla karşılaşmamaları için Pokemon avındayken dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

Pokemon GO, üç günde 9 milyar dolar kazandırdı
Kısa sürede dünya genelinde popülerleşen Pokemon GO oyununun geliştiricisi Nintendo'nun hisseleri son üç günde yüzde 53 arttı. Şirketin piyasa değeri de 9 milyar dolardan fazla yükseldi. Bu rakam, THY'nin piyasa değerini 3'e katlıyor.
Nintendo'nun ünlü çizgi film karakterini Pokemon GO adıyla cep telefonu oyunu olarak piyasa sürmesi sonrasında şirket hisselerinde hızlı yükseliş sürüyor.
 
Tokyo Borsası'nda işlem gören Nintendo hisseleri bugün de yüzde 12,8 yükseliş kaydetti. Son üç günde hisselerdeki toplam yükseliş yüzde 53'ü buldu.
ÜÇ GÜNDE 3 THY KADAR BÜYÜDÜ
 
Şirketin piyasa değeri de 9 milyar dolardan fazla artışla 30 milyar dolara yaklaştı. Nintendo, Pokemon şirketinin yüzde 33'üne sahip. Çok kısa sürede yaşanan bu 9 milyar dolarlık artış (26 milyar TL) Türkiye'nin en değerli şirketlerinden biri olan Türk Hava Yolları'nı (THY) tek başına 3'e katladı. THY'nin bugünkü piyasa değeri 8,1 milyar TL (yaklaşık 2,8 milyar dolar). Yani Nintendo sadece Pokemon GO ile üç günde THY'nin 3 katından fazla değer kazandı.

POKEMON GO NEDİR?
 
Kullanıcıların bulunduğu bölgede GPS aracılığı ile Pokemon yakalamasına, yakalanan Pokemonlar'ın diğer oyuncuların canavarları ile dövüştürmeye ve takas etmeye izin veren Pokemon GO, akıllı cihazlar için tasarlanmış mobil bir oyundur.kaynak ntv


En azından bilgisayarlar kadınlara eşit davranıyor
Kadınların teknoloji, bilim ve mühendislik alanındaki işlerde, bir yıl içinde işten ayrılma oranının erkeklere göre yüzde 45 daha fazla olduğunu biliyor muydunuz? Microsoft ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin bu sene başlattığı Teknolojinin Kadın Liderleri Yarışması, işte bu kadınları onurlandırmak ve sonraki nesillere ilham olup sektördeki kadın katılım oranını artırmak için düzenlendi. Böylelikle toplumdaki dijital dönüşümü de tetiklenebilirdi. Teknoloji alanında çalışan kadınların sekiz kategoride onurlandırıldığı yarışmada, ödüller 31 Mayıs’ta sahiplerini buldu. Bu kadınlar, Microsoft’un tüm global inisiyatif ve organizasyonlarında, uluslararası eğitimlerinde yer alacaklar. Gelin onları yakından tanıyalım.


 

GELECEĞİN TEKNOLOJİ YILDIZI ADAYI AYYÜCE DEMİRBAŞ (18)

İlk kez bilgisayarla tanıştığında üç yaşındaydı. İlkokuldayken bu alandaki gelişmeleri takip etmek için teknoloji haberleri okumaya başladı. Her gün bilgisayarda kullandığı programların nasıl yapıldığını merak edince yazılım geliştirmeyi öğrendi.

Kadınlara önerisi: Toplumda teknolojinin erkek işi olduğuna dair bir ön yargı var fakat bu insanların teknolojiye katkı sağlayan çok sayıda kadının varlığından haberleri yok. Bu sebepten dolayı teknolojiyle ilgilenen kadınlar tepkilerle karşılaşabilir. Bu konuyla ilgili düşüncem kadınların bu sözleri kulak ardı etmeleri. Kendilerine inanıyorlarsa kesinlikle başarabilirler. 

 

YILIN BAŞARILI KADIN YAZILIM GELİŞTİRİCİSİ NEVAL ÇAM (17)

Türk İşaret Dili’nin tercümesini sağlayacak bir program üretti. Sistem şu: İşitme engelli bireyin söyledikleri program sayesinde yazıya dökülüyor ve karşıdaki işaret dili bilmeyen birey bu yazıyı okuduktan sonra ve normal bir şekilde konuşarak cevap veriyor. Bu söylenenler de sesten yazıya dönüştürülüyor ve işitme engelli birey yazıyı ekrandan okuyabiliyor. Böylece çift taraflı iletişim sağlanmış oluyor.

Kadınlara önerisi: Okul önemli ama “Sınavlara gireceğim” diye hobilerinizi geriye atmayın. Çünkü o zaman hayatta ilerlemek istediğiniz alanda ilerleyemiyorsunuz.

 

 

BİLİŞİMDE FARK YARATAN KADIN LİDER ASLI DERBENT ÖZKAN (46)

Genel Müdürü olduğu VeriPark firmasıyla global bankaların yazılımlarını üretiyor. Derbent Özkan’a göre teknoloji, fiziksel üstünlük olmayan bir alan çünkü en azından bilgisayar kadınlara eşit davranıyor: “Amerika’da ilkokuldaki kız çocuklarına teknolojiyi sormuşlar, hepsi ‘Kadınlar bu konulardan anlamaz’ demiş. Şartlamalarla kız çocuklarını teknolojiden uzaklaştırıyoruz, ancak yüzde 10’u teknik bölümleri seçiyor.”

Kadınlara önerisi: Severek yapacağınızı düşündüğünüz işi seçin ama başarıyı getiren, sevmediğiniz işleri de güzel yapmaktır.  Her işi kendinizin beğeneceği kalitede yapmaya özen gösterirseniz başarısız olmak mümkün değil. Artık bu dünya teknolojiden anlamayan bir nesli kaldıramıyor, “Ben teknolojiden anlamam, şu aletini kullanamamam” demekten vazgeçmeli.

 

ENGELLERİ AŞAN KADIN ÇİĞDEM ERDİK (34)

“Doğuştan görme engelliyim. İlkokulda kaliteli bir eğitim aldığım için ortaokulda idare ettim ama lisede dersler ağırlaşmaya başladı. O zaman bilgisayarlar yok, kardeşim kasete ders kitaplarını okuyordu, ben de dinleyip çalışıyordum. GalatasarayÜniversitesi’nde İletişim okudum, ilk yıl bölüm birincisi oldum. Engelliler için verilen iş ilanları hep vasıfsız işler üzerine. Çok büyük bir bankada işe girdim. Bana bir iş konduramadıkları için ‘Marka yönetimindeki arkadaşlar yoğun, onlara yardımcı ol’ dediler, kabul ettim. Herkes ‘Ayy o kadar yoğunum ki’ diye söylenirken kimse engelli olduğum için benimle işini paylaşmıyordu. Üstelik o banka Fransızlarla ortak ve orada Fransızca bilen tek kişi bendim. 2012’de TRT’ye girdim, şu an iç yapımlarda çalışıyorum.”

Kadınlara önerisi: Kardeşimle hastaneye gidince benim için “Adı ne” diye soruyorlar. Herhalde ben bilemeyebilirim diye düşünüyorlar... Siz kitap okuyorsunuz ama bizim bunu yapmamız için bir bilgisayar desteğine ihtiyacımız var. Siz bilet alır sinemaya gidersiniz ama bizim sesli betimleme hizmeti sunan GSM operatörlerini bilmemiz lazım. Teknolojik gelişmeleri biz daha çok takip etmeliyiz ki sizler gibi gündelik hayatımızı yaşayalım. Ben de sizler gibi bilgisayar veya dokunmatik telefon kullanıyorum çünkü bunlar için geliştirilmiş uygulamalar var. Yarışmada bunları anlatırsam belki artık bana adımı sorarlar diye düşündüm.

 

YILIN BAŞARILI KADIN CIO’SU BİNNUR GÜLERYÜZ ONARAN (47)

Türkiye, Avrupa, Asya, Afrika ve Ortadoğu’da 26 havalimanı ve 21 farklı şirketin Bilişim Teknoloji yönetimini yürütüyor, aynı zamanda TAV grubunun stratejik Bilişim Teknoloji yönetimi ve dijital dönüşümünden de sorumlu.

Kadınlara önerisi: İş seçmemeli, “vardiyalı çalışmam, kablo çekmem, bilgisayar taşımam” gibi sözler etmemeli. Mercedes’te çalışırken tavan aralarında çok kablo çekmişimdir, gece yarıları çok korkmuşumdur ama başarıyı işte bunlar getiriyor. Bir programcının network’ü de, server tarafını da anlaması önemli çünkü başarılı bir IT yöneticisi olmak için hepsini bilmek gerekir. Uzmanlık güzel ama her konuda bilgili olmak lazım.

 

GENÇ TEKNOLOJİ YILDIZI BÜŞRA EMİRLİ (23), GENÇ KADIN BİLİŞİMCİLERİN DOĞAL LİDERİ OLDU

Küçüklüğünden beri kodlamanın, yazılımın tam kendisine göre olduğunu düşünüyordu; Yönetim Bilişimleri Sistemleri okudu. Lise stajında tornavidayla kasa tamiratı yaparken ustasının “Sana şimdi kız gibi tornavida tutma diyeceğim ama ne yapalım kızsın işte” demesiyle iş hayatındaki ilk ayrımcılığı yaşadı. Daha sonraki iş deneyimlerinde de başına buna benzer durumlar geldi. 2014’te kurduğu kadinbilisimci.com sitesinde teknolojiyle ilgili makaleler yazdı, böylece insanlara kadınların da bu işten anladığını göstermek istedi. Teknolojiye meraklı ama sektördeki erkek egemenliğinden çekinen kadınlara eğitim verdi.

Kadınlara önerisi: “Ben bun yapabiliyorum” deyin ve yaptığınız şeyle kendinizi kanıtlayın. Bu, kas gücü değil, beyin gücünün gerektiği bir sektör. Daha okuldayken, teknolojik gelişmeleri takip etmek, arka planında ne olduğunu araştırmak lazım. Etrafa öyle bir bakmak lazım ki kişi “Ben bu sorunu bilişim ve teknolojiyle nasıl çözerim’in cevabını bilmeli.

 

 

YILIN BAŞARILI KADIN EĞİTİMCİSİ DOÇ. DR. ŞİRİN KARADENİZ (39), 5-9 YAŞ ARASI ÇOCUKLARA KODLAMA VE ROBOTİK DERSİ ORGANİZE ETTİ

Bahçeşehir Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölüm başkanı olan Karadeniz, ‘Kodlama ve Robotik’ dersinin 5 ila 9 yaş çocuklar için geliştirilmesi ve uygulanması konusuna liderlik etti. Yönetimini yaptığı bu proje, MEB tarafından Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Dersi Müfredat Geliştirme Komisyonu’na davet edildi. “UNICEF ve UNESCO’nun raporlarına göre, bir anne daha fazla eğitim alırsa kendi kız çocuğu o kadar fazla eğitim alarak iş hayatına katılabiliyor. Yani bir kız çocuğunu eğittiğinizde, ondan sonraki nesillerin de daha fazla eğitim almasını ve çalışma ortamına girmesini sağlıyorsunuz. Teknoloji, eğitimde fırsat eşitliği sağlamanın en kolay yollarından biri.”

Kadınlara önerisi: Okul öncesi döneminden itibaren bilgisayar bilimleri eğitimi alınmalı. Programlamayı öğrenebilir ve bunu fen, matematik ya da mühendislikle birleştirip mesela yeşil enerjiyi ortaya çıkarabilecek bir düzenek geliştirmek ya da çöplere ya da suyla ilgili bir probleme çözüm bulmakta kullanabilirler.

 

YILIN BAŞARILI KADIN GİRİŞİMCİSİ HANDE ÇİLİNGİR (30), INSİDER’LA ZİRVEYE TIRMANDI

2012’de dört arkadaşıyla beraber Omnichannel Marketing & Web/Mobil Kişiselleştirme Platformu olan Insider’ı kurdu: “Online sitelere, mobil uygulamalara entegre olarak kullanıcı davranışlarını takip ediyoruz ve buna bağlı olarak kullanıcıların gelirlerini tahmin ediyoruz. Bu tahminler doğrultusunda her kullanıcıya özel bir içerik üretiyor, gösterdiğimiz ürünleri değiştiriyoruz.”

Kadınlara önerisi: Kadınlar öne çıkmak için kendini hem vizyon hem de bilgi anlamında geliştirmeli.

 

KADINLARIN VAZGEÇMELERİNİ ENGELLEMEK İSTEDİLER

Teknolojinin Kadın Liderleri Yarışması, Microsoft’un Kurumsal İletişim Müdürü Aslı Arbel ve Microsoft Office Pazarlama Grup Müdürü Çiğdem Kayalı’nın fikri. Arbel ve Kayalı, yarışmayı ilkokuldan tutun da üniversite çağındaki kızlara, farklı alanlarda bilgi teknolojilerine ve teknolojiye gönül vermiş kadınları yüceltmek için başlattı. Arbel, “Türkiye’de her sene 5 bin bilgisayar mühendisi mezun oluyor, bunların sadece yüzde 15’i kadın. O yüzde 15’lik kesim de ya seneler içinde sistemde eleniyor ya sosyal koşullar veya erkeklerin dominant olduğu bir sektör olduğu için demotive oluyor. Yarışmayla amacımız vazgeçmelerini engellemek” diyor.

Kaynak http://www.hurriyet.com.tr

Terk edildiği üniversiteden mezun oldu

Kasım 1984'te San Francisco State University'deki çamaşırhaneye bir kutu içerisinde bırakılan bebek büyüdü ve aynı üniversiteden mezun oldu.
 
öğ.jpg
ABD'deki San Francisco State University ilginç bir hikayeye ev sahipliği yaptı. 
Bundan 32 yıl önce üniversite kampüsündeki çamaşırhanede bir kutu içinde yeni doğmuş bir bebek bulundu. Bir üniversite öğrencisi tarafından kaderine terk edildiği düşünülen bebek, Sam ve Helene Sobol tarafından evlat edinildi. 
Hayata gözlerini açtığı kampüse geri dönen Jillian Sobol, artık bu üniversitenin mezunu. 
Jillian'ın mezuniyet töreni de büyük bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Yıllar önce Jillian'ı çamaşırhanede bulan ve sağlık görevlileri gelene kadar onunla ilgilenen Esther isimli  öğrenci de mezuniyet töreninde Jillian'ı yalnız bırakmadı. 

Jillian Sobol
O dönemde 21 yaşında olan  Esther Raiger'ın yanı sıra Jillian'ın biyolojik babası da mezuniyet töreninde hazır bulundu. 



Mama karşılığında İngilizce dersi
Eskişehir'de yaşayan Zeynep Burcu Tekin, İngilizce dersi verdiği kişilerden para yerine sokak hayvanları için yiyecek alıyor.


Eskişehir'de özel bir şirkette çalışan 28 yaşındaki Zeynep Burcu Tekin, sokak hayvanlarına yardım etmek için mama karşılığında özel ders veriyor.
 
Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olduğunu ve üniversite yıllarından beri hayvan hakları konusunda çeşitli kuruluşlarda görev yaptığını söyledi.
 
Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'ndeki (OSB) bir şirkette 6 yıldır çalıştığını belirten Tekin, OSB'de çok sayıda sokak hayvanı bulunduğunu ve onlar için bir şeyler yapmak istediğini anlattı.

"Sokak hayvanları için ne yapabilirim?"
Tekin, "Sokak hayvanları için ne yapabilirim?" diye düşünürken aklına farklı bir fikir geldiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
 
"İngilizceyi çok iyi konuştuğum için özel ders vermeyi ancak karşılında da para yerine sokak hayvanları için yiyecek almayı planladım. Bunu da sosyal medya üzerinden paylaştım. Arkadaşlarım da bu paylaşımımı kendi sosyal medya hesaplarından paylaştılar. Kısa sürede duyuldu ve şimdi derslere başladım. Her yaşa her seviyeye İngilizce dersi veriyorum. Onun karşılığında da sokak hayvanları için mama alıyorum. Her şey sokak hayvanlarındaki canlar için. Buradaki amacım sokak hayvanları için bir farkındalık ve bilinç oluşturmak."

Kaynak Anadolu Ajansı
 

Edirne'de şiddetli yağış etkisini gösterdi

Edirne'de 36 dereceyi bulan sıcakların yaşandığı Ağustos ayı ortasında bir anda
bastıran sağanak yağmur, sokakları göle çevirdi.


Akşam saatlerinde aniden bastıran ve yaklaşık yarım saat süren sağanak yağmur Edirne'de 

günlük hayatı felç etti. Sağanak yağmur nedeniyle Atatürk Bulvarı ve bir çok cadde göle döndü. 
Araçlar trafikte ilerlemekte güçlük çekerken bazıları da yolda kaldı. Yağmurdan 
kaçanlar minibüs duraklarına ve kapalı alanlara sığındı. Atatürk Bulvarı Ayşekadın 
mevkiinde yağmur sularının yol ortasına kadar götürdüğü çöp konteynırları yolun bir 
süreliğine kapanmasına neden oldu. Polis ekipleri yoğun yağmur sularının aktığı caddeleri 
geçici olarak trafiğe kapattı.


 

Edirne, Şiddetli yağış

















HEM SÜT HEM AYRAN VERİYOR

Buda İnek Otomatı


Parayla Süt Ve Ayran Veren İnek Otomatı





Antalya'nın Kemer Kazası'nde teşebbüsçü 58 yaşında olan İsmail Akçay, jeton veyahut parayla çalışan
ve memelerinden sade veya aromalı sütün yanında ayran ve salep veren otomatik inek yaptı.

emer'e bağlı Beldibi Semti'ndeAntalya- Kemer karayolu üzerinde gözleme ve ayran satışı yapan

işletmeci İsmail Akçay, kendi işletmesinde kullanmak emeliyle 2'si araştırma- geliştirme olmak üzere

toplam 6 senelik çalışma neticeninde parayla çalışan otomatik inek yaptı.

Akçay'ın işletmesinin önüne koyduğu jeton veyahut PARAyla çalışan, memelerinden sade,
ballı, muzlu ve çilekli olmak üzere 8 değişik türde sütün yanında ayran ve salep verebilen akıllı inek,
yerli ve yabancı tatilcilerin alakasını çekti. Bir takım firmaların da desteğiyle akıllı ineği tamamiyle
kendisi üreten İsmail Akçay, tanesi 25 bin liraya mal ettiği ineklerden 15 adet yaptı. Patentini aldığı
ineklerden 3'ünüANTALYA'nın çeşitli noktalarına yerleştiren Akçay, ürününün 8 ülkede geçerli
patentini de aldı.

'BİLGİSAYAR YAZILIMI VAR'

Uydudan da izleyebilen akıllı ineğin yazın soğuk ayran, kışın da ballı, muzlu ve çilekli gibi
8 türde aromalı süt verdiğini anlatan İsmail Akçay, "Bu aletin iki çeşidi mevcut. Biri iç mekan
ötekisi de dış mekan. İçindeki kazanların İSO 9000- 22000 ve CE dokümanı var, sıhhate uygun
şekilde yapıldı. Aynı vakit da bilgisayar yazılım var. İçeriden ve dışarıdan kontrol etme mekanizması
bulunuyor. Kendi kendini yıkayan bir birimi de var" diye konuştu.

'PARAYYLA VEYAHUT JETONLA ÇALIŞIYOR'

Akıllı ineğin içerisinde suyla ısınıp soğuyan bir kazan olduğunu kaydeden İsmail Akçay,
Mevsimine göre yazın soğutma grubu çalışır, kışın ise ısıtma grubu çalışır. Yazın soğuk ayran,
Kışın salep ve süt dahil 8 çeşit ürün alabiliyorsunuz. İçerisindeki motor aksamı ve yıkama modu kanallarına kadar kendi kendini yıkayabiliyor. Akıllı ineğimiz PARAyla veyahut jetonla da kullanılabiliyor" dedi.


Parayla Süt Ve Ayran Veren İnek Otomatı
Bugün 99 ziyaretçi (210 klik) kişi burdaydı!
Copyright © 2010 - 2016 Brisin
Tüm Hakları Saklıdır | Bedava-Sitem
Tema: Tasarimkurdu


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=