//-->
TasarimKodu
Merhaba Ziyaretçi Brisin'e Hoşgeldin İyikide Geldin :)
Battlefield 4 Pes 2012 Gülümse :) Spiderman Müziğin Akışı
• Yukarıdaki Slayt'da Brisin sitesinin ilk günden bu zamana olan yolculuğunu görmektesiniz. Kısa bir zaman yolculuğu yapıyoruz

brisin

Yerel Haber

Derecik siste görünmez oldu
Hakkari'nin Derecik ilçesi, sabah saatlerinde etkili olan yoğun sis nedeniyle görünmez oldu.

Derecik+siste+g%C3%B6r%C3%BCnmez+oldu

Derecik ilçesinde sabah saatlerinde yoğun sis etkili oldu. Sabah uyanan ilçe merkezi dışındakiler, ilçenin siste kaybolduğunu şaşkınlıkla izledi. Yüksek tepelerin sisin arasından çıkması ve sisin üzerine güneşin doğması da seyirlik bir manazara oluşturdu.
(DHA)



Ardahan’da okullar yarın tatil edildi
Ardahan’da olumsuz hava koşulları sebebiyle il merkezi ve ilçelerinde eğitime bir gün ara verildi

Reklam

Ardahan’da bugün etkili olan yoğun kar ve tipi dolayısıyla eğitim öğretime 1 gün ara verildi. Ardahan Valiliği, il genelinde 28 Aralık Cuma günü okulların tatil edildiğini açıkladı.
Ardahan Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, ’İlimizde, olumsuz hava koşulları sebebiyle il merkezi ve ilçelerimizde ilk ve orta dereceli okullar Cuma günü tatil edilmiştir.’’ denildi.
İHA


Tekirdağ | Kar yağışı nedeniyle okullar 1.5  gün tatil edildi!
Tekirdağ’da yoğun bir şekilde devam eden kar yağışı nedeniyle il genelinde okullar bugün öğleden sonra ve yarın tatil edildi. 

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarıyla birlikte gece saat 02.30 sıralarında başlayan kar yağışı etkisini sürdürüyor. Tekirdağ Valiliğinden yapılan açıklamada kar yağışı nedeniyle okulların 1 buçuk gün tatil edildiği açıklandı. 
Tekirdağ Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "Meteoroloji raporlarında da belirtildiği üzere olumsuz hava şartları nedeniyle, tüm ilçelerimizde 19 Aralık 2018 Çarşamba öğleden sonra ve 20 Aralık 2018 Perşembe günü olmak üzere (1.5 gün) tüm resmi ve özel ilk ve orta dereceli okullarımızda eğitim ve öğretime ara verilmiştir. Kamuda görevli hamile çalışanlar ve engelli çalışanlar bu tarihte izinli sayılacaklardır" denildi.
Edirne |  3 ülçesinde Kar yağışı nedeniyle okullar 1 gün tatil edildi! 
Uzunköprü’yü etkisi altına alan ve hayatı olumsuz etkileyen kar yağışı ve tipi nedeniyle 19.12.2018 Çarşamba Günü, İlçe Kaymakamı  Muhittin Gürel’in emri ile taşımalı eğitime 1 (bir) gün ara verilmiştir.
KEŞAN VE İPSALA’da da eğitime 1 gün ara verildi.
Çanakkale 
Çanakkale'nin Gelibolu ve Biga ilçelerinde gece saatlerinde başlayan kar yağışı etkisini sabaha karşı arttırdı. İlçelerin yüksek kesimlerdeki yoğun yağış nedeniyle her iki İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, merkez ve bağlı köylerde tüm ilk ve orta dereceli okulların bir günlüğüne tatil edildiğini duyurdu.

 


Aksaray’da ilk hematoloji uzmanı göreve başladı
Sağlık Bakanlığınca Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine atanan ilk Hematoloji
Uzman Hekimi Dr. Fatoş Dilan Atilla hasta kabulüne başladı. 

Aksarayâda ilk hematoloji uzmanı göreve baÅladı

Aksaray İl Sağlık Müdürü Cengizhan Kılıçaslan, Aksaray Eğitim ve Araştırma
Hastanesinde Hematoloji alanında ilk kez uzmanın göreve başladığını belirterek,
sağlık alanında iyileştirme ve genişleme çalışmalarının hızla devam ettiğini söyledi.
Hematoloji uzmanının göreve başlaması ile birlikte önemli bir eksikliklerinin de
giderildiğini belirten Kılıçaslan, “Bu sayede kan ve kana bağlı kanser hastalarının
teşhis ve tedavi için il dışına sevk edilmeleri önemli ölçüde ortadan kalkmış olacak.
Hastaların teşhis, ayaktan tedavi ve kemoterapileri Aksaray Eğitim ve Araştırma
Hastanesinde yapılabilecek” dedi.Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim
Dalından uzmanlığını alan Dr. Fatoş Dilan Atilla, Hematoloji bölümü olarak iyi huylu
ve kötü huylu kan hastalıklarıyla ilgilendiklerini belirterek, “İyi huylu kan hastalıkları,
kansızlıklar, bazı kan hücrelerindeki düşüklükler veya yükseklikler olarak kısaca
tanımlanabilir. Kanama ve pıhtılaşma bozuklukları da bizim alanımız içerisinde.
Bundan daha önemlisi lösemi olarak halk arasında bilinen kan kanserlerinin, kemik iliği
kanserleri ve lenf kanserlerinin tedavilerini üstleniyoruz” şeklinde konuştu. 

KAYNAK İHA


Gezmek için yola çıktı, dehşeti yaşadı
Artvin'in Şavşat ilçesinde meydana gelen heyelanda yamaçtan kopan kaya parçaları
karayoluna düştü. Artvin-Ardahan karayolunun ulaşıma kapanmasına neden olan
heyelan anı, cep telefonu kameralarına yansıdı.

Gezmek için yola çıktı, dehşeti yaşadı

Tehlike atlatan araçta bulunan Meral Kırklar, gezmek için dışarı çıktıklarını ancak
yolda kaldıklarını ifade ederek, "Şavşat’ı gezmek için yola çıktık ama yol kapanmış.
Şükrediyoruz; en azından bu kayalar aracımıza gelmedi" dedi.Artvin-Ardahan
Karayolu'nun 35’inci kilometresinde bugün saat 11.00 sıralarında heyelan  meydana
geldi. Şavşat ilçesi sınırlarında yer alan Kaçkar Suyu mevkiindeki yolun kenarında
bulunan yamaçtan kopan toprak ve kaya parçaları karayoluna aktı. Tonlarca
ağırlıktaki kaya parçaları ve toprak nedeniyle Artvin-Ardahan arasında ve çevredeki
köylere ulaşımı sağlayan karayolu ulaşıma kapandı. Yoldan geçen araçlardakiler
heyelandan son anda kurtuldu. Uzun araç kuyruklarının oluştuğu bölgeye çok sayıda
iş makinesi ve Karayolları ekipleri sevk edildi. Heyelan anı vatandaşlar tarafından
cep telefonuyla görüntülendi.
'YOLUN KADERİ BU'
Ulaşıma kapanan bölgede bekleyen sürücü Seyfullah Gül, söz konusu yolun kaderinin
böyle olduğunu belirterek, "Ömrüm buralarda geçti. 76 yaşındayım, buradan gelip
gidiyoruz. Buranın kaderi böyle. Bu yolu değiştiremiyorlar. Bu yolun genişlemesi
lazım ama maalesef bu genişletme yok. Yetkililere sesleniyorum; lütfen bu yolu
genişletsinler" dedi.
'GEZİ İÇİN ÇIKTIK, YOLDA KALDIK'
Bazı sürücüler de 4 mevsim tehlike oluşturduğunu öne sürdükleri yolda büyük
sıkıntılar yaşadıklarını belirterek, köklü bir çözüm bulunmasını istedi. Araçlardaki
yolculardan Meral Kırklar ise gezmek için dışarı çıktıklarını ancak yolda kaldıklarını
ifade ederek, "Şavşat’ı gezmek için yola çıktık ama yol kapanmış. Şükrediyoruz;
en azından bu kayalar aracımıza gelmedi. Gezme hayallerimiz suya düştü. Bakalım ne
yapacağız. Kaldık burada, ne yapacağız bilmiyoruz" diye konuştu.
VALİ DOĞANAY: CAN VE MAL KAYBI YAŞANMADI
Heyelanla ilgili açıklama yapan Artvin Valisi Ömer Doğanay ise olayda can ve mal
kaybının yaşanmadığını kaydederek şunları söyledi: "Artvin-Ardahan Karayolumuz
heyelan nedeniyle kısa bir süreliğine ulaşıma kapanmıştır. İlgili birimlere gerekli
talimatlar verilmiştir. Karayolları ekiplerimiz yolun açılması için olay yerine hareket
etmişlerdir. Artvin’imiz ve özellikle bu yol zor bir coğrafya. Herhangi bir can ve
mal kaybının olmaması sevindirici olmuştur. Gerekli çalışmaları başlattık.
Yolumuz en kısa sürede trafiğe açılacaktır."

 

Kadın aday 5 erkek adaya karşı başkanlığı kazandı
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 5 erkek adaya karşı Berberler ve Kuaförler Esnaf Odası
başkanlık yarışına giren Pınar Akbaş, 59 oyla yeni başkan seçildi.

Kadın aday 5 erkek adaya karşı başkanlığı kazandı

Turgutlu Berberler ve Kuaförler Esnaf Odası genel kurulu gerçekleştirildi. Divan seçimi,
saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından yönetim
kurulu üyeler tarafından ibra edildi. Divan Başkanlığını Manisa Esnaf ve Sanatkarlar
Odaları Birliği Başkanı Hasan Geriter’i yaptığı seçimde Ercan Karavardar, Vala
Kulduk, Metin Değirmenci, Yalçın Gürbunar, Halil Yıldız ve Pınar Akbaş başkanlık
yarışına girdi. 232 üyenin oy kullandığı seçimde 5 erkeğe karşı başkanlık yarışını
59 oy alan Pınar Akbaş kazandı.
18-01/08/8663073.jpg
Kaynak İHA

Edirne'de sağanak; araçlar yolda kaldı, evleri su bastı
Oğlulpaşa Deresi'nin taşması sonucu Edirne-Kırklareli karayolu trafiğe kapandı.

Edirne'de, dün geceden itibaren etkili olan sağanak nedeniyle metrekareye 50 kilo
yağış düşerken, cadde ve sokaklar kısa sürede göle döndü. Yağış sonrası bazı araçlar,
yolda kalırken, bazı evlerin giriş katlarını da su bastı.

Edirne'de sağanak; araçlar yolda kaldı, evleri su bastı

Edirne'de dün gece başlayan sağanak, hayatı olumsuz etkiledi. Yağışın etkili olduğu
öğle saatlerinde cadde ve sokaklar kısa sürede göle döndü. 1'inci Murat Mahallesi'
nde bulunan İlhami Ertem Caddesi ile Kocasinan Mahallesi'ndeki Sadık Ahmet
Caddesi sağanak sonrası bir süre ulaşıma kapatıldı. Muammer Aksoy Caddesi'nde
su birikintisine giren bir otomobil, yolda kaldı. İtfaiye, sürücüsünün de içinde
mahsur kaldığı otomobili göle dönen yoldan çekerek, kurtardı. Bazı evlerin
giriş katlarında su baskınları meydana geldi.

Meydan Mahallesi'nde oturan Ahmet Kastır, Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.
(TREDAŞ) ile Edirne Belediyesi'nin apartmanları önünde çalışma yaptığını; ancak
açılan çukurun kapatılmadığını belirterek, "Toprak zemini kapatmadılar.
Dün geceden itibaren yağan yağmur nedeniyle hem kanalizasyon taştı hem de
evimin içerisi su doldu. Dün geceden beri evden su çıkarıyoruz. Defalarca aramama
rağmen kimse ilgilenmiyor. Evimin eşyaları, basan sular nedeniyle kullanılmaz
hale geldi" dedi.Sağanağa hazırlıksız yakalananlar, yollarda zor anlar yaşarken,
trafik polisleri de su birikintisi oluşan caddelerde önlem alarak, sürücüleri uyardı.
METREKAREYE 50 KİLO YAĞIŞ DÜŞTÜ
Öte yandan Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Edirne'de hava sıcaklığı
9 dereceye kadar düşerken, son 24 saatte metrekareye 50 kilo yağış düştü. Yarına
kadar devam etmesi beklenen sağanağın salı günü yerini karla karışık yağmura
bırakması bekleniyor.
Kaynak DHA


Artvin’de eğitime kar engeli
Artvin’de yoğun kar yağışı nedeniyle Ardanuç ve Şavşat ilçelerinde eğitime ara verildi.
Yüksek kesimlerde kar kalınlığı 50 santimetreye ulaşırken şehir merkezinde ise
20 santimetreyi buldu.

Artvin’de akşam saatlerinden itibaren başlayan kar yağışı etkisini göstermeye başladı.
Yoğun kar yağışı nedeniyle Artvin’de gece boyu kar küreme ve tuzlama çalışmaları
yürüten Belediye ekipleri ana yolları ve ara arterleri açık tutmak için çalışmalarına
devam ediyor.
Eğitime kar engeli
Artvin Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamada yoğun kar yağışı nedeniyle
Ardanuç ve Şavşat ilçelerinde eğitime 8 Aralık Cuma günü tam gün ara verilirken,
Artvin merkez ve Borçka ilçesinde ise taşımalı eğitime ara verildiği kaydedildi.


KMÜ’lü Yrd. Doç. Dr. Ayşe Eldem’in ‘Üçüncü Göz’ cihazına birincilik ödülü

KMÜ’lü Yrd. Doç. Dr. Ayşe Eldem’in ‘Üçüncü Göz’ cihazına birincilik ödülü

Doç. Dr. Ayşe Eldem’in görme engelliler için geliştirdiği ‘Üçüncü Göz’ cihazı
TÜBİTAK 2238 Girişimcilik ve Yenilikçilik Yarışması Sosyal Girişimcilik
Kategorisi’nde birincilik ödülü aldı.

Yrd. Doç. Dr. Ayşe Eldem’in doktora tezi kapsamında Selçuk Üniversitesi Teknoloji
Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatih Başçiftçi’nin
danışmanlığında yaptığı ‘Üçüncü Göz’ cihazı sayesinde görme engelliler istedikleri
metni Braille harflerine dönüştürerek okuyabilecek. Cihaz, görme engelli bireylerin
özellikle yazılı metin okuma konusunda başka insanlara olan bağımlıklarını
sonlandırmak, okuryazarlık oranını artırmak, görme engelli bireylerin sosyalleşmelerini
sağlamak amacıyla geliştirildi. Yrd. Doç. Dr. Ayşe Eldem, Selçuk Üniversites
i ev sahipliğinde TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı tarafından
düzenlenen törende birincilik ödülünü protokol üyelerinin elinden aldı.

Yrd. Doç. Dr. Eldem, ‘Üçüncü Göz’ cihazıyla daha önce de Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu tarafından ödüle layık görülmüştü.

Kaynak İHA

 

 

 


Böyle 24 Kasım hediyesi görülmedi
Öğrencileri tarafından pikniğe götürülen kadın öğretmen gözyaşlarına boğuldu.

Böyle 24 Kasım hediyesi görülmedi

24 Kasım öğretmenler günü ülke genelinde ve tüm okullarda çeşitli etkinliklerle kutlanırken, en anlamlı etkinliklerden biri Aydın’da gerçekleşti. Aydın Ekrem Çiftçi İlkokulunun ana sınıfı öğrencileri velileri ile birlikte öğretmenlerine öğretmenler günü hediyesi olarak ormanlık hediye ettiler. 8 yıllık öğretmen Tuba Şahin, öğrenci ve velilerin anlamlı hediyesi karşısında gözyaşlarını tutamadı.  Atatürk’ün 24 Kasım 1928’de Millet Mektepleri Başöğretmenliği’ni kabul ettiği günde kutlanan ‘Öğretmenler Günü’ için Aydın Ekrem Çiftçi İlkokulu Anaokulu öğrencileri velileri ile birlikte uzun bir çalışma yaptı. Öğretmenlerinden gizlice yaklaşık 2 haftalık çalışma ile Aydın Efeler İlçesi Gölhisar Mahallesi’nde öğretmenleri adına hatıra ormanı kuran minikler hiçbir şeyden haberi olmayan öğretmenlerini öğretmenler günü dolayısıyla pikniğe davet etti.Öğrencileri ve velilerle birlikte Gölhisar Mahallesi’nde yeni oluşturulmuş ormanlığa giden öğretmen kendi adına dikilmiş onlarca ağaçtan oluşan ‘Öğretmen Tuba Şahin’ ormanını görünce gözyaşlarına hakim olmadı. En anlamlı öğretmenler günü hediyesini alan Tuba Şahin, çevre ve doğal yaşamı her fırsatta öğretmeye çalıştığı öğrencilerine sarılarak sevincini paylaştı.
Kaynak DHA


Murat 124'e 45 bin lira verdiler satmadı
Karaman'da klasik otomobil tutkunu oto tamircisi Mehmet Aykan, 3 yıl önce 15 bin liraya satın aldığını 1973 model Murat 124 otomobilini 45 bin liraya varan tekliflere rağmen satmıyor. 

Murat 124

Parçalarının tamamı orijinal otomobili almak için her gün bir taliplinin çıktığını belirten Aykan, "Çocukluktan itibaren otomobil tutkum var. Özellikle Murat 124 marka otomobiller, daha çok ilgimi çekiyor. Bu tutkumu 3 yıl önce bu aracı alarak gerçekleştirdim. Boyayıp, bakımlarını yaptırdım. Şimdi satmam için 45 bin liraya kadar fiyat veriyorlar; ama ben satmıyorum, satmam'' dedi.DHA'nın haberine göre oto tamircisi Mehmet Aykan, çocukluğunda, babasının Murat 124 marka otomobil almasının kendisinde klasik otomobil merakı uyandırdığını söyledi. Her zaman hayalini kurduğu klasik otomobile 3 yıl önce sahip olan Aykan, parçaları orijinal 1973 model Murat 124 marka otomobili 15 bin liraya satın aldı. Aracı, bakımını yaptırdıktan sonra kullanmaya başlayan Aykan, yolda gören birçok kişinin klasik otomobiline talip olduğunu belirtti.
YAŞI KADAR TEKLİF
Aracını, 45 bin lira fiyat teklif edilmesine rağmen satmayan Aykan, "Ben, küçük yaşta bu otomobillere ilgi duymaya başladım. Onun için bu otomobili kesinlikle satmayı düşünmüyorum. Bu otomobile neredeyse her gün müşteri çıkıyor; ama benim için bu otomobilin maddi bir değeri yok. Ben, kesinlikle satma taraftarı değilim. Ben, bu otomobillere ilgi duyuyorum ve bu otomobillerden keyif alıyorum" diye konuştu. Otomobile gözü gibi baktığını dile getiren Aykan, "Bu otomobilin üzerine ne yağmur ne güneş gelmiyor. Otomobilimi çok seviyorum, ona bir çocukmuş gibi bakıyorum. O yüzden de asla satmak istemiyorum" dedi.
Kaynak DHA


Karadeniz’den 25 kiloluk levrek çıktı

17-11/19/levre.jpg

Düzce'nin Akçakoca ilçesi açıklarında bir balıkçı 25 kilo ağırlığında deniz levreği
yakaladı. 25 kiloluk levreği görevler büyük şaşkınlık yaşadı.Balıkçı Ferhat Birinci
deniz levreğinin bu kadar büyük olanını ilk kez yakalandığını belirterek, ”25 kilo
geliyor tezgâhımıza koyduk. Kilosunu 70 liradan satışa sunuyoruz” diye konuştu.
Balıkçılar, hava şartlarına bağlı olarak balık fiyatlarında değişiklik olduğunu belirterek,
‘’Bugünden sonra hava bozacak. Pazartesi gününde itibaren havaların soğuyacağını
biliyoruz” dedi.Öte yandan tezgahlarda hamsi 10, mezgit 15-25, uskumru 30, barbun
25-40, istavrit 15, kalkan 100 TL’ye satışa sunuldu.

Kaynak İHA


Kuşadası'na 15 dakikalık yağmur yetti

17-10/24/8f516b8f41121bf4d44c193f369c9f22-1508838168.jpg

Aydın Kuşadası'nda sabah saatlerinde 15 dakika süren sağanak yağmur, yaşamı
olumsuz etkiledi.Aydın Kuşadası'nda bugün saat 08.15'te bastıran sağanak yağmur,
Söke- Kuşadası karayolunda trafiğin bir süre durmasına neden oldu.
Yağmur suları Ticaret Odası önünde de yolu göle çevirdi. Birçok araç, suların içinde kaldı.
Araçlardaki öğrenci ve sürücüler, itfaiye ekiplerince çıkarıldı. Sahil kesimindeki Atatürk
Bulvarı ise, yağmur suları nedeniyle sürücüleri zor durumda bıraktı.Trafik, zaman
zaman durma noktasına geldi. Güzelçamlı ile Davutlar Mahallesi'nde bazı evlerin
alt katlarını su bastı. Yağmurun durmasının ardından kentteki hayat normale döndü.


Eski eşyalara hayat veriyor
Aydın’ın Efeler ilçesinde el işi sanatı ile Antika-Nostalji eşyaları kıymetlendiren el sanatı
eğitmeni Gülizar Aydemir, eskiye dair birden çok eşyayı orjinalini değiştirmedenfarklı
tasarımlarla yeni ürünler elde ediyor.

Eski eşyalara hayat veriyor

Aydemir, Efeler Zincirli Han Farabi Sokakta kurduğu atölyesinde yöreye ait
eski sandıklar, el işlemeli örgüler, radyo, plak, kart postallar, efe giysileri, bindallı ve
eskiye dair ne varsa derleyerek atölyede bir araya getirdiğini ve bunlar üzerinde
çalışarak farklı kaynaklardan da yararlanarak yeni tasarımlarla yeni ürünlere
dönüştürdüğünü belirtti.
"Eserlerimi sergilemek istiyorum"
El işlemeli birden çok ürünü Efeler Vali Recep Yazıcıoğlu Kültür Merkezinde düzenlediği
‘Antika Nostalji Eşya’ sergisinde ilk defa sergilendiğini ve Aydınlıların beğenisine
sunduklarını belirten Aydemir, belediyenin hanımların el işlemelerini hafta boyu
teşhir etmeleri için mini fuar veya sergi alanı açmalarını istedi.Aydemir, ‘ Atölyeme
gelen birçok bayan elime bakarak çalışmalarımı ilgi ile bakıyor. Aslın da tek istediğim
gerek Efeler gerekse Aydın Büyükşehir Belediyesinden beklentimiz hanımların yapmış
olduğu el işlemeleri geniş bir mekanda teşhir etme imkanı sağlamalarıdır. O kadar
el işi ürünlerim var ki koyacak yerim kalmadı. Sadece haftada bir Çakırbeyli Köy
Pazarında sergi açabiliyorum.Onca yaptığı ürünler katlanmış şekilde bir yerlerde
ve maalesef sergileyeceğimiz alanlar yok. Bu el işleri ancak hali hazırda düzenli
ortamlarda derlenip yerli yerine konularak halkın beğenisine sunulabilir.
Sadece ben değil bir çok hanım bir araya gelerek geniş bir ortamda yer almak
istiyoruz. İmkan tanınarak kıt kanat ta olsa emeğimizle yatığımız ürünleri
gerek değiştirerek gerekse satıştan kazanç elde ederek ev hanımları olarak
mutfağımıza katkıda bulunmak istiyoruz” diye konuştu.
Kaynak AA

Kütahya'daki yangında 4 ev, 1 samanlık, 1 ahır yandı 
Kütahya’nın Gediz İlçesi’nde çıkan yangında 4 ahşap ev, 1 samanlık ve 1 ahır yandı.



İlçenin kırsal Gümele Mahallesi'nde oturan Hüseyin Özmen'e ait evde, akşam saatlerinde yangın çıktı. Kısa sürede
yayılan alevler, bitişikteki 3 eve daha sıçradı. Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri
sevk edildi. Paniğe neden olan yangın, ekiplerin yaklaşık 3 saatlik çalışmasıyla söndürüldü. Yangında
4 ahşap ev, 1 samanlık, 1 ahır yandı, 3 büyükbaş hayvan da telef oldu. 
Yangının çıkış nedenini belirlemek
için çalışma başlatıldı.

Kaynak İstiklal


Aydın Söke'de fabrikada patlama!

Söke-Milas karayolu üzerinde bulunan çırçır fabrikasında yağ kazanı patladı. Patlama esnasında
3 kişi yaralanırken, kayıp olan bir kişiyi de arama çalışmaları devam ediyor.

HDP'de soruşturmasında iki tutuklama daha

Aydın'da Söke-Milas karayolunda bulunan çırçır fabrikasında saat 15.00 sıralarında yağ kazanı büyük
bir gürültüyle infilak etti. Patlama sonrası olay yerine Söke İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler,
Aydın Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ve çok sayıda ambulans sevk edildi. İHA'nın haberine göre;
Yaralanan 3 kişi 112 Acil sağlık ekipleri tarafından Söke'deki çeşitli hastanelere sevk edilirken, kayıp olan
bir kişinin ise ekipler tarafından arandığı bildirildi. Patlama sonrası fabrikada büyük maddi hasar oluştu.

Söke Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu ve Kuşadası Kaymakamı Muammer Aksoy patlamanın olduğu
fabrikaya gelerek yetkililerden bilgi aldı.



Arhavi'de şiddetli yağış, su baskınlarına neden oldu

Artvin'in Arhavi İlçesi'nde etkili olan yağmur nedeniyle cadde ve sokaklar göle döndü, bazı ev
ve işyerlerinin zemin ve bodrum katlarını su bastı.

Arhavi'de şiddetli yağış, su baskınlarına neden oldu

Arhavi İlçesi'nde akşam saatlerinde etkili olan yağmur nedeniyle Kapisre deresi taştı, bazı mahalle ve köy yolları ulaşıma kapandı. Boğaziçi Mahallesi'nde rögarların tıkanması sonucu cadde ve sokaklar göle döndü, çok sayıda ev ve işyerinin zemin ve bodrum katlarını su bastı. Mahalleli kendi imkanlarıyla ve işyerlerine dolan suları, tahliye etmeye çalıştı. Arhavi Belediyesi ekipleri suyun tahliyesi için çalışma başlattı.Yağışın aralıklarla sürdüğü ilçede vatandaşlar ani sel ve su baskınlarına karşı dikkatli olmaları konusunda uyarıldı.  
DHA

İki asırlık fırınlar "organik pekmez" için yakıldı

Karaman'ın Toroslar üzerine kurulu köylerinde devam eden kış hazırlıkları kapsamında, 200 yıl öncesinden kalan fırınlarda pekmez kaynatılıyor.

İki asırlık fırınlar "organik pekmez" için yakıldı

Köylülerden 70 yaşındaki Bayır "Bazı köylerde pekmez kazanlarda kaynatılır fakat bizim köyümüzde pekmezin kaynatılması için özel fırınlar bulunur. Tavalar toprağa gömülüdür. Fırını bir kere yaktık mı 30-40 gün söndürmeyiz. Bizim bağlarımızda ilaç kullanılmaz. Yağış iyi olursa üzüm çok, havalar kurak olursa az olur. Yöntemimiz yüzlerce yıl önce nasılsa şimdi de aynı. Katkı maddesi bilmeyiz. Pekmezimiz tamamen doğal"

Karaman'ın Toros Dağları üzerine kurulu köylerinde devam eden kış hazırlıkları çerçevesinde, 200 yıl öncesinden kalma fırınlarda yıllardır aynı yöntemle pekmez yapılıyor.

Torosların yamaçlarında bulunan merkeze bağlı Akçaalan, Ada, Bayır, Kalaba, Çukur, Bucakkışla ve Bostanözü köylerinin en önemli gelir kaynağı bağcılık.

Bölgedeki bağcılığın tarihi binlerce yıl öncesine dayanıyor. Eski yerleşim yerlerinde Roma ve Bizans döneminden kalma, taşlara oyularak yapılan üzüm sıkma havuzlarını görmek mümkün.

Bir sene boyunca emek verilip yetiştirilen üzümlerin hasat zamanı eylül ayında, yörede hummalı çalışmalar yapılıyor. Yetiştirilen üzümlerin bir kısmını taze, bir kısmını kurutulduktan sonra satan üreticiler, ürünlerinin önemli bir bölümü ile de pekmez hazırlıyor.

Pekmez, yöre halkının kışın tüketeceği en önemli besinler arasında yer alıyor. İhtiyaç fazlası pekmez ise satılıp gelir elde ediliyor.

KÖPÜK İÇMEK İÇİN KİLOMETRELERCE ÖTEDEN GELENLER VAR

Pekmezin yapılma şekli ise yüzlerce yıldır hiç değişmedi. Bağ bozumu sonrası toplanan üzümler yıkandıktan sonra, çiğnenip suyu ile posası birbirinden ayrılıyor. Üzümün, "şıra" denilen suyu bir süre bekletildikten sonra kazanlarda kaynatılarak pekmeze dönüşüyor. Pekmez kaynarken kazanlarda oluşan köpük, misafirlere ikram ediliyor. Öyle ki sırf köpük içebilmek için yüzlerce kilometre uzaklıktan köye gelenler bile var.

Bayır köyünde pekmez fırını olan 70 yaşındaki Mustafa Bayır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçimini bağcılık ve pekmez fırınından sağladığını söyledi.

Dedesinin ve babasının da pekmez fırını işlettiğini ifade eden Bayır, şöyle devam etti:

"Bu bizim işimiz. Aklım erdiğimden bu yana bu işi yapıyorum. Bazı köylerde pekmez kazanlarda kaynatılır fakat bizim köyümüzde pekmez kaynatılması için özel fırınlar bulunur. Tavalar toprağa gömülüdür. Fırını bir kere yaktık mı 30-40 gün söndürmeyiz. Gece gündüz tavalarda pekmez kaynar. Ben bu işi babamdan öğrendim. Babam da babasından öğrenmiş. Pekmez kaynarken uzaktan baktığımda pekmezin olup olmadığını anlarım. 5 dakika bile az veya çok kaynatılırsa pekmezin kalitesi değişir." diye konuştu.

Torosların yamaçlarındaki bağlarda üzümden başka bir ürün yetişmediğini anlatan Bayır, köylülerin bir yıl boyunca verdikleri emeğin karşılığını eylül ayı gelince almaya başladıklarını aktardı.

"HER GELENİN BEREKETİYLE GELDİĞİNE İNANILIR"

Bayır, bağ bozumunun hemen ardından pekmez telaşının başladığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özenle kesilen üzümler çiğnenir ve şırası çıkarılır. Bu şıraya beyaz pekmez toprağı karıştırılır. Bunu karıştırmazsan pekmez olmaz. Pekmeze tat veren topraktır. Sonra bu şıra tavalara dökülür, 2-3 saat kaynatılır. Kaynarken sürekli karıştırılır. Dinlendirildikten sonra tüketilmeye hazır hale gelir. Pekmez dinlendirilirken savrulur. Savurma işlemi sırasında oluşan köpük herkese ikram edilir. Her gelenin bereketiyle geldiğine inanılır. Pekmez işi meşakkatlidir, yalnız yapılmaz. Konu komşu herkes diğerine yardım eder."

"PEKMEZDEN BAŞKA TATLI BİLMEYİZ"

Bölgenin pekmezinin kendine has aroması ve lezzeti olduğunu vurgulayan Bayır, şunları kaydetti:

"Bizim bağlarımızda ilaç kullanılmaz. Yağış iyi olursa üzüm çok, havalar kurak olursa az olur. Yöntemimiz yüzlerce yıl önce nasılsa şimdi de aynı. Katkı maddesi bilmeyiz. Tamamen doğal. Bağlarımızdaki asmalar bile bölgeye ait yerel çeşitler. Pekmezden başka tatlı bilmeyiz, 12 ay tüketiriz. Yapılan tatlılarda bile şekerden şerbet yerine pekmez kullanılır. Sezon boyunca yoldan geçen her araç burada durur. Misafir olup, köpük içerler. Tanıyıp tanımamamız önemli değil. Ben yolu düşen herkesi köyümüze davet ediyorum."
AA


Mevsimin ilk karı yağdı

Ardahan’ın Posof ilçesi ile Artvin'in Şavşat ilçeleri arasındaki Arsiyan Dağı’nın ve Erzurum Gavur Dağları
zirvesine mevsimin ilk karı yağdı.

Mevsimin ilk karı yağdı

Hava sıcaklıklarında yaşanan ani düşüşler Erzurum’da yüksek kesimlerde kar yağışına dönüştü. Tekman
ilçesi Gavur Dağlarındaki göçerler, kar karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadı.
Küçükbaş hayvanlarını
yaylada otlatan göçerler kar yağışı sonrası beyaz örtüyle kaplanan merada soğuk karşısında oldukça zorlandı.

Posof'a mevsimin ilk karı yağdı
Ardahan’ın Posof ilçesi ile Artvin'in Şavşat ilçeleri arasındaki Arsiyan Dağı’nın zirvesine mevsimin ilk karı
yağdı.Posof'ta dün etkili olan yağmur, yüksek kesimlerde kara dönüştü. Hava sıcaklığının giderek
düşmesiyle deniz seviyesinden 2 bin 750 metre yükseklikteki Arsiyan Dağı beyaza büründü. Posoflu'lar,
"Kış erken geldi, dağlara kar düştü. Bu mevsimde düşmemesi lazımdı, mevsimlerin değişikliklerinden
kaynaklı galiba. Allah kolaylıklar versin. İnşallah kışımız kolay geçer. Kış telaşı ve yakacak derdimiz
başladı" dedi.
Kaynak DHA

 


Yılın ilk karı Artvin'e düştü

Artvin'de dün gece etkili olan soğuk havanın ardından kentin yüksek kesimlerine yılın ilk karı yağdı.

Yılın ilk karı Artvin'e düştü

Havanın soğumasıyla birlikte kentte yüksek kesimlerdeki dağlarının eteklerine yılın ilk karı düştü. Kar, Bilbilan yaylası ile Hopa’nın Yığılı köyünün yüksek kesimlerine yağdı. Eylül ayında kar yağdığını gören vatandaşlar şaşkınlıklarını gizleyemedi, cep telefonu ile kayda aldıkları görüntüleri sosyal medyada paylaştı. 
DHA


Baraj kapakları açıldı, köprü sular altında kaldı

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, Demirköprü barajının kapaklarının açılmasıyla ulaşımın sağlandığı köprü
sular altında kaldı.

Baraj kapakları açıldı, köprü sular altında kaldı

Yaya olarak köprüyü kullanmak isteyenler yolun karşı tarafına geçemezken, en büyük sıkıntıyı suların içinden
karşıya geçen traktörler yaşadı.
Üzüm hasadının başladığı Turgutlu’da baraj kapaklarının açılmasıyla Aydınlı
mevkinde bulunan köprü sular altında kaldı.
Üzüm hasadı yapan ve traktörlerle kesilen üzümleri kurutma
alanlarına taşıyan traktörler köprüden karşıya geçmek için zorlu ve tehlikeli bir yolculuk yapmak zorunda
kaldı.
Su taşkını nedeniyle görünmez olan köprünün üzerinde geçmek zorunda kalan traktörlü çiftçiler
göz kararı hiza alarak tehlikeli bir yolculuk yaptılar. Üzümlerin kesildiği dönemde çiftinin mağdur
kaldığını ifade eden çiftçiler isyan etti ve konuyla ilgili çözüm istedi.
Hasat zamanı mağdur olduklarını
dile getiren çiftçilerden Hasan Olgun, “Tam hasat zamanı sıkıntı yaşıyoruz, çiftçi mağdur oldu.
Hem tehlikeli bir durum hem de mağduriyet noktasında bu durum, çiftçiye zarar. Bu yolu kullanmazsak
10 kilometre fazla yol kat etmek zorundayız.
Hiçbir tehlike olmazsa suların içinde gidiyoruz,
traktör arızalanır, yük taşınıyor bu nedenle devrilme tehlikesi var” dedi.

Zorlu ve tehlikeli yolculuk sonrası tarım arazilerine ulaşabilen çiftçiler yetkililerinden yardım
beklediklerini ifade ettiler.

Üzüm üreticisinin fiyat beklentisi 5 liranın üzerinde
Manisa'nın dünyaca ünlü çekirdeksiz Sultaniye üzümünde önce hasat ardından da ihracat kapılarının açılmasıyla
tatlı bir telaş yaşanmaya başladı.
Üreticiler henüz açıklanmayan üzümde fiyatın 5 liranın altında olmaması
gerektiğini belirtti.

Üzüm üreticisinin fiyat beklentisi 5 liranın üzerinde

Manisa'nın dünyaca ünlü çekirdeksiz Sultaniye üzümünde önce hasat ardından da ihracat kapılarının açılmasıyla tatlı bir telaş yaşanmaya başladı. Üreticiler henüz açıklanmayan üzümde fiyatın 5 liranın altında olmaması gerektiğini belirtti.
Manisa'nın tarım alanındaki en önemli ürünlerinden biri olan üzümde hasat ve ihracatın başlaması üzümde yaşanan sıkıntıları da yeniden gündeme getirdi. Manisa Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı İbrahim Demran, üzüm üreticilerinin yaşadığı sıkıntılardan ve çözüm yollarından bahsetti. Demran, üzümdeki sorunlar hakkında çözüm önerileri sunarak, bu sezonun bütün üreticiler için hayırlı geçmesini diledi.Üreticilere, bütün yıl verdikleri emeklerin karşılığını alma temennisinde bulunan Demran, "Tabi şimdi en kritik dönemdeyiz. Fiyatlar oluşuyor. Sofralık üzümde oluşan özellikle erkenci çeşitlerde oluşan fiyatlar iyi fiyatlardı ve geçtiğimiz yıl en büyük sofralık üzüm alıcısı olan ülke Rusya Federasyonuyla yaşanan sıkıntılar üreticiyi bir hayli tedirgin etmişti. Bu sene bu faktörde ortadan kalktı, Rusya Federasyonu şuanda açık. Domates dışında bütün taze meyve sebze ürünlerimiz Rusya'ya ihracat olarak gidiyor." dedi.
"SOFRALIKTA YAŞANAN SORUNLAR KURU ÜZÜMÜ DE ETKİLİYOR"
Sofralık üzümde en büyük partnerin özellikle Rusya Federasyonunun olduğunu ifade eden Demran, yaklaşık 240 bin tonluk ihracatın 150 - 160 bin tonunun doğrudan ya da dolaylı olarak Rusya Federasyonuna gittiğini belirtti. Bu sene bu kapının açık olduğuna dikkati çeken Demran, "İnşallah bu üreticimize yansır. Kuru üzüm üreticimiz de bundan faydalanır. Çünkü sofralık üzümde oluşan fiyatlar kuru üzümü de etkiliyor. Biliyorsunuz Sultaniye üzümü erken keserseniz sofralık olarak satarsınız. Eğer biraz daha bekletir sergiye yatırırsanız kuru olur. Yani bunun için zaten sofralıkta yaşanan sorunlar kurutmalık üzümü de etkiliyor." diye konuştu.Kurutmalık üzümün istikrarlı bir şekilde fiyat alabilmesi için önceki yıllarda yapılan beyanların aynen geçerli olduğuna dikkati çeken Demran, "Bunlar neydi? Üreticilere düşen görevler var. Üreticiye düşen en büyük görev açığa emanete üzüm dökmemeleri. Çünkü açığa dökülen üzüm, fiyatların ister istemez daha düşük oluşmasına neden oluyor. Üreticilerimizden bizim ricamız ihtiyaçları kadar üzümü satmaları. Daha fazlasını da kendi olanaklarıyla depolamaları." şeklinde konuştu.Devletten ve iktidardan beklentilerin olduğunu vurgulayan Demran,"Bunların başında 20 yıl önce üzüm fiyatlarının tek belirleyicisi TARİŞ'ken bugün TARİŞ sadece üzümün yok yıllarında bir aktör olarak ortaya çıkıyor ama rekoltenin normal olduğu bu geçtiğimiz, bu yıl gibi yıllarda maalesef bu aktörlük görevini yerine getiremiyor. Bu da tabi TARİŞ'in içinde bulunduğu finans sorunlarından kaynaklanıyor. Bu konuda TARİŞ'in desteklenmesi ve aktif hale getirilmesini istiyoruz." dedi.
"FİYATLAR 5 LİRANIN ALTINA DÜŞMEYECEK ŞEKİLDE AYARLANMALI"
Bir an önce fiyatların 5 liranın altına düşmeyecek şekilde ayarlanması gerektiğini ifade eden Demran, "2013-2014 yılında 5 liralık fiyatlar vardı. Aradan 4-5 yıl geçti bu süre zarfında bir de maliyetleri 3'e 4'e katladı. Ama biz hala 4-5 liraları konuşuyoruz. Bizim talebimiz üzüm fiyatlarının kuru üzümde en az 5 buçuk lira bandında oluşması. Kuru üzümün rahatlaması için yine sofralık üzümde ihracatçıya verilen desteklerin biran önce açıklanması gerekir ve bunun ihracatçıya değil, üreticiye bu destekten verilmesi gerekir" ifadelerini kullandı.Dolandırılma olaylarına değinen Demran, "Bir gerçek olan dolandırılma olayları özellikle yaş meyve sebzede bütün alanlarda bu sık sık yaşanıyor. Manisa'da özellikle Sarıgöl ve Alaşehir bölgesinde her yıl yüzlerce üretici milyonlarca lira maalesef dolandırılıyor. Artık bunun yasal önlemlerinin alınması ve üreticinin bu kıskaçtan kurtarılması gerekiyor. Bütün bir yılın emeğini birkaç kişi alıp götürüyor. Koskoca fabrikaları var, ticari unvanları var ama bakıyorsunuz ki üretici dolandırılmış. Artık buna bir son verilmesi gerekiyor" dedi.
"ALKOL ÜZÜMÜ EN UZUN SAKLAMA YÖNTEMİDİR"
Demran, "Daha önceki dönemlerde sık sık dile getirdiğimiz TARİŞ-Koç ortaklığıyla Alaşehir'de kurulan alkol fabrikasının ivedilikle artık atıl durumdan kurtarılıp üreticinin can simide haline gelmesi gerekiyor. Biliyorsunuz son dönemlerde doğal afetler arttı. Ağustos ayında hiç yaşamadığımız doğal olayları yaşıyoruz. Yağmuru yaşıyoruz sürekli, doluyu yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi en son Gümülceli'de yüzlerce dekar alanımız doludan etkilendi. Fırtınadan yıkılan bağlarımız var. Bu olgunlaşma döneminde yapılacak en uygun çözüm bu doludan zarar gören üzümlerin ivedilikle alkole verilmesidir. Çünkü alkol üzümün en uzun saklama yöntemidir. Rekoltenin normal olduğu ya da pazarlamada sorunların yaşandığı yıllarda alkol bir can simididir ve bu can simidi maalesef TARİŞ ve Koç ortaklığıyla büyük bir fabrika kuruldu ama bu fabrika 7-8 yıldır atıl bir şekilde çürümeye terk edildi. Üzümcünün böyle bir lüksü yok. Bir an önce bu fabrikanın hizmete açılması lazım. Biliyorsunuz daha önce Tekel'e ait Alaşehir Suma fabrikası vardı. Bu suma fabrikası özelleştirildi satıldı. Şu anda piyasada fiyat oluşturmaktan uzak bir anlayışla alım yapıyor. Çıkıntı üzümlerin ya da sofralıklara gitmeyecek üzümlerin değerlendirilmesi için bu fabrikanın derhal üretime açılması ve çıkıntı üzüm fiyatını açıklamasını talep ediyoruz." diye konuştu.
Geçtiğimiz yıl Tarım Kredi Kooperatiflerinin üzümle ilgili kuru üzüm müdahale alımları yaptığını anlatan Demran, bu alımların da 2017 yılı içinde bir an önce fiyatların oluştuğu bu dönemde yapılması gerektiğini ifade etti. Demran sözlerini şöyle tamamladı: "Çünkü fiyatların oluştuğu dönemdeyiz. Tarım Kredi Kooperatifleri ne kadar üzüm alacağını ve yine 5 buçuk liranın altında olmamak kaydıyla fiyatını bir an önce açıklamalı. Yine daha önce başlatılan güzel bir uygulama vardı okul üzümü projesi. Bu proje kapsamında da ne kadar üzüm alınacağı, okullara Türkiye geneli bu uygulamanın yaygınlaştırılacağı bir an önce açıklanmalı. Bunun da üzüme katkı yapacağını düşünüyorum."
Kaynak İHA

Antalya'da 5 metrelik köpek balığı oltaya takıldı

Antalya’nın dünyaca bilinen Konyaaltı Sahili’nin 2 mil açığında 5 metre boyunda ’sapan’ cinsi köpek balığı
oltaya takıldı. Balıkla fotoğraf çektiren amatör balıkçı ve turistler ardından denize bıraktı.


Antalya’da nesli tüketmekte olan fokun beslenirken görüntülenmesinin ardından,bu kez amatör balıkçıların
oltasına 5 metre boyunda köpek balığı takıldı. Tur teknesiyle turist gezdiren ve amatör balıkçılık yapan 37
yaşındaki Ozan Ertürk Şahin, Konyaaltı Sahili’nden 2 mil uzaklıkta geçen hafta gece ’baragadi’ yöntemiyle
denize 80 olta bıraktı. Ertesi sabah teknesiyle turistleri gezdirmeye çıkaran Şahin, gece bıraktığı oltaları
çekince yanındakilerle büyük bir şok yaşadı. Oltaya yaklaşık 5 metre boyunda ’sapan’ cinsi köpekbalığı
takıldığını gören Ozan Ertürk Şahin, balığı yanındakilerle beraber tekneye çekti. Köpekbalığıyla fotoğraf ç
ektiren, görüntü alan Şahin ve turistler, balığı tekrar denize bıraktı. Ozan Ertürk Şahin, ilk kez bu
büyüklükte bir balık yakaladığını belirterek, "Turistler de şok oldu" dedi.
’KIYILARIMIZDA NADİR GÖRÜLÜR’
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, bu cins köpekbalığının
genellikleokyanuslarda yaşadığını belirterek, "Bizim sularımızda çok nadir görülür. Akdeniz’de ise yılda
birkaçkez ortaya çıkarlar. İnsanlara zarar vermez" diye konuştu.



Ekmek yaparken çıkan yangın 6 evi kül etti

Ekmek yaparken çıkan yangın 6 evi kül etti

Burdur’un Tefenni ilçesine bağlı Başpınar köyünde kadınlar ekmek yaparken sıçrayan kıvılcımların
büyümesi ile çıkan yangında 6 ev yandı.

İddiaya göre, Başpınar köyünde Osman Özdemir’e ait evde kadınlar ekmek yaptığı sırada etrafa sıçrayan
kıvılcımların büyümesiyle yangın çıktı. Yangın başladığı esnada 90 yaşındaki Halil Arık’ın cenazesin
i kaldırmak üzere mezarlıkta bulunan erkekler, kadınların çığlıklarıyla evlerine koştu. Yangın bitişiktek
i 5 eve daha sıçradı. Hortumlarla ve kovalarla yangına müdahale eden köylüler, itfaiyeye de haber
verdi. Köye gelen Burdur, Tefenni, Karamanlı ve Orman Bölge Müdürlüğü itfaiye ekipleri,
uzun süren çalışmalar sonucu yangını kontrol altına aldı. Yangında 6 ev kullanılamaz hale gelirken,
dumandan etkilenen vatandaşlara ise 112 ekipleri tarafından olay yerine müdahale edildi. 


Kurak dere 100 yıl sonra akmaya başladı
6 şiddetindeki depremin ardından yeniden akmaya başladı.

Kurak dere 100 yıl sonra akmaya başladı

Gümüşlük Mahallesi’ne bağlı Dereköy’de bulunan kurak dere, 6.6 şiddetindeki depremin ardından yeniden akmaya başladı. Köy sakinlerinin iddiasına göre, yaklaşık 100 yıldır kuru olan dereden sadece kış aylarında yağmur sularının aktığı öğrenildi. Depremin ardından derenin yeniden akmaya başladığını gören köy sakinleri şaşkına döndü.
"Dere kuraktı"
Dereköy Mahalle Muhtarı Cemal Akhan depremin ardından derenin yeniden akmaya başladığını belirterek, "Normalde bu derede su akmazdı yaz aylarında. Depremden sonra akmaya başladı. Bu su bir yerden değil dört beş noktadaki suyun birleşmesiyle akıyor. Kaynak suyu olup olmadığını bilemiyoruz şu an. 80 ve 90 yaşlarındaki büyüklerimiz yıllar önce bu derede su aktığını söylüyorlar. Biz de ilk defa böyle bir şey yaşıyoruz. Kışları yağmur suları akardı. Bu mevsimde su akmazdı kuraktı dere şimdi depremden sonra yeniden akmaya başladı" dedi.
Köy sakinleri şaşkına döndü
61 yaşındaki köy sakini Hüseyin Bakan ise ilk defa yaz aylarında dereden su akarken gördüğünü ifade etti. Akan, kış aylarında yağmur sularının aktığını ama yaz ayında yaşanan doğa olayından derede yeniden su akmaya başladığını sözlerine ekledi.


3 defa evini soyan hırsıza kapısına astığı mektupla seslendi

ANTALYA'da 87 yaşındaki Şükriye Altındağ, 15 günde 3 kez evine giren ve kirası olan 200 lira, bozuk para
ve 2 teneke sıvı yağını çalan hırsıza mektupla seslendi. Altındağ, kapısına astığı mektupta, "Üzme beni daha
fazla ömrümün şu son günlerinde" dedi.

3 defa evini soyan hırsıza kapısına astığı mektupla seslendi

Antalya'nın en eski mahallerinden biri olan Balbey Mahallesi'nde yaşayan Şükriye Altındağ'ın başı hırsızlarla
dertte. Geçen yıl hırsızların anneler gününde alınan boncuklu çantayı çaldığını belirten Altındağ, son
15 günde hırsızın 3 defa evine girmesinden yakındı. Hırsızların 2 hafta önce evine girdiğinde ev kirası
olarak sakladığı 200 lirasını çaldığını anlatan Dalkılıç, geçen hafta da bozuk paralarının çalındığını
kaydetti. Önceki gün ise hırsızın iki teneke sıvı yağını çalmasının ardından Altındağ, soluğu
Balbey Muhtarı Abdullah Uyaroğlu'nun yanında aldı.
Muhtara tansiyonunu ölçtüren Şükriye Altındağ,
destek istedi. Altındağ, “Kapıyı ite kaka açmışlar. Kulaklarım ağır duyduğumdan fark etmedim. Yiyecekleri
bile toplayıp götürmüşler. Hırsızın Allah belasını versin. Üç günlük ömrümü bana zindan etti.
Üç aydan üç aya 705 lira alıyorum, onu da kirama yatırıyorum. Yardımlarla geçinme savaşı veriyorum.
Hırsız aldıklarını getirsin, sevineyim" dedi.

MEKTUBU KAPISINA ASTI
Muhtarla birlikte hırsıza mektup yazan ve bunu evinin kapısına asan Altındağ, mektubunda şu ifadelere
yer verdi:
“Hırsız aklını başına al. Ben 90 yaşında yaşlı bir kadınım. Bu evime üçüncü girişin. Kuldan
utanmıyorsan Allah'tan kork ve utan. Benim evimde 3- 5 lira ekmek parası ya vardır ya yoktur. Üzme beni
daha fazla ömrümünşu son günlerinde."

Kaynak DHA

Restoranını antika eşyalarla doldurdu
Kilimli ilçesinde restoran işleten 50 yaşındaki Şerif Cihan, antika eşyaları restoranında sergiliyor.

Zonguldak'ta koleksiyoncu restoran işletmecisi, nostaljik eşyalara olan ilgisi nedeniyle iş yerini antika
eşyalarla doldurdu. 
Kilimli ilçesinde restoran işleten 50 yaşındaki Şerif Cihan, antika eşyaları restoranında
sergiliyor. Müşterilerin de büyük ilgisini gören eşyalar arasında fotoğraf makineleri, kameralar, kapı kilitleri,
közlüütü de yer alıyor. Nostaljik eşyaları gören vatandaşların evlerindeki eski eşyalarını da sergilenmesi için
restorana getirdiğini anlatan Şerif Cihan, para teklif edip eşya satın almak isteyenlerin de olduğunun altını
çizdi. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes'in idam edildiği günün tam sayfa gazete küpürünü de iş
yerinin duvarına astığını ifade eden Cihan, şunları söyledi.

"Bunlar benim zevklerim. Hoşuma giden şeyler. Bunlarla ilgilenmeyi seviyorum. Dükkanımda dekor
yapıyorum. Gelen müşteriler ilgi gösteriyor. Bir yerde görsem istiyorum mutlaka. Radyolar var, fotoğraf
makineleri var. Bunları kapalı bir yerde duracağına dükkanıma getirdim. Burada sergiliyorum.
İsteyen oluyor. Çok meraklıları var. Fazla varsa veriyorum. İki eşyanın üzerinde veriyorum. Burada
bu eşyaları görünce kendi evindekileri getirenler oluyor. Para teklif eden oluyor. Genelde kendi
koleksiyonum olduğu için satmıyorum. Biriktirmeyi seviyorum. Eksildiği zaman üzülüyorum. Kilitler var.
Ermeni işi kilitler var. Közlü ütüler var. Tarihe ışık tutuyor. Hoşuma gidiyor. Bir yere gittiğim zaman
müzeleri gezerim. Tarihe ilgim var. Eski yaşanmışlıklar hoşuma gidiyor. Müşteri bazen tek geliyor.
Saatlerce izliyor hoşlarına gidiyor. Daha güzel bir ortam oluşturmuş oluyoruz. Üzerine de konuşuyoruz.
Rahmetli Başbakanımız Menderes'in idam edildiği günkü gazete. Sayfasına kadar tamdır.
1961 tarihinde ertesi gününkü idam edildiği gazete küpürü."


El Zahra Üniversitesi Rektöründen Düzce Üniversitesi’ne ziyaret

Türkiye’de düzenlenen İslam Ülkeleri Rektörler Forumu’na katılmak üzere ülkemizde bulunan
İran’ın El Zahra Üniversitesi Rektörü Mahnas Mollanazari ile aynı üniversitenin Yönetim ve
Bilim Kurulu Üyesi 
Doç.Dr. Periçehr Hanaçi Düzce Üniversitesi’ni ziyaret etti.

El Zahra Üniversitesi Rektöründen Düzce Üniversitesi’ne ziyaret

Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar, konuklarıyla ilk olarak Rektörlük
Makamında görüştü. El Zahra Üniversitesi Rektörü’nü Düzce Üniversitesi’nde konuk etmekten
duyduğu memnuniyeti dile geren Rektör Çakar, Düzce Üniversitesi’nin eğitim-öğretim faaliyetleri,
yürüttüğü bilimsel projeleri ve bölgesel kalkınmaya olan katkılarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Ziyarette; iki üniversite arasındaki akademik, sosyal, kültürel ve bilimsel işbirliği imkanları da konuşuldu.
Konuk Rektör Mahnas Mollanazari, Düzce Üniversitesi’nin kendilerine gösterdiği ilgi
ve misafirperverlik için teşekkür ederek iki üniversite arasında akademik işbirlikleri geliştirmek istediklerini
ifade etti.
Rektörlük programının ardından konuk misafirler, Düzce Üniversitesi Bilimsel ve Teknolojik
Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜBİT) ile Düzce Teknopark’ı ziyaret etti. Sosyal Bilimler
Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Ali Ertuğrul’un eşlik ettiği ziyarette; DÜBİT’in, Düzce Üniversitesi’nin yanı
sıra sanayi, özel kuruluşlar ve kamu kuruluşlarının araştırma, ürün geliştirme
ve üretim aşamalarında ihtiyaç duydukları analiz ve ölçüm taleplerini başarıyla yerine getirdiği ifade edildi.

Konuk heyet, Düzce Teknopark’ta da incelemelerde bulundu. Ziyarette; Düzce Teknopark’ın katma değerli
Ar-Ge çalışmaları ile üniversite-sanayi işbirliğini sağlayan, rekabet avantajı oluşturulmasına katkıda bulunan
ve teknolojik bilgiüreten bir merkez olduğu vurgulandı.

Kaynak İHA

Edirne'de müşterisine zorla köfte satmak isteyen lokantacıya para cezası
EDİRNE'de gittikleri lokantada 2 çorba 1 köfte siparişi vermek isteyen çifte, 2 porsiyon köfte yemeleri
konusunda ısrar ettiği öne sürülen işyeri sahibine, şikayet üzerine 240 lira para cezası kesildi.

Edirne'ye gezmeye gelen çift, yemek yemek için gittikleri lokantada 2 çorba 1 köfte siparişi verdi. İddiaya
göre işletme sahibi, "2 çorba içiliyorsa 2 porsiyon köfte yenmeli" diyerek müşterilerine 2 porsiyo
n köfte sipariş vermeleri konusunda ısrar etti. Yaşanan diyalog sonrası müşteriler siparişi iptal ettirip,
Edirne Valiliği ve Edirne Belediyesi'nin ortaklaşa oluşturduğu '0552 840 22 22, Whatsap şikayet hattına'
şikayet etti.
Şikayetin ardından Edirne Belediyesi zabıta ekipleri gerekli incelemeler sonrası işyeri hakkında
tutanak tutup durumu İl Ticaret Müdürlüğü'ne bildirdi. Yapılan incelemenin ardından iş yeri sahibine
'tüketicinin koruması' kanununun 'satıştan kaçınma' içerikli 6'ıncı maddesi gereğince 240 TL para cezası kesti.
Kaynak DHA


Üç kuşaklık patentli tostçular taklitlerine savaş açtı

Adana’da 3 kuşaktır ’ütü tostu’ yapan ve ’Ütü Tost’ markası ile tarifinin patentini alan aile, taklitçi işletmeleri
kapattırmak için hukuki mücadele başlattı.

(Özel Haber) Üç kuşaklık patentli tostçular taklitlerine savaş açtı

Patentli tostun son kuşak temsilcisi Serhan Şimşekyılmaz, günde ortalama 500 tane sattıkları ütü tostunu
Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak istediklerini kaydetti.
Ankara’da henüz 23 yaşındayken, 1971 yılında
makineyle tost yapıp satan Nedim Şimşekyılmaz (69), makinenin bozulması nedeniyle eski tip ütülerle
tost yapmaya başladı.
İşlerini büyüttükten sonra memleketi Adana’ya gelen Şimşekyılmaz, oğlu Cüneyt
Şimşekyılmaz ve diğer aile üyeleriyle birlikte açtığı Gökhan Büfe isimli dükkanda müşterilerine
hizmet vermeye devam etti.
Kentin Seyhan ilçesi Akkapı ve Karasoku mahallelerinde işletmeleri bulunan
aile daha sonra ’ütü tostu’ markasının ve tarifinin patentini aldı.
Ütü tostunun üçüncü kuşak temsilcisi
torun Serhan Şimşekyılmaz (24), kendilerini taklit eden merdiven altı satıcılara karşı hukuki
mücadele başlattıklarını belirterek, “Bu tostu dünyaya ve Türkiye’ye duyurmayı istiyoruz.
Gerçekten tadılacak bir lezzet. Aldığımız patent sayesinde tostun içindeki sucuğu, yumurtayı, kaşarı,
domatesi, sosu aynı şekilde kullanamazlar. Bu patent, markadan ütüsüne, ocağına kadar her şey
i kapsıyor. 2-3 işletme kapattırdık, mücadelemiz devam ediyor” dedi.
Nedim Şimşekyılmaz ise
yarım ekmeği 6 liradan günde ortalama 500 tane tost sattıklarını belirterek, yanında verdikleri
meyve suyu, limonata, turşu, biber gibi organik ürünleri kendilerinin hazırladığını kaydetti.
Vatandaşlar, makine tostunun incecik olduğunu ancak ütü tostunun içerisindeki malzemelerle
birlikte tüketimi oldukça lezzetli bir ürün olduğunu kaydetti.

Kaynak İHA


Zıpkınla avladı 
Çanakkale’de zıpkınla dalış yapan bir kişi, 1,5 metre uzunluğunda ve 50 kilogram ağırlığında 
akya türü balık yakaladı.

Çanakkale’de zıpkınla dalış yapan bir kişi, 150 santimetre uzunluğunda ve 50 kilogram ağırlığında akya türü
balık yakaladı. Çanakkale’de özel bir denizcilik şirketinde çarkçı başı olarak çalışan ve hobi olarak zıpkınla
balık avcılığı yapan Murat Sürek, Bozcaada açıklarında 30 metre derinlikte akya türü balığı avladı.
Çocukluğundan bu zamana kadar denizlerde büyüğünü belirten Murat Sürek, "Bizler çocukluğumuzdan
beri denizin içindeyiz. 25 yıldır profesyonel olarak dalıyorum. Zıpkın avcılığı da dalışın bir parçası.
İzinli günlerimi genellikle suyun altında geçiriyorum. Yine iyi bir av için bismillah diyerek dalış yaptım.
Amacım büyük bir balık değildi. Çünkü daldığımız alanda normal irilikte balıklar bulunuyor.
Tam hedef belirleme safhasına girmiştim ki bir akya sürüsüne rastladım. O anda sürüdeki en
büyük balığı hedefime alıp, zıpkının tetiğine bastım. Balık kısa süre beni uğraştırdı. Her zaman
bu büyüklükte balıklar avlayamıyoruz. Daha küçük bir av için dalış yapmıştım, neye niyet neye
kısmet" dedi. 
Çanakkale’nin su altı avcılığında geniş bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Murat Sürek, "
Her dalgıcın ve su altı avcısının kendi bildiği, tanıdığı meralar olur. Bozcaada da öyle bir yer. Çok zengin
bir av çeşidi sunuyor size. Daha büyük balıklar da var. Ben daha önce aynı bölgede 35 kilogramlık
bir akya avı yapmıştım. Başka bir alanda daha iri bir orkinos yakalamıştım. Lütfen deniz konusunda
bilginiz ve tecrübeniz yoksa avcılık için ısrarcı olmayın ve sınırlarınızı zorlamayın. Bunun eğitimini
alıp suyun altına inin" dedi. Murat Sürek’in zıpkınla akya balığı vurma anları saniye saniye
su altı kamerasınca kaydedildi.


Selimiye Camii çocuklarla doldu taştı

Edirne İl Müftülüğünün Selimiye Camiinde düzenlediği “Camii ve Çocuk Buluşması” programı gerçekleşti.

Selimiye Camii çocuklarla doldu taştı

Aileleri ile beraber gelen çocuklar, Selimiye Cami’sini dolup taşırdı.Edirne İl Müftülüğünün Selimiye Camiinde
düzenlediği programda çocuklar camide bir araya geldi. “Camii ve Çocuk Buluşması” adlı programda
Kur’an-ı Kerim ayetleri ve ilahiler, Hz. Muhammed’in hayatı, İslamiyet ve çocuk hakkında bilgiler verildi.
Program Ferhat Karabulut, Kur’an Tilaveti okundu. Programın açılış konuşmasını yapan Edirne İl Müftüsü
Emrullah Üzüm, Hz. Muhammed’in çocuklar ile ilgili olan konuşmalarından bahsederek programda;
“Selimiye Camii hiç bu kadar güzel olmamıştı. Buradan bulunan sevgili çocuklarımız ile beraber
bu mutluluğu paylaşmaya geldik” şeklinde konuştu.

“Siz, Selimiye camisininsiniz, Selimiye de sizin”
Edirne İl Müftüsü Emrullah Üzüm, Selimiye Camisinde düzenlenen ‘Çocuk ve Cami Buluşması’ programında;
“Siz, Selimiye Camisininsiniz, Selimiye de sizin” şeklinde çocuklara seslendi. Üzüm, “Selimiye Camisine
kim gelirse gelsin heyecanlanıyor. Benim 3 yaşındaki torunuma sorduğumda bile bana “Selimiye benim”
diyor. Aslında Selimiye hepinizin ve hepimizin. Ne mutlu size ve bize. Bundan sonra ömür boyu
Selimiye’de olacaksınız. Selimiye’nin yakınlarında olacaksınız. Selimiye hep sizinle kalacak.
Eve gittiğinizde anne ve babanıza ‘anneciğim, babacığım sizi çok seviyorum. Benim bir camim var.
Adı Selimiye. Her hafta bir kere benim camime gidelim. Selimiye hayatımızı cennet yapar. Bizi mutlu eder.
Allah’ı çok seviyoruz. Peygamberimizi çok seviyoruz. Anne-Babamızı çok seviyoruz. Müslüman
kardeşlerimizi çok seviyoruz. Elhamdülillah’ diyeceksiniz. Bilin ki Selimiye sizi çok seviyor”
şeklinde konuştu.
Programda Hüseyin Gökgöz; ‘Allah Sevgisi’ vaazının ardından koro, ‘Camii Seviyorum’
adlı ilahiyi söyledi. Programın devamında Kamil Bağcı Peygamber Sevgisi adlı konulu hutbeyi okudu.
Çocuk korosu Hz. Muhammed, cami ve çocuk konulu ‘Çocuk camiye gelmezse’ şiirini seslendirdi.
Öğrenciler, Dini tarihi ve milli unsurlar, temel değerlerle ilgili ayet ve hadisler, dini eylem ve
kavramların beden hareketleri ile anlatılması, çocuklara İslamiyet ile ilgili sorular sorulması ve çocukların
cevaplamalarının ardından Merve Güzel’in dua okumasıyla program son buldu.
Kaynak İHA


Serinlemenin en ucuz yolu 

Denize gidemeyen çocuklar, traktör römorkunda serinliyor.

Denize gidemeyen çocuklar, traktör römorkunda serinliyor

Kastamonu’da çocuklar, denize gidemedikleri için havuza çevirdikleri traktör römorkunda serinliyor.
Kastamonu’nun Daday ilçesinde ikamet eden çocuklar, yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta bulunan denize
gidemedikleri için traktör römorkunu naylon ile kaplayıp havuza çevirdi. Termometrelerin yaklaşık
40 dereceyi gösterdiği Daday’da, sıcaktan bunalan çocuklar traktörün römorkunda hem serinliyor hem de
eğleniyor.
Evlerinin önünde duran traktör römorkunu havuza çevirerek serinlemeye çalışan çocuklar,
çevredeki vatandaşların ilginç bakışlarına aldırış etmeden hem serinliyorlar hem de eğleniyorlar.

Traktörün römorkunda serinlemeye çalışan çocuklardan Soner Sefer, “Daday’da deniz olmadığından dolayı
ve havuzlarda çok pahalı olduğundan dolayı arkadaşlarımızla evlerden su getirdik. Traktör römorkunun da
içerisine naylon branda serdik. Evimizden getirdiğimiz bu sularla brandanın içerisine suyla doldurduk
ve sıcak havada bu şekilde serinlemeye çalışıyoruz” dedi. 
İHA

Bisikletiyle gezerken TIR'ın çarptığı 13 yaşındaki Sinan öldü
Kırklareli’nin Lüleburgaz İlçesi'nde bisiklet tutkunu Bisiklet Motosiklet Gençlik Spor Kulübü Derneği üyesi
13 yaşındaki Sinan Atakan Yavuz, bisikletiyle gezerken bir TIR'ın çarpması sonucu yaşamını yitirdi.

Lüleburgaz Bisiklet Motosiklet Gençlik Spor Kulübü Derneği üyesi Sinan Atakan Yavuz, dün arkadaşlarıyla
birlikte bisikletleriyle gezmeye çıktı. D-100 karayolu üzerindeki Lüleburgaz Devlet Hastanesi yakınlarında
A.Ş. yönetimindeki 39 LY 161 plakalı TIR, bisiklet üzerindeki Yavuz'a çarptı. Duran TIR sürücüsü daha
sonra ayrıldı. Kazayı görenlerin haber vermesi üzerine sevk edilen 112 Acil servis ekipleri Yavuz'un öldüğünü
belirledi. Bisiklet tutkunu Sinan Atakan Yavuz'un ölümü ilçede büyük üzüntü yarattı. Yavuz, bugün
Tekirdağ'ın Hayrabolu İlçesi Klıçlar Köyü'nde gözyaşları arasında toprağa verildi.Kazaya neden olan
TIR sürücüsü A.Ş., daha sonra Lüleburgaz Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim oldu. Sürücü ile ilgili
soruşturma sürüyor.
Kaynak DHA

Kızılırmak'ta 'canavar' alarmı! 15 gün arayla ikinci kez yakalandı
SİVAS'ta amatör balıkçı 38 yaşındaki Muzaffer Metinoğlu, Kızılırmak
nehrinde avlanırken, oltasına pirana balığı takıldı. Türkiyedeki sularda
bulunmayan pirananın 15 gün arayla ikinci kez Kızılırmak'ta avlanması
dikkat çekti.

Kızılırmakta canavar alarmı 15 gün arayla ikinci kez yakalandı
 
Sivasta Kayseri Caddesi üzerindeki demir yolu köprüsünün altında
Kızılırmak'ta avlanan Muzaffer Metinoğlu dün akşam saatlerinde yaklaşık
30 santim uzunluğunda kırmızı karınlı bir pirana yakaladı. Boş zamanlarda
stres atmak için balık tuttuğunu ifade eden Metinoğlu piranayı sudan çıkarmak
için 10 dakika uğraştığını söyledi.
Metinoğlu, "Cuma akşamı mesai bitiminde
vakit geçirmek için ırmağın kenarına indim. Ya nasip dedim oltayı attım.
Oltaya tanımadığım bir balık takıldı. Pirana olduğunu daha sonra öğrendim.
Pirana olduğunu bilseydim balığı yaşatmaya çalışırdım. Ama bilmediğimiz
için balık öldü. Kızılırmak'ta pirana balığının olması biraz ürkütücü.
Burası piknik alanı, vatandaş çoluğuyla çocuğuyla geliyor.
Sudan çıkarmam bir hayli zamanımı aldı. Çok kuvvetli bir balık.
Yaklaşık 10 dakika uğraştım sudan çıkarmak için.Zaten sudan çıkardıktan
sonra kancayı da kırdı. Dişleri yüzünden kancayı ağzından zor aldım.
İnsan gibi dişleri var" dedi.
DHA 

Bugün 52 ziyaretçi (135 klik) kişi burdaydı!
 
 
Kısa Videomuz
Kategoriler
Dost Siteler
İSTANBUL'da 5 Günlük Hava Tahmini
+18
°
C
H: +19°
L: +17°
İstanbul
Çarşamba, 17 Ekim
7 Günlük Hava Tahmini
Sa Pe Cu Ct Pz Pt
+18° +18° +19° +18° +19° +19°
+18° +17° +16° +15° +13° +15°
Anket
Sitemizi Nasıl Buldunuz ?
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=