Brisin

Dünya

"Silahlı Kuvvetlerimiz Kudüs konusunda görev almaya hazır"
Malezya Savunma Bakanı Hüseyin yaptığı açıklamada, İsrail tarafından işgal atından olan Kudüs için 'Malezya Silahlı Kuvvetleri, Kudüs konusunda görev almaya her zaman hazır.' dedi.

Silahlı Kuvvetlerimiz Kudüs konusunda görev almaya hazır

Malezya Savunma Bakanı Hishammuddin Tun Hüseyin, Malezya Silahlı Kuvvetleri’nin (MAF) Kudüs konusunda görev almaya her zaman hazır olduğunu söyledi.
Malezya Silahlı Kuvvetleri her zaman hazırBernama Haber Ajansı'na göre, partisinin grup toplantısında konuşan Hüseyin, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıma kararının Müslümanlara yapılmış bir darbe olduğunu belirterek "Müslüman ülkeler olarak olası bir olumsuzluğa karşı her daim hazırlıklı olmalıyız. Üst düzey liderlerin harekete geçmesi ve önerge vermesi durumunda Malezya Silahlı Kuvvetleri Kudüs konusunda görev almaya her zaman hazır." dedi.ABD’nin Kuala Lumpur Büyükelçiliği önünde düzenlenen protestolardan övgüyle söz eden Hüseyin, Kudüs kararıyla bir kaos ortamının yaratılmaması temennisinde bulundu.


Kuveyt'ten İsrail'e tarihi tepki: İşgalci, çocuk katili 

​​Kuveyt Meclis Başkanı al-Ghanim


Kuveyt Meclis Başkanı al-Ghanim, Uluslararası Parlamentolar Birliği toplantısında İsrailli heyete
'derhal burayı terkedin, çocuk katilleri' dedi.Uluslararası Parlamentolar Birliği (IPU) toplantısında konuşma yapan Kuveyt Meclis Başkanı Marzouq al-Ghanim, İsrailli heyete yönelik "Azıcık utanman varsa, derhal burayı terkedersiniz, ey çocuk katili." diyerek protesto etti. Ghanim'in konuşmasına salondakiler alkışlayarak destek verirken, İsrailli heyet salonu terketti. Ghanim şunları söyledi: "Bu gaspçı vekilin temsil ettiği devlet, terör devletidir. Dünyaca bilinen bir söz vardır. 'Utanmıyorsan istediğini yap.' Sen gerçekleri biliyorsun. Şuan yapman gereken şey burayı terk etmektir. Azıcık utanman varsa burayı terk et. Ey işgalci, ey çocuk katili."


Mısır'da camiye yönelik saldırıda ölü sayısı 235'e yükseldi

Son dakika! Mısır\'da camiye yönelik saldırıda ölü sayısı 235\'e yükseldi

Mısır'ın Ariş kentinde camide patlama meydana geldi. Olayda en az 235 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Görgü tanıkları, el-Abed'de bulunan bir camiye önce bombalı saldırı düzenlendiği daha sonra ise teröristlerin makineli tüfeklerle ateş açtığını belirtti. Kahire yönetimi ülkede 3 günlük ulusal yas ilan etti.

Mısır'ın Ariş kentinde bir camide meydana gelen patlamada en az 235 kişinin öldüğü 120'den fazla kişinin yaralandığı belirtildi. Reuters’e konuşan görgü tanıklarının açıklamasında göre saldırganlar Gazze sınırına yakın Ariş kentinin batısındaki Bir el Abed’de bulunan El Ravdah camisine cuma namazı sırasında saldırdı.

MISIR'DA ÜÇ GÜNLÜK YAS İLAN EDİLDİ

Sağlık Bakanı Halid Megahid televizyonda yaptığı açıklamada en az 25 ambulansla yaralıların Er Ariş hastanelerine taşındığını söyledi.

Mısır devlet televizyonunun bildirdiğine göre, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi saldırıdan hemen sonra acil güvenlik toplantısı düzenledi.

Reuters haber ajansı, Mısır'da kanlı saldırının üzerine 3 günlük yas ilan edildiğini duyurdu.

Saldırıyı henüz üstlenen bir örgüt olmadı. 2014'te terör örgütü DEAŞ'a biat eden Sina yarımadasındaki bazı örgütler bölgede yapılan bir dizi ölümcül saldırının sorumluluğunu üstlenmişti.

SALDIRIYI ÜSTLENEN OLMADI

Saldırıyı henüz üstlenen bir örgüt olmadı. 2014'te terör örgütü DEAŞ'a biat eden Sina yarımadasındaki bazı örgütler bölgede yapılan bir dizi ölümcül saldırının sorumluluğunu üstlenmişti. Akdeniz kıyısındaki Ariş'te son saldırı Ekim ayı sonunda yola döşenen bombanın patlatılmasıyla gerçekleşmiş, iki polis ölmüştü.


İzetbegovic: Mladic savaş suçlusudur
Bakir İzetbegovic, Bosna Kasabı olarak anılan cani için "Mladic hem savaş suçlusu hem de korkaktır." ifadelerini kullandı.

İzetbegovic: Mladic savaş suçlusudur

1995'deki soykırımda yaptığı canilikle Bosna Kasabı olarak adlandırılan Mladic'in müebbet hapis cezası alması üzerine basın toplantısı düzenleyen Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Boşnak üyesi Bakir İzetbegovic, "Bunu, Ratko Mladic'e bırakmak gerekir. Bunu, Sırp halkının boynundan indirmek gerekir." şeklinde konuştu.
O BİR SAVAŞ SUÇLUSUDUR"
İzetbegovic, Srebrenitsa'da esir alınan tüm erkeklerin Sırplarca öldürüldüğünü anımsatarak, "Suçu işleyenler, yaptıklarını gizlemek için bu insanları farklı yerlere gömdü. Bugünkü duruşmada Mladic'in yaptıklarıyla bir kez daha yüzleştik." ifadesini kullandı.
Mahkeme heyetinin "Mladic'in, tüm dünyada savaş suçlusu olarak hatırlanacağı" ifadesini hatırlatan İzetbegovic, "Mahkeme, net bir şekilde Mladic'in Bosna Hersek'teki Müslümanları yok etmek istediğini ve Bosnalı Sırpların bu topraklarda zulüm yaptığını ifade etti." diye konuştu.
İzetbegovic, Mladic'in bir savaş suçlusu ve korkak olduğunu vurgulayarak, "Çünkü ancak korkaklar kadın, bebek ve sivilleri öldürür, onlara saldırır." dedi.
Kaynak Ensonhaber



İtalya'da sel felaketi: 6 ölü
İtalya'nın Livorno kentinde şiddetli yağışların yol açtığı selde 6 kişi hayatını kaybetti.

İtalya'da sel felaketi: 6 ölü

İtalya'nın Livorno kentinde şiddetli yağışların ardından bölgede sel meydana geldi. Yetkililer, aynı aileden 4 kişi olmak üzere toplamda 6 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Livorno Belediye Başkanı Filippo Nogarin, "Turuncu uyarı verilmesine rağmen yağışların bu kadar şiddetli olacağını ummuyorduk" dedi.Piero Caturelli isimli bölge sakini ise, "İnanılmaz bir durum. Daha önce böyle bir şey ile karşılaşmadık. Yağmur 22.00'de başladı ve sabaha kadar sürdü" dedi. Livorno kentinde maddi hasar tespiti yapılacağı bildirildi. Öte yandan, Roma'da da görülmesi beklenen şiddetli yağmur için sel uyarısı yapıldı.
Kaynak İHA


Meksika depreminde ölü sayısı 90'a yükseldi
Meksika'nın güney kıyısını vuran 8.1 şiddetindeki depremde 90 kişinin hayatını kaybettiği açıklanırken ülkeyi vuran Katia Kasırgası'nın da toprak kaymalarına neden olduğu belirtildi.

Meksikadaki depremde ölü sayısı 58e yükseldi

Meksiko ve Guatemala'da hissedilen ve Meksika'nın güney kıyısını vuran 8.1 şiddetindeki depremin ardından Katia Kasırgası da ülkenin doğusunu vurdu.Devlet Sivil Koruma Otoritesi sözcüsü Jesus Gonzalez, sadece Oaxaca kentinde 71 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.Yerel makamların açıklamasına göre ise Oaxaca kendine komşu Chiapas bölgesinde en az 15 kişi hayatını kaybederken kuzeydeki Tabasco bölgesinde de 4 kişi hayatını kaybetti.Toplam ölü sayısının 90'ı bulduğu ülkede Meksika Devlet Başkanı Enrique Pea Nieto, ülke genelinde 50 milyon kişi tarafından hissedilen depremin yüzyıl içindeki en şiddetli deprem olduğunu söylerken Oaxaca kentindeki evlerin 3'te 1'inin çöktüğünü ya da kullanılamaz hale geldiğini belirtti.Ülkede 3 günlük ulusal yas ilan edildi.ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), merkez üssü Pijijiapan kentinin 87 kilometre güneybatısı olan 8,1 büyüklüğündeki depremin 69,7 kilometre derinlikte kaydedildiğini açıklarken, Meksika Devlet Başkanı Enrique Pena Nieto ise depremin büyüklüğünü 8,2 olarak ilan etmişti.Depremin ardından 62 artçı sarsıntı kaydedilirken, yaklaşık 50 milyon Meksikalının depremi hissettiği belirtilmişti. 

KATİA KASIRGASI
Yetkililer, Meksika'yı etkisi altına alan Katia kasırgasının, Veracruz eyaletine bağlı Tecolutla bölgesinin kuzeyinde toprak kaymalarına neden olduğunu bildirildi.BD Ulusal Kasırga Merkezinin verdiği bilgiye göre, kasırganın şiddeti saatte 45 kilometreye gerileyerek birinci kategorideki tropikal fırtınaya dönüştü.
Oaxaca'da bir hastanenin ve belediye binasının neredeyse yarısının yerle bir olduğuna dikkat çekilerek, acil durum ekiplerinin arama kurtarma ve hasar tespit çalışmalarına devam ettiği vurgulandı.Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi de deprem nedeniyle Meksika açıklarında oluşan dalgaların bir metreye ulaştığını duyurmuştu.Meksika'da 19 Eylül 1985'te başkent Meksiko'da meydana gelen 8,1 büyüklüğündeki depremde de en az 6 bin kişi hayatını kaybetmişti.


Brüksel ve Londra'da saldırı şoku

Avrupa diken üstünde! İki ülkede art arda saldırı


Belçika'nın başkenti Brüksel'de askerlere düzenlenen bıçaklı saldırıda 2 asker yaralandı. Saldırgan vurularak etkisiz hale getirildi. İngiltere'nin başkenti Londra'da da polise bıçaklı saldırı gerçekleştirildi.
Belçika'nın başkenti Brüksel'de sokaklarda devriye gezen iki askere palayla saldıran bir kişi vuruldu.Olay, yerel saatle 20.20'de şehir merkezinde meydana geldi. Kamu yayın kuruluşu RTBF, 2 askeri palayla yaralayan saldırganın vurulduğunu bildirdi.Savcılığın açıklamasında, saldırganın, "ölümle yaşam arasında gidip geldiği" belirtilirken, el ve yüzlerinden yaralanan askerlerin hayati tehlikesinin olmadığı ifade edildi.Polis olay yerine güvenlik kordonu çekerken, basına yansıyan bir fotoğrafta, sağlık ekiplerinin yerde yatan birine müdahale ettiği görüldüOlayın terör saldırısı olup olmadığına ilişkin henüz bir değerlendirmede bulunulmadı. Ancak Avrupa'da son aylarda terör örgütleri adına benzer saldırılar gerçekleştirilmişti.Brüksel'de 22 Mart 2016'da havalimanı ve bir metro istasyonuna yönelik saldırıda 32 kişi ölmüştü. Bu saldırının ardından güvenlik güçlerini hedef alan en az iki bıçaklı saldırı yaşanmıştı.Ülkede, 22 Mart saldırısının ardından polislerin yanı sıra askerler de sokaklarda güvenlik önlemi almaya başlamıştı.

LONDRA'DA POLİSE SALDIRI
İngiliz polisi, başkent Londra'daki Buckingham Sarayı'nın önünde bıçaklı bir kişinin gözaltına alınırken iki polisi yaraladığını duyurdu.Polisten yapılan açıklamada, sarayın önündeki Mall Caddesi'nde yerel (TSİ) 22.35'te bir erkeğin, üzerinde bıçak bulundurmaktan dolayı polis memurları tarafından durdurulduğu belirtildi.
Açıklamada, kişiyi gözaltına almak isteyen iki erkek polisin, bu sırada şüpheli tarafından kollarından hafif yaralandığı kaydedildi. Polislerin durumlarının iyi olduğu ifade edildi.Şüpheli "polise saldırı ve kasten adam yaralama" suçundan gözaltına alınırken, olayda başka yaralının bulunmadığı ve soruşturma başlatıldığı kaydedildi.Bölgedeki turistlerin, kişinin davranışlarından şüphelenmesi üzere polisi uyardığı, polisin bunun ardından olaya dahil olduğu belirtiliyor.İngiltere'de bu yıl yaşanan terör saldırı sebebiyle terör tehdit seviyesi en üstün bir altındaki seviye olan "ciddi" kademesinde tutulurken, özellikle İngiliz Parlamentosu, Buckingham Sarayı, Başbakanlık, ünlü Trafalgar Meydanı ve kentte turistlerin yoğun olarak ziyaret ettiği daha birçok noktada silahlı polislerin sayısı arttırılmıştı.

 


Rusya'da bıçaklı saldırı
Rusya'nın kuzeyindeki Surgut bölgesinde bıçaklı saldırı düzenlendi.

İlgili resim

Rusya'nın kuzeyindeki Surgut bölgesinde bıçaklı saldırı düzenlendi.Yerel saatle 11.20'de gerçekleştirilen saldırıda saldırgan, yoldan geçen 8 kişiyi yaraladı. Yaralılardan ikisinin durumu ağır.
Polis saldırganı öldürdü.Hükümet halkı sakin olmaya çağırarak, "vatandaşları ve medyayı tüm koşullar belirlenene kadar durumu değerlendirmek için güvenilir bilgi kullanmaya" çağırdı.
Moskova'nın 2.100 km kuzeydoğusunda yer alan Surgut, zengin petrol kaynaklarıyla biliniyor.



İspanya'da ikinci terör saldırısı girişimi: 4 şüpheli öldürüldü

İspanya'da ikinci terör saldırısı girişimi: 4 şüpheli öldürüldü

İspanya'nın Barcelona kentindeki terör saldırısının ardından Cambrils kentinde çıkan çatışmada 4 şüpheli öldürüldü, bir şüpheli de yaralı olarak gözaltına alındı. Acil servis yetkilileri ise olayda ikisi ağır 6 sivil ile bir polisin yaralandığını bildirdi. Polis, öldürülen kişilerin Barcelona'daki saldırı ve Alcanar kentinde bir evde yaşanan patlamayla bağlantıları olduğu varsayımı üzerinde duruyor.Katalan polisinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Barcelona'nın güneyindeki Cambrils kentinde çatışma çıktığı doğrulanarak, "4 kişi öldürülürken, yaralanan ve aynı suçlar (terör eylemi) nedeniyle gözaltına alınan 5'inci bir kişi daha var." ifadesine yer verildi.Ayrıca şüphelilerin üstünde intihar yeleği bulunup bulunmadığının araştırıldığı ve kontrollü patlatma yapılmasının planlandığı duyuruldu. Acil servis yetkilileri ise olayda ikisi ağır 6 sivil ile bir polisin yaralandığını bildirdi.Barcelona kentinde bir minibüsün kaldırıma çıkarak kalabalığın arasına dalması sonucu 13 kişi ölmüş, 100 kişi yaralanmıştı. Saldırgan kaçmış, olayı terör örgütü DEAŞ üstlenmişti.Polis, öldürülen kişilerin Barcelona'daki saldırı ve Alcanar kentinde akşam saatlerinde bir evde yaşanan patlamayla bağlantıları olduğu varsayımı üzerinde durduklarını ifade etti.
AA


İspanya'da minibüs kalabalığa daldı
İspanya'nın Barselona kentinin turistik merkezi La Rambla'da bir minibüs yayaların üzerine sürülerek terör saldırısı düzenlendi. Yerel basına göre en az 13 kişi öldü.

İspanyada minibüs kalabalığa daldı

Katalan polisi olayda 1 kişinin öldüğünü, 10'u ağır 32 kişinin yaralandığını bildirdi.Terör saldırısında yerel basına göre en az 13 kişi öldü, yaralı sayısı ise 20'nin üzerinde.Güvenlik güçleri olayın ardından halkı ve turistleri bölgeden uzak durmaları konusunda uyardı.La Rambla yakınındaki metro ve tren istasyonları kapatıldı.El Pais gazetesinin polis kaynaklarına dayanarak verdiği bilgiye göre saldırı ile bağlantılı 2 şüpheli bölgedeki bir restoranda kuşatıldı.  BBC Türkçe'nin aktardığına göre, saldırının yaşandığı yere yaklaşık 400 metre mesafede olan Cem Abanazir, tanık olduğu anları şu şekilde dile getirdi: 
"Polis ve ambulans sesleri gelene kadar bir olay yaşandığını anlamadım. Mahallede sıkça olur. Çatışma sesi duymadım. Kız arkadaşım arayınca haberim oldu, televizyonu açtım. Siren sesleri öncesi derin bir sessizlik vardı. Sanırım bu insanların çok korktuğunu gösteriyor. La Rambla Barcelona'nın İstiklal Caddesi gibidir. Barcelona'ya gelen turistler buraya uğramazsa olmaz."


Venezuela'da askeri ayaklanma bastırıldı
Venezuela'nın Valencia kentinde bir grup asker Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı ayaklandı. Hükümet tarafından "terörist saldırı" olarak nitelenen olaylar kontrol altına alındı.

İlgili resim
 

Ayaklanma Venezuela'nın kuzey batısında Valencia kentindeki bir askeri üste meydana geldi. Kendilerine "41'nci Tugay" diyen bir grup asker, Devlet Başkan Nicolas Maduro'ya karşı ayaklanma girişiminde bulundu. Askerler internet üzerinden yayınladıkları videoda "bu bir darbe değil bu anayasal düzeni sağlamak için yapılan sivil bir hareket" ifadelerini kullandı. Hükümet sosyal medyadan yaptığı açıklamada olayı terörist bir saldırı olarak niteledi ve olaya karışan askerlerin tutuklandığını bildirdi. 
Görgü tanıkları gece boyu bölgeden silah sesleri duyulduğunu söyledi. Venezuela'da Maduro hükümetine karşı nisan başından bu yana devam eden protestolarda en az 115 kişi yaşamını yitirmiş, bin 500 kişi de yaralanmıştı. 500'den fazla protestocu ise tutuklandı.
Venezuela Devlet Başkanı Maduro: Askeri üsse saldıranlar en ağır şekilde cezalandırılacak
Venezuela Devlet Başkanı Maduro, askeri üsse yapılan saldırının faillerine en ağır cezanın verileceğini söyledi.Devlet Başkanı Maduro, devlet televizyonunda yaptığı konuşmada, Carabobo eyaletinin başkenti Valencia yakınlarındaki Paramacay üssüne saldırıyı düzenleyen 20 kişiden 2'sinin öldürüldüğünü, 1'inin yaralı ele geçirildiğini, 7'sinin yakalandığını ve 10'unun kaçtığını kaydetti.Ordu ve emniyet güçlerinin kaçan saldırganların peşinde olduğunu ifade eden Maduro, "Bu terör saldırısını düzenleyenlere en ağır cezanın verilmesini isteyeceğim." dedi.


Sokak gösterilerinin kahramanı oldu!

Venezuela’da Başkan Nicolas Maduro ve hükümet karşıtları arasında 4 aydır devam eden çatışmalarda yer alan muhalif özel spor eğitmeni Caterina Ciarcelluti gösterilerin sembolü haline geldi.

Tüm dünyanın ilgisini çeken sporcuya, ‘Wonder Woman’ lakabı takılarak süper kahraman ilan edildi.

Ateşli bir hükümet karşıtı olan Ciarcelluti, 44 yaşında emekli bir atlet ve internette yayınladığı egzersiz videolarıyla tanınıyor.

Tüm dünyanın ilgisini çeken sporcuya, ‘Wonder Woman’ lakabı takılarak süper kahraman ilan edildi.on haftalarda gördüğü ilginin karşısında şaşkın olduğunu ifade eden Ciarcelluti’nin spor ve egzersiz programlarını yayınladığı sosyal medya hesabında 75 bini aşkın takipçisi bulunuyor.

Ciarcelluti yaptığı bir açıklamada, polislere bir öfke anında taş fırlattığını fakat şiddeti asla hoş görmediğini açıkladı.okak gösterileri sırasında başındaki kaskı, şortu ve yanında taşıdığı bayrağıyla polislere taş atarken çekilen görüntüleri basına yansıyan Ciarcelluti, hükümet karşıtı bütün göstericilerin yıldızı oldu.

Solcu lider Nicolas Maduro ve hükümet karşıtı göstericiler arasındaki gerilim 4 ayı aşın süredir devam eden sokak gösterileri ve protestolarla sürüyor.



7 yıl hayvanat bahçesinde saklanmış
Avustralya'da 2 kişiyi öldürdükten 7 yıl sonra hayvanat bahçesinde yakalanan zanlının nasıl
yaşadığını anlatan kitap yayımlandı.

malcolm.jpg


Avustralya'da iki cinayetten aranan katil zanlısının 7 yıl boyunca hayvanat bahçesinde saklandığı ortaya çıktı.Kuzeni Lateesha Nolan'ı ve kuzeninin sevgilisi Kristy Scholes'ü öldürdüğü gerekçesiyle polis tarafından aranan Malcolm Naden, 2005 ile 2012 arasında polisten kaçmayı başarmıştı.
Zanlı, yedi yılın ardından saklandığı Plains Hayvanat Bahçesi'nde yakalanmıştı.
İngiliz Daily Mail gazetesi, Naden'in hayvanat bahçesinde nasıl yaşadığını anlatan "The Contractor"
isimli kitabın çıktığını duyurdu.Kitapta, ülkenin en çok arananlar listesinin başında bulunan katilin, fillerin yemlerini çalarak, kaplumbağa yiyerek ve gergedanların yanında uyuyarak hayatta kaldığı gibi bilgiler yer alıyor.
Kaynak ntv


Müslüman Pigmeler
Kamerun ormanlarında yaşayan ve 5 bin yıllık avcılık kültüründen gelen Pigmeler arasında Müslüman
bir topluluk bulunuyor. Atlas Okyanusu’nun kıyısında bulunan Pigmeler, 2004-2009’da İslamiyet’i seçti.

Müslüman Pigmeler ile ilgili görsel sonucu


Yaklaşık 30 kişinin yaşadığı köy halkı, 2004’de bir grup Katarlı din adamının İslamiyeti anlatması ve 2009’da Türk sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla Müslüman oldu. Köyde, İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfının (İHH) ve Kamerunlu Müslüman derneklerin yaptırdığı 2 cami bulunuyor. Köy halkından Abdullah Gounde “Hristiyanken din ile ilgim yoktu. Ancak Müslüman olduktan sonra hayatımda çok şey değişti. Artık bir yaratıcının olduğuna inanıyorum ve ona göre davranıyorum. İçki içmiyorum, domuz eti yemiyorum, temiz giyiniyorum” diye konuştu. Amina Bodoum da kocasının Müslüman olmasına kızıp köyü terk ettiğini ancak İslamiyetin köye başka bir hava kattığını fark ettiğini söyledi. Müslümanlığı seçen Bodoum “Artık yemekleri hazırlarken İslami esasları dikkate alıyorum” dedi. 



Portekiz'de orman yangını 62 can aldı
Portekiz'in Pedrogao Grande kenti yakınlarında cumartesi gününden bu yana devam eden orman yangınında 62 kişinin öldüğü bildirildi.

Portekizde durdurulamayan orman yangını 57 can aldı


Portekiz İçişleri Yönetimi Devlet Sekreteri Jorge Gomes, yerel basına yaptığı açıklamada, yangında 62 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Portekiz Başbakanı Antonio Costa, "Son yıllardaki en büyük insani trajediyle karşı karşıyayız. Önceliğimiz bu yangını söndürüp, mağdur ailelere yardım etmek. Helikopterler ve uçakların havadan destek verdiği yangın söndürme çalışmalarına ülkedeki tüm itfaiye ekipleri katkı sağlıyor." dedi.
Diğer yandan İspanya ve Fransa'nın Portekiz'e yangın söndürme uçağı gönderdiği aktarıldı.
Avrupa Birliği (AB) İnsani Yardım ve Kriz Yönetimi Komiseri Christos Stylianides, yaptığı yazılı açıklamada, AB'nin Portekiz'deki orman yangınıyla ilgili olarak sivil savunma çabalarını aktifleştirdiğini belirtti.Hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyen Stylianides, AB'nin yardıma hazır olduğunu, Portekiz'in yardım talebi üzerine İspanya ve Fransa'nın bölgeye yardım söndürme uçakları gönderdiğini kaydetti.Portekiz Cumhurbaşkanı Marceloa Rebelo de Sousa, bölgeye hareket etmeden önce yaptığı açıklamada, felakete karşı teknik bir eksiklik veya kapasitesizliğin bulunmadığını açıkladı.
İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, Twitter'dan paylaştığı mesajda, yangın nedeniyle ciddi endişe duyduklarını, Portekiz halkının kendilerine güvenebileceğini aktardı.
Yüksek sıcaklıklar ve rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüdüğü belirtilen orman yangınının bir felakete yol açtığı ve bölgedeki evlere kadar yayıldığı belirtiliyor.
Bölgedeki yangınını söndürmek için bin 500'den fazla itfaiye görevlisi çalışıyor.

Ülke genelinde son 24 saatte toplam 156 yerde yangın çıktı.


Londra'daki yangında ölü sayısı 17'ye yükseldi
Londra'da dün alev alev yanan binada ölü sayısı 17'ye çıktı. 




Başkent Londra'daki Grenfell Tower isimli 24 katlı binada itfaiye ekiplerinin çalışmaları gece boyunca sürdü. Ekipler mahsur kalanlar olup olmadığına bakmak için binanın katlarında aramalarını sürdürüyor. Londra polisi ölü sayısının daha da artacağından endişe ediyor.Bölge halkıysa yangından etkilenenlere yardım için seferber oldu. Ünlü şarkıcı Adele de binanın bulunduğu bölgeye giderek felaketzedeleri teselli etti.Londra polisi ölü sayısının 17'ye ulaştığını açıkladı. Ölü sayısının daha da artabileceğinden endişe ediliyor. Yangının terör saldırısı olmadığı belirtiliyor.İtfaiye yetkilileri, binadan artık kimsenin sağ çıkamayacağına dikkat çekiyor. Hala kayıp olanların aileleriyse çaresizlik içinde bekliyor.Binada mahsur kalanların ölüm kalım savaşı verirken ışıklarını yakıp söndürerek yardım istedikleri anlar kameralara yansıdı. Birçok kişi çareyi pencerelerden atlamakta buldu.Bazıları çarşaf ve perdeleri ip yaparak aşağı inmeye çalıştı. Çöp torbalarından paraşüt yapmaya çalışanlar bile oldu.Binada kalan ve yangın çıktığı saatlerde sahura kalkan Müslümanların çok sayıda kişinin hayatını kurtardığına dikkat çekiliyor.
Kaynak Ntv


Myanmar'da düşen uçaktaki 31 kişinin cesedine ulaşıldı 
Myanmar'da 122 kişiyle Myeik kentinden Yangon'a giderken kaybolan askeri nakliye uçağının parçaları
ve yolcularından bazılarının cesetlerinin bulunduğu bildirildi.

Myanmar'da düşen uçaktaki 31 kişinin cesedine ulaşıldı


Myanmar Ordu Sözcüsü General Myat Min Oo, Andaman Denizi'ndeki arama kurtarma çalışmalarında 21'i kadın, 8'i çocuk ve 2'si erkek 31 kişinin cesedine ulaşıldığını belirttti. General Myat Min Oo, cesetlerin Dawei kentindeki hastanelere gönderildiğini kaydetti.Çin yapımı Y-8 tipi turbo pervaneli uçak, dün ülkenin güneyindeki Myeik kentinden havalandıktan yarım saat sonra kaybolmuştu. Uçakta çoğu ordu mensuplarının aileleri olmak üzere 108 yolcu ve 14 mürettebat bulunuyordu. Uçağın düştüğü tahmin edilen bölgedeki arama kurtarma çalışmalarına 9 savaş gemisi, 5 savaş uçağı ve 3 helikopter destek veriyor.Uçağın düştüğü bölge, 8 Mart 2014'te Malezya'dan Pekin'e uçan Malezya Havayolları'na ait yolcu uçağının son kez radarda görüldüğü yerin 700 kilometre kuzeyinde bulunuyor. Enkazı bulunamayan Malezya uçağının, Hint Okyanusu'nun güneyinde düştüğü sanılıyor.


Myanmar'da askeri uçak kayboldu
Myanmar'da 100'den fazla kişi taşıyan askeri uçağın kaybolduğu bildirildi.




BBC'nin haberine göre, Myanmar silahlı gücü, Yangon ile ülkenin güneyindeki Myeik arasında
sefer yapan uçağın radardan kaybolduğunu izah etti.Silahlı güç izahında, "Uçak, Dawei şehirinin
takriben 30 kilometre batısındayken iletişim mahalli saatle 13:35'de aniden kesildi."
ifadesine yer verildi.Arama kurtarma çalışmalarının başlatıldığı belirtildi. 


İran'da çifte saldırı: 12 ölü, 42 yaralı
İran'da parlamento binası ile Humeyni Türbesi önünde eş zamanlı saldırı yapıldı. Tahran'daki eş zamanlı saldırılarda12 kişi öldü, 42 kişi yaralandı. Üçüncü terör saldırısı ise önlendi. Parlamento'daki rehine krizi sona erdi, 4 terörist öldürüldü. İran Devrim Muhafızları saldırının arkasında Suudi Arabistan'ın olduğunu ileri sürdü.

humeyni türbe070617.jpg

İran'ın başkenti Tahran bu sabah eş zamanlı iki saldırıyla sarsıldı. İran İstihbarat Bakanlığı üçüncü bir terör saldırısının ise önlendiğini açıkladı.İran Parlamentosu ve Humeyni Türbesi'ne eş zamanlı düzenlenen saldırıda 12 kişi öldü ve 42 kişi de yaralandı.Parlamentodaki rehine krizi 4 terörist öldürülerek sona erdirildi. Parlamento binasındaki saldırganlardan biri üzerindeki bombayı patlattı. Saldırının sona ermesiyle birlikte İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani parlamentoda görüldü.İran İçişleri Bakanlığı, parlamento binasındaki saldırganların kadın kıyafetleri giydiğini belirtti.
ÇİFTE SALDIRIYI DAEŞ ÜSTLENDİ 
İran'daki çifte saldırı terör örgütü DAEŞ tarafından üstlendi. DAEŞ'in haber ajansından yapılan açıklamada, İran Parlamentosu ve Humeyni Türbesi'ndeki eş zamanlı saldırılar üstlenildi. 
İranlı yetkililer, halktan toplu taşıma araçlarından uzak durmaları istendi. Halka otobüs ve tren duraklarından uzak durun çağrısı yapıldı. 
"SALDIRININ ARKASINDA SUUDİ ARABİSTAN VAR"
İran Devrim Muhafızları saldırının arkasın Suudi Arabistan olduğunu ileri sürdü.
İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi: 
"ABD Başkanı Donald Trump ve teröristeleri destekleyen Suudi liderlerin görüşmesinden sadece bir hafta sonra bu kanlı saldırı gerçekleşti. DAEŞ'in sorumluluğu üstlenmesi onların kanlı saldırıda parmakları olduğunu gösteriyor."İran Devrim Muhafızları İkinci Komutanı Tuğgeneral Hüseyin Selami de, Tahran'daki saldırıyı gerçekleştiren terörist gruplar ve destekçilerinden intikam alacaklarını söyledi. 
İran devlet televizyonuna konuşan Tuğgeneral Hüseyin Selami, "Bugün Tahran'daki saldırıyı gerçekleştiren teröristler, iştirakçileri ve destekçilerinden intikam alacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın" dedi.


Körfez'de kriz: Yedi ülke Katar ile ilişkilerini Kesti

yazılı katar krizi.jpg


Suudi Arabistan, Bahreyn, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Libya ve Maldivler, Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini duyurdu. Katar'dan konuyla ilgili ilk açıklamayı Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani yaptı. Al Sani "haksız şekilde alınmış bu karardan üzüntü duyduklarını" belirtti.Suudi Arabistan, Bahreyn, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Libya ve Maldivler ülke güvenliklerini gerekçe göstererek, Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini duyurdu.Yediı ülke, hava ve deniz sahalaırnı Katar'a kapatırken, Katarlı diplomatların 48 saat içinde ülkelerinden ayrılmaları da istendi.Katar'ı terörist grupları desteklemekle suçlayan ülkelerden Suudi Arabistan'dan gelen açıklamada, "Bu hareketin krallığın terörizm ve aşırılıktan korunması için gerekli bir adım olduğu" vurgulandı. Açıklamada, "Tüm kardeş ülkelere aynısını yapma çağrısında bulunuyoruz" denildi.
Ayrıca, Suudi Arabistan öncülüğünde Yemen'de Husilere karşı oluşturulan Uluslararası Koalisyon Komutanlığı, Katar'ın koalisyondaki rolünün sona erdiğini duyurdu. 

BAHREYN
Bahreyn Dışişleri Bakanlığı internet sitesinde yayımlanan açıklamada, Bahreyn'in Doha'daki diplomatik misyonlarını geri çağırdığı ve Katar diplomatlarına da ülkeyi terk etmeleri için 48 saat süre tanındığı bildirildi.Bahreyn vatandaşlarının Katar'a seyahat etmesinin, Katar vatandaşlarının da ülkeye gelmeleri ile transit geçiş yapmalarının yasaklandığı belirtilen açıklamada, Bahreyn'de oturumu olan veya turistik gezi için ülkede bulunan Katarlıların 14 gün içinde ülkeyi terk etmeleri gerektiği, bu açıklamanın yayımlanmasından 24 saat sonra Bahreyn hava sahası, kara suları ve limanların da Katar'a kapatılacağı ifade edildi."Katar'ın uluslararası kanunlar, ikili anlaşmalar ve bölgesel sözleşmeleri hiçe sayarak ülke güvenliğini tehdit etmesi, iç işlerine karışması, silahlı terör örgütlerine destek vermesi, İran ile bağlantılı silahlı terör örgütlerine Bahreyn'de eylem yapması için finansal destek sağlaması" nedeniyle ilişkilerin kesildiği aktarılan açıklamada, Katar'ın bu tehlikeli davranışlarının sadece Bahreyn'i değil, bölge ülkelerinin güvenliğini de tehdit ettiği, bu davranışlar karşısında sessiz kalınmasının mümkün olmadığı kaydedildi.

SUUDİ ARABİSTAN
Suudi Arabistan Resmi Haber Ajansı SPA'da yayınlanan Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, "Doha'nın açık ve gizli gerçekleştirdiği ciddi ihlaller, terör örgütlerini barındırarak teröre destek vermesi, basın yayın organlarında terör örgütlerinin propagandasını yapması, Katif ilindeki İran bağlantılı terör eylemlerini desteklemesi, aşırıları barındırması, Yemen'deki Husi militanları desteklemesi sonrasında Suudi Arabistan'ın bu kararları almak durumunda kaldığı" belirtildi.Bu kararların aynı zamanda "Katar'ın Bahreyn'de desteklediği terör eylemleri sonrasında kardeş ülke Bahreyn ile dayanışma çerçevesinde alındığı" ifade edilen açıklamada, karar gereği Suudi Arabistan vatandaşlarının Katar'a seyahati ve ülkede sürekli oturumu ile Katarlı vatandaşların ülkeye gelmesi ve transit hava limanlarını kullanmasının yasaklandığı kaydedildi.Suudi Arabistan'da bulunan Katar vatandaşlarının güvenlik gerekçesiyle 14 günde ülkeyi terk etmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, ilişkilerin kesilmesi işleminden Hac ve Umre yapacak Katarlıları etkilemeyeceği aktarıldı.

BAE
Birleşik Arap Emirlikleri resmi haber ajansı ENA'da yayınlanan Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Bahreyn ve Suudi Arabistan'ın Katar ile ilişkileri kesme kararının desteklendiği, BAE'nin de Katar ile tüm diplomatik ilişkileri kestiği belirtildi.Ülkede bulunan Katarlı diplomatların 48 saat içinde, Katar vatandaşlarının da 14 gün içinde ülkeyi terk etmesi gerektiği, BAE vatandaşlarının da Katar'a seyahatinin yasaklandığı bildirildi. Açıklamada, Katar ile deniz ve hava sınırlarının da kapatıldığı kaydedildi. 

MISIR
Mısır Dışişleri Bakanlığı, "düşmanca tutumları" nedeniyle Mısır'ın Katar ile diplomatik ilişkilerini kestiğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Katar’ın "El Kaide ve DEAŞ fikrini yaydığı, Sina Yarımadası’ndaki terör örgütlerini desteklediği, ayrıca Mısır ve diğer Arap ülkelerinin iç işlerine karıştığı" ifadesi kullanıldı.

YEMEN
Yemen hükümeti, Katar'la diplomatik ilişkileri kestiğini duyurdu. Yemen resmi ajansı SABA'da yer alan habere göre, hükümetin açıklamasında, Katar "darbeci milislerle ilişkide olmakla" suçlanarak, bunun Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen ülkelerin mutabık kaldığı hedeflerle çeliştiği belirtildi. Katar ile diplomatik ilişkilerin kesildiği ifade edilen açıklamada, Katar birliklerinin Husilere karşı oluşturulan uluslararası koalisyondaki rolünün sona erdiğine ilişkin kararın da desteklendiği aktarıldı.
Açıklamada ayrıca, Yemen'de istikrar ve güvenliğin sağlanması, devletin egemenliğinin darbecilerden alınarak yeniden tesisinde koalisyondaki kardeş ülkelerin tüm çabalarını sarf etmeyi sürdüreceğine ilişkin hükümetin güveni vurgulandı.

LİBYA
Libya'da uluslararası toplum tarafından tanınan Tobruk merkezli hükümet, Katar'la tüm diplomatik ilişkilerini kestiğini duyurdu. Libya Dışişleri Bakanı Muhammed Dairi, Katar'la diplomatik ilişkilerin kesilmesinin nedenini şu cümlelerle açıkladı: "Katar, Libya'daki Müslüman Kardeşler ile diğer silahlı İslamcı gruplara 2012'den bu yana silah gönderen ana kaynaklardan biri. Bu durum Arap Dünyası'na ulusal bir tehdit olarak öne çıkıyor."
Açıklamaya şöyle devam edildi:
“Mısır yönetimi, düşmanca tavırları, Müslüman Kardeşler Teşkilatı (Ihvan) yöneticilerini ülke topraklarında barındırması ve Mısır milli güvenliğini tehdit eden terör örgütlerinde destek vermesi nedeniyle Katar ile diplomatik ilişkileri kesmeyi kararlaştırmıştır.” 
Açıklamada, Katar'ın ulaşım ve taşıma araçlarına Mısır’daki havaalanları ve limanların tümünün ülke milli güvenliği için kapatıldığı da kaydedildi.
Kaynak AA,NTV

Medvedev: ABD ile savaşa ramak kaldı
ABD'nin Suriye'deki hava üssünü vurmasıyla ilgili konuşan Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev, "ABD ile çatışmaya ramak kaldı" 

Medvedev: ABD ile savaşa az kaldı

Rusya Başbakanı Medvedev, ABD'nin Suriye'deki hava üssüne saldırısının ardından, "ABD ile çatışmaya ramak kaldı" dedi.Reuters'ın haberine göre Medvedev, ABD'nin Suriye hava üssüne vurduğu füzelerin, Rusya ordusuyla çatışmaya bir adım ötede olduğunu söyledi.
Medvedev, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, ABD'nin saldırısının yasa dışı olduğunu da ifade etti.


ABD: "Daha fazlasını yapmaya hazırız"
ABD'li yetkili, Suriye'deki üssün vurulması hakkında çok net açıklamalarda bulundu.

ABD: Daha fazlasını yapmaya hazırız

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Haley Suriye'de yapılan operasyona ilişkin olarak "Dün gece çok ölçülü bir adım attık, daha fazlasını yapmaya hazırız ama umuyoruz gerek kalmaz." dediABD'nin BM Daimi Temsilcisi Haley, Suriye'nin Şayrat Askeri Üssü'ne düzenledikleri askeri operasyona ilişkin, "Dün gece çok ölçülü bir adım attık, daha fazlasını yapmaya hazırız ama umuyoruz gerek kalmaz." dedi.

BM'DE İNGİLİZ RUS TEMSİLCİLER ARASINDA GERGİNLİK
Öte yandan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), ABD'nin Suriye'nin Humus kentindeki Şayrat Askeri Üssü'ne düzenlediği saldırının ardından Bolivya'nın talebiyle olağanüstü toplandı. TSİ 18.30'da başlayan, Suriye yönetiminden bir temsilcinin de yer aldığı oturumda konuşan BM Genel Sekreter Yardımcısı Jeffrey Feltman, BMGK'nın İdlib'deki saldırı iddiasını soruşturmak için toplanması gerektiğini belirterek, "Umarım Konsey, Han Şeyhun'da düzenlendiği iddia edilen kimyasal saldırıyı araştırmak için bir araya gelip bu sorumluluğu yerine getirebilir." dedi.İngiltere'nin BM Temsilcisi Matthew Rycroft, İdlib'de kimyasal saldırı düzenlemekle suçladığı Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın eylemleriyle Rusya'yı rezil ettiğini öne sürdü.

'SURİYELİLERİN ESAD'SIZ YÖNETİME İHTİYACI VAR'
Rycroft, "Suriyelilerin yeni bir çağ için Esad'sız yönetime ihtiyacı var. Esad'a baskı uygulayacağını söyleyen Rusya'nın da sözlerini tutması gerekiyor. Ama bunun yerine Esad, ateşkese uymayarak, insani yardımının geçişine izin vermeyerek ve şimdi de halkına karşı kimyasal silah kullanarak, her fırsatta Rusya'yı rezil ediyor" diye konuştu.
Fransa'nın BM Temsilcisi François Delattre ise Şayrat Hava Üssü'ne ABD tarafından düzenlenen saldırır meşru bir cevap hakkı olduğun dile getirdi. Delattre, "ABD'nin saldırısı, bu (kimyasal) saldırılara meşru bir cevaptır ve geleceğe dair önemli bir sinyaldir. Bu gelişmeler Suriye için siyasi müzakereleri hızlandırmaya yardımcı olabilir." dedi.
Rusya'nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Vladimir Safronkov, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad konusunda saplantılı olduğunu iddia etti.
Safronkov,"Washington, Londra ve Paris, Suriye'nin meşru yönetimini devirmek konusunda paranoyakça bir fikre saplanmış durumda. Bu, İngiltere'nin BM Temsilcisi Sayın Raycroft'un şeytani ve diplomatik olmayan davranışı ve oturumda yaptığı konuşmadan da görülüyor. Sayın Raycroft, ülkeme yönelik kalitesiz, profesyonel olmayan söylemler ve suçlamalar yöneltmekten vazgeçin. Sizi bir kez daha uyarıyorum, Arap ülkeleriyle münakaşaya girmeye çalışmayın, bundan hayırlı bir şey çıkmaz." şeklinde konuştu.


Rusya'dan ABD yorumu: "Çok tehlikeli"
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova, ABD'nin hakkında sert açıklamalarda bulundu.

Mariya Zaharova ile ilgili görsel sonucu

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ABD’nin öngörülemez bir ülke olduğunu ve bunun büyük tehlike yarattığını vurguladı.Rossiya 1 televizyonuna demeç veren Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Suriye'ye yönelik saldırının da gösterdiği üzere, Rusya’nın değil ABD’nin öngörülemez bir ülke olduğunu belirtti.ABD’nin öngörülemez bir ülke olduğunu belirten Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD’nin Suriye saldırısının ardından Washington ile temas kurduklarını söyledi.Zaharova, “Rusya’nın öngörülemez bir ülke olduğunu ve bu nedenle tehdit oluşturduğunu iddia ediyorlar. Ancak bugün bir kez daha gördük ki, asıl öngörülemez ülke ABD’dir. Bu çok tehlikeli bir eğilim. Zira ABD, küresel liderliğe oynayan bir ülke” dedi.
'BUGÜN DUYDUĞUNUZ AÇIKLAMALARA VE TEPKİLERE ODAKLANDIK'
Zaharova, ABD ile kurulan temaslar hakkında da şu ifadeleri kullandı: “Saldırıdan sonra ABD tarafıyla temaslarımız oldu. ABD tarafıyla farklı düzeyli düzenli olarak görüşüyoruz. Ancak bugün duyduğunuz açıklamalara ve tepkilere odaklandık.”

 

ABD'nin operasyonunda yanıtı aranan soru
ABD Suriye'deki Esad rejiminin en aktif kullandığı üslerden Şayrat. 59 füzeyle gerçekleştirilen saldırıda sadece 6 asker öldü. Esad'ın en aktif üssü vurulmadan önce ABD, rejimi uyardı mı? İşte ihtimaller...

ABD: Suriye 20 kadar savaş uçağını imha ettik

ABD'nin Suriye'de yoğun füze saldırısı düzenlediği Esad rejimine ait hava üssü, ülkedeki en aktif askeri üslerdendi. Ancak rejim kaynaklarının üssün önceden boşaltıldığını duyurup ve asker kaybını 6 olarak açıklaması soru işaretlerine neden oldu. Rusya, Suriye'yi vurmadan önce ABD'nin kendilerini önceden bilgilendirdiğini açıkladı. ABD'den bilgi alan Rusya'nın, rejime tedbir aldırıp aldırmadığı ise bilinmiyor. Öte yandan ABD henüz saldırının tüm askeri sonuçlarını açıklamadı.ABD ordusunun rejimin 4 Nisan'da Han Şeyhun kimyasal katliamına tepki olarak füze saldırısı düzenlediği Şayrat hava üssü, Humus ilinin yaklaşık 31 kilometre güneydoğusunda yer alıyor.
Esad rejiminin en aktif kullandığı üslerden Şayrat, güvenilir askeri bilgiler yayınlayan açık kaynaklara göre, 7. MİG-25 birliği, MİG-23 birliği, MİG-29 birliği , 677. SU-22 birliği ve rejimin Han Şeyhun'a sarin gazı atan SU-22 tipi savaş uçaklarının bulunduğu 685. hava birliğini barındırıyordu.
Üs ayrıca, SU-25 bombardıman uçağı, sekiz adet K52 ve 4 adet Mİ-27 Rus yapımı helikoptere sahipti.
40 silosu olan üs, 22.tugayın karargahı olarak biliniyordu.Ancak rejimin resmi haber ajansı SANA, orduya dayandırarak verdiği bilgide, yalnızca 6 rejim askerinin öldürüldüğünü savundu.Esad'a yakınlığıyla bilinen Meyadin televizyon kanalının internet sitesinde, saldırının gerçekleşeceği beklentisi nedeniyle üssün önceden boşaltıldığı iddia edildi.Bu arada ölen Suriye askerlerinin kimlik bilgilerinin yayınlandığı rejime yakın bazı sosyal medya hesaplarında, kayıpların üste değil, yanındaki hava savunma birliğinde yaşandığı ileri sürüldü.

KİMSE YOKTU
Rejim kaynaklarının açıklaması, tahribat etkisi ve isabet yüzdesi en yüksek füze türlerinden Tomahawklarının onlarcasının kullanıldığı saldırıda, üste neredeyse hiç kimsenin bulunmadığı kuşkusuna sebep oldu.ABD'li yetkililer, saldırıda kaç rejim askeri ölmüş olabileceğine ilişkin tahmini bir veriyi henüz paylaşmadı.

RUSYA'NIN ROLÜ
CNN haberinde, bir Pentagon yetkilisinin, füze atılan hava üssünde Rus unsurların da bulunduğunu ancak muhtemel can kaybının önlenmesi için Ruslara önceden birkaç kez bilgi verildiği açıklamasını paylaşmıştı.
Esad rejiminin en önemli destekçisi olan Rusya ise saldırı öncesinde Şam yönetimini tedbir alması için uyarıp uyarmadığını henüz açıklamadı.
ABD, Doğu Akdeniz'deki destroyerlerinden fırlatılan 59 Tomahawk füzesiyle, kimyasal saldırıda kullanılan Şayrat Hava Üssünü vurduğunu açıklamıştı. Pentagon Sözcüsü Albay Jeff Davis, "Bu füzelerle (hava üssündeki) uçaklar, hangarlar, yakıt ve lojistik destek depoları, güçlendirilmiş uçak sığınakları, mühimmat depoları, hava savunma sistemleri ve radarları vuruldu." şeklinde konuşmuştu.
ABD Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili, ABD uçaklarının Suriye'nin Humus kenti yakınlarındaki Şayrat hava üssüne düzenlediği saldırıda 20'ye yakın savaş uçağını imha ettiğini açıkladı.
Yetkili, saldırıda ölen ve yaralananlara dair bilgiye sahip olmadıklarını belirtti. Pentagon yetkilisi, Rusya Savunma Bakanlığının açıklamasının aksine, atılan tüm füzelerin hedeflerini başarıyla vurduğunu belirtti.
Operasyona iki geminin katıldığını açıklayan bakanlık yetkilisi, "bunlar USS Porter ve USS Ross. Bu iki gemi 59 füze attı. Her bir füzenin hedefini vurduğuna dair bilgimiz var. Bir petrol alanını vurduğumuzu biliyoruz. Bir yerden havaya füze savunma sistemini de imha ettik." dedi.

ABD: Suriye 20 kadar savaş uçağını imha ettik
ABD Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili, ABD uçaklarının Suriye'nin Humus kenti yakınlarındaki Şayrat hava üssüne düzenlediği saldırıda 20'ye yakın savaş uçağını imha ettiğini açıkladı..

ABD Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili, ABD uçaklarının Suriye'nin Humus kenti yakınlarındaki Şayrat hava üssüne düzenlediği saldırıda 20'ye yakın savaş uçağını imha ettiğini açıkladı.
Yetkili, saldırıda ölen ve yaralananlara dair bilgiye sahip olmadıklarını belirtti. Pentagon yetkilisi, Rusya Savunma Bakanlığının açıklamasının aksine, atılan tüm füzelerin hedeflerini başarıyla vurduğunu belirtti.
Operasyona iki geminin katıldığını açıklayan bakanlık yetkilisi, "bunlar USS Porter ve USS Ross. Bu iki gemi 59 füze attı. Her bir füzenin hedefini vurduğuna dair bilgimiz var. Bir petrol alanını vurduğumuzu biliyoruz. Bir yerden havaya füze savunma sistemini de imha ettik." dedi.



Rusya'da metroda patlama!
Rusya'nın St. Petersburg kentinde metro istasyonunda patlama meydana geldi

rusya'da patlama ile ilgili görsel sonucu

 
Rusya Sağlık Bakanlığı patlamada 10 kişinin hayatını kaybettiğini ve 47 kişinin yaralandığını açıkladı. Rsu medyası ilk olarak Sennaya Ploşad ve Teknoloji Enstitüsü adlı iki ayrı metro istasyonunda iki ayrı patlama meydana geldiğini duyurmuştu. Ancak Rusya Terörle Mücadele Komitesi, bu bilgiyi yalanladı ve tek bir saldırı olduğunu bildirdi.
Rusya Başsavcılığı olayın bir terör saldırısı olduğunu açıkladı.
Kremlin sözcüsü Dimitry Peskov, olay sırasında Vladimir Putin'in Belarus lideri Aleksandr Lukaşenko ile St. Petersburg'da bir görüşme gerçekleştirdiğini söyledi.
RUS MEDYASI SALDIRGANIN FOTOĞRAFINI YAYINLADI
Rus televizyonu REN, metrodaki terör saldırısını gerçekleştirdiği iddia edilen kişinin fotoğrafını paylaştı. Terör zanlısının metroda bomba yüklü sırt çantasını bırakıp kaçtığı iddia edildi.
ST. PETERSBURG METROSUNDAKİ PATLAMAYLA İLGİLİ ŞU ANA KADAR NELER BİLİYORUZ?
St. Petersburg metrosunda yerel saatle 12.30 civarların patlama gerçekleşti.
Sağlık Bakanlığı patlamada 10 kişinin hayatını kaybettiğini ve 47 kişinin yaralandığını açıkladı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, olay sırasında bir konuşma için şehirde bulunuyordu.
Başsavcılık olayın bir terör saldırısı olduğunu açıkladı.
Olayın ardından St. Petersburg metrosu kapatıldı, Moskova metrosunda güvenlik önlemleri arttırıldı.
PATLAMAMIŞ BOMBA BULUNDU 
Interfax olayda 200-300 gram TNT ile parça tesirli bir patlayıcı kullanıldığını bildirdi. Patlamanın ardından gelen ilk görüntülerde, bir metro vagonunun kapısının patlamanın şiddetiyle parçalandığı ve insanların duman ve toz bulutunun içerisinde yürüdüğü görülüyor.
Terörle Mücadele Komitesi, St Petersburg metro istasyonunda patlamamış bir bomba bulunduğunu ve etkisiz hale getirildiğini duyurdu.
PATLAYICI EVRAK ÇANTASINDA KONMUŞ OLABİLİR
Interfax Haber Ajansı, güvenlik kameralarının patlayıcıyı yerleştiren kişiyi görüntülediğini iddia etti. Interfax'ın haberinde, patlamaya neden olan bombanın bir evrak çantası içerisinde metrodaki vagonlardan birine bırakılmış olabileceği belirtildi.
REUTERS: İKİ İSTASYON ARASINDA TEK PATLAMA GERÇEKLEŞTİ
Reuters ise yerel kaynaklara dayandırdığı haberinde, olayda sadece tek patlama olduğunu ve patlamanın Sennaya Ploşad ve Teknoloji Enstitüsü arasındaki tünelde gerçekleştiğini öne sürdü.
TASS'ın haberine göre ambulanslar olay yerine sevk edildi ve yaralılara müdahale ediyor. Olay yerinde 41 ambulans bulunduğu ifade edildi.
 
Başbakan Yıldırım'dan Medvedev'e taziye telefonu Başbakan Yıldırım, Rusya Başbakanı Medvedev'e, Rusya'nın St. Petersburg metrosunda meydana gelen terör saldırısında ölenler için başsağlığında bulundu
 


Londra'da terör saldırısı
İngiltere'nin başkenti Londra'da parlamento binası yakınında saldırı düzenlendi.

Londrada terör saldırısı
 
İngiliz Parlamentosu yakınında kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından saldırı gerçekleştiği ve yaralıların olduğu bildirildi. Şüpheli şahıs önce Wesminster Köprüsü'nde aracını yayaların üzerine sürdü. Burada 10 kişiyi yaralayan saldırgan daha sonra parlamento binasına yöneldi.
Saldırı Londra yerel saatiyle 14.40 sıralarında yaşandı.
Şüpheli şahıs önce Westminster (VESTMİNİSTIR) köprüsünde aracını kaldırımdakilerin üzerine sürdü.
Burada 10'dan fazla kişi yaralandı.
Aracın yol kenarındaki demir parmaklıklara çarpmasının ardından saldırgan parlamento binasına yöneldi.
Parlamento binasında bir polisi bıçakla yaralayan saldırgan daha sonra güvenlik görevlileri tarafından vurularak etkisiz hale getirildi.
Saldırı sırasında parlamento binasındaki çalışmalar askıya alındı.Saldırganın vurulmasından sonra bölgeye hava ambulansı sevk edildi, parlamento binası giriş-çıkışa kapatıldı.
Polis, yeni bir saldır ihtimaline karşı bölgede geniş güvenlik önlemleri aldı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu kaydediliyor.  
İngiltere polisinden yapılan açıklamaya göre, bu saldırının terör vakası olduğu bildirildi.
İngiltere Başbakanlığı: Başbakan Theresa May parlamentodan konutuna getirildi. Şu an durumu takip ediyor. 
Saldırıda bir kadın hayatını kaybetti
Londra'daki silahlı saldırıya ilişkin Sir Thomas Hastanesinden yapılan açıklamada bir kadının hayatını kaybettiği bildirildi.

Avrupa basını Hollanda'ya kör oldu
Hollanda'nın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya'ya yönelik anti-demokratik tutumu ile ilgili tartışmalar devam ederken, Avrupa basını yaşananları görmezden geldi. Hollanda hükümetinin tutumunu ve bölgede yaşanan olayları görmezden gelen birçok gazete, yaşanalar karşısında yine Türkiye'yi suçlayan bir dil kullanıyor.

AVRUPA BASINI HOLLANDA'YA KÖR OLDU

Hollanda'nın Türkiye ile ilgili skandal kararları Türkiye'nin ve Avrupa'daki Türk ve Müslüman toplumunun sert tepkisini çekerken, Avrupa basını yaşananlara seyirci kaldı. Türkiye karşıtı politikalarıyla bilinen Hollanda önce Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun uçağının iniş iznini iptal etti. Ardından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın Türkiye'nin Roterdam'daki Konsolosluğuna girişine izin vermedi. Roterdam Belediyesi konsolosluk binasının etrafında sıkı yönetim ilan ederken, bölgeye giriş yapmaya çalışan Türk vatandaşlarına müsaade etmedi. Bakan Kaya'nın Türkiye'nin konsolosluğuna girişine izin vermeyen Hollanda, Bakan'ı ve yanındakileri 'tutuklamakla' tehdit etti.Bölgede toplanan Türklere polis köpekleri ve atlı polislerle saldıran Hollanda, toplanan kalabalığı dağıtmak için tayzikli su ile müdahale etti..
AA VE TRT'Yİ BÖLGEYE SOKMADILAR
Anadolu Ajansı ve TRT'nin bölgeye girişini yasaklayan Hollanda bölgeden görüntü alınmasını da engellemeye çalıştı. Tüm engellemelere rağmen bölgede yaşayan vatandaşlar ve bazı medya kurumları yaşananları an be an yayınladı..Avrupa ve ABD basını ise yaşananları görmezden geldi. Başta Alman ve İngiliz medyası olmak üzere Batı basını yaşananlara yer vermedi..
AVRUPA BASINI GÖRMEZDEN GELDİ
ABD'nin CNN kanalı ise olaylarla ilgili verdiği haberinde "Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Hollandalı liderlere Nazi artığı ve faşist dedi" başlığını kullanıyor. Hollanda hükümetinin uluslararası hukuka aykırı tutumunu görmezden gelen CNN İnternational, Bakan Kaya'nın ülkeden çıkarılmasını ve Hollanda polisinin Türk vatandaşlarına yönelik saldırılarını ise görmezden geliyor. Bakan Kaya'nın ülkeden çıkarıldığını iki cümle ile geçen CNN'in dışında diğer birçok medya kurumu da benzer bir tutum takınmış.
Aralarında New York Times, Washington Post, İndependent, BBC gibi medya kurumlarının bulunduğu dünyanın 'özgür basını' ise yaşananları görmezden geldi..kaynak Ahaber

 

Televizyon yıldızı Musul'daki patlamada öldü
Rudaw televizyonunun ekran yüzü Şifa Gerdi, cephedeki savaşı izlerken terör örgütü IŞİD'in tuzakladığı bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti.

Televizyon yıldızı Musul'daki patlamada öldü

Irak'ın en büyük ikinci kenti Musul'u terör örgütü IŞİD'den kurtarma operasyonunu izleyen Rudaw muhabiri, patlamada yaşamını yitirdi.

Musul'ın batı yakasını teröristlerden temizlemek için geçen hafta Pazar günü başlatılan büyük operasyonu cephe hattında takip eden Şifa Gerdi, sık sık canlı yayına bağlanıp gelişmeleri aktarmıştı.

Irak Kürdistan Yönetimi lideri Mesut Barzani'nin yayın organı Rudaw, Gerdi'nin hayatını kaybettiğini bir açıklamayla duyurdu.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Maalesef bugün Musul'u kurtarma operasyonunda haber takibinde olan Rûdaw'ın başarılı gazetecisi Şifa Gerdi, tuzaklanmış bir bombanın patlaması sonucu şehit düştü, kameramanı Yunus Mustafa da yaralandı.

Şifa Gerdi, Rûdaw Medya Grubu'nun en aktif çalışanlarından biriydi. Rûdaw Televizyonu'nun kuruluşundan beri Kürt medyası ve ekranın tanınan bir yıldızıydı. O aynı zamanda Rûdaw Medya Grubu'nun aktif ve etkili bir yöneticisiydi.

Musul'u kurtarma operasyonunun başında operasyona özel 'Focus Musul' adlı programı sunan Şifa Gerdi, bir savaş muhabiri olarak da cephelerde gelişmeleri takip ediyordu."


Paris'te Halep'e destek gösterisi
Suriye'nin Halep kentinin doğusunda kuşatma altındaki sivil halka yönelik saldırılar, Fransa'nın başkenti Paris'te protesto edildi.

Paris'te Halep'e destek gösterisi
 
Suriye'nin Halep kentinin doğusunda kuşatma altındaki sivil halka yönelik saldırılar, Fransa'nın başkenti Paris'te protesto edildi.
Bazı sivil toplum örgütlerinin girişimiyle Pompidou Sanat Merkezi yakınında düzenlenen gösteriye, yüzlerce kişi katıldı.
Gösteriye katılanların bir bölümü, saldırılarda ölenlerin anısına mum yaktı. Yine çok sayıda kişi, Esed rejimi ve müttefiklerinin kanlı saldırılarına dikkati çekmek için kırmızı renkte elbise ve objelerle protestoya katıldı.
Esed rejimi ve onu destekleyen ülkeler aleyhine slogan atan gruptakilerin bir bölümü, Suriye bayrakları ile "Halep'i kurtaralım", "Halep'te ateşkesi sağlayalım" yazılı pankartlar taşıdı.
Uluslararası Af Örgütü Fransa Şubesi Başkan Yardımcısı Cecile Coudriou, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Halep'te yaşananlar karşısında yaşadığımız infial duygusunu gösterebilmek ve Suriye'de sivillerin korunmasını sağlamak için seferber olmalıyız." dedi.
"Olup biten artık insanlığın ve mantığın dışında"
Katılımcılardan Fransız yazar Raphael Glucksmann, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Halep halkının tüm insanlığın gözleri önünde can verdiğini söyledi.
İnsanlığın, günün 24 saati Halep'te sivillerin katledilmesine tanıklık ettiğini vurgulayan Glucksmann, "Orada olup biten artık insanlığın ve mantığın dışında." ifadesini kullandı.
Naha adlı bir Suriyeli de Halep'te sivillerin katledilmesini uluslararası camianın sadece seyrettiğini savundu.
Hiç kimsenin somut adım atmadığını, yardım için harekete geçmediğini öne süren Naha, "Suriye'deki durum felaket. Özellikle Halep'te insanlar adete tuzağa düşürüldü, hiçbir yere hareket edemiyorlar ve sadece ölümlerini bekliyor. Hiç kimse bu duruma müdahale etmiyor. Halep'te olup biten uluslararası insan hakları ilkelerine aykırı." değerlendirmesinde bulundu.
Valerie isimli bir Fransız ise kendisini çaresiz hissettiği için bu eyleme katıldığını anlattı.
Bir şeyler yapma gereksinimi duyduğunu dile getiren Valerie, "Ben oturup, insanların bazı çılgın takıntılı diktatörler yüzünden ölmesini evimde seyredemezdim. En azından buraya gelmeyi tercih ettim." diye konuştu.
Kaynak AA

Saraybosna'da Halep'e destek mitingi
Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da "Dünya metropollerine Halep ve Suriye çağrısı"​ sloganıyla düzenlenen mitinge, farklı din ve milletlere mensup yüzlerce insan katıldı.

Saraybosna'da Halep'e destek mitingi
 
Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da, "Dünya metropollerine Halep ve Suriye çağrısı"​ sloganıyla Halep'e destek mitingi düzenlendi.
Saraybosna Çocukları Meydanı'nda buluşan farklı din ve milletlere mensup yüzlerce insan, üzerinde "Suriye'deki sivillerin ölümüne son", "Savaş asla bir çözüm olamaz", "Suriyeliler de insan" ve "Dün Srebrenitsa, Vukovar. Bugün Halep. Peki yarın?" yazılı dövizler taşıyarak, Halep'te yaşanan katliama dikkati çekti.
Ülkedeki kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenen mitingde konuşan Saraybosna Belediye Başkanı İvo Komsic, Halep ve Suriye'ye dayanışma mesajı göndermek için toplandıklarını bir araya geldiklerini belirterek, Saraybosna'nın da bin 400 günden daha uzun bir süre kuşatma altında kaldığını ve burada 11 bin sivilin öldürüldüğünü anımsattı.
Uluslararası toplumun Bosna'daki savaşta da sessiz kaldığını dile getiren Komsic, Suriye'deki savaşa artık son verilmesi çağrısında bulundu.
"Artık anneler ağlamasın"
Bosna'daki savaşta 9 yaşındaki kızını kaybeden Saja Haskovic, kızının kucağında öldürüldüğünü belirterek, "Burada masum çocuklar öldürüldü ancak ruhumuzu ve yüreğimizi öldüremediler. Artık anneler ağlamasın, savaşlar dursun." dedi.
"Napredak" Hırvat Kültür Derneği temsilcilerinden Franjo Topic de Saraybosna'nın unutulmuş olma hissini en iyi bilen şehirlerden biri olduğunu vurgulayarak, "Suriye için dua edelim, yardım kampanyaları başlatalım." diye konuştu.
"Prosvjeta" Sırp Kültür Derneği temsilcilerinden Sava Vlaski ise masum insanların öldürülmesine son verilmesi gerektiğini ifade ederek, Saraybosna'dan gönderilen mesajın gerekli yerlere ulaşması temennisinde bulundu.
Bosna Hersek Yahudi Topluluğu temsilcilerinden Eli Tauber de Batı ülkelerine Suriye konusunda harekete geçmeleri çağrısında bulunarak, "Savaşı hisseden ve uluslararası toplumun desteğini göremeyen Saraybosna olarak buradayız. Her gün insanların öldürülmesi durdurulsun." ifadesini kullandı.
Saraybosna'daki Türklerden destek
Bu arada, Uluslararası Saraybosna Üniversitesinde (IUS) eğitim alan Türk öğrenciler ve Saraybosna'da yaşayan Türk vatandaşları da Suriye halkına destek amacıyla mitinge katıldı.
Bosna Hersek ve Türk bayraklarıyla mitinge katılan kalabalık grup, "Müslüman uyuma, kardeşine sahip çık" sloganları ve tekbirler eşliğinde Suriye halkına yardım çağrısında bulundu.
Kaynak AA

Suudi Arabistan'da çöle kar yağdı
Suudi Arabistan'da Kasım ayında bile sıcaklık 20 derecenin üzerinde ancak ülkenin bazı kesimlerinde hava sıcaklıkları aniden sıfırın altına düşünce çöl beyaza büründü.

Haber ile ilgili metin girin!.
 
Kar yağışının görüldüğü bazı bölgelerde hava sıcaklığı eksi 3'e kadar düştü. Suudi Arabistan'da kası ayında çöle kar düştü. Ülkenin kuzeybatı ve orta kesimlerinde 20 derece civarında seyreden hava sıcaklıkları aniden eksi 3'e kadar düşünce çöle kar yağdı.
Bu anı kaçırmak istemeyen Suudi Arabistan vatandaşları araçlarına binerek, karın kapladığı çölde yürüyüşe çıktı.
Suudi Arabistan'da kar yağışı sosyal medyada da günün olayı oldu. Facebook ve Twitter gibi sosyal medya hesaplarında onlarca kar selfiesi yapıldı.
Suudi Arabistanlı çocuklar ise, kar yağışı fırsatını kaçırmadı ve çölde kardan adamlar yaptı. Çocuklar ve gençler kardan adamları taraftarı oldukları futbol takımlarının formalarıyla süslediler.
 

İkizi olduğunu Youtube'da öğrendi! 
27 yıl sonra bir ikiz kardeşi olduğunu YouTube'da tesadüf eseri öğrendi. İkizlerden birisi ABD'de diğeri ise Güney Kore'de yaşamalarına rağmen birbirlerine kavuştu.



27 yaşındaki Anais Bordier’in hayatı, YouTube’da izlediği bir video sayesinde sonsuza kadar değişti. Bordier, YouTube’da izlediği kadının varlığından hiç haberdar olmadığı ikiz kardeşi olduğunu öğrendi. Güney Kore doğumlu Bordier, evlatlık olduğunu biliyordu. Ailesi ona bir kardeşi olmadığını söylemişti. Bir gün bir arkadaşı, ona izlediği YouTube videosundan bahsetti. Videoda karşısındaki kız Anais’in aynısıydı! 
İlk görüşme online
Anais, videoda izlediği kızın oyuncu Samantha Futerman olduğunu keşfetti. Onu Facebook’tan buldu. Samantha, Anais’in varlığından hiç haberdar olmadığı tek yumurta ikiziydi! Skype’da konuşmaya karar verdiler ve hayatlarının şokunu yaşadılar. 
DÜNYANIN DİĞER UCU
Samantha Los Angeles’ta yaşıyordu. Skype’da  konuşmaya karar verdiler ve hayatlarının şoku  nu yaşadılar. YouTube ve Facebook olmasaydı birbirlerini belki de asla bulamayacaklardı.  

 



 Ganire Paşayeva: Türkiye için canımı vermeye hazırım

Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, ''Türkiye için de canımı vermeye her an hazırım" dedi. 

Ganire Paşayeva: Türkiye için canımı vermeye hazırım

Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, Türkiye dışında yaşayan Türk insanın en büyük amacının, Türkiye devletinin yanında olmak olduğunu vurgulayarak, "Gittiğimiz her yerde onun haklı mücadelesini savunmaktır. Türkiye de Azerbaycan kadar vatanımızdır. Sevinci sevincimiz, üzüntüsü üzüntümüzdür. Azerbaycan için canımı vermeye her an hazır olduğum kadar Türkiye için de canımı vermeye her an hazırım" dedi.

Paşayeva, Türkiye'de yaşanan darbe sırasında Dünya Basını'nın yanlı yayın yaptığını ifade ederek, BBC televizyonunda Türkiye'deki darbe girişimine yönelik skandal ifadelerin insanı şoke ettiğini söyledi.

Paşayeva konuşmasına şöyle devam etti:

"Sky News diplomasi editörü Tim Marshall'ın "darbecilerin en önemli hatasının Erdoğan'ı öldürmemek" olduğu, "Yapmaları gereken ilk şeyin Erdoğan'ı öldürmek ya da tutuklamak olduğunu" söylemesi ise insanı dehşete düşürüyor.

Üstelik İngiliz televizyonunda yayınlanan programda darbecilerin yaptığı bazı şeylerin sanki savunulması kardeş Türkiye'nin nasıl büyük bir felaketken kurtulduğunu gösterir.

Ama maalesef hala da bazı Türk kökenli insanlarımız anlamıyorlar ki yapılan darbe girişimi, Türkiye Cumhurbaşkanını öldürmek, yok etmek isteyenlerin asıl amacı Türkiye'yi zayıflatmak, parçalamak, bölge üzerinde istedikleri oyunları oynayabilmek istekleridir. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın hedef alınmasının asl amacı budur.

Bu kirli oyunların arkasında batıda birçok güçlerin dayandığını görmemek ise artık körlük olur. O yüzden şimdi sağcı, solcu, milliyetçi, dinci olmasından, hangi ideoloji düşüncede olmasından asılı olmayarak ister Türkiye'nin içinde isterse de dışında yaşayan bizim gibi Türk insanın en büyük amacı Türkiye devletinin yanında olmak, gittiğimiz her yerde onun haklı mücadelesini savunmaktır.

Çünkü malesef görüyoruz ki hatta batıda bazı televizyon kurumlarında darbe girişimini farklı noktalara değinerek savunmaya başlayanlar da arttı. Kardeş Türkiye büyük bir ihanet çetesi, terör örgütleri ile beraber Türkiye'nin güçlenmesini istemeyen bazı büyük güçlerin de hedefindedir.

Türkiye'nin zayıflaması bizim da zayıflamamıza, Tüm Türk-Müslüman coğrafyasının zayıflaması demek olur. O yüzden bugün nerede yaşamızdan asılı olmayarak Türkiye'ye ve onun haklı mücadelesine destek günüdür. Türkiye'nin düşmanı bizim de düşmanımızdır.

Unutmamalıyız ki Türkiye'nin güçlenmesini istemeyenler Azerbaycan'ın da güclenmesini istemeyecek ve istemiyorlar. Türk milleti bütün dünyaya gücünü gösterdi ve inşallah bundan sonra da gösterecek. Allah Azerbaycan'a ve kardeş Türkiye'ye her zaman yardımcı olsun "dedi.

Kaynak Haber10.com 28.07.2016 19.28 Son Güncellenme 04.08.2016

Saraybosna’da Türkiye coşkusu
Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’daki tarihî Başçarşı Meydanı’nda, “Dik dur eğilme, Bosna Hersek seninle” sloganıyla demokrasi nöbeti düzenlendi.

 
Türk Bosna Hersek İş Adamları Derneğinin (TUBSİAD) girişimi ve Bosna Hersek’te faaliyet gösteren 33 sivil toplum kuruluşunun desteğiyle FETÖ’nün darbe teşebbüsüne tepki göstermek, Türk hükümetine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destek amacıyla düzenlenen demokrasi nöbetine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Üzerinde “Seninleyiz” yazılı ve Bosna Hersek ile Türk bayraklarının bulunduğu tişörtler giyen vatandaşlar, sık sık tekbir getirip “Dik dur eğilme, Bosna Hersek seninle” sloganları attı. Etkinlikte, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şehitleri anma programındaki konuşması da canlı olarak aktarıldı. Vatandaşlar, Erdoğan’ın konuşması sırasında sık sık tekbir getirip tezahürat yaptı. Saraybosna’daki demokrasi nöbeti sabah namazına kadar sürdü.
Kaynak Türkiyegazetes.com.tr 31.07.2016 07.54 Son Güncellenme 04.08.2016
 
 
 
 
 
 
 
 

"Olağanüstü hal 3 ay daha uzatıldı"

hollande-05-10-15,.jpg

Fransa'nın Nice kentinde meydana gelen saldırı sonrası Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, olağanüstü hal uygulamasının 3 ay daha uzatılacağını söyledi. Hollande, Suriye ve Irak'ta devam eden saldırıları da artıracaklarını kaydetti.Saldırı sonrası Avignon'daki tatilini yarıda keserek Paris'e gelen ve Başbakan Manuel Valls ve kabine üyeleri ile bir kriz toplantısı yapan Hollande, daha sonra Elysee Sarayı'ndan Fransız halkına seslendi. Hollande, Fransa'nın bir kez daha korkuyla yüz yüze geldiğini belirterek, tüm Fransa'nın terör tehdidi altında olduğunu söyledi.Saldırının Fransa'nın sembollerinden olan bir günde, özgürlüğün sembolü olan 14 Temmuz'da düzenlendiğinin altını çizen Hollande, saldırganın öldürüldüğünü kaydederek, tüm yetkililerin seferber olduğunu, bölgedeki tüm hastanelerin saldırıda yaralananlara açıldığı acil durum planının devreye sokulduğunu söyledi.Terörle mücadelede yeni bir döneme girildiğini hatırlatan Hollande, mutlak bir hassasiyet ile hareket ederek güvenliği sağlayacağız dedi.Hollande, Başbakan ve ilgili bakanlar ile yaptığı toplantı sonrasında alınan kararları da paylaştı. Buna göre, dün 26 Temmuz'da sona ereceği açıklanan olağanüstü hal uygulaması 3 ay daha uzatılacak. 10 bin asker ve polisin devriye gezdiği ve önemli merkezlerde gözetleme görevi yaptığı 'sentinelle' operasyonu devam edecek. Yedek askerlere çağrı çıkarılacak ve sınır kontrolleri dahil gerekli görülen tüm alanlarda görev almaları sağlanacak.Hollande, konuşmasının sonunda bugün TSİ 10.00'da yapılacak sınırlı savunma konseyi toplantısından sonra Başbakan Manuel Valls ile birlikte Nice'e gideceğini açıkladı.
Kaynak Ntv,AA

 

Saldırı sonrası Nice’ten ilk uçak İstanbul’a indi
Fransa’da gerçekleştirilen terör saldırısının ardından Nice kentinden kalkan ilk uçak İstanbul’a indi.
Fransa’nın Nice kentinde 14 Temmuz Ulusal Bayram kutlamalarının yapıldığı sırada gerçekleştirilen terör saldırısının ardından aynı şehirden havalanan ilk uçak İstanbul’a ulaştı.

Saldırı sonrası Nice’ten ilk uçak İstanbul’a indi
 
Saldırının ardından Türk Hava Yolları’nın tarifeli uçağıyla Atatürk Havalimanı’a gelen bazı yolcular, saldırının gerçekleştiği bölgedeki durumu anlattı.
 
“İNSANLARIN ÇIĞLIKLARINI DUYDUM”
Olay yerine çok yakın oturduğunun söyleyen Ezgi Demren, “İtfaiye bandosunda çalışıyorum. 14 Temmuz kutlamalarında birlikteydim. Hep birlikte kutladık. Daha sonra çok yorulduğum için eve dönmek istedim. Evim çok yakın olayın olduğu yere. Dolayısıyla bütün insanların koşmasını, çığlıklarını her şeyi duydum. Maalesef çok üzücüydü. Daha sonra polisin ateş etmesini de duydum. Arkadaşlarım iyiler ama çok kötüydü. Sabah gördüm atmosfer iyi değildi. Herkes çok panik içerisindeydi. Güzel bir ortam değildi” diyerek olayı anlattı.

Paris Savcısı'dan flaş açıklama!
Paris Savcısı Molins: Nice saldırısında 10'u çocuk 84 kişi öldü. 52'sinin durumu ağır olmak üzere 202 yaralı var.



Fransa'nın Nice kentinde gerçekleşen kamyonlu terör sonrası Paris Cumhuriyet Savcısı François Molins açıklama yaptı.
 
BİLANÇOYU AÇIKLADI
10'u çocuk 84 kişi hayatını kaybetti, yaralılardan 25'i komada ve canlandırma çalışmaları sürüyor. Kurbanların kimliklerinin tespit edilebilmesine çalışılıyor. Ailelerin acılı bekleyişini kısaltmaya çalışıyoruz.
Kamyon 11 Temmuz'da kiralandı. Saldırgan 14 Temmuz akşamı bisikletle kamyona gelerek hareket etti. Bisiklet aracın kasasında bulundu. 18 tonluk kamyonla bu saldırı gerçekleşti. Saldırgan 2 kilometre boyunca aracı sürdü ve daha sonra polise ateş açtı.Polis müdahalesi başladıktan sonra kamyon 300 metre daha ilerledi. Kamyonun kasasında 8 boş palet bulundu. Şoför kabininde 7.65 çapında bir tabancanın yanı sıra bir Kaleşnikof ve bir M16 otomatik silah replikası bulundu. Silahların ve kamyonun ne şekilde alındığı konusunda araştırmalar devam edecektir.
 
SAVCININ VERDİĞİ ÖNEMLİ BİLGİLER
Kamyon içerisinde otomatik bir silah, şarjör, ikinci bir otomatik tabanca vardı. Yine kamyonda bir cep telefonu ele geçirildi ve bunların incelemesi devam ediyor.
Saldırgan aracı sürerken polise birkaç el ateş açtı.
Kamyonda bulunan kimlik kartı 1985 Tunus doğumlu Mohamed Lahouaiej Bouhlel'e ait. Kendisi Nice'te yaşıyordu, terör soruşturması kaydı yok.
Saldırgan polisin takibi altındaydı, 2010 ve 2012 arasında saldırı ve hırsızlık gibi sabıkaları vardı. 2012'de silah kullandı ancak herhangi bir radikalizm nedeniyle istihbarat birimlerinin takibi altında değildi.
Güvenlik kamerası görüntülerine göre, kamyon 13 Temmuz tarihinde, yani saldırıdan bir gün önce bölgeye park edilmişti. Saldırgan, bisikletle park halindeki kamyona ulaştı.
Bouhlel'in üç çocuğu var ve boşandığı eşi gözaltında sorgulanıyor.
 
SALDIRGANIN KİMLİĞİ
Saldırgan Tunus doğumlu Muhammed Lahouiej Bouhle'dir. Saldırgan 2010 ve 2016 yılları arasında hırsızlık suçundan sabıkalı ayrıca 2016 yılında silahlı şiddet suçundan 6 ay hapis cezası aldı. Bu ceza ertelendi. Radikal örgütlerle ilişki içinde olduğuna dair bilgi yok. Bouhle'nin terör dosyası bulunmamaktadır.
Saldırgan Muhammed Buhlel'in eski eşi gözaltına alındı. Şu ana kadar üstlenen olmasa da, saldırı terör örgütü izleri taşıyor.
 

İtalya'da iki yolcu treni kafa kafaya çarpıştı: 25 ölü
İtalya'nın güneyinde Bari kentinin kuzeyindeki Andria ve Corato kasabaları arasındaki tren yolunda iki banliyö treni kafa kafaya çarpıştı. Kazada 25 kişi hayatını kaybederken, 18 kişi de yaralandı. Yaralılardan 10'nun hayati tehlikesinin bulunduğu belirtiliyor.

italya tren kaza120716.jpg
 
İtalya'nın güneyindeki Bari kentinin kuzeyinde iki banliyö treni yerel saatle 11.30'da kafa kafaya çarpıştı.
Kaza sonrasında tren içinde sıkışıp kalan insanlar olduğu belirtiliyor. Kazanın ardından bölgeye çok sayıda ambulans ve itfaiye ekibi gönderildi. Kazada ölü sayısının artmasından endişe ediliyor. 
Çarpışmanın etkisiyle iki yolcu treninin bazı vagonları raydan çıktı. Corato kasabası Belediye Başkanı Massimo Mazzilli, "Büyük bir felaket yaşadık, sanki bir uçak yere çakılmış gibi gürültü koptu" dedi.
Andria trafik emniyet müdürü Riccardo Zingaro da, kaza sonrası çok sayıda ölü olduğunu söyledi. "İki tren kafa kafaya çarpıştı" diyen Zingaro, "Bazı vagonlar kağıt gibi yırtıldı" şeklinde konuştu. 
Kazayla ilgili İtalya Başbakanı Matteo Renzi'den de bir açıklama geldi. Başbakan Renzi, "Ölenler için gözyaşı döküyoruz" açıklaması yaptı.
Kazanın meydana geldiği hattı kullanan yolcular için otobüs seferleri konuldu. 
İtalya'da son büyük tren kazası 2009 yılında meydana gelmişti. Viareggio'da bir yük treni raylardan çıkmıştı. Kaza sonrası meydana gelen yangında 30 kişi yaşamını yitirmişti.

Kaynak ntv.com.tr


İngiltere'deki AB referandumunda şaşırtan sonuç
İngiltere'nin Avrupa Birliği'nde kalıp kalmamayı oyladığı referandumda oy sayımı bitti. AB karşıtları yüzde 52 ile çoğunluğu elde etti, AB'de kalalım diyenlerin oyu yüzde 48'de kaldı.

İngiltere'deki AB referandumunda şaşırtan sonuç
 
Birleşik Krallık'ta milyonlarca seçmen, ülkenin Avrupa Birliği'nden (AB) çıkıp çıkmamasını oylamak için dün sandık başına gitti. Oyların tamamının sayılmasının bittiği referandumda Birleşik Krallık'ın AB'den çıkmasını (Brexit) isteyenlerin zaferi kesinleşti.
Resmi olmayan  
 
sonuçlara göre, referandumda AB'den ayrılma (Brexit) yönünde oy kullananların oranı yüzde 52. AB'de kalmak yönündeki oyların oranı ise yüzde 48.
 
Referandumda İskoçya (Yüzde 62'ye yüzde 38) ve Kuzey İrlanda (Yüzde 56'ya yüzde 44), AB'de kalma yönünde oy verdi. "AB'de Kal" kampı İngiltere'nin kuzey bölgelerinde ise başarısız oldu. Galler'de de "AB'den Ayrıl" kampı kazandı. Galler seçmeninin yüzde 52.5'i AB'den ayrılma yönünde oy verirken, yüzde 47.5'i "AB'de kalalım" dedi.

İngiltere AB'den çıkıyor... Brexit referandumundan sonra Cameron istifa kararı aldı...

STERLİN ÇAKILDI
 
Referandumda ortaya çıkan tablonun ardından Sterlin, 1985'ten bu yana dolar karşısındaki en düşük seviyeye indi. Dolar 3 liraya dayanırken, euro ise 3,30 liranın üzerini gördü. Spot altının ons fiyatı yeniden 1.300 dolara kadar yükseldi.
 
Sonuçların AB'den ayrılığı işaret etmesiyle birlikte, sterlin-dolar paritesi 1.3525 oldu. İşçi Partisi’nin Gölge Maliye Bakanı John McDonnell, İngiliz Merkez Bankası’nın sterlinin değerini artırmak için müdahalede bulunmak zorunda kalabileceğini söyledi.
 
BAHİSLERDE RÜZGAR TERSİNE DÖNDÜ
 
Bahis şirketleri ise sonuçlar açıklandıkça ve Brexit yanlılarının oyları daha hızlı artınca, İngiltere'nin AB'den çıkma ihtimalini giderek yükseltti. Başlangıçta, AB'de kalmasına daha yüksek ihtimal veren bahis şirketleri, saatler ilerledikçe ibreyi Brexit'e yöneltti.
 
CAMERON İSTİFA EDECEĞİNİ AÇIKLADI
 
Öte yandan, İngiltere Başbakanı David Cameron, Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılma kararı (brexit) sonrası istifa edeceğini açıkladı. Referandum sonucunun belli olmasının ardından İngiltere Başbakanı David Cameron, AB'den ayrılma sürecini yeni bir başbakanın yürütmesi gerektiğini ifade etti.
 
Cameron'ın lideri olduğu Muhafazakar Parti'den 84 milletvekili Başbakan'a gönderdikleri mektupla görevini sürdürmesini istediklerini ifade etmişlerdi. Referandumdan ayrılık kararı çıkarsa Cameron'ın partisi içerisinden istifaya zorlanabileceği basına yansımıştı.
 
Birleşik Krallık genelinde belirlenen 382 yerel sayım bölgesinde başlayan sayım işleminin ardından, referandumun resmi sonucu Manchester şehrindeki belediye binasında oy sayımlarından sorumlu yetkili tarafından kamuoyuna duyuruldu.
 


Hindistan'da tarihin en sıcak günü!
 
Hindistan'da ülke tarihinin en sıcak günü yaşandı. Ülkenin meteoroloji biriminin verilerine göre Racistan vilayetinde hava sıcaklığı bugün 51 derece olarak kaydedildi.

Hindistan'da tarihin en sıcak günü!
 
Bu rakam, ülke tarihinde kayıtlara geçen en yüksek ısı derecesi oldu. Artış, vilayetin çöl bölgesi Phalodi'yi etkisi altına alan sıcaklık dalgasıyla beraber geldi. Hindistan'ın kuzeyinde haftalardır hava 40 derecenin üzerinde seyrediyordu. Hindistan'da muson yağmurlarının yaşandığı aylar, Güneş'in de ısısını en çok hissettirdiği dönem oluyor. Sıcaklık da hayati tehlikeye sebep olacak kadar artıyor ve 50C derecelere çıkıyor. Hindistan'ın meteoroloji biriminden sorumlu yetkili BP Yadav, AFP haber ajansına "Dün (Perşembe) ülke tarihinin en sıcak günü yaşandı. Phalodi'de 51 derece oldu" dedi. Hindistan'ın kuzey ve batı eyaletlerinde hafta sonu boyunca 'ciddi sıcaklık dalgaları yaşanacağı' uyarısı yapıldı. Muson sezonunun yaklaşmasıyla Haziran ayı ortalarında derecelerin düşmesi bekleniyor. Hindistan'da daha önce en yüksek sıcaklık 1956 yılında, 50.6 derece olarak kaydedilmişti. Dünyada en sıcak gün ise 1913 yılında ABD'nin Ölüm Vadisi'nde yaşandı. O gün de ibreler 56.7 dereceyi gösteriyordu.
 
Kaynak: BBC Türkçe


Panama Belgeleri'nde ikinci perde

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ), birçok kişi ve şirketin off-shore yatırım faaliyetlerini ortaya çıkaran "Panama Belgeleri"nin ikinci kısmını yayımladı. 

Panama Belgeleri'nde ikinci perde
 
Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ), birçok kişi ve şirketin off-shore yatırım faaliyetlerini ortaya çıkaran "Panama Belgeleri"nin ikinci kısmını yayımladı.
 
Dünyanın en büyük "off-shore" hukuk danışmanlık şirketlerinden Panama merkezli Mossack Fonseca’dan sızdırılan Panama Belgeleri'ne 214 bin şirkete ait yeni kayıtlar eklendi.
 
ICIJ'nin internet sitesinde ülkelere göre arama yapılabilen veri bankası formatında yayımlanan kayıtlarda İngiltere'den 17 bin, Rusya'dan 11 bin, Birleşik Arap Emirlikleri'nden 8 bin, ABD'den 6 bin, Fransa'dan 304, Almanya'dan 200 ve Türkiye'den 100 civarında şirketin bilgileri yer alıyor.
Hong Kong, İngiliz Virgin Adaları, Panama ve Nevada gibi "vergi ve gizlilik" cenneti olarak bilinen bölgelerde kurulan paravan şirketlerin gerçek sahiplerinin isimlerine de yer verilen belgeler, Mossack Fonseca'nın 1977'den 2015'in sonuna kadar tuttuğu kayıtlara dayanıyor.
Yeni kayıtlarda ayrıca Mossack Fonseca ile müşterileri arasında aracılık yapan bankaların ve diğer şirketlerin bilgileri bulunuyor. ICIJ'nin yaklaşık 11,5 milyonu bulan belgelerin geri kalan kısmını peyderpey yayımlamaya devam etmesi bekleniyor.
Panama Belgeleri'nin 3 Nisan 2016'da yayınlanan ilk bölümü, 12 devlet başkanı ve 143 politikacıyı içermesi nedeniyle birçok ülkede yolsuzluk soruşturmalarının açılmasına ve bazı üst düzey istifalara sebep olmuştu.
 
TÜRKİYE'DEN İSİMLER
 
Belgelerde Türkiye'de 684 kişi ile bağlantılı 101 şirket çıkıyor. 684 kişilik listede Koç Holding, Zorlu Enerji ve Çalık Enerji doğrudan şirket adlarıyla geçiyor.44
 
Kişi olarak ise listede İnan Kıraç, Ömer Sabancı, Vuslat Doğan Sabancı, Tuncay Özilhan, Remzi Gür, Mehmet Hattat, Fettah Tamince, Adnan Polat, Mehmet Ali Birand, Mehmet Emre Zorlu, Olgun Zorlu, Eren Günhan Ulusoy, Vakkas Altınbaş, Nurettin Çarmıklı, Erol Çarmıklı, Serdar Bilgili gibi kamuoyunun yakından tanıdığı isimler yer alıyor.


Azerbaycan Ermenistan tankını vurdu
 
Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında çıkan çatışmada Ermenistan ordusuna ait bir tankın mürettebatı ile imha edildiği belirtildi.
 
Azerbaycan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında operasyonların durdurulmasına yönelik mutabakatın bir kez daha Ermenistan ordusu tarafından ihlal edildiği belirtildi.
 
Ağdere bölgesinde toplanan Ermeni birliklerin 23 Nisan akşam saatlerinden itibaren Terter ilindeki bazı yerleşim birimlerini büyük çaplı silahlar, havan topları ve toplardan ateşe tuttuğu kaydedildi. Ermenistan ordusunun 122 milimetrelik D-30 obüs topları da kullanılmakla yaklaşık 20 mermi attığı ifade edildi.
 
Temas hattına toplanan Ermeni tanklarının Azerbaycan mevzilerine ateş açtığı ve saldırı girişiminde bulunduğu, Azerbaycan ordusunun da karşılık verdiği belirtildi. Çatışmada, Azerbaycan mevzilerine yaklaşmak isteyen bir tankın vurularak mürettebatıyla birlikte imha edildiği kaydedildi.
 
Açıklamada, saldırı girişimde bulunan Ermeni birliklerin geri çekilmek zorunda kaldığı, toplarının ise cevap ateşleriyle susturulduğu bildirildi.
 
Azerbaycan ordusunun hiçbir kayıp vermediğini ifade edilen açıklamada, karşı tarafın provokasyonlar yaparak Azerbaycan'ı aktif askeri operasyonlara tahrik etmeye çalıştığı, benzer olaylarda tüm sorumluluğun Ermenistan askeri siyasi rejiminde olduğu vurgulandı.

Kaynak Anadolu Ajansı
 
Rusya'daki saldırıların ayrıntıları belli oldu



Rusya'da 3 canıl bomba kendini patlattı. Yaklaşık 5 patlama sesi duyuldu. Sputnik'e konuşan bir güvenlik kaynağı, 'İlk belirlemelere göre üç canlı bomba Stavropol'un Novoselitskiy bölgesindeki polis karakolu yakınında üzerlerindeki patlayıcıları infilak ettirdi. Teröristler öldü. Yaklaşık beş patlama sesi duyuldu' dedi.

Rusya'da 3 canlı bomba kendini patlattı. Yaklaşık 5 patlama sesi duyuldu.  Rusya'nın güneybatısındaki Stavropol bölgesinde bir polis karakolu yakınında beş patlama gerçekleştiği belirtiliyor. Polis yetkilileri, ilk belirtilerin canlı bomba saldırısına işaret ettiğini söylüyor. 
 
Sputnik'e konuşan bir güvenlik kaynağı, "İlk belirlemelere göre üç canlı bombası Stavropol'un Novoselitskiy bölgesindeki polis karakolu yakınında üzerlerindeki patlayıcıları infilak ettirdi. Teröristler öldü. Yaklaşık beş patlama sesi duyuldu" dedi.
'ÖLEN YA DA YARALANAN YOK'
Bir diğer kaynak ise ilk belirlemelere göre saldırı nedeniyle ölen ya da yaralanan olmadığını aktardı.

4. SALDIRGAN DA ÖLDÜRÜLDÜ'
 
Emniyetten bir kaynağın verdiği bilgiye göreyse, dördüncü saldırgan polis tarafından öldürüldü.
 
DAHA ÖNCEKİ SALDIRILARI IŞİD ÜSTLENMİŞTİ
 
Stavropol bölgesi, Kuzey Kafkasya yakınında yer alıyor. Kuzey Kafkasya'da bulunan Dağıstan'da son bir ay içinde polis kontrol noktaları ve karakollara iki kez saldırı düzenlenmişti. Bu saldırıları IŞİD üstlenmişti.




Hindistan'daki yangında ölenlerin sayısı 110'a yükseldi
Hindistan'ın güneyindeki Kerala eyaletinde bir festival sırasında çıkan yangında ölenlerin sayısı 110'a çıktı.
 
Hindistan'ın güneyindeki Kerala eyaletinde bir festival sırasında çıkan yangında ölenlerin sayısı 110'a çıktı.
 
Polis yetkilileri, havai fişekten çıkan kıvılcımın diğer fişekleri tutuşturmasıyla meydana gelen patlama ve ardından başlayan yangında hayatını kaybedenlerin sayısının 110'a ulaştığını belirtti. Yetkililer, havai fişek gösterisini düzenleyen ekipten 5 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.
 
Kazada en az 300 kişinin yaralandığı kaydedildi.
 
Kerala Eyaleti Başbakanı Oommen Chandy ölen her bireyin ailesine 15 bin dolar, ağır yaralılara ise 3 bin dolar verileceğini açıkladı.
Azerbaycan Savunma Bakanlığı: Ermenistan ordusu askeri ambulansa ateş açtı
Azerbaycan Savunma Bakanlığı, cephe hattında Azerbaycan ordusuna ait askeri ambulansa, Ermeni ordusunca ateş açıldığını bildirdi.
Azerbaycan: Ermenistan ordusu askeri ambulansa ateş açtı

(AA) - Azerbaycan Savunma Bakanlığı, cephe hattında Azerbaycan ordusuna ait askeri ambulansa, Ermeni ordusunca ateş açıldığını bildirdi.
 
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, temas hattında operasyonların durdurulmasına dair elde edilen mutabakata rağmen Ermenistan ordusunun farklı yönlerde Azerbaycan mevzi ve yerleşim birimlerini ateşe tuttuğu belirtildi.
 
Ermeni askerlerinin cephe hattının, Ağdere-Goranboy yönünde bir ambulansa ateş açtığı, olayda ölen ya da yaralanan olmadığı, araçta ciddi maddi hasar oluştuğu ifade edildi.
 
Ambulansın Ermenistan ordusunun ateşkes ihlali sonucu yaralanan sivilleri tahliye ettiği sırada ateşe maruz kaldığı bildirildi.
 
Saldırının, Bakanlık tarafından "uluslararası insan haklarının kabaca ihlali" şeklinde değerlendirildiği kaydedildi.


Azerbaycan: Ermenistan'la çatışmalar durduruldu
Dağlık Karabağ bölgesinde günlerdir çatışma yaşayan Azerbaycan ile Ermenistan'ın Dağlık Karabağ'da günlerdir yaşadığı çatışmada uzlaşma sağlandı. Azerbaycan Savunma Bakanlığı, "Ermenistan'la çatışmalar durduruldu" açıklaması yaptı.

azerbaycan ateşkes050416.jpg

Reuters haber ajansı, Dağlık Karabağ bölgesinde Azerbaycan ile Ermenistan arasında ateşkes anlaşmasına varıldığını duyurdu. Dağlık Karabağ'da Ermenistan'ın desteklediği yönetimin askeri komutanı, bölgede ateşkes ilan ettiklerini duyurmuştu. Azerbaycan Savunma Bakanlığı ise, Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında çatışmaların durdurulduğunu açıkladı. Azerbaycan Savunma Bakanlığı açıklamasında "ateşkes" kelimesini kullanmadı. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'ndan daha önce yapılan açıklamada, "Dağlık Karabağ'da ateşkesten haberdar değiliz" demişti. FRANSA: SORUN GÜÇLE ÇÖZÜLEMEZ Dağlık Karabağ'daki ateşkes iddialarıyla ilgili bir açıklama da, Fransız Dışişleri Bakanlığı'ndan geldi. Fransa, Dağlık Karabağ'daki sorunun güçle değil, acil bir ateşkesle çözüme ulaşacağını duyurdu.


Azerbaycan Savunma Bakanlığı: 170 Ermeni askeri öldürüldü, 12 zırhlı araç imha edildi


 

Azerbaycan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "170 Ermeni askeri öldürüldü, 12 zırhlı araç imha edildi." denildi.

Ermenistan-Azerbaycan cephe hattındaki çatışmalarda Ermeni silahlı güçlerine bağlı 170 asker öldürüldü, 12 zırhlı araç imha edildi.
 
Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Azerbaycan ordusunun aldığı önlemler ve hedeflere vurduğu darbeler sonrasında karşı tarafın büyük kayıplar verdiği, Ermeni güçlerinin silahlarını bırakarak panik içerisinde geri çekildiği bildirildi.
 
Azerbaycan ordusunun açtığı ateşle 170 Ermenistan askerinin öldürüldüğü, 12 zırhlı aracın imha edildiği kaydedildi.

Darmadağın ettik!

Azerbaycan ordusu, devam eden çatışmalarda Ermeni güçlerin komuta karargahını imha etti.

ERMENİ ALBAY VE GENERALLER ÖLDÜRÜLDÜ

Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, "İşgal altındaki bölgelerde bulunan Ermeni komuta karargah merkezi, ordumuzun açtığı ateşle darmadağın edildi. Düşmanın çok sayıda albay ve generali yok edildi" ifadelerine yer verildi.


Açıklamada, geçen günlerde Azerbaycan ordusu tarafından geri alınan mevzilerin güçlendirildiği belirtildi.

Bakanlık daha önce yaptığı açıklamada, bugün 30 Ermeni askerinin öldürüldüğünü, 3 tankın imha edildiğini duyurmuştu. Cephe hattında Ermenilere ait bir komuta karargahı da Azerbaycan ordusu tarafından imha edilmişti. 



Azerbaycan, Ermenistan İHA'sını düşürdü
Azerbaycan ordusunun, Ermenistan'a ait bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüğü bildirildi.

Azerbaycan ordusunun, Ermenistan'a ait yeni bir insansız hava aracını 2015 Aralık'ta düşürdüğü bildirilmişti.

Azerbaycan Savunma Bakanlığından APA haber ajansına yapılan açıklamada, Azerbaycan ordusunun cephe hattında Ermeni güçlerinin provokasyonlarını önlemeyi sürdüğü vurgulanarak, Ermenistan'a ait bir insansız hava aracının imha edildiği belirtildi. İnsansız hava aracının, Ermenistan-Azerbaycan cephe hattının Füzuli bölgesinde uçuş yaparken tespit edilerek vurulduğu kaydedildi.

Azeri-Ermeni cephe hattında çatışma:3 Azeri askeri şehit oldu
Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında devam eden çatışmalarda Azerbaycan ordusundan üç asker hayatını kaybetti.
 
azeri-ermeni asker cephe040416.jpg

Azerbaycan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Azerbaycan'ın dün karşı atakları durdurma kararını açıklamasına rağmen Ermenistan'ın tansiyonu artırmaya devam ettiği belirtildi. Ermeni güçlerinin, kaybettikleri bölgeleri geri almak için cephe hattının Ağdere, Terter, Hocavend ve Fuzuli bölgelerinde Azerbaycan mevzilerine saldırdığı, sivil yerleşim birimlerine ateş açtığı ifade edildi. Açıklamada, dün gün boyu ve gece çıkan çatışmalarda Ermeni güçlerinin çok sayıda kayıp verdiği, Ermenistan askeri araçlarının imha edildiği vurgulandı. Çatışmalarda Azerbaycan ordusundan 3 askerin yaşamını yitirdiği belirtildi. Azerbaycan ordusu, sivillerin can güvenliğinin temin edilmesi için 1 Nisan'da operasyonlara başlamış, bazı stratejik tepeler ve yerleşim birimlerini geri almıştı. Çatışmalarda 12 Azerbaycan askeri hayatını kaybederken, 100'den fazla Ermenistan askeri öldürülmüştü.


Lübnan'da patlama: 1 ölü
Lübnan'ın yol kenarında bombanın patlatılması sonucu bir kişi öldü, bir kişi yaralandı.
Lübnan'da patlama: 1 ölü
Lübnan'ın kuzeyinde askerlerin geçişi sırasında yol kenarına yerleştirilmiş bir bombanın patlatılması sonucu bir kişi öldü, bir kişi yaralandı.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı ülkenin kuzeyinde askerlerin geçişi sırasında yol kenarına yerleştirilmiş bir bombanın patlatıldığını duyurdu. Suriye sınırına yakın Arsal kasabasının yakınlarındaki patlamada, Lübnan askerlerinden birinin öldüğü, diğerinin ise yaralandığı belirtildi.

Öte yandan ordunun patlamadan kısa bir süre sonra militanların bulunduğu bölgeleri bombaladığı ifade edildi.

Patlama sonrası ordunun bölgeyi güvenlik çemberine aldığı ve takviye birliklerin ulaşmasıyla beraber bölgede operasyonlara başladığı belirtildi.

Lübnan'ın Suriye sınırındaki Arsal kasabasında Lübnan ordusu ile Suriye'den gelen silahlı gruplar arasında çatışmalar yaşanıyor.

Arsal kasabasında 2014 yılında ordu birlikleri ile Suriye'den gelen silahlı gruplar arasında günlerce devam eden çatışmalarda 17 Lübnan askeri ölmüş, 86'sı yaralanmış, çok sayıda asker de rehin alınmıştı. Askerlerin bir kısmı serbest bırakılırken, 4'ü ise öldürülmüştü. Halihazırda, DAEŞ'in elinde ise 9 Lübnan askeri rehin bulunuyor.



ABD'de liseye silahlı saldırı: 2 ölü
ABD'nin Arizona eyaletindeki bir liseye düzenlenen silahlı saldırıda iki öğrenci hayatını kaybetti
ABD%E2%80%99de+liseye+silahl%C4%B1+sald%C4%B1r%C4%B1:+2+%C3%B6l%C3%BC


ABD'nin Arizona eyaletinde, Glendale kentindeki bir liseye düzenlenen saldırıda iki öğrencinin yaşamını yitirdiği bildirildi. 

Glendale polisinden yapılan açıklamada, sabah saatlerinde Independence High School'da ("Kurtuluş Lisesi") meydana gelen silahlı saldırıda vurulan iki kız öğrencinin hayatını kaybettiği belirtildi. Açıklamada, olayın kontrol altına alındığı belirtilirken, okulun ve bölge sakinlerinin emniyette olduğu ifade edildi. 230 bin kişinin yaşadığı Glendale'deki Independence High School'un bulunduğu bölgede 2 bin lise öğrencisinin eğitim gördüğü kaydedildi.AA

Avusturya'da çığ faciası: 5 ölü, 12 kayıp
Avusturya’nın turistik bölgelerinden Tirol eyaleti Wattener Lizum bölgesinde kayak merkezinde çiğ altında kalan 17 kişiden 5'i hayatını kaybederken, 12 kişinin kayıp olduğu açıklandı.

Avusturya%E2%80%99da+%C3%A7%C4%B1%C4%9F+facias%C4%B1:+5+%C3%B6l%C3%BC,+12+kay%C4%B1p

Çığ altından kurtarılan yaralılar çevredeki hastanelerde tedavi altına alınırken, çığın altında kalan kayıp kayakçılara ulaşılmaya çalışılıyor. Çığın etkili olduğu bölgede iki kilometre genişliğinde beş metre yüksekliğindeki kar kütlesinin oluştuğu açıklandı. Çığ faciasına maruz kalan kayakçıların Çek Cumhuriyeti vatandaşları olduğu bildirildi. Çok sayıda helikopter bölgeye sevk edilirken, kurtarma ekipleri yeni bir çığ faciasına endişesi ile bölgede çalışmalarını çok hassas bir şekilde devam ettiriyor.İHA


Hong Kong'da 60 yılın en soğuk günü
Hong Kong

Hong Kong meteoroloji uzmanları ülkede son 60 yılın en soğuk günlerinin yaşandığını belirtti.

Hong Kong'ta Wall Street Journal haberine göre tropikal ve sıcak iklimiyle bilinen ülkede sıcaklığın 3,3 dereceye kadar düştüğü ve en son 1957 yılının Şubat ayında en düşük rekor seviyenin 2,4 derece olarak
kaydedildiği bildirildi.Hong Kong rasathanesine göre son 125 yılda en düşük sıcaklık 1893 yılında 0 derece olarak kaydedildi.Ayrıca diğer Uzakdoğu Asya ülkeleri de en soğuk günlerini yaşıyor. Tayland vatandaşları sosyal medyada 3 dereceye düşen sıcakları endişe ile paylaşıyor.



Tayvan'da soğuklar 50 can aldı
Son 16 yılın en soğuk kışını yaşayan Tayvan'da en az 50 kişinin soğuk havalara bağlı olarak hayatını kaybettiği bildirildi.


Focus Taiwan'ın haberine göre, Tayvan'ın büyük bölümünde 4 derecenin altına düşen sıcaklık, hipotermi, solunum ve kardiyovasküler hastalıkları olan kişilerin hayatını kaybetmesine neden oldu.

Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, son 16 yılın en soğuk kışını yaşayan Ada'da, ilk kez kar yağışının 400 metre rakıma kadar indiği belirtildi.

Ocak aylarında ortalama sıcaklığın 16 santigrat derecenin altına düşmediği Tayvan'da, konutların çoğunda ısıtma sistemi bulunmaması nedeniyle soğuk hava dalgasının özellikle yaşlılarla kalp sorunlarını ve nefes darlığını tetiklediği kaydedildi.

Taipei Tıp Fakültesi Hastanesi acil klinik şefi Kao Wei-feng, astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gibi solunum yolu hastalıklarının düşen her 1 santigrat derecede, yüzde 10 ağırlaştığını söyledi.

Japonya

Diğer yandan, Japon haber ajansı Kyodo, yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle ülkede 5 kişinin yaşamını yitirdiğini, 100'den fazla kişinin de yaralandığı duyurdu.

Yoğun kar yağışı nedeniyle 600'den fazla iç hat uçuşunun iptal edildiği Japonya'da hızlı tren süratinin de bazı bölgelerde düşürüldüğü açıklandı.

Güney Kore

Yonhap haber ajansına göre, sıcaklığın eksi 6 santigrat derecenin altına düştüğü Güney Kore'de, 500'den fazla iç ve dış hatlar uçuşu iptal edilirken, binlerce turist havaalanlarında mahsur kaldı.

(AA)


ABD'deki kar fırtınası 19 can aldı
ABD'nin doğu yakası ve iç kesimlerde etkili olan kar fırtınası19 can aldı. 11 eyalette olağanüstü hal ilan edilmesine neden olan fırtına, 80 milyonun yaşadığı bölgede hayatı felç etti.

+++ABD%E2%80%99deki+kar+f%C4%B1rt%C4%B1nas%C4%B1+19+can+ald%C4%B1

Kar fırtınası ve buzlanma sonucunda, çoğunluğu trafik kazalarında olmak üzere Arkansas, Kuzey Carolina, Kentucky, Ohio, Tennessee ve Virginia'da 13 kişi yaşamını yitirdi. New York'ta 3, Virginia'da 2 ve Maryland de 1 kişi elverişsiz hava koşulları yüzünden hayatını kaybetti. 

New York kentindeki 3 kişinin kar temizleme çalışmaları sırasında hayatını kaybettiği açıklandı.

Fırtına nedeniyle 13 eyalette yaklaşık 170 bin haneye elektrik verilemezken hava yolu firmaları 10 bin uçuş iptali gerçekleştirdi. 

Fırtına yüzünden New Jersey ve New York'ta trafiğe çıkış yasağı uygulanırken otobüs ve metro seferleri durduruldu. 

New Jersey'deki tüm tünel ve köprüler de kar fırtınası yüzünden trafiğe kapatılırken, yağan karların erimesinin neden olacağı sel tehlikesine karşı yetkililer çalışmalarına devam ediyor. (AA)


Japonya'da kar yağışı hayatı felç etti


Japonya'da kar yağışı sonucunda 120 kişi yaralandı, 140 uçak seferi iptal edildi

Japonya'nın resmi Kyodo Haber Ajansı tarafından servis edilen haberde, ülkenin büyük bir kısmına aşırı kar yağması sonucu yaklaşık 120 kişinin yaralandığı bildirildi.

Yaklaşık 6 santimetre karın yağdığı Tokyo'da ise 40 kişinin zor hava şartları nedeniyle hastaneye kaldırıldığı belirtildi.

Tokyo ve Nagano kentlerini bağlayan Tokaido Shinkansen hızlı tren hattı ile Nagano ve Yamanashi eyaletlerine sefer yapan Chuo Expressway otobanının bir kısmı kullanıma kapanırken, yaklaşık 140 yurt içi uçak seferinin de iptal edildiği açıklandı.

Öte yandan, Japon Meteoroloji Ajansı, gelecek 24 saat içinde ülkenin Tohoku eyaletine 80 santimetre, Hokkaido adası, Hokuriku ve Tokai bölgelerine 60 santimetre, Kanto-Koshin bölgelerine ise 40 santimetre kadar yoğun kar yağacağını duyurdu.

CHA


Fransa'da çığ faciası: 5 ölü
Fransa'da çığ faciası: 5 ölü
Fransa'nın Savoie bölgesinde meydana gelen çığ faciasında 5 asker hayatını kaybetti.
Polis kaynaklarına göre, Fransa'nın İtalya sınırı yakınlarındaki Alp dağları bölgesinde Valfrejus kentinde askeri eğitim sırasında çığ düştü.
Facia esnasında 2 bin metre yükseklikteki tepede 52 asker eğitim yapıyordu. Askerlerden 12'si çığa kapılırken, 5'i hayatını kaybetti, 4'ü ise yaralandı.
Askerlerin 3'ünü arama ve kurtarma çalışmalarının ise devam ettiği bildirildi.
Lyon Savcılığı'nın kazayla ilgili soruşturma başlattığı kaydedildi. (AA)

Rusya'da helikopter çakıldı: 15 ölü, 10 yaralı
Rusya'da içinde 25 kişinin bulunduğu helikopter Yenisey nehrinin sol kıyısına düştü. Olayda 15 kişi yaşamını yitirirken 10 kişi yaralandı.
Rusya'da helikopter çakıldı: 15 ölü, 10 yaralı

Rusya'nın kuzeyindeki Krasnoyarsk'taMi-8 bir helikopterin düşmesi sonucu, ilk belirlemelere 3'ü pilot 15 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı.

NEHİR KIYISINA DÜŞTÜ

Rus basınına göre, "Turuhan" havayolu kurumuna ait helikopter Yenisey nehrinin sol kıyısına düştü. Yaralılarının durumunun ağır olduğu ifade edildi.

25 KİŞİ TAŞIYORDU

İgark Havaalanı'ndan kalkan helikopterin Vankor petrol yatağına Rosneftşirketine bağlı Vankor-Neft firması işçilerini taşıdığı sırada düştüğü belirtildi. Helikopterde toplam 25 kişinin bulunduğu kaybedildi.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Kazanın teknik arızadan kaynaklandığı iddia ediliyor

Erdoğan: Özür dilemeyeceğiz
Putin'in "Türkiye özür dilesin" açıklamasına Erdoğan'dan çok net cevap geldi. "Rusya'dan kesinlikle özür dilemeyeceğiz: kendilerini defalarca uyardık. Yine olsa yine aynısını yaparız. Hava sahamızı ihlal edenler özür dilesin"
 Erdoğan: Özür dilemeyeceğiz

CNN International'a konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya lideri Vladimir Putin'in özür talebine yanıt verdi. Erdoğan, Türk hava sahasını ihlal ettikten sonra düşürülen Rus savaş uçağı için Rusya'dan özür dilenmeyeceğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özür dilemesi gereken bir taraf varsa, bunun biz olmadığımızı düşünüyorum" dedi. Erdoğan, "Hava sahamızı ihlal edenler özür dilemeli" diye ekledi.

Ankara'da CNN'den Becky Anderson'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Pilotlarımız ve silahlı kuvvetlerimiz sadece, angajman kurallarının ihlal edilmesine karşılık verilmesini kapsayan görevlerini yerine getirdi. Olayın özünün bu olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

Fransa'da yeni trend askeri araç fotoğrafları oldu
Fransa'da yaşanan terör olaylarından sonra, turistler şehri saran askeri araçlarla fotoğraf çektirmeye başladı.

TURİSTLER EYFEL'İ UNUTTU

Alınan güvenlik önlemleri, ülkede kalan turistler arasında yeni bir trend oluşturdu. Güvenlik gerekçesiyle Eyfel Kulesi'nin bir süre kapatılması, turistlerin ilgi alanlarını değiştirdi.
 

YENİ TREND ASKERİ ARAÇLAR

Ülkedeki turistler, Paris sokaklarının neredeyse her köşesinde bulunan silahlı askerler ve askeri araçlarla fotoğraf çektirmeye başladı.


Mali'de Rehine Krizi Bitti, 27 Kişi Hayatını Kaybetti

Mali'de Rehine Krizi Bitti, 27 Kişi Hayatını Kaybetti

Mali'nin başkenti Bamako'da yaşanan lüks oteldeki rehine krizi Fransız ve ABD'li özel kuvvetlerin desteğiyle yapılan operasyonla bitti. BM otelde 27 ceset olduğunu duyurdu.

Mali'de Rehine Krizi Bitti, 27 Kişi Hayatını Kaybetti
Mali'nin başkenti Bamako'da El Kaide bağlantılı El Murabitun örgütü, Radisson Otel'e saldırı düzenledi. 170 kişiyi rehin alan saldırganlara, Fransız ve ABD'li özel kuvvetlerin desteğiyle operasyon düzenlendi. Mali Güvenlik Bakanı, rehine krizinin sona erdiğini ve 18 can kaybı olduğunu, 20'ye yakın kişinin yaralandığını açıkladı. BM ise otelde 27 ceset tespit edildiğini açıkladı.


2 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ, SALDIRGANLAR HALA OTELDE

Yetkililer, en az 2 teröristin öldürüldüğünü belirtti. Mali İçişleri Bakanı Salif Traore, basına
yaptığı açıklamada, rehine kalmadığını ancak saldırganların hala otelde bulunduğunu bildirdi.
Otelin üst katlarına kaçan saldırganların etkisiz hale getirilmeye çalışıldığı öğrendi.



TÜRK REHİNELER DE KURTULDU

Dışişleri Bakanlığı, olayda rehin alınan 7 THY personelinin tamamının kurtarıldığını açıkladı. THY personelinden kaptan pilot İsmail Yerli, ikinci pilot Sadık Murat Arat, THYistasyon şefi Mehmet Atmaca, kabin memurları Şerife Taşcı Kabacık, Lütfiye Deniz Kıvrak ve kabin amiri Murat Gündüz ile steward Eray Sevim kurtarıldı.



Küvetteki canlı bomba!


Fransa'nın başkenti Paris'te dün düzenlenen operasyonda 2 terörist öldürülürken, 8 kişi gözaltına alınmıştı



Fransa'nın başkenti Paris'in banliyösü Saint Denis'de 110 polisle 7 saat süren operasyon sırasında Avrupa'da ilk kez bir kadın canlı bomba kentini patlatmıştı. Fransız medyası kadın canlı bombanın, Paris saldırılarının planlayıcısı Abdelhamid Abaaoud'un kuzeni 26 yaşındaki Hasna Ait Boulahcen olduğunu yazdı.
 
KÜVETTE FOTOĞRAF
 
Avrupa'nın ilk kadın canlı bombası olarak kayıtlara geçen Boulahcen'in kimliğinin belli olmasının ardından yeni detaylarda ortaya çıkmaya başladı. Boulahcen'in ortaya çıkan fotoğraflarından birinde küvette verdiği poz görünüyor. Ayrıca canlı bombanın kardeşi yaptığı açıklamada; kız kardeşinin dinle pek alakası olmadığını, Kur'an okumayı bilmediğini ve son birkaç ay içinde bu yönde bir eğilimi olduğunu söyledi.
 
 
 
ÖNCE ATEŞ ETTİ SONRA KENDİNİ PATLATTI
 
Önceki gece sabah saat 04.30'de apartmana operasyon yapan Fransız polisine 26 yaşındaki genç kadının AK-47 kalaşnikov silahla ateş ettiği daha sonra da kendisini patlatarak havaya uçtuğu belirtildi. Patlamanın etkisiyle polis baskın düzenlediği eve girmekte zorlandı ve operasyon 7 saat sürdü.

Rusya vatandaşlarını Mısır'dan tahliye ediyor

Rusya vatandaşlarını Mısır'dan tahliye ediyor

Rusya, son 24 saat içinde Mısır’dan 11.000 turisti tahliye ettiğini açıkladı.

31 Ekim’de Mısır’ın Şarm eş-Şeyh kentinden St. Petersburg’a giden bir Rus yolcu uçağının
Sina yarımadasında düşmesi üzerine, Rusyayönetimi  Mısır’a tüm uçuşları durdurmuştu.

RUSYA'YA DÖNMEK İSTEYENLER İÇİN ONLARCA SEFER KONDU

Bu kararın ardından Moskova yönetimi Mısır’dan ülkelerine dönmek isteyen turistler için onlarca
özel sefer kondu.

11 BİN RUS ÜLKESİNE DÖNDÜ

Yetkililere göre, Rusya’nın Mısır’a uçuşları askıya alma kararı aldığı gün ülkedeki Rus turist sayısı 80 bin civarındaydı. Moskova yönetiminden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte Mısır'daki 11 bin Rus ülkesine döndü.


 

HAVAALANINDA PUTİN SEVGİSİ

Rusya'ya dönen yakınlarını karşılayan bazı vatandaşlar ise Putintişörtleri giyerek özel seferlerden dolayı Moskova yönetimine sevgisini gösterdi.

Fransa'da korkunç kaza: 42 ölü

Fransa'nın güneybatısındaki Bordeaux kenti yakınlarında yerli turistleri
aşıyan bir yolcu otobüsüyle kamyon çarpıştı. Kazada 42 kişi hayatını kaybetti.


 

Kaza, Bordeaux'nun 57 kilometre doğusunda yer alan Gironde bölgesindeki Puisseguin kasabasında
meydana geldi.
etkililer, iki aracın kafa kafaya çarpışarak alev aldığını açıkladı. Otobüsün yanması,
can kaybının artmasına neden oldu. Beş kişinin de hafif şekilde yaralandığı kazada ölenlerden birinin
kamyon şoförü olduğu açıklandı.
Yaklaşık 50 kişilik, yaşlı bir turist kafilesi taşıyan otobüsün güneydeki
Landes bölgesine gittiği belirtildi.
Kazanın, bölge halkı tarafından "tehlikeli" olarak tanımlanan bir virajda gerçekleştiği bildirildi.


Putin'in yeni sevgilisi boks şampiyonu Natalia

Putin'in yeni sevgilisi boks şampiyonu Natalia

RUSYA Devlet Başkanı Vladimir Putin’in (62), ‘Balyoz’ lakaplı eski boks şampiyonu
Natalia Ragosina (39) ile aşk yaşadığı konuşuluyor.

PUTİN YANINDA KISA KALIYOR

Kremlin’in yayınladığı fotoğrafta boks şampiyonu Natalia, yanyana oturduğuPutin’e gülümseyerek
bakarken görülüyor. Bazı siteler, 1.70 metre uzunluğundaki Putin’in 1.81 metre uzunluğundaki
boksörün yanında kısa kaldığı yorumunu bile yaptı.

Seksi sporcuyla ilgili flaş iddia


DÜNYANIN EN İYİ KADIN BOKSÖRÜ

39 yaşındaki Natalia Ragozina (Natascha Ragosina), 2009’da emekli olmadan önce ortasiklet
boks maçlarındaki tüm unvanları kazanmış, dünyanın en iyi kadın boksörü olarak gösteriliyordu.

Hamas, İsrail casusu yunusu yakaladı

hamas, israil casusu yunusu yakaladı

Hamas, Gazze açıklarında üzerinde ok ve kamera taşıyan bir yunus yakaladı. Yunusun Mossad'a
casusluk yaptığı iddia edildi. 

Gazze Şeridi'nin yönetimini elinde bulunduran Hamas hükümeti ile İsrail yönetimi arasında yeni bir
kriz yaşanıyor. Filistin gazetesi El Kuds ve İsrail Ordu Radyosu'nun haberlerine göre Hamas'a bağlı
deniz birlikleri, Gazze Şeridi açıklarında birkaç gün önce sıradışı bir yunus yakaladı. Yunusun
üzerinde kayıt yapabilen kamera ile uzaktan kontrol edilebilen ve birilerini öldürebilecek şekilde
tasarlanmış bir ok bulundu. Yapılan incelemelerin ardından yunusun, Tel Aviv hükümeti adına
casusluk yaptığı fikri ağırlık kazanmaya başladı. Hamas yetkililerine göre yunusun hedefinde
Akdeniz'de tatbikatlar yapan komandolar vardı. Bir diğer İsrail gazetesi Ynet News'e bilgi veren
kaynaklara göre ise, yunus komandoların eğitimlerini görüntüleyip İsrail gizli servisi Mossad'a
aktarıyordu.
İLK İDDİA DEĞİL

Yeniakit'in haberine göre Hamas makamlarından haberler hakkında
henüz herhangi bir resmi açıklama gelmedi. İsrailli yetkililer de konu hakkında sessizliğini koruyor.
Ancak bazı haber kaynaklarında İsrail ordusunun yunusları özel görevler için eğittiklerinin bilindiği
aktarıldı. İsrail'in ordusunun yanı sıra ABD ve Rus donanmalarının da özel eğitimden geçirdikleri
yunusları ve diğer balıkları bilgi toplama veya başka ülkelerin ordularına ait denizaltılar hakkında
casusluk yapmaları için kullandıkları biliniyor. İsrail gizli servisi Mossad bir hayvanı ajan olarak
kullanmakla ilk kez suçlanmıyor. 2010'da Mısırlı yetkililer, İsrail'in Şarm el Şeyh'teki turizme
zarar vermek için köpek balıklarını görevlendirdiğini iddia etmişti. 2012'de ise Sudan, İsrail'in üzerlerine
kameralar yerleştirdiği kuşlarla kendi topraklarında casusluk yaptığını ileri sürmüştü. 



 
29 yıl Sonra Çernobil

29 yıl sonra Çernobil!






Avusturyalı amatör resimci Roland Verant, Çernobil faciasının olduğu alana 3 kilometre uzaklıktaki ‘yasak bölge’ Pripyat’a girerek, kazadan sonra ayrılınan binaların resimlerini çekti. Kazadan önce 50 bin nüfuslu olan kasabada nükleer santralde çalışan fizikçiler, işçiler ve güvenlik güçleri yaşıyordu. Sosyal medyada büyük alaka gören resimlerde hastaneler, yarım bırakılmış yemekler ve toplanmamış yataklar dikkat çekiyor. 1986 yılındaUkranya’nın Çernobil şehrinde bir deney esnasında olan facia, 20’nci asrın ilk büyük nükleer kazası olmuştu. Korkunç kazada binlerce insan ışınım sızıntısından hayatını kaybetmişti.


Türkiye’de faciadan etkilenmiş ve bilhassa Karadeniz Bölgesi’nde Çernobil kaynaklı ölümler büyük keder kaynağı olmuştu.




ABDNİN EN GÜÇLÜ TÜRK KADINI

Amerika’da 2002 seneninden beri yayınlanan TURKOFAMERICA Mecmuası, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’nin “En etkin 30 Türk-Amerikan kadını”nı belirledi. Listenin ilk esnasında tanınmış doktor Mehmet Öz’ün kızı sunucu Daphne Öz bulundu.

Mecmua, iş dünyasından akademik hayata, sivil toplum örgütlerinden kültür sanat etraflarına kadar çeşitli alanlarda başarılı olan 30 Türk-Amerikan kadınını listeledi.

Listenin ilk sırasında ABC kanalında yayınlanan “The Chew” programının sunucularından Daphne Öz bulunuyor. Ünlü kalp doktoru Mehmet Öz’ün kızı olan Daphne Öz, program yayınlanmaya ilk başladığı 26 Eylül 2011 tarihinden bu yana dört sezondur izleyicinin karşısına çıkıyor.

İkinci sırada ise savunma endüstri şirketi Sierra Nevada Corporation’ın İdare Heyeti Başkanı Eren Özmen bulunuyor. Özmen, Türkiye’nin ilk kısa mesafeli yerli jetini üretmek için Eriştirme Bakanlığı ile anlaşma imza atan Sierra Nevada Corporation’u 1994’te 20 kişilik küçük bir şirketken alıp 20 senede ehemmiyetli bir kuruluş haline getirdi.

Listenin üçüncü esnasında ise giyilebilir teknolojik ürünleri dizayn eden öncüsü olan Ayşegül İldeniz var. İldeniz, Intel Corporation’da yeni ürünler grubunda, iş geliştirme ve taktikten mesul Genel Müdür ve Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor.

Dördüncü sırada Alman lastik ve oto yedek parça üreticisi Continental’in Silikon Vadisi’nde kurduğu ve geleceğin araçlarını tasarlayan Continental Intelligent Transportation Systems şirketinin CEO’su Seval Öz bulunuyor.

Listenin beşinci sırasında ise dünyada 20 milyondan fazla insana tünel teknolojisi ile internete güvenli ulaşım sağlayan AnchorFree şirketinin ana ortaklarından Bağlan Nurhan Rhymes bulunuyor.

LİSTE ALTI KRİTERE GÖRE BELİRLENDİ-

TURKOFAMERICA Mecmuası Kurucu Ortağı ve Genel Yayın Yönetmeni Cemil Özyurt, altı aylık bir araştırmanın neticeninde 30 ismi seçtiklerini söyledi. Listeyi yaparken altı değişik kriteri asal aldıklarını kaydeden Özyurt, “Kriterler arasında Amerikan medyanında bulunma, kendi alanında sahip olduğu güç ve sektördeki tesiri, çalıştığı müessesenin Amerikan ekonomisine sağladığı katkı, Amerikan toplumuna sosyal ve kültürel etkiler gibi etmenleri göz önünde bulundurduk” diye konuştu. 30 kişilik listede, 13 profesyonel yönetici, yedi teşebbüsçü işkadını, dokuz akademisyen, bir yazar ve sunucunun bulunduğunu anlatan Özyurt, listenin en gencinin 1986 doğumlu Daphne Öz olduğunu belirtti.

En Tesirli 30 Türk-Amerikan Kadını listesi şöyle:

1- Daphne Nur Öz, ABC’de yayınlanan sıhhatli hayat programı The Chew’in sunucusu, yazar.

2- Eren Özmen, Sierra Nevada Corp. İdare Heyeti Başkanı.

3- Ayşegul İldeniz, Intel Corporation, Yeni Teknolojiler Bölümü’nün Dünya Başkan Yardımcısı.

4- Seval Öz, Continental Intelligent Transportation Systems CEO’su.

5- Bağlan Nurhan Rymes, Chief Digital Officer & SVP Revenue, AnchorFree.

6- Dr. Serpil Ayaslı, Kurucu Mütevelli, Turkish Cultural Foundation (TCF).

7- Esra Özer, Başkan, Alcoa Foundation.

8- Evren Doğan Kopelman, Yatırımcı İlişkileri, Ralph Lauren.

9- Mesude Cıngıllı, Finansal İdare Grubu Başkan Yardımcısı, the Federal Reserve Bank of Minneapolis.

10- Sumru Belger Krody, Eastern Hemisphere Koleksiyonları Kıdemli Küratör, The Textile Museum.

11- Huma Gruaz, Kurucu, Başkan ve CEO, Alpaytac Public Relations.

12- Sara Bengür, Kurucu, Sara Bengur Interiors.

13- Prof. Banu Onaral, Biyomedikal ve Elektrik Mühendisliği, Drexel University.

14- Çiğdem Bostan, Başkan, Halach Gold Inc.

15- Nur Ercan, Genel Müdür, The Marmara Park Avenue / The Marmara Manhattan

16- Yıldız Blackstone, Başkan, BEluxury.

17- Lydia Borland, Başkan, LB International Solutions.

18- Aylin Yumuşak başlı, Kıdemli Tasarım Direktörü ve Stratejist, Oracle.

19- Ciğdem Balım Harding, Yakın Doğu Dilleri ve Kültürleri Bölümü kıdemli öğretim görevlisi, Indiana University.

20- Pelin Demirel Muharremoğlu, Kıdemli Finans Müdürü, Capital One.

21- Hafize Gaye Erkan, Kıdemli Başkan Yardımcısı, CIO ve Co-RiskYönetimi Başkanı, First Republic Bank.

22- Prof. Gülru Necipoğlu Kafadar, İslam Sanatları Ağa Han Profesörü, Sanat ve Mimarlık Bölümü, Harvard University.

23- Doç. Feryal Özel, Astronomi ve Fizik, University of Arizona.

24- Doç. Aslıhan Yener, Anadolu Arkeoloji, The Division of theHumanities, The University of Chicago.

25- Prof. Füsun Özgüner, Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği, The OhioState University.

26- Nurgül Yavuzer, Başkan, NT Recycling.

27- Cihan Sultanoğlu, UNDP Başkan Yardımcısı, Avrupa ve BağımsızDevletler Topluluğu Bölge Direktörü.

28- Prof. Seyhan Erden, Ekonomi Bölümü, Columbia University.

29- Doç. Hande Özdinler, Nöroloji, Northwestern University Feinberg School of Medicine.

30- Nilüfer Durak, Chief Operating Officer, Solvoyo.

 

20 yıllık acı; Srebrenitsa




 Srebrenitsa Kırımı`nın üzerinden tam 20 sene geçmesine karşın yapılan kırımın izleri ne akıllardan silinebildi ne de topraktan…  Milyonlarca insanın yaşamını yitirdiği İkinci Dünya Savaşı sonrası ilk büyük ve toplu kırımı Sırplar Bosna Hersek`te yaptı. Dünyanın gözleri önünde Bosna Hersek`te 300 bin insan katledildi. Sistematik bir şekilde namuslar çiğnendi. En acı olanı da tam savaş bitti bitecek derken 11 Temmuz 1995`te 10 bin 700 kişinin toplu bir şekilde Bosna`nın Srebrenitsa şehrinde katledilmesiydi. Srebrenitsa`da gerçekleştirilen vahşet, kırım ve soykırımın üzerinden tam 20 yıl geçti. Bosna`da her yıl onlarca cesede ait kemikler bulunuyor. DNA testlerinden geçiriliyor ve ailelere teslim edilerek defnediliyor. Bu yıl da 136 kurbanın toprağa verileceği Potoçari Abide Kabirliğindeki merasime Başbakan Ahmet Davutoğlu`nun yanı sıra bir hayli devlet başkanının da katılması bekleniyor. Bu acının yıllar geçse de ne unutulması ne de unutturulması .

On binden fazla Müslüman Boşnak`ın katledildiği olaylar esnasında takriben 15 bin kişi ise ormanların içinden geçen patikalardan kaçarak Sırp askerlerden kurtulmayı muvaffak olmuştu. Soykırımdan kaçan kurbanların orman yolundan Tuzla şehrine erişmek üzere kullandığı 110 kilometrelik parkurdaki rotada her sene binlerce insan katledilenlerin hatırasına yürüyor.

AVRUPA`NIN GÖBEĞİNDE 300 BİN İNSAN KATLEDİLDİ

Bosna Hersek, bağımsızlığını duyuru etmesi sonrası Sırplar tarafından 1992 seneninden 1995 seneye kadar vahşi saldırılara maruz kaldı. Dağılmasının yanı sıra dünyanın sayılı silahlı güçleri arasında gösterilen Yugoslav silahlı gücüne hâkim olan Sırplar, bağımsızlığını izah eden Bosna Hersek Cumhuriyetini tanımadıklarını ilan ederek kendi devletlerini kurduklarını duyurdular. Daha sonra kendi bölgelerindeki Boşnak ve Hırvatların hanelerini bırakıp gitmelerini isteyen Sırplar bu süreci tetiklemek için de katliamlarına başladılar. 3 yıl içinde 300 bin civarında insanı katlettiler.

SREBRENİTSA KATLİAMI BİRLEŞMİŞ MİLLETLER`NİN KONTROLÜNDE MEYDANA GELDİ

Bosna`daki kırımların en korkuncu ise Srebrenitsa şehrinde 10 binden fazla Boşnak Müslüman`ın katledilmesi olayıdır. Bosna`nın doğusunda ve oranla daha izole bir bölgede bulunan Srebrenitsa`nın savaş öncesinde %75`i Müslüman Boşnak olmak üzere 24 bin civarı nüfusu bulunmaktaydı. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER`nin “Korunaklı Bölge” olarak ilan ettiği altı bölgeden (Saraybosna, Bihaç, Gorajde, Zepa, Srebrinitsa, Tuzla) biri olan Srebrenitsa`nın bu özelliğinden dolayı komşu bölgelerden de bölgeye sığınmacı akını yaşanmış ve kırım öncesinde 45 bine yakın bir nüfus Srebrenitsa`da toplanmıştı. Güvenli diye şehre gelenler silahlarını girişte BİRLEŞMİŞ MİLLETLER askerlerine teslim ediyorlardı. Ancak Boşnakların kendilerini müdafaa edebilecekleri silahlarını güvenerek teslim ettikleri BİRLEŞMİŞ MİLLETLER askerileri onlara aldatmıştı. Böyle bir uygulama olmasa Boşnaklar şehre saldıran Sırplara karşı kendilerini müdafaa edebilirdi. Srebrenitsa`daki Boşnak erkek ve 14 yaş üstü çocuklar, Bosnalı Sırpların generali Ratko Mladiç`e bağlı birliklerce sığındıkları BİRLEŞMİŞ MİLLETLER`nin görevlendirdiği Hollandalı askerlerin elinden alınarak otobüslere ve kamyonlara doldurulup, götürüldükleri ormanlık alanlarda, kapatıldıkları fabrikalarda katledildi. 10 bin civarında Boşnak katledilirken Birleşmiş Milletler`e bağlı askerlerin başındaki Hollandalı komutanı Thom Karremans, Mladiç`le kadeh tokuşturuyordu. Vahşice katledilen Boşnaklar daha sonra toplu kabirlere gömüldü. Yapılan kazılarda Srebrenitsa yakınlarında bulunan kabirlerde topluca gömülen binlerce Boşnak erkeğe ait cesetler bulundu. Ve hali hazırda de araştırmaların devam ettiği Srebrenitsa`da veya başka bölgelerde katledilenlerin cesetlerine ait kemikler çıkmaya devam ediyor.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, SIRPLARLA ORTAK HAREKET ETTİ

Bosna`da yaşanan akıl almaz cürümler için Birleşmiş Milletler de (BİRLEŞMİŞ MİLLETLER) iğrenç yüzünü göstermişti. Bölgeye sulh gücü olarak giden; fakat Sırpların tertip ettiği tecavüz partilerine katılan BİRLEŞMİŞ MİLLETLER askerleri, güvenli bölge olarak ilan edilen Srebrenitsa`da iğrenç yüzünü açık bir şekilde tüm dünyaya göstermişti. Bosna`da Sırpların uyguladığı teröre destek veren BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, işlenen savaş suçlarına ve katliamlara karşı asla tesirli bir davranış sergilemeyerek Sırpların ortağı gibi hareket etti. Bütün bunlar yapılırken BİRLEŞMİŞ MİLLETLER hiçbir şey yapmamış, hem de Müslümanların Sırplara karşı tam da toparlandığı bir vakitte silah ambargosu uygulayarak Sırpları ödüllendirmişti.

MÜSLÜMANLAR GÜÇLENİNCE ANLAŞMA SAĞLANDI

Sırpların yaptığı bu vahşi saldırılar karşısında İslam dünyası ayağa kalkmış, birçok ülkeden Müslüman Bosna`ya gittikçe Sırplara karşı Boşnak kardeşlerinin safında yerini almıştı. Savaşın seyrinin değişeceğinin farkına varan ve o ana kadar suskun kalan Avrupa ülkeleri ise hemen devreye girerek Dayton Antlaşması`nı taraflara imza attılar ve savaşı sonlandırdılar. Netice olarak binlerce ırzın çiğnenmesi olayının yanında ülkede 300 bin civarında suçsuz insan katledildi ve Sırplar dünya tarihine kara bir kir olarak isimlerini yazdırdılar.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, HEP ZALİMDEN YANA OLDU!

Burada BİRLEŞMİŞ MİLLETLER`nin görevini sorgulayacak olursak, kuruluş emeli istikrar ve sulhu kuruluş etmek olan Birleşmiş Milletler (BİRLEŞMİŞ MİLLETLER), kurulduğu 1945 seneninden bu yana daimi veto yetkisine sahip, dünyanın bir hayli ülkesinde işgal ve kırımlar gerçekleştiren beş aza ülkenin kontrolünde hareket etti. Bu beş aza ülke AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin`dir. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, kontrolünde hareket ettiği batılı bu beş şer gücün; Filistin, Bosna, Lübnan, Keşmir, Çeçenistan, Afganistan, Irak gibi bir hayli İslam ülkesi topraklarının işgal etmesine, katliamlar yapmasına hep göz yumdu. Aldığı tüm kararlar, sürekli İslam dünyasının aleyhine oldu. İslam ülkelerinde yapılan katliamlara bırakın ses çıkarmayı bazı olaylara bir kınama yayınlayacak cesareti dahi kendinde bulamayan Birleşmiş Milletler, aslında haksız da sayılmazdı. Zira toprakları işgal edenler, katliamları yapanlar, ya BİRLEŞMİŞ MİLLETLER`de veto hakkına sahip beş ülkeden biri veya bu ülkelerin yandaşlarıydı.

Srebrenitsa`dan haberleri varmış!

Aradan 20 yıl geçtikten sonra ortaya çıkan dokümanlara göre Srebrenitsa`ya yönelik katliam tehditlerinden haftalar önce AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ, İngiltere ve Fransa`nın haberinin olduğu ancak bunu tedbire yoluna gitmedikleri ortaya çıktı. Bosna Hersek`te 8 binden fazla Boşnak Müslümanın öldürüldüğü Srebrenitsa katliamı sırasında, batılı ortak yönetim ülkeleri arasındaki saklı anlaşma sebebiyle hava operasyonu yapılmadığı ortaya çıktı. Fransa, İngiltere ve AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ arasında 1995 senesi Mayıs ayında imza adan saklı anlaşma hasebiyle Srebrenitsa`ya hava desteği verilmedi. Bu anlaşmanın İngiliz ve Fransız askerlerin Sırplar tarafından kaçırılması üzerine yapıldığı belirtiliyor.
Hollanda 2 kanalında yayınlanan “Srebrenitsa Neden Düşmeliydi?” isimli programda, BİRLEŞMİŞ MİLLETLER`nin “Bosna`daki kırıma izleyici kaldığı” iddialarına ait vesikalara yer verildi. Vesikalara göre AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ, İngiltere ve Fransa`nın Srebrenitsa`ya yönelik katliam tehditlerinden haftalar önce haberdar olduğu ancak bunu tedbire yoluna gitmediği ortaya çıktı. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ kaynaklı gizli belgeler Hollandalı daha önceki bakan tarafından da doğrulandı. Hollanda Savunma Bakanı Joris Voorhoeve da geçtiğimiz günlerde bu anlaşmaya atıfta bulunarak “Birleşmiş Milletler, Srebrenitsa`da hava desteğine müsaade etmiş olsaydı, kitlesel katliamların önüne geçilebilecekti.” ifadelerini kullanmıştı.

‘ANLAŞMANIN GİZLİ  KALMASI KARARLAŞTIRILDI`

25 Mayıs 1995`te çoğunluğu İngiliz ve Fransızlardan oluşan 400 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER askerinin Sırplar tarafından rehin alınması üzerine AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ, Fransa ve İngiltere arasında 1995`te bir anlaşma yapıldı. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ Başkanı Bill Clinton, Fransa Reisicumhur Jack Chirac ile İngiltere Başbakanı John Major arasında telefon aracılığıyla yapılan ortak mutabakatla, Sırplara karşı NATO`nun hava saldırılarının askıya alınması kararlaştırıldı. 28 Mayıs 1995`te ise üç ülkenin yetkilileri bir araya gelerek telefonda alınan kararı resmileştirerek bir anlaşma imza attı ve anlaşmanın gizli kalması kararlaştırıldı. Bu karardan birkaç gün sonra Temmuz ayında Srebrenitsa`ya yönelik tehditler çok açık olmasına rağmen bu anlaşma gereği hava saldırısı tertip etmedi ve 8 binden fazla Müslüman Boşnak katledildi.

Bosna iç savaşı sırasında “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa şehiri, BİRLEŞMİŞ MİLLETLER hesabına görev yapan Hollanda taburunun (Dutchbat) kontrolündeydi. Bu yüzden Hollanda, Srebrenitsa kırımı hasebiyle en fazla tenkitlen ülkelerden bir oldu.

 
Bugün 3 ziyaretçi (133 klik) kişi burdaydı!
Copyright © 2010 - 2016 Brisin
Tüm Hakları Saklıdır | Bedava-Sitem
Tema: Tasarimkurdu


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=